Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ebru Gül
10 theses · Çankırı Karatekin Üniversitesi, İnönü University
Yerüstü kömür ocağı ve çevresinin çölleşme eğiliminin değerlendirilmesi: Çankırı/Kayıçivi köyü
Çankırı ili Korgun ilçesi Kayıçivi Köyünde metrük (terk edilmiş) bir maden sahasını kapsayan çalışma sahası 178 ada ve 151 parsel de yer almaktadır. Çankırı iline yaklaşık olarak 30 km mesafe de bulunan kömür ocağı 5,8 hektar büyüklüktedir. Bu çalışmada, faaliyet sonrası maden sahalarında meydana gelen verimsiz ve kötü bir görünüm sergileyen alanların farklı kullanımlara olanak sağlaması için yeniden düzenlenerek doğaya tekrar kazandırılması amaçlanmıştır. Çalışma alanından alınan topraklar analizler sonucunda değerlendirilmiştir. Toprak tekstürü Killi yapıya sahiptir. Kömür madeninin kireç (CaCO3) içeriği bakımından değerlendirildiğinde kireçsiz sınıfına girmektedir. Çalışma alanının toprakları organik madde bakımından zengindir. Toprakların pH değerleri hafif asidik özellik göstermektedirler. Çalışma alanı topraklarının tamamı tuzsuzdur. Çalışma alanında Akdeniz ülkeleri çölleşme kriter ve göstergelerinin belirlenmesi için geliştirilmiş olan DIS4ME (Desertification Indicator System for Mediterranean Europe) sistemi tarafından öngörülen çölleşme kriter ve göstergeleri kullanılarak çölleşme riski hesaplanmış ve çölleşme riski değeri ortalaması 7,46 ile yüksek risk sınıfına girmektedir. Alanda yapılacak olan rehabilite çalışmaları sonucunda çölleşme riskinin düşürülebileceği sonucuna varılmıştır.
Yarı kurak bölgelerde serpantin topraklarda çölleşme eğiliminin değerlendirilmesi: Korgun/Alpsarı örneği
Çölleşme, özellikle yarı kurak bölgelerde çevresel sürdürülebilirlik için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle, risk altındaki alanların doğru bir şekilde belirlenmesi ve korunması önem arz etmektedir. Bu çalışma, Çankırı İli Korgun İlçesi Alpsarı Göleti çevresindeki serpantinli toprakların fiziksel ve kimyasal özelliklerini analiz ederek bölgenin çölleşme eğilimini değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında, çölleşme üzerinde etkili olan toprak özellikleri, iklim verileri (yağış, sıcaklık), bitki örtüsü ve topografik fakörlere ilişkin göstergeler kullanılmıştır. Çalışmada, çölleşme risk değerleri (ÇR) 3,33 ile 6,04 arasında değişmiş ve ortalama 5,09 olarak hesaplanmıştır. Çölleşme riski orta düzeyde değişkenlik göstermiştir. Çevresel duyarlı alan indeksi (ÇDAI) ise 1,37 ile 1,52 arasında değişim göstermiş ve ortalama 1,44 olarak ölçülmüştür. Bu değerler, alanın kritik hassasiyet seviyesinde olduğunu ve serpantinli toprakların doğal özelliklerinin, yarı kurak iklim koşullarıyla birleşerek bölgedeki çölleşme ve erozyon riskini artırabileceğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, bitki örtüsünün korunması ve yenilenmesi, eğim kontrolü, suyun etkin yönetimi, tuzluluk ve besin yönetimi gibi öneriler, bölgedeki çölleşme ve erozyon riskini azaltmaya yönelik temel stratejiler olarak belirlenmiştir. Ayrıca, sürekli izleme programlarının oluşturulması ve yerel halkın toprak koruma konusunda bilinçlendirilmesi, bu hassas alanların korunmasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışma, serpantinli toprakların çevresel hassasiyetini ve çölleşme eğilimlerini anlama açısından önemli bir veri seti sunmaktadır.
