Comparative linquistics

96 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kırgız Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki kalıp sözlerin karşılaştırmalı bir incelemesi

Kalıp sözler, Kırgız dilinin bambaşka bir zenginliğini yansıtan, kültürümüze, olaylar karşısındaki tutumumuza ışık tutan dil öğelerindendir. Her toplumun kendi kültürü içinde, belirli durumlarda söylenmesi âdet olmuş belli başlı sözleri vardır. Kalıp söz, deyimler, atasözleri vb. kalıp sözler, biriyle karşılaşıldığında, onu selamlarken, evlenme, doğum, ölüm gibi özel durumlarda, bir kimseden iyilik ya da yardım alındığında, rica edildiğinde ve hastalıkta duygularımızı açıklamak için söylenen birtakım sözlerdir. Bir yabancı dil öğrenirken yalnızca dilbilgisi ve kitaplarda, sözlüklerde geçen kullanım birimlerini öğrenmek yetersiz kalmaktadır. Söz konusu dili konuşan toplumun kültürünü, belli durumlarda söylenmesi gereken kalıplaşmış dil birimlerini, hitap yollarını ve davranışlarını da tanımak gerekmektedir. Bu yüzden dilin en canlı birimlerinden biri sayılan kalıp sözlerin öğrenimi de bu açıdan oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Kırgız Türkçesindeki kalıp sözler çeşitli kaynaklardan derlenerek bir araya getirilmiş, edebî eserlerden, siyasi, ilmî, dönemsel vb. yayınlardan, konuşma dilinden verilen örnekler açıklanmış; oluşum, yapı, bağlam ve anlam açısından Türkiye Türkçesindeki karşılıkları verilerek incelenmeye çalışılmıştır. Bugüne kadar kalıp sözlerle ilgili yapılan çalışmalarda karşılıklı anlamları verilse de her iki lehçedeki kalıp sözler üzerine bu şekilde karşılıklı incelemeye dayalı çalışmaya rastlanmamıştır. Tezimizin amacı literatürdeki bu eksikliği karşılamak ve Kırgız Türkçesindeki kalıp sözlerin aktarımında karşılaşılan problemlere çözüm getirmeye katkıda bulunmaktır. Anahtar kelimeler: Kırgız Türkçesi, Türkiye Türkçesi, kalıp sözler.

Kalıp sözlerKarşılaştırmalı dil bilgisiKarşılaştırmalı dil bilim+4
Aıdaı Kubanychbekova
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative analysis in written discourse: A corpus-based study on frame marker use in native and non-native students' argumentative essays

Savlama temelli metin yazımı, belirli dil ifadelerinin kullanımı ile düşüncelerin, savların ve karşıt fikilerin okuyucuya belirli bir düzen içerisinde aktarılmasını, söylemin düzenlenmesini ve okuyucu ile başarılı iletişim kurmayı gerektirdiğinden öğrenciler için zorluk oluşturmaktadır. Bu dil ifadelerinden biri olan çerçeve belirleyicileri, yazılı söylemin önemli bir öğesidir ve söylemin açıkça düzenlenmesinde ve savların, karşıt fikirlerin, ve metnin bölümlerinin belirli bir düzen içerisinde sunulmasında önemli rol oynamaktadır. Söylemin içeriğinin ve yapısının en iyi biçimde düzenlenmesi en başta çerçeve belirleyicileri ile sağlanmaktadır (Hempel ve Degand, 2006) ve sıralama (ilk olarak, ikinci olarak), yazarın amacını açıkça ifade etme (amacım...niyetim...), metin aşamalarına gönderimde bulunma (sonuç olarak, kısaca), ve konular arası geçişi işaretleme (açısından, şimdi) olmak üzere dört işlevi bulunmaktadır (Hyland, 2005a). Ancak, yazılı metinlerde okuyucuyu yönlendiren ve metnin anlaşılmasını sağlayan çerçeve belirleyicileri kullanımı yabancı dil öğretiminde, yazma derslerinde çok önemsenmemektedir ve İngilizce'yi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler çerçeve belirleyicilerini etkili biçimde kullanmakta zorlanmaktadır ve çeşit olarak az sayıda çerçeve belirleyicisini sık olarak kullanmaktadır. Bu bağlamda, İngilizce'yi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerin yazılı metinlerinde üstsöylem düzeyinde çerçeve belirleyici kullanımlarını inceleyen çalışma oldukça azdır. Bu nedenle, Türk öğrencilerin yazılı metinlerini düzenlerken hangi çerçeve belirleyicisini hangi amaçla kullandıklarının incelenmesi sonucunda farklı söylem topluluklarında metnin düzenlenmesinde çerçeve belirleyicilerinin kullanımına ilişkin ortaya konacak bulguların konuya açıklık getirmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, anadili İngilizce olan öğrencilerin 'önsezisi'ne güvenmekten ziyade (Nesselhauf, 2004: 125) yazılı metinlerinde tipik çerçeve belirleyicileri kullanımlarının belirlenmesi, Türk öğrencilerin çerçeve belirleyicilerini kullanımları ile karşılaştırılması ve anadili İngilizce olan ve olmayan öğrencilerin kullanım farklılıklarının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, bu çalışma, İngilizce Öğretmenliği Programı'nda okuyan 1. sınıf Türk üniversite öğrencileri ile Amerikalı üniversite öğrencilerinin İngilizce savlama temelli metinlerinde çerçeve belirleyicilerini kullanımlarını, kullanım sıklığı ve işlevleri bakımından incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın amaçları doğrultusunda, Louvain Amerikalı ve İngiliz Öğrencilerin İngilizce Derlemi (LOCNESS)'nden basit rastgele örnekleme yöntemi ile alınan 100 savlama temelli metin ile Türk üniversite öğrencilerinin savlama temelli metinlerinden oluşturulan derlemden aynı yöntem ile alınan 100 savlama temelli metindeki çerçeve belirleyicileri ve sıklığı AntConc 3.2.4. yazılımı aracılığıyla saptanmış ve Hyland (2005a)'in çerçeve belirleyicileri işlev modeli kullanılarak çalışmanın yapıldığı kurumda çalışan ikinci bir araştırmacı ile manuel olarak incelenmiştir. Buna göre, çerçeve belirleyicileri sıralama, metin aşamalarına gönderimde bulunma, amacı açıkça ifade etme ve konular arası geçişi işaretleme işlevleri bakımından incelenmiştir. Daha sonra, sıklık analizi için çerçeve belirleyicilerinin sayı ve yüzdeliklerinin hesaplanmasının yanısıra iki derlemde her 10,000 kelimedeki kullanım sıklıkları hesaplanmış ve iki grubun çerçeve belirleyicileri kullanımı arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Log-Likelihood istatistik testi yapılmıştır. Çalışma bulguları, her bir derlemde ve iki derlem arasında çerçeve belirleyicilerinin işlevlerine göre kullanım sıklıkları ve çeşitliliğinde farklılık olduğunu göstermiştir. Her iki grupta da sıralama ifadelerinin diğer tüm çerçeve belirleyicilerinden daha fazla sıklıkta ve çeşitte kullanıldığı ve konular arası geçişi işaretleme işlevini gören ifadelerin oldukça az kullanıldığı belirlenmiştir. Ayrıca, Türk öğrencilerin çerçeve belirleyicilerini Amerikalı öğrencilere kıyasla oldukça sık ve fazla çeşitte kullandığı saptanmıştır. Bu araştırma sonucunda, İngilizce'yi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin çerçeve belirleyicileri kullanarak üstsöylem boyutunda savlarını daha düzenli ve açık bir şekilde okuyucuya iletebilmeleri, daha etkili metinler yazabilmeleri için akademik yazma dersleri düzenlenmesinin ve çerçeve belirleyicilerin kullanılması için çeşitli eğitim amaçlı uygulamaların yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Key words: Anadili İngilizce olan ve olmayan öğrenciler, çerçeve belirleyicileri, derlem temelli çalışma, savlama temelli metin, üstsöylem

