Primary education

890 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İlköğretim kurumlarında dağıtımcı liderlik ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki(Seydikemer örneği)

İlköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin algılarına dayanarak yöneticilerinde gördükleri dağıtımcı liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi belirlemek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada öncelikle dağıtımcı liderlik ve örgütsel bağlılık hakkında kuramsal bilgilere yer verilmiştir. Okullarda eğitim ve yönetim süreçlerinin doğru bir şekilde yürütülmesi, bütün paydaşların katılımının sağlanması ile oluşabilir. Böylesi bir okul, dağıtımcı liderlik yaklaşımının öngördüğü bir anlayışla sağlanabilir. Öğretmenlerin de böyle bir okulda örgütsel bağlılıkları artacaktır. Bu tespitlerden yola çıkarak tezin amacı belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini Muğla'nın Seydikemer ilçesi resmi ilköğretim okullarında çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın evreni aynı zamanda örneklemini oluşturmaktadır. Her öğretmen için bir anket gönderilmiş ve dönüşü sağlanan anketlerle analizler yapılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirildiği 2015 yılında Seydikemer ilçesinde ilköğretim kademesinde görev yapan 473 öğretmen bulunmaktadır. Araştırmada ise 271 (%57.29) öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmada verileri elde etmek için Dağıtımcı Liderlik Envanteri ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği ile katılımcıların demografik bilgilerinin belirlenmesine ilişkin sorular kullanılmıştır. Dağıtımcı Liderlik Envanteri'nin iki alt ölçeği bulunmaktadır. Dağıtımcı Liderlik Envanteri'nin Liderlik Fonksiyonları alt-ölçeği müdür, müdür baş yardımcıları ve müdür yardımcılarının dağıtımcı liderlik davranışlarını ölçmektedir. Diğer alt-ölçek ise liderlik ekibinin öğretmenlerin gözünde uyumunu ölçmektedir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarını ölçmek amacıyla Porter vd. (1974)'nın geliştirdiği Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Anketler SPSS programında analiz edilmiş ve araştırmada frekans analizleri, faktör analizi ve farklılık analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin müdürlerinde gördükleri dağıtımcı liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişki vardır. Müdür yardımcısının dağıtımcı liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişki vardır. Liderlik ekibinin dağıtımcı liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişki vardır. Araştırmada müdürlerin, müdür yardımcılarının ve liderlik ekibinin gösterdiği dağıtımcı liderlik davranışlarına ilişkin öğretmenlerin görüşleri cinsiyetlerine ve görev durumlarına göre anlamlı bir farklılık bulunmazken meslekteki kıdemlerine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Bu çalışmanın okul yöneticilerinin dağıtımcı liderlik bağlamında, birlikte çalıştıkları öğretmenlerin bağlılıklarını arttırmak adına yol gösterici bir çalışma olduğu düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Dağıtımcı liderlik, örgütsel bağlılık

BağlılıkLiderlikLiderlik modelleri+6
Zafer Yetim
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimin ilköğretim başarısına etkisi: Yozgat ili Akdağmadeni ilçesi örneği

Bu araştırma okul öncesi eğitimin ilköğretim başarısına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2014–2015 eğitim-öğretim yılı Yozgat ili Akdağmadeni ilçesinde görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Yozgat ilinin Akdağmadeni ilçesinde görev yapan random yoluyla seçilen sınıf öğretmenlerinden meydana gelmiştir. Araştırmada Ebru Dündar Kırık'ın (2011) geliştirdiği bir anket seçilmiştir. Beşli Likert tipinde hazırlanmış 37 madde ve 1 açık uçlu sorudan oluşan bu anket Yozgat ili Akdağmadeni ilçesinde görev yapan sınıf öğretmenlerinden tesadüfü yolla seçilen 110 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Anket sonucunda elde edilen verilen SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada uygulanan anket sonuçlarına göre; okul öncesi eğitimi alan çocukların almayan çocuklara oranla; akademik başarılarının ve sosyal, duyuşsal ile psikomotor gelişim alanlarının daha iyi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul öncesi eğitimde; çocukların becerilerinin olumlu yönde geliştiği, okula uyum sağlamada diğer çocuklara oranla daha az zorlandıkları, çocukların duygu ve düşüncelerini anlatırken daha iyi iletişim kurabildikleri, öz güven, öz denetim, öz bakım becerilerinin daha üst düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca açık uçlu sorulara verilen cevaplardan yola çıkarak; sınıf öğretmenleri okul öncesi eğitimin zorunlu olmasını ve köyler de dâhil olmak üzere tüm okullarda yer alarak 12 yıllık zorunlu eğitim kapsamına alınmasını istedikleri görülmektedir. Bununla birlikte öğretmenler, okul öncesi eğitime gereken önemin verilmesini, ailelerin, basının ve yetkili kuruluşların bu konuda bilgilendirilmesini, katılımın sağlanması için gerekli şartların sağlanarak çalışmaların yapılmasını önermişlerdir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, zorunlu eğitim, ilköğretim başarısı, aile katılımı, öğretmen görüşleri.

Aile katılımıAkademik başarıBaşarı+6
Nur Taşcı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Islamic primary education in the netherlands: Negotiating religious and national values in an era of societal tensions

The large-scale movement of people across national borders in an increasingly globalized and transnational world represents one of the most significant challenges of our modern societies. Over the past decades, European countries, such as the Netherlands, have experienced a great influx of Muslim migrants. This has severely impacted both migrant communities and host societies. Muslim migrants have had to deal with the socio-psychological effects of migration, such as exclusion, marginalization and alienation, while host societies have witnessed a rise of xenophobia, Islamophobia and new rightist populism. In this era of societal tension, Muslim migrants have sometimes struggled to preserve their Islamic religious heritage in societies that are culturally dominated by secular-liberalism. This has initiated an inter-generational process in which Muslim migrants attempt to negotiate religious and national values that, at least at surface level, seem to be diametrically opposed. One of the primary domains were this process of negotiation takes place is education. The Netherlands has a long history of institutionalized Islamic education through laws that support the right to religious freedom. These Islamic schools however operate in a largely secular liberal environment and are legally bound to national secular curricula. In the current social context, the schools are heavily monitored and more often than not accused of being sites for radicalization and anti-integration tendencies. Scholarly research on Islamic education in the Netherlands, which is fairly meager, maintains several far-reaching claims such as lack of engagement and agency on behalf of Muslim parents and a prevalent rejection of Dutch cultural values and norms. It also tends to merely focus on quantitative studies of the educational achievements of first-generation Muslim migrants, which makes the current state-of-the art both limited and outdated. This thesis aims to go beyond mere statistics on educational achievements and focuses instead on the lived experiences of Muslims and the complex process of value negotiation. Based on qualitative-empirical research amongst the newly emerging second-generation of Muslim migrants the author offers new insights into the case of Islamic education in the Netherlands. Contrary to earlier scholarly and popular representations, the Dutch second-generation migrant community emerges as vibrant, well-educated, informed, highly demanding and accommodating of Dutch national values. The Dutch Islamic school, rather than a site of radicalization and anti-integration tendencies, functions as an open and safe space where Muslim students, parents, teachers and school leadership negotiate questions of identity, religious values, and integration into the host society.

