
2,144
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının fen bilgisi dersinde öğrencilerin mantıksal düşünme becerilerine ve tutumlarına etkisi
Bu araştırma, fen bilgisi öğretiminde proje tabanlı öğrenme yaklaşımınınilköğretim yedinci sınıf öğrencilerinin mantıksal düşünme becerilerini ve fen bilgisidersine karşı tutumlarını sınamak üzere yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin mantıksaldüşünme becerilerini ölçebilmek için?Mantıksal Düşünme Grup Testi ?(MDGT) ve fenbilgisine karşı tutumlarını ölçebilmek için ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği?(FBDTÖ)uygulanmıştır.Araştırma 2005-2006 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde, Ankara iliYenimahalle ilçesinde Özel Yüksel Sarıkaya İlköğretim Okuluna devam etmekte olanöğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir.Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin mantıksal düşünme becerilerineve fen bilgisine karşı tutumlarına etkilerini incelemek amacıyla bir deney, bir kontrolgrubu oluşturulmuştur. Araştırmanın deney ve kontrol gruplarını deneysel işlemöncesinde okulun tüm yedinci sınıf öğrencilerine uygulanan ?Kişisel Bilgiler Formu?belirlemiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencileri farklı değişkenler açısından(cinsiyetleri, altıncı sınıf fen bilgisi dersi karne notları ortalamaları, fen bilgisi dersi içinayırdıkları haftalık çalışma süreleri ) eşitlenmeye çalışılmıştır.Buna göre; 7/C sınıfı deney grubunu, 7/A sınıfı kontrol grubunu oluşturmuştur.Deney grubu öğrencilerine (7/C sınıfı) işlenen ünite boyunca (6 hafta) proje tabanlıöğrenme yaklaşımı ilkelerine uygun öğretim yapılmış, kontrol grubu öğrencilerine (7/Asınıfı) ise geleneksel öğretim yaklaşımına uygun öğretim yapılmıştır.Her iki gruba deneysel işlemler başlamadan önce ve deneysel işlemin sonunda?Mantıksal Düşünme Grup Testi?(MDGT) ve ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği?(FBDTÖ) ön test ve son test olarak verilmiştir. Bu anlamda araştırma ?ön test-son testkontrol gruplu? deneme modeline göre desenlenmiştir.Toplanan verilerin analizinde istatistiki işlemlerden t testi, aritmetik ortalama( X ), standart sapma (s), frekans (f), yüzde (%) ve çift faktörlü anova kullanılmıştır.İstatistiki işlemler SPSS 11.0 paket programıyla çözümlenmiştir. Elde edilen verilerinyorumlanmasında .05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre, Proje Tabanlı Öğrenmeyaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrenciler ile geleneksel öğretim yöntemininuygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin denel işlem öncesi, mantıksal düşünmepuanları açısından aralarında anlamlı bir farkın olmadığı, diğer yandan Proje TabanlıÖğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrenciler ile geleneksel öğretimyönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin denel işlem sonrası, mantıksaldüşünme puanları açısından aralarında deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğusonucuna ulaşılmıştır.Proje Tabanlı Öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrenciler ilegeleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin cinsiyetaçısından denel işlem sonrası, sontest mantıksal düşünme becerileri puanları arasındaanlamlı bir farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Proje Tabanlı Öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrenciler ilegeleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin denel işlemöncesi, Fen bilgisi dersi tutum ölçeği puanları arasında anlamlı bir farkın olmadığı,diğer yandan Proje Tabanlı Öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrencilerile geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin denel işlemsonrası, sontest Fen bilgisi dersi tutum ölçeği puanları arasında deney grubu lehineanlamlı bir farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Elde edilen sonuçların yanı sıra proje tabanlı öğrenme yaklaşımı merkezealınarak geliştirilen fen eğitimi öğrencilerin mantıksal düşünme ve tutumlarınıngelişiminde etkili olduğu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretimi, Proje, Proje Tabanlı Öğrenme,Mantıksal Düşünme Becerisi, Tutum
Sosyal bilgiler ve Türkçe öğretmenlerinin ilköğretim 6. ve 7. sınıfta belirli gün ve haftalara ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırma, Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenlerinin ilköğretim 6. ve 7. sınıftaBelirli Gün ve Haftalara ilişkin görüşlerini belirmek amacıyla yapılmış tarama modelinde biraraştırmadır.Araştırmanın çalışma evreni, 2005-2006 eğitim- öğretim yılında Adana ili Seyhan veYüreğir ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan Sosyal Bilgiler ve Türkçe Dersi'negiren öğretmenlerdir. Random (tesadüfi) örnekleme yöntemi ile seçilen 61 devlet okulu, 10özel okulda görev yapan 218 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.Bu çalışmada, araştırmacı tarafından Belirli Gün ve Haftaların amaçları doğrultusundageliştirilen anket formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Hazırlanan anketin önce pilotuygulaması yapılmış, Gerekli düzeltmeler yapılarak, örneklemde yer alan öğretmenlereuygulanmıştır. Anket formu 7 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğretmenlerin kişiselbilgilerini öğrenmeye yönelik 5 soru, ikinci bölümde Belirli Gün ve Haftaların amaçlarınailişkin 11 soru, üçüncü bölümde Belirli Gün ve Haftaların içeriğine ilişkin 9 soru, dördüncübölümde Belirli Gün ve Haftaların öğretim sürecine ilişkin 14 soru, beşinci bölümde BelirliGün ve Haftalarda düzenlenen etkinliklere ilişkin 2 soru, altıncı bölümde Belirli Gün veHaftaların değerlendirilmesine ilişkin 10 soru, yedinci bölümde Belirli Gün ve Haftalarayönelik önerilerin belirlenmesine ilişkin 6 soru, toplam 57 soru bulunmaktadır.Toplanan verilerin yorumlanmasında frekans ve % teknikleri kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, sonuçlar şu şekilde özetlenmiştir.1. Öğretmenlerin, BGH'nin öğrencilerin dersi yaşayarak öğrenmesine yardımcıolmadığını ifade ettikleri görülmektedir.2. Öğretmenlerin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik veÇocuk Bayramı, TBMM'nin açılması, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve SporBayramı gibi gün ve haftalarımız ile milli bayramlarımızın, gelenek vegöreneklerimizin toplumsal yaşayışımızdaki öneminin anlaşılmasına yardımcıolduğunu ifade ettikleri görülmektedir.3. Öğretmenlerin, Cumhuriyet Bayramı, Zafer Bayramı, Bulunulan şehrin KurtuluşGünü gibi gün ve haftaların yurt ve ulus sevgisinin gelişmesine yardımcı olduğunuifade ettikleri görülmektedir.4. Öğretmenlerin, Dünya Çocuk Günü, Birleşmiş Milletler Günü, İnsan HaklarıHaftası, NATO Günü, Dünya Kooperatifçilik Günü gibi gün ve haftalarınöğrencilerin barış, insan hakları ve kardeşlik konularıyla bilinçlenmesine yardımcıolmadığını ifade ettikleri görülmektedir.5. Öğretmenlerin, Kahramanlık Günleri, Türk Büyüklerini Anma Günü gibigünlerin, öğrencilere geçmişimiz hakkında bilgi ve tarihi değerlerinkazandırılmasında yardımcı olduğu ifade ettikleri görülmektedir.6. Öğretmenlerin, Dünya Çocuk Günü, Birleşmiş Milletler Günü, İnsan HaklarıHaftası, Nato Günü, Avrupa Günü gibi gün ve haftaların öğrencilerin uluslararasıilişki ve sözleşmelerdeki sorumluluklarımızı anlamasına yardımcı olmadığını ifadeettikleri görülmektedir.7. Öğretmenlerin, Kütüphaneler Haftasının öğrencilerin kütüphanelerineğitimimizdeki yerini ve önemini benimsemelerine yardımcı olmadığını ifadeettikleri görülmektedir.8. Öğretmenlerin, Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası, Dünya KooperatifçilikGünü, Enerji Tasarrufu Haftası gibi gün ve haftaların öğrencilerin ulusalekonomiyi ve tutumlu olma alışkanlığını yaşamlarıyla ilişkilendirerekanlamalarına yardımcı olmadığını ifade ettikleri görülmektedir.9. Öğretmenlerin, Türk Büyüklerini Anma Günü, Anneler Günü, Dünya ÇocukGünü, Kızılay Haftası, Yeşilay Haftası gibi gün ve haftaların öğrencilerde,büyüklerine küçüklerine ve tüm insanlığa sevgi ve saygı duyabilme alışkanlığınınkazanılmasına yardımcı olmadığını ifade ettikleri görülmektedir.10. Öğretmenlerin, Trafik Haftası, Çevre Koruma Haftası, Kütüphaneler haftası,Müzeler Haftası gibi gün ve haftaların öğrencilerde, trafik kurallarına uyma,çevreyi koruma kütüphane ve müzelerdeki kurallara uyma davranışlarınıngelişmesinde yardımcı olmadığını ifade ettikleri görülmektedir.11. Öğretmenlerin, Hayvanları Koruma Günü, Orman Haftası, Sakatlar Haftası gibigün ve haftaların öğrencilerin hayvanları ve ormanları koruma, sakat ve düşkünlereyardım etme duygularının gelişmesinde yardımcı olmadığını ifade ettiklerigörülmektedir.12. Öğretmenlerin, İlköğretim programında belirtilmiş olan Belirli Gün ve Haftaların,okul ve öğrenci yaşayışı ile ilgili etkinlikleri içerdiğini ifade ettiklerigörülmektedir.13. Öğretmenlerin, Belirli Gün ve Haftaların Türkçe dersinin ve Sosyal Bilgilerdersinin konularıyla yakından ilgili olduğunu ifade ettikleri görülmektedir.14. Öğretmenlerin, Belirli Gün ve Haftaların, ders konularının işlenişinde öğrencileriaktif kılacak etkinlikler içerdiğini ifade ettikleri görülmektedir.15. Öğretmenlerin, Belirli Gün ve Haftaların, yazılı kaynak, araç ve gereç kullanmayıgerektirdiğini ifade ettikleri görülmektedir.16. Öğretmenlerin, Belirli Gün ve Haftaların öğrencilerin yetişmelerine, sosyal yöndengelişmelerine ve öğrenmelerine katkıda bulunduğunu ifade ettikleri görülmektedir.17. Öğretmenlerin, Belirli Gün ve Haftaların amaçları ile Türkçe dersinin ve SosyalBilgiler dersinin amaçlarının örtüştüğünü ifade ettikleri görülmektedir.18. Öğretmenlerin, Belirli Gün ve Haftaların yıl boyunca Türkçe dersi içerisinde veSosyal Bilgiler dersi içerisinde sağlıklı yürütülemediğini ifade ettiklerigörülmektedir.19. Öğretmenlerin, Belirli Gün ve Haftalarda yapılacak olan etkinlikleri okulidaresinin belirlediği öğretmenlerin gerçekleştirdiğini ifade ettikleri görülmektedir.20. Öğretmenlerin, zümre toplantılarında BGH'ye değindiklerini ifade ettiklerigörülmektedir.21. Öğretmenlerin, BGH'ye yıllık planda yer verdiklerini ifade ettikleri görülmektedir.2. Öğretmenlerin, Türkçe ve Sosyal Bilgiler dersinde içerisinde bulunulan Gün veHaftalarla ilgili bir etkinlik gerçekleştirmek istendiğinde bu etkinliğin günlükplanda belirtildiğini ifade ettikleri görülmektedir.23. Öğretmenlerin, Türkçe ve Sosyal Bilgiler dersinde yıllık plan hazırlarken BGH'deişlenen konular ve düzenlenen etkinlikler için diğer branş öğretmenleri ile ( SosyalBilgiler, Türkçe, Fen Bilgisi, Matematik vb.) işbirliği yapıldığını ifade ettiklerigörülmektedir.24. Öğretmenlerin, okullarda Türkçe ve Sosyal Bilgiler derslerinin işlenişi sırasındaBGH' den yeterince yararlanılmadığını ifade ettikleri görülmektedir.25. Öğretmenlerin, BGH'yi Türkçe ve Sosyal Bilgiler dersi içerisinde kullanırkenokulların yazılı kaynaklar ve araç gereçler bakımından yeterli olmadığını ifadeettikleri görülmektedir.26. Öğretmenlerin, BGH'de okul yönetiminin öğretmenlere yeterince rehberliketmediğini ifade ettikleri görülmektedir.27. Öğretmenlerin, BGH'de gerçekleştirilen etkinliklerde okul ve aile işbirliğininsağlanmadığını ifade ettikleri görülmektedir.28. Öğretmenlerin, eğitimleri sırasında Türkçe ve Sosyal Bilgiler dersinde BGH'dennasıl yararlanabilecekleri hakkında herhangi bir ders almadıklarını ifade ettiklerigörülmektedir.29. Öğretmenlerin, BGH ile ilgili kurs ve seminerlere ihtiyaç duyduklarını ifadeettikleri görülmektedir.30. Öğretmenlerin, BGH'nin öğrencileri çeşitli yönleriyle tanımaya yardımcı olduğunuifade ettikleri görülmektedir.31. Öğretmenlerin, Okulların fiziki olanaklarının (yazılı kaynaklar, araç ve gereçleri,oda, sınıf, salon, uygulama bahçesi vb.) Belirli Gün ve Haftalara yönelikfaaliyetlerin yürütülmesi için yeterli olmadığını ifade ettikleri görülmektedir.32. Öğretmenlerin, öğrencilerin dönem sonunda ya da yıl sonunda notlarını belirlerkenöğrencilerin yıl içerisinde Belirli Gün ve Haftalarda gerçekleştirdikleri çalışmalarıgöz önünde bulundurduklarını ifade ettikleri görülmektedir.33. Öğretmenlerin, ünite planından, içerisinde bulunulan haftayı belirleyip, o haftanınhangi bilim dalıyla ilgili olduğunu tespit edip daha sonra ilgili öğretmendenhaftanın önemiyle ilgili bilgi aldıklarını ifade ettikleri görülmektedir.34. Öğretmenlerin, BGH kutlamalarında görev alacak öğrencilerin yetenekli öğrencilerolmasına öğretmenler tarafından dikkat edildiğini ifade ettikleri görülmektedir.35. Öğretmenlerin, BGH kutlamalarında yıl sonunda değerlendirmenin ilköğretimmüfettişleri tarafından yapıldığını ifade ettikleri görülmektedir.36. Öğretmenlerin, öğrencilerin dönem sonunda ya da yıl sonunda notlarını belirlerkenöğrencilerin yıl içerisinde BGH'de gerçekleştirdikleri çalışmaları göz önündebulundurduklarını ifade ettikleri görülmektedir.37. Öğretmenlerin, haftalık ders programı içerisinde BGH'nin kutlanmasına yönelikayrı bir ders saati ayrılması gerektiğini önerdikleri görülmektedir.38. Öğretmenlerin, BGH'de okul yönetiminin, diğer branş öğretmenlerinin ve velilerinilgisinin, yardımının ve rehberliğinin BGH'de verimi arttıracağını ifade ettiklerigörülmektedir.39. Öğretmenlerin, BGH de gerçekleştirilecek etkinlikler için okulda belirli bir oda yada sınıfın ayrılmış olmasının öğretmenlerin BGH'ye olan ilgisini arttıracağını ifadeettikleri görülmektedir.40. Öğretmenlerin, BGH içerisine yerleştirilmesi istenilen en önemli haftanın ŞehitÖğretmenler Haftası olduğunu ifade ettikleri görülmektedir.41. Öğretmenlerin, BGH içerisinden çıkarılması istenilen en önemli günün Nato Günüolduğunu ifade ettikleri görülmektedir.42. Öğretmenlerin, BGH' nin daha verimli kullanılabilmesi için sıradan kutlamalaryapılmaması, kutlamalarda teknolojinin daha fazla kullanılarak öğrencilerin dikkatodaklanmasının sağlanması gerektiğini ifade ettikleri görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler ve Türkçe Dersi, Belirli Gün ve Haftalar,Öğretmen Görüşleri, Değerlendirilmesi.
