Theses supervised by Doç. Dr. Uğur Çalıgülü

14 theses · Fırat University

Master'sOpen AccessTR

Elazığ bölgesi kromit konsantrelerinden farklı bağlayıcılar kullanılarak kompozit briket üretiminin araştırılması

Bu çalışmada, sünger demir üretiminde gerçekleştirilen pelet üretimine benzer bir şekilde kromit konsantresi kullanılarak, soğukta sertleşebilen pelet ve soğukta sertleşebilen kompozit pelet üretiminin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.Deneylerde Elazığ Kovancılar ilçesinde bulunan ETİKROM 'dan temin edilen sarsıntılı masa konsantresi kullanılmıştır. Bağlayıcı madde olarak, pirinç nişastası, melas, Ca(OH)2 ve sodyum karboksimetil selüloz (CMC) kullanılmıştır. Ayrıca, kendinden redüklenebilen peletler üretebilmek için de cevherle aynı boyuta getirilen kok kömürü kullanılmıştır. Kromit cevherlerinden soğukta sertleşen kompozit pelet üretimi kapsamında, peletlemede kullanılan bağlayıcı cinsi, karışım içerisine ilave edilen bağlayıcı miktarı, kurutma sıcaklığı ve kurutma süresi gibi özellikler optimize edilerek her bir bağlayıcı için en uygun parametreler belirlenmiştir. Pirinç nişastası ile soğukta sertleşebilen küresel pelet üretimi için yapılan çalışmalarda, farklı oranlarda pirinç nişastası ilave edilerek üretilen kromit cevheri peletlerinin kuru basma dayanımlarının, soğukta sertleşen pelet mukavemet standartlarına uymadığı görülmüştür. Diğer yandan, %2 CMC, %20 kok ve %4 Ca(OH)2 ilave edilerek üretilen peletlerin 200 C sıcaklıkta 90 dakika kurutulmaları sonucu elde edilen 725 N/Pelet mukavemet değeri soğukta sertleşebilen pelet standartlarının çok üzerinde bir değer olup, kromit cevher ve konsantrelerinin peletlenmesinde kullanılabilecek vasıflara sahip olduğu ortaya konulmuştur. Melasla yapılan çalışmalar sonucu ise, (Melas/Su) oranı (60/100) olacak şekilde hazırlanan melas çözeltisinden toplam malzemenin %10 u kadar alınıp ve %20 kok, %4 Ca(OH)2 ve cevherden oluşan karışıma pelet yapım esnasında püskürtülmek koşuluyla, üretilen peletlerin 200 C sıcaklıkta 120 dakika bekletilmeleri sonucu 611 N/Pelet kuru basma dayanımına, 15-19 ham pelet düşme sayısına sahip oldukları ve bu değerlerinde soğukta sertleşen pelet standartlarının üzerinde bir değer olduğu, kromit cevher ve konsantrelerinin peletlenmesinde kullanılabilecek vasıflara sahip olduğu görülmüştür.

Ercan Çakır
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ca-Mn katkılandırılmış TiO2 esaslı nano yapılı ince filmlerin yüzey morfolojisi ve optik özellikleri

