Birleşmeler

63 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Banka satın alma ve birleşmelerinin pay senetleri üzerine etkileri

Bu tezde banka satın alma ve birleşmelerinin pay senetleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Banka satın alma ve birleşmelerinin tarihi, nedenleri, ülkemizde ve dünyada gelişimi detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmada veri seti olarak Türkiye'de 2000 yılından sonra yapılan banka satın alma ve birleşmeleri seçilmiştir. Akbank T.A.Ş., Denizbank A.Ş., Finansbank A.Ş., Şekerbank T.A.Ş., T. Garanti Bankası A.Ş. ile Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. analizde incelenen bankalar arasında yer almıştır. Adı geçen bankaların satın alma ve birleşme faaliyetlerinin pay senetleri üzerine nasıl bir etkide bulunduğu Olay Analizi yöntemi ile incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre bankaların satın alma ve birleşme faaliyetlerinin pay senetleri üzerinde olumlu veya olumsuz yönde mutlaka bir etkisinin var olduğu sonucuna varılmıştır.

Banka birleşmeleriBankacılık sektörüBankalar+4
Tuncay Kellegöz
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şirketlerin birleşme ve bölünme işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Kanunları açısından değerlendirilmesi

Şirketler küreselleşme sürecinde artan rekabet ortamına uyum sağlayabilmek için yeniden yapılanma eğilimindedirler. Yeniden yapılanmaların işletmelere faydası olduğu kadar makro düzeyde ülke ekonomisine olan katkısı tartışmasızdır. Özellikle ülkemiz açısından yabancı sermaye girişinin hızlandığı son birkaç yıl içinde sermaye şirketlerinin yeniden yapılanması ayrı bir önem kazanmıştır. Dolayısıyla konu, son dönemlerde şirketlerin rekabet stratejilerinden biri haline dönüşen şirket yapılanmalarına olan eğilimin artması nedeniyle Türkiye için önemlidir. Birleşme ve bölünme yeniden yapılanma modellerinden uygulamada en yaygın kullanım alanı bulan yöntemlerden ikisidir. Bu yüzden çalışmamızda yeniden yapılanma yöntemlerinden sadece birleşme ve bölünmelere yer verilmiştir. Çalışmamızın asıl amacı Türkiye'de önemi gittikçe artan sermaye şirketlerinin birleşme ve bölünme işlemleri hakkında teorik çerçevede detaylı bilgi vermek ve söz konusu işlemlerin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Hukuku içindeki yerlerinin kavranmasına yardımcı olmaktır. Ayrıca çalışmamızda amaçlanan bir diğer unsur birleşme ve bölünme işlemlerine ilişkin uygulama örneklerine yer vererek söz konusu işlemlerin uygulamada nasıl bir işlem akışı izlediğini sunmak ve söz konusu işlemlerin şirketlerin finansal tablolarına nasıl yansıdığını ilgili muhasebe kayıtlarıyla örnekler üzerinden göstermektir. Buradan hareketle, çalışmamızda birleşme ve bölünmeyi ortaya çıkaran dinamiklere değinildikten sonra söz konusu işlemler konunun maddi hukuk boyutunu düzenleyen 6102 Sayılı TTK ve çeşitli Vergi Kanunları ışığı altında incelenerek, birleşme ve bölünme işlemlerinin esas ve usulleri üzerinde durulmuş, hukuki ve vergisel sonuçlarına yer verilmiştir. Bölüm içerisinde konulara ilişkin analiz ve yorumlar yine bölüm içerisinde Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgeler ile desteklenerek sunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Birleşme, bölünme, Türk Ticaret Kanunu, Vergi Kanunları, yeniden yapılanma

BirleşmelerKanunlar 6102 sayılıSermaye şirketleri+7
Gözde Deniz Erol
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sosyal sigorta kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilmesi

Türkiye'de sosyal sigorta kuruluşları olan, Sosyal Sigorta Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur'un tek çatı altında birleştirilmesi üzerine bir model hazırlamak amacıyla yapılmaktadır. Tek çatı altında birleştirmenin literatürdeki anlamı bize üç farklı birleştirme modeli anlatmaktadır. Bu birleştirme modelleri, birincisi sosyal sigorta kuruluşlarının tek bir bakanlık allında toplanması, ikincisi sosyal sigorta kuruluşlarının tek bir sosyal güvenlik kurumu altında toplanması ve üçüncüsü sosyal sigorta kuruluşlarının tavsiye edilerek tek bir sosyal güvenlik kurumu kurulmasıdır. Tek çatı altında birleştirme için hazırlanacak model öncesinde, Türkiye'nin sosyal güvenlik sisteminin genel yapısı ile soysal sigorta kuruluşları olan Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'un hukuki, yönetim, finansal ve denetim yapılan incenelenerek, bu eksen çerçevesinde sosyal güvenlik ve sosyal sigorta sisteminin analizi yapılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma soncunda, sosyal sigorta kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilmesi ile ilgili olarak sosyal güvenlik sistemimizdeki eksikler çerçevesinde, sosyal sigorta kuruluşlarının tavsiye edilerek yeni bir sosyal sigorta kuruluşu kurulması önerisi hazırlanmış ve bu modelin sağlayacağı yararlar üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Güvenlik, Sosyal Güvenlik Sistemi, Sosyal Sigorta, Dünya da Sosyal Güvenlik Sistemleri, Sosyal Sigorta Kuruluşlarının Tek Çatı Altmda Birleştirilmesi.

Bağ-KurBirleşmelerEmekli Sandığı+4
Soner Yakar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

Clusters and competitive ability of enterprises in the textile industry: Case of Iraqi companies

Recently, Iraqi companies have faced many challenges due to the new economic reform. They started adopting different strategies to stay in the market and compete with international companies. As one of these strategies, the textile companies in Iraq decided to merge. They merged in 2017 and become one huge company. Their goal then in the merger is to enhance their competitive ability. This study aims to evaluate the role of companies' mergers (CM) in enhancing the companies' competitive abilities (CA) in Iraqi textile companies. The contribution of this study is that it provides statistical analysis to specify the effects of CM on CA in Iraq. The study hypothesis is that the CM has a significant effect on CA. The sample population was 900. A random sample method was used to draw a sample. The sample size used in this study is 270. The questionnaire was used to collect data for this study. The regression model results revealed that the Post-Merge Activihaves has a significant impact on the Supplement of Resources. The results also showed that the Turnover of Employees has no significant impact on the Supplement of Resources. The results revealed that the Post-Merge Activities has also a positive and significant impact on the Concentration of Resources. The results also showed that Turnover of the Employees has a positive and significant impact on the Concentration of Resources. The study concludes that the positive effect of post-merge supplementing of resources and concentration of resources is due to applying good plans, strategies, and finance by the new (merged) company. The study concludes that the positive effect of Turnover of Employees on the concentration of resources is due to hiring good-fit managers and employees and firing the bad employees. The study concludes that the results are in line with the literature.

MergersIraqCompetition+5
Bakr Mohammed Atiyah Atıyah
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Şirketlerde yatay birleşme ve devirler: Türkiye üzerine bir uygulama

Tez çalışmamızın amacı Türkiye'de 2004-2006 yılları arasında yaşanan yatay şirket birleşmelerinin, piyasa yapısında yarattığı değişime koşut olarak fiyatlar üzerindeki etkisini dolaylı yoldan saptamak suretiyle, pazar gücü yaratıp yaratmadığı konusu ve tüketici artığında birleşme kaynaklı değişimin yönü üzerinde bir sonuca ulaşmaktır.Yatay birleşmelerin değerlendirilmesinde odak noktayı oluşturan geleneksel yaklaşım ile verimlilik artışı yaklaşımının öngörüleri çerçevesinde birleşmeye katılmamış rakip firmaların sermaye piyasası verileri ile sektörel yoğunlaşma seviyeleri kullanılarak pazar gücü hipotezi test edilmiş ve çalışmaya dâhil edilen yatay birleşmelerin tekel gücü yarattığı yönünde önemli bulgulara ulaşılmıştır.Bunun yanında, belirli varsayımlar altında, tüketici artığında olumsuz bir değişim olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, tüketici artığındaki azalmanın boyutları bilinmediğinden yatay birleşmelerin net refah etkisi konusunda değerlendirme yapılmamıştır.

BirleşmelerDevirTürkiye+3
Mustafa Köse
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basını'na göre sol'da birleşme çabaları (12 eylül 1980 darbesinden 20 ekim 1991 seçimlerine)

Demokrasi ile yönetilen sistemlerde siyasi partilere dayalı çok seslilik esas unsurdur. Türkiye'de çok partili hayat döneminde demokrasinin temel ilkeleri kimi zaman iktidar ki-mi zaman ise askeri kanat tarafından çiğnenmiştir. Fakat sistem koşullara göre varlığını sür-dürebilmiştir. Özellikle çok partili hayata geçiş çok sancılı olmuştur. Mustafa Kemal Ata-türk döneminde çok partili hayata geçiş denemeleri başarısız olurken, İsmet İnönü dönemin-de ise ancak 1945 yılı itibariyle çok partili hayata geçilebilmiştir. 1945 yılı ve sonrasında kurulan sol partiler Türkiye'nin dış politikada Batı bloğuna yaklaşması ile tehdit unsuru olarak görülmüştür. Bu evrede devletin resmi organı olan Cumhuriyet Halk Partisi de sol eğilimli partilerin bizzat yargı erki tarafından kapatılmasına ön ayak olmuştur. CHP'nin iktidar koltuğunu 1950 yılında Demokrat Parti'ye bırakmasından sonra da bu durum değiş-memiştir. Buna karşın 27 Mayıs 1960 Darbesinden sonra 1961 Anayasası'nın verdiği ser-bestlik ortamında sol partilerin kurulması ve faaliyet göstermesi etkin bir hal almış ve Tür-kiye İşçi Partisi solda büyük bir atılım gerçekleştirmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi bu koşul-lar altında 1965 yılında kendini ortanın solu stratejisine kaydırarak iç politikadaki yeni ko-numunu ifade etmiştir. CHP'de İsmet İnönü'nün koltuğu yeni genel başkan Bülent Ecevit'e bırakması ile solun tanımı da genişlemiştir. Ancak diğer sol partiler bu aşamada büyük bir başarı gösterememiştir. 12 Eylül 1980 Darbesi ise sol için tam bir yıkım olmuş ve sol akım kendi içinde bölünmeler yaşamıştır. Bu bölünmüşlük sol partilerin kimi zaman birleşmesi ile kimi zaman da temel ilkelerden dahi uzak kalan ayrışmalar ile neticelenmiştir. Bu çalış-mada esas olarak 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında bölünen solun birleşme, bütünleşme ve ayrışma süreci dönemin süreli yayınlarından olan Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet ve Tercü-man gazeteleri ile Yankı dergisi ele alınarak incelenmiştir.

BasınBirleşmelerGazeteler+7
Dilan Deniz Arun
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1998-2008 yılları arasında İMKB'de gerçekleşmiş olan yabancı şirket ortaklıklarının mali açıdan performanslarının değerlendirilmesi

Günümüzde çok uluslu işletmelerin yaşanan rekabete bağlı olarak gösterdikleri sürekli büyüme çabaları gözlenen bir gerçektir. Bu açıdan bakıldığında küresel ekonomik şartlarda birleşme ve satın almalar çok uluslu işletmelerin yoğun olarak tercih ettikleri bir büyüme stratejisi olarak kabul edilebilir. Bu araştırmada birleşme ve satın alma yoluyla büyümeyi tercih eden uluslar arası işletmelerin ülkemizde gerçekleştirdikleri birleşme ve satın almalar ele alınmıştır.Bu açıklamalar ışığında çalışmada, 1998- 2008 yılları arasında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda gerçekleştirilen yabancı ortaklı birleşme ve satın almalar mali açıdan değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen bu birleşme ve satın almaların işletmelerin mali yapılarına olan farklı etkileri açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İşletmelerde Büyüme, Çok Uluslu İşletmeler, Birleşme ve Satın Almalar.

BirleşmelerHisse senetleriMigros+5
Orhan Şen
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşmelerinin vergi avantajı yaratması yönünden analizi

Hukuken bağımsız iki veya daha fazla işletmenin, hukuksal birliktelik için bir çatı altında toplanması birleşme olarak tanımlanmaktadır. TFRS 3 Şirket Birleşmeleri Standardına göre, yeni bir şirketin gruba katılması şirket birleşmesi olarak değerlendirilmekte, gruba mensup iki şirketin birleşmesi, şirket birleşmesi olarak görülmemektedir. Şirket birleşmelerinin, büyümek, sinerji yaratmak, ölçek ekonomisinden yararlanmak, yeni pazarlara girmek, rekabet avantajından yararlanmak gibi birçok amacı vardır. Vergi avantajından yararlanmak da şirket birleşmelerinin en önemli nedenlerinden biridir. Yaptığımız çalışmada Ocak 2015 – Aralık 2018 tarihleri arasında halka açık şirketlerin gerçekleştirdiği şirket birleşmeleri örneklem olarak alınmış ve birleşmelerin tamamının grup içi birleşme olduğu görülmüştür. Örneklemimizde yer alan birleşmelerin %95'inde vergi avantajının olduğu, şirketlerin bu avantajdan yararlandığı sonucuna varılmıştır.

BirleşmelerTürkiye Finansal Raporlama StandardıVergi avantajı+1
Olcay Kolotoğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Marka birleşmelerinin marka değeri ve tüketici satın alma kararına etkisi

Günümüzde en farklılaşmış ürünlerin bile kolayca taklit edilebilmesi, pazara yeni çıkacak ürünlerin eşsiz bir şekilde konumlandırılmasını güçleştirmektedir. İşletmeler, bu olumsuzlukların etkisini azaltmak, sahip olunan marka değerine katkı sağlamak, tüketiciler tarafından tercih edilebilir olmak ve rakiplerine göre stratejik açıdan bir avantaj elde edebilmek için, marka birleşmesi stratejilerine yönelmişlerdir.Marka birleşmelerinin oluşturulması, işletmeler için verilebilecek en kritik pazarlama kararlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Markaların bahsedilen birleşme faaliyetleri içinde bulunmaları onların, farkındalıklarını, yarattıkları çağrışımları, algılanan kalitelerini ve sadakat seviyelerini yükselterek, tüketici gözündeki değerlerinin artmasına yol açabileceği gibi, marka değerinin güçlenmesine de katkı sağlayabilecektir.Bu çalışma ile, tüketicilerin eş markalara karşı olan tutumlarının, marka birleşmelerini ne yönde etkilediği ve bu bağlamda tüketicilerin marka birleşmelerinin satın alma kararlarına olan etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte, mal ya da hizmet üreten işletmelerin marka birleşmelerine girerek, marka değerlerine ne oranda katkı sağlayacakları ve tüketiciler tarafından nasıl algılandıkları gözlenmiştir.Araştırma kapsamına, Ankara'da yaşayan 15 yaş ve üzerindeki tüketiciler dahil edilmiştir. Araştırma için gerekli verilerin elde edilmesini sağlamak amacıyla, rassal örnekleme teknikleriyle 3 büyük alışveriş merkezinde 412 bireye anket uygulanmıştır. Bu anketin hazırlanmasında Likert ve Semantik Farklılıklar Ölçekleri'nden yararlanılmış, elde edilen verilerin analizinde ise, yerine göre parametrik ve parametrik olmayan testler ve faktör, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Yapılan araştırmada sınanan hipotezlerden elde edilen bulgulara göre; oluşturulan marka birleşmelerinin tüketici tutumları açısından olumlu algılandığı ve tüketicilerin satın alma kararlarında pozitif bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bu olumlu tutumun oluşmasında, eş markaların sahip oldukları marka değeri unsurlarının rolü büyüktür. Buna ek olarak, değişkenlerin demografik faktörlere göre farklılıklarının da sonuçların anlamlılığını etkilediği belirlenmiştir.

BirleşmelerMarkaMarka birleşmeleri+4
Bülent Özsaçmacı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bakanlık birleşmelerinin çalışanlar ve sunulan hizmetler üzerine etkileri: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı örneği

Türkiye' nin yeni yönetim sistemi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 9 Temmuz 2018'de uygulanmaya başlamış ve devamında yürütmeye ilişkin konulardaki düzenlemeleri beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda bakanlıkların yapılarında sayılarında değişikliğe gidilmiş ve teşkilat yapıları yeniden düzenlenmiştir. Bazı bakanlıklar lağvedilmiş, bazılarının isimleri değiştirilmiş, bazı bakanlıklarda ise birleşmeye gidilmiştir. Yeni sistemde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları tek bir çatı altında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adı altında birleştirilmiştir. Bu çalışmada, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi kapsamında birleştirilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının birleştirilmesinin taşra personeline ve sunulan hizmetlere etkilerini ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda Antalya, Isparta ve Burdur Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından sunulan hizmetler ve personel üzerinde yaşanan değişimleri anket yöntemi ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20. Programı ile analiz edilmiş ve hipotezler sınanmıştır. Tez çalışması sonucunda, bakanlıkların birleştirilmesinin personel tarafından olumsuz karşılandığı, bakanlıkların birleştirilmesinin hizmetler üzerinde herhangi bir etki yaratmadığı, bakanlıkların taşrada fiziki olarak bir birleşme yaşamadığı ve sistemin eski düzende ilerlediği ancak bunun vatandaş tarafından tam olarak anlaşılamadığı ve bakanlıkların birleşmesinin vatandaşta kafa karışıklığına neden olduğu, bu durumun da personeli olumsuz yönde etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Birleşmeden sonra personelin eski sistemden farklı bir durum ile karşılaşmadığı ve beklenen verimin alınamamasından dolayı birleşmenin personel tarafından olumsuz karşılandığı ve sunulan hizmetlerde olumlu bir değişiklik yaşanmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler BakanlığıBakanlıklarBirleşmeler+3
Hande Nur Topuz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de banka birleşmeleri ve birleşme sürecinin bankalara etkisi : Bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Türk bankacılık sektöründe son zamanlarda sıkça karşılaşılan birleşme eğilimini analiz etmek ve bu doğrultuda birleşmelerin birleşen bankaların performansı üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu amaca uygun olarak, öncelikle bankacılık sektöründe yaşanan birleşmeler teorik bir çerçevede incelenmiş ve birleşme eğilimine ilişkin olarak literatür taraması yapılmıştır. İzleyen bölümde yol gösterici olması açısından, bankalarda birleşme eğiliminin başka ülkelerde nasıl bir süreçten geçtiği, seçilmiş ülkeler bazında incelenmiştir. Türk bankacılık sektöründe gerçekleşen birleşmeler ise , bütünlük sağlanması için 1980 sonrasında Türk bankacılık sistemindeki gelişmeler ışığında değerlendirilmiştir.Bu kapsamda banka birleşmelerinin birleşen bankaların performansına etkisi; Türkiye'de 2002-2007 yılları arasında gerçekleşen isteğe bağlı banka birleşmelerinin birleşen bankaların etkinliği üzerine yapılmış bir araştırma kapsamında incelenmiştir. Çalışmada birleşmelerin bankaların performansına olan etkisi; birleşme öncesi ve sonrasında hesaplanan etkinlik değerlerinin karşılaştırılması yoluyla analiz edilmiştir. Girdi odaklı yaklaşımın benimsendiği çalışmada, etkinlik değişimleri ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altında Veri Zarflama Analiz yöntemi kullanılarak ölçülmüştür. Çalışmada, birleşen bankaların yanı sıra analiz dönemi olan 2002-2008 yılları arasında sürekli olarak faaliyet gösteren bankaların da etkinlik değerleri hesaplanmıştır. Araştırma modelinde aracılık yaklaşımından hareketle girdi olarak, sermaye, mevduat, faiz giderleri ve faiz dışı giderler; çıktı olarak ise krediler, faiz gelirleri ve faiz dışı gelirler kullanılmıştır.Analiz sonucunda; birleşen bankaların performanslarında artış saptanmıştır. İlgili dönemde birleşme yaşayan on iki bankanın altısında performans artışı gözlemlenirken, üç bankanın etkinliğinde azalma meydana gelmiş, yine üç bankanın performansında bir değişiklik gözlemlenmemiştir. Ayrıca birleşme yaşayan ve birleşme yaşamayan bankaların analiz dönemindeki ortalama etkinlik değerleri karşılaştırılmış, bu kapsamda, birleşme yaşayan bankaların etkinlik ortalamalarının çok belirgin olmasa da diğer bankaların ortalama etkinlik değerlerinin bir miktar üstünde kaldığı sonucuna varılmıştır.Anahtar Sözcükler: Türk Bankacılık Sistemi, Büyüme, Banka Birleşmeleri, Etkinlik, Veri Zarflama Analizi

Banka birleşmeleriBankacılık sistemiBankalar+2
Emel Demiral
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket satın alma ve birleşmelerinin çalışanlar üzerindeki etkisi

Şirketlerin satın alma ve birleşme süreçleri, şirketlerin genel yapıları için önemli değişiklikleri beraberinde getirmektedir. Bu değişimler, şirketlerin işleyişini önemli ölçüde etkilemektedir ve bu etkiler olumlu ya da olumsuz olarak ortaya çıkabilmektedir. Fakat sürecin en fazla etkilediği kesim çalışanlar olmaktadır. Çalışanların görüşleri ve adaptasyon konusundaki durumları, şirket satın alma ve birleşme süreçlerini asıl şekillendiren unsurlar olmaktadır. Bu tez çalışmasında, literatürde ve uygulamada, satın alma ve birleşme kavramlarının genel çerçevesi ile birlikte bu faaliyetlerin, çalışanlar üzerinde yaratmış olduğu etkiler araştırılmıştır. Çalışmanın son bölümünde, tamamı İstanbul'da ikamet eden, farklı şirket ve sektörlerde yer alan, geçmişte, çalıştıkları şirketlerde birleşme ya da satın alma süreçleri yaşamış 30 katılımcı ile gerçekleştirilmiş, mülakatlara dayalı bir araştırma söz konusudur. Bu araştırmada, katılımcıların, birleşme ve satın alma süreçlerindeki deneyimlerine dayanarak, süreçten nasıl etkilendikleri ve nihai olarak bu sürecin kendilerine neler getirdiği konusunda bilgi toplanmıştır. Bu bilgiler ışığında, birleşme ve satın alma süreçlerinin, çalışanlar üzerindeki etkilerine dair bir değerlendirmede bulunulmuştur.

BirleşmelerSatınalmaSüreç+2
Kaan Emre Kırıkyapan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Satın alma ve birleşmelerde insan kaynakları yönetiminin stratejik rolü: Medya sektöründe işten çıkarma süreçleriyle ilgili bir vaka analizi

İşletmelerin kurumsal stratejileri çerçevesinde büyüme kadar küçülme stratejilerini de insan kaynakları yürütmek durumundadır. Özellikle satın alma ve birleşme süreçlerinde küçülme "downsizing" stratejileri uygulanırken insan kaynaklarının çıkış sürecindeki üstlendiği rolün işten çıkarılarılanlar tarafından nasıl değerlendirildiği, çıkış sürecinin mali boyutunun yanı sıra ikna sürecinde görüşmecilerin bu sürece katkılarının olup olmadığı, çıkış sürecinde üstlenilen fonksiyonları neticesinde kurumların mali yapısına katkısının olup olmadığı konularına ait çalışmalar gözlemlenmemektedir. Araştırmada insan kaynaklarının stratejik rolü, satın alma ve birleşmelerde çıkış işlemleri sürecinde medya sektöründe gerçekleşmiş bir satın alma/birleşme sürecinde çıkış işlemi yapılmış bireylerin bakış açıları üzerinden ortaya konmaktadır. Bu bağlamda İstanbul ilinde medya sektöründe faaliyet gösteren bir firmadan satın alma/birleşme süreci sonrasında çıkış işlemi gerçekleştirilen 20 birey ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Yapılan görüşmelerde elde edilen yanıtlar betimsel ve içeriksel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular çereçevesinde küçülme "downsizing" stratejileri uygulanırken insan kaynakları stratejilerini uygulayan uzmanların işten çıkarma süreçlerinin uzlaşma ile çözümlenmesine katkı sağladıkları ve uzlaşma neticesinde de işletme açısından maddi anlamda önemli sayılacak kazanımlar/ek kayıpların olmamasına fayda sağladıkları ortaya konmaktadır. Aynı zamanda işten çıkış sürecinde ortaya konulan stratejilerin çıkışı gerçekleştirilen personel tararfından olumlu değerlendirildiği, belirlenen stratejiler çerçevesinde tekrar istihdam koşullarının sağlanabilecek olması ihtimalinin personelin bu durumu kabullenmesini kolaylaştırdığı ortaya konulmaktadır.

BirleşmelerMedyaMedya sektörü+4
Erkan Ataman
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşme ve satın almaları: 1995-2011 döneminde yabancı yatırımcıların Türkiye'de gerçekleştirdiği birleşme ve satın almaların mikro, makro ve stratejik açıdan değerlendirilmesine yönelik bir araştırma

Ülkelerin siyasi ilişkilerini ekonomik ve ticari faaliyetlere taşıması sonucunda, 1800' lü yıllarda aşılması zor olan ticaret bariyerleri erimiş hatta günümüzde yok olmaya başlamıştır. Bunun yanında gelişen teknoloji, ulaşımın kolaylaşması, iletişim kolaylıkları gibi küreselleşme olguları sonucunda dünya üzerinde sermaye hareketliliği hız kazanmıştır. Bu değişimler sonucunda işletmelerin bulundukları çevrede rekabet artmıştır. İşletmeler varlıklarını sürdürebilmek ve var olma amaçlarını gerçekleştirebilmek için farklı strateji arayışına girmişlerdir. Birleşme ve satın almalar, işletmelerin bu amaçlarına ulaşmalarında tepe yönetimin en fazla tercih ettiği stratejilerden olmuştur. Bu çalışmada amaç, 1995-2011 yılları arasında, Türkiye üzerine şirket birleşme ve satın almaları vasıtasıyla gerçekleştirilen Doğrudan Yabancı Yatırımlar ' ın yıl, sektör, ülke bazında analizinin ve birleşme- satın almaların sektör büyüme oranlarıyla aralarındaki ilişkilerinin ortaya konulmasıdır. Çalışma üç boyuttan oluşmaktadır. Birinci boyutta, ilgili literatür araştırılmış, dünyada ve Türkiye' de gerçekleşen birleşme ve satın almalar üzerine yapılmış çalışmalar incelenmiştir. İkinci boyutta, firmaların stratejik birleşme ve satın alma kararlarına etki eden iç ve dış motiflerin teorik düzeyde incelenmiş, Türkiye' de Doğrudan Yabancı Yatırımlar' a etki eden faktörler ile birleşme ve satın almalar incelenmiştir. Üçüncü boyutunda ise Türkiye'de 1995-2011 Yılları arasında gerçekleşen birleşme ve satın alma kararlarına etki eden motifler bağlamında dönemsel, bölgesel, sektörel özellikler incelenmiş, sektörel büyüme ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler : Şirket Birleşme ve satın almaları, birleşme dalgaları,birleşme motivleri, sektörel büyüme, doğrudan yabancı yatırımlar

BirleşmelerDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıMikroanaliz+5
Tuğba Usta
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket satınalma ve birleşmelerinde insan kaynakları yönetimi ve çalışma ilişkileri

Bu tez çalışmasında şirket birleşmeleri-satınalmaları ve şirket birleşmeleri ve satınalmaların insan kaynakları yönetimine ve çalışma ilişkilerine olan etkisi ele alınmaktadır. Günümüzün artan rekabet ortamında şirketler varlıklarını koruyabilmek, ekonomik ve finansal fayda sağlanmak amacıyla birleşme ve satınalma yoluna gitmektedirler. Ancak, bu operasyonu gerçekleştirirken şirketler insan faktörünü ikinci plana atarak finansal ve hukuki konulara ağırlık vermektedirler. Bu durum insan kaynakları sorunları ve uyumsuzlukları beraberinde getirerek birleşme-satınalma başarısını önemli ölçüde etkilemektedir. Çünkü üretim faktörleri içerisinde önemli unsur olan insan faktörü birleşmelerde başarıyı ve başarısızlığı getirebilen kritik bir role sahip olduğu görülmektedir. Bu tezde, bir inşaat firmasının devralınma operasyonu örnek olay olarak seçilmiştir. Devralma öncesi ve sonrası organizasyon yapıları insan kaynaklarındaki değişimler ayrıntıları ile ele alınmıştır.

Birleşmelerİnsan kaynaklarıİnsan kaynakları yönetimi+4
Selin Öztürk Uyanık
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım bankalarının birleşmelerinde yabancıların rolü

Bu tez ile Türkiye'deki banka birleşmeleri açıklanmış olup, yabancılarla yapılan banka birleşmesinin yatırım bankası üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bankacılık sektöründe bankaları birleşmeye iten nedenler irdelenmiş, yatırım bankası açısından birleşme neden ve sonuçları anlatılmaya çalışılmıştır. Birçok sektörde gelişme göstererek dikkat çeken Türkiye'ye, proje finansmanı ve danışmanlık hizmetleri verme isteğiyle gelen yabancılar, sektörde yatırım bankacılığı alanında lider banka olmayı hedeflemektedirler.Yabancılar geldikleri ülkelere kendi teknolojilerini de getirerek, yerli bankaların teknolojik altyapı gelişimine katkıda bulunmakta, yeni birimler açarak banka yapılarını değiştirmekte, karlılığı arttırmakta ve elde edilen karı yurt dışına çıkartmayıp öz kaynaklarda tutarak ülke ekonomisine de katkıda bulunmaktadırlar. Yapılan çalışmalar, araştırma ve gözlemler ile Türkiye'deki yatırım bankası birleşmesinde de aynı etkilerin görüldüğü ancak rekabet konusunda geri kalındığı gözlenmiştir. Birleşmenin ilk yıllarında görülen bu olumlu gelişme ve iyileşmeler sonraki yıllarda düşüşe geçmiştir. Türkiye'de tarihi eskiye dayanmayan yatırım bankalarının, yabancıların da desteği ile ülkede sadece bu alanda hizmet veren banka türü olma düşüncesini de yerleştirdiğini görmekteyiz.

Banka birleşmeleriBankalarBirleşmeler+4
Naime İbiş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bölünmüş ülkelerin birleşmesi : Kore örneği

Bu çalışmada, Güney ve Kuzey Kore'nin barışçıl ve istikrarlı bir şekilde birleşme gerçekleştirmesi için gerekli koşulların ne olacağı tespit edilmiştir. Gerekli koşulları araştırmak için tarihte bölünmüş ülkelerden birleşmesi gerçekleşen Vietnam, Yemen, Almanya ve yeniden bölünen Kıbrıs örnekleri üzerinde dikkat edilmesi gereken hususlar incelenmiştir. Ayrıca, Kore Yarımadası'nın bölünme sürecinden bu yana iki Kore'nin ilişkileri, çevre dört ülkenin politikası ve Kore'nin birleşmesiyle ilgili tutumu değerlendirilmiştir. İç ve dış ortamına bakıldığında, Kore birleşmesi çözülmesi gereken birçok sorunu barındıran karmaşık ve zor bir süreçtir. Bu nedenle, birleşme sürecinde çıkabilecek sorunları en aza indirmek için gerekli koşulları teker teker oluşturarak kademeli ve aşamalı yolla birleşmek gerekmektedir. Öncelikle, siyasi, ekonomik ve sosyal entegrasyonun temelini oluşturmak için iki Kore ilişkileri geliştirmelidir. Ayrıca, Kore Yarımadası'nda kalıcı barış sağlanması için askeri gerginlik azaltılmalı ve Kuzey Kore'nin nükleer sorunu çözülmelidir. Gelişen ilişkiler ve sağlanan kalıcı barış çerçevesinde dört güçlü ülkenin olumlu bir birleşme ortamı oluşturması gerekmektedir.

BirleşmelerGüney KoreKore+1
Byoungkıl An
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel genişleme yolu: Demir Çelik Endüstrisinde etkinlik analizi (2000 - 2011)

Bu çalışmanın amacı, rekabet gücünün temel dinamiklerini referans alarak teorik çerçevenin rehberliğinde etkinlik ölçme yöntemlerini incelemektir. Temel amacı ise, uygulamalı literatüre katkı sağlayacak yöntemleri içselleştirmek, Türkiye Demir Çelik Endüstrisi?nde yer alan firmaların kısa (statik) ve uzun (dinamik) dönem bireysel performanslarını etkinlik ölçütleriyle hesaplamak ve şirket birleşmeleri (merger) yöntemiyle de endüstrinin genişleme yolu üzerinden firmaların gelecekteki performanslarının iyileşme potansiyelini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın temel hipotezleri şu şekilde sıralanabilmektedir: 1)Endüstride yer alan firmalar, yarı-sabit girdilerini (sermaye stoğu), uyarlama maliyetine maruz kalmadan bir dönem sonraya aktarabiliyorsa, yarı-sabit girdilerin yatırımına yönelik kaynak tahsisi problemiyle karşılaşmazlar. Bu durumda etkinsizliğin kaynağı kısa dönemlidir. Kısa dönemli politikalar önerilmelidir. (vice versa) 2)Endüstride yer alan firmalar arasında gerçekleştirilecek olası bir birleşme, hem birleşen hem de pozitif dışsallık sayesinde dışarıda kalan firmalara potansiyel bir kazanç sağlamaktadır. Çalışmaya konu olan veri tabanı, 2000 - 2011 dönemine ait Türkiye imalat sanayisinde faaliyet gösteren İMKB?ye kayıtlı firmaların bilanço ve gelir tablolarından sağlanmıştır. Uygulamada etkinlik ölçme tekniklerinden Statik VZA, Dinamik VZA ve simulasyon temelli Bootstrap VZA yöntemleri kullanılmıştır. Burada teorik çerçevede yer alan statik ve dinamik etkinlik üzerine uygulamalı literatür değerlendirilmiştir. Çalışmamızda uygulamaya konu olan demir çelik endüstrisindeki yatay birleşmelerden doğan etkinlik skorları, analizde yer alan birleşme öncesi firmalara ait statik ve dinamik etkinlik skorlarıyla karşılaştırılmıştır. Buna göre endüstride yer alan firmalar arasında gerçekleştirilecek olası bir birleşmenin, hem birleşenler hem de dışarıda kalan firmalara potansiyel bir kazanç sağladığı görülmüştür. Bu sonuçlar yukarıda belirtilen her iki hipotezi doğrulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Rekabet Gücünün Dinamikleri, Statik Etkinlik, Dinamik Etkinlik, Birleşme

BirleşmelerDemir çelik endüstrisiEndüstriyel gelişme+4
Ramazan Ekinci
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Şahıs ve sermaye şirketleri kuruluşu ve faaliyetlerinde vergilerin etkileri

Şirket, iki veya daha fazla kişi tarafından ortak bir ekonomik amaca ulaşmak amacıyla kurulan bir ortaklık ilişkisini anlatır. Türkiye'de şirketler farklı kanunlarda kurulmuş olmalarına rağmen genel itibariyle şahıs ve sermaye şirketleri olmak üzere ikiye ayrılır. Vergi hukukumuz şirket çeşitlerine göre farklı vergi türleri içermektedir. Şahıs şirketleri için gelir vergisi, sermaye şirketleri için kurumlar vergisi uygulanmaktadır.Çalışmada şirket türlerinin kuruluşu, işleyişi ve sona ermesi aşamaları için ayrı ayrı vergilerin etkileri incelenmiştir. Şirketlerinin kuruluş aşamasında; kuruluş yeri ve hukuki şekil seçiminde, işleyiş aşamasında; şirketlerin büyümeleri ve sermaye yapıları, yatırımları etkilemede, devir ve tür değişikliği, şirketlerin bölünmesi ve hisse değişimi, sona erme aşamasında ise; birleşme ve tasfiye döneminde vergilerin etkileri incelenmiştir.Vergi hukukumuzda sermaye şirketleri şahıs şirketlerine göre daha avantajlı bir konumdadır. Sermaye şirketi ortaklarının sınırlı sorumluluğu, şirket borçları için taahhüt ettiği miktar kadar sorumlu olması, oto finansmanla büyüme ve devlet tarafından sağlanan vergisel avantajlarla şahıs şirketine göre ekonomik açıdan üstün ve ayrıcalıklı bir konumda sayılabilir.

BirleşmelerBüyümeKuruluş+6
Osman Serdal Karapınar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşmelerinden doğan hukuki sorumluluk

Gerek geçtiğimiz yüz yıllarda gerekse günümüzde şirketlerin en çok tercih ettiği büyüme yöntemlerinden bir tanesi şirket birleşmeleridir. Şirketler geçmişte olduğu gibi günümüzde de kendi bünyelerine bir şirketin katılmasıyla veya başka bir şirketin bünyesine katılmasıyla ya da bir araya gelerek yeni bir oluşum meydana getirmek suretiyle ekonomik anlamda güçlerini artırmakta, birleşmeleriyle birlikte bir sinerji yaratmaktadırlar. Şirketlerin birleşmeleri mevzuatta öngörülen belli başlı prosedür ve formalitelerden oluşan, çoğu kez uzun süren ve karmaşık denilebilecek bir süreçtir. Bu süreç içerisinde birleşme arzu ve niyetinde olan şirketlerin birleşebilmek için yapması gereken birçok işlem bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılan iş ve işlemler beraberinde birleşen şirketlerin hukuki anlamda sorumluluklarını meydana getirmektedir. İşte yapmış olduğumuz çalışmanın temelini ve konusu bu sorumluluklar oluşturmaktadır. Yapmış olduğumuz çalışma kapsamında ilk olarak şirketlerin birleşme yöntem ve esasları Türk Ticaret Kanunu'nda ve sair mevzuatta yer alan düzenlemeler temelinde ele alınıp detaylıca incelenmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise çalışma konumuzu oluşturan şirket birleşmelerinden doğan hukuki sorumluluk hususu çeşitli yönleriyle detaylı olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda şirket ortaklarının ve şirket yönetim organlarının birleşmeden doğan sorumlulukları, birleşen şirketlerin amme alacakları bakımından sorumlulukları, şirketlerin alacak ve borçlardan dolayı sorumlulukları, halka açık şirketlerin birleşmelerinden doğan sorumluluklar ve son olarak birleşmenin iptalinden ve ortaya çıkan eksikliklerden doğan sorumluluklar incelenmiştir.

BirleşmelerHukuki sorumlulukTicaret hukuku+2
Uğur Güleç
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rekabet Hukukunda birleşme ve devralmaların denetlenmesi ve özel hukuktan doğan sonuçları

Piyasa ekonomisini korumayı hedefleyen hukuk sistemleri, etkin bir rekabet ortamının sağlanması ve bu rekabet ortamının korunmasını amaçlamışlar ve bu amaçları doğrultusunda bazı düzenlemelere ihtiyaç duymuşlardır. Rekabet hukuku normları işte bu ihtiyaca cevap verir niteliktelerdir ve piyasa ekonomisi ve serbest rekabetin kabul bulduğu sistemlerde, sözü edilen etkin rekabet ortamının sağlanması amacına hizmet ederler. Rekabet normları etkin rekabeti, rekabete zarar verici hukuki işlem ve eylemlere karşı birtakım kamu ve özel hukuk yaptırımları öngörerek korurlar. Hem yabancı hukuk sistemleri hem de Türk Rekabet Hukuku düzenlemeleri, buna paralel olarak birtakım sonuçlar öngörmüştür. Rekabete zarar verecek nitelikteki işlemlerden bir tanesi de birleşme ve devralmalar, başka bir deyiş ile yoğunlaşmalardır. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (RKHK) bu birleşme ve devralmaların zararlı etkilerini engellemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, birleşme ve devralmaların kontrolü ile ilgili düzenlemeler ve mahkeme kararları ve bu kontrol sistemi için öngörülen özel hukuktan doğan sonuçlar ve yaptırımlar incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde rekabet hukukunda birleşme ve devralmaların denetlenmesi ve özel hukuk sonuçlarını ilgilendiren, Türk, ABD ve AB hukuk sistemleri içerisindeki düzenlemeler incelenmiş ve çalışmanın devamına ilişkin mevzuat mahkeme kararları ışığında tanıtılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, Rekabet Kurulu tarafından çıkarılan tebliğler ve ilgili diğer düzenlemeler doğrultusunda birleşme ve devralmaların denetlenmesi sisteminin, özel hukuk sonuçlarını da ilgilendiren yönleri ile incelenmesi amaçlanmıştır. Üçüncü bölümde ise birleşme ve devralmalara ilişkin normlara aykırılıktan doğan rekabet ihlallerinin yaptırımları incelenmiştir. Geçersizlik yaptırımı ve tazminat sorumluluğu incelendikten sonra, tazminat sorumluluğuna ilişkin tartışma ve tarafımızca savunulan görüşün de belirtilmesinin ardından çalışma neticelendirilmiştir.

BirleşmelerDevirRekabet+4
Koray Yeşilada
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşmeleri ve satın almaları: Türkiye'de banka birleşmeleri ve satın almaları üzerine bir uygulama.

Dünya genelinde yaşanan her değişiklik, ekonomik ve sosyal açıdan işletme bilimine yansımakta, yenilik arayışı ekonominin tüm aktörlerini derinden etkilemektedir. Özellikle küreselleşme ile birlikte, finansal pazarların dev bir sermaye havuzu haline gelmesi şirketleri; ortaklıklara, birleşmelere ve satın almalara yöneltmiştir. Ekonominin işleyişinde, finansal sistemin omurgasını oluşturan bankalar da değişen pazar ve rekabet koşullarına ayak uydurmak amacıyla, son yıllarda daha sık gündeme gelen birleşme ve satın almalarda önemli rol üstlenmektedirler. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de finans sektörü başta olmak üzere çeşitli sektörlerde satın almalar gerçekleştirilmektedir Özellikle yaşanan finansal krizler sonucunda bankaların yeniden yapılandırma yöntemlerinden biri olan birleşme ve satın almalar Türk Bankacılık Sektörü'nde de gündeme gelmiştir. Bu çalışmada Türkiye'de 2001-2012 yıllarında birleşen, satın alınan veya hisse devrine taraf bankaların performanslarının ne yönde etkilendiğinin tespiti amaçlanmıştır. Probit Model uygulanılarak, araştırmaya konu 9 bankanın, birleşme tarihinden sonra, performans değişim farkları belirlenmiştir. Araştırma modelinde banka analizlerinde önemli göstergelerden Özkaynak Yeterlilik Rasyosu, Duran Varlık / Toplam Aktif, Finansal Varlıklar / Toplam Aktif, Faiz Geliri / Toplam Aktif, Likit Aktifler / Kısa Vadeli Yükümlülükler, Dönem Karı/ Özkaynaklar, Dönem Karı / Toplam Aktifler, bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Analiz sonucunda bankaların rasyolarında satın alma işleminin gerçekleşmesinden sonra istatistiksel açıdan, Duran Varlık/ Toplam Aktif, Faiz Geliri / Toplam Aktif, Likit Aktifler / Kısa Vadeli Yükümlülükler rasyolarında azaltıcı etki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Bankacılık Sektörü, birleşme, satın alma, Probit Mode

Banka birleşmeleriBankacılık sektörüBankalar+4
Melike Aktaş
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası Finansal Raporlama Standartları, Vergi Usul Kanunu ve Amerika'da kabul görmüş genel muhasebe standartları açısından şirket satın alma ve birleşmeleri

Değişen ve gelişen dünya pazarlarına işletmelerin daha kolay uyum sağlayabilmeleri için bir takım değişimlere gitmeleri zorunlu hale gelmiştir. Bu değişimler, şirketlerin birleşme kararı alarak güçlerini arttırmaları olabileceği gibi, bir şirketin diğerini satın alması şeklinde de olabilmektedir. Günümüzde aynı ya da benzer ürün ve hizmetleri üreten şirketler arasında kıyasıya rekabet yaşanmaktadır. Büyüklüklerini yeterli görerek aynı ölçekle pazara hizmet sunmaya devam eden isletmeler, bir süre sonra güç birliği yapan firmaların gerisinde kalmaktadır. Bu güç birliği yapan firmaların yanında, üretim ve lojistik gibi ihtiyaçlarını sorunsuzca karşılayabilecek firmalarla birlesen firmalar böylelikle sahip oldukları tüm işgüçlerini uzman olduğu alanlarda etkili şekilde kullanılabilmektedir. Bunun yanında pazarda sadece bir tek ürün ve hizmetle büyümenin zor olduğuna inanan isletmeler, farklı ürün ve hizmet üreten şirketlerle birleşerek riski dağıtmaya çalışabilir. Bu da şirketlerin birleşmeleri açısından bir diğer neden olabilir. Bir başka şirket için ise birleşmede önemli olabilecek husus yakalanacak vergi avantajı olabilir. İşletmeler için farklı fırsatlar sunuyor ise de birleşme ve satın alma işletmeler için değer artırıcı etkiye sahip olduğu çok açık ortadadır. Birleşme kararı alan bir işletme, birleşme öncesinde bu kararın uygunluğunu kontrol etmek amacıyla çeşitli analizler yapmalıdır. Bu birleşmenin hangi nedenlerle istenildiği çok iyi tespit edilmeli, sonucunda ne gibi faydalar sağlanabileceği sürecin başından ortaya konulmalıdır. Bu çalışmanın amacı bütün bu değinilen konular ile birlikte çalışmanın ilerleyen bölümlerinde ele alınmaktadır.

Amerika Birleşik DevletleriBirleşmelerMuhasebe standartları+6
Metin Okur
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde sermaye kaybı ve borca batıklık ile sermayesini kaybeden veya borca batık şirketlerin birleşmeye katılması

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, anonim şirketlerde sermayenin korunmasına büyük önem vermiştir. Kanun'un 139'uncu maddesine göre, sermayesini kaybetmiş veya borca batık bir anonim şirket, devralma yoluyla birleşmeye katılabilir. Bu şekilde, anonim şirket mali durumunu düzeltebilir. Sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla kaybolan veya borca batık durumda bulunan bir şirket, kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe tasarruf edilebilen özvarlığa sahip bir şirket ile birleşebilir. Türk Ticaret Kanunu'nun 376'ncı maddesine göre; Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Tezimizde öncelikle birleşme kavramı, birleşmeye hâkim olan ilkeler ve diğer kanunlardaki (Türk Borçlar Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, Sigortacılık Kanunu vs.) yasal düzenlemeler açıklanmıştır. İkinci bölümde ise devralma şeklinde birleşmede izlenecek usul, birleşmenin şartları ve sonuçları anlatılmıştır. Son bölümde ise tasfiye hâlindeki bir şirketin birleşmeye katılması, ticari işletmenin bir ticaret şirketi tarafından devralınması, sermaye kaybı ve borca batıklık hâlinde birleşmeye katılma işlemlerinden ayrı ayrı bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Anonim Şirket/ Sermaye Kaybı/ Borca Batıklık/ Birleşme/ Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirketlerBirleşmelerBorca batıklık+2
Miray Gültek
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10

Related subjects