Calligraphy

53 theses under this subject heading

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Matbaanın icadından sonra Latin kaligrafi sanatının gelişimi

İlk yazının ortaya çıkışı binlerce yıl öncesine ait mağaralarda bulunan resimsi şekiller, sanatın ve yazıya dair sürecin ilk başlangıç noktalarıdır. Yazıya dair ilk işaretler doğal hayatın vahşiliğine karşı, büyü ve tılsım yapmak amacı ile değişik simge ve şekillerden oluşmuştur. Yüzyıllar içersinde yazı işaretleri sistemli, düzenli ve kurallı yazı olarak ortaya çıkmıştır. Bilinen ilk sistemli yazıların M.Ö 3000 yılarında ortaya çıkan Sümer çivi yazısı ve Mısır Hiyeroglifleri olduğu bilinmektedir. Alfabenin ilk keşfi Fenikeliler tarafından gerçekleştirilmiştir. Fenikelilerin resimlere dayalı işaretlerden, fonogram (sesleri karşılayan bir takım yazılı biçimlere verilen isimdir), sistemine geçişi ile birlikte yazılı iletişim daha kolay bir hal almıştır, Yunanlılar kendi yazı sistemleri için, Fenikelilerin sessel işaretlerini, temel alarak alfabelerini oluşturmuşlardır. Yunanlıların oluşturmuş olduğu bu sessel işaretler, Romalılar tarafından kullanılarak günümüzde kullanılan Latin Alfabesinin temelini meydana getirmiştir. Yazıya dair ilk metinler, kilden yapılan tabletlere, kazılarak oyulan ahşaplara, taşlara, papirüs ve parşömen gibi zeminlere yazılarak günümüze kadar ulaşmışlardır. Geçmiş medeniyetlere ait tüm bu bilgiler, günümüze kadar saklanarak gelen yazıtlardan ve kitabelerden öğrenilmiştir. Avrupa Batı dünyasında yazının gelişimi Latin Alfabesinin kullanımı istikametinde ilerleme kaydederken, dünyanın değişik kültür gösteren coğrafyalarında da değişik işaretler ile değişik türde yazılar meydana gelmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. Batı kaligrafisinin tarihsel sürecine bakıldığında, antik Yunan ve sonrası Ortaçağ geleneğinde yazının, tamamen işlevsel amaçlar için kullanılan bir unsur olduğu bilinmektedir. İlerleyen dönemlerde ise; yine ihtiyaçlar ve teknik gelişmeler, kullanılan malzemelerin, yazının formuna şekil verdiği, çağın gerektirdiği, kültürel, sosyal ve ekonomik etkenlerle dönüşerek gelişimine devam ettiği görülebilmektedir. Yazı ile birlikte tarih başlar, tarih vesikalara işlenirken estetiğin her zaman yazıya eşlik ettiği gözlemlenir. Matbaanın bulunuşundan sonra da aynı şekilde tipografi sanatına eşlik etmiştir. Medeniyet gelişimi gösteren süreçte, yazı ve sanat farklı ve ayrı birer unsur olarak ele alınsa bile, bazen iç içe geçmiş ve birbilerinin yerlerine kullanılarak karşımıza çıkmışlardır. Resimsel işaretlerin, semantik anlam taşımayan sembollere dönüşmesiyle ortaya çıkan yazıların, yazı olmanın da ötesine geçerek sanatsal bir zeminde kendisine yer araması tarih boyunca daima gözlemlenmiştir. Günümüzde kullanmış olduğumuz harflerin oluşturmuş olduğu yazı sistemi farklı kültür, coğrafya ve medeniyetlerden örnek alınarak büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Yazı sanatının geçmiş yıllardan günümüz modern dünyasına nasıl geldiği, nasıl geliştiği ile temel yazı sanatının eğitimi ve öğretim tekniklerinin nasıl olması gerektiği yönü araştırılmıştır. Bu tez kapsamında; 1450 yılında Matbaanın İcadı ve sonrası gelişmeler ile birlikte, baskı makinelerinin kaligrafi el yazmalarına olan etkisi, Latin yazı font ve tasarımları, kaligrafi sanatının gelişim evreleri, alfabelerin yazılış biçimleri ve el yazılarının özellikleri ve tarihi dönem yazı sanatçıları, gibi sanatsal konular ile birlikte bölümler halinde değerlendirilerek başlıklar halinde izah edilmiştir. Bu tez içerik olarak; Matbaanın bulunuş evresinden başlanarak, gelişen kaligrafi yazıları ve tipografi sanat konuları birlikte araştırılarak, literatür taraması esas alınarak oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Latin Kaligrafi Sanatı, Kaligrafi Sanatı, Güzel Yazı, Temel Yazı Teknikleri, Tarihi Alfabe Süreçleri, Yazı Araç ve Gereçleri, Script Yazı Teknikleri, Gothic Yazı

AlfabeLatin harfleriYazı gereçleri+2
Serdar Kipdemir
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Süleymaniye Kütüphânesi'nde bulunan kıt'a-hat levhaları ve tezhipleri

Bu araştırmada İstanbul Süleymaniye Kütüphânesi'nde bulanan 59 adet sülüs, nesih ve muhakkak hatla yazılan kıt'a-hat levhaları ve tezhipleri, Türk-İslam san'atları içerisinde mümtaz bir yere sahip olan hat ve tezhip san'atı yönünden incelenmektedir. Seçilen bu eserler, dönemlerinin tüm özelliklerini yansıtmalarından dolayı Türk kitap sanʻatları alanında büyük öneme sahiptirler. Üç bölümden oluşan bu araştırmanın birinci bölümünde, hat san'atının tarihi gelişimi, Türk-İslam Medeniyeti'nde hat san'atının önemi, ekol sahibi Türk-Hat üstadları, Aklâm-ı Sitte, hat san'atının kullanım alanlarıyla beraber, tezhib ve ebrû san'atı hakkında teferruatlı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, konuyla doğrudan ilişikli olarak Türk-Hat san'atında kıt'a ve levha geleneği, levha ve kıt'a çeşitleriyle levhalarda kullanılan tekniklerle alakalı bilgiler verilmiştir. Üçümcü bölümde ise, katalogta yer alan eserlerin tahlilleri ve incelemeleri yapılmıştır. İncelenen eserler envanterleriyle birlikte dönem özellikleri, ekolleri, kâğıt, yazı, dil özellikleri, motif ve desen özellikleri bütün yönleriyle ele alınmış eserlerin karşılaştırma ve değerlendirilmesi yapılarak çalışma sonlanlandırılmıştır.