Bu tez çalışmasında; Kalsiyum (Ca) ve Mangan (Mn) katkısının Titanyum dioksit (TiO2) nanomalzemesinin yapısal ve yarıiletkenlik özelliklerine etkisi incelendi. Sol jel döndürerek kaplama yöntemi kullanılarak Ca ve Mn katkılı TiO2 esaslı ince filmler üretildi. Hazırlanan numunelerin yüzey morfolojisi Atomik kuvvet mikroskobu (AFM) ile incelendi ve nano boyutta tanelerin olduğu tespit edildi. Ayrıca ortalama yüzey pürüzlülük değerleri incelendi ve artan Ca ve Mn katkısının bu değerde bir düşüşe yol açtığı tespit edildi. Filmlerin kristal yapısı Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ile incelendi ve tanelerin küresel yapıda olduğu tespit edildi. Karakteristik özellikleri de X-Işını Kırınım yöntemi (XRD) cihazı ile incelendi ve Sherer denklemi yardımıyla numunelerin kristal boyutu hesaplandı. Üretilen filmlerin UV-VIS spektroskopisi ile geçirgenlik, soğurma ve yansıma grafikleri çizilmiş ve yasak enerji aralığı hesaplanmıştır. Ca ve Mn katkısının yasak enerji aralığında artışa yol açtığı tespit edilmiştir. Teknolojik uygulamalarda önemli bir yeri olan yarıiletken film üretimine yönelik bu çalışmada, özellikle maliyet açısından pahalı diğer üretim yöntemlerine alternatif olarak TiO2 ince filmlerin üretilmesi ve farklı malzemeler katkılama imkânı ile özelliklerinin değiştirilmesine olanak sağlanabilmesi açısından önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda Ca ve Mn katkısının TiO2 filmlerin morfolojik ve optik özellikleri üzerinde önemli etkileri olduğu ve üretilen numunelerin şeffaf iletken elektrot uygulamalarında, optoelektronik cihazlarda, güneş pillerinde ve sensör üretiminde kullanılabileceği belirlendi.

KaplamaNanomateryallerSol-jel yöntemi+2
Nida Darcan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

AA2024 matrisli Al2O3-SiC takviyeli hibrit nanokompozitlerin T/M yöntemi ile üretilmesi ve balistik performansının incelenmesi

Bu tez çalışmasında, üretim yöntemlerinden biri olan Toz Metalurjisi (T/M) yöntemi kullanarak elde edilen 63μm partikül boyuta sahip AA2024 matrisli Al2O3 ve SiC takviyeli hibrit nanokompozitlerin mikroyapıları ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Farklı oranlarda AA2024/Al2O3, AA2024/SiC ve AA2024/Al2O3-SiC toz karışımları hazırlanarak 560 ºC sıcaklıkta 120 dk. Sürede 500 MPa basınçta sıcak presleme yöntemi ile üretilmiştir. Üretilen numuneler mikroyapılarını ve mekanik özelliklerini belirlemek amacıyla; SEM, EDX ve XRD görüntüleri ile mikrosertlik, yoğunluk, çekme, korozyon ve balistik testleri yapılmıştır. Yapılan test sonuçlarına göre; AA2024/Al2O3, AA2024/SiC ve AA2024/Al2O3-SiC nano kompozit malzemelerin tümünde en iyi çekme testi sonucu % 2 takviyeli kompozit malzemelerde tespit edilmiştir. Çekme mukavemetinin artmasını etkileyen en önemli parametrenin, oluşan Al2Cu ara faz miktarı olduğu tespit edilmiştir. Sertlik değerleri, artan takviye oranı ile artış göstermiştir. Malzemelerin artan takviye oranı ile korozyon hızları artmış, fakat % 2 takviye oranından sonra korozyon hızları sürekli düşüş göstermiştir. En düşük korozyon hızları ise % 5 takviyeli kompozit malzemelerde tespit edilmiştir. Balistik test sonucunda ise en yüksek değeri % 2 takviyeli kompozit malzemeler vermiş olup, daha yüksek takviye oranlarında ise balistik test değerlerinde düşüşler meydana gelmiştir.