Religious educationTheological schoolsNetherlands+6
Zehra Vlug
Ibn Haldun University · Medeniyetler İttifakı Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Taşıma merkezi okullarda ilköğretim ikinci kademe görsel sanatlar eğitimi dersine ilişkin problemler ve çözüm önerileri (Erciş ilçesi örneği)

Gündelik yaşamın vazgeçilmez parçası olan sanat eğitimi bilim ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Okullarda verilmesi ön görülen görsel sanatlar eğitiminde topluma ve çevreye faydalı olan, kültürüne bağlı, estetik beğeniler sahip, yaratıcı ve üretken bireylerin yetişmesi öngörülmektedir. Ülkemizde uygulanan görsel sanatlar eğitimi dersi çeşitli problemler nedeniyle nitelik olarak farklılıklar gösterebilmektedir. Özellikle kent merkezlerinden uzak eğitim kurumlarında alt yapının yetersizliği ve donanım eksikliği gibi belirgin nedenler bulunmaktadır. Bununla beraber taşımalı eğitim veren kurumlarda görsel sanatlar eğitimindeki problemlerin sadece alt yapı ve donanım yetersizliğinden kaynaklanmadığı görülmektedir. Çalışmanın amacı "Erciş İlçesi örneği ele alınarak ilçedeki taşımalı eğitim merkezi okullarda ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin görsel sanatlar eğitimi dersinin uygulanabilirliğine yönelik problemler ve çözüm önerilerinden oluşmaktadır. Betimsel nitelikteki bu araştırmaya "Erciş ilçesindeki taşıma merkezli okullarda öğrenim gören 626 öğrenci katılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS-20 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırmada ailenin sosyal, kültürel ve ekonomik durumunun Görsel Sanatlar dersine olan tutumu etkilediği, öğrencilerin derse karşı olan ilgi ve tutumları iyi durumda olduğu, Taşıma merkezli okullarda ulaşımı sağlayan araçlarda rehberlik hizmetleri bulunmadığı ve öğrencilerde yorgunluk meydana geldiği gibi sonuçlara varılmıştır.

EğitimEğitim sorunlarıEğitim yöntemleri+7
Elif Eke Ertaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tuşba ilçesinde bulunan ilköğretim kurumlarındaki idarecilerin okuldaki genel hijyen üzerine olan görüşleri

Temizlik, hijyen ve kişisel hijyen alışkanlıkları bireyin fiziksel ve ruhsal sağlığını sürdürmesinde ve gelişiminde son derece önemli bir yere sahiptir. Özellikle ilköğretim okullarında çocuk birey sayısının fazla olması ve bu kişilerin temel kazanımlarını burada elde etmesi açısından okullardaki hijyen olgusu önem kazanmaktadır. Bu kapsamda çalışmamız, Van ilinin Tuşba ilçesinde bulunan ilköğretim kurumlarında görev yapmakta olan idarecilerin okullarındaki hijyen olgusu üzerine görüşlerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu tespitin elde edilmesi hususunda anket çalışmasına yer verilmiştir. Ayrıca kurumlarda bulunan görevli kişiler ile de görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemlerin yanı sıra gözlem yönteminden de yararlanılmış olup kullanılan tüm yöntemlerin sonucunda idarecilerin hijyen olgusu üzerine görüşleri ve okullardaki hijyen durumu ele alınmıştır. Araştırmamızda genel olarak okulların sınıf, koridor, tuvaletlerin, kütüphanelerin, tuvaletlerin yetersiz ve yeterince temiz olmadığına rastlanmıştır. Okullarda geri dönüşüm kutuları bulunmakla beraber sınıflarda ve koridorlarda çöp kutuları bulunmaktadır. Spor salonu, kütüphaneleri, laboratuvarları ve kantinlerin yeterince hijyenik olmadığı gözlenmiştir. Araştırılan okullarda genel olarak öğretmenlerin sınıfları havalandırdığı, bahçelerinin genel olarak temiz olduğu gözlenmekle birlikte okullarda kişisel bakım, hijyen ve sağlıklı yaşam hakkında konferanslar düzenlendiği incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: temizlik, hijyen, okul hijyeni

HijyenTemizlikVan-Tuşba+2
Damla Fatma Erez
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yumuşan (Van) çekirdeğinden elde edilen aktif karbon ile bazı boyar maddelerin giderilmesi

Bu çalışmada; adsorbent madde olarak yöresel adı Yumuşan olan Anadolu Alıcı Çekirdeğinden elde edilen aktif karbon seçilmiştir. Aktif karbon ZnCl2 ile kimyasal aktivasyona tabii tutulmuştur. BET yüzey alanı 592.4911 m²/g olarak ölçülmüştür. Boyarmadde açısından Malachite Green ve Crystal Violet tercih edilmiştir. Başlangıç boya derişimlerinin ve sıcaklık değerlerinin adsorpsiyon üzerindeki etkisi gözlenmiştir. Kullanılan iki boyar madde de beş farklı başlangıç derişimi belirlenmiştir. Üç ayrı adsorpsiyon izotermine uygunluk incelenmiş olup, Freundlich adsorpsiyon izotermine uyduğu sonucuna varılmıştır. Üç ayrı sıcaklıkta, birbirinden ayrı başlangıç derişimleri ile çalışmalar yapılarak, kinetik hız modelleri incelenmiştir. Yapılan çalışmanın Pseudo 2. Derece Kinetik modeli için daha uygun olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda termodinamik parametreler hesaplanarak incelenen adsorpsiyonun tersinir ve ekzotermik karakterli olduğu görülmüştür.

Aktif karbonBoyar maddelerFen bilgisi+5
Ayşenur Taşdemir
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğretmenlerinin öğretmen örgütlerine (sendikalara) üye olmama sebepleri

Tüm meslek gruplarında olduğu gibi öğretmenlerin de çeşitli amaçlarla kurdukları mesleki örgütler vardır. Bu örgütler ?sendikal faaliyetler? adı altında üyesi olan öğretmenlerin beklentilerine cevap vermeye çalışmaktadır. Bu çalışma ile herhangi bir öğretmen örgütüne katılmayan öğretmenlerin, katılmama sebepleri araştırılmıştır. Uşak ilinde merkezdeki ilköğretim okullarında 2007-2008 Eğitim-Öğretim yılında görev yapan öğretmeler ziyaret edilerek ve sendikalara üye olmama sebepleri araştırılmıştır. Araştırma sırasında öğretmenlerin yaş, cinsiyet ve kıdem yılları, branşları dikkate alınmıştır. Hazırlanan ölçekte öğretmenlerin sendikalara üye olmama sebepleri çeşitli başlıklarda incelenmiştir. Bu başlıklar; Sendikalardan Kaynaklanan Problemler, Sosyal Problemler, Öğretmenlerden Kaynaklanan Problemler olarak sıralanmıştır. Ölçek dört bölümden oluşmaktadır. Ölçek soruları hazırlanırken uzman görüşlerinden ve sendika üyesi olmayan öğretmenlerin görüşlerinden yararlanılmıştır. Hazırlanan anketle merkez ilköğretim okullarında görev yapan yaklaşık 250 öğretmene ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda sendikalara üye olmama sebebi olarak en çok sosyal problemler sebep olarak gösterilmiştir. Ayrıca her hangi bir sendikaya üye olmayan öğretmenlerin sendikalara karşı genel olarak olumsuz bir tutuma sahip oldukları çalışma sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte herhangi bir sendikaya üye olmayan öğretmenler sendikalara karşı olumsuz bir tutuma sahip olsalar da, sendikaların gerekli kurumlar olduğunu düşünmektedirler. Bu duruma çözüm olarak ise, sendikaların siyasal oluşumlardan uzak durması ve yeniden yapılanmaya giderek mesleki örgüt havasına bürünmesi önerilmektedir.Anahtar Kelimeler:Örgüt, Mesleki Örgüt, Öğretmen Örgütleri

Kamu personeliSendikalarSendikalaşma+5
Ebru Sevinç Gökçe
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon aşamaları ve bunları etkileyen faktörler

