Karadeniz Technical University
Discipline

Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Anabilim Dalı

Karadeniz Technical University

21

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

21 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kentsel alan düzenlemelerinde imar parseli üretme yöntemleri ve sonuçlarının irdelenmesi

ÖZET Arsa ve arazi düzenlemelerinde parselasyon ile imar parsellerinin oluşturulmasında iki yöntem uygulanmaktadır. Bunlardan biri planlamayı yapan imar plancısı tarafından, yönetmelik gereği "imar adasını çizen parselasyonu da şekillendirir" mantığıyla oluşturulan parselasyondur ki; burada bu yöntem parsele göre tahsis (PGT) olarak adlandırılmıştır. Diğer yöntem ise, plancı tarafından parsellenmemiş yapı adalarının harita mühendisleri tarafından mülkiyet durumunun da dikkate alındığı, yönetmelik gereği minimum sayıda hisselendirmenin amaçlandığı parselasyon olup bu da tahsise göre parsel (TGP) olarak tanımlanmıştır. İmar uygulaması ile bu yöntemler kullanılarak üretilen imar parsellerinde, özellikle hisselendirme başta olmak üzere sosyal, ekonomik ve hukuki sorunlar oluşmaktadır. Bu Çalışmada; parselasyon için kullanılan parselleme yöntemlerinden her biri seçilen gerçek modeller üzerinde incelenerek birbiri ile mukayese edilmiştir. Özellikle (TGP) yöntemi ile 1985-1987 yılları arasında KTÜ tarafından Trabzon'da yapılan imar uygulamalarının sonuçları amaca yönelik olarak, hisseli oluşturulmuş imar parselleri başta olmak üzere çeşitli yönlerden incelenmiştir Sonuçta; (PGT) yönteminin özel amaçlı planlama ve uygulamalar (Sit alanları, hazine arazileri üzerindeki uygulamalar, özel mülkiyetteki büyük alanlar, standart boyutlu ve tip inşaat projeleri uygulanacak alanlar vb.) dışında, sorunsuz mülkiyetleri sorunlu yani özellikle hisseli duruma getirdiği gözlenmiştir. (TGP) yöntemi ile ise başta hisselendirme sorunu olmak üzere arzu edilmeyen tüm olumsuzlukları minimize ettiği görülmüştür. Ayrıca bu yöntemle mülkiyet durumu ve mülkiyetler arası ilişkilerin dikkate alınabildiği optimum verimli parselasyonun yapılabildiği anlaşılmıştır. Yine parselasyon için gerekli girdi verileri olan bilgilerin derlenmesi, işlenmesi ve sonuç ürünün (parselasyon haritası) elde edilmesinin imar planlarının yapımı ile ilgili yönetmeliğe rağmen ancak harita mühendisleri tarafından imar adalarının parsellere ayrılması ile mümkün olacağı sonucuna varılmıştır.

Kentsel alanlarParsellemeİmar parselleri
Bayram Uzun
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

İki yada daha fazla UTM dilimini ilgilendiren jeodezik problemlerin incelenmesi

Bu çalışmada iki yada daha -fazla UTM dilimini ilgilendiren Jeodezik problemlerde karşılaşılan sorunlar üzerinde durulmuştur. Bu çalışma üç esas bölüm altında incelenmiştir» İlk olarak Gauss-Krüger projeksiyonunda koordinat dönüşümleri anlatıldı. İkinci olarak da. Gauss-Krüger projeksiyonunda koordinat dönüşümlerinde hesap kapasitesinin artırılması hususunda bir çalışma yapıldı. Son olarakta hesap kapasitesinin artırılması halinde çıkan sonuçlar sayisal örnekler üzerinde tablolar halinde sunuldu, Gauss - Krüger projeksiyonunda indirgemeler karşılaştırmalı olarak yapıldı ve sonuca varıldı. IV

Gauss-KrügerKoordinat dönüşümüUTM dilimleri
Hamit Kadir Telatar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Dere yataklarının mülkiyet ve kullanım biçimi açısından incelenmesi

ÖZET Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de akarsuların ve buna bağlı olarak deniz ve göllerin giderek artan oranda kirlenmesi çevre sorunlarının başında gelmektedir.Bunun başlı sebebi akarsuların bir atık su kanalı haline getirilmesi ve amacı dışında kullanılması olarak gözlenmektedir. Aynca,akarsu yataklarının imar ve yerleşme açısından yanlış kullanma sonucu zaman zaman meydana gelen sel ve taşkınlar çevrede mal ve can kaybına da yol açmaktadır. Bu sorunların çözümü disiplinler arası bir konudur. Ancak, evvela dere yataklarının mülkiyet durumunun belirlenmesi, ıslah edilmesi ve imar faaliyetlerinin şartlara göre düzenlenmesi gerekmektedir. Bu aşamada yapılacak çalışmalar harita katastro ve imar uygulamaları ile ilgili olup birer uygulamalı jeodezi konusudur. Probleme örnek olarak Trabzon Değirmendere yatağının sahilden itibaren yaklaşık 3 km'lik kısmı seçilmişdir. Bu kesitte dere yatağının halihazır alımı yapılmış, yapılan dönüşüm hesabı sonucu oluşturulan kadastro sistemindeki halihazır pafta ile kadastral paftası çakıştırılarak dere yatağının mülkiyet ve kullanım biçimi tesbit edilerek mevzuatın öngördüğü,olması gereken şekli ile mukayese edilmiş ve başlıca yanlışlar belirlenmiştir. Problemin çözülmesi ve henüz bozulmamış dere yataklarından benzer yanlışlıkların yapılmaması için harita ve kadastro mühendisliği yönünden alınması gereken tedbirler ve önerilere değinilmiştir. V

