Theses supervised by Doç. Dr. Cemal Aküzüm

11 theses · Dicle University

Master'sOpen AccessEN

Examination of the relationship between leadership styles and organizational climate of secondary school administrators according to teacher perceptions

The main purpose of this study is to examine the effects of leadership styles of school administrators on organizational climate, based on the opinions of the branch teachers working in secondary schools in the central districts of Diyarbakır (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir). In the research designed as a descriptive study, the relational screening model was used. The research consists of branch teachers working in official secondary schools in the central districts of Diyarbakır (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) in the 2018-2019 academic year. There are 57 secondary schools in the central districts of Diyarbakır and 3315 teachers work in these schools. Since the content of the study is very large, sampling method was used by using stratified sampling method. For this purpose, the scale was distributed to 450 teachers working in 21 formal secondary schools and the returned 416 scales were taken into consideration. "School Principals Leadership Style Scale" and "School Climate Scale" were used as data collection tools. School Principals Leadership Style Scale includes 35 items and 3 sub-dimensions: "Transformational leadership, Releasing leadership, Sustainable leadership". On the School Climate Scale, there are 23 items and 5 sub-dimensions including "Democracy and commitment to school, Leadership and interaction, Success factors, Sincerity, Conflict". The data obtained in the study were analyzed with SPSS package program. In the analysis of the data; (Independent) T test, One-way variance analysis (ANOVA), Tukey test, Kruskal Wallis-H test, Mann-Whitney U test were used for samples. In addition, Multiple Linear Regression Analysis was conducted to determine the predictive levels of independent variables. As a result of the research, it is understood that the branch teachers, in their general opinions about the level of leadership styles of the managers, "While teachers think that their principals exhibit the behaviours towards the most transformational leadership style, they think that they exhibit the behaviours towards the sustained leadership style and at least the behaviours towards the liberating leadership style." In the general opinions of the branch teachers about the school climate, it is observed that the perceptions of the teachers about the success factors are at the highest level, whereas their perceptions about the conflict level are at the lowest level. Their perceptions about other dimensions respectively are in descending order; democracy and dedication to school, sincerity and leadership and interaction.

LeadershipSchool climateSchool administrators+4
Ramazan Bilgi
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik algıları ile kaynaştırma eğitimine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın temel amacı, resmi ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin öz yeterlik algıları ile kaynaştırma eğitimine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın evrenini 2019-2020 öğretim yılında Mardin ili Kızıltepe ilçesinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Evren ulaşılabilir olduğundan örneklem alma yoluna gidilmeyip evreninin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla 26 resmi ilkokulda görev yapan 415 sınıf öğretmenine ölçekler uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeği ve Öğretmen Öz Yeterlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen Öz yeterlilik Ölçeğinde 24 madde ve "Öğrenci güdülenmesi, Sınıf yönetimi, Öğretim stratejileri" olmak üzere 3 alt boyut yer almaktadır. Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeğinde ise 20 madde ve "Kaynaştırma sınıf kontrolü, Sınıf öğretmeninin yeterliliği, Kaynaştırma yararları, Kaynaştırma öğrencisinin yeterliliği, Kaynaştırmanın olumsuz etkisi" olmak üzere 5 alt boyut yer almaktadır. Elde edilen bulgular sonucunda öğretmenlerin genel öz yeterlik ve alt boyutlarında yeterliliklerinin"çok üst düzeyde"olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin genel öz yeterlik ve alt boyutlarında cinsiyet, mesleki kıdem, öğrenim durumu, sınıfta kaynaştırma öğrencisi olma durumu, kaynaştırma veya özel eğitim hakkında eğitim/kurs alma, okulda kaynaştırma uygulamaları için destek odası, özel eğitim sınıfı gibi olanakların olma durumu ve daha önce kaynaştırma öğrencisi okutma durumu arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Buna karşın kaynaştırma öğrencisine faydalı olabilmek için kendini bilimsel açıdan yeterli bulma durumu ve ailede engelli birey olma durumu arsında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca okuttuğu sınıf düzeyi değişkeninde öğrenci güdülemesi boyutunda anlamlı ilişki bulunulmuştur. Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırmaya eğitimine yönelik tutumları "orta düzeyde" olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumları ile cinsiyet, sınıfta kaynaştırma öğrencisi olma, ailede engelli birey olma, daha önce kaynaştırma öğrencisi okutma ve okuttuğu sınıf düzeyi arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Mesleki kıdem, öğrenim durumu, kaynaştırma veya özel eğitim hakkında eğitim/kurs alma, okulda kaynaştırma uygulamaları için destek odası özel eğitim sınıfı olanakların olma durumu ve kaynaştırma öğrencisine faydalı olabilmek için kendini bilimsel açıdan yeterli bulma değişkenlerinde ise kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının bazı boyutlarında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Son olarak öğrenci güdülenmesi, sınıf yönetimi ve öğretim stratejileri gibi öğretmenlerin öz-yeterlilik algılarını oluşturan değişkenlerin, sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarını ne şekilde yordadığını ortaya koymaya yönelik olarak yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda, sınıf yönetimi ve öğretim stratejileri değişkenleri birlikte kaynaştırma eğitimi ile anlamlı bir ilişki saptanmıştır.

Kaynaştırma eğitimiSınıf öğretmenleriÖlçekler+4
Erdal Akbulut
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin öğrenme anlayışları ve STEM eğitimine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin öğrenme anlayışları ve STEM eğitimine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Betimsel bir araştırma olan bu çalışma, ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa ili merkez ilçelerindeki resmi ilkokullarda öğrenim görmekte olan 19.506 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 460 ilkokul 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçlarından "İlköğretim Öğrencilerinin Öğrenme Anlayışları Ölçeği" 3 boyut ve 15 maddeden, "STEM'e Yönelik Tutum Ölçeği" ise 4 boyut ve 19 maddeden oluşmaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; İlişkisiz Örneklemler için t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi, Tukey test ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Ayrıca, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek amacıyla Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda; ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin öğrenmeye yönelik genel anlayışları incelendiğinde, "bilgiyi kazanma ve kullanma olarak öğrenme", "sosyal beceri olarak öğrenme" ve "kişisel değişim olarak öğrenme" olmak üzere öğrencilerin tüm boyutlardaki katılımlarının ve öğrenmeye yönelik toplam anlayışlarının üst düzeyde olduğu görülmüştür. İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin STEM'e yönelik genel tutumları incelendiğinde, fen bilimleri, matematik ve teknoloji alanlarına yönelik tutumlarının üst düzeyde, mühendislik alanına yönelik tutumlarının ise orta düzeyde olduğu; ayrıca STEM'e yönelik toplam tutumlarının da üst düzeyde olduğu görülmüştür. İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin öğrenme anlayışları arasında; cinsiyet, ebeveyn eğitim düzeyleri, evde kendi çalışma odasının olma durumu, bilgisayar veya tabletinin olma durumu, ebeveyn meslekleri, büyüdüğünde seçmek istediği meslek değişkenleri açısından anlamlı farklılık olmadığı; evde internetin olma durumuna göre ise anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin STEM'e yönelik tutumları arasında; evde kendi çalışma odasının olma durumu değişkeni açısından anlamlı farklılık olduğu; cinsiyet, ebeveyn eğitim düzeyleri, bilgisayar veya tabletinin olma durumu, evde internetin olma durumu, ebeveyn meslekleri, büyüdüğünde seçmek istediği meslek değişkenleri açısından ise STEM'in sadece belli boyutlarında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Son olarak, "bilgiyi kazanma ve kullanma olarak öğrenme", "kişisel değişim olarak öğrenme" ve "sosyal beceri olarak öğrenme" değişkenlerinin birlikte, STEM'e yönelik tutumlardaki değişimin %31'ini açıkladıkları ve STEM'e yönelik tutumlar üzerinde anlamlı yordayıcılar olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İlkokul eğitimi, ilkokul 4. sınıf öğrencileri, öğrenme anlayışı, STEM eğitimi tutumu

FeTeMMSTEM eğitim yöntemiTutumlar+4
Nihat Yetkin
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin başarısızlık nedenlerinin sınıf öğretmenlerin denetim odağı bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin öğrenci başarısından ve başarısızlığından sorumluluk algılarının denetim odağı ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin denetim odağı, öğrenci başarısı ve başarısızlığından sorumluluk algılarının belirlenen değişkenlere göre farklılık oluşturup oluşturmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. İlişkisel tarama modeli ile şekillenen araştırmanın evrenini Diyarbakır il merkezinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Evreni temsil etmek üzere 508 sınıf öğretmeni kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırma için gerekli verileri toplamak amacıyla öğretmen denetim odağı ölçeği ve öğretmenlerin öğrenci başarısından sorumluluk algısı ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analiz sürecinde betimsel istatistik, Bağımsız t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin öğrenci başarısından sorumluluk algılarının yüksek ancak öğrenci başarısızlığından sorumluluk algılarının düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin denetim odağı özelliğinin cinsiyet ve yaş değişkenleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği ancak okulun bulunduğu bölge, kıdem, istihdam tipi, öğrenci sayısı, öğrenim durumu değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermedikleri görülmüştür. Başarıdan sorumluluk alma boyutunun ise öğrenci sayısı ve yaş değişkenleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği; başarısızlıktan sorumluluk alma boyutunda ise istihdam tipi, okulun bulunduğu bölge ve yaş değişkenleri açısından anlamlı farklılığın olduğu görülmektedir. Son olarak sınıf öğretmenlerinin denetim odağına ilişkin görüşleri ile başarıdan sorumluluk almaya yönelik görüşleri arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Akademik başarı, başarısızlık, denetim odağı, sorumluluk alma, sınıf öğretmeni.

Akademik başarıBaşarısızlıkDenetim odağı+3
Suat Şehir
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Lider-üye etkileşimi ve örgütsel sessizlik ile örgüt sağlığı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre, ortaokul müdürlerinin lider-üye etkileşimi davranışları ve öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları ile örgüt sağlığı algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bununla birlikte, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin lider-üye etkileşimine ilişkin algıları ve örgütsel sessizlik davranışları ile örgüt sağlığı algı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırma, betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Eskişehir il sınırları içinde bulunan 109 resmi ortaokulda görev yapan 2882 öğretmen, örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 1010 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma verileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen Üç Boyutlu Lider Üye Etkileşimi Ölçeği (LMX-3D), Doğanay ve Dağlı (2016, 2020) tarafından geliştirilen Örgüt Sağlığı Ölçeği ve Çakıcı (2008) tarafından geliştirilen Örgütsel Sessizlik Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistik değerleri ile birlikte Parametrik analiz teknikleri (MANOVA, ANOVA, T-Testi), nonparametrik analiz teknikleri (Mann Whitney U, Kruskal Wallis H) ve regresyon istatistikî tekniklerine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, lider-üye etkileşimi ve örgüt sağlığına ilişkin algıların yüksek; örgütsel sessizliğe ilişkin algıların çok düşük düzeyde olduğu tespiti yapılmıştır. Bunun yanında, lider-üye etkileşimi ile örgüt sağlığı algı düzeyi arasında pozitif ve orta düzeyde, anlamlı; örgütsel sessizlik ile örgüt sağlığı algı düzeyi arasında negatif ve orta düzeyde, anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Lider-üye etkileşimi ile örgütsel sessizliğin birlikte örgüt sağlığı ile anlamlı bir ilişki sergiledikleri; lider-üye etkileşiminin örgüt sağlığı üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu; örgütsel sessizliğin, örgüt sağlığı üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu ve bu iki değişkenin birlikte örgüt sağlığının anlamlı yordayıcısı oldukları belirlenmiştir. Ayrıca, örgüt sağlığı üzerinde lider-üye etkileşimi davranışlarının, örgütsel sessizlik davranışlarından daha fazla etkili olduğu saptanmıştır.

Eğitim kurumlarıLider-üye etkileşimiOrtaokullar+5
Ercan Doğanay
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sevgi pedagojisine yönelik eğilimler ölçeğinin Türkçe'ye uyarlanması ve sınıf öğretmenlerinin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerinin incelenmesi

Eğitim ortamlarının güven dolu, nitelikli ve işlevsel olmasının ön koşullarından biri sevgidir. Sevgi dolu bir eğitim ortamı oluştururken, öğretmenin öğrencisine ve mesleğine olan sevgisinin düzeyi ve bu sevgiyi eğitim ortamında ne düzeyde kullandığı önem arz etmektedir. Öğretmenlerin eğitim ortamında sevgiyi ne düzeyde kullandığını belirlemek amacıyla Loreman'ı (2011) temel alarak, Yin ve diğ. (2019) tarafından geliştirilen "Sevgi Pedagojisine Yönelik Eğilimler Ölçeği (SPYEÖ)" bu noktada önemli bir yol gösterici olabilir. Bu çalışmada SPYEÖ'nün Türkçe diline uyarlanması ve sınıf öğretmenlerinin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçiminde tesadüfi olmayan örnekleme çerçevesinde kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Kartopu örneklemede; araştırmacı ulaşabildiği kişiler üzerinden başka kişilere ulaşır. Çalışmada Diyarbakır ilinde görev yapan 609 sınıf öğretmenine ulaşılmıştır. Çalışma ölçek uyarlama süreci ve sınıf öğretmenlerinin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerinin incelenmesi olarak iki aşamada yürütülmüştür. Sevgi Pedagojisine Yönelik Eğilimler Ölçeği uyarlama sürecinde; her iki dili iyi düzeyde bildiği varsayılan üçer kişiden oluşan iki farklı çeviri ekibi tarafından orijinal form Türkçe diline çevrilmiş ve alan uzmanları tarafından incelenerek gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Ortaya çıkan Türkçe ölçek, geri çeviri tekniği ile İngilizce'ye çevrilmiştir. Geri çeviride oluşturulan ölçek ile orijinal İngilizce ölçek iki farklı İngilizce öğretmeni tarafından karşılaştırılmıştır. Uzmanların fikir birliği ile Türkçe'ye çeviri süreci sona ermiştir. Dil eşdeğerliğini test etmek amacıyla iki dile hâkim olduğu varsayılan 28 İngilizce öğretmenine 15 gün arayla ölçeğin orijinali ve Türkçe'ye çevrilmiş hali verilmiş ve ayrıca dil eşdeğerliği formu ile ölçeğin dil eşdeğerliğinin sağlandığı görülmüştür. Ardından 54 sınıf öğretmeni ile yapılan pilot çalışmada ölçeğin iç tutarlılığını gösteren Cronbach's Alpha değerinin α= .91 (p<.05) olduğu belirlenmiştir. Bu değerler ölçeğin ilk formunun yeterli iç tutarlığa ve güvenirliğe sahip olduğunu göstermektedir. Pilot uygulama sonrasında 609 sınıf öğretmeni ile asıl uygulama yapılarak elde edilen veriler ile ölçeğin güvenirlik ve geçerlilik analizleri yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliğini test etmek için yapılan cronbach alfa (iç tutarlılık) katsayısı α= .93 ve toplam madde korelasyon değerlerinin r= .40 ile r= .70 olduğu tespit edilmiştir. Ölçek geçerliğini test etmek için ise yapı geçerliği çalışmaları kapsamında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri incelenmiştir. AFA sonucunda toplam varyansın %65,54'ünü açıklayan altı faktörlü bir yapı elde edilmiştir. AFA sonucunda ortaya çıkan altı faktörlü yapı, DFA ile test edilmiş ve uyum indekslerinin anlamlı olduğu görülmüştür (χ2=997.736, df=353, p=.00). DFA'dan elde edilen modelde, gözlenen değişkenler ile gizil değişkenler arasındaki madde yük değerlerinin .40 ile .88 arasında değiştiği ve t değerlerinin anlamlı olduğu görülmüştür. SPYEÖ için hesaplanan diğer uyum indeksleri; NFI değeri .911, GFI değeri .85, AGFI değeri .82, CFI değeri .93 ve RMSEA değeri, .073 şeklindedir. AFA'da elde edilen sonuçlar ve DFA'da elde edilen uyum indeksleri, ölçeğin orijinal haliyle aynı modeli göstererek Türkçe formunun geçerlik kazandığı söylenebilir. Yapılan analizlerle Türkçe formunun ülkemiz literatüründe geçerli ve güvenilir bir şekilde kullanılabileceği doğrultusunda önemli sonuçlar elde edilmiştir. SPYEÖ'ye verilen cevapların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi sürecinde verilerin analizi için SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerini incelemek için betimsel istatistiklerin (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma vb.) yanında İlişkisiz Örneklemler için t Testi (Independent Samples t Test), tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Bulgular sonucunda öğretmenlerin sevgi pedagojisine yönelik eğilimlerinin boyutlar bazında incelendiğinde en yüksek tutum puanlarının pedagojik nezaket boyutunda, en düşük tutum puanlarının ise affetme boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Toplam puan ortalamalarına bakıldığında öğretmenlerin tutum puan ortalamalarının oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Çeşitli değişkenler açısından bakıldığında öğretmenlerin cinsiyetine, yaşına, çocuk sahibi olma durumuna, medeni durumuna, eğitim düzeyine ve öğretmenlik mesleğini isteyerek tercih etme durumlarına göre tutumlarında anlamlı farklar olduğu görülmüştür. Bunların dışında öğretmenlerin tutumlarının mezun olunan fakülte türüne, mesleki deneyimlerine göre ve çalıştığı okulun yerleşim yerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

Eğitim bilimleriEğitim ortamıPedagoji+6
İmran Azboy
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin çocuk sevme düzeyleri ile öğretme motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin çocuk sevme düzeyleri ile öğretme motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Tarama araştırması modellerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Adıyaman il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 33 devlet ilkokulunda görev yapan 835 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Bu araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 403 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Barnett Çocuk Sevme Ölçeği" ve "Öğretme Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; İlişkisiz Örneklemler için t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi, Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Ayrıca, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek amacıyla Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Bu testler sonucunda anlamlı farklılığın hangi denek grupları arasında gerçekleştiğini belirleyebilmek için Bonferroni, Mann-Whitney U testi ile çoklu karşılaştırmalar yapılmıştır. Araştırma sonucunda; sınıf öğretmenlerinin hem çocuk sevme düzeyi hem de öğretme motivasyonu açısından, cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenler, çocuk kitaplarını okuma değişkenine göre çocuk kitaplarını okuyan öğretmenler, yeteri kadar çocuk oyunu bilme değişkenine göre çocuk oyunu bilen öğretmenler, öğretmenlerinin basından ve sosyal medyadan çocuk haberlerini takip etme değişkenine göre basından ve sosyal medyadan çocuk haberlerini takip eden öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca yordayan çocuk sevme puanı ile yordanan içsel motivasyon puanı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki belirlenmiş, çocuk sevme düzeyi puanlarının içsel motivasyon puanlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, yordayan çocuk sevme puanı ile yordanan öğretme motivasyonu toplam puanı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki belirlenmiş çocuk sevme düzeyi puanlarının içsel motivasyon puanlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu ortaya çıkmıştır.

MotivasyonSevgiSınıf öğretmenleri+6
Abdulvahap Duranay
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel değer algıları ile örgütsel bağlılık ve okul iklimi arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kamu ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre öğretmenlerin örgütsel değer algıları ile örgütsel bağlılık ve okul iklimi arasında bir ilişki olup olmadığını saptamaktır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ilinin merkez ilçelerinde (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) yer alan 44 ortaöğretim kurumunda görev yapan 2219 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları çevrimiçi olarak gönderilmiş, 1170 öğretmen geri dönüş yapmıştır ve ölçeklerin tamamı geçerli olarak değerlendirilmiştir. Araştırmada, Akhan Çağırtekin ve Aküzüm (2020) tarafından geliştirilen "Örgütsel Değerler Ölçeği", Dağlı, Elçiçek ve Han'ın (2017) Türkçeye uyarladığı "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ve Özdere (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okul İklimi Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS ve AMOS programlarından faydalanılarak çözümlenmiştir. Öğretmen algılarının çeşitli değişkenlere göre anlamlı fark gösterip göstermediği t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis-H testleri ile belirlenmiştir. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Öğretmenlerin örgütsel değerler, örgütsel bağlılık ve okul iklimi algıları arasındaki ilişki korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bazı önemli bulgular şunlardır: Öğretmenlerin örgütsel değerler ile ilgili algıları arasında "cinsiyet", "öğretmenlikteki kıdem", "bulunduğu okuldaki çalışma süresi", "öğrenim durumu", "okul büyüklüğü" ve "okulun bulunduğu ilçe" değişkenlerine göre örgütsel değerlerin erillik-dişillik, bireysellik-kolektivizm, güç mesafesi, kısa dönem-uzun dönem odaklılık ve belirsizlikten kaçınma alt boyutlarında anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. "Medeni durum" değişkenine göre bireysellik-kolektivizm, kısa dönem-uzun dönem odaklılık ve belirsizlikten kaçınma alt boyutlarında anlamlı bir fark saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılığa ilişkin algıları arasında "cinsiyet" ve "öğrenim durumu" değişkenlerine göre duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık alt boyutlarında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. "Öğretmenlikteki kıdem" ve "medeni durum" değişkenlerine göre duygusal bağlılık ve normatif bağlılık alt boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. "Bulunduğu okuldaki çalışma süresi", "okul büyüklüğü" ve "okulun bulunduğu ilçe" değişkenlerine göre ise duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık alt boyutlarında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algıları arasında "öğrenim durumu" değişkenine göre meslektaş liderliği, kurumun savunmasızlığı, başarı baskısı ve profesyonel öğretmen davranışı alt boyutlarında anlamlı bir fark saptanmamıştır. "Cinsiyet" değişkenine göre kurumun savunmasızlığı ve profesyonel öğretmen davranışı alt boyutlarında anlamlı bir fark bulunmuştur. "Medeni durum" değişkenine göre meslektaş liderliği ve başarı baskısı alt boyutlarında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. "Öğretmenlikteki kıdem", "bulunduğu okuldaki çalışma süresi", "okul büyüklüğü" ve "okulun bulunduğu ilçe" değişkenlerine göre meslektaş liderliği, kurumun savunmasızlığı, başarı baskısı ve profesyonel öğretmen davranışı alt boyutlarında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algıları ile örgütsel değerlere ilişkin algıları arasında pozitif yönlü, yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki, öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algıları ile örgütsel bağlılığa ilişkin algıları arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Örgütsel değerler ve örgütsel bağlılık değişkenlerinin, okul iklimi ile aralarında anlamlı bir ilişki bulunduğu görülmüştür. Bahsi geçen iki değişken toplamda öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algı düzeylerindeki değişimin %76'sını oluşturmaktadır. En fazla etkileme payı örgütsel değerler değişkenine aittir. Sonuçlara yönelik uygulayıcı ve araştırmacılara yönelik uyarılarda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Değerler, örgütsel değerler, bağlılık, örgütsel bağlılık, iklim, okul iklimi.

Algılanan değerEğitsel değerlerKurumsal değerler+6
Güneş Akhan Çağırtekin
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin okul yönetimine katılımlarının incelenmesi (Diyarbakır ili örneği)

Bu araştırmanın temel amacı, ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin okul yönetimine katılımı hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi ve elde edilen bulgulara göre etkili okula ulaşmak noktasında öneri ve görüş bildirmektir. Araştırma tarama türünde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ilinin dört merkez ilçesi olan Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir'de bulunan 195 ilkokulda görev yapan 225 branş öğretmeni, 279 okul öncesi öğretmeni, 157 rehber öğretmen, 2650 sınıf öğretmeni olmak üzere toplamda 3311 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Diyarbakır ilinin dört merkez ilçesi olan Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir'de bulunan ilkokullarda görev yapan öğretmenler arasından küme yöntemiyle seçilen 587 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, ilkokul öğretmenlerinin okul yönetimine katılımlarının incelenmesinde Uyar (2007) tarafından geliştirilen "Yönetime Katılma Ölçeği" ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçek 4 boyuttan oluşup ilkokul öğretmenlerinin kendi okulunda yönetimine katılmaları düzeyine ilişkin öğretmen görüşleri, yönetime katılmanın yararlarına ilişkin öğretmen görüşleri, yönetime katılımı azaltan etkenlere ilişkin öğretmen görüşleri ve yönetime katılımı artıran etkenlere ilişkin öğretmen görüşlerini ölçmektedir. Çalışmadan elde edilecek veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı ile analiz edilecektir. Verilerin analizinde; (Bağımsız) Örneklemler t testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi, Scheffe ve Mann-Whitney U sınaması kullanılmıştır. Bu testlerin sonuçlarına göre, parametrik dağılım varsayımlarını yerine getiren verilerin çözümlenmesinde parametrik testler kullanılmışken, söz konusu varsayımları yerine getirmeyen veriler için de non-parametrik testler kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada bağımsız ve bağımlı değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla Pearson Momentler Çarpım Korelâsyonu ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Verilerin analizleri sonucu öğretmenlerin "yönetime katılmanın yararları" ile "yönetime katılımı artırıcı önlemler" boyutlarına "çok üst düzeyde" görüş belirtirken, "yönetime katılmayı azaltan etkenler" boyutuna "üst düzeyde", yönetime katılma durumu" boyutuna ise "orta düzeyde" görüş belirttikleri gözlemlenmiştir. İlk okul öğretmenlerinin okul yönetime katılımı hakkındaki görüşleri arasında; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, yöneticilik deneyimi, branş, öğrenim durumu ve okulun bulunduğu ilçe değişkenlerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Yönetime katılma durumu, yönetime katılmanın yararları ve yönetime katılımı artırıcı öneriler boyutlarında kadınların erkeklere oranla yönetime katılımın hakkındaki algılarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. 30 yaş ve daha alt yaştaki öğretmenlerin okul yönetimine katılım hakkındaki algılarının daha ileri yaştaki öğretmenlere göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Yönetime katılmayı azaltan etkenler boyutlarında ise 31-40 arası yaş grubundaki öğretmenlerin daha düşük düzeyde görüş belirttikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca öğretmenlerin kıdemi arttıkça okul yönetimine katılma durumu, okul yönetimine katılmanın yararları ve yönetime katılımı artırıcı önerilere ilişkin algılarının da azaldığı görülmektedir. Yönetime katılma durumu boyutunda sınıf öğretmenlerinin katılımının diğer branş kategorilerine oranla daha düşük düzeyde olduğu, yönetime katılımı azaltan etkenler boyutunda ise branş öğretmenlerinin katılımının diğerlerine oranla daha düşük seviyede olduğu ortaya çıkmıştır. Yöneticilik deneyimi olmayan öğretmenlerin yöneticilik deneyimi olan öğretmenlere göre algılarının daha üst düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Lisans mezunu öğretmenlerin lisansüstü eğitim yapmış öğretmenlere oranla yönetime katılım durumu hakkındaki algıları daha yüksektir. Ayrıca Sur ilçesinde görev yapan öğretmenlerin katılımı artırıcı önlemler boyutunda diğer ilçelerde görev yapan öğretmenlere oranla katılımlarının daha düşük olduğu görülmektedir.

DiyarbakırEğitim yönetimiYönetime katılma+3
Süleyman Akdağ
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of managers' communication skills on organizational climate in independent kindergarden schools (Example of province Diyarbakır)

The main aim of this research is to assess the effect of school managers' communication skills on organizational climate, on the base of the views of teachers who are employed in independent kindergarden in Diyarbakır central districts (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir). Relational scanning model is used in this research which has been designed as descriptive study. The research population consists of the teachers who are employed in independent kindergardens in central districts of Diyarbakır (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) in the academic year of 2018-2019. There are 28 independent kindergardens in Diyarbakır central districts and there are 270 teachers who are employed in these schools. In this study, I didn't take samples, instead I included all the teachers who are imployed in independent kindergardens. For this reason, the scale was delivered to 241 teachers who are employed in 27 formal independent kindergardens and the all the delivered scales were evaluated. As data collection tool, "Communication Skills Scale" and "Organizational Climate Scale" are used. In the communication skills scale, there are 34 articles, and "Task oriented communication, Informative communication, Feedback, Attitude and behavioral communication" are located as a subscales. In the organizational climate scale, 32 articles and "Leadership type, Organizational structure, Organizational communication, Organizational aim" are located as a 4 subscales. Data obtained from the study was analyzed using the SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) package program. In the analysis of data; Independent Sample t-Test, One-way ANOVA, Kruskal-Wallis H test, Scheffe and Mann-Whitney U test were used. However, the dependent variable to determine the level of independent variables predictive, Multiple Linear Regression Analysis was conducted. İt is clear at the end of the study that preschool teachers have the general opinions that, considering the level of managers communication skills, "the informative communication" evaluations are in the highest level, in return of that, "the attitude and behavioral communications" are in the lowest level. The pre school teachers have the general opinion about the independent kindergardens related to organizational climate, the evaluations on the base of "organizational aim" are in the highest level, in return of that, the evaluations on the base of "organizational communication" are in the lowest level. Among the views of the preschool teachers related to managers'communicational skills; there are no remarkable difference in terms of gender, marital status, age, year of service, professional seniority, the gender of the school manager, the age of the school manager and the number of the staffs in schools. However, the age difference among the demographic differences considering the preschool teachers views related to organizational climate was observed as a significant difference in the dimensions of "organizational aims" in favor of the age of 36 and beyond. At the same time, significant differences were observed among the teachers who are employed in the schools consisting of 1-9 staffs and among the teachers who are employed in the schools consisting of 10-20 staffs or beyond 21 in the dimensions of "leadership type", "organizational structure" and "organizational aims" in terms of the number of school staff. According to the regression analysis results, it is observed that the managers' communication skills (task oriented communication, informative communication, feedback, attitude and behavioral communcation) affect %75 the change on the organizational climate (leadership type, organizational structure, organizational communication, organizational aims). This result shows that the managers' communicational skills effect the organizational climate significantly. And also "informative communication variants and attitude and behavioral communicaiton" variants(p<0.5) which are among the communicational skills effect the organizational climate in a positively whereas the task-oriented communication variants and the feedback variants (p>0.5) effect the organizational climate slightly. Keywords: Preschool education, independent kindergarden, communicaiton skills, organizaitonal climate, teacher

KindergartensDiyarbakırEducational administration+6
Ömer Ergenekon
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of classroom teachers' behaviors within scope of the professional ethical principles according to the perceptions of school directors (Sample of Diyarbakır province)

In this study, it was aimed to research the adoption level of school teachers for the behaviors within scope of the professional ethical principles, based on the perceptions of school directors working in elementary schools (primary and secondary schools) containing classroom teachers. This study, which was designed in general screening model, consists of 544 school directors working in official elementary schools located in the central districts of Diyarbakır province (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) in the academic year of 2016-2017. Meanwhile, the sampling comprises 313 school directors who work in 196 elementary education institutions selected with the "criterion sampling" method which is among the aimed sampling methods. "Professional Ethical Principles Scale" comprising 6 factors and 71 items developed by Manalova (2010) was used for the research data. The data obtained from the study were analyzed by using SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) package program. T-test, One-Way variance analysis (One-Way ANOVA), Kruskal-Wallis H test and Mann-Whitney U tests were employed for independent samples in the analysis and interpretation of the data. The significance level was taken as ,05. The following results were obtained from the analysis of the data: Considering the general level of participation on the basis of the dimensions concerning the evaluation of the classroom teachers' behaviors within scope of the professional ethical principles according to the perceptions of the school directors; it has been determined that the participation of school directors in all dimensions was at a high level. Furthermore, when a ranking is made according to the participation level on the basis of dimensions, it has been observed that it has a descending order; professional ethical principles for the school ( = 4,20), professional ethical principles for the community ( = 4,13), professional ethical principles for students ( = 4,13), professional ethical principles for parents ( = 4,05), professional ethic principles for jobs ( = 3.99) and professional ethical principles for colleagues ( = 3.86). It was found out that classroom teachers participated at the highest level in the items which are "They avoid using rude and insulting words against parents" ( =4,48) and "They maintain the dignity of students" ( =4,46) according to the perceptions of the school administrators on the basis of the items. On the other hand, it was seen that they participated at the lowest level in the items which are "Make constructive critism at colleague meetings" ( =3,48) and "Share educational information with colleagues" ( =3,51). Significant differences were found according to the variables of (1) age, (2) occupational seniority, (3) district where the school is located, (4) the place of the school, (5) management duration and (6) educational status among the demographic variables which are discussed in terms of evaluating the adoption level of school teachers for the behaviors within scope of the professional ethical principles, based on the perceptions of school directors. However, there was no significant difference according to the variables of (1) gender and (2) task type. When the data obtained according to the independent variables are examined; it was concluded that there was no significant difference in the gender variable, but the participation levels of the female school administrators towards the adoption of ethical principles by the classroom teachers in all dimensions were higher than the male school administrators. In the age variable, as the age of the school administrators increased, it was found that the perceptions of classroom teachers regarding the adoption level of the behaviors within the scope of the professional ethical principles was higher. In the professional seniority variable, it is thought that, as the school directors gain experience over the years in their jobs, the classroom teachers behave more suitably in compliance with the behaviors in the dimension of the professional ethical principles towards the society. However, it was observed that classroom teachers behave more suitably in compliance with the behaviors in the dimension of professional ethical principles towards the colleagues as the experience decreases by differing in the dimension of professional ethical principles towards the colleagues. No significant difference was detected in the perceptions of school directors for the task type variable, however it was concluded that classroom teachers' participation level towards all dimensions related to the behaviors within scope of the professional ethical principles was high. It was found for the variable of district where the school is located that the perceptions of school directors working in Yenişehir and Kayapınar districts, related to the adoption level of school teachers for the behaviors within scope of the professional ethical principles, were higher compared to the school directors who work in Bağlar and Sur districts. It was concluded for the variable of place where the school is located that the perceptions of school directors working in village schools, related to the adoption level of school teachers for the behaviors within scope of the professional ethical principles, were higher compared to the school directors who work in the center of districts. It was seen for the variable of management duration that the perceptions of school directors with longer management duration towards the society are significantly higher, in the meantime the perceptions of school directors with shorter management duration towards colleagues are significantly higher. It was concluded for the variable of educational status that as the educational status increases in parallel to the increase of expectations, graduate school directors' perceptions related to the adoption level of classroom teachers for the behaviors within scope of the professional ethical principles are higher.

DiyarbakırEducational administrationProfessional ethics+6
Erkan Berdibek
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Other supervisors