Theses supervised by Prof. Dr. Ali İhsan Öbek
19 theses · Trakya University
Osmanpazarlı İsmail Niyazî Efendi ve mevlidi
Bulgaristan'da asırlardır yaşayan Türklerin kimlikleri İslâm kültürüyle şekillenmiştir. Osmanlı döneminde Bulgaristan topraklarında muhkemleşen Türk İslâm kültürü sayesinde Bulgaristan Türkleri, ruh yapılarında var olan Peygamber sevgisinin göstergelerinden biri olan mevlidi okumaya, okutmaya, dinlemeye ve yazmaya özel bir anlam yüklemektedir. Rus-Türk Savaşı sonucu Bulgaristan Türklerinin azınlık durumunda kalmalarıyla millî ve manevî değerlerini, din, dil ve kültürlerini koruma, yaşatma ve besleme konusunda mevlid geleneği çok önemli bir işlev görmüş ve görmektedir. Zira Hazreti Muhammed ve ona adanan mevlid, zaman içerisinde Bulgaristan Türklerinin kimliğinin önemli unsurlarından bir durumuna gelmiştir. Osmanlı dönemi Bulgaristan topraklarında mevlid geleneğini sürdürme konusunda etkisi görülen Osmanpazarlı İsmail Niyazî Efendi, mevlidi teşvik etmesi ve özellikle bunun için bir mevlid eseri kaleme almasıyla bu kültürü sonraki nesillere aktarma konusunda kalıcı izler bırakmıştır. Zira yazmış olduğu mevlid, her ne kadar edebî bakımdan fazla bir değer taşımasa da, günümüze kadar okunması ve insanların bir araya gelmesine vesile olması sebebiyle dinî ve külütrel bir unsur olarak değer taşımaktadır. Bu çalışmanın giriş bölümünde mevlid edebiyatı ve kültürüne değinerek bu bağlamda Bulgaristan'daki mevlid geleneği incelenmektedir. Birinci bölümde bir mevlid eseri kaleme alarak mevlid kültürüne katkısı görülen Osmanpazarı (Omurtag) yöresinin yetiştirdiği değerli ilim adamı İsmail Niyazî Efendinin hayatı, çalışmaları ve eserleri geniş bir şekilde tanıtılmaktadır. Ayrıca kaleme aldığı mevlidin farklı nüshaları, muhtevası ve özellikleri incelenmektedir. İkinci bölümde ise ilk defa eserin tenkitli metni sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bulgaristan, Müslüman Türk, Kültür, Mevlid, Osmanpazarı, İsmail Niyazî
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (I/1-200) (Metin-MESTAP)
Erbil'de dünyaya gelen Atâullah Hacı Reşit Ağa, çok genç yaştan itibaren edebiyata ilgi duymuştur. Kendisi de şair ve edip olan Atâullah Ağa, el yazması olarak şiir mecmuaları oluşturmuştur. Kaleme aldığı bu yazma mecmualardan Atâullah Ağa'nın edebiyat konusunda iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Geride bıraktığı bu mecmualar, edebiyat ve kültür tarihimize önemli katkılar sunacaktır. Mecmualar; birçok şairi, şiiri, metni gün yüzüne çıkarmak, tanıtmak daha önce okunmamış, bulunmamış ürünleri edebiyatımıza kazandırmak fırsatı sunar. Böylece edebiyat dünyasında büyük bir boşluğu doldururlar. Biz de Klasik Türk edebiyatına büyük katkı sunacağını düşündüğümüz tezkire özelliği gösteren Atâullah Ağa'ya ait yazma şiir mecmuasını edebiyat alanımıza kazandırmanın önemli bir hizmet olacağı düşüncesiyle çalışmamızı bu alanda yaptık. Bu çalışma, Atâullah Ağa'nın kızı Irak Türkmen edebiyatının parlak simalarından şair Nesrin ERBİL'in şahsi kütüphanesinde bulunan babası Atâullah Ağa'ya ait şiir mecmuasının günümüz harflerine aktarılmasını ve incelenmesini içermektedir. Oldukça kapsamlı olan bu mecmuanın I. bölümün ilk 200 sayfası çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Üzerinde çalıştığımız mecmuada Erbil, Kerkük coğrafyasının şairlerinin şiirlerinin yanı sıra bazı şairlerin tercüme-i hal başlığında biyografileri de bulunmaktadır. Bu sebeple tez başlığımıza "tezkire özelliği gösteren" ibaresini koymayı uygun bulduk. Mecmuada bulunan bu biyografilerin de klasik edebiyatımıza önemli katkılarının olacağını düşünmekteyiz. Söz konusu çalışmamız MESTAP'A göre muhteva tablosu, Atâullah Ağa'nın hayatı ve mecmuanın çeviriyazı bölümlerinden oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Atâullah Ağa, mecmua, şiir, şair
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (I/1-200) (Metin-MESTAP)
