
1,830
Archived Theses
2
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
5E öğrenme modeline dayalı öğretimin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisi
Bu çalışmada 7. sınıf cebir öğrenme alanının 5E Öğrenme Modeli ile öğretiminin öğrencilerin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 40 deney ve 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta sürmüştür. Uygulama süreci boyunca dersler deney grubu ile 5E Öğrenme Modeline göre geliştirilen ders planlarıyla işlenirken, kontrol grubunda ise dersler mevcut öğretim yöntemlerine göre işlenmiştir. Araştırmanın verileri 'Cebirsel İfadeler Öğretimine Yönelik Matematik Başarı Testi' ve 'Matematiksel Düşünme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklemler t-testi ve bağımlı örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda 5E Öğrenme Modeli ile eğitimin, öğrencilerin cebirsel öğrenme alanındaki matematik başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin matematiksel düşünme becerileri puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu; deney grubunda matematiksel düşünmenin etkilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. 5E Öğrenme Modelinin öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerinin gelişmesine daha olumlu bir katkı sağladığı söylenebilir. 5E Öğrenme Modelinin matematik eğitimi alanındaki örnekleri sınırlı olmakla beraber matematik eğitiminde yapılan uygulamaları başarılı sonuçlar vermektedir. Bundan dolayı bu modelin matematik eğitimi alanındaki diğer konularda da uygulamaları artırılabilir. Bu araştırma bulgularının 5E öğrenme yaklaşımlarına dayalı olarak gerçekleştirilecek çalışmalarda öğrencilerin profillerinin daha iyi ortaya konmasında önemli katkı sağlaması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik Başarısı, Matematiksel Düşünme, Mevcut Öğretim Yöntemi, Ortaokul Öğrencileri.
8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik, motivasyon ve kaygı düzeyleri cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 64 devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 9811 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 9811 öğrenci arasından random yöntemiyle seçilen 10 ortaokuldaki 550 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematik Öz Yeterlik Ölçeği, Matematik Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği ve Matematik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson momentler çarpımı korelasyon analizi kullanılmıştır. Matematik öz yeterlik algısı, matematik dersine yönelik motivasyon ve matematik kaygısı arasındaki ilişki path analizi ile hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ile matematik dersine yönelik motivasyonları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Matematik öz yeterlik algıları ile matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Matematik dersine yönelik motivasyonları ve matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları cinsiyet, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Fakat öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları anne-baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonları anne eğitim düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet, baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Path analizi sonucuna göre, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları arttıkça öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonu artmakta, matematik kaygı düzeyleri ise azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik dersine yönelik motivasyon, Matematik öz yeterlik algısı, Matematik kaygısı, Ortaokul öğrencileri.
Matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesidir. Bu doğrultuda ortaokul matematik öğretmenlerinin değerler eğitimi bağlamında; Matematik Dersi Öğretim Programı (MDÖP), ortaokul matematik ders kitabı ve gerçekleştirilen öğretim hakkındaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile 2020-2021 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilçesindeki resmi ortaokullarda görev yapan 20 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda MDÖP'de değerler eğitimine az yer verilmesi öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimine yer verme düzeyini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, MDÖP'de değerler eğitimi konusuna daha geniş yer verilmesini ve öğrencilerin akademik başarılarının yanında öğrencilerde genel eğitimsel değerlerin de oluşmasını sağlayacak şekilde kendilerine rehberlik edilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Matematik ders kitaplarında matematiksel kazanımlarla ilgili problemlere yer verildiği, değer içeren etkinlik ve problemlere yeteri kadar yer verilmediği tespit edilmiştir. Matematik ders kitaplarında değer içerikli etkinlik ve problemlerin olmasını, günlük hayat ile ilgili etkinlik ve problemlerin sayısının artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Genel eğitimsel değerleri benimsemiş bireylerin yetiştirilmesinde matematik dersinin değerler ile ilişkilendirilmesinin gerekliliği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimi ile ilgili kök değerleri en çok günlük hayat problemleri ile ilgili içeriklerde kullandıkları belirlenmiştir. MDÖP ve matematik ders kitaplarının değer eğitimi açısından yetersizliği, öğrenci velileri ve okul idaresinin öğrencilerin akademik başarılarına odaklanması, MDÖP'nin değer eğitimine zaman ayıramayacak kadar geniş olması ve değerler eğitimi ile ilgili hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almamış olmaları öğretmenlerin matematiği değerler ile ilişkilendirmede yaşadıkları zorluklar olarak belirlenmiştir.
Türkiye'de 5e öğrenme modelinin matematik başarısına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması
Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme modeli, bir dizi yerleşik aşama yoluyla öğrencilere 21. Yüzyıl becerilerini kazandırmak, matematikle ilgili kavram yanılgılarını gidermek ve akademik başarılarını arttırabilmek için kullanılan bir öğrenme yöntemidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, 5E öğrenme modelinin geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisini deneysel yöntemlerle inceleyen çalışmaları meta-analiz yöntemiyle birleştirmek, elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle kapsamlı bir sonuca ulaşmaktır. Bu doğrultuda, 2007-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılmış 5E öğrenme modeline yönelik lisansüstü tezler ve makaleler taranmıştır. Tarama sonucunda 5E öğrenme modelinin matematik başarısı üzerindeki etkisini inceleyen, meta-analize dâhil edilme ölçütlerini karşılayan toplam 20 çalışma (13 yüksek lisans tezi, 4 doktora tezi ve 3 makale) meta-analize dâhil edilmiştir. Verilerin analizleri Comprehensive Meta-Analysis programında yapılmıştır. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri sabit etkiler ve rastgele etkiler modeline göre ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu modellerden hangisinin kullanılacağını belirlemek için yapılan heterojenlik testi sonucunda çalışmaların heterojen yapıda olduğu belirlenmiş ve analizler rastgele etkiler modeline göre yürütülmüştür. Bulunan genel etki büyüklüğünün geçerli sayılabilmesi için Huni Saçılım Grafiği, Rosenthal'ın Güvenli N ve Orwin'in Güvenli N yayın yanlılığı değerlendirme yöntemleriyle incelenmiştir. Çalışmalarda yayın yanlılığının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmaların yayın türü, yayın yılı, öğretim kademesi, uygulama süresi, örneklem büyüklüğü, yapıldıkları bölgeler, desen türü ve öğrenme alanına göre aralarında anlamlı farklılığın olup olmadığı moderatör analizi yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü 0,718-1,102 güven aralığında Hedges's G=0,910 (%95 CI, SE=0,098) olarak hesaplanmıştır. Genel etki büyüklüğünün Thalheimer ve Cook tarafından yapılan sınıflandırmaya göre "geniş düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı pozitif etki büyüklüğüne (deney grubunun lehine) sahiptir. Moderatör analizi sonucunda 5E öğrenme modelinin öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisinde çalışmaların yayın türüne, öğretim kademesine, uygulama süresine, yapıldıkları bölgelere, desen türüne ve öğrenme alanına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak yayın yılına ve örneklem büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırma sonucuna göre 5E öğrenme modeline dayalı öğrenmenin, öğrencilerin matematik başarısını geliştirmede geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 5E öğrenme modelinin matematik derslerinde kullanılması için öğretmenlerin teşvik edilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Etki büyüklüğü, Matematik başarısı, Meta-analiz, Öğrenme alanları, 5E öğrenme modeli.
7. sınıf öğrencilerinin denklik algılarına yönelik öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı oran orantı konusu kapsamında ortaokul matematik öğretmenlerinin, 7. Sınıf öğrencilerinin denklik eşitlik kavramlarını nasıl algıladıkları, öğrencilerin denklik algılarının denklikle ilişkili konuları anlamlandırmayı nasıl etkilediği, bunların yanı sıra denklik algılarının oran-orantı problemleri çözme stratejilerini ve performansı nasıl etkilediği yönünde görüşlerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim güz yarıyılı döneminde Siirt ili merkez ilçesinde 7. Sınıf derslerini okutan 24 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Nitel yöntemlerden fenomenolojik desenle yürütülen bu çalışmada veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu araştırmacının yazdığı soruların alan uzmanları görüşünden geçerek, uzman önerileri dâhilinde tekrar düzenlenmesiyle oluşturulmuştur. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler zoom programı veya yüz yüze gerçekleştirilmiş ve görüşmeler kayıt altına alınmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin görüşlerinden, 7. Sınıf öğrencilerinin denklik ve eşitlikle ilgili tanımlamalarında ağırlıklı olarak kavramsal bilgi eksiklerinin ve kavram yanılgılarının olduğu, bununla birlikte doğruya yakın tanımlamaların da mevcut olduğu öğrencilerin bir bütün olarak denklik kavramına tamamen yabancı olmadıklarına ve ulaşılmıştır. Benzer olarak öğretmenlerin eşitlik ve denklik kavramlarına yönelik tanımlarında eksik ya da hatalı bilgilerin olduğu görülmüştür. Yine öğretmenlerin görüşlerinden öğrencilerin denk kesir, oran-orantı eşitlik denklem gibi bazı konularda bir takım bilgileri temellendirebildikleri bununla birlikte denk kesir orantı konuları arasındaki benzerliği kısmen de olsa fark ettikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin eşitlik ve denklik kavramlarını ayırt edemedikleri bu yüzden birbiri yerine kullandıkları ayrıca eşitliğe dair işlemsel anlayışın 7. Sınıfta bile devam ettiği saptanmıştır. Öğretmenlerin ifadelerinden öğrencilerin genelinin oran orantı problemlerinde ezbere metodlar (içler dışlar çarpımı, doğrusal çarpım) kullandıkları bununla birlikte denklik algısı gelişmiş öğrencilerin orantısal akıl yürüterek cevaba ulaşma ve sezgisel stratejileri kullanma(birim oran, denk kesir, değişim çarpanı) eğiliminde olduklarına ulaşılmıştır. Son olarak öğrencilerin denklik algılarının oran orantı problemlerinde performanslarını buna bağlı olarak başarılarını olumlu etkilediği tespit edilmiştir.
Gerçekçi matematik eğitiminin 7. sınıf eşitlik ve denklemler konusunda öğrencilerin başarılarına etkisi ve öğrenci görüşleri
Bu çalışmanın amacı 7. Sınıf cebir öğrenme alanında bulunan eşitlik ve denklem konusunun öğretiminde GME'nin öğrenci başarısına etkisini ve GME'ye ilişkin öğrencilerin görüşlerini incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma modeli kullanılmıştır. GME'nin 7. sınıf denklemler konusunda öğrencilerin başarılarına etkisini incelemek amacıyla nicel araştırma yöntemi, GME'ye yönelik öğrencilerin görüşlerini incelemek amacıyla ise nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılı Siirt ilinin Merkez ilçesi Alparslan Ortaokulu 7. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Uygulama yapılacak sınıfların belirlenmesi için okul müdüründen 7. Sınıfta okuyan öğrencilerin bir dönem önceki matematik not ortalamaları istenmiş ve öğrencilerin matematik not ortalamaları sınıf bazında incelenmiş olup matematik not ortalamalarının normal dağıldığı SPSS21 paket programı yardımıyla görülmüştür. Bu nedenle öğrencilerin not ortalamaları birbirine en yakın olan iki sınıfı almakta sakınca görülmemiştir. Araştırmacı belirlenen iki sınıf arasından deney ve kontrol grubunu belirlemek amacıyla kura yöntemine başvurmuştur. Kura sonucunda 7/A sınıfı kontrol grubu olurken, 7/C sınıfı deney grubu olmuştur. Deney ve kontrol gruplarının başlangıç seviyelerini ve matematik başarıları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını görebilmek için her iki sınıfa da başarı testi öntest olarak uygulanmış ve aralarında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Deney grubundaki öğrenciler GME'ye yönelik hazırlanmış olan etkinlikler ve materyaller ile ders işlerken kontrol grubu öğrenciler MEB ders kitabı tabanlı öğretim ile ders işlemişlerdir. Uygulama sürecinin tamamlanmasının ardından deney grubu öğrencilerden gönüllü olanlara "GME'ye yönelik öğrenci görüş formu" verilmiştir. Form aracılığı ile öğrencilerin görüşleri içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Nicel veriler sonucunda deney grubundaki öğrencilerin başarılarının kontrol grubundaki öğrencilerin başarılarına göre anlamlı düzeyde arttığı saptanmıştır. Nitel veriler sonucunda ise öğrenciler matematik dersine yönelik ilgilerinin ve tutumlarının olumlu yönde etkilendiği, ön yargılarının azaldığı, eğlenerek öğrendikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: GME, Eşitlik ve Denklem, Akademik Başarı, Öğrenci Görüşler
Ders planlarına verilen geribildirimlerin öğretmen adaylarının ders planı hazırlama yeterliğine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Geometri ve Ölçme Öğretimi dersini alan öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planlarına verilen geribildirimlerin öğretmen adaylarının ders planı hazırlama yeterliğine etkisini ortaya çıkarmaktır. Çalışma, tek grup ön test son test tasarımına göre yapıldığı için basit deneysel araştırma desenine bir örnek teşkil etmektedir. Araştırmanın çalışma grubu, Siirt Üniversitesinde 2020-2021 güz döneminde üçüncü sınıfta öğrenim görmekte olan, Geometri ve Ölçme Öğretimi Dersini alan 41 ilköğretim matematik öğretmen adayından oluşmaktadır. Bu süreçte öğretmen adayları, Geometri ve Ölçme Öğretimi dersinin yürütücüsü tarafından iki haftalık ders planı hazırlama eğitimi almışlardır. Bu eğitim sonrasında öğretmen adaylarından ders planı hazırlamaları istenmiştir. Öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planlarını değerlendirmek amacıyla çalışma kapsamında Ders Planı Değerlendirme Rubriği (DPDR) geliştirilmiştir. Literatür taraması neticesinde geliştirilen bu rubrik, iki kez uzman görüşüne sunularak geçerliği sağlanmaya çalışılmıştır. Öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planları geliştirilen DPDR'ye göre değerlendirilmiştir. İlk değerlendirme öncesinde puanlayıcı eğitimi yapılmıştır. Sonrasında puanlayıcılar arası tutarlılık, Spearman Brown Sıra Farkları Katsayısı kullanılarak hesaplanmış ve tekrar puanlayıcı eğitimi düzenlenmiştir. Böylece yüksek oranda uzlaşı sağlanmıştır. Değerlendirilen ders planlarına geribildirimler verilmiştir. Geribildirimler uzaktan eğitim sistemi ile online platformlardan yazılı olarak iki dosya halinde verilmiştir. Birinci dosya, öğretmen adaylarının pdf formatında hazırlamış oldukları ders planlarının üstüne yazılan geribildirimleri içermektedir. İkinci dosya ise DPDR'nin ölçütlerine göre alınan puanların belirtkelerini içermektedir. Öğretmen adaylarının verilen geribildirimler doğrultusunda hazırladıkları ders planlarını revize etmeleri istenmiştir. Daha sonra öğretmen adaylarının geribildirimler ışığında revize ettikleri ders planları geliştirilen DPDR'ye göre tekrar değerlendirilmiştir. İki araştırmacı tarafından tekrar değerlendirilen ikinci ders planları arasında puanlayıcı uyumu incelenmiştir. Böylece DPDR'nin güvenirliği test edilmiştir. Çalışmada ulaşılan verilerden ölçüt bazında frekanslar elde edilip veriler frekans tablosunda karşılaştırılmıştır. Ayrıca geliştirilen rubrik her ne kadar toplam puan oluşturmasa da -fikir vermesi açısından- her bir bölümün toplam puanı ve bölümlerin toplam puanı Wilcoxon İşaret Sıralaması Testi (The Wilcoxon Matched-Pairs Signed-Ranks Test) analizleri hesaplanmıştır. Sonuç olarak, DPDR kullanılarak öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planlarına verilen geribildirimlerin öğretmen adaylarının ders planı hazırlama yeterliğine olumlu yönde etki ettiği tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle, DPDR kullanılarak öğretmen adaylarına geribildirim verilirken öğretmen adaylarının sahip olmaları gereken bilgi türlerinin, PAB bileşenlerinin ve öğretmenlik mesleği yeterliklerinin içerdiği bileşenlerin geliştirildiği söylenebilir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ders planı hazırlama yeterliği, Ders Planı Değerlendirme Rubriği (DPDR), Geometri ve ölçme öğretimi, Geribildirim, Öğretmen adayları yeterliği, Öğretmen yeterliği, Pedagojik alan bilgisi (PAB), Rubrik geliştirme.