Muhammet Vahittin Kaçmış
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

OPTİM 700 MC–St 37 çelik malzemelerin plazma transfer ark yöntemi ile kaynak edilebilirliği

Kaynak, imalat sektörünün büyük bir kısmı tarafından önemi kabul edilmiş, pek çok sayıda tekniği kapsayan bir teknolojidir. Birçok araştırma makalesi ve tez de bilimsel bir çalışma olarak yerini almıştır. Kaynaklı birleştirmelerin dayanıklı ve kolay uygulanabilir olmasından dolayı hayatımızın her alanında vazgeçilmez bir birleştirme yöntemi olarak görmek mümkündür. Günümüzde otomobil parçalarının kaynaklarında kullanılan gazaltı, (MIG-MAG) kaynakları her ne kadar otomasyona uygun olsa da kaynak sonrası ilave metal artıkları kalabilmekte ve son temizleme işlemine gereksinim duyulabilmektedir. Bu dezavantajı minimize etmek amacıyla bu çalışmada Plazma Transfer Ark kaynağı kullanılmıştır. Üretimde yoğun bir çalışma alanına sahip malzeme çiftlerinden St 37 ve OPTİM 700 MC malzemelerin bir ergitme kaynak yöntemi olan Plazma Transfer Ark kaynak yöntemi ile birleştirilebilirliği araştırılmıştır. Yapılan araştırma da St 37 - St 37 çelik çiftleri içinde 110 A, St 37 - OPTİM 700 MC çelik çiftleri için, 120A ve OPTİM 700 MC-OPTİM 700 MC çelik çiftleri için 110A' de birleştirilen numunelerde başarılı sonuçlar alınmıştır.

Mahmut Gökdaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

AZ63-AA6063 malzeme çiftinin sürtünme kaynak yöntemi ile birleştirilebilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, AZ63 Magnezyum ve AA6063 Alüminyum malzeme çifti, farklı devir sayıları (1500-1600-1700 dv/dk), farklı sürtünme basıncı (20-30-40 MPa), farklı yığma basıncı (40-60-80 MPa), sabit sürtünme süresi (6 sn) ve sabit yığma süresinde (4 sn) sürekli tahrikli sürtünme kaynak tekniği ile birleştirilmiştir. Elde edilen kaynaklı bağlantılara çekme testi uygulandı. Mikrosertlik ölçümleri Vickers skalasında 50 gr'lık yük altında yapıldı. Kaynak sonrası üretim parametrelerinin birleşme bölgesinde meydana gelen mikro yapı değişiklikleri; Optik Mikroskop ve EDS analizleri ile incelendi. Kaynaklı bağlantıların Radyografik muayenesi yapıldı. Yapılan incelemeler sonrasında, AZ63 Magnezyum ve AA6063 Alüminyum alaşımlarını birleştirmede seçilen devir sayılarının (1500-1600-1700 dv/dk) genel olarak yetersiz kaldığı tespit edilmiştir.

Remzi Kalli
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Östenitik paslanmaz çelik yüzeylerinin hvof yöntemi ile karbür kaplanması ve karakterizasyonu

Bu çalışmada, özellikle döküm sanayinin baca gazlarının atıldığı bölgelerde sıklıkla kullanılan ve bu bölgelerde yoğun korozyon ve aşınmaya maruz kalan AISI 304 ve AISI 316L östenitik paslanmaz çeliklerin yüzeyleri farklı kaplama kalınlıklarında (0-100µm, 100-200µm, 200-300µm), termal sprey kaplama yöntemlerinden biri olan HVOF (Yüksek Hızlı Oksi Yakıt) prosesi kullanılarak Cr3C2 tozları ile kaplanmıştır ve malzemelerin dayanımı arttırılmaya çalışılmıştır. Kaplanmış numunelere metalografik işlemler ile korozyon ve aşınma testleri uygulanmıştır. Yapılan kaplama işleminin numunelerin korozyon ve aşınma dayanımını arttırdığı tespit edilmiştir.