Arazi kullanımıDere yataklarıDere ıslahı+1
Osman Demir
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Elipsoidin düzleme konform konik tasviri

Bu çalışmada, elipsoidin konform konik tasviri incelenmiştir. Tasvirin temel matematik yapısı tanımlandıktan sonra; (B,L) elipsoid coğrafî koordinatları ile (x,y) düzlem dik koordinatları arasındaki dönüşüm formülleri geliştirilmiştir Çalışmada elde edilen formüller, literatürde bilinen çözüm yöntemleri ile karşılaştırılmışlar. Elipsoid ve harita düzlemi arasındaki ilişki için gerekli olan (S-s) ve (T-t) indirgeme formülleri incelenmiştir. Bu formüller için sayısal örnekler verilmiş, sonuçlar tablo veya grafik şeklinde sunulmuştur. Son bölümde, konform konik tasvir ile Gauss-Krüger tasviri; değişik konumlarda seçilen farklı kenarlarda indirgemeler yönünden test edilmiştir. IV

ElipsoitKonform dönüşümler
Kemal Çelik
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

GPS ölçme süresini kısaltma amaçlı yöntem geliştirme

GFS Ölçme Şikesini Kısaltma Amaçlı Yöntem Geliştirme GPS sisteminin faz ölçüleri kullanmak suretiyle mm seviyesinde duyarlığa sahip olması ve nokta konumlarım üç boyutlu olarak aynı anda belirlemesi sistemin jeodezik ölçme amaçlı kullanımım büyük ölçüde arttırmıştır. Fakat standart GPS yöntemleri kullanarak, jeodezik ölçme çalışmalarından biri olan deformasyon izlemede bu sistemin kullanımı uygun olmayabilir. Çünkü deformasyon ölçmelerinin periyodik olma gereği, arazideki ölçme süresini arttıracak yönde etkilemektedir. Bu çalışmada, arazideki ölçüm süresini minimuma indirecek ve GPS 'den alınabilecek maksimum duyarlığı verebilen bir yöntem geliştirilmiştir. Yöntemde iki kez fark alınmış GPS faz ölçüleri kullanılmıştır. Ölçüm süresinin uzamasını en fazla etkileyen nedenlerden biri olan N tam sayı faz bilinmeyenin belirlenmesi bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. N sayısı, standart GPS yöntemleri veya yersel yöntemlerden elde edilen nokta konumlan kullanılarak belirlenebilir. Çalışmanın başlangıç noktası elde edilen bu koordinatlardır. Daha sonraki ölçümlerde, geliştirilen yöntem ve buna paralel olarak üretilen yazılım kullanılarak nokta konumları belirlenmektedir. Çalışma sonucunda, ağdaki bir kenarın ölçüm süresi bir kaç dakika seviyesine indirilmiştir. Test için 4 istasyon noktasında kısa kenarlardan oluşan bir GPS ağının ölçüleri değerlendirilmiştir. Yöntem, baraj, köprü gibi mühendislik yapılarının deformasyonunu izleme amaçlı kurulan kısa kenarlı ağların (kenar uzunluğu < 10 km) ölçümü için geliştirildiğinden yöntem içerisindeki modelde iyonosferik etki ihmal edilmiştir. Yöntemden alman sonuçlar, GPS ölçü değerlendirmelerinde yaygın kullanılan Bernese yazılımından elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Bernese yazılımı ile ölçülerin tümünün (yaklaşık 2-3 saat) kullanılmasıyla belirlenen koordinatlara, aynı ölçülerin geliştirilen yöntemle bir kaç dakikalık kısmı işleme sokularak bulunan koordinatlar mm seviyesinde uyuşmuştur. Anahtar Kelimeler : GPS (Global Positioning System), Deformasyon İzleme, N (GPS faz ölçülerindeki tam sayı faz bilinmeyeni). VII

GPS
Ertan Gökalp
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
DoctorateOpen AccessTR

Düşey yöndeki yerkabuğu deformasyonlarının kinematik model ile belirlenmesi

ÖZET Düşey Yöndeki Yerkabuğu Deformasyonlarının Kinematik Model ile Belirlenmesi Düşey yöndeki güncel yerkabuğu hareketlerinin jeodezik olarak belirlenmesinde ideal durum, hareketin nedenini de içeren dinamik modeldir. Buna karşın genelde hareketi oluşturan kuvvetler hakkında yeterli bilgi olmaması, dinamik modelin kullanım alanını sınırlamaktadır. Bu nedenle çoğu durumlarda hareketleri zamanın fonksiyonu olarak belirleyen kinematik model uygulanır. Yinelenmiş nivelman verilerinden yerkabuğunun düşey yöndeki hareketleri, kinematik modellerle Holdahl nokta modelleri, Hannover yaklaşımı ve Kalman-Filtreleme tekniği kullanılarak veya hareket yüzeyleri Holdahl yüzey modelleri ile araştırılabilir, modellerin hepsinde ana amaç, noktaların hızlarını, ivmelerini zamana bağlı olarak veya hız yüzeylerini zamana ve konuma bağlı olarak belirlemektir. Bu çalışmada Holdahl modelini doğrudan çözüm yöntemiyle çözebilmek için, modelde veriler olarak ele alınan yüksekliklerin dengeli değerler oldukları göz önüne alınarak, dengelemeden sonra bulunacak yüksekliklerle eşit olmaları ön koşulu koyulmuştur. Böylece kurulan genişletilmiş model ile anlamlı çözüme ulaşılmıştır. Az sayıda ölçme periyodu kullanılarak nokta hareket parametrelerinin saptanmasını sağlayan Kalman-Filtreleme yönteminin en uygun yöntem, hesaplamaların adım adım yapıldığı Hannover yaklaşımı da en uygun hesaplama şekli oldukları görülmüştür. Holdahl yüzey modelleri ile hareket yüzeyi zamana ve konuma bağlı olarak belirlenir. Yerel sapmaları ve psoydo gözlemlerin rasgele dağılımlı hatalarını da dikkate alarak yüzeyin belirlendiği kollokasyon yüzey modelinin de en uygun hareket yüzeyi modeli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : Düşey yöndeki yerkabuğu hareketi, kinematik model, hız, ivme, hız yüzeyi, Kalman-Filtreleme tekniği VI