Matematik dersini farklı derslerle ilişkilendirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı matematik derslerini farklı derslerle ilişkilendirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma; Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda görev yapan 38 Matematik öğretmeninin örneklemini oluşturduğu nitel bir araştırmadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına bir örnektir. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örneklem olarak seçilmiş; il merkezinin her bölümündeki ve ilçelerdeki ortaokullarda aktif olarak görev yapan, hizmet süresi anlamında da geniş bir yelpaze oluşturan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve etkinlik şablonudur. Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler ve klinik mülakatlar aracılığıyla toplanmış; içerik analizi ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme sorularına verilen cevaplar doğrultusunda tema ve alt temalar oluşturulmuş veriler bu temalar göz önünde bulundurularak analiz edilmiş; bulgular alt problemlerin cevapları şeklinde sunulmuştur. Bulguların veriliş biçiminde nitel ve nicel verilerden birlikte yararlanılmıştır. Araştırmanın bulguları doğrultusuna birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Öğretmenler çoğunlukla matematik dersi ile diğer dersleri ilişkilendirmenin öğrencilerin matematiksel becerilerine olumlu yönde katkı sağlayacağı görüşü ile birlikte zaman yönetiminde yaşanabilecek sıkıntılar, baskın ders ve kazanımının dışına çıkma gibi kaygılar nedeniyle derslerinde bu ilişkilendirmeleri sık kullanmadıklarını ifade etmişlerdir. Bununla birlikte derslerinde bu ilişkilendirmelerden yararlanan öğretmenlerin görüşleri; ilişkilendirme temelli etkinliklerin öğrencilerde, matematik dersine karşı olumlu tutum geliştirme, kalıcı öğrenme ve soyut kavramları somutlaştırma becerilerine yönelik olumlu katkıları olduğunu gözlemledikleri yönündedir. Ayrıca matematik dersi ile en fazla ilişkilendirilebilecek derslerin sırasıyla fen bilimleri, görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi dersleri olabileceği de sonuçlar arasındadır. Son olarak araştırma kapsamında öğretmenlere verilen şablon çerçevesinde matematik dersi ile görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi derslerini ilişkilendirme temelli etkinlikler planlamaları da istenmiştir. Bu etkinlik örnekleri de araştırmacı tarafından yüzeysel olarak değerlendirilmiş olup öğretmenler ve araştırmacılar tarafından kullanılabilmesi amacıyla bulgular kısmında sunulmuştur.
Akıl ve zekâ oyunlarının matematik problemlerindeki matematiksel muhakemeye yönelik ilişkinin öğretmen görüşü ile incelenmesi
Gelişen teknoloji ile birlikte hayatımızın her noktasında birtakım değişimler meydana gelmeye başlamıştır. Özellikle eğitimde meydana gelen değişimleri çalıştaylar, kongreler ve sempozyumlar sayesinde yeni fikirleri ortaya çıkarmaktadır. Eğitimde özellikle hem ulusal hem de uluslararasında yapılan sınavlardaki matematik sorularının içerdiği kazanımlardan muhakeme, akıl yürütme ve problem çözme gibi üst düzey düşünme becerilerini ön plana çıkaran öğretim metotları uygulanmaktadır. Eğitimde uygulanan bu metotlar ile öğrencilerde farklı bakış açılarına sahip olan, kendini ifade edebilen ve arkadaşlarıyla güçlü iletişim bağı kurmayı sağlayan kazanımlar hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda bilgisayarlarda, cep telefonları gibi teknolojik cihazlarda uygulama olarak eğitsel oyunların sayısının artması ve farklı disiplinlerle ilişkili oyunlarda matematik eğitiminde önemli ölçüde bir artış meydana gelmiştir. Özellikle akıl ve zekâ oyunları ile öğrencilerdeki matematik dersine karşı var olan ön yargılarını kırmayı, daha aktif bir şekilde katılım sağlamaları doğrultusunda matematik öğretimine yönelik yeni kazanımlar ve alt öğrenme alanları önem kazanmaktadır. Artan bu önemle birlikte problem çözme, neden-sonuç ilişkisinde analiz yapabilme ve muhakeme gibi üst düzey düşünme becerileri matematik problemlerine özgü iken bu kazanımlar akıl ve zekâ oyunlarının temelini oluşturmaktadır. Bundan dolayı bu çalışmada, akıl ve zekâ oyunları ile matematik problemlerinde matematiksel muhakemenin incelenmesi, analiz edilmesi ve aralarındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında araştırmanın çalışma grubunu Siirt ilinde ilköğretim okullarında görev yapan amaçsal örnekleme yöntemiyle belirlenen 40 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Öğretmenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizi ile incelenmiş olup ortaya çıkan temalar çerçevesinde yorumlanmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde akıl ve zekâ oyunları destekli matematik öğretimde; eğlenceli vakit geçirerek kalıcı öğrenmelerin sağlandığı, soyuttan somuta geçiş, problem çözme ve verileri analiz etme gibi üst düzey düşünme becerilerinin kazandırılmasında olumlu katkı sağlayabileceği sonucu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlardan hareketle matematik öğretiminde akıl ve zekâ oyunlarının etkin bir biçimde kullanılması ve buna yönelik çalışmaların daha fazla yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Akıl ve Zekâ Oyunları, Muhakeme, Matematik, Öğretmen, LGS
Sorgulamaya dayalı fen eğitiminin öğrencilerin bilimsel sorgulama ve sorgulayıcı öğrenme becerilerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, sorgulamaya dayalı fen öğretimi yaklaşımının öğrencilerin bilimsel sorgulama becerilerine gelişimini ve fene yönelik sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarına etkilerini belirlemektir. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Ankara ili, Çubuk ilçesinde bulunan taşımalı eğitim yapan öğrencilerin bulunduğu bir devlet okulunda 5.sınıfta okuyan iki şubeden toplam 50 öğrenci katılmıştır. Araştırmada ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bir deney ve bir kontrol grubunun oluşturulduğu araştırmada 'Işığın Yayılması' ünitesi kapsamında, 24 saatlik uygulama süresi belirlenmiştir. Ayrıca, pandemi sürecinden dolayı uygulamanın yapılabilmesi için ders planları ve uygulama süreci çevrim içi eğitim, hibrit eğitim ve yüzyüze eğitim durumları için ayrı ayrı düşünülerek planlanmıştır. Araştırmada uygulama öncesi ve sonrasında ortaokullarda eğitim gören 5.sınıf öğrencilerine ölçekler uygulanarak öğrencilerden veri toplanmış ve öğrencilerin bilimsel sorgulama ve sorgulayıcı öğrenme becerileri hakkındaki görüşlerine ulaşılmıştır. Araştırmada veriler, 'Fene Yönelik Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri Algı Ölçeği' (FYSÖBAÖ) ve 'VASI-Views About Scientific Inquiry' anketi ('Bilimsel Sorgulama Süreçleri Hakkında Görüşler Anketi') kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, sorgulamaya dayalı yaklaşımla verilen fen eğitiminin öğrencilerin bilimsel sorgulama becerilerinin gelişimi ve fene yönelik sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarına etkilerini ortaya koymuştur. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre; sorgulamaya dayalı fen eğitimiyle işlenen derslere katılan öğrencilerin sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarının ve bilimsel sorgulama düzeylerinin arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak da anlamlı bir fark yarattığı bulunmuştur.
Öğretmen adaylarının beceri temelli problem çözmeye yönelik ders imecesi deneyimleri
Bu araştırmada, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının beceri temelli problem (BTP) çözmeye yönelik ders imecesi deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması desenine göre tasarlanmış olan araştırma, 2025-2026 eğitim öğretim yılı güz döneminde Öğretmenlik Uygulaması I dersi kapsamında üç dördüncü sınıf öğretmen adayıyla yürütülmüştür. Sekiz haftalık veri toplama sürecinde beş BTP’ye yönelik beş ders imecesi döngüsü gerçekleştirilmiş; veriler odak grup görüşmesi, yarı yapılandırılmış görüşmeler, yansıma raporları, araştırmacı gözlem notları, planlama ve değerlendirme toplantı kayıtları, ders planları ve çalışma yaprakları aracılığıyla toplanıp içerik analiziyle çözümlenmiştir. Bulgular, öğretmen adaylarının BTP’lere dair görüşlerinin, problemlerin özelliklerinin yanında öğrenciye uygunluk ve öğretilebilirlik boyutlarını kapsayan bütüncül bir yapıya ulaştığını göstermiş; adayların BTP çözme anlayışlarının doğru cevaba ulaşmakla birlikte problemi anlama, çözümü planlama, süreci takip etme, hata nedenini belirleme, farklı çözüm yollarını karşılaştırma ve çözüm üzerine düşünmeyi içeren kapsamlı bir sürece genişlediği belirlenmiştir. Araştırma dersi tasarımlarında önceki uygulamalardan edinilen deneyimlerin sonraki planlara aktarıldığı ve uygulama sonrası değerlendirmelerin somut kararlara dönüştüğü görülmüştür. Süreç ilerledikçe döngülerde yapılan kapsamlı revizyon ihtiyacının azaldığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının, ders imecesi sürecinin iş birliği, farklı bakış açısı geliştirme, ortak karar alma, ders planlama, zaman yönetimi ile uygulayıcı ve gözlemci rollerini deneyimleme açısından katkı sağladığını; buna karşın sürecin zaman almasını ve BTP’lerin ders süresinde uygulanmasının güçlük oluşturabilmesini dezavantaj olarak ifade ettikleri görülmüştür. Neticede ders imecesinin, öğretmen adaylarının, BTP’lerin çözümüne ve öğretimine ilişkin uygulamalı deneyimlerini desteklediği sonucuna ulaşılmıştır.
Ters yüz edilmiş sınıf yönteminin 6.sınıf ses ve özellikleri ünitesinin öğretimine etkisi
Bu araştırmada, ters yüz edilmiş sınıf yönteminin 6. sınıf fen bilimleri dersinin "Ses ve Özellikleri" ünitesinde öğrencilerin akademik başarı, tutum ve 21. yüzyıl becerilerine etkisi ve öğrencilerin bu uygulamalar hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi amaçlamaktadır. Araştırmanın yöntemi karma araştırma yöntemlerinden biri olan açıklayıcı ardışık desen kullanılmıştır. Yöntemin nicel boyutunda 6. sınıf öğrencilerinin ters yüz öğrenme modeli ile tasarlanan etkinliklerin "Ses ve Özellikler" Ünitesi'ni öğrenmelerine ve fen bilimleri dersine yönelik 21. yüzyıl becerilerine ve tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel kısmı, 2023-2024 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde yürütülmüştür. Çalışma grubunu, Şanlıurfa ili Haliliye ilçesinde bulunan bir ortaokulda 6.sınıfta öğrenim gören iki şubedeki toplam 50 öğrenci ve fen bilimleri dersi öğretmeni oluşturmaktadır. "Ses ve Özellikleri" konusunun öğretiminde, 12 haftalık uygulama sürecinde, deney grubunda TYES yöntemi (Ters Yüz Edilmiş Sınıf Yöntemi), kontrol grubunda ise 2018 fen bilimleri öğretim programındaki yöntemler kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, akademik başarı testi, fen bilimleri dersine yönelik tutum ölçeği, ortaokul öğrencilerine yönelik 21. yüzyıl becerileri ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 25.00 paket programı kullanılmıştır. Nitel veriler için de içerik analizi yapılarak deney grubundaki öğrencilerin TYES uygulaması hakkındaki görüşleri alınmıştır. Araştırmanın nicel bulguları sonucunda deney ve kontrol grubunda gerçekleştirilen öğretim uygulamaları sonrasında akademik başarı fen bilimleri dersine yönelik tutum ve 21. yüzyıl becerileri bakımından deney ve kontrol gruplarının puan ortalamaları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca öğrenciler, ters yüz edilmiş sınıf yönteminin akademik başarıya, fen bilimleri dersine karşı tutumlarına ve 21. yüzyıl becerilerine olumlu anlamda etkisinin olduğu yönünde görüşlerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak öğrencilerin akademik başarıları, fen bilimleri dersine karşı tutumlarının ve 21. yüzyıl becerilerinin gelişimi açısından TYES yönteminin etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca TYES yöntemi ile ders işlenen deney grubundaki öğrencilerin uygulama ile ilgili çoğunlukla olumlu görüşlere sahip oldukları da görülmüştür. Buda öğrencilerin, TYES yönteminin fen bilimleri dersinde kullanılmasının mevcut öğretim programına göre daha faydalı olduğunu ortaya koymaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Ters Yüz Edilmiş Sınıf Yöntemi, Akademik Başarı, Tutum, 21. Yüzyıl becerileri, Ses ve Özellikleri
Tuşba ilçesinde bulunan ilköğretim kurumlarındaki idarecilerin okuldaki genel hijyen üzerine olan görüşleri
Temizlik, hijyen ve kişisel hijyen alışkanlıkları bireyin fiziksel ve ruhsal sağlığını sürdürmesinde ve gelişiminde son derece önemli bir yere sahiptir. Özellikle ilköğretim okullarında çocuk birey sayısının fazla olması ve bu kişilerin temel kazanımlarını burada elde etmesi açısından okullardaki hijyen olgusu önem kazanmaktadır. Bu kapsamda çalışmamız, Van ilinin Tuşba ilçesinde bulunan ilköğretim kurumlarında görev yapmakta olan idarecilerin okullarındaki hijyen olgusu üzerine görüşlerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu tespitin elde edilmesi hususunda anket çalışmasına yer verilmiştir. Ayrıca kurumlarda bulunan görevli kişiler ile de görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemlerin yanı sıra gözlem yönteminden de yararlanılmış olup kullanılan tüm yöntemlerin sonucunda idarecilerin hijyen olgusu üzerine görüşleri ve okullardaki hijyen durumu ele alınmıştır. Araştırmamızda genel olarak okulların sınıf, koridor, tuvaletlerin, kütüphanelerin, tuvaletlerin yetersiz ve yeterince temiz olmadığına rastlanmıştır. Okullarda geri dönüşüm kutuları bulunmakla beraber sınıflarda ve koridorlarda çöp kutuları bulunmaktadır. Spor salonu, kütüphaneleri, laboratuvarları ve kantinlerin yeterince hijyenik olmadığı gözlenmiştir. Araştırılan okullarda genel olarak öğretmenlerin sınıfları havalandırdığı, bahçelerinin genel olarak temiz olduğu gözlenmekle birlikte okullarda kişisel bakım, hijyen ve sağlıklı yaşam hakkında konferanslar düzenlendiği incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: temizlik, hijyen, okul hijyeni
Kanada (Alberta) ve Türkiye matematik programlarının ve ders kitaplarının ortaokul sekizinci sınıf doğrusal denklemler ve grafikleri ünitesi bağlamında karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı Kanada (Alberta) ve Türkiye ortaokul matematik programlarının ve ders kitaplarının ortaokul sekizinci sınıf doğrusal denklemler ve grafikleri ünitesi bağlamında karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Kanada (Alberta) ve Türkiye ortaokul matematik programları ve ders kitaplarının benzerlikleri ve farklılıkları bağlamında karşılıklı olarak incelenmiştir. Türkiye ortaokul matematik programı sadece kazanımlardan oluşmuştur. Kanada (Alberta) ortaokul matematik programı ise kazanımlarla birlikte bu kazanımların nasıl verilmesi gerektiği bağlamında bir öğretmen rehber kitabı mahiyetindedir. Kanada (Alberta) ortaokul sekizinci sınıf ders kitabında "az kazanım, çok örnek, örnekler arası geçişin uyumluluğu ve model kullanımı" görülmüştür. Türkiye ortaokul sekizinci sınıf ders kitabında ise "çok kazanım, az örnek, örnekler arası geçişin uyumsuzluğu ve daha az model kullanımı" görülmüştür.
Üniversiteye yerleşmeye etki eden faktörlere ilişkin model tasarımı
Araştırmanın amacı taşımacılık, pansiyon ve gündüzlü öğrenci olarak Van ilinde ortaöğretime devam eden öğrencilerin Özel Öğretim Kurslarına gitme, günlük ders çalışma süresi ve not ortalaması kısıtlayıcılarına göre üniversiteye yerleşmelerinin etkisini matematiksel bir modelle incelemektir. Bu araştırmada, üniversiteye yerleşmede taşımacılık, pansiyon ve gündüzlü öğrenci gruplarının modellenmesi için doğrusal programlamada simplex yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 12.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Van ili Erciş ilçesin de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan taşımacılık, pansiyon ve gündüzlü öğrenci gruplarını içerisinde barındıran bir lisede eğitim gören 207 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ''Bilgi Toplama Formu'' kullanılmıştır. Araştırmada sırasıyla gündüzlü, pansiyon ve taşımacılık öğrenci gruplarının üniversiteye yerleşmede daha başarılı olduğu, Özel Öğretim Kurslarına gitmenin, not ortalamasının ve ders çalışma saatinin üniversiteye yerleşmede etkili olduğu saptanmıştır. Taşımacılıkla öğretim hayatını sürdüren öğrencilerin üniversiteye yerleşmede diğer iki grup kadar başarılı olmadıkları görülmüştür.
Türkiye'de 2006-2017 yılları arasında kimya öğretmen eğitimi alanında yayınlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de 2006-2017 yılları arasında kimya öğretmen eğitimi alanında yayınlanmış olan yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizini gerçekleştirmektir. Gazi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi'nde tamamlanmış 36 yüksek lisans ve 30 doktora tez çalışması belirlenen değişkenler kullanılarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Değişkenler arasında yazarın cinsiyeti, çalışılan kimya konusu, kavramsal çerçeve, örneklem türü ve büyüklüğü, araştırma yöntemi ve türü, veri toplama araçları ve analiz yöntemi, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yer almaktadır. Araştırma sonuçlarına göre kadın araştırmacılar, hem yüksek lisans hem de doktora tez çalışmalarına erkek araştırmacılara oranla daha fazla katkı sağlamışlardır. Kimya öğretmen adayları yüksek lisans ve doktora tezlerinde en fazla çalışılan örneklem grubu olmuştur. Bunun yanında yüksek lisans tezlerinde daha çok nicel araştırma yöntemleri, doktora tezlerinde ise nitel araştırma yöntemleri tercih edilmiştir. Kimya öğretmen eğitimi alanında çalışılan yüksek lisans ve doktora tezlerinde en fazla kullanılan nicel veri toplama araçları ölçekler olurken, veri analiz yöntemi olarak en fazla t-testi kullanılmıştır. Yüksek lisans tezlerinde en fazla kullanılan nitel veri toplama aracı görüşmeler, veri analiz yöntemi ise betimsel analiz olarak tespit edilmiştir. Doktora tezlerinde ise nitel veriler sıklıkla görüşmeler yardımıyla toplanmış ve analiz yöntemi olarak en fazla içerik analizi tercih edilmiştir. Çalışmanın bulguları alanyazın ışığında tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kimya öğretmen eğitimi, yüksek lisans tezi, doktora tezi, içerik analiz
Argümantasyon temelli FeTeMM eğitiminin 7. sınıf öğrencilerinin kuvvet ve enerji ünitesine yönelik akademik başarılarına, tutumlarına ve argümantasyon seviyelerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin Kuvvet Ve Enerji ünitesinde yer alan konulardaki akademik başarılarının, fen bilimlerine karşı tutumlarının ve argümantasyon seviyelerinin argümantasyon temelli FeTeMM eğitimi ile mevcut programda ön görülen yaklaşımla karşılaştırarak aralarındaki farkın belirlenmesidir. Bu çalışmada, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında, Van ili İpekyolu ilçesine bağlı bir ortaokulunda 7. Sınıfta öğrenim gören 64 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada kontrol grubu 32 öğrenci, deney grubu 32 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada kontrol grubu ile mevcut öğretim programına yönelik ünite planına göre, deney grubunda ise hazırlanan argümantasyon temelli FeTeMM etkinlikleri ile dersler işlenmiştir. Çalışmada akademik başarı, tutum ve argümantasyon seviyeleri bir arada incelendiği için karma yöntem (mixed method) araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma haftada 4 ders saati olmak üzere toplam 5 hafta sürmüştür. Uygulamada elde edilen veriler SPSS ( Statisticalpackape for the Social Sciences) programı ile analiz edilerek hipotezlerin geçerliliklerinin test edilmesi ve verilerin yorumlanması için t-test kullanılmıştır. Araştırmada daha önceden geçerliliği ve güvenirliği sağlanmış Fen Bilimleri Tutum Ölçeği ile araştırmacı tarafından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ders kitaplarından uyarlanarak hazırlanmış Kuvvet ve Enerji Akademik Başarı Testi, argümantasyon seviyelerindeki gelişimlerini görmek için etkinlikkağıtlarıve yapılan uygulamanın değerlendirilmesi için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Uygulamaya başlamadan önce seçilen deney ve kontrol grupları arasında bilgi düzeyleri bakımından farklılığı belirlemek üzere uygulanan ön test sonuçlarına göre gruplar arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Akademik başarı testi ve fen bilimlerine karşı tutum ölçeği deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Uygulama sonucunda her iki gruba uygulanan akademik başarı testi son testinden elde edilen sonuçlara göre deney grubunun kontrol grubuna göre başarı seviyeleri daha yüksek çıkmıştır. Fen bilimlerine karşı tutumlarında ise son test sonuçlarına göre fark olmadığı tespit edilmiştir. Yine kontrol grubu ve deney grubunun argümantasyon seviyeleri incelendiğinde deney grubunda artış olduğu gözlemlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, argümantasyon temelli FeTeMM eğitimi ile işlenen derslerin, mevcut programdaki yaklaşımlara göre işlenen derslerden akademik başarıya ve argümantasyon seviyesine etkisinin fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uygulanan tutum ölçeği değerleri incelendiğinde işlenen derslerde kullanılan yöntemin fene karşı olumlu tutum geliştirmede iki grup arasında anlamlı bir farklılık oluşturmadığı gözlemlenmiştir.
Biyoteknoloji konusunun öğretiminde argümantasyona dayalı etkinliklerin etkisi
Teknolojideki gelişmeler ile biyoteknolojinin önemi de her geçen gün artmaktadır. Yenilenen Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı‟nın günümüz şartlarına göre güncellenmesi nedeniyle çalışmanın argümantasyona dayalı etkinliklerle yapılması çalışmanın özgünlüğü bakımından önemlidir. Bu çalışmada, biyoteknoloji konusunun öğretiminde argümantasyona dayalı etkinliklerin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, Van ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 9 kız, 12 erkek olmak üzere 21 kişilik 8. sınıf öğrencilerinden oluşan bir şubede yürütülmüştür. Çalışmada karma yaklaşım kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Biyoteknoloji Bilgi Anketi(BİBA), Biyoteknoloji İlgi Anketi (BİA), argümantasyona dayalı etkinliklerin öğretiminde öğrencilerin görüŞlerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Mülakat Formu kullanılmıştır. Çalışmanın nicel verileri ,"Biyoteknoloji Bilgi Anketi (BiBA)" ve "Biyoteknoloji İlgi Anketi (BĠA)", nitel verileri ise "Yarı yapılandırılmıŞ mülakat formu" ile toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler normal dağılım göstermediğinden non-parametrik (parametrik olmayan) testlerden Wilcoxon Signed Ranks testi uygulanmıştır. Nitel veriler ise içerik ve betimsel analize tabi tutularak analiz edilmiştir. Argümantasyon temelli etkinliklerle biyoteknoloji konusunun öğretiminde öğrencilerin biyoteknolojiye yönelik bilgilerinde , biyoteknolojiye yönelik ilgilerinde ve biyoteknolojiye yönelik görüşlerinde olumlu yönde katkı sağlamıştır. Öğrencilerin derse aktif katılımlarında, argümantasyon sürecinde bilgilenmeleri, tartışmalara katılma isteklerinde, argüman oluşturma süreçlerinde, biyoteknolojiye yönelik yaratıcı düşünebilmeleri sağlanmıştır. Bu bilgiler ışığında öğrencilere Fen Bilimleri konularını daha anlamlı öğretebilmek için somut ifadelere yer veren, öğrencileri aktif kılan etkinliklerle ders saati artırılarak etkinlik temelli kazanımlara yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler: argümantasyon, biyoteknoloji, 8. sınıf öğrencileri
Girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı Saf Madde ve Karışımlar ünitesinde uygulanan girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin 7.sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerileri ve algılarına, STEM algılarına ve tutumlarına, fen bilimleri dersine yönelik ilgilerine etkisini incelemektir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden ''iç içe gömülü desen'' kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılı, güz dönemi Van ili merkez ilçesinde yer alan bir devlet okulunda 7.sınıfta öğrenim görmekte olan 23 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 6 haftalık bir eğitim sürecini içeren modüller geliştirilmiştir. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçları birlikte kullanılmıştır. Öğrencilerin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına dair nicel veriler Fen Tabanlı Girişimcilik Ölçeği ve STEM Tutum Ölçeği kullanılarak elde edilirken, öğrencilerin girişimcilik algılarına, STEM algılarına ve Fen Bilimleri dersine karşı olan ilgilerine ilişkin nitel veriler ise görüşme ve bağımsız kelime ilişkilendirme testi kullanılarak toplanmıştır. Nicel veriler Wilcoxon işaretli sıralar testi ve ilişkili örneklem t testi kullanılarak analiz edilirken nitel veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin öğrencilerin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına ait puanlarında artış sağladığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin grup çalışmaları açısından bazı güçlükler ortaya çıkardığı için takım becerileri puanlarında düşüş yaşanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinden elde edilen bulgularda ise öğrencilerin girişimcilik odaklı STEM etkinlikleri sonrasında girişimcilik kavramına yönelik daha fazla bilgi kazandıkları ve algılarının arttığı ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan öğrencilerin etkinlikler sonrasında STEM'in doğasını daha iyi kavradıkları ve STEM'i daha çok proje oluşturma süreci olarak algıladıkları görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin büyük bir çoğunluğu girişimcilik odaklı STEM etkinlikleri içeren Fen Bilimleri dersini daha eğlenceli ve öğretici bulduklarını ifade etmişlerdir.
8. sınıf öğrencilerinin kavram karikatürü etkinlikleri ile dönüşüm geometrisi konusundaki öğrenmelerinin SOLO taksonomisine göre değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı matematik dersinin 'geometri ve ölçme' öğrenme alanının 'dönüşüm geometrisi' alt öğrenme alanına ilişkin kavram karikatürü etkinlikleri ile yapılan öğretimde 8.sınıf öğrencilerinin öğrenmelerini SOLO taksonomisine göre değerlendirmek ve yorumlamaktır. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Van ili İpekyolu ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 45 (26 kız, 19 erkek) 8.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, uygulama aşamasında sınıf ortamında süreci gözlemeyi ve geliştirmeyi amaçladığından çalışmada araştırmacı öğretmen(eylem araştırması) yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada öğrencilere dokuz tane kavram karikatürü etkinliği uygulanmış, etkinlikler doğrultusunda öğrencilerin öğrenme çıktıları incelenmiş ve öğrenme düzeyleri SOLO Taksonomisine göre değerlendirilmiştir. Veriler üçleme tekniği (öğretim sürecince uygulanan öğrenci etkinlik kâğıtları, gözlemler, video-ses kayıtları) gözlemler esnasında araştırmacı öğretmenin tuttuğu notlar ve çalışma boyunca öğrencilerle geçen diyaloglar yardımıyla toplanmıştır. Veri analizine araştırmacı öğretmen ile birlikte SOLO taksonomisi hakkında bilgi sahibi olan bir araştırmacı daha katılmıştır. Araştırmacılar, öğrenci cevaplarını bağımsız olarak okumuş öğrenci cevaplarını SOLO taksonomisine göre uygun olan seviyelere atamışlardır. Çalışmanın sonucunda, 8.sınıf öğrenci cevaplarının çoğunluğunun SOLO Taksonomisine göre İY seviyesinin altında yer aldığı görülmüştür. Öğrencilerin öteleme, simetri ve yansıma kavramlarını tanımlamada zorlandıkları görülmüştür. Bunların yanında öğrenci görüşleri ve süreç analiz edildiğinde öğrencilerin hepsinin bu öğrenme ortamı hakkında olumlu görüşlere sahip oldukları ve kavram karikatürü etkinliklerinin derslerde kullanılmasının faydalı olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar sözcükler: kavram karikatürü, SOLO taksonomisi, dönüşüm geometrisi
Türkiye'de yayımlanmış olan FeTeMM (STEM) etkinliklerinin alan yazın ışığında oluşturulmuş kriterler ile incelenmesi
Bu araştırma ile öğretmen ve öğretmen adaylarına, etkinliklerin uygulanması aşamasında dikkat gerektirecek noktalarda farkındalık oluşturulması ve FeTeMM yaklaşımına göre oluşturulmuş her etkinliğin, öğrencilerin öğrenmesine yararlı olması noktasında uygunluğunun detaylı olarak incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu tez ile yapılacak olan incelemenin FeTeMM yaklaşımındaki her etkinliğin amacına hizmet edebilmesi için FeTeMM yaklaşımının özelliklerini ne kadar taşıdığı belirlenecektir. Belirlenmiş amaç doğrultusunda araştırmanın gerçekleştirilebilmesi için YÖK tez merkezi, Google Akademik, alan yazındaki mevcut FeTeMM kitapları ve bu kaynakların kaynakçalarından yararlanılarak etkinlikler öncelikle bir havuzda toplanmıştır. Etkinliklerin toplanmasına 2019 yılı Kasım ayında başlanmış olup 2020 yılı Mart ayı itibariyle son verilmiştir. Bu tezdeki araştırma deseni olarak içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizinin gerçekleştirilmesi için elde edilen tüm etkinliklerde "FeTeMM Etkinlikleri Analiz Rubriği" kullanılarak veriler elde edilmeye çalışılmıştır. FeTeMM Etkinlikleri Analiz Rubriği' nde 7 alt boyut ve 26 madde bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçları yapılan çalışmaların makalelerden elde edilen etkinliklerin %15' nin, kitap bölümlerindeki etkinliklerin %28'nin ve tezlerdeki etkinliklerin %55'nin farklı disiplinlerin entegre edildiğini göstermektedir. Etkinliklerde en çok kullanılan yöntem olarak 5E modeli yer almaktadır. İncelenen 59 etkinlikte grup içi iletişime izin verildiği gözlenmiştir. Ayrıca, 19 etkinlikte tekrar tasarlama basamağı yer almaktadır. Etkinliklerin 26 tanesinde tasarım sürecinin değerlendirilmesinde kullanılacak bir rubrik kullanılmıştır. Ancak FeTeMM disiplinlerinin doğasına yönelik değerlendirme çok az çalışmada yapılmıştır. FeTeMM etkinliklerinde öğrencilerin aktif olacağı bir ortamın sağlanması, araştırma yapmalarına fırsat verilmesi ve öğrencilerin kendi tasarımlarındaki kullanacakları malzeme ve yöntemin öğrencilere bırakılması konusunda daha planlı hareket edilmesinin öğrencilerin akademik olarak daha başarılı olmalarını ve daha yüksek motivasyona sahip olmalarını sağlayacaktır.
Velilerinin duyuşsal alanla ilgili fen bilimleri öğretmenlerinden beklentilerinin tespiti
Bu araştırma, değişim ve gelişmede topluma öncülük yapacak olan öğretmenlerden, öğrenci velilerinin Fen Bilimleri öğretmenlerinden duyuşsal alanla ilgili beklenti özelliklerinin ne olduğunu ve nasıl olması gerektiğini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Van merkezde yer alan; 15 Temmuz Şehitleri İmam Hatip Ortaokulu'ndan 60, Zeve Ortaokulu'ndan 80, Bardakçı Ortaokulu'ndan 50, Fevzi Şengüller Ortaokulu'ndan 60 ve Mustafa Kemal Ortaokulu'ndan 70 toplamda beş farklı ortaokulunda yedinci ve sekizinci sınıfta öğrenim gören 320 öğrenci velileri ile yürütülmüştür. Öğrenci velilerinin öğrencisinin dersine giren Fen Bilimleri Öğretmenlerinden duyuşsal alanla ilgili özelliklerin beklentisi konusunda 5'li Likert tipi "Duyuşsal Alan Tutum Ölçeği (DATÖ)" ve ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde içerik ve betimsel analizden yararlanılmıştır. Veliler Fen Bilimleri öğretmenlerinden, öğrencilerine örnek olacak toplumun kadim değerleriyle barışık ve uyumlu öğretmen profiline sahip olmalarını ve bu özellikleri de akademik başarıdan daha fazla dikkate alarak öğrencilere anlatarak değil, bir fiil yaşayarak kazandırmalarını beklemektedirler. Öğretmenlerin ortaokul 7. ve 8. Sınıf öğrencilerine ne kadar rol model olduğu ile ilgili daha detaylı çalışmalar yapılabilir.
Ortaokul kaynaştırma öğrencilerinin matematik soyutlama düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ortaokul kaynaştırma öğrencilerinin matematik soyutlama düzeylerini incelemektir. Araştırma zaman ve mekân ile sınırlandırılmış bir durum olması ve özel bir durumun belirlenmesi ile durumun betimlenmesi ve detaylandırılması amaçlandığından dolayı "içsel durumun incelendiği" bir durum çalışmasıdır. Araştırmanın katılımcılarını 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Van il merkezindeki bir ortaokulda öğrenim gören 4 ortaokul kaynaştırma öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcıların seçiminde amaçlı örnekleme tekniklerinden homojen grup örnekleme tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda aynı hazırbulunuşluk seviyesinde ve yetersizliğe sahip olan öğrencilerin matematik soyutlama düzeyleri incelenmiştir. Araştırma, ülkemizde ve tüm dünyada etki gösteren salgın (koronavirüs) sebebiyle Eğitim Bilişim Ağı (EBA) canlı ders uygulaması ile gerçekleştirilmiştir. Konu ile ilgili yasal dayanaklar, yüksek lisans ve doktora tezleri, makaleler, kitaplar, internet ve diğer kaynaklar detaylı olarak incelenmiştir. Kaynaştırma öğrencilerinin matematik soyutlama düzeylerinin incelenmesi için uzman görüşü alınarak "zihinden toplama işlemi yapma" ve "örüntü oluşturma, devam ettirme ve genelleyebilme" ile ilgili her biri için dörder açık uçlu soru hazırlanmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerden biri herhangi bir soyutlama düzeyinde çıkmamış, ikisi deneysel soyutlama düzeyinde ve biri de birinci derece yansıtıcı soyutlama düzeyinde çıkmıştır.
İmidazol Halkasının teorik ve deneysel olarak incelenmesi ve bulguların sanal gerçekçilik ile öğretilmesi
Tez çalışmasında bir merkezi bilim olan kimyanın; deneysel kimya, hesaplamalı kimya ve kimya eğitimi üç ana başlık altında incelenmiştir. Deneysel Kimya çalışmaları kapsamında 16 adet imidazol molekülü sentezlenmiş ve bu moleküllerin floresans ve absorbans davraşıları araştırılmıştır. Sentezlenen bileşiklerin yapı aydınlatılması 1H ve 13C NMR spektroskopisi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bileşiklerin elektronik yapıları Gaussian paket programında Density Functional Theory (DFT) yöntemi, 6-31G (d, p) kullanılarak B3LYP fonksiyonelleri ile incelenmiş ve teorik olarak modellenmiştir. Deneysel ve teorik bulgular bir sanal gerçeklik platformu olan Cospaces.io/edu'ya aktarılarak sanal bir öğrenme evreni oluşturulmuştur. Geliştirilen bu sanal öğrenme evren için Cospaces. io/edu adresinde 98 adet kod girilmiştir. Sanal gerçeklik evreninde 17 adet eğitim senaryosu tasarlanmış ve kimya eğitiminde öğretilmesi zor konu ve kavramlar olan; absorbans, floresans, molekül geometrisi, organik kimyada önemli halkalar, ışık ve madde etkileşimlerinin sanal gerçeklikle öğretimi incelenmiştir. Ayrıca katılımclıların sanal gerçekliğe karşı tutumları, Kimya eğitiminde alternatif eğitim yöntemlerine farkındalıklar, hesaplamalı kimya hakkında bilgileri çevrimiçi anketler aracılığıyla ölçülmüştür. Çoklu ortamda gerçekleşen öğrenme süreci boyunca öğrencilerin bilişsel yükleri belirlenmiştir.
İlköğretim matematik öğretmen adaylarının flipped learning bağlamında matematiksel modelleme sürecinde yaşadığı zorluklar: Fonksiyonlar örneği
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının ters yüz öğrenme modeliyle yürütülen matematiksel modelleme eğitimi sürecinde karşılaştıkları zorlukları incelemektir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılarak yürütülmüştür. Çalışma, 2022–2023 bahar döneminde bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 51 ilköğretim matematik öğretmeni adayı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 36'sı kadın, 15'i erkektir. Araştırmada, fonksiyon konusuyla ilişkili 4 farklı modelleme problemini öğretmen adaylarının çözüm sürecine ve bu süreçte karşılaştıkları zorluklara odaklanılmıştır. Veri toplama süreci, öğretmen adaylarının Akademik Öğrenme Yönetim Sistemi sistemine yüklediği ödevler, Geogebra kullanarak çözümledikleri modelleme problemleri, WhatsApp platformunda yapılan görüşmeler ve Zoom kayıtları üzerinden yürütülmüştür. Ayrıca, öğretmen adaylarının süreç hakkındaki düşüncelerini yansıtan görüşme formları da veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizi; öğretmen adaylarının matematiksel modelleme problemlerini çözüm süreçleri matematiksel modelleme yeterlikleri doğrultusunda betimsel analiz yoluyla yapılmıştır. Diğer veriler ise öğretmen adaylarının yaşadığı zorlukları odağında ulaşılan bulguların nedenlerine ilişkin analizlerden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular; öğretmen adaylarının matematiksel modelleme sürecinin tamamında zorluk yaşadıklarını ortaya çıkarmıştır. Bu zorluklar matematiksel modelleme problemlerinin doğası gereği ortaya çıkan zorluklar, öğretmen adaylarının alan bilgilerinden kaynaklı zorluklar ve öğretmen adaylarının teknoloji kullanımına ilişkin zorluklar şeklinde ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar öğretmen adaylarının matematiksel modelleme eğitiminde yaşadıkları güçlükler noktasında önemli desteğe ihtiyaç duyduklarını göstermektedir. Öğretmen adaylarının yaşadıkları güçlükler odağında yenilikçi öğrenme ortamları tasarlanarak, daha fazla araştırma yapılması gerektiği düşünülmektedir.
7.sınıf matematik dersi rasyonel sayılar konusundaki kavram yanılgılarının matematiksel modelleme etkinlikleri ile yapılan öğretim bağlamında incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; ortaokul yedinci sınıf matematik dersi sayılar ve işlemler öğrenme alanının alt öğrenme alanı olan rasyonel sayılar konusunun öğretiminde oluşabilecek kavram yanılgılarının tespiti ve matematiksel modelleme etkinliklerinin kullanımının kavram yanılgılarını gidermeye etkisini incelemektir. Bu çalışmada nitel ve nicel araştırmanın birlikte kullanıldığı karma yöntem araştırması kullanılmıştır. Çalışma grubunu; 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Van ilinin Çaldıran ilçesinde bulunan bir ortaokulun yedinci sınıf düzeyinde öğrenim gören 24 öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin rasyonel sayılar konusundaki kavram yanılgılarını belirlemek için "Kavram Yanılgısı Tespit Testi 1" ve "Kavram Yanılgısı Tespit Testi 2" uygulanmıştır. Ayrıca kazanımlar göz önünde bulundurularak matematiksel modelleme etkinlikleri oluşturulmuş ve ders sonrasında uygulanmıştır. Üç haftalık uygulamanın ardından öğrencilere son test uygulanmış ve grubu temsilen 9 öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı ile analiz edilirken, nitel veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin ön test sonuçları ve son test sonuçları kıyaslanmış yüzde ve frekans değerlerine bakılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerde; rasyonel sayının pay kısmını tam kısma yazma ve payda kısmını ondalık kısma yazma, devirli ondalık sayıları ondalık sayılar gibi düşünerek rasyonel sayıya çevirme, sıralama yaparken eksiyi görmezden gelme, payları kendi arasında paydaları kendi arasında toplama işlemi yapma, çarpma ve bölme işlemlerinde payda eşitleme ve negatif tam sayılı kesri bileşik kesre çevirirken toplama yerine çıkarma işlemi yapma olmak üzere altı tane kavram yanılgısı tespit edilmiştir. Matematiksel modelleme etkinlikleri sonunda akademik başarı olarak öğrenciler "orta" seviyeden "iyi" seviyeye gelmişlerdir. Oluşan kavram yanılgılarının ise kısmi düzeyde giderildiği gözlemlenmiştir.
5. sınıf öğrencilerinin FeTeMM mesleklerine yönelik ilgilerinin, mühendislik bilgilerinin ve mühendis algılarının elektrik devre elemanları ünitesindeki FeTeMM eğitimi sürecinde incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 5. sınıf öğrencileri ile FeTeMM eğitimi kapsamında Elektrik Devre Elemanları ünitesinde gerçekleştirilen doğrudan ve dolaylı mühendislik vurgulu etkinliklerin öğrencilerin mühendislik bilgi düzeylerine, FeTeMM mesleklerine yönelik ilgilerine ve mühendislik anlayışlarına etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada karma yöntem araştırma desenlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ulaşılabilir evreni olarak Van ili Tuşba ilçesinde yer alan 5. sınıf öğrencileri, örneklemi ise Van ili, Tuşba ilçesinde yer alan bir devlet okulunda üç farklı şubede öğrenim gören 5. sınıf öğrencileridir. Bu örneklem ile aynı zamanda nitel veriler de toplanmıştır. Belirlenmiş olan şubelerden birine sadece FeTeMM etkinlikleri (FeTeMM Etkinlik), birine FeTeMM etkinliklerinin yanı sıra mühendisliğe yönelik videolar (FeTeMM Etkinlik + Video) ve diğerine ise FeTeMM etkinlikleri, mühendisliğe yönelik videolar ve mühendisler ile söyleşiler (FeTeMM Tüm) uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Mühendislik Bilgi Düzeyi Ölçeği, Mühendis Çiz Ölçeği ve FeTeMM Kariyer İlgi Anketi kullanılmıştır. Araştırma neticesinde tüm şubelerde gerçekleştirilen eğitimler sonrasında ön test ve son test puanları arasında istatistiksel olarak herhangi bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Bu durum doğrudan ve dolaylı olarak yapılan mühendislik vurgulu etkinliklerin öğrencilerin mühendislik bilgisinde etki yaratmadığına işaret etmektedir. FeTeMM mesleklerine yönelik ilgiye yönelik bulgularda ise FeTeMM Tüm şubesinde Matematik boyutu hariç ölçme aracının Fen, Teknoloji ve Mühendislik boyutlarında ve ölçme aracının toplam puanında öğrencilerin ön-test ve son-test puanları arasında son-test lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık oluşmuştur. Nitekim bu farklılıkların temel kaynağının FeTeMM etkinlikleri ve izletilen videoların yanı sıra özellikle mühendislerle gerçekleştirilen söyleşilerin olduğu söylenebilir. Son olarak üç şubede gerçekleştirilen ön ve son çizimler incelendiğinde FeTeMM etkinlik + Video ve FeTeMM Tüm şubelerinde kadın mühendis sayısında artış olduğu görülmektedir. Bu durumun öğretim sürecinin videolarla desteklenmiş olması ve öğretim ortamına gelen mühendislerin kadın olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Yani doğrudan yapılan kadın mühendis vurgusunun öğrencilerin çizimlerine yansıdığı düşünülmektedir. Bu çalışma neticesinde ortaya konulmuş olan sonuçların doğrudan ve dolaylı yaklaşımla gerçekleştirilecek FeTeMM eğitimlerinin niteliklerinin artırılmasına olanak sağlayacağı düşünülmektdir.
Maddenin tanecikli yapısı konusunun öğretiminde sanal laboratuvar uygulamalarının ortaokul öğrencilerinin başarılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerine maddenin tanecikli yapısı konusunun öğretiminde mevcut öğretim programında yer alan yöntemler ile sanal laboratuvar uygulamaları kullanılarak öğrencilere anlatılması ve sonrasında uygulanacak test sonuçlarının karşılaştırılmasıdır. Örneklem olarak öğrencilerin başarı durumlarını etkileyebilecek faktörler göz önünde bulundurularak iki devlet okulu seçilmiştir. Araştırmanın örneklem iki devlet okulunda öğrenim gören 191 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma, yarı deneysel bir yapıda, deney ve kontrol gruplarını içeren kontrol gruplu ön test-son test desenine göre icra edilmiştir. Araştırmacı veri toplama aracı olarak başarı testi kullanmış olup, test mevcut çalışmada öncelikle 157 sekizinci sınıf öğrencisine uygulanarak geliştirilmiştir. Geliştirilen başarı testinde 24 soru bulunmaktadır. Bu başarı testi seçilen okullardaki deney ve kontrol gruplarına ayrılarak 191 öğrenciye ön test olarak uygulanmıştır. Sonraki süreçte kontrol grubuna maddenin tanecikli yapısı konusu mevcut öğretim programındaki yöntemler ile deney grubuna ise bilgisayar destekli sanal laboratuvar uygulaması kullanılarak farklı öğretmenler tarafından, araştırmacının hazırladığı ders planlarını dikkate alınarak anlatılmıştır. Ders anlatımlarından sonra gruplara son test uygulanmıştır. SPSS veri analiz programında sonuçlar analiz edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarından elde edilen sonuçlara bağımsız gruplar t-test analizi uygulanmıştır. Sonuçlar p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmeye tabi tutularak elde edilen verilerin anlamlı olup olmadığı irdelenmiştir. Yapılan bu veri analizleri sonucunda deney gurubu lehine anlamlı bir fark olduğu, sanal laboratuvar uygulamalarının ortaokul öğrencilerine maddenin tanecikli yapısı konusunun öğretiminde daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
2023 eğitim vizyonu kapsamında Bilim Sanat Merkezîlerinde (BİLSEM) yönetici, öğretmen ve öğrenci görüşlerinin belirlenmesi
Teknolojiye ayak uydurmaya çalışan toplumların eğitim ihtiyaçları da zamanla değişmektedir. Bu değişimden etkilenen eğitim kurumlarından birinin de Bilim Sanat Merkezleri (BİLSEM) olduğu söylenebilir. Özel yetenekli çocuklara eğitim veren BİLSEM'in çok yönlü sorunlarının olduğu fakat iyi bir eğitim politikası ile bu sorunların çözüm bulacağı düşünülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2023 Eğitim Vizyonunu açıklaması ile birlikte BİLSEM'lerin bu eğitim vizyonunu benimseme ve özümsemeleri ya da bu doğrultuda kendilerini yenilemelerinin önemli olduğu söylenebilir. Bu araştırma ile 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan BİLSEM'de çalışan yönetici, öğretmen ve öğrenci görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından olgu bilim kullanılmış ve BİLSEM'de çalışan beş yönetici, on öğretmen ve on öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Mülakat soruları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara bakıldığında BİLSEM'deki yönetici, öğretmen ve öğrenciler görüşlerini genel olarak BİLSEM'deki eksiklikler yönünde belirtmişlerdir. Yöneticilerin çoğunlukla BİLSEM'lere öğrenci seçimi, BİLSEM'deki öğretmenlerin özel yetenekli öğrenciler için yeterliliği ve BİLSEM'lerde karşılaştıkları fiziki sorunlara değindiği görülmüştür. Öğretmenler 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında verilen eğitimin; özel yetenekli öğrenciler için nasıl daha verimli hale getirilebileceği konusunda öneriler sunmuşlardır. Öğrenciler ise BİLSEM ve okul karşılaştırıldığında BİLSEM'i okula tercih ettiklerini, BİLSEM'in okul hayatı ve normal hayatlarına yansımalarının olumlu olduğunu belirten dönütlerde bulunmuşlardır. Bu sonuçlar doğrultusunda 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında merkezdeki eğitim programlarının gözden geçirilerek fiziki ve bireysel şartların uygunluğu için gerekli araştırmaların yapılması ve BİLSEM'in fiziki şartlar, araç-gereç yeterlilikleri gibi eksikliklerin yeniden gözden geçirilmesi gibi önerilerde bulunulmuştur.
7. sınıf matematik dersi rasyonel sayılar konusunun problem çözümlerinin apos teorisi ile incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 7. sınıf rasyonel sayılar konusunun problem çözümlerinin APOS teorisi ile incelenmesidir. Konu ile alakalı yapılan çalışmalar incelendiğinde öğrencilerin rasyonel sayı konusunun öğreniminde genel olarak zorlandıkları görülmüştür. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Muş ilinin merkeze bağlı Kırköy beldesinde bulunan Kırköy Şehit Zekeriya Yatı İmam Hatip Ortaokulu 7.sınıf öğrencilerinden bir şubede bulunan 15 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma için öğrencilere açık uçlu altı tane rasyonel sayılarla işlem gerektiren problem hazırlanmış ve uygulanmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanarak yapılandırılmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin bir önceki Matematik ders başarısı ile APOS teorisi genetik çözümlemenin sonucunda elde edilen öğrenci verileri ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Fen, mühendislik, girişimcilik uygulamalarıyla zenginleştirilmiş öğretimin akademik başarıları ve mesleki ilgi üzerindeki yansımaları
Bu çalışmada, ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin fen bilimleri ders kitabında yer alan "Vücudumuzdaki Sistemler" ve "Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı" ünitelerindeki Fen- Mühendislik ve Girişimcilik Uygulamaları (FMGU) etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarı ve FeTeMM mesleklerine yönelik ilgileri üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmada "Açımlayıcı Sıralı Karma Desen" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bağlamında uygulama ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen vasıtasıyla yürütülmüş, nitel bağlamı ise uygulama sonrasında yarı-yapılandırılmış odak grup görüşmeleriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Doğu Anadolu bölgesinde bulunan Van ilinin merkezi olmayan bir ilçesindeki köy okulunda 6. sınıfta öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında "Vücudumuzdaki Sistemler Ünitesi Akademik Başarı Testi", "Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı Ünitesi Akademik Başarı Testi", "Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği (FeTeMM-MYİÖ)" ve yarı yapılandırılmış odak grup görüşme soruları kullanılmıştır. Nicel veriler, dağılımlarına göre t testi veya nan-parametrik karşılıkları kullanılarak, nitel veriler ise tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen veriler sonucunda gerçekleştirilen FMGU etkinliklerinin öğrencilerin başta Mühendislik olmak üzere Fen, Teknoloji ve Matematik alanlarında kariyer düşüncelerinin ve "Vücudumuzdaki Sistemler", "Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı" konularına yönelik akademik başarılarının pozitif yönde geliştiği sonucu belirlenmiştir. Ayrıca FMGU destekli fen öğretimi hakkında öğrenciler, derslerin daha eğlenceli geçtiği, fen bilimleri dersini anlamayı kolaylaştırdığı ve ders başarılarının arttırdığını belirtmişlerdir.
2023 LGS sınavında %10'lük dilime giren lise 9. sınıf öğrencilerinin beceri temelli problemleri çözme sürecinde matematik bilgisi kullanımlarının paragraf sorusu çözme ve kitap okuma düzeylerine göre incelenmesi
Daha sonLiselere geçiş sistemleri öğrencilerin ilköğretimden ortaöğretime geçmelerini ifade etmektedir. Bu sistem ülkemizde olduğu gibi birçok ülkede de görülen bir sistemdir. Bu sistemde öğrencilerin liseye geçişini etkileyen dersler arasında matematik önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda matematik dersinde oluşturulan beceri temelli sorular öğrencilerin başarısını etkilemektedir. Bu çalışma, LGS sınavında %10 dilime giren lise 9. sınıf öğrencilerinin beceri temelli soruları çözme süreçlerini, matematik bilgisi kullanımlarını, paragraf sorusu çözme becerilerini ve kitap okuma düzeylerini inceleyerek öğrenci başarılarını anlamayı hedeflemektedir. LGS sınavındaki başarı, matematik eğitimi, problem çözme becerileri ve kitap okuma düzeyleri arasındaki ilişkiler bu çalışmanın temel odak noktalarını oluşturmaktadır. Araştırmanın ana amacı, %10 dilim içinde yer alan başarılı öğrencilerin matematik bilgisi kullanımını, beceri temelli soruları çözme süreçlerini detaylı bir şekilde analiz etmek ve paragraf sorusu çözme becerileri ile kitap okuma düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Bu çalışmanın evreni LGS sınavı ile %10 luk dilim içerisinde öğrenci alan Antalya ili merkez ilçelerinde Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileridir. Araştırma örneklemi olarak bu dört okul türünden 375 öğrenci ile yüz yüze anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Verilerin toplanması sürecinde Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü'nden ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi bilimsel araştırma ve yayın etik kurulundan alınan yasal iznin ardından hazırlanan Okuduğunu Anlama Yeterlilik Ölçeği ile 2023 LGS Sınavı Sonucu ve Hazırlık Süreci anketi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde "SPSS 25.0" programından faydalanılmıştır. Bu araştırma ile 2023 LGS sınavı hazırlık sürecinde paragraf sorusu çözme sayısına göre yazılı ve görsel anlama özyeterliğin istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırma sürecinde haftada 3-6 gün en az 30 dakika kitap okuyan ve yine haftada 3-6 gün en az 10 tane paragraf sorusu çözen öğrencilerin Matematik ve Türkçe özyeterlik puanı diğer öğrencilerden daha yüksek olduğu görülmüştür.ra doldurulacaktır.