DesenEl sanatlarıKıt`a+7
Nurettin Hınıslıoğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Süleymaniye Kütüphanesinde bulunan hilyeler ve tezhipleri

Bu çalışmada, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Levhalar Koleksiyonu'nda Bulunan Altı Adet Hilye-i Şerife kitap sanatları içerisinde önemli bir yere sahip olan hat ve tezhip sanatı bakımından incelenmiştir. Süleymaniye Kütüphanesinde bulunan Hilye-i Şerifeler Türk-İslâm sanatları açısından bulundukları dönemlerine göre önem arz etmektedir. Üç bölümden oluşan tezin birinci bölümünde, hat ve tezhip sanatı hakkında bilgi yer almaktadır. Ayrıca tezhip sanatının kullanım alanları ile ilgili bilgiye yer verilmiştir. İkinci bölümde konuyla doğrudan ilişikli olarak, Hilye-i Şerife hakkında geniş bilgi verilmiştir. Hilyenin bölümleri, kullanılan yazı çeşitleri ve hilye tezhipleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Levhalar Koleksiyonu'nda Bulunan Altı Adet Hilye-i Şerife envanterleriyle birlikte verilerek desen, renk, dönem, motif ve üslup özellikleri bakımından ele alınarak incelenmiştir.

El sanatlarıHilyeSüleymaniye Kütüphanesi+4
Hüseyin Kutan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ta'lik hattının anatomik açıdan değerlendirilmesi

Hüsn-i hat sanatı İslam sanatlarının nüvesidir. Hüsn-i hat ilâhi armağanın şifahi bilgi olarak bozulmasına mahal vermemek adına kâtipler tarafından yazılara İslamiyet'in yayıldığı coğrafyalarda farklı bir kimlik kazanarak günümüze kadar gelmiştir. Ta'lik yazı da bu istikamette önemli bir yazı çeşidi olmuştur. Yazının tarihsel evrimi kısaca ele alınarak, Türk Ta'lik yazının belirli kaidelere bağlı kalarak harflerin kendi ölçülerini bulması elden çıktığı gibi yazılmaması ta'lik yazıya estetik yön kazandırmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda çalışmamızda ta'lik yazının plastik unsurlar bakımından incelenmesine ve harflerin anatomik ölçülerine odaklanılmıştır. Böylelikle hat sanatının tarih sahnesindeki gelişimi dışında bir yol çizilmiştir.

EstetikHarflerHüsn-i hat+3
Rukiye Yürüç
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Altındağ ilçesindeki 12-19.yy arası cami ve mescidlerdeki yazılar

Ankara, tarihte çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir şehirdir. 1071 Malazgirt Zaferi'nden iki yıl sonra 1073'te Selçukluların hâkimiyetine geçen şehir, mescit ve camilerle İslam şehrine dönüşmüştür. Eski dönemlerin izlerini taşıyan yapıların Ankara'da, özellikle Altındağ bölgesinde, kale ve çevresinde yoğun olduğu görülmektedir. Buralarda Roma dönemi yapıları, Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlı Dönemi yapılarına sıkça rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'nin başkenti olan ve ilkçağlardan bugüne farklı uygarlıkların yaşadığı Ankara kentinin Altındağ ilçesinde 12-19. yüzyıllarda inşa edilmiş cami ve mescitler ele alınmıştır. Dinî yapıların tezyinatında Hat Sanatı önemli bir yere sahiptir, bu durum göz önüne alınarak bu çalışmamızdaki cami ve mescitlerin hat sanatı açısından incelemesi yapılmıştır. Bu çalışmamızla söz konusu cami ve mescitlerin günümüzdeki durumları tespit edilerek, özellikle bu yapılarda yer alan mihrap, minber, kitabelerdeki yazıların detaylı olarak ele alınması amaçlanmıştır. Bu cami ve mescitlerin tezyinatında farklı alanlarda kullanılmış olan yazılar da inceleme kapsamındadır. Bu yazıların genel özelliklerinden bahsedilerek, fotoğraf ve çizimlerle desteklenerek yazıların içeriğine dair malumat verilmiştir. Bu çalışmada arşiv belgeleri, güncel kaynaklar, fotoğraf ve çizimler kullanılmıştır.

Ankara-AltındağCamilerDini yapılar+6
Sevban Esra Sarı
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hattat Çırçırlı Ali Efendi'nin eserleri ve hat sanatına katkıları

Yaşadığı dönemin en seçkin hattatlarından biri olan Şefik Bey'in talebesi olan Hattat Çırçırlı (Haydarlı) Ali Efendi XIX. yüzyılda yaşamış ve bilhassa istifleriyle bu mecrada kilometre taşı olarak addedebileceğimiz mühim bir sanatçıdır. İsmi çokça zikredilmesine rağmen, hakkında müstakil bir eser yazılmamış ve eserleri bir araya getirilerek incelenmemiş olması sebebiyle bu konuyu ele almak istedik. Sanat eserinin kıymetini bilmek için sanatçıyı tanımak lazım gelir. Biyografi çalışmaları bu bakımdan önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu çalışmanın konusu Kazasker Mustafa İzzet Efendi ve Sâmi Efendi gibi üstâd-ı kâmil hattatların kendisinden övgüyle bahsettiği Çırçırlı Ali Efendi'nin hayatı ve sanatıdır. Ali Efendi'nin yazılarını çeşitli kaynaklardan toplayıp bir araya getirerek katolog biçiminde sunmaya çalıştık. Anahatar Kelimeler: Çırçırlı Ali Efendi, Hat Sanatı, Hattat, İstif.

19. yüzyılBiyografiHattatlar+3
Fatma Yıldız
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk kaligrafi tarihi özelinde Etem Çalışkan

Yazı topluluklar halinde yaşamanın sonucu olarak, ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Tarihi boyunca, neredeyse bütün medeniyetler tarafından kabul edilmiş, kullanılmış ya da değişime uğratılmış olan yazı, zamanla iletişim amacının yanı sıra sanatsal yaklaşımların da en temel malzemelerinden biri halini almıştır. Osmanlı Döneminde Arap "elifbası" (alfabesi) olarak kullanılan ve 28 harften oluşan alfabe ile dönemin koşulları nedeniyle tasfir yapamayan halk, yazıya, sanatsal değerler yüklemiş ve hat sanatı'na (hüsn-i hatta) ulaşmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra harf inkılabının kabulü ile latin harfleri kullanılarak, batı kültürlerinde var olan kaligrafi sanatına ulaşılmıştır. "Yazıya değer verme ve güzelleştirme" temelinde hat sanatı ile buluşan kaligrafi sanatı, hat sanatından etkilenmiş fakat disiplin bakımından farklılık göstermiştir. Doğumu harf inkılabı ile aynı yıla denk gelen ve ömrünü yazı sanatına adayan Etem Çalışkan, yüksek öğrenim yıllarından bugüne kadar üreten ve üretmeye devam eden usta bir isimdir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında, güzel sanatlar alanında yazı eğitimini Türkiye'ye taşıyan ve Türk alfabesi ile kaligrafik eserler ortaya çıkaran Emin Barın'ın atölye öğrencisi ve asistanı olmuştur. "Geçmişten günümüze bütün önemli isimler, kayıplarının ardından değer bulmuştur." görüşünden yola çıkılarak, kaligrafi sanatını tüm ustalığı ile yaşatan Etem Çalışkan'ı tarihe olan tanıklığı ve bu süreçteki deneyimleri ile bir bütün olarak ele almak ve ölümsüzleştirmek gerekliliği, bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler Yazı, Kaligrafi, Hat Sanatı, Tipografi, Elifba (Alfabe)

