İstanbul University
Anabilim Dalı

Bilgi ve Belge Yönetimi Anabilim Dalı

İstanbul University

195

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Halk kütüphanelerinin ekonomik etkisi: İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi için maliyet-yarar analizi

Maliyet-yarar analizi uygulamaları kurum veya kuruluş yapısı fark etmeksizin, kâr amacı güden ya da gütmeyen tüm işletme ve birimler için oldukça önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araç işletmelerin piyasa ekonomisine uygun hareket edebilmesi, maliyet kontrolü sağlayabilmesi ve mevcut maliyetler ile optimal hizmetleri üretebilmesi gibi birçok noktada önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü işletmeler, kâr amacı gütmese dahi birtakım mal ve hizmetleri üretebilmek için birtakım girdilere gereksinim duymakta ve bu gereksinimler doğrultusunda birtakım maliyetlere katlanmaktadır. Kütüphaneler ise kâr amacı gütmeyen bu kuruluşlardan yalnızca biridir. Kütüphaneler mevcut bütçeleri ile çeşitli hizmetler üretmekte ve bu hizmetleri ücretsiz bir şekilde doğrudan toplum yararına sunmaktadır. Toplumsal tüketime konu olan kütüphane hizmetlerinin ücretsiz bir şekilde sunulması ise kütüphanelerin üretmiş olduğu katma değeri görünmez kılmaktadır. Çalışma kapsamında bu konuya odaklanılmış ve kütüphanelerin görünmez elinin piyasa değeri, bir başka deyişle, topluma sunulan bu hizmetlerin ekonomik değeri İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi örneği ile ortaya konulmak istenmiş ve İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi'nin 2022 yılında sunmuş olduğu hizmetlerin ekonomik değeri hesaplanmıştır. Çalışmanın amacı; "İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi'nin 2022 yılında sunmuş olduğu hizmetlerin maliyet-yarar analizini yapmak ve sağlamış olduğu toplumsal yararın ekonomik boyutunu ortaya koymaktır". Çalışma "İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi'nin 2022 yılında sunduğu hizmetlerle sağladığı ekonomik yarar, bu hizmetlerin maliyetinden daha fazladır" biçiminde oluşturulan hipotez çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Maliyet verileri T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nün izniyle İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi'nden temin edilmiş ve mevcut veriler ışığında kütüphanenin 2022 yılında topluma sunmuş olduğu hizmetlerin ekonomik yararları kütüphane koleksiyonu, fiziksel alan kullanımı, internete bağlı bilgisayar kullanımı, kültürel faaliyetler ve referans soruları olmak üzere beş ana grupta incelenmiştir. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, kütüphanenin 2022 yılında en çok değer yarattığı hizmet grubu kütüphane koleksiyonu olmuş, bunu fiziksel alan kullanımı, kültürel faaliyetler, referans hizmetleri ve internete bağlı bilgisayar hizmetleri sırasıyla takip etmiştir. Sonuç olarak, İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi kendisine yatırılan her 1 TL karşılığında topluma 2,08 TL değerinde, bir başka deyişle, yaklaşık iki katı oranında (%208) hizmet sunmuştur. Böylece "İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi'nin 2022 yılında sunduğu hizmetlerle sağladığı ekonomik yarar, bu hizmetlerin maliyetinden daha fazla olmuştur" şeklinde oluşturulan hipotezimiz doğrulanmıştır.

Samet Emre
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara ilinde denetimli serbestlik kararı olan çocukların okuma alışkanlığı

Okuma alışkanlığı, çocukların kişisel gelişimlerinde ve eğitim süreçlerinde başarılarını doğrudan etkileyen önemli bir faktördür. Araştırmalar, düzenli olarak kitap okuyan çocukların akademik performanslarının, okumayan ya da az okuyan akranlarına göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu alışkanlığın kazandırılmasında aile, arkadaşlar, öğretmenler, çevre özellikleri, gelir ve eğitim düzeyi büyük önem taşır. Denetimli serbestlik (DS), suç işlemiş bireylerin topluma yeniden kazandırılması sürecinde uygulanan bir ceza infaz yöntemidir. Bu yöntem, yükümlülerin cezalarının bir kısmını toplum içinde, belirli kurallar ve denetim altında geçirmelerine olanak tanımaktadır. Denetimli serbestliğin temel amacı, yeniden suç işleme riskini azaltmak ve kişinin topluma uyum sağlamasını kolaylaştırmaktır. Bu araştırmada Ankara ilinde hakkında DS kararı olan çocukların okuma alışkanlıkları; eğitime devam etme ve meslek, anne ve babanın eğitim düzeyi, çocukların gelir düzeyi, ailelerinin gelir düzeyi temelinde incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Keçiören ilçesinde bulunan Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde takibi yapılan 100 çocuk oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmış, araştırma betimleme yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre kapsamdaki çocukların okuma alışkanlıkları ile yaşları ve eğitime devam etmeleri-okuldan kopmamaları arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Yaş ilerledikçe ve örgün eğitimden ayrıldıkça okuma alışkanlıkları azalmaktadır. İyi ve orta düzey okuyucular halen örgün eğitimde olan çocuklardır. Okuldan ayrılıp çalışmaya başlayanlar içinde çoğunlukla hiç kitap okumayanlar yer almaktadır, kitap okuyanlar ise zayıf okuyucudur. Bu durum doğal olarak çocukların yaşları büyüdükçe okuma alışkanlıkların azalmasına yol açmaktadır. "Ankara'da DS (Denetimli Serbestlik) kapsamındaki çocuklar zayıf bir okuma alışkanlığına sahiptir ve eğitimle ilişkilerinin sürmesi okuma alışkanlıklarını olumlu yönde etkilemektedir" şeklinde belirlenen araştırma hipotezi doğrulanmıştır.

Denetimli serbestlik sistemiErkek çocuklarKız çocukları+2
Sibel Karaaslan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de araştırma üniversitelerinin kurumsal akademik arşivlerinde üst veri kalitesinin değerlendirilmesi

Kurumsal akademik arşiv sistemleri gerekli bilgiyi depolamak, düzenlemek ve korumak amacıyla oluşturulmuş sistemlerdir. Kurumsal akademik arşiv sistemlerinde çeşitli türde yayınların kayıtları bulunmakta ve bu kayıtlar üst veriler aracılığıyla arşivlenmektedir. Kurumsal akademik arşivlerde bulunan kaynaklara ait üst verinin güncel, doğru, tutarlı ve tam bir şekilde standartlara uygun olarak sunulması yayınların erişimini sağlamada önemlidir. Kurumsal akademik arşivlere yönelik üst veri politikalarının standart bir yapıda sunulamaması, iş akışlarının organizasyonel yapıya uygun hale getirilememesi gibi birçok etken bilgi kaynaklarının üst verisinin sunumunda kaliteyi etkileyen sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır. Çalışmanın temel amacı, Türkiye'deki araştırma üniversitelerinin kurumsal akademik arşivlerindeki bilgi kaynaklarına ait üst verinin tamlık, tutarlılık, doğruluk kalite unsurları açısından mevcut durumunu ortaya koymaktır. Ayrıca, Türkiye'deki araştırma üniversitelerinin kurumsal akademik arşivlerinde bilgi kaynaklarının tanımlanmasına yönelik iş süreçlerinde yaşanan idari, teknik ve organizasyonel sorunların tespit edilmesidir. Çalışmada öncelikle, Türkiye'de bulunan 20 araştırma üniversitesi kurumsal akademik arşivinde yer alan 656 adet bilgi kaynağı ve bu kaynaklara ait 3.280 adet üst veri içerik analizi ile incelenmiştir. Ardından, Türkiye'de araştırma üniversiteleri kurumsal akademik arşivlerinde bulunan bilgi kaynağı üst veri tanımlamalarında üst veri kalitesine yönelik yaşanan sorunların tespit edilebilmesi amacıyla 18 adet araştırma üniversitesi kurumsal akademik arşivinde görev yapan yetkili kişiler ile yarı yapılandırılmış görüşme tekniği çerçevesinde veriler toplanarak analiz edilmiştir. Araştırmada, Türkiye'de araştırma üniversiteleri kurumsal akademik arşiv sistemlerinde tutarsız, doğru ve tam olmayan kaynak üst veri tanımlamaları tespit edilmiştir. Buna göre; üst veri alanlarında büyük/ küçük harf ve noktalama hataları, eksik üst veri girişleri, sistemde giriş yapılmamış öğe alanları, hatalı bilgiler, yazım farklılıkları ve kısaltma kullanımı sorunları bulunmaktadır. Çalışma bulguları üst veri alanlarında en fazla doğruluk kriterinde sorunlar yaşandığını göstermektedir. Ayrıca, Türkiye'de araştırma üniversiteleri kurumsal akademik arşiv sistemlerinde üst veri kalitesi sağlanmasında yaşanan en temel sorunun eğitim ihtiyacı olduğu ortaya çıkmıştır. Kurumsal akademik arşivlerde üst veri tanımlanması sürecinde, veri yönetim planı, iş akış prosedürü ve kalite kontrol iş süreçlerine yönelik eksiklikler dikkati çekmektedir. Bütçe, erişim, personel ve teknik destek yetersizliği; standartlaşma eksikliği, telif hakkı sorunları, toplu aktarımda yaşanan sorunlar, yazılım ve yönetim desteği gibi sorunlar da belirlenmiştir. Bu çerçevede üst veri kalitesi sağlamadaki iş süreçlerinde ortak çalışmaların yapılması, personele yönelik resmi eğitim desteği sunulması, üst veri kalite kontrolünü içeren resmi dokümanların hazırlanması fayda sağlayacaktır. Çalışma sonuçlarının kurumsal akademik arşiv sistemleri odaklı araştırmalara temel teşkil edeceği ve mevcut durumda üst veri tanımlamalarında yaşanılan sorunları ele alarak nitelikli üst veri tanımlamalarının gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Feride Aydın Çolak
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etnik grupların günlük yaşamda bilgi arama davranışı: Nogay Türkleri örneği

Bireyler hayatlarını devam ettirebilmek için günlük yaşamda çeşitli konularda bilgiye gereksinim duyarlar. Günlük yaşamda bilgi gereksinimini giderebilmek için gerçekleştirilen bilgi arama davranışı; zamana, koşullara, yaşam tarzı farklılıklarına ve demografik özelliklere göre değişkenlik gösterir. Chatman (1991), "sosyal normlar, davranış bağlamı/sosyal tip, dünya görüşü ve bilgi davranışı" olmak üzere dört temel kavram çerçevesinde açıkladığı küçük dünya teorisinde, küçük dünya üyelerinin benzer bilgi arama davranışı gösterdiklerini ve bilgi edinme sürecinde kendi üyelerinin dışına çıkmadıklarını öne sürmektedir. Küçük dünya yaklaşımının akla ilk gelen temsilcileri arasında etnik kökenli gruplar yer almaktadır. Bu araştırmada, etnik kökenli grupların günlük yaşamda bilgi arama davranışları, Nogay Türkleri örneği ile Chatman'in (1991) küçük dünya teorisi temelinde değerlendirilmiştir. Nogay Türklerinin örgütlü bir etnik grup olması ve bu durumun araştırma verilerinin toplanmasıyla ilgili süreçteki destekleyici rolü, çalışmanın Nogay Türkleri odağında gerçekleştirilmesindeki en temel motivasyon olmuştur. Nitel yönteme dayalı olarak gerçekleştirilen araştırma kapsamında, Nogay Türklerinin nüfus açısından en kalabalık olduğu Tuz Gölü çevresindeki köyler dikkate alınmıştır. Bu bağlamda, Ankara Şereflikoçhisar'a bağlı Doğankaya ve Akin köylerinde yaşayan 30 Nogay Türkü ile yarı yapılandırılmış sorular çerçevesinde yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Katılımcı görüşleri doğrultusunda elde edilen veriler, MaxQda yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, Nogay Türklerinin günlük yaşamda daha çok, hobiler ve sosyal yaşam, e-devlet hizmetleri, din, sağlık ve seyahat ile ilgili konularda bilgiye gereksinim duyduklarını ve söz konusu bilgi gereksinimlerini giderebilmek için daha çok güven duydukları kişilere danıştıklarını göstermiştir. Bilgisine başvurulanlar arasında, özgün dillerinde "akil/daniş, ata, aka, ayiye, kartaba" olarak ifade ettikleri yaşça büyük kişilerin öncelikli olduğu; düğün cenaze, bayram gibi sosyal etkinliklerin bilgi paylaşımında önemli bir yer tuttuğu; dernekler gibi resmi olmayan sosyal ağların bilgi aramada anlamlı bir rolü bulunduğu söylenebilir. Çalışma sonucunda Nogay Türklerinin bireysel, kültürel ve sosyal hayatlarının günlük yaşamda bilgi arama davranışlarını etkilediği görülmüştür. Bu durum, küçük dünya üyelerini birbirine bağlayan unsurun sosyal çevreler olduğuna dikkat çeken Chatman (1991) teorisiyle uyum göstermektedir. Bu çalışmanın, Nogay Türkleri örneğinde etnik grupların bilgi arama davranışına dikkat çekerek ilgili literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.

Begüm Koçak
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kütüphane keşif araçlarının performans değerlendirmesi

Kütüphaneler, sahip oldukları tüm basılı ve elektronik koleksiyonların tek bir arama motoru üzerinden taranabilmesine olanak sağlayan araçlara abone olmaktadır. Keşif aracı veya keşif servisi olarak adlandırılan ve ülkemizde çoğunlukla üniversite kütüphaneleri tarafından tercih edilen bu araçlar, çeşitlilik ve gelişim göstermeye devam etmektedir. Keşif araçlarının kapsamları, sorgulara getirdikleri sonuçların ilgi düzeyi, sağladıkları konu çeşitliliği gibi hususlar, bu araçların performanslarını belirleyen önemli göstergeler arasındadır. Bu çalışmanın amacı, ülkemizde yaygın olarak kullanılan EDS, EKUAL Keşif ve Piri Keşif araçlarını kapsam, sonuçları sıralama kalitesi ve konu çeşitliliği indeksi yönünden analiz etmek ve bulgular çerçevesinde karşılaştırmaktır. Bu amaçla arXiv'de yer alan makalelerden hazırlanan iSearch test derlemi ve bu derlemde kullanılan arama terimleri, araştırma kapsamında değerlendirilen keşif araçlarında sorgu olarak çalıştırılmıştır. Yapılan aramalarda yanıt alınan sorgulara getirilen sonuçların sayısı belirlenmiş ve bu sonuçların iSearch derlemini hangi oranda kapsadığı analiz edilmiştir. iSearch derleminde yer alan ve uzmanlar tarafından rastgele seçilerek ilgi değerlendirmesi yapılan makaleler, bu sorgulardan getirilen sonuçlar içerisinde tarandıktan sonra her bir sonucun kaçıncı sırada getirildiği tespit edilmiştir. Bu sıralamaların DCG (Discounted Cumulative Gain – İndirimli Birikimli Kazanç) ve NDCG (Normalized Discounted Cumulative Gain – Normalleştirilmiş İndirimli Birikimli Kazanç) değerleri hesaplanarak sıralama kalitesi ölçülmüştür. Ayrıca sorgulara getirilen ilk 20 sonucun Shannon çeşitlilik indeksi hesaplanarak konu çeşitliliği yönünden karşılaştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda EDS ve EKUAL Keşif'in aynı sayıda ve sırada sonuç getirdiği, Piri Keşif'in ise bu keşif araçlarına göre ilk 10.000 sonuç içerisinde daha fazla ilgili makaleye erişim sağladığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca Piri Keşif'te daha fazla sayıda ilgili sonuca yüksek sıralarda erişildiği ancak bu sonuçların geniş bir aralıkta sıralandığı tespit edilmiştir. Sıralama kalitesi yönünden ise keşif araçları benzer performans gösterirken EDS ve EKUAL Keşif'in Piri Keşif'e göre daha fazla konu çeşitliliği sağladığı saptanmıştır. Bu araştırmanın sonuçları, keşif araçlarından en iyi şekilde faydalanmak isteyen üniversite kütüphaneleri için referans olmalı ve bu araçlarda iyileştirilmesi gereken alanların belirlenmesinde kullanılmalıdır. Anahtar Sözcükler Keşif araçları, EBSCO Discovery Service, EKUAL Keşif, Piri Keşif, performans değerlendirme, ilgi sıralamaları, Shannon Çeşitlilik İndeksi.

Can Ekşi
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-kaynak kullanımının zaman serileri modellemesi ile tahmini: TBMM Kütüphanesi örneği

Son yıllarda, elektronik kaynak (e-kaynak) maliyetlerinde görülen önemli artışlar, kütüphanelerin bütçelerini nasıl yöneteceklerine dair belirsizliklerle karşı karşıya kalmalarına neden olmaktadır. E-kaynak maliyetlerindeki artışlar birçok kütüphanenin aboneliklerini sonlandırmasına yol açmaktadır. Maliyet-etkin bir derme ve bütçe yönetimi için, kullanıcı taleplerine ilişkin belirsizliğin giderilmesi ve kestirimlerin nesnel temellere dayandırılması gerekmektedir. Bu noktada, rasyonel yöntemlerin kullanılması önem arz etmektedir. Zaman serileri analizi, talep tahminlemesinde yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biridir. Bu çalışmanın amacı, kütüphanelerde e-kaynak kullanımının zaman serileri analiziyle tahmin edilmesidir. Bu kapsamda, TBMM Kütüphanesi'nin abone olduğu e-kaynakların kullanım istatistikleri üzerinden zaman serileri analizine dayalı tahmin yöntemleri arasında yer alan ARIMA modellemesi ile kullanım tahminlemesi yapılmıştır. Ancak elde edilen sonuçlar uygulanan modellerin TBMM Kütüphanesi'nde e-kaynak kullanımını tahmin edemediğini göstermektedir. Political Science Complete veri tabanının 2019-2022 yılları arası tam metin indirme istatistikleri kullanılarak yapılan 2023 yılı tahmininde Ocak ayına ait sonuçlar daha tutarlı bulunmuştur. OECD iLibrary veri tabanının 2016-2022 dönemi dergi kullanım istatistikleri üzerinden yapılan 2023 yılı tahmininde en başarılı sonuçlar Mayıs ve Aralık aylarında elde edilirken, kitap kullanım istatistikleri üzerinden yapılan 2023 yılı tahmininde ise en başarılı sonuç Aralık ayında gözlemlenmiştir. Dergi kullanım istatistikleri üzerinden yapılan üç aylık tahminlerde 2023 yılının ilk çeyreğine ait sonuçlar daha tutarlı bulunurken, kitap kullanımı için yapılan üç aylık tahminlerde hiçbir sonuç tutarlı değildir. Aynı veri tabanının 2016-2020 yılı kitap bölümü kullanım verileri kullanılarak yapılan 2021 yılı tahmininde en yakın sonuca Ekim ayında ulaşılmıştır. Kitap bölümü kullanım istatistikleriyle yapılan üç aylık analizde ise en tutarlı tahmin sonucu yılın üçüncü çeyreğine aittir. Gelecekte yapılacak araştırmalarda çoklu değişkenli analizlerin de dikkate alınması önerilmektedir. Analizlerin tek değişkenli olarak uygulanması ve farklı değişkenlerin e-kaynak kullanımına etkisinin ölçülmemesi önemli bir kısıtlama olarak görülmektedir. Aynı gözlem verileri üzerinden trend analizi gibi diğer yöntemlerle yapılacak tahminlemelerin daha başarılı olabileceği düşünülmektedir.

