Old Turkish

56 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine bildirimsel kipler

Bu çalışmada, Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine bildirimsel kipler incelenmiştir. Bu amaçla Eski Türkçe, Eski Anadolu Türkçesi ve Türkiye Türkçesi dönemine ait belirli yazınsal metinleri tarayarak tespit edilen bildirimsel kiplerin değişim ve gelişim aşaması ele alınmıştır. Ayrıca bu bildirimsel kipler yukarıda sınırlarını çizdiğimiz dönemler arasında karşılaştırılarak anlatılmıştır. Çalışmanın sonuçları ele alındığında bildirimsel kiplerin farklı dönemlerde değişime uğradığını ve bildirimsel kiplerin kullanımları açısından benzerlikler ve farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Eski Türkçe, Eski Anadolu Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Fiil, Fiil Çekimi, Kip, Bildirimsel Kipler.

Bildirme kipleriDilbilgisiDilbilim+3
Selçuk Karabayazıt
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yenisey yazıtlarında isim yapımı

Yenisey yazıtları, Rusya Federasyonu'na bağlı Tuva ve Hakasya özerk bölgelerinden geçen Yenisey Nehri boyunca dikili taş, mezar taşı, ayna, metal gibi çeşitli malzemeler üzerine Türk runik harfleriyle yazılmış, günümüze kadar 300 civarında ele geçirilen irili ufaklı yazıtlardır. Bu yazıtların Türk runik harfli kağanlık yazıtlarından farklı sözcükler barındırması, Türkçenin erken dönemindeki bazı ses değişimlerinin izlenmesi, kapalı e sesinin farklı bir işaretle gösterilmesi gibi diyalektolojik veriler sunması; bu metinlerdeki söz yapım yollarının tarihî dönem sözlük ve gramerleri dışında da incelenmesini gerektirmiştir. Çalışmanın amacı, bu metinlerindeki isim türetme eklerini ve bu eklerle türeyen sözcükleri tespit ederek morfolojik yapıyı değerlendirmektir. Çalışmanın ana materyalini Aydın 2019'daki Yenisey yazıtlarının tamamı oluşturmakla birlikte tespit edilen sözcüklerle ilgili okuma-anlamlandırma yorumlarında başka çalışmalar da karşılaştırılmıştır. Eklerin Türk runik metinlerden Türkiye Türkçesine kadarki tarihî serüveni takip edilmiştir. Ekin tespit edildiği her sözcük için madde başı yapılarak tahlili verilmiş, yapılan etimoloji çalışmaları ve sözlük verileri de karşılaştırılarak Türkçenin tarihî dönemlerindeki farklılıklar gösterilmiştir. İki ana bölümde "Fiilden İsim Yapımı" başlığı altında doksan dört sözcük ve on sekiz ek, "İsimden İsim Yapımı" başlığı altında seksen üç sözcük ve yirmi yedi ek olmak üzere toplamda yüz yetmiş yedi sözcük ve otuz beş ek değerlendirilmiştir. Ek ve sözcüklerin diyalektolojik verileri, oluşma yolları, kullanım sıklıkları, Türkiye Türkçesine kadarki süreci görülmüştür. Sonraki çalışmalarda birleştirme ve ödünçleme metotları da kullanılarak yaşayan Türk lehçeler verilerle bu yazıtlarla ilgili bütün okuma-anlamlandırma önerileri bir araya getirildiğinde daha farklı sonuçlara ulaşılabileceği anlaşılmıştır. Sonuç olarak Türk runik metinlerin sözlük çalışmalarına Yenisey bölgesi özelinde katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yenisey yazıtları, Türk runik, yapım ekleri, etimoloji, isim yapımı

Dil bilgisi-yapım ekleriEski TürkçeEskicil kelimeler+7
İsmail Mantıoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

11. yüzyıl ve öncesi Türkçesinde insan yapımı nesne adları

II ÖZET 11. YÜZYIL VE ÖNCESİ TÜRKÇESİNDE İNSAN YAPIMI NESNE ADLARI Engin ÇETİN Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. A. Deniz ABİK Eylül 2002, XIII + 455 sayfa Bu çalışma, 11. yüzyıl ve öncesinde yazılan Türkçe metinlerdeki insan yapımı nesne adlarını ve bu adların, Türkiye Türkçesi ağızlarına ve ölçünlü diline yansımalarını içermektedir. Söz konusu dönemde yaşayan Türk topluluklarının kültür değerlerini, bu değerlerin değişim seyrini ve koşullarını, üretim gücünü, ürettikleri nesnelere ad verirken Türkçeden ne ölçüde yararlandıklarım yazılı metinler ışığında gözler önüne sermeyi amaçlayan bu çalışma, dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, tarihî bakış açısıyla, insan-kültür-üretim-dil ilişkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Tezimizin ana bölümünü oluşturan inceleme bölümünde, metinlerde saptanan insan yapımı nesne adları; Avlanma ile İlgili Nesne Adlan, Ekonomi, Bilim ve Sanat ile ilgili Nesne Adlan, Değerli Taş ve Maden adları, Devlet ve Han Simgesi Olarak Kullanılan Nesne Adlan, Denizcilikle İlgili nesne Adlan, Kumaş Adlan, Ev Gereçleri, Ev, İkametgâh ve Yer bildiren Nesne Adlan, Giyim kuşam ile İlgili Nesne Adlan, İnanç ile İlgili Nesne Adlan, Kimya ile İlgili Nesne Adlan, Müzik Araçları, Okçuluk ile İlgili Nesne Adlan, Oyunlarda Kullanılan Nesnelere Verilen Adlar, Savaş Araçları Kesici Nesneler ve Cezalandırma Araçla rı Süslenme ile İlgili Nesne Adlan, Şehircilik ile İlgili Nesne Adlan, Tarım ve Hayvancılığa İlişkin Nesne Adlan, Tıp ile İlgili Nesne Adlan, Yapı ve Üretim gereçleri, Yiyecek İçecek adlan gibi kültürel alanlara ayrılmış, her kültürel alanda ilgili nesnelere ilişkin sayısal veriler aktarılmıştır. Çalışmamızın değerlendirme ve Sonuç bölümünde, Türkiye Türkçesi ağızlarına ve ölçünlü diline ulaşan insan yapımı nesne adlan sayısal olarak verilmiş, Türkçe olan insan yapımı nesne adlarının yapışma ilişkin genel bilgiler aktarılmış, bu veriler ışığında değerlendirme yapılmıştır.Ill Dizinler bölümünde, insan yapımı nesne adlan, kullanım sıklıklarına göre, çok kullanılandan az kullanılana doğru sıralanmış, ayrıca alfabetik dizin oluşturulmuştur. Anahtar Sözcükler: Adlar, Anadolu Ağızları, Eski Türkçe, Karahanlı Türkçesi, Nesne Adlan

AdlarAnadolu ağızlarıEski Türkçe+2
Engin Çetin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türkçede fiillerin istemi (Valenz)

İstem kavramı, Lucien Tesniére tarafından bilim dünyasına tanıtılmıştır. Bilim dünyasına tanıtıldığı günden beri ilgi çeken bir konu olmuştur. Bu terim ilk kullanıldığında yalnızca fiillerle ilişkilendirilmiştir. Ancak daha sonraki çalışmalarla adların, önadların, fiilimsilerin ve birleşik fiillerin de istemi olduğu anlaşılmıştır. İstem konusu, çalışma kapsamında Orhun yazıtları olarak bilinen Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtlarının metinlerindeki fiiller üzerinde incelenmiştir. Böylece Türkçenin tarihî metinlerindeki istem yapısı hakkında bir fikir sahip olmak ve yapılacak diğer çalışmalar için bir karşılaştırma zemini oluşturmak amaçlanmıştır. Orhun yazıtlarındaki fiilin istemi incelenirken kapsam geniş tutulmuş hem yüklem hem fiilimsi yapısında olan tüm fiiller çalışmaya dâhil edilmiştir. Tespit edilen tüm fiiller mantıksal, anlamsal ve söz dizimsel istem açısından ele alınmıştır. Cümlelerde zorunlu istem, seçimlik istem ve eklenti yapıları gösterilmiştir. İncelemede, Helbig ve Schenkel tarafından geliştirilen istem gösterim modeli kullanılmıştır. İnceleme sonucunda fiillerin mantıksal istemi en az bir en fazla üç olarak tespit edilmiştir. Metinde en sık kullanılan anlamsal roller eden, durum, konu ve etkilenen; anlamsal sınırlılıklar insan, yönetici, yer ve silahlı teşkilat; durum işaretleyicileri yalın, belirtme ve yön göstermedir. Çalışmada tek istemi olan 75, iki istemi olan 168, üç istemi olan 17 fiil tespit edilmiştir. Bu fiillerin isteminin, fiilimsi veya yüklem olma durumuna göre değişmediği tespit edilmiştir. Genellikle etken yapıdaki fiillerin edilgen yapıda iken istem sayısında azalma olduğu; etken yapıdaki fiillerin ettirgen yapıda iken istem sayısında artma olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Eski Türkçe, İstem, Fiil, Fiilimsi.

Dil bilgisiDil bilgisi-eylemDil bilim+3
İpek İlhan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Uygur Türkçesinde çokluk ve topluluk anlamı veren sözcükler ve bu sözcüklerin kullanım özellikleri

Bu çalışmada Eski Uygur Türkçesinde çokluk ve topluluk anlamı veren sözcükler ve bu sözcüklerin kullanım özellikleri incelenmeye çalışılmıştır. İncelemede, Altun Yaruk, Hsüen-Tsang Biyografisi, ve Huastuanift, Manihaist Metinler'den yararlanılmıştır. Bu eserlerde yer alan anlamca çokluk ve topluluk bildiren sözcükler üzerinde durulmuştur. Çalışmada genel olarak çokluk ve topluluk kavramlarına değinilmiş, bu kavramlarla ilgili çeşitli kaynaklardan faydalanılarak konuya aydınlık getirilmiştir. Ardından bahsi geçen eserler örnekleminde çokluk ve topluluk ifade eden sözcükler alfabetik sıraya göre verilmiş ve bu sözcükler tek tek ele alınıp incelenmiştir. Burada sözcükler metinde geçtikleri satırlar yazıçevirimi ve tercümeleri ile verilmiştir, sonra bu sözcüklerin etimolojilerine değinilmiş, sözcükler üzerinde anlambilimsel bir yaklaşımla durulmuş, açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın amacı, Eski Uygur Türkçesine ait eserlerde sıklıkla karşımıza çıkan anlamca çokluk ve topluluk ifade eden sözcüklerin ne sıklıkla kullanıldığını, ne şekilde karşımıza çıktığını, hangi görevlerde kullanıldığını ve hangi özelliklere sahip olduğunu, kullanım özelliklerini saptamak olmuştur. Çalışmanın Giriş bölümünde ilk olarak problem, araştırmanın amacı, önemi vesınırlılıklar belirlenmiştir. İkinci bölümde çokluk ve topluluk kavramları hakkında kuramsal bilgi ve değerlendirmelere yer verilmiş, bu kavramlarla ilgili Türkoloji alanında var olan yaklaşımlar ve tespitler aktarılmıştır. Üçüncü bölümde ise araştırmanın yöntemi ifade edilmiştir. Tezin ana bölümünü oluşturan inceleme kısmında (üçüncü ve dördüncü bölümler) çokluk ve topluluk anlamı veren sözcükler ve bu sözcüklerin kullanım özellikleri, metinde geçtikleri satırlar yazıçevirimi ve tercümeleri ile verilmiş sonra bu sözcüklerin etimolojilerine değinilmiş, sözcükler üzerinde anlambilimsel bir yaklaşımla durulmuş, açıklamalar yapılarak incelenmiştir. Çalışmanın Sonuç bölümünde ise çokluk ve topluluk ifade eden sözcüklerin saptanan tüm özellikleri gösterilmiş aynı zamanda bu sözcüklerle ilgili bir takım bulgular belirtilmiş sayısal verilere ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Eski Türkçe, Eski Uygur Türkçesi, çokluk bildiren sözcükler, topluluk bildiren sözcükler

Eski TürkçeEski Uygur TürkçesiKelimeler+2
Ahmet Akbaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türkçede zaman anlamı taşıyan sözcükler

"Zaman nedir?" sorusu yüzyıllardır düşünürlerin üzerinde durduğu, cevaplamaya çalıştığı, pozitif ve sosyal bilimlerin tüm alanlarında tartışmaya ve birçok açıdan incelenmeye açık bir kavram olarak karşımıza çıkar. Araştırma, Eski Türkçede zaman kavram alanını oluşturan ve "an", "bazen", "her zaman", "hiçbir zaman", "önce", "sonra", "şu an", "yine" ve "zaman" anlamlarını karşılayan sözcüklerin tarihî metinlerdeki kullanımı, birbirleriyle anlam ilişkileri, dil tarihi içerisindeki değişimi ve günümüz Türk dillerindeki gelişimi konularına dayanmaktadır. Eski Türkçe zaman kavram alanına giren sözcüklerin günümüz Türk dillerindeki görünümü ve devamlılığı incelenmiştir. Eski Türkçe zaman kavram alanına giren bu sözcükler tercüme metinler aracılığıyla tespit edilebilen Çince ve Arapça sözcüklerle karşılaştırılmıştır. Araştırma neticesinde, Orhon Türkçesi, Uygur Türkçesi ve Karahanlı Türkçesinde taranan metinler kapsamında, Eski Türkçe zaman kavram alanına giren 141 sözcük tespit edilmiştir. Bu sözcüklerden 36'sı "zaman" anlamı ifade etmektedir. 4'ü "an"; 2'si "bazen"; 34'ü "her zaman"; 2'si "hiçbir zaman"; 36'sı "önce"; 16'sı "sonra"; 5'i "şu an" ve 6'sı "yine / tekrar eden zaman anlamlarını ifade etmektedir. Orhon, Uygur ve Karahanlı Türkçesinde başlangıçtan beri takip edilebilen ve her üç dönemde de yer alan zaman kavram alanına giren ortak sözcükler ara, aşnu, erte, ilki, ugur, üd, yme ve yana olarak belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Eski Türkçe, zaman, Budizm, Manihaizm, İslam

Dil bilgisiDil bilgisi-zamanDil bilim+4
İpek Dursunay Ölmez
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Risale-i elfaz-ı küfür (inceleme-metin-sözlük)

Osmanlı Türkçesi Eski Oğuz Türkçesinin devamı olarak 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar yazı dili olarak varlığını sürdürmüştür. Bu süre zarfında pek çok edebî, ilmî ve dinî eserler kaleme alınmıştır. Kaleme alınan bu eserler Türkçenin zengin söz varlığı açısından da oldukça önemlidir. Yapılan bu çalışmada, Bedr er-Reşid Muhammed b. İsmail'in Arapça yazdığı Risâle-i fî-Elfâz-ı küfr adlı eserinin ismi belli olmayan bir mütercim tarafından Osmanlı Türkçesine çevrilen ve Türk Dil Kurumu Yazma Eserler Arşivine kayıtlı A55 nolu Risale-i Elfaz-ı Küfür adlı eser yeni harflere aktarıldı. Eser yeni harflere aktarıldıktan sonra, dil özellikleri açısından incelenip, metnin sözlüğü oluşturuldu. Çalışma giriş, inceleme, metin, sözlük olmak üzere dört ana bölümden oluşmaktadır. Risale-i Elfaz-ı Küfür, dini-didaktik içerikli bir eserdir. Eserde hangi sözlerin küfür sözleri olduğu, hangi sözlerin kişiyi dinden çıkarttığı üzerinde durulmuştur. Arapçadan Osmanlı Türkçesine tercüme edilen eserin istinsah tarihi belli değildir. Eser 40 varak olup, her varak 13 satırdan teşekkül etmektedir.

Dil özellikleriElfaz-ı KüfürEski Türkçe+2
İrfan Alan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Uygur Türkçesinde ağızlar

Tezimizde temel olarak A. v Gabain'in Eski Uygur Türkçesinde ağızlar konusundaki görüşlerinin bir kısmı, kısaltmalar bölümünde verilen metinler kapsamında ele alınmaya, seçilen metinlerden alınan örnekler tarihsel ve bölgesel olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır.Fonetik bağlamda, palatal n'nin Eski Uygur Türkçesi metinlerini n ve y ağzı olarak ayırmaya uygun olmadığı, palatal n sesinin, ekte ve kelimelerde farklı süreçler geçirerek y sesine değişmiş olabileceği, aynı metinde ikili biçimlerin görülmesinin kısmen imla ile kısmen de eski ve yeni biçimlerin bir arada olabilmesi ile açıklanabileceği; genizsillik yitiminin bir ağız özelliği olabileceği; elifli yazımların kısmî örneklerde genişletici etkisi olan ünsüzlerin neden olduğu bir genişleme hadisesini yansıtabileceği, ayrıntılı bir çalışma ile anlaşılacak olmakla birlikte genel olarak Türk dilindeki başka bir fonetik niteliğe, kısalmış ünlüye, işaret edebileceği öngörülerine varılmıştır. Vasıta ekinin ikili ve dörtlü biçimlerinin iki ayrı ağızı yansıttığı, çıkma hâlini ifade etmekte kullanılan +dA, +dAn ve +dIn eklerinin üç ayrı ağız olduğu düşünülmüştür. İlgi hâli eki, şimdiki zaman sıfat-fiil ekleri ile gereklilik çekimlerinin de A. v. Gabain'in teorisinde belirttiği şekliyle Eski Uygur Türkçesindeki ağızları izah etmekte yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Söz konusu teoride geçen maddelerin durumu, metinlerdeki ağız izlerini n ve y ağzı şeklinde bir sınıflandırmanın altında ele almaya uygun olmadığını, ağızların daha ayrıntılı bir şekilde araştırılması gerektiğini göstermektedir.Anahtar Sözcükler1. Eski Uygur Türkçesi2. Lehçeler üstü dil3. Ağızlar4. Dilin tarihsel gelişimi5. Yazı gelenekleri

AğızlarDil bilimEski Türkçe+2
Hayriye Gül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine çatı ekleri

Yapılan araştırmada öncelikle fiilde çatı kavramı ele alınmış ve bu konudaki tasnif çalışmaları üzerinde durulmuştur. Çatı eklerinin zaman içinde uğradığı değişimleri tespit etmek amacıyla Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine uzanan süreçte çatı eki almış fiiller incelenerek bunların arasından işlev kaybına ve kaymasına uğramış olanlar tespit edilmiştir. İşlev kaybına veya kaymasına uğramış her fiil, kendinden önceki ve sonraki dönemlerdeki halleri ile karşılaştırılarak açıklanmaya çalışılmıştır. ?lAn-, +lAt- +lAş- ekleri ile kalıplaşan fiiller ise Orhun, Uygur, Karahanlı ve Türkiye Türkçesi dönemleri olmak üzere dört başlık altında ayrıca listelenmiştir.

Dil bilgisi-eklerDil bilgisi-eylemDil bilgisi-çatı+4
Burcu Aslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni Uygur Türkçesinin tarihî karşılaştırmalı ses bilgisi

PERÇİN, Başak. Yeni Uygur Türkçesinin Tarihî Karşılaştırmalı Ses Bilgisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008.Çalışmamızda, 33 000 kelimeyi ihtiva eden Yeni Uygur Türkçesi'nin en geniş kapsamlı sözlüklerinden birisi olan Uygursko-russkiy slovar' isimli sözlükte bulunan kelimeler ile Eski Türkçenin en önemli sözlüklerinden birisi olan Divanü Lûgat-it-Türk'teki kelimeler karşılaştırılmıştır. Bu iki sözlükte bulunan kelimeler tarandıktan sonra elde edilen ortak kelimeler ses bilgisi bakımından incelenerek, birbirleri ile benzerlikleri ve farklılıkları gösterilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda Yeni Uygur Türkçesine Arapça ve Farsçadan girmiş olan kelimelerin Arapça ve Farsçadaki şekilleri ile Yeni Uygur Türkçesindeki şekilleri karşılaştırılmış, ses olayları bakımından incelenmiştir.Çalışmamızın malzemesi bu iki sözlük ile sınırlı kalmamış, gereken bölümlerde diğer eser ve sözlüklerden de faydalanılmıştır. Alıntı kelimelerin orijinal şekilleri için ise Arapça, Farsça ve Osmanlıca Lûgatlara başvurulmuştur.Yeni Uygur Türkçesinin Tarihî Karşılaştırmalı Ses Bilgisi ilk bilimsel karşılaştırmalı çalışmalardan biridir.Yaptığımız çalışma sonucunda, bu iki dilin ses bilgisi açısından önemli farklılıklar göstermediği ve yazı dilinde pek çok benzerliğin olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca Yeni Uygur Türkçesinin çok az değişikliğe uğradığı görülmüştür.Eski Türkçede mevcut olan kelime hazinesi Yeni Uygur Türkçesinde de varlığını devam ettirmektedir.Anahtar Sözcükler: Yeni Uygur Türkçesi, Eski Türkçe, Uygurlar, Ses Bilgisi, Tarihî Karşılaştırmalı.

Eski TürkçeSes bilgisi
Başak Perçin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni Uygur Türkçesinin yapım morfolojisi

Yeni Uygur Türkçesinin Yapım Morfolojisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008.Çalı?mamızda, 33 000 kelimeyi ihtiva eden Yeni Uygur Türkçesinin en geni? kapsamlı sözlüklerinden birisi olan Uygursko-russkiy slovar' isimli sözlükte bulunan yapım eki almı? kelimeler tespit edilmi?tir. Daha sonra yapım ekleri tasnif edilerek (isimden isim, isimden fiil, fiilden isim, fiilden fiil yapma ekleri) örneklerle birlikte verilmi?tir. Tespit edilen eklerin dipnotlarda tarihî kar?ıla?tırmalı olarak deği?im ve geli?imleri gösterilmeye çalı?ıldı. Ayrıca mevcut olan Yeni Uygur Türkçesi gramerlerinde yer almayan, Uygursko-russkiy slovar'da tespit ettiğimiz yapım ekleri de verilmi?tir. ?simden ?sim Yapan Alıntı Ekler ba?lığı altında Arapça ve Farsça kaynaklı olan kelime türetme eklerinin Yeni Uygur Türkçesindeki ?ekilleri, i?levleri ve örnekleri de verilmi?tir.Çalı?mamızın malzemesi Uygursko-russkiy slovar' ile sınırlı kalmamı?, gereken bölümlerde diğer sözlük ve gramer kitaplarından faydanılmı?tır. Alıntı kelimeler için Arapça, Farsça ve Osmanlıca Lûgatlara ba?vurulmu?tur.Yeni Uygur Türkçesinin Yapım Morfolojisi, Yeni Uygur Türkçesinin yapım eklerini eksiksiz ve ayrıntılı olarak vermesi ve tarihî kar?Ila?tırmalı olarak eklerin incelenmesi bakımından yapılan ilk çalı?malardan biridir.Anahtar Kelimeler:1. Yeni Uygur Türkçesi2. Eski Türkçe3. Çağatay Türkçesi4. Yapım Ekleri5. Tarihî Kar?ıla?tırma.

Eski TürkçeUygurcaÇağatayca
Funda İlkül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi Türk lehçelerinde bitki isimleri

ÖZET Bitki adları bilimine kaynak teşkil edecek olan "Tarihî Türk Lehçelerinde Bitki isimleri" adlı bu çalışmada farklı dönemlerdeki önemli eserler seçilmiş ve incelenmiştir. Tarihî Türk lehçelerindeki bitki isimlerinin bir araya getirilmiş olması, bu çalışmanın en önemli özelliğidir. Burada Tarihî Türk lehçeleri ile Orhun, Uygur, Karahanlı, Harezm, Kıpçak, Çağatay, Eski Anadolu ve Osmanlı Türkçesi yazı dilleri kastedilmektedir. Çalışmada, sözü edilen dönemlerde yazılmış metinlerdeki bitki isimleri tespit edilmiştir. Böylece bu çalışma, Türkçenin bitki isimleri alanındaki sözcük hazinesini toplu hâlde gözler önüne sermiştir. Genellikle göçebe bir hayat süren Türk kavimleri, göçebe hayatın bir parçası olarak çiftçilikle de uğraşmışlardır. Eski çağlardan bu yana insanlar hastalıkların tedavisinde de bitkilerden faydalanmışlardır. Ayrıca bitkilerin Eski Türk dünyasında animizm inancının sonucu olarak kutsallaştırıldığı da görülmüştür. Genel olarak bitkilerin adlandırılışına baktığımızda, bitkiler çoğunlukla "ot" sözcüğüyle birlikte kullanılmıştır. Ayrıca bitkiler yetişme yerine, ulus ve topluluklara, yetiştiği zamana, rengine göre ve (insanlara ve organlarına, hayvan ve organlarına, eşyalara, diğer varlıklara) benzetme yoluyla çeşitli isimler almıştır.

AdlarAğızlarBitkiler+4
Özlem Bayrak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Edebiyat-ı Umumiye mecmuası (İnceleme, tahlili fihrist ve seçilmiş metin)

Edebiyat-ı Umûmiye Mecmuası I. Dünya Savaşı'nın sıcak günlerinin yaşandığı yıllarda, 1916-1919 yayın hayatına başlayan İstanbul'un, Anadolu'nun, savaşın nabzını tutmaya çalışan bir dergidir. Başyazar olan ve çekirdek kadroyu oluşturan Celâl Nuri'nin önderliğinde çıkan dergi pek çok ayrı fikir akımının mevcut olduğu ve çarpıştığı dönemde yaşanan hayatı edebî kimliğinin yanında kültür, ekonomi, siyâset başlıklarını da soyutlamadan yansıtmayı amaç edinmiştir. Çalışmanın giriş kısmında I. Dünya Savaşı yılları İstanbul ve Anadolu'daki basm hayatı, siyâsî ve sosyal gelişmeler hakkında genel bilgiler verilmektedir. Dönemin yayınlan kaynaklardan ulaşıldığı oranda tanıtılmaktadır. Mecmuanın tanıtıldığı kısımda ise yayın süresi, dönem, gaye belirtilmekte 110 sayı boyunca sergilediği dış yapı, biçim özellikleri tarif edilmektedir. Ayrıca mecmuanın yazar kadrosunda hayat hikâyelerine ulaşabildiklerimiz tanıtılmakta, baklanda bilgi bulamadığımız isimler mecmuadaki takdimleriyle sunulmaktadır. Diğer bir bölümde ise Edebiyat-ı Umûmiye Mecmuası'nda yer alan tüm türler ve ağırlık kazanan muhtevalar hakkında bilgi verilmektedir. Edebiyat-ı Umûmiye Mecmuası'nda makale, şiir, tiyatro, hikâye, güzel sözler, savaş haberleri vb. pek çok türde yazılar yer almaktadır. Yazıların tümü Tahlili Fihrist bölümünde bunlara ait detaylı bilgilerle tanıtılmaktadır. Mecmuamız hem içerdiği türler, hem yazar kadrosu açısından yayınlandığı yıllardaki sosyal ve kültürel hayatı, savaşı, dünya devletlerini ve izledikleri politikaları gerek edebî içerikli yazılarında gerek diğer tüm türlerde yansıtmaktadır. Dördüncü ve son bölümde mecmuadan seçilen metinler günümüzde kullandığımız Lâtin kökenli Türk alfabesine çevrilmiş şekilleriyle yer almaktadır. Seçilmiş metinler Latin karakterlerle yeniden yazılırken orijinal imla ve fonetik kurallara sıkı sıkıya uyulmuştur.Bilinmeyen isimler orijinal halleri ile yazılmıştır. VI

DergilerEdebiyat-ı Umumiye mecmuasıEski Türkçe+5
Ayşegül Kösa
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk dilinde müzik terimleri

Bu çalışma tarihi Türk yazı dillerinde kullanılan müzikle ilgili terimleri tespit edip değerlendirmek üzere hazırlanmıştır. Tez kapsamında, Köktürk, Uygur, Karahanlı, Harezm, Memlük-Kıpçak, Çağatay, Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi dönemlerine ait, çalışmanın amacına uygun eserlerle konuyla ilgili ulaşılabilen her türlü akademik çalışma taranmış ve elde edilen malzeme tasnif edilerek incelenmiştir. Türkçede müzik terimlerinin varlığı, gelişim ve değişiminin izlenebilmesi için, tarihsel süreçte kullanılan terimlerin bir araya getirilerek topluca görülüp değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Müzik terimleri ifadesi ile müzik aleti, müzisyen, müzik makamları, tören, dans anlamındaki kelimeler, müziğin temel unsuru olan ses ve ses ile ilişkili kelimeler kastedilmektedir. Tezin ilk bölümünde, Köktürk, Uygur, Karahanlı, Harzem, Kıpçak, Çağatay, Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi dönemlerindeki müzik kültürü tarihi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, tarihi Türk yazı dillerine ait eserlerde belirlenen müzik terimlerinin bulunduğu yerler kısaltmalarla belirtilerek ve kaynakçada gösterilerek bağlamdaki yerinin anlaşılması için terimlerin yer aldığı cümleler, mısra veya beyitlerle birlikte yazılmış ve madde başları alfabetik olarak sıralanmıştır. Üçüncü bölümde, tespit edilen müzik terimlerinden Türkçe olanlarının kökenbilimsel incelemesi yapılmıştır. Bu bölümde 12 adet kökenbilimsel sözlükten faydalanılmış, alandaki önemli bilim insanlarının görüşleri kaynak gösterilerek verildikten sonra, son olarak yazarın görüşleriyle birlikte açıklanmıştır. Sonuç bölümünde tezin geniş bir değerlendirilmesi yapılmış, çalışmadan edinilen kazanımlar, alana katkıları belirtilerek ve öneriler yapılarak tez sonlandırılmıştır. Çalışmanın sonunda terimsel dizin yer almaktadır.

Eski Anadolu TürkçesiEski TürkçeKöken bilim+7
Melis Sezen Güneş Yılmaz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Eski uygur türkçesinde eşdizim (Prens Kalyanamkara ve Papamkara hikayesi, Irk Bitig Eski Yygurca fal kitabı, Türkische turfan texte, eski uygurca hsüan tsang biyogrofisi metinleri örneğinde)

Dil içerisinde milyonlarca söz vardır, bu sözler kullanılırken bazı kalıp ifadeler meydana gelir ve bu kalıp ifadelerin önemli çoğunluğunu ise eşdizimler oluşturmaktadır. Eşdizim ülkemizde son zamanlarda önem kazanmış bir araştırma alanıdır. Eşdizim iki ya da daha fazla sözcüğün belirli bir düzen içerisinde bir araya gelmesiyle oluşan, dil içerisinde kalıplaşmış bir şekilde kullanıma hazır bulunan birlikteliklerdir. Yapılan çalışma bu birliktelikleri tespit ederek diğer yapı taşlarından ayırt etmeyi amaçlamaktadır. Eşdizimler iki ana kritere göre değerlendirilmektedir. Bu kriterlerden ilki anlam temelli yaklaşımdır. Anlam temelli yaklaşım, kelimelerin anlamsal boyutta birbirini istemesi durumudur. İkinci yaklaşım ise sıklık temelli yaklaşımdır. Bu yaklaşımda belirli bir mesafedeki kelimelerin hangi sıklıkla ve aralıklarla kullanıldığına dikkat edilmektedir. Yapılan çalışmada eşdizimleri ayırt etmek için kullanılacak yöntem ise anlam temelli yöntem olacaktır. Çalışmamız üç bölümden oluşacaktır. Giriş kısmında çalışmanın yapılış amacı, konusu, önemi ve yöntemi gibi konulara değinilecektir. Birinci bölümde eşdizim kavramı hakkında açıklamalar yapılacak, tespiti için gerekli ölçütlerden bahsedilecek, diğer kalıp ifadelerle arasındaki benzerlik ve farklar ortaya koyulacaktır. İkinci bölümde adı geçen eserlerde eşdizimli yapıların tespiti sağlanarak incelenecek ve üçüncü bölümde ise değerlendirme yapılacaktır.

DerlemDeyimbilimEski Türkçe+1
Çağla Canikli Aşcı
Sinop University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

M. Bagdadî'nin Sarf-ı Osmânî adlı eseriyle, MEB 6. Sınıf Türkçe Öğretmen Kılavuz Kitabı'nın karşılaştırılması

Bu çalışma Hicri 1308 (Miladi 1892-1893) yılında Fatih Askeri Rüştiyesi'nde birinci sınıf öğrencilerine okutulmak için yazılmış Sarf-ı Osmânî adlı kitabın çeviri yazıya aktarılması ve aktarıldıktan sonra 2007-2011 yılları arasında ders kitabı olarak seçilen 6. sınıf Türkçe Kitabı'yla karşılaştırılmasını içermektedir.Çalışmanın ?Giriş? bölümünde kitaplar hakkında genel bir bilgi verilmiş, gerekli açıklamalar özet halinde sunulmuştur.Birinci bölümde, çalışma yapılan kitapların içerikleri anlatılmış ve ana başlıklar olarak incelenmiştir.İkinci bölümde, kitaplarda ortak olarak işlenen konular alınarak, benzer ve farklı yönleri gösterilmiştir.Üçüncü bölümde, Sarf-ı Osmânî'nin bölümleri için sözlükler hazırlanmıştır.Sonuç bölümünde ise iki dönemin genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır.Çalışmanın sonuna Sarf-ı Osmânî'nin tam metninin transkripsiyonu ile orijinalinin fotokopisi eklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sarf-ı Osmânî, Dil Bilgisi, Eğitim Müfredatı

Ders kitaplarıEski TürkçeKarşılaştırmalı analiz+6
Nihan Bıyıklı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Eski Türkçede sıfatlar

?Eski Türkçede Sıfatlar? adlı bu çalışmada Köktürk, Uygur ve Kırgız dönemlerine ait yazılı dil malzemesinden hareketle, bir gramer konusu olarak, sıfat ulamı incelenmiştir.Bu çalışma 1. Kökenlerine Göre Sıfatlar, 2. Yapılarına Göre Sıfatlar, 3. İşlevlerine Göre Sıfatlar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.Çalışmamızın Giriş bölümünde Eski Türkçe dönemi tanımlandıktan sonra bu dönemin temsilcisi olarak görülen Köktürkler, Uygurlar ve Kırgızlar hakkında özet mahiyetinde tarihi bilgiler verilmiştir. Söz konusu Türk kavimlerinin tez incelemesinde kullanılan yazılı metinlerini tanıtıcı bilgiler de aynı bölümde verilmiştir. Bu bölümün diğer başlığı "Sıfat Ulamı"dır. Bu bölümde Türkçenin grameri üzerine yapılan çalışmalardan hareketle sıfat teriminin tanımı üzerine değerlendirmelere, sıfat ulamı etrafında yürütülen tartışmalara yer verilerek, bizce uygun olan bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.Çalışmamızın diğer bölümlerinin oluşturulmasında, genel olarak, Zeynep Kormaz tarafından hazırlanmış olan "Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi)" adlı çalışmanın "Sıfat" bölümünü oluşturan düzenleme temel alınmıştır.Birinci bölümde incelenen Eski Türkçe metinlerden tespit edilen sıfatların kökenlerine göre sınıflandırması yapılmıştır. Bu bölümde yer alan sıfatlar, metin içinde yer aldıkları bağlamlarıyla birlikte verilmiştir.İkinci bölümde incelenen metinlerde tespit edilen sıfat görevli isimlerin yapılarına göre sınıflandırılması yapılmıştır. Bu bölümde sıfat görevli isimlerin türetim şekilleri dışında, söz dizimiyle ilgili olarak dikkat çeken farklı kullanımlara da yer verilmiştir.Üçüncü Bölümde ise işlevlerine göre, niteleme ve belirtme başlıklarıyla sınıflandırılan sıfatların ayrıca karşılaştırma, derecelendirme, küçültme ve pekiştirme bakımından kullanım özellikleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Bu çalışma köken, yapı ve işlev bakımından incelenen dil malzemesinin değerlendirilmesiyle son bulur.

Dil bilgisiDil bilgisi-sıfatEski Türkçe+1
Kaan Yılmaz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kşanti Kılguluk Nom Bitig'de ekler: Giriş-inceleme-metin-dizin

Eski Uygur Türkçesi aslında Köktürkçenin bir devamı olmakla birlikte kendi bünyesi içerisinde kültür çevrelerinin değişik olması nispetinde bazı ayrılıklar göstermektedir. Bu farklılık değişen dünya görüşü ve ifade edilen kültür malzemesiyle izah edilebilir. Dilin iç yapısında ve ifade vasıtalarında olan bu ayrılık Eski Uygur Türkçesinde çok zengin bir yazın vücuda getirilmesinde önemli rol oynamıştır.Uygur Türkçesi dönemi eseri olan Kşanti Kılguluk Nom Bitig adlı sudur bir günah çıkarma kitabıdır. Eser yalnız yaşanılan hayattaki günahlar için değil, geçmiş ve gelecek hayatlardaki günahlar için de bağışlama dileyen bir tövbe duasıdır. Üzerinde çalıştığımız eser gerek içerik gerek yapısal özellikleri bakımından incelenmesi gereken bir eserdir.Çalışma giriş, inceleme, metin ve dizinden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde Uygur dönemine ait eserlerle ilgili bilgi verilmiştir. İnceleme bölümünde ise eserde geçen ekler ?çekim ekleri? ve ?yapım ekleri? şeklinde sınıflandırılarak görevlerine göre incelenmiştir. Çalışmamızın beşinci bölümünde metin verilmiştir. Genel dizinde ise metinde geçen sözcüklerin anlamı verilmiştir.

BudizmDil bilgisi-eylemDil bilgisi-çekim ekleri+4
Şengül Karaarslan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
10
Master'sOpen AccessTR

Eski Türkçe dönemi eserlerinden Tonyukuk yazıtları, Irk Bitig ve Aç Bars hikâyesi'nin morfolojik ve sentaktik özellikleri

Tonyukuk Yazıtları (8. yüzyıl), Irk Bitig (9. yüzyıl?) ve Aç Bars Hikâyesi (11. yüzyıl) Eski Türkçe dönemine ait önemli eserlerdir. Bu eserler, yazıldığı dönemle ilgili pek çok bilgi verir ve yazılış gayesine uygun olarak eserlerin muhtevası sosyal, siyasi ve linguistik açıdan önemli pasajlar sunar. Bu bakımdan Eski Türkçe döneminin gramer özelliklerini iyi yansıttığını düşündüğümüz bu eserler, çalışmamıza örnek metinler olarak seçilmiştir. Tonyukuk Yazıtları II. Doğu Türk Kağanlığı (II. Köktürk Kağanlığı) döneminde, Aç Bars Hikâyesi Eski Uygur döneminde, Irk Bitig ise eski Türk runik yazı sistemiyle yazılmıştır. Çalışmamızın amacı, Eski Türkçe dönemine ait bu eserler üzerine morfolojik ve sentaktik inceleme yaparak bir gramer verisi oluşturmaktır. Bu kapsamda, çalışmada iki temel konu üzerinde durulmuştur. Bunlardan ilki eserlerin morfolojik, ikincisi ise sentaktik özelliklerini örneklerle ortaya koymaktır. Morfoloji kısmında isim, isim türleri, fiil, fiil çekimi; sentaks kısmında ise kelime grupları, cümlenin ögeleri ve cümle türleri incelenmiştir. Örnekler Talat Tekin, Zemire Gulcalı yayımlarından alınmakla beraber başka yayımlar da taranmıştır. Tezde yer alan örnekler eserlerin yazılış tarihine göre kronolojik olarak verilmiştir.

Aç BarsBiçimbilimEski Türkçe+4
Mahsun Atsız
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Doğu Roma imparatorluğu kaynaklarında geçen Türkçe kelimeler ve ibareler (12. yüzyıla kadar)

Bütün bir insanlığın tarihinde varolan ve varolmuş birçok kültür; ekonomik, sosyal coğrafî ve benzeri nedenlerden dolayı birbirleriyle tabiî olarak etkileşim halinde olmuşlardır. Yazı ile beraber takibi daha mümkün olan kültür temaslarının uçsuz bucaksız bozkırlarda yaşayan Türkler için aynı şekilde neredeyse sayısız olduğu görülür. Başta Çin, Tibet, Pers gibi komşu oldukları kültürlerle daha belirgin temasları olduğu söylenilebilir. Türkler'in erken komşu oldukları kültür sahalarıyla içtimaî temasları olduğu kadar, daha sonraları etkileşime geçecekleri Grekler ile de karşılıklı birçok ilişkileri olmuştur. Kaynaklara bakıldığında Türkler'in ve Grekler'in tanışıklığı çok eskilere dayanmaktadır. Heredotos ile M.Ö 500 yıllarına kadar indirilebilecek bir yazılı kültür kanonunun içerisinde ahfadı olacakları topluluklar bahsedilirken dolaylı olarak önce işaret olunmuşlar sonrasında doğrudan bahis konusu olarak metinlerin büyük bir kısmını işgal etmişlerdir. Filoloji açısından ise dil verimleri başta olmak üzere akademik olarak neredeyse kimse Grek ve Türk dillerinin erken dönem temasları ve kayıtları meselesine dikkatle eğilmemiş hatta çoğu zaman göz önüne dahi almamıştır. Dolayısıyla bu çalışmanın ana motivasyonu Grek kaynaklarındaki Türkçe ve Türk dili ile olan münasebetleridir.Yazı verimlerinin oluşturulduğu Roma'nın yahut en azından doğu kısmının yine merkezî ( = oικουμένη ) bir yaklaşım ile yazılı kavramların daha oturmuş ve uzun süreli kullanımlara sarf edilecek olan, üslup kökenlerini Ege'de bulan uzun bir yazılı geleneği devam ettirmesi çeşitli kayıtlarn ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Şüphesiz çokça başka dillerden olan unsurlar da kaydedilmiştir. Bu kayıtlardan Türkçe ve dahil olabileceği Altay unsurları bizim tezimizin ana konusu seçilmiştir.

Balkan Türk ağızlarıEski TürkçeGrekçe+2
Ali Ekber Sayın
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Runik harfli Türkçe metinlerde çok anlamlılık

Bu tez çalışmasında, günümüze ulaşan tüm Runik harfli metinler incelenerek Köktürkçenin söz varlığında önemli bir yere sahip olan çok anlamlı kelimeler ortaya konulmuştur. Bu kapsamda art zamanlı inceleme yöntemi kullanılarak Moğolistan, Yenisey, Kırgızistan ve Altay bölgelerinde bulunan yazıtlar ile birlikte Uygur dönemine ait Irk Bitig fal kitabı incelenmiştir. Söz konusu metinlerde yer alan kelimeler ve bu kelimelerin taşıdıkları anlamlar aracılığıyla Türk dilinin eskiliği ve gelişmişliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anlam biliminin kapsamına giren bu çalışma, temel olarak beş bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölüm, üçüncü bölüme temel oluşturacak şekilde; dil, dil bilimi ve anlam bilimi başlıklarını kapsamaktadır. Üçüncü bölümde tezin iskeletini oluşturan "çok anlamlılık" terimi ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Teorinin pratik ile buluştuğu dördüncü ve beşinci bölümde ise çok anlamlı olduğu tespit edilen kelimeler tek tek incelenmiş ve sahip oldukları anlamlar, yer aldıkları bağlamlar ile birlikte verilmiştir. Söz konusu anlamların kolayca ayırt edilebilmesi adına, kelimelerin cümle içerisindeki kullanımları gösterilerek, Türkiye Türkçesine aktarımları yapılmıştır. Elde edilen veriler ışığında, çok anlamlı kelimelerin Köktürkçenin (dolayısıyla Türkçenin) anlam hazinesine nasıl bir zenginlik kattığı sonuç bölümünde ele alınmıştır.

Anlam bilimEski TürkçeGöktürkçe+3
Rabia Saral
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik dönem Çağatay Türkçesinde zarf ve sıfat yapılarının sentaktik işlevleri

Bu tezin amacı, Klasik dönem Çağatay Türkçesinde yer alan zarf ve sıfat yapılarının sentakstaki işlevlerini açıklamaktır. Bu çalışmayı anlaşılır kılmak adına Klasik dönem Çağatay Türkçesinde yer alan manzum ve mensur olan şu eserler çalışmaya konu edinilmiştir: Ġarā'ibü'ṣ-Ṣıġar, Bedāyi'u'l-Vasaṭ, Nevādirü'ş Şebāb, Fevāyidü'l-Kiber, Hüseyin Baykara Divanı, Bayram Han'ın Türkçe Divanı, Şiban Han Dīvānı, Mecālisü'n Nefāyis, Nesāyimü'l-Maḥabbe Min Şemāyimi'l-Fütüvve, Babürname. Çalışmaya hem manzum hem mensur eserlerin alınmasının sebebi Çağatay Türkçesinin edebi dildeki başarısının yalnızca manzum eserlerde değil mensur eserlerde de görülmesidir. Bu tez dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Çağatay Türkçesi ve edebiyatı, ikinci bölümde incelenen eserler hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde zarf yapıları, dördüncü bölümde ise sıfat yapıları incelenen metinlerden seçilmiş beyitlerle örneklendirilerek açıklanmıştır. Anahtar Sözcükler: Çağatay Türkçesi, Çağatay edebiyatı, Klasik Dönem Çağatay Türkçesi, zarf, sıfat, sentaks, yapı, işlev

Dil bilgisi-sıfatDil bilgisi-zarfDilbilgisi+4
Burcu Meşe
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Altun Yaruk'un Sekizinci Kitabı 1070-2133 satırları üzerine söz dizimi incelemesi

Altun Yaruk Sudur , Eski Uygur Türkçesi düşünüldüğünde en önemli eserlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Budist Uygur edebiyatının bir ürünü olan eser oldukça hacimlidir. Bu çalışmada Altun Yaruk Sekizinci Kitabı (1070-2133) üzerine söz dizimi incelemesi yapılmıştır. Çalışmada, giriş bölümünün ardından Uygur tarihi ve edebiyatı hakkında bilgi verilmektedir. Akabinde söz dizimi üzerine ortaya konulan görüşlere yer verildikten sonra cümlelerin sınıflandırılması yapılmıştır. Ardından tezin esas bölümünü teşkil eden "Altun Yaruk Sekizinci Kitap 1070-2133 Satırları Üzerine Söz Dizimi İncelemesi" başlıklı bölümde ilgili kısımda geçen her bir cümle günümüz Türkçesine tercüme edildikten sonra, bu cümlelerin sözdizimi incelemesi yapılmış; cümleler sınıflandırılmaya tabi tutulmuş ve cümlede yer alan tüm kelime grupları sıralanmıştır. Sonuç bölümünde ise yapılan incelemeler ve ortaya çıkan veriler değerlendirilmiştir

Altun YarukEski TürkçeEski Uygur Türkçesi+1
Fatma Nur Turan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Eski Uygur Türkçesi hukuk belgeleri ve söz varlığı

Eski Uygur Türkçesi hukuk belgeleri, farklı dönemlerde hazırlanan resmi nitelikli belgelerdir. Ticari işlemler, evlat edinme, köle azadı, vasiyetname, vakıflar ile ilgili kararlar, buyruklar, dilekçeler, raporlar, makbuzlar gibi oldukça çeşitli yapı ve içeriğe sahip olan hukuk belgeleri dilbilimsel ve tarihsel açıdan değerli bilgiler sunar. Bu Doktora tezi, erişilebilir durumda olan tüm Eski Uygur hukuk belgelerinin bir araya getirilmesini amaçlamaktadır. Öncelikle Uygurların tarihi hakkında genel bilgi verilmiştir. Daha sonra, belgeler vasıtasıyla elde edilen bulgulara dayanarak Eski Uygur hukuk sistemi ortaya konmuştur. Belgelerin konu bakımından sahip olduğu özellikler ve formüller değerlendirilmiş, toplumdaki hukuki ve sosyal yapı hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca belgelerin ortak unsurları ile içeriği açıklanmıştır. Hukuk belgeleri araştırmalarının tarihi incelenmiş, bir uyum tablosu hazırlanmıştır. Ardından konu sınıflandırmasına uygun olarak belgelerin transkripsiyonu gerçekleştirilmiş ve belgeler Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Söz varlığı tespit edilmiş, gramatikal dizin hazırlanmıştır. Sonuç kısmında ise belgelerin genel bir değerlendirmesi bulunmaktadır.

BelgelerDilbilimEski Türkçe+5
Berker Keskin
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects