Fraud
84 theses under this subject heading
Kredi kartı hileleri ve alınan karşı önlemler
Günümüzde küreselleşen dünya ve insanlık tarihi birçok farklı şekillerde hile ve yolsuzlukla karşılaşmış, birçok mücadele geliştirmiştir. Dünya ekonomisindeki ve teknolojideki gelişmelerle birlikte hile ve yolsuzlukta da buna bağlı bir artış görülmektedir. Küreselleşmenin yarattığı etkilerle bu hile ve yolsuzluklar yerel ölçekte kalmayıp uluslararası nitelik kazanmıştır. Adli muhasebe gibi meslek alanlarıyla ilgilenen meslek mensupları ve denetçilere daha fazla iş düşmektedir. Çünkü hile ve yolsuzluklar, arkasına teknolojik gelişmelerin desteğini de alarak zaman geçtikçe daha da karmaşık hale gelmiştir. Sorunun nedeni de çözümü de ortak bir sonuçta, yani teknolojik gelişim ve insanlık da birleşmektedir. Bu yüzden muhasebe, adli muhasebe, denetim, hukuk, psikoloji, sosyoloji, pazarlama, ekonomi, mühendislik ve bilgi belge teknolojisi vb. bütün meslek grupları ile iç içe çalışmalıdır. Kredi kartı, banka kartı kullanımının artması ile birlikte kredi kartı hileleri de artarak, taraflara ciddi finansal kayıplar yaşatmıştır. Çalışmamızın ilk bölümünde ödeme araçlarından bahsedilmiş, ikinci bölümünde kredi kartına ait tanımlara ve tarihi gelişimine, kredi kartı ile yapılan hilelere ve alınan karşı önlemlere, tarafların yararlarına, zararlarına, tarafların sahteciliğe karşı dikkat etmesi gereken noktalar araştırılmıştır. Son bölümde ise Çorum Adliyesi Mahkemelerine konu olmuş örnek olaylar incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı; kredi kartı hilelerinin nasıl yapıldığına ve nasıl korunacağımıza dair araştırma yapmaktır. En karmaşık şekli olan teknolojiden en basit hali olan insanların iyi niyetinin kullanılmasına kadar birçok kredi kartı hilesi yapılmaktadır. Çorum Adliyesi Mahkemelerine konu olmuş dava dosyaları örnek olay incelemesi olarak incelenmiştir.
Finansal tablolardaki hile riskinin belirlenmesi: Yapay sinir ağı modeliyle bir bankada uygulama
Bankaların temel fonksiyonlarından birisinin kredi kullandırımı olması nedeniyle bankaların karşı karşıya kaldığı risklerin başında kredi riski gelmektedir. Finansal tablolara dayalı olarak gerçekleştirilen ticari kredi kullandırımlarında, hileli finansal tablolar üzerinden kullandırılan kredilerin kısmen veya tamamen geri dönüşümünün sağlanamaması kredi riskine sebebiyet vermekte ve bankalar açısından önemli bir sorun oluşturmaktadır. Bu nedenle bankaların kredi riski yönetiminde, finansal tablolardan sağlanan bilgilerin doğruluğu ve güvenirliği büyük önem taşımaktadır.Dolayısıyla bu çalışmanın temel amacı, finansal tablolardaki hile riskinin belirlenmesini ve bu şekilde de bankalarda oluşabilecek kredi riskinin önüne geçilmesini sağlamaktır.Finansal tablolardaki hile riskinin öngörülmesi ve değerlenmesinde yöntem olarak yapay sinir ağı (YSA) teknolojisinden yararlanılmıştır.Araştırma kapsamında bir bankanın ticari ve kurumsal müşterileri içerisinde yer alan ve 97' si manipülatör grup, 192' si ise kontrol grubu olmak üzere toplam 289 adet firmanın 2007 yılı mali verileri analiz edilerek bir YSA modeli geliştirilmiştir.Geliştirilen YSA modeli, finansal tablolardaki hile riskini % 90 oranında doğru tahmin ederek oldukça başarılı sonuçlar ortaya koymuştur. Araştırma sonuçlarına göre YSA modeli ile elde edilen bulgular, istatistiksel yöntemlerden probit model, logit model ve diskriminant analizi yöntemleri ile karşılaştırılmış ve en doğru tahminin YSA modeli ile gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Muhasebe hata ve hilelerinin tespit ve önlenmesinde muhasebe meslek mensuplarının sorumluluğu ve bir araştırma
İnsanlık tarihi kadar bir geçmişe sahip olan muhasebenin, günümüz dünyasında özellikle yaşanan teknolojik gelişmelerle beraber bilgi dünyasındaki yeri ve önemi göz ardı edilmeyecek bir konuma gelmiştir. Muhasebe bilgi sisteminin sağladığı verilerin ilgili kişilere ve kamu kuruluşlarına aktarılmasında köprü vazifesi gören muhasebe meslek mensuplarının bu görevi yerine getirirken tarafsız, güvenilir ve bağımsız bir sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri son derece önemlidir. Bu çalışmada muhasebede hata ve hilelerin tespit ve önlenmesinde muhasebe meslek mensuplarının sorumluluğu üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda ilk iki bölümde muhasebe hata türleri ile hile kavramları açıklanmış, daha sonra muhasebe mesleğinin tarihsel gelişimi ve muhasebe meslek mensupları hakkında genel bilgi verilerek meslekin ahlaki boyutunu oluşturan etik kuralları ve mesleki sorumluluk konuları açıklanmıştır. Bu çalışmanın amacı muhasebe meslek mensuplarını hata ve hilelere yönlendiren etmenler ile etik dışı davranışlara yönelik tutumlarını incelemektir. Çalışmanın amacına ulaşmak için Mardin ve Şırnak illerinde mesleğini icra eden muhasebe meslek mensupları üzerinde bir anket araştırması yapılmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler çeşitli istatistiki yöntemlerle test edilmiş ortaya çıkan sonuçlar paylaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Sorumluluk
