Theses supervised by Prof. Dr. Şerafettin Sevim

51 theses · Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Kaynak yapısının işletme başarısına etkisinin perakende sektöründe değerlendirilmesi

İşletmelerin kaynak yapısı firma başarısı ile doğrudan bağlantılı bir konudur. Kaynak yapısının ne olması gerektiği birçok faktöre bağlı olmakla birlikte faaliyette bulunulan sektör ve iş modeli de bunu belirleyen önemli faktörlerden biridir Dolayısıyla sektör veya işletmenin belirlemiş olduğu iş modeli kaynak yapısının analizinde önemlidir. Çalışmanın amacı; işletmelerin iş modeli ve sektöre bağlı en uygun kaynak yapısının finansal performansına etkisini Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri ile incelemektir. Çalışmada kaynak yapısının analizi finansal bakış açısı ve iş modeli kriterleri esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada BIST-Perakende Sektöründe, aynı zamanda "47.1-Belirli Bir Mala Tahsis Edilmemiş Mağazalardaki Perakende Ticaret" nace koduyla faaliyet gösteren Bim, Şok, Migros, CarrefourSa işletmeleri ve TCMB (Perakende Ticaret) Sektör Bilançoları 2015-2023 yılları arasındaki bilançoları kullanılarak finansal performansları karşılaştırılmıştır. TCMB (Perakende Ticaret) Sektör Bilançoları verileri de işletme performanslarını karşılaştırmak ve kontrol amacıyla analize dahil edilmiştir. Sonuç olarak yapılan analiz ve incelemelerde Bim ve Şok'un, Migros ve CarrefourSa'nın birbiri ile benzer iş modeli gösterdikleri, sektör ve iş modeline bağlı olarak en uygun kaynak yapısı mal piyasalarından sağlanan borcun, para ve sermaye piyasalarından fazla olduğu; otofinansmanın ödenmiş sermayeden fazla olduğu, gerçek otofinansmanın da zahiri otofinansmandan fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Zaman serisi içerisinde sürekli olarak en başarılı çıkan işletmelerin finansal yapısı belirtilen en uygun kaynak yapısına sahiptir. Çıkan sonuç CRITIC ağırlıklandırma, TOPSIS, MOORA ve Duyarlılık Analizleri ile desteklenmiştir. Bu çalışma, diğer işletmeler için örnek kaynak yapısı olarak alınabilir. Anahtar Kelimeler: CRITIC, Duyarlılık Analizi, Finansal Performans, Firma Başarısı, Kaynak Yapısı, MOORA, NACE Kodu, TOPSIS

Buse Gök
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi teknolojileri kurumsal yönetişiminin kritik başarı faktörleri temelinde incelenmesi: Sigortacılık sektöründe bir uygulama

İşletmelerde bilgi teknolojilerinin kurumsal yönetişimi, sürdürülebilir büyüme, yüksek performans ve yatırım getirisi hedeflerinde stratejik bir önceliktir. BT kurumsal yönetişimi, işletmeye değer katma ve riskleri dengelemek hedefiyle işletme tarafından kullanılan yapı, süreç ve ilişkisel mekanizmaları geliştirmeyi amaçlar. Özellikle sigortacılık sektörü uyumluluğu sağlamak, riski yönetmek ve hassas müşteri verilerinin güvenliğini sürdürmek için sağlam BT kurumsal yönetişime ihtiyaç duyar. Bu bağlamda çalışmasının temel amacı; sigortacılık sektöründe bilgi teknolojisi kurumsal yönetişim sistemini (EGIT); kritik başarı faktörleri temelinde değerlendirmektir. Bu amaç ile sigorta şirketlerinde BT kurumsal yönetişiminin nasıl uygulandığı, iyi yönetilen temel süreç odak alanları ve önemli kritik başarı faktörlerin neler olduğu konusunda bütünsel bir anlayış geliştirilmiştir. Böyle bir anlayışın geliştirilmesi sigortacılık sektöründe etkili BT kurumsal yönetişim uygulaması için kritik başarı faktörlerini ve işletmelerin BT kurumsal yönetişiminin uygulamalarını iyileştirilebilmelerine yönelik önemli bir boyut kazandırmıştır. Çalışmada nitel analiz yöntemi kullanılmış ve yapılan analizler sonucunda, bilgi teknolojileri kurumsal yönetişimi için; açık bir iletişim, hesap verebilirlik, şeffaflık temelli yönetişim kültürünün önemi ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlar, sigortacılık sektöründe BT kurumsal yönetişimi uygulamasını destekleyen önemli kritik faktörleri ve yönetişim hedeflerinde en önemli süreçleri temsil etmektedir.

Hatice Kübra Koç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Risk odaklı iç denetim kalitesini etkileyen faktörlerin kamu sektöründe incelenmesi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde bir araştırma

Risk odaklı iç denetim kamu kurumlarında 5018 sayılı yasa ile güncel hale gelmiştir. Bu yasayla birlikte kamu kurumlarındaki iç denetim faaliyetlerinin sürdürülebilir nitelikte olması da önemli bir konu haline gelmiştir. Büyükşehir belediyelerindeki yeni yapılanma süreçleriyle kadrolaşmalardaki yetersizlikler de risk odaklı iç denetim kalitesini, etkileyen en önemli faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Hem ilçe belediyelerinde hem büyükşehir belediyelerindeki kadro yetersizlikleri İç Denetim Koordinasyon Kurulu'nun raporlarında da görülmektedir. Bu çalışmada risk odaklı iç denetim kalitesini etkileyen faktörlerin iç denetçilerin bakış açısıyla ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında büyükşehir belediyelerinde iç denetim kalitesini etkileyen faktörler; denetim süreci ile ilgili faktörler; kalite kontrol sistemi ve teknoloji kullanımı, iç denetimin örgüt yapısı ile ilgili faktörler; yasa, yönetmelik, mevzuatlar ve amaç, plan, prosedürler, denetim alanları ile ilgili faktörler; mali saydamlık, yolsuzluk, ihaleler ve denetçi ile ilgili faktörler; meslek ahlak kuralları, uygulanan denetim türleri, sahip olunan sertifika düzeyleri olarak ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Risk Odaklı İç Denetim, Kamu Sektöründe İç Denetim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Risk Odaklı İç Denetim, İç Denetim Kalitesi