Hande Gülbay
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamusal bilgi ve veri yönetimi politikaları çerçevesinde özel güvenlik gerektiren belgelerin yönetimi

Kurumsal bilgi sistemlerinde çok çeşitli ve farklı özelliklere sahip veri, bilgi ve belge oluşturulmakta veya sağlanmaktadır. Bu özelliklerin en önemlisi olan gizlilik, veri, bilgi ve belgelere yetkisiz erişimlerin engellenmesi amacıyla kullanılan özel bir güvenlik tedbiridir. Özel güvenlik gerektiren belgeler başarılı bir şekilde yönetilemediğinde, gerekli olan güvenlik önemlerinin alınamamasına, kişisel mahremiyet ile ulusal güvenliğin, ulusal ve uluslararası menfaatlerin zarar görmesine, belge süreçlerinin iş yükünün ve maliyetinin artmasına ve etkinliğinin azalmasına, bilgi edinme hakkının engellenmesine neden olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, kamu kurumlarında gizlilik dereceli belge yönetimi çerçevesinin oluşturulması, belge gizliliği ve güvenliğinin sağlanması için politika ve prosedürlerin belirlenmesi, farklı ortamlarda gerçekleştirilen gizlilik dereceli belge yönetim süreçlerine ait gerekliliklerin tespit edilmesi, gizlilik dereceli olmayan fakat özel güvenlik gerektiren belgeleri de kapsayan, özel güvenlik gerektiren belge yönetimine ilişkin bir model önerisinin sunulmasıdır. Doküman analizi yöntemiyle elde edilen araştırma verileri betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada sonucunda "Türkiye'de, kamu kurumlarında kamusal bilgi ve veri yönetimi politikaları çerçevesinde özel güvenlik gerektiren belgelerin yönetimine dönük bütünsel (holistic) politikalar oluşturulmadığı için ilgili belge serilerine dönük gizlilik derecelerinin tanımlanması, bu belgelerin düzenlenmesi, kullanımı, arşivlenmesi, korunması ve süreçlerde teknolojik araçların kullanımında belirsizlikler yaşanmaktadır" şeklinde belirlenen hipotez doğrulanmıştır. Gizlilik dereceli belge yönetiminin farklı kurumsal düzlemlerde ilgili gizlilik derecesine göre fiziki veya elektronik ortamlarda gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Gizlilik dereceli belgelerin oluşturulacağı ve muhafaza edileceği birimler ile gizlilik derecesinin değerlendirilmesi, gizlilik derecesinin düşürülmesi, kaldırılması veya belgenin imha edilmesi ve bilgi talebi itirazları kapsamında farklı yapıların oluşturulduğu görülmüştür. Araştırma bulguları doğrultusunda özel güvenlik gerektiren belgelere yönelik bir model geliştirilmiştir. Kamu kurumlarının mevcut gizlilik dereceli belge yönetimi uygulamalarının iyileştirilmesine, daha etkili gizlilik politikalarının ve prosedürlerinin oluşturulmasına ve denetim süreçlerinin geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Ahmet Kaymak
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medya araştırmalarının konusal analizi ve haritalandırılması (2000-2020)

Sosyal medya uygulamaları, bireylerin zaman ve mekândan bağımsız olarak birbirleriyle iletişim kurmasına ve etkileşimli olarak fikir ve düşünce paylaşmasına olanak tanımaktadır. Hayatın hemen her alanında kendisine yer bulan bu platformlar, bireyleri ve toplumları etkilemekte, aynı zamanda çok da hızlı değişmektedirler. Artan popülerliklerine paralel olarak bu platformlar, bilimsel çalışmalarda araştırma konusu olarak da çok farklı disiplinlerin ilgisini çekebilmektedirler. Bununla birlikte, sosyal medya ile ilgili araştırmaların sayısının da zaman içinde arttığı gözlenmektedir. Bu çalışma kapsamında, sosyal medya ile ilgili araştırmalarda hangi disiplinlerin öne çıktığı ortaya konularak disiplinlerarası benzerlik veya farklılıklar ile, potansiyel çalışma konularının belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla, belirlenen anahtar sözcüklerle Web of Science (WoS) Çekirdek Koleksiyonunda tarama yapılmış ve 2000-2020 yılları arasında yayımlanan sosyal medya ile ilgili araştırmalar tespit edilmiştir. Verilerin analize hazırlanması aşamasından sonra elde edilen veri seti 88.717 kayıttan oluşmaktadır. Farklı WoS kategorilerinde dizinlenen dergilerde yer alan sosyal medya ile ilgili yayınlarda kullanılan anahtar sözcükler VOSviewer aracılığı ile haritalandırılmıştır. Elde edilen bulgulardan, konuyla ilgili yayın sayısının 2010 yılından sonra ciddi bir artış göstermeye başladığı, en fazla yayının Bilgisayar Bilimleri (%34,4) araştırma alanında yapıldığı, son yıllarda öne çıkan anahtar sözcüklerin genelde duygu analizi, makine öğrenimi, doğal dil işleme gibi veri bilimini işaret eden yöntem ve uygulamalar çerçevesinde şekillendiği, yine son yıllarda kullanıcı tercih ve görüşlerinin analizine odaklanan çalışmalar bulunduğu anlaşılmıştır. Çalışmada ayrıca, toplam bağlantı gücü en yüksek sözcükler, WoS kategorilerine göre belirlenmiş ve bunların sıralaması Spearman korelasyon testi ile karşılaştırılmıştır. Buna göre, Teknoloji, Sosyal Bilimler ve, Yaşam Bilimleri ve Biyotıp kategorilerinin anahtar sözcükler açısından benzediği, Fizik Bilimleri kategorisinin ise diğerlerinden ayrıştığı görülmüştür. Çalışmanın bulguları ayrıca, Bilgibilim ve Kütüphane Bilimi araştırma alanının, Sosyal Bilimler kategorisinde konuyla ilgili en fazla yayın yapan onuncu, Teknoloji kategorisinde ise üçüncü araştırma alanı olduğunu ortaya koymuştur. Çalışma kapsamında öne çıkan anahtar sözcüklerin, konuyla ilgilenen araştırmacılara, değişen araştırma yönelimleri, sosyal medya ile ilgili potansiyel araştırma konuları ve farklı disiplinlerle kurulabilecek potansiyel ortaklıklar hakkında fikir verebileceği düşünülmektedir.

Anahtar kelimeBibliyometriHaritalama+3
Tuğba Ustaoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite kütüphanelerinde değişim yönetimi: Kullanıcı ve personel önceliklerinin değerlendirilmesi

Üniversite kütüphaneleri, diğer birçok kurum ve kuruluş gibi, değişen teknolojinin gerektirdiği dönüşümü yakalamak durumundadır. Değişim hızına ayak uydurmak için zamanla farklılaşan kullanıcı gereksinimleri ve beklentilerinin karşılanabilmesi önemlidir. Bu çalışmada, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kütüphanesi kullanıcıları ve personelinin kütüphane söz konusu olduğunda değişimden etkilenebilecek kriterlere yönelik önceliklerinin belirlenmesi amaçlanmış, bunun için Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yönteminden yararlanılmıştır. Bu kriterler, literatürden ve uzman görüşlerinden yararlanılarak, Hizmetler, Kurum İdari Yapısı, Personel, Derme, Mekân ve Bilgi Sistemi olarak belirlenmiştir. AHS'ye yönelik bulgular elde edilirken açık uçlu sorular aracılığıyla kullanıcı görüşlerine de başvurulmuş ve bulgular bu yorumların değerlendirilmesine göre detaylandırılmıştır. Değerlendiriciler, kütüphane kullanıcıları (Lisans Öğrencileri, Lisansüstü Öğrenciler ve Akademik Personel) ve kütüphane personeli olmak üzere toplam 28 kişidir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, tüm kullanıcı grupları, öncelikli olarak değişmesi gereken kriter olarak Dermeyi öne çıkarmıştır. Kütüphane personeline göre ise, öncelikli olarak değişmesi gereken kriter Personeldir. Bulguların, literatür ekseninde değerlendirilmesi sonucunda, çok yönlü bir dönüşümü gerçekleştirmek durumunda olan kütüphanelerin yalnızca kullanıcı ve personelinin önceliklerini ortaya koyarak değişim sürecinde izleyecekleri yolu belirleyemeyecekleri tespit edilmiştir. Kullanıcı ve personel öncelikleri, bireysel bilgi gereksinimi, algı ve kütüphane deneyimleriyle sınırlı kaldığından, kütüphanelerin kullanıcılarının ifade ettiği beklenti ve isteklerinin ötesinde düşünerek hareket etmesi ve proaktif hizmetler geliştirmesi gerektiği görülmüştür. Çalışmada ayrıca, değişim sürecinde kullanıcı gereksinimlerini belirlemelerinin dışında kütüphanelerin, kendi kurumlarının dinamiklerini de gözetip ihtiyaçlarına uygun farklı yaklaşımlar benimseyerek nasıl bir yol izleyebileceklerine yönelik öneriler sunulmuştur.

Analitik hiyerarşi süreciDeğişimDeğişim yönetimi+5
Nilay Cevher
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık bilimlerinde araştırma verilerinin yönetimi: Hacettepe Üniversitesi lisansüstü öğrencilerinin farkındalıklarının değerlendirilmesi

Araştırmalarda bütçeden en büyük payı veri toplama çalışmalarının alması nedeniyle fon sağlayan kuruluşların verinin yeniden kullanımı beklentisi artmakla birlikte, araştırma verilerinin yönetimi uygulamaları giderek önem kazanmaktadır. Sağlık araştırmalarında elde edilen verilerin paylaşımı ve yeniden kullanımı uluslararası düzeyde ekonomik ve bilimsel olarak önemli bir güç haline gelmiştir. Ancak özellikle sağlık verilerinin yaşam döngüleri boyunca iyi yönetilmesi, veri kaynaklarının sürdürülebilir olması ve ihlallere karşı koruma sağlanması için başarılı veri yönetim uygulamaları oldukça önemlidir. Bu amaçla araştırma verilerinin yönetimi ve verinin yeniden kullanımı ile ilgili kapsamlı politikalar belirlemek kadar önemli olan bir diğer konu araştırmacılara veri okuryazarlığı becerilerini geliştirebilmeleri için eğitim imkanlarının sunulabilmesidir. Bu çalışmada Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü'ne kayıtlı öğrencilerin veri yönetim alışkanlıkları, eğitim ihtiyaçları ve veri paylaşımı hakkındaki düşünceleri ile ilgili mevcut durum ortaya koyulmuştur. Ayrıca ders programlarında veri okuryazarlığı becerilerini geliştirebilecek içerikler olup olmadığı incelenmiştir. Paralel karma desende tasarlanan araştırmanın nicel kısmında katılımcılara 31 soruluk bir anket uygulanmıştır. Ankete 140 kişi katılmış olup anketten elde edilen bulgulara göre eğitim ihtiyaçlarının özellikle verinin yeniden kullanımı ve telif hakları ile veriye atıf konularında yüksek olduğunu belirtmişlerdir. Verilerini paylaşma konusunda istekli olmalarının yanı sıra paylaşımın önündeki en büyük engelin etik ihlal olabileceği düşüncesi olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmanın nitel kısmında ise enstitüye bağlı programların ders programları incelenerek bilimsel bir araştırmayı planlama, yürütme ve raporlama becerilerini geliştirmeyi hedefleyen derslerin içerikleri tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. İçerikler veri yönetimi uygulamaları bakımından incelendiğinde yeterli olmadığı görülerek eğitim programlarına veri okuryazarlığı içerikleri eklenmesi önerisinde bulunulmuştur.

FarkındalıkLisansüstü öğrencilerSağlık verileri+2
Eda Özel
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Araştırma üniversitesi kütüphanelerinde yöneticilerin liderlik tarzlarının örgütsel öğrenmeye etkisi: Bir uygulama modeli önerisi

Gelişen teknolojinin etkisiyle bilgi üretimi, kullanımı ve yönetimi alanlarında büyük değişimler yaşanmıştır. Bu bağlamda birçok kurum ve kuruluş gibi araştırma üniversitesi kütüphane yöneticileri ve çalışanları da bu hızlı değişimlere ayak uydurmak zorundadırlar. Bu çalışmada Türkiye'deki araştırma üniversitesi kütüphane yöneticilerinin liderlik tarzlarının, örgütsel öğrenme seviyesinin üzerine etkisini belirlemek amacıyla 11 araştırma üniversitesinin ve 5 aday araştırma üniversitesinin kütüphanelerinde görev yapan 375 kişi (yönetici ve çalışanlar) üzerinde araştırma yapılmıştır. Araştırmada betimleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama tekniği olarak anket uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'deki araştırma üniversitesi kütüphane yöneticilerinin liderlik tarzlarının, örgütsel öğrenme seviyesi üzerine etkisi vardır. Araştırma üniversitesi kütüphanelerinde dönüşümcü liderlik tarzına sahip olan yöneticiler taşıdıkları özellikler ve uyguladıkları etkili kararlar ile örgütsel öğrenme seviyesinin artmasına sebep olmuştur. Ancak araştırma üniversitesi kütüphane yöneticilerinin pasif/kaçınan liderlik davranışları gösterme düzeyleri arttıkça örgütsel öğrenme seviyesi azalmaktadır. Katılımcılar, Türkiye'deki araştırma üniversitesi kütüphane yöneticilerinin dönüştürücü bir liderlik tarzına sahip olduğunu belirtmelerine rağmen, araştırma üniversitesi kütüphanelerinin örgütsel öğrenme seviyeleri "orta" düzeydedir. Veriler daha detaylı incelendiğinde bireysel destek, etkin grup yönetimi, motivasyonu artırma, ortak misyon oluşturma, yenilikçi fırsatlar yaratma ve memnuniyet sağlama gibi gerekli bazı konularda yöneticilerin daha fazla çaba göstermeleri gerektiğini söylemek mümkündür. Bu çalışmada, Türkiye'deki araştırma üniversitesi kütüphanelerinin örgütsel ve yönetsel eksikliklerini gidermek ve gelecekteki başarılarını sağlamak amacıyla "Örgütsel Öğrenme Uygulama Modeli" tasarlanmıştır. Anahtar Sözcükler Örgütsel öğrenme, Liderlik tarzı, Araştırma üniversitesi kütüphaneleri

Kütüphane yönetimiLiderlikYöneticiler+2
Mandana Mır
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sokak sanatına erişim: Türkiye için bir web sayfası önerisi

Sokak sanatı, taşıdığı sanatsal değerin yanı sıra oluşturulduğu dönemdeki toplumsal eğilimleri sansürsüz bir biçimde yansıttığı için, tarihsel, kültürel ve sosyolojik açıdan da önemlidir. Kültürel miras ürünü olan sokak sanatını fiziksel olarak korumak, hava koşulları, yüzeyin kolayca zarar görebilmesi veya yasa dışı olma durumu gibi sebeplerle zor olduğundan, dijitalleştirme, eserlerin sürdürülebilir yönetimi için son derece önemli rol oynamaktadır. Kültürel miras ürünlerinin yönetiminden başlıca sorumlu olan kültürel bellek kurumlarının, şehrin herhangi bir noktasında var olup, saatler içinde yok olabilen eserleri tespit etmesi oldukça zordur. Toplumun kültürel miras yönetimi sürecine dâhil edildiği kitle kaynak yöntemlerinden yararlanılan, katılımcı miras anlayışına sahip bir yaklaşım, eserlerin uzun süreli korunması için oldukça pratik bir çözüm sunmaktadır. Dijitalleştirilen eserlerin toplumun erişimine açıldığı web sayfaları kullanılabilirlik özellikleri bakımından ne kadar başarılı olurlarsa, kullanıcının tatmini de o kadar yüksek olacaktır. Bu da, sokak sanatının dijitalleştirilmesinde rol alan kullanıcının sürece tekrar dâhil olmasını ve potansiyel katılımcıların da sürecin bir parçası olmak istemesini sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı, evrensel düzeydeki sokak sanatı web sitelerinin kullanılabilirlik ve yararlandıkları kitle kaynak yöntemleri bakımından incelenmesi, önde gelen platformun kullanılabilirlik özellikleri açısından güçlü ve zayıf yönlerinin tespit edilmesi ve bulgular doğrultusunda Türkiye'de sokak sanatının korunup erişime açılabilmesi için bir web sayfası önerilmesi olarak belirlenmiştir. Evrensel çapta sokak sanatı web siteleri kullanılabilirlik ve kitle kaynak yöntemleri bakımından içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Ulaşılan bulgular, web sitelerinin eser kopyalama ve telif haklarını içeren kurumsal bilgi ve politikalar yönünden zayıf ve eserlere ilişkin tanımlayıcı verilerin yetersiz olduğunu göstermiştir. Ayrıca en sık rastlanan kitle kaynak yönteminin koleksiyon tamamlama olduğu görülmüştür. Önde gelen platformun değerlendirilmesi sezgisel analiz yöntemi ile kullanılabilirlik uzmanları tarafından gerçekleştirilmiştir. İnceleme sonrasında platformun estetik ve minimalist tasarım ve tutarlılık ve standartlar yönünden güçlü, kullanıcı kontrolü ve özgürlüğü ve esneklik ve verimlilik özellikleri bakımından zayıf olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Literatür değerlendirmesi ve bulgulara dayalı bir web sayfası önerisinde bulunan bu çalışmanın, dünyada ve Türkiye'de sokak sanatı ve yönetimi konusundaki literatürün eksikliği, sokak sanatının korunmasına dair bir çözüm önerisinde bulunması ve katılımcı miras yaklaşımına dayalı önerinin diğer miras ürünlerinin de sürdürülebilir yönetimine fayda sağlayabilecek olması sebebiyle alandaki literatüre önemli katkılar sağlayacağı düşünülmüştür.

Kitle kaynakKültürel mirasSayısallaştırma+3
Orhun Uğur
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Araştırma verilerinin yönetiminde araştırma üniversitelerine bağlı kütüphanelerin rolü

Veri-yoğun bilgi üretim süreci, araştırmacılar, fon sağlayıcılar, yayıncılar ve kütüphaneciler başta olmak üzere, araştırma sürecinin tüm paydaşları açısından birtakım fırsat ve güçlükleri beraberinde getirmiştir. Diğer bilim insanlarının oluşturduğu verilerden faydalanmak, araştırmacılar için zaman ve emek kaybı karşısında önlem niteliği taşırken, araştırmalar için ayrılan yüksek maliyetli kamu harcamalarının da önüne geçmiştir. Kuşkusuz bu durum bilimsel gelişmelerin hız kazanmasında, artan veri miktarına yenilerinin eklenmesinde ve açık bilimin ilerlemesinde teşvik edici bir rol üstlenmiştir. Öte yandan şeffaf araştırma sürecinin teminatı olan araştırma verileri, araştırmacıların büyük hacimli veri dağlarında, tırmanması güç yokuşlarla karşılaşmalarına da neden olmuştur. Bu durum araştırma sürecinin önemli paydaşlarından üniversite kütüphaneleri için, uygun altyapı ve araçlarla birlikte verileri düzenlemeyi, depolamayı, korumayı, verilere erişim sağlamayı ve yeniden kullanıma sunmayı amaçlayan veri yönetimi süreçlerini beraberinde getirmiştir. Bu çalışmanın amacı, araştırma ve aday araştırma üniversitelerine bağlı kütüphanelerin araştırma verilerinin yönetimi sürecindeki rollerini, altyapı koşulları, eğitim gereksinimleri, politikalar ve etik ilkeler çerçevesinde ortaya koymaktır. Nitel yönteme dayalı olarak yapılan bu araştırma kapsamında, araştırma verilerinin yönetimi ile ilgili süreçlerden sorumlu olan ya da sorumlu olma potansiyeli taşıyan 15 katılımcı (kurum yöneticilerinin yönlendirmeleriyle belirlenen) ile görüşme (yüz yüze, çevrimiçi ve telefon yoluyla) sağlanmıştır. Bununla birlikte ilgili üniversitelerin mensubu konumunda bulunan araştırmacıların araştırma verilerini veri ambarlarında depolama potansiyelleriyle ilgili veriler Zenodo ve Aperta üzerinden elde edilerek araştırmanın kuramsal kısmında sunulmuştur. Buradan elde edilen bulgular araştırmanın nitel bulguları ve sonuçlarıyla ilişkilendirilmiştir. Katılımcı görüşlerine dayalı bulgular, üniversitelerde, araştırma verilerinin yönetimi sürecinde gerekli görülen bulut depolama, modern teknik ve cihazların kullanımı ve hizmet sunucuları gibi araç ve tekniklerin, yanısıra bütçe, altyapı ve personel gibi kaynakların yeterli kapsamda bulunmadığını göstermiştir. Bu çalışmanın, araştırma verilerinin yönetimi sürecinde araştırma üniversitelerine bağlı kütüphanelerin ne gibi roller üstlendiğini ortaya koyarak, araştırma verilerinin yönetimi ile ilgili hizmetlerin, üniversitelere sağlayacağı yarara dikkat çekeceği düşünülmektedir. Araştırmanın ayrıca konuya ilişkin sınırlı literatüre de katkı sağlaması umulmaktadır.