Academic writingAcademic writing teachingArgumentation+6
Serap Atasever
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede ve Arapçada söylem bağlaçlarının karşılaştırmalı betimlemesi

Bu çalışmanın amacı, Arapçadan Türkçeye geçmiş olan söylem bağlaçlarının işlevlerini ve anlamsal yapısını betimlemektir. Bu amaçla öncelikli olarak Türkçeden Arapçaya ve Arapçadan Türkçeye çevrilmiş olan yazılı metinlerden bir veri tabanı oluşturulmuştur. Söylem bağlaçları, kiplik değer ve retorik işlevlerine göre sınıflandırdıktan sonra içinde bulundukları bağlam ve eş dizilim açısından betimlemeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonuçları, söylem araştırmalarında yer alan söylem bağlaçlarının evrensel özelliklerinin olup olmadığı yönündeki tartışmalara ışık tutacaktır. Örnek olarak, sıklıkları farklı olmakla birlikte, her iki dilde de karşıtlık temel retorik ilişkisiyle ortaya çıktığı görülen 'ama' bağlacı, bugünkü Arapçada nadir olarak 'zıtlık' ilişkisiyle kullanılırken; bugünkü Türkçede anlamsal genişlemeye uğramış ve işlek olarak ödünleme için de kullanılmaya başlanmıştır. Bu sonuç, bir söylem bağlacının çekirdek anlamının yanında anlamsal genişlemeye de uğrayabileceğini göstermektedir. Çalışma, bu yönüyle de çeviribilim ve bilgisayarlı dilbilim araştırmalarında makine çevirisi çalışmalarına katkı sağlayabilecektir. Anahtar Sözcükler: Türkçe Bağlaçlar, Arapça Bağlaçlar, Söylem Bağlaçları.

ArapçaBağlaçDil bilgisi+5
Alaa Mohammed
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Nehcü'l-Ferâdîs'in Harezm Türkçesi ve eski Anadolu Türkçesi dönemlerine ait nüshalarında birleşik fiiller üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

Söz diziminin bir parçası olan ve ayrıca sözlüksel düzeyde de incelenmesi gereken birleşik fiiller; yapı, işleyiş ve anlamsal yönleriyle dilin önemli unsularından biridir. Bu yapılar, bir eylemi karşılamak amacıyla birden fazla biçim bilgisi unsurunun bir araya getirildiği dil unsurlarıdır. Bu yönüyle dilin ifade gücüne ve kavram karşılama süreçlerine katkı sağlayan öbekleşmelerin başında gelmektedirler. Birleşik fiiller oluşum şekillerine göre genel olarak ana yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiiller, deyimleşmiş/kalıplaşmış birleşik fiiller, tasvir fiilleri ve karmaşık fiiller gibi başlıklarda sınıflandırılmaktadır. Birleşik fiillerin, Türk dilinin tarihsel gelişimi içerisinde metinlerde kullanım sıklığı açısından diğer kelime gruplarına nazaran daha önde yer aldığı bilinmektedir. Bu nedenle birleşik fiilller üzerine yapılacak incelemeler hem söz varlığı özelliklerinin hem de söz dizimsel özelliklerin tespiti açısından önem taşımaktadır. Birleşik fiillerin tespiti kadar önemli olan diğer bir önemli konu da bu yapıların tarihsel süreçte kuruluş ve işlev açısından nasıl hareket ettikleridir. Bu konuda Türkçenin tarihi dönemlerinde verilen eserlere dayalı yapılacak karşılaştırmalı çalışmalar birleşik fiil öbekleşmelerinin yapı ve kuruluş açısından seyrinin görülebilmesini sağlayacak somut veriler sunacaktır. Bu çalışmada, Nehcü'l-Ferâdis'in Harezm Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesi nüshalarında yer alan birleşik fillerle ilgili karşılaştırmalı bir inceleme yapılmıştır. Yapılan karşılaştırmada birleşik fiiller kuruluş ve yapılarında yer alan unsurlar açısından incelenmiştir. Tespiti yapılan birleşik filler ana yardımcı fiillerle kurulanlar, deyimleşmiş/kalıplaşmış birleşik fiiller, tasvir fiilleri ve karmaşık fiiller başlıkları altında sınıflandırılıp değerlendirilmişlerdir. Ayrıca tamlayıcılarla genişletilmiş birleşik fiil yapıları da ele alınarak iki dönem arasında benzerlik ve farklılıklar ortaya konmaya çalışılmıştır. Değerlendirme ve tespitler, tablo ve grafiklerle desteklenerek mukayese edilmiştir. Elde edilen veriler, birleşik fiillerin yapısal niteliklerini ortaya koyduğu kadar Türkçenin kaybolmaya yüz tutmuş söz varlığının da gün yüzüne çıkarılmasına olanak sağlamaktadır.

Dil bilgisiDil bilgisi-eylemDil bilim+5
Ayşegül Yurdakul
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde bitki adlarının karşılaştırılması

Yüksek lisans tezi dört bölümden oluşmaktadır. Tezin amacı, Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki bitki adlarını yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak benzerliklerinin veya farklılıklarının olup olmadığını tespit etmektir. Çalışmanın birinci bölümünde bitki adı bilimi, bitki adları ve onlarla ilgili adlandırmalar, çalışmalar, güçlükler hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde Latince karşılıkları ile beraber iki dile ait olan sözlüklerden taranıp elde edilen verilerden bir tablo oluşturulmuştur. Ayrıca Azerbaycan Türkçesindeki bitki adları yapı bakımından sınıflandırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde fonetik, morfolojik ve semantik açıdan bitki adlarının değerlendirilmesi yer almıştır. Son bölümde Latince karşılığı ile birlikte bitki adları sözlüğü verilmiştir.

