Prof. Dr. Ahmet Akçataş danışmanlığındaki tezler

11 tez · Uşak University, Afyon Kocatepe University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orhan Pamuk'un "Benim Adım Kırmızı" adlı eserinde işlevlerine ve yapılarına göre devrik yapılar

Dildeki her söz önce konuşma dilinde kendini göstermiş daha sonra yazıya aktarılmıştır. Buradan hareketle her dilde bir konuşma dili bir de yazı dilinin varlığından söz edilebilir. Kendine özgü kuralları olan yazı dilinde zaman zaman konuşma diline ait özelliklerin ortaya çıktığı görülür. Metni oluşturan kişinin klasik cümle yapısından vazgeçip yüklemi cümlenin sonundan uzaklaştırması bu özelliklerden biridir. Bu durum bazen gelişigüzel bazen de kasıtlı yapılır. Burada çok farklı amaç ve işlevlerden bahsedilebilir. İşte Türk dilinin klasik cümle yapısındaki bu kasıtlı değişiklik dilbilimin çalışma alanı içine girmiştir. Bu çalışma, yüklemi sonda olmayan cümlelerin hangi sebeple böyle oluşturulduğunun ortaya çıkarılması amacıyla hazırlanmıştır. Bu çalışmada Orhan Pamuk'un "Benim Adım Kırmızı" adlı romanı devrik cümleleri yönüyle incelenmiş ve bu eserden hareketle devrik yapının Türkiye Türkçesindeki işlevleri üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Anahtar sözcükler: devrik yapı, devrik cümle, işlev, cümle, söz dizimi.

Benim Adım KırmızıCümleCümle yapısı+5
Erkan Yılmaz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dede Korkut Kitabı'nda anlam türlerine göre niteleme sıfatları

Sıfat konusu gramer ve dilbilim çalışmalarının en çok tartışılan başlıklarından biridir. Zira sıfat bir sözcük türü müdür yoksa bir işlev midir sorusu araştırmacıların zihnini bu güne kadar meşgul etmiştir. Biz bu araştırmada sıfatı bir sözcük türü olarak kabul ederek Dede Korkut Kitabı örneği üzerinden niteleme sıfatlarının gösterdiği biçimsel ve sözdizimsel özellikleri anlamsal başlıklar altında değerlendirmeye çalıştık. Yöntem olarak dayanağımız R.M.W. Dixon'un anlam türleri teorisi olmuştur. Dixon'ın bu teorisine göre Dede Korkut Kitabı'nın Dresden nüshasındaki niteleme sıfatları BOYUT, FİZİKSEL ÖZELLİKLER, RENK, İNSANA ÖZGÜ EĞİLİMLER, YAŞ, DEĞER, HIZ anlam türleri altında sınıflandırılmış ve her kategoride anlamsal olarak; niteleme sıfatlarının derin yapıda hangi sözcük türüne ait olduğu ve bunun yüzey yapıda değişip değişmediği veya derin yapıda belirli bir anlam türüne ait olan sıfatın yüzey yapıda anlam türü bakımından bir değişim geçirip geçirmediği ve bu sıfatların karşıtanlamlılık durumları incelenmiş, biçimsel olarak; sıfatların ad ve ya eylem kökenli olup olmadıkları ve sıfatlardan türetilen sözcük türleri (ad, eylem, sıfat, belirteç) tespit edilmiş, sözdizimsel olarak niteleme sıfatlarının tümce içinde üstlendiği farklı görevler (düşüme uğrama, zarflaşma, eylemleşme vb.) ve kurdukları söz öbekleri ve bunların özellikleri belirlenmiştir. Eserde geçen niteleme sıfatlarının tespit ederken Saadettin ÖZÇELİK'in 2005 yılında yayımladığı Dede Korkut Araştırmalar, Notlar/ Dizin/ Metin adlı çalışmadan faydalanılmıştır. Bu yüksek lisans tezi Uşak Üniversitesi BAP birimi tarafından 2013/TP011 nolu proje olarak desteklenmiştir.

