Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Yıldızbaşı
12 theses · Ankara Yıldırım Beyazıt University
Bir üniversite hastanesinde iş kazalarının incelenmesi ve bulanık Topsis yöntemi ile alınacak önlemlerin sıralandırılması
Sağlık sektörü, günümüz haber bültenlerinde en çok kaza haberi duyduğumuz maden sektörü ve inşaat sektörü gibi bünyesinde birçok tehlike ve riski barındırır. Toplumun sağlığını korumak ve iyileştirmek adına hizmet veren sağlık çalışanları, mesleklerini yerine getirirken iş kazalarına ve işe bağlı meslek hastalıklarına maruz kalabilmektedir. Sağlık çalışanları korumak ve güvenli hastane ortamı sunmak adına önlemler alınmalıdır. Bu sektörde çalışanların çalıştığı ürünün insan olması ve yapılan küçük bir hatanın bile geri dönüşümü olmadığı düşünülürse konunun önemi bir kez daha ortaya çıkacaktır. Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı iş kazaları ve önlem yöntemleri ile ilgili literatür araştırması yapılmış ve araştırmada konu ile ilgili çalışmaların yeterli olmadığı görülmüştür. Çalışmanın birinci aşamasında; sağlık çalışanlarının işyeri sağlık ve güvenlik birimine bildirimde bulundukları iş kazaları incelenmiş ve inceleme sonucunda iş kazası türleri ortaya çıkmıştır. Bu kaza türleri kesici ve delici alet yaralanması, kas ve iskelet sistemi yaralanmaları, şiddet, kimyasal madde ve ilaç maruziyeti, yangın ve dumandan etkilenme, elektrik çarpması, kan ve vücut sıvısı ile temastır. Çalışmanın ikinci aşamasında ise; iş kazalarını önlemek amacıyla alınacak önlemler çok kriterli karar verme yöntemlerinden, Bulanık TOPSIS yöntemi kullanılarak sıralandırılmasıyla yapılmıştır. Bu sıralamaya göre eğitim birinci öncelikli önleme yöntemi olmakla beraber, kişisel koruyucu donanım kullanımı, mühendislik kontrollerinin uygulanması ve çalışma sürelerinin iyileştirilmesi diğer önlem yöntemleri olarak sıralandırılmıştır. Bu çalışmanın sağlık kuruluşlarındaki yöneticilerine etkili bir iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi sunulması için, rehber niteliğinde olabileceği kanısındayız.
Haber yayıncılığında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği bağlamında bulanık çok ölçütlü karar verme yöntemleriyle değerlendirilmesi
Bireyler arasındaki iletişim ağı, kitle iletişim araçlarının bulunuşu ile her geçen gün önemini arttırmaktadır. Bu iletişim araçlarının kullanıldığı alanların başında da medya sektörü gelmektedir. Haber üretim aşamasında çalışanların habere ulaşım, yapım ve yayın süreçlerinde çeşitli risk etmenlerine maruz kaldıkları bilinmektedir. Çalışmamızda haber yayıncılığı çalışanlarının çalıştığı ortam koşulları ve sosyal statüleri göz önünde bulundurularak belirlenen çeşitli risk kriterlerinin çalışanlar üzerindeki etki düzeylerinin tespiti amaçlanmıştır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği koşulları, sektörde uzman olan karar vericilerin görüşleri baz alınarak belirlenmiş ve çalışanların fiziksel, psikososyal ve ergonomik koşulları çok kriterli karar verme metotlarından olan "Bulanık AHP" ve "Bulanık AHP - Bulanık TOPSİS" hibrid metoduyla analiz edilmiştir.Bulanık AHP ve Bulanık AHP – Bulanık TOPSİS hibrid modelinin sonuçları incelendiğinde belirlenen kriterlerden etkilenen en riskli grubun "Reji ve Kurgu Grubu" olduğu görülmektedir. Tüm alternatifler üzerindeki risk sıralaması ise; "reji ve kurgu grubu > kamera önü grubu > kamera, ses ve ışık grubu > yapım ve yönetim grubu" şeklindedir. Buna göre elde edilen sonuçlara göre haber medyasındaki tüm çalışanlar göz önünde bulundurulduğunda çalışanlar en fazla psikososyal risk faktörlerinden etkilenirler. Alt kriterler göz önünde bulundurularak yapılan hesaplamalarda global ölçekteki risk kriteri ise "mobing" olmuştur. Bu çerçevede haber yayıncılığı sektöründe çalışanların çalışma koşulları ve bu ortamlardan kaynaklanan risklerin düzeyleri göz önünde bulundurularak önerilerde bulunulmuştur.