Araştırma verileriAraştırma üniversiteleriVeri yönetimi+1
Hatice Nur Şahin
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası düzenlemeler çerçevesinde Arnavutluk'ta bilgi edinme hakkı uygulamalarına dönük koşulların değerlendirilmesi

Bilgi edinme hakkı, Arnavutluk vatandaşlarının Anayasa tarafından tanınan temel haklarından biridir. Resmi defterde yer alan Bilgi Edinme Hakkına ilişkin en güncel kanun 18/09/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 119/2014 sayılı yasadır. Bilgi edinme hakkı, demokrasinin temel ihtiyaçlarından biridir ve herkese ayrım gözetilmeksizin verilmektedir. Bilgi edinme hakkı, bir devlette şeffaflığı ve hesap verebilirliği koruduğu ve dolayısıyla demokrasinin hedeflerinden birini desteklediği için bir demokraside esastır. Bu hak yasal olarak diğer insan hakları ve kişisel verilerin korunması gibi kanunlarla sınırlandırılmıştır. Bu araştırma, Arnavutluk'ta bilgi edinme hakkının analitik olarak ele alınmasını, yerel kurumlarda uygulanmasını analiz etmeyi ve bilgi edinme hakkının koordinatörlerin görüşleri üzerinden sorunları ortaya çıkartmak ve çözüm önerilerinde bulunmayı amaçlamıştır. Bu çalışma, Arnavutluk'ta bilgi edinme hakkının durumu ve bilgi edinme hakkı koordinatörlerin görüşlerini incelenmiştir. Bilgi edinme hakkı kanunu ve uygulanmasında karşılaşılan sorunlara ilişkin bu araştırmaya 50 bilgi edinme hakkı koordinatörü görüşleri ile katılmıştır. Anket koordinatörlere e-posta yoluyla gönderilmiştir ve bu anketten toplanan veriler incelenmiştir. Koordinatörlere bilgi edinme hakkı koordinatörü olarak ve çalıştıkları kurumdaki bilgi edinme yasası uygulama faaliyetleri hakkında görüş ve deneyimleri sorulmuştur. Toplanan veriler standart sapma, ki-kare değerleri, aritmetik ortalama, yüzde olarak işlenmiştir ve tablo şeklinde verilmiştir. Toplanan verilerin sonuçlarına dayanarak, uluslararası hukuka uygun bir yasal düzenleme olmasına rağmen, bilgi edinme hakkı yasasının uygulanmasında hala sorunlar olduğu hipotezi doğrulandı. Bilgi edinme hakkı koordinatörlerinin rolleri hakkında daha doğru eğitime ihtiyaçları vardır. Bu hakkın farkındalığını artırmak ve kamu otoritelerince daha uygun bir şekilde uygulanması için koşulların iyileştirilmesi amacıyla kanunda düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Arnavutluk'ta bilgi edinme sürecinde, ülkedeki sürece ilişkin etkin bir sistem ve koordinasyonun olmaması nedeniyle sorunlarla karşılaşılmaktadır. Eşit derecede önemli bir diğer sorun da koordinatörlerin eğitilmemesi ve denetim süreçlerinin belirlenememesidir.

ArnavutlukBilgi Edinme Hakkı KanunuBilgi edinme+2
Selma Shala
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara'daki lise son sınıf öğrencilerinin dijital okuma alışkanlıkları

Bireysel bir yaşam davranışı ve eylemi olan okuma toplumsallaşmanın, bir başka deyişle, toplumsal hayata katılmanın aracıdır. Okumaya ilişkin algı, tutum, duygu, düşünce, alışkanlık ve davranışlarımız okuma kültürünü oluşturur. Kültür değişen bir olgu olduğu için okuma kültürü de tarihsel ve toplumsal koşullara bağlı olarak değişmektedir. Dijital okuma, okuma kültüründe özellikle teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni bir okuma türüdür. Okuma kültürünün bir parçası olarak değerlendirebileceğimiz dijital okumanın teknoloji kullanımına daha yatkın olduğu bilinen çocuklar ve gençler arasında hızla yaygınlaşmakta olduğu söylenebilir. Bu nedenle dijital okumanın gençler açısından araştırılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı; Ankara'daki lise son sınıf öğrencilerinin dijital okuma alışkanlıklarını çeşitli boyutlarıyla irdelemektir. Dijital okuma alışkanlıklarının yanı sıra basılı okuma alışkanlıklarının da ele alındığı araştırmamızda öğrencilerin hangi okuma türünü neden tercih ettikleri, hangi okuma materyallerini ve araçlarını kullandıkları, ne tür okuma içeriklerine yöneldikleri ve bunları nasıl edindikleri, okuma yer ve zaman tercihleri, sahip oldukları dijital kaynakların neler olduğu ve kütüphane kullanım sıklıkları ve amaçları gibi alt konuların ortaya konulması da amaçlanmıştır. Söz konusu irdelemelerin ailelerin sosyoekonomik statüleri ve demografik değişkenler bağlamında yapılması da amaçlar arasındadır. Araştırma problemi; "Ankara'daki lise son sınıf öğrencilerinin dijital okuma alışkanlıkları hangi özellikleri göstermektedir?" biçiminde oluşturulmuştur. Bu bağlamda, "Öğrencilerin dijital okuma alışkanlıklarının hangi düzeyde ve nitelikte olduğu, hangi etkenlere bağlı olarak, ne kadar değiştiği" çalışmanın araştırma sorusu olarak düşünülmüştür. Çalışma amacı ve araştırma problemine bağlı olarak da araştırmanın hipotezi de şöyle oluşturulmuştur: "Ankara'daki lise son sınıf öğrencileri dijital okuma yönünde bir eğilime sahip olmakla birlikte, bu okuma türü onlar için öncelikli değildir." Ankara'da bulunan okuldaki toplam 294 lise son sınıf öğrenci örneklemi ile gerçekleştirilen çalışmamızda betimleme yöntemi kullanılmış ve son sınıf öğrencilerinin dijital okuma alışkanlıklarını ölçmek için anket tekniğiyle veri toplanmıştır. Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) programı ile yapılan analizler ve ki-kare testleri sonucu elde edilen verilere göre, Ankara'daki lise son sınıf öğrencilerinin dijital okuma yönünde belirli ölçüde eğilimleri olmakla birlikte, her iki okuma türünü de birlikte gerçekleştirdikleri ve bunların içinde daha çok basılı kaynak okumayı tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin okuma sıklıkları ve türleri ile anne ve babanın eğitim düzeyi arasında da anlamlı ilişki bulunmuş, eğitim düzeyi yüksek ailelere sahip öğrencilerin basılı ve dijital okuma alışkanlığına daha yüksek oranda sahip oldukları anlaşılmıştır. Çalışma sonunda konuya ilişkin çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler Lise öğrencileri, Okuma alışkanlığı, Dijital okuma alışkanlığı, Okuma kültürü, Sosyoekonomik özellikler, Sosyo-ekonomik etkenler, Ankara.

AnkaraDijital okuryazarlıkLise öğrencileri+4
Zeynep Tuna Öztürk
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dergi yönetim sistemlerinde sunulan hizmetlerin sistem kullanıcıları açısından değerlendirilmesi: DergiPark analizi

Günümüzde bilgi sistemlerinin çevrimiçi ortama yönelik olarak tasarlanmasıyla birçok iş süreci zamandan ve mekândan bağımsız bir şekilde yönetilebilir hale gelmiştir. Bilgi sistemlerinin sağladığı bu avantajlar sayesinde kullanıcı kitleleri de artış göstermiş; birçok sektörde iş süreçleri bilgi sistemleri üzerinden izlenmeye ve yönetilmeye başlanmıştır. Bununla beraber bilgi sistemlerinin etkili bir şekilde kullanımı için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu kapsamda kullanılabilirlik çalışmaları da çeşitli yöntemlerle bilgi sistemlerinde uygulanmıştır. Söz konusu çalışmalarda çoğunlukla pragmatik boyutlarla sistemlerin kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Günümüzde ise sistemlerin tasarımında kullanıcı deneyimi kavramı ortaya çıkmış ve pragmatik özelliklerin yanında hedonik olarak tanımlanan hazsal özellikler de değerlendirilmektedir. Literatürde farklı sektörlerde kullanılan bilgi sistemlerine yönelik olarak kullanıcı deneyimi ölçümlerinin yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede çalışmada akademik yayıncılıkta yoğun olarak kullanılan dergi yönetim sistemlerine Türkiye'de çok sayıda kullanılan bir platform üzerinden odaklanılmaktadır. TÜBİTAK ULAKBİM tarafından geliştirilen bir dergi yönetim platformu olan DergiPark, akademik dergilerde dergi yönetim süreçlerinin yönetilmesi ve dergilerin çevrimiçi ortamda barındırılması gibi hizmetleri sunan web tabanlı bir bilgi sistemidir. Bir dergi yönetim sistemi olarak bu platformun kullanımı ile ilgili sorunlar bulunmaktadır. Söz konusu sorunları ortaya koymak ve olası çözüm önerilerini geliştirmek amacıyla DergiPark'ın kullanıcıların deneyimleri açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu noktadan hareketle çalışmada DergiPark nitel ve nicel veri toplama teknikleri kullanılarak değerlendirilmektedir. Betimleme yönteminin kullanıldığı çalışmada DergiPark'ın dergi yönetim sistemi özellikleri sistemi deneyimleyen dergi yetkilileri ve sistem geliştirmelerinin gerçekleştirilmesinde görev alan DergiPark yetkililerinin görüşleri doğrultusunda analiz edilmiştir. Bu kapsamda literatürdeki kullanıcı deneyimi ile ilgili çalışmalardan hareketle geliştirilen anket ile 390 farklı dergiyi temsil eden yetkililerin DergiPark'ın kullanımına ilişkin değerlendirmeleri incelenmiştir. Ayrıca deneyimli dergi yetkilileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler de Anket tekniği ile toplanan verileri desteklemek amacıyla ayrıca sunulmuştur. Diğer yandan DergiPark yetkilileriyle yapılan görüşmelerle de dergilere sunulan hizmetlere yönelik olarak deneyimlenen süreçler incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, DergiPark'ın sistem güncellemelerinde, arayüzünde problemler olduğu, yayın değerlendirme süreçlerinde ihtiyaç duyulan bilgilere sunum ve erişim noktalarında eksikliklerin bulunduğu ortaya çıkmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde ise DergiPark'ın anlaşılır ve çekici bir sistem olmaya yönelik özellikleri taşımada eksikliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Anket ve görüşmelerden toplanan verilerle birbirini destekleyen bulgular DergiPark'ın kullanım kolaylığının olmaması, menülerin düzenleme şeklinin karışık olması konuları DergiPark'ın eksi yönleri olarak, sorunların hızlı çözülmesi ve platformun dergilere itibar sağlaması konuları ise DergiPark'ın artı yönleri olarak ortaya çıkmıştır. Süreçlerin yönetiminde beklentilerin karşılanması ve sistemde verilerinin kaybolacağına yönelik bir kaygı taşımadıkları konuları ise anket ile görüşmelerde ayrışmıştır. Görüşmelerde bu konularda problemler olduğu saptanmıştır. Öneriler doğrultusunda DergiPark platformu üzerinde ekranlarda ihtiyaç duyulan bilgilerin düzenlenmesine ve arayüze yönelik bölümlerde iyileştirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanında, yazar ve hakemlere yönelik kullanıcı deneyimi çalışmalarının yapılması da DergiPark'ın geliştirilmesine yarar sağlayabilir.

Bilgi sistemleriDergiParkDergiler+3
Emin Eray Yıldırım
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çocuk kütüphanelerinde yaşam becerilerinin geliştirilmesi: Bir kütüphane programı önerisi

Bu çalışma, çocuk kütüphanelerinde 60-72 ay arasındaki çocuk kullanıcıların yaşam becerilerinin gelişimini sağlamak amacıyla geliştirilmiş özgün etkinlikleri içeren bir kütüphane programı oluşturmak, çocukların yaşam becerileri üzerindeki etkisini ve bu etkinin kalıcılığını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 2022-2023 eğitim döneminde Sincan Törekent Halk Kütüphanesinin Çocuk Bölümünde kullanıcı olan toplam 57 çocuk (30 çocuk deney grubu, 27 çocuk kontrol grubu) ile yürütülmüş ve çocukların bu kütüphaneyi düzenli olarak kullanmaları sağlanmıştır. Araştırmada yöntem olarak yarı deneysel desenlerden biri olan "denkleştirilmiş kontrol gruplu ön test-son test deseni" kullanılmıştır. Bu amaçla deney grubunda araştırmacı tarafından hazırlanan yaşam becerilerine dair etkinliklerden oluşan "Kütüphanede Yaşam Becerileri Programı", çocuk kütüphanesinde beş hafta boyunca düzenli aralıklarla gerçekleştirilmiş, kontrol grubu sürece dâhil olmamıştır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanımlanan yaşam becerileri bileşenlerinden oluşan bir Kontrol Listesi ve Erken Çocukluk Yaşam Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Kontrol Listesinin kapsamında, anılan yaşam becerileri bileşenlerinin tanımlarından yola çıkılarak listelenen hedef davranışlar bulunmakta, bu hedef davranışlar ise her biri için yazılmış olan etkinliklerin uygulanması ve bu etkinliklere dayalı performans puanlamalarının hesaplanması yoluyla değerlendirilmektedir. Veri toplama araçları deneysel işlem öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır. Çalışmanın uygulama sürecinin gerçekleştirilmesinden ve son testlerin uygulanmasından 6 hafta sonra ise programın çocukların yaşam becerileri üzerindeki etkisinin kalıcı olup olmadığına bakılması için kalıcılık incelemesi yapılmış ve test deney grubu için bir kez daha tekrarlanmıştır. Araştırmada, demografik bilgilerin betimlenmesinde; frekans (f) ve yüzde (%) kullanılmıştır. Verilere ilişkin normallik testleri Shapiro-Wilk Testi ve Kolmogorov-Smirnov Testi aracılığı ile analiz edilmiştir. Uygulamadan elde edilen puanlar bağımlı örneklem t testi ve bağımsız örneklem t testi ile incelenmiştir. Araştırma sonunda deney grubu çocuklara uygulanan Kütüphanede Yaşam Becerileri Programının çocukların yaşam becerileri düzeyleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık yarattığı tespit edilmiştir.

Erken çocuk eğitimiHalk kütüphaneleriKütüphaneler+5
Nihan Temiz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yağmacı dergilerde yayını olan akademisyenlerin yayın tercihlerinde mevcut akademik performans değerlendirme sistemlerinin etkisi

Bilimsel akademik dergiler bilimsel iletişim sürecinde üretilen çıktıların okuyucusuna ulaştırılması için belirli standartlar çerçevesinde (kapsamlı editoryal inceleme veya akran değerlendirmesi gibi) hizmet sunar. Ancak son yıllarda yağmacı olarak nitelendirilen kimi dergilerin bu süreçleri göz ardı ettikleri bilinmektedir. Bu noktada akademisyenleri yağmacı dergilerde yayın yapmaya iten sebeplerin anlaşılması önemlidir. Bu çalışmada yağmacı dergilerde yayını olan Türkiye adresli akademisyenlerin yayın tercihlerinde mevcut akademik performans değerlendirme sistemlerinin (teşvik sistemi, doçentlik sistemi veya yükselmeler gibi) etkisinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda temel hipotez "Türkiye adresli akademisyenlerin yağmacı dergilerdeki yayınlarında mevcut akademik performans değerlendirmelerinin etkisi vardır" şeklinde belirlenmiştir. Bu hipotezi test etmek amacıyla Kulczycki ve diğerlerinin çalışmasında (2021) kullanılan veriler içinden Türkiye adresli yayın yapan ve YÖK Akademik sisteminde erişilebilir durumda olan 398 yazar belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yağmacı dergilerdeki yayınların doçentlik ve profesörlük kadrolarına yükselmelerde etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Akademisyenlerin yağmacı dergideki yayınlarından sonraki ilk bir yıl içerisinde doçent olmaları bu yayınların bilimsel alanda gelişim için değil, doçent olmak için yapıldığını düşündürmektedir. Çünkü bu yayınların %96'sının YÖK Akademik üzerinden erişilebiliyor olması ilgili yayınların akademik yükselme veya teşvik dosyalarında kullanıldığının kanıtıdır. Yağmacı dergicilik ve akademik performans değerlendirme sistemleri üzerinde akademisyenler, politika geliştiriciler ve yöneticilere konuya dair farkındalık oluşturulması ve bilimsel yayınlarda kaliteye önem verilmesi hususunda büyük görevler düşmektedir. Bu görevler yerine getirildiği ve herkesin sorumluluk alanlarının farkında olduğu bilinince yağmacı dergiler sorununa kalıcı bir çözüm bulunmuş ve akademik performanslarda kalitenin öne çıktığı anlaşılmış olacaktır.

Akademik kariyerAkademisyenlerBilimsel yayın+5
Onur Öztürk
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir akademik dergi yönetim sistemi olarak DergiPark'ın kullanılabilirlik değerlendirmesi

DergiPark, farklı profillerdeki birçok kullanıcı tarafından araştırma yapmak ve dergilerdeki yayın süreçlerini gerçekleştirmek için yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Bu tür sistemlerde yer alan her bir modülün kullanılabilir olması kullanıcı etkileşimi ve dergi yönetim süreçlerinin sürdürülebilirliği için önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı; DergiPark platformunda yer alan yazar, editör ve hakem modüllerinin etkililik, verimlilik ve memnuniyet açısından kullanılabilirliğini test etmektir. Etkililik, katılımcıların test sırasında verilen görevleri tamamlama başarısı ve doğruluğu ile; verimlilik, katılımcıların kendilerine verilen görevleri tamamlamaları sırasında harcadıkları zaman ve yaptıkları tıklama sayısı ile; kullanıcı memnuniyeti ise Sistem Kullanılabilirlik Ölçeği (SKÖ) ile ölçülmüştür. Çalışmada DergiPark platformu yazar, editör ve hakem modüllerinin kullanılabilirliği hem gerçek kullanıcılar ile hem de uzmanlar tarafından değerlendirilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında, 15 gönüllü katılımcıyla kullanılabilirlik testleri (gözlem, sesli düşünme tekniği ve anket) gerçekleştirilmiştir. Kullanılabilirlik testi sonucunda yazar, editör ve hakem modüllerini kullanan katılımcıların kendilerine verilen görevleri başarıyla tamamlayabildikleri (etkililik) ancak beklenen sürenin üzerinde performans (verimlilik) gösterdikleri belirlenmiştir. SKÖ ile yapılan memnuniyet anketi sonuçlarına göre katılımcıların sistemin kullanılabilirliğine yönelik genel memnuniyet değeri 54,3 ve memnuniyet derecesi ise D olarak ölçülmüştür. Buna göre katılımcıların sistemden memnun olmadıkları görülmüştür. İkinci aşamada ise, bilişsel iş adımları yöntemi kullanılmış ve kullanılabilirlik değerlendirmesi dört uzman ile gerçekleştirilmiştir. Uzmanların belirlediği kullanılabilirlik sorunları yardım ve dokümantasyonun yetersiz olması, menülerde ve alt başlıklarda tutarsızlıkların olması, hataların önlenmemesi, erişim ve kullanılan dil ile ilgilidir. Katılımcıların karşılaştıkları kullanılabilirlik sorunları ile uzmanlar tarafından belirlenen kullanılabilirlik sorunları birbirinden farklı değildir. Sistemin tüm kullanıcılar tarafından sorunsuz kullanılabilmesi için daha sade ve yalın bir dil kullanılmalı, kullanıcılar o anda sistemde neler olduğu hakkında haberdar edilmeli, ilerleme çubuğu göstergeleri kullanılarak kullanıcının o anda hangi aşamada olduğu gösterilmeli, kullanıcının yapacağı işlemler göz önüne alınarak yardım ve dokümantasyon hazırlanmalı, modüllerin kullanım videoları ve sunumları güncellenerek web sayfasında görünürlüğü artırılmalıdır.

