Theses supervised by Prof. Dr. Celaleddin Barutçular
11 theses · Çukurova University
Kinoa'da (Chenopodium quinoa Willd.) ekim sıklığının dane verimi ve verim öğelerine etkisi
Bu çalışma, Çukurova koşullarında Mint-2, Puna ve Valiente kinoa çeşitlerinde, ekim sıklığının dane verimi ve verim öğelerine etkisini saptamak amacıyla yürütülmüştür. Deneme, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama Alanında, 2018 yetiştirme mevsiminde yürütülmüştür. Çalışmada, sıra arası 70 cm'den 40 cm'ye indirildiğinde en yüksek dane verimi %70 artış ile Puno çeşidinde (276 g m-2) sağlanmıştır. Dane verimindeki artış, metrekaredeki tohum sayısı (r= 0.949**) ve biyolojik verimin (r=0.958**) pozitif yönlü önemli katkıları ile sağlamıştır.
Mısırda (Zea Mays L. Indentata Sturt.) olgunluk sürecinde dane nemi değişimi ile olgunluktaki verim öğelerinin saptanması
Çalışma, II. ürün atdişi mısır çeşitlerinde, olgunluk sürecindeki dane nemi ile verim öğeleri arasındaki ilişkileri saptamak amacıyla yürütülmüştür. Deneme, yedi mısır çeşidi ile tesadüf bloklarında dört tekrarlamalı olarak Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama alanında, Adana, Türkiye'de 2014 yetiştirme mevsiminde yürütülmüştür. Bu çalışmada, dane nemi ile incelenen özellikler arası ilişkiler incelendiğinde, hasat döneminde dane nemi ile incelenen özellikler arasında sadece dane ağırlığı ile negatif yönlü önemli ilişki (r=-0.832, P<0.05) saptanmış, sömek kalınlığı ise olgunluk süresince önemli olmamakla birlikte belirgin bir eğilim (r=-0.535 ve r=-0.730 sırası ile 10. ve 20. gün) göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Dane ağırlığı, Dane verimi, dane sayısı, Dane nemi
Yapraktan uygulanan eksogenlerin atdişi mısırda (Zea mays L.) dane verimi ve verim bileşenlerine etkisi
Bu çalışma, Çukurova koşullarında, yapraktan 5 farklı eksogen (glisinbetain, prolin, salisilik asit, silikon ve sitokinin) uygulamasının iki atdişi mısır çeşidinde dane verimi ve verim öğelerine etkisini saptamak amacıyla yürütülmüştür. Deneme, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Uygulama Alanında, 2017 ve 2018 yetiştirme mevsiminde yürütülmüştür. Çalışmada, eksogenlerin dane verimine etkileri yıllara göre farklılık göstermiştir. 2017 yılında prolin uygulamasında, dane verimi ile dane ağırlığı arasında r = 0.941**, silikon ve sitokinin uygulamasında ise dane verimi ile metrekarede dane sayısı arasında sırası ile r = 0.834* ve r = 0.964** düzeyinde önemli ilişkiler saptanmıştır. 2018 yılında, silikon uygulaması; dane verimi ile dane ağırlığı arasında r = 0.848* ile önemli bir ilişki, glisin betain uygulamasında ise dane verimi ile metrekarede dane sayısı arasında r = 0.838* düzeyinde önemli bir ilişki saptanmıştır.
Bazı ekmeklik buğday çeşitlerinde farklı azot seviyelerinde eksojen uygulamalarının azot kullanım etkinliği ve verime etkisi
Ekmeklik buğdaylarda farklı azot dozu uygulamalarında eksojenlerin verim ve azot kullanım etkinliğine etkisinin araştırıldığı bu çalışma, 2015/16-2016-2017 buğday yetiştirme mevsiminde Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Deneme Alanı'nda yürütülmüştür. Çalışmada Glisin betain; dane verimi, başak ağırlığı, başak dane verimi, bayrak yaprak alanı, bayrak yaprak ağırlığı, çiçeklenme dönemi bayrak yaprak SPAD değeri, azot hasat indeksi ve azot kullanım etkinliğini, Metanol; azot hasat indeksini, Prolin; başak sayısı, bayrak yaprak alanı, çiçeklenme dönemi bayrak yaprak SPAD değeri ve azot hasat indeksini, Silikon; başak sayısı, başak ağırlığı, fertil başakçık sayısı, bayrak yaprak ağırlığı, çiçeklenme dönemi bayrak yaprak SPAD değerini, Sitokinin; bin dane ağırlığı, fertil başakçık sayısı, bayrak yaprak alanı, çiçeklenme dönemi bayrak yaprak SPAD değeri ve azot kullanım etkinliği değerlerini arttırıcı yönde etki göstermiştir. Verim ile dane dane sayısı arasındaki ilişki glisin betain, metanol, prolin, silikon ve sitokininde sırasıyla r=0.943**, 0.865**, 0.947**, 0.890**, 0.934** ve 0.899** seviyelerinde önemli bulunmuştur.