Demand forecasting with machine learning algorithm: Implementation in a production facility
With the advancement of technology, new concepts emerge and the amount and variety of data is increasing day by day. It has become important to manage this increasing amount and diversity of data. With the increasing competition in the production sector, it has become critical to respond quickly to demands as well as to manage elements such as quality, cost and efficiency. It seems possible to respond quickly to demands with effective planning. Prediction is the basis of an effective planning. It is possible to make predictions with the historical data we have. However, classical prediction methods are insufficient to make these predictions with the increasing variety and amount of data. Within the scope of this thesis, weekly material input and daily material input prediction were made for three different locations of a production facility by using the Support Vector Machines algorithm in machine learning techniques built on strong statistical methods. The weekly forecast yielded better results than the daily forecasts, with MAPE error rate being 25.03% for Çorlu, 6.69% for İzmit and 11.58% for Gebze. Keywords: Demand Forecasting, Machine Learning, Support Vector Machine, Industry 4.0
Öğretim üyelerinde tükenmişlik sendromuna sebep olan etmenlere ilişkin bulanık AHS ve bulanık AHS-bulanık TOPSIS hibrit model uygulaması
Küreselleşen dünyada bilgi teknolojileri başta olmak üzere birçok alanda yaşanan değişim ve gelişimlerüniversitelerde de kendini göstermiş, mevcut sistemlerin gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gündeme gelmiştir. Bu bağlamda, akademisyenlik mesleğinin nitelikleri de değişmiş, akademisyenlere düşen sorumluluk artmıştır. Bilgi yarışına dâhil olan akademisyenler, kendilerinden beklenen istekleri yerine getirmede ve çağa yetişmede zamanla bireysel, örgütsel ve demografik gibi birçok faktöre bağlı olarak olumsuz psikolojik sorunlar yaşamaya başlamışlar ve modern çağın sorunlarından olan tükenmişlik sendromuyla karşı karşıya gelmişlerdir. Bu sorunları araştırmak ve çözüm yolları bulmak amacıyla literatürde birçok araştırma yapılmıştır. Ancak araştırmalarda ağırlıklı olarak anket yöntemi kullanılmış, ortaya kalitatif ve çelişkili sonuçlar çıkmıştır.Çalışmamızda, üniversitelerde çalışan akademisyenlerde tükenmişlik sendromuna neden olan risk etmenlerinin Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) Yöntemlerinden Bulanık AHS ve Bulanık AHS-Bulanık TOPSIS metotlarının birleştirmesi sonucu önerilen hibrid modelle analizinin yapılması, bu etmenlerin etki değerlerinin sayısal olarak sıralanması ve kantitatif veriler elde edilmesi amaçlanmıştır. Böylelikle ileriki çalışmalara ışık tutacağı ve farklı bir bakış açısı kazandırılacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada literatür taramasına dayalı olarak, tükenmişlik kavramı, tükenmişliğin alt boyutları, tükenmişliğe neden olan risk etmenleri hakkında yapılan çalışmalar karşılaştırılacak ve bulgular kısmında alanında uzmanların görüşlerine yer verilerek, tükenmişliğe neden olan faktörler belirlenecek ve derecelendirileceklerdir.Sonuç kısmında tükenmişliğe neden olan faktörlerin araştırılmasında ÇKKV yöntemlerinin kullanılmasıylatartışmaya açılacaktır.