Gülsüm Bölükbaşı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Termal sprey kaplama yöntemi ile seramik kaplanan östenitik paslanmaz çeliklerin mikroyapı ve mekanik özelliklerinin araştırılması

Bu tez çalışmasında, AISI 304 ve AISI 316L östenitik paslanmaz çeliğinin yüzeyine plazma sprey yöntemi ile farklı boyutlarda(0-100µ/ 100-200µ/ 200-300µ) seramik olan alüminyum alaşımı Al2O3-13TiO2oksit tozunun altlık malzeme yüzeyine kaplanması gerçekleştirilmiştir. Kullanılan tozlar sırasıyla kimyasal kompozisyonları Al2O3-13TiO2, TiO2 99%, ZrO2 8Y2O3 olan tozlar kullanılmıştır. Alüminyum alaşımı ile yüzeye yapılan kaplamalarda 180- 300 μm arasında değişen kaplama kalınlıkları elde edilmiştir. Bu kaplama kalınlıklarındaki farklılık; kaplama kalınlığına bağlı olarak korozyon ve aşınma dayanımlarının nasıl değişim gösterdiğini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kaplama sonrası numuneler metalografik işlemlerden(bakalit-zımpara-parlatma-dağlama) geçirilip mekanik ve mikroyapı analizleri için uygun hale getirilmiştir.Çalışmada üretilen kaplamaların mikroyapı ve faz bileşimi incelemesi, optik mikroskop ile (OM), X ışını enerji dağılım spektrometresi (EDS) ve X-ışını difraksiyonu (XRD) ile yapılmıştır. Altlık malzeme ve kaplamaların aşınma testi için CSM Tribometer cihazı ile pin-on disk yöntemiyle yapılmıştır. Korozyon ölçümleri, Referans 3000 Potentiostat / Galvanostat / ZRA korozyon sistemi kullanılarak yapılmıştır. Kaplamaların genel ortalamaları 300HV ve 900HV aralığında değişiklik göstermiştir. Altlık malzemenin sertlik değerlerinin aritmetik ortalaması 250 HV civarındadır. Kaplamanın birleşme noktasından alınan sertlik ölçümünde AISI 316 L paslanmaz çeliğinin sertlik değerleri AISI 304 L paslanmaz çeliğine göre 50-80 HV daha az olduğu gözlemlenmiştir. Plazma sprey kaplama yöntemiyle yapılan Al2O3 seramik kaplamaların AISI 304 ve 316L paslanmaz çelik malzemelerin aşınma dayanımlarını arttırdığı tespit edilmiştir. Korozyon deney sonuçlarına göre; kaplama yapılan çeliklerde AISI 316 L östenitik paslanmaz çeliğinin korozyon direncinin AISI 304 L östenitik paslanmaz çeliğine göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Zeliha Aydeniz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sol- jel daldırma metodu ile üretilen bakır oksit ince filmlerin sıcaklığa bağlı yapısal ve optik özelliklerinin incelenmesi

CuO nanopartikülleri kristal boyuttaki düşüş ile birlikte nano boyutlu bakır oksit hacimsel hallerinden farklı olarak üstün özellikler göstermesinden dolayı son yıllarda oldukça ilgi çekmektedir. Yüksek ara yüzey alanı, aşırı aktif yüzey, olağan dışı optik, elektrik, elektronik ve katalitik özellikler fotovoltaik uygulamalarda bu partikülleri cazip hale getirmiştir. Bu çalışmada sol-jel daldırma (Dip-Coating) yöntemi ile hazırlanan ve 300oC, 350oC, 400oC, 450oC, 500oC sıcaklıklarda 1 saat boyunca bekletilen CuO ince filmlerin elektro optik özellikleri sıcaklık değişimine bağlı olarak incelenmiştir. Hazırlanan ince filmlerin yüzey morfolojisi Atomik Kuvvet Mikroskobu (AFM Park System XE-100E) altında tespit edilmiştir. Filmlerin kristal yapısı Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ile incelenmiş ve CuO ince filmlerin sıcaklık etkisine bağlı olarak yapısal olarak değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir. Numunelerin yasak enerji aralıklarının literatürle uygun olarak 1,3 ile 2,1 eV aralığında olduğu tespit edilmiştir.