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon aşamaları ve bunları etkileyen faktörleri belirlemektir.Bilişim teknolojilerinin eğitime entegre edilmesini kaçınılmaz olarak hisseden öğretmenler, teknoloji entegrasyonunda çeşitli aşamalarda bulunmaktadırlar.Bu araştırmanın amacı Uşak il merkezinde bulunan İlköğretim okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin teknoloji entegrasyon aşamalarını ve bunları etkileyen nedenleri belirlemektir.Uşak ilinde bulunan toplam 3 hinterland bölgesi içindeki 45 okul içinden tabakalama örnekleme yolu ile seçilen 15 okulda görev yapmakta olan öğretmeler, çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak uzman görüşleri ile oluşturulan Teknoloji Entegrasyon Aşamaları ve Bunları Etkileyen Faktörler Ölçeği'n de demografik bilgiler haricinde toplam 109 soru bulunmaktadır. 203 öğretmenin katıldığı çalışmada öğretmenlerin ACOT modeline göre entegrasyon aşamalarının hangi seviyesinde bulundukları ve bunları etkileyen içsel ve dışsal faktörler belirlenmeye çalışılmıştır.Çalışma sonucunda ACOT modelinin 5 teknoloji entegrasyon aşamasına yönelik olarak belirlenmeye çalışılan davranışların 3 aşama etrafında toplandığı belirlenmiştir. Regresyon bulgularına göre etkileyen faktörler incelendiğinde ise; öğretmenlerin teknoloji entegrasyon aşamalarını ?teknolojiyi kullanmaya karşı dış baskı ve güdüleyici faktörler?, ?teknolojiyi kullanmadaki kolaylık derecesi algısı?, ?kişisel özel ilgi seviyesi?, ?çıktılar açısından teknolojiyi kullanmanın dersi işlemeye ve başarıya faydalı olup olmayacağı inancı?, ?cinsiyet? ,?seviye2?, ?teknolojik araçlara erişim imkânı?, ?teknolojiyi kullandığında beklenen prestij veya itibar kazanma algısı?, ?teknoloji hakkındaki bilgi seviyesi? ve ?seviye1? davranışları olarak belirlenmiştir.Yapılan analiz ve incelemeler sonucunda teknoloji entegrasyon aşamaları 5 aşamada dağılım göstermesi beklenen verilerin, 3 aşama altında toplandığı görülmüştür. Anket maddelerinin aşamalar altındaki dağılımları incelendiğinde, analiz sonucunda ortaya çıkan 1. aşamanın Giriş aşamasına, 2. aşamanın Benimseme ve Adaptasyon aşamalarına, 3. aşamanın ise Yer Değiştirme ve Keşfetme aşamalarına karşılık geldiği düşünülmektedir. Aşamaları etkileyen faktörler incelendiğinde ise 1. aşama davranışlarını: ?Teknolojiyi Kullanmaya Karşı Dış Baskı ve Güdüleyici Faktörler?, 2. aşama davranışlarını: ?Teknolojiyi Kullanmadaki Kolaylık Derecesi Algısı? ile ?Cinsiyet? , 3. aşama davranışlarını ise: ?Seviye 2?, ?Teknolojik Araçlara Erişim İmkânı? ?Teknoloji Hakkındaki Temel Bilgi Seviyesi?, ?Teknolojiyi Kullandığında Beklenen Prestij veya İtibar Kazanma Algısı?, ?Seviye 1? davranışlarının etkilediği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Teknoloji Entegrasyon Aşamaları, ACOT modeli

Bilgi erişimBütünleşmeTeknoloji+5
Burcu Karabulut
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarındaki aktif kelime serveti üzerine bir araştırma: Uşak/Eşme örneği

Bu çalışmada, Uşak ili Eşme ilçesinin merkezinde bulunan beş ilköğretim okulunun ( Sıtkı Çetin İlköğretim Okulu, Şehit Alibey İlköğretim Okulu, Galip Çetin İlköğretim Okulu, Ali Baykal İlköğretim Okulu ve Üç Eylül İlköğretim Okulu ) 8. sınıflarında okuyan 90 öğrencinin yazılı anlatımlarındaki aktif kelime serveti incelenmiştir.Çalışmada Uşak ilinin Eşme ilçesinin merkezinde bulunan 8. sınıflardan random (rastgele) yöntemiyle seçilen 90 öğrenciye üç farklı yazı türünde ( Anı, serbest konu, otobiyografi ) toplam 270 adet yazı yazdırılmıştır. Yazılı verilerde geçen kelimeler, öğrencilerin sosyo-ekonomik seviyelerine, cinsiyetlerine ve yazı türlerine göre incelenmiştir.Çalışmamızda, 270 adet yazılı anlatım kâğıdında toplam 35055 kelime tespit edilmiştir. Bu kelimelerden 2924'ünün çeşit kelime, 32131 kelimenin ise bu kelimelerin tekrarı olduğu belirlenmiştir. Kız öğrenciler ile erkek öğrenciler toplam kelime ve çeşit kelime kullanımları bakımından karşılaştırıldığında; kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha başarılı olmuştur. Üç farklı yazı türünde ( Anı, serbest konu, otobiyografi ) toplam kelime ve çeşit kelime sayısının en fazla olduğu yazı türünün serbest konulu yazı olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Kelime, Kelime Serveti, Yazılı Anlatım, Türkçe Eğitimi

AnlatımEğitimKelimeler+7
İlker Karakaya
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki eğitim merkezi Türkçe öğretim programları ile ders kitaplarının ilköğretim Türkçe öğretim programı ve 8. sınıf ders kitapları ile karşılaştırılması

Eğitim-öğretim sadece örgün eğitim kurumlarında yapılan bir faaliyet değildir. Bireyler, zorunlu temel eğitimi bitirdikten sonra bir üst öğrenime devam etmek zorunda değildirler. Bulunduğumuz yüzyılda ülkeler bu durumdaki bireylerin yetiştirilmesi için yaygın eğitim kurumlarına gereken önemi vermektedirler. Yaygın eğitim kurumlarından olan Mesleki Eğitim Merkezleri (Çıraklık Eğitim Merkezleri), sanayi sektörüne ara eleman yetiştirmeyi amaçlayan; örgün eğitim kurumlarına göre daha az maliyetli kurumlardır. Ülkemizde, daha önceleri çıraklık eğitim sistemi olarak adlandırılan mesleki eğitim, 1986 yılından sonra bir sisteme bağlanmıştır.Mesleki Eğitim Merkezlerinde mesleğe dayalı teorik eğitimler verilmekte; çıraklar, pratik eğitimlerini ise usta öğretici gözetiminde iş ortamında yapmaktadırlar. Mesleki Eğitim Merkezlerinde çırak öğrencilere uygulanan teorik eğitim-öğretim için öğretim programları hazırlanmıştır.Araştırmada Mesleki Eğitim Merkezlerinde uygulanan Türkçe Öğretim Programları ve ders kitapları konu olarak belirlenmiştir. Programların ve ders kitaplarının özelliklerini, değişimleri ve sorunları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Günümüzde çıraklara uygulanan Türkçe Öğretim Programının ve Türkçe ders kitabının işlevselliğini veya sorunlarını göstermek amacıyla İlköğretim TürkçeÖğretim Programıyla ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarıyla karşılaştırmayı amaçladık. Araştırmada üzerinde durulan, Mesleki Eğitim Merkezi Türkçe Öğretim Programıdır. Araştırmayı, üzerine birçok araştırma yapılmış ilköğretim Türkçe Öğretim Programıyla karşılaştırarak yapmak uygun görülmüştür.Mesleki Eğitim Merkezlerindeki öğretim programları içerisinde eksen ders görevini Türkçe dersleri oluşturmaktadır. Ancak çıraklık eğitimde 1986, 1998, 2001 ve 2005 yıllarında Türkçe öğretim programı değişmiştir. Kısa sürede bu kadar değişimin yaşanmasına rağmen Türkçe öğretim programı istenilen düzeyde değildir. Ayrıca Mesleki Eğitim Merkezlerinde dersin adı önce Türkçe iken 98 programında Türk Dili ve Edebiyatı olarak değiştirilmiş; 2001 programında dersin adı tekrar Türkçe olmuştur.Çırak öğrencilere uygulanan Türkçe Öğretim Programların içeriği dolu olmasına rağmen, programlarda konulara fazla derine inilmemesi yönünde açıklamalar yapılmıştır. Ayrıca birçok konunun olduğu programda ders saati çok sınırlı kalmıştır. Mesleki Eğitimdeki bütün Türkçe programlarının temel sıkıntısının zaman olduğu görülmektedir.Türkçe öğretim programlarında temel becerilerden söz edilmesine rağmen içerikte bu tür etkinliklerin çok az olduğu veya tam olarak bu becerileri kazandırmadığı görülmektedir. Ayrıca ünitelerin dağılımında da birtakım sorunların olduğu anlaşılmaktadır.Meslek sürelerinin iki veya üç yıl olması Türkçe derslerini etkilemektedir. İki yıllık mesleklerde bir yıl Türkçe dersleri görülürken; üç yıllık mesleklerde iki yıl Türkçe dersleri görülmektedir. Dolayısıyla iki yıllık meslek süresi olan çıraklar Türkçe dersinde görmesi gereken üniteleri görememektedirler.Araştırmamızda diğer bir çalışma konusu ise Mesleki Eğitim Merkezi Türkçe ders kitaplarıdır. Mesleki Eğitim Merkezi Türkçe ders kitapları da istenilen düzeyde değildir. İlköğretimde birden fazla yayınevinin olması kitapların niteliğini arttırırken Mesleki Eğitim Merkezi Türkçe ders kitaplarında böyle bir seçenek bulunmamaktadır. Ders kitaplarının düzeninde, görsellerinde, metinlerin durumunda birçok eksiklik bulunmaktadır.Çıraklık Türkçe Öğretim Programında zaman, ünitelerin dağılımı, programda belirtilen temel becerilerin programdaki yeri, edebi türlerin her öğrenci tarafından görülememesi; ders kitaplarında görsel, işlevsel ve tasarım olarak sorunların olduğu görülmektedir. Çıraklık Türkçe Öğretim Programında belirtilen temel becerileri gerçekleştirme düzeyinin uygulanan içerik ve ders kitaplarıyla ulaşılmasının güç olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.Mesleki eğitimin son derece önemli olduğu ülkemizde, Mesleki Eğitim Türkçe Öğretim Programlarının yeniden gözden geçirilmesi ve düzenlenmesi gerekmektedir. Programların içeriğine ve kazanımlarına göre ders kitaplarının niteliğinin arttırılması gerekmektedir. Ayrıca kalfalara uygulanan ustalık eğitim kurs programlarında Türkçe dersi uygulamaya konulmalıdır. Çünkü birey yaşamı boyunca okuma, dinleme, konuşma ve yazma becerileri içerisindedir.Usta öğretici, mesleğini çırağa öğreten kişidir. Bir usta öğreticinin temel becerilerle donanımlı olmaması, yani dinlenmeyi ve konuşma becerilerini tam olarak kazanamaması durumunda çırak öğrenci ile arasında iletişim sorunu ortaya çıkmaktadır.Bu güne kadar çıraklık Türkçe Öğretim Programı üzerine herhangi bir akademik araştırma yapılmamıştır. Yaptığımız çalışma bu yönüyle özgün bir nitelik taşımakta ve bu konuda araştırma yapmak isteyen araştırmacılara kaynaklık edecek düzeyde hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Mesleki Eğitim Merkezi, ana dili eğitimi, Türkçe programı, ders kitabı

Ders kitaplarıDil öğretimiEğitim+7
Kenan Tülü
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe öğrenci velilerinin okuldan beklentilerinin karşılanma düzeylerinin incelenmesi

Okul kavramını incelediğimizde okulun devletin kamusal amaçlarını gerçekleştiren, yerine konabilecek başka bir sistemin olmadığı önemli bir kurum olduğunu görürüz. Bu durum okulu tüm toplumlarda eğitim ve öğretim açısından vazgeçilmez yapmaktadır. Okulun politikası lokal yapıdan uzak olduğu için velilerin çocuklarının okul içi eğitimine katılımı bir yerde engellenmiştir. Bu engeli aşmanın en işlevsel yolu okulun aile ile daha fazla iletişime geçip ailenin okuldan neler beklediğini belirlenmesidir. Bu bağlamda okul, aile beklentilerini bilerek hareket edeceğinden velilerle daha fazla iletime geçecek, çocuk için ortak yapabilecekleri mantıksal kararlar alabileceklerdir. Bu çalışmada, ilköğretim birinci kademe öğrenci velilerinin okuldan ne çeşit beklentileri olduğu, ve bu beklentilerin ne kadarının karşılık bulduğunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öğrenci velilerinin okulun fiziksel özelliklerinden, öğretmenden, okul idaresinden beklentileri ve bu beklentilerin ne derece karşılandığını içeren ölçek geliştirme çalışmaları yapılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde kaynak taraması yapılarak uzman görüşleri sonucu taslak form oluşturulmuştur. Ölçeğin son halini vermede tekrar bir uzman görüşü alınması planlanmıştır. Pilot uygulama ile geçerlik-güvenilirlik çalışmaları yapılarak ölçek son şeklini almıştır. Elde edilen veriler, ilköğretim birinci kademe öğrenci velileri ile okul arasında nasıl bir iletişim olduğu, velinin okuldan neler bekleyip beklentilerin karşılanma düzeylerini ortaya koyacağından, bundan sonraki dönemlerde okul-veli iletişimini güçlendirmek için alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Sözcükler : İlköğretim okulu, veli, okul beklentisi.

Ana-baba beklentileriBeklentilerOkul-aile iletişimi+4
Fatma Akbıyıkoğlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim dördüncü ve beşinci sınıf Türkçe ders kitaplarında okuma türlerinin uygulamaları

Ülkemizde öğrencilerin büyük çoğunluğunun okuduğunu anlama konusunda sorun yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu sebeple ilköğretim birinci kademeden itibaren, Türkçeyi doğru okuma ve anlama edinimi öğrencilere kazandırılmaya çalışılmaktadır. Ancak kullanılan okuma tür, yöntem ve tekniklerinin yetersiz oluşu ve uygulamadaki eksiklikler bu sorunu gidermede yetersiz kalmaktadır.Öğrencileri gelişi güzel okumalarını engellemek, eleştirel bir gözle okuyup kısa zamanda çok şeyi özümsemelerini sağlamak amacıyla öğrencileri okuma türleri hakkında onları bilgilendirmek gerekmektedir. Bu konuda en önemli araç ise ders kitaplarıdır. Ders kitaplarında ne kadar çok çeşitli okuma türüne yer verilirse o derece anlamlı okuma ve dolayısıyla okuduğunu hayata uyarlayabilme şansı elde edilmiş olur.Bu çalışmada, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, hazırlanıp okullara dağıtılan ilköğretim dördüncü ve beşinci sınıf ders kitaplarında ve öğretmen kılavuz kitaplarında yer alan metinler, öğrenci çalışma kitabından da yararlanılarak nitel araştırma yöntemine uygun olarakincelenmiş ve okuma türlerinin metinlere göre dağılımı tablolar halinde gösterilmiştir. Ayrıca bu kitaplarda, kendi aralarında ayrı ayrı karşılaştırılıp kullanılan okuma türleri genel bir tabloda gösterilmiş, doküman incelemesi yöntemiyle elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Ders kitaplarındaki metinlerin işlenişi sürecinde kullanılan okuma türleri kısmen yeterli bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkçe Ders Kitapları, Okuma, Okuma Türleri