Atdişi mısırda yapraktan potasyum silikat ve sodyum silikat uygulamalarının verim ve verim bileşenlerine etkisi
Çalışma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama alanında, 2020 yılında yürütülmüştür. Birinci ürün olarak ekimi yapılmış üç atdişi hibrit P-2088 (pioneer), SY-Gladius ve SY-Fuerza (Syngenta) mısır çeşidi altıncı yaprak (V6) gelişme dönemine ulaştığında, iki farklı silisiliyum kaynağının farklı dozları, Potasyum Silikat (PS: 0, 5, 10, 20, ve 30 mM) ve Sodyum Silikat (SS: 0, 7, 5, 15, 30, ve 37.6 mM) yapraklara pülverize edilerek iki hafta aralıklarla iki kez uygulanmıştır. Silikat preparatların dane verimi ve verim bileşenlerine etkisi farklı düzeylerde gerçekleşmiştir. Dane verimine, potasyum silikat (PS) uygulamasının olumsuz yönde etki yaptığı, sodyum silikat (SS) uygulmasında ise çeşide göre farklı tepkiler saptanmıştır. Buna göre, Pioner 2080 çeşidinde 75 mM SS dozu ile 1606 g/m² ile en yüksek dane verimi sağlanırken, SY Gladius çeşidinde ise 15 mM SS dozunda 1718 g/m² ile en yüksek dane verimi kontrole göre sırası ile %8 ve %7 daha yüksek oranla sağlanmıştır. Potasyum silikat uygulamalarında, dane verimi artışı sadece m2'deki tohum sayısı artışına bağlı bulunurken, dane ağırlık artışı ise daneli koçan çapı ve dane uzunluğu artışı ile olumlu yönde etkilenmiştir. Sodyum silikat uygulamalarında, dane verimi, m2 de dane sayısı, dane ağırlığı, daneli koçan çapı, danesiz koçan çapı, dane uzunluğu ve koçanda dane sırasında tohum sayısı gibi özelliklerin önemli düzeyde etkilendiği saptanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmada, dane veriminde sodyum silikat uygulamalarının önemli olabileceği, bu etkiler çeşitlere göre değiştiğinden bir çeşit için uygun olan bir dozun diğer bir çeşit için uygun olmayabileceği ortaya çıkmıştır.