Akademik kullanımBilgi ve belge yönetimiDergiPark+4
Deniz Ermişoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversitelerde elektronik belge yönetim sistemlerinin birlikte çalışabilirlik açısından değerlendirilmesi

Üniversiteler başarılı bir yönetimi sağlamak amacıyla belge yönetim süreçlerini iyileştirmek için kurum içi resmi yazışmalarını elektronik belge yönetim sistemleri (EBYS) üzerinden yürütmeye başlamışlardır. Kurumlar arası iletişimde hala bazı üniversiteler EBYS'yi etkin kullanamamaktadır. Üniversitelerin kurum dışı resmi yazışmalarını elektronik ortamdan yürütebilmesi EBYS'lerin birlikte çalışabilirliği ile mümkündür. Dünyada ve Türkiye'de EBYS'lerde birlikte çalışabilirliği sağlamaya yönelik rehber, standart, yasal ve idari düzenlemeler gibi çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu tez çalışmasında, ulusal ve uluslararası çalışmalar çerçevesinde Ankara'daki üniversitelerde kullanılan EBYS'lerin birlikte çalışabilirlik açısından mevcut durumları araştırılmıştır. Araştırmaya Ankara'da EBYS kullanan ve araştırmaya izin veren tüm üniversitelerin (9 üniversite) Daire Başkanlıklarında çalışan 104 personel katılmıştır. Araştırma kapsamında anket ve yüz yüze görüşmeler ile veriler toplanmış ve bulgular sayı, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ve ki-kare değerleri gibi bilgiler kullanılarak karşılaştırmalı tablolarda sunulmuştur. Araştırma sonucunda üniversitelerin kurumlar arası resmi yazışmalarını doğrudan EBYS üzerinden yapmadıkları, KEP ile ilgili sorunlar yaşadıkları, vakıf üniversitelerinde birlikte çalışabilirlik ile ilgili teknik altyapı eksikliği olduğuna yönelik hipotezler doğrulanmış, vakıf üniversitelerinin birlikte çalışabilirlik konularında farkındalık düzeylerinin devlet üniversitelerine göre daha düşük olduğu, yasal altyapı sorunu olmadığı, üniversitelerin rehber ve standartlara uyum konusunda sorun yaşamadıkları ortaya çıkmıştır. Üniversite yöneticilerine EBYS'den sorumlu bir birim kurulması ve bu birimde bilgi ve belge yönetimi bölüm mezunlarının istihdam edilmesi, EBYS ile ilgili yardımcı dokümanlar bulundurulması ve tüm personelin erişimine sunulması, personele EBYS ile ilgili eğitimler verilmesi, personelin birlikte çalışabilirlik konusunda bilinçlendirilmesi gibi öneriler sunulmuştur. Yazılım firmalarına EBYS'nin diğer sistemlerle entegrasyonu ile farklı EBYS yazılımları arasında tam entegrasyon sağlanması konularında çalışmalar yapmaları önerilmiştir. Ayrıca üniversitelerde EBYS'lerin birlikte çalışabilirliği ile ulusal ve uluslararası iletişimin artırılması hususunda tüm üniversite personellerinin bilinçlendirilmesinde YÖK'ün katkılarının önemli olduğuna vurgu yapılmıştır.

Belge yönetimiBilgi paylaşımıBilgi ve belge yönetimi+4
Meltem Dişli
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital kültürel mirasın yönetiminde dijital kürasyon uygulamaları çerçevesinde türkiye'de müzelerde içerik yönetimi sistemlerinin geliştirilmesi

Müzeler; kültürel değerlerimizin, mirasımızın toplandığı, saklandığı ve geleceğe aktarılmak üzere korunduğu kültürel bellek kurumlarından biridir. Müzeler sahip olduğu kültürel mirası insanlığa aktarmak için sergi, eğitim, araştırma gibi faaliyetler gerçekleştirmektedirler. Teknolojinin hızla ilerlemesi ile birlikte müzelerin faaliyetleri, kültürel miras ürünlerinin üretilmesi, koruma yöntemleri, sergileme koşulları gibi birçok süreçler de değişmeye başlamıştır. Dijitalleştirme çalışmaları hızlı bir şeklide yaygınlaşmaya başlamış ve kültürel miras, özellikle 21. yüzyılın başlarında dijitalleştirme çalışmalarının en yeni disiplini olarak gelişim göstermeye başlamıştır. Dijitalleşmeye başlayan kültürel miras ile birlikte yeni bir kavram olan dijital kültürel miras kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital kültürel mirasın korunması, erişme açılması, kullanılabilirliği ve yaşam döngüsünün sürdürülebilmesi için dijital kürasyon çalışmaları kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında Türkiye'deki müzelerde (kamu-özel) yer alan kültürel mirasın dijital kürasyon çalışmaları, standartlar çerçevesinde içerik yönetiminin değerlendirilerek kamu (devlet) müzelerinin ve özel müzelerin mevcut durumları araştırılmıştır. Araştırmaya, seçilen müzelerden (117 müze) gönüllülük koşuluyla 54 personel katılmıştır. Araştırma kapsamında, Kültür Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünü 'ne bağlı müzelerden katılım sağlayan personel ile anket ve yüz yüze görüşme gerçekleştirilerek veriler toplanmış ve bulgular sayı, yüzde, aritmetik ortalama, karşılaştırma ve ki kare gibi istatistiksel testlerle analiz edilerek tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda, ülkemizdeki müze çalışanlarının dijitalleştirme ve dijital kürasyon hakkında bilgi sahibi oldukları buna karşın kurumsal olarak dijitalleştirmeye yeni yeni başladıkları ve dijital kürasyonu uygulamadıkları tespit edilmiştir. Devlet müzelerinin sahip oldukları koleksiyonları araştırmacılara açmadıkları ve genellikle koleksiyonlara erişimin sınırlı yada özel izinlere tabi olduğu tespit edilmiştir. Müzelerde ulusal açıdan standartlaşmaya gidilerek ilk aşamada elektronik ortamda yönetilebilecek bir sisteme koleksiyonların entegre olması sonrasında dijitalleştirme ve dijital kürasyon çalışmalarına başlama sunulan önerilerden biridir. Uluslararası platformlarda yer alabilmek, teknolojiyi kurumsal çerçevede takip edip uygulayabilmek için dijital kürasyon ile ilgili yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Anahtar Sözcükler Kültürel miras, Dijitalleştirme, Dijital Kültürel Miras, Dijital kürasyon, Müzeler, Müzelerde içerik yönetimi

Bilgi teknolojisiDijital kürasyonKültürel miras+5
Duygu Kevser Karadağ
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğrencilerin istihdam edilebilirlik ve bilgi okuryazarlığı becerileri: Hacettepe Üniversitesi örneği

2017-2018 Akademik yılında Hacettepe Üniversitesi'nden mezun olacak lisans öğrencilerinin istihdam edilebilirlik becerileri açısından durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır.

Ayırt becerisiBeceri performansıBilgi okuryazarlığı+7
Tuba Yıldırım
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Elektronik belge yönetim sistemlerinin kullanılabilirlik ve insan – bilgisayar etkileşimi açısından değerlendirilmesi: Hacettepe Üniversitesi örneği

Bugünün dijital dönüşüm çağında kuruluşların ihtiyaç duyduğu verimlilik ve rekabet gücüne erişmeleri, kurumsal bilginin organizasyonunu sağlayan elektronik belge yönetim sistemleri olmadan mümkün değildir. Modern iş dünyasının can damarı olan elektronik belge yönetimi, standartlara uygun belge oluşturma, düzenleme, dosyalama, iş akışına uygun olarak imzaya ve dağıtıma çıkarma, yetkilendirme mekanizması ile belge gizliliğini koruma, zaman ve konumdan bağımsız olarak belgelere erişim sağlama, iş kurallarına göre arşivleme ve yaşam süresi dolan belgeleri imha etme süreçleriyle, kurumlardaki bilgi ve belge yönetimine sürat, güvenlik, maliyet, verimlilik bakımından önemli katkılar sağlar. Dünya genelinde onlarca elektronik belge yönetim sistemi, birçok yeni işlev ve özellik ile piyasaya sürülürken EBYS'lerde kullanılabilirlik özelliği, diğer tüm işlev ve özelliklerin verimli ve etkili kullanılabilmesini doğrudan etkilemektedir. Zira kullanıcı sistemi kullanarak mevcut işlerini daha az çaba ile gerçekleştiremediğinde sistemler atıl kalmakta ve iş verimliliği düşmektedir. Elektronik Belge Yönetim Sistemleri, yazılım geliştirme sürecinde, sertifikasyon sürecinde, yazılım satın alma kararı verilmeden önce ve yazılım kullanılmaya başlandıktan sonra belirli aralıklarla kullanılabilirlik bakımından test edilerek, kullanıcı profili, teknoloji ve iş kurallarına uygun olmayan özellikleri tespit edilmelidir. Oysa günümüzde halen EBYS seçim ve sertifikalandırma süreçlerinde kullanılabilirlik faktörü yetersiz temsil edilmekte, kullanıcı odaklı yazılım geliştirme ve kullanılabilirlik testleri yazılım geliştirme yaşam döngüsünde ihmal edilmektedir. Bu ihmalin sebebi, işlevsel kriterler kolayca formüle edilebilir iken, kullanılabilirlik hakkında gerekli yetkinliğe ve yeterli farkındalığa sahip olunmamasıdır. Bu tez çalışmasında 4 ayrı kullanılabilirlik değerlendirme yönteminin (Sezgisel Değerlendirme, Sunucu Log Analizi, Sunucu Logları ile Rota Analizi ve Kullanıcı Testi) EBYS üzerinde uygulanma teknikleri, yöntemlerin güçlü ve zayıf yönleri, yöntemleri daha verimli kılmak için öneriler, hangi test yöntemleri ile ne tür bilgilere ulaşılabileceği, bu bilgiler ile EBYS'lerin hangi açılardan iyileştirilebileceği, EBYS kullanılabilirliğini etkileyen faktörler ve farklı roller açısından kullanılabilirlik testlerinin getirdiği faydalar, Hacettepe Üniversitesi EBYS örneği üzerinden ortaya çıkarılmıştır. Sezgisel Değerlendirme yönteminde literatür taraması ile bir kullanılabilirlik kriter listesi geliştirilmiş, EBYS açısından önem arz eden 30 ekran bu kriterler ışığında 2 iterasyonda test edilmiştir. Sunucu Log Analizi yöntemi ile EBYS sunucusunda depolanan 29 günlük, 16 milyon erişim log kaydı ve 8064 hata log kaydı üzerinde gerçekleştirilen log analizleri sonucunda, istatistiksel kullanım bilgileri elde edilmiştir. Sunucu Logları ile Rota Analizi yönteminde, verinin temizlenmesi, sayfa adreslerinin kodlanması, kullanıcı oturumlarının tespiti, tüm oturumlardaki rotaların (URL dizilimlerinin) belirlenmesi ve tüm alt rotaların ortaya çıkarılması adımları izlenerek rotaların tüm oturumlarda görülme sıklığı belirlenmiştir. Kullanıcı Testi çalışması kapsamında, Sunucu Log Analizlerinin ve Sezgisel Değerlendirme çalışmasının işaret ettiği problemli işlem ve sayfalar için 5 deneyimli, 5 deneyimsiz 10 denek ile kullanıcı testleri gerçekleştirilmiştir. Test sırasında uygulanan görevler aracılığı ile kullanıcıların ara yüz kullanım performanslarını gösteren etkinlik ve verimlilik ölçümüne ilişkin çeşitli nicel bilgiler, video kaydı ve sesli düşünme tekniği ile nitel veriler elde edilmiştir. Araştırma sonucunda tüm bulgular bir araya getirildiğinde, belge yaratma ekranlarının sadelikten uzak olması ve yönlendirici olmaması, belge arama işleminin etkili olmaması, işlemleri gerçekleştirmek için gerekli bilgilere erişimin zor olması, dolaşım yeteneklerinin yetersizliği nedeniyle sistemde kaybolma hissi yaşanması, yönlendirici ve öğretici olmayan hata mesajları ve standart dışı işlem yapmaya müsaade eden yazılım tasarımı, EBYS kullanılabilirliğini en çok etkileyen, kullanıcıları en çok zorlayan faktörler olarak ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca EBYS kullanılabilirlik değerlendirmesi için bir model geliştirilmiş, bu model ile, EBYS kullanılabilirlik değerlendirmesi, EBYS hakkında karar destek bilgilerinin elde edilmesi ve EBYS kullanıcı eğilimlerinin izlenmesi olmak üzere 3 farklı kategoride test yöntemlerinden nasıl faydalanılabileceği açıklanmıştır.

Bilgisayar destekli bilgi sistemleriElektronik belge yönetimiHacettepe Üniversitesi+5
Sevgi Koyuncu Tunç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki halk kütüphanesi sisteminin değerlendirilmesi ve bir ulusal halk kütüphanesi stratejisi önerisi

Bu çalışma Türkiye Ulusal Halk Kütüphanesi Stratejisine odaklanmıştır. Bilgi toplumu olarak adlandırılan yeni toplumsal yapı, halk kütüphanelerini değişime zorlamıştır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bilgi toplumuna geçiş sürecinde halk kütüphaneleri hizmetlerini ve yapısal bileşenlerini gözden geçirmek zorunda kalmaktadır. Bu yeni durum halk kütüphaneleri konusunun stratejik olarak ele alınmasını ve Türkiye için bir ulusal halk kütüphanesi stratejisi oluşturulmasını zorunlu hale getirmiştir. Tez çalışmasının yürütülmesinde üç temel yaklaşımdan yararlanılmıştır. Bunlardan ilki olan halk kütüphaneleri için bilgi toplumu bağlamına göre halk kütüphanelerinin geleceğine ilişkin projeksiyonlar ancak bilgi toplumunun paradigma ve parametrelerinin en iyi biçimde ortaya konulması ile mümkün olabilecektir. İkinci yaklaşım olan ulusal bağlam yaklaşımına göre Türkiye için bir ulusal halk kütüphanesi stratejisi ortaya koyabilmek amacıyla belli başlı politika belgelerinin halk kütüphaneleri ile ilişkisi incelenmelidir. Son olarak, bir ulusal halk kütüphanesi stratejisi işbirliğine dayalı olmadan hazırlanamaz. Bu süreçte paydaşlar belirlenerek, görüşleri alınmalı ve bu görüşler analiz edilmelidir. Araştırmanın hipotezi 'Türkiye'deki halk kütüphaneleri, bilgi toplumu bağlamındaki işlevlerini yerine getirme sürecinde kendisine dayanak oluşturacak ulusal strateji, politika ve sistemden yoksundur' biçiminde belirlenmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı; Türkiye'de halen var olan halk kütüphanesi sistemini değerlendirerek, Türkiye'nin koşullarını dikkate alan, bilgi toplumunun parametrelerine uygun amaç ve hedefler doğrultusunda geliştirilen, evrensel stratejiler ve ilkelerden yararlanılarak oluşturulan ve eylem planları ile desteklenen bir ulusal halk kütüphanesi stratejisi geliştirme modeli ve önerisi oluşturabilmektir. Araştırmada betimleme yöntemi kullanılmış olup, veri toplama teknikleri olarak literatür taramasından yararlanılmış ve kütüphane istatistikleri, kütüphane etkinlik raporları ve mevzuat incelenmiş, yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında halk kütüphaneleri ile ilişkili, paydaş olarak tanımlanan 35 uzman, uygulamacı, yönetici ve akademisyen ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme kapsamına halk kütüphaneleriyle ilişkili olup, bir ulusal halk kütüphanesi stratejisinin hazırlık aşamasında katkı sunabilecek kurumlar alınmıştır. Daha sonra bu kurumlardan halk kütüphanesi stratejisi ile ilişkili olarak kendi uzmanlık alanında görüş bildirebilecek uzman, yönetici, akademisyen ya da temsilciler belirlenmiştir. Paydaşlara görüşme kapsamında 28 soru yöneltilmiştir. Görüşme soruları literatürden yararlanılarak, bir ulusal halk kütüphanesi stratejisi belgesinin içeriğini oluşturma aşamasında gereksinim duyulacak verileri elde edebilecek içerikte hazırlanmıştır. Görüşme soruları bilgi toplumunda yaşanan değişim ile halk kütüphanesi kurumu arasındaki ilişkisi, halk kütüphanelerinin modern işlevleri, halk kütüphanelerine ilişkin ulusal düzeyde strateji gereksinimi, halk kütüphanelerine yönelik stratejik yaklaşımlar, stratejinin sorumluluğu, halk kütüphanelerinin mevcut durum analizi gibi konulara ilişkin veri toplamaya yönelik kurgulanmıştır. Gerçekleştirilen görüşmeler öncelikle kayıt altına alınmış, sonrasında deşifre edilmiş ve kategorilere ayrılarak tablo biçimine dönüştürülmüştür. Tabloların yorumlanması ile elde edilen bulgular ortak başlıklar altında sunulmuştur. Tez, giriş, dünyada ulusal halk kütüphanesi stratejileri, Türkiye'de halk kütüphanesi stratejileri, bulgular ve değerlendirme ile sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır. Sonuç olarak dünyadaki ulusal halk kütüphanesi stratejilerinde, halk kütüphanelerinin eğitim, öğretim, araştırma bağlamındaki geleneksel sorumluluklarını artırarak devam ettirdikleri görülmüştür. Halk kütüphanelerinin toplum ile ilişkisi, topluma yararları, sivil değerlere katkıları sürekli vurgulanmıştır. Türkiye'de halk kütüphanelerini planlı bir biçimde yönetmek, üst yöneticilere süreçler ve hedefler konusunda ipuçları sağlamak, kaynakların verimli kullanılmasını sağlamak, kütüphanelerin birbirleriyle eşzamanlı ve bir bütün olarak gelişmelerini sağlamak, halk ve üst düzey karar alıcılar üzerinde farkındalık yaratmak için halk kütüphaneleri konusunda ulusal çapta bir stratejiye gereksinim olduğu anlaşılmıştır. Tezin öneriler bölümünde genel öneriler dışında, Türkiye Ulusal Halk Kütüphanesi Stratejisi Geliştirme ve Uygulama Modeli Önerisi ile Türkiye Ulusal Halk Kütüphanesi Stratejisi Önerisi adlı iki önemli öneri sunulmuştur.

Halk kütüphaneleriKütüphanelerStratejik planlama+2
Şenol Karadeniz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye adresli yayınların altmetric dikkat skorları açısından değerlendirilmesi

Bilimsel iletişimdeki dijitale göç hareketiyle akademik yayınların bıraktıkları izler, yeni nesil yöntemlerle takip ve analiz edilebilmektedir. Dijital dünyadaki bilimsel ürünlerin, yine bu ortamlardaki etkilerini ölçmek için altmetrik ölçevlerden yararlanılmaya başlanmıştır. Altmetriler, topladıkları nicel (tweet sayısı vb.) ve nitel (tweet içeriği vb.) verilerle çevrimiçi yaşam döngüsüne sahip bilimsel ürün türleri ve akademik yayın süreçleri için etkiyi, dikkati veya ilgiyi ölçmeye çalışan araçlardır. Bu çalışmanın amacı, altmetrilerin kavramsal arka planını güçlendirerek literatüre katkı sağlamak ve altmetrik verilere sahip Türkiye adresli yayınların büyük resmini çizmeye çalışmaktır. Bu bağlamda, 1953-2021 yılları arasında yayımlanan, Altmetric dikkat skoru (Altmetric attention score-AAS) birden büyük Türkiye adresli 49.487 bilimsel yayın, türlerine, tarihlerine, Altmetric dikkat skorlarına ve Altmetric.com veri kaynaklarına göre değerlendirilmiştir. Araştırma soruları çerçevesinde, yayınların Altmetric dikkat skorlarının; disiplin, erişim durumu ve türüyle kurumlararası işbirliği türü açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği, kurumlararası işbirliği sayısıyla anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı analiz edilmiştir. On üç Altmetric.com veri kaynağı içerisinden Twitter, literatürdeki sonuçlara benzer şekilde, bilimsel ürünlerle ilgili en çok paylaşım yapılan sosyal ağ platformu olmuştur. İkinci sırada ise patentlerin bulunması, literatürdeki çalışmalardan ayrılan farklı bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Yayınlara disiplinleri açısından bakıldığında, literatürdeki sonuçlara benzer şekilde tıp ve sağlık bilimlerinin yayın sayısı ve Altmetric dikkat skorları açısından ön sırada olduğu; insani bilimlerdeki yayınların yüksek, mühendisliktekilerin ise düşük Altmetric dikkat skorları sergilediği tespit edilmiştir. Açık erişimli yayınların (%42) Altmetric dikkat skorlarının, açık erişimli olmayanlarınkine göre daha yüksek olduğu; uluslararası yayınların (%39) Altmetric dikkat skorlarının ise ulusal yayınlarınkinden daha yüksek çıktığı saptanmıştır. Kurumlararası en fazla işbirliği sayısına sahip Türkiye adresli kurumun Hacettepe Üniversitesi olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, çok disiplinli, açık erişimli, uluslararası ve kurumlararası işbirliği sayısı yüksek yayınların Altmetric dikkat skorlarıyla öne çıktığı görülmüştür. Altmetrilerin uygulamada neyi ölçtüğünü, anlamlı sonuçlar verip vermediğini ve daha önce keşfedilemeyen hangi örüntüleri ortaya çıkardığını bulabilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Akademik iletişimAkademik çalışmalarAltmetrik+6
Elçin Ziya
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilgi erişimde ilgi sıralamalarının artırımlı olarak geliştirilmesi

İlgi sıralaması algoritmaları erişilen belgeleri arama sorgularıyla belgeler arasındaki konusal benzerlik (ilgi) derecelerine göre sıralamaktadır. Fakat bazen sıralamada birbirine çok benzeyen kaynaklara ek olarak sorgulanan konunun çeşitli yönlerini ele alan makalelere de ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden özellikle literatür taramalarında erişilen makalelerin konu çeşitliliği de önemlidir. Dahası, ilgi sıralamaları kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilebilmelidir. Bu çalışmanın amacı yeni bir ilgi sıralaması yöntemi geliştirmektir. Bu amaçla önce 65 sorgu için arXiv'den alınan iSearch derlemindeki yaklaşık 435 bin fizik makalesinin özetlerine LDA (Latent Dirichlet Allocation – Gizli Dirichlet Ayırımı) olasılıksal konu modelleme algoritması uygulanarak ilgi sıralamaları elde edilmiştir. Daha sonra bu sıralamalar ilgi kuramı, bilgi erişim ve bibliyometriye dayanarak geliştirilen pennant erişim yöntemiyle desteklenerek artırımlı olarak geliştirilmiş yeni ilgi sıralamaları oluşturulmuştur. Bulgular konu modelleme algoritması ile elde edilen ilgi sıralamaları atıf verileriyle bütünleştirildiğinde (1) ilgi düzeyleri daha yüksek ve çeşitli makaleler içeren daha zenginleştirilmiş ilgi sıralamaları oluşturulabileceğini, (2) sıralamaların kullanıcıların ihtiyaçlarına/önceliklerine göre kişiselleştirilerek yeniden sıralanabileceğini ve (3) erişim çıktılarının görselleştirilerek literatürün daha kolay izlenebileceğini göstermektedir. Bu araştırma LDA konu modelleme algoritması ile elde edilen ilgi sıralamalarının atıf verilerine dayanan pennant erişim teknikleriyle artırımlı olarak geliştirilebileceğini gösteren ilk çalışmadır. İlgi sıralamalarını oluşturmak için kullanılan veriler (özet ve başlıklar, toplam atıf ve ortak atıf sayıları) atıf dizinlerinde mevcuttur. Dolayısıyla geliştirdiğimiz yöntem hesaplama, sağlamlık, tekrarlanabilirlik ve ölçeklenebilirlik sorunları çözümlendiğinde yakın gelecekte, örneğin, Web of Science, Scopus ve TR-Dizin'de kullanılabilir.

AlgoritmalarAlgoritmik çözümlerBilgi erişim+5
Müge Akbulut
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de kütüphanelerarası ödünç verme: KİTS ve TÜBESS sistemlerinin değerlendirilmesi

Bilgi insanlık tarihinde en büyük güç kaynağı olmuştur. Bilgiye sahip olmak, bilgiyi en kolay ve en hızlı şekilde işleyip verimli çıktılar elde etmek, gücü elinde tutmayı sağlamaktadır. Gelişen ve değişen dünyayla birlikte artan bilgiye erişim, doğru kaynağın en hızlı ve etkili şekilde sağlanmasını gerektirmiştir. Bunu gerçekleştirecek yegâne kurumlar kütüphanelerdir. Araştırmacıların ihtiyaç duydukları kaynaklara hızlı şekilde ulaşmaları ise kütüphane kaynaklarının çeşitliliği ve ulaşılabilir olması ile mümkündür. Kütüphaneler araştırmacıların, kendi kaynaklarının yanı sıra koleksiyonlarında olmayan kaynaklara ulaşılabilmeleri için çeşitli iş birlikleri geliştirmişlerdir. Geliştirilen sistemler ile iş birliği sürecini hızlı yürüterek ödünç verme ve belge sağlama hizmeti kolaylaştırılmış, maliyeti azaltılmıştır. Bu çalışmada ilk olarak Türkiye'de ödünç verme ve belge sağlama süreçlerinde iş birliği için kullanılan KİTS ve TÜBESS sistemlerinin verileri üzerinden mevcut durum tespit edilmiştir. KİTS verilerinden elde edilen bulgulara göre coğrafi yakınlık iş birliğine etki etmekte ve iş birliği daha çok sosyal bilimlerle ilgili konularda ve basılı kaynakların paylaşımı için yapılmaktadır. Öte yandan, her iki sistemden de devlet üniversitelerinin daha çok yararlandığı ve üniversite yaşının kaynak talebine etki ettiği, kullanıcı ve koleksiyon sayılarının kaynak paylaşımında önemli bir etkisi olmadığı her iki sistem için de ortaya çıkmıştır. Ödünç verme ve belge sağlama süreçlerini yöneten kişilerle yapılan görüşmelerde coğrafi yakınlık, kargo, hızlı gönderim, iletişim ve koleksiyonu geniş olan kütüphanelerle daha fazla iş birliği yapıldığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca sistemler ile ilgili sorunlar tespit edilmiş ve kütüphaneler arası ödünç verme süreci değerlendirilmiştir. Sonuç olarak coğrafi iş birliklerinin geliştirilmesi kütüphaneler arası ödünç verme ve belge sağlama için kullanılan KİTS ve TÜBESS sistemlerinin iyileştirilerek tek ara yüz üzerinden hizmet vermesi ve bu sistemlerin kütüphane otomasyon sistemlerine entegre edilmesi önerilmektedir.

Belge sağlamaKütüphane hizmetleriKütüphane yönetimi+3
Rumeysa Çölden Akgül
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kütüphanelerde veriye dayalı karar verme: TBMM Kütüphanesi koleksiyonunun kullanım analizi

Kullanıcıların kütüphane ile etkileşimi sonucu oluşan veri yine kullanıcıya sunulan hizmetlerin geliştirilmesi amacıyla kullanılabilir. Kütüphanelerdeki basılı ve Açık Erişim (AE) koleksiyonuna ait tanımlayıcı istatistikler, en çok taranan kelimelerin analizi ve ödünç verme istatistiklerine uygulanacak betimleyici analizler, kütüphane koleksiyonuna ve kullanıcısına ait veriye dayalı karar alma süreçlerini destekleyecektir. Öte yandan kütüphane birimleri tarafından düzenli aralıklarla oluşturulan raporların standartlara uyumluluğu sağlanarak kütüphane hizmetlerinin uluslararası çapta kıyaslanabilmesine hazırlık yapılabilir. Bu araştırmada bir parlamento kütüphanesi olan TBMM Kütüphanesi'nin basılı ve fiziksel koleksiyonu betimlenerek veriye dayalı karar verme süreçlerine katkı sunacak bulgular elde edilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın çıkış noktasını, TBMM Kütüphanesi'nin koleksiyonun büyük bir kısmının uzun süredir ödünç alınmaması ve kullanıcıların koleksiyondan yeterince yararlanmaması problemi oluşturmaktadır. Betimleme yöntemi ve belge analizi yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada veriler; TBMM Arşivinden, KOHA otomasyon sisteminden, DSpace AE sistemine bağlı internet analitiklerinden ve kütüphane faaliyet raporlarından elde edilmiştir. Veriler iş zekâsı yazılımı ile temizlenmiş, ihtiyaç dâhilinde gruplanmış ve tanımlayıcı istatistikler ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularında kütüphaneye ait yaklaşık 312.000 kitabın %81'inin son 14 yılda hiç ödünç alınmadığı, kullanılmayan kitapların %20'sinin Sosyal Bilimler konulu olduğu, koleksiyondan en çok Milletvekillerinin faydalandığı ve en çok Tarih konulu kitapları tercih ettikleri, en çok tercih edilen yayınların Edebiyat konulu olduğu ve en çok okunan yazarın "Dostoyevski" olduğu görülmüştür. AE koleksiyonu doğrultusunda elde edilen bulgulara göre en çok tercih edilen eserler Edebiyat konuludur ve en çok aranan kelimeler "divan, harita, Türk Parlamento Tarihi"dir. Kütüphane politika metinlerinde yürütülen belge analizi sonucunda "TBMM Kütüphanesi'nin, koleksiyon kullanım analizine yönelik bir politikası bulunmadığı" ortaya çıkarak ana hipotez doğrulanmıştır.

Bilgi bilimKarar vermeKarar verme yöntemleri+6
Sercan Tırnavalı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal bilgi yönetiminde ürün yaşam döngüsü yaklaşımları:Bir savunma sanayi şirketindeki yapılandırma sürecinin analizi

Günümüzde artan rekabet ortamı ile beraber şirketlerin daha hızlı, daha az maliyetli ve daha hatasız ürünler geliştirmeleri gerekmektedir. Bu nedenle de bilgi sistemlerine ve uçtan uca tüm üretim sürecini tek bir ortamda yönetilmesine ihtiyaç duymaktadırlar. Çalışmada, bütünleşik bir yapıya geçmek isteyen büyük ölçekli bir savunma sanayi şirketinde ürün ve hizmetlere yönelik bütün süreçleri kayıt altına almak için ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına duyulan ihtiyaçları tespit etmek ve bu yaklaşıma geçiş sürecinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Belirtilen amaç çerçevesinde çalışmanın kavramsal arka planı kurumsal bilgi yönetimi ve ürün yaşam döngüsü yönetimi üzerine kurgulanmıştır. Bu kurgudan hareketle şirketteki kurumsal bilgi yönetimi uygulamaları ve ürün yaşam döngüsü yönetimi ile ilgili çalışmalar iki boyutta betimlenmiştir. Bu boyutlardan ilkinde şirkette ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarının yapılandırılmasında sorumluluğu bulunan karar vericilerin görüşleri değerlendirilmiştir. İkinci boyutta ise pilot uygulama olarak ürün yaşam döngüsü uygulamalarını deneyimleyen çalışanların konuyla ilgili değerlendirmeleri analiz edilmiştir. Söz konusu görüşlerin ve değerlendirmelerin analizi için yarı yapılandırılmış görüşme ve anket teknikleriyle veri toplanmıştır. Öne çıkan bulgularda (1) kurumsal bilgiye ulaşma konusunda sorunların yaşandığı (2) bilgi sistemlerinde kesintilerin olduğu (3) ürün yaşam döngüsüne geçiş aşamasında süreçlerin planlanmasına yönelik iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir. Sonuçta ise çalışanların güncel bilgiye ulaşamama, çok fazla bilgi sistemi ile çalışma ve bu sistemler arasında veri aktarımına gereksinim duyma gibi sorunlar yaşadıkları anlaşılmıştır. Ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarında ise eğitim eksikliğinden ve verilen eğitimlerin şirkete özgü olmamasının bu uygulamaların kullanımına geçişi olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca pilot uygulama olarak ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarını deneyimleyen çalışanlar bu uygulamaların şirketin bütününe yayılmasını ihtiyaç duyulan bir durum olarak değerlendirmiştir. Bulgular ve değerlendirmeler sonucunda çalışmanın ana hipotezi olarak "Büyük ölçekli ve çok sayıda bilgi sistemi ile ürün ve hizmet geliştirmeye dayalı iş süreçlerini yöneten bir savunma sanayi kurumunda bütünleşik bir yapıda, ürün ve hizmetlere yönelik bütün süreçleri kayıt altına alan ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına ihtiyaç duyulmaktadır" şeklinde oluşturulan hipotez doğrulanmıştır. Bu çalışmanın kurumsal yapılarda ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına geçiş sürecini resmetmesi açısından özgün değer taşıdığı düşünülmektedir.

Bilgi sistemleriBilgi yönetimiKurumsal yönetim+7
Gökçe Yüksel
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyo-ekonomik düzeyin çocukların okuma alışkanlıkları üzerine etkisi: Ankara'daki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencileri üzerine bir araştırma

Okuma, çocukluk yıllarında kazanılan bir beceri olarak yıllar içinde geliştirilen, düzenli ve sürekli yapıldığında alışkanlık haline gelen bir beceridir. Bireysel ve toplumsal gelişim açısından çok önemli olduğu bilinen okuma alışkanlığının kazanılmasında en önemli unsurların başta aile, okul öğretmen, kütüphaneler olduğu söylenebilir. Sosyo-ekonomik etkenler ise bu sürecin unsurları üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Çocuğun anne babasının eğitim ve gelir düzeyi, mesleği gibi sosyo-ekonomik özellikleri, eğitim alınan okulların özellikleri ve içinde yaşanılan çevre gibi faktörler sosyo-ekonomik düzeye göre değişebilmekte ve tüm bunlar okuma alışkanlıklarını etkilemektedir. Bu açıdan çocukların okuma alışkanlıklarının sosyo-ekonomik etkenler bağlamında araştırılması ve ortaya çıkan sonuçlar okuma alışkanlığı sorununun çözümüne yönelik uygulamalara büyük katkı sağlayacaktır. Bu araştırmada, Ankara'da farklı sosyo-ekonomik koşullarda yaşayan sekizinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ailenin gelir düzeyi, anne babanın eğitim düzeyleri, meslekleri ve coğrafik köken gibi sosyo-ekonomik özellikler temelinde incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Ankara il merkezi sınırları içinde yer alan 3 ilçede bulunan ortaokullardaki 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 3 ilçe, 8 ortaokul, 256 öğrenci ile örneklenen araştırma betimleme yöntemi ile gerçekleştirilmiş, verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, gelir düzeyi, anne babanın eğitim düzeyi ve mesleği, coğrafik köken olarak belirlediğimiz sosyo-ekonomik özellikler ile öğrencilerin okuma alışkanlıkları arasında anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Güçlü okuma alışkanlığına sahip olanlar daha çok orta ve alt orta gelir düzeyindeki öğrenciler, orta düzey okuyucular üst ve üst orta gelir düzeyindeki öğrenciler ve zayıf düzey okuyucular ise daha çok alt ve alt orta gelir düzeyindeki öğrencilerdir. Öğrencilerin okuma alışkanlıkları ile arasında en güçlü ilişkinin bulunduğu sosyo-ekonomik özellik, vi "gelir düzeyi", "eğitim" ve "meslek", en zayıf ilişkinin bulunduğu sosyo-ekonomik özellik ise "coğrafik köken"dir. Elde edilen sonuçlara göre, "Ankara'daki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının düzeyi, sahip oldukları sosyoekonomik özelliklere göre değişmektedir" biçiminde belirlenen araştırma hipotezi doğrulanmıştır. Anahtar Sözcükler İlköğretim öğrencileri, Okuma alışkanlığı, Okuma kültürü, Sosyo-ekonomik özellikler, Sosyo-ekonomik etkenler, Ankara.

OkumaOkuma alışkanlığıSosyoekonomi+4
Duygu Tatar
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki üniversitelerin açık erişim arşivlerinin ve politikalarının değerlendirilmesi

Açık erişim, bilimsel yayınlara ücretsiz ve uzaktan erişilebilirliği temel alan bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada genel anlamda açık erişim, üretilmiş ve var olan bilginin sınırsız ve etkili biçimde aktarılmasına yönelik bir yöntem olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle, açık erişim, okuyucunun bilimsel bilgiye herhangi bir ücret ödemeden ve söz konusu bilgilerin lisans alarak bilimsel bilgiye erişmek isteyen araştırmacılar tarafından daha çok kullanılmasına olanak veren uygulamaların bütünüdür. Bilimsel yayınlara erişimin araştırmacılar tarafından gerektiğinde kullanılabilir olması akademik gelişim anlamında değer arz etmektedir. Ancak ülkemizde bilimsel yayınlara erişim ve akademik olarak bilginin yayılması bağlamında birtakım sorunlar mevcuttur. Bu sorunları temel alarak ülkemizde açık erişime yönelik çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemizde açık erişime ve kurumsal arşivlemeye yönelik çalışmalarla yükümlü kurumların başında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve üniversiteler gelmektedir. Bu kapsamda YÖK, 2019 Ocak ayında, Üniversitelerarası Kurul ile birlikte "Açık Erişim ve Açık Bilim" konulu bir toplantı düzenlemiştir. Bu toplantıda, üniversitelere açık erişim çalışmaları konusunda yapılan faaliyetleri raporlamaları ve düzenli aralıklarla YÖK'e sunmaları gerekliliği bildirilmiştir. Buradan hareketle, bu tez çalışması, bugüne kadar gerçekleştirilmiş uygulamalar ile YÖK'ün 2019 Ocak ayı itibariyle açık erişime dair başlattığı inisiyatifi konu edinmektedir. Bu çerçevede YÖK'ün almış olduğu inisiyatifin üniversiteler üzerindeki etkisinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın neticesinde açık erişimin ülkemizde uygulanmaya başlandığı yıllardan bu yana üniversitelerin uygulamış oldukları açık erişim ve kurumsal arşiv faaliyetleri ile günümüzdeki uygulamalar karşılaştırmalı olarak analiz edilecektir. Analiz sonucunda, açık erişim ve açık bilim politikalarına yönelik önümüzdeki yıllara ilişkin yapılabilecekler konusunda fikirler belirlenecek ve öneriler sunulacaktır. Çalışmanın mümkün olmasını sağlayacak veriler üniversitelerin açık erişim ve kurumsal arşiv sistemlerinden ve YÖK Kütüphane Yayın Dokümantasyon Daire Başkanlığı'nın hazırladığı Haziran 2019 ve henüz yayınlanmamış olan Ocak 2020 ve Haziran 2020 raporlarından elde edilecektir.

Arşiv sistemleriArşivcilikArşivler+6
Özge Sarı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin atıf etkisi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin aldıkları atıflar açısından hangi konumda olduklarını saptamaktır. Bu doğrultuda, uluslararası bir veri tabanı olan Web of Science kapsamındaki dergilerde ilk yayımlandığı 1974 yılından 2020 yılına kadar geçen sürede dizinlenmiş tüm Türkiye adresli bilgibilim makalelerine ve bunlarla aynı derginin aynı sayısında ilgili alanda yayımlanmış diğer tüm makalelere ait bibliyografik veriler elde edilmiştir. Ardından, her bir Türkiye adresli bilgibilim makalesinin, yer aldığı derginin ilgili sayısındaki atıf performansı incelenmiş ve ortanca değere göre konumu tespit edilmiştir. Bu makaleler, atıf sayısı, ulusal ve uluslararası işbirliği, çok yazarlık, disiplinlerarası işbirliği gibi başlıklar altında ele alındıktan sonra akran makale atıf etkisi kapsamında ayrıca analiz edilmiştir. Akran makale atıf etkisi, kavramsal olarak ilk kez bu çalışma ile ele alınmıştır. Bu ölçev, her bir makalenin, yer aldığı derginin ilgili sayısındaki diğer makaleler arasında atıflar bakımından ne konumda olduğunun görülebilmesini ve kendi akranlarıyla kıyaslanarak etkinliği hakkında bir yorum yapılabilmesini mümkün kılmaktadır. Araştırmanın bulgularına göre, Türkiye adresli bilgibilim makalelerinde çok yazarlılığa, ulusal ve uluslararası işbirliğinin yapılmasına verilen önemin artması gerekmektedir. Kurumlar veya üniversiteler arasında gerçekleştirilecek işbirliği çalışmaları ortak yayın yapmak için zemin hazırlayacaktır. Ayrıca, alan dışından katkı sağlayan araştırmacıların yanı sıra, bu çalışmadaki kavramsal tanımı çerçevesinde bilgibilim kökenli araştırmacıların literatürde daha etkin olması ve ön plana çıkmasının Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin kalitesinin ve görünürlüğünün artmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bilimsel yayınların teşvik edilmesi ve nitelikli yayınların desteklenmesi noktasında günümüzde dergi etki faktörü merkezli ve hali hazırda kullanılmakta olan araştırma değerlendirme ölçme mekanizmalarına destekleyici olarak akran makale atıf etkisinden yararlanılması önerilmektedir. Yine de, tüm uygulamalarda bilimsel iletişim sürecine ve ölçevlere dair sınırlılıkların gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler Bibliyometri, Atıf Performansı, Akran Makale Atıf Etkisi, Bilgibilim Makaleleri, Bilimsel İletişim

AdreslerAtıf dizinleriAtıflar+3
Mücella Sena Köksal
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geri çekilen makalelerde açık erişim etkisi

Bilimsel araştırma sonuçlarının paylaşıldığı, bilimsel dergilerde yayımlanan makalelerde kimi zaman hatalar yer alabilmektedir. Kasıtlı olmadan yapılan hesaplama hatalarının yanı sıra, veriler kasten uydurulmakta, çarpıtılmakta veya başka çalışmalardan aşırma yapılmaktadır. Bu durumlarda uygulanan yaptırım makalelerin düzeltilmesi ya da geri çekilmesidir. Yanlış veya geçersiz sonuçlar barındıran bu tür yayınlar insanları, toplumları ya da ülkeleri doğrudan etkileyecek şekilde tedavilere veya politikalara dayanak olduğunda riskli sonuçlar doğurabilmektedir. Tüm dünyada geri çekilen makale sayısında artış gözlenmektedir. Bu artış, kimi çalışmalara göre, eskisinden daha fazla problemli yayın yapıldığını; kimilerine göre ise sorunların eskisinden daha hızlı keşfedildiğini göstermektedir. Makalelerin geri çekilme sürelerinin incelendiği çalışmalarda sürelerin yıllar içinde kısaldığı görülmektedir. Özellikle 2002 yılı itibariyle geri çekilme sürelerinin kısalması açık erişimin etkisi olduğunu düşündürmektedir. Bu çalışmada açık erişimin makalelerin geri çekilme sürelerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla Web of Science veritabanında 1945-2020 yılları arasında yayımlanmış 5398 geri çekilen makale incelenmiştir. Çalışma, geri çekilen makaleleri konu alan çalışmalar arasında en büyük veri setine sahip olan ve Türkçe literatürde lisansüstü düzeydeki ilk çalışma özelliği taşımaktadır. Araştırma, açık erişimli makalelerin açık erişimli olmayanlara göre daha kısa sürede geri çekildiği hipotezi üzerine kurgulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre ise açık erişimli makaleler, 165 günlük bir farkla açık erişimli olmayan makalelerden daha uzun sürede geri çekilmektedir. Uygulanan Mann-Whitney U testi sonucunda bu farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu saptanmıştır. Bu farkın açık erişimden kaynaklanmadığı düşünülmektedir. Çalışma kapsamında incelenen açık erişimli makalelerin arasında, açık erişim kavramının ortaya çıkışından çok önce yayımlanmış ve hangi tarihte erişime açıldığı bilinmeyen makaleler bulunmaktadır. Ayrıca bronz, altın ve yeşil olmak üzere üç farklı türdeki açık erişimli makalelerin geri çekilme süreleri açısından birbirinden farklılık göstermesi de bu konunun farklı boyutlarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla geri çekilme konusunun nedensellik açısından çok boyutlu olduğu değerlendirilmektedir. Çalışma sonucunda, hem açık erişimli olan hem de olmayan makalelerin geri çekilme sürelerinin yıllar içinde kısaldığı saptanmıştır. Ayrıca, yayımlandıktan sonraki 1 yıllık zaman dilimi içinde geri çekilen açık erişimli makalelerin, o yıl yayımlanmış tüm geri çekilen açık erişimli makalelere oranı yıllar içinde artış göstermektedir. Bu artış, açık erişimli olmayan makaleler için de geçerlidir. Bu durum makalelerdeki sorunların eskisine göre daha hızlı tespit edildiğini ortaya koymaktadır. Açık erişimin bu durumu kolaylaştırıcı bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Hataların ve etik sorunların hızlı tespit edilmesi önemli olsa da ideal bilimsel iletişim ortamı açısından daha değerli olan, bunların hiç yaşanmamasıdır. Makalelerin genellikle etik ihlaller nedeniyle geri çekildiği düşünüldüğünde, bu konuya yönelik kuralların ve yaptırımların güçlendirilmesine ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. Bilimsel araştırma süreçlerinin tüm aşamalarında açıklık kültürünün yaygınlaşması, mevcut sorunların ortaya çıkarılabilmesi ve bunların gelecekte tekrarlanmaması adına önemli görülmektedir. Çalışmada elde edilen bulguların ve sunulan önerilerin yayın etiği ve araştırma dürüstlüğü anlamında farkındalığı artıracak çalışma ve girişimlere katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Açık erişimBilimsel araştırmalarDergiler+6
Kardelen Düzgören
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki halk kütüphanelerinin afet yönetimi açısından yönetici görüşlerine göre değerlendirilmesi

Halk kütüphanelerindeki eserler; doğa kaynaklı afet, acil durum, insan kaynaklı riskler, çevresel koşullar ve iç ortam koşulları gibi etmenlerden olumsuz etkilenebilmektedir. Yapıları itibarıyla bu eserler hasar görme veya yok olma tehlikesi altındadır. Eserlerin yanı sıra personel ve kullanıcılar da bu etmenlerden olumsuz etkilenebilmektedir. Önleyici tedbirlerin alınarak, geçmiş ile gelecek arasında tarihi, sosyal ve kültürel köprü görevi gören halk kütüphanelerindeki değerli eserleri gelecek nesillere ulaştırmak öncelikle ele alınması gereken bir konudur. Eserlerin gelecek nesillere aktarılması için afetlerden korunması ve iç ortam koşullarının düzenli izlenerek risk belirleme ve değerlendirme çalışmalarının sürdürülmesi gerekmektedir. Önleyici çalışmalar yapılarak risk meydana gelmeden önce önlemler belirlenmeli; varsa mevcut tehlikeler zaman kaybetmeksizin azaltılmalıdır. Önlemlerin alınması personel, kullanıcı ve eserlerin olası doğa/insan kaynaklı afet ve acil durum ya da iç ortam koşullarının oluşturacağı kayıp ve hasarı maddi ve manevi olarak en aza indirecektir. Bu çalışmada gözetilen amaç, yapısal ve yapısal olmayan etkenler açısından güvenli olması gereken halk kütüphanelerindeki dermenin yapısal olmayan elemanlardan kaynaklanabilecek risklere karşı korunup korunmadığını belirlemektir. Bir diğer amaç ise, halk kütüphanelerinde bu yönde alınması gereken önleyici uygulamaları ve tedbirleri ortaya koymaktır. Yöneticilerde oluşturulacak bu farkındalık sonrasında yapısal olmayan unsurlardan kaynaklı afet risklerinin belirlenmesi ve olası afet, acil durum ve iç ortam koşulları etkilerinin azaltılması mevcut durumun iyileştirilmesine katkı sunacaktır. Betimleme yöntemine dayalı olarak yapılan araştırmada veriler anket ve görüşme yoluyla elde edilmiştir. Çalışmanın evrenini T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı il ve ilçe halk kütüphaneleri oluşturmaktadır. Araştırma bulgularına göre, halk kütüphaneleri yöneticilerinin afet risk yönetimi ve afet yönetimi açısından konuyu bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmediği anlaşılmıştır. Araştırmada, birlikte çalışması ve birbirini tamamlar nitelikte olması gereken yaklaşım ve sistemler henüz halk kütüphanelerinde bütünlük içerisinde yer almadığı için yapısal olmayan elemanlar açısından alınan önleyici tedbirlerin belirlenen standartlarda ve yeterince etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar çerçevesinde, halk kütüphanelerinde insanlara ve dermeye zarar verebilecek iç ortam koşulları standartlara uygun olarak düzenlenmesi, doğa/insan kaynaklı afetlere karşı alınacak önlemlerin yerleşim afet tehlikeleri ile bir bütün olarak düşünülmesi ve değerlendirilmesi önerilmiştir.

Afet yönetimiAfetlerHalk kütüphaneleri+3
İdris Semih Kaya
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Oyunlaştırmayla zenginleştirilmiş bilgi okuryazarlığı hibrit eğitiminin öğrenci başarısına etkisi

Teknolojik gelişmelerle birlikte Z kuşağı öğrencilerinin hızla değişen öğrenme davranışları, öğrenme ortamlarında ve eğitim yöntemlerinde değişikliğe gidilmesini gerekli kılmıştır. Yeni nesil öğrencilerin öğrenme davranışlarına uygun eğitim ve öğretim programları ve yöntemler tasarlamak, öğrencilerin beklentilerinin karşılanması ve motivasyonlarının sağlanması ile mümkün olmaktadır. Dersin öğrenme çıktılarına ulaşılmasında öğrenme etkinliğinin daha verimli ve öğrenci odaklı geçmesini sağlayan yenilikçi yöntemlerden biri oyunlaştırmadır. Bu çalışma kapsamında oyunlaştırmayla zenginleştirilmiş hibrit Bilgi Okuryazarlığı (BOY) Dersinin öğrencilerin başarım durumu üzerindeki etkisini belirlemek ve derslerin oyunlaştırılmasına yönelik algı ve motivasyonlarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Literatürdeki mevcut BOY eğitim ve öğretim programları, müfredatlar ve oyunlara dayanarak oyunlaştırılmış BOY programı tasarlanmıştır. BOY programının içeriği yedi farklı modül olarak hazırlanmıştır. Bu kapsamda, ŞARLOT Kütüphanede İşbaşında BOY oyunu ve animasyon videoları hazırlanmıştır. Oyunlaştırılmış BOY programının yanı sıra, geleneksel BOY programı da tasarlanmıştır. Uygulama, 2020-2021 akademik yılının güz döneminde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde ikinci sınıf öğrencileri ile 13 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Deney grubu kapsamında 21 öğrenci, kontrol grubu kapsamında da 22 öğrenci olmak üzere toplamda 43 öğrenci çalışmaya katılım sağlamıştır. Deney grubuna oyunlaştırma ile zenginleştirilmiş hibrit eğitim yöntemleri uygulanırken, kontrol grubuna geleneksel eğitim yöntemleri uygulanmıştır. Eğitimin başarım üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla eğitim öncesinde ve eğitim sonrasında öğrencilere ön test ve son test uygulanmıştır. Ön test ve son test sonuçları oyunlaştırma ile zenginleştirilmiş hibrit eğitim alan deney grubunun yüksek düzeyde başarım sergilediğini göstermektedir. Bu durumun oyunlaştırılma ile zenginleştirilmiş hibrit program kapsamında oyun ve animasyon videoları ile pekiştirmenin sağlanmasıyla ilgili olduğu düşünülmektedir. Bulgular geleneksel eğitim yöntemlerinin oyunlaştırılmış yöntemlerle harmanlanmasının derslerde alınan verimi artıracağını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Oyunlaştırma, Oyunlaştırmayla Zenginleştirilmiş Bilgi Okuryazarlığı Hibrit Eğitimi, Bilgi Okuryazarlığı, Öğrenci Başarısı, Geleneksel Yöntemler, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü.

Bilgi okuryazarlığıBilgi okuryazarlığı eğitimiEğitim yöntemleri+5
Demet Soylu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Araştırma verilerinin yönetimi: TÜBİTAK projelerinde yer alan araştırmacılar üzerine bir değerlendirme

Doğrulanabilirlik, hesap verebilirlik, görünürlük, geçerlilik, verimlilik, tekrarlanabilirlik ve kaynak tasarrufu sağlama özellikleri nedeniyle araştırma verilerinin paylaşımı giderek önem kazanmaktadır. Sağladığı ekonomik yarar ve kamu yararı nedeniyle, birçok kurum ve kuruluş politika belgelerini araştırma verilerini ve veri paylaşımını kapsayacak şekilde düzenlemektedir. Veri paylaşımı ve araştırma verilerinin yönetimi birbirlerini tamamlayan iki önemli konudur. Araştırmacıların bu alandaki mevcut durumunu saptamak konuyla ilgili planlama ve hizmet geliştirilmede katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) desteğiyle yürütülen araştırma projelerinde yer alan araştırmacıların, araştırma verilerinin yönetimi ve paylaşımı konusundaki uygulamalarını, davranışlarını ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 73 farklı üniversiteden 408 araştırmacı katılmıştır. Konuya ilişkin mevcut durumu saptamak için araştırmacılara 34 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Bulgulara göre, araştırmacılar büyük verilerle çalışmamakta, genelde veri yönetim planı hazırlamamakta, verilerini daha çok kişisel bilgisayarlarda saklamakta ve uzun süreli korumaya hazırlamamaktadır. Araştırmacıların verilerini paylaştığı ancak herkese açık bir şekilde paylaşım yapma düzeyinin düşük olduğu görülmektedir. Ayrıca araştırmacılar, araştırma verilerinin yönetimi konusunda eğitime gereksinim duymaktadır ve en çok veri yönetimi planı hazırlama konusunda eğitim gereksinimi vardır. Araştırma verilerinin yönetimi ve veri paylaşımının yaygınlaşması için ulusal ve kurumsal düzeyde hazırlanacak politikalar önemlidir. Bu konuda, Türkiye'de ilerleme kaydedilmesi için ilgili kişi, kurum ve organizasyonların üstlenmesi gereken roller çalışma kapsamında ortaya konulmuştur.

Açık veriBilgi paylaşımıBilimsel araştırma projesi+5
Canan Tavluoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunması: Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin değerlendirilmesi

Sanayi devrimi olarak adlandırdığımız endüstri 4.0'la şekillenen, gelişen ve değişen dünyamızda, verinin, bilginin, belgenin, insanın, mekânın korunmasını ve güvenilirliğini sağlamak oldukça önem arz etmektedir. Bu canlı ve cansız varlıkların her türlü tehdit, tehlike, hasar ve saldırılara karşı korunması bilgi güvenliğinin sağlanması ve oluşturulmasıyla mümkün olabilmektedir. Bununla birlikte, bilgi güvenliğinin temelinde insan olgusunun yer alması, insana dayalı olarak ortaya çıkan bilgi güvenliği sorunlarıyla birlikte insana yönelik kişisel verilerin korunması konusunun da ciddiyetini katlanarak arttırmıştır. Bu çalışmada Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin bilgi güvenliği uygulamalarına ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevcut durumlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Ankara'da bulunan üniversite kütüphaneleri yöneticilerinin ve kütüphanecilerinin bilgi güvenliği ve kişisel verilerin yönetimi konusunda bilgi ve farkındalıkları görüşme ve anket tekniğiyle incelenmiştir. Bununla birlikte, Ankara'daki üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği uygulamalarına yönelik (bina, koleksiyon, personel, vb.) gerçekleştirilen düzenlemeler araştırma çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda; Ankara'da yer alan üniversite kütüphanelerinde kişisel verilerin elde edilmesi, toplanması, kaldırılması, saklanması olmak üzere kişisel verilerin yönetimine yönelik düzenleme ve politikaların eksik olduğu, kişisel verilerin yönetiminden sorumlu bir personelin bulunmadığı, kullanıcılardan kişisel verilerin işlenmesine yönelik onay alınmadığı ve aydınlatma metinlerinin içeriğinde kişisel verilerin saklanması, silinmesi ve aktarılmasına yönelik bilgilere yer verilmediği, kütüphane yöneticilerinde ve kütüphanecilerinde kişisel verilerin yönetimi ve korunmasına yönelik yaklaşım ve farkındalık eksikliği tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırma bulgularında üniversite kütüphanelerinde bina, koleksiyon, yazılım ve donanım olmak üzere bilgi güvenliği uygulamalarına yönelik yetersizlikler olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda "Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği ve kişisel verilerin yönetimine dönük karar verme ve uygulama düzeyindeki eksiklikler (politika, konuyla ilgili bilinç ve farkındalık, risk değerlendirmesi gibi konularda) bulunmaktadır." şeklinde olan hipotezimiz doğrulanmıştır. Son olarak araştırmada, üniversite kütüphanelerinin bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunmasını içeren yapılandırılmış bir politika oluşturmaları ve konuya yönelik bilinç ve farkındalık çalışmalarının yapılmasıyla ilgili önerilere yer verilmiştir. Anahtar sözcükler: Bilgi güvenliği, kişisel veri, kişisel verilerin korunması, kişisel verilerin yönetimi, üniversite kütüphaneleri

Bilgi güvenliğiHakların korunmasıKişisel veri+2
Dilan Şerife Şişkin
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kültürel varlıkların yönetiminde semantik ağ ve coğrafi bilgi teknolojileri çerçevesinde bir sürdürülebilirlik yaklaşımı: Konumsal Semantik Kültür Ağı (KoSeKA) modeli

Türkiye'de kültürel varlıkların yönetilmesine yönelik sayısal koruma ve çevrimiçi erişimi sağlayacak sürdürülebilir bir bilgi sisteminin olmayışı, kültürel varlık yönetimi ve hatta bilgi hizmetlerinin geneline yönelik çalışmalarda coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ve semantik ağ uygulamalarından faydalanılmamış olması bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Araştırmanın hipotezi; "Türkiye'deki kültürel varlık bulunduran kurumların, sayısal ortamda kültürel varlıkların yönetilmesine yönelik planlama, süreç ve uygulamaları sürdürülebilir değildir" olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, Türkiye'de kültürel varlıkların yönetimine yönelik süreç ve uygulamaların mevcut durumlarını ortaya çıkartarak karşılaşılan sorunların hangi nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmesi, CBS ile kültürel varlıkların yönetimi arasındaki ilişkinin belirlenerek semantik ağda bir coğrafi bilgi sistemi tasarlanmasında kavramsal ve teknik altyapının belirlenmesi ve sayısal ortama aktarılan bilgilerin yönetilmesinde içeriğin özgünlüğü bozulmadan uzun süreli korumayı ve çevrimiçi erişimi sağlayacak bir modelin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Modelin oluşturulmasında betimleme ve vaka çalışması yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin elde edilmesinde literatür derinlemesine incelenmiş, kültürel varlıklar ile bellek kurumları arasındaki ilişkiler saptanmış, kültürel varlıkların sayısal ortamda yönetimi konusu standartlar ve uygulama örnekleri üzerinden incelenerek CBS geliştirilmesine yönelik gereksinimler ortaya çıkartılmıştır. Bu bilgilerden hareketle görüşme ve anket formu olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleştirilen alan araştırmasında 23 adet kurum/kuruluş temsilcisi ile görüşme yapılmış, ilaveten 30 kişinin katılımıyla anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Arşiv, kütüphane, müze, araştırma merkezleri, vakıf/dernek, kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşları ile üniversiteler şeklinde kültürel varlıklar ile etkileşim içerisinde bulunan geniş bir yelpazeden yetkililerin görüşleri ile elde edilen bulguların değerlendirilmesi neticesinde hipotez ve alt hipotezlerimizin kabul edildikleri tespit edilmiştir. Yapılan alan araştırması ile literatür değerlendirmesinden sağlanan bilgiler doğrultusunda, Türkiye'de kültürel varlıkların yönetilmesi süreçlerinde kullanım imkânı bulacak, kamu ve özel kurum/kuruluşlar, bellek kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler, araştırmacılar ve vatandaşların kullanımına katkı sağlayacak "Konumsal Semantik Kültür Ağı (KoSeKA) Modeli" önerisi ve literatüre yön verecek tanımlamalar ortaya çıkartılmıştır. Sadece kültürel varlıkların yönetimi değil, farklı disiplinlerde de kullanılmak üzere tasarlanan model önerisi içerisinde yasal düzenlemeler, idari yapılanma ve teknik altyapıya yönelik öneriler de sunulmuştur. Türkiye'de ulusal kültürel varlıklar bilgi sisteminin oluşturulmasında, bu çalışmada elde edilen bulgular ile analizler sonucu sunulan önerilerin temel teşkil edeceği değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Bilgi yönetimi, Kültürel varlıkların yönetimi, Sürdürülebilirlik, Coğrafi bilgi sistemleri, Semantik ağ, Konumsal semantik kültür ağı, Kültürel bellek kurumları

Anlamsal ağlarBilgi merkezleriBilgi sistemleri+6
Safa Burak Gürleyen
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Haber okuryazarlığı programı: İçerik tasarımı ve etkililiğinin değerlendirilmesi

Teknolojik imkânlar sayesinde, sıradan insanlar bile içerik üreticisi haline gelmiş, böylece dolaşımda olan bilgi miktarı hızla artmıştır. Son derece kolay bir şekilde ulaşılan bilginin hızlı yayılımı, sahte haberlerin de hızla çoğalmasına elverişli bir zemin hazırlamıştır. Bu durumun, çoğu zaman bireyden topluma kadar yayılan bir etki alanı vardır. Sahte haberlerle mücadele etmek ve bu duruma ilişkin olarak bilgi kullanıcılarına farkındalık kazandırmak üzere son dönemlerde üzerinde durulan önemli kavramlardan biri haber okuryazarlığıdır. Bu okuryazarlık türü, bilgi kullanıcılarına haberlerin doğruluğunu ve güvenilirliğini değerlendirebilmeleri için eleştirel düşünme becerileri kazandırmayı hedefler. Bu çalışma kapsamında da var olan haber okuryazarlığı programlarına ve ilgili literatüre dayalı olarak Türkçe bir haber okuryazarlığı eğitim programı geliştirilmesi ve bunun bilgi kullanıcıları üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yedi farklı modül şeklinde geliştirilen içerik, yarı deneysel tasarım modeli çerçevesinde Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü birinci sınıf öğrencilerine iki farklı yılda uygulanmıştır. Eğitimin değerlendirilebilmesi için, eğitim öncesi ve sonrasında katılımcılar, birer ön ve son test ile sınanmıştır. Ardından, testlerin sonuçları değerlendirilerek eğitimin eksik kalan, geliştirilmesine ihtiyaç duyulan noktalarının neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar, her iki yılda da öğrencilerin eğitimden en çok yararlandıkları modülün, "Haber Doğrulama I-II" başlıklı Modül 4-5 olduğunu göstermiştir. Ayrıca, ikinci yılda verilen eğitime katılan öğrencilerin "Haber Okuryazarlığı Nedir?" başlıklı Modül 1'den de yararlandıkları anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra, eğitim içeriğinin bazı yönleriyle öğrencilere yeterince ulaşamadığı da görülmüştür. Uygulanan ön ve son test sonuçlarına göre, ilk yıl eğitim alan grupta bulunan öğrencilerin, "haber doğrulama açısından önem taşıyan bilgi kaynaklarını ayırt edebilme", "iddia ve doğrulama, kanıt ile çıkarım arasındaki farkı ayırt edebilme"; ikinci yıl eğitim alan gruptakilerin ise "kitle iletişim araçlarının ifade özgürlüğünün gerçekleşmesindeki rolünü değerlendirebilme" konularına yönelik öğrenme çıktıları ile ilgili daha fazla hata yaptıkları belirlenmiştir. Ayrıca, "'misinformation' ve dezenformasyonu ayırt edebilme" konusunun ise her iki yılda da öğrenciler için yeterince yararlı olamadığı anlaşılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucu, eğitimin geliştirilmesinde farklı disiplinlerin bir arada çalışmasının uygun olacağı ve eğitimin daha verimli hale getirilebilmesi için bilgi kullanıcılarının değişen ihtiyaçları ile değişen bilgi ortamlarına uygun olarak şekillendirilebilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi okuryazarlığıBilgi okuryazarlığı eğitimiDezenformasyon+4
İpek Şencan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki bakanlık internet sitelerinin erişilebilirliği: WCAG 2.1 kullanılarak bir değerlendirme

Toplum içindeki engele sahip insanların azımsanmayacak oranda olduğu dikkate alındığında söz konusu insanların diğer insanlara eşit bir şekilde bilgiye erişebilir durumda olması toplumun öncelikli sorumluluklarındandır. Bu durum internet sitelerinde görev alan kişilere ciddi bir sorumluluk yüklemektedir. Çünkü internet zaman içinde bilgi paylaşımının birincil aracı olmaya doğru hızlı bir şekilde yol almaktadır. İnternetteki bilgiyi herkes için eşit kılabilmek ve erişim engellerini ortadan kaldırabilmek adına devletler ve özel kuruluşlar birtakım tasarım standartları yayınlamıştır. Bu standartlardan birisi de World Web Consortium (W3C)'un yayınladığı WCAG yönergeleridir. Yıllar içerisinde güncellenerek yeni sürümleri yayınlanan WCAG, internet sitelerindeki erişilebilirlik problemlerine yol açan tasarım hatalarına işaret ederek çözüm önerileri sunmaktadır. Maddeler halinde uygulanması gereken tasarım kuralları barındıran WCAG, pek çok ülke ve kurum tarafından standart olarak takip edilmektedir. Resmi olarak yayınlanan son sürüm olan WCAG 2.1, 78 maddelik başarı ölçütünden oluşmaktadır. Söz konusu her bir maddenin uygunluk seviyesi bulunmaktadır. Bu uygunluk seviyeleri "A", "AA" ve "AAA" olarak belirlenmiştir. "A" seviyesi minimum düzeydeki, "AA" seviyesi orta düzeydeki ve "AAA" seviyesi maksimum düzeydeki uygunluk için karşılanması gereken maddeleri göstermektedir. İdeal bir dünyada bütün internet sitelerinin herkes için eşit derecede erişilebilir olması beklenirken, bazı kategorilerdeki internet siteleri için bu sorumluluk daha önemli hale gelmektedir. Herkese eşit derece hizmet vermekle sorumlu olan kamu kuruluşlarının internet siteleri bu kategorilerden birisidir. Bu çalışma, ülkemizdeki kamu kuruluşlarından olan bakanlıkların internet sitelerini bu konu üzerinden ele almaktadır. Çalışmada temel olarak mevcut erişilebilirlik durumu üzerine bir farkındalık oluşturmak istenilmektedir ve ülkemizdeki bakanlıkların internet siteleri WCAG 2.1 başarı ölçütleri üzerinden değerlendirmeye alınmaktadır. Çalışmada; bütün bakanlık siteleri için, elci ve otomatize yöntemler kullanılarak hedef sayfalar belirlenmiş, her bir WCAG 2.1 maddesi üzerinden elci yöntem ile testler uygulanmış ve karşılanma durumları saptanmıştır. Maddelerin uygunluk seviyelerinin de göz önüne alındığı sonuç puan tabloları elde edilmiştir. Elde edilen puan tablolarında bakanlıkların internet sitelerinin her birinin, 100 puan üzerinden 35'in altında kaldığı gözlenmiştir. Gözlenen temel erişim problemleri açıklanarak, çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

BakanlıklarErişilebilirlikErişim engelleme+2
Metin Arslantürk
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ulusal bilim ve teknoloji politikalarında bilgi yönetimine yaklaşım: Türkiye için bir strateji ve eylem planı model önerisi

Bu çalışmada, bilginin elde edilmesi, bilimsel ve teknik yöntemlerle düzenlenmesi ve sunulması olarak tanımlanan bilgi yönetimi kavramı, "bilgi kaynakları, bilgi hizmetleri, bilgi sistemleri ve bilgi altyapısı" bileşenlerinin toplamından oluşan bilgi politikası bağlamında ele alınmıştır. Çalışma, Türkiye'de Cumhuriyet Döneminde oluşturulan ulusal bilim-teknoloji politikalarında bilgi yönetimine yaklaşımı ve bakış açısını tarihsel bağlamda ortaya koymak ve bu konuda olması gereken yaklaşım için bir strateji geliştirme ve uygulama modeli ile bilgi yönetimi stratejisi ve eylem planı önerisi sunmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Türkiye'de uygulanan bilim-teknoloji politikalarında bilgi yönetimine yaklaşımı tarihsel bağlamda ortaya koyabilmek için 1923-2020 arasında Türkiye'nin ulusal bilim-teknoloji politikalarını belirleyen kurum ve kuruluşlar tarafından oluşturulan, doğrudan ya da dolaylı olarak bilim-teknoloji politikaları ile ilişkili 218 adet belge içerik analizi tekniğinden yararlanılarak incelenmiştir. Bu bağlamda incelenen mevzuat, plan, program, strateji belgeleri ve hükümet programlarından oluşan belgelerden bilgi yönetimi bileşenlerine ilişkin veriler elde edilmiştir. Bu verilerin değerlendirilmesi ile ulusal bilim-teknoloji politikalarında bilgi yönetiminin ağırlıklı olarak hangi konular çerçevesinde düşünüldüğü, bilgi yönetiminin genel özellikleri ve nasıl algılandığı, bilgi yönetimi bileşenleri gelişim ve değişim süreçleri, bilgi yönetimi ile ilgili politika alanlarındaki temel eksiklikler ve bilgi yönetimi alt süreçlerinin hangi politika alanları ile ilişkilendirildiği belirlenerek ulusal bilim-teknoloji politikalarındaki bilgi yönetimine yaklaşım ortaya konmuştur. Türkiye'de bilginin bilimsel, teknolojik, ekonomik ve sosyal kalkınmada bir araç olarak kullanılmasını destekleyen, bilgi yönetimi işlevlerini yerine getirmeyi sağlayan güçlü bir ulusal politika, strateji, eylem planı ve sistemine sahip olmadığı; ulusal bilgi yönetimi politikası kapsamında bütüncül bir biçimde ele alınması gereken konuların parçalı biçimlerde 1923-2020 arasında incelenen ulusal bilim-teknoloji politikası belgelerinde yer aldığı ve farklı politika alanları ile ilişkilendirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla "bilgi yönetimi, Cumhuriyet Dönemi ulusal bilim ve teknoloji politikalarında bütüncül, stratejik ve ulusal düzeyde ele alınması gereken bir politika alanı olarak görülmemiştir" biçiminde ifade edilen araştırmanın temel hipotezi ile "bilgi yönetimi, Cumhuriyet Dönemi ulusal bilim ve teknoloji politikalarının organik ve zorunlu bir unsuru olarak görülmemiş, sürekli ve tutarlı bir nitelik göstermemiştir " biçiminde ifade edilen araştırmanın alt hipotezi ispatlanmıştır. Sonuç olarak Türkiye'de etkin bir bilgi yönetimi için bilginin yaratılması, elde edilmesi, düzenlenmesi, korunması, yayılması ve kullanılmasına uygun zemini hazırlamayı amaçlayan ulusal bir bilgi yönetimi politikasına gereksinim olduğu görülmüş ve ulusal bilim-teknoloji politikaları bağlamında bilgi yönetimi geliştirme ve uygulama modeli ile Türkiye için bir bilgi yönetimi stratejisi ve eylem planı önerisi sunulmuştur. Tezin özgün çıktılarından biri olan bilim ve teknoloji politikaları bağlamında bilgi yönetimi geliştirme ve uygulama modeli; bilim-teknoloji politikası girdileri, çıktıları ve performans göstergeleri; bilgi yönetimi kapsamı; bilgi yönetimini etkileyen çevre faktörleri; bilgi politikası geliştirme modelleri; strateji geliştirme modelleri ve bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında geliştirilen teorik ve uygulamalara dayalı karma yapıda bir modeldir. Tezin diğer çıktısı ise Türkiye için örnek bir bilgi yönetimi stratejisi ve eylem planı önerisidir. Önerilen örnek bilgi yönetimi stratejisi ve eylem planı tez çalışması kapsamında yer alan ulusal bilim ve teknoloji politikası belgelerinin analizi sonrasında bilgi yönetimi konusunda tespit edilen eksiklikler ve temel gereksinimlere göre geliştirilmiştir.

Bilgi yönetimiBilim politikasıEylem planı+2
Selda Ekici
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkçe akademik yayınlar için yapısal öz çıkarım sistemi

Bilgi teknolojilerinin yaşamın her alanında yaygın olarak kullanılır hale gelmesiyle araştırmacıların makale tam metinlerini okumaya yetişememeleri sorunu farklı bir boyuta ulaşmıştır. Araştırmacılar, elektronik ortamda eriştikleri geniş hacimli bilgi yığınını incelerken elektronik sürümlerin, çevrimiçi ortamın ve dijital ekranların doğası gereği yeni zorluklarla da mücadele etmektedirler. Özler, potansiyel okurların, bu elektronik bilgi yığını içinden ilgili tam metni seçerek okumalarını sağlayacak en önemli araçtır. Ancak, bir makalenin tam metnini taramada okura kolaylık sağlamak amacıyla üretilen makale özleri, çoğunlukla tam metinlerinden daha zor okunurluklu ve yapısal içerik olarak eksik üretilmektedirler. Bu tez çalışması ile teknolojinin insanın bilgi ile etkileşimini devamlı dönüştürdüğü günümüz koşullarında bilimsel makalelerin okur ile buluşma sürecine katkı yapmanın yolları araştırılmıştır. Bu doğrultuda çalışma kapsamında bilimsel makalelerin özlerinin otomatik yöntemlerle elde edilmesinde yapısal yöntemleri kullanmanın katkısı incelenmiştir. Geliştirilen sistem, makalelerin tam metinlerinin tüm yapısal bölümlerinden temsilci cümleler seçme prensibine göre çalışmaktadır. Elde edilen otomatik yapısal öz başarımları sistemin klasik öz çıktılarına göre daha üstündür. Tüm çıktıların hesaplanan okunurluk değerleri yazar özlerinin okunurluk değerlerinden belirgin bir şekilde daha kolay okunurluk seviyesindedir. Tez çalışması kapsamında geliştirilen özetleme sistemi veri setinden bağımsızdır. Söz konusu özetleme sistemi Türkçe başka doküman grupları için de kullanılabilir özelliktedir. Bu çalışmanın sonuçlarının ve kullanılan, Türkçe kütüphanecilik ve bilgibilim alanında yayımlanmış 421 makaleden oluşan derlemden elde ettiğimiz veri setinin başka araştırmalarda kullanılabileceği düşünülmektedir. Geliştirilen yapısal öz hazırlama sisteminin, klasik özlerle üretilen derlemler için daha iyi okunurluklu otomatik yapısal özler üretmek için kullanılabileceği gibi yazar ve editörler için yardımcı bir araç olarak da bilimsel iletişim sürecine katkı sunabileceği değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Bilimsel iletişim, bilgi erişim, metin özetleme

Bilgi erişimBilgi erişim sistemiBilim iletişimi+4
Ayşe Esra Özkan Çelik
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki halk kütüphanesi yönetim ve hizmet yapısının yenilikçi örgüt kültürü açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada Türkiye'deki il halk kütüphanelerinin mevcut yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımlarına ve bu yaklaşımların yenilikçi örgüt kültürü ile ilişkisine odaklanılmıştır. Halk kütüphanelerinin kurumsal sürekliliği, etkinliği ve verimliliğinin geleneksel yönetim ve hizmet yaklaşımlarıyla gerçekleştirilemeyeceği, yenilikçi hizmet ve yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiği savunulmaktadır. Yenilikçi yönetim ve hizmet anlayışı ise yenilikçi örgüt kültürünün ürünüdür. Araştırmanın hipotezi; "Türkiye'deki il halk kütüphanelerinde geleneksel yönetim ve hizmet geliştirme anlayışının hâkim olması, hiyerarşi kültürünün baskın olması ve yenilikçi kültürü destekleyecek strateji eksikliği nedenleriyle yenilikçi örgüt kültürü oluşturulamadığından yenilikçi yönetim ve hizmet yapısı da geliştirilememektedir" şeklinde formüle edilmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın temel amacı ise; Türkiye'deki il halk kütüphanelerinin sahip olduğu mevcut örgüt kültürü yapısını ortaya çıkararak, yenilikçi yönetim ve hizmet yapısına sahip olunamamasının nedenlerini belirlemek ve bu durumun yenilikçi örgüt kültürü ile ilişkisini ortaya koymaktır. Bununla birlikte, yenilikçi örgüt kültürüne karşı algı ve farkındalık oluşturmak ve kültürel değişim ve dönüşüm sürecine dayanak oluşturacak ulusal nitelikte yenilikçi örgüt kültürü stratejisi geliştirme modeli, yenilikçi örgüt kültürü strateji ilkeleri ve yenilikçi örgüt kültürü strateji eylem planı önerisi geliştirmek de amaçlanmaktadır. Araştırmada betimleme yöntemi kullanılmış, anket ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniklerinden yararlanılmıştır. İl halk kütüphanelerinde görev yapan mesleki eğitim almış 182 personelle (yönetici ve kütüphaneci) anket, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nde yönetici statüsünde görev yapan yedi katılımcı ile de yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Anket soruları halk kütüphanelerinin mevcut yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımları, halk kütüphanelerinde yenilikçiliği engelleyen etkenler, katılımcıların yenilikçilik kavramına bakış açıları ve halk kütüphanelerinin mevcut ve hedeflenen örgüt kültürü yaklaşımları kapsamında tasarlanmış, öte yandan görüşme soruları da büyük oranda anket sorularına paralel bir yaklaşımla kurgulanmıştır. Tez, "giriş", "yönetim, örgütsel yapılanma ve halk kütüphaneleri", "yenilikçilik, örgüt kültürü ve halk kütüphaneleri", "bulgular ve değerlendirme" ve "sonuç ve öneriler" olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Sonuç olarak Türkiye'deki halk kütüphanelerinde geleneksel yönetim ve hizmet geliştirme anlayışının hâkim, hiyerarşi kültürü yaklaşımının baskın ve yenilikçiliğin sistematik olarak hayata geçirilebilmesi için gerekli strateji unsurlarının eksik/yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Yenilikçi yönetim ve yenilikçi hizmet yenilikçi örgüt kültürünün ürünü, yenilikçi örgüt kültürü öğrenen örgüt olabilmenin ön koşulu, kültürel değişim ise toplumsal değişimin gereğidir. Bu bağlamda, halk kütüphanelerin toplumsal değişime karşılık verebilmesi, kurumsal sürekliliği, etkinliği ve verimliliğini sağlayabilmesi, yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımını yenilikçilik odaklı kurgulayabilmesi adına araştırmanın öneri bölümünde ortaya konulan genel önerilerin dışında bu değişimin örgüt kültürü boyutunda sağlanabilmesi için yenilikçi örgüt kültürü stratejisi geliştirme modeli, yenilikçi örgüt kültürü strateji ilkeleri, yenilikçi örgüt kültürü strateji eylem planı sunulmuştur.