AdlarAzerbaycanAzerice+6
Ramila Takhirova
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinde sıfatların anlam açısından karşılaştırılması (2 cilt)

Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesi sıfatlarının anlam açısından karşılaştırılması üzerinde durulmuştur. Bu amaçla iki sözlük kullanılmıştır. Azerbaycan Türkçesi için Azerbaycan Dilinin İzehli Lüğeti adlı 4 ciltlik çalışmanın Türkiye Türkçesine Seyfettin Altaylı'nın yaptığı Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü esas alınmıştır. Türkiye Türkçesi için esas alman sözlük Türk Dil Kurumu'nca 1998'de yayımlanan Türkçe Sözlük'tür. Çalışmada madde başlarını Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü'ndeki sıfatlar oluşturmaktadır. Karşılık olarak Türkçe Sözlük'ten verilen sıfatlarla çalışmamız Azerbatcan Türkçesinden Türkiye Türkçesine bir sıfat sözlüğü niteliğini kazanmıştır. Anlam farklılıklarının madde madde verildiği bölümlerden sonra tablolar halinde verilen sayısal verilerle karşılaştırmanın istatistik yönü oluşturulmuştur. Son bölümde de Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine bir karşılıklar dizini bulunmaktadır.Anahtar Sözcükler : Sıfat, Anlam, Anlambilim, Azerbaycan Türkçesi, Türkiye Türkçesi

Anlam bilimAzericeDil bilgisi-sıfat+3
Bekir Tahir Tahiroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessDE

Rechtschreibung und interpunktion im Deutschen und Türkischen

ZUSAMMENFASSUNG RECHTSCHREI BUNG UND INTERPUNKTION İM DEUTSCHEN UND TÖRKISCHEN Cafer BOZKURT Magisterarbeit, Deutschabteilung Betreuer: Prof. Dr. Tahir BALCI September 2001, 208 Seiten Wenn wir nicht nur an den FSU in der Schule denken, sondern auch die Rückkehrer aus deutsprachigen Landern in Betracht ziehen, so ist das Deutsche allem ansehen nach die in der Türkei meistgesprochene Fremdsprache. Obwohl das Deutsche in der Türkei so verbreitet ist fehlen immer noch grundlegende Untersuchungen zu seiner besseren Didaktisierung. Als grundlegend sehe ich hier die kontrastive Forschungen und ihre Integration in die Angewandte Linguistik bzw. In den Deutschunterrichten. Wenn man in den Deutschunterrichten in der Türkei und in die Arbeiten der türkische Deutschlerner etnen Buck wirft, wird man gleich erkennen, dass der Unterricht bzw. Arbeiten der Lerner interferenztrâchtig sind. Der Grund, warum der Deutschunterricht und die Arbeiten der Lerner interferenztrâchtig sind, liegt darin, dass der Lerner die Fremdsprache auf der Basis der Muttersprache erwirbt, d.h. der Lerner kennt schon eine Sprache und ihre Komporienten, mit der er denkt und sich âuBern kann. Diese Interferenzen kann man in alien Bereichen und Phasen der FSE sehen. Auch im Bereich der Rechtscbreibung und Interpunktion. Bei der Prognose der Fehler in diesem Bereich nur von der Theorie auszugehen erschien mir nicht zweckentsprechend, darum bevorzugte ich eine empirische Vorgehensweise.im ersten Teil habe ich das Wesen der Sprache als ein menschliches Kommunikationsmittel dargestellt und die Geschichte der Sprachwissenschaft kurz zusammengefasst. Auch Tenninologie, Gegenstand und Methode der Kontrastiven Linguistik habe ich in diesem Teil in Griff genommen. Ira ersten Teil habe ich auch einen Überblick über die Entwicklung der Rechtschreibung der Beiden Sprachen geboten. im zweiten Teil habe ich die deutschen und türkischen Rechtschreibungs- und Interpunktionsregeln in Kontrast gestellt. hn dritten Teil habe ich versucht die Interferenzfehler im Bereich der Rechtschreibung und hîterpunktion zu prognostizieren, zu diagnostizieren und didaktisch zu begründen. Am Schluss habe ich die erhobenen Ergebnisse bewertet. leh habe durch diese Arbeit herausgestellt, dass es zwischen den Türkischen und Deutschen im Bereich der Rechtschreibung und Interpunktion Gemeinsamkeiten und Unterschiede gibt, die das Deutschlernen je nachdem erleichtern öder erschweren. leh habe auch festgestellt, dass einige Zeichen nur im Deutschen öder im Türkische vorkommen. Mit dieser Arbeit habe ich herausgestellt, dass die Rechtschreibungs- und Interpunktionsregeln im Deutschen - im Gegensatz zu denen im Türkischen - nicht so sehr schwanken. Das hângt davon ab, dass in der Türkei versebiedene Sprachinstitute vorhanden sind, deren Spracbauffassungen voneinander divergieren. leh habe auch festgestellt, dass die sprachtypologische Gehörigkeit des Türkischen und Deutschen einen anderen Grund für die Interferenzen bildet.Die Interferenzen bei der Interpunktion sind relativ weniger, weil die türkische Interpunktion von dem Französischen beeinflusst wurde. Schlusselworter: Rechtschreibung, Interpunktion (Zeichensetzung) Rechtsclireibreform des Deutschen, Kontrastive Linguistik

Cafer Bozkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
DoctorateOpen AccessDE

Ubersetzbarkeit und vermittlungsmöglichkeiten der Deutschen linguistrschen Fachsprache (Substantiv-und Adjektivkomposita) eine Deutsch-Türkische kontrastive und didaktische studie

Mehmet Gündoğdu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative study of compliments and compliment responses in Turkish and American English regarding form and function

As one of the most common social phenomena, Compliment Speech Events have been the subject of much research in pragmatics. Since Speech Event production in a target language is important in pragmatic and communicative competence, studies conducted about Speech Events should assist teachers in practical classroom usage. Unfortunately comparative studies have been underestimated in terms of importance, especially ones concerning Turkish Compliments. Therefore the purpose of this study is to compare Compliment Speech Events of Turkish and American English both quantitatively and qualitatively. The data of this study was collected from 50 Turkish and 50 American English Compliment Speech Events using the Field Method. The interactions were analyzed based on the conventions of Conversational Analysis. The analysis involved a description of the structural and the functional aspects of Compliment Speech Events in both languages. Furthermore, it dealt with a two level analysis in the functional category, which viewed the contents of Compliment Speech Events as Discourse Acts on a higher level and Speech Acts realizing Discourse Acts on a lower level. As a conclusion of this study, it was asserted that there are 2 main categories in the structural aspect of Compliment Speech Event in both languages. These are Adjacency Pairs, which fall into Plain and Complex categories. The functional aspect of the analysis suggested that there are 5 different pairs in Turkish and 6 different pairs in American English in terms of Discourse Acts as Adjacency Pairs. On the other hand, Speech Acts realizing Discourse Acts varied greatly when compared in both languages. In light of the findings of this research, the implications of the study for ELT have been discussed.Keywords: Discourse, Interaction, Speech Events, Speech Acts, Adjacency Pairs, Compliments, Compliment Responses, Communicative Competence.