Erbil'de dünyaya gelen Atâullah Hacı Reşit Ağa, çok genç yaştan itibaren edebiyata ilgi duymuştur. Kendisi de şair ve edip olan Atâullah Ağa, el yazması olarak şiir mecmuaları oluşturmuştur. Kaleme aldığı bu yazma mecmualardan Atâullah Ağa'nın edebiyat konusunda iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Geride bıraktığı bu mecmualar, edebiyat ve kültür tarihimize önemli katkılar sunacaktır. Mecmualar; birçok şairi, şiiri, metni gün yüzüne çıkarmak, tanıtmak daha önce okunmamış, bulunmamış ürünleri edebiyatımıza kazandırmak fırsatı sunar. Böylece edebiyat dünyasında büyük bir boşluğu doldururlar. Biz de Klasik Türk edebiyatına büyük katkı sunacağını düşündüğümüz tezkire özelliği gösteren Atâullah Ağa'ya ait yazma şiir mecmuasını edebiyat alanımıza kazandırmanın önemli bir hizmet olacağı düşüncesiyle çalışmamızı bu alanda yaptık. Bu çalışma, Atâullah Ağa'nın kızı Irak Türkmen edebiyatının parlak simalarından şair Nesrin ERBİL'in şahsi kütüphanesinde bulunan babası Atâullah Ağa'ya ait şiir mecmuasının günümüz harflerine aktarılmasını ve incelenmesini içermektedir. Oldukça kapsamlı olan bu mecmuanın I. bölümün ilk 200 sayfası çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Üzerinde çalıştığımız mecmuada Erbil, Kerkük coğrafyasının şairlerinin şiirlerinin yanı sıra bazı şairlerin tercüme-i hal başlığında biyografileri de bulunmaktadır. Bu sebeple tez başlığımıza "tezkire özelliği gösteren" ibaresini koymayı uygun bulduk. Mecmuada bulunan bu biyografilerin de klasik edebiyatımıza önemli katkılarının olacağını düşünmekteyiz. Söz konusu çalışmamız MESTAP'A göre muhteva tablosu, Atâullah Ağa'nın hayatı ve mecmuanın çeviriyazı bölümlerinden oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Atâullah Ağa, mecmua, şiir, şair
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (I/1-200) (Metin-MESTAP)
Erbil'de dünyaya gelen Atâullah Hacı Reşit Ağa, çok genç yaştan itibaren edebiyata ilgi duymuştur. Kendisi de şair ve edip olan Atâullah Ağa, el yazması olarak şiir mecmuaları oluşturmuştur. Kaleme aldığı bu yazma mecmualardan Atâullah Ağa'nın edebiyat konusunda iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Geride bıraktığı bu mecmualar, edebiyat ve kültür tarihimize önemli katkılar sunacaktır. Mecmualar; birçok şairi, şiiri, metni gün yüzüne çıkarmak, tanıtmak daha önce okunmamış, bulunmamış ürünleri edebiyatımıza kazandırmak fırsatı sunar. Böylece edebiyat dünyasında büyük bir boşluğu doldururlar. Biz de Klasik Türk edebiyatına büyük katkı sunacağını düşündüğümüz tezkire özelliği gösteren Atâullah Ağa'ya ait yazma şiir mecmuasını edebiyat alanımıza kazandırmanın önemli bir hizmet olacağı düşüncesiyle çalışmamızı bu alanda yaptık. Bu çalışma, Atâullah Ağa'nın kızı Irak Türkmen edebiyatının parlak simalarından şair Nesrin ERBİL'in şahsi kütüphanesinde bulunan babası Atâullah Ağa'ya ait şiir mecmuasının günümüz harflerine aktarılmasını ve incelenmesini içermektedir. Oldukça kapsamlı olan bu mecmuanın I. bölümün ilk 200 sayfası çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Üzerinde çalıştığımız mecmuada Erbil, Kerkük coğrafyasının şairlerinin şiirlerinin yanı sıra bazı şairlerin tercüme-i hal başlığında biyografileri de bulunmaktadır. Bu sebeple tez başlığımıza "tezkire özelliği gösteren" ibaresini koymayı uygun bulduk. Mecmuada bulunan bu biyografilerin de klasik edebiyatımıza önemli katkılarının olacağını düşünmekteyiz. Söz konusu çalışmamız MESTAP'A göre muhteva tablosu, Atâullah Ağa'nın hayatı ve mecmuanın çeviriyazı bölümlerinden oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Atâullah Ağa, mecmua, şiir, şair
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (ı/201-236, ıı/1-140) (metin-MESTAP)
Çalışmamız genel anlamda Atâullah Ağa'nın Şiir Mecmuasında, Irak Türkmen şairlerin şiirlerinin incelenmesiyle ilgilidir. Atâullah Ağa'nın hayatı ve edebî kişiliği de çalışmamızın konusudur. Yaptığımız bu çalışma; "Ön söz" , "Giriş", "Muhtevâ Bilgileri", "MESTAP'a göre Tasnif", "Transkripsiyonlu Metin Çevirisi", "Sonuç" ve "Kaynakça" kısımlarından oluşmaktadır. Atâullah Ağa'nın Şiir Mecmuasındaki şiirler Osmanlıcadan günümüz Türkçesine transkripsiyonlu aktarılmıştır. Metnin günümüz Türkçesine aktarımı yapıldıktan sonra çalışmanın başından sonuna kadar elde edilen bilgiler ışığında değerlendirme yapılarak bir sonuca varılmıştır. Kaynakça kısmında ise tez için yararlanılan eserlerin künyeleri verilmiştir.
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (ı/201-236, ıı/1-140) (metin-MESTAP)
Çalışmamız genel anlamda Atâullah Ağa'nın Şiir Mecmuasında, Irak Türkmen şairlerin şiirlerinin incelenmesiyle ilgilidir. Atâullah Ağa'nın hayatı ve edebî kişiliği de çalışmamızın konusudur. Yaptığımız bu çalışma; "Ön söz" , "Giriş", "Muhtevâ Bilgileri", "MESTAP'a göre Tasnif", "Transkripsiyonlu Metin Çevirisi", "Sonuç" ve "Kaynakça" kısımlarından oluşmaktadır. Atâullah Ağa'nın Şiir Mecmuasındaki şiirler Osmanlıcadan günümüz Türkçesine transkripsiyonlu aktarılmıştır. Metnin günümüz Türkçesine aktarımı yapıldıktan sonra çalışmanın başından sonuna kadar elde edilen bilgiler ışığında değerlendirme yapılarak bir sonuca varılmıştır. Kaynakça kısmında ise tez için yararlanılan eserlerin künyeleri verilmiştir.
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (ı/201-236, ıı/1-140) (metin-MESTAP)
Çalışmamız genel anlamda Atâullah Ağa'nın Şiir Mecmuasında, Irak Türkmen şairlerin şiirlerinin incelenmesiyle ilgilidir. Atâullah Ağa'nın hayatı ve edebî kişiliği de çalışmamızın konusudur. Yaptığımız bu çalışma; "Ön söz" , "Giriş", "Muhtevâ Bilgileri", "MESTAP'a göre Tasnif", "Transkripsiyonlu Metin Çevirisi", "Sonuç" ve "Kaynakça" kısımlarından oluşmaktadır. Atâullah Ağa'nın Şiir Mecmuasındaki şiirler Osmanlıcadan günümüz Türkçesine transkripsiyonlu aktarılmıştır. Metnin günümüz Türkçesine aktarımı yapıldıktan sonra çalışmanın başından sonuna kadar elde edilen bilgiler ışığında değerlendirme yapılarak bir sonuca varılmıştır. Kaynakça kısmında ise tez için yararlanılan eserlerin künyeleri verilmiştir.
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası(v/1-212) (metin-mestap)
Erbil'de dünyaya gelen şair, Atāullah Hacı Reşit Ağa, çok genç yaştan itibaren edebiyatla yakından ilgilenmiş geride el yazması olarak formalar halinde tuttuğu şiir mecmuaları bırakmıştır. Geride bıraktığı bu yazma mecmualardan Ataullah Ağa'nın edebiyat konusunda köklü bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Bu yazma mecmualarda Türkmen ve Türkiyeli bazı şairlerinin şiirlerinin yanında bizzat kendi yazdığı şiirler de yer almaktadır. Genel anlam olarak toplanmış, düzenlenmiş, seçilmiş şeylerin tamamı anlamına gelen mecmualar; birçok şairi, şiiri, metni gün yüzüne çıkarmak, tanıtmak daha önce okunmamış, bulunmamış ürünleri edebiyatımıza kazandırma fırsatı sunar. Biz de klasik Türk edebiyatına büyük katkı sunacağını düşündüğümüz tezkire özelliği gösteren Ataullah Ağa'ya ait yazma şiir mecmuasını edebiyat alanımıza kazandırmanın önemli bir hizmet olacağı düşüncesiyle çalışmamızı bu alanda yaptık. Bu çalışma, Ataullah Ağa'nın kızı Irak Türkmen edebiyatının parlak simalarından şair Nesrin ERBİL'in şahsi kütüphanesinde bulunan babası Ataullah Ağa'ya ait tezkire özelliği gösteren şiir mecmuasının günümüz harflerine aktarılmasını ve incelenmesini içermektedir. Oldukça kapsamlı olan bu mecmuanın 5. bölümün ilk 212 sayfası çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. 5. bölüm şairler bazında tasnif edildiğinden tablomuzu daha anlaşılır kılmak adına her şaire bir numara vererek tabloya işledik. Üzerinde çalıştığımız mecmuada Erbil, Kerkük coğrafyasının şairlerinin şiirlerinin yanı sıra bazı şairlerin tercüme-i hal başlığında biyografileri de bulunmaktadır. Bu sebeple tez başlığımıza "tezkire özelliği gösteren" ibaresini koymayı uygun bulduk. Mecmuada bulunan bu biyografilerin de klasik edebiyatımıza önemli katkılarının olacağını düşünmekteyiz Söz konusu çalışmamız MESTAP'a göre muhteva tablosu, Ataullah Ağa'nın hayatı ve mecmuanın çeviri yazı bölümlerinden oluşmaktadır.
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası(v/1-212) (metin-mestap)
Erbil'de dünyaya gelen şair, Atāullah Hacı Reşit Ağa, çok genç yaştan itibaren edebiyatla yakından ilgilenmiş geride el yazması olarak formalar halinde tuttuğu şiir mecmuaları bırakmıştır. Geride bıraktığı bu yazma mecmualardan Ataullah Ağa'nın edebiyat konusunda köklü bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Bu yazma mecmualarda Türkmen ve Türkiyeli bazı şairlerinin şiirlerinin yanında bizzat kendi yazdığı şiirler de yer almaktadır. Genel anlam olarak toplanmış, düzenlenmiş, seçilmiş şeylerin tamamı anlamına gelen mecmualar; birçok şairi, şiiri, metni gün yüzüne çıkarmak, tanıtmak daha önce okunmamış, bulunmamış ürünleri edebiyatımıza kazandırma fırsatı sunar. Biz de klasik Türk edebiyatına büyük katkı sunacağını düşündüğümüz tezkire özelliği gösteren Ataullah Ağa'ya ait yazma şiir mecmuasını edebiyat alanımıza kazandırmanın önemli bir hizmet olacağı düşüncesiyle çalışmamızı bu alanda yaptık. Bu çalışma, Ataullah Ağa'nın kızı Irak Türkmen edebiyatının parlak simalarından şair Nesrin ERBİL'in şahsi kütüphanesinde bulunan babası Ataullah Ağa'ya ait tezkire özelliği gösteren şiir mecmuasının günümüz harflerine aktarılmasını ve incelenmesini içermektedir. Oldukça kapsamlı olan bu mecmuanın 5. bölümün ilk 212 sayfası çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. 5. bölüm şairler bazında tasnif edildiğinden tablomuzu daha anlaşılır kılmak adına her şaire bir numara vererek tabloya işledik. Üzerinde çalıştığımız mecmuada Erbil, Kerkük coğrafyasının şairlerinin şiirlerinin yanı sıra bazı şairlerin tercüme-i hal başlığında biyografileri de bulunmaktadır. Bu sebeple tez başlığımıza "tezkire özelliği gösteren" ibaresini koymayı uygun bulduk. Mecmuada bulunan bu biyografilerin de klasik edebiyatımıza önemli katkılarının olacağını düşünmekteyiz Söz konusu çalışmamız MESTAP'a göre muhteva tablosu, Ataullah Ağa'nın hayatı ve mecmuanın çeviri yazı bölümlerinden oluşmaktadır.
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası(v/1-212) (metin-mestap)
Erbil'de dünyaya gelen şair, Atāullah Hacı Reşit Ağa, çok genç yaştan itibaren edebiyatla yakından ilgilenmiş geride el yazması olarak formalar halinde tuttuğu şiir mecmuaları bırakmıştır. Geride bıraktığı bu yazma mecmualardan Ataullah Ağa'nın edebiyat konusunda köklü bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Bu yazma mecmualarda Türkmen ve Türkiyeli bazı şairlerinin şiirlerinin yanında bizzat kendi yazdığı şiirler de yer almaktadır. Genel anlam olarak toplanmış, düzenlenmiş, seçilmiş şeylerin tamamı anlamına gelen mecmualar; birçok şairi, şiiri, metni gün yüzüne çıkarmak, tanıtmak daha önce okunmamış, bulunmamış ürünleri edebiyatımıza kazandırma fırsatı sunar. Biz de klasik Türk edebiyatına büyük katkı sunacağını düşündüğümüz tezkire özelliği gösteren Ataullah Ağa'ya ait yazma şiir mecmuasını edebiyat alanımıza kazandırmanın önemli bir hizmet olacağı düşüncesiyle çalışmamızı bu alanda yaptık. Bu çalışma, Ataullah Ağa'nın kızı Irak Türkmen edebiyatının parlak simalarından şair Nesrin ERBİL'in şahsi kütüphanesinde bulunan babası Ataullah Ağa'ya ait tezkire özelliği gösteren şiir mecmuasının günümüz harflerine aktarılmasını ve incelenmesini içermektedir. Oldukça kapsamlı olan bu mecmuanın 5. bölümün ilk 212 sayfası çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. 5. bölüm şairler bazında tasnif edildiğinden tablomuzu daha anlaşılır kılmak adına her şaire bir numara vererek tabloya işledik. Üzerinde çalıştığımız mecmuada Erbil, Kerkük coğrafyasının şairlerinin şiirlerinin yanı sıra bazı şairlerin tercüme-i hal başlığında biyografileri de bulunmaktadır. Bu sebeple tez başlığımıza "tezkire özelliği gösteren" ibaresini koymayı uygun bulduk. Mecmuada bulunan bu biyografilerin de klasik edebiyatımıza önemli katkılarının olacağını düşünmekteyiz Söz konusu çalışmamız MESTAP'a göre muhteva tablosu, Ataullah Ağa'nın hayatı ve mecmuanın çeviri yazı bölümlerinden oluşmaktadır.
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (II/141-234) (Metin–MESTAP)
Kerkük şairlerinden asıl adı Ata Reşit Bey olan Atâullah Ağa, döneminin tanınmış yazar ve şairlerindendir. Gençlik zamanlarından itibaren yazı ve edebiyatla iştigal etmiş yazıya aktarmış ve ölümünün ardından bizlere birçok alana ve araştırmaya kaynaklık ve tanıklık edecek devasa eseri bırakmıştır. Hayattayken bazı şairlerin şiirlerini el yazması şeklinde yazmıştır ve günümüze kadar ulaşmıştır. Bu çalışma, Atâullah Ağa'nın kızı şair Nesrin ERBİL'in kişisel kitaplığında bulunan Atâullah Ağa'ya ait tezkire özelliği gösteren şiir mecmuasının Latin harflerine aktarılmasını içermektedir. Sözlük anlamı olarak toplanıp biriktirilmiş, tertip ve tanzim edilmiş şeyler anlamında kullanılan mecmualar; şairlerin şiirlerinin hepsinin bir arada gösterilmesini ve gün yüzüne çıkarılmasını sağlar. Eski Türk Edebiyatına fazlasıyla yardımcı olacağını düşündüğümüz bu eseri bölümler halinde çevirdik. Çevirilerimizi yaparken titizlikle yürüttüğümüz çalışmamızda detaylara ve dipnotlara fazlasıyla yer verdik. 4 mecmuadan oluşan tezkire özelliği gösteren bu eserin 2. mecmuasının 141-234. sayfa aralığı bu çalışmamızın içeriğini oluşturmaktadır. Söz konusu çalışmamız MESTAP'a göre muhteva tablosu, Atâullah Ağa'nın hayatı, mecmuanın çeviriyazı bölümü ve bütün mecmuaların içindekiler kısmından oluşmaktadır. Bu içindekiler kısmı diğer 4 mecmuanın da içerisinde hangi şairlerin hangi şiirlerinin olduğunu göstermektedir. İçindekiler kısmında tüm şairlerinin adlarının ve şiirlerinin geçmesi de Türk edebiyatına önemli katkıda bulunacaktır.
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (II/141-234) (Metin–MESTAP)
Kerkük şairlerinden asıl adı Ata Reşit Bey olan Atâullah Ağa, döneminin tanınmış yazar ve şairlerindendir. Gençlik zamanlarından itibaren yazı ve edebiyatla iştigal etmiş yazıya aktarmış ve ölümünün ardından bizlere birçok alana ve araştırmaya kaynaklık ve tanıklık edecek devasa eseri bırakmıştır. Hayattayken bazı şairlerin şiirlerini el yazması şeklinde yazmıştır ve günümüze kadar ulaşmıştır. Bu çalışma, Atâullah Ağa'nın kızı şair Nesrin ERBİL'in kişisel kitaplığında bulunan Atâullah Ağa'ya ait tezkire özelliği gösteren şiir mecmuasının Latin harflerine aktarılmasını içermektedir. Sözlük anlamı olarak toplanıp biriktirilmiş, tertip ve tanzim edilmiş şeyler anlamında kullanılan mecmualar; şairlerin şiirlerinin hepsinin bir arada gösterilmesini ve gün yüzüne çıkarılmasını sağlar. Eski Türk Edebiyatına fazlasıyla yardımcı olacağını düşündüğümüz bu eseri bölümler halinde çevirdik. Çevirilerimizi yaparken titizlikle yürüttüğümüz çalışmamızda detaylara ve dipnotlara fazlasıyla yer verdik. 4 mecmuadan oluşan tezkire özelliği gösteren bu eserin 2. mecmuasının 141-234. sayfa aralığı bu çalışmamızın içeriğini oluşturmaktadır. Söz konusu çalışmamız MESTAP'a göre muhteva tablosu, Atâullah Ağa'nın hayatı, mecmuanın çeviriyazı bölümü ve bütün mecmuaların içindekiler kısmından oluşmaktadır. Bu içindekiler kısmı diğer 4 mecmuanın da içerisinde hangi şairlerin hangi şiirlerinin olduğunu göstermektedir. İçindekiler kısmında tüm şairlerinin adlarının ve şiirlerinin geçmesi de Türk edebiyatına önemli katkıda bulunacaktır.
Atâullah Ağa'nın tezkire özelliği gösteren şiir mecmuası (II/141-234) (Metin–MESTAP)
Kerkük şairlerinden asıl adı Ata Reşit Bey olan Atâullah Ağa, döneminin tanınmış yazar ve şairlerindendir. Gençlik zamanlarından itibaren yazı ve edebiyatla iştigal etmiş yazıya aktarmış ve ölümünün ardından bizlere birçok alana ve araştırmaya kaynaklık ve tanıklık edecek devasa eseri bırakmıştır. Hayattayken bazı şairlerin şiirlerini el yazması şeklinde yazmıştır ve günümüze kadar ulaşmıştır. Bu çalışma, Atâullah Ağa'nın kızı şair Nesrin ERBİL'in kişisel kitaplığında bulunan Atâullah Ağa'ya ait tezkire özelliği gösteren şiir mecmuasının Latin harflerine aktarılmasını içermektedir. Sözlük anlamı olarak toplanıp biriktirilmiş, tertip ve tanzim edilmiş şeyler anlamında kullanılan mecmualar; şairlerin şiirlerinin hepsinin bir arada gösterilmesini ve gün yüzüne çıkarılmasını sağlar. Eski Türk Edebiyatına fazlasıyla yardımcı olacağını düşündüğümüz bu eseri bölümler halinde çevirdik. Çevirilerimizi yaparken titizlikle yürüttüğümüz çalışmamızda detaylara ve dipnotlara fazlasıyla yer verdik. 4 mecmuadan oluşan tezkire özelliği gösteren bu eserin 2. mecmuasının 141-234. sayfa aralığı bu çalışmamızın içeriğini oluşturmaktadır. Söz konusu çalışmamız MESTAP'a göre muhteva tablosu, Atâullah Ağa'nın hayatı, mecmuanın çeviriyazı bölümü ve bütün mecmuaların içindekiler kısmından oluşmaktadır. Bu içindekiler kısmı diğer 4 mecmuanın da içerisinde hangi şairlerin hangi şiirlerinin olduğunu göstermektedir. İçindekiler kısmında tüm şairlerinin adlarının ve şiirlerinin geçmesi de Türk edebiyatına önemli katkıda bulunacaktır.
Klasik Türk edebiyatında tabirnameler
Rüyalar tarih boyunca farklı inanç ve düşüncelerde anlamlandırılmaya çalışılmış ve rüya yorumlarını içeren eserler yazının başlangıcından itibaren farklı kültürlerde yer bulmuştur. Türk edebiyatında da 14 ilâ 19. yüzyıllar arasında yazma ve matbu eserlerin çokluğundan anlaşıldığı üzre rüya yorumlarını içeren "tabirname" türündeki eserler büyük ilgi görmüştür. Bu çalışma, şimdiye dek müstakil örnekleri üzerinde birçok çalışma yapılmış ancak kapsamlı olarak incelenmemiş; tür kitaplarında da kendine yeteri derecede yer bulamamış olan klasik Türk edebiyatı döneminde kaleme alınmış tabirnameleri bir tür olarak tanıtmayı amaçlamaktadır. Türk ve dünya kütüphanelerinde ulaşabildiğimiz ve şimdiye kadar birçoğu gün yüzüne çıkmamış tabirnameler şekil ve muhtevaları bakımından incelenmiş ve mevcut literatürdeki eksiklik ve karmaşalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız tabirnameleri bir tür olarak tanıtmayı amaçladığından ulaşılan yüzlerce nüshanın tenkidi ile nüshaların her birinin fiziksel tavsifine yer verilmemiş; taranmış olan tabirname nüshalarının tamamı şekil ve konu bakımından tasnif edilip tanıtılmıştır. Türün içerik özelliklerini ortaya koymak için tabirname metinlerinin bölümleri ortaya çıkarılmış ve aralarından -çoğunluğu neşredilen tabirnamelerden olmak üzere- temsil yeteneği güçlü olanların içerikleri incelenmiş; eldeki veriler analiz edilmiştir. Uzun ve titiz bir tarama süreci sonucunda Türk ve dünya kütüphanelerinde 456 tabirname nüshasına ulaşılmış, nüshaların incelenmesi soncu 96 tabirname belirlenmiştir. Bu sayı, şimdiye dek tespit edilen en yüksek sayıdır. Bu nüshalar aynı zamanda bütüncül olarak ilk kez bu çalışmada incelenmekte ve türün özellikleri sistematik bir şekilde ortaya koyulmaya çalışılmaktadır.
Klasik Türk edebiyatında tabirnameler
Rüyalar tarih boyunca farklı inanç ve düşüncelerde anlamlandırılmaya çalışılmış ve rüya yorumlarını içeren eserler yazının başlangıcından itibaren farklı kültürlerde yer bulmuştur. Türk edebiyatında da 14 ilâ 19. yüzyıllar arasında yazma ve matbu eserlerin çokluğundan anlaşıldığı üzre rüya yorumlarını içeren "tabirname" türündeki eserler büyük ilgi görmüştür. Bu çalışma, şimdiye dek müstakil örnekleri üzerinde birçok çalışma yapılmış ancak kapsamlı olarak incelenmemiş; tür kitaplarında da kendine yeteri derecede yer bulamamış olan klasik Türk edebiyatı döneminde kaleme alınmış tabirnameleri bir tür olarak tanıtmayı amaçlamaktadır. Türk ve dünya kütüphanelerinde ulaşabildiğimiz ve şimdiye kadar birçoğu gün yüzüne çıkmamış tabirnameler şekil ve muhtevaları bakımından incelenmiş ve mevcut literatürdeki eksiklik ve karmaşalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız tabirnameleri bir tür olarak tanıtmayı amaçladığından ulaşılan yüzlerce nüshanın tenkidi ile nüshaların her birinin fiziksel tavsifine yer verilmemiş; taranmış olan tabirname nüshalarının tamamı şekil ve konu bakımından tasnif edilip tanıtılmıştır. Türün içerik özelliklerini ortaya koymak için tabirname metinlerinin bölümleri ortaya çıkarılmış ve aralarından -çoğunluğu neşredilen tabirnamelerden olmak üzere- temsil yeteneği güçlü olanların içerikleri incelenmiş; eldeki veriler analiz edilmiştir. Uzun ve titiz bir tarama süreci sonucunda Türk ve dünya kütüphanelerinde 456 tabirname nüshasına ulaşılmış, nüshaların incelenmesi soncu 96 tabirname belirlenmiştir. Bu sayı, şimdiye dek tespit edilen en yüksek sayıdır. Bu nüshalar aynı zamanda bütüncül olarak ilk kez bu çalışmada incelenmekte ve türün özellikleri sistematik bir şekilde ortaya koyulmaya çalışılmaktadır.
Klasik Türk edebiyatında tabirnameler
Rüyalar tarih boyunca farklı inanç ve düşüncelerde anlamlandırılmaya çalışılmış ve rüya yorumlarını içeren eserler yazının başlangıcından itibaren farklı kültürlerde yer bulmuştur. Türk edebiyatında da 14 ilâ 19. yüzyıllar arasında yazma ve matbu eserlerin çokluğundan anlaşıldığı üzre rüya yorumlarını içeren "tabirname" türündeki eserler büyük ilgi görmüştür. Bu çalışma, şimdiye dek müstakil örnekleri üzerinde birçok çalışma yapılmış ancak kapsamlı olarak incelenmemiş; tür kitaplarında da kendine yeteri derecede yer bulamamış olan klasik Türk edebiyatı döneminde kaleme alınmış tabirnameleri bir tür olarak tanıtmayı amaçlamaktadır. Türk ve dünya kütüphanelerinde ulaşabildiğimiz ve şimdiye kadar birçoğu gün yüzüne çıkmamış tabirnameler şekil ve muhtevaları bakımından incelenmiş ve mevcut literatürdeki eksiklik ve karmaşalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız tabirnameleri bir tür olarak tanıtmayı amaçladığından ulaşılan yüzlerce nüshanın tenkidi ile nüshaların her birinin fiziksel tavsifine yer verilmemiş; taranmış olan tabirname nüshalarının tamamı şekil ve konu bakımından tasnif edilip tanıtılmıştır. Türün içerik özelliklerini ortaya koymak için tabirname metinlerinin bölümleri ortaya çıkarılmış ve aralarından -çoğunluğu neşredilen tabirnamelerden olmak üzere- temsil yeteneği güçlü olanların içerikleri incelenmiş; eldeki veriler analiz edilmiştir. Uzun ve titiz bir tarama süreci sonucunda Türk ve dünya kütüphanelerinde 456 tabirname nüshasına ulaşılmış, nüshaların incelenmesi soncu 96 tabirname belirlenmiştir. Bu sayı, şimdiye dek tespit edilen en yüksek sayıdır. Bu nüshalar aynı zamanda bütüncül olarak ilk kez bu çalışmada incelenmekte ve türün özellikleri sistematik bir şekilde ortaya koyulmaya çalışılmaktadır.
Aşçı İbrahim Dede Rūhu'l-Beyān'daki Farsça Tanıklar ve çevirisi (III/1-100)
Çalışmamız, Aşçı İbrahim Dede'nin dört ciltlik Tercemetü'l-Fârisiyye fî Tefsîri'l-Hakkiyye adlı eserinin üçüncü cildinin 1-100. sayfa aralığının akademik yöntemlerle Latin harflerine aktarılmasıdır. Söz konusu eserde İsmail Hakkı Bursevî'nin Rūhu'l-Beyân adlı eserinde geçen Farsça nazım ve nesir bölümlerinin şerhi Türkçeye çevrilmiş ve açıklanmıştır. İlim dünyasına katkıda bulunmayı hedeflediğimiz çalışmamız; Birinci Bölüm'de eserin müellifi olan Aşçı İbrahim Dede'nin hayatı ve eserleri, nüsha tavsifi, muhtevası, Farsça tanıkların istatistiği, izlenen yöntem ile dil ve imla özellikleri; İkinci Bölüm'de transkripsiyonlu metin ve Sonuç'tan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aşçı İbrahim Dede, Rûhu'l-Beyân, Farsça, İsmail Hakkı Bursevî, Şerh.
Aşçı İbrahim Dede Rūhu'l-Beyān'daki Farsça Tanıklar ve çevirisi (III/1-100)
Çalışmamız, Aşçı İbrahim Dede'nin dört ciltlik Tercemetü'l-Fârisiyye fî Tefsîri'l-Hakkiyye adlı eserinin üçüncü cildinin 1-100. sayfa aralığının akademik yöntemlerle Latin harflerine aktarılmasıdır. Söz konusu eserde İsmail Hakkı Bursevî'nin Rūhu'l-Beyân adlı eserinde geçen Farsça nazım ve nesir bölümlerinin şerhi Türkçeye çevrilmiş ve açıklanmıştır. İlim dünyasına katkıda bulunmayı hedeflediğimiz çalışmamız; Birinci Bölüm'de eserin müellifi olan Aşçı İbrahim Dede'nin hayatı ve eserleri, nüsha tavsifi, muhtevası, Farsça tanıkların istatistiği, izlenen yöntem ile dil ve imla özellikleri; İkinci Bölüm'de transkripsiyonlu metin ve Sonuç'tan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aşçı İbrahim Dede, Rûhu'l-Beyân, Farsça, İsmail Hakkı Bursevî, Şerh.
Aşçı İbrahim Dede Rūhu'l-Beyān'daki Farsça Tanıklar ve çevirisi (III/1-100)
Çalışmamız, Aşçı İbrahim Dede'nin dört ciltlik Tercemetü'l-Fârisiyye fî Tefsîri'l-Hakkiyye adlı eserinin üçüncü cildinin 1-100. sayfa aralığının akademik yöntemlerle Latin harflerine aktarılmasıdır. Söz konusu eserde İsmail Hakkı Bursevî'nin Rūhu'l-Beyân adlı eserinde geçen Farsça nazım ve nesir bölümlerinin şerhi Türkçeye çevrilmiş ve açıklanmıştır. İlim dünyasına katkıda bulunmayı hedeflediğimiz çalışmamız; Birinci Bölüm'de eserin müellifi olan Aşçı İbrahim Dede'nin hayatı ve eserleri, nüsha tavsifi, muhtevası, Farsça tanıkların istatistiği, izlenen yöntem ile dil ve imla özellikleri; İkinci Bölüm'de transkripsiyonlu metin ve Sonuç'tan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aşçı İbrahim Dede, Rûhu'l-Beyân, Farsça, İsmail Hakkı Bursevî, Şerh.