Çukurova koşullarında buğdayda sap uzamasını dengeleyici eksogenin verim bileşenlerine etkisinin saptanması
Bu çalışma, 2020/2021 Buğday yetiştirme sezonunda Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama alanında yürütülmüştür. Çalışmada Adana-99, Empire ve Halis ekmeklik buğday çeşitlerine, dekara 125 ml dozunda bitki büyüme düzenleyicisi (BBD; Chlormequat chloride), bitkilerin kardeşlenme (Zadoks Büyüme Skalası (ZBS) 2.2), sapa kalkma başlangıcı (ZBS 3.0), Sap 1 boğumlu (ZBS 3.1), sap 2 boğumlu (ZBS 3.2), [ZBS 2.2 + ZBS 3.0], [ZBS 2.2 + ZBS 3.1] ve [ZBS 2.2 + ZBS 3.2] dönemlerinde BBD bitkilere pülvarize edilerek uygulanmıştır. ZBS 2.2+3.1 dönemlerinde yapılan BBD uygulamaları, metrekarede sap sayısını, kontrole oranla %27.3 düzeyinde artırmıştır. Başak uzunluğuna dönemsel BBD'nin etkisi, Adana ve Halis çeşidinde olumlu bir etki sağlamazken, Empire çeşidinde ZBS [2.2+3.2] dönemlerindeki uygulamalar, kontrole oranla %24.5 oranında artış sağlamıştır. Dönemsel BBD'nin dane verimine etkisi, Adana-99 çeşidinde ZBS [2.2+3.2] dönemindeki uygulamalar kontrole oranla %20.1 düzeyinde artış sağlarken, Empire ve Halis çeşitlerinde önemli bir etki saptanmamıştır. Sonuç olarak, buğdayda dönemsel BBD uygulamalarından bir çeşit (Adana-99) olumlu yönde etkilenirken diğer çeşitlerinde olumlu sonuçlar ortaya çıkmamıştır. Bu durum yeni buğday çeşitlerinin BBD uygulamalarına tepkilerinin test edilmesine gereksinim duyulmaktadır. Anahtar kelimeleri: Büyüme büyüme düzenleyicisi, Bitki boyu, Dane verimi, Metrekarede dane sayısı, Dane ağırlığı
Çukurova koşullarında Adana-99 ekmeklik buğday çeşidinde bitki büyüme düzenleyicilerinin ve bitki sıklığının dane verimine etkisinin saptanması
Bu çalışma, 2021/2022 buğday yetiştirme mevsiminde Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama alanında yürütülmüştür. Çalışmada Adana-99 ekmeklik buğday çeşidinin 300, 500 ve 700 bitki sıklığı, bitkilere farklı gelişme dönemlerinde olara klormekuatklorit ve Naftalinasetik asit püskürtülerek dane verimine olası etkiler araştırılmıştır. Dane veriminde en önemli artış, 300 bitki sıklığında 802 g m-2 ile NAA-40 uygulamasında saptanırken bunu 769 ve 760 g m-2 dane verimi, 700 bitki sıklığında NAA-32 ve NAA-30+KMK-32 uygulamalarında gerçekleşmiştir. Metrekarede dane sayısı ise dane verimi için verilen yukarıdaki uygulamalarda benzer eğilim göstermiş, dane ağırlığına ise uygulamaların etkisi önemli bulunmamıştır. Bu çalışmada, dane verimi ile verim öğerleri arasındaki ilişkide metrekarede dane sayısının dane verimini belirleyici olduğu, bunun da bayrak yaprak çıkışı döneminde NAA uygulaması ile sağlandığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuca göre, ekmeklik buğday yüksek dane verimi için üreticilerinin buğday bitkisine, bayrak yaprak çıkışı döneminde NAA uygulaması yapması önerilmektedir.
Karakılçık buğday yetiştiriciliğinde yeşil gübre uygulamalarının verim ve kaliteye etkisi
Bu çalışma, 2018/2019 ve 2019/2020 buğday yetiştirme mevsiminde Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama alanında yürütülmüştür. Çalışmada Günberi ile üç farklı makarnalık karakılçık buğday genotipleri, ticari gübre ile börülce, soya ve yerfıstığının yeşil gübre olarak kullanıldığı koşullarda yetiştirilmiştir. Genotiplerin dane verimine etkiler ikinci deneme yılında önemli bulunmuş, Günberi ticari çeşidi ikinci yılda en yüksek dane verimi (336 g m-2) vermiştir. Gübre etkileri her iki yılda da önemli bulunmuş, birinci yılda yerfıstığı ve soya sırası ile 345 ve 329 gm-2, ikinci yılda ise börülce uygulamasında 330 gm-2 ile en yüksek değerler sağlanmıştır. Genotiplerin hektolitre ağırlığı (kg hl-1) değerleri her iki yılda ortalama 81.3 kg hl-1 olmasına karşın Karakılçık-3 genotipi ortalama 82.0 kg hl-1 ile daha yüksek değere ulaşmıştır. Dane protein oranı, ikinci yılda Karakılçık-1 ve Karakılçık-2 genotiplerinde %11.44 ve %11.12 oranı ile diğer genotiplere oranla yüksek değer göstermiştir. Sonuç olarak, yeşil gübrelerin dane verimine etkileri ele alındığında birinci yıl yerfıstığı ve soyanın, ikinci yıl ise börülce uygulamasının etkin olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeşil gübre, dane verimi, yerel buğday, dane proteini, makarnalık buğday
Determination of the effect of sowing time and nitrogen amount on grain yield in Gökhan bread wheat variety
This study was conducted at the Research and Application area of the Department of Field Crops, Faculty of Agriculture, Çukurova University, during the 2022/2023 growing season. The objective was to evaluate the effects of four sowing dates (November 20, December 12, January 3, and January 23) and five nitrogen application rates (0, 5, 10, 15, and 20 kg N da⁻¹) on the grain yield of the Gökhan bread wheat variety, using a split-plot design with three replications. Sowing date served as the main plot factor, while nitrogen dosage was assigned to the sub-plots. The results indicated that both sowing dates and nitrogen doses significantly influenced spike stem length, spike length, plant and spike density per square meter, grain yield, grain weight, harvest index, hectoliter weight, and the protein and starch content of the grain. A significant negative correlation was observed between grain yield and traits such as plant height, spike stem length, spike length, grain count per square meter, and grain protein and starch content. In contrast, positive correlations were identified between grain yield and grain weight, biological yield, harvest index, and hectoliter weight. The highest grain yield for the Gökhan bread wheat variety under the conditions of Çukurova was achieved with the sowing on January 23. These findings suggest that the typical sowing period, which usually begins in the second half of November, can be extended until the last week of January. Keywords: Bread wheat, planting time, nitrogen dose, grain yield.