InteractionComparative linquisticsDiscourse+3
Can Şakırgil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessEN

Pausing preceding and following adverbial clause conjunctions in English: A comparative study of Turkish and native speakers of English

The primary purpose of the research was to identify any possible difference between native English and non-native Turkish speakers of English in terms of their pausing durations preceding and following adverbial clause conjunctions in English. To do this, 15 native and 40 Turkish participants have been made to read a total of 40 sentences which contained five different adverbial clause conjunctions (namely when, because, whereas, although, and if). The recordings were transferred to the computer and the pausing durations were analyzed using a sound editor software. As a result of t-tests comparing the mean durations of pausing preceding and following the conjunctions, it was detected that there were statistically significant differences between the native and non-native groups concerning two of the five conjunctions. While native speakers of English paused significantly longer preceding all the conjunctions than following them, Turkish participants are found to do just the opposite for because. Besides, no statistically significant difference between pausing preceding and following whereas in the read speech of the Turkish participants was detected. In the causal analysis of the difference between native and non-native participants, we utilized two research methods. On the one hand, the analysis of pausing preceding and following çünkü and oysa, two Turkish discourse connectives corresponding to because and whereas respectively, pointed to the fact that the idiosyncracy concerning because and whereas did not depend on transfer from Turkish, at least for read speech. On the other hand, unstructured interviews done with 10 of the 40 non-native participants revealed that the difference between native and non-native pausing patterns may have stemmed from three types of transfer: (i) transfer from teacher and teaching practices, (ii) transfer of cognitive planning habits in spontaneous speech to read speech, and (iii) transfer from other learners. Since the study was of quasi-experimental nature, the non-native participants were divided into two equal groups: Experimental Group and Control Group. The EG was provided with awareness training for 10 hours about their idiosyncratic pausing patterns, whereas the CG was not exposed to any kind of training. The posttest analysis of the pausing durations preceding and following the conjunctions revealed that the treatment was effective in making the non-native participants in the EG aware of the correct pausing patterns. The findings showed that they started to use the native speaker pausing norms, while the CG remained idiosyncratic.

Mother tonqueConjunctionGrammar-adverbial clauses+5
Mehmet Kılıç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çağatay Türkçesinden Özbek Türkçesine anlam değişmeleri

Yaşamımızın ve gelişimimizin temeli olan dil, gerek günümüzdeki varlığı gerek tarihi varlığı ve oluşumuyla bilim tarihinin her döneminde araştırma konusu olarak kendine yer bulmuştur. Toplumların kökenleri, akrabalıkları ve birbiriyle olan ilişkilerinden kültürü, inanışı hatta yaşadığı coğrafyaya kadar ipuçları ve izler barındırıp aslında bunların toplamından oluşan dil, incelendikçe varlığımıza ve benliğimize ışık tutmaya devam edecektir. Ülkemizdeki dil çalışmalarının en genç kollarından olan dil bilimi, bu kapsamda önemli bir alanı oluşturmaktadır. Dil biliminin en geniş kolu olan anlam bilimi zemininde oluşturulan bu çalışma, tarihi Çağatay Türkçesini bugünkü temsilcisi Özbek Türkçesi ile anlamsal boyutta karşılaştırıp incelemeyi amaçlar. Bu zeminde çalışma, Dr. Suat Ünlü'nün Çağatay Türkçesi Sözlüğü adlı eserini Nizamiddin Mahmud - Ertuğrul Yaman'ın Özbek Türkçesi- Türkiye Türkçesi ve Türkiye Türkçesi- Özbek Türkçesi Karşılıklar Kılavuzu adlı eseri ve Berdak Yusuf'un Türkçe-Özbekçe ve Özbekçe-Türkçe Sözlüğü adlı eseri ile karşılaştırarak oluşturulmuştur. Karşılaştırma sonucu ortak olan kelimelerin anlam alanı belirlenip anlam değişmelerine göre (anlam daralması, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kötüleşmesi ve başka anlama geçiş) tasnif edilmiştir. Anlam alanı belirlenirken Emek Üşenmez'in Özbekçe - Türkçe Sözlük adlı eserinden faydalanılmıştır. Birbirini devam ettiren bu iki tarihi ve çağdaş lehçenin anlam değişmeleri ile sözcük kullanımındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmiştir.

AnlamAnlam bilimAnlam daralması+7
Fatma Kurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adlarının yapı ve anlam bakımından karşılaştırılması

Bozkır kültürünün kurucusu kabul edilen Türkler, doğayla her zaman iç içe olmuşlar ve doğadaki unsurlara kutsallık atfetmişlerdir. Doğanın bir parçası olan bitkiler de Türkler için önem arz etmektedir. Türk toplumlarının kıvrak zekâlarını, benzetme ve gözlem yeteneğini kullanarak bitkilere isim vermeleri bu önemin bir göstergesidir. Türkler için önemli olan bitkiler üzerine yaptığımız, "Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki Bitki Adlarının Yapı ve Anlam Bakımından Karşılaştırılması'' isimli bu çalışmamızda amacımız, Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adlarını yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak ortak yönlerinin veya farklılıklarının olup olmadığını tespit etmektir. Bunun için öncelikle, çalışmamızda yer alan Kazak Türkçesine ait bitki adları basit, türemiş ve birleşik olarak üçe ayrılmıştır. Basit, türemiş ve birleşik olarak üçe ayrılan bu bitki adları hem yapı bakımından hem de anlam bakımından derinlemesine incelenmiş, yapı ve anlam bakımından çeşitli başlıklar oluşturulup bitki adları bu başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Bunların yanı sıra tezimizde Kazak Türkçesinde bitki adlarıyla oluşturulmuş atasözlerine, bilmecelere ve bitki adları için oluşturulmuş dolaylamalara da yer verilmiştir. Daha sonra Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adları hem yapı bakımından hem de anlam bakımından karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmada geçen bitki adlarının ve onları oluşturan kelimelerin sözlüğüne de tezimizde yer verilmiştir. Tüm bunlar yapılırken kaynak tarama, Kazak Türkçesindeki kaynakların çevirisi, tasnifi ve fişlenmesi, Türkiye Türkçesindeki kaynakların tasnifi ve fişlenmesi gibi yöntem ve tekniklere başvurulmuştur. Bu çalışmamızla yaşayan bu iki Türk lehçesine ve bunlarla ilgili yapılacak çalışmalara katkıda bulunulacağı düşünülmektedir. Ayrıca bu çalışmamızın, sadece dil bilgisel olarak değil kültürel olarak da bu iki Türk lehçesine katkılar sağlayacak nitelikte bir kaynak olacağına inanılmaktadır.