Hilenin önlenmesinde iç denetim rolünün incelenmesi : Gaziantep ili örneği
Teknolojik gelişmelerin ve ticari işlemlerin çeşitliliğinde meydana gelen artışlar, muhasebe sisteminde meydana gelen hata ve hilelerin sayısını ve çeşitliliğini artırmıştır. Hile sadece işletmeye maddi olarak zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda kurum imajına da zarar verir ve işletmenin sürdürülebilirliğine zarar verir. Dolandırıcılığın tespiti veya önlenmesi işletmeler için oldukça zor bir süreçtir. İşletme yönetimi, bir iç kontrol sistemi kurarak kontrol işlevini, iç denetim işlevini yerine getirerek iç kontrol sisteminin etkin işleyişini yerine getirir. İç denetim, işletmelerin hedeflerine ulaşmasına, kurumsal yönetim anlayışının sağlanmasına ve risklerin daha iyi yönetilmesine destek olur. Bu çalışmanın amacı, işletmelerde muhasebe hatalarının ve hilelerinin önlenmesinde etkin muhasebe iç denetiminin rolünü ve önemini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep'te iç muhasebe sistemine sahip 10 işletme oluşturmaktadır. Anket yöntemiyle yüz yüze görüşme yoluyla elde edilen veriler, betimsel istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, etkin bir iç denetimin, iyi oluşturulmuş bir iç kontrol sistemi ile birlikte işletmede karşılaşılabilecek olası hatalı ve hileli muhasebe işlemlerinin azaltılmasında olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde denetim, denetim türleri, denetimin gelişimi, iç denetim süreci ve denetim standartları değerlendirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde hile ve muhasebe hilesi kavramları incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Gaziantep ilinde iç denetim faaliyeti gerçekleştiren işletmelerle yapılan görüşme sonuçları nitel yöntemlerle incelenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde iç denetimin muhasebe hilelerini önlenmesi açısından etkinliğinin ortaya konulması amacıyla yapılan araştırmada, iç denetçiler ile gerçekleştirdiğimiz anketler neticesinde aldığımız cevaplara istinaden işletmelerde iç denetim süreci, iç denetimin muhasebe faaliyetleri üzerindeki etkisi, iç denetimin muhasebe hileleri üzerindeki etkisi ve iç denetimin işletme geleceğine yönelik etkinliği gibi bulgulara ulaşılmıştır.
Hile riskinin tespitinde f-skor modeli ve hile beşgeni teorisi üzerine BIST'de yapılan bir araştırma
Dünya çapında yaşanan büyük muhasebe skandalları piyasada işlem gören işletmelerin hile riski tespitine olan ilgiyi daha da artırmıştır. Bu skandalların nedenleri araştırılarak ve yaptıkları işlemler incelenerek literatürde çeşitli hile tespit yöntemleri oluşturulmuştur. İşletmelerin hileli işlemlerinin tespitinin birçok yönden önemli olduğu açıktır. Hileli finansal raporlama ilgili taraflar için büyük kayıplara yol açmaktadır. Bunun önlenmesi amaçlı yapılan düzenlemeler ve konulan kanunlar yetersiz kalabilmektedir. İşletmeler muhasebe sisteminde açıklar bulup bunlardan yararlanarak, usulüne uygun olmayan kayıtlar yaparak ve çeşitli yollar ile gerçeği çarpıtarak hileli işlemlerini gizleyebilmektedir. Bunlara bağlı olarak hileli işlemlerin tespiti zorlaşmaktadır. Bundan dolayı bu araştırmanın amacı BIST'de faaliyet gösteren şirketlerin hile risklerinin tespit şekline bir bakış açısı kazandırmak ve araştırmada kullanılan değişkenlerin BIST şirketleri üzerinde hile risklerini tespit etmedeki rolünü incelemektir. Bu çalışmada öncelikle hile üçgeni olarak başlayan ve hile beşgeni olarak geliştirilen teoride bulunan hile faktörlerinin hileli işlemler üzerinde yol göstericiliği araştırılmıştır. Daha sonra hileli işlemlerin tahmini için oluşturulan modeller arasından 2011 yılında Dechow vd. tarafından geliştirilmiş F-skor modelinin finansal değişkenleri incelenmiştir. Bunların incelenmesi için Borsa İstanbul'da (BIST) işlem gören ve finansal faaliyet göstermeyen işletmeler arasından hileli işlem riski olanlar ve olmayanlar olarak iki grup oluşturulmuştur. Bu işletmelere ait 2017-2021 yılları arası yıllık rapor sonuçları incelenmiştir. Çalışmadaki verilerin analizi için SPSS programı kullanılmıştır. Bu program yardımıyla hile beşgeni teorisinde yer alan baskı, fırsat, rasyonelleştirme, kibir ve yetkinlik faktörlerinin hile riski olasılıklarını belirlemelerindeki etkisini ve ilişkisini incelemek üzere lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda hile riski olasılığının belirlenmesi açısından baskı değişkeninin alt faktörleri olarak incelenen dış baskı, finansal hedef ve finansal istikrar ve diğer iki hile faktörü olan fırsat ve rasyonelleştirme arasındaki ilişki anlamlı çıkmış ancak yetkinlik ve kibir hile faktörleri model içerisinde anlamlı bulunamamıştır. Dechow F-skor finansal değişkenleri olan ticari alacaklardaki değişim, maddi olmayan duran varlıklardaki değişim, nakit satışlardaki değişim, RSST tahakkukları, aktif karlılığındaki değişim ve stoklardaki değişim değişkenlerinin Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin hile riski olasılığını belirleme üzerindeki etkilerini ve ilişkilerini incelemek için de lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Bu analiz sonucunda sadece ticari alacaklardaki değişim ve maddi olmayan duran varlıklardaki değişimin arasındaki ilişki hile riski olasılığını belirleme açısından anlamlı çıkmıştır. Ticari alacaklardaki değişim ve maddi olmayan duran varlıklardaki değişim ile hile beşgeninde anlamlı çıkan bağımsız değişkenler dış baskı, finansal hedef, finansal istikrar, fırsat ve rasyonelleştirme ile yeni model kurulmuştur. Analiz sonucunda ticari alacaklardaki değişim, dış baskı, finansal hedef, fırsat ve rasyonelleştirme model içerisinde anlamlı bulunmuştur. Ancak maddi olmayan duran varlıklar ve finansal istikrar model içerisinde anlamlı bulunamamıştır. Bir sonraki aşamada anlamlı çıkan hile beşgeni faktörleri ile kurulan ilk model ve Dechow F-skor değişkenleri ile anlamlı çıkan hile beşgeni faktörleri ile kurulan ikinci model için F-skor değerleri hesaplanmış ve bu değerlerin manipülatör olan ve olmayan şirketleri ayırt etmedeki başarıları incelenmiştir. Son olarak hile risklerine göre gruplandırılan şirketlerin doğru sınıflandırılma bakımından karşılaştırmak üzere lojistik regresyon analizi ile yapay sinir ağları yöntemi uygulanmıştır. Sınıflandırma doğruluğu oranları model 1 ve model 2 için ayrı ayrı yapay sinir ağları ve lojistik regresyon analizi ile incelenip karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak her iki modelde de yapay sinir ağlarının az bir oranla dahi olsa, daha yüksek oranda doğru sınıflandırma yaptığı sonucu elde edilmiştir. Bu araştırmanın Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren işletmelerin hile risklerinin tespitinde finansal ve finansal olmayan verilerin kullanılmasıyla modeller oluşturulması; oluşturulan modeller ile hile riskinin tespiti içi f-skor değerlerinin hesaplanması ayrıca hangi değişkenlerin Türkiye Borsası'nda hile riski tespitinde yol gösterici olabileceğinin istatistiki olarak incelenmesi açısından önemli ve özgün bir çalışma olduğu düşünülmektedir.
Muhasebe hata ve hilelerinin meslek etiği açısından değerlendirilmesi ile örnek bir uygulama
Yapılan bu çalışmada, muhasebe mesleği ve meslek mensuplarının etiksel boyutları ile muhasebede yapılan hata ve hile konuları ele alınmıştır. Öncelikli olarak muhasebenin genel yapısı ile muhasebe mesleği hakkında bilgi verilmiş, daha sonra muhasebe mesleğinin ahlaksal boyutu ve bununla ilgili olarak muhasebede yapılan hata ve hile konuları incelenmiştir. Meslek mensuplarını etik dışı davranışlara yönelten pek çok neden çalışmanın teorisi içinde incelenmiştir. Ancak bağımsız meslek mensuplarının etik dışı davranışlar dışında kasti olmayarak yaptığı hatalar da vardır. Bunlar, etik dışı kabul edilen, kasti olarak bir amaç için yapılan hatalardan diğer bir deyişle hilelerden farklıdırlar. Bu hataların etik dışı olup olmadıkları "kasıt" unsurundan anlaşılmaktadır. Bağımsız muhasebe meslek mensupları bazen istem dışında hatalar yapabilmektedirler. Bu hatalar genelde, ya meslek mensubunun dikkatsizliğinden ya da bilgisizliğinden kaynaklanmaktadırlar. Bu çalışmada İstanbul örnekleminde, bağımsız muhasebe meslek mensuplarını etik dışı davranışa ve hata yapmaya yönlendiren en güçlü faktör veya faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Ayrıca araştırmada, bazı değişkenler ile etik dışı davranışa yönlendiren temel faktörler arasındaki ilişkiler de araştırma konusu yapılmıştır. Çalışma sonunda bir anket düzenlenmiş ve muhasebeci-mali müşavirlerin eğitim düzeyi, deneyim ve tecrübeleri, muhasebe mesleğinin etiksel boyutu ve muhasebe hata ve hileleri ile ilgili çeşitli görüşleri alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Etik.
Aile şirketlerindeki muhasebe hilelerinin yapısal özellikleri ve yarattığı maliyetler üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı; tüm şirket türlerinde karşımıza çıkabilecek muhasebe hilelerinin Aile Şirketleri'ne özgü yapısal özelliklerini belirlemek, Aile Şirketleri'ndeki muhasebe hileleri ile ilgili farklılıkları ortaya çıkarmak, bu hilelerin nasıl tespit edilebileceğine ışık tutmak ve önlenmelerine yönelik öneriler geliştirmektir. Böyle bir çalışma daha önce yapılmadığından örnek bir uygulama üzerinde keşifsel bir çalışma yapılacaktır. Bu kapsamda daha önce hile vakası ile yüzleşen bir Aile Şirketi örnek vaka olarak ele alınacak, bu şirketteki ilgili yönetici ve çalışanlarla görüşmeler yapılacaktır. İşletmelerin büyük çoğunluğunu aile şirketlerinin oluşturduğu düşünülürse bu çalışma neticesinde aile şirketlerinde hilenin önlenmesinin maliyeti ve hile sonucunda katlanılan maliyetin karşılaştırılması konusunda ışık tutacak ve yardımcı olacak bir çalışma olacaktır. Çalışmada ayrıca hile riskini azaltıcı kontrollerin ilgili aile şirketindehangi seviyede uygulandığı araştırılacaktır. Bu riskin bertaraf edilmesi konusunda yapılacak olan çalışmaların detaylı olarak maliyetleri konusunda araştırma yapılacaktır.