Mehmet Hakan Boz
Fırat University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

AISI 1010-bakır malzeme çiftinin sürtünme kaynak yöntemi ile birleştirilebilirliği

Farklı birleştirmeye sahip iki malzemenin geleneksel ergitme yöntemi ile birleştirilmesi oldukça güç ve problemdir. Bu problemler; yüksek viskozite, düşük akıcılık kontrolsüz katılaşma, istenmeyen reaksiyonlar ve düşük kaynak kabiliyetidir. Ayrıca metalik malzemelerin ergitme kaynak yöntemi ile birleştirilmesi durumunda, birleşme bölgesinde meydana gelen yapısal değişim işlem şartlarına bağlı olarak malzeme ve yerel geometrik etkilerin oluşturduğu süreksizlerde meydana gelen yüksek gerilmeler, kaynaklı bağlantıların hasar sürecinde, önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı; AISI 1010 çelik malzeme ile bakır malzeme çiftini farklı katı hal kaynak yöntemi olan sürtünme kaynak yöntemi ile birleştirilmektir. Bakır metali yumuşak, sağlam ve çekmeye elverişli bir metaldir. Ekonomiklik, uygun mekanik ve fiziksel özellikleri nedeni ile karbonlu çelik ve bakırın geniş kullanım alanları vardır. Bu alanlar; özellikle bakır ve demir esaslı malzeme çiftleri soğutma sistemlerinde istenmeyen ısınmalarından kaçınmak için boru bağlantılarında ve elektik deşarj makinelerinde elektrod olarak kullanılmaktadır. Sürtünme kaynak yöntemi ile birleştirilen kaynaklı numunelerin çekme deneyi ile birlikte mikro yapı incelemeleri yapılmış ve kaynaklı bağlantıların hasar süreci analiz edilmiştir. Deney sonuçları literatür ışığında değerlendirilerek üretim parametrelerinin bu iki malzeme çiftinin sürtünme kaynağı ile birleştirilebilirliği üzerine olan etkileri belirlenmiştir. Bu çalışmanın birinci bölümünde konuya giriş yapılmıştır. İkinci bölümde güncel çalışmanın literatürdeki yeri ve öneminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde sade karbonlu çelikten bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde bakır hakkında genel bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde katı hal kaynak yöntemleri anlatılmıştır. Altıncı bölümde sürtünme kaynağı anlatılmıştır. Yedinci bölümde tahribatlı ve tahribatsız muayene yöntemi anlatılmıştır. Sekizinci bölümde deneysel çalışma yapılmıştır. Dokuzuncu bölümde deneysel çalışma ve değerlendirme yapılmıştır. Onuncu bölümde genel sonuçlar ve öneri anlatılmıştır.

Mustafa Açık
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

AISI 1030 çelik yüzeyine GTA kaynak yöntemiyle Ni3Al intermetalik bileşiğinin kaplanabilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, AISI 1030 Çelik malzemesine GTA kaynak yöntemiyle Ni3Al tozu kaplanarak elde edilen malzemelerin mikro yapılarına ve mikro sertlik değerlerine üretim parametrelerinin etkileri araştırılmıştır. Deneysel çalışmada; kaynak akım şiddeti değişken parametreler olarak seçilmiştir. Yüzeyi kaplanmış malzemelerin mekanik özelliklerini belirlemek amacıyla numunelere mikrosertlik testleri uygulanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda; GTA kaynak yöntemi ile yapılan kaplamada, kaynak akım şiddeti değişken parametrelerinden en uygun olanının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde konuya giriş yapılmıştır. İkinci bölümde karbonlu çelikler tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde metallerarası bileşikler hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde Alüminyum esaslı intermetalik bileşikler hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde Nikel Alüminyum İntermetalik fazların oluşum mekanizması hakkında bilgi verilmiştir. Altıncı bölümde Nikel Alüminatların reaktif işlenmesi hakkında bilgi verilmiştir. Yedinci bölümde Nikel Alüminid kaplamaların termodinamiği hakkında bilgi verilmiştir. Sekizinci bölümde deneysel çalışmalar detaylı olarak incelenirken, deney sonuçları irdelenmiştir. Dokuzuncu son bölümde çalışma sonunda elde edilen genel sonuçlar değerlendirilmiştir.

Adil Küçükarslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Aısı 4340-aısı 2205 malzeme çiftinin sürtünme kaynak yöntemi ile birleştirilebilirliği

Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte, farklı malzemelerin birleştirilerek kullanılması gereksinimi ortaya çıkmıştır. İki farklı alaşımdaki çeliğin birleştirilmesinde en uygun yöntem kaynaklı birleştirmedir. Kaynak işleminin sonrasında, kaynak bölgesinin özelliklerinin, birleştirilen çeliklerin özelliklerinden farklı olması önemli soruları ortaya çıkarmıştır. Değişik kaynak yöntemleri içerisinde ergitme kaynak yöntemlerinin kullanılması, bu soruları daha da artırmaktadır. Ergitme kaynak yöntemleri ile yapılan kaynaklı birleştirmelerde genellikle kaynakçıdan kaynaklanan kaynak hataları kaynatılan kaynak malzemesinin soğuması esnasında kaynaklanan kaynak hatalarının minimuma indirilmesi için katı hal kaynak yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, piyasada yaygın kullanım alanına sahip AISI 4340 ıslah çeliği ile AISI 2205 dubleks paslanmaz çeliğinin farklı devir sayılarında sürtünme kaynak yöntemi ile birleştirilmiştir. Elde edilen bu kaynaklı bağlantılarda arakesitte oluşan yapıların metalografik değerlendirilmesi yapılmış, çekme ve çentik darbe deneyi gibi mekanik testler ile mekanik davranışlar amaçlanmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde konuya giriş yapılmıştır. İkinci bölümde güncel çalışmanın literatürdeki yeri ve öneminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde paslanmaz çeliklerden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ıslah çeliği hakkında genel bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde ergitme kaynak yöntemleri anlatılmıştır. Altıncı bölümde katı hal kaynak yöntemleri anlatılmıştır. Yedinci bölümde tahribatlı ve tahribatsız muayene yöntemi anlatılmıştır. Sekizinci bölümde deneysel çalışma yapılmıştır. Dokuzuncu bölümde deneysel çalışma ve değerlendirme yapılmıştır. Onuncu bölümde genel sonuçlar ve öneri anlatılmıştır.

Mahmut Yalçınöz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

GGG40 küresel grafitli dökme demirin mikroyapı ve mekanik özelliklerine östemperleme ve indüksiyonla yüzey sertleştirme işleminin etkisi