Çankırı-Yapraklı Hazım Dağlı Tabiat Parkı'nda çölleşme eğiliminin gösterge temelli değerlendirilmesi
Kurak ve yarı kurak bölgelerdeki korunan alanlar, özellikle iklim değişikliği nedeniyle çölleşmeye karşı özellikle hassastır. Bu çalışmada, Çankırı ilinin Yapraklı ilçesinde bulunan Hazım Dağlı Tabiat Parkı'nın çölleşme riski, gösterge tabanlı DIS4ME sistemi kullanılarak nicel olarak değerlendirilmiştir. Toprak örnekleri 0-30 cm derinlikten toplanmış ve çölleşme araştırma formları DIS4ME protokolüne uygun olarak doldurulmuştur. Ardından, çölleşme riskini değerlendirmek için laboratuvar analizleri gerçekleştirilmiştir. Toprak analizleri, kil içeriğinin %23,40 ile %61,60 (ortalama %41,47) arasında, kireç (CaCO₃) içeriğinin %2,92 ile %39,43 (ortalama %21,27) arasında ve pH değerlerinin 6,90 ile 7,76 (ortalama %7,26) arasında değiştiğini ve genel olarak nötr ila hafif alkali bir reaksiyona işaret ettiğini göstermiştir. Toplam organik madde %0,15 ile %14,24 (ortalama %2,80) arasında ve toplam azot %0,01 ile %0,71 (ortalama %0,14) arasında değişmiştir. Her iki parametre de düşük ila orta düzeylerde ve önemli mekansal değişkenlik göstermiştir. Elektriksel iletkenlik değerleri çoğunlukla kritik tuzluluk eşiklerinin altında olup, 0,17 ile 2,15 dS m⁻¹ (ortalama 1,31 dS m⁻¹) aralığındadır. Ancak bazı bölgeler üst sınıra yaklaşmış ve bu da tuzluluk riskinde potansiyel bir artışa işaret etmektedir. Bu özellikler, özellikle seyrek bitki örtüsüne sahip eğimli bölgelerde, bölgenin erozyona ve buna bağlı çölleşme süreçlerine duyarlılığını artırmaktadır. Çölleşme riski (DR) değerleri 0,49 ile 3,73 arasında değişmekte olup, ortalama 2,20'dir ve bu da bölge genelinde orta düzeyde bir risk örüntüsüne işaret etmektedir. Çevresel Duyarlılık Endeksi (ÇDA) 1,34 ile 1,50 arasında değişmekte olup, ortalama 1,41'dir ve bu da çölleşmeye karşı önemli bir kırılganlık olduğunu göstermektedir; yalnızca birkaç alan çok düşük riskli olarak sınıflandırılmıştır. Ancak, mevcut arazi kullanımı ve yönetim uygulamaları iyileştirilmezse, alan hassas durumdan kritik duruma geçebilir. Temel öneriler arasında alanda erozyon kontrol önlemlerinin uygulanması ve rekreasyonel faaliyetlerden kaynaklanan toprak sıkışmasının en aza indirilmesi yer almaktadır. Bu çalışma gelecekteki park yönetimi planlamalarında hassas alanların belirlenmesi ve önceliklendirilmesi için değerli bir karar destek aracı görevi görmektedir.
Yarı kurak meralarda tuzdan etkilenen toprakların çölleşme durumunun dıs4me göstergeleriyle değerlendirilmesi
Yarı kurak ekosistemlerde çölleşme, iklim değişkenliği ve insan kaynaklı arazi ve su yönetimi gibi faktörlerden etkilenen çok yönlü bir süreçtir. Toprak tuzluluğu, toprak fonksiyonlarını bozarak ve bitki örtüsünü azaltarak bozulmayı daha da hızlandırır. Bu yüksek lisans tezi, gösterge tabanlı bir çerçeve içinde pratik saha ve laboratuvar göstergeleri kullanarak tuzluluğun çölleşme riskine katkısını nicel olarak değerlendirmektedir. Araştırma Balıbağı Köyü ve çevresinde (Çankırı, İç Anadolu, Türkiye) yürütülmüş; 2024 yılında meraları temsil edecek şekilde 30 üst toprak örneği (0–30 cm) alınarak tekstür, hacim ağırlığı, pH, elektriksel iletkenlik (EC), organik madde, toplam azot ve CaCO₃ analizleri yapılmıştır. Çölleşme riski (ÇR) ve çevresel hassasiyet (ÇDA) DIS4ME sistemi kullanılarak hesaplanmıştır. Bulgular, tekstürde belirgin alan içi değişkenlik olduğunu (kum %13–61, ort. %34,22; mil/toz %18–63, ort. %43,33; kil %17–39, ort. %22,94) ve CaCO₃ içeriğinin heterojen seyrettiğini (%5,22–20,72, ort. %11,29) gösterirken, pH'nın dar bir aralıkta kararlı kaldığını ortaya koymuştur (7,14–7,28; ort. 7,19). Hacim ağırlığı 1,04–1,47 g/cm³ (ort. 1,26) aralığındadır. Toprak verimliliği göstergeleri genel olarak düşüktür (organik madde %0,40–1,95, ort. %0,95; toplam N %0,02–0,10, ort. %0,05) ve tuzluluk düzeyleri yüksektir (EC 6,27–10,33 dS/m, ort. 7,77 dS/m; tuz %2,22–4,20, ort. %3,20). DIS4ME çıktıları, ÇR'nin 3,33–6,04 (ort. 5,09; SS 0,77) aralığında değiştiğini ve çoğunlukla orta riskte toplanmakla birlikte bazı noktalarda yüksek riske ulaştığını; ÇDA'nın ise 1,37–1,52 (ort. 1,44; SS 0,05) aralığında dar bir bantta kalarak Kritik (C2) sınıfında yoğunlaştığını göstermiştir. Bu sonuçlar, alan genelinde yüksek bir hassasiyet zeminine işaret ederken riskin yerel koşullara bağlı olarak artabildiğini düşündürmekte; yönetimde alan genelinde koruyucu önlemler (yüzey örtüsünü koruma, erozyon ve toprak bozulmasını azaltma, organik madde ve besin durumunu iyileştirme) ile riskin yükseldiği noktalarda tuzluluk kontrolüne yönelik hedefli uygulamaların (uygun yerlerde işlevsel drenaj, dikkatli su yönetimi ve EC/tuzluluk izleme) birlikte ele alınmasını önermektedir.
Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi araştırma ve uygulama ormanının toprak kalitesi bakımından değerlendirilmesi
Toprağın önemli fonksiyonlarından olan toprak kalitesi bitkisel üretimin devam etmesi için üretken, kaliteli, sağlıklı ve verimli topraklar gereklidir. Bu bağlamda toprak kalitesi ve sağlığı ekosistem süreçlerinin devamlılığında önemli bir role sahiptir. Bu çalışma, Çankırı il merkezine yaklaşık 30 km uzaklıkta, Eldivan ilçesinde bulunan 367 hektar alana sahip Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma ve Uygulama Ormanı'nda toprak kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla daha önceden belirlenmiş olan 98 noktada sistematik örnekleme ile 0-30 cm derinlikten yüzey toprak örneği alınmıştır. Toprak örneklerinde toprak tekstürü, tarla kapasitesi ve solma noktası, hacim ağırlığı (HA), suya dayanıklı agregat, toprak organik madde içeriği (TOM), kireç içeriği, pH, elektriksel iletkenlik, fosfor analizleri yapılmıştır. Çalışma alanı toprak kalite indeksi (TKİ) sınıfları bakımından değerlendirildiğinde; 340,86 ha'lık (%92,88) kısmı yüksek ve 26,14 ha (%7,12) kısmı ise orta kaliteli sınıfındadır. TKİ'nin düşük değerler aldığı noktalarda bakı, yükselti ve eğim gibi bazı topoğrafik parametrelerin etkili olmuştur. TKİ ile toprak özellikleri arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda; kum (r= -0,492, p<0,01), kil (r= 0,441, p<0,01) içeriği, TOM (r= 0.412 p<0,05) ve HA ile (r= -0.446 p<0,01) orta derecede kuvvetli ilişki gösterirken, toz içeriği (r= 0,282, p<0,01) zayıf pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Çalışma alanı için bu toprak özellikleri indikatör toprak özellikleridir. Benzer özelliklere sahip alanlarda (coğrafik bölgeler, iklim ve topografik koşullarda) çalışmalar yapılarak toprak kalitesi için indikatör toprak özellikleri ve yöntemler geliştirilebilir.
Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma ve Uygulama Ormanı'nın çölleşme risk haritalanması
Günümüzün en önemli küresel çevre sorunlarından biri olan çölleşme sonuçları açısından (arazi bozlumu, bitki örtüsündeki azalmalar vb.) mutlaka ciddiye alınması gereken bir problemdir. Bu çalışma, Çankırı ili Eldivan ilçesinde bulunanÇankırı Karatekin üniversitesi Araştırma ve Uygulama Ormanının çölleşme riskinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çölleşme riskinin hesaplanmasında Akdeniz ülkeleri için geliştirilmiş olan Desertification Indicator System for Mediterranean Europe (DIS4ME) kullanılmıştır. Çalışma alanı yaklaşık 367 ha olup, alanda 98 noktada toprak örneklemesi yapılmış ve her bir örnekleme noktası için çölleşme etüt formu doldurulmuştur. DIS4ME sistemi kullanılarak her bir nokta için çölleşme riski ve çevresel duyarlı alan (ÇDA) hassaslık indeksi hesaplanmıştır. Hesaplanan çölleşme risk değerleri jeoistatistiksel yöntemler kullanılarak enterpole edilmiştir. Çalışma alanında çölleşme riski en düşük 2,31 ile orta risk ve en yüksek 8,09 ile orta risk sınıfında değerler alırken, ÇDA tipi değerleri 1,39-1,58 arasında değişen değerler almıştır. Çalışma alanının 325,81 ha'lık (%88,77) kısmı yüksek risk ve 41,19 ha'lık (%11,23) kısmının orta risk sınıfındadır. Jeoistatistiksel analiz, çölleşme riski ve ÇDA skorlarının çalışma alanında kuvvetli uzaysal bağımlı olduğunu göstermiştir. Elde edilen kuvvetli uzaysal bağımlılık ile çölleşme riski örneklenmeyen noktalarda başarıyla tahmin edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çankırı, Çölleşme, Çölleşme Göstergeleri, Risk Haritası, Modelleme
Gavurdağı yaban hayatı geliştirme sahasının (Kastamonu/Tosya) çölleşme hassasiyetinin belirlenmesi
Bu çalışma, Kastamonu ili Tosya ilçesinde bulunan korunan alanlar statüsüne giren Gavurdağı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nın çölleşme risk durumunu belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Yaban Hayat geliştirme sahasının çölleşme hassasiyetini n hesaplanmasında web tabanlı bir sistem olan Desertification Indicator System for Mediterranean Europe (DIS4ME) sistemi kullanılmıştır. Çalışma alanı yaklaşık olarak 9262 ha olup farklı arazi kullanım tipine sahip (çam, mera, meşe, tarım) arazilerden oluşmaktadır. Çalışma alanında farklı arazi kulanımları dikkate alınarak toplam 250 (65 adet tarım alanlarından, 70 adet çam ormanlarından, 65 adet mera alanlarından, 50 adet ise meşelik alanlarda) noktada tabakalı rastgele örnekleme yapılmıştır. Örnekleme noktalarında çölleşmenin hesaplanmasında kullanılacak olan toprak özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 0-30 cm derinlikten toptak örneklemesi yapılmış ve eş zamanlı olarak çölleşme etüt formları doldurulmuştur. DIS4ME sistemi kullanılarak yapılan hesaplamalar sonucunda çalışma alanında çölleşme riski en düşük 1,44 (risk yok) ile çam ormanlarında, en yüksek 8,13 (yüksek risk) ile tarım alanlarında hesaplanmıştır. Bu durum farklı arazi kullanımının çölleşmenin hesaplanmasnda dikkate alınması gereken bir faktör olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca çölleşme riski ile birlikte en yüksek çevresel hassaslık 1,53 ile yine tarım alanlarında hesaplanmıştır. Yanlış tarımsal uygulamalar alanda çölleşmeye karşı hassasiyetinin artmasına neden olmuştur.
Çankırı kent ormanında toprak özelliklerine bağlı olarak çölleşme eğiliminin değerlendirilmesi
Kent ormanları hem rekreasyonel faaliyetlerin yürütüldüğü hem de kent çevresindeki doğal kaynakların çevresel etkilerinin incelenebildiği alanlardır. Çankırı ili Kenbağ ilçesinde bulunan Çankırı Kent ormanında yürütülen bu çalışmada rekreasyonel faaliyetlerin gerçekleştirildiği bu tip alanlarda toprak özelliklerine bağlı olarak çölleşme eğilimi değerlendirilmesi amaçlanmıştır. 22 ha büyüklüğüne sahip çalışma alanında 30 farklı noktada toprak örneklemesi yapılmış eş zamanlı olarak çölleşme etüt formları doldurulmuştur. Toprak örneklerinde hacim ağırlığı, tektür tayini, kireç içeriği, toprak reaksiyonu ve organik madde içeriği tespit edilmiştir. Çölleşme riski ve çevresel duyarlı alan (ÇDA) tipi hassaslık skorları DIS4ME (Desertification Indicator System for Mediterranean Europe) modeli kullanılarak hesaplanmıştır. DIS4ME sistemi kullanılarak elde edilen verilere göre çölleşme riski en düşük 2,26 ile düşük risk, en yüksek 5,14 ile orta risk grubunda yer almaktadır. Alanda rekreasyonel faaliyetlerin daha sık gerçekleştirildiği yürüme yolları ve seyir terası etrafında bulunan örnekleme noktalarında risk daha yüksek hesaplanmıştır.