Sekizinci sınıf fen bilgisi dersi genetik ünitesinin öğretiminde kavram haritalarının kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına ve kavram kazanmalarına etkisi
Bu çal man n temel amac , sekizinci s f fen bilgisi dersi, ?Genetik? ünitesininretiminde kavram haritalar n kullan n ö rencilerin akademik ba ar lar na vekavram kazanmalar na etkisini ara rmakt r. Ara rma öntest-sontest kontrol grupludeneysel modelde yap lm r. Deney ve kontrol gruplar Adana ili Yüre irilçesindeki bir ilkö retim okulunun dört ayr dersli inde ö renim gören ve yans z olarakseçilen sekizinci s f ö rencileri olu turmu tur. Ara rmaya birinci deney grubu 30,ikinci deney grubu 22; birinci kontrol grubu 21, ikinci kontrol grubu 27 ö renci olmaküzere, toplam 100 ö renci kat lm r.Ara rmada kavram haritas na dayal ö retim tekni inin uyguland deneygruplar ile geleneksel ö retim yönteminin uyguland kontrol gruplar n puanlar ayrolarak hesaplanm r. Akademik ba ar sontest bilgi basama , kavrama basama vetoplam puanlar ile kavram kazanma sontest toplam puanlar aras nda anlaml fark olupolmad kar la lm r. Ara rmada veri toplama arac olarak, ki isel bilgilerformu, akademik ba ar testi ve kavram kazanma testi kullan lm r.Ara rma sonucunda elde edilen veriler nicel ve nitel yöntemler kullan larak analizedilmi tir. Verilerin çözümlenmesinde tek yönlü varyans analizi, pearson korelasyonanalizi ve kovaryans analizi kullan lm r. Ayr ca, kavram kazanma testi kapsam ndahaz rlanan kavram haritalar n de erlendirilmesinde bir rubrik (derecelendirme ölçe i)kullan lm r.Ara rma sonucunda, kavram haritas na dayal ö retim tekni inin uygulanddeney gruplar ile geleneksel ö retim yönteminin uyguland kontrol gruplar nakademik ba ar sontest bilgi basama , kavrama basama ve toplam puanlar ilekavram kazanma sontest toplam puanlar aras nda anlaml bir fark oldu u belirlenmi tir.Bu fark deney gruplar lehinedir. Sadece, birinci deney grubu ile birinci kontrol grubuaras nda akademik ba ar sontesti bilgi düzeyi puanlar aras nda anlaml bir farkolmad bulunmu tur.Anahtar sözcükler: Kavram haritas , kavram kazanma, geleneksel ö retim yöntemi,genetik, akademik ba ar
Buluş yoluyla öğrenmenin ilköğretim ikinci kademe matematik dersinde öğrencilerin akademik başarılarına etkisi
Bu deneysel araştırmanın temel amacı, ilköğretim sekizinci sınıf matematikdersinin ?dik prizmaların özellikleri, dik prizmaların alan ve hacimleri? konularınınkazandırılmasında, buluş yoluyla öğrenme stratejisinin uygulandığı deney grubu ile tümsınıf öğretimi yönteminin uygulandığı kontrol grubu arasında akademik başarıaçısından anlamlı farkın olup olmadığını sınamaktır.Araştırma 2004-2005 öğretim yılının ikinci yarı yılında, Adana ili Yüreğirilçesine bağlı bir devlet ilköğretim okulunda okuyan sekizinci sınıf öğrencileri üzerindegerçekleştirilmiştir. Araştırmada, bir deney ve bir kontrol grubu kullanılmıştır. Ölçmearacı olarak kullanılan ?Matematik Başarı Testi? her iki gruba da öntest ve sontestolarak verilmiştir. Uygulama toplam sekiz hafta sürmüştür. Araştırmanın bulguları;akademik başarı açısından buluş yoluyla öğrenme stratejisinin, tüm sınıf öğretiminegöre daha etkili olduğunu göstermiştir.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacılık, Buluş Yoluyla Öğrenme Stratejisi,Matematik Öğretimi, İlköğretim, Akademik Başarı.
İlköğretim 4. sınıf sosyal bilgiler dersinde kubaşık öğrenme yönteminin, geleneksel küme çalışması yöntemine öre benlik saygısına ve akademik başarıya etkisi
Bu deneysel çalışmada ilköğretim 4. sınıf Sosyal Bilgiler dersinin, ?GeçmişimiÖğreniyorum? ve ?Yaşadığımız Yer? ünitelerinin kazandırılmasında, kubaşık öğrenmeyönteminin yeniden uyarlanmış birleştirme tekniği ve geleneksel küme çalışmasıyönteminin öğrencilerin akademik başarılarına ve benlik saygılarına etkisi olupolmadığı araştırılmıştır.Araştırma 2005-2006 öğretim yılının güz yarıyılında Adana ili Yüreğirİlçesindeki bir resmi ilköğretim okulunda yapılmıştır. Araştırma bir deney ve bir kontrolgrubunda bulunan toplam 53 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma 14 haftasürmüştür. Dersler deney grubunda kubaşık öğrenme yönteminin yeniden uyarlanmışbirleştirme tekniği, kontrol grubunda ise geleneksel küme çalışması yöntemine görehazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarına SosyalBilgiler Geçmişimi Öğreniyorum Başarı Testi, Sosyal Bilgiler Yaşadığımız Yer BaşarıTesti öntest-sontest olarak verilmiştir. Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği öntest-sontestolarak uygulanmıştır. Çalışma grubunun kişisel özelliklerini belirlemek için KişiselBilgiler Formu (KBF) dağıtılmıştır. Ön ölçüm ve son ölçümden elde edilen verilerüzerinde kovaryans analizi uygulanmıştır.Bulgular, Sosyal Bilgiler ?Geçmişimi Öğreniyorum? ünitesinde kubaşıköğrenme yönteminin yeniden uyarlanmış birleştirme tekniğine göre düzenlenenöğretimin, akademik başarı açısından etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Sosyal Bilgiler
İlköğretim altıncı sınıf fen bilgisi dersinde aktif öğrenme yaklaşımını kullanmanın akademik başarı, tutum ve kalıcılık üzerine etkisi
Bu çalışmada, aktif öğrenme yaklaşımı doğrultusunda düzenlenen öğretiminilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin Fen Bilgisi dersindeki akademik başarılarına, FenBilgisi dersine yönelik tutumlarına ve öğrendikleri bilgilerin kalıcılığına etkisi olupolmadığı araştırılmıştır.Araştırma 2005-2006 öğretim yılının güz yarıyılında, Adana ili Seyhan ilçesindebulunan bir resmi ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 34, kontrolgrubunda 32 öğrenci olmak üzere toplam 66 öğrenci çalışma grubunda yer almıştır.Çalışma oniki hafta sürmüştür. Gruplar öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyleri ve FenBilgisi dersine yönelik öntest tutum ölçeği puanlarına göre eşitlenmiştir. Dersler deneygrubunda aktif öğrenme yaklaşımına, kontrol grubunda ise öğretmen merkezligeleneksel öğretime göre hazırlanan ders planları ile gerçekleştirilmiştir. Deney vekontrol gruplarına ?Fen Bilgisi başarı testi?, ?Fen Bilgisi tutum ölçeği? öntest ve sontestolarak kullanılmış, öğrenilen bilgilerin kalıcılığını belirlemek için ise başarı testi,sontest uygulamasından 4 hafta sonra yeniden uygulanmıştır.Araştırma süresince başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen verilerin, aritmetikortalama ve standart sapma değerleri betimsel olarak verildikten sonra, kovaryansanalizleri yapılmıştır.Sonuç olarak Fen Bilgisi başarı testi sontest puanları açısından, aktif öğrenmeyaklaşımının uygulandığı deney grubunun başarı sontest puanlarının aritmetikortalaması öğretmen merkezli geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubununbaşarı sontest puanlarından çok az yüksek olmasına karşın deney grubu lehine anlamlıfarklılık bulunmuştur. Bu farklılıklar ile aktif öğrenme yaklaşımının öğrencilerin FenBilgisi dersine ilişkin başarıları üzerinde öğretmen merkezli geleneksel öğretime göredaha etkili olduğu belirlenmiştir.Aktif öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu ile öğretmen merkezligeleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin Fen Bilgisi dersi tutumölçeğinden almış oldukları sontest puanları arasında deney grubu lehine istatistikselolarak anlamlı farklılık bulunduğundan tutum ölçeği sontest puanları açısından, aktiföğrenme yaklaşımlı öğretimin Fen Bilgisi dersine yönelik tutum üzerinde öğretmenmerkezli geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu söylenebilir.Deney ve kontrol grupları öğrenilen bilgilerin kalıcılığı açısından incelendiğinde isedeney grubunda bulunan öğrencilerin kalıcılık puanlarının kontrol grubunda bulunanöğrencilerin kalıcılık puanlarından oldukça yüksek olduğu bulunmuştur. Yapılanistatistiksel analizler sonucunda son test puanları açısından aktif öğrenme yaklaşımınınuygulandığı deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Aktif öğrenme yaklaşımı, öğretmen merkezli geleneksel öğretim,Fen Bilgisi öğretimi, Fen Bilgisi dersine yönelik tutum, başarı, kalıcılık
Okul öncesi eğitim alan ve almayan öğrencilerin ilkokuma yazmaya geçiş sürecinin, öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi(nitel bir araştırma)
Bu araştırma, okul öncesi eğitim alan ve almayan ilköğretim birinci sınıföğrencilerinin, ilkokuma yazmaya geçiş sürecini, öğretmen ve öğrenci görüşleridoğrultusunda değerlendirmek amacıyla yapılmış nitel bir çalışmadır. Araştırmada,öğrencilerin okul öncesi eğitim alma durumlarının, ilkokuma yazmaya geçiş sürecineolan etkisi, öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmeye çalışılmıştır.Araştırma, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında, Adana il sınırları içinde yer alanfarklı sosyo-ekonomik düzeydeki 6 ilköğretim okulunda yapılmıştır.Araştırmanın çalışma grubu, farklı sosyo-ekonomik düzeydeki 6 ilköğretimokulundaki 60 tane birinci sınıf öğrencisi ile 15 öğretmenden oluşmaktadır. İlköğretimbirinci sınıftaki 60 öğrenci ile birinci sınıfı okutan 15 öğretmenin görüşleri alınmıştır.Okul öncesi eğitim almış olmanın, ilkokuma yazmaya geçiş sürecini nasıletkilediğini betimleyecek şekilde sorular içeren görüşme formları hazırlanmıştır. Buformlar, uzman görüşlerine başvurularak, araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmışolarak düzenlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde, kişisel bilgi formlarından elde edilen nicel verilerinçözümlenmesinde, sayı ve yüzde hesapları kullanılmıştır. Nitel veriler için de betimselanaliz yapılmıştır.Ulaşılan bulgular aşağıda özetlenmiştir.1. Anne babaların eğitim düzeyi arttıkça, öğrencinin okul öncesi eğitim kurumunagitme oranı artmaktadır.2. Araştırmaya dahil olan öğrencilerin ailelerinin aylık geliri arttıkça, okul öncesieğitim kurumuna giden öğrenci sayısı da artmaktadır.3. Okul öncesi eğitim alan ve almayan öğrencilerin büyük çoğunluğu bitişik eğikyazıyı güçlük çekmeden yazabilmektedir.4. Okul öncesi eğitim alan öğrenciler, okul öncesi eğitim almayan öğrencilere göreokula daha donanımlı gelmektedir.5. Okul öncesi eğitim kurumları, çocukları, okula ve okul kurallarınahazırlamaktadır.Anahtar Kelimeler : İlkokuma Yazma Öğretimi, Okul Öncesi Eğitim
İlköğretim 5.sınıf öğrencilerinin okula yabancılaşma düzeylerine etki eden sosyo-demografik değişkenlerin belirlenmesi
iÖZETİLKÖĞRETİM 5. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN OKULA YABANCILAŞMADÜZEYLERİNE ETKİ EDEN SOSYO-DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLERİNBELİRLENMESİÖzlem UZUNYüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim DalıDanışman: Yrd. Doç. Dr. Songül TÜMKAYANisan, 2006, 117 sayfaBu çalışmanın amacı, ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin okula yabancılaşmadüzeylerini ölçecek bir ölçme aracı geliştirerek öğrencilerin yabancılaşma düzeylerineetki eden sosyo-demografik değişkenlerin belirlenmesidir.Bu çalışmada evrenden oranlı küme örneklem alma yoluna gidilmiştir veçalışma iki aşamada gerçekleşmiştir. Birinci aşama için ön çalışma örneklemi üç farklıokulda öğrenim gören 310 5. sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. Öğrencilere 96 maddedenoluşan yabancılaşma ölçeğinin ilk formu uygulanmıştır. Yapı geçerliği örneklemi içiniki farklı okulda öğrenim gören 132 5. sınıf öğrencisinden veri toplanmıştır. Benzerölçek geçerliği için 83, test-tekrar test güvenirlik çalışması için ise öğrenciyabancılaşma ölçeğinin 51 5. sınıf öğrencisine dört hafta arayla iki kez uygulanmasıylaveriler toplanmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında sosyo-demografik özelliklere göreyabancılaşmayı ölçmek için birinci aşamada geliştirilen ÖYÖ'den (ÖğrenciYabancılaşma Ölçeği) alınan puanlar ile cinsiyet, ailenin algılanan ekonomik düzeyi,okul SED, ailenin eğitim düzeyi ve sınıf mevcudu açısından anlamlı farklılıkgöstermekte midir sorusuna, dördü özel, dokuzu devlet okulu olan toplam on üçilköğretim okulundan toplanan verilerle yanıt aranmıştır. Bu okullarda 493 kız (% 50.2),489 erkek (% 49.8) olmak üzere toplam 982 öğrenciden veri toplanmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir : Çalışmada geliştirilenÖğrenci Yabancılaşma Ölçeğinin güvenilir ve geçerli olduğu görülmüştür. Ölçeğin,iigüçsüzlük, anlamsızlık, sosyal soyutlanma ve kuralsızlık olmak üzere dört faktördenmeydana geldiği ortaya konmuştur.Cinsiyet açısından erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre ÖYÖ ile güçsüzlük,kuralsızlık ve sosyal soyutlanma alt ölçeklerinden aldıkları puanlara bakıldığında, erkeköğrencilerin kız öğrencilere oranla daha yüksek oranda yabancılaşma yaşadığısaptanmıştır. Ailenin algılanan sosyo ekonomik düzeyi (SED) değişkenine bakıldığındaorta SED'deki öğrenciler üst SED'deki öğrencilere göre daha yüksek düzeydegüçsüzlük yaşamaktadır. Öğrencilerin okul SED'i ile yabancılaşma düzeylerikuralsızlık alt ölçeği hariç diğer alt ölçeklerden aldıkları puanlar arasında anlamlı birfarklılığın olduğu görülmüştür. Buna göre alt SED'ki okullarda eğitim gören öğrenciler,orta ve üst SED'deki okullarda eğitim gören öğrencilere göre daha yüksek düzeydeyabancılaşma göstermiştir. Öğrencilerin aile (anne-baba) eğitim düzeyi ile yabancılaşmadüzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Bu farka göre okuma yazmabilmeyen anneye sahip öğrenciler, ortaokul ve lise mezunu anneye sahip öğrencileregöre daha yüksek düzeyde yabancılaşma gösterirken okuma yazma bilmeyen ve ilkokulmezunu babaya sahip öğrenciler, lise mezunu babaya sahip öğrencilere göre dahayüksek düzeyde yabancılaşma göstermiştir. Öğrencilerin sınıf mevcuduna göreyabancılaşma düzeylerine bakıldığında güçsüzlük alt ölçeği hariç diğer alt ölçeklerdenaldıkları puanlar arasında anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Bu farka göre; 25-34 kişilik sınıflarda eğitim gören öğrenciler 45-54 kişilik sınıflara göre daha yüksekdüzeyde yabancılaşma göstermiştir.Anahtar Kelimeler : Yabancılaşma, Güçsüzlük, Anlamsızlık, SosyalSoyutlanma, Kuralsızlık.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin arkadaşlarına ilişkin düşüncelerinin sosyometrik statü ve akademik başarı açısından incelenmesi
iÖZETİLKÖĞRETİM 5. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ARKADAŞLARINA İLİŞKİNDÜŞÜNCELERİNİN SOSYOMETRİK STATÜ VE AKADEMİK BAŞARIAÇISINDAN İNCELENMESİVESİLE ORALYüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim DalıDanışman: Yrd. Doç. Dr. Filiz YURTALNisan, 2007, 79 sayfaBu araştırmanın amacı, ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin arkadaşlarına ilişkindüşüncelerini ve arkadaşlık anlayışlarını sosyometrik statü ve akademik başarıya göreincelemektir.Bu çalışma, 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Adana ili merkezi'nde bulunan iki alt,iki orta ve iki üst sosyo-ekonomik düzeydeki toplam 6 ilköğretim okulunda 5.sınıfta okuyan528 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, Sosyometrik Test, Akran İnançlarıÖlçeği, ve Görüşme Formu kullanılarak elde edilmiştir.Araştırmanın sonuçlarına göre, öğrencilerin arkadaşlarına ilişkin olumlu ve olumsuzdüşüncelerinin sosyometrik statü ve akademik başarıya göre farklılık göstermediğibulunmuştur. Ancak yapılan görüşmelerin sonucunda sosyometrik statü ve akademik başarıaçısından arkadaşlık anlayışlarının bazı boyutlarında farklılıklar olduğu saptanmıştır.Sosyometrik statüye göre arkadaşlık beklentileri kapsamında en fazla seçilen ve hiçseçilmeyen öğrenciler arasında farklılık bulunmamıştır. En fazla seçilen öğrencilerin hiçseçilmeyen öğrencilere göre daha kolay arkadaş edindiği ve arkadaşlarıyla ilişkilerinin olumluyönde olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda kendilerine olumlu özellikler atfetmektedirler.Bunlar; zeki olma, sevilen biri olma , başarılı olma, neşeli olma, yetenekli olma, cana yakınolma gibi özelliklerdir. Akademik başarıya göre başarılı öğrenciler ile başarısız öğrencilerarasında arkadaşlık anlayışlarına göre bazı farklılıklar bulunmuştur. Başarılı öğrencilerin dahaiikolay arkadaş edindikleri ve arkadaş ilişkilerinin daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Ayrıcabaşarılı öğrencilerin güvenilir olma, başarılı olma, zeki olma, neşeli olma, sevilme ve canayakın olma gibi olumlu özellikleri daha fazla atfettikleri bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Arkadaşlık İlişkileri, Sosyometrik Statü, Akademik Başarı,Akran İlişkileri
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin ödev stilleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
