Learning styles

105 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde işbirlikli öğrenme-öğretme yaklaşımının uygulanması (Isparta örneği)

ÖZET Bu araştırmanın temel amacı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) öğretmenlerinin ve ortaokul öğrencilerinin işbirlikli öğrenme yöntemine dair deneyimlerini derinlemesine analiz etmektir. Araştırma, bu yöntemin DKAB derslerindeki uygulanma potansiyelini, sağladığı katkıları ve uygulama sürecindeki güçlükleri ortaya koymayı hedeflemektedir. İşbirlikli öğrenme; öğrencilerin aktif katılımını, öğrenmeyi anlamlı ve eğlenceli kılmayı, sosyal becerilerin gelişimini ve farklı öğrenme stillerine uyumunu desteklemektedir. Araştırma bulgularıyla da desteklenen yöntemin bu yapısı özellikle DKAB derslerinin yapılandırmacılığa uygun muhtevası, yöntemin tercih edilme nedenleri arasında yer almaktadır. Ancak yöntemin uygulanmasını zorlaştıran etkenler de vardır. Sınav sistemi, müfredat yoğunluğu, ders saati yetersizliği ve kalabalık sınıflar gibi sistemsel ve dış etmenlerle öğrenci isteksizliği ve öğretmenin bilgi, tecrübe eksikliği bu etmenler arasındadır. Araştırmanın yönteminde nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırma, Isparta'da görev yapan 25 DKAB öğretmeni ve Isparta'daki bir ortaokulda öğrenim gören 42 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler, öğretmen ve öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler, MAXQDA analiz programı kullanılarak tematik analizden geçirilmiştir. Bulgular, dört ana tema 'öğretmen deneyimleri' ve altı ana tema 'öğrenci deneyimleri' çerçevesinde yapılandırılmıştır. Öğretmen deneyimleri işbirlikli öğrenme yönteminin tanımı, yöntemi uygulama ve uygulamama sebepleri, yöntemin olumlu-olumsuz yönleri ile öğretmen önerilerinden oluşmuştur. Öğrenci deneyimleri ise; yöntemin tanımı, öğrencilere katkısı, yöntemin olumlu-olumsuz yönleri, yönteme dair öğrenci hisleri ve öğrenci önerilerinden müteşekkildir. Öğretmen ve öğrenci deneyimlerinin çok boyutlu olarak betimlendiği araştırmada, işbirlikli öğrenme yönteminin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli perspektifinde DKAB derslerinde etkin bir şekilde uygulanabilmesi için, öğretmenlere yönelik yeterli eğitim verilmesi ve müfredat ile sınav sisteminin yöntemin felsefesiyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

DeneyimDin eğitimiÖğrenme+5
Mehmet Yıldırım
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihlerinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri incelenmiştir. Ayrıca yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf düzeyinde öğrenim gören 303 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında, demografik özellikleri belirlemek için Kişisel Bilgi Formu, yaratıcı düşünme becerilerini ölçmek için Torrance Yaratıcı Düşünce Testleri (TYDT) Sözel ve Şekilsel Form A, algısal öğrenme stil tercihlerini ortaya koymak için Reid Algısal Öğrenme Stil Tercihleri Anketi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi için iki gruplu karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda ise Bonferoni düzeltmeli Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Yaratıcı düşünme becerileri ile algısal öğrenme stil tercihleri arasındaki ilişkiye Korelasyon analizi ile bakılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ve öğrenme stil tercihleri profili çıkarılmıştır. Öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ile yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin öğrenme stil tercihleri ile yaş ve baba eğitim düzeyi değişkeni arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu, cinsiyet, kardeş sayısı ve anne eğitim düzeyi değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri arasında bazı alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: yaratıcı düşünme, öğrenme stili, öğrenci, yaratıcılık

Algısal öğrenmeOrtaokul öğrencileriYaratıcı düşünce+2
Fatma Ay
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kinestetik öğrenme ve Türkçe öğretimi

En önemli bireysel farklılıklardan birisi öğrenme stilleridir. Öğrenme stilleri, doğuştan gelen ve değişime direnç gösteren öğrenme yollarıdır. Bazı bireyler birden fazla öğrenme stiline sahipken bazı bireylerde yalnızca bir stil baskın olarak görülmektedir. Bu stillerden biri olan kinestetik öğrenme stili, hareket ve dokunma odaklı bir öğrenme yoludur. Öğrenciler, kendilerine uygun olmayan bir stilde gerçekleştirilen öğretimde bazı problemler yaşayabilmektedir. Özellikle bir öğrencinin yalnızca kinestetik öğrenme stilinin baskın olması, öğretim sürecinde o öğrenci için ayrı bir çalışma yapılmasını gerektirmektedir. Bu araştırmada, öğrencilerin en iyi nasıl öğrendiğinin yanıtı olan öğrenme stillerinden, kinestetik öğrenme stilinin Türkçe derslerinde kullanımının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Türkçe derslerinde kinestetik öğrenme stilinin kullanım durumunun ortaya çıkarılması için ders kitaplarının etkinliklerinin incelenmesinin yanı sıra öğretmen ve öğrenci görüşlerine de başvurulmuştur. Araştırma sonucunda 5,6,7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında, kinestetik öğrenme stili ile ilişkili olabilecek toplam 22 etkinlik tespit edilmiştir. İncelenen tüm kitaplar içerisinde, en fazla kinestetik öğrenme stili ile ilişkili etkinliğin 7 etkinlik ile beşinci sınıf Türkçe ders kitabında olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmen ve öğrencilerin çoğunun görüşüne göre ders kitabı etkinlikleri dışında, kinestetik öğrenme stiline yönelik etkinliklerin derslerde yeterince uygulanmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerle yapılan görüşme sonucunda, öğretmenlerin %92,9'unun, Türkçe ders kitaplarında kinestetik öğrenme stiline yönelik etkinliklerin nicelik ve nitelik anlamında artırılmasını istediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin Türkçe ders kitaplarında ve kitap dışında Türkçe derslerinde, kinestetik öğrenme stiline yönelik etkinliklerin artırılmasını istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca Türkçe derslerinde kinestetik öğrenme stili kullanımına ilişkin çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Ders kitaplarıKinestetik öğrenmeOrtaokul öğrencileri+5
Mervenur Yarlı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Lider yöneticilerin öğrenme biçimleri ve kontrol odaklarının karar verme stilleri üzerindeki etkileri ve buna yönelik bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, lider yöneticilerin öğrenme biçimleri ile kontrol odaklarının, karar verme stilleri üzerindeki etkilerini açıklamaktır. Bu kapsamda; öncelikle lider yöneticilerin sahip oldukları öğrenme biçimleri, kontrol odakları, karar verme stilleri belirlenmiş, daha sonra öğrenme biçimleri ile kontrol odağı ilişkisi incelenerek, öğrenme biçimleri ve kontrol odağının karar verme stili üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırmada üç adet ölçek kullanılmıştır. Bunlar, Karar Verme Stilleri Ölçeği Scott ve Bruce tarafından geliştirilmiş ve Taşdelen tarafından Türkçe'ye uyarlanmıştır. Kontrol Odağı Ölçeği, kontrol odağı merkezini belirlemek amacıyla Rotter'in İç - Dış Kontrol Odağı Ölçeği'nden yararlanılarak Dağ tarafından geliştirilmiştir. Kolb Öğrenme Öğrenme Biçimleri Envanteri, Kolb tarafından geliştirilmiş, Gencel tarafından Türkçe'ye uyarlanmıştır. Araştırma, İzmir ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet liselerinde görev yapan müdürleri, müdür başyardımcılarını ve müdür yardımcılarını kapsamaktadır. Elde edilen bulgular SPSS 21.0, AMOS 20.0 ve LİSREL 9 programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; lider yöneticilerin rasyonel karar verme stilini ağrılıkla kullandıkları, iç kontrol odaklı oldukları, aktif yaşantı ve soyut kavramsallaştırma öğrenme biçimini benimsedikleri, öğrenme biçiminin ve kontrol odağının karar verme stilleri üzerinde kısmen etkili olduğu, kontrol odağının öğrenme biçimi üzerinde ise etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, lider yöneticilerin karar verme stillerinin öğrenme biçimi, kontrol odağı ve bazı demografik faktörlere göre değişen oranlarda farklılaştığı tespit edilmiştir.

Denetim odağıKarar verme stilleriLider yöneticilik+4
Salim Akyürek
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Stil sınıflandırma araştırmalarının biyoloji öğretimi çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışma, biyoloji öğretimi çerçevesinde yapılan stil sınıflandırma araştırmalarının belirlenen ölçütlere göre dağılımını incelemektedir. Türkiye'de 1990-2021 yılları arasında yapılmış olan, biyoloji konularının öğretimini içeren stil temelli yüksek lisans ve doktora tezleri ile makalelerin genel analizi yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak, betimsel nitelikte bir araştırma yürütülmüştür. Çalışmada tezler YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanından, makaleler ise TÜBİTAK ULAKBİLİM TR Dizin elektronik kaynağından araştırmacı tarafından belirlenen anahtar kelimeler kullanılarak elde edilmiştir. Doküman analizi sonunda 107 yüksek lisans tezi ve 26 doktora tezi olmak üzere toplam 133 tez çalışması ile 95 makale araştırmaya dahil edilmiştir. Yalnızca tam metin olarak erişime açık olan tez ve makalelerin taraması yapılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan "Makale Tarama Formu" ve "Tez Tarama Formu" aracılığı ile verilerin içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular belirlenen tema, kategori, alt kategori ve kodlar özelinde betimleyici istatistikler (frekans – yüzde değerleri) ile sunulmuştur. Çalışmada stil sınıflandırmalarının çeşitliliği, bu sınıflandırmaların kendi içlerinde farklı tür ve boyutlara ayrılmaları dolayısıyla boyut fazlalığından oluşan karmaşıklık ve başlı başına stil kavramının tanımlama ve kullanım şekillerinden doğan kavram karmaşası olmak üzere üç temel sonuç tespit edilmiştir. Tespit edilen bu sonuçlar biyoloji disiplini ve stil temelli öğretim ile ilişkilendirilmiştir.

Bilişsel stilBiyolojiBiyoloji eğitimi+3
Eda Doğan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üstbiliş özellikleri ve bilişsel dikkat kilitlenmesinin yükseköğretim öğrencilerinin öğrenme stilleri ile ilişkisinin incelenmesi

Giriş: Üstbilişsel süreçler, bireyin kendi bilişsel süreçlerinin farkında olması ve bu süreçleri planlama, izleme ve değerlendirme yeteneği olarak tanımlanır. Öğrenme stilleri ise bireylerin bilgiyi algılama, işleme ve öğrenme sürecinde tercih ettikleri yolları ifade eder. Dolayısıyla üstbilişsel süreçler ve öğrenme stilleri arasında güçlü bir ilişki olması muhtemeldir, çünkü üstbiliş, bireylerin öğrenme stillerini etkili bir şekilde kullanmalarını ve geliştirmelerini sağlar. Bu araştırmanın amacı üstbilişler ve bilişsel dikkat kilitlenmesi sendromunun (BDKS) yükseköğretim öğrencilerinin öğrenme stilleriyle ilişkisinin incelenmesidir. Yöntem: Prospektif ve kesitsel bir dizayna sahip mevcut araştırma 2024 Nisan ayında 515 gönüllü yükseköğretim öğrencisi ile online olarak gerçekleştirilmiştir. Nicel metodoloji kullanılarak yapılan araştırmanın veri toplama araçları Öğrenci Öğrenme Stilleri Ölçeği (ÖÖSÖ); Üstbiliş Ölçeği-30 (ÜBÖ-30) ve Bilişsel Dikkat Kilitlenmesi Sendromu Ölçeği (BDKSÖ)'dir. Elde edilen veriler usulüne uygun olarak puanlandırıldıktan sonra istatistiki analize tabi tutulmuştur. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen katılımcıların %50,3 (n=259)'u erkekti ve %30,5 (n=157) 20 yaş altı, %35,1 (n=181) 21-25 yaş arası ve %34,4 (n=177) 25 yaş üstü idi. ÜBÖ-30 toplam ve BDKSÖ toplam skorları ile ÖÖSÖ altboyutları arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p<0,05). Ayrıca çoklu doğrusal regresyon analizi modellerine göre; ÜBÖ-30 toplam ve BDKSÖ toplam skorları ÖÖSÖ tüm altboyut skorlarının (Bağımsız, Bağımlı, İş birlikçi, Rekabetçi, Katılımcı, Kaçıngan) yordayıcı olduğu bulundu (p<0,001). Sonuç