Finansal tablolarda hile riskinin tespiti üzerine bir model önerisi: BİST uygulaması
İşletmelerin mali durumları hakkında bilgi sağlayan birincil kaynaklar finansal tablolardır. Finansal tablolardan elde edilen bilgiler, bilgi kullanıcıları tarafından karar vermede kullanılan en önemli unsurlardır. Finansal bilgilerin gerçekte olduğundan farklı gösterilmesi şeklinde basitçe ifade edilebilecek finansal tablo manipülasyonu / hilesi, ekonomik çevrelere büyük zarar ve maliyetler getirebilmektedir. Çalışmanın amacı, finansal tablolardaki olası hile riskinin tespitinde kullanılabilecek, etkili bir model geliştirmektir. Bu çerçevede, BIST'te işlem gören 403 şirketin finansal tablo verileri Benford analizine tabi tutularak, finansal bilgilerde hile riski araştırılmıştır. Benford yasasına uyumun finansal tablo doğruluğuna kanıt kabul edildiği çalışmada, dijital basamak test sonuçlarının değerlendirilmesinde yeni kritik değerler ile alternatif bir ölçüm standardı olabilecek "Benford Basamak Skoru (BBS)" geliştirilmiştir. BBS değerine göre yapılan farklılık analizlerinde, denetim firması büyüklüğü ve bağımsız denetim zorunluluğunun, finansal tablo doğruluğu üzerinde anlamlı şekilde etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca BIST risk gruplandırması ve sektörler arasında finansal tablo doğruluğu açısından anlamlı farklar bulunmuştur. Çalışmada BIST reel sektörde işlem gören 184 şirket üzerinden finansal tablo manipülasyonunun tespitinde kullanılan karma modellere alternatif yeni bir model önerilmektedir. Literatürde finansal sağlığın ölçülmesinde sıklıkla kullanılan finansal oranlardan seçilen 38 finansal oran lojistik regresyon analizi ile test edilerek, manipülasyon tespit gücü en yüksek 7 oran (Toplam Tahakkuklar/Aktif, GYG+PSDG/Brüt Satış, Finansman Giderler/Aktif, Dağıtılmamış Kar/Aktif, FVÖK/Aktif, Piyasa Değeri/Toplam Borç, Çalışma Sermayesi/Aktif) modele dahil edilmiştir. Sonuçta, Benford analizinin finansal tablo doğruluğunu ölçmede etkili olduğu, ve hesaplanan BBS değerlerinin karşılaştırmalı olarak yorumlanmasının güvenirliği arttırdığı gözlemlenmiştir. Önerilen lojistik regresyon modelinin finansal tablolarında hile riski taşıyan şirketleri %16,7, ortalama olarak hile riski olma-olmama durumunu %66,6 oranında doğru tahmin ettiği saptanmıştır. Diğer karma modellerle karşılaştırıldığında, önerilen modelin anlamlılık seviyesi ve açıklama gücü daha yüksektir.
Makine öğrenmesi algoritmaları ile suistimallerin belirlenmesi
Kurumlar için tehdit unsuru olarak görülen suistimaller, kurumların yalnızca itibarını zedeleyip, güvensizlik ortamı oluşturmakla kalmayıp, faaliyetlerinin sonlandırılmasına neden olacak kadar etkili olabilmektedir. Suistimaller, yönetilmesi gereken en önemli kurumsal risklerden biri olmakla birlikte, bu riskin gerçekleşmesi durumunda ise sosyal ve ekonomik açıdan birçok olumsuz sonuç ile karşılaşılabilmektedir. Bu bağlamda, böyle bir riski yönetebilmek ve beraberinde sürdürülebilirliği sağlamak için, suistimallerin önlenmesi ve büyük boyutlara ulaşamadan ortaya çıkarılmasına yönelik, başta bankacılık ve finans sektöründe olmak üzere tüm sektörlerde faaliyet gösteren organizasyonların, nitelikli insan kaynağının yanı sıra veri analitiğine dayalı teknolojiye yatırım yapmaları kaçınılmaz olmuştur. Bu tez çalışmasının amacı, bankacılık ve finans sektöründeki suistimallerin ortaya çıkarılması konusunda, çalışanların demografik, mesleki ve finansal bilgileri üzerinden makine öğrenmesi algoritmalarından beşi aracılığıyla suistimal yapıp yapmadığına yönelik öngörü modelleri geliştirmek ve çalışanların profilleri üzerinden suistimallerin belirlenmesine yönelik literatürdeki eksikliği gidermektir. Bu çalışmada yöntem olarak, bir bankada 2017 ile 2021 yılları arasında suistimal yapan ve yapmayan çalışanlara ilişkin istatistiksel olarak anlamlı 8 değişken kullanılarak, Lojistik Regresyon, Rassal Orman, Karar Ağacı, Naive Bayes ve Destek Vektör Makinesi sınıflandırma algoritmaları ile çalışanların suistimal gerçekleştirip gerçekleştirmediği test edilmiş ve bu algoritmaların performans değerleri karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda, Yaş, Cinsiyet, Eğitim Düzeyi, Birimde Çalışma Süresi, İzin Kullanım Oranı, KKB Skoru, Kredi Başvuru Adedi ve Kredi Kartı Doluluk Oranı değişkenleri kullanılarak oluşturulan Lojistik Regresyon modelinin en yüksek doğruluk oranı ve F-Skor değerine sahip olduğu belirlenmiştir.
Kripto varlıklar kullanılarak işlenen suçların soruşturulması
Blokzincir teknolojisi ile üretilen kripto paraların maddi değere sahip olmaları ve 'kullanıcısını kimliksizleştirme' özellikleri nedeniyle birçok suçun işlenmesini kolaylaştırmaktadır. Çalışmamızda kripto paraların ekonomik ve hukuki anlamda para olup olmadıkları tartışıldıktan sonra arz sistemlerine göre şeffaf kripto para birimleri ve şeffaf olmayan kripto para birimleri olarak sınıflandırmaları yapılmıştır. Ardından bu ayrıma göre kripto paraların Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen dolandırıcılık suçunun işlenmesinde kullanım yöntemleri ve 26.06.2024 tarihinde Sermaye Piyasası Kanununda yapılan değişiklik ile düzenlenen Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcı Zimmeti suçuna değinilerek dolandırıcılık suçundan farkı da değerlendirilmiştir. Son olarak Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında suçun delillendirilmesi soruşturma yöntemleri anlatılmıştır.
Muhasebe etik algısı ve hileye yönelme: Üniversite öğrencileri üzerinde bir uygulama
Bu çalışmada muhasebe etik eğitiminin muhasebe etik algısı ve hileye yönelme üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla muhasebe dersini almış olan iktisadi ve idari bilimler fakültesinde öğrenim gören 394 öğrenciden anket ile veri toplanmıştır. Öncelikli olarak araştırmada kullanılan ölçeklerin yapı geçerliği ve güvenilirliği test edilmiştir. Ardından araştırma modeli yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Yapısal eşitlik modelinin analizi neticesinde Muhasebe eğitiminin muhasebe etik algısını pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Muhasebe etik algısının hileye yönelmeyi negatif yönde anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Muhasebe etiğinin ise hileye yönelme üzerinde anlamlı bir etkisi bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe Etiği, Hile, Muhasebe Eğitimi. 2020, 68 Sayfa
Copy-move forgery detection in digital images using convolutional neural network
The detection forgery in digital images has become a hot domain of research in the field of digital image forensics as a result of the prevalent use of image editing tools for manipulating an image to conceal or distort information in the image. One of the most common image forgeries performed is the copy-move forgery. This type of forgery involves copying a segment of the image which is then pasted to a different segment of the same image. The need for detecting whether an image is authentic becomes essential. The existing methods implemented for detecting image forgeries were based on traditional feature extraction algorithms such as block-based and key point-based algorithms. These traditional techniques employed produce a low-performance result. Deep learning techniques have proven to provide better performance in image processing tasks. In this research, a convolutional neural network that is based on a pre-trained ResNet50 network was proposed for the detection of copy-move forgeries in digital images. The proposed model uses the CoMoFoD image dataset in carrying out the experiment. The metric evaluation results achieved in the proposed model show that deep learning methods performance is more effective and efficient in digital image copy-move forgery detection.
Tevrat ve Kur'an-ı kerim açısından hile ve yalan kavramlarının değerlendirilmesi
Yahudilik ve İslam kadim geleneğe sahip iki dindir. Yahudilik uzun bir tarihi süreç geçirmiştir. Bu nedenle de İslam ile ortak bir geçmişe sahiptir. İslam, onu ilahi dinler arasında saymakla birlikte kitaplarının bozulduğunu kabul etmektedir. Hile ve yalan bütün inançların reddettiği davranış şekillerindendir. Tevrat ve Kur'an da hile ve yalanı reddetmektedir. Genel anlamda yasak kabul edilen bu davranışların istisnai durumları farklı kriterlere bağlanmıştır. Tevrat hile ve yalanı genel anlamda sonuçları yönüyle değerlendirmeye tabi tutmuştur. Onun iyi veya kötü olması Yahudi'ye ve Yahudiliğe etkisi yönüyle ele alınmıştır. Kur'an-ı Kerim ise amacı önceleyen bir bakış açısına sahiptir. Buna göre hile ve yalan amacına göre doğru ya da yanlış kapsamında değerlendirilecektir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda karşılıksız yararlanma suçu
Karşılıksız yararlanma oluşturan bazı fiiller, ilk olarak 1991 yılında çıkarılan 3756 sayılı kanun ile 765 sayılı TCK içine eklenmiştir. Karşılıksız yararlanma oluşturan fiiller zaman zaman hem Türk hukuk sisteminde hem de diğer ülke hukuk sistemlerinde ceza hukukunun dışında değerlendirilmiş zaman zamansa bu fiillerden bir kısmı ceza kanunlarında ayrı bir suç olarak yer almıştır. Öğretide; karşılıksız yararlanma olarak nitelendirilen çeşitli fiillerin hukuki uyuşmazlık olarak kabul edilmesi gerektiği görüşü ile cezai yaptırım altına alınması gerektiği görüşü uzun yıllar tartışılmıştır. Bununla birlikte bu tip fiillerin cezai yaptırım altına alınması gerektiği görüşünde kanunda ayrı bir suç tipi olarak mı cezalandırılacağı yoksa kanunda yer alan mevcut dolandırıcılık, hırsızlık, bilişim alanında suçlar gibi benzer suç tipleri kapsamında mı değerlendirileceğine yönelik farklı görüşler sunulmuş, bu konu farklı yargı kararlarına da yansımıştır. Karşılıksız yararlanma fiillerine yönelik çeşitli tartışmalar 5237 sayılı TCK'nın 163. maddesindeki düzenleme ile yeniden gündeme geldiğinden tez çalışmasında; ilk olarak, bu fiillerin ceza hukukundaki konumunu incelemek ve ikinci olarak da düzenlemenin olumlu ve olumsuz yönlerini belirtmek ve bu kapsamda karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin maddenin uygulamasına öğretide ve uygulamada yer alan değerlendirmeleri sunarak açıklık getirmek amaçlanmıştır.Tez çalışmasında, karşılıksız yararlanma suçu iki bölüm hâlinde incelenmiştir. İlk olarak tarihsel gelişim süreci ile bazı ülkelerdeki karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin düzenlemelere değinilmiş ve 5237 sayılı TCK'da yer alan karşılıksız yararlanma suçu tüm unsurlarıyla değerlendirilmiştir. Daha sonra da karşılıksız yararlanma suçunun, hırsızlık, dolandırıcılık, mala zarar verme suçları ile belgede sahtecilik suçları ve bilişim alanında suçlar ile benzerliklerine 765 sayılı TCK'da yer alan karşılıksız yararlanma suçuna da atıf yapılarak karşılaştırmalı olarak değinilmiştir. Tez çalışmasında, öğretide ve uygulamada sorun olan konular hakkında, ilgili bölümlerde ayrı ayrı çeşitli konulardaki farklı görüşlere ve uygulamalara yer verilerek bu konulardaki değerlendirmeler yapılmıştır. Bir bütün olarak da karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin düzenlemenin uygulamasında oluşabilecek bir takım eksikliklere değinilmiş ve çözüm önerileri ile karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin 163. maddenin uygulanabilirliğinin sağlamasına yönelik görüşler sunulmuştur.Anahtar Sözcükler:1. Karşılıksız Yararlanma2. Otomatlar aracılığı ile sunulan hizmet3. Telefon hattı ve frekansları4. Şifreli veya şifresiz yayın5. Dolandırıcılık
Preventing economic corruption in the Qur'anic perspective
The subject of economic corruption is of great importance in the Qur'anic perspective, because human life and others are directly linked to the economy. Satisfying the material needs of the human being is the objective of the economy in its religious sense, so that the interest of the economy in Islam is so much that it has explicit and fixed texts in several places, Adherence to and development of corruption and corruption, because economic corruption is a phenomenon that reflects the poor structure of the economic, political and moral system in many cases. Looking at the world today, we see that the most common problems facing countries, including Islamic countries, are the problem of corruption in the economy. Even the international war at this time is the war of the economy and not the other. Of valuable principles and unique systems related to the economy and ways of corruption and several ways to prevent and save from loss, all came at a time did not preceded by any of the previous religions and giant empires, and even the developed countries today have no system is comparable to Islamic principles on the economic side. Key Words: The Koran, Economy, Protection, Corruption, Cheatin.
Adli muhasebe kapsamında yönetim hileleri, Burdur ve Isparta illeri adli vaka analizleri ve örnek olaylar
Bir kişiyi veya bir olayı aldatmak, yanıltmak amacıyla gerçekleştirilen kasıt unsuru barındıran tüm entrikalar hileyi oluşturmaktadır. Çalışmada farklı şekillerde gerçekleştirilen ve işletmenin çeşitli alanlarını hedef alan yönetim hileleri teorik ve uygulamalı olarak incelenmektedir. Hile kavramı işletme ve işletmenin içinde bulunduğu çevreyi olumsuz olarak etkilemektedir. Bu olumsuz durumu ortaya çıkarmak ise uzman tanıklık isteyen bir iştir. İşletmelerin içerisinde hile eylemini gerçekleştiren kişilerin işlerinde uzman kişiler olduğu ve bu eylemi çok profesyonelce gerçekleştirebilecekleri buna neden olarak gösterilebilmektedir. Bu durumda uzmanlıkla yapılmış bu hilelerin ortaya çıkarılmasında adli muhasebecilere ihtiyaç duyulmaktadır. Hazırlanan çalışmada ilk olarak adli muhasebe, hile denetimi, yönetim hileleri konuları hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak Burdur ve Isparta illerinde meydana gelmiş ve adliyeye sevk eden hile dosyalarına ait veriler toplanmıştır. Toplanan bu veriler üzerinde niteliksel incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın yöntemi vaka analizi olarak belirlenmiştir. Toplanan veriler SPSS 20 istatistik programı yardımıyla analiz edilmiş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır.
5237 sayılı TCK kapsamında dolandırıcılık suçu
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK, ceza hukuku genel hükümler ve özel hükümlerde önemli değişiklikler getirmiştir. Bu tezin konusunu, 5237 sayılı TCK çerçevesinde dolandırıcılık suçu oluşturmaktadır. Anılan kanuna göre dolandırıcılık, kişinin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması ile oluşmaktadır. Bu bakımdan dolandırıcılık suçu, kanunda düzenlendiği yer itibariyle malvarlığına karşı işlenen bir suç olmasının yanında, kişinin iradesinin yanıltılması nedeniyle irade özgürlüğüne ve irade serbestisine karşı işlenen bir suç niteliğini taşımaktadır. Nitekim dolandırıcılık suçu, gerçeklerin gizlenmesi veya olduğundan farklı gösterilerek mağdurun iradesinin yanıltılması amacıyla, failin belli bir konuda ikna kabiliyetini, kurnazlığını, zekası ile kurgulama yeteneğini gerektiren bir suç tipidir.Bu çerçevede, çalışmanın birinci bölümünde dolandırıcılık suçuna ilişkin genel bilgiler verilmiş, suçun tarihçesi ile mukayeseli hukuktaki durum, dolandırıcılık suçunun diğer suçlardan farkı tespit edilmiştir. İkinci bölümde suçun unsurları incelenmiş, üçüncü bölümde suçun özel görünüş şekillerine ilişkin açıklama yapılmıştır. Son bölümde ise yaptırım ve kovuşturma usullerine yer verilerek çalışma sonuçlandırılmıştır.
Finansal raporların bağımsız denetiminde hile ve usulsüzlüklerin tespit edilmesi: SAS 99 kapsamında incelenmesi ve SPK düzenlemesi ile karşılaştırılması
Finansal raporlarda meydana gelen hile ve usulsüzlükler finansal rapor kullanıcılarını aldatmak ve zarar vermek amaçlarıyla tutarların kasıtlı olarak yanlış beyan edilmesi veya açıklamaların ihmal edilmesidir. Finansal raporlardaki hile ve usulsüzlükler, finansal raporların güvenilirliğini ve kalitesini düşürdüğü, sermaye piyasalarına olan güveni azalttığı ve denetim mesleğinin dürüstlüğünü ve tarafsızlığını tehlikeye attığı için zararlıdır. Finansal raporlarda meydana gelen hile ve usulsüzlükler birçok yöntemi içermesine rağmen, bağımsız denetçilerin bağımsız denetim sırasında ele alacakları hile ve usulsüzlükler hileli finansal raporlamadan kaynaklanan ve varlıkların suistimal edilmesinden kaynaklananlardır.Amerikan Sertifikalı Kamu Muhasebecileri Enstitüsü A.B.D'deki çok büyük şirketlerde meydana gelen hile ve usulsüzlüklere tepki olarak ve kamunun bağımsız denetimden geçmiş finansal raporlara olan güvenini tazelemek için SAS 99'u yayımlamıştır. Hile ve usulsüzlük ve bağımsız denetçilerin hile ve usulsüzlükleri tespit etmesine ilişkin sorumluluğu konuları ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayımlanan Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetimi yeniden düzenleyen tebliğde ele alınmıştır. Tebliğde yer alan bağımsız denetçilerin hile ve usulsüzlükleri ele almalarına ilişkin açıklamalar ve gerekler SAS 99 ile karşılaştırıldığında neredeyse aynıdır. Her iki belge de bağımsız denetçilerin riskli alanları değerlendirmelerine, hile ve usulsüzlükleri tespit etmelerine, bilinen veya şüphelenilen hile ve usulsüzlükleri gerekli yerlere iletmelerine yardımcı olacak yeni denetim prosedürleri sağlamaktadırlar.SAS 99'da ve tebliğde yer alan gereklere göre bağımsız denetim uygulamalarının yürütülmesi bağımsız denetçilerin yeni beceriler kazanmalarını gerektirecek ve bağımsız denetim uygulamalarının daha fazla zaman almasına ve pahalı olmasına neden olacaktır. Ülkemizde tebliğin etkili bir şekilde uygulanabilmesi ayrıca işletmelerdeki bağımsız denetimin uluslar arası denetim standartlarına uygun olarak yürütülmesini zorunlu tutan tasarı halindeki Türk Ticaret Kanunu'nun yasalaşmasına bağlıdır.
Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu
Bu yüksek lisans tez çalışmasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin 1. fıkrasının 'b' bendinde hüküm altına alınan, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu irdelenmiştir. Ceza hukukunun, genel suç teorisi düzleminde kategorize edilerek incelenen suç, bilişim disiplini açısından da ele alınmıştır. Suça vücut veren eylemin, en karakteristik iki unsuru olan 'hile' ve 'bilişim sistemleri' , terminolojik bir süzgeçten geçirilmiştir. Bunun yanında özellikle pratikteki yönleriyle ele alınan suç için doktrindeki görüşlere yer verilmiştir. Ayrıca pratikte en sık karşılaşılan örneklerine yer verilerek, suçun işlenme yöntemleri üzerinde durulmuş ve diğer bilişim suçlarıyla benzeşen ve ayrışan yönleri vurgulanmıştır.
Adli muhasebe kapsamında hilelerin incelenmesi üzerine bir araştırma
Yeni yöntemlerle işlenen ekonomik suçların ve ortaya çıkan anlaşmazlıkların artmasıyla birlikte, özellikle hile ve yolsuzlukların önlenmesinde önemli bir role sahip olan adli muhasebe' ye duyulan ihtiyaç artmaktadır. Adli muhasebe, hukuk ve muhasebe bilimleri arasında bir köprü görevi görerek daha çok mali nitelikli işlemlerde yaşanan hile ve yolsuzlukların belirlenmesi ve önlenmesine ilişkin başlatılan yargı sürecinde etkin bir rol üstlenmektedir. Geleneksel muhasebeden farklı olarak sadece rakamları değil, rakamların ötesini de irdeleyerek muhasebe hilelerini öngörme temeline dayanan adli muhasebecilik mesleği, muhasebe teori ve uygulamalarının yanında denetim, hukuk, istatistik, kriminoloji, psikoloji gibi birçok disiplini bünyesinde barındıran geniş kapsamlı bir uzmanlık alanıdır. Bu çalışmada adli muhasebe kapsamında hilelerin incelenmesi üzerinde durulmuştur. Bu doğrultuda çalışmada hâkim ve avukatlar, serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler ile akademisyenlere yönelik anket yapılmıştır. Anket verilerinin analizinde SPSS 24 paket programı kullanılmış, frekans, t testi, anova ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre, muhasebe hilelerinin önlenmesinde Türkiye'de adli muhasebe mesleğine önemli düzeyde ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca adli muhasebe için gerekli altyapı ve eğitim olanaklarının istenilen yeterlilikte olmadığı ve mesleğin gelişimi için yasal anlamda düzenlemelerin yapılması sonucuna ulaşılmıştır.
Kamu harcama sürecinde uygulanan tedarik usullerinin hile riski açısından analizi- bir kamu kurumu örneği
Kamu alımlarını düzenleyen Kamu İhale Mevzuatı ve ikincil düzenlemelerle korunmaya çalışılan saydamlık, eşit muamele, güvenirlik, rekabet, gizlilik ilkeleri ile kamu faaliyetlerinin kamu yararı adına sağlıklı bir biçimde yürütülmesini amaçlanmaktadır. Kamu kurumları ile serbest piyasa arasındaki organik bağı oluşturan tek alım usulü ise doğrudan temin kamu tedarik yöntemidir. Bu sistemi oluşturan 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nda doğrudan temin alım yöntemini düzenleyen 22. maddesi hile riskini önleyici ilkeleri olan Türk kamu ihale sisteminin temel ilkelerini taşımamaktadır. Kamu alımlarında hile riskinin tamamen ortadan kaldırma çabası çok fazla mevzuat değişikliği, bürokrasinin artarak işleyişin yavaşlaması ve kırtasiyeciliğin artmasına sebebiyet vereceği düşünülmektedir. Ancak doğrudan temin alım yönteminin sağladığı bu kolaylıklar bazen kamu kurumları aleyhinde oluşabilecek hile risklerini de beraberinde getirmektedir. Çalışmada 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunun 22'nci maddesi kapsamında yapılan alımlar sonucunda oluşabilecek hile risklerini tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla genel bütçeli bir kamu kurumunun yaptığı doğrudan temin alımları incelenmiştir. Araştırmanın kapsamını taşrada bulunan bir kamu kurumunun 2014-2018 yılları arasında 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında aldığı mal, hizmet ve yapım işleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda, 1.574 adet kamu alım dosyası ihale mevzuatı hükümleri ışığında incelenmiştir. 1.574 tedarik dosyasının 1.532 tanesi 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunun 22 inci maddesi olan doğrudan temin yöntemi ile yapıldığından araştırmada bu yöntem kapsamında yapılmış olan alımlar dikkate alınmıştır. 4734 Sayılı Kanun'da idarelerin ihtiyaçlarını en uygun şekilde karşılamasını sağlamak üzere, isteklilerle teknik şartlar ve fiyat üzerinde görüşme yapması mümkündür denmektedir ve kamu idarelerinin alımlarını yüz yüze pazarlık yaparak en uygun koşul ve fiyatta satın almasını öngörmüştür. Bu bağlamda incelenen kamu kurumunda doğrudan temin alım yöntemi anılan Kanun hükümlerine uygun olarak yürütülmektedir. Bununla birlikte harcama yetkilisi/kurum amirinin sınırsız takdir yetkisi ve gerçekleştirme sürecindeki konumu doğrudan alım yöntemini ve diğer kamu alım yöntemlerini hile riski açısından bazı durumlarda riskli hale getirdiği görülmüştür. Araştırmaya konu edilen kamu kurumunun alımlarını 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile belirlenmiş muhasebeleştirme ve raporlama kurallarına göre gerçekleştirdiği ve 3 bulgu hariç tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği tespit edilmiştir.
Madencilik sektöründe iç kontrol yapısının incelenmesi ve hile risklerinin ölçülmesi
Küreselleşme, artan rekabet, teknolojideki hızlı değişim ve yaşanan ekonomik krizler tüm ülkelerde işletmelerde hile riskini arttıran en temel unsurlardır. Hilenin işletmelere olan ciddi ekonomik etkisine rağmen, birçok işletmenin hileyi önleme, ortaya çıkarma ve hileye karşılık vermek için geliştirdiği sistem ve prosedürler oldukça az ya da hiç bulunmamaktadır. İşletmede çalışan en alt kademedeki personelden işletmenin yöneticilerine kadar uygun pozisyon ve şartlar oluşması halinde hilenin gerçekleşme riski kaçınılmaz olmaktadır. Hilenin önlenmesi ve ortaya çıkartılmasına yardımcı olan hile riski değerlendirmesi, işletmenin hile risklerini tanımlayan, analiz eden ve bu risklere yönelik işletmede varolan kontrolleri değerlendiren bir süreçtir. Çalışmanın temel amacı maden işletmelerinde hile riski taşıyan unsurların değerlendirilerek, madencilik sektöründe karşılaşılabilecek hile risklerinin örnek bir işletme üzerinde değerlendirilmesidir. Madencilik sektöründe karşılaşılabilecek hile risklerini önleyebilme veya zamanında müdahale ederek bu risklerin ortadan kaldırılabilmesi için gerekli tedbirler değerlendirilmiştir. Maden işletmelerinde hile riski taşıyan noktaların belirlenerek ileride doğabilecek kötü sonuçların önlenebilmesi amacı ile bir maden işletmesinin yetkili personelleri ile mülakat uygulanarak maden işletmeleri hile riski açısından değerlendirilmiştir. Ayrıca SWOT analizi sonucunda işletme ile ilgili üstün ve zayıf noktalar ile fırsat ve tehdit unsurları değerlendirilmiştir. Araştırma konusu maden işletmesi yetkili personelleri ile gerçekleştirilen mülakatlar sonucunda işletmenin iç kontrol sistemine gereken önemin verilmediği, işletme çalışanlarının görev dağılımlarının yapılmadığı, işe alım ve terfilerde net kuralların uygulanmadığı, üretim departmanı, pazarlama ve satış departmanları ile üst yönetim arasında iletişim kopukluğu olduğu ve ayrıca muhasebe departmanında etkin bir raporlama sisteminin kurulmadığı, muhasebe bilgi sisteminin güvenilir olmadığı tespit edilmiştir.
İşletmelerde hile, çalışanların hile algısı ve etik anlayışları arasındaki ilişki
Çalışanların kişisel menfaat elde etmek için çalıştığı işletmenin kaynaklarını ve varlıklarını suiistimal etmesi, çalışan hilesi olarak tanımlanmaktadır. Etik ise kişilerin davranışlarına yön veren, alacağı kararlara rehberlik eden kurallar bütünüdür. Çalışan hileleri neticesinde işletmeler oldukça fazla zarar görmekte ve kimi zaman iflas etmektedirler. Çalışanların hile algıları ve etik anlayışları, hile vâkâlarının farkına varılması ve hileye mâni olunması noktasında en önemli unsurlardır. Bu çalışmanın amacı; çalışanların hile algıları ve etik anlayışları ile demografik özellikleri arasında bir ilişkinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Bu çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket yöntemi tercih edilmiştir. 183 çalışan üzerinde altı adet hile ve iki adet etik ikilem senaryosundan oluşan bir anket uygulanarak araştırma sonuçlandırılmıştır. Veriler üzerinde yapılan testler, frekans ve varyans analizleri sonucunda; çalışanların etik anlayışlarının ve hile algılarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışanların cinsiyetlerinin hile ve etik algı düzeylerini anlamlı bir şekilde farklılaştırmadığı belirlenmiştir. Hem kadın çalışanlar hem de erkek çalışanlar hile vâkâlarını tasvip etmemiş, aynı şekilde etik ikilem senaryolarında alınan kararları etik bulmamışlardır. Çalışanların pozisyonlarının, hile algı düzeylerini anlamlı bir şekilde etkilemediği tespit edilmiştir. Çalışanların karşılaştıkları durumları vâkâ bazında değerlendirdiği görülmüş, hem etik hem de hile senaryolarının çalışanlarca farklı şiddetlerde derecelendirildiği tespit edilmiştir.
Muhasebe hileleri ve önlenmesi
Bu araştırma kapsamında muhasebe hileleri hakkındaki bilgiler yer almaktadır. Önemli skandallar detaylı olarak incelenmiş, 19. ve 20. Yüzyıldaki skandallar tablolar halinde verilmiştir. Çeşitli gazetelerde bu araştırma konusuyla ilgili çıkan haberler de araştırmaya dahil edilmiştir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye' de ve dünyada gerçekleşen muhasebe hilelerinin ortaya konulması, bu hilelerin yol açtığı muhasebe skandallarının incelenmesi, muhasebe hilelerinin hangi amaçla ve hangi yöntemler kullanılarak gerçekleştirildiklerinin incelenmesi ve buna ilişki alınabilecek önlemlerin neler olduğunun ortaya konulmasıdır. Yapılan bu çalışmada ikincil verilerden faydalanılmıştır.