Anlam bilimDede Korkut HikayeleriDede Korkut Kitabı+4
Samet Çetin
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nazan Bekiroğlu'nun "Nar ağacı" adlı romanında işlevlerine ve yapılarına göre devrik yapılar

Bu çalışmada; bazı aydınlarımızın sorun olarak gördüğü, bazı aydınlarımızınsa Türkçenin doğal yapısında var olduğunu düşündüğü "devrik yapılar" konusu, Nazan Bekiroğlu'nun "Nar Ağacı" adlı romanında incelendi. Amaç, Türkçenin bir zenginliği olan devrik yapıları araştırmaktır. Her dilin kendine özgü bir söz dizimi vardır. Türkçenin klasik cümle yapısı, özne+ tümleç+ yüklem şeklindedir. Ancak özellikle konuşma dilinde zaman zaman bu yapıdan uzaklaşıldığı görülmektedir. Bu bir kuralsızlık mıdır, yoksa dilimizin zenginliği midir? Nazan Bekiroğlu'nun Nar Ağacı adlı kitabındaki devrik cümleleri inceleyen bu tezde, yapılarına ve işlevlerine göre devrik yapılar incelenmiş, sınıflandırılmış ve değerlendirilmiştir. Böylece yüklemden sonra kullanılan sözcük ya da sözcük gruplarının anlam üzerindeki etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: cümle, devrik cümle, devrik yapı, işlev, söz dizimi

Bekiroğlu, NazanCümleDevrik cümle+4
Nurhan Uzun
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peyami Safa'nın romanlarında zarflar ve kullanışları