DeformasyonKinematik analizYer kabuğu
Mualla Ünver
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüzey ağlarının optimizasyonu

Yüzey âğlarının Optimizasyonu jeodezik ağlar günümüzde kullanım amaçlarına göre tasarlanmakta ve bu amaca göre en uygun hale getirilmektedir» Gelişen teknolojik olanakların bir sonucu olarak da yermerkezli üç boyutlu dik koordinat sistemlerinde dengelenmektedir. Ülke yüzey ağları, günümüze kadar yatay ve düşey konum ağları şeklinde ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Yeni hesaplayıcılar ve ölçme teknikleri (GPS), ülke yüzey ağlarının bütünleşik olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir. Ancak, uygun bir veri tabanı oluşturuluncaya kadar, bütünleşik olarak dinamik matematik model ile değerlendirilen yüzey ağları, son adımda yine klasik yüzey ağı standartlarına dönüştürülerek kullanıma sunulmaktadır. Ülke yüzey ağlarının sadece bilinen standartlara göre oluşturulması yeterli değildir. Bu nedenle? ele alınan yüzey ağı, tasarım aşmasında ölçme planı ve ölçü duyarlıkları yönünden en uygun duruma getirilmeli, ağ bir kez de maliyet yönünden gözden geçirilerek tesis ve ölçüm işlemlerine başlanılmalıdır. Bu çalışmada? kullanılan yer merkezli üç boyutlu koordinat sisteminde dengeleme modeli tanıtıldıktan sonra, jeodezik ağların optimizasyonu konusu kuramsal olarak ele alınmıştır. Ağırlık optimizasyonu probleminin sayısal çözümü aşamasında karşılaşılan tutarsızlıklara? fonksiyonel model, çözüm sonucunda sağlanması gereken koşullarla genişletilerek, "Bilinmeyenleri Arasında Koşul Denklemleri Bulunan Dolaylı Ölçüler Dengelemesi Yöntemiyle Çözüm" geliştirilmiştir. Örnek bir yüzey ağı modelinde optimizasyon işlemleri gerçekleştirilmiş ve değerlendirme sonuçları, iki boyutlu yüzey ağı standartlarına dönüştürülmüştür. Son adımda, güncel teknoloji ürünü olan GPS gözlemlerinin yüzey ağında en uygun dağılımları konusu araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler; Bütünleşik Yüzey Ağları, Optimizasyon.

Jeodezik ağlarOptimizasyon
Haluk Konak
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

X-ışın fotogrametrisinin ortapedide üç boyutlu kullanılması

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalarda, çeşitli meslek disiplinleri bir arada çalışma yoluna gitmektedirler ve bilimsel alanda söz konusu disiplinlerin birbirlerine ihtiyaçları oldukları aşikardır. Özellikle bu disiplinler arasında fotogrametri ile tıp bilimlerinin ortaklaşa bazı bilgileri kullandıkları gözlenmektedir. Tıpta ve endüstri alanlarında da fotogrametrinin kullanılması gün geçtikçe yaygın bir hale gelmektedir. Bu alanlarda kullanılan fotogrametri, esasları itibariyle klasik fotogrametrinin hemen aynısıdır. Ancak tıpta ve endüstride teknik olarak x-ışmları kullanılmaktadır. Bu çalışmada, X-xşxn Fotogrametrlsi ortopedik bir alanda kullanılmıştır. Herhangi bir ortopedik uzva x-ışmları gönderilerek, üç boyutlu görüntü elde edilmiştir. Elde edilen bu görüntüler üzerinde, şekli yeniden geometrik ve fiziksel olarak ortaya çıkarmak için bir takım ölçüler yapılmıştır. Çalışma sonucunda, insan vücuduna çekilen bir röntgen filmi sadece iki boyutta incelenebilmesine rağmen, x-ışın fotogrametrisi yardımıyla çekilen röntgen filmlerinden üç boyutlu görüntülerin elde edilebildiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler : X-Işınları, X-Işın Fotogrametrisi, Radyograf.