Güncel soya çeşitlerinde kuraklık stresinin dane verimine olası etkilerinin saptanması
Bu araştırma, güncel soya çeşitlerinde kuraklık stresinin dane verimine olası etkilerinin saptanması amacıyla 2021 yılında ikinci ürün yetiştirme sezonunda Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Alanı'nda yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak 23 soya çeşidi, tam sulama sulama (I100) ve kısıtlı sulama (I50) uygulamalarında yetiştirilmiştir. Araştırmada; yaprak klorofil konsantrasyonu, kök açısı, bitki boyu, bakla bağlama süresi, vejetasyon süresi, ilk bakla yüksekliği, bitkide boğum, dal ve bakla sayısı, baklada ve bitkide tohum sayısı, 100 tohum ağırlığı, dane verimi, hasat indeksi, biyolojik verim, tohumda yağ ve protein oranı ile yağ verimi gibi özellikler incelenmiştir. Tam ve kısıtlı sulamalı koşullarında Adel çeşidi sırası ile 408.3 ve 290.0 kg/da dane verimi en yüksek verimli çeşit olmuştur. Özellikler arası ilişkiler incelendiğinde, dane verimi sadece sulu koşullarda, hasat indeksi ve yağ verimi ile pozitif yönlü (sırası ile r=0.587** ve r=0.970**), bitki boyu ile ise negatif yönlü (r=-0.462*) önemli ilişki göstermiştir.
Güncel atdişi hibrit mısırlarda (Zea mays indentata Sturt.) kuraklığın dane verimi ve verim bileşenlerine etkisinin saptanması
Bu çalışma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü araştırma uygulama alanında güncel atdişi hibrit mısır çeşitlerinin tam sulama (I-100) ve kısıtlı sulama (I-50) düzeylerindeki performansını belirlemek amacıyla yürütülmüştü. Kısıtlı sulama uygulaması, ortalama dane veriminde %44'lük bir düşüşe yol açmıştır; en yüksek verim I-100'de Kontigos (1287.3 kg da-1), I-50'de ise KWS Kashmir (724.7 kg da-1) çeşidinden elde edilmiş; göreceli verim kaybı bakımından KWS Kashmir, Dario ve KWS Kerubino en dayanıklı genotipler olarak öne çıkmıştır. Kuraklık stresi bindane ağırlığını 282.9 g'dan 217.1 g'a indirerek yaklaşık %23'lük azalmaya neden olmuş, buna karşılık tane protein oranını %9.54'ten %10.33'e yükseltmiştir. Korelasyon katsayısı analizi, dane veriminin özellikle koçanda sıradaki dane sayısı (r = 0.823**) ve 1000 dane ağırlığı (r = 0.726**) ile pozitif ve ileri düzeyde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgular, Çukurova koşullarında kısıtlı su senaryolarına uyumlu genotip seçimi ve kısıtlı sulama stratejilerinin verim kaybını en aza indirirken dane kalitesini koruyabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Genotip çevre interaksiyonu, Mısır çeşitleri, Kuraklık, Verim