Çaparkayı (Çankırı) köyü ağaçlandırma sahalarında tür seçimine yönelik toprak özelliklerinin belirlenmesi
Yarı-kurak özellik gösteren Çankırı-Şabanözü Çaparkayı Köyünde yürütülecek olan bu çalışmada, ağaçlandırma yapılmadan önce alanın toprak özelliklerinin incelenerek alana adapte olabilecek ve yetiştirme ortamına uygun türlerin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu türleri belirlerken toprak özelliklerinin bilinmesi tür seçimi açısından önem arz etmektedir. Çalışma alanı yaklaşık olarak 10ha olarak belirlenmiştir ve 2 adet toprak profili açılmıştır bu profilerde yapılan analizler sonucunda çalışma alanı toprakları orta tekstürlü ve granülerstürktüre sahiptir. Sahasının geneli %>50 taşlı bir yapı göstermektedir. Kireçlilik% 2,23-4,94 arasında olup toprak genel olarak az ve orta kireçli özellik göstermektedir.pH derecesi 2,25-7,40 arasındadır ve hafif alkalik özellik göstermektedir. Organik madde miktarı % 4,79-7,33 arasındadır ve organik madde bakımından zayıftır. Yapılan analizlere göre topraklar tuzsuz özelliğe sahiptir.Ağaçlandırma çalışmalarına söz konusu alanlar erozyona maruz kalabilecek alanlar olduğundan dolayı alanın mevcut bitki topluluğu korunacaktır ve alana adapte olmuş ve çevre alanlarda bulunan ırklardan faydalanılarak başarıyı olumlu yönde etkileyecek olan kuşburnu, badem ve akasya türlerinin alanda daha önceden bulunduğu tespit edilmiştir ve aynı türler üzerinden ağaçlandırma çalışması yapılacaktır.
Erkek üniversite öğrencilerinde benlik saygısı ve yaşam doyumunun çevrimiçi kumar bağımlılığı üzerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, erkek üniversite öğrencilerinde benlik saygısı ve yaşam doyumunun çevrimiçi kumar bağımlılığı üzerine etkisini incelemektir. Materyal ve Metot: Araştırma, kesitsel tipte yapılmıştır. Araştırma, Eylül 2024-Aralık 2025 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, İnönü Üniversitesi'nden randomize seçilen 6 fakültede öğrenim gören erkek öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise 1507 erkek öğrenci oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Anket Formu ile Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve İnternet Kumar Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistiklerin (sayı, yüzde, ortalama, minimum ve maksimum değerler, standart sapma) yanı sıra bağımsız gruplarda t testi ve lineer regresyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmada, öğrencilerin Benlik Saygısı Ölçeği puan ortalamasının 1.68±1.54, Yaşam Doyumu Ölçeği puan ortalamasının 14.71±4.48 ve İnternet Kumar Bağımlılığı Ölçeği puan ortalamasının 30.06±17.84 olduğu saptanmıştır. Çevrimiçi kumar bağımlısı olan öğrencilerin benlik saygısı ortalama puanının bağımlı olmayanlardan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Çevrimiçi kumar bağımlısı olmayan öğrencilerin yaşam doyumu ortalama puanının bağımlı olanlardan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ekonomik durum, kumar oynama nedenleri ve kumar oynamayı kontrol etme/bırakma çabasının çevrimiçi kumar bağımlılığı üzerinde pozitif yönde etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin çevrimiçi kumar oynama sıklığı ve kumar alışkanlığının aile/çevreye etkisinin çevrimiçi kumar bağımlılığı üzerine negatif yönde etkisi olduğu saptanmıştır. Sonuç: Sonuç olarak, benlik saygısı ve yaşam doyumunun çevrimiçi kumar bağımlılığı üzerinde etkisi olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, erkek üniversite öğrencilerinde erken dönemde bağımlılığın oluşmasını önlemeye yönelik eğitim ve farkındalık girişimlerinin yapılması katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Benlik Saygısı, Çevrimiçi Kumar Bağımlılığı, Erkek, Hemşirelik, Üniversite Öğrencisi, Yaşam Doyumu