BiyografiEl sanatlarıRessamlar+3
Emel Koru
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kuveyt Tareq Rajab Müzesinde bulunan Osmanlı hat eserleri

Bu çalışma Kuveyt'te bulunan Osmanlı hat koleksiyonu için bir kültür envanteri çıkarmayı ve mevcut eserlerin belgelenerek Türkçe literatüre kazandırılması yoluyla hat sanatı tarih yazımına katkı sunmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın konusu ve yöntemi, müzenin içeriği ve tarihsel arka planı hakkında literatürden ve tez kapsamında gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen bulgulara giriş kısmında yer verilmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde müze kurucuları ve tarihçesine ayrılmıştır. İkinci bölümde müze koleksiyonu, üçüncü bölümde hat sanatının Osmanlı seyri kullanılan yazı çeşitleri ekseninde ele alınmış, ekoller ve öne çıkan isimler üzerinden anlatılmıştır. Osmanlı hat ekollerinin öncü isimlerinin çok sayıda eserlerinin de bulunduğu müzenin hat koleksiyonu henüz yeterince belgelenmemiş ve çalışılmamış durumdadır. Bu çalışma ile müzedeki Osmanlı dönemi hat eserlerinin künyeleri oluşturulmuş ve bu incelenen eserler üçüncü bölümde katalog halinde sunulmuştur. Araştırma, sadece Osmanlı dönemine odaklanmış olup, bu sınırların ötesinde yazılmış eserler çalışmaya dahil edilmemiştir. Katalog bölümünde müzede bulunan el yazmaları, fermanlar ve hat sanatının kakma ve nakış gibi diğer zanaatlardaki uygulamaları hariç olmak üzere 147 adet hat eseri (kıt 'a, Hilye-i Şerif, levha ve murakkaa) yer almaktadır. Son bölümünde elde edilen sonuçların yanı sıra koleksiyonun geliştirilmesi ve ileride yapılabilecek araştırmalar için önerilere yer verilmiştir.

Hat sanatıKataloglama ve sınıflamaKültür tarihi+7
Merve Nur Kayhan Hassan
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hat sanatı sayfa tasarımlarının günümüz sayfa tasarımlarında kullanılan grafik tasarım ilkelerine göre irdelenmesi

Kökeni Arapça olan ?Hat? kelimesi, sözlükte ?ince, uzun doğru yol, birçok noktaların birbirine bitişerek sıralanmasından meydana gelen çizgi, çizgiye benzeyen şeyler ve yazı? anlamına gelir. Türk Hat Sanatı sayfa tasarımları genel olarak estetik değer ve kompozisyondan oluştuğu bilinmektedir. Bu bilgiler usta-çırak ilişkisi şeklinde nesilden nesile devam ederek günümüze kadar gelmiştir.Bu araştırmanın amacı; Türk Hat Sanatı'nın tarihi gelişim evrelerindeki eserleri, günümüz grafik tasarım ilkelerine göre incelemektir. Bu genel amaca bağlı olarak Türk Hat Sanatında kullanılan sistemin grafik tasarım ilkeleri ile ortak yönleri veya farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada ayrıca nitel araştırma tekniklerinden doküman ve eser incelemesinden de yararlanılmıştır.Türk Hat Sanatı'nın tarihi gelişim evreleri incelendiğinde, yazıyı sanat seviyesine yükselten hattatların, günümüz grafik tasarım ilkelerinin ve sayfa tasarımında önemli olduğu bilinen grid sisteminin gelişmesinde etkili oldukları anlaşılmaktadır.Türk Hat Sanatı sayfa tasarımlarında başlangıç aşamasından sonuna kadar olan dönem içersinde, hattatlar bilgi ve deneyimlerini kuşaktan kuşağa aktarmışlardır. Sayfa tasarımındaki düşünce anlayışı da bu şekilde gelişme göstermiştir. Hattatlar sayfa tasarımlarında diğer konuların yanında, dini ve ahlaki sözleri levhalar halinde kullanarak bunu bir sanat haline getirmişlerdir.Hat sanatının gelişim evresinde; kâğıdın hazırlanması, tasarımcının sayfa düzenine göre (ızgara grid sistemini) hazırlaması, tipografik olarak hazırlanan sayfa düzenlemesinden sonra görsel etkiyi arttırmak için tezhip (süsleme) yapılması ve ciltlenmesi sayfa tasarımının oluşma aşamasının bilgi, tecrübe, dikkat ve estetik kaygılar altında yapıldığını göstermektedir. Bu durum sayfa tasarımlarının hazırlanmasına katkıda bulunan nakkaşlar, ciltçiler ve yazı karakteri (fontlar) tasarlayan meslek guruplarının olduğunu göstermektedir.Sayfa tasarımlarında hattatların günümüz grafik tasarım ilkelerine benzer kurallara tabi olduğu, harflerin anatomik yapısı, kullanılacak metnin anlamı ve sayfadaki yerine göre tasarımlarına yön verdikleri anlaşılmaktadır. Bu süreç doğrultusunda yeni ve farklı tasarımlara ulaşmış olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bu süreç günümüz grafik tasarımcıları tarafından da izlenmektedir. Araştırma sonuçları çerçevesinde; Türk Grafik Sanatlar Tarihinin kökeninin nereden başladığına ilişkin yeni araştırmaların yapılması önerilebilir. Türk Hat Sanatı eserleri günümüz grafik tasarım çalışmalarında sistem ve ilkeler açısından bir eğitim aracı olarak kullanılabilir.Anahtar Kelimeler: Türk Hat Sanatı, Grafik tasarım, Sayfa tasarımı, Grid

Grafik tasarımıHat tasarımıSayfa düzenleme+3
Mehmet Pehlivan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Biga-Gümüşçay'daki Nasuh Çelebi Câmii haziresi mezartaşları

Uygun iklim ve coğrafi şartlarının da etkisiyle asırlardır yerleşim alanı olarak tercih edilen Biga, Güney Marmara'da bulunup Anadolu ile Trakya arasında bir köprü vazifesi görmüştür. Çanakkale'nin Biga İlçesi-Gümüşçay Belediyesi sınırları içinde bulunan Nasuh Çelebi Câmii Haziresi'ndeki mezar taşları, çalışmamızın bütününü teşkil etmektedir. Gümüşçay Nasuh Çelebi Haziresi'nde fotoğraflama, estampaj, tebeşirleme gibi yöntemlerle mezar taşları incelenmiş ve gerek hazirede gerekse dijital ortamdaki okumalarla, Osmanlı Türkçesi ile hâkkedilen şahidelerin kitabeleri latinize edilmiştir. Rustik taşlarla haricinde, Hicri tarih esaslı XII. yüzyıl ile XIV. yüzyıllar arası 109 mezarın tespiti ile tezin birinci bölümünde her bir şahide ve mezarla ilgili genel özellikler sunulmuştur. Miladi takvime göre XVIII. XIX. ve XX. yüzyıla ait bulunduğu görülen mezarlar, tezin ikinci bölümünde tipolojik açıdan incelemeye tabi tutulmuştur. Mezarların bir kısmı hem baş şahidesine hem de ayak şahidesine sahipken bazı mezarların ise sadece baş veya ayak şahidelerinin günümüze ulaştığı anlaşılmaktadır. Tezin ücüncü bölümünde de kitabelerdeki tezyinat ve hat sanatı değerlendirmeleri tamamlanmıştır.

Mezar taşlarıNasuh Çelebi CamiSüslemeler+3
Feyza Şahin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hattat Hüseyin Kutlu'nun hayatı ve eserleri

Hattat Hüseyin Kutlu, hat sanatının günümüzde yaşayan önemli temsilcilerinden biridir. İlmî bir muhitte yetişmiştir. Yükseköğrenimini, İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde tamamlamıştır. Ne var ki, felsefe alanında ilerleme hayalini geride bırakarak, İmam Hatip olarak görev yapmış ve sanatla meşgul olmuştur. Bunun en önemli sebebi, sanat ile iştigal eden birisi olarak câmide yapacağı hizmetlerin daha yararlı olacağı düşüncesidir. Onun hayatında en önemli yer, 1976 senesinde göreve geldiği Hekimoğlu Ali Paşa Câmi'dir. Burada 2002 senesine kadar görevde bulunur. Bu süre zarfında câmi ile sanat kavramlarını buluşturur. Sanatını vesile kılarak, câmiyi yapabileceği ölçüde ihya etme gayreti içerisine girer. Çünkü ona göre, bir zamanlar hayatın ve kalbin merkezi olan câmiye yüklenen fonksiyonlar günümüzde bertaraf edilmiştir. Bu fark edişten sonra "câmi" düşüncelerinin ana merkezini oluşturur. Ona göre, "İslâm medeniyeti mazide kalmış bir nostaljiden ibaret değildir ve bu medeniyetin merkezi de câmidir". Bu idealle Hekimoğlu Ali Paşa'da görevini yerine getirir. Câmiyi mamur etmeye çalışır. Kütüphaneyi, Uygulamalı Türk-İslâm Sanatları Merkezi olarak hayata geçirir. Mimari ile hüsn-i hat sanatı arasındaki ilişki üzerinde çokça durur. Eserlerinde mânaya, leke etkisine, kalem hakkına, diğer sanatlarla uyumuna ve fonksiyonlu olmasına dikkat eder. Onun sanat telakkisi, sadece söz ile sınırlı değildir; o, tahayyül ettiklerini icraata geçiren bir sanat adamıdır. İcra ettiklerini ilmî çalışmalara da aktarma gayretinde bulunan bir hattattır. Bu tez, günümüz hat sanatının bir temsilcisi olarak Hüseyin Kutlu'nun hayatı ve eserlerini konu edinmektedir. Bu yapılırken konunun daha iyi anlaşılması için günümüz hat sanatının durumuna ilişkin bazı tespitler de yapılmıştır.

BiyografiKutlu, HüseyinYazı sanatı
Salime Bera Kemikli
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa vakıf kültürü müzesi hat levhaları

Tarih boyunca Kur'an yazısı İslam topluluklarının ortak yazısı olmuştur. Ancak bu yazıyı geliştirme, güzelleştirme yolunda en çok emek sarf eden Osmanlılar, olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Osmanlıların, bu çabaları yazıyı başlı başına bir sanat haline getirmiştir. Bunun en önemli gerçeğinin tespiti "Kur'an Hicaz'da nazil oldu, Mısır'da okundu, İstanbul'da yazıldı" sözü bunu en güzel anlatmaktadır. Bu çalışmada, Bursa Vakıf Kültürü Müzesi koleksiyonunda bulunan hat levhaları incelenmiştir. İncelemiş olduğumuz her bir eser için fotoğraflar çekilmiş ve bilgi fişleri oluşturulmuştur. Bilgi fişlerinde hat levhalarının okunuşları ve açıklamaları, dönemleri ve hattatları, ebatları, bezemelerinde kullanılan teknikler, süsleme özellikleri ve işleme teknikleri gibi bilgiler envanter kayıtlarına dayanarak verilmiştir. Araştırmada incelemiş olduğumuz 77 adet hat levhasının XVIII. ve XX. yüzyıl tarihleri arasına ait olduğu belirlenmiştir.

BursaLevhalarMüzeler+3
Coşkun Dağdeler
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Resim-iş eğitimi anabilim dalında okutulan anasanat atölye grafik dersi kapsamında üç boyutlu kaligrafik form uygulamaları üzerine bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı, anasanat atölye-grafik dersi öğrencileri ile, iki boyutlu ?ekilden, üç boyutlu forma geçi? öğretimi kapsamında gerçekle?tirilen eğitim ve çalı?maların, dü?ünme, algılama ve uygulama geli?imlerine katkısı var mıdır, sorusuna cevap aramaktır.Ara?tırmanın evreni, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-?? Öğretmenliği programında yer alan grafik bölümü öğrencileridir.Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-?? Eğitimi Anabilim Dalı'nda üçüncü yarıyıla yeni geçmi? ve daha önce anasanat atölye dersi almamı? sınıflardan birinde eğitim gören dokuz öğrenci, çalı?ma grubu olarak olu?turulmu?tur.Bu ara?tırmada verilerin toplanması, kuramsal ve uygulamalı eğitime bağlı olarak, a?amalı süreçler boyunca gerçekle?tirilmi?tir.Seçilen çalı?ma grubuna, önce ilk ürün uygulaması yaptırılmı?tır. Bu ürünler toplandıktan sonra, katılımcı öğrenci grubu; yeterli süre içinde, üç boyutlu tasarım ve görsel algı ile ilgili kuramlar doğrultusunda eğitilmi?tir. Alınan eğitimin ardından, aynı öğrencilerden, aynı harfleri, aynı ko?ulda, tekrar yapmaları istenmi?tir.vDaha sonra, be? kriterden olu?an bir değerlendirme tablosu hazırlanmı? ve yapılan üç boyutlu kaligrafik formlar, bu kriterler doğrultusunda, uzman bir kurul tarafından değerlendirilmi?tir.Ara?tırma verileri elle i?lenmi? ve her kriter için verilen notlar, tablolar halinde sunulmu?tur.Ara?tırmadan elde edilen bulgular; üç boyutlu tasarım, görsel algı ve derinlik algısı ile ilgili eğitim ve uygulamaların; öğrencilerin dü?ünme, algılama ve sanatsal uygulama geli?imlerine katkısı olduğunu ortaya koymaktadır.Anahtar Kelimeler : Üç Boyutlu Tasarım, Görsel Algı, Derinlik Algısı, Üç Boyutlu Kaligrafik Form.

Atölye dersiDers programlarıEğitim+8
Reha Benderlioğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Nusretiye Camii hat süslemeleri

Hat sanatı Arap Yarımadası'nda doğmuştur. İlk örneklerinde sanatsal bir özellik yoktur. İlk yazılar Kûfî ve Ma'kılî yazılardır. 13. yüzyılda gelişmeye başlayan İslâm yazısında en önemli gelişme Aklâm-ı Sitte ile gerçekleşmiştir. Türkler tarafından geliştirilmiş ve sanatsal özellik kazandırılmıştır.Hat sanatında kullanılan malzemenin önemi de büyüktür. Hattatlar malzemeye büyük önem vermişlerdir. Bu konuda titiz davranmışlardır. Genellikle kullandıkları malzemeleri kendileri üretmişlerdir. Örneğin binbir zorlukla ?is mürekkebi? yapmışlardır. Kağıtlarını olduğu gibi kullanmayıp boyamışlar, aharlamışlar ve mührelemişlerdir. Kamış kalemlerini doğadan çıktığı kullanmayıp onu bir müddet güneşte, gübre içerisinde bekletmişler ve kalemin olgunlaşıp sertleşmesini sağlamışlardır. Ayrıca kullandıkları birçok malzeme de sanat eseridir. Kalemtraş, makta, divit, hokka gibi malzemelerin Osmanlı döneminde özel sanatçıları vardır. Bunlar İstanbul' da divitçiler, maktacılar, kalemtraşçılar caddesi diye ayrılmışlardır. Bu sanatçılar övünmekten ve gururlanmaktan hoşlanmadıkları için eserlerine isimlerini yazmazlar, parazvana kısmının yakın bir yerine uygun gördükleri damgaları koymuşlar veya takma isim kullanmışlardır.Hattatlar birkaç çeşit yazı ile yetinmeyip bir çok yazı çeşidi geliştirmişlerdir. Kûfî yazıdan ortaya çıkan Aklâm-ı Sitte; Sülüs, Nesih, Muhakkak, Reyhânî, Tevki, Rıkaa' gibi yazı çeşitleri geliştirmişlerdir. Aklâm-ı Sitte dışında da Divanî, Celî Divâni, Ta'lik, Nestalik ve Tuğra gibi birçok yazı çeşidi gelişmiştir.

CamilerNusretiye CamiYazı sanatı
Elif Ulaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalında yazı dersinin grafik tasarım dersine katkısının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, Yazı dersinden elde edilen kazanımların Grafik Tasarım dersinde uygulanabilme düzeyini ölçmektir.Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki Eğitim Fakültelerinin Güzel Sanatlar Eğitimi Resim-İş Öğretmenliği Programında yer alan 28 üniversitenin Grafik Tasarımı Anasanat atölye öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı 4. Sınıfına devam etmekte olan önceki dönemlerde Yazı dersi almış ve Anasanat atölyesi Grafik olan öğrenciler oluşturmaktadır.Bu araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Tarama modeli, geçmişte olmuş ya da halen var olan bir durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımıdır. Bu bağlamda araştırmacı tarafından anket geliştirilmiştir.Araştırma, pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama, Yazı dersi almış olan Grafik Anasanat Atölyesi 3. sınıf öğrencilerinden 45 kişiye yapılmıştır. Asıl uygulama, Yazı dersi almış olan Grafik Anasanat Atölyesi 4. sınıf öğrencilerinden 60 kişiye uygulanmıştır.Araştırma verilerinin çözümlenmesinde, SPSS bilgisayar programından yararlanılmıştır. Elde edilen veriler tablolar halinde sunulmuştur.Öğrencilerin, araştırmadan elde edilen bulgulara dayalı olarak, sanat eğitimcisi yetiştirilen öğretim kurumlarındaki Resim-İş Öğretmenliği Programında Yazı Dersinin programdaki yeri, öğrenme-öğretme süreci, Yazı Dersi ve Grafik Tasarım Dersi arasındaki ilişki gibi bazı konularda güçlükler yaşadıkları söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Yazı Dersi, Grafik Tasarım, Tarama modeli, Anket.

Ders programlarıGrafik tasarımıGrafik tasarımı eğitimi+4
Melike Bakar Fındıkcı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of computer - based tests on students' writing performance

Writing is one of the skills in which most of EFL students have difficulty. To help students improve their writing skills, there has been a shift from traditional techniques to more innovative ones like integrating technology into writing instruction and these applications have yielded better results. However, in the assessment of writing, the advantages of technology have not been fully used. There are a few studies on whether students can perform better on computer-based writing tests. Therefore, the purpose of this study is to find out whether computer-based tests can improve students' performance in writing tests. The study adopted both qualitative and quantitative approaches. A quasi-experimental design was used as the research method. 36 prep class students at B1 level at Akdeniz University School of Foreign Languages participated in the study as control and experimental groups. In the beginning of the study, both of the groups took the same writing test on paper as pre-test. Then, every week for two months, the experimental group took an exam on computer while the control group took the same exam on paper. At the end of this period, the experimental group took the post-test on the computer and the control group did it on paper. The pre and post test scores of both groups were analysed through SPSS. According to results of the analysis, the effect of computer based test on students' writing performance was positive, though not statistically significant. Students in the experimental group were also asked to write a reflection on how they felt about taking computer-based writing tests. It was observed that they had positive attitudes towards this testing mode.

Computer aidedComputer assisted educationComputer aided software+6
Havvana Asma
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hat sanatının seramik sanatına biçimlendirme öğesi olarak yansıması

Yazı, tarihin en önemli dönüm noktalarından birisidir. Geçmişten günümüze insanoğlu iletişim kurarken ya dasahip olduğu bilginin aktarımında araç olarak çoğunluklakonuşma dilinikullanmaktadır. Yazıdan daha eski kökleri olan ve insanlığın varoluşundan bu yana günlük yaşamın her alanında kullanılan seramik ise en basit tanımıyla pişmiş topraktan yapılmış ürünler anlamına gelmektedir. İnsanın yerleşik hayata geçmesinden günümüze kadar olan süreçte seramiğin tüm dönemlerde gündelik yaşamın yanı sıra sanatsal açıdan da çok fazla kullanılması, bu malzemenin çok zengin bir içeriğe sahip olduğunu göstermektedir. Zaman içerisinde estetiğe önem veren insanoğlu yapmış olduğu seramiklere farklı değerler yüklemiştir. Bunlardan biri de yazı sanatıdır. Yazı türlerinden biri olan Arap kaligrafisi Türk hat sanatında kullanılan yazı karakteridir. İslam ülkelerinde soyut veya stilize desenlerin çok fazla tercih edilmesi nedeniyle sevilerek kullanılan Arap yazısı gerek iletişim maksadıyla gerekse kültürel veya dinsel ritüel amaçlı olarak insanoğlunun hayatında tarih boyunca kullanılan süsleme unsurları arasında yerini almıştır. Günümüzde halen daha varlığını sürdüren ve kullanmakta olduğumuz hat sanatı yeni arayışlar içerisinde bulunan sanatçıları, tasarımcıları da estetik ve plastik yapısıyla etkilemiş yazının sanat içindeki kullanımına yeni bir boyut farklı bir bakış açısı kazanılmasını sağlamıştır. Seramik sanatında ise kaligrafi, İki boyutlu yüzey anlayışı kavramından çıkıp üçboyutlu biçimde sanatta ve günlük yaşamda yerini almasını sağlamıştır. Bu çalışmada; sanatın interdisipliner olabilme özelliğinden yola çıkılarak Türk Hat Sanatının seramik sanatında form ve anlatı dili olarak nasıl yansıdığı konusu üzerinde durulmuştur.

Seramik sanatıTürk hat sanatıYazı sanatı
Mürşide Ecem Ay
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne Camilerinde yazı

Osmanlı Cihan Devletine doksan iki yıl başkentlik yapmış ve 18. yüzyıla kadar da ikinci başkent niteliğini korumuş olan Edirne şehri, sadece siyâsi târihimizde değil mîmârî târihimizde de önemi tartışılmaz özel bir yere sahiptir. Rıfkı Melül Meriç bu özelliği şöyle dile getiriyor: " Edirne, değişik amaçlarla inşâ edilmiş bulunan büyüklü küçüklü mîmârî eserleriyle Osmanlı Mîmârî sanatının bütün aşamalarını kendinde toplayan tek ve örneksiz bir müze şehrimizdir". Edirne Câmilerindeki yazılar da Türk İslâm Hat Sanatını en iyi şekilde yansıtmaktadır. Eski Cami sanat bakımından mahalli değerdeki yazı ve yazı-resimleriyle meşhur olmuştur. Edirne'de " Eski Câmi'nin yazısı, Üç Şerefeli'nin kapısı, Selimiye'nin yapısı " sözü de Eski Câmi'nin yazıları ile meşhur olduğunu kanıtlamaktadır. Ancak son yıllarda yapılan restorasyon sonucunda bu yazıların çoğu yeniden yazılmak üzere silinmiş ya da bozulmuştur. Günümüzde çok az yazı kalmış ve camiin orijinal havası bozulmuştur. Muradiye Camii duvarlarında ve mihrâbındaki çinileri, süslemeleriyle devrin san'at anlayışını yansıtmaktadır. Son zamanlarda bu çinilerin bir kısmı çalınmış ve çalınırken de diğer çiniler zarar görmüştür. Geriye kalan çinilerde de camiin kapalı ve bakımsız, halkımızın da ilgisiz olması nedeniyle tahribat devam etmektedir. Üç Şerefeli Camide restorasyon çalışmaları hâlen devam etmektedir. Üç Şerefeli Cami içindeki yazılar restorasyondan sonra yenilenmiş, avlu revak kubbelerindeki yazılar, inşâ ve tamir kitabeleri ise restorasyon öncesi resimleriyle beraber değerlendirilmiştir. Ahşab işçiliğinin eseri olan pencere ve kapı kanatlarındaki yazılar resimleri, metinleri ve okunuşlarıyla birlikte değerlendirilmiştir. Yine Selimiye Camii mîhrâb duvarında bulunan " Fatiha " ve " Âmene'r= Rasûlü " yazıları, hünkâr mahfilindeki çiniler ve yazılar, inşâ ve tamir kitabeleri, camiin avlu ve içindeki yazılar resimleri ve metinleriyle beraber değerlendirilmiştir. Diğer camilerde kitabeler dışında orijinal hat sanatı kalmamıştır. Yukarıda belirttiğimiz camiler dışındaki diğer camilerde bulunan son dönem yazılan kitabeleri resim, metin ve okunuşlarıyla beraber sunularak gelecek kuşaklara ışık tutulmaya çalışılmıştır.

CamilerEdirneOsmanlı Dönemi+3
Ziya Dikici
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Karatay Medresesi süslemelerinin desen ve tasarım özellikleri

Konya Karatay Medresesinin Süslemelerinin Desen ve Tasarım Özellikleri konulu tez çalışmasında yapının tezyinatını, motiflerini ve işçiliğini görsel anlamda ifade etmekle beraber, özünde barındırdığı anlamı kavramak, ayrıca bu zenginliğini uygulamalar ile yansıtma çabasını içermektedir. Medreseler, Türklerin İslamiyet'e geçişten sonra geliştirdikleri mimari yapılardandır. Anadolu'da Selçuklu dönemine ait medreseler geniş Anadolu coğrafyasına yayılmış olmasına rağmen çoğunluğu Konya çevresindedir. Medreseler mimari yapısı ile açık avlulu ve kapalı avlulu olarak değerlendirilir ayrıca kendi içlerinde de farklılıklar göstermektedirler. Gelişen mimarinin yanında Uygurlardan, Karahanlı, Gazneli ve Selçuklularla gelişen çini sanatı ve sırlı tuğla Anadolu'ya gelmiş ve Anadolu Selçukluları ile Osmanlı döneminde çini sanatı daha iyi bir noktaya taşınmıştır. Bu dönemin mimari süslemesinde mozaik çini ve tuğla-taş işçiliği özellikle minareler, mihraplar, kemerler, eyvanlar ve kubbelerde dikkati çekmektedir. Üç bölüm halinde sunulan bu çalışmanın; Birinci bölümünde, Anadolu Selçuklu Devletinde medrese mimarisi, yazı ve tezyini unsurlar, özelliklerine göre sınıflandırılarak incelendi. İkinci bölümde, Konya Karatay Medresesi tarihi, yapısı, mimari özellikleri ve tezyinatı kataloglama yapılarak bilgisayar destekli çizim ve görseller ile oluşturuldu. Ayrıca kubbe kuşağında bulunan zemini bezemeli düğümlü kufi mozaik çini yazının diğer mimari yapılarda benzer örnekleri bu bölümde ayrı bir başlık adı altında sunuldu. Uygulamaların yer aldığı üçüncü bölümde Karatay Medresesi ve Anadolu Selçuklu yapılarında kullanılan motiflerden çıkışlı tasarımlar Corel Draw ve Rhinoceros programlarında görselleştirilmiştir. Desen çizimi bilgisayarda yapılan tasarımların çini uygulamaları yapılmış ayrıca CNC teknolojisi de kullanılmıştır. Bilgisayar destekli tasarımların Geleneksel Türk Sanatlarında etkin kullanımına vurgu yapılmıştır. "Değerlendirme ve Sonuç" bölümünde, Karatay Medresesi'nin tezyinat yönünden önemi, benzer yapılardaki süsleme özellikleri ile karşılaştırılmıştır. Karatay Medresesinin Anadolu Selçuklu mimarisi içindeki yeri belirlenmeye çalışılmış ve tespitlerimiz genel bir yorumla belirtilmiştir.

Anadolu SelçuklularıDesenEl sanatları+7
Önder Düz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
20
Master'sOpen AccessTR

16. yy Üsküdar tarihi camilerinde yer alan hat eserleri ve hattatları

16. yüzyılda Osmanlı Devleti siyasi gücünün yanı sıra kültür sanat alanında da zengin bir temele sahipti. İslam medeniyetinin en ihtişamlı imparatorluğu olan Osmanlı Devleti hâkimiyeti altındaki topraklarda adaletli, hoşgörülü olmasının yanı sıra güzide mimarisi ve sanat dolu bir anlayışa sahip olması batı dünyası için önemli bir örnek teşekkül etmiştir. Böylesine eşsiz zenginliğin sanatsal anlamda en güzel örnekleri ise Osmanlı devletine uzun süre başkentlik yapan İstanbul'dadır ve şehir içinde, Osmanlı Devletinin uzun süren hükümdarlığından dolayı güzide yapılarıyla pek çok sayıda cami inşa edilmiştir. Camiler, çeşmeler, mezar taşları, bina cepheleri hüsn-i hat ile süslemektedir. İstanbul asırlardan beri Hüsn-i Hat Sanatı alanında da dünyaya başkentlik yapmıştır. Hat sanatının, hem Kur'an sanatı olması hem de kutsal kitap olan Kur'an'a verilen değerden dolayı İslam kültüründe özel ve manevi bir değeri vardır. Bu nedenle sure veya ayetler mimari yapılara özenle nakşedilmiştir. Mevzubahis mekânların başında camiler yer alır. Bu sebeple böyle bir değere başkentlik yapmış İstanbul'un Üsküdar ilçesinde yer alan '16. yy Üsküdar Tarihi Camilerinde Yer Alan Hat Eserleri ve Hattatlar' başlıklı araştırma konusu belirlenirken bu değerler esas alınmıştır. Araştırılan dönemde toplam 18 cami tespit edilmiştir. Ancak yazı bakımından değerlendirilebilecek 12 cami incelenmiş ve 15 hattat belirlenmiştir. Diğer camilerde yazı bakımından değerlendirilebilecek eserler tespit edilemediğinden, listeye alınmamıştır. Kitabe, levha, sıva üstü kalemişi uygulamaları ve cami takımı diye de adlandırılan lafzatullah, ism-i nebî, Çehâr yâr-ı güzîn ve hasaneyn levhaları dâhil olmak üzere toplam 67 esere rastlanmıştır. Bunlar; Selman Ağa, Gülfem Hatun, Mihrimah Sultan, Çakırcı Hasan Paşa (Doğancılar), Solak Sinan, Valide-i Atik, Murat Reis, Şemsi Ahmet Paşa (Kuşkonmaz), Debbağlar (Tabaklar), Kurban (Kurbağı) Nasuh, İmrahor (Mirahur) ve Aziz Mahmut Hüdâi camilerinde yer almaktadır. İncelenen levha, kitabe ve sıvaüstü kalemişi uygulamalarının bazılarının hattat imzası yer almamaktadır. Hattat imzası bulunmayan ve kaynaklarda da yer almayan bazı kitabe ve levhaların hattatları tespit edilememiştir. Bu tez kapsamında ele alınan hat sanatı unsurları süsleme tarihi açısından geçmişten geleceğe yansıyan birer belge niteliğindedir. Bu belgeler farklı yüzyıllardaki yazı sanatında adım adım oluşmuş, sonucunda kurallı bir yapıya dönüşmüş halinin gelecek yıllarda da izlenebilmesini ve değerlendirilmesini sağlayacaktır.

16. yüzyılCamilerHattatlar+5
Niyazi Ünal
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Kadıköy ilçesinde bulunan tarihi camilerde yer alan hat eserleri ve hattatları

İstanbul yüzyıllarca Osmanlı Devletinin başkenti olarak kültür ve sanat alanında önemli bir yere sahip olmasının yanı sıra, İslam sanatları bakımından da çok büyük bir önem taşımaktadır. İslam sanatları alanında da camiilerin, mescitlerin çeşmelerin, mezar taşları gibi mimari eserlerin yoğun olarak bulunduğu şehirlerin başında gelmektedir. Hüsn-i hat eserleri dini yapılara özenle nakşedilmiştir. Bu eserler önemleri itibarı ile güzel yazı sanatının gelişimini ve farklı yazı stillerinin zaman içindeki değişimlerini de gözler önüne sermektedir. Bu nedenle İstanbul'un Kadıköy ilçesinde yer alan tarihi camiilerinde hat eserleri ve hattatları başlıklı araştırma konusu belirlenirken hattatlar, yazı stilleri, yazının tarihi gelişimi baz alınmıştır. Kadıköy bölgesi içinde yüzyıl ayırımı yapılmaksızın Çehâr Yâr-ı Güzîn, kitabe,levha,sıva üstü ve kalem işi uygulamaları yapılmış toplam 75 esere rastlamıştır. Hüsn-i Hat sanatı açısından değerlendirilebilecek, Kethüda Camii, İbrahim Ağa Camii, Osman Ağa Camii, Cafer Ağa Camii, Sultan III. Mustafa İskele Camii, Sahrayı Cedid Camii, Zühtü Paşa Camii, Galip Paşa Camii, Tütüncü Mehmet Efendi Camii, Mustafa Zihni(İstasyon) Camii, Suadiye Camii, Bostana Kuloğlu Camii, Rasim Paşa Camii, Moda Camii, Söğütlü Çeşme Camii, İhsaniye Camii olmak üzere toplam da 16 camii tespit edilmiştir. Tespit edilen levha, sıva üstü, kalem işi, kitabe gibi eserlerin bazılarında hattat imzası yer almamaktadır. Araştırılan kaynaklarda da yazının hattatı belirtilmediğinde bu konu muallakta kalmaktadır. Hattatı bilinen eserlerde, hattatın döneminde yazı sanatına önemli eserler kazandırdığı tespit edilebiliyorsa; yazı sanatı açısından önemli bilgi ve belgelere ulaşılabilmeyi sağlamak ve belki de yıllarca unutulmuş bir eserin yeniden sanat tarihine kazandırılması mümkün olmaktadır. Yapılan incelemeler sonucu imzası okunabilen ama hayatı hakkında bir bilgiye ulaşılamayan hattatın nasıl bir eser oluşturduğu da görülebilmektedir. Tespit edilen bazı eserlerin restorasyon geçirdikten sonra, restorasyon işinin ehli olmayan kişilere verilmesinden kaynaklı, orijinal hallerinden uzak, estetikten yoksun bir hale geldikleri de görülebilmektedir. Araştırma sonuçlarının elde edilmesi, önemli bilgi ve belgelere ulaşılması bugün gibi gelecekte de bu eserlerin doğru şekilde değerlendirilmelerine ışık tutacaktır.

CamilerDini yapılarEl sanatları+4
Serkan Ataç
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

İzmit merkez camilerinde hat sanatı

Dini mimarînin varoluşundan buna yana yapıların belli kısımlarında Hat (Yazı) Sanatı görülmektedir. Bu olgu yer aldığı toplumun kültürel durumuna göre de şekillenmiştir. Aslında insanlığın ilk devirlerinden itibaren topluluklar süslemeye yönelik çalışmalarda bulunmuşlardır. Bunlar kimi zaman görsel ihtiyaç, kimi zaman bir iletişim biçimi, kimi zaman da bir belge niteliği taşımıştır. Her ne amaçla olursa olsun yazı sanatı insanlar arasında zamanla bir ihtiyaç haline gelmiştir. Tarih boyunca da gelişim göstermiş, toplumların karakterini kimliğini toplumsal özelliklerini yansıtan ve ait oldukları ülkelerin kendine has özel duygularını zevk anlayışlarını biçimlendirerek ortaya konulmasını sağlamıştır. Türk Tarihinde ilk devirlerden Cumhuriyet dönemine kadar geçen süreçlerde Yazı sanatları sürekli gelişme göstermiş, çeşitli malzeme üzerlerinde ve mekânlardaki yüzeylerde vazgeçilmez oranlarda uygulanmıştır; halen de uygulanılmaya devam edilmektedir. ''İzmit Merkez Camilerinde Hat Sanatı'' adı ile ele alınan tez çalışmasında Yeni Cuma, Orhan, Hüseyin Paşa, Fevziye, İmaret, Veli Ahmet Zeytinlik, Yalı, Akça, Hacı Ayvaz, Tepecik, Dere ve Arabzade camilerinde bulunan yazılar sanatsal açıdan incelenilmiştir. Buna göre, yazıların mimarî yapı içlerindeki yerleri ile uyumu, dönem özellikleri ve üslûpsal olarak nitelikleri tespit edilerek Türk Hat Sanatı içerisindeki yeri ve önemi ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu suretle bu çalışma ile hat sanatının tarihsel gelişiminin bir kısmına ev sahipliği yapan İzmit merkez camilerinin günümüzde de hat sanatının varlığını sürdürdüğü belgelenmiş olunmaktadır.

CamilerEl sanatlarıKocaeli-İzmit+2
Gürkan Eren
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üsküdar Nasûhî Mehmet Efendi Câmii, Türbesi ve hazîresi'ndeki mezar taşları

Üsküdar Nasûhî Mehmet Efendi Camii ve müştemilatı, 1688 H. (1099 M.) yılında Nasûhiyye tarikatinin kurucusu Nasûhi Mehmet Efendi adına bir dergâh olarak inşâ edilmiştir.Nasûhî Mehmet Efendi vefât edince dergâhın bahçesine defnedilmiş, daha sonra kabrinin üzerine bir türbe inşâ edilmiştir. 1925' de Tekkeler Kanunu ile dergâhın tevhidhâne kısmı camiye çevrilmiştir. Dergahın selamlık binasına da Nasûhî Mehmet Efendi'nin akrabaları yerleşmiştir. Cami geçmişte çeşitli tamirler geçirmiş olarak işlevini günümüzde sürdürmektedir. Selamlık binası ise; Nasûhî Derneği, Sebil Yayınevi ve Sosyologlar Derneği'ne ev sahipliği yapmaktadır. Caminin hazîresinde 275 adet muhtelif özellikte şâhide bulunmaktadır. Şâhidelerden 179 tanesi kitabelidir. Bezemeli 67 adet şâhide mevcuttur. 3 tane de cellat mezar taşı bulunmaktadır. Çalışmamız, giriş, Nasûhî Mehmet Efendi'nin kısaca hayatı, Nasûhî Mehmet Efendi Camii ve Türbesi'nin tarihi ve mimârî açıdan değerlendirilmesini kapsayan birinci bölüm ile cami hazîresindeki şâhidelerin değerlendirilmesinden oluşan ikinci bölümden müteşekkildir. Nasûhî Mehmet Efendi'nin hayatı ve Nasûhî Efendi Cami ve Türbesinin tarihi hakkında yazılı kaynaklara ve arşiv belgelerine müracaat edilmiştir. Cami, türbe ve selamlık binasının, iç-dış, bütün ve detay fotoğraflarına yer verilerek mimari açıdan değerlendirilmiştir. Hazîredeki şâhideler kitâbeli olanlar ve bezemeli olanlar ayrı ayrı gruplandırarak ele alınmıştır. Kitâbeli olanlar, numaralandırılıp fotoğraflanarak okumaları yapılmıştır. Her bir şâhide için bilgi fişi oluşturulmuş, mezar sahibinin kimlik, cinsiyet, kitâbenin yazı türü, varsa hattatı, şâhidenin incelenme tarihi, ölçüleri gibi bilgilere yer verilmiştir. Kitâbelerin hat sanatı açısından değerlendirilmesi ayrı başlık dahilinde ele alınmıştır. Bezemeli olan taşlar dönem özelliklerine göre yine ayrı başlık altında değerlendirilmiştir. Şâhidelerin, kabir sahibinin cinsiyet, meslek, tarikat mensubiyeti ve sosyal statü gibi durumlara göre değişiklik arz eden şâhide başlıkları, türlerine göre değerlendirilmiş ve şâhide başlıkları hakkında bilgi verilmiştir.

CamilerMehmed Nasuhi EfendiMezar taşları+5
Sümeyye Yaman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hat sanatı bakımından Galata Mevlevîhânesi Müzesi'ndeki hat levhaları

Mevlevîlik, Muhammed Celâleddin-i Rûmî'nin öğretileri etrafında 13. Yüzyılda Anadolu'da ortaya çıkmış ve oğlu Sultan Veled tarafından sistemleştirilmiştir. Tasavvufî yaşantının yanı sıra, Mevlevîliğin Türk İslam medeniyetine sosyal, kültürel ve sanatsal bakımdan birçok katkıları olmuştur. Vecd ve cezbeye dayalı bir tasavvufî öğreti olarak Mevlevîlikte, sema', musikî ve şiir öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra hüsn-i hat, tezhip, resim gibi sanatlar da Mevlevîhanelerde bizzat icra edilmiş ve öğretilmiştir. İstanbul'da kurulan ikinci mevlevîhane olan Galata Mevlevîhanesi de tasavvufî bir merkez olmanın yanı sıra, gayr-i müslimlerin ve yabancıların yoğun olduğu Beyoğlu gibi bir semtte, semâ' ve musikî ile beraber adeta bir güzel sanatlar akademisi işleviyle İslam medeniyetini zarafetle temsil eden bir kurum olmuş, mevlevîhaneye mensubiyeti ve muhabbeti olan birçok sanatkâr yetişmiştir. Galata Mevlevîhanesi koleksiyonunda yer alan hat levhalarının, hat sanatı bakımından değerlendirilmesini içeren bu çalışma, giriş, iki ana bölüm sonuç ve değerlendirme kısımlarından oluşmaktadır. Mevlevîlik, Galata Mevlevîhanesi ve Hat Sanatı başlıklı ilk bölümde; Mevlevîliğin tarihi ve Galata Mevlevîhanesi ile ilgili bilgi verilmiştir. Mevlevîlik ve Hat Sanatı ilişkisine değinilmiş, Galata Mevlevîhanesi'nde yetişmiş ya da oraya mensubiyeti olan ve Mevlevîhanede hat levhası bulunan hattatlara yer verilmiştir. İkinci bölüm, tezin ana konusu olan, Galata Mevlevîhanesi hat koleksiyonunda yer alan hat levhalarının değerlendirilmesini içermektedir. Ayrı bir çalışma konusu olacak kadar geniş olan yazma eser ve murakkalar ise kapsam dışında bırakılmıştır. Galata Mevlevîhanesi koleksiyonunda yer alan toplam yüz yirmi dört adet hat levhası, formlarına göre tasnif edilmiş, yazı türü, tarihi, ölçüsü, hattatı, metnin içeriği ve değerlendirmesi gibi bilgilerle künyelenerek kataloglanmış ve Türk Hat Sanatı tarihine bir nebze katkı yapılmaya çalışılmıştır.

El sanatlarıGalata MevlevihanesiGeleneksel Türk sanatı+3
Onur Yaman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10

Related subjects