Sağlık bakım hizmetleri personelinin meslek hastalıkları ve iş kazalarına karşı bilinç düzeyleri: Ankara'da Eğitim ve Araştırma Hastanesi örnekleri
Sağlık Bakım Hizmetleri Personelinin Meslek Hastalıkları ve İş Kazalarına Karşı Bilinç Düzeyleri: Ankara'da Eğitim ve Araştırma Hastanesi Örnekleri İş sağlığı ve güvenliği çalışma hayatında her gün biraz daha fazla önem kazanmakta olan bir kavramdır. Sağlık hizmetleri insan sağlığını en iyi duruma getirmeyi hedefleyen ve sağlayan bir sektördür. Bununla birlikte iş sağlığı ve güvenliği açısından kendine özgü ve çok çeşitli risk ve tehlikeler içermektedir. Sağlık çalışanları hizmetlerin yürütümü sırasında bu tehlike ve risklerle iç içedir. İş sağlığı ve güvenliği uygulamaları bu tehlike ve risklerden çalışanları korumalı, güvenli bir çalışma ortamı sağlamalı ve çalışanları bu konuda bilinçlendirmelidir. Bu sebeple, iş kazaları ve meslek hastalıklarını önleyebilmek için verilen eğitimler ve uygulanacak tedbirler çok önemlidir. Hastanelerde çalışan personelin çoğunluğunu oluşturan ve hizmetin sürdürülmesinin sağlanmasında çok önemli rolü bulunan sağlık bakım hizmetleri personelleri, hastalar ile sürekli temas halinde bulunmaları sebebiyle iş kazaları ve meslek hastalıkları açısından büyük bir risk grubudur. Bu çalışmanın amacı, sağlık bakım hizmetleri personellerinin başlarından geçen olayların iş kazası veya meslek hastalığı olup olmadıklarının farkındalıkları, iş sağlığı ve güvenliği koruma tedbirlerini uygulama durumları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almalarının iş kazası ve meslek hastalığı geçirme durumları ile ilişkisinin tespiti ile hangi branşlarda iş kazası ve meslek hastalığı ile daha sık karşılaşıldığının değerlendirilmesidir. Anahtar Kelimeler: Hastane, İş Kazası, İş Sağlığı ve Güvenliği, Meslek Hastalığı, Sağlık Bakım Hizmetleri
Tarım işlerinin kazaya sebep olan etmenler bağlamında bulanık ahs ve bulanık topsis yöntemleri ile karşılaştırılması: Bir örnek uygulama
Tarım faaliyetleri iş güvenliği açısından tehlikeli sektörler arasında yer alır. Endüstri sektörlerinin yanı sıra tarım sektöründe yaşanan ciddi yaralama ve ölümle sonuçlanan kazalar ilk sırada yer alır. Bu çalışmada tarım sektöründe meydana gelen kaza sebeplerine ayrıntılı şekilde yer verilmiştir. Amaç: Kaza faktörlerinin araştırılması, önlenmesi ve üretim güvenliğinin sağlanması, birim alandan daha fazla verim alınması, çalışma ortamının sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi, meslek hastalığı ve iş kazalarının önüne geçilebilmesi için sektördeki karar vericilerin bilgi ve deneyimlerine dayanarak, gerekli önlemlerin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Yöntem: Yapılan çalışmada tarım faaliyetlerinde kazaya sebep olan etmenler ve kaza sonucu meydana gelen iş kazaları literatür taraması yapılarak belirlenmiş; tarım işlerinde 3 sektör incelenmeye alınarak, sektörlerden hangisinin kaza etmenleri açısından daha riskli olduğunun incelenmesi, değerlendirilmesi amacıyla ilk defa Bulanık Mantık yöntemi kullanılmıştır. BÇKKV yöntemleri karar aşamasındaki belirsizliklerin giderilmesi ve sağlıklı neticeler alınması için olanak sağlar. Belirsizliğin giderilmesi amacıyla bu çalışmada, birden fazla kriter içeren karmaşık karar problemlerinin çözümünde kullanılan Bulanık AHS ve sınırlı alternatifler arasından çözüm belirlemeye yönelik çok kriterli karar verme metotlarından birisi olan Bulanık TOPSİS yöntemi ayrıntılı şekilde açıklanmış, dilsel ifadelere üyelik fonksiyonu vererek kesin değerlere dönüştürmeyi sağlayan üçgen bulanık sayılar kullanılarak kriterler açısından riskli olan alternatifin değerlendirmesi verilmiştir. Çalışmada Bulanık AHS modeli olan (Buckley 1985) yöntemi ve (Chen vd., 2006) tarafından geliştirilmiş olan Bulanık TOPSİS modeli kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, tarım sektörü, tarımda iş sağlığı ve güvenliği, bulanık ahs, bulanık topsis.