Zarf veya diğer adıyla belirteç gramatikal bir unsur olarak cümlenin önemli tamlayıcılarındandır. Zarflar bir fiilin, bir sıfatın, bir sıfat-fiilin ve zarf niteliği taşıyan bir başka söz veya söz grubunun önüne gelerek bu söz ve söz gruplarını zaman, yer, yön, nitelik, durum, azlık çokluk bildirme, ölçü, pekiştirme, soru gibi birçok yönden etkileyerek veya değiştirerek anlamlarını belirleyen söz ve söz grupları olarak tanımlanmaktadır. Zarflar sözcük türleri içinde oldukça geniş bir yer tutmaktadırlar. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını etkileyen ve/veya açıklayan zarflar, cümlenin anlam bakımından önemli bir parçası durumundadırlar. Anlatımın anlam değerini belirlemede önemli bir yere sahiptirler. Anlatımı kolaylaştıran ve zenginleştiren bu yapılar edebi eserlerin sanatsal niteliklerini de belirlemektedirler. Anlamın derinliğini doğrudan veyahut dolaylı olarak etkileyen unsurlardır. Peyami Safa Türk edebiyatının ve romancılığının önemli isimlerinden biri durumundadır. Gerek yazdığı romanlar ve gerekse diğer edebi ve fikri türlerde verdiği eserleriyle Türkçenin anlam zenginliğini ortaya koymuştur. Onun eserleri Türk edebiyatı çalışmaları için önemli kaynaklardır. Peyami Safa'nın dili ve dil ile ilgili fikirleri eserlerini dil çalışmaları için de önemli bir duruma getirmektedir. Bu araştırmada sanatsal yönü ve kullandığı dil bakımından Türkçede önemli bir yere sahip olan Peyami Safa'nın romanları kullanılmıştır. Peyami Safa'nın romanları içinden dört tanesi seçilmiş ve incelemeye tabi tutulmuştur. Bu romanlar şunlardır: Fatih Harbiye, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu, Sözde Kızlar. Bu eserlerden cümle örnekleri tespit edilerek zarflar yapı bakımından ve işlev bakımından iv değerlendirilerek tasnife tabi tutulmuştur. İşlevin temelini anlam oluşturmaktadır. Anlam işlevin belirleyicisi durumundadır. Bu araştırmanın inceleme bölümünde kullanılan tasnif Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz'un Türkçe'de Zarflar adlı çalışmasında belirlediği tasnif çalışmasıdır. Karpuz zarfları yapı bakımından ve işlev bakımından olmak üzere iki ana başlıkta incelemekte ve değerlendirmektedir. Çalışmanın ayrıntılarında bu başlıklara değinilecektir. Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz'un Türkçe'de Zarflar adlı çalışmasındaki zarf tasnifi bu araştırmanın metodu olarak belirlenmiş ve Peyami Safa'nın romanlarından seçilen cümle örnekleri bu tasnife uygun bir biçimde bu çalışmaya eklenmiştir. Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz'un adı geçen çalışması, Türkçede zarfları her yönüyle inceleyen, detaylandıran ve örnekleyen bir çalışma olması hasebiyle büyük önem arz etmektedir. Karpuz, Türk edebiyatının önemli isimlerinden aldığı çeşitli örnek cümleler ve zaman zaman ağızlarda kullanımı olan zarf örnekleriyle çalışmasını zenginleştirmiştir. Bu çalışmada da tespit edilen zarf kullanım örnekleri ayrıntılı bir şekilde ele alınıp değerlendirilmiştir. Zarfların kullanımları ve işlevleri detaylı bir şekilde ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Zarflar yapı ve işlev bakımından olmak üzere iki ana kategoride işlenmiştir. Yapı bakımından zarflar yalın zarflar, türemiş zarflar ve birleşik zarflar olmak üzere üç temel kategoride ele alınmıştır. İşlev bakımından zarflar ise 22 alt başlıkta incelenerek değerlendirilmiştir. Romanlar taranarak toplamda 1139 cümle örneği tespit edilmiştir. Bu cümle örneklerinden 849 tanesi işlev bakımından zarf kullanımına örnek olmuştur. Yapı bakımından zarflar için belirlenen cümle örneklerinin de işlevleri parantez içinde verilmiştir. Cümle örnekleri seçiminde zarfların işlev bakımından durumları göz önünde bulundurulmuştur. Yapıları bakımından zarflarda ise örnek cümle seçiminde yapısal durum belirleyiciliği dikkate alınmıştır. Zarflar, işlev bakımından 22 alt başlık olarak tespit edilmiş ve incelenmiştir. Yapılan incelemede zarfların niteleme, zaman, yer-yönelme, neden, nicelik, sıralama, birliktelik, benzetme, tekrar, karşılıklılık, karşıtlık, vasıta, ekleme, sınırlandırma, karşılaştırma, görelik, doğrulama, kesinlik, yeterlik, gösterme, ihtimal, şart olarak 22 işlevi tasnif edilmiş ve bu işlevler örnek cümlelerle çalışmaya eklenmiştir. Araştırmada zaman zarfları ve niteme zarfları geniş bir yer tutmaktadır. Bu tespitler sadece kelime düzeyinde değil, aynı zamanda kelime grubu ve cümlecik olarak da belirlenmiş ve verilere eklenmiştir. v Verilerin sonucunda Türkçede anlatımın zenginliğinde zarfların rolü bir kez daha ortaya konulmuştur. Zarflar anlamı belirgin duruma getiren önemli anlam taşıyıcıları olarak cümlede yerlerini almaktadırlar. Aynı zamanda Peyami Safa'nın anlatım zenginliğinde zarfların rolü ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve Peyami Safa'nın dil kullanımında zarfların ne denli önemli bir yere sahip olduğu tespit edilmiştir. Bir diğer deyişle Peyami Safa dilin diğer önemli unsurlarıyla beraber zarfları eserlerinde ve cümlelerinde ustalıkla işlemiştir. Anahtar Kelimeler: Zarflar, Zarf Türleri, Peyami Safa, Sözcük Türü, Araştırma

Dil bilgisi-zarfDilbilgisiKelimeler+2
Ali Rıza Şahin
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kelimelerin anlam yakınlığı derecelerine göre Nâbî Divânı'nda yakın anlamlılık

Anlambilimin tartışmalı konularından biri "anlam aynılığı" konusudur. Anlamın aynılığı konusu anlambilimde "eş anlamlılık/eşanlamlılık" adı ile ele alınmaktadır. Konu genel anlamda sözcük eş anlamlılığı ile sınırlandırılmıştır. Anlambilim çevresinde konu ile ilgili pek çok tartışma bulunmaktadır. Tartışmaların iki tarafı bulunmaktadır: Bir dilde "eş anlamlılık" durumunun varlığını kabul edenler ve etmeyenler. Bir dilde aralarında hiçbir fark olmaksızın iki sözcüğün aynı anlamı ifade etmesi mümkün değildir. İki veya daha fazla dilsel formun aynı anlama gelemeyeceği görüşü ile bu çalışmada "yakın anlamlılık" terimi tercih edilmiştir. Ayrıca, anlam yakınlığı sadece sözcüklerle sınırlı değildir. Dilde anlamlı her birim arasında anlam yakınlığı görülebilir. Bu çalışmada, konu üzerindeki tartışmalar irdelenerek "yakın anlamlılık" konusu detaylı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Anlam yakınlığının bağlam içinde incelenmesi gerekliliği ile örnek metin üzerinden yakın anlamlılık değerlendirilmiştir. Anlam yakınlığı göz önünde bulundurularak, Nâbî Divân'ından seçilen beyitlerde sözcük, sözcük üstü ve sözcük altı düzeyinde yakın anlamlılık örnekleri incelenmiştir. İncelemelerde sözcüklerin neden "eş" anlamlı olamayacağıaçıklanmaya çalışılmıştır. Bu örnekler arasında sözcük düzeyinde olanlardan bazıları seçilmiştir. Bu sözcüklerin (sözlük anlamları göz önünde bulundurularak) birbirlerine yakınlık oranları tespit edilerek listelenmiştir. Bu oranlar, sözcüklerin sözlük anlamları bakımından birbirlerine ne kadar yakın ve ne kadar uzak olduklarını göstermektedir. Burada, dilde anlamlı birimler arasında eşsüremli bir aynılığın olmadığı örnekler üzerinden açıklanmaya çalışılmıştır. Diğer yandan, anlam üzerinde yapılacak çalışmalarda matematiksel verilerin bir kıstas olamayacağı gerçeği ile anlambilimin problemlerinden biri olan "eş anlamlılık" tartışmalarına "anlam" düzeyinde dâhil olmaya çalışmak amaçlanmıştır.

AnlamAnlam bilimBağlam+6
Elif Arı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Necip Fazıl Kısakürek'in Çile adlı şiir kitabındaki kavramlar ve tasnifi

Bu çalışmada Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin önemli temsilcilerinden biri olan Necip Fazıl Kısakürek'in Çile adlı şiir kitabında bulunan şiirlerdeki bazı kavramların taşıdığı anlamlar incelenmiştir. Seçilen kavramların oluşturduğu çağrışım zenginliği göz önüne alınarak bu kavramların farklı şiirlerdeki anlamlarına değinilmiştir. Kavramların seçiminde kullanım sıklığı ve çağrışım yoğunluğu dikkate alınmıştır. Şairin sıklıkla üzerinde durduğu, pek çok şiirinde karşımıza çıkan kavramların şiirde taşıdığı bağlamsal anlamlar açıklanmıştır. Şairin şiir anlayışının ve düşünce dünyasının izlerinin olduğu bu kavramlardaki anlam derinliği ve çeşitliliği gösterilmiştir. Kavramlar belli konu başlıkları altında toplanmak yerine alfabetik olarak sıralanmıştır. Şiirde kullanılma durumuna bağlı olarak her kavram farklı sayıda açıklanmıştır. Sadece bir şiirinde geçen kavramlar olduğu gibi birden çok şiirinde geçen kavramlar da bulunmaktadır. Ayrıca kavramların dönemsel ve tematik olarak tasnifi yapılmıştır.

Kısakürek, Necip FazılTürk edebiyatıYeni Türk edebiyatı+2
Osman Adalı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın romanlarındaki zarflar üzerine bir inceleme

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma "Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur, Aydaki Kadın, Sahnenin Dışındakiler, Mahur Beste" isimleriyle yazılan beş romanındaki zarfların incelenmesine yönelik bir çalışmadır. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bahsedilen romanlarındaki cümleler Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz'un "Türkçede Zarflar" isimli eserine bağlı kalınarak incelenmiştir. Yapılan bu çalışma için Ahmet Hamdi Tanpınar'ın romanlarının uygun olduğu görülmüştür. Gerek dil zenginliği gerekse kitabın içeriğine bakılarak Ahmet Hamdi Tanpınar'ın incelenmeye değer eserler ortaya koymuş olduğu gözlemlenmiştir. Yüksek lisans tezinin zarflar konusuna olumlu katkı sağlayacağı beklenmektedir.

Dil bilgisi-zarfDil bilgisi-zarfDilbilgisi+4
Fadime Seçkin Baş
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nefi'nin Türkçe divanı üzerinde eleştirel metaforlar bakımından bir inceleme

Dilde önemli bir yeri olan ''metafor'' günümüzde sıkça karşımıza çıkan kavramlardan biridir. Bir dilin temeli, içinde barındırdığı kelimelerin anlam zenginliği bakımından başka kelimeleri de içine alarak yepyeni, bambaşka sözcükler türetmesiyle atılabilir. Bu temeli atarken elbette gerçeküstü bir kavram olan metafordan yararlanılabilir. Çünkü metafor bize kelimelerin basit düzeyden yola çıkarak benzetme, istiare gibi yollarla nasıl zenginleşebileceğini gösterir. İçinde yaşadığımız dünyayı daha iyi anlayabilmek, yaşamın bize sunduğu gerçekliği ortaya çıkarabilmek için birtakım sistematik yapılara ihtiyaç duyulur Bu yapılardan biri de metaforlardır. Elbette bizim ihtiyacımız olan öncelikle metaforun ne şekilde ve ne ölçüde ortaya çıkacağı konusudur. Yaptığımız bu çalışmada metafor terimini genel olarak değerlendirerek metaforun oluşum sürecinden, dil üzerindeki mucizelerinden ve yaşama bakışımızı nasıl değiştirdiğinden bahsedildi. Ayrıca bu kavramdan yola çıkarak Nef'î Divanı'ndan seçtiğimiz örneklerle metaforu eleştiri bağlamında incelenip Nef'î'nin hiciv üslubunu ortaya çıkarmada metaforun önemine de değinilmeye çalışıldı. Anahtar Sözcükler: Metafor, Anlam, Nef'i, İsti'are, Hiciv.

AnlamDivan edebiyatıDivan şiiri+6
Ezgi Çetin
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın romanlarındaki zarflar ve kullanışları

Türkçe'de zarf/belirteç konusu hem dil çalışmaları hem de edebiyat araştırmaları için önem arz etmektedir. Zarflar bir eylemi, bir sıfatı veya bir başka zarfı nitelik, nicelik, yer, zaman, ölçü, soru gibi çeşitli bakımlardan etkileyip onları açıklayan ya da değiştiren sözcüklerdir. Türk Dili araştırmalarında, özellikle gramer ve sentaks çalışmaları için önemli dil unsurlarıdır. Dil çalışmalarının yanında edebiyat araştırmalarında, bir edebi eserin sanat ve estetik bakımından incelemesi bakımından da önem taşımaktadırlar. Bu araştırmada zarflar, örnek cümlelerle belirlenen tasnife uygun olarak incelemeye tabi tutulmuştur. Örnek cümleler Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın bazı romanlarındaki örneklerden seçilmiştir. Tasnif olarak Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz'un Türkçede Zarflar adlı eseri temel alınmıştır. Zarflar temelde iki ana kategoride incelenmiştir: Yapılarına göre zarflar ve işlevlerine göre zarflar. Yapılarına göre zarflar kendi içinde iki ana başlıkta incelenmiştir: Tekli zarflar ve birleşik zarflar. İşlevleri bakımından zarflar kendi içinde iki ana başlıkla tasnif edilmiştir: Tek işlevli zarflar ve çok işlevli zarflar. Tek işlevli zarflar ise 22 kategoride incelenmiştir: Niteleme, zaman, yer-yönelme, sebep, nicelik, sıralama, birliktelik, benzetme, tekrar, karşılıklılık, karşıtlık, vasıta, karşılaştırma, görelik, doğrulama, kesinlik, yeterlik, gösterme, ihtimal, sınırlandırma, şart ve ekleme zarfları. Çok işlevli zarflar ise 3 kategoride ele alınmıştır: Zaman-niteleme, yer-niteleme, zaman-yer zarfları. Hüseyin Rahmi Gürpınar hem edebi kişiliği hem de eserlerinde kullandığı dil bakımından önemli Türk roman yazarlarındandır. Kullandığı dilin yalın ve mahalli olması dil incelemeleri bakımından onun eserlerini daha da önemli kılmaktadır. Bu çalışmada zarflar, Hüseyin Rahmi'nin Mürebbiye, şık, Deli Filozof ve Metres adlı romanları taranıp cümle örnekleri seçilerek belirlenen tasnife uygun bir şekilde kategorilendirilmiştir. Çalışma, araştırma konusunun teorik bölümünü de içeren giriş, cümle örneklerinin yer aldığı inceleme ve değerlendirme - sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümü çalışmanın kavramsal çerçevesi ve zarf konusunun teorik bölümü ile Hüseyin Rahmi'nin hayatı ve eserlerini de kapsayan bölümdür. İnceleme bölümü araştırmanın asıl bölümüdür. Bu bölümde Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz'un Türkçe'de Zarflar adlı çalışmasındaki zarf tasnifi kullanılmıştır. Hüseyin Rahmi'nin bahsi geçen eserlerinden seçilen cümle örnekleri bu tasnife uygun bir biçimde incelenip kategorilendirilmiştir. Değerlendirme ve sonuç bölümleri ile tezde ulaşılan sonuçlar ayrıntılı olarak verilmiştir. Araştırmada yapıları bakımından 387, işlevleri bakımından 1135 zarf cümle örneği listelenmiştir. Yapıları bakımından cümle örnekleri de dâhil olmak üzere araştırma sonucunda niteleme ve zaman zarflarının eserlerde yoğun olarak kullanıldığı dikkat çekmiştir. Yeterlilik, sınırlandırma ve şart zarflarının ise en az kullanılan zarflar olduğu tespit edilmiştir. Bir edebi eserin güçlü ve etkili olmasında zarfların önemi bir kez daha ortaya konulmuş ve Hüseyin Rahmi'nin sanat ve edebi dilindeki ustalığında zarfların rolü açık bir şekilde ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Zarf, Zarf Türleri, Türkçede Zarflar, Hüseyin Rahmi Gürpınar, İnceleme

Dil bilgisi-zarfDilbilgisiGürpınar, Hüseyin Rahmi+1
Murat Uludağ
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otuz eserdeki isim türeten eklerin morfo-semantik işlevleri

Türkiye Türkçesinde sözcük türetme, dil yapısı itibariyle sonekler ile yapılmaktadır. Soneklerin bazıları yapım ekleri grubuna dâhil edilmektedir. Yapım ekleri, isim veya fiil kök ve gövdelerinden yeni isim veya fiil gövdeleri oluşturan eklerdir. Bu çalışmada isim türeten ekler üzerine durulmuştur. İsimden isim yapan ekler, isim kök veya gövdelerinden yeni bir isim yapmak için kullanılan eklerdir. Bu türetme ile oluşturulan kelimelerde, yeni bir anlam da ortaya çıkmaktadır. Gramer çalışmalarında eklerin sadece işlevleri üzerine durulmakta, kelimeye verdiği anlam göz ardı edilmektedir. Sözcüklerdeki anlamı oluşturan unsurların kök merkezli ele alınması nedeniyle, eklerin kelimeye kattığı anlam yeterince incelenmemiştir. Türkiye Türkçesi dil bilgisinde daha çok görünüş ve yapıya ağırlık verilmesi; isim veya eylem kökü veya gövdesine kattığı anlamların yüzeysel olarak ele alınmasına sebep olmuş, bununla birlikte eklerin türettiği kelimelere farklı görevlerde anlamlar katmasına değinilmemiştir. İşlev ve anlam birbirleriyle ilişkili olmasına rağmen işlev sınırlı anlam muğlaktır. Kelimelerin kazandıkları anlam farklı farklıdır. Ekleri sadece işlev altında ele almak kelimelerin kullanım alanını sınırlandırmaya ve yanlış türetmelere de sebep olmaktadır. Bundan dolayı çalışma içerisinde eklerin morfolojik işlev ile morfo-semantik işlev başlıkları altında ele alınması gerektiği tartışılmıştır. Dolayısıyla çalışmada eklerin anlam boyutu ele alındı ve bu anlam da morfo-semantik adı altında incelendi. Morfo-semantik için kaynaklarda mevcut bir tanım bulunmamaktadır. Eğer tanım yapılacak olursa morfo-semantik, eklerin eklendikleri kelimelere kazandırdıkları anlamı inceleyen anlambilimin alt kolu olarak değerlendirilebilir. Bu çalışmada gramer çalışmalarında belirlenen isim türeten eklerin listesi oluşturuldu ve eklerin tespiti için otuz eser seçildi. Bu otuz eser incelenerek isim türeten eklerin olduğu kelime listesi sıralandı, kelimeler üzerinde eklerin verdiği anlamlar tablo halinde gösterildi ve cümle içerisinde kazandığı diğer anlamlar diğer kullanım örnekleri başlığı altında incelendi. Bazı eklerin, eklendikleri kök veya gövde ile bağlantılı; bazı eklerin, kök veya gövdenin anlamından farklı bir anlam oluşturduğu, bazı eklerin ise, tek başına anlamı olmayan kelimelerden anlamlı yeni bir kelime türettiği tespit edilmiştir. Morfo-semantik türetimin yeni kavram ve sözcük dağarcığına nasıl katkıda bulunduğu gösterilmiştir.

Anlam bilimDil bilgisiDil bilgisi-ekler+5
Çiçek Varol
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kastamonu ili Merkez ve güney ilçelerindeki orun ve bazı cadde, sokak adları üzerine bir inceleme

Onomastik'in (ad bilim) iki önemli kolundan biri yeradbilim(toponimi)dir. Yeradbilim insan topluluklarının yaşadıkları, geçtikleri veya kısa süre kaldıkları yerlere çeşitli özellikler kullanarak verdikleri adları anlam ve yapı olarak inceler. Tezde Kastamonu İli ve Güney İlçelerindeki orun ve bazı cadde ve sokak adları leksik / semantik ve yapısal olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacı Kastamonu İli'nin güney ilçelerinde yeradı vermedeki özellikleri ve bundan yola çıkarak yörenin kültürünün yansımalarını ortaya koymaktır. Tez beş bölümden oluşmuştur. Yeradları türleri açısından ayrılmış, anlam olarak değerlendirilmiş ve son olarak yapısal özellikleri ele alınmıştır. Kastamonu'da eski kültürün unutulmadığı, özellikle köy adlarında bunun yansıtıldığı ve yeradları verilirken Türkçenin inceliklerinin kullanıldığı belirlenmiştir.

Elif Bulut
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00

Diğer danışmanlar