OrtopediX ışını fotogrametrisi
Fevzi Karslı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
DoctorateOpen AccessTR

Dönel yüzeylerin yakın resim fotogrametrisi yöntemiyle belirlenmesi

Dönel yüzeylerKubbeYakın resim fotogrametri yöntemi
Eminnur Ayhan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Sayısal yükseklik modellerinde interpolasyon yöntemlerinin karşılaştırılması

ÖZET Yeryüzündeki arazi şeklinin bir sayısal temsili olarak bilinen Sayısal Yükseklik Modelleri, karmaşık yüzeylerin bilgisayar destekli modellendirilmesine yönelik bir çalışmadır. Sayısal Yükseklik modelleri gerçekte, arazinin topoğrafik yüzeyine, matematiksel tanımı yapılabilen bir yüzey yerleştirme çalışmasıdır. Bu çalışmada Sayısal Yükseklik Modeli oluşturmada kullanılan interpolasyon yöntemlerinden; Multikuadrik ve Parça Parça Bilineer İnterpolasyon yöntemleri kullanılmıştır. İki yöntemle üretilen yüksekliklerin paftadan okunan değerlerden farkları alınarak testlere tabi tutulmuş ve birbirleriyle karşılaştırılarak, Sayısal Yükseklik Modeli oluşturma çalışmalarında birbirlerine karşı sağladıkları avantaj ve dezavantajlar irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler : Sayısal Yükseklik Modelleri, Multikuadrik İnterpolasyon, Parça Parça Bilineer İnterpolasyon

Sayısal yükseklik modelleriİnterpolasyon
Temel Bayrak
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Tematik tabanlı kent bilgi sistemi tasarımı ve uygulaması

ÖZET Çağdaş bir kent yönetimi sağlıklı ve doğru kararlar üretmeyi amaçlar. Bu çalışmada da bir Kent Bilgi Sistemi için bir altlık teşkil edecek olan Tematik Tabanlı Kent Bilgi Sistemi tasarımı ve uygulaması, Trabzon kenti için tasarlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde kentin konumsal bilgi ihtiyacı, konumsal bilginin tematik gösterimi ve sonra da konumsal bilginin bilgi sistemleri ile entegrasyonu anlatılmıştır. Bulgular bölümünde ise çalışmanın uygulama safhası, sistem kuruluş aşamasından sorgulama ve gösterim aşamasına kadar anlatılmıştır. Diğer bölümlerde ise çalışmada karşılaşılan sorunlar, elde edilen sonuçlar ve önerilere değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemi, Tematik Harita, Kent Bilgi Sistemi, Veri Tabanı, Arc / Info, ArcView VI

Coğrafi bilgi sistemleriTematik inceleme
Selçuk Reis
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

İmar uygulamalarına ilişkin hukuki kararların irdelenmesi

ÖZET Ülkemizde re'sen yapılan uygulamalar son yıllarda yerel yönetimlerce sıkça rastlanmaktadır. Ancak gerek vatandaşların bilinçsizliğinden, gerekse uygulamayı yapan idarelerin teknik eksikliklerinden ve gerekse ilgili mevzuatların iyi bir şekilde yorumlanamaması nedeniyle uygulamalara itirazlar yoğun bir. şekilde artmaktadır. Ülkemiz insanlarının gelenekleri gereği toprağına çok bağlı olması uygulama sonucu oluşan yeni mülkiyet sınırlarına tepkisiyle ortaya çıkarak, ilgili mercilere itiraz şeklini almaktadır. Re'sen yapılan uygulamalarla ilgili davalar ilgili bölgenin idare mahkemelerine açılmaktadır. Bu noktadan hareketle bu davaların oluşma sebeplerinin ilgili ilmi araştırmalarının yapılarak belirlenmesi, uygulamaların sıhhati açısından çok büyük önemler arz etmektedir. Çünkü imarın söz konusu olduğu yerde, günümüzde çok sıkça telaffuz edilen, "rant" konusu gündeme gelmektedir. Gayrimenkuller üzerinde bilinçsizce yapılacak hatalı işlemler ilgililerine büyük ekonomik zararlar getirecektir. Bu tez çalışmasında imar uygulamaları ile ilgili son yıllarda Danıştay'da verilen 73 karar incelenerek İdare Mahkemeleri'nce verilen kararların hangi oranda Danıştay'ca kabul gördüğü, ne kadarının kabul görmediği nedenleriyle araştırılıp sonuçlarının ilgili sınıflandırılmaları yapılıp, mevcut problemler teknik ve yasal yönden irdelenerek çözüm için uygulama öncesi, uygulama safhası ve uygulama sonrası vatandaş, yerel yönetim, özel sektör ve İdare Mahkemeler olarak uyulması gereken kriterler belirlenerek, objektif bir çözüm sağlanabilmesi için birtakım önerilerde bulunulacaktır. VI

İmar Kanunuİmar hukukuİmar planları
Mustafa Atasoy
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Emlak vergi sisteminde arsa değerlendirmesi'nin irdelenmesi

Ülkemiz ekonomisinin başlıca gelir kaynaklarından birisi olan Emlak Vergisi ve doğrudan ilişkili olduğu taşınmaz malların değerlendirilmesi bu tez çalışmasının ana konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmada, taşınmazların değerlendirmeye tabii olduğu konulara bilimsel açıdan destek sağlayacak bir taşınmaz değerlendirmesi yöntemi üzerinde durulmuş ve ülkemiz ekonomisinde önemli bir yere sahip olan Emlak Vergi Sistemi üzerindeki yapılması gereken düzenlemeler ele alınmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde, çalışmanın tanımı yapılmış, amacı üzerinde durulmuş ve konuya genel bir bakış açısı getirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, günümüzdeki taşınmaz değerlendirmesi ve kullanıldığı alanlar üzerinde durulmuş, yürürlükteki ilgili yasalar incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise taşınmaz değerlendirmesinin nasıl yapılması gerektiği ve mevcut uygulamaları nasıl etkileyeceği üzerinde durulmuştur. Bu çalışma ile ilgili kurum ve kuruluşların mevcut durumları ve ihtiyaçtan, karşılıklı yapılan görüşmeler sonucunda tespit edilmiştir. Son bölümde ise somut örnekler verilerek, bilimsel metodların kullanılmasıyla yapılan bir taşınmaz değerlendirmesinin, Emlak Vergi Sistemini ne şekilde etkileyeceği ve Emlak Vergisi Kanununda hangi değişikliklerin yapılması gerektiği üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Emlak Vergisi, Taşınmaz Mal, Taşınmaz Mal Değerlendirmesi

ArsaEmlak vergisiVergi sistemi
Servet Ural
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Belediye bilgi sistemine geçişte mülkiyet bilgilerinin irdelenmesi: Çorum Belediyesi örneği

ÖZET Yerel Yönetimlerdeki konumsal bilgiye hızlı erişme talebi bir ihtiyaç olarak Belediye Bilgi Sistemini (BBS) ortaya çıkarmıştır. Bugün, gelişmiş ülkelerde BBS oluşturulmasına rağmen ülkemizde henüz istenilen noktaya gelinmemiştir. Plana dayalı bilgiler güncelliğini kaybetmekte ve buna bağlı olarak da en uygun kararların seçimi bir hayli kısıtlanmaktadır. Bu nedenle klasik kent veri sistemlerini terk edip, artık otomasyona geçilmesi gerekmektedir. Topluma daha iyi hizmet sunabilmek ve en doğru kararlan verebilmek için böyle bir bilgi sistemine ihtiyaç vardır. Kentsel planların oluşturulması, ekonomik analizlerin yapılabilmesi ve planların güncelleştirilmesi kurulacak bir BBS ile daha verimli hale gelecektir. Bu çalışma da, bir BBS için temel olan mülkiyet verileri analiz edilerek, somut bir örnek olarak Çorum ili için bir pilot bölge uygulaması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Belediye Bilgi Sistemi, Parsel Tabanlı Bilgi Sistemi, Arsa ve Arazi Düzenlemesi, Sayısal Altlıklar, NetCAD

BelediyelerBilgi sistemleriÇorum
Recep Nişancı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişiminin CBS ve uzaktan algılama kullanılarak belirlenmesi: Kalar bölgesi örneği

Arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişikliklerinin karmaşıklığını anlamak insan ile çevre arasındaki ilişkiyi daha iyi anlayabilmek için ve ekosistem ürünlerinin ve hizmetlerin sürdürülebilir yönetimi için yerel planlama sürecini desteklemek için önemlidir. Irak'ın Kalar kentinde yüksek kentleşme oranı, nüfus artışı ile birlikte arazi kullanımında ve arazi kullanımında değişikliklere neden olmuştur. Bu nedenle, kentsel büyüme konusunda karar verme aşamasında doğru politikaları ve izleme mekanizmalarını ortaya koymak için arazi kullanımını ve arazi örtüsü değişikliklerini anlamak gereklidir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, 2000 yılına ait Landsat TM, 2007 ve 2015 yıllarına ait ETM uydu görüntüleri kullanılarak Kalar bölgesinde arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişikliklerini ArcGIS ve ENVI kullanılarak ön işleme tabi tutulmak ve analiz etmektir. Sınıflandırılmış arazi kullanımı ve arazi örtüsü haritalarının doğruluğu için, genel doğruluğu türetmek amacıyla bir hata matrisi kullanılmıştır ve sonuçlar, minimum kabul edilebilir eşik seviyesinin üzerinde elde edilmiştir. Ayrıca, değişim analizi, arazi kullanımının 2000 ve 2015 yılları arasında nasıl değiştiğini göstermektedir. Oluşturulan arazi örtüsü haritaları, arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişimlerinin oranını belirledikten sonra arazi kullanımı ve arazi örtüsü geçişlerini değerlendirerek yerleşim alanlarındaki artış ve düşüşlerin diğer arazi örtüsü sınıflarıyla ilişkisini belirlemek ve konumsal bir eğilim olup olmadığını tespit etmek amacıyla kullanılmıştır. Genel olarak, bu çalışmanın sonuçları, son 7 yılda yerleşim alanları için 2000 yılında % 1.5'den 2007 yılı için % 4.1'e, 2015 yılında ise % 9.4 oranında genişleme olduğunu göstermektedir. Yerleşim alanlarının mekânsal eğilimi, Kalar'ın batı kesiminde diğer yönlere oranla büyüyen bir eğilim olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, bu çalışmadan elde edilen bulgular kentsel planlama için karar verme açısından katkı sağlayabilir.