İnşaat sektöründe iş kazalarına neden olan faktörlerin çok kriterli karar verme yöntemleriyle değerlendirilmesi
İnşaat sektöründe çokça karşılaşılan iş kazaları ve bunun sonucunda meydana gelen yaralanma ve ölümler kaza nedenlerinin araştırmalısını ve ana nedenin bulunmasını zorunlu hale getirmiştir. Ayrıca inşaat sektörünün ülke ekonomisinde büyük bir yere sahip olması iş sağlığı ve güvenliği kavramına daha fazla önem verilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışma, inşaat sektöründe meydana gelen iş kazalarına neden olan faktörler analiz edilerek faktörlerin önem derecelerini bulmayı ve alınması gereken önlemler hakkında öneriler sunmayı amaçlamaktadır. Bununla beraber söz konusu faktörler doğrultusunda inşaat sektöründe faaliyet gösteren üç firmanın karşılaştırılmasının yapılması tezin bir diğer amacını oluşturmaktadır. Bu çalışmada inşaat sektöründe meydana gelen kazaların nedenleri araştırılmış ve araştırma sonucunda nedenler üç ana başlıkta toplanmıştır. İş kazalarına neden olan faktörlerin önem derecelerini bulmak ve nedenler üzerinden firmaları karşılaştırmak için Bulanık Çok Kriterli Karar Verme yöntemleri kullanılmıştır. Tez çalışmasının sonuç bölümünde ikili karşılaştırma anketlerinden elde edilen veriler, Bulanık AHP yöntemi ile analiz edilerek iş kazasına neden olan faktörler ağırlıklandırılmıştır. Söz konusu yöntem sonucunda elde edilen bulgular ışığında da Bulanık TOPSIS yöntemi kullanılarak inşaat sektöründe faaliyet gösteren üç firma karşılaştırılmıştır.
A novel optimization model for recycling electronic cards with simultaneous open-loop network design and circular economy perspective
Günümüz gelişen teknoloji çağında elektrik elektronik sektörü dünyanın en büyük ve en hızla büyüyen endüstrisinin bir sonucu olarak elektronik atıklar en ciddi sorunlardan biri haline gelmiştir. Özellikle, her türlü elektrikli ve elektronik ekipmanın yapısında bulunan elektronik kart atıkları en çarpıcı örneklerden biridir. Elektronik kart atıklarının kimyasal olarak bozulması, çevresel etkiler ve emisyonların bir nedeni olarak iklim değişikliği üzerindeki olumsuz etkileriyle de insan sağlığı için bir tehlike oluşturmaktadır. Aynı zamanda, elektronik kartların yapısında bulunan değerli metal içeriğiyle de birçok yönden geri dönüşümlerinin faydaları vazgeçilmezdir. Bu çerçeveden bakıldığında, çalışmanın ana motivasyonu döngüsel ekonomi perspektifinin yüksek kar getirisine dayanan açık döngü ile eşzamanlı entegrasyonun elektronik kart atıklarının geri dönüşümü üzerine ilişkin uygulamasıdır. Bu kapsamda, karma tamsayılı linear programlama modeli öneren hibrit döngü akış ağı tasarımna ilişkin döngüsel ekonomi 10R hedefleri ile birlikte ele alınmıştır. Geliştirilen model dünya çapında hızla ivme kazanan döngüsel ekonominin rejeneratif yönü ve beşikten beşiğe felsefesiyle de değer dolaşımı optimizasyonunu vurgulamaktadır. Stratejik kararlar için, merkezlerin kapasitesi, talep, geri dönüşüm oranı ve birim taşıma maliyetleri gibi parametrelere ilişkin modelin sonuçlarının duyarlılığı senaryo analizleri ile de ölçülmüştür. Doğal sermayeyi koruyan ve geliştiren, kaynak verimini optimize eden, yenilenebilir akışları yöneterek sistem risklerini en aza indiren, stratejik kararlar alabilen ve sürdürülebilirliğe pozitif gelişim döngüsü ile katkı sağlayan bu çalışma, akademi, bilim dünyası ve araştırmacılar için bir kılavuz niteliği taşımaktadır.
Application of maximum coverage capacitated facility location problem with range constrained drones: A pilot study
Logistics and cargo companies have been seeking ways and methods to minimize delivery times. Drones are used as a contemporary solution for these issues. Many of the most recent studies show methods and applications of the Drone delivery system in the Last Mile Delivery. In this thesis a real-world case of integrating Amazon's Prime Air drones into the Turkish National Postal Service (PTT) delivery system in Ankara Province will be presented and solved to explore the efficiency of deploying drones to the last mile delivery for Light Cargo Delivering System. Deciding on the depot location and number of drones needed for maximum coverage, as well as assigning drones and demands to depots, all will be accomplished by applying the Maximum Coverage Facility Location Problem with Drones (MCFLPD) model. The application of the model will provide a drone delivery system with maximum demand coverage and minimum time of service to all customers. Lastly, a comparison with truck delivery system using Traveling Salesman Problem (TSP) is presented for the evaluation.
İşletmelerin güvenlik algılarının güvenlik kültürü ve güvenlik iklimi bağlamında küresel bulanık AHS yaklaşımı ile değerlendirilmesi
Gelişen dünyada insanlar zamanlarının büyük bir kısmını çalıştıkları iş yerlerinde geçirmektedirler. Çalışma ortamlarındaki güvenlik iklimi ve algısı, iş doyumu ve performans açısından çalışanlara olumlu katkılar sunar. İş yerlerinin güvenli çalışma şartlarını sağlamaları verimlilik ve performansın yanında aidiyet duygusu da kazandırmaktadır. Çalışanların iş yerlerindeki riskler hakkında görüşlerinin alınması, bu konular hakkındaki fikirlerini üst yönetime bildirmeleri kurumun güvenlik iklimi ve kültürü açısından gelişmesinde büyük etkisi vardır. Güvenlik iklimi örgüte kimliğini kazandıran, çalışanların davranışlarını etkileyen ve çalışanlar tarafından algılanan, örgüte hâkim olan özelliklerdir. Güvenlik kültürü ise kavramsal olarak iş yerinin ana unsuru olan çalışanların önemsenmesi, tutum ve davranışlarındaki amaca yönelik ortak değerlerin benimsenmesi, inançların ve normların uygulandığı, sürekliliğinin sağlandığı iş sağlığı ve güvenliği faaliyetleri olarak nitelendirilmektedir. Bu çalışmada işletmelerin güvenlik iklimi ve güvenlik kültürü normal iki boyut ve bulanık AHS değerlendirmesinin yanında farklı üçüncü bir boyutun eklenmesi ile Küresel Bulanık AHS yöntemi uygulanarak ele alınmıştır. Küresel bulanık kümelerde, üyelik, üye olmama toplamının karesi ve tereddüt parametreleri 0 ile 1 arasında olabilir. Her biri 0 ile 1 arasında bağımsız olarak tanımlanabilirler. Toplamlarının karesi en fazla 1'e eşit olduğu durumda ikna olurlar. Bu çalışma kapsamında çalışanların güvenlik iklimi ve güvenlik kültürü belirli kriterler doğrultusunda, alternatiflerle kıyaslanarak Küresel Bulanık AHS modeli uygulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular değerlendirilmiştir.