iiÖZETİLKÖĞRETİM 5. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖDEV STİLLERİ İLEAKADEMİK BAŞARILARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİSerpil HİZMETÇİYüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim DalıDanışman: Yard. Doç. Dr. Ayten İFLAZOĞLUHaziran 2007, 78 sayfaBu araştırmanın temel amacı; ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin ödev stilleri ileakademik başarı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu temel amaç doğrultusundaayrıca ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin ödev stilleri ile akademik başarı düzeyleri,kendi algıları doğrultusunda belirlenen ödev başarıları ve ödevlere karşı tutumları ileödev stillerinin sosyo-ekonomik düzey ve cinsiyet açısından farklılaşıp farklılaşmadığıbelirlenmiştir.Araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanınörneklemini Adana ili Ceyhan ilçesindeki 15 okul ve bu okulların 5. sınıflarına devameden 719 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öğrencilerin ödev stilleri Hong veMilgram,(1996) tarafından geliştirilen ?Ödev Motivasyonu ve Ödev Stilleri BelirlemeÖlçeği?, algılanmış başarı ve tutumları bu ölçeğe eklenen 8 madde (Hong ve Milgram,1996) ile sosyo-ekonomik düzeyleri ise Bacanlı (1997) tarafından geliştirilen ?Sosyo-Ekonomik Düzey Belirleme Anketi? ile belirlenmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde, öğrencilerin büyük birkısmının; aileleri ve öğretmenleri tarafından motive edilmeyi, ödev yaparken bir şeyleratıştırmayı ve ödev yapma ortamında fazla ışığı tercih ettikleri belirlenmiştir. Ayrıcaçoğu öğrencinin çalışırken yanlarında otorite figürünün olmasını, yapılandırılmışödevleri ve akranlarıyla çalışmayı tercih ettikleri görülmüştür. Öğrencilerin ödev stilleriile akademik başarıları arsındaki ilişki; motivasyon, atıştırma, görsel ve yapılandırma altfaktörleri açısından anlamlı bulunmuştur. Bununla beraber ödev stilleri ile algılanmışiiiödev başarısı ve tutumu, cinsiyet ve sosyo-ekonomik düzey arasında motivasyon,dokunsal, yapılandırma, görsel ve otorite figürü alt faktörlerinde istatistiksel olarakfarklılaşmalar olduğu gözlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Algılanan Ödev Başarısı, Ödev Tutumu, Ödev, ÖdevMotivasyonu, Ödev Stilleri,
İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin akademik başarılarının sosyal destek kaynakları açısından incelenmesi
IÖZETİLKÖĞRETİM BİRİNCİ KADEME BEŞİNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİNİNAKADEMİK BAŞARILARININ SOSYAL DESTEK KAYNAKLARIAÇISINDAN İNCELENMESİİMER KARADAĞYüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim DalıDanışman: Yrd. Doç. Dr. Filiz YURTALHaziran, 2007, 82 sayfaAraştırmanın amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin akademik başarıdüzeylerinin aileden, arkadaşlardan ve öğretmenlerden algılanan sosyal desteğe görefarklılaşıp farklılaşmadığını incelemek ve bu konuda görüşlerinin ne olduğunu ortayaçıkarmaktır. Nicel ve nitel araştırma desenlerinin bir arada kullanıldığı bu araştırmanınevrenini Adana ili merkezi'nde bulunan bir alt, bir orta ve bir üst sosyo-ekonomikdüzeydeki toplam 3 ilköğretim okulunda 2005-2006 eğitim öğretim yılında öğrenimgören 5.sınıf öğrencileri, araştırmanın örneklemini ise bu okulların 5.sınıflarındaseçkisiz olarak belirlenen 305 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama amacıyla algılanan sosyal desteği belirlemek içinaraştırmacı tarafından geliştirilen Aileden, Arkadaştan ve Öğretmenden AlgılananSosyal Destek Anketi ve anket soruları göz önünde bulundurularak düzenlenen görüşmeformu kullanılmıştır.Araştırma elde edilen sonuçlarda; Aileden algılanan sosyal desteğe göre akademikyönden başarılı olan öğrencilerin başarısız olanlara göre ailelerinden daha olumludestek aldıklarını, derslerinde başarılı yada başarısız olduklarında, ailelerinden herzaman olumlu tepkiler aldıkları, ailelerine kendileriyle yada okulla ilgili her konuyuanlatabildiklerini, aileleri için önemli olduklarını hissettiklerini ve ailelerinin gerçektenkendileriyle ilgilendiklerini daha fazla ifade ettikleri bulunmuştur.IIArkadaşlardan algılanan sosyal destek açısından akademik yönden başarılı olanöğrencilerin başarısız olanlara göre arkadaşlarından daha olumlu destek aldıklarını,arkadaşları tarafından sevildiğini, arkadaşları herhangi bir konuda karar alırkenkendisinin düşüncelerini sorduğunu, arkadaşlarını kendine yakın hissettiklerini, birliktezaman geçirmekten hoşlandığını, yakın arkadaşlarının olduğunu, sorunları olduğundaarkadaşlarının yardımcı olduğunu, arkadaşları tarafından dışlanmadığını daha fazlaifade ettikleri, akademik çalışmalarında yardım almaktan çok, yardım etmeyi tercihettikleri sonucuna ulaşılmıştır.Öğretmenlerden algılanan sosyal desteğe göre akademik yönden başarılı olanöğrenciler başarısız olanlara göre; öğretmenlerinden daha olumlu destek aldıklarını,öğretmenlerinin kendi düşüncelerine değer verdiklerini, öğretmenin sınıfındaki tümöğrencilere eşit davrandığını, öğretmenleriyle daha fazla iletişim kurdukları,öğretmenlerinin sınıfta herhangi bir olay olduğunda kendilerini konuşarak uyardığını,daha fazla ifade ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Destek, Akademik Başarı, Arkadaş İlişkileri,Öğretmen-Öğrenci İlişkisi, Anne-Baba Çocuk İlişkisi
Spor takımlarına katılan ve katılmayan görme engelli öğrencilerin benlik saygılarının değerlendirilmesi
ÖZETSPOR TAKIMLARINA KATILAN VE KATILMAYAN GÖRME ENGELLİÖĞRENCİLERİN BENLİK SAYGILARININ DEĞERLENDİRİLMESİEbru TÜRKYüksek Lisans Tezi, Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim DalıDanışman: Yrd. Doç. Dr. İskender ÖZGÜRHaziran 2007, 66 sayfaTarama modelindeki bu çalışmada, spor takımlarında görev alıp almamanın,görme engelli öğrencilerin benlik saygıları üzerindeki etkisi araştırılmıştır.Araştırma 2005-2006 öğretim yılının güz yarıyılında Adana ili Seyhanİlçesindeki Oğuz Kağan Görme Engelliler İlköğretim Okulu'nda yapılmıştır. Araştırmatoplam 40 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir, 4 hafta sürmüştür. Araştırmada?Coopersmith Benlik Envanteri? ile ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. ?Kişisel BilgiFormu?nda öğrencilerin cinsiyet, yaş, ek özrün olup olmaması, ek özür varsa nedüzeyde olduğu, eğitim durumu, ailede başka görme engelli olup olmamasına yöneliksorular yer almıştır. Bu formlar öğrenci gelişim dosyaları, öğretmen ve öğrencileresorulan sorular yardımıyla her öğrenci için tek tek doldurulmuştur. ?CoopersmithBenlik Envanteri? Braille alfabesine çevrilmiş ve öğrencilere uygulanmıştır. Çalışmadakullanılan envanter ilk kez görme engelli öğrencilerde kullanılıyor olduğundan geçerlik,güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Test- tekrar yöntemi kullanılarak 4 hafta sonrayeniden uygulanan envanterden edinilen veriler üzerinde korelasyon ve KR 20hesaplamaları yapılmıştır. Envanter geçerli ve güvenilir bulunmuştur. Veriler üzerindet-testi analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonunda spor takımlarında görev almanın,cinsiyet ve ışık algısının, benlik saygısı puan ortalamaları açısından anlamlı biretkisinin olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Görme Engelliler, Benlik Saygısı, Bağımsız Hareket ve Beceriler,Beden Eğitimi.
Fen bilgisi öğretiminde çalışma yaprakları ile öğretimin öğrencilerin fen bilgisi tutumuna ve mantıksal düşünme becerilerine etkisi
IÖZETFEN B LG S Ö RET M NDE ÇALI MA YAPRAKLARI LE Ö RET M NÖ RENC LER N FEN B LG S TUTUMLARINA VE MANTIKSALDÜ ÜNME BECER LER NE ETK SAy egül BOZDO ANYüksek Lisans Tezi, lkö retim Anabilim DalDan man: Yrd. Doç. Dr Nuri EMRAHO LUNisan 2007, 152 sayfaBu ara t rman n temel amac ; fen bilgisi ö retiminde çal ma yapraklar ileö retimin, ö rencilerin fen bilgisi dersine kar tutumlar na ve mant ksal dü ünmebecerilerine etkisini belirlemektir. Ara t rma ön-test, son-test kontrol gruplu deneyselmodelde yap lm t r.Ara t rma 2005-2006 e itim -ö retim y l ikinci yar y l nda, Adana ili Seyhanilçesi'ndeki Org. Bedrettin Demirel lkö retim Okulu'na devam etmekte olan 7. s n fö rencileri ile yürütülmü tür. Ara t rmaya deney ve kontrol gruplar nda 25'er olmaküzere toplam 50 ö renci kat lm t r.Deney ve kontrol gruplar deneysel i lem öncesinde uygulanan ?Ki isel BilgilerFormu? ile belirlenmi tir. Deney ve kontrol gruplar yans z olarak seçilmi tir. Deney vekontrol grubu ö rencileri cinsiyetleri, 6. s n f fen bilgisi dersi karne not ortalamalar vesay lar aç s ndan e itlenmeye çal lm t r.Ara t rmada, ö rencilerin mant ksal dü ünme becerilerini ölçebilmek amac yla?Mant ksal Dü ünme Grup Testi (MDGT)? fen bilgisine kar tutumlar n ölçebilmekamac yla ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçe i (FBDTÖ)? kullan lm t r. Buna göre; deneyve kontrol grubu ö rencilerine çal ma yapraklar ile ö retime ba lamadan önce?Mant ksal Dü ünme Grup Testi (MDGT)? ve ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçe i(FBDTÖ)? uygulanm t r. Daha sonra 6 hafta boyunca 7. s n f fen bilgisi ö retimprogram nda yer alan, ?Ya Bas nç Olmasayd ? ? ünitesi, deney grubu ö rencileri ileçal ma yapraklar yla, kontrol grubu ö rencileri ile geleneksel ö retim yöntemi ilei lenmi tir. Ünitenin bitiminde her iki gruba da ?Mant ksal Dü ünme Grup Testi(MDGT)? ve ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçe i (FBDTÖ)? bu kez son test olarakuygulanm t r.IIToplanan verilerin analizinde istatistiki i lemlerden t-testi, aritmetik ortalama( X ), standart sapma (s), frekans (f), yüzde (%) ve çift faktörlü anova kullan lm t r.statistiki i lemler SPSS 11.0 paket program yla çözümlenmi tir. Elde edilen verilerinyorumlanmas nda .05 anlaml l k düzeyi kabul edilmi tir.Çal ma yapraklar ile ö retim yap lan deney grubu ö rencileri ile gelenekselö retim yönteminin uyguland kontrol grubu ö rencilerinin ?Mant ksal Dü ünmeGrup Testi? ve ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçe i? son test puanlar aras nda deneygrubu lehine anlaml bir fark n oldu u görülmü tür. Ayr ca deney grubunun, kullan lanher iki ölçek için ön test ve son test puanlar aras nda da anlaml bir farkl l k oldu usaptanm t r.Çal ma yapraklar ile ö retim yap lan deney grubu ö rencileri ile gelenekselö retim yönteminin uyguland kontrol grubu ö rencilerinin, son-test ?Mant ksalDü ünme Grup Testi? ve ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçe i? puanlar aras ndacinsiyetleri aç s ndan anlaml bir fark n olmad sonucuna ula lm t r.Elde edilen sonuçlar nda çal ma yapraklar ile ö retimin ö rencilerinmant ksal dü ünmelerini ve fen bilgisi dersine olan tutumlar n olumlu ekildede i tirmi oldu u söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Çal ma Yapra , Mant ksal Dü ünme Becerisi, Problem Çözme,Fen Bilgisi Tutumu, Fen Bilgisi Ö retimi.
Özel eğitim alanında çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin bazı değişkenler acısından incelenmesi (Adana ili örneği)
Bu çalışmanın amacı, Adana ilinde çalışan özel eğitim öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerini belirleyerek bazı demografik ve mesleki değişkenler açısından tükenmişlik puanlarının farklılaşıp farklılaşmadığına bakmaktır. Çalışmaya 2006-2007 eğitim öğretim yılı içerisinde Adana ili merkez Seyhan ilçesinde görme, zihinsel ve işitme engelli çocuklara hizmet veren Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapmakta olan 68 öğretmen katılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak Adana'da bulunan toplam 3 okul araştırmanın evrenini oluşturmuş ve araştırma için örneklem alınmamış tüm evren araştırmaya dahil edilmiştir. Tükenmişlik düzeylerini belirlemek için ?Maslach Tükenmişlik Ölçeği? ve kişisel bilgiler için araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgiler Formu? kullanılmıştır. Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nden elde edilen puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Gruplar arasında anlamlı düzeyde fark olup olmadığını saptamak amacı ile ikili gruplarda t-testi, çoklu gruplarda tek yönlü varyans analizi, farkın kaynağını belirlemek için Scheffe F testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda araştırmaya katılan özel eğitim öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyinin duygusal tükenme alt boyutunda görev türü, mesleğini isteyerek seçip seçmeme, öğretmenlik mesleğini kendine uygun bulup bulmama, üstlerinden yaptığı işle ilgili takdir görüp görmeme; duyarsızlaşma alt boyutunda görev türü, öğretmenlik mesleğini isteyerek seçip seçmeme, öğretmenlik mesleğini kendine uygun bulup bulmama; kişisel başarı alt boyutunda yaş, görev yapılan okul türü, görev süresi ve öğretmenlik mesleğini kendine uygun bulup bulmama değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, mezun olunan alan, çalışma hayatında iş arkadaşlarından destek görme durumuna göre tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Anahtar Sözcükler: Özel eğitim, Öğretmen, Tükenmişlik, Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma, Kişisel Başarı Duygusunda Azalma.
Demokrat Parti iktidarından 1980 ihtilaline eğitim politikaları ve bu politikaların tarih ders kitaplarına yansıması
Bu çalı?mada Cumhuriyet döneminde 1950- 1980 yılları arası orta öğretim kurumları tarih dersi ders kitapları ele?tirel bir bakı? açısıyla değerlendirilmeye çalı?ılmı?tır. Çalı?ma, tarih, iktidar ve eğitim ile ilgili giri? niteliğindeki bilgilerin sunulması ve geçmi? ara?tırmaların sonuçları ile ba?lamaktadır. Bu bölüm tarih, iktidar ve eğitim arasındaki ili?kilerin ilgili literatürdeki farklı veya ortak bakı? açılarını ortaya koymaktadır. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri batıla?maya önem vermi?, 1945'lerden sonra olu?an yeni dünya düzeni içerisinde kendine bir yer edinme çabası içine girmi?tir. 1950'li yıllardan itibaren Türkiye'nin iç politika geli?meleri hızlanmı?, mevcut iktidarların toplumsal, siyasal, ekonomik alandaki giri?imlerini me?rula?tırabilmek ve daha kolay kabulünü sağlamak için eğitim politikalarına ağırlık verilmi?tir. Bu süreçte iktidarların eğitim politikalarını uygulamakta araç olarak kullandıkları kurum okul, ders ise tarih dersleri ve tarih ders kitapları olmu?tur. Bu nedenle çoğu zaman tarih dersleri, iktidara gelen siyasi partilere politikalarını uygulamak ve kolay kabulünü sağlamak için zemin hazırlamı? veya her ba?a geçen siyasi parti tarih derslerini etkin olarak kullanmı?tır. Bu ara?tırmada 1950- 1980 yılları arasında iktidardaki siyasi partilerin politikalarının özellikle orta öğretim kurumlarında okutulan tarih ders kitaplarına yansıması ortaya konmaya çalı?ılacaktır. Literatür taramasıyla, çalı?mada 1950- 1980 yılları arasında eğitim politikaları, orta öğretimde alınan kararlar, okutulmaya karar verilen tarih ders kitapları, eklenen- çıkarılan tarih ders konuları ve tarih ders kitaplarının yarı?ma yoluyla yazdırılmasında belirlenen ?artlar konusunda bilgi verilmi?tir. Taramanın genel amacı, ? 1950- 1980 yılları arasında hükümetlerin politikaları, tarih ders kitaplarına yansıması ? konusuna tartı?ma zemini hazırlamaktır. Bu yıllar arasında iktidarda bulunan hükümetlerin politikaları incelenmi?, M.E.B. tarafından 1950- 1980 yılları arasında yayınlanan Tebliğler dergileri taranarak orta öğretimde tarih ders kitaplarına yönelik yönerge ve kararnameler, bu alanda yapılan ara?tırmalar kullanılarak, bu yıllar arasındaki politikanın orta öğretimde tarih derslerine yansıması ortaya konmu?tur. Anahtar Kelimeler: Tarih Dersi, Hükümet Politikaları, Ders Kitapları
2001 ilköğretim fen bilgisi dersi ve 2005 ilköğretim fen ve teknoloji dersi programlarina ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırma, 2001-2002 öğretim yılında uygulanmaya başlayan ??lköğretim Fen Bilgisi Dersi Öğretim Programı? ile 2005-2006 öğretim yılında uygulanmaya konulan ??lköğretim Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programı?nın öğretmen görüşleri açısından değerlendirilmesi ve yeni programının uygulanmasında öğretmenlerin karşılaştıkları sorunların belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 2005-2006 öğretim yılında Adana Merkez ilçelerinden tesadüfi yolla seçilen 27 ilköğretim okulunda yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Adana Merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan 192 öğretmenden oluşturmuştur. Öğretmenlerin görüşlerinin belirlenmesinde daha önce benzer bir çalışma için hazırlanan bir anket uygulanmıştır. Anketten elde edilen bulguların karşılaştırılmasında varyans analizi ve t testi analizleri yapılmıştır. Çalışmalardan elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir: Öğretmenlerin 2001 ve 2005 programındaki hedeflere, içeriğe, eğitim durumuna, değerlendirmeye ve teknolojik gelişmelere yönelik görüşleri arasında bazı değişkenler için anlamlı farklar görülürken bazı değişkenlere göre ise anlamlı farklar görülmemiştir. Öğretmenlerin 2005 programına yönelik daha olumlu yaklaşımlara sahip oldukları görülmektedir. Öğretmenlerin, 2005 programının uygulanması sırasında en çok karşılaştıkları sorunlar; okullardaki araç-gereçlerin yetersiz olması, program hakkında yeterince bilgilendirilmeme ve kılavuz kitapların öğretmenlere zamanında ulaştırılmaması şeklinde belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretimi, Fen Bilgisi Programı, Program Değerlendirme, Sınıf Öğretmeni.
İlköğretim 1. kademe öğretmenlerinde algılanan problem davranış düzeyleri ve bazı sosyo demografik değişkenlere göre tükenmişliğin incelenmesi
Bu araştırma ile ilköğretim 1. kademe öğretmenlerinin algıladıkları problem davranış düzeyi ile cinsiyet, yaş, görev yapılan sınıf ve öğrenci sayısı değişkenlerine öğretmenlerde görülen tükenmişlik arasında anlamlı farklılık olup olmadığına bakılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Adana ili Ceyhan ilçesinde 24 devlet okulunda görevli 386 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlerin algıladıkları problem davranış düzeyini ölçmek için ?Problem Davranışları Algılama Anketi?; tükenmişlik düzeylerini ölçmek için ?Maslach Tükenmişlik Envanteri?; kişisel ve mesleki özellikleri belirlemek üzere ise araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için ?SPSS? paket programının 11.5 sürümü kullanılmıştır. Veriler aritmetik ortalama, standart sapma, iki faktörlü Varyans Analizi ve Scheffe-F testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; algılanan problem davranış düzeylerine göre tükenmişlik ölçeğinin ?duygusal tukenme?, ?duyarsızlaşma? ve ?kişisel başarı? boyutlarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Yaş, cinsiyet ve öğrenci sayısı değişkenlerine göre bakıldığında da tükenmişliğin alt ölçeklerinden sadece ?duyarsızlaşma? boyutunda farklılık olduğu saptanmıştır. Ayrıca, cinsiyet ile problem davranışı algılama düzeyi etkileşimin bakıldığında ?Duygusal Tükenme ve Duyarsızlaşma?; yaş ile problem davranışı algılama düzeyi etkileşiminde ise sadece ?Duyarsızlaşma? alt ölçeğinde; görev yapılan sınıf ile problem davranışı algılama düzeyi etkileşimine bakıldığında da ?Duygusal Tükenme? ve ?Duyarsızlaşma? alt ölçeklerinde anlamlı farklılık olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Tükenmişlik, Problem Davranışı Algılama Düzeyi
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin sözel matematik problemlerini çözme düzeylerine göre bilişsel farkındalık becerilerinin incelenmesi
Bu çalışmada, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin bilişsel farkındalık beceri düzeyleriyle problem çözme beceri düzeyleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırma 2005-2006 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan dört ilköğretim okulunda yapılmıştır. Araştırma 127 kız ve 142 erkek olmak üzere toplam 269 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin, bilişsel farkındalık beceri düzeylerini belirlemek için araştırmacı tarafından uyarlanarak geliştirilen ?Bilişsel Farkındalık Becerileri Ölçeği? ve problem çözme düzeylerini saptamak için araştırmacı tarafından geliştirilen ?Problem Çözme Beceri Testi? kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.5 istatistik paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, öğrencilerin bilişsel farkındalık beceri düzeyleri ile problem çözme beceri düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu, bilişsel farkındalık beceri düzeyleri ve problem çözme başarı düzeyleri arasında cinsiyete göre anlamlı bir fark olmadığını, sosyoekonomik seviyelerine göre problem çözme beceri düzeyleriyle bilişsel farkındalık beceri düzeyleri açısından ise alt-orta ve alt-üst düzey arasında anlamlı bir fark olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi, Problem Çözme, Problem Çözme Becerisi, Sözel Problemler, Bilişsel Farkındalık
İlköğretim I. kademede görülen zorba davranışların sınıf değişkenleri ve atmosferi algılamalarına göre incelenmesi
Araştırmanın amacı, ilköğretim sınıflarda görülen zorbalık davranışlarını sınıf değişkenleri ve sınıf atmosferi algılamaları açısından incelemektir. Bu amaçla önce sınıflarda görülen zorbalığın yaygınlığı ve türleri ortaya çıkarılmış, zorbalığa karışmayan, kurban ve zorba öğrenciler, sınıf değişkenleri açısından değerlendirilmiş ve sınıf atmosferini algılama biçimleri ortaya çıkarılmıştır. Araştırma, 2006?2007 öğretim yılında İstanbul ili Avcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ilköğretim okullarının, dördüncü ve beşinci sınıflarında eğitim gören 239'u kız ve 249'u da erkek olmak üzere toplam 488 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada, öğrencilerin maruz kaldığı ve uyguladığı zorbalık türlerini ve yaygınlığını belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen Zorba Davranışlar Anketi, yarı yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu, Kişisel Bilgiler Formu, Sınıf Atmosferi Ölçeği (Şeker 2000), Kimdir Bu ve Kime Göre Ben Neyim envanterleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ilköğretim okullarında öğrencileri arasında görülen zorbalık olaylarının yaygınlığının ve zorbalık olaylarına karışan öğrencilerin oranın oldukça yüksek olduğu dikkati çekmiştir. Öğrencilerin en yaygın olarak maruz kaldıkları ve uyguladıkları zorba davranışların bedensel zorbalık sınıflamasında ?itme?; sözel zorbalık sınıflamasında?, ?isim takma?; duygusal zorbalık kapsamında ?gruplara ve oyunlara almama?; cinsel zorbalık türünde ise ?cinsel içerikli sözler duyma/söyleme? olduğu belirlenmiştir. Erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre daha fazla zorba davranışlara maruz kaldığı ve daha fazla zorba davranışları uyguladığı tespit edilmiştir. Zorbalık olaylarına karışmayan, kurban ve zorba öğrenci gruplarındaki öğrencilerden kurban ve zorba öğrenciler zorbalık olaylarına karışmayan öğrencilere göre daha düşük akademik başarıya ve sınıf atmosferi algısına ve daha olumsuz öğretmen ve arkadaş etkileşimine sahip oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Zorbalık, Sınıf Atmosferi, Zorba, Kurban
Sınıf öğretmenliği öğrencilerinin bazı sosyo-demografik özellikleri ve düşünme ihtiyacına göre problem çözme becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmada sınıf öğretmenliği öğrencilerinin düşünme ihtiyacı düzeyi ile cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi değişkenlerine göre "problem çözme becerileri" arasında anlamlı farklılık olup olmadığına bakılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi Adana İli, Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Sınıf Öğretmenliği programında okuyan 356 öğrenci oluşturmaktadır.Öğrencilerin düşünme ihtiyacı düzeyini ölçmek için "Düşünme İhtiyacı Ölçeği", problem çözme becerisini ölçmek için "Problem Çözme Envanteri", kişisel özellikleri belirlemek üzere ise araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için "SPSS" paket programının 11.5 sürümü kullanılmıştır. Veriler aritmetik ortalama, standart sapma, iki faktörlü varyans analizi ve LSD testi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda öğrencilerin cinsiyet ve sınıf düzeyine göre problem çözme becerisinde anlamlı bir farklılık çıkmıştır.Düşünme ihtiyacı düzeyi, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyine göre problem çözme becerisinde anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Düşünme ihtiyacı düzeyi ile anne eğitim düzeyi etkileşiminde anlamlı bir farklılık çıkmıştır. Düşünme ihtiyacı düzeyi ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve baba eğitin düzeyi etkileşiminde anlamlı bir farklılık çıkmamıştır.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımına dayalı fen bilgisi öğretiminin akademik başarı ve tutuma etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, İlköğretim yedinci sınıf Fen Bilgisi dersi ?Ya Basınç Olmasaydı?? ünitesinde, proje tabanlı öğrenmenin öğrencilerin akademik başarısına ve fen bilgisi dersine karşı olan tutumlarına etkisini incelemektir.Araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılı ikinci yarıyılında, Adana ili Pozantı ilçesi'ndeki Atatürk İlköğretim Okulu'na devam etmekte olan 7.sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmaya deney ve kontrol gruplarında 32'şer olmak üzere toplam 64 öğrenci katılmıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel modelde yapılmıştır.Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarılarına ve fen bilgisine karşı tutumlarına etkilerini incelemek amacıyla bir deney, bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney ve kontrol grupları yansız olarak seçilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencileri farklı değişkenler açısından( cinsiyetleri, karne notları ve sayıları) eşitlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, kişisel bilgiler formu, akademik başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır.Araştırma süresince başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen verilerin, aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, t-testi, kovaryans analizleri yapılmıştır. İstatistiki işlemler SPSS 11,5 paket programıyla çözümlenmiştir. Elde edilen verilerin yorumlanmasında .05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda, proje tabanlı öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubunu öğrencilerinin ?Fen Bilgisi Dersi Başarı Testi? ve ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği? son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür.Elde edilen sonuçlar ışığında proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile öğretimin öğrencilerin akademik başarılarını ve fen bilgisi dersine karşı olan tutumlarını olumlu şekilde değiştirmiş olduğu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretimi, Proje Tabanlı Öğrenme, Akademik Başarı, Fen Bilgisi Tutumu
Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik inanç düzeyleri, öğrenme stilleri ve fen bilgisi öğretimine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Bu araştırma fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimine yönelik öz-yeterlik inançları, tutumları ve öğrenme stilleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Araştırma Ankara ili içerisinde yer alan 3 devlet üniversitesindeki 1., 2., 3. ve 4. sınıf toplam 902 (660 kız, 242 erkek) fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir.Veriler 2007-2008 eğitim öğretim yılı güz yarı yılında Enochs ve Rings (1990) tarafından geliştirilen, Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye çevrilen fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik inancı ölçeği, Thompson ve Shringley (1986) tarafından geliştirilen, Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye çevrilen fen bilgisi öğretimi tutum ölçeği ve Kolb (1984) tarafından geliştiren, Aşkar ve Akkoyunlu (1993) tarafından Türkçeye çevrilen öğrenme stilleri envanteri kullanılarak toplanmıştır.Araştırma sonuçları, fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik ölçeğinin kişisel öz-yeterlik ve sonuç beklentisi alt boyutlarında inançlarının iyi seviyede olduğunu göstermiştir.Ayrıca analiz sonuçları fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimine yönelik pozitif tutum geliştirdiklerini ve farklı öğrenme stillerine sahip olduklarını göstermiştir. Bunlara ek olarak fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik tutumları ve öğrenme stilleri ile fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik inançlarındaki değişimleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik tutumunda öğrenme stillerine göre öğretmen adaylarının öz-yeterlik inançlarına paralel olarak farklılaştığı sonucuna ulaşılmşıtır.
Bilgisayar laboratuarı olan ilköğretim okullarındaki öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretim uygulaması hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi (Adana ili örneklemi)
Bu araştırma, bilgisayar laboratuarı olan ilköğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilköğretim kurumlarında başlattığı ?Bilgisayar Destekli Öğretim? uygulaması hakkındaki görüşleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırma, 2006-2007 öğretim yılında Adana Merkez ilçelerinden tesadüfi yolla seçilen 30 ilköğretim okulunda yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi, Adana Merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan 291 öğretmenden oluşmuştur. Öğretmenlerin görüşlerinin belirlenmesinde daha önce benzer bir çalışma için hazırlanan bir anket uygulanmıştır. Anketten elde edilen bulguların karşılaştırılmasında frekans dağılımları ile X2 (kaykare) tekniği ve varyans analizi yapılmıştır.Çalışmalardan elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir:Öğretmenler, BDÖ için bilgisayar eğitiminin gerekli olduğunu ve BDÖ'in ilköğretimde fen ve teknoloji dersleri içinde başlatılması gerektiğini belirtmektedirler. Esnek ve rahat eğitim-öğretim ortamı sağlayan BDÖ'in başarılı sonuçlar verebilmesi bunu uygulayan öğretmenlerin eğitim ve tutumuna bağlı olduğu ve bu nedenle çeşitli kurslarla bilgisayar eğitimi alan öğretmenlerin, BDÖ uygulamaları konusunda da eğitilmeleri gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Eğitimi, Bilgisayar Destekli Öğretim.
Eski ve yeni ilköğretim sosyal bilgiler dersi öğretim programı ve ders kitaplarında tarih konularının karşılaştırılması
Bu araştırmada, İlköğretim sosyal bilgiler dersi eski ve yeni öğretim programı ve ders kitaplarında (6 ve 7. sınıf) tarih konularının metot ve içerik yönünden karşılaştırılması yapılarak, benzerlikler ve farklılıkların ortaya konulmasına çalışılmıştır. Bu sebeple çalışma her iki öğretim programı ve ders kitapları üzerinde yoğunlaşmıştır.Literatür incelemesi niteliği taşıyan bu çalışma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur.Bu araştırmanın amaç ve alt amaçlarına ulaşmak için yayınlar ve konuyla ilgili araştırmalar taranmış; elde edilen bulgular çerçevesinde eski (1998) ve yeni (2004) öğretim programları ve belirlenen ders kitaplarındaki tarih konuları metot ve içerik yönünden karşılaştırılmıştır. araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:Araştırma sonucunda; sosyal bilgiler eski öğretim program ve ders kitaplarında tarih konularının içeriğinin yüklü ve öğrencinin ihtiyacından uzak olduğu, eski program ve ders kitaplarında tarih konularının siyasi ve askeri tarih üzerinde yoğunlaştığı, konuların sunumunda kronolojiye aykırı hareket edildiği, konuların sunumundaki üslubun tek düze ve öğrencini seviyesine uygun olmayan bilimsel tarih özelliği taşıdığı, bu durumun da öğretmeni merkeze alıp öğrenciyi pasif hale getirdiği, eski ders kitaplarında kullanılan görsel malzemelerin pedagojik olarak yetersiz olduğu ve özensiz olarak seçildiği, sosyal bilgiler yeni öğretim programı ve ders kitaplarında tarih ünite ve konularının içeriğinin hafifletildiği, yeni öğretim programı ders kitaplarında konu içeriklerinin ilgi çekici örneklerle sunulduğu ve tarih öğretiminde sözlü tarih ve yerel tarih yöntemlerine yer verildiği, yeni ders kitaplarında bulunan görsel malzemenin daha özenli seçildiği ve ünite değerlendirme kısmının daha işlevsel hale geldiği belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Sosyal Bilgiler, Ders kitapları, Tarih konuları, Öğretim Programı.