Akademik becerilerin izlenmesi ve değerlendirilmesi (ABİDE) projesinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim öğretim faaliyetlerinin izlenmesine, araştırılmasına ve değerlendirilmesine yönelik bir proje geliştirmiştir. Bu proje, Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) projesi olarak adlandırılmıştır. Bu proje aracılığıyla öğrencilerin akademik becerilerinin izlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında öğrencilerin, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve problem çözme gibi üst düzey düşünme becerilerini ölçmeye odaklandığı söylenebilir. Öğrenme ortamlarının uygulayıcı ve planlayıcı öğretmenler olması nedeniyle ABİDE projesi hakkında onların görüşlerinin alınmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda yapılan araştırma, projenin katkılarını daha iyi gözlemleyebilmek ve projenin eksik yönlerini daha iyi açığa çıkarmak için proje süresi içerisinde yer alan öğretmenlerin görüşlerini temel alarak alan yazına özgün bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu araştırmanın amacı, ABİDE projesi hakkında ortaokul öğretmenlerinin görüşlerini belirmektedir. Bu araştırma, olgu bilim (fenomenoloji) deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcıları, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Van ilinde görev yapan farklı branştan 15 öğretmenden oluşmaktadır. Katılımcılar, amaçlı örneklem yöntemlerinden biri olan kolay ulaşılabilir örneklemeye göre belirlenmiştir. Araştırmanın verileri sekiz açık uçlu sorudan oluşan yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde nitel analiz çeşitlerinden içerik analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğretmenler ABİDE projesinin, öğrencilerin zihinsel becerilerinin ortaya çıkarılmasında, kendilerini ifade etmelerinde, okuduğunu anlama ve dinledikleriyle ilgili çıkarım yapmalarında etkili olduğunu belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra günlük hayatta karşılaşılan problemleri çözmede yol gösterici olmasında, anlama ve yorumlama gibi bilişsel düzeyleri arttırabilmesinin ve öğrencilere tecrübe kazandırmalarında etkili olduğunu vurgulamışlardır.
Lise öğrencilerinin fizik başarısını yordayan değişkenlerin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin Fizik başarısını yordayan bazı değişkenlerin neler olduğunun yapısal eşitlik modeli kullanılarak belirlenmesidir. Bu çalışmada ölçek olarak kullanılan anket; 2023-2024 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Van ilindeki üç farklı okul türünde ve 10, 11 ve 12. sınıflarda öğrenim gören 342 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçekte; fizik başarısı, fizik öz yeterlik, fizik hakkındaki epistemolojik inançlar, öğrenme yaklaşımı, öğrenme ortamı ve babanın eğitim durumu olmak üzere toplam 80 soruyu kapsayan altı değişkenden oluşmaktadır. Anketlerin analiz işlemi SPSS Amos v16 programı yardımıyla yapılmış, yapısal eşitlik modeli kullanılarak değişkenler arasındaki ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin geçmiş döneme ait fizik karne notları fizik başarısı olarak kabul edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; öğrenme ortamı, öz yeterlik ve babanın eğitim durumu fizik başarısını doğrudan etkilemektedir. Öğrenme yaklaşımı ve epistemolojik inançlar ise fizik başarısını öz yeterlik üzerinden dolaylı olarak etkilemektedir.
Lise 12. sınıf biyoloji dersi fotosentez konusunun çizgi roman karikatür materyalleri ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına etkisi
Bu çalışmanın amacı lise 12. sınıf biyoloji dersinde işlenen Fotosentez konusunun karikatür materyalleri ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına olan etkisini ölçmektir. Fotosentez, biyoloji derslerinin önemli bir konusu olup, bitkilerin hayatta kalması ve ekosistemlerin dengesinin korunmasında önemli bir süreçtir. Bu nedenle, bu konunun etkili bir şekilde öğretilmesi ve anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Araştırmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminde Cumhuriyet Eğitim Merkezi'nde eğitim hizmeti alan 12. sınıfında öğrenim gören 26 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Biyoloji Bilgi Testi 1 (BBT 1), Biyoloji Bilgi Testi 2 (BBT 2) kullanılmıştır. Çalışmada deney ve kontrol grubunun ön test-son test puanlarının karşılaştırılmasında veri normal dağılım gösterdiği için Bağımsız Örneklemler t testi kullanılmıştır. Her bir grubun (kontrol ve deney) ön test ve son testlerden aldıkları puanların karşılaştırılması amacıyla Bağımlı Örneklemler için t testi kullanılmıştır. Deney grubundaki 13 öğrenci, kontrol grubundaki 13 öğrenciye göre daha yüksek notlar elde etmiş ve biyoloji dersine daha fazla ilgi göstermişlerdir. Araştırma sonuçları, karikatür materyalleri ile desteklenmiş fotosentez konusunun öğretilmesinin öğrencilerin akademik başarılarını olumlu yönde etkilediğini ve akademik başarılarını artırdığını göstermektedir. Sonuç olarak, bu araştırma, biyoloji derslerinde karikatür materyalleri ile öğrenmenin akademik başarılarına olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, eğitimde karikatür materyallerin etkili bir şekilde kullanılmasının önemini vurgulamakta ve öğretim stratejilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır.
Gelişen teknoloji destekli fen eğitimine ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, gelişen teknoloji destekli fen eğitimi hakkındaki fen bilim-leri öğretmenlerinin görüşlerini belirlemektir. Araştırma, ülkemizin farklı illerindeki devlet okullarının ortaokul kademesinde görev yapan fen bilimleri öğretmenleri arasından uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 10 fen bilimleri öğretmeni (6-erkek, 4-kadın) ile nitel desen tercih edilerek yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, araştırmacının oluşturduğu ve uzman görüşleriyle şekillenen yarı yapılandırılmış mülakat formu yardımıyla toplanmıştır. Araştırmanın verileri betimsel analiz ve içe-rik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları incelendiğinde öğretmenle-rin, teknoloji konusundaki bilgileri, tecrübeleri oranla arttığı görülmüştür. Gelece-ğin belirsizliği öğretmenleri endişelendirse de herkesin merak ve heyecanla gele-ceği düşünülmektedir. Teknoloji ve fen eğitiminin birbirini geliştirerek etkilediği öğretmenlerce belirtilmiştir. Bu sebeple fen eğitimi veren öğretmenlerin teknolojiyi nasıl etkileyebileceklerinin farkına varmaları beklenmiştir. Fen eğitiminde teknoloji konulu müfredatın eksikliği ve güncelleme yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. Günümüzde yapılan çalışmalarla müfredat ve kazanımlar güncellense de henüz yeterli olmadığı söylenmiştir. Bu eksikliklerin giderilmesi için neler yapılması ge-rektiğini öğretmenler belirtmişlerdir. Araştırmada günümüz ve gelecek için öğret-men ve öğrenci arasındaki kuşak farkının teknoloji açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Öğretmenler gelişen teknolojilerin var olduğu bir gelecekte hayallerin-de tasarladıkları sınıflarla derslerini nasıl işleyebileceklerinin farkına varmışlardır. Öğretmenler gelecek için tasarlamak istedikleri sınıf düşünceleri ilerde oluşturu-lacak teknolojik sınıflar için fikir verebileceği umulmaktadır. Sınıflarında kullandık-ları teknolojilerle fen eğitiminin hız kazanacağı ve daha kolay bir eğitim verileceği de katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Gelişen teknolojilerin olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz yönleri de olduğu değerlendirilmiştir. Öğretmenlerin çoğunluğu geli-şen teknolojinin eğitime getireceği değişime hazır olmadıklarını belirtmişlerdir. Bu hazırlıksızlığın neden olduğu ve bunun için takviye bilgilendirmeler ve eğitimlerin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Araştırmanın eğitimin teknolojik gelişimine katkı sunacağı ümit edilmektedir.
Kimya öğretimde elektronik ders kitabı kullanarak öğrencilerin başarılarına, öz yeterlilik inançlarına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırma, kimya öğretiminde elektronik kitap kullanımının öğrenci başarısı, öz yeterlilik ve tutumuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, elektronik kitap ve akıllı tahta kullanan öğrenciler ile geleneksel basılı kitap kullanan öğrenciler arasında bir karşılaştırma yaparak veri toplamıştır. Veriler, yapılan anketler ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırma, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Adana ilinin Ceyhan ilçesinde bulunan Halil Çiftçi Anadolu Lisesi'nde okuyan 9.sınıf, 10.sınıf, 11.sınıf ve 12. Sınıflar dan oluşan 2 şube olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. E- ders kitabı deney grubu öğrencilere Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan materyaller kullanılarak uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar, e- ders kitabı kullanan öğrencilerin daha başarılı olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, kimya öğretiminde teknoloji tabanlı materyallerin etkili bir şekilde kullanılmasının önemini vurgulamaktadır ve gelecekteki eğitim uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlayabilecek önemli bir adım olabilir.
Fen bilimleri eğitiminde 21. yy becerilerini odak alan STEM eğitimi üzerine yapılan çalışmaların incelenmesi
21. yüzyıl dünyasında değişen teknoloji ve şartlar STEM gibi yaklaşımların oluşumuna zemin hazırlamıştır. Fen eğitiminde ön planda olan STEM uygulamaları öğrencilerin 21. yüzyıl beceri kazanımları açısından önemli bir noktadadır. Bu çalışmanın amacı fen bilimleri eğitiminde 21. yüzyıl becerilerini odak alan STEM eğitimi üzerine yapılan çalışmaların meta-analiz yöntemi ile incelenmesidir. Meta-analiz yöntemi, belirli bir konu hakkında yapılmış bağımsız çalışmaları bir araya getirerek istatiksel bir analiz ortaya koyma sürecini içerir. Bu araştırmanın örneklemini Türkiye'de fen bilimleri düzeyinde 2013-2023 yılları arasında yapılan 21. yüzyıl becerilerini odak alan STEM eğitimi temelli araştırmalar oluşturmaktadır. Bu odak ile ERIC (Educational Resources Information Center), Web of Science, Scopus, Google Scholar, TÜBİTAK-ULAKBİM ve YÖK Ulusal Tez Sistemi veri tabanlarında taramalar yapılacaktır. Taramalarda "STEM", "STEM Education", "STEM Teaching", "Integrated STEM Education", "21st century skills" "science education", "physics education", "chemistry education", "biology education", "environmental education" "FeTeMM", "FeTeMM Eğitimi" "FeTeMM öğretimi" "Bütünleşik FeTeMM Eğitimi" "fen bilimleri eğitimi", "fizik eğitimi", "kimya eğitimi", "biyoloji eğitimi", "çevre eğitimi" "21.yüzyıl becerileri" anahtar kelimeleri kullanılmıştır. Tarama sonucunda ulaşılan çalışmalar belirlenen amaç doğrultusunda detaylı değerlendirilmiş, 54 çalışma, 78 veri meta-analiz kapsamına alınmıştır. Çalışmaların cohen's d değerleri hesaplanarak etki büyüklükleri yorumlanmıştır. Ulaşılan çalışmalarda en fazla problem çözme becerisi ve bilimsel süreç becerilerinin incelendiği, en fazla 7.sınıf öğrencileri ile çalışıldığı sonucu tespit edilmiştir. Bu meta-analiz araştırmasının rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü değeri 1,041'dir. Etki büyüklüğü "geniş" düzeydedir. STEM uygulamalarının 21. yüzyıl becerileri üzerindeki etkisinin araştırıldığı çalışmaların sayısı arttırılmalı, farklı beceri alanlarına, farklı sınıf düzeylerine odaklanan yeni çalışmalar da alan yazına sunulmalıdır. Anahtar sözcükler: 21.yy becerileri, fen bilimleri eğitimi, meta-analiz, STEM
Matematik eğitiminde chatgpt yapay zekâ uygulamasının kullanımına yönelik ortaokul öğrenci ve öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin ve matematik öğretmenlerinin ChatGPT yapay zekâ uygulamasının matematik eğitiminde kullanımına yönelik görüşlerini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden "durum çalışması" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Van ilinde bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 17 öğrenci ile aynı ilde farklı okullarda görev yapan 16 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Gruplara, uygulama öncesinde ve sonrasında olmak üzere "yarı yapılandırılmış görüşme formu" uygulanarak betimsel analiz yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin matematik derslerindeki öğrenci başarısını artırmak için birçok yöntem kullandıkları görülmüştür. Katılımcılar yapay zekâ tabanlı matematik eğitiminin, öğretimde yenilikçi bir yöntem olarak sunabileceğini, eğitime entegrasyonu gereken bir yöntem olduğunu, öğrenme sürecini destekleyeceğini ve derslerin öğrenci merkezli olmasını sağlayabileceğini ifade etmişlerdir. Ayrıca yapay zekâ tabanlı eğitim araçlarını öğrencilerin öğretmenlerden daha fazla kullandığı tespit edilmiştir. Öğretmenler; CHATGPT uygulamasını kullanarak eğitimde yenilikçi bir yaklaşım elde edebileceklerini ve bireysel öğrenmeleri destekleyebileceklerini; öğrenciler ise konu eksiklerini tamamlayabileceklerini, yaratıcılık ve ilham kaynağı oluşturabileceğini ifade etmişlerdir. Katılımcılar, uygulamanın matematiğin birçok konusunda yardımcı olabileceğini, bununla birlikte iş birliğini artırabileceğini ifade etmiştir. Buna karşın iş birliğini olumsuz etkileyeceğini belirten katılımcılar da tespit edilmiştir. Katılımcılar uygulamanın öğrenme sürecini hızlandıracağı ve verimini artıracağı gibi olumlu yönlerinin yanında ücretli olması, bağımlılık oluşturması gibi dezavantajlarının da olduğunu dile getirmiştir. Uygulamayla ilgili etkinlik sorularına verilen cevaplara bakıldığında olumlu görüşlerin olmasına karşın fazla detaylı ve sıkıcı olduğuna dair olumsuz görüşlerin de olduğu tespit edilmiştir. Okullarda yapay zekâ uygulamaları dersinin verilmesini isteyen katılımcıların olmasına karşın istemeyen katılımcıların da olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Matematik, matematik eğitimi, yapay zekâ, ChatGPT, öğrenci ve öğretmen görüşleri
Kesir sayılarıyla işlemler konusunda modelleme etkinliklerinin 6. sınıf öğrencilerinin kavramsal ve işlemsel bilgilerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin kesir sayılarıyla işlemler konusunda modellemenin kavramsal ve işlemsel bilgilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2023-2024 eğitim öğretim yılında Van ilinin Tuşba ilçesine bağlı bir devlet ortaokulunda 6. Sınıfta okuyan 50 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada açıklayıcı desen karma yöntem metodu kullanılmıştır. Bu çalışmada, araştırmacı tarafından geliştirilen kesir sayılarıyla işlemler konusuna yönelik kavramsal bilgi testi ve işlemsel bilgi testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 18 programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre, kesir sayılarıyla işlemler konusunun öğretiminde, modelleme etkinleri kullanımının öğrencilerin kavramsal ve işlemsel bilgi düzeylerine anlamlı ve pozitif yönlü bir etkisi bulunduğu görülmüştür.