Bu çalışmada, GGG40 küresel grafitli dökme demirlere (KGDD) östemperleme ve indüksiyonla yüzey sertleştirme ısıl işleminin; mikroyapıya, sertliğe, aşınma davranışına ve çekme dayanımına olan etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla; GGG40 KGDD numuneler 900 °C'de 90 dakika östenitleme yapılmıştır. Daha sonra 320 °C ve 380 °C sıcaklılarda 120 dak östemperleme uygulanmıştır, böylece alt ve üst beynit/ösferrit morfolojisinin etkisini araştırılmıştır. Ayrıca GGG40 KGDD numunelere indüksiyonla yüzey sertleştirme ısıl işlemi yapılmıştır. GGG40 KGDD numunelere ısıl işlemler sonrası meydana gelen yapısal değişimlerini belirlemek için, geleneksel parlatma yöntemi ile temizlenip parlatıldıktan sonra; Optik Mikroskop, SEM, EDS ve X-ray analizleri yapılmıştır. Ayrıca malzemelerin yüzeyinden Vickers sertlik skalası kullanılarak (HV) mikrosertlik ölçümleri yapılmıştır. Isıl işlem görmüş ve ısıl işlem görmemiş GGG40 KGDD numunelerin çekme dayanımlarını belirlemek amacıyla, TS 287 EN 895 standardına uygun olarak 1mm/dk çekme hızında, 50000 N yük altında çekme testleri gerçekleştirilmiştir. Numunelerin kırık yüzey morfolojisi SEM-EDS ve X-ray analizleri ile incelenmiştir. Aşınma deneyleri; 10, 20, 30 N yük uygulanarak, 8 m ve 15 m yol mesafesi kullanılarak 320 ve 800 mesh zımparayla düşey dönel hareket sergileyen aşınma deney makinasında yapılmıştır. Numunelerin aşınma yüzeyleri SEM mikroskobuyla incelenirken, malzemelerdeki aşınma kaybı değerleri ölçülmüştür. Deney numunelerinin aşınma dayanımlarının artmasının nedeninin; mikro yapıda bulunan küresel grafitlerin yağlayıcı etkisi göstermesinden ve indüksiyonla yüzey sertleştirme ısıl işleminin yüzey sertliğini arttırmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Sertlik değerleri; östemperleme sıcaklığının artmasıyla artmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde konuya giriş yapılmıştır. İkinci bölümde güncel çalışmanın literatürdeki yeri ve öneminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde küresel grafitli dökme demirlerden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ısıl işlemler hakkında genel bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde mekanik testler anlatılmıştır. Altıncı bölümde deneysel çalışma ile ilgili genel bilgi verilmiştir. Yedinci bölümde deney sonuçları ve değerlendirmeler yapılmıştır. Sekizinci bölümde genel sonuçlar ve öneri anlatılmıştır.

Uğur Gençsoy
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

P460-St52 malzeme çiftinin tozaltı kaynak yöntemi ile birleştirilebilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, farklı özelliklere sahip malzeme çiftlerinden P460 ve St52 (S355J2G3) malzeme çifti tozaltı kaynak yöntemi kullanılarak, 17-20 cm/dk. kaynak hızları, ve 450-500, 475-525, 500-550, 525-575, 550-600 amper değerlerinde birleştirilmiştir. Elde edilen kaynaklı bağlantılara çentik darbe testi uygulandı. Mikrosertlik ölçümleri Vickers skalasında 500 gr'lık yük altında yapıldı. Kaynak sonrası üretim parametrelerinin birleşme bölgesinde meydana gelen mikro yapı değişiklikleri; Optik Mikroskop ve EDS analizleri ile incelendi. Radyografik muayenesi gerçekleştirildi. Yapılan incelemeler sonrasında bütün kaynaklarda, kaynak hızı arttıkça kaynağın mekanik özelliklerinin kötüleştiği, ancak amper değeri arttıkça çentik darbe test sonuçlarının iyileştiği tespit edildi.

Ebru Tufanoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ni matrisli B4C takviyeli fonksiyonel derecelendirilmiş kompozitlerin mikroyapı ve mekanik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, toz metalurjisi yöntemi kullanılarak elde edilen Nikel matrisli B4C takviyeli fonksiyonel derecelendirilmiş(FDM) kompozit malzemelerin mikroyapı ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Kompozit malzemeler, toz metalurjisi yöntemi kullanılarak üretilmiştir. Ni+ %5 B4C, Ni + %10 B4C, Ni+ %15 B4C ve Ni+ %20 B4C bileşimindeki numuneler, 900 ile 1050ºC sıcaklıklarda ve 60 dk. sürede sinterlenerek üretilmiştir. Numunelerin mekanik özelliklerini ve mikro yapılarını değerlendirmek için; optik mikroskop, (SEM+EDX) ve (XRD) analizleri ile birlikte mikrosertlik, aşınma ve yoğunluk testleri de yapılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda; artan B4C oranına ve sinterleme süresine bağlı olarak sertlik ve aşınma direnci değerlerinin arttığı, yoğunluk değerlerinin ise azaldığı tespit edilmiştir.

Barış Şahin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00

Other supervisors