Khaleel Abdulkareem Mohammed Al-zangana
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kadastro güncelleme çalışmalarında insansız hava aracı (İHA)'nın kullanımının irdelenmesi: Çorum-Osmancık-Karaköy örneği

Ülkemizde, taşınmazların konumlarını, geometrik yapısını, hukuksal durumunu tespitine yönelik olarak yaklaşık 100 yıllık bir süreçte kadastro çalışmaları birkaç birim dışında tamamlanmıştır. Bu süreçte kadastro çalışmaları çeşitli ölçü yöntemleri, değişik ölçü aletleri, farklı ölçek, koordinat sistemleri ve altlıklarda gerçekleştirilmiştir. Fakat ölçü yönteminden, kullanılan ölçü aletlerinden ve teknik personele bağlı olarak meydana gelen bazı kadastro verilerinde hatalar bulunmaktadır. Kadastro verilerinde bulunan mevcut hatalar, değişen veri üretim standarttı, hedeflenen mekânsal bilgi sisteminin altlığını oluşturacak nitelikte verilerin bulunmaması ve günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte artan taleplerle kadastronun güncellenmesinin gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Kadastro güncellemesi çalışmalarında doğrudan yapılan ölçü yöntemlerine alternatif olarak modern teknolojilerinden olan İnsansız Hava Aracı (İHA)'nın kullanılabilirliğine yönelik Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından 2018 yılında teknik ve hukuki altyapısı oluşturulmuştur. Böylelikle İHA' nın, kadastro güncelleme çalışmalarında kullanılmasının önü açılmıştır. Bu tez çalışmasında, Çorum İli, Osmancık İlçesi, Karaköy Köyü'nde, Kadastro güncellemesi çalışması kapsamında, doğrudan arazi çalışmasıyla elde edilen veriler ile İHA'yla elde edilen verilerin karşılaştırılması yapılmıştır. İHA'nın kadastro güncelleme çalışmalarında kullanımıyla; doğrudan arazi ölçümüne göre, %70 zaman, %75 personel tasarrufu, parsellerin geometrik yapısını meydana getiren detay noktalarının belirlenmesinde %73.98 daha doğru belirlendiği tespit edilmiştir. Ayrıca üretilen stereo model ile arazinin üç boyutlu görünümü sağlayarak kullanıcıya uygulamada araziyi daha iyi yorumlama yetisi kazandırdığı anlaşılmıştır.

Nurgül Seher Altınışık
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

T.C.K.'da köprülü kavşaklarda klotoid uygulaması

Klotoid, sarılma noktası, etrafında sonsuz sayıda dönme yapan bir eğriden ibarettir. Klotoidde eğrilik yarıçapı, eğrin nin uzunluğu ile orantılı olarak azalır. Bu eğrinin aeçiş eğ risi için uygun olan kısmı başlangıçtan itibaren alınan belir li bir kısmıdır. Eğri üzerindeki herhangi bir noktanın e&rilik yarıçanı R ve bu noktanın başlangıç noktasına olan uzaklığı ise R.L=Sab'it ' = A2 dir. A değerine klotoidin parametresi denir ve aynı bir klotoidde A Parametresi sabit kalır. Parametrenin değişmesi ile klotoidin şekli değişmez sadece büyüklüğü değişir. A= 1 alınır sa buna birim klotoid adı verilir. Uygulamada kolaylık olsun diye birim klotoide göre cetveller hazırlanmıştır. Uygulanan, klotoidin değerlerini bulmak için birim klotoiddeki uzunluklar A ile çarpılır açılar ise değiştirilmez. Geçiş eğrisi olarak klotoidin ve kurp yarıçapının seçilmesi klotoid pistoleleri ile grafik olarak yapılır. Bu pistoleler üzerinde klotoidin Paramet resi ve her noktanın eğrilik yarıçapı ve geçiş eğrisinin son nok tasında daire kurbunun yarıçapı yazılıdır. Bunlar değişik para metrelere ve kurb yarıçaplarına göre hazırlanmıştır. Bu pistole ler kesişen almymanlar üzerine oturtulur ve uygun A Parametresi ve R kurp yarıçapı deneme yolu ile bulunmuş olur. Rakordman kurbu geçki elemanı olan klotoid, pratik gerek-. şiirlere iyi bir şekilde cevap verme ve hareket diinatmi|ğinaen;.dfc)lıay.ı yol inşaatında tercih edilmektedir. Kioto idlerden yar.arianılarak hazırlanan güzergah projeleri ve aplikasyonları ile yüzlerce ve hatta binlerce metre uzunluğunda ve birleştikleri daire yayları ile aynı Önemde rakordman kurplarına sahip bulunan güzergahlar gerçekleş tirilebilmektedir. Böyle güzergahlar, yumuşak, güzel ve ekonomik bir şekilde çevre araziye, mevcut bina ve tesislere ve serbest yol kesimleri ile düğüm noktalarındaki (kavşaklar, ayrıl ma yerleri, birleşme noktaları) hareket hızına uyma özelliği sağ layabilmektedir. VII

Kara yollarıKavşaklarKlotoid+1
Gürol Marzioğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Arsa ve arazi düzenlemesi çalışmalarında bilgisayardan yararlanma

ÖZET Arsa ve arazi düzenlemesi ile yapılan imar planı uygulamalarında, kullanılmakta olan yöntemler yapılan çalışmaları olumsuz yönde etkilemektedir, özellikle büro çalışmalarında, uygulama süreci içerisinde büyük bir yer tutan, düzenleme problemlerinin çözümü, uygulamayı gecik tiren etkenlerden biridir. Bu problemlerin çözümü ve parselasyon ile ilgili bilgilerin sağlıklı bir şekilde elde edilmesi için, düzenleme çalışmalarının elektronik ölçme aletleri ve bilgisayarlar ile desteklenmesi gerekir. Bu çalışmada; düzenleme yoluyla yapılacak imar planı uygulamalarında, bilgisayarın kullanılabileceği aşamalar belirlenmiş ve bunlara ait bilgisayar programları hazırlanmıştır, özellikle parsellerin dağıtımına. kadar yapılan işlemlerin tümü ve dağıtımın da bir kısmının çözümü gerçekleştirilmiştir. Düzenleme ile yapılan uygulamalarda tam otomasyona geçiş, karmaşık bir yapıya sahip olan, dağıtım işleminin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi, daha uzun süreli bir çalışmayı gerektirmektedir. Böyle bir düşüncenin gerçekleştirilmesi için geniş kapsamlı bir programın hazırlanması gerekir ki bu program da uygulamada karşılaşılan bütün problemlere çözüm getirecek nitelikte olmalıdır. *

Tahsin Yomralıoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Düşey yöndeki yerkabuğu hareketlerinin duyarlıklı nivelman ölçüleri ile belirlenmesi

ÖZET Yerkabuğunda veya büyük binalarda meydana gelebilen geometrik şekil değişikliklerine ' DEFOR MASYON ' denir. Deformasyon düşey ve yatay doğrultudaki konum değişiklikleri şeklinde görülür. Düşey ko num değişmeleri, duyarlıklı nivelman, deniz seviyesi değişmelerinin izlenmesi, duyarlıklı gravite ölçüleri, trigonometrik yükseklik be lirlemesi yardımı ile saptanmaktadır. Jeodezik yöntemlerle düşey yerkabuğu hareketleri genellikle duyarlıklı nivelman yöntemi ile belirlenir. Bu yöntemi uygulamak i çin öncelikle deformasyon bölgesi ve çevresini kapsayan bir ağ oluş turulur, Bu ağ genellikle üç ayrı özellikte noktalardan oluşur. Bun lar, - Deformasyon noktaları, - Sabit noktalar - Yöneltme noktalarıdır. Deformasyon noktaları, deformasyon incelemesine konu olan böl geyi temsil edebilen özelliklere sahip extrem deformasyon değerle rinin beklendiği yerlerde seçilir. Sabit noktalar, deformasyon beklenmeyen yerlerde, üzerinde ölç me yapılabilecek noktalardır, Bu noktaların uzun yıllar hareketsiz kalacağı düşünülür. Yöneltme noktaları, deformasyon noktaları ile sabit noktalar dan oluşan ağın çekirdek kısmının tümden hareketlerini saptamaya yarayan ve ağı yöneltmeye yarayan, sabit kalma olasılığı daha bü yük olan çerçeve noktalarıdır, Ağ kurulduktan sonra, deformasyon noktalarının yükseklikleri nin belirlenmesi için duyarlıklı nivelman ölçüleri yapılır. Çok küçük hareketlerin belirlenmesi amaçlandığından ölçüler yapılırken duyarlıklı nivelman tüm koşulları yerine getirilmelidir. "Sapılan ölçüler en küçük kareler yöntemine göre dayalı veya serbest ağ IIIolarak dengelenir. Böylece deformasyon noktalarının yükseklikleri belirlenir. Deformasyon irdelemesi için aynı ağın, başka bir zaman peri yodunda tekrar duyarlıklı nivelman ölçüleri yapılır. Ölçüler en k üçük kareler yöntemine göre dengelenir, böylece deformasyon nokta larının yükseklikleri tekrar belirlenir. Aynı işlemler belirli zaman periyotlarında tekrar edilir. Böylece elde edilen bu verilerin karşılaştırılması için datum uyuşmaları sağlanması gerekir. Datum uyuşmasından sonra deformasyon irdelemesi yapılır. Deformasyon irdelemesi için çeşitli deformasyon modelleri bulunmaktadır. Bunlar, - Dinamik model, - Statik model, - Kinematik modeldir. Dinamik modelde, yalnız geometrik değişimler değil, deformasyo na neden olan kuvvetlerin zamana ve dış etkenlere bağlı olarak deği şimi ve birbirleriyle ilişkileri yanında, bu kuvvetlerin deformasyon sonucunu doğuran dönüşüm fonksiyonu araştırılır. Statik model, deformasyon irdelemesine konu bölge veya yapının karekteristik noktalarının, deformasyon vektörlerinin zamandan veya etkiyen kuvvetlerden bağımsız olarak belirlenmesini sağlar. Bu model de tüm sistemin bir kez ölçülmesi sırasında noktaların sabit kaldığı varsayılır, Kinematik modelde konu, üzerinde deformasyon incelenecek bölgenin karekteristik noktalarının hareketleri ve bu hareketlerin hızlarıdır. Kinematik hareketlerin tanımlanması için kurulan modeller, bir jeo dezik ağdaki konum değişikliklerini zamanın fonksiyonu olarak verilir. Basit modellerde konum değişiklikleri, yalnızca zamanın fonksiyon ları olarak yazılır. Tek boyutlu düşey konum ağlarının değerlendirilme si işlemlerinde bu basit zamana bağlı model başarı ile uygulanmıştır. 3enişletilmiş kinematik modelde, hareketin zamanın ve konumun sürekli bir fonksiyonu olarak değerlendirilmesi gerçekleştirilir. Bu model tek boyutlu düşey konum ağlarında bir düşey deformasyon yüzeyini gös terir. Ayrıca sürekli hareketlerin yanında tek tek olayların etkisiy le oluşan ve sürekli olmayan konum değiş im ler ini de içeren modeller İTbulunmaktadır. Birde özel nedenlerden ortaya çıkan kinematik model lerde bulunmaktadır. Bir depremde ortaya çıkan iç kuvvet değişimle rinin de göz önüne alınmasıyla model oluşmuştur. Sayısal uygulamada bu modellerden kinematik model uygulanarak parametreler hesaplanmış, hipotez testi ve uyuşumsuz yükseklik fark ları yardımı ile hangi noktalarda hareket oluştuğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, duyarlıklı nivelman yöntemi için bir ağın kurul ması gerektiğinden ağ noktalarının ökenle ve dikkatli tesis edilmesi gerekir. Sonra deformasyon irdelemesi için ölçülerin uzun yıllar ya pılması gerektiğinden ağın korunması gerekir. Çok küçük değerlerin belirlenmesi amaçlandığından duyarlıklı nivelmanın tüm koşulları ye rine getirilmelidir. Kısa sürede sonuç alınamayacağından özenle ve düzenli aralıklarla ölçülerin yapılması gerekir,