İlköğretim II. kademe fen bilgisi dersi öğretmenlerinin fen bilgisi dersi eğitim?öğretim süreci bakımından yeterliliklerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırma; İlköğretim II. kademe Fen ve Teknoloji dersi öğretmenlerinin fen bilgisi dersi eğitim ? öğretim süreci bakımından yeterlik düzeyleri ve yeterliklerin; cinsiyet, kıdem, mezun olunan okul türü, mezun olunan bölüm, görev yapılan yerleşim birimi, okulun fiziki ve sosyal imkânları açısından değerlendirilmesinin amaçlandığı betimsel bir çalışmadır.Araştırmaya 2005?2006 öğretim yılının bahar yarıyılında, Hatay ili merkez ve merkeze bağlı belde ve köylerde görev yapan 51 fen bilgisi öğretmeni katılmıştır.Araştırma kapsamında 51 öğretmenin dersine girilerek gözlem yapılmış ve ayrıca bu öğretmenler içinden on'u ile görüşme yapılmıştırGözlem verilerinin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma ve tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Değişkenler arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemede p < .05 güven aralığı kabul edilmiştir.Araştırmada öğretmenlerle yapılan görüşmelerle elde edilen nitel verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz kullanılmıştır.Ulaşılan bulgular aşağıda özetlenmiştir.1. Araştırmaya katılan fen bilgisi öğretmenlerinin eğitim ve öğretim sürecini uygulama ile ilgili yeterlik düzeyleri incelendiğinde, en çok ?Ses tonunu etkili biçimde kullanma?, ?Dersi toparlama?, ?Demokratik bir öğrenme ortamı sağlama? ilkelerinin dikkate alındığı tespit edilmiştir.2. Fen bilgisi öğretmenlerinin hem planlama alanındaki yeterlik düzeyleri, hem de uygulama alanındaki yeterlik düzeylerinin cinsiyete göre değişmediği anlaşılmıştır.3. Fen bilgisi öğretmenlerinin kıdemlerine göre; kıdemi en yüksek öğretmenlerin planlamaya ve uygulamaya ilişkin yeterlikleri en yüksek olduğu gözlemlenmiştir.4. Eğitim fakültesi'nden mezun olan fen bilgisi öğretmenlerinin mezun olunan okul türüne göre planlamaya ve uygulamaya ilişkin yeterlik düzeylerinin; fen-edebiyat fakültesinden mezun olan fen bilgisi öğretmenlerinden anlamlı olarak, yüksek olduğu bulunmuştur.5. Mezun olunan bölüme göre planlamaya ilişkin yeterlik düzeyleri incelendiğinde, fen bilgisi öğretmenliği, biyoloji öğretmenliği ve fizik öğretmenliğinden mezun olan fen bilgisi öğretmenlerinin, planlamaya ilişkin yeterlik düzeylerinin; kimya öğretmenliği, biyoloji bölümü, fizik bölümü, kimya öğretmenliği bölümlerinden mezun olan, fen bilgisi öğretmenlerinden anlamlı olarak, yüksek olduğu bulunmuştur.Mezun olunan bölüme göre uygulamaya ilişkin yeterlik düzeyleri incelendiğinde ise, fen bilgisi öğretmenliği ile fizik öğretmenliğinden mezun olan fen bilgisi öğretmenlerinin; biyoloji öğretmenliği, biyoloji bölümü, kimya öğretmenliği, kimya bölümü ve fizik bölümünden mezun olan fen bilgisi öğretmenlerinden anlamlı olarak, yüksek olduğu bulunmuştur.6. İl merkezinde görev yapan öğretmenlerin hem planlamaya hem de uygulamaya ilişkin yeterlikleri köy ve beldede görev yapan öğretmenlere oranla yüksek bulunmuştur.7. Okulun fiziki ve sosyal imkânlarını çok iyi, iyi ve orta algılayan fen bilgisi öğretmenlerinin eğitim-öğretim sürecini planlama ve uygulama ile ilgili yeterlik düzeylerinin, kötü olarak algılayan fen bilgisi öğretmenlere göre anlamlı olarak yüksek olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Yeterlik, Fen Bilgisi öğretimi
1908-1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellkleri
Bu çalışmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde varlık gösteren yatılı okullar ve özellikleri betimlenmeye çalışılmıştır. Osmanlı Devleti'nde eğitim alanındaki yenilik çabaları Tanzimat dönemi ile başlamış, 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile getirilen düzenleyici kanunlarla da denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde devletin çöküşünün ancak eğitim yolu ile nitelikli insanlar yetiştirerek önlenebileceği anlaşılmış ve kâğıt üzerinde de olsa eğitim alanında birtakım düzenleyici kanunlar hazırlanmıştır. Bu süreçte devleti yıkıcı amaçlar taşıyan yabancı devlet ya da gayrimüslim azınlıkların kullandıkları kurum çoğunlukla yatılı okullar olmuştur. Bu nedenle, yabancı ve azınlıklar özellikle Anadolu'nun merkezden uzak, eğitim kurumlarının fazla bulunmadığı yerlerinde yatılı okullar açmak suretiyle ideolojilerini yaymaya çalışmışlardır. Bu araştırmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri betimsel olarak ortaya konulmuştur.Çalışma, Tanzimat döneminden itibaren Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde gerek Müslim gerekse Gayrimüslim ve yabancıların özel ya da yatılı okul açmasına izin veren kanun ve düzenlemelerin sunulması ile başlamaktadır. Literatür taramasıyla, II. Meşrutiyet döneminde varlık gösteren okulların açılmasını düzenleyen kanunlar, bu kanunlara yapılan ekleme ve çıkarmalar, Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde eğitim alanında yapılan düzenlemelerle ilgili bilgi verilmiştir. Taramanın genel amacı, 1908?1913 arası dönemde kurulan yatılı okulların açılmasına zemin oluşturan kanunların Tanzimat döneminden itibaren olmak üzere temelini önceki dönemlerden almış olmasıdır. Tanzimat döneminden itibaren eğitim alanında yapılan düzenlemeler incelenmiş, buna bağlı olarak ?1908-1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri? bu döneme ait eğitim salnameleri, bu alanda yapılan araştırmalar kullanılarak, bu dönemdeki yatılı okulların özellikleri betimlenmiştir.Araştırma sonucunda Osmanlı Devleti'ne bağlı olarak kurulan yatılı okulların ülke içerisindeki dağılımının düzenli olmadığı; Tanzimat ve özellikle 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yaygınlaşan yabancılara ait yatılı okulların daha çok merkezden uzak yerlerde kuruldukları ve misyonerlik faaliyetleriyle siyasi propagandaların da kurulmalarında etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yatılı okullar, Yabancı ve Azınlık Okulları, Osmanlı DevletiÖZET1908?1913 ARASI DÖNEMDE OSMANLI DEVLETİ'NDE KURULAN YATILI OKULLAR ve ÖZELLİKLERİÖzlem YAKTIYüksek Lisans Tezi, İlköğretim Ana Bilim DalıDanışman: Doç. Dr. Bülent ÇUKUROVAEylül, 2008, 101 sayfaBu çalışmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde varlık gösteren yatılı okullar ve özellikleri betimlenmeye çalışılmıştır. Osmanlı Devleti'nde eğitim alanındaki yenilik çabaları Tanzimat dönemi ile başlamış, 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile getirilen düzenleyici kanunlarla da denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde devletin çöküşünün ancak eğitim yolu ile nitelikli insanlar yetiştirerek önlenebileceği anlaşılmış ve kâğıt üzerinde de olsa eğitim alanında birtakım düzenleyici kanunlar hazırlanmıştır. Bu süreçte devleti yıkıcı amaçlar taşıyan yabancı devlet ya da gayrimüslim azınlıkların kullandıkları kurum çoğunlukla yatılı okullar olmuştur. Bu nedenle, yabancı ve azınlıklar özellikle Anadolu'nun merkezden uzak, eğitim kurumlarının fazla bulunmadığı yerlerinde yatılı okullar açmak suretiyle ideolojilerini yaymaya çalışmışlardır. Bu araştırmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri betimsel olarak ortaya konulmuştur.Çalışma, Tanzimat döneminden itibaren Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde gerek Müslim gerekse Gayrimüslim ve yabancıların özel ya da yatılı okul açmasına izin veren kanun ve düzenlemelerin sunulması ile başlamaktadır. Literatür taramasıyla, II. Meşrutiyet döneminde varlık gösteren okulların açılmasını düzenleyen kanunlar, bu kanunlara yapılan ekleme ve çıkarmalar, Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde eğitim alanında yapılan düzenlemelerle ilgili bilgi verilmiştir. Taramanın genel amacı, 1908?1913 arası dönemde kurulan yatılı okulların açılmasına zemin oluşturan kanunların Tanzimat döneminden itibaren olmak üzere temelini önceki dönemlerden almış olmasıdır. Tanzimat döneminden itibaren eğitim alanında yapılan düzenlemeler incelenmiş, buna bağlı olarak ?1908-1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri? bu döneme ait eğitim salnameleri, bu alanda yapılan araştırmalar kullanılarak, bu dönemdeki yatılı okulların özellikleri betimlenmiştir.Araştırma sonucunda Osmanlı Devleti'ne bağlı olarak kurulan yatılı okulların ülke içerisindeki dağılımının düzenli olmadığı; Tanzimat ve özellikle 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yaygınlaşan yabancılara ait yatılı okulların daha çok merkezden uzak yerlerde kuruldukları ve misyonerlik faaliyetleriyle siyasi propagandaların da kurulmalarında etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yatılı okullar, Yabancı ve Azınlık Okulları, Osmanlı DevletiÖZET1908?1913 ARASI DÖNEMDE OSMANLI DEVLETİ'NDE KURULAN YATILI OKULLAR ve ÖZELLİKLERİÖzlem YAKTIYüksek Lisans Tezi, İlköğretim Ana Bilim DalıDanışman: Doç. Dr. Bülent ÇUKUROVAEylül, 2008, 94 sayfaBu çalışmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde varlık gösteren yatılı okullar ve özellikleri betimlenmeye çalışılmıştır. Osmanlı Devleti'nde eğitim alanındaki yenilik çabaları Tanzimat dönemi ile başlamış, 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile getirilen düzenleyici kanunlarla da denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde devletin çöküşünün ancak eğitim yolu ile nitelikli insanlar yetiştirerek önlenebileceği anlaşılmış ve kâğıt üzerinde de olsa eğitim alanında birtakım düzenleyici kanunlar hazırlanmıştır. Bu süreçte devleti yıkıcı amaçlar taşıyan yabancı devlet ya da gayrimüslim azınlıkların kullandıkları kurum çoğunlukla yatılı okullar olmuştur. Bu nedenle, yabancı ve azınlıklar özellikle Anadolu'nun merkezden uzak, eğitim kurumlarının fazla bulunmadığı yerlerinde yatılı okullar açmak suretiyle ideolojilerini yaymaya çalışmışlardır. Bu araştırmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri betimsel olarak ortaya konulmuştur.Çalışma, Tanzimat döneminden itibaren Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde gerek Müslim gerekse Gayrimüslim ve yabancıların özel ya da yatılı okul açmasına izin veren kanun ve düzenlemelerin sunulması ile başlamaktadır. Literatür taramasıyla, II. Meşrutiyet döneminde varlık gösteren okulların açılmasını düzenleyen kanunlar, bu kanunlara yapılan ekleme ve çıkarmalar, Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde eğitim alanında yapılan düzenlemelerle ilgili bilgi verilmiştir. Taramanın genel amacı, 1908?1913 arası dönemde kurulan yatılı okulların açılmasına zemin oluşturan kanunların Tanzimat döneminden itibaren olmak üzere temelini önceki dönemlerden almış olmasıdır. Tanzimat döneminden itibaren eğitim alanında yapılan düzenlemeler incelenmiş, buna bağlı olarak ?1908-1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri? bu döneme ait eğitim salnameleri, bu alanda yapılan araştırmalar kullanılarak, bu dönemdeki yatılı okulların özellikleri betimlenmiştir.Araştırma sonucunda Osmanlı Devleti'ne bağlı olarak kurulan yatılı okulların ülke içerisindeki dağılımının düzenli olmadığı; Tanzimat ve özellikle 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yaygınlaşan yabancılara ait yatılı okulların daha çok merkezden uzak yerlerde kuruldukları ve misyonerlik faaliyetleriyle siyasi propagandaların da kurulmalarında etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yatılı okullar, Yabancı ve Azınlık Okulları, Osmanlı Devleti
2005 ilköğretim programının uygulanması sırasında sınıf öğretmenlerinin sınıfta karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları
Bu çalışmanın amacı, ?2005?2006 eğitim-öğretim döneminden itibaren ilköğretim okullarında uygulanmaya başlanan ve yürürlükten kaldırılan programa göre yaklaşım farklılığı içeren 2005 ilköğretim programının uygulanması sırasında ilköğretim okulları birinci kademe sınıf öğretmenlerinin sınıfta karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarını tespit ederek bu davranışların nedenleri hakkında öğretmen görüşlerini almaktır.Araştırma evrenini 2007?2008 eğitim öğretim döneminde Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan 2. 3. ve 4. sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı ve deseni çerçevesinde araştırma evreninden örneklem alma ve çalışma grubu belirleme yoluna gidilmiştir. Araştırma nicel ve nitel araştırma modellerinin birlikte kullanılarak desenlendiği için farklı örneklem alma teknikleri kullanılmıştır. Amaç doğrultusunda, küme örnekleme yöntemi ile belirlenen 300 öğretmen ile anket uygulaması yapılmış, anket uygulaması yapılan öğretmenler arasından amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen öğretmenlerden 15' i ile görüşme ve 5' ile de gözlem uygulamaları yapılmıştır.Anket ile öğretmenlere sunulan 61 maddelik istenmeyen davranış listesindeki örnek öğrenci davranışlarını kendilerine göre istenmeyen davranış olarak seçmeleri istenmiştir. Anket uygulamasına katılan öğretmenlerden gönüllük esasına göre istekli olanlarla araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Öğretmenlerden görüşmelerde, istenmeyen davranışları tanımlamaları, örnekler vermeleri, yeni ilköğretim programını sınıf yönetimi açısından ve istenmeyen davranışlar açısından değerlendirmeleri ve sınıflarında gördükleri istenmeyen davranışların durumları hakkındaki düşünceleri sorulmuştur. Anket ve görüşme sonuçlarına göre sınıf gözlemleri yapılmıştır.Anket kullanılarak elde edilen veriler, bilgisayar programları kullanılarak analizi yapılmış sonuçları frekans ve yüzde olarak sunulmuştur. Görüşme ve gözlem verilerinin analizinde ise nitel araştırma veri analizi tekniklerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.Sınıflarda karşılaşılan istenmeyen davranışlar açısından araştırma sonucunda anketlerden elde edilen bulgular ile görüşmelerden elde edilen bulgular benzer şekilde oluşmuştur. Sonuçlara göre öğretmenler arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, arkadaşlarıyla kaba ve küfürlü konuşmak, dikkat dağınıklığını, sürekli konuşarak diğer öğrencileri çalışmalarında rahatsız etmek, dersi aksatmaya yönelik kasti konuşmak davranışları öğretmenler tarafından en fazla istenmeyen davranış olarak ifade edilen davranışlar olmuşlardır. Gözlem bulgularına göre de sınıflarda en fazla gözlenen istenmeyen davranışlar, izin almadan konuşma, yerinden kalkma ve sınıfta dolaşma, arkadaşının ya da öğretmeninin sözünü kesme, düzensiz söz hakkı isteme davranışları olmuştur.Görüşme bulgularına göre istenmeyen davranışlarla sınıfta karşılaşma açısından öğretmenler yeni ilköğretim programının olumlu etki yarattığını ve istenmeyen davranışlarla karşılaşılma sıklığının azaldığını ifade etmişlerdir.Araştırma kapsamında elde edilen bulgular karşılaştırıldığında öğretmenlerin anket ve görüşmelerde ifade ettikleri istenmeyen davranışlarla sınıf gözlemlerinde karşılaşılanlar arasında farklılıklar oluşmuştur.Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, İstenmeyen Davranış, İlköğretim Programı
Adana ilindeki eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özelliklerinin değerlendirilmesi
Bu araştırma, Adana ilinde resmi kurumlara devam eden eğitilebilir zihinsel engelli çocukların (EZEÇ), sosyal gelişim özelliklerini ve sosyal gelişim özelliklerinin çeşitli değişkenler açısından dağılımına bakılmak amacıyla yapılmıştır.Araştırma, 2006?2007 öğretim yılında Niyazi Eker Biçer İlköğretim Okulu'nda yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi, Adana Rehberlik Araştırma Merkezi'nce eğitilebilir zihinsel engelli olarak tanı konulmuş ve bu okula devam eden 81 öğrenciden oluşmuştur. Öğrencilerin sosyal gelişimlerinin değerlendirilmesinde öğretmen ve veli görüşlerine başvurulmuştur. Verileri elde etmede kişisel bilgi formları ve sosyal gelişim özellikleri öğretmen ve veli gözlem formu kullanılmıştır.Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Elde edilen bulguların karşılaştırılmasında frekans dağılımlarına bakılarak analiz yapılmıştır.Sonuç olarak;A. Öğretmen görüşlerine göre;1.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri cinsiyet değişkeni açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal beceriler her iki grupta birbirine yakın oranda gerçekleştirilirken erkeklerin küçük bir farkla daha başarılı oldukları gözlenmiştir. Günlük yaşam becerilerinde kız öğrenciler başarılı görülürken, topluma ilişkin beceriler erkek öğrencilerde daha yüksek oranda gözlenmiştir.2.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri yaş değişkeni açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal beceriler 6?12 yaş aralığında, günlük yaşam becerileri ve topluma ilişkin beceriler 13-18 yaş aralığında daha yüksek oranda gerçekleşmektedir.3.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri erken çocukluk eğitimi alıp almama açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal beceriler her iki grupta yakın oranda gerçekleştirilirken hayır yanıtına daha fazla rastlanmıştır. Günlük yaşam becerileri ve topluma ilişkin becerileri gerçekleştirmede erken eğitim almayan öğrenciler daha başarılı bulunmuştur.4.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri veli eğitim düzeyi açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal becerilerde ilköğretim mezunu veliye sahip öğrenci daha başarılı bulunurken, günlük yaşam becerileri ve topluma ilişkin becerileri gerçekleştirmede lise ve üniversite mezunu veliye sahip olanlar daha başarılı bulunmuştur.5.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri veli gelir düzeyi açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal beceriler ve günlük yaşam becerilerinin aylık geliri 410-600 arası olan aileye sahip olan çocukların daha başarılı; topluma ilişkin becerilerin aylık geliri 410-600 ve 850 ve üstü olan aileye sahip öğrencilerin daha başarılı olduğu görülmüştür.B. Veli görüşlerine göre;1.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri cinsiyet değişkeni açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal beceriler ve günlük yaşam becerilerini kız öğrencilerin; topluma ilişkin becerileri erkek öğrencilerin daha yüksek oranda gerçekleştirdikleri görülmüştür.2.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri yaş değişkeni açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal beceriler, günlük yaşam becerileri ve topluma ilişkin becerileri gerçekleştirmede 13-18 yaş grubu daha başarılı bulunmuştur.3.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri erken çocukluk eğitimi alıp almama açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal beceriler her iki grupta yakın oranda gerçekleştirilirken evet yanıtına daha fazla rastlanmıştır. Günlük yaşam becerileri ve topluma ilişkin becerileri incelendiğinde ise erken eğitim almayanların daha başarılı olduğu görülmüştür.4.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri veli eğitim düzeyi açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal becerileri veli eğitim düzeyi ilköğretim olan öğrenciler daha başarılı; günlük yaşam becerilerini ve topluma ilişkin becerileri gerçekleştirmede veli eğitim düzeyi lise olan öğrenciler daha başarılı bulunmuştur.5.Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri veli gelir düzeyi açısından incelendiğinde; bireysel ve bireyler arası sosyal becerileri gerçekleştirmede aylık geliri 410-600 olan veliye sahip olan öğrenciler; günlük yaşam becerileri ve topluma ilişkin becerileri gerçekleştirmede aylık geliri asgari ücret ve 410-600 arası aylık geliri olanlar daha başarılı bulunmuştur.C. Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların sosyal gelişim özellikleri ile ilgili alınan öğretmen ve veli görüşleri karşılaştırıldığında; bireysel ve bireyler arası sosyal becerileri, günlük yaşam becerileri ve toplum ilişkin becerileri gerçekleştirmede öğretmenlerden alınan görüşlerde daha yüksek oranda evet yanıtına rastlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Eğitilebilir Zihinsel Engelli, Sosyal Gelişim, Sosyal Beceri
Birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okullarında ses temelli cümle öğretimi yöntemi ile ilk okuma yazma öğretimi sırasında karşılaşılan güçlükler
Bu araştırmanın amacı; birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okullarında Ses Temelli Cümle Yöntemi (STCY) ile ilk okuma-yazma öğretimi sırasında karşılaşılan problemleri tespit etmektir.Bu araştırma tarama modelinde, betimsel bir çalışmadır. Araştırma sürecinde görüşme tekniği için; 2005- 2006 eğitim-öğretim yılında birleştirilmiş birinci sınıf okutmuş, aynı zamanda da 2006-2007 eğitim öğretim yılında da birinci sınıf okutan 25 öğretmenle görüşme yapılmıştır. Daha sonra görüşme yapılan öğretmenlerden gözlemi kabul eden 5 öğretmenin sınıfında bir sesin veriliş aşamalarını kapsayacak şekilde gözlemler yapılmıştır. Bu veriler doğrultusunda hazırlanan anket, Adana ilindeki tüm birleştirilmiş sınıflı okullara gönderilmiş ve 175 anket yanıtlanmıştır.Araştırmada nitel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme ve gözlem formları, nicel veriler ise görüşme ve gözlemden elde edilen bulgular doğrultusunda oluşturulan ?Birleştirilmiş Sınıflı İlköğretim Okullarında Ses Temelli Cümle Öğretimi Yöntemi İle İlk Okuma Yazma Öğretimi Çalışmalarını Değerlendirme Anketi? kullanılarak toplanmıştır. Görüşme ve gözlemden elde edilen veriler için içerik analizi yapılmıştır. Anketle elde edilen verilerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları alınmıştır.Çalışmanın sonucunda, birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okullarında öğretmenler, her sınıf için ayırabildikleri zamanı, ilk okuma yazma öğretimi için ayrılan öğretmenli ders saatini, denetim elemanlarınca yapılan rehberliği yetersiz buldukları tespit edilmiştir. Bunun yanında köy okullarında araç gereç eksikliğinin olduğu, velilerin eğitime beklenen katkı ve desteği sağlamadıkları görülmektedir ve öğretmenler köyde unutuldukları ve yalnızlık duygusu yaşadıklarını belirtmektedirler. Öğretmenler öz olarak araç gereç eksikliği, birden çok sınıfın aynı anda eğitim alması nedeni ile birinci sınıflara yeterince zaman ayrılmamasını ve öğrencilerin okula başladıklarında hazır bulunuşluk düzeyinin düşük olmasının da önemli bir sıkıntı olduğunu söylemişlerdir. Öğretmenler öğrencilerin harf eksikliği yaparak yazma, sesleri karıştırma, anlamlı ve sürekli okuma yapamama problemleri olduğunu belirtmişlerdir. STCY ile ilk okuma yazma öğretimi sırasında b-d, r-n (yazma sırasında), ğ-y, d-t, b-p ve n-m seslerinin birbirine karıştırıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin bitişik eğik yazı ile yazmayı öğrenmede güçlük yaşadıkları fakat daha düzgün yazı yazma becerisi kazandıkları belirtilmiştir.Çözüm olarak okulların maddi desteğinin artması, birleştirilmiş sınıfların bağımsız sınıflara dönüştürülmesi ve öğretmenlik mesleğine maddi ve manevi katkıların artması öğretmenlerin söylediklerinden yola çıkarak söylenebilir. Öğrencilerin hazır bulunuşluğunu geliştirmek ve sözcük dağarcığını artırmak için okulöncesi eğitimin geliştirilmesi yoluna gidilmelidir.Anahtar Kelimeler: Ses Temelli Cümle Yöntemi, Bitişik Eğik Yazı, Birleştirilmiş Sınıf, İlk Okuma Yazma
İlköğretim 6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programının ölçme ve değerlendirme öğesinin öğretmen görüşleri açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Adana ili Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerinde çalışan sosyal bilgiler öğretmenlerinin 2005 sosyal bilgiler öğretim programının ölçme ve değerlendirme öğesi ile ilgili görüşlerini incelemektir.Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini, 2007-2008 eğitim öğretim yılında Adana ili Seyhan ve Yüreğir Merkez İlçelerindeki ilköğretim okulları ikinci kademede görev yapan 109 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmanın amacı doğrultusunda veri toplamak amacıyla anket ve görüşme formu kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde, öğretmenlerin çoğunun 2005 sosyal bilgiler programı ve onun ölçme ve değerlendirme öğesi ile ilgili yeterli eğitim almadıkları, öğretmenlerin ölçme ve değerlendirmeye bakış açısının alternatif ölçme ve değerlendirme araçlarının kullanılmasıyla değiştiği, 2005 sosyal bilgiler programının uygulanması ile birlikte çoktan seçmeli testler, kısa cevaplı maddeler, performans ödevlerini kullandıkları ve öğretmenlerin geleneksel ve alternatif ölçme değerlendirme araçlarını harmanlayarak kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.Öğretmenler ayrıca alternatif ölçme ve değerlendirme araçlarının uygulanmasını olumlu bulduklarını ve alternatif ölçme ve değerlendirme araçlarının uygulanması sonucunda öğrencilerin dersle ilgili tutumlarında olumlu değişiklikler gördüklerini buna karşın öğrencilerin akademik başarısında olumlu yönde herhangi bir değişikliğin olmadığını belirtmişlerdir. Öğretmenler öğrencilerde gördükleri olumlu değişiklikler olarak da öğrencilerin derse katılımının artmasını, kendilerine daha çok güvenmelerini, kendilerini rahatça ifade etmelerini, derse olan sevgilerinin artmasını, sınavlardan artık korkmamalarını göstermişlerdirÖğretmenler alternatif ölçme ve değerlendirme araçlarını uygulama sırasında bazı sorunlarla karşılaştıklarını belirtmişler ve bu sorunlar olarak da, başta uygulamanın çok zaman alması nedeniyle zaman sıkıntısı çekmelerini, sınıf mevcutlarının fazla olması nedeniyle ölçme ve değerlendirme araçlarını uygulayamamalarını, öğrencilerin kaynaklara ulaşmasının zorluğunu, öğrencileri internet kafelere bağımlı hale getirerek hazırcılığa alıştırmasını ve verilen görevlerin veliler tarafından yapılmasını göstermişlerdir.Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler öğretim programı, geleneksel ölçme ve değerlendirme, alternatif ölçme ve değerlendirme.
İlköğretim altıncı sınıf Türkçe dersi öğretim programı okuma alanının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, 2006-2007 öğretim yılında uygulanan altıncı sınıf TDÖP (Türkçe Dersi Öğretim Programı) okuma alanını öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir.Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini Adana ili merkez ilçelerindeki (Seyhan ve Yüreğir) resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan ve altıncı sınıflara giren Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, nicel ve nitel veri toplama yöntemleri kullanılarak toplanmıştır. Bu nedenle örneklem seçimi de iki aşamada yapılmıştır. Nicel verilerin elde edildiği örneklem, olasılığa dayalı küme örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Evrendeki her bir okul bir küme kabul edilerek yansız küme örnekleme yoluyla belirlenen 129 ilköğretim okulundan, amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak, altıncı sınıf derslerine giren 214 Türkçe öğretmeni seçilmiştir. Nitel verilerin toplandığı, 17 Türkçe öğretmeninden oluşan örneklem ise kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılarak belirlenmiştir.Araştırmada nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?İlköğretim Altıncı Sınıf Türkçe Dersi Öğretim Programı Okuma Alanını Değerlendirme Anketi? kullanılarak, nitel veriler ise öğretmen görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Öğretmenlere uygulanan anket sonucunda elde edilen veriler, betimsel istatistik tekniklerinden frekans ve yüzde kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen nitel verilerin analiz edilmesinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, altıncı sınıf TDÖP okuma alanına yönelik olarak belirlenen amaç ve kazanımlar, temalar, etkinlikler, programda kullanılması önerilen yöntem ve teknikler, araç-gereçler ve ölçme-değerlendirme ögesi hakkında öğretmen görüşleri öğrenilerek, programın okuma alanı değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin tamamı okuma alanına yönelik amaçları, toplumun beklenti ve ihtiyaçlarına uygun bulurken, tamamına yakını altıncı sınıf seviyesindeki öğrencilerin okuma becerisi ile ilgili ihtiyaçlarına uygun bulmuştur. Aynı zamanda, öğretmenler amaç ve kazanımların açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edildiğini, okuma kurallarını uygulama, okuduğu metni anlama ve çözümleme ve söz varlığını zenginleştirme amaçlarına farklı ölçülerde olmakla birlikte, ulaşıldığını belirtmişlerdir. Ancak okuduğu metni değerlendirme ve okuma alışkanlığı kazanma amaçlarına ise az sayıda olmakla birlikte hiç ulaşılmadığını düşünen öğretmenler bulunmaktadır. Öğretmenlerin tamamı, okuma alanı yönelik olarak belirlenen amaçları, büyük çoğunluğu da temaları yeterli bulmuştur. Temaları yeterli bulmayan öğretmenlerin eklenmesini önerdikleri temalar; ahlaki değerler, milli değerler, yardımseverlik, bilimsel gelişmeler, Türk halk kültürü ürünleri, aile sevgisi, dostluk ve saygı temalarıdır. Öğretmenlerin çoğu, Türkçe Dersi Öğretim Programı ile birlikte okuma alanına yönelik olarak yapılması önerilen etkinliklerin ve kullanılması önerilen yöntem-tekniklerin okuma çalışmalarını olumlu yönde etkilediğini düşünmektedir. Öğretmenlerin en çok kullandıkları araç-gereçler öğretmen kılavuz kitabı, ders kitabı ve öğrenci çalışma kitabı olmakla birlikte, yarısından çoğunun, okuma alanına yönelik olarak yeterince araç ve gereç kullanmadıkları, bunun en önemli nedeninin okullarındaki araç-gereç eksikliği olduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin tamamı tarafından kullanılan ölçme araçlarının ise yazılı sınavlar, performans ve proje ödevleri olduğu saptanmıştır. Öğretmenler, program doğrultusunda kullanılan ölçme araçlarının okuma alanının değerlendirilmesini olumlu yönde etkilediği gibi, kendilerine yük de getirdiğini, ölçme-değerlendirmenin daha karmaşık ve zor hale geldiğini belirtmişlerdir.Sonuç olarak, araştırmaya katılan öğretmenlerin tamamı okuma alanında yapılan birçok değişikliği olumlu bulduklarını ve okuma alanının uygulanabilir olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak daha etkili ve verimli uygulanabilmesi için sınıf mevcutlarının azaltılması, ölçme-değerlendirmede kullanılan form sayısının azaltılması, okulların teknolojik imkânlarının geliştirilmesi gibi koşullar öne sürmüşleridir.
İlköğretim altıncı sınıf Türkçe dersi öğretim programı dil bilgisi öğrenme alanının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Araştırmanın genel amacı, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın, dil bilgisi öğrenme alanını altıncı sınıf Türkçe öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirmektir. Bu temel amaç doğrultusunda ayrıca ilköğretim altıncı sınıf Türkçe öğretmenlerinin Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki dil bilgisine ait kazanımlar, etkinlikler, yöntem ve teknikler, materyaller ile ölçme ve değerlendirme teknikleri hakkındaki görüşleri de belirlenmiştir.Araştırma betimsel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırma 2006?2007 öğretim yılında Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde 75 ilköğretim okulunda görev yapan 151 Türkçe öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde, öğretmenlerin kazanımları öğrenci dil gelişimine çoğunlukla uygun buldukları, programda önerilen etkinliklerin öğretmenler tarafından kullanıldığı, öğretmenlerin daha çok kolay ulaşılabilir materyalleri tercih ettikleri ve dil bilgisi öğretiminde daha çok anlatım, soru-cevap vb. yöntem ve teknikleri kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı olarak kütle çekim kanunu konusunda hazırlanan ders yazılımının öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı olarak hazırlanan ders yazılımının kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile düz anlatım ve soru cevaba dayalı geleneksel sınıf yönteminin kullanıldığı grupları karşılaştırarak, uygulanan yöntemlerin kütle çekimi kanunu konusundaki akademik başarıya etkisini belirlemektir.Çalışma Ç.Ü. Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü 2. sınıfta öğrenim gören toplam 53 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri 2008- 2009 öğretim yılı birinci döneminde, yaklaşık olarak 4 ders saatlik bir sürede toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kütle çekim kanunu akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest olarak kullanılmıştır.Araştırma verilerinin analizinde SPSS programının Kovaryans (ANCOVA) analizine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda kütle çekimi konusunun öğretiminde akademik başarı sontest puanlarına göre deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacı Öğrenme, Bilgisayar Destekli Öğretim, Geleneksel Yöntem.
İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin gerçekçi cevap gerektiren matematiksel sözel problemleri çözme becerileri
Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin gerçekçi cevap gerektiren matematiksel sözel problemleri çözme düzeylerini ve bu tür problemlerin çözümünde öğrencilerin kişisel yorumlarının rolünü belirlemektir.Çalışma 2007?2008 eğitim-öğretim yılı Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarının 6, 7 ve 8. sınıflarında okuyan öğrenciler arasından tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilen 300 öğrenci ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak gerçekçi cevap gerektiren bir problem testi kullanılmıştır. İki ayrı form şeklinde hazırlanan test 150 öğrenciye A formu, 150 öğrenciye B formu olmak üzere 300 öğrenciye uygulanmıştır. Öğrencilerin testte yer alan problemleri nasıl yorumladıklarını ve çözüm sırasındaki düşüncelerini incelemek amacıyla her bir sınıf düzeyinden 20 öğrenci olmak üzere 60 öğrenci seçilmiştir. Bu öğrencilerle problem çözümleri ile ilgili görüşme yapılmıştır.Veri toplama aracından elde edilen verilerin ilk analizleri öğrencilerin bu problemlere ilişkin başarı yüzdelerinin düşük olduğunu göstermiştir. Bu araştırma sonucunda öğrencilerin matematikle gerçek hayat arasında bağ kurmada zorlandıkları saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Problem Çözme, Gerçek Hayat Problemleri
Sınıf ve branş öğretmenlerinin ilköğretim 5. sınıflarda karşılaştıkları istenmeyen davranışlar ve bu davranışlarla baş etme stratejileri
Bu araştırmanın amacı, sınıf ve branş öğretmenlerine göre ilköğretim 5. sınıflarda karşılaşılan istenmeyen davranışlar ve baş etmede kullanılan stratejilerin neler olduğunun incelenmesidir.Araştırma evrenini 2008?2009 eğitim öğretim yılında Şırnak ili Cizre ilçesinde bulunan ilköğretim okullarındaki 5. sınıflarda derslere giren sınıf ve İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Nicel ve nitel araştırma modellerinin ikisi kullanılarak desenlenen araştırmada örnekleme yöntemi olarak amaçlı (olasılıklı olmayan) örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Cizre merkez ve merkeze bağlı köyler de dahil olmak üzere toplam 18 ilköğretim okulundaki 84 sınıf öğretmeni ve 31 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplamda 115 öğretmene ulaşılarak anket uygulanmıştır. Anket uygulanan öğretmenlerden gönüllülük esasına dayalı olarak 6 sınıf öğretmeni ve 6 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplam 12 öğretmenle de görüşme yapılmıştır.Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafından ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşüne başvurularak geliştirilen anket formunun uygulanması ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Anket kullanılarak elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı 13.0 kullanılmış, sonuçları ise frekans ve yüzde olarak sunulmuştur. Görüşme video kamera ile kaydedilmiş ve içerik analizi ile çözümlenmiştir Araştırmadan elden edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir:Sınıf öğretmenleri en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışları; birbirleriyle konuşmak, söz hakkı almadan konuşmak, dersin akışını isteyerek bozmak, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, ödev yapmamak, verilen görevleri yerine getirmemek, küfür etmek, yalan söylemek, hırsızlık yapmak ve öğretmeni dinlememek olarak belirtirken; İngilizce öğretmenleri ise en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışları; birbirleriyle konuşmak, dersin akışını isteyerek bozmak, birbirlerini şikâyet etmek, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, küfür etmek, yalan söylemek, derste ders dışı şeylerle uğraşmak olarak belirtmişlerdir.Sınıf öğretmenleri karşılaştıkları istenmeyen davranışlar karşısında en çok sözlü uyarı (söz ile uyarı), davranışın nedenini araştırma (soru sorma), beden dili (göz teması kurma), görmezden gelme ve davranış düzenleme (açıklama yapma) stratejilerini kullanırken; İngilizce öğretmenlerinin sözlü uyarı (söz ile uyarı), davranışın nedenini araştırma (dersten sonra konuşma), ceza verme (eksi not), görmezden gelme ve davranış düzenleme (açıklama yapma) stratejilerini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, İstenmeyen Davranış, İlköğretim
Fizik problemlerini çözmede yüksek ve düşük başarılı fen ve teknoloji öğretmen adaylarının fizik problem çözme süreçlerinin bilişsel farkındalık açısından incelenmesi
Bu araştırmada, fen ve teknoloji öğretmen adaylarının fizik problemlerini çözmede yüksek ve düşük başarı göstermelerinde bilişsel farkındalığın etkisi incelenmiştir. Araştırma fizik problemlerini çözmede 15' i yüksek ve 15'i düşük başarılı olmak üzere toplam 30 fen ve teknoloji öğretmen adayı üzerinde yürütülmüştür. Nitel bir nedensel karşılaştırma araştırması olan çalışmanın verileri gözlem ve görüşme yoluyla toplanmıştır. Araştırma kapsamında, fizik problemlerini çözmede yüksek ve düşük başarılı fen ve teknoloji öğretmen adaylarının fizik problem çözme süreçlerini açıklayıcı modeller geliştirilmiş, fizik problem çözme süreçleri bilişsel farkındalık açısından incelenmiş, bilişsel farkındalık beceri düzeyleri karşılaştırılmıştır.Araştırma kapsamında geliştirilen açıklayıcı modeller fizik problemlerini çözmede yüksek başarılı fen ve teknoloji öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerinin döngüsel bir karar verme süreci, düşük başarılı fen ve teknoloji öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerinin ise doğrusal bir karar verme süreci özelliği gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, araştırma bulguları fizik problemlerini çözmede yüksek başarılı fen ve teknoloji öğretmen adaylarının düşük başarılı olanlara oranla daha fazla bilişsel farkındalık davranışı kullandıklarını ve bilişsel farkındalığın boyutları içinde bulunan dikkat, tutum ve çaba yönünden daha iyi olduklarını göstermiştir. Bu iki grup fen ve teknoloji öğretmen adaylarının bilişsel farkındalık beceri puanları karşılaştırıldığında fizik problem çözmede yüksek başarılı grup lehine anlamlı fark bulunmuştur.Araştırma bulguları fizik problemlerini çözmede yüksek ve düşük başarılı fen ve teknoloji öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerinin bilişsel farkındalık açısından önemli derecede farklılaştığını göstermiştir. Sonuç olarak fen ve teknoloji öğretmen adaylarının fizik problem çözmede yüksek ve düşük başarı göstermelerinde bilişsel farkındalığın etkili olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Sınıf öğretmenliği öğrencilerinin, sık görülen bulaşıcı hastalıklar ile ilgili bilgi düzeylerinin ve sağlığı koruma davranışlarının değerlendirilmesi
Bu araştırma sınıf öğretmeni adaylarının sık görülen bulaşıcı hastalıklarla ilgilibilgi düzeylerini ve sağlığı koruma davranışlarını değerlendirmek amacı ile yapılmıştır.Araştırma Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği programındantoplam 357 (207 kız, 150 erkek) öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlik testleriyapılarak hazırlanan sağlık bilgisi testi ve öğrencilerin sağlık davranışlarını ölçmekamacıyla hazırlanan bir anket kullanılarak toplanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin sağlık bilgidüzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu; öğretmen adaylarının, sağlık bilgidüzeyleri ile sağlıkla ilgili edindikleri bilgilerin kaynakları arasında anlamlı bir farklılıkbulunduğu; öğrencilerin sağlık bilgi düzeylerinin anne ve babalarının eğitim düzeylerinegöre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır.Öğrencilerin sağlık davranışları değerlendirildiğinde; el ve deri hijyeni, ayakhijyeni, ağız ve diş sağlığı, üriner sistem ve boşaltım sistemi sağlığı konularında yeterlidikkati göstermedikleri, ihmalkâr davrandıkları tespit edilmiştir.Bununla birlikte öğrencilerin; %41'inin kendisini sağlık konusunda yetersizbulduğu, %10'unun bir öğretmenin sağlık eğitimi almasını gerekli görmediğini,%35'inin öğretmenliğe başladığında sağlık konusunda öğrencilerine yeterli bilgiyisunabileceğini düşünmediğini belirttiği bulunmuştur.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve Atatürk Dönemi uygulamaları
Bu çalışmada Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun çıkarılması ve Atatürk dönemi uygulamaları üzerinde durulmuştur. Osmanlı Devleti'nde bilinen en eski eğitim kurumları medreselerdir. Kuruluş ve yükselme dönemlerinde toplumun eğitim ihtiyacını karşılayan bu kurumlar, zamanla Avrupa'nın gerisinde kalmıştır. Osmanlı devlet adamları, eğitimde yaşanan bu geri kalmanın önüne geçmek için medreselere dokunmamış, ancak bu kurumların yanına batılı tarzda eğitim veren modern kurumlar açmıştır. Azınlık ve yabancı okulların da açılmasıyla, medrese ? mektep ikililiğinin yanına üçüncü bir zihniyet daha eklenmiştir.Atatürk, Osmanlı Devleti'ndeki eğitimin, kurumsal ve amaçsal açıdan parçalandığını, ulusallıktan uzak olduğunu görmüştü. Osmanlı eğitim sisteminde üç değişik insan tipi yetiştiriliyordu. Bu durum ulusal, laik ve bağımsız bir devlet olmanın en büyük engeliydi.Bu nedenle, 3 Mart 1924'te, Tevhid-i Tedrisat Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Kanunun uygulanması sırasında en tartışmalı geçen konular, medreselerin kapatılarak yerine İmam-Hatip okullarının açılması ve yabancı okulların denetim altına alınması olmuştur. Bu araştırmada özellikle Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun neden çıkarıldığı, bu kanunun din eğitimi ile yabancı okullar üzerindeki etkisi üzerinde durulacaktır.Literatür taramasıyla, yapılan araştırmada; Osmanlı Devleti'nin eğitim sistemi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun çıkarılması, Atatürk'ün eğitim anlayışı, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun yabancı ve azınlık okulları üzerine etkileri, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun çıkarılmasından önceki eğitim sistemi ile kanun çıktıktan sonra yaşanan değişimler hakkında da bilgi verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Medrese, Azınlık ve Yabancı Okulları.
Yatılı ilköğretim bölge okulları'na ilişkin Cumhuriyet Dönemi eğitim politikaları (1923-2000)
Bu çalışmada Cumhuriyet döneminde 1923 ve 2000 yılları arası Yatılı İlköğretim Bölge Okulları'na ilişkin eğitim politikaları eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma, ilköğretim ve yatılı ilköğretim bölge okulları ile ilgili giriş niteliğindeki bilgilerin sunulması ve geçmiş araştırmaların içerik ve sonuçlarıyla başlamaktadır. Çalışmanın devamında ise, yatılı ilköğretim bölge okullarının kuruluş amaçları, önem ve hedefleri açıklanmış, tarihsel gelişimleri ve faaliyetleri incelenmiş; Cumhuriyet dönemi eğitim politikalarında bu okullara ilişkin politikalar ve uygulamalar yansıtılmaya çalışılmıştır.Cumhuriyetimizin kurulduğu ilk yıllardan itibaren başlatılan yenileşme ve modernleşme hareketleri içerisinde eğitim önemli bir unsur olarak yerini almıştır. Atatürk'ün önderliğinde başlatılan bu hareketlerin beraberinde eğitim sisteminde düzenlemeler ve yeniliklerin gerekliliği vurgulanmıştır. Nitekim, eğitim sistemimizin yenileştirilebilmesi için yoğun çabalar gösterilmiştir. Bu çabalar, eğitim sisteminin kapsamında olan ilköğretim üzerinde daha da fazla yoğunlaşmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra uygulanan eğitim politikalarında bütün çocukların ilköğretimden yararlanabilmesi amacıyla fırsat eşitliği oluşturularak eğitimi her kademede parasız ve zorunlu hale getirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilköğretimi yurdun her yöresine ulaştırabilmek için Yatılı İlköğretim Bölge Okulları çeşitli aşamalarla kurulmuştur. Bu okullar, eğitimde fırsat eşitliğini sağlayarak bütün yurda zorunlu ilköğretimin yaygınlaştırılmasında bir araç olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada, Cumhuriyet Dönemi (1923'ten 2000'e) eğitim politikalarının Yatılı İlköğretim Bölge Okulları'na yansıması ortaya konmaya çalışılacaktır.Literatür taramasıyla, çalışmada 1923-2000 yılları arasında Yatılı İlköğretim Bölge Okulları ile ilgili Hükümet, Milli Eğitim Şurası ve Kalkınma Planları'nda kararlaştırılan ve uygulanan eğitim politikaları, bu okullarla ilgili alınan kararlar, ilköğretim ile ilgili yasa ve yönetmelikler hakkında bilgi verilmiştir. Taramanın genel amacı, 1923-2000 yılları arasında yatılı ilköğretim bölge okullarına ilişkin eğitim politikaları konusuna zemin hazırlamaktır. Bu yıllar arasında iktidarda bulunan hükümetlerin, milli eğitim ve kalkınma planlarında yer alan ilköğretim politikaları incelenmiş. M.E.B tarafından bu yıllar arasında Tebliğler Dergisi taranmış ve yatılı ilköğretim bölge okullarına yönelik yönerge ve kararnameler, bu alanda yapılan çalışmalar kullanılarak Yatılı İlköğretim Bölge Okulları'na ilişkin cumhuriyet dönemi eğitim politikaları ortaya konulmaya çalışılmıştır.
İlköğretim 6. sınıf matematik ders kitaplarının öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Adana ili genelinde okutulmakta olan ilköğretim 6. sınıf matematik ders kitabı ve ders kitabına yardımcı materyallerin (öğrenci çalışma kitabı ve öğretmen kılavuz kitabı), teknik tasarım ve düzenleme; içerik; dil ve anlatım ile ölçme-değerlendirme özellikleri bakımından öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir.Veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından, öğretmen ve öğrenci anket formları hazırlanmış olup bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Anketler, Adana ili merkez ilçeleri olan Çukurova, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde bulunan 20 ilköğretim okulunda 49 matematik öğretmeni ve 535 öğrenciye uygulanmıştır.Araştırma bulgularına göre öğretmen ve öğrencilerin 6. sınıf matematik kitabı ve yardımcı materyallerinin teknik tasarım ve düzenleme konusunda yeterli görüşlere sahip olduklarının, bunun yanı sıra içerik, dil ve anlatım ve ölçme değerlendirme gibi özellikler açısından bu iki grubun da kısmen yetersiz görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda öğretmen ve öğrencilerin matematik ders kitabını kısmen yeterli bulmadıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca matematik ders kitabının daha kaliteli baskı ve cilde daha renkli ve eğlenceli hale getirilmesinin yanı sıra bireysel çalışmalara olanak veren daha geniş konu anlatımlarına daha fazla örnek ve alıştırmaya yer veren bir kitap olmasını istedikleri sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Matematik, Ders Kitabı, Öğretmen Kılavuz Kitabı, Öğretim Programı, İlköğretim
İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin cebirsel sözel problemleri denklem kurma yoluyla çözme becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, 2005 ilköğretim matematik programının cebir konusuyla ilgili yer alan kazanımları doğrultusunda; ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin cebirsel sözel problemleri çözerken, probleme uygun denklemi yazabilme becerilerini ve yazılan denklemi çözerek sonuca ulaşmalarındaki başarı düzeylerini belirlemenin yanı sıra bu problemleri çözerken yapılan hataları belirlemektir.Araştırma 2008?2009 öğretim yılı Adana ili Yüreğir ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarının 7. sınıflarında okuyan öğrenciler arasından tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilen 364 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırma için veri toplama aracı olarak cebirsel sözel problemleri içeren problem testi uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen verilerle öğrencilerin cebirsel sözel problemlere uygun denklem kurabilme ve kurdukları denklemi çözebilme başarılarına bakılmış ve yaptıkları hata türlerini belirlemek amacıyla cevap kağıtları içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir.Veri toplama aracından elde edilen verilerin analizleri, öğrencilerin cebirsel sözel problemlere denklem kurma ve kurdukları denklemi çözme başarılarının düşük olduğunu göstermiştir. Bu araştırma sonucunda 7. sınıf öğrencilerinin problem durumuna uygun denklem kurarken ve kurulan denklemi çözerken bazı hata türlerine sahip oldukları belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Problem Çözme, Cebirsel Sözel Problemler, Denklem Kurma, Denklem Çözme
İlköğretim yedinci sınıf öğrencilerinin tam sayı kavramı ile ilgili bilgilerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim yedinci sınıf öğrencilerinin, matematik dersinde tam sayı kavramı ile ilgili bilgilerinin ne gibi özellikler gösterdiğinin değerlendirilmesidir. Araştırma nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı tarama modelinde bir çalışmadır.Bu araştırma 2008-2009 eğitim-öğretim yılı Adana ili Çukurova ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarının 7. sınıflarında okuyan öğrenciler arasından tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilen 628 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırma için veri toplama aracı olarak Tam Sayı Kavram Örneği Testi uygulanmıştır. Tam Sayı Kavram Örneği Testi'nde tam sayı kavramının örneği olan 26 adet sayı bulunurken, tam sayı kavramının örneği olmayan 25 adet sayı bulunmaktadır.Araştırma kapsamında öğrencilerin tam sayı kavramı ile ilgili cevapları doğru, yanlış veya eksik olup olmama açısından incelenmiştir. Bu hata ve kavram yanılgıları üzerine de bazı önerilerde bulunulmuştur. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar şöyle özetlenebilir:1) Öğrencilerin tam sayı kavramının örneği olan sayıları doğru tanıma oranlarının % 65, yanlış tanıma oranlarının % 35 olduğu görülmüştür.2) Öğrencilerin tam sayı kavramının örneği olmayan sayıları doğru tanıma oranlarının % 63, yanlış tanıma oranlarının % 37 olduğu görülmüştür.3) Tam sayı kavramının örneği olan sayılarla ile ilgili olarak verilen cevapların %35'inde doğru gerekçe gösterilmiş, %24'ünde yanlış gerekçe gösterilmiş ve %14'ünde gerekçe gösterilmemiştir.4) Tam sayı kavramının örneği olmayan sayılar ile ilgili olarak verilen cevapların %32'sinde doğru gerekçe gösterilmiş, %53'ünde yanlış gerekçe gösterilmiş ve %15'inde gerekçe gösterilmemiştir.5) Öğrencilerin bir kısmı için sayının önündeki işaretin verilen sayının tam sayı olarak kabul edilmesinde önemli bir etken olduğu görülmüştür6) Bazı öğrencilerin sayının okunuşundan dolayı ondalık kesir biçiminde yazılan sayıları tam sayı olarak kabul ettikleri, bazı öğrencilerin ise verilen sayılar ondalık kesir biçiminde yazıldığı için tam sayı değildir dedikleri görülmüştür.
6. ve 7. sınıflardaki Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin sosyal bilgiler dersinin tarih konuları ile ilişkilendirilmesinin eski ve yeni müfredat açısından karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu araştırmada, ilköğretim 6. ve 7. sınıflarda Türkçe öğretim programı ve ders kitaplarındaki metinler ile Sosyal Bilgiler dersi tarih konuları ile ilişkilendirilerek, eski ve yeni öğretim programları ve ders kitaplarındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Bu sebeple çalışma 1998- 2004 ile 2004 ? 2010 dönemleri içerisinde eski ve yeni öğretim programı ve ders kitapları üzerinde yoğunlaşmıştır. Literatür taraması yöntemi ile yapılan bu çalışma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur.Çalışmanın amacı ilköğretim 6. ve 7. sınıflarda uygulanmış olan Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerdeki içeriklerin ilköğretim 6. ve 7. sınıflarda uygulanmış Sosyal Bilgiler dersinin tarih konuları ile ilişkilendirilerek eski ve yeni müfredat açısından karşılaştırarak benzerlik ve farklılıklarını ortaya çıkarmaktır.,Çalışma betimsel doküman analizi çalışmasıdır. Araştırma sürecinde çalışmanın amacına yönelik mevcut kaynaklar bulunmuş, her kaynak dikkatlice incelenmiş, gerekli bilgiler not alınmış ve notlardan yola çıkarak değerlendirme işlemi yapılmıştır.Araştırma sonucunda, Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerinde tarih konularının büyük ölçüde; Atatürk ve Atatürkçülük, milli kültür öğeleri, belirli gün ve haftalar doğrultusunda milli kurtuluş günlerinden ibaret olduğu, Türkçe eski ders kitaplarında tarih konusu olarak efsanelerin yer almasına karşın yeni müfredatta Türklere ait efsanelere yer verilmediği, Türkçe eski ders kitaplarında yer alan sosyal bilgiler dersinin tarih konularının tarihten ders almak ya da şanlı başarılarla gurur duyulması amacıyla yer aldığı, Türkçe yeni ders kitaplarındaki metinlerde ise tarih konularını tanıtmak amacıyla yer aldığı, neredeyse Türkçe ve Sosyal Bilgiler programlarında tarih konuları açısından herhangi bir ilişkinin bulunmadığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimleler: Türkçe Dersi Metinleri, Sosyal Bilgiler, Müfredat, Tarih Konuları, Ders Kitabı, Öğretim Programı
Öğretmen adaylarının temel astronomi konularında bilgi seviyeleri ile bilimin doğası ve astronomi öz-yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan bu araştırma, Fen ve Teknoloji Öğretmenliği (FTÖ) ile Sosyal Bilgiler Öğretmenliği (SBÖ) bölümlerindeki öğretmen adaylarının astronomi konularındaki bilgi seviyeleri ile bilimin doğası ve astronomi öz-yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, Çukurova Üniversitesi FTÖ bölümünden 55 (36 kız, 19 erkek), SBÖ bölümünden ise 72 (21 kız, 51 erkek) olmak üzere toplam 127 katılımcı ile yapılmıştır. Veri toplama araçları 2009-2010 bahar döneminde uygulanmıştır. Temel Astronomi Bilgi (TAB) Testi; Zeilik(1998), Trumper(2000) ve Kalkan (2007) ın uyguladıkları başarı testlerinden faydalanılarak geliştirilmiş ve testin KR-20 sonucu 0.64 hesaplanmıştır. Riggs ve Enochs (1990) tarafından geliştirilen öz-yeterlilik inanç ölçeği Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye çevrilmiş ve bu araştırmada astronomi öz-yeterliliği veri toplama aracı olarak kullanılmış, cronbach alpha değeri ise 0.80 bulunmuştur. Son veri toplama aracı ise Rubba ve Andersen (1978) tarafından geliştirilen, Kılıç, Sungur, Çakıroğlu ve Tekkaya (2005) tarafından Türkçeye çevrilen bilimsel bilginin doğası ölçeğidir, ölçeğin cronbach alpha değeri 0.84 bulunmuştur.Araştırmada, katılımcıların genel astronomi başarı seviyeleri %40 civarında bulunurken, astronomi öz-yeterlilikleri orta seviyede, bilimsel bilginin doğası düşünceleride orta seviyenin biraz üzerinde olduğu saptanmıştır. Astronomi başarısı ile astronomi öz-yeterliliği arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki tespit edilirken, astronomi başarısı ile bilimsel bilginin doğası düşünceleri arasında korelâsyon olmadığı bulunmuştur. Ayrıca astronomi öz-yeterliliği ile bilimsel bilginin doğası düşünceleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Öte yandan astronomi başarısının yordanmasında, astronomi öz-yeterliliği ve bilimin doğası görüşlerinin ortak etkisi olmadığı bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Astronomi Eğitimi, Bilimin Doğası, Astronomi Öz-yeterlilik İnancı, Öğretmen Eğitimi
İlköğretim altıncı sınıf fen ve teknoloji dersi kuvvet ve hareket ünitesinde fen-matematik entegrasyonunun akademik başarı ve kalıcılık üzerine etkisi
Bu çalışmada, fen-matematik entegrasyonu doğrultusunda düzenlenen öğretimin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve öğrendikleri bilgilerin kalıcılığı üzerine etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma 2009?2010 öğretim yılının güz yarıyılında, Hatay ili İskenderun ilçesinde bulunan bir resmi ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 30, kontrol grubunda 31 öğrenci olmak üzere toplam 61 öğrenci çalışma grubunda yer almıştır. Çalışma 5 hafta sürmüştür. Gruplar arasında çeşitli değişkenlere göre denklik sağlanmıştır. Dersler deney grubunda 2004 yılında hazırlanan ve temelini yapılandırmacı yaklaşımın oluşturduğu program ile birlikte Fen Temelli Matematik Destekli Entegrasyon, kontrol grubunda ise sadece 2004 yılında hazırlanan ve temelini yapılandırmacı yaklaşımın oluşturduğu programa göre hazırlanan ders planları ile gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarına `` Fen ve Teknoloji Başarı Testi'' öntest ve sontest olarak uygulanmış, öğrenilen bilgilerin kalıcılığını belirlemek için başarı testi sontset uygulamasından 4 hafta sonra yeniden uygulanmıştır.Araştırma süresince başarı testinden elde edilen verilerin, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri betimsel olarak verildikten sonra, kovaryans analizleri yapılmıştır.Sonuç olarak Fen ve teknoloji başarı testi sontest puanları açısından, fen temelli matematik destekli entegrasyonun uygulandığı deney grubunun başarı sontest puanlarının aritmetik ortalaması 2004 yılında hazırlanan ve temelini yapılandırmacı yaklaşımın oluşturduğu programın uygulandığı kontrol grubunun başarı sontest puanlarından çok az yüksek olmasına karşın aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Deney ve kontrol grupları öğrenilen bilgilerin kalıcılığı açısından incelendiğinde ise deney grubunda bulunan öğrencilerin kalıcılık puanlarının kontrol grubunda bulunan öğrencilerin kalıcılık puanlarından yüksek olduğu bulunmuştur. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda sontest puanları açısından fen temelli matematik destekli entegrasyonun uygulandığı deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen temelli matematik destekli entegrasyon, Fen Ve Teknoloji öğretimi, akademik başarı, kalıcılık
Türk Ocakları ve eğitim
Bu çalışmada Türk Ocakları'nın eğitim anlayışı üzerinde durulmuştur. Bilgi çağı dediğimiz 21. yüzyılda küreselleşen dünya içinde devlet, millet ve kültür kavramlarının ne derece önemli olduğunu hissettiren, insanlar ve toplumlar arasında görünmez bir minnet ve sadakat bağı kuran bazı kuruluşlar vardır. Aslında bu tarz kuruluşların zamanı ya da hangi devirde ne isim aldığı çok önemli değildir. Önemli olan işlevidir. Türk Ocakları da böyle bir görevle şekillenen gönüllü bir kuruluştur. Osmanlı Devleti'nin ihtişamını ve gücünü yitirmeye başladığı dönemde 120 Tıbbiyeli öğrencinin 1912'de bir araya gelerek oluşturduğu bir dernektir. Bu dernek zamanla yurtiçinde ve yurtdışındaki şubeleriyle Osmanlı Devleti'ne ve Türk milletine, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında maddi ve manevi anlamda destek vermiştir. Yeni kurulan Türk Cumhuriyeti'nin fikri yapısını şekillendiren, Atatürk devrimlerini her sahada destekleyen Ocaklar kendini feshettiği 1931 yılına kadar siyasi, kültürel, ekonomik açılardan Türk toplumunun gereksinimlerini karşılamaya çalışmıştır.1931- 1949 yılları arasında ikinci dönemini yaşayan Ocaklar, ilk kurulduğu zamanki kadar faal olamamışlardır. Kendini tanımlarken `Ocak siyasetle uğraşmaz' fikrinin ne kadar fazla üzerinde durulduysa da siyasi çekişmelerin odağı olmaktan kendini kurtaramamıştır.12 Eylül 1980 tarihinde Türkiye'deki askeri darbeden sonra ortadan kaldırılan Ocaklar 1986'da dirilmeye başlamış ve günümüze kadar da aktif olarak faaliyet göstermeye devam etmiştir.Türkiye'nin başına gelen her olayı yakından takip eden Türk Ocakları, tezin ana konusu olan eğitimle de yakından ilgilenmiştir. Global çağın bütün teknik ve bilim nimetlerinden faydalanarak milli bir eğitim modeli oluşturulmasından yana olan Türk Ocakları, ?Milli tarihsiz, milli şuursuz ve milli eğitimsiz bir toplumun ayakta kalması olanaksızdır? görüşündedir.Arşiv ve literatür taramasıyla yapılan araştırmada; Türk Ocakları'nın siyasi varoluşları, önerdiği eğitim modelleri, aldığı maddi manevi destekler, toplumun Ocaklara bakış açısı ve Türk Ocakları'nın gelecekte görmek istediği Türkiye ve Türk gençliği hakkında fikirlere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türk Ocakları, Eğitim
Türk eğitim sisteminde Amerikan etkisi (1945-1960)
Osmanlı-Türk modernleşmesi yalnızca son üç yüzyılı kapsayan ve süreklilik gösteren büyük bir süreci ifade etmekle kalmaz aynı zamanda siyasal, ekonomik ve sosyal olarak Türkiye Cumhuriyeti'ne doğru evrilen bir dönüşümü de içinde barındırır. 18. yüzyılla birlikte eğitim alanında başlayan yenilikler farklı hız ve yoğunluklarla cumhuriyet dönemine kadar ulaşmış, imparatorluğun sonu ve Türk Devrimi ile birlikte batı tipi eğitim kurumları yaygınlaşmıştır. Batılılaşma (Westernization) hareketlerinin görüldüğü bütün toplumlar gibi Türk toplumu da batı tekniğinin alınmasında yabancı uzmanlardan faydalanmıştır. Avrupa merkezli eğitim anlayışının hâkim olduğu Atatürk döneminde hemen hemen her ülkeden ihtiyaç duyulan eğitim alanları için uzmanlar getirilmişken, sonuçları itibariyle yalnızca siyasi sınırlarda değişiklik yapmayan İkinci Dünya Savaşı, her alanda olduğu gibi eğitim alanındaki gelişmelerin de ABD merkezli olmasına yol açmıştır. 1950'de 27 yıllık CHP iktidarını demokratik yoldan devirerek iktidara gelen DP, ekonomik ve siyasi olarak yakınlaştığı ABD ile eğitim alanında da önemli ilişkiler kurmuştur. Yapılan ikili anlaşmalar yoluyla resmi kanaldan, vakıf yardımları ile gayri resmi yollardan kurulan ve bol miktarda maddi yardım içeren yeni model eğitim anlayışı ABD'den çağırılan kırkı aşkın uzmanın yurt genelinde yaptığı çalışmalarla birleşmiş ve Amerikan nüfuzu eğitim alanında da kendisini göstermiştir. Sonuçta kurtarıcı gözüyle bakılan ABD modelinin, sürekli gelişmekte olan Türkiye'nin değişen eğitim ihtiyaçlarını çözmek bir yana bunları çoğu zaman daha da karmaşık bir hale getirdiği söylenebilir.
İşbirlikli öğrenme yönteminin ÖTBB ve TOT tekniklerinin 6. sınıf öğrencilerinin matematik dersi ?istatistik ve olasılık? konusunda akademik başarı, kalıcılık ve sosyal beceri düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, işbirlikli öğrenme yönteminin Öğrenci Takımları-Başarı Bölümleri (ÖTBB) ve Takım-Oyun-Turnuva (TOT) tekniklerinin, ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin matematik dersi ?İstatistik ve Olasılık? konusunda akademik başarı, kalıcılık ve sosyal beceri düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir.2009-2010 eğitim-öğretim yılı I. yarıyılında, Adana İli Seyhan İlçesi'ndeki bir ilköğretim okulunda gerçekleştirilen araştırma, yarı deneyseldir. Araştırma 152 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. İşbirlikli öğrenme yönteminin ÖTBB ve TOT tekniklerinin mevcut yönteme ve birbirine göre etkililiğini sınamak için iki deney grubu ve bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Gruplar ilköğretim 5. sınıf matematik dersi not ortalamalarına ve demografik özelliklerine göre eşleştirildikten sonra, deney ve kontrol gruplarına seçkisiz atama yöntemiyle atanmıştır. Araştırma, deney süresince bütün gruplarda araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir ve 18 hafta sürmüştür.Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilere çalışma başlangıcında ?Matematik Başarı Testi? ve ?Sosyal Beceriler Ölçeği? öntest olarak ve çalışma bitiminde sontest olarak uygulanmıştır. Beş hafta sonra ?Matematik Başarı Testi? kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır. Çalışma sonunda deney gruplarındaki öğrencilere ?Görüşme Formu? uygulanarak, öğrencilerin tekniklere ve uygulamaya ilişkin düşünceleri alınmıştır.Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için başarı testi ve sosyal beceriler ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde 3x1 kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Farklılaşmaların yönünü belirleyebilmek için Bonferroni ikili karşılaştırmalar testi kullanılmıştır. Aynı işlem kalıcılık testi için de yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonucu TOT tekniğinin akademik başarı üzerinde daha etkili olduğunu, kalıcılık açısından ise ÖTBB tekniğinin daha etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca ÖTBB ve TOT grubundaki öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin, kontrol grubuna göre olumlu yönde istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir.Deney gruplarındaki öğrenciler Görüşme Formu'nda derse ilgilerinin arttığını, daha iyi motive olduklarını ve dersi daha iyi öğrendiklerini belirtmişler; arkadaşlık ilişkilerinin bu teknikler sayesinde farklı bir boyut kazandığını, birlikte çalışmanın ve paylaşmanın önemini anladıklarını ifade etmişlerdir.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme Yöntemi, Öğrenci Takımları-Başarı Bölümleri Tekniği, Takım-Oyun-Turnuva Tekniği, Sosyal Beceriler
İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji konularını günlük hayat problemlerinin çözümüne transfer düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada, ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersi kapsamındaki kuvvet ve hareket ünitesi konularını günlük hayat bağlamındaki problem çözümlerine transferleri incelenmiştir. Eylem araştırması şeklinde desenlenen araştırmanın örneklemini kritik durum örneklemesi yöntemiyle seçilen 33 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kuvvet ve Hareket Ünitesi Başarı Testi (KHÜBT)? ve ?Fen Bilgileri Transfer Testi (FBTT)? ile elde edilmiştir.Araştırma kapsamında elde edilen veriler iki aşamalı olarak ele alınmış, birinci aşamada öğrencilerin başarı testi ve transfer testi puanları arasındaki ilişkiye bakılmış, ikinci aşamada ise öğrencilerin fen ve teknoloji konularını günlük hayat problemlerinin çözümüne transfer düzeyleri belirlenmiştir.Araştırmada yapılan analizler sonucunda öğrencilerin başarı testi puanları ile transfer testinden aldıkları puanlar arasında pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur.Araştırma kapsamında geliştirilen transfer düzeyleri , sıfır transfer, eksik transfer ve tam transfer olarak kategorize edilmiştir. Sekizinci sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji konularını günlük hayat bağlamına tam transfer düzeylerinin oldukça düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin sıfır transfer yanında büyük oranda eksik transfer gerçekleştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır.
İlköğretim okullarında şiddetin yaygınlığı: Okul iklimi, okul kültürü ve fiziksel özellikler
Bu çalışmanın amacı, şiddetin görüldüğü ilköğretim okullarında öğrenci ve öğretmenlerin okul iklimi ve okul kültürünü nasıl değerlendirdiklerini ortaya çıkarmak ve bu okullardaki fiziksel ortamın nasıl olduğunu incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılında Adana ilinde Seyhan ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, şiddet olaylarının yaşandığı ilköğretim okullarına devam eden 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri ile öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise, Seyhan RAM ( Rehberlik Araştırma Merkezi) tarafından belirlenen şiddet açısından risk taşıyan okulların listesi temin edildikten sonra, uygun örnekleme yöntemi temele alınarak bu okullar içinden seçilen 3 okuldan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini 197'si kız, 214'ü erkek olmak üzere 411 öğrenci ile 62'sikadın, 15'i erkek 77 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kapsamlı Okul İklimi Değerlendirme Ölçeği (Comprehensive Assesment of School Enviroment CASE), Okul İklimiBelirleme Anketi (Organizational Climate Description Questionnaire, OCDQ), Okul Kültürü Ölçeği (School Culture Survey) ve okulların fiziksel koşullarını belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilip anlamlılık derecesi p<,05 olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada kız öğrencilerin okul iklimini algılamalarına yönelik olarak yol gösterme, dersyönetimi, cinsel taciz ve cinsiyet ayrımcılığına yönelik algılamaları erkek öğrencilere göre daha olumlu olduğu; alt sınıflarda okuyan öğrencilerin okul iklimi algıları ise üst sınıflarda okuyan öğrencilere göre daha olumlu bulunmuştur. Güvende hissetme boyutunda ise 8. sınıfta okuyan öğrencilerin algıları daha yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin okul iklimi ve okul kültürü algılamalarının cinsiyete göre değişmediği saptanmıştır. Öğretmenlerin aynı okulda çalışma sürelerine göre okul iklimi algıları ?anlayış gösterme? alt boyutu için 11 yıl ve daha fazla çalışanların algılamalarının bu boyutlarda daha olumlu olduğu; okul kültürü algılarında ise ?öğretmen işbirliği? ile ?amaç birliği? alt boyutlarında anlamlı farklılık olduğu ve 11 yıl ve daha fazla çalışanların daha olumlu olduğu bulunmuştur. Şiddetin görüldüğü okulların, okul mevcutlarının kalabalık olduğu, fiziksel olanakların yeterli düzeyde olmadığı, okul bina ve bahçesinin yetersiz olduğu saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Okul Şiddeti, Okul İklimi, Okul Kültürü, Okulun Fiziksel Koşulları.