Değişim yönetimiHalk kütüphaneleriKütüphane hizmetleri+6
Erdinç Alaca
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eskişehir il halk kütüphanesi resimli çocuk kitaplarının değerlendirilmesi

Çocuk edebiyatı ürünlerinin taşıdığı özellikler, hitap ettiği yaş grubuna göre farklılık göstermektedir. Çocuğun, yaşına uygun, gelişimini destekleyecek nitelikte kitaplarla buluşturulması, halk kütüphanelerinin temel görevleri arasında yer alır. Bu kapsamda, her çocuğa eşit hizmet veren halk kütüphanelerinin çocuk dermelerinin, çocuk kitapları tasarım ilkeleri ışığında değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Eskişehir İl Halk Kütüphanesi resimli çocuk kitapları dermesi dış yapı ve içyapı unsurları açısından değerlendirilmiş ve bu unsurların kitapların ödünç alınması üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kitapları değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından "Resimli Çocuk Kitaplarını Değerlendirme Formu" oluşturulmuştur. Çalışmanın evrenini, Eskişehir İl Halk Kütüphanesi'nin 0-7 yaş çocuklara hitap eden ve 2015-2019 yılları arasında yayınlanmış resimli çocuk kitapları oluşturmaktadır. Betimleme yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmada, 2197 kitap arasından rastgele örnekleme yöntemi ile seçilmiş 130 resimli çocuk kitabı değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, kitap kapağının görsel etkisinin ilgi çekici olması, kapak resimlerinin konuyu yansıtması, resimlerin çocuğun öykü oluşturabileceği nitelikte olması, resim ve metin oranının uygunluğu, kitabın çocuğun gelişim düzeyine, ilgi ve gereksinimlerine uygunluğu, kitabın çocukta okuma isteği uyandıracak nitelikte olması gibi dış yapı ve içyapı unsurları, kitapların ödünç alma durumunu olumlu yönde etkilemektedir. Elde edilen sonuçlara göre, "Eskişehir İl Halk Kütüphanesi dermesinde bulunan resimli çocuk kitaplarının dış yapı ve içyapı özellikleri ile çocuğa görelik (uygunluk) unsurları onların ödünç alınma durumlarını etkilemektedir" şeklinde oluşturulan hipotezi doğrulanmıştır. Çalışma sonunda önerilerde bulunulmuştur.

Erken çocuk eğitimiHalk kütüphaneleriResimli çocuk kitapları+3
Gözde Anıl Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arşivlerde dijitalleştirme ve kullanıcı hizmetleri: Bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu örneği

Geçmişten günümüze, arşiv hizmetlerinde erişilebilirlik çeşitli araçlar için stratejiler ve teknolojiler kullanılmıştır. Dijitalleşmenin arşivler üzerinde çok büyük etkisi olmuştur. Bu sebepten dolayı dijital arşivlerin gelişmesinde bilimsel ve ekonomik gelişmelerin özel bir yeri bulunmaktadır. Dijital uygulamalar aracılığı ile arşivlere kolay erişim imkânları sağlanmaktadır. Fakat teknolojideki hızlı değişim, arşiv kurumlarını farklı sorunlar ile karşı karşıya getirmektedir. Bu sorunlardan bazıları arasında donanım ve yazılım geliştirme ihtiyacı, sistem bakımı için artan maliyetler, sistem yönetimi, korunma ve veri yönetimi yer almaktadır. Özellikle hızla gelişen büyük veri, veri madenciliği ve veri analiz kavramlarının yaygınlaşması ve bu alanlara yapılan yatırımların artması ile konu daha da önem kazanmıştır. Çalışmada kurumsal dijital arşivin önemi, kurumsal dijital arşiv çalışmalarının yapılandırılması ve kağıtsız ofis uygulamalarına geçiş ile ilgili koşullar değerlendirilmektedir. Bu çerçevede araştırmanın alanını Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Merkez Teşkilatında yapılan dijital arşiv çalışmalarının analizi oluşturmuştur. Bu kapsamda Ankara'da bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Merkez Teşkilatında görev alan toplamda 1.350 personel çalışmakta olup ankete katılabilecek olan toplam personel sayısı 850 olarak öngörülmüştür . Bu örneklemden 102 kurum personeline 2019 Mart ayı içerisinde anket uygulanmıştır. Gerçekleştirilen anket ile katılımcıların kurumda bilgi, belge ve arşiv sistemlerine dönük koşulları değerlendirmesi istenmiştir. Bu kapsamda kurumsal dijital arşivin sağlayacağı faydalar ve olumlu/olumsuz etkiler incelenmiş, kurumun arşivlerinin sayısallaştırması ile kurumsal hafızasın elektronik ortamda oluşturulması ve kâğıt kullanımının ortadan kaldırılması, dijitalleştirme projesini sonucunda elde edilecek kazanımlar ve kurumda yapılmakta olan Dijital Arşiv IT çalışmasının kurum için ne derece etkili olacağı araştırılmıştır. Çalışmada literatür incelemesi, anket ve kurumda gerçekleştirilen analizler sonucunda elde edilen bulguların betimsel istatistikleri değerlendirilmiş, anket verilerinin aritmetik ortalama ve standart sapmaları, Ki-kare sonuçları, korelasyon ve regresyon değerleri yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda "dijital arşivlerde kurumsal gereksinimlere uygun, içeriğe etkin erişimin sağlanabildiği güvenli modellerin geliştirilebilmesi için dijitalleştirme süreçlerinin projelendirilmesi gerekir" şeklindeki hipotez doğrulanmıştır.

ArşivcilikBilgi Teknolojileri ve İletişim KurumuElektronik arşiv+2
Geylani Özçubukçu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijitalleştirme ve kurumsal elektronik arşiv yönetim sistemlerinin yapılandırılması

İçinde bulunduğumuz çağ, insanlık tarihinde bilginin en etkili ve yoğun kullanıldığı dönem olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle dönemi tanımlamak için "bilgi çağı" bu çağda yaşan inşalar için de "bilgi toplumu" terimleri kullanılmaktadır. Bilginin yoğun, etkili bir şekilde ve de yaygın olarak kullanılması bilgiyi bir güç unsuru haline getirmiştir. Ancak bu güçten elde edilecek faydaların ortaya çıkarılması bazı gerekliliklerin yerine getirilmesine bağlıdır. Özellikle bilginin yoğun bir şekilde üretildiği ve kullanıldığı kurumsal yapılar için bilgi rekabet ortamında hayatta kalmanın ve varlığını sürdürmenin yolunun bilgiyi doğru bir şekilde yönetmekten geçtiği söylenebilir. Bilginin önemini ve gücünü kavrayan kurumlar ürettikleri ya da bir şekilde elde ettikleri bilgileri yönetmek için çeşitli yöntem ve sistemler geliştirmektedirler. Özellikle teknolojinin bilgi ile ilgili alanlarda çok hızlı bir gelişim göstermesi, bilginin yönetimi ve denetimi konusunda da geliştirilen sistem, yöntem ve yaklaşımların sürekli değişmesine neden olmaktadır. Yaşanan bu değişimle başa çıkmak için kurumlar bünyelerinde, bilgi yönetimi konusunda uzmanlaşmış birimler ve sistemler oluşturmaya başlamışlardır. Bilgi yönetimi konusunda yapılan çalışmalarda etkileşimin ve birlikte çalışabilirliğin önemi ortaya çıkmış bunun bir sonucu olarak da çalışmaların belli kurallar çerçevesinde yapılması ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyacın karşılanması için çeşitli ulusal veya uluslararası düzenlemeler yapılmış, projeler ve standartlar geliştirilmiştir. Bilgi teknolojilerinde yaşanan hızlı değişim, ekonomik ve sosyal hayatta sürekli değişen koşullar yapılan bu çalışmaların da sürekli gözden geçirilerek yenilenmesine neden olmaktadır. Kurumlar, bilgi yönetimi ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri faaliyetleri, değişen koşullar ve gerekliliklere uygun hale getirmek için devamlı bir çaba içerisindedir. Günümüzde, özellikle bilgi yönetimi konusunda kullanılan elektronik sistemlerin ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde yapılandırılması ve güncel tutulması önemli bir sorun olarak görülmektedir. Bu çalışmada bilgi çeşitli boyutlarıyla ele alınmış, yönetim açısından bilginin değeri ve etkisi ortaya konmuş, bilgi yönetimi kapsamında değerlendirilebilecek önemli çalışmalar incelenmiştir. Bilginin taşıyıcı unsuru olan belgeler özellikle kurumsal bilgi yönetimi kapsamında ele alınmış, kurumsal belgelere ev sahipliği yapan arşivlerin elektronik olarak yönetilmesi için ihtiyaç duyulan sistemlerin nasıl yapılandırılması gerektiğine dair bir öneri sunulmuştur. Yapılandırma önerisinde yazılımın dinamik, esnek, ölçeklenebilir ve uyarlanabilir olması için sahip olması gereken temel unsurlar ile bu unsurların nasıl bir etkileşim içerisinde konumlandırılması gerektiği x çeşitli grafik ve iş akış diyagramları ile açıklanmaya çalışılmıştır. Sunulan önerinin Türkiye'de dijitalleştirme süreçlerini oluşturan seçim, dönüştürme, tanımlama, kalite kontrol gibi işlemlerin gerçekleştirildiği elektronik arşiv yönetim sistemlerinin yapılandırılmasına dönük ölçütlerin geliştirilmesi, dijitalleştirme ve elektronik arşiv yönetimi ile ilgili sorunlarının çözümüne katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Arşiv sistemleriArşivlerBelge yönetimi+6
Hüseyin Ünal
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-kitap sağlama modellerinin karşılaştırmalı analizi: Hacettepe Üniversitesi örneği

Eğitim ve araştırma faaliyetlerini desteklemek amacıyla e-kitaplar kütüphane koleksiyonlarının değerli bir parçası haline gelmiştir. Kurumların mevcut bütçelerini etkin bir şekilde kullanarak doğru ve dengeli bir koleksiyon oluşturabilmeleri için e-kitap yönetim süreçlerini değerlendirmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda yönetim sürecinde karar verilmesi gereken önemli konulardan biri e-kitap sağlama modelleridir. E-kitap tedarikçileri tarafından sunulan farklı e-kitap sağlama modelleri bulunmakta ve bu modeller ekonomik şartlar ve teknolojik gelişmeler nedeniyle sürekli değişmektedir. Avantaj ve dezavantajları da dikkate alınarak ihtiyaç ve beklentileri en uygun maliyetle karşılayacak modellerin değerlendirilmesi önemli bir husustur. Çalışmamızda sağlama modeli tercihinin toplam harcama maliyetlerini nasıl etkilediği, model tercihinin disipline göre değişip değişmediği, en uygun maliyete ve birim kullanım maliyetine sahip sağlama modellerinin hangisi olduğu araştırılmıştır. Bu kapsamda Türkiye'de ilk defa gerçek kullanım verilerine dayanarak yayıncı ve derleyici firma tarafından sunulan e-kitap sağlama modelleri test edilmiş ve geliştirilen senaryolarla maliyet ve konu analizi yapılmıştır. Hacettepe Üniversitesi Kütüphaneleri için yayıncıda EBA (Evidence Based Acquisition), derleyicide ise kısa vadeli ödünç vermenin (STL – Short Term Loan) kullanıldığı DDA (Demand Driven Acquisition) modelinin e-kitap sağlamada kullanabilecek en uygun model olduğu ve bu modellerin tercih edilmesi durumunda yapılacak toplam harcama maliyetlerinin düşeceği sonucuna ulaşılmıştır. E-kitap kullanım sıklıkları disipline göre farklılık göstermiş, ödenen toplam maliyete ve kullanım sayısına bağlı olarak konu alanlarında farklı birim kullanım maliyetlerine ulaşılmıştır. Disipline göre sağlama modellerinin tercihinde kullanım, kütüphanenin sahip olduğu bütçe ve tedarikçi koşulları etkili olmuştur. E-kitap sağlama modellerinin karşılaştırmalı maliyet analizinin yapıldığı bu araştırmanın sonuçları koleksiyon geliştirme ve yönetiminde kullanılmalı, kullanım verilerinin analizi yapılmalı, en uygun ve en ekonomik sağlama modelleri değerlendirmeli ve bütçelerin daha etkin kullanılması sağlanmalıdır.

Belge sağlamaElektronik kitapHacettepe Üniversitesi+4
Damla Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de dijital arkeolojik veri yönetimi

Kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması alanında farklı kurum ve kuruluşlar ile farklı disiplinlerden uzmanlar, araştırmacılar görev yapmakta, kütüphane, arşiv, müze gibi kültürel bellek kurumları önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişimlere paralel olarak, kültürel mirasın fiziksel olarak değil, aynı zamanda dijital olarak da korunması konusu UNESCO başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası politika yapıcılar tarafından da üzerinde durulan bir konudur. Arkeolojik araştırmaların, dijital arkeolojinin getirdiği yenilik ve değişimlerle birlikte, daha fazla ve çeşitli veri üretmesi, bilgiye dönüştürmesi sonucunda farklı paydaşlarda, farklı formatta, fazla miktarda verilerin oluşmasına neden olmaktadır. Bilimsel çalışmaların sonuçlarının, araştırmacılarla birlikte kamuoyunun erişimine ve kullanımına sunulması konusunda, açık erişim çalışmaları ile verilerin bulunabilir, erişilebilir, birlikte çalışılabilir ve yeniden kullanılabilir (FAIR) olmasını sağlayacak şekilde yönetimi bir gereklilik haline gelmektedir. Bu çalışmada, uluslararası alanda arkeolojik verilerin yönetimine yönelik yapılan araştırma ve projelerle, arkeolojik dijital veri arşivlerinden örnekler sunulmaya çalışılmıştır. Bilgi ve belge yönetiminin, arkeolojik araştırmalardaki durumunu ortaya koyabilmek amacı ile, Türkiye'deki durum literatüre, mevzuata, projelere ve Ankara Üniversitesi, Arkeoloji Ana Bilim Dalı kazılarının mevcut web siteleri ve var olan dijital veri arşivlerindeki veri durumlarına bakılarak incelenmiştir. Bu çalışmada, dijital arkeolojik verilerin yönetimi konusunda dünyada çeşitli çalışmalar ve projeler gerçekleştirildiği, Türkiye'de farklı kurum ve kuruluşlar ile çok fazla paydaşın görev aldığı ve çeşitli veri tabanları ile web sitelerinin oluşturulduğu ortaya konmuştur. Türkiye'deki dijital arkeolojik verilerin yönetimi için, politika ve model oluşturulmasına yönelik önerilerde bulunulmaya çalışılmıştır. Verinin yönetimi için uluslararası bilgi yönetim standartlarına uygun oluşturulması ve paylaşılabilmesi için aktörler arasında birlikte çalışılabilirlik ve iş birliği gerçekleştirilmelidir. Veri yönetimi için standartlar, ontoloji ve kontrollü sözlüklerin oluşturulması, kalıcı tanımlayıcılar kullanılması, ortak veri paylaşım platformu kullanılması, üniversite açık arşiv altyapılarının arkeolojik verilere yönelik de güncellenmesi, telif hakları ve dijital haklar yönetimi alanında çalışmalar yapılması, insan kaynağına yatırım yapılması ve mali kaynak sağlanması konusunda önerilerde bulunulmaya çalışılmıştır.

ArkeolojiAçık erişimDijital arkeolojik veri arşivi+5
Nurdan Atalan Çayırezmez
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yazma eserlerde bibliyografik niteleme: Rehber önerisi

En önemli yazılı kültürel miras öğelerinden olan yazma eserler geçmişin bilgi birikiminin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan çoğu orijinal kaynaklardır. Teknolojik gelişmelerle birlikte günümüzde bilgi merkezleri, bilgi kaynaklarına sahip olma, koruma ve saklama yöneliminden ziyade, kaynakların görünür olmasını sağlayarak kullandırma ve erişime açma yaklaşımını daha çok benimsemektedir. Koleksiyonunda yazma eser bulunduran bilgi merkezleri için bu değişim ancak eserlerin uluslararası standartlara uygun olarak bibliyografik nitelemelerinin yapılmasıyla mümkün olabilecektir. Bu çalışmada; Doğu/İslam yazma eserlerinin bibliyografik nitelemesi üzerinde durulmuştur. Türkiye'de yazma eserlerin bibliyografik nitelemesinde standart bir yaklaşımın olmaması birçok nedenden kaynaklanan bir sorundur. Otorite dizinlerinin eksikliğinin yanı sıra koleksiyonunda yazma eser bulunduran bilgi merkezlerinin dermelerinde ne kadar yazma eser olduğu, mevcut yazma eserlerin fiziksel, sanatsal ve içerik özelliklerinin neler olduğunun belirlenememesi gibi teknik sorunlar da bulunmaktadır. Ayrıca, kütüphanelerde bu işin kütüphanecilik eğitimi almamış ve kataloglama terminolojisinden uzak kişilerin sorumluluğuna bırakılması gibi yönetimsel sorunlar da yer almaktadır. Uluslararası kataloglama kuralı AACR2 ile üstveri standartları MARC ve RDA'da yer alan niteleme alanlarının yazma eser için doğru belirlenmesi ve alanlar arasındaki anlamlı ilişkinin ortaya konulmasında kişilerin bireysel tasarrufları ve kendi alışkanlıkları doğrultusunda bibliyografik kayıtlar hazırlanmasının önüne geçilmelidir. Bu çalışma; Türkiyede yazma eser koleksiyonlarının bilimsel ve kültürel özellikleri gözetilerek standart bibliyografik kayıtlarının oluşturulması amacıyla "yazma eserlerin bibliyografik nitelemesi" üzerine uygulanabilir bir rehber önerisi sunmaktadır.

Tuğçe Kozan
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de üniversite kütüphanelerinde veri kütüphaneciliği yeterlikleri ve araştırma veri hizmetlerinin kapsamı: Bir karma yöntem çalışması

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de üniversite kütüphanelerinde araştırma veri hizmetleri çerçevesinde yürütülen faaliyetleri ortaya koymak ve üniversite kütüphanecilerinin veri kütüphaneciliği ile ilgili bilgi, beceri ve yeterlik düzeylerini kendi algılarına dayalı olarak saptamaktır. Bu amaca ulaşabilmek için araştırmada nitel ve nicel araştırma desenlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem araştırma desenlerinden eş zamanlı desen benimsenmiştir. Araştırmanın nicel aşaması var olan durumu olduğu şekliyle betimleyen tarama modeli ile nitel aşaması ise verileri bütüncül bir yaklaşımla ayrıntılı bir şekilde sunmak için durum çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma, açık bilim politikasına sahip olan devlet ve vakıf üniversitelerinin kütüphanelerinde yürütülmüştür. Nicel boyutta araştırmanın evrenini söz konusu üniversite kütüphanelerinin ilgili birimlerinde (referans, kurumsal akademik arşiv, bilimsel iletişim birimi) çalışan 103 kütüphaneci oluşturmaktadır. Kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenen 83 kütüphaneci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Nitel boyutta ise araştırmanın çalışma grubu 5'i devlet, 5'i vakıf üniversitesi kütüphanesinde görev yapan kütüphane yöneticileridir. Katılımcılardan elde edilen nicel verilerin analizinde aritmetik ortalama, yüzde, frekans, bağımsız örneklemler için t-testi, ANOVA testi kullanılmış, nitel veriler üzerinde ise tematik analiz yapılmıştır. Nicel veriler SPSS 22 istatistiksel analiz paket programı ile çözümlenirken, nitel verilerin analizi için MAXQDA 2022 programı kullanılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri analizi sonuçlarının birçok noktada birbirini doğruladığı görülmekte olup karma yöntem araştırması kapsamında nicel, nitel ve karma araştırma soruları doğrultusunda ulaşılan bulgular değerlendirildiğinde çalışmanın sonuçları göstermiştir ki; Türkiye'de, üniversite kütüphanelerinde referans ve kurumsal akademik arşiv birimlerinde görev yapan kütüphanecilerin veri kütüphaneciliği konusunda bilgi, beceri ve yeterliği orta düzeydedir. Üniversite kütüphanelerinde AVH kapsamında sunulan hizmetler ise başlangıç seviyesinden biraz ileride olsa da geliştirilmeleri gerekmektedir. Üniversite kütüphanelerinin ilgili birimlerinde çalışan kütüphanecilerin bilgi beceri ve yeterlik düzeyleri ile mevcut hizmetlerin kapsamları paralellik göstermektedir. Dolayısıyla kütüphanecilerin veri kütüphaneciliği alanında kendilerini geliştirmelerinin, üniversite kütüphanelerinde araştırma veri hizmetlerinin kapsamının genişlemesine ve etkili hizmetler tasarlanmasına katkıda bulunacağı sonucuna varmak mümkündür. Bu çalışmanın literatüre, üniversite kütüphanecilerine, kütüphane yöneticilerine katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: üniversite kütüphaneleri, veri kütüphaneciliği, araştırma veri hizmetleri, araştırma veri yönetimi

Pelin Karcı Kandemir
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00