Mualla Ünver
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1988
00
DoctorateOpen AccessTR

Kompansatörlü nivolara sıcaklık değişiminin etkisi üzerine bir araştırma

ÖZET Bu çalışmada yükseklik kavramı tanımlanarak, yükseklik ölçme metodla^ rı ve ölçü aletleri tanıtılmış, bunların tarihi gelişmeleri hakkında özet bilgiler verilmiştir. Günümüzde kullanılmakta olan yükseklik ölçme araçla rından nivolar, yapılarına göre guruplandırılarak incelenmişlerdir, Bunlar dan, bu çalışmaya konu olan kompansatörlü nivolar, kompansatörleri açısın dan guruplara ayrılarak ve herbir guruba örnek verilmek suretiyle tanıtıl mışlardır. Daha sonra, uygulamada kullanılan kompansatörler, kompansatörün etkili elemanını taşıyan sistemlerin şekilleri ve yapı malzemelerinin cin sine göre ele alınmışlar ve ayrıntılı biçimde tanıtılmışlardır. Kompansatörlü nivolarla, doğru ölçme sonuçları elde edebilmek için by nivolarda bulunması gerekli olan özellikler hakkında genel mahiyette bil giler verilmiştir, Kompansatörlü nivolarm yöneltme eksenlerinin eğim de ğişimine (kompansazyon hatası) uğramasına yol açabilecek etkenler araştırıl mıştır. Bunlardan bazılarının, yöneltme ekseninin durumuna olan etkileri - nin azaltılması için alınması gerekli önlemler açıklanmıştır. Yine, yönelt me ekseninin eğimini değiştiren etkenlerin ortaya çıkarabilecekleri kompan sazyon hatasının büyüklüğü hakkında bir fikir verebilmek için, ilgili bölüm ve paragraflarda yaklaşık değerler ve ön kabullerle sayısal örnekler veril miştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde incelenen bu hata kaynaklarından, ima lat ve montaj hatalarının, bu çalışmada denenen aletlerde bulunmadığı ka bul edilmiştir. Kullanma hataları ve diğer yan etkiler de bu araştırmanın konusu dışında bırakılmıştır. Yerçekimi kuvvetinin değişmesine bağlı hata nın ise, araştırma belli bir yerde(sabit enlemde) yapıldığından sabit bir miktarda kalacağı tabiidir. Ayrıca, ölçme sonuçları aletin yöneltme ekseni nin ilk konumuna göre sıfıra indirgenerek hesaplamalar yapıldığından, bu etkinin de varılan sonuçları bozmadığı anlaşılmıştır. Ölçme dizileri süre since dürbünün eğimi değişmediğinden, paralelyüzlü camın yöneltme ekseni nin durumunda bir değişiklik yapmadığı kabul edilmiştir. Yine ölçme dizile ri boyunca aletin netlik ayarı değiştirilmediğinden, netleştirme merceği nin etkisi de burada ayrıca dikkate alınmamıştır, Ve nihayet, kıllar şebe kesi plakasının sıcaklıkla değişmesi ayrı bir araştırmanın konusudur. V.Aslında, yukarıda sayılan hata kaynaklarını ve bunların nivoların yö neltme eksenlerinin durumuna olan etkilerini bir alet için ayrı ayrı orta ya koymak oldukça zor ve hatta imkansızdır, Bu çalışmada, denenen aletler için hesaplanan Aa = £(t), sıcaklık değişimine bağlı yöneltme ekseni eğim değişimi fonksiyonları, amprik eşitliklerdir, Tesbit edilen yöneltme ekse ni eğim değişimi miktarları içinde, netleştirme merceğinin sıcaklık etki siyle konum değiştirmesinin ve kıllar şebekesi plakasının aynı şekilde, sı caklık tesiriyle bir miktar yer değiştirmesinin de payı vardır. Sıcaklık değişiminin etkisiyle, kompansatörlü nivolarda ortaya çıka bilecek olan toplam yöneltme ekseni eğim değişimlerini tesbit edebilmek i- çin, dördüncü bölümde anlatılan ölçme düzenleri ile deneysel ölçmeler ya pılmıştır. Bu bölümde anlatıldığı gibi, ölçmeler hem laboratuvarda kapalı kabinde ve hem de açık havada yapılmıştır. Yöneltme ekseni eğim değişimle ri Zeiss eğme kaması ve hesap yoluyla, alet yüzey sıcaklıkları bir termis- tör ve bir elektronik direnç ölçer yardımıyla elde edilmişlerdir. Ölçü sonuçları, bir (YOX) dik eksen sisteminde, eğim değiş imleri (Aa

Kemal Şen
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Sayısal yükseklik modeli ve lineer en küçük kareler enterpolasyonu

Kemal Doğaray
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1987
00