Okul dışı öğrenme ortamlarının ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve çevre farkındalığına etkisi: İnsan ve çevre ünitesi
Bu çalışmada ortaokul 5. sınıf fen bilimleri dersi müfredatında Bulu nan İnsan ve Çevre ünitesi ile ilgili kazanımların okul dışı öğrenme ortamları ile işlenerek öğrencilerin akademik başarı ve çevre farkındalığı üzerine olan etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öğrenci ve veli görüşleri alınarak sürece olan yansımaları tespit edilmeye çalışılmış ve ileriye dönük önerilerde bulunulması hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda fen bilimleri dersi kazanımları dört hafta boyunca okul dışı öğrenme ortamlarında işlenmiş, beşinci ve altıncı haftada ise öğrencilere açık uçlu sorular uygulanmış, sınıf içi etkinlikler gerçekleştirilmiş ve velilerle görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada nitel ağırlıklı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Bitlis ili Tatvan ilçesinde yer alan devlet ortaokulunda öğrenim gören 5. sınıf öğrencileri ve velileri oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri çevre başarı testi (ÇBT), öğrenci açık uçlu soruları, çevre farkındalığı açık uçlu soruları ve veli görüşme soruları ile toplanmıştır. Çalışma soruları hazırlanırken uzman görüşünden yararlanılmıştır. Çalışmadaki nicel veriler SPSS-27 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ön test-son test analizinde non-parametrik Wilcoxon İşaretli Sıralar analizi uygulanmıştır. Çalışmanın nitel verileri ise içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin okul dışı öğrenme ortamlarına dair izlenimleri ve düşünceleri ifade edilmiş, aynı zamanda velilerin okul dışı öğrenme ortamlarına yönelik düşünceleri, öğrenciler üzerindeki değişimleri velilerden dinlenerek hazırlanan görüşme formu ile belirlenmeye çalışılmıştır. Görüşmeler ses kayıt cihazı ile alınmış ve kâğıda geçirilmiştir. Son olarak gerekli kod ve temalar oluşturularak değerlendirmeler yapılmıştır. Wilcoxon İşaretli Sıralar testi sonuçlarına göre çevre başarı testinin ön test ve son test puanları istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılık göstermiştir (p=,000<0,05). Son Test Puanı, Ön Test Puanından anlamlı bir şekilde farklı ve yüksek bulunmuştur. Bu nedenle okul dışı öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin fen başarısı üzerinde olumlu yönde katkı sağladığı söylenebilir. Bununla birlikte nitel analiz verileri incelendiğinde öğrencilerde çevre farkındalığı ve çevre bilincinin oluştuğu, sürece etkin bir şekilde katıldıkları, dersi eğlenceli buldukları, ilk elden deneyim edindikleri, fen dersini daha çok sevmeye başladıkları, derse olan ilgi ve motivasyonlarında artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca veli görüşlerinden okul dışı öğrenme ortamlarının, öğrencilerin öz güvenlerinde bir artış meydana getirdiğini, çevre bilinci oluşturduğunu, duyarlılık kazandıklarını, çevreye olan meraklarında bir artış olduğunu, somut öğrenmeler sunarak kalıcılığı arttırdığını, sorumluluk duygusu kazandırdığını, sosyalleşme becerilerini geliştirdiği ve faydalı bulduklarını ifade etmişlerdir. Bu doğrultuda hem veli görüşlerinden hem de öğrenci cevaplarından okul dışı öğrenme ortamlarının öğrenci üzerinde olumlu anlamda yansımaları olduğu tespit edilmiştir.
Fen eğitiminde sanal gerçeklik kullanımı ile ilgili yapılan araştırmalar üzerine bir metasentez çalışması
Günümüzde eğitimde teknolojinin artan rolü, öğrenme süreçlerinin niteliğini artırmak ve öğrencilere etkili bir öğrenme deneyimi sunmak açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, sanal gerçeklik teknolojisi, üç boyutlu ortamlar aracılığıyla kullanıcıya gerçeklik hissiyatı yaşatmasıyla eğitimde yenilikçi bir araç olarak dikkat çekmektedir. Teknolojik gelişmelerin hızlı ilerleyişi, sanal gerçekliğin öğrenme ortamlarında etkili bir şekilde kullanılmasını ve bu teknolojinin eğitimdeki yerinin kapsamlı bir şekilde araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma, meta-sentez yöntemiyle Fen Bilimleri eğitiminde sanal gerçeklik teknolojisinin kullanımına dair yüksek lisans ve doktora tezlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. 2013-2023 yılları arasında yapılan bu tezler, sanal gerçekliğin kullanım alanlarını, etkili uygulama yöntemlerini ve öğretmenlerin bu teknolojiye yönelik tutumlarını incelemektedir. Araştırma bulguları, sanal gerçeklik teknolojisinin Fen Bilimleri derslerinde öğrenme deneyimini zenginleştirme potansiyeline sahip olduğunu ve öğrencilerin Fen konularını daha etkili şekilde öğrenmelerine katkıda bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca, sanal gerçekliğin özellikle ortaokul öğrencileri üzerinde daha yoğun bir şekilde çalışıldığı ve Anadolu Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi'nin bu alanda öncü olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada, sanal gerçeklik teknolojisinin hangi fen kazanımları üzerinde daha etkili olduğu ve bu teknolojinin eğitim süreçlerine nasıl daha iyi entegre edilebileceği analiz edilmiştir. Bulgular, genellikle orta büyüklükte örneklemlerle, yarı deneysel desenler kullanılarak ve geleneksel veri toplama yöntemlerine başvurularak gerçekleştirilen araştırmaları kapsamaktadır. Bu sonuçlar, sanal gerçekliğin eğitimde benimsenmesinin öğretmenlerin teknolojiye yönelik algılarını ve yeterliliklerini geliştirdiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, gelecekte yapılacak araştırmalarda daha geniş ve farklı örneklemler kullanılarak sanal gerçeklik teknolojisinin eğitimdeki etkilerinin derinlemesine incelenmesi önerilmektedir. Bu çalışma, Fen Bilimleri eğitiminde sanal gerçeklik kullanımına yönelik literatüre katkı sağlamayı ve bu teknolojinin daha etkin bir şekilde kullanılmasına dair rehberlik etmeyi hedeflemektedir.
Yapay zekâ destekli fen öğretimi hakkında 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin görüşlerinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, yapay zekâ destekli fen öğretiminin ortaokul düzeyindeki öğrenciler üzerindeki etkilerini ve bu öğrencilerin yapay zekâya yönelik görüşlerini belirlemektir. Yapay zekâ teknolojilerinin eğitimde sunduğu bireyselleştirilmiş öğrenme, gerçek zamanlı geri bildirim ve etkileşimli içerik gibi yenilikçi olanakların öğrenciler üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemi benimsenmiştir. Çalışma grubu ise, Van ilinin İpekyolu ilçesindeki bir ortaokuldaki 6., 7. ve 8. sınıf öğrencisi olan 18 kişiden oluşmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla toplanmış, içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiş ve sonuçlar tematik başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Çalışmanın bulguları incelendiğinde, öğrencilerin görüşleri doğrultusunda yapay zekâ destekli fen öğretiminin derslere olan ilgiyi artırdığı, soyut kavramları anlamada katkı sağladığı ve öğrenme süreçlerine karşı olumlu tutum geliştirmelerine katkıda bulunduğu tespit edilmiştir. Bunun dışında, teknolojinin sınıf içi entegrasyonu sırasında öğretmenlerin karşılaştığı teknik zorluklar ve öğrencilerin bireysel öğrenme hızlarının farklılık göstermesi, yapay zekânın öğrencilerde yarattığı endişeler ve olumsuz noktaların neler olabileceği gibi sorunlar da vurgulanmıştır. Çalışma, yapay zekâ destekli öğretim uygulamalarının eğitimde etkin ve verimli bir şekilde kullanılabilmesi için yol gösterici veriler sunmaktadır ve bu alandaki literatüre katkı sağlamaktadır. Öğrencilerin yapay zekâya, teknolojiye dayalı öğrenme ortamlarına dair geri bildirimleri, gelecekteki öğretim tasarımlarına rehberlik edecek önemli ipuçları sunmaktadır.
Bilim içerikli forum web sitelerindeki argümanların incelenmesi
Bilim iletişimi, toplumlardaki bireylerde bilimsel farkındalığın oluşturulması, gönüllü olarak bilimsel etkinliklere katılımlarını sağlanması, bireylerin bilime olan ilgi ve tutumlarının artırılması ayrıca bilimsel bilgi ve süreçleri anlamalarını sağlamak için uygun olan etkinlik, bilgi, beceri, medya ve diyalog kullanması olarak ifade edilmektedir. Bilim iletişiminde, bilim forumları en önemli araçlardan biri olmaktadır. Bilim forumlarına bakılarak bilimsel bir tartışamaya yönelik, bireyler tarafından ortaya konulmuş olan argümanlar incelenerek halk katılımının niteliği ortaya konulabilir. Bu bakımdan çalışmanın amacı belirlenmiş bilim forum sitelerindeki argümanların niteliğinin ve bileşenlerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında toplam 10 bilim forum sitesine ulaşılmıştır. Bu forum siteleri arasından ölçüt örnekleme ile kullanıcı sayısı en fazla olan ve en fazla sayıda başlık açılarak tartışma gerçekleştirilen bir site belirlenmiştir. Belirlenen bu site scienceforums.net'dir. İkinci olarak bu site içerisinde açılmış pek çok başlık içerisinden yine ölçüt örnekleme kullanılarak fizik, kimya, biyoloji ve matematik alanlarından olması ve detaylı tartışmaların gerçekleşmiş olması esas alınmıştır. Bu kapsamda her bir alandan 4'er içerik olmak üzere 16 içerik seçilmiştir. Çalışmada toplam 119 tane argüman incelenmiştir. Bunlardan 36 tanesi 1.düzey, 56 tanesi 2.düzey, 10 tanesi 3.düzey, 16 tanesi argüman 4. düzey ve 1 tanesi ise 5.düzey argüman olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla argümanların büyük bir oranının içerisinde çürütücü barındırmayan temelde iddia ve karşıt iddiaya odaklanılmış yapılar olduğu anlaşılmaktadır. Bilim form yazarlarının nitelikli argüman oluşturmada yetersiz oldukları ve tartışmalara nitelikli katılım için argüman yapılarına yönelik bilgiler edinmeleri gerektiği söylenebilir. Son olarak araştırmacıların toplumun argüman yapılarını nasıl geliştirebileceklerine yönelik çalışmalar yapmaları önermektedir.
Matematik dersi öğretim programlarıyla ilgili yazılmış tez çalışmalarının incelenmesi (2000-2023)
Bu araştırmada amaç Türkiye'deki matematik öğretim programlarına yönelik doktora ve yüksek lisans düzeyinde yapılan lisansüstü çalışmaların farklı değişkenler ışığında incelenmesi ve kapsamlı bir değerlendirme yapılmasıdır. Araştırma, matematik öğretim programlarının mevcut durumu hakkında önemli bir perspektif sunmayı hedeflerken, mevcut tez çalışmalarındaki eğilimleri belirleyerek program geliştirme alanındaki gelecekteki araştırmalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, 2000-2023 yılları arasında Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi üzerinden ulaşılabilen toplamda 113 lisansüstü çalışma incelenmiştir. 14 doktora tez çalışması ve 99 yüksek lisans tez çalışması olacak şekilde toplam 113 tez detaylı bir inceleme sürecine tabi tutulmuştur. Tezlerin içerikleri, belirlenen kriterler doğrultusunda incelenmiş ve elde edilen bulgular, Microsoft Excel yazılımı kullanılarak tablo formatında düzenlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sürecinde veri toplama ve analiz aşamalarında doküman incelemesi kullanılmış olup; toplanan veriler betimsel analiz tekniğiyle sistematik bir şekilde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, en fazla tez çalışmasının 2019 ve 2022 yıllarında tamamlandığını göstermektedir. İncelenen tezlerin büyük kısmının yüksek lisans seviyesinde olduğu, doktora tezlerinin daha az sayıda olduğu belirlenmiştir. İncelenen tezlerin çoğunlukla Marmara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi'nde gerçekleştirildiği görülmüştür. Ayrıca, analiz edilen tezlerde nitel araştırma yaklaşımı ve tarama modelinin sıkça kullanılmış olduğu görülmüştür. Veri toplama araçları olarak çoğunlukla mülakatlar, görüşme formları ve anketlerin seçildiği belirlenmiştir. Her bir tezin amaçları ve sonuçları özetlenerek tablo formatında sunulmuş ve bu tablolar genel bulgularla ilişkilendirilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma matematik öğretim programlarının değerlendirilmesi ve geliştirilmesi süreçlerine yönelik önemli öneriler sunmaktadır. Ayrıca, gelecekte yapılacak araştırmalar için yeni çalışma alanları ve metodolojik yaklaşımlar üzerine de fikirler ortaya koymaktadır. Anahtar Sözcükler: matematik öğretim programları, lisansüstü tezler, program değerlendirme, doküman incelemesi.
Fen bilgisi öğretmen adayları ile görevdeki fen bilgisi öğretmenlerinin meslek anlayışlarının karşılaştırılması ve tespiti
Fen bilimleri öğretmenliği gelecek nesillerin şekillenmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bir ülkenin kalkınması, ilerlemesi ve üretken olması gelecek nesillere bu anlayışı aşılamakla mümkündür. Bu bağlamda en büyük görev öğretmenlere düşmektedir. Gelecek nesillere önemli dokunuşlardan birini rol model olarak gördüğü öğretmen yapmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, fen bilimleri öğretmen adaylarının mesleği tercih ederken ki meslek anlayışlarını ve görevdeki fen bilimleri öğretmenlerinin meslek anlayışlarını karşılaştırılmalı olarak tespit etmek ve bu bağlamda bazı öneriler geliştirmektir. Bu araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden keşfedici sıralı karma yöntem modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2023-2024 eğitim öğretim yılında üç farklı üniversitenin eğitim fakültesi fen bilgisi eğitiminde öğrenim gören 95 öğretmen adayı ile üç ildeki farklı devlet ortaokullarında görev yapan 85 fen bilimleri öğretmenleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma evrenini, Türkiye'de bulunan devlet üniversitelerinde okuyan fen bilgisi öğretmen adayları ile görevdeki fen bilgisi öğretmenleri oluşturmaktadır. Evren çok geniş olduğu için örneklem alma yoluna gidilmiştir. Araştırmanın ulaşılabilirliği göz önünde bulundurularak kolay ulaşılabilir örneklem alma yoluna gidilmiştir. Bu araştırmada kullanılmak üzere araştırmacı tarafından, fen bilgisi öğretmen adayları ve görevdeki fen bilgisi öğretmenlerinin meslek anlayışlarını ortaya çıkarmayı amaçlayan öğretmenlik mesleğine yönelik anket (ÖMYA) geliştirilmiştir. ÖMYA geliştirilirken; "1" Hiçbir Zaman, "2" Kararsızım, "3" Kısmen, "4"Genellikle, "5" Her Zaman gibi 5'li likert tipi dereceleme yapılmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde cinsiyet, sınıf düzeyi, baba mesleği, anne mesleği, yerleşim yeri, hangi üniversitede okuduğu ve fen bilgisi öğretmenlerinde bulunması gereken özellik ve niteliklerin neler olduğu gibi özellikler bulunmaktadır. Anketin ikinci bölümünde ise görevdeki fen bilgisi öğretmenlerin ve fen bilgisi öğretmen adaylarının meslek anlayışlarını ortaya çıkarmayı hedefleyen 30 maddeye yer verilmiştir. Ankete 10 öğretmenden alınan görüşler doğrultusunda detaylı bir biçimde analiz edilerek madde havuzu oluşturulmaya çalışılmıştır. Anket için uzman görüşüne başvurulmuştur. Fen eğitimi alanında doktora yapmış iki farklı devlet üniversitesinde görev yapan iki öğretim üyesinin ve şu an devlet okulunda öğretmenlik görevini yerine getirip aynı zamanda doktora öğrencisi olan bir öğretmenin görüşüne başvurularak ankete son hali verilmiştir. Anketin geçerlilik ve güvenirliğini test etmek amacıyla 50 öğretmen adayına ön uygulama yapılmıştır. Yapılan ön test sonucunda güvenirlik Cronbach Alpha değeri 0,85 bulunmuştur. Geçerlilik için ise faktör analizi yapılması uygun görülmüştür. Yapılan KMO ve Bartlett's test analiz sonuçlarına göre ölçekteki maddelerin faktor yüklerinin %60'ın üzerinde olduğu dolayısıyla faktörleşmeye uygun olduğu görülmüştür. Ayrıca aritmetik ortalama, frekans, yüzde (%), faktör yükleri, t-testi ve ANOVA istatistik işlemleri kullanılarak veriler çözümlenmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğretmen adaylarının cinsiyetleri, anne-baba mesleği, okudukları üniversite, yerleşim yeri, ailesinde öğretmen olup olmaması gibi durumlar değerlendirilirken frekans ve yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır. Fen bilgisi öğretmen adayları ile görevdeki fen bilgisi öğretmenleri araştırmacı tarafından hazırlanan anketteki 30 maddeye genellikle olumlu düzeyde cevap vermişlerdir. Anketteki değişkenlere bakıldığında sonuç olarak; cinsiyet, bu bölümü seçme nedenleri, atama durumu ve sınıf düzeyleri açısından görevdeki fen bilgisi öğretmenleri ile fen bilgisi öğretmen adaylarının meslek anlayışlarında farklılıklar göze çarpmaktadır. Okudukları üniversite, çevresinde fen bilgisi öğretmeni olup olmaması, hayalindeki meslek, baba mesleği, kardeş sayısı ve yerleşim yeri açısından ise görevdeki öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının meslek anlayışları değişmemektedir. Cinsiyet açısından kadınların meslek anlayışları erkeklere göre daha olumlu çıkmıştır. Yine görevdeki öğretmenler ile birinci ve dördüncü sınıf öğretmen adaylarının meslek anlayışları karşılaştırıldığında; dördüncü sınıf öğretmen adaylarının birinci sınıf öğretmen adaylarına kıyasla görevdeki öğretmenlerle meslek anlayışları birbirine daha yakın çıkmıştır.
Fen bilimleri öğretmenlerinin 2023 yılında yenilenen ölçme ve değerlendirme yönetmeliğindeki sınavlar hakkındaki görüşleri
Bu çalışma, 2023 yılında yenilenen Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği'nin fen bilimleri öğretmenleri tarafından nasıl değerlendirildiğini incelemektedir. Araştırma, yönetmelikteki ortak sınavlar, açık uçlu ve kısa cevaplı sorular gibi yeniliklerin öğretmenlerin mesleki uygulamaları, öğrenciler üzerindeki etkileri ve öğrenme çıktılarına katkısını anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Van ilinde görev yapan 10 fen bilimleri öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular, öğretmenlerin yenilenen yönetmeliğin öğrenci gelişimini takip etme, eğitimde bütünlük sağlama ve uluslar arası sınavlardaki başarıyı artırma gibi olumlu yönlerini desteklediğini göstermektedir. Ancak, kaynak eksikliği, uygulama zorlukları ve fırsat eşitsizliği gibi sorunlar da belirgin bir şekilde dile getirilmiştir. Öğretmenler, açık uçlu soruların öğrencilerin yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirdiğini ancak değerlendirme sürecinin zaman alıcı olması ve objektifliğin sağlanmasında güçlükler yaratması gibi olumsuz yönlere de dikkat çekmiştir. Yeniliklerin daha etkili uygulanabilmesi için sınıf mevcutlarının iyileştirilmesi, materyal desteği sağlanması ve öğretmenlere yönelik ek eğitimlerin verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu çalışma, öğretmenlerin görüşlerini ortaya koyarak, yenilenen ölçme ve değerlendirme uygulamalarının etkilerinin anlaşılmasına katkı sağlamayı ve alandaki gelecekteki çalışmalara ışık tutmayı hedeflemektedir.
Fen bilimleri ders kitapları konusunda hazırlanan akademik çalışmaların eğilimleri ve kaynakça denemesi
Bu çalışmanın amacı; 2012-2024 yılları arasında Fen Bilimleri ders kitapları konusunda hazırlanan makale, lisansüstü ve doktora tezi türündeki bilimsel çalışmaları çeşitli yönlerden incelemek ve alan araştırmacılarına bir kaynakça denemesi sunmaktır. Çalışmadaki bu temel amaç bağlamında Fen Bilimleri ders kitapları konusunda hazırlanan çalışmaların türleri, yayım yılları, konuları, sınıf seviyeleri, çalışmalarda kullanılan araştırma yöntemi, çalışmaların sayfa sayısı, lisansüstü ve doktora tezlerinin üniversitelere, enstitülere göre dağılımı, ana bilim ve bilim dallarına göre dağılımı incelenmiştir. Son olarak ise 2012-2024 yılları arasında hazırlanan çalışmalarla ilgili bir kaynakça denemesi sunulmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen "Akademik Çalışma İnceleme Formu (AÇİF)" ile toplanmıştır. Toplanan veriler, betimsel analiz yöntemine göre analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda 2012-2024 yılları arasında 187 makale, lisansüstü ve doktora tezinin hazırlandığı tespit edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre ilgili konuda Türkiye'de 48 üniversitede çalışma yapılmıştır. Türkiye'de Fen Bilimleri ders kitaplarını konu alan 97 makale, 87 yüksek lisans ve 3 doktora tezinin hazırlandığı bulgulanmıştır. En fazla lisansüstü çalışmanın hazırlandığı üniversite ise Gazi Üniversitesidir (f=7). Fen Bilimleri ders kitapları konusunda hazırlanan doktora ve lisansüstü tezleri en fazla %49 oranı ile Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde (f=45) hazırlandığı bulgulanmıştır. Fen Bilimleri ders kitapları konusunda en fazla 2022 yılında (f=24) lisansüstü tezin hazırlandığı görülmektedir. Fen Bilimleri ders kitapları ile ilgili doktora ve lisansüstü tezlerinin en fazla nitel yöntemle (f=75) hazırlandığı tespit edilmiştir. Fen Bilimleri ders kitapları konusunda hazırlanan çalışmalarda işlenen konulara göre dağılımı bakıldığında söz konusu çalışmalarda en fazla Fen Bilimleri ders kitaplarında yer alan etkinlikler incelenmiştir. Çalışmada Fen Bilimleri ders kitapları konusunda hazırlanan yüksek lisans ve doktora tezlerinin en fazla ortaokul seviyesindeki ders kitaplarını (f=50) incelediği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Fen Bilimleri
Yedinci sınıf öğrencilerinin açılar konusundaki kavram yanılgılarının incelenmesi
Araştırma, 7. sınıf öğrencilerinin açılar konusuna ilişkin muhtemel kavram yanılgılarını belirlemek ve öğrencilerin bu konu hakkındaki görüşleri doğrultusunda öğretmenlere yol göstermek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında, Van ili İpekyolu ilçesinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ortaokulda öğrenim gören 30 adet 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmadaki veriler, bir matematik eğitimi uzmanı ve bir matematik alan uzmanı görüşü alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Açı Kavram İmajı Formu", "Açı Kavram Yanılgısı Teşhis ve Değerlendirme Formu", "Açılar İle İlgili Hata ve Kavram Yanılgısı Belirleme Formu" ve "Öğrenme Günlüğüm" kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz teknikleri ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin çoğunun açının tanımını yapmada statik tanımı ifade etmeye çalıştıkları fakat dinamik tanımı hakkında fikir sahibi olmadıkları, tümler ve bütünler açının tanımlarını karıştırdıklarını bu sebeple hataya düştükleri tespit edilmiştir. Açıya örnek olarak genelde dik, dar ve geniş açıyı örnek verdikleri gözlemlenmiştir. Ayrıca açıyı sembolle göstermede, açının ölçüleri arasında karşılaştırma yapmada, eş açıları belirlemede kavram yanılgıları olduğu belirlenmiştir. Açı konusu ile ilgili matematiksel cümle kurmada eksik ifadeler kullandıkları tespit edilmiştir. Ters açı, iç ters açı ve dış ters açıyı ise şekil ile gösterirken bu üç kavramı birbirine karıştırıp kavram yanılgılarına düştükleri gözlemlenmiştir. Belirlenen bulgular sonucunda öğretmenlere, öğrencilerin kavram yanılgılarını engellemeye yardımcı olabilecek bazı önerilerde bulunulmuştur. Bunlar; açının tanımını yaparken hem statik hem de dinamik tanımı şekil ile gösterip tanımlamaları, araştırmada belirlenen muhtemel kavram yanılgıları üzerine daha çok örnek vererek konuyu somut modellerle anlatmaları ve öğretmenlerin açı konusunda matematiksel cümle kurarken daha dikkatli olmaları tavsiye edilebilir.
Avrupa Birliği projelerinin fen eğitimindeki yeri ve bu projelere katılan öğrenci görüşlerinin belirlenmesi
Fen eğitiminde Avrupa Birliği (AB) projeleri önemli bir yer tutmaktadır. Bu tür projeler, öğrencilerin fen bilimlerine olan ilgilerini artırmayı, öğretim materyallerini ve teknolojilerini modernize etmeyi, ayrıca fen eğitiminin kalitesini iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra, öğretim yöntemlerinin geliştirilmesi, öğrencilere bilimsel düşünme becerilerinin kazandırılması ve öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi gibi hedefleri de bulunmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, AB projelerinin fen eğitimindeki rolünü incelemek ve ortaokul ile lise öğrencilerinin bu projelere ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden özel durum yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılı boyunca 10 ortaokul ve 10 lise öğrencisi olmak üzere toplam 20 öğrenciyle yürütülmüştür. Veriler, araştırmacı tarafından açık uçlu sorular içeren yarı yapılandırılmış mülakatlar yoluyla toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrenciler fen bilimlerine olan ilgilerinin arttığını, bilimsel bakış açısını geliştirmesine, problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerine katkı sağladığını belirtmişlerdir. Ayrıca, bu projeler aracılığıyla uluslararası işbirlikleri ve kültürel etkileşimler yoluyla küresel bir bakış açısı kazandıklarını ve farklı eğitim sistemlerini tanıma fırsatı bulduklarını ifade etmişlerdir. Bunun yanı sıra yaparak yaşayarak öğrenmelerine ve konuların etkili öğrenmelerine katkı sağladığını söylemişlerdir. Öğrenciler, AB projelerine katılmaktan son derece memnun olduklarını, geleneksel fen eğitimine kıyasla bu projelerde daha fazla kazanım sağladıklarını dile getirmişlerdir. Çalışmaya katılan öğrencilerin AB projeleri hakkındaki görüşleri doğrultusunda, farklı öğretim kademelerinde öğrenim gören öğrencilerin bu projelere katılımının sağlanması, öğretmenlerin de projelere gönüllü ve istekli bir şekilde katılmalarının teşvik edilmesi önerilmektedir.