AnlamBitki adlarıKarşılaştırmalı dil bilgisi+6
Ayşegül Şahin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessDE

Wortartwechsel bei Deutschen und Türkischen adjektiven unter besonderer berücksichtigung ihrer didaktisierung im daf-unterricht

Die Arbeit soll aufzeigen wie ein deutsches Adjektivwort gleichzeitig auch als eine andere Wortart (als Substantiv, Adverb, Verb) eingesetzt werden kann und welche Einflüsse sie auf die ähnliche oder verschiedene Strukturen in der Muttersprache auf das Erlernen der deutschen Sprache als Fremdsprache haben. Auch wenn die sprachwissenschaftliche Struktur der Muttersprache anders ist als die sprachwissenschaftliche Struktur der Fremdsprache, zeigt sie doch auch Ähnlichkeiten. Die positiven und negativen Einflüsse dieser andersartigen und auch ähnlichen Strukturen auf das Erlernen der deutschen Sprache als Fremdsprache sollte nicht unberücksichtigt gelassen werden. Kontrastive sprachwissenschaftliche Arbeiten können diesen Übertragungsvorgang zu einem Vorteil beim Fremdsprachenerwerb umwandeln. In dieser Arbeit wurden die Adjektive und deren Anwendung als andere Wortarten als Teil der Sprachwissenschaft, im Vergleich der Anwendungen in der deutschen und der türkischen Sprache aufgezeigt, des Weiteren wurde darüber Nachgedacht, welche Wege bei der Lehre der deutschen Sprache als Fremdsprache begangen werden sollten.

Şifa Poyraz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessDE

Kontrastive analyse der valenz Deutscher und Türkischer substantive

Die Dependenzgrammatik und die Valenzgrammatik unterscheiden sich besonders dadurch, dass die zweitere die Art und die Anzahl der Aktanten des Valenzträgers einbezieht. In der Türkei gibt es viele Linguisten, die Beiträge zur kontrastiven Linguistik geleistet haben. Aber kontrastive Arbeiten über die Valenz deutscher und türkischer Substantive gibt es meines Wissens bis heute nicht. Im Rahmen der Valenzgrammatik spricht man von a) syntaktischer, b) logisch-semantischer und c) pragmatischer Valenz. Die vorliegende Arbeit basiert auf der syntaktischen Valenz, die die Art und Anzahl der Aktanten der Substantive untersucht. Der Begriffsgehalt eines Substantivs verfügt über Relationen, die die Erscheinungen in der Wirklichkeit abbilden und somit Leerstellen für das Substantiv erföffnen. Dementsprechend werden die Valenzträger kategorisiert als a) Eigenschaftsbezeichnungen (Tiefe, Stärke, derinlik, uzunluk), b) Beziehungsbezeichnungen (Freundschaft, dostluk), c) Tätigkeitsbezeichnungen (Griff, Teilnahme, Ablieferung, tutma, katılım, ilgi), d) Vorgangsbezeichnungen, e) Zustandsbezeichnungen (Lage, Hemmnis, durum, engel). Die Mehrheit analysierten deutschen Stichwörter besteht aus Derivationen auf „-ung", denen türkische Partizipien auf „-Im/-Um", „-Iş/-Uş" oder „-mA" entsprechen. Deutsche Substantive mit adjektivischer Basis – meistens auf „-e" oder „-heit/-keit" – sind nicht selten und haben meistens türkische Entsprechungen auf „-lIk/-lUk". Man stellt oft die Frage, ob Substantive wirklich Leerstellen haben, die für eine korrekte Wortgruppe aufgefüllt werden müssen. Man kann diese Frage mit „ja" oder mit „nein" beantworten, weil der Bedarf der Erfüllung der Leerstelle eines Substantivs sich aus dem Kontext ergibt und sie daher in den meisten Fällen fakultativ ist. Bei dieser Valenz-Analyse fällt auf, dass fast alle deutschen Substantive auf „-ung" eine Diathese zusätzlich zum Aktiv enthalten, die eine Polysemie hervorruft und im Türkischen durch ein Substantiv mit passivischer Diathese wiedergegeben werden muss: „Abänderung (2; Sg, pS): die Abänderung des Statuts durch die Vollversammlung → değiştirme (2; Sg, Sa): genel kurulun yönetmeliği değiştirmesi oder değiştirilme (Sg, pS/): statünün genel kurul tarafından değiştirilmesi" Eine deverbale Substantivierung behält die Valenzeigenschaften des Basisverbs teilweise bei. So geht die Wortgruppe „die Abänderung des Statuts durch die Vollversammlung" auf den Satz „Die Vollversammlung ändert das Statut ab" zurück, dessen Verb bivalent ist (Sn, Sa); die Anzahl der Aktanten bleibt zwar gleich, aber das Sn des Verbs wird zum pS und das Sa zum Sg. Bei dem entsprechenden türkischen Satz verwandelt sich das Sn in ein Sg, aber das Sa bleibt in dem Satz und in der Nominalisierung unverändert: „genel kurulun yönetmeliği değiştirmesi" ← „Genel kurul yönetmeliği değiştirdi". Deutsche und türkische Subtantive unterscheiden sich eher in der Art als in der Anzahl der Aktanten. Bei allen analysierten Substantiven ist der erste Aktant ein Sg. Falls ein deutsches Substantiv weitere Aktanten hat, sind diese pS – abgesehen von Ausnahmen als NS, Inf oder Adj. Deutsche Dative, Akkusative oder Nominative kommen also als Aktanten von Substantiven nicht in Frage. Aber türkische Substantive können alle Substantive in allen Kasus als Valenzpartner annehmen. In dieser Arbeit wird die Valenz von 600 deutschen und 1.088 türkischen Sustantiven analysiert. Dadurch wird der Leser die Unterschiede und Gemeinsamkeiten in der Valenz türkischer und deutscher Substantive wahrnehmen können. Die Adressaten dieser Arbeit sind Linguisten, die kontrastiv arbeiten, aber auch DaF-Lehrer, die ihren Lernern die Valenzunterschiede zwischen einem Verb und seiner Derivation durch Beispiele beibringen wollen/sollen, und zu guter Letzt die Studierenden, die sich durch Selbststudium in die Valenz vertiefen und aus dem vorlielgenden Vergleich Schlußfolgerungen für ihr aufbauendes Lernen ziehen möchten.