Sıfır atık uygulaması, uygulamada karşılaşılan engellerin pisagor bulanık AHP yöntemi ile değerlendirilmesi
İnsan faaliyetleri sonucu oluşan atıkların toplanması, ayrımı ve bertarafı geçmişten günümüze yönetilmesi gereken bir süreci gerektirmektedir. Nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme, tüketim alışkanlıklarının farklılaşmasıyla oluşan atıkların içeriği ve miktarı değişmiştir. Atıklar içerdiği plastik, metal, kâğıt ve cam türleri sebebiyle planlı şekilde yönetilmediğinde potansiyel olarak çevre ve insan sağlığı açısından tehdit oluşturmaktadır. Hava, su, toprak kirliliği, biyolojik çeşitlilik kaybı gibi çevresel bozulmalara ve sera gazları nedeniyle küresel ısınmada artışa neden olmaktadır. Günümüzde Sıfır Atık kavramı küresel anlamda bütünsel bir yenilik olarak tanımlanmaktadır. Atığın üretiminden tüketimine kadar çeşitli yöntem ve politikaları içeren, birçok paydaşın sorumlu olduğu söz konusu uygulamanın atık sorununu büyük ölçüde çözeceği tahmin edilmektedir. Uygulama içinde sosyo-ekonomik, politik, çevresel ve teknolojik yönler birbiriyle ilişkili ve dinamiktir. Sıfır Atık kavramı birçok alanda dönüşümü ve entegreyi gerektiren bir yönetim sistemidir. Bu nedenlerden ötürü uygulamada çok yönlü ve disiplinler arası engeller karşımıza çıkmaktadır. Çalışmanın amacı, Sıfır Atık uygulamasında karşılaşılan engellerin değerlendirilmesidir. Yapılan literatür taraması sonucu Sıfır Atık uygulamasında karşılaşılan beş ana engel ve yirmi dokuz alt engel belirlenmiştir. Alanında uzman kişilerin görüşleri baz alınarak Sıfır Atık uygulamasında karşılaşılan engeller Pisagor Bulanık AHP yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda ana engel sıralamasının Finansal Engeller>Yasal ve Siyasi Engeller>Sosyal-Kültürel Engeller> Organizasyonel Engeller>Teknik ve Fiziksel Engeller şeklinde olduğu görülmektedir. Global verilere göre: Sıfır Atık uygulamasında birincil engelin "Yetersiz vergilendirme ve teşvik "olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede sonuçlar değerlendirilerek, öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çevre, atık yönetimi, sıfır atık, Pisagor bulanık AHP
Iş kazalarının kök neden analizi
Bu çalışmada iş kazasının ne olduğu ulusal ve uluslararası mevzuata göre açıklanmıştır. Türkiye'deki iş kazası istatistikleri incelenmiştir. Farklı sektörlerde gerçekleşen iş kazaları incelenmiş ve oluşumlarına göre kök nedenleri bulunmuştur. İş kazaları incelenirken Türkiye'de meydana gelen kazalar dikkate alınmıştır. İncelenen iş kazası tutanakları, görgü şahidi ifadeleri, Sosyal Güvenlik Kurumu iş kazası bildirimleri, kolluk kuvvetleri tutanakları, olay yeri incelemeleriyle veriler toplamıştır. Kök neden analizinde kullanılan FMEA yönteminin uygulama prensibi açıklanmıştır. Toplanan veriler ışığında risk değerlendirme yöntemlerinden olan hata türleri ve etkileri analizi kullanılarak kök nedenler bulunmuş aynı zamanda sayısal olarak ifade edilmiştir. Yapılan kök neden analizinde her bir kök neden için iyileştirme önerilmiş ve bu önerilerden sonra kök neden riski tekrar gözden geçirilmiştir.