Ders kitaplarıKitaplarOkuma metinleri+6
Seçkin Fadime Sakaryalı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında çalışan sözleşmeli ve kadrolu öğretmenlerin özlük haklarındaki farklılıklar ve iş motivasyonu

Bu çalışma, ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin özlük haklarındaki farklılıklar ile iş motivasyonu düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada motivasyonu etkileyen ve devamlılığını sağlayan faktörlerin, öğretmenlerin statü farkları ile demografik özelliklerine göre varyasyonu incelenmektedir. Araştırma evreni 2009-2010 eğitim yılında Uşak ili sınırları içersinde ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sözleşmeli ve kadrolu öğretmenlerden oluşmaktadır. Ölçme aracı nicel ve nitel sorulardan oluşan iki farklı bölümden oluşmaktadır. Nicel veriler temel bileşenler analizi, varyans testleri ve betimsel istatistikler ile nitel veriler ise içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara bakıldığında öğretmenlerin çalışma statüleri ve demografik değişkenlerine göre iş motivasyonları ve önemsedikleri motivasyon faktörleri manidar biçimde farklılaşmaktadır.

Eğitim yönetimiMotivasyonSözleşmeli personel+6
Osman Demirci
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Liderlik stilleri ile örgütsel güven ve örgütsel adanmışlık arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda, ilköğretim okul müdürlerinin uyguladıkları liderlik stilleri ile ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütlerine güven ve örgütlerine adanmışlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesine yöneliktir. 2009-2010 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki 40 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 1001 öğretmen arasından tabakalı örnekleme modeli ile seçilen 290 öğretmene; müdürlerinin liderlik stilleri hakkındaki algıları ile örgütlerine güven ve örgütlerine adanmışlık düzeylerini belirlemek amacıyla 3 farklı ölçme aracı uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler yüzde, frekans, faktör analizi ve korelasyon analizine tabi tutulmuştur.Araştırmada; okul müdürlerinin sergilediği liderlik stillerinin, öğretmenlerin örgütsel güven ve örgütsel adanmışlıkları ile yakından ilişkili olduğu; kendilerini güvenli bir ortamda hisseden öğretmenlerin adanmışlık düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Liderlik Stilleri, Örgütsel Güven, Örgütsel Adanmışlık.

Eğitim yönetimiGüvenLiderlik+10
Osman Uzun
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının fiziki yeterlilik standartlarına (TSE 9518) göre 2000 yılından sonra yapılan okulların yeterlilik düzeyleri: Uşak ili örneği

Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığına ait ilköğretim okullarının TSE 9518'de belirtilen standartlara uygunluk düzeyleri incelenmiştir. Bu amaçla evren olarak Uşak il genelindeki okullar seçilmiştir. TSE 9518, 2000 yılında yayınlanmış olduğu için bu tarihten sonra yapılmış okullar incelenmiştir. 5 ana kural ve 72 kuraldan oluşan standartları kapsayan bir gözlem formu geliştirilmiş ve form uzman görüşü alınarak kullanılmıştır. Gözlem sonucu elde edilen veriler frekans ve yüzde dağılımı olarak incelenmiştir. İncelemeye konu okulların bu kuralları karşılama düzeyleri, varlık ve yoklukları tespit edilmiştir.Bu yapıya uyan 17 resmi ilköğretim okulu incelendiğinde okul yapılarının planlanmasında bu standartlardan bazılarının hiç dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. Bazı kuralların ise planlarda yetersiz düzeyde olduğu görülmüştür. Fiziki yapılar olarak okulların TSE 9518'de belirtilen standartları tam olarak taşımaları durumunda eğitimde önemli bir altyapı sorununun ortadan kalkacağı ve sosyal yaşam alanları olarak okulların daha güzel ortamlar olacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Okul, Okul Yapıları, Okul Standartları.

Fiziksel çevreOkul binalarıOkullar+7
İsmail Gündüz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 100 temel eser listesindeki kitapların hedef kitlenin düzeyine uygunluğu

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 4.8.2005 tarih, 2005 / 70 sayılı genelge ile 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'na atıfta bulunularak ilköğretim 5-8. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığı kazanması ve düşünen, düşündüğünü açık bir şekilde ifade edebilen; kültürlü, millî ve manevi değerlere sahip bireyler olarak yetişmesi amacıyla 100 Temel Eser Listesi oluşturulmuş ve proje 2005 yılı eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır.Yayınlanan genelgede hedef kitle 5-8. sınıflardaki öğrenciler olarak belirtilmiş, eserlerin sınıf düzeylerine uygun olarak seçimi öğretmenlere bırakılmıştır. 100 Temel Eser Listesi'ndeki kitapların belirlenmesinde hangi ölçütlerin dikkate alındığı kamuoyuyla paylaşılmamış, sadece oluşturulan kurulun bu eserleri uygun gördüğü belirtilmiştir. Bu durum listedeki kitapların hedef kitleye uygunluğu konusunda pek çok tartışmayı da beraberinde getirmiştir.Ortak duyuş, düşünüş ve kültürel değerlerin oluşmasında temel eser listelerinin önemli işlevi bulunmaktadır. 100 Temel Eser Listesi'yle kazandırılacak becerilerin ortaya çıkması için çocukların ilgi düzeylerinin dikkate alınarak kalıcı okuma alışkanlığının oluşmasına özen gösterilmelidir.İlköğretim öğrencileri için tavsiye edilen 100 Temel Eser Listesi'nin hedef kitlenin okuma ve ilgi düzeylerine uygunluğunu mevcut literatürdeki bilgiler ve uzman görüşlerine başvurarak oluşturulan kriterlere göre tespit etmek amacıyla yapılan çalışmada, 39 farklı yayınevinden çıkan 94 adet kitap taranmış, elde edilen bulgulardan hareketle bu kitaplardan hiçbirinin eğitsel, sosyolojik açıdan; dil ve basım açısından hedef kitlenin ilgi ve okuma düzeyine bütünüyle uymadığı sonucuna ulaşılmıştır.

100 temel eserEdebiyatEğitim+8
Mustafa Ulutaş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmen görüşlerine göre değişime karşı direnişi giderme yaklaşımları: Uşak ili örneği

Bu araştırmanın amacı Uşak il ve ilçe merkezlerinde görev yapan ilköğretim okulu müdürlerinin öğretmen görüşlerine göre değişime karşı direnişi gidermede tercih ettikleri yaklaşımları belirlemek ve bu yaklaşımların cinsiyet, kıdem, alan, okulda çalışma süresi ve mezuniyet değişkenine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ?Okul Müdürlerinin Okullarda Değişime Karşı Direnişleri Giderme Yaklaşımları Ölçeği? kullanılmıştır. Bu araştırmaya 182 kadın, 193 erkek olmak üzere toplam 375 öğretmen katılmıştır. Örneklemin seçiminde, tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğretmenlere göre okul müdürleri değişime karşı direnişi gidermede en çok iletişim yaklaşımı kullanmaktadırlar. İletişim, baskı ve zor kullanma yaklaşımları, alan ve okulda çalışma süresine göre farklılık göstermektedir. Katılım ve yer alma yaklaşımında ise okulda çalışma süresine göre farklılık gösterirken eğitim yaklaşımı, kıdem, okulda çalışma süresi ve mezuniyet değişkenine göre farklılık göstermektedir.Anahtar sözcükler: Değişim, Değişime Direnç, Değişime Karşı Direnci Giderme Yaklaşımları

DeğişimDeğişime dirençEğitim yönetimi+5
İlker Yelken
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında güvenlik

Bu araştırmanın amacı, mevcut yasal düzenlemeleri ortaya koymak ve ilköğretim okullarında güvenlik sorununa yol açan etkenlerin yönetici ve öğretmen bakış açısı ile belirlemek ve incelenmektir.Bu araştırma için Uşak ilinde bulunan ilköğretim okullarında yönetici ve öğretmenlerden oluşan 16 kişilik bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Veriler, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak katılımcılar ile yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır.Araştırmada mevcut durum ve mevzuat ortaya konulmuş, ardından genel bir değerlendirme yapılmış, tespit edilen eksiklikler hakkında görüş ve önerilerde bulunulmuştur.Yapılan görüşmelerde, yönetici ve öğretmenler tarafından servis araçlarının kontrollerine dikkat edildiği ancak sürücülerin eğitim seviyelerinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar; okulların fiziki güvenliğinden endişe ettiklerini dikkat çekerek okulun ve çevresinin çeşitli yaş guruplarına göre yapılandırılmadığını ifade etmişlerdir. Okullarda doğal afetlere karşı tatbikatların yapılmasına rağmen öğrencilerde güvenlik bilincinin tam olarak oluşmadığını beyan etmişlerdir.Sonuç olarak; dağınık olmakla beraber mevzuatın içerik açısından yeterli olduğu, idareci ve öğretmenlerin mevzuat açısından bilgili oldukları, nöbetçi öğretmenlerin görev tanımlarının eksik olduğu ve ailelerin güvenlik konusunda çok fazla katkısının bulunmadığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Güvenlik, İlköğretim Okullarında Güvenlik

Eğitim kurumlarıGüvenlikYöneticiler+3
Kubilay Alp
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sınıf öğretmenlerinin kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma ve kullanma sıklıkları düzeyleri

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim sınıf öğretmenlerinin, öğrencilerinin kelime hazinelerini zenginleştirmek için literatürde belirtilen kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden hangilerinden haberdar olduklarını ve öğretmenlerin haberdar oldukları yöntem ve teknikleri kullanma sıklıklarını tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini 2010- 2011 öğretim yılı İzmir İli Karabağlar İlçesindeki ilköğretim okullarında görev yapmakta olan toplam 250 ilköğretim sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.İlköğretim sınıf öğretmenlerinin, literatürde yer alan kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma düzeyleri, bu yöntem ve teknikleri kullanma sıklıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ölçme aracı dörtlü likert tipi dereceleme biçiminde hazırlanmıştır. Dereceleme seçenekleri Çok az = 1 , Bazen = 2, Genellikle = 3, ?Her zaman = 4 şeklinde belirlenmiştir. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemeleri bilgisayarda SPSS for Windows 17,0 paket programı (Statistical Package for the Social Sciences) kullanılarak yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde çapraz tablo (Crosstab) yapılmış, ?İlköğretim sınıf öğretmenlerinin kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma düzeylerinin ve kullanma sıklıklarının cinsiyete göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla t-testi; kıdeme göre değişip değişmediğini belirlemek amacıylavaryans analizi ve bu çerçevede Least Significence Test (LSD) yapılmıştır. t-testi ve LSD testlerinde anlamlılık düzeyi olarak ,05 seçilmiştir.Yapılan analizlere göre, kadınlar erkeklere göre metin yazma ile kelime öğretimi yönteminden daha fazla haberdar olmuşlardır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlerin; birleştirilmiş yöntem, eşleştirme ve oyun ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden kıdem yılları az olan öğretmenlere göre daha fazla haberdar oldukları sonucu çıkmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları az olan öğretmenlerin; gruplandırma, kavram geliştirme, tekrar ve jest, mimik, tasvir ve taklit ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlere göre daha fazla haberdar oldukları sonucu çıkmıştır.Yapılan analizlere göre, erkekler kadınlara göre eş anlamlı kelimeleri kullanma, konuşma ve metin yazma ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini daha sık kullanmaktadırlar.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlerin; gruplandırma, konuşma ve tekrar ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini kıdem yılları az olan öğretmenlere göre daha sık kullandıkları sonucu çıkmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları az olan öğretmenlerin; eşleştirme, oyun ve resimleme ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini kıdem yılları yüksek olan öğretmenlere göre daha sık kullandıkları sonucu çıkmıştır.Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, parmak ile kelime öğretimi ve zihinsel imaj ile kelime öğretimi yöntemlerinden hiçbir öğretmenin haberdar olmadığı ve dolayısıyla bu yöntemlerin hiç kullanılmadığı ortaya çıkmıştır. İlköğretim Türkçe 1-5. sınıflar öğretim programında geçen ve örneklerle açıklanan kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden haberdar olma düzeylerinin en üst seviyelerde olduğu görülmüştür. Haberdar olma oranında % 50' nin üzerinde olan 18 yöntem ve teknik vardır. Fakat kullanma sıklığına gelindiğinde bu yöntem ve teknikler 11'e düşmektedir. Bu durum ilköğretim sınıf öğretmenlerinin haberdar olduğu yöntem ve teknikleri kullanmadıklarını ortaya çıkarmaktadır.Literatürde geçen kelime öğretimi yöntem ve teknikleri öğretim programına dâhil edilmelidir.İlköğretim 1-5. sınıf Türkçe ders kitapları bu yöntem ve tekniklere göre yeniden hazırlanmalıdır.İlköğretim sınıf öğretmenliği lisans programına bu yöntem ve teknikler bir ders olarak dâhil edilmelidir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Sınıf Öğretmenleri, Kelime, Kelime Öğretimi, Yöntem ve Teknikler.

Kelime öğretimiKelimelerSöz varlığı+6
Süleyman Uçar
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitabı etkinliklerinin bilimsel süreç becerileri kazandırma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, bilimsel süreç becerilerinin ilköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitabında ne kadar temsil edildiğini ortaya koymaktır. Araştırmanın amacına ulaşmak amacıyla aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır. İlköğretim beşinci sınıf öğretmenlerinin,?Bilimsel süreç becerilerine ilişkin etkinlikleri yapıp yapmama durumları nasıldır??Yapılamayan etkinliklerin yapılamama nedenleri nedir??Bilimsel süreç becerilerine ilişkin etkinlikleri yapma düzeyleri nasıldır?Bu çalışmada, nitel veri elde etme yöntemlerinden betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji ders Kitabında yer alan konular bilimsel süreç becerileri açısından betimsel analiz tekniğiyle tek tek ele alınmış ve konuların hangi bilimsel süreç becerisini temel aldığı ortaya konmuştur. Ayrıca çalışmada, yapılandırılmış görüşme formu ile ilköğretim 5. Sınıf öğretmenlerinden fen ve teknoloji dersi ve ders kitapları hakkındaki görüşleri toplanmış ve değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın grubunu 2011-2012 Eğitim Öğretim yılı birinci döneminde, Uşak ilinde görevli 103, ilköğretim beşinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Çalışmada bilimsel süreç becerilerinin ilköğretim fen ve teknoloji ders kitabı ve müfredatında temsil edilme durumlarını ortaya koymak için; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders kitabı olarak onaylanmış 5. Sınıf fen ve teknoloji ders kitabı kullanılmıştır. Öğretmenlerin, ilköğretim 5. Sınıf fen ve teknoloji ders kitaplarına ilişkin görüşlerini belirlemek için ölçme aracı kullanılmıştır. Bu ölçme aracının uygulanmasına yönelik gerekli izinler alındıktan sonra uygulanmıştır.Ölçme aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, öğretmenlerin, ?cinsiyet?, ?mezun olduğu okul? ve ?kıdem? bilgilerine yönelik sorular mevcuttur. İkinci aşamada ise 29 tane etkinlik verilmiş ve bu etkinliklerle ilgili, ?Etkinlik yapıldı.? ve ?Etkinlik yapılmadı.? şıklarını işaretlemeleri istenmiştir. ?Etkinlik yapılmadı.? şıkkını işaretleyen öğretmenlerin etkinliğin yapılamama nedenlerini, ölçme aracında onlara verilen ?süre yetersizdi?, ?gerekli materyaller eksikti?, ?Konu ile ilgili bilgim yetersizdi.? Şıklarından birini işaretlemeleri istenmiştir. Bu seçeneklerden birisi harici bir şıkkı düşünmeleri hâlinde ?diğer? şıkkına yazmaları istenmiştir. ?Etkinlik yapıldı.? şıkkını işaretleyen öğretmenlerden ise, herhangi bir bilimsel süreç becerisi kazandırılıp kazandırılamadığını belirtmeleri; beceri kazandırıldığını düşünüyorlarsa, hangi becerinin ne düzeyde kazandırıldığını (Çok iyi, iyi, zayıf) işaretlemeleri istenmiştir.Veri toplama süreci beş hafta sürmüştür. Araştırmacı verileri kendisi toplamıştır. Araştırmacı öğretmenlerle randevulaşmış ve öncelikle araştırmanın amacı ve ölçme aracı ile ilgili öğretmenleri bilgilendirmiştir. Daha sonra ilköğretim beşinci sınıf fen ve teknoloji ders kitabının ilgili etkinlikleri bir bir gözden geçirilerek ölçme aracı doldurulmuştur.Veri analizi temel olarak iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, bilgisayar ortamına aktarılan veriler eksik ya da hatalı değer, aykırı değer ve çoklu değişme açısından incelenmiş; ikinci aşamada ise araştırmanın alt problemleri çözümlenmiştir. Hatalı değer analizinde, yanlışlıkla hatalı girildiği düşünülen değerler düzeltilmiştir. Her üç alt problem içinde betimsel tarama (yüzde, frekans) tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler tablolaştırılarak bulgular ve yorumlar başlığı altında verilmiştir.Öğretmenlerin araştırma sorularına verdikleri cevaplar aşağıda alt problem sırasına göre sıralanmıştır.Sınıf öğretmenlerinin yarısından fazlasının bütün BSB etkinlerini uyguladıkları görülmektedir. En sık olarak sırasıyla 11., 23. ve 21. etkinliklerin öğretmenler tarafından sınıf içinde uygulandıkları tespit edilmiştir. 13.,15. ve 20. etkinliklerin ise sırasıyla en az oranlarda sınıf içinde uygulandıkları tespit edilmiştir. Etkinliklerin büyük bölümünün sınıf öğretmenlerinin yarısından fazlası tarafından yapılmış olması, ders kitaplarının BSB kazanımlarının gerçekleştirilmesi yönünde etkili ve verimli bir şekilde kullanıldığının bir göstergesi olabilir. Bununla birlikte ders kitaplarının fen ve teknoloji öğretim programı ışığında hazırlandığı düşünüldüğünde programdaki BSB'ye yönelik yapılan vurguların öğrenme ortamlarına yansıtıldığı söylenebilir.Sınıf öğretmenleri bütün etkinliklerde, özellikle materyal eksikliği ve süre yetersizliği sebebiyle BSB etkinliklerini uygulayamadıklarını belirtmişlerdir. 14. etkinlikte öğretmenlerin tamamı materyal eksikliği nedeniyle ilgili etkinliği gerçekleştiremediğini öne sürerken benzer şekilde 21. etkinlikte de öğretmenlerin tamamı süre yetersizliği sebebini vurgulamışlardır. Bununla birlikte az oranlarda olsa da tabloda ismi belirtilmeyen(diğer) sebepleri belirtmişlerdir. Çalışmanın bu araştırma sorusuna yönelik ilginç bulgularından birisi ise 6., 10. ve 24. etkinliklerin uygulanamamasının sebepleri arasında öğretmenlerinin yetersiz bilgileri olarak ortaya çıkmıştır.Araştırmada değerlendirilen bütün etkinlikler incelendiğinde en sık olarak deney malzeme kullanımına yönelik becerilerin etkinliklerde yer aldığı görülmektedir. Toplamda 15 etkinlikte bu beceriye yer verilmiş. Özellikle 11. ve 17. etkinlerde deney malzeme kullanımını kazandırma en yüksek düzeylerde gerçekleşmiştir. Bundan sonra sırasıyla veri toplama, deney tasarlama, çıkarım yapma becerileri yüksek sıklıklarda etkinliklerde yer almıştır. Sırasıyla veri toplama becerisine yönelik 11 etkinliğe yer verilmişken, deney tasarlama becerisine 10 ve çıkarım yapma becerisine 9 kez etkinliklerde yer verilmiştir. Buna karşın en az sıklıkta sunma becerisine yer verilmiştir. 27. etkinlikte olmak üzere sadece 1 kez bu beceri etkinlikler içinde yer almıştır. Sunma becerisinden sonra 2'şer kez olmak üzere ölçme ve veri işleme becerileri en az sıklıkta etkinlikler içerisinde yer almıştır. Özellikle birçok deneyde nitel ve nicel tarzda olmak üzere kullanılabilen ve en temel becerilerden olan ölçme becerisine az sayılarda yer verilmiş olması ve bu ölçmeler sonucunda elde edilen verileri işleme becerisinin de az sıklılarda kullanılmış olması ilerleyen yıllarda daha üst düzey BSB'nin kullanımında sorunlar oluşturabilir. Çünkü bu beceriler bütünleşik ya da birleştirilmiş olarak adlandırılan hipotez kurma, deney tasarlama, değişkenleri belirleme ve kontrol etme becerilerinin temeli ve ön koşulu niteliğindedir.

Beceri kazandırmaBilimsel süreçDers kitapları+5
Betül Duran
Uşak University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin öğretmenleri motive etme yaklaşımları(Uşak ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, kamu ilköğretim okulunda görevli öğretmenlerin görüşlerine göre okul müdürlerinin uyguladıkları motivasyon yaklaşımlarını belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda, okul müdürlerinin uyguladıkları motivasyon yaklaşımlarına ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyet, branş ve kıdem değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini saptamaktır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Uşak il sınırları içerisinde bulunan kamu ilköğretim okullarında görev yapan 1669 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 452 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?okul müdürlerinin öğretmenleri motive etme yaklaşımlarını belirleme? ölçeği kullanılmıştır. Ölçekte elde edilen veriler SPSS 17.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Ölçeklerden elde edilen toplam puanların çeşitli değişkenler bağlamında analizinde bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü ANOVA testi, anlamlı farkın bulunması durumunda gruplar arasındaki farkı belirlemek amacıyla Tukey HSD analizi yürütülmüştür.Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin görüşlerine göre, okul müdürlerinin örgütsel ve yönetsel motivasyon yaklaşımlarını ve psiko-sosyal motivasyon yaklaşımlarını çok düzeyinde uyguladıkları belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğretmen görüşlerinin cinsiyet, branş ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Okul Müdürleri, İlköğretim Okulu, Öğretmenler, Motive Etme Yaklaşımları

Eğitim yönetimiMotivasyonMüdürler+6
Hüdayi Başın
Uşak University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının öğrenen örgüt olma özellikleri açısından incelenmesi(Uşak ili örneği)

Bu araştırma, Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre, ilköğretim okullarının öğrenen örgüt olma özelliği gösterip göstermediğini bunun yanı sıra: öğrenen örgüt olma özelliklerinin, görev, cinsiyet, öğrenim durumu, branş, mesleki kıdem, okuldaki öğretmen sayısı ve öğrenci sayısı değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir.Araştırmanın evrenini 2011?2012 eğitim öğretim yılında Uşak il sınırları içerisindeki Merkez, Banaz, Eşme, Karahallı, Sivaslı, Ulubey ve bu ilçelere bağlı köylerde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 175 devlet ilköğretim okulunda görev yapan 286 yönetici, 1669 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemini ise yine aynı merkez ilçe ve köylerden tabakalı örneklem yöntemi ile seçilen 85 ilköğretim okulunda görev yapan, 99 yönetici ve 386 öğretmen oluşturmaktadır.Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmada kullanılan ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde katılımcıların kişisel bilgileri (görev, cinsiyet, öğrenim durumu, branş, mesleki kıdem, öğretmen sayısı, öğrenci sayısı) yer almakta, ikinci bölümde ise okulların öğrenen örgüt olma özelliklerini belirlemeye yarayan maddeler yer almaktadır.Öğrenen Örgüt Olma (ÖÖO) ölçeğinden elde edilen puanların analizinde SPSS 17.0 paket programı kullanılmıştır. Bu bağlamda ölçeklerde yer alan her bir maddenin ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanarak tablo halinde sunulmuştur. Ölçeklerden elde edilen toplam puanların çeşitli değişkenler bağlamında analizinde bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü ANOVA testi, anlamlı farkın bulunması durumunda gruplar arasındaki farkı belirlemek amacıyla Tukey HSD analizi yürütülmüştür. Elde edilen bulgular tablo halinde sunulmuştur.Araştırma sonucunda, katılımcıların ilköğretim okullarının öğrenen örgüt olma (ÖÖO) özelliğine ilişkin Kişisel Hâkimiyet (KH), Zihni Modelleri (ZM), Paylaşılan Vizyon (PV), Takım Halinde Öğrenme (THÖ) ve Sistem Düşüncesi (SD) boyutları bakımından görüşleri katılıyorum kategorisinde bu da orta düzeye karşılık geldiği görülmüştür. Bununla birlikte, katılımcıların ilköğretim okullarının ÖÖO özelliğine ilişkin görüşleri cinsiyet bakımından anlamlı bir fark göstermediği görülmüştür. Ancak görev, branş, eğitim durumu, mesleki kıdem, yaş, öğretmen sayısı ve öğrenci sayısı değişkenlerinde anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Öğrenen Örgüt, Öğrenen Oku

Eğitim yönetimiUşakÖğrenen okullar+3
Mürşide Karadurmuş
Uşak University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci sınıf Türkçe kitaplarındaki görsel okuma etkinlikleri ile ilgili öğretmen görüşleri

Bu araştırmada ilköğretim birinci sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan görsel okuma etkinlikleri ile ilgili öğretmen görüşlerini belirlenmesi amacıyla uygulanmıştır.Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modelindedir. Tarama modeli, geçmişte ya da günümüzde mevcut olan bir durumu olduğu şekli ile betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Tarama modellerinde araştırma konusu olan olay, kişi veya nesne içinde bulunduğu koşul içerisinde olduğu gibi tanımlanır. Tarama modellerinde önemli olan var olanı değiştirmeden uygun bir biçimde gözlemleyip belirlemektir (Karasar, 2005).Araştırma, Sakarya il merkezinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerine(100 öğretmene) uygulanmıştır. Araştırmada ilköğretim birinci sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan görsel okuma etkinlikleri ile ilgili öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amacıyla, oluşturulmuş olan 10 adet anket maddesi öğretmenlere uygulanmıştır. Ayrıca öğretmenlere, anket maddelerinin açık uçlu soruları da yöneltilerek görüşleri alınmıştır.Örneklem dahilinde bulunan okullara gönderilen 150 anketten toplam 100 tanesi geri dönmüş olup değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Anket sonucunda elde edilen veriler SPSS istatistik programında değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İlk Okuma Yazma Öğretimi, Görsel okuma, Görsel Okuryazarlık, Ses Temelli Cümle Yöntemi.

Görsel okuryazarlıkKitaplarOkuma+7
Gizem Güldaş
Uşak University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrenci velilerinin okul yöneticilerinden beklentileri

Eğitim öğretim içerisinde birçok özellikleri barındıran bir sistemdir. Bu sistem içerisinde okul, yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler ve veliler gibi birçok alt unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlar sürekli olarak birbirlerini etkilemekte ve aralarında bir beklenti oluşmaktadır.Eğitim öğretimde okul yöneticileri öğrenciler ve öğretmenler kadar etkili ve önemli diğer bir unsur da velilerdir. Bulunduğumuz yüzyıldaki eğitimde velilerin okul üzerindeki etkileri artmış bulunmaktadır. Veliler öğrenci başarısı, güvenlik, rehberlik, sosyal ve kültürel faaliyetler, okulun temizlik, sağlık ve fiziki şartları ile okul aile birliği faaliyetleri ile ilgili konularda okul ile ilişki içerisindedir. Velilerin okula geldiklerinde bu konuları görüşeceği ilk kişiler okul yöneticileridir (Müdür, müdür başyardımcısı, Müdür yardımcıları). Bundan dolayı öğrenci velilerinin okul yöneticilerinden bir takım beklentileri oluşabilmektedir.İlköğretim Öğrenci velilerinin Okul Yöneticilerinden Beklentileri başlıklı bu çalışmada yedi ana konu üzerinde anket soruları oluşturularak Uşak merkez ilköğretim okullarındaki öğrenci velilerine uygulanmıştır.Velilerin eğitim öğretim, güvenlik, rehberlik, sosyal ve kültürel faaliyetler, okulun temizlik sağlık ve fiziki şartları, okul aile birliği konularında okul yöneticilerinden beklentilerini içeren toplam 72 adet soru yöneltilerek anket çalışması yapılmıştır.Araştırmada eğitim seviyesi yüksek öğrenci velilerinin ve 30-40 yaş gurubu öğrenci velilerinin daha yüksek beklenti içerisinde oldukları gözlenmiştir. Ayrıca günümüz eğitiminde önemli kavramlar olan güvenlik, rehberlik konularında da velilere sorular yöneltilmiş ve grupların verdiği cevaplar araştırmada veri olarak kullanılmıştır.Yüksek gelirli öğrenci velilerinin alt gelirli öğrenci velilerine oranla okul yöneticilerinden daha fazla beklenti içerisinde oldukları gözlenmiştir. Öğrenci velilerinin okul yöneticileri ile görüşme sıklığının her gün görüşen veliler açısından daha olumlu olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Okul Yöneticisi, veli, eğitim öğretim, güvenlik, rehberlik, sosyal ve kültürel faaliyetler, okulun temizlik, sağlık ve fiziki şartları, okul aile birliği.

Ana-baba beklentileriBeklentilerOkul yöneticileri+4
Özkan Kuşcu
Uşak University
2012
00

Related subjects