Theses supervised by Prof. Dr. Ömer Çolak
16 theses · Çukurova University
Bir SBR tesisinde farklı kirlilik yüklerinin çamur indeksi, arıtma düzeyi ve azot eliminasyonu üzerine etkilerinin araştırılması
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİ BİR SBR TESİSİNDE FARKLI KİRLİLİK YÜKLERİNİN ÇAMUR İNDEXİ, ARITMA DÜZEYİ VE AZOT ELİMİNASYONU ÜZERİNE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI Gülcihan GÜZELDAĞ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANA BİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Ömer ÇOLAK Yıl: 2001, Sayfa: 85 Jüri: Prof. Dr. Ömer ÇOLAK : Prof. Dr. Nedim UYGUN : Doç. Dr. Burhan AR1KAN Bu çalışmanın amacı; biyolojik atık su arıtma sistemlerinde problem yaratan konvensiyonel uygulamaların alternatifi olarak ortaya atılmış olan çeşitli işletme ve yapısal teknolojik modifikasyonlar arasından seçtiğimiz SBR (Sequencing Batch Reactor) teknolojisinin laboratuar koşullarında işletme ve nitrifıkasyon ve denitrifıkasyon dahil olmak üzere arıtma başarısı bakımından incelenmesi ve bölgemiz uygulamasına kazandırılmasıdır. Bu amaçla laboratuar boyutlarında tam otomatik olarak bir SBR tesisi kurulmuş ve ana karbon kaynağı melas olan yapay atık su biyolojik olarak arıtılmıştır. Çalışma süresince daha önceden seçilen optimal işletme kriterlerine bağlı olarak kirlilik yükleri değiştirilmiş ve çamur indexi yardımı ile aktif çamur yapısında meydana gelebilecek değişiklikler gözlenmiştir. Ayrıca azot eliminasyonu, nitrifıkasyon ve denitrifıkasyon başarısı ile kimyasal oksijen ihtiyacı (KOI) giderimi saptanarak genel biyolojik arıtma düzeyi araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre ; Kimyasal oksijen ihtiyacı giderimi : % 93.7 Toplam azot giderimi : % 85.8 Amonyum azotu giderimi : % 93.8 Nitrat azotu düzeyi : 22.5 \ug NO3" N/ml düzeyinde gözlenmiştir. Çamur indexi : Ortalama 71.5 ml/g düzeyinde gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler : SBR, Nitrifıkasyon, Denitrifıkasyon, KOI, Çamur İndexi
SDS-PAGE, agarose cellulose asetat teknikleri kullanılarak farelerde (Musmusculus var. albinus) oluşan anyonik immünglobülin prodiksiyonunun saptanması
76 6. ÖZET Bu çalışmada çeşitli bakteri antijenleri ile aşılanmış Mus muscutus var. albinos farelerinde immün cevap oluşumunun saptanmasında çeşitli elektroforez tekniklerinin başarı düzeyi araştırılmıştır. Aşılama için P. aeruginosa, Klebsiella sp., S. albus, S. aureus ve Streptococcus bakterileri kullanılmıştır. Değişik periyodfarda ve konsantrasyonlarda subkutan antijen uygulamasından sonra dalak, kalp, böbrek, karaciğer ve serum örnekleri çeşitli elektroforez teknikleri kullanılarak analiz edilmişlerdir. Ayırma ortamı olarak homojen SOS-PAGE, Gradient SDS-PAGE, Nativ- PAGE, Agarose ve selluloz asetat teknikleri kullanılmıştır. Homojen jeller % 7.5- to konsantrasyonlarda kullanılırken, gradient Jeller % 3.5-25 arasında değişen konsantrasyonlarda uygulanmıştır. Agarose jeller % 0.8, nativ jel ise % 7.5 konsantrasyonda tatbik edilmiştir. Analizler sonucunda kalp ve karaciğer (toplam 10 farklı protein fragmenti ortaya çıkmıştır) dokularının İmmün cevabın gelişmesinde diğer sistemlere göre daha iyi sonuç verdikleri bulunmuştur. Kullanılan bakteri antijenlerinin immünojenik etkisi en fazla 5. albus antijeninde görülmüş ve bunu sırasıyla Klebsiella sp., ve S.aureus antijenleri izlemiştir. Elektroforez teknikleri arasında en başarılı separasyon gradient jeilerte gerçekleştirilmiştir (toplam 29 protein fragmenti). En başarısız separasyon agarose ve sellulose asetat tekniklerinde görülmüş ve toplam 4 protein fragmenti saptanabilmiştir. Denature edilen örneklerde iyi bir separasyon sağlanmasına karşın, denature edilmemiş örneklerde birbirinden ayrılmış protein fragmenti saptanamamıştır. Selüloz asetat yöntemi ile separe edilen protein fragmentleri densitometrik olarak değerlendirilmiş ve antijen uygulanmış bütün örneklerde, albumin düzeyinde azalma olduğu görülmüştür.
Tavuk sindirim sisteminde sindirime yardımcı olabilecek aerob ve anaerob bakteri enzimlerinin izolasyonu, üretimi ve kullanım olanaklarının araştırılması
ÖZYÜKSEK L SANS TEZTAVUK S ND R M S STEM NDE S ND R ME YARDIMCIOLAB LECEK AEROB VE ANAEROB BAKTER ENZ MLER N NZOLASYONU, ÜRET M VE KULLANIM OLANAKLARININARAŞTIRILMASIBESTAM TAMBAĞÇUKUROVA ÜN VERS TES FEN B L MLERENST TÜSÜ B YOLOJ ANAB L M DALIDanışman : Prof, Dr. Ömer ÇOLAKYıl :2006, Sayfa: 56Jüri : Prof. Dr. Ömer ÇOLAKProf. Dr. Burhan ARIKANDoç. Dr. Gökhan CORALDoç. Dr. Hatice GÜVENMEZDoç.Dr. Nisa ÜNALDI CORALBu çalışmada yemlerin florasında doğal olarak bulunan ve yemde bulunan bileşenlereadapte olduğu kabul edilen Bacillus ve Clostridium bakterilerin, yemlerden izole edildiktensonra yine yem esaslı kültür ortamlarında yoğun olarak üretilip enzim sentezlerininsağlanması hedeflenmiştir.Bu amaçla tavuk yemlerinden izole edilmiş Bacillus ve Clostridium suşlarının amilaz,selülaz ve lipaz aktiviteleri araştırılmış, en yüksek aktivite gösteren suşlardan kısmisaflaştırmayla enzim üretilmiştir ve amilaz enzimi SDS-PAGE ile analiz edilmiştir. Bunagöre B22, B23, B27, B28, B31, B41 amilazlarının 62000-54000Da ve 54000-47000Daarasında değişen ikişer banttan oluştuğu tespit edilmiştir. Bu enzimlerin enzim aktiviteleribulunmuş ve bunlardan yüksek miktarda enzim üretilerek hayvan deneylerigerçekleştirilmiştir.Deneyler sonunda ilk deneyde, ikinci haftadan itibaren Deney grubu'nun ağırlığıKontrol grubunu yakalamış ve geçmiştir. kinci deneyde ise Deney 1 grubu ilk haftadanitibaren Kontrol grubundan haftada 20-50gr, Deney 2grubu ise 30-40gr daha fazla ağırlıkartışı göstermişlerdir.Anahtar Kelimeler: Amilaz, Selülaz, Lipaz, SDS-PAGEI
Ganoderma cinsi Basidiomycet'lerde misel kitlesinin optimal geliştiği sıvı ve katı besi yerlerinin araştırılması
Bu çalışmada Ganoderma lucidum mantarının şişe kültürü yöntemi ile 1 aylık süre zarfında en iyi gelişme gösterdiği ortamın tesbiti amaçlanmıştır. Ganoderma lucidum mantarı sporlarının sıvı besi yerinde çimlenmesi sağlanarak misel kültürleri elde edilmiştir. Misel kültürlerinden en iyi gelişmenin olabileceği düşünülen optimum pH (7,4-7,5), sıcaklık (27 oC) ve nem düzeyine sahip sıvı, katı ve diğer besi yerlerine aşılama yapılmıştır. Besi yeri olarak, CYM, MYA, PDA, X, Mısır unu besi yeri, PDYA, GCM ve zirai artıkların oluşturduğu diğer besi yerleri kullanılmıştır. Bir aylık süre sonunda şişelerde gelişmiş olan misellerin kuru ağırlık tartımı yapıldıktan sonra elde edilen verilere göre misel gelişiminin en yoğun olduğu besi yerinin gcm olduğu tespit edilmiştir. Sıvı besi yerindeki misel gelişiminin katı besiyerindeki misel gelişiminden %100 daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çoğunluğunu zirai artıkların oluşturduğu diğer besi yerleri içerisinde misel gelişiminde en iyi verimi pirinç+çiğit kabuğu+nohut+talaş tozu şeklinde hazırlanan karışımdan elde edilmiştir. Anahtar kelime: G. lucidum, şişe kültürü, sıvı ve katı besi yerleri.
Trametes versicolor'ın tekstil boyalarının gideriminde kullanım olanakları
Bu çalışmanın amacı; özellikle boya ve tekstil endüstrisi işletmeleri tarafından kullanılan ve bu işletmelerden çevreye bırakılan atık su içerisindeki önemli kirlilik faktörü olan sentetik boyar maddelerin düşük maliyetle ve kısa sürede biyolojik olarak arıtılmasının araştırılmasıdır. Bu amaçla beyaz çürükçül fungus olan Tramates versicolor'ın anyonik özellikte reaktif boyar maddeler (Reactive Black 5, Reactive Blue 19 ve Reactive Red 194) üzerine renk giderim aktivitesi araştırılmıştır. Maksimum renk giderimini belirleyebilmek için farklı boya konsantrasyonları kullanılarak laboratuar koşullarında hazırlanmış sentetik tekstil atık suyuna misel süspansiyonları eklenmiştir. Çalkalamalı ve statik koşullarda yürütülen bu çalışmada; çalkalamalı kültürlerde 4 gün sonunda renk giderim oranı Reactive Black 5 için % 97, Reactive Blue 19 için % 93 ve Reactive Red 194 için % 92, statik kültürlerde 14 günün sonunda bu oran sırasıyla % 93, % 87 ve % 79 olarak bulunmuştur. Mantarın boyar maddeleri ileri düzeyde metobolize ederek ortamdan elimine ettiği KOI (Kimyasal Oksijen İhtiyacı) analizi yapılarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tekstil Boyası, Renk Giderimi, Beyaz Çürükçül Funguslar, Trametes versicolor
Coprinus cıinereus'un maksimum çimlenme sıcaklığının saptanması ve yüksek sıcaklıktaki misellerle normal sıcaklıkta gelişmiş misellerin ve meyvelerın protein kombinasyonlarının karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, Coprinus cinereus sporlarının maksimum çimlenme sıcaklığının belirlenmesi; normal ve yüksek sıcaklıkta gelişmiş misel ve meyvelerinin protein kombinasyonlarının karşılaştırılması ile sıcaklığa dayanıklılığı ifade eden protein yapılarının tespitidir. CYM besiyerine ekilmiş olan sporlar, 24 saat içinde 37 oC'da 3 defa ayrı ayrı çimlendirilmiş ve ortalama çimlenme yüzdeleri hesaplanmıştır. Bu işlemler, 40, 41, 42, 43, 44 ve 47 oC sıcaklıklar için tekrarlanmıştır. Birbirinden farklı ve saf kültür halindeki 43 monokaryon misel 43 oC ve 46 oC sıcaklarda CYM besiyerinde geliştirilmiştir. Bu süreç sonunda gelişim hızlarının ölçülmesi ile, yüksek sıcaklığa dayanıklı olanlar ve olmayanlar belirlenmiştir. Yüksek sıcaklığa dayanıklı olan 2 farklı monokaryonun kendi aralarında ve yine yüksek sıcaklığa dayanıklı olan ve olmayan iki ayrı monokaryonun birbirleriyle eşleştirilmesi ile elde edilmiş olan dikaryon misel ve meyvelerinin ayrıca, yüksek sıcaklığa dayanıklı olan ve olmayan monokaryon misellerinin protein ekstraktları çıkarılmıştır. Proteinler, SDS-PAGE yöntemi ile analiz edilerek moleküler ağırlıklarına göre ayrıştırılmıştır. Sporlar yaklaşık olarak 41,2 oC'da maksimum çimlenme oranına (% 19,53) ulaşmıştır. 38 numaralı hariç, diğer monokaryon misel protein profilleri birbirine benzerlik göstermiştir. Meyve ile misel protein profillerinin farklı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Basidiomycetes, Çimlenme, SDS-PAGE, Meyve, Misel
Çukurova Üniversitesi Balcalı kampüs bölgesinde yaşayan Sarcophaga haemorrhoidalis türü kırmızı kıçlı boz et sineği populasyonlarında anomali tipleri ile sıklığının araştırılması ve genomik dna izolasyonu
Bu çalışmada, miyaz parazitolojisi ve gıda maddelerinin ekonomisi açısından önemli olan Sarcophaga haemorrhoidalis türü sineklerin karakterizasyonu; üretimi, çoğalmasının sağlanması sırasında meydana gelebilecek anomalilerin saptanması, davranışlarının incelenmesi, anomaliler ve dişi-erkek populasyon dinamiğinin çıkarılması, yaşam sürelerinin tespiti, pupalaşma evresindeki gelişmelerin incelendiğinde dişi sineklerin yavru bırakması, larvaların pupalaşması, pupalardan ergin sineklerin çıkmaları 14-22 gün aralığında gerçekleşmektedir. 3. generasyonda anomali tipler görülmüştür. Bu türe ait bireylerin kanatları buruşuk, çok küçük bir çıkıntı halini almıştır. Anomali sinekler de aynı zamanda çoğunlukla ayaklarının da kullanılamayacak şekilde oldukları tespit edilmiştir. Yine 3. generasyonda çoğalan sineklerde renk mumsu boz renginden sarısımsı bej renklerde bireyler ortaya çıktığı sonuçlarına varılmıştır.
Trichoderma spp.'e etkili antibiyotik üreten bacillus spp. suşlarının saptanması ve bunların ganoderma lucidum misel kültürlerinde in situ kullanılma olanaklarının araştırılması
Bu çalışmada Ganoderma lucidum gibi endüstriyel mantarların ticari üretiminde büyük bir sorun teşkil eden besin ortakçısı Trichoderma sp. mantarına karşı Bacillus sp. bakterisinin biyokontrol ajan olarak kullanılmasıyla problemin çözümü amaçlanmaktadır.Bu amaçla; doğal ortamlardan 72 tane Bacillus sp. suşları izole edilmiştir ve bu suşlardan Trichoderma sp.'e karşı antifungal aktiviteye sahip olanlar tespit edilmiştir. Bu suşların Trichoderma sp. gelişimini inhibe ederken Ganoderma lucidum miseli üzerinde olumsuz etki göstermemesine önem verilmiştir. Sonuç olarak, test edilen Bacillus sp. suşlarının arasında çeşitli düzeyde etkin olanlar tespit edilmiş ve bunlar arasında en yüksek düzeyde aktivite gösteren suşlar daha sonraki çalışmalarda Ganoderma lucidum miseline karşı uygunluk yönünden araştırılmıştır. Amacımıza uygun 8 tane Bacillus sp. izolatı belirlenmiştir.
Ganoderma lucidum üretiminde inokulum büyüklüğünün meyve oluşturma hızına ve ürün miktarına etkisi
Bu çalışmada; Türkiye'de farklı bölgelerden izole edilen Ganoderma sp suşlarının ve ticari olarak kullanılan standart Ganoderma lucidum'un üretiminde, inokulum büyüklüğünün, misel gelişim hızlarına ve ürün miktarına etkisinin araştırılması hedeflenmiştir.Bu amaçla, Samandağ, Ziraat, Levent, Bandırma ve Rektörlük olarak adlandırılan Ganoderma sp. suşlarına ve ticari olarak kullanılan standart Ganoderma lucidum'a ait misel ölçüm ortalamaları alınmış ve bu suşlara ait ürünler toplanarak biyolojik verimlilik hesaplanmıştır.Yapılan ölçümlerde, 28.11.2008 tarihinde inoküle edilen Samandağ, Ziraat ve Rektörlük suşlarına ait biyolojik verimlilik ve misel ölçüm ortalamaları sırasıyla (%5,97 ve 60 torbada 10,32 cm), (% 5,95 ve 60 torbada 10,57 cm) ve (% 4,75 ve 29 torbada 9,58 cm) olarak bulunmuştur. Bandırma, Levent, standart Ganoderma lucidum ve Rektörlük suşlarına ait biyolojik verimlilik toplu olarak alınmıştır ve % 6'dır. Bu suşlara ait misel ölçüm ortalamaları sırasıyla, 43 torbada 16,53 cm; 33 torbada 10,72 cm; 37 torbada 9,18 cm ve 18 torbada 7,05 cm olarak bulunmuştur.
Fekal bakterilerde akridin oranj ve yüksek gerilim etkisiyle ortaya çıkan biyolojik değişiklikler
Bu çalışma da Çukurova Üniversitesi Çamlıtepe lojmanları kanalizasyon suyundan izole edilen bakteri örnekleri identifiye edildikten sonra (E.coli, Citrobacter spp., Klebsiella spp. ve Proteus spp.) değişik karbonhidratlar (maltoz, sakkaroz, laktoz, mannitol) kullanılarak, bakteriler üzerine toksik etki sınırının hemen altındaki konsantrasyonlarda (50, 100 ve 250 µg) Akridin oranj uygulanarak ve 5, 10 ve 20 saniyelik sürelerde elektrik akımı verilerek bakterilerde normale gore meydana gelen biyolojik değişiklikler araştırılmıştır. Ek olarak akridin oranj ve elektrik akımlarının seçilen bakterilerin antibiyotik dirençliliği üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Araştırmaların sonunda bazı bakterilerde değişim olmazken bazı bakterilerde antibiyotik dirençliliği ve karbonhidratlara etki üzerine kayda değer değişiklikler meydana gelmiştir.
Ganoderma lucidum monokaryon misel protein kalıplarının dikaryon misellerde görülme düzeyi ve Ganoderma lucidum sıcak su ekstraktının fare doku hücrelerinde oksidatif dna hasarlarının önlenmesi ve p53 gen aktivitesi üzerine etkisi
Bu çalışmada spor yüklü Ganoderma lucidum basidiokarpından alınan bir öze spor son konsantrasyonu %3 olacak şekilde hidrojen peroksit ile yıkandıktan sonra, sulandırılarak CYM besiyerine yayılmıştır. Çimlenen sporlar mikroskop yardımıyla seçilerek monokaryon miseller üretilmiştir. Birbiriyle uyumlu olan monokaryon misellerin oluşturduğu dikaryon miseller, mikroskop altında clamp connection yapılarına bakılarak seçilmiştir. Seçilen 15 monokaryon ve onlara ait 9 dikaryon örneğinden total protein izolasyonu yapılarak, SDS-PAGE'te görüntülenmiştir. Sonuçlar, dikaryonların kendilerini oluşturan monokaryonlarla benzer protein içerdiği, ancak bazı dikaryonların da kendilerini oluşturan monokaryonlara nazaran daha yoğun protein içerdiğini göstermiştir. Diğer bir çalışmada ise, 4 farklı fare grubu oluşturulmuş ve bu farelerin karaciğer ve böbrek dokuları izole edilmiştir. Ganoderma lucidum sıcak su ekstraktının, oluşturduğumuz fare gruplarının karaciğer dokularında kontrol grubuna kıyasla p53 konsantrasyonunu değiştirdiği ve bazal diyetine ek olarak, sadece Ganoderma lucidum sıcak su ekstraktı verilen fare grubu ile kontrol fare grubu arasında karaciğer ve böbrek dokularında malonik dialdehit düzeyinde farklılıklar oluşturduğu saptanmıştır. Sonuçlara dayanarak, Ganoderma lucidum sıcak su ekstraktının, hücre metabolizmasında başlamış hasarların tamiri yönünde olduğu kadar doğal hücre metabolizmasının korunup idame ettirilmesinde de güçlü katkı sağladığı düşünülebilir.
Dikaryon Pleurotus ostreatus misellerinin farklı ph düzeylerinde gelişme hızlarının saptanması ve Pseudomonas sp. suşlarının Pleurotus ostreatus misel gelişim hızına olası etkilerinin araştırılması
Bu çalışmayla birlikte, ekonomik değeri olan önemli bir mantar türünü oluşturan Pleurotus ostreatus üreticilerinin hazırlayacakları yapay misel ve meyve ortamlarına katılabilecek katkı maddeleri ile elde edilen pH düzeyinin en uygun ve bol ürün elde edilmesi yönünde kullanılabilirliği şeklinde endüstriyel bir katkı sağlanacaktır. Bunun yanı sıra Pseudomonas sp.'nin gelişim desteği, görünüm ve lezzet bakımından olduğu kadar ürün kalite ve kitlesinde de pozitif katkılar sağladığı taktirde bu da bu yöndeki endüstriye üst düzey bir katkı sağlayacaktır.Bu çalışmada, öncelikle pH düzeyinin Pleurotus ostreatus'un misellerine etkisi araştırılmıştır. Mantarın gelişimi için en uygun pH değerinin 7 civarında olduğu tespit edilmiş ve mantarın kültürün pH düzeyini değiştirerek, kendi gelişimi için gerekli optimum pH değerine dönüştürdüğü gözlenmiştir. Bunun yanı sıra, düşük pH değerlerinde gelişen misellerin morfolojik görünümü yüksek pH düzeylerine göre daha zayıf bir yapıda olup, besiyeri yüzeyini tamamen kaplama süresi ise daha uzundur.Diğer taraftan, izole edilen Pseudomonas suşlarının misel gelişimi üzerine pozitif yönde önemli bir katkısı ortaya çıkmamıştır. Bununla birlikte, bazı suşlarla beraber geliştirilen misellerin, bakterilerin bulunduğu bölgede daha sıkı ve güçlü bir misel örtüsü meydana getirdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca birçok bakteri suşu ile mantar birlikteliği sonucu, besiyerinin yüzeyinin tamamını kaplama süresinin bakteri ekilmemiş, sadece mantar ekilen petri kutularında gelişen misellere göre (kontrol grubu) daha kısa sürdüğü tespit edilmiştir.
Farklı deri floralarından izole edilen staphylococcus sp. suşlarının günümüz hijyen sağlayan sabunlarına karşı davranışları ve bu davranışta plasmid etkinliğinin araştırılması
Bu çalışmada antibakteriyel sabunların deri florasında bulunan Staphylococcus sp.'ler üzerine etkisinin belirlenmesi ve bu etkinin plazmid varlığı ile ilgili olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada piyasada bulunan, içerisinde antibakteriyel ajan taşıyan iki farklı antibakteriyel sabun ve içerisinde antibakteriyel ajan taşımayan bir tane normal sıvı sabun olmak üzere üç tane sabun kullanılarak bu sabunların antibakteriyel aktiviteleri ve bu aktivitenin plazmid etkinliği ile ilgili olup olmadığı araştırılmıştır. Farklı insan deri florasından izole edilen bakteri suşları sabunların %10 ve %30 çözeltilerine 5 dakika ve 2 dakika maruz bırakılıp petri kutusunda koloni sayma metoduyla bakteriler sayılıp sabunların etkinliği gözlenmiştir. İzole edilen 12 bakteri suşuna, %10 antibakteriyel A sabunu ve B sabununun 2 dakika ve 5 dakikalık uygulamalarında, %10 antibakteriyel olmayan C sabununun 2 dakika ve 5 dakikalık uygulamarında etkisi hemen hemen aynı olup yüksek oranda bakteri sayısında azalma meydana gelmemiştir, yanlızca bir suşta tamamen eliminasyon sağlanmıştır. %30 antibakteriyel A sabunu ve B sabununun 5 dakikalık uygulamasında 5 bakteri suşu dışında tüm suşlarda tam eliminasyon sağlanmıştır. 2 dakikalık uygulamada ise yalnızca 1 suş en yüksek sulandırma düzeyinde bile bakteri varlığı gözlemlenmiştir. Plazmid izole edilen bakteri suşlarına plazmidlerin sabunlara direnç geliştirmesi konusunda pek katkı sağlayamadığı görülmüştür.
Topraktan izole edilen farklı bacillus sp. suşlarının antifungal etkinkliklerinin saptanması
Bu çalışmada Adana ili topraklarından yaklaşık 50 farklı Bacillus sp. suşu izole edilmiştir. Seçilen 9 suşun Alternaria sp., Aspergillus sp., Candida sp., Penicillium sp. ve Trametes versicolor funguslarına karşı antifungal aktiviteleri gösterilmiştir. Bacillus sp. AL-1 and Bacillus sp. DN-1 suşlarının test funguslarına karşı en güçlü etkiyi gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca Bacillus sp. AL-1 ve Bacillus sp. DN-1 suşları Alternaria sp., Aspergillus sp., Penicillium sp. funguslarının hem misel gelişimi hem de spor germinasyonunu inhibe etmiştir.
Streptomyces suşlarında farklı genetik manipülasyonların antibiyotik ve enzim üretimi yönünden başarı düzeyinin araştırılması
Çukurova Üniversitesi'nin 5 farklı bölgesinden alınan toprak örneklerinden toprakta yaygın olarak bulunan 14 Streptomyces suşu izole edildi. Bu suşlardan S35, S47, S48, S50'nin Staphylococcus aureus, Bacillus subtillis ve Pseudomonas aeruginosa test organizmalarına karşı antibakteriyal aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. Bu suşların antibakteriyal etkinliği üç farklı besi ortamında değerlendirilmiş ve farklı besin ortamlarının Streptomyces suşlarının antibiyotik üretme yeteneğini artırabileceği ya da azaltabileceğini tespit edilmiştir. Diğer bir araştırmamızda antibiyotik üretim özelliğinin plazmidle taşındığı belirlendi. S47 ve S48 izolatlarından izole edilen plazmidler elektroporasyon yöntemiyle antibiyotik üretmeyen S40 suşuna aktarılma çalışması yapıldı. Rejenerasyon besiyerinden seçilen 250 suş içinden 37 sinin antibiyotik üretim özelliği kazandığı fakat bu suşlardan 9'unun bu özelliği koruduğu bulunmuştur. Diğer bir araştırmamızda da S40, S47, S48 suşlarının 7 gün sonundaki ksilanaz aktivitesi sırasıyla 50,92 U/mL, 49,51 U/mL, 47,79 U/mL tespit edilmiştir. Yüksek ksilanaz aktivitesi gösteren bu suşlar arasında gerçekleştirilen protoplast füzyon çalışması sonucu farklı koloni morfolojsi gösteren 9 suş seçilmiştir. (40-48)R2 ve (47-48)R3 suşlarının ksilanaz aktivitesi ebeveyn suşlara göre sırasıyla %25,9 ve % 31,9 oranında arttığı tespit edilmiştir. Protoplast füzyon tekniğiyle enzim aktivitesinin geliştirilebileceği gösterilmiştir.
Ekşi maya florasına ait önemli mikroorganizma gruplarının araştırılması ve bu flora elemanları arasında biyokimyasal davranış farklılıklarının saptanması
Bu çalışmanın amacı, endüstri ve biyoteknoloji alanında yaygın olarak kullanılan mayanın, biyolojik aktivitesini arttıran mikroorganizma gruplarını belirlemektir. Ekşi maya florasından saf halde maya suşları izole edilmiş ve topraktan bakteri izolasyonu yapılmıştır. Elde edilen maya ve bakteri suşları belirli oranlarda un ile karıştırılarak farklı sürelerde (20, 40, 60, 80, 100, 120, 140, 160, 180 dk ) hamur kabarma fonksiyonları gözlenmiştir. En iyi kabarma sağlayan maya suşlarının M₂, M₅, ve M₁₀ olduğu belirlenmiştir. Kabarma fonksiyonu gösteren bakteri suşlarının N₁, N₃, N₄, N₅, P₁, P₃, P₄, P₅, en iyi kabarma fonksiyonu gösteren bakteri suşlarının N₁, P₃, N₃, P₄, N₅ olduğu belirlenmiştir. (N₁, N₃, N₄, N₅ : Pseudomonas P₁, P₄:Staphylococcus P₃, P₅: Bacillus)