BelediyelerDenetimKamu kuruluşları+4
Eda İlkün
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu kurumlarındaki iç denetçilerin mesleki yeterliliği: Kamu üniversitelerinde bir araştırma

Örgütün sistemleri, kültürü, süreçleri konusunda bilgiye sahip uzman kişiler tarafından sürdürülen, örgütün amaçlarını gerçekleştirmesinde ortaya çıkabilecek sorunları ortadan kaldırmaya yönelik oluşturulan mekanizmanın etkinliğini ve yeterliğini gösteren faaliyet olarak adlandırılan iç denetimin önemi son yıllarda artış göstermektedir. Kamuda bu önemli faaliyeti gerçekleştiren iç denetçilerin yeterliliklerini inceleyen araştırmaya literatürde rastlanılmamıştır. Bu çalışma ile iç denetçilerin iç denetimdeki etkinliklerinin üzerinde mesleki yeterliliklerinin etkisi kamu kurumları düzeyinde ele alınmıştır. İç denetçilerin mesleki yeterliliklerinin iç denetim etkililiklerine etkileri kamu üniversiteleri boyutunda ele alınmıştır. Çalışma evreni olarak kamu kurumları ele alınmıştır. Bu kapsamda araştırma örneklemi olarak kamu üniversiteleri seçilmiştir. 127 kamu üniversitesinden 140 iç denetçiye anket gönderilmiş, 32 kişiye anket yöntemiyle ulaşılmış ve veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde iç denetçilerin mesleki yeterliliklerinin iç denetimdeki etkililikleri üzerinde etkili olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Kamu Kavramı, Kamu Kurumlarındaki İç Denetim, Kamu Kurumu İç Denetçileri, Kamu Kurumu İç Denetçilerin Mesleki Yeterliliği

Kamu denetimiKamusal denetimİç denetim sistemi+1
Havva Şule Topaloğlu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özkaynak değişim tablosunun içerik analizi ve BIST-100 şirketlerinde bir araştırma

Özkaynak değişim tablosu, belli bir dönemin özkaynak kalemlerinde meydana gelen değişmeleri toplu olarak gösteren finansal tablodur. Özkaynak değişim tablosunun içerik analizi ile birlikte özkaynak bileşenlerinde cari ve önceki dönem itibariyle meydana gelen değişmeler ve bu değişmeleri etkileyen faktörler açıklanmaktadır. Böylelikle işletme ile ilgilenen bilgi kullanıcılarına faydalı bilgiler sunularak daha doğru karar almaları sağlanmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, işletmelerin özkaynak yapılarını oluşturan bileşenlerde meydana gelen değişmeler ve nedenleri ile bunlar üzerinde etkisi olan faktörler araştırılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul 100 (BİST-100) endeksinde işlem gören farklı sektörlerden 37 şirketin 2017 yıllarına ait verileri kullanılmıştır. Araştırmada, bağımlı değişken olarak; ödenmiş sermaye, dönem net karı, otofinansman oranı, toplam özkaynaklar yer alırken bağımsız değişken olarak; net satışlar, çalışan sayısı, işletme yaşı, borç / özkaynak oranı, aktif büyüklük, hisse başına kar payı ve faaliyet karı kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde çoklu regresyon analizi yöntemi kullanılarak faktör analizi gerçekleştirilmiştir. 2017 yılı için gerçekleştirilen dikey analiz sonucunda işletmelerin özkaynaklarının otofinansman ağırlıklı olduğu ve otofinansman kaynakları arasında ise dönem net karı, geçmiş yıl karları ve gerçekleşmemiş gelir ve giderlerin ağırlıklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Faktör analizi sonucunda elde edilen verilere göre ise özkaynak yapısını etkileyen en önemli faktörün aktif büyüklük olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Özkaynak, Özkaynak Değişim Tablosu, Otofinansman, Borsa İstanbul, Dikey Analiz, Faktör Analizi

Borsa İstanbulDeğişimDeğişim analizi+7
Funda Özbek
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi ve inovasyon yönetim süreçlerinin firma düzeyinde inovasyon gücüne etkisi: Şişecam ve Corning örneği

Firmaların yenilikçi ve katma değeri yüksek ürünler üretebiliyor olması, karlılığın yüksek olduğu yeni ve özel pazarlarda bulunabilmelerini sağlar. Böylece, firmalar fiyat bazlı rekabetin baskın olmadığı yeni ve büyük pazarlarda çalışarak şirketlerinin marka değerini yükseltebilirler. Yenilikçi ve katma değeri yüksek ürün geliştirebilmek için elimizdeki en değerli çözüm ve en önemli güç inovasyondur. İnovasyonu başarılı biçimde hayata geçirmek, firmaların bilgi ve inovasyon yönetim süreçleri ile birebir ilişkilidir. Firmalar, başarılı bir inovasyon yönetim sürecine sahip olduklarında diğer firmalardan farklılaşırlar. Bu şirketler, inovasyon güçlerini rakiplerine göre daha fazla arttırabilir ve rekabet avantajı kazanarak büyüme yarışında da öne geçebilirler. Çalışmamızda, bir ''İnovasyon Yönetim Modeli Çerçevesi'' önerisi sunulmaktadır. Bu model çerçevesinin hazırlanmasında, uygulaması bulunan ve literatürde yer alan inovasyon yönetim modelleri ile inovasyon gücü ölçümü anahtar performans göstergeleri baz alınmıştır. Sunulan model çerçevesi kullanılarak iki farklı firmanın inovasyon süreçlerinin karşılaştırılması yapılmış ve inovasyon güçleri analiz edilmiştir. Önerilen İnovasyon Yönetim Modeli Çerçevesi ile yapılan analizde, firmaların kurumsal vizyon ve stratejileri ile uyumlu biçimde oluşturulan inovasyon stratejisi doğrultusunda hareket ettiklerinde daha başarılı olacakları vurgulanmaktadır. Bu doğrultuda, ülkemizin ulusal inovasyon altyapısındaki gelişimin, firmalarımızın inovasyon gücüne ve ülke ekonomimizin gelişimine pozitif katkı sağlayacağı da net olarak ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Bilgi Yönetimi, İnovasyon, İnovasyon Yönetimi, İnovasyon Stratejisi, İnovasyon Gücü

Bilgi yönetimiFirmalarYenilik stratejileri+2
Abdullah Gayret
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu sektöründe iç kontrol sisteminden kaynaklanan hata ve hile analizi: Büyükşehir belediyelerinde inceleme

İç kontrol sistemi; kurumların güvenilir, doğru ve şeffaf bilgi üretmesi ve sergilemesi bağlamında uygulanması gereken önemli bir süreçtir. Türkiye kamu sektöründe iç kontrol sistemi, 5018 sayılı Kamu Mali ve Kontrol Kanunu' na göre şekillenmektedir. 5018 sayılı kanun ise COSO iç kontrol modeli ile paralel bir şekilde işleyiş göstermektedir. Kamu kurumlarında hata ve hilelerin önlenmesinde iç kontrol sistemi önemli bir rol oynamaktadır. İç kontrol sistemi, kaynakların etkin ve verimli kullanımı, belirlenen hedeflere ulaşma, mevzuata uygun işleyiş, mali raporlara güvenilirlik gibi faydalar sağlamasıyla büyükşehir belediyeleri açısından da önemli bir süreçtir. Sayıştay denetim raporları kapsamında büyükşehir belediyelerinde iç kontrol sisteminin etkin çalışmamasından dolayı birçok risk saptanmıştır. Araştırmada büyükşehir belediyelerinde tespiti sağlanan muhasebe hata ve hileleri iç kontrol sistemi bileşenleri ile ilişkilendirilmektedir. Literatürde Sayıştay raporları kapsamında büyükşehir belediyelerinin hata ve hile analizine ve iç kontrol sistemi ile ilişkilendirilmesine yönelik bir çalışma bulunmaması araştırmamızı önemli kılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda oluşabilecek risklerin önlenmesi bağlamında iç denetçilere yeni bir bakış açısı kazandırması beklenmektedir.

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriKamu sektörü+2
Büşra Öncü Güven
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal raporlamanın güvenilirliği üzerine COBIT süreçlerinin rolü ve bankacılık sektöründe bir araştırma

Bankacılık sektöründe yoğun olarak kullanılan bilgi teknolojileri (BT) uygulamaları, sağladığı olanakların yanında birçok riski de beraberinde getirmektedir. BT risklerinin yönetilmesi için optimal yöntemleri içeren ve dünyada kabul gören standardın adı COBIT (Bilgi Teknolojisi ve İlgili Teknolojilere İlişkin Kontrol Hedefleri)'tir. Ülkemizde BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) 'nın belirlediği düzenleme ile 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren bankaların bilgi sistemleri yönetimi ve denetimi için kullanacağı standart, çerçeve veya metodolojinin COBIT'te yer verilmiş olan kontrol hedeflerini gerçekleştirmesi gerektiği ifade edilmiştir. İş hedeflerine ulaşma yeteneğini artıran ve iç kontrolü geliştirmek üzere kullanılabilecek COBIT'in kontrol hedeflerine uygunluğu, BT ile ilişkili riskleri azaltarak finansal bilgilerin ve dolayısıyla finansal raporların güvenilirliğini artırması beklenir. COBIT standartlarının uygulamasının bankacılık sektöründe zorunlu olmasından dolayı, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB)'ne kayıtlı bankalarda yapılan çalışmada; COBIT'in kontrol hedeflerinin BT risklerini azaltarak finansal raporların güvenilirliğine katkısı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca COBIT kontrol hedeflerinin finansal raporlamanın güvenilirliği sağlama düzeyinin bankaların türü, aktif büyüklükleri, faaliyet süreleri ile COBIT süreçlerinde rol oynayan üst yönetim, iç denetçi ve bağımsız denetçiler açısından değişip değişmediği veya hangi boyutta değiştiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: COBIT, Finansal Raporların Güvenilirliği, Bilgi Teknolojileri Risk Yönetimi, İç Kontrol, İç Denetim.

Bankacılık sektörüBankalarBilgi ve ilgili teknolojiler için kontrol hedefleri+5
Ayşenur Eliuz Koyuncu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı sigorta branşlarında müşteri memnuniyetini belirlemeye yönelik bir araştırma: Bursa il merkezi örneği

Günümüzde giderek artan müşteri portföyü ile sigortacılık, büyüyen bir pazar olarak geniş bir hizmet yelpazesine sahiptir. Müşterilerinin karşılaştıkları zararı karşılamayı taahhüt eden bu sektörde müşteri memnuniyetinin sağlanması, büyük ölçüde sunulan hizmet kalitesi ile ilişkilidir. Müşteri memnuniyetinin göstergesi olarak ise müşterilere sunulan hizmetin kalitesi ölçü olarak kullanılabilir.Yapılan bu araştırmada, sigorta şirketlerinden hizmet satın alan, Bursa ilinde ikamet eden 400 müşteri üzerinde SERVQUAL ölçeği kullanılarak, hipotezler çerçevesinde hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti arasındaki ilişki incelenmiştir.Araştırmada müşterilerin hizmet kalitesinden beklentileri ve hizmet kalitesinin algısının ölçülmesi ve beklenen hizmet kalitesi ile algılanan hizmet kalitesi arasındaki ilişki ölçülmüştür. Araştırmada hizmet kalitesi Fiziki Unsurlar, Güvenilirlik, Heveslilik, Güven ve Empati olmak üzere beş boyutta değerlendirilmiştir. Daha sonra bu alt boyutlara göre müşterilerin cinsiyet, eğitim durumu, meslek türü, sigorta branşı ve sigorta şirket türüne göre memnuniyetleri arasındaki farklılıklar incelenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre hizmet kalitesinin tüm boyutları için müşteri memnuniyeti düzeyi, sigorta branşlarına göre farklılık göstermektedir. Fiziksel unsurlar, heveslilik ve empati boyutları cinsiyete göre farklılık gösterirken, güven ve güvenilirlik boyutları farklılık göstermemiştir. Analiz sonucunda tüm alt boyutlar şirket türüne göre farklılık göstermektedir. Güvenilirlik ve Güven boyutlarında gelir durumuna göre bir farklılık gözlemlenmemiştir. Öğrenim durumlarına göre boyutlar arasında herhangi bir farklılık gözlemlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: Hizmet Kalitesi; Sigortacılık; Müşteri Memnuniyeti.

Hizmet kalitesiMüşteri tatminiSigorta+3
Hilal Öztaş
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik güçlendirmenin yenilikçi davranışa etkisinde kişilik özelliklerinin düzenleyici rolü üzerine bir araştırma

Örgütlerin yoğun rekabet altında rakiplerinden farklılaşabilmeleri için yenilikte öncü olmaları gerekmektedir. Çalışanların örgütte yapmış oldukları yenilikler ve bunun yarattığı katma değer örgütleri rakiplerinden farklılaştırarak lider konumuna getirmektedir. Örgütlerde önemli unsurlardan biri çalışanlardır. Bu nedenle çalışanların sahip oldukları özelliklere ait bilgiler de değerli hale gelmektedir. Ancak çalışanların sadece bu özelliklere sahip olmaları değil iş süreçlerine bu özelliklerini yansıtabilmeleri ve yenilikçi davranışlar sergilemeleri gerekmektedir. Bu bağlamda çalışanların psikolojik güçlendirme algılarının yenilikçi davranış sergilemesindeki etkisini incelemek ve kişilik özelliklerinin düzenleyici rolünü ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Dünyada yaşayan kentli nüfusun artması, bireylerin yoğun iş yüküne sahip olması, strese maruz kalması ve bireylerde bunlara bağlı rahatsızlıkların ortaya çıkması bireyleri kendilerini iyi hissedebilecekleri farklı alanlara yöneltmektedir. Wellness, yeni yaşam şartlarında bireylerin karşısına çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu araştırma wellness işletmelerinde hizmet veren insan kaynağı perspektifiyle ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre psikolojik güçlendirmenin yenilikçi davranışa etkisinde beş faktör kişilik özelliklerinin düzenleyici role sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu üç değişkenin, çalışanların bazı demografik özelliklerine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.

Beş faktör kişilik modeliKişilikKişilik özellikleri+3
Sevcan Fırın
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetimin kalite göstergesi olarak şeffaflık raporlaması ve denetim kalitesiyle ilişkisi üzerine bir araştırma

Bağımsız denetim gelişmiş ekonomilerde kurumsallaşmış kuruluşlarla yürütülmekte ve bu kuruluşların denetimi gittikçe önem kazanmaktadır. Günümüzde bağımsız denetim kuruluşlarının denetim standartlarına uygun bir denetim yapıp yapmadıklarının denetlenmesi, denetimle ilgili düzenlemeler yapan kuruluşların önemli sorunlarından biridir. Denetim kuruluşlarının denetlenmesiyle ilgili değişik yapılanmaların olduğu görülmektedir. Bu yapılanmalardan biri de şeffaflık raporlamasıdır. Şeffaflık raporu, kullanıcıları açısından denetimin kalitesi hakkında yargılarda bulunmak için değerli bir belgedir. Bu çalışmada; denetim kuruluşlarının şeffaflık raporunun içerik ve sunumunun denetim kalitesiyle ilişkisi kurulmuş, bu ilişki derecelendirilerek elde edilen not denetim faaliyetinin kalitesi hakkında denetim kuruluşlarına kalite kontrol sistemlerini geliştirmeye yönelik geri bildirim oluşturmaya çalışılmıştır. Türkiye'de faaliyette bulunan ve Kamu Gözetimi Kurumu'ndan bağımsız denetim yetkisi alan 28 denetim kuruluşunun 2014 yılı şeffaflık raporlarının içerik ve sunum şeklinden elde edilen bilgiler değerlendirilerek denetim kalite notları belirlenmiştir. Uyguladığımız dereceleme modeli, 28 denetim kuruluşuna farklı derece notu çıkardığından önerdiğimiz dereceleme modelinin geçerli olduğunu göstermiştir. Şeffaflık raporundaki bilgiler içerik ve sunum bakımından dört kategoride derecelendirilmiştir. Çalışmamızın Kamu Gözetimi Kurumu açısından, denetim kuruluşlarının kalite kontrol standartlarına uygunluklarının denetimine yönelik bir mekanizma olması beklenmektedir. Şeffaflık raporlaması derecesi puanı olması gereken puandan daha düşük olan denetim kuruluşları için kalite kontrol sistemlerinde neler yapması konusunda geri bildirim oluşturması, denetim kuruluşlarının asgaride kaliteli denetim yapmalarını sağlayacak yapıları oluşturması ve bu yapılara süreklilik sağlaması için yol göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Bağımsız Denetim ġeffaflık Raporu, ġeffaflık Raporlaması, Denetim Kalitesi Derecelendirme

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıDenetim+4
Ebru Sarica
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Entegre raporlamanın yatırımcılar açısından analizi ve entegre yatırım analizi algoritması

Entegre raporlama, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri temelinde, finansal ve finansal olmayan verilerin, sermaye ögeleri bağlamında kısa, orta ve uzun vadede değer yaratımını gösteren yeni bir raporlama sistemidir. Yatırımcılar açısından geleceğe yönelik tahminlerde bulunmak için değerli bir veri kaynağıdır. Bu çalışmada entegre raporun teorik bileşenleri olarak değer yaratma, genel ilkeler, bilginin niteliği ve rapor içeriği yatırımcılar açısından analiz edilmiştir. Türkiye'de henüz yayınlanmış bir rapor örneği bulunmadığından, dünyadaki başarılı olarak görülen dört şirketin 2015 yılı entegre raporları yatırımcı açısından analiz edilmiştir. Analiz sonucu şirketlerin sermaye ögelerinin ve iş modelinin şirket faaliyetlerine bağlı olarak farklılık gösterdiği ve sonuç olarak yaratmak istedikleri değerlerin de farklı olduğu görülmüştür. Raporlar içerik olarak aynı konuları ele alsa da entegre edilerek sunulma konusunda sorunlar olduğu entegre yatırım analizinin ve şirketlerin sektör içindeki rakipleriyle karşılaştırmalarının yer almamaktadır. Başarılı bir içerik ve sunuma sahip olan SAP şirketinin entegre raporundan yararlanarak entegre yatırım analizi modeli ve algoritması geliştirilmiştir. Çalışmamızın hazırlanacak entegre raporların yatırımcılar açısından entegre edilerek entegre yatırım analizi yapacaklara katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Entegre Raporlama, Entegre Rapor, Sermaye Ögeleri, Entegre Yatırım Analizi, Değer yaratma

Değer yaratan faaliyetlerEntegre raporlamaYatırım analizi+2
Nafiye Damla Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Maddi olmayan duran varlıkların finansal performansa etkisi: Borsa İstanbul teknoloji şirketlerinde bir uygulama

Günümüzde bilgi ekonomisi ile birlikte maddi olmayan duran varlıklar önem kazanmaya başlamıştır. Maddi olmayan duran varlıklar; fiziksel bir varlık özelliği taşımayan, belirlenebilir, kontrol edilebilir ve gelecekte ekonomik yarar sağlayan iktisadi kıymetlerdir. İşletmelerin varlıkları içerisinde maddi olmayan duran varlıkların ağırlığı giderek artmakta ve işletmelerin gelişmesi açısından önemli yer tutmaktadırlar. Aynı zamanda maddi olmayan duran varlıkların kayıt, değerleme ve raporlaması ile şirketlerin finansal performansını nasıl etkilediği önemli bir konudur. Bu çalışmada; maddi olmayan duran varlıklarla ilgili genel bilgiler verilmiş, entelektüel sermaye arasındaki fark belirtilmiş, maddi olmayan duran varlıkların kayıt, değerleme, raporlamasının nasıl yapıldığı ve Borsa İstanbul'da işlem gören, Teknoloji (XUTEK) endeksinde yer alan 14 adet teknoloji ve bilişim şirketlerinin maddi olmayan duran varlıklılarının finansal performansı araştırılmıştır. Finansal performanslarının belirlenmesi için finansal oranlar belirlenmiş ve bu oranlar hesaplanarak TOPSIS (İdeal Çözüme Benzerlik Bakımından Sıralama Performansı Tekniği) yönteminde uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, şirketlerin finansal performans sıralamasına göre şirketlerin maddi olmayan duran varlık devir hızı, karlılık ve büyüme oranları yüksek çıkanlar gerek duran varlıklar gerekse varlıklar içerisinde maddi olmayan duran varlık ağırlık oranı yüksek olan şirketler, ilgili yılın en iyi finansal performans gösteren şirketleri olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Maddi Olmayan Duran Varlık, TMS (Türkiye Muhasebe Standartları) 38, TOPSIS (İdeal Çözüme Benzerlik Bakımından Sıralama Performansı Tekniği), Finansal Performans, Borsa İstanbul Teknoloji Şirketleri.

Borsa İstanbulFinansal performansFinansal performans+7
Mehmet Kaygusuz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal sermaye ve pozitif psikolojik sermayenin kültürel zekâyla ilişkisine yönelik sağlık sektöründe uluslararası bir çalışma

Farklılıkları kavrayarak uyum sağlayabilme yeteneği olarak ifade edilen kültürel zekâ kavramı son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. Bireyin farklılıklar karşısındaki tutumlarını kültürel zekâ ile ilişkilendirerek bireysel ve sosyal özellikleriyle ele alan çalışmalara literatürde rastlanılmamıştır. Bu çalışma ile kültürel zekâ kavramı pozitif psikolojik sermaye ve sosyal sermaye kavramıyla uluslararası düzeyde ele alınmıştır. Sağlık çalışanlarının pozitif psikolojik sermaye ve sosyal sermayelerinin kültürel zekâ ile ilişkisi, Avrupa, Balkan ve Uzak Doğu ülkelerini temsil eden İsveç, Romanya, Güney Kore ve Türkiye bağlamında incelenerek uluslararası bir çalışma ortaya çıkarılmıştır. Çalışmada evreni oluşturan dört ülkedeki 987 sağlık çalışanından anket tekniğiyle toplanan veriler istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonunda sağlık çalışanlarının sosyal sermayeleri ve pozitif psikolojik sermayeleriyle kültürel zekâları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Demografik faktörler ve alt boyutlar arasındaki ilişkiler dikkate alınarak ülkeler arasında sıralama yapılmış ve Türkiye'nin mevcut durumu ortaya konulmuştur. Bilişsel ve motivasyonel kültürel zekâ boyutları açısından Türkiye, Romanya, Güney Kore ve İsveç sıralaması ortaya çıkmıştır. Pozitif psikolojik sermaye alt boyut düzeyleri bakımından Türkiye iyimserlik dışında son sırada yer alırken sosyal sermayenin alt boyutları açısından dört ülke arasında ortada olduğu tespit edilmiştir.

Güney KorePozitif psikolojik sermayeRomanya+5
Suzan Urgan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim mesleki eğitimi muhasebe ve finansman alanında işletmelerde beceri eğitimi uygulamalarının hizmet kalitesi üzerine bir araştırma

Türkiye'de ortaöğretim mesleki eğitiminde kalite sorunlarının giderilmesi ve yaygınlaştırılma çabaları devam etmektedir. Bu çabalara destek olunabilmesi için ortaöğretimde, muhasebe ve finansman alanında okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik olarak öğrenci odaklı beklentilerinin ve algılarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Öncelikle öğrencilerin beklentileri, SERVQUAL Yöntemiyle beklenti ifadeleri kullanılarak tespit edilmiştir. Eğitim sona erdiğinde aynı ifadeler kullanılarak, aynı öğrencilerin algıları belirlenmiştir. İşletmelerde beceri eğitiminin öznesi ve müşterisi konumundaki öğrencilerin, hizmet kalitesinden beklenti ve algılarının karşılanıp karşılanmadığı tespit edilmiştir. Çalışma, İstanbul'da üç, Eskişehir ve Kütahya'da birer okulda olmak üzere toplam beş mesleki ve teknik Anadolu lisesinde, muhasebe ve finansman alanında 12. Sınıfta işletmelerde beceri eğitimi alan 426 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinin beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik beklenti ve algılarında anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin staj yeri (beceri eğitimi aldıkları kurum), eğitim bölgesi ve mesleki lisesi tercih sebebi değişkenlerinde beklenti boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmazken, hizmet kalitesi algı boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

Beceri eğitimiFinansmanHizmet kalitesi+6
Feride Savaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan aidiyetin örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi ve bir araştırma

Günümüz örgütlerinde rekabet avantajının oluşabilmesi için çalışan verimliliğinin tatmin edici seviyelerde olması gerekmektedir. Çalışanları verimli olan örgütlerde zaman ve emek kaybından söz etme olasılığı düşüktür. Aidiyet hissi yüksek olan örgüt çalışanlarının örgütlerine karşı sorumluluk duygusu yüksektir. Bu duygu çalışanları ödül beklentisi olmadan çalışma arkadaşlarıyla yardımlaşmaya itmekte; diğer örgüt çalışanlarına karşı daha anlayışlı olmaya yöneltmektedir. Çalışandaki aidiyet hissi örgütsel vatandaşlık davranışı sergileme hususunda çalışanı desteklemektedir. Örgütsel vatandaşlık davranışı ise hiçbir beklenti olmadan çalışanın örgütü faydası için davranış sergilemesidir. Bu tür davranışlar örgütlerdeki verimliliğin artması adına önem arz etmektedir. Bu sebeple çalışan verimliliğinin arttırılması adına sorulan soruların başında çalışanın kendini örgütüne ait hissedip hissetmediği gelmelidir. Çalışma, örgüt çalışanlarının algılanan aidiyet seviyelerinin örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerini ne seviyede etkilediğini anlamaya ve belirlemeye çalışmaktır. Anahtar Kelimeler: Aidiyet, Algılanan Aidiyet, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı

AidiyetAidiyet duygusuÖrgütsel aidiyet+2
Mustafa Oğuz Argon
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi uygulamalarında kalite liderliğinin rolü ve BOTAŞ uygulaması

Toplam Kalite Yönetimi (TKY), sürekli olarak gelişmeyi ve ilerlemeyi amaçlayan, kalitenin, örgütün tüm çalışanlarına mal edildiği bir sistemdir. Bu sürecin işlerlik kazanması ve TKY uygulamalarının istenilen sonuçlar vermesinin temel ön gerekliliği ise, sistemin uygulandığı örgütte etkin bir kalite liderliğinin bulunmasıdır. Araştırma, bu konuda ortaya çıkan zafiyetleri ve bunlara ilişkin önlemleri BOTAŞ uygulaması ile göstermesi açısından önem teşkil etmektedir.Araştırmanın birinci bölümünde TKY ile ilgili temel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise ?kalite liderliği? kavramı araştırılarak, kalite liderliğinin TKY uygulamaları için taşıdığı önemin altı çizilmiştir. Ayrıca bölümün sonunda, bir işletmede etkin bir kalite liderliğinin oluşturulması için gereken adımlar ve yapılması gereken çalışmalar ortaya konmuştur.Üçüncü bölümde, BOTAŞ Genel Müdürlüğü'nde 264 çalışan ile yapılan anket uygulaması ve sonuçları sunulmuştur. Yapılan anket uygulaması ile kalite liderliğinin gerekliliği, BOTAŞ'ta etkin bir kalite liderliğinin varlığı, BOTAŞ'ta yürütülen TKY uygulamalarının istenilen sonuçlara ulaşıp ulaşmadığı ile TKY uygulamalarında istenilen sonuçlara ulaşılmamasına neden olan temel etmenler ortaya konulmuştur. Ayrıca, araştırmanın temel hipotezleri ile ilişkileri sınayan hipotezler ki-kare, t-testi, varyans analizi ve sıklık dağılım bulguları analizi ile sınanmıştır.Araştırmanın son bölümünde ise yapılan uygulamalar sonucunda ortaya çıkan aksaklıklar ile bu aksaklıklara ilişkin araştırmacının önerileri sunulmuşturAnahtar Kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Kalite Liderliği ve BOTAŞ

KaliteKalite kontrolLiderlik+2
Oğuz Altıntaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

E-Devlet uygulamaları kapsamında Vedop Projesi, Eğirdir Vergi Dairesinde E-Vdo uygulamasının incelenmesi

Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan, ekonomik ve sosyal yapıyı değiştiren dönüşüm sürecinin merkezinde gelişmiş enformasyon ve iletişim teknolojilerinin olduğu görülmektedir. Günümüzde yaşanan politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme süreci ile birlikte piyasalarda rekabetin şiddetlenmesi, kamu ve özel sektörün kurumsal açıdan yeniden yapılandırılmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.Bilişim teknolojileri adı verilen telekomünikasyon, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler bilginin, emek ve sermaye gibi yeni bir üretim faktörü olmasına neden olmuştur. Bu radikal değişimler ve bilginin önlenemez yükselişi zamanla devletlerin yönetim şeklini de değiştirmeye başlamıştır.İnternet kullanımının hızla yaygınlaşması ve kamu yönetiminin yeniden yapılanması, beraberinde devlet ve internet kavramlarının bir arada kullanılmasına yol açmıştır. Böylece yeni bir sürece girilmiş ve E-Devlet kavramı kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelerle birlikte Dünya'da olduğu gibi Türkiye'de de E-Devlet projeleri hayata geçirilmeye başlanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde elektronik devlet kavramsal bir çerçeve olarak bütün yönleriyle ele alınmış, E-Devlet modeli ve E-Devletin etkinliğini belirleyen faktörlere değinilmiştir.İkinci bölümde Türkiye'deki E-Devlet uygulamalarından birisi olan Vedop Projesinin kapsamı, altyapısı, E-Kuruma yönelik bileşenleri, gelişimi, E-Devlete entegrasyon süreci, yararları ve projeye yöneltilen eleştiriler üzerinde durulmuştur.Çalışmanın son bölümünde ise Vedop Projesi çerçevesinde E-Vdo (Elektronik Vergi Dairesi Otomasyonu) uygulaması örnek bir vergi dairesi seçilerek (Eğirdir Vergi Dairesi ) konuya yönelik incelenmiştir.

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilgi toplumu+7
Nurhan Akdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Müşteri şikayet yönetiminin müşteri bakış açısıyla değerlendirilmesi ve TCDD 3. Bölge Müdürlüğü'nde bir uygulama

Ulaştırma sektörünün ekonomilerdeki önemi, hızla gelişen teknoloji ve yoğunlaşan rekabet ulaştırma işletmelerini müşterilerin şikayetlerini yönetmeye zorlamaktadır. Şikayetlerin yönetimi; işletmeler için hizmet kalitesine ilişkin eksiklerin belirlenmesinde, müşteri memnuniyetinin önündeki engellerin tespit edilmesinde, müşteri sadakatinin oluşturulmasında ve müşteri ilişkileri yönetiminde etkili araçlardan biridir.Bu araştırmanın temel amacı; müşteri memnuniyeti, hizmet kalitesi, müşteri sadakati, ilişkisel pazarlama ve müşteri ilişkileri yönetimi ile yakından ilişkili olan müşteri şikayet yönetiminin teorik analizinin yapılarak, sistem yaklaşımıyla değerlendirilmesidir. Sistemin girdilerinin, işleyişinin, çıktılarının ortaya konularak, müşteri şikayet yönetimi performansının müşteri bakış açısıyla değerlendirilmesi ve bütün bu çalışmaların çağdaş anlamda ele alınarak TCDD 3. Bölge Müdürlüğü'nde uygulanmasıdır.Uygulamada, TCDD 3. Bölge Müdürlüğü'nde mevcut olan müşteri şikayet yönetimi performansı müşteri bakış açısını yansıtan bir müşteri anketi modeli ile değerlendirilmiştir. Müşteri şikayet yönetiminin etkin işlememesinin nedenleri araştırılmış ve etkin bir şikayet yönetimi için sekiz öneri sunulmuştur. En önemli üç öneriden birincisi; müşterilerin şikayet konusunda cesaretlendirilmeleri ve şikayet süreci hakkında bilgilendirilmeleri için garlarda, istasyonlarda ve trenlerde şikayet masalarının oluşturulmasıdır. İkincisi; şikayetlerin müşteriyi tatmin edecek şekilde çözümlenmesi amacıyla şikayet politika ve stratejilerinin yeniden yapılandırılmasıdır. Üçüncüsü ise; şikayetlere cevap verilme süresine ilişkin standartların belirlenerek, bu standartlara uyulması ve müşterilerin bu konuda bilgilendirilmesidir.

HizmetKaliteMüşteri şikayetleri+2
Evrim Sarı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım teşviklerinin Kütahya il ekonomisine etkilerinin analizi

Bu çalışma, bölgesel gelişim amaçlı uygulanan yatırım teşviklerinin bölge ekonomileri üzerinde ekonomik etkilerini araştırma konusu yapmıştır. Yatırım teşviklerinin uygulandığı dönemde yatırımlar ve istihdam üzerine etkileri incelenerek, teşviklerin aynı zamanda işletmelerin ekonomik durumları üzerine etkileri de araştırılmıştır.Bu araştırma sadece Kütahya İli ile sınırlandırılmıştır. 5084 sayılı kanun'un kapsamının genişletilmesi sonucu Kütahya İli 5084 sayılı kanun kapsamına alınmış olup bu teşvik politikasının uygulandığı dönemde 2005 ve 2008 yılları arasında yatırım teşviklerinin ekonomik etkileri araştırılmıştır. Bunun yanında yatırım teşviklerinin işletmeler üzerine etkilerinin ölçmek amacıyla Kütahya Organize Sanayi Bölgesinde bir anket çalışması yapılmıştır.Araştırmada Kütahya Organize Sanayi Bölgesindeki işletmelerin ekonomik durumları teşvik öncesi ve sonrası karşılaştırılmıştır. Bunun yanında Kütahya İl ekonomisine ait verilerin teşvik öncesi ve sonrası durumu da karşılaştırılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlarda, Kütahya İlinde teşvik sonrası yatırımların ve istihdamın arttığı gözlemlenmiştir.Anahtar kelimeler: Yatırım Teşvikleri, Teşvik Tedbirleri, Devlet Yardımları, Bölgesel Gelişmişlik.

Bölgesel kalkınmaDevlet yardımıEkonomik etki+4
Mustafa Tekin
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde muhasebe eğitiminin MEGEP ile yeniden yapılandırılması sonrası öğrenci ve işveren memnuniyetinin incelenmesi

İş dünyasının sürekli değişim gösteren ve sürekli gelişen mesleklerinden birisi de muhasebecilik mesleğidir. Muhasebe mesleğinde başarılı olunması okullarda iyi bir teorik eğitim verilmesinin yanında verilen eğitimle paralellik gösteren bir beceri eğitim ile ilgilidir. Beceri eğitimde gerçekleştirilen uygulamaların başarılı olması okullarda verilen bilgilerin güncel ve uygulanabilir olmasıyla ilgilidir.Muhasebe eğitiminin güncel olmasını sağlamak için Ortaöğretim düzeyinde yeniden yapılandırılma çalışmaları başlamış ve ?Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP)? uygulamaya konulmuştur.MEGEP'in uygulanmaya başlanması sonrasında ilk beceri eğitime giden öğrencilere ve bu öğrencilere beceri eğitim yaptıran işverenlere MEGEP'in değerlendirilmesine yönelik bir anket uygulanmıştır.İşverenler MEGEP sonrasında öğrenci niteliklerinde artış olduğunu düşünmektedir. İş dünyasında bu proje ile ihtiyaç duyulan nitelikli eleman ihtiyacının karşılanacağı beklentisi oluşmuştur.MEGEP projesi ile okullarda öğrencilerin teknoloji ve diğer araç gereç ihtiyaçları karşılanmış, modüler sistemle de öğrencilerin güncel bilgi ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır. Sosyal ortaklarla yapılan çalışmalar sonucunda öğrencilerin meslek seçiminde ve beceri eğitim faaliyetlerinde daha fazla memnun olmaları sağlanmıştır. Bu proje ile öğretmenlerin eğitim öğretimdeki temel rolü olan yönlendirme rolü ön plana çıkartılmıştır.Anahtar Kelimeler: Muhasebe Eğitimi, Mesleki Eğitim, MEGEP.

EğitimEğitim teknolojisiMEGEP Projesi+7
Ersin Yardım
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hedef maliyetleme yönetiminin konaklama işletmelerinde uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi ve bir turizm işletmesinde uygulama

Küreselleşmeyle birlikte rekabet baskısının iyice arttığı günümüz koşullarında işletmeler, pazardan bağımsız olarak fiyat belirleme özgürlüğünü yitirmişlerdir. Konaklama işletmeleri ise artan rekabetin baskısıyla doluluk oranlarını artırmak için yabancı tur operatörlerinin fiyat baskısıyla, kitle turizmine hitap eden herşey dahil konaklama hizmetini zarar etseler dahi satabilecek konuma gelmiştir. Bu konum onları kısa dönemli düşünmeye yönlendirerek, kaliteden ödün vermelerine neden olmaktadır. Ancak tüketiciler daha düşük fiyata, daha kaliteli ürünleri almak istediği için artık uzun dönemli bakış açısını geliştirmek şarttır. Ayrıca artan rekabetin etkisiyle, kalite ve düşük fiyat tek başına pazarda kalabilmek için yeterli değildir. Konaklama işletmeleri herşey dahil konaklama hizmetini, rakiplerine göre tüketici odaklı olarak fark yaratacak ve pazarda uzun dönem kalacak şekilde üretmek zorundadırlar. Bu da ürünün yaşam seyri boyunca sürekli maliyet azaltımını ve iyileştirmeyi gerektirmektedir.Konaklama işletmeleri hedef maliyetleme yönetimini uygulayabilirler. Bu sayede yabancı tur operatörlerinin fiyat baskısını kendi tedarikçilerine geçirebilirler ve hizmet ürünlerini kaliteden ödün vermeden uzun dönemli bakış açısıyla üretebilirler. Ancak hedef maliyetleme yönetiminde tedarik zincirinin diğer üyeleri ile uzun dönemli, karşılıklı yarar sağlayacak ilişkiler geliştirerek performans artırışı sağlamak önemlidir. Tedarikçilere yapılan fiyat baskısı, onların tasarım kabiliyetlerini geliştirmesini amaçlamakta ve onların da kendi tedarikçilerine bu baskıyı yapmasını sağlayarak hedef maliyetleme yönetiminin zincirleme devamını sağlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Konaklama İşletmeleri, Hedef Maliyetleme Yönetimi, Tedarik Zinciri, Herşey Dahil Konaklama Hizmeti

Hedef maliyetlemeHer şey dahilKonaklama işletmeleri+4
Fatma Aldırmaz Akkaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik vergi denetiminin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolü ve bir araştırma

Vergilendirme işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesine bağlı olarak vergi denetimlerinin de elektronik ortamda yapılması bir zorunluluk haline gelmiştir. Özellikle elektronik vergi sisteminin kurulması, vergi denetim birimlerine mükellef beyan ve bildirimlerinin doğruluğunu elektronik araçlarla denetleme olanağı sağlamıştır.İnternet tabanlı çalışan elektronik vergi sisteminde, mükellef beyan ve bildirimleri Gelir İdaresince on-line teslim alınarak bir veri tabanında toplanmaktadır. Ayrıca diğer kurumlardan istenilen bildirimler, yine online alınabilmekte ve yine aynı şekilde merkezi veri tabanına yüklenmektedir. Oluşan veri bankaları ve diğer devlet kurumlarından sağlanan veriler uygulama programları aracılığı ile elektronik denetimlere tabi tutulmakta, vergilendirmede yanlış yapılan işlemler tespit edilmekte ve mükellefler risk gruplarına göre sınıflandırılabilmektedir. Yapılan risk analizleri sonucu, mükellefler gerekirse vergi incelemesine alınabilmektedir.Bu çalışmada, elektronik vergi denetiminin mükelleflerin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolü anket tekniği kullanılarak incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde vergi denetimi ile ilgili literatür araştırması yapılmış, ikinci bölümünde ise elektronik vergi sistemi ve elektronik vergi denetim uygulamaları hakkında bilgiler toplanmıştır. Araştırmanın üçüncü ve son bölümünde ise, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı'na bağlı Pamukkale Vergi Dairesi mükellefleri üzerinde elektronik vergi denetiminin etkinliğine ve mükelleflerin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolüne yönelik yapılan anketten elde edilen veriler analiz edilerek yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler:Vergi Denetimi, Mükellef, Vergi Kaçırma Eğilimi, Gelir İdaresi, Elektronik Vergi Sitemi, Elektronik Vergi Denetimi, İnternet Vergi Dairesi, E-Belge, E-Beyanname, E-Fatura, E-Tahsilat, Elektronik Takip

DenetimElektronikElektronik erişim+4
Abdullah Türk
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokullarında muhasebe eğitimi ve iş dünyasının beklentilerine göre yapılandırılması

Gelişmiş ülkeler iş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücünü, uluslararası tecrübelerden de faydalanarak iç dinamiklerine göre oluşturdukları mesleki eğitim metotlarıyla karşılamaktadırlar. Üniversite-sektör işbirliği temeline dayalı eğitim uygulayan ülkeler, sadece okula dayalı eğitim uygulayanlar ve her iki anlayışı da benimseyen ama sürekli arayış içinde olan ülkeler bu hedefi üç farklı sistemle gerçekleştirmektedirler. Türkiye' deki mevcut sistem daha çok okula yani teorik eğitime dayalı olanıdır.Bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla, Türkiye'de iş dünyasının Meslek Yüksekokullarındaki muhasebe eğitiminden beklentileri ve karşılaştıkları başlıca sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Sorunlar; meslek elemanlarının eksik kaldığı konular, ders içeriklerinin güncel olmaması, stajların yetersizliği, mezunların iş adaptasyonu, eğitimcilerin güncellenmiş bilgi eksikliği, üniversite-sanayi-sektör ilişkisinin yetersizliği şeklinde sıralanabilir.İş dünyasının beklentileri ve çağdaş muhasebe eğitiminin gerekliliği olarak, muhasebe eğitiminin yeniden yapılandırılmasıyla, mezun öğrencilerin eğitim düzeylerinin iş dünyasında istihdam edilecekleri seviyeye getirilmesi beklenmektedir. Bunun için muhasebe eğitiminin amacı, yönetimin yapısı, kariyer planlama merkezi kurulması, öğrencilerin seçilmesi ve durumu, eğiticilerin durumu, öğretim teknikleri, staj uygulaması ve son olarak üniversite-sektör ilişkileri bir bütün olarak çalışmada ele alınmıştır. Belirtilen bu öğelerle muhasebe eğitimi; etkin bir yapıya ulaşacak, çağdaş düzeye çıkacak ve ülke gereksinimlerini karşılayacak muhasebeciler yetiştirecektir. Bu eğitim ise, iş dünyasının rekabet gücünü arttıracak ?ara kademe? insan gücünü oluşturan muhasebecilerin de yetiştirileceği Meslek Yüksekokullarında verilecektir.

Meslek yüksek okullarıMesleki eğitimMuhasebe+7
Hakan Başer
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00

Other supervisors