Nurcan İşbeceren
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Cross-linguistic patterns of pausing: A case of Turkish, Swahili, Hausa and Arabic speakers of English

Linguists usually investigate grammatical patterns on written outputs while carrying out studies on second language acquisition. However, this usually does not reflect the actual speech performance of the speaker, and thus creates a distance between the text and its producer. In this context, studies on prosodic features yield much information about the nature of actual performance. Although there is ample research on pauses in English, there are not many studies regarding this issue. Since speech is a dynamic process during which various factors interact with each other, it becomes a necessity to investigate this complex relationship within differing contexts. The dynamics of speech, prosodic features in particular, can significantly contribute to gain insights into the underlying mechanics resulting from contextual differences. Duration of pauses in a continuing speech can show the effects of these variables. In this descriptive study, the researcher investigated the read and spontaneous speech pausing patterns in coordinating conjunctions with 40 participants from Turkish, Swahili, Hausa, and Arabic speakers of English. For the read speech, the participants read out a short story, and for the spontaneous speech, semi-structured interviews were carried out. In total, 9318 pauses in 4659 coordinating conjunctions in read and spontaneous speech were measured through Praat, a speech recognition software, and findings obtained from the data were analysed by Paired Samples t-test. The results showed that pauses differed in favour of the preceding position in coordinating conjunctions in read and spontaneous speech of participants. However, differences were observed to be statistically significant since the speakers employed different strategies for pause durations in both cases. It was also observed that speakers from the same mother tongues performed similar pausing patterns which could be an important indicator of a cross-linguistic influence. Characteristics of the speakers' mother tongues were found to be a significant factor for speakers' performance in English. Since findings of the follow-up phase of the research also revealed that prosodic features were mostly neglected in classrooms, the researcher recommended integration of these prosodic characteristics into the ELT curriculum.

GrammarComparative linquisticsSpeech+4
Ömer Eren
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ana Türkçedeki fonemik yarılmaların eski Türkçedeki yardımcı seslerin oluşumundaki etkisi

Yardımcı sesler, ekleşme uyumsuzluklarını ortadan kaldırma yollarından biri olup yardımcı ünlüler ve yardımcı ünsüzler olmak üzere iki farklı kategoride incelenmektedir. /y/, Eski Türkçenin yardımcı ünsüz olarak genelleşebilen tek sesidir. Eski Türkçede /y/ dışında da içte türeyen ünsüzler vardır. Üleştirme sıfatı yapan ekin başındaki ünsüzün erimesiyle ortaya çıkan çatışmayı, analojik /ş/ ve /r/ sesleri engellemektedir. 3. kişi iyelik eklerinin ünlü tabanlarıyla ekleşmesi durumunda ortaya çıkan /s/ ise bizce eskicil *(p')i(n) zamirinin giriş sesinde bulunan ünsüzün kalıntısıdır. Eski Türkçede yardımcı ünsüz olabileceği düşünülen diğer ses /n/'dir. Belirtme ve ilgi hâli eklerinin tek şekilli olduğu lehçelerdeki ek başlarında görülen /n/ bulaşma bir sestir. Bizce, üçüncü kişi iyelik eki ile hâl ekleri arasında görülen /n/ ise eskicil bir zamir olarak tasarladığımız *(p')i(n) ile ilişkilidir. *(p')i(n), *(p')i üçüncü kişi zamiri ve eskicil teklik kategorisi eki olan *+n ekinin kalıplaşmasıyla ortaya çıkmış olmalıdır. Bu teklik belirten ek, *(p')i zamirinde donmuş olduğu için /n/ fonemine zamir /n/'si demek yanlış bir tercih değildir. Ancak bu fonemin donmuş bir teklik kategorisi eki olduğunu unutmamak gerekmektedir. Eski Türkçedeki yardımcı ünlüler /ı, i, u, ü/'dür. Bu yardımcı ünlülere az sayıda metinde /a, e/ fonemleri eklenmektedir. Eski Türkçedeki yardımcı sesler, özellikle Ana Türkçeden itibaren hızlanan fonemik yarılmalar sonucunda oluşmuş veya fonetik evrimlerini olgunlaştırmıştır. Bu nedenle tezimizde, fonemik yarılmaların yardımcı sesler üzerindeki etkisini inceleyeceğiz. Böylece yardımcı seslerin Eski Türkçeye varıncaya kadar geçirdiği fonetik aşamaları fonemik yarılma diyagramlarıyla somutlaştırmaya çalışacağız. Çalışmamızın Eski Türkçedeki yardımcı seslerin kökenlerini anlama konusunda bize önemli ipuçları vereceği kanaatindeyiz.

Karşılaştırmalı dil bilim
Ensar Kılıç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Özbek Türkçesinde ve Yeni Uygur Türkçesinde sıfat fiilli yapılar: Karşılaştırmalı dilbilimsel bir analiz

Sıfat-fiil, Türkiye'de birçok terimde olduğu gibi maalesef ortak bir görüşe varamadığımız bir terimdir. Çünkü sıfat fiil için sıfat fiilin yanı sıra isim fiil, ortaç, partisip, sıfat-eylem, fiilimsi, kılın adı, kılın sanı gibi terimler de kullanılmıştır. Sıfat-fiil Özbek Türkçesinde "sifatdåş" ve Uygur Türkçesinde ise "süpet pe'el" veya "süpetdaş" olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada biz sıfat fiil terimini kullanmayı tercih ettik. Bu çalışma için Özbek Türkçesi'nde 41 eser, Yeni Uygur Türkçesinde ise 33 eser incelendi ve konumuzla ilgili cümleler tespit edildi. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümde Türk dilinde sıfat fiil konusunda yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verildi ve sonrasında Üretken Dönüşümlü Dilbilgisi Kuramı ile ilgili kavramlar anlatıldı. İkinci bölümde Özbek Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesinde sıfat fiillerin işlevleri ve anlamları hakkında bilgi verildi ve örnek cümlelerle konu desteklendi. Üçüncü bölümde ise Özbek Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesi'ndeki sıfat fiilli yapılar Üretken Dönüşümlü Dilbilgisi Kuramı ile Yönetim ve Bağlama Kuramı uygulanarak incelemeye alınacaktır. Bu bölümde her cümlenin derin yapısı ve yüzey yapısı vardır teorisinden hareketle, tespit edilen cümleler derin yapı ve yüzey yapı katmanı gösterilmeye çalışıldı. Böylelikle bu çalışmada sentaks, semantik ve morfoloji konuları birbiriyle bağlantılı şekilde analiz edilmiş ve biri diğerinden üstün tutulmamıştır. Böylelikle Özbek Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesinin sözdizimi incelemesine katkıda bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sıfat fiil, derin yapı, yüzey yapı, üretken dönüşümlü dilbilgisi, yönetim ve bağlama, sözdizimi.

Dil bilgisiDil bilgisi-eylemDil bilgisi-sıfat+5
Yasin Karadeniz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eski Uygur mektuplarının incelenmesi ve söz varlığının Hakasça ile karşılaştırılması

Eski Türkçedeki genel adları esengü bitig 'esenlik mektubu' olan Eski Uygurca özel mektuplar, Dunhuang'daki Bin Buda Mağaraları'nda bulunan yazmalar arasında yer almaktaydı. Eski Uygur mektuplarının tarım, çalışma hayatı, devlet idaresi, ticaret, günlük hayat ve insan ilişkileri gibi çeşitli konular üzerine yazıldıkları görülmektedir. Eski Uygurlardan kalma Budist, Manihaist ve Hristiyan çevrelerine ait birçok mektup bulunmaktadır. Bu çalışmada Dunhuang'da bulunmuş olan, Takao Moriyasu'nun tabiriyle Doğu İpek Yolu'ndan Eski Uygurca mektuplar, fragmanlar ve yayımlanan çalışmalar üzerinden incelenmiştir. Mektupların söz varlığı, belirli sayıda Hakasça metinden oluşan derlem ve ilgili temel sözlükler aracılığıyla Hakasçanın söz varlığı ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmanın yapılma nedenini; Sarı Uygurca ve Fu-yü Kırgızcası ile birlikte Türk lehçelerinin azaḳ / taġlıġ grubunda yer alan Hakasçada, Arapça ve Farsçadan alıntıların çok az olması ve Tuvaca, Altayca ve Yakutçaya göre Moğolcadan alıntıların daha az sayıda olmasıyla açıklayabiliriz. Ayrıca bugün Eski Uygurcaya, yazı dili olmayan Sarı Uygurcadan sonra en yakın çağdaş Türk lehçelerinden biri olması önemlidir. Eski Uygurca ile Hakasçanın karşılaştırmalı dizinleri iki grupta (ortak ve farklılaşan) verilip kavram alanlarına ayrılmıştır. Ayrıca Eski Uygurca ve Hakasça ortak sözcükler, M. Swadesh'in 1971'de yayımlanan son 100 kelimelik listesine göre değerlendirilmiştir.

Eski Uygur TürkçesiHakascaKarşılaştırmalı dil bilgisi+4
Hüsnü Çağdaş Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Safiye Erol'un Ciğerdelen ve İsmail Şıhlı'nın Deli Kür romanlarının karşılaştırmalı söz dizimi incelenmesi

Çalışmamız Safiye Erol`un Ciğerdelen ve İsmail Şıhlı`nın Deli Kür romanlarından hareketle Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinin söz dizimi açısından karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Birinci bölüm olan "giriş" bölümünü çalışma süresince yapılanlar, çalışmanın konu, amaç, kapsam, yöntem, kısıtlıklar, Deki Kür ve Ciğerdelen eserlerinin özeti, Deli Kür ve Ciğerdelen romanları hakkında, Safiye Erol ile İsmail Şıhlı hakkında, sözdizimi hakkında bilgi kapsamıştır. Ardından Safiye Erol ve İsamail Şıhlı tanıtılıp; edebi kişilikleri ve eserleri hakkında bilgi verilip Ciğerdelen ve Deli Kür hakkında açıklamalar yapılmıştır. İnceleme bölümünü kelime grupları ve cümle çeşitleri oluşturmaktadır. Kelime grupları incelenmiş, eserlerden örnekler seçilmiş, sonra Azerbaycan Türkçesi ileTürkiye Türkçesi karşılaştırılmıştır. Öncelikle, cümle ögeleri başlığı altında, yüklem, özne, nesne, yer tamlayıcısı ve zarf açıklığa kavuşturulmuştur. Bu bölümde Ciğerdelen ve Deli Kür`de bulunan kelime grupları ve cümle çeşitleri eserlerden alıntılar yapılarak gösterilmiştir. Daha sonra, cümlenin çeşitleri, anlamlarına göre, yapılarına göre, yüklemin yerine göre, yüklemin türüne göre alt başlıklarında incelenmiş, eserden örnekler seçilerek açıklanmıştır. Azerbaycan Türkçesi ileTürkiye Türkçesi karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular verilmiştir. Eserlerdeki kelime grupları ve en çok hangi kelime gruplarının kullanıldığı, eserdeki cümle çeşitleri ve en çok hangi cümle çeşitlerinin kullanıldığı gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: Ciğerdelen, Deli Kür, söz dizimi, cümle.

AzericeErol, SafiyeKarşılaştırmalı dil bilgisi+7
Gunel Gurbanalıyeva
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan Türkçesinde örtmeceler ve Türkiye Türkçesi ile karşılaştırmalı çalışma

Tabular toplumda var olan yasaklar olup tarihi çok eski zamanlara dayanmaktadır. Bu yasakları dile getiren, toplum içinde kullanımını kolaylaştıran kelimeler ise örtmece başlığı altında yer almaktadır. Örtmece kelimeler yasak sayılan tabuların yerine kullanılmaya hizmet etse de zamanla toplumun kültürel inkişafı bu akışı değiştirmiştir. Günümüzde artık örtmece ifadeler sadece tabuların yerine kullanılmayıp aynı zamanda nesneleri, olayları daha da güzel ifade etmeye hizmet ederek dilimizi güzelleştirmiştir. Bu çalışma üç bölümden oluşmakta olup Azerbaycan ve Türkiye Türkçesindeki güzel adlandırmalar ele alınmıştır. Tezin giriş bölümünde Azerbaycan Türklerinin dili, tarihi, kültürü, dini yapısı hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Daha sonra güzel adlandırma terimi açıklanmış, genel bir bilgi verildikten sonra çalışmanın konusu, amacı, kullanılan malzeme ve yöntemler bildirilmiştir. Çalışmaya tabu kavramı ile başladık; daha sonra tabunun kökeni, türleri, tabu hakkında yapılan çalışmalar ve edinilen fikirleri göz önünde bulundurduk. Aynı zamanda bu kavramın ortaya çıkmasını şartlandıran nedenleri ele aldık. Bu başlıklardaki incelemelerden sonra örtmece sözlerini tanımladık. Bu kelimelerin ortaya çıkış nedenlerine değinerek, tabu ve örtmece arasındaki ilişkini açıkladık. Aynı zamanda örtmece türlerinden bahsederek güzel adlandırma ve kötü adlandırma terimlerini ve kullanım amaçlarını açıkladık. Yapısal olarak örtmeceleri inceledik. Üçüncü bölümde Azerbaycan Türkçesinde tabu ve örtmecelerle ilgili yapılan araştırmaları ve örtmece sözlerin konulara göre tasnifini inceledik. Sonuç bölümünde çalışmanın önemini ve toplamış olduğumuz örtmece örneklerini sözlük olarak sunduk. Anahtar Kelimeler: Örtmece, Azerbaycan Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Tabu

AzericeKarşılaştırmalı dil bilimTabu+3
Turkan Jafarova
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Take+noun sequences in Turkish efl learner's interlanguage: A corpus based study

Availability of electronic data enables learner corpus to be the focus of the language learners and teachers since it enables to search for interlanguage characteristics of learners. The purpose of this corpus-based study is to compare the use of the high-frequency verb take by both English language native speakers and Turkish EFL learners' multiword sequences, mainly on collocations. The Turkish EFL learner's performances will be analyzed from the perspective of what sequences they prefer to use significantly more or less than native speakers within the framework of Contrastive Analysis. This study aims at finding out the use of the high-frequency verb take by comparing English language native speakers and Turkish EFL learners across four proficiency levels, B1-B2; C1-C2, according to the Common European Framework of Reference for language (CEFR) (Council of Europe 2001). Collocations are a crucial part of language usage, which enable learners to be authentic, according to Barnbrook et al. (2013). Having collocational knowledge is crucial in achieving native-like fluency (Bahn, 1993; Lewis, 2000; Nesselhauf, 2003). Collocations are challenging to produce for foreign language learners, and the nature of collocations causes learners to make errors in their productions (Lewis,2000; Peters, 2015; Yamashita and Jiang, 2011; Li,2017). To investigate take+noun sequences of Turkish learners, TICLE, which includes argumentative essays of Turkish learners, is used as the non-native corpus in this study. This corpus is comparable to the reference Louvain Corpus of Native English Essays (LOCNESS). Keywords: learner corpus, contrastive interlanguage analysis, collocations.

CorpusColocationComparative linquistics+5
Begüm Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesinde ve Kırgız Türkçesinde doğum, evlilik ve ölüm ile ilgili söz varlığının karşılaştırılması

"Türkiye Türkçesinde ve Kırgız Türkçesinde doğum, evlilik ve ölüm ile ilgili söz varlğının karşılaştırılması" başlıklı tezde Türkiye Türkçesinde ve Kırgız Türkçesinde yer alan doğum, evlilik ve ölüm ile ilgili söz varlıkları tespit edilip bunlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur. İncelenecek olan dil malzemesine geçmeden önce doğum, evlilik ve ölüm kavramlarıyla ilgili daha önceden yapılmış çalışmalar incelenerek konunun şimdiye kadar nasıl ele alındığı anlatılmaya çalışılmıştır. Konuyu belirli bir çerçevede anlatmak ve karışıklığa sebebiyet vermemek için doğum-evlilik ve ölüm ile ilgili kavramlar isim, fiil ve söz varlığı başlıkları altında değerlendirilmiştir. Belirlenen kavramlar ile ilgili bulgular yazıldıktan sonra değerlendirme kısmında her iki lehçe ile ilgili sayısal veriler sunulmuş ve karşılaştırma yapılmıştır. Bu çalışmada değerlendirmeye tabi tutulan malzemeler, Türkiye Türkçesi için Türk Dil Kurumu tarafından yayınlanan Büyük Türkçe Sözlük ve Güncel Türkçe Sözlük'tür. Bu sözlükler içerisindeki başlıklar ad, fiil, ikileme, atasözü ve deyim olarak seçilmiştir. Kırgız Türkçesi için K.K.Yudahin'in Kırgız Sözlüğü, Gülzura Cumakunova'nın Türkçe-Kırgızca Sözlüğü ve C.Osmonova-K.Konkobayev-Ş.Caparov'un Kırgız Dilinin Deyimler Sözlüğü'nden yararlanılmıştır. Bunların dışında Türkiye Türkçesinde konuyla ilgili hazırlanmış başka sözlüklerden de istifade edilmiş, böylece bir sözlükte ele alınmayan veya gözden kaçan söz varlığı diğer kaynaklarda tespit edilmeye çalışılmıştır. Kırgız Türkçesinde ise konuya ve Kırgız Türkçesine hakim kişilerle görüşülüp onların verdiği bilgiler de göz önünde bulundurulmuştur. Yapılan bu çalışmada ilgili alanla ortaya çıkan dil malzemelerinin hem Türkiye Türkçesi hem de Kırgız Türkçesindeki durumu karşılaştırılmış, her iki lehçe için var olan benzerlikler ve farklılıklar ortaya çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kırgızca Türkçe,Türkiye Türkçesi, Söz Varlığı 2019, 205 Sayfa Bilim Kodu:

Dil bilgisiDil bilimKarşılaştırmalı dil bilgisi+4
Merve Can
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Altay dillerinde temel sözcüklerin karşılaştırılmalı semantiği

Altay dilleri olarak adlandırılan; Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin tek bir kökenden geldiğini reddedenlerin en önemli dayanak noktalarından biri temel sözcüklerin büyük kısmının fonolojik veya morfolojik açılardan uyuşmazlığıdır. Bu sebeple ilgili diller, dilbilimince kabul görmüş olan Morris Swadesh'in temel sözcükler listesi esas alınarak incelenmiştir. İncelemede temel sözcükler, fonetik benzerliklerden saptanarak sözcüklerin semantik paralellikleri araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinde, temel sözcüklerin ve bu sözcüklerin varsa türeyenlerinin, semantik açıdan karşılaştırılarak benzerliklerin ve/veya farklılıkların ortaya çıkartılması, dillerin sözcük türetme eğilimlerinde anlam yönünden ortaklıkların belirlenmesi, belirtilen dillerin köken birlikteliğinin bu yollar ile araştırılmasıdır.

Altay dilleriAnlam bilimJaponca+6
Furkan Çağlar
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çerkes ve Karaçay-Malkar dil ve edebiyatları arasındaki etkileşimler

Çerkesçe ve Karaçay-Malkarca komşu iki halkın dilleridir. Her iki dil üzerinde birçok araştırma yapılmıştır ve yapılmaya devam etmektedir. Ancak iki dilin ve edebiyatın birbirleri ile olan ilişkileri ile ilgili yapılan araştırmalar oldukça kısıtlıdır. Bu araştırmada atasözleri, deyimler, sözcük hazineleri ve sözlü edebiyat ürünleri gibi farklı alanlardan örneklerle iki dil arasındaki dil ve edebiyat etkileşimlerini inceledik. Bu çalışma için her iki dilin de sözlükleri, atasözü ve deyimleri, sözlü edebiyat antolojileri, birçok sesli ve görsel kaynak taranmıştır. Bunun yanı sıra Kafkasya ve Anadolu'da birçok Çerkes ve Karaçay köyüne araştırma gezileri düzenlenerek dil ve edebiyat etkileşimlerinin günümüzdeki durumu incelenmiştir. Bu araştırma gezileri ile Çerkes ve Karaçay-Malkarlılar arasındaki etkileşime zemin hazırlayan coğrafi ve sosyal gerçeklikler ile ilgili veriler toplanmıştır. İki halkın dil ve edebiyatları arasındaki etkileşimleri incelerken ulaştığımız sonuçlar ve araştırma gezimizde gözlemlediğimiz coğrafi ve sosyal gerçeklikler bir arada incelendiğinde Çerkes ve Karaçay-Malkar ulusal ve sosyal kimliklerinin son iki yüzyılda geçirdikleri değişimi açıklayacak çeşitli yeni bağlamlar da ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çerkesçe, Karaçay-Malkarca, Kültürel Etkileşim, Karşılaştırmalı Edebiyat, Karşılaştırmalı Dilbilim

BalkarcaDil etkileşimiKabardeyler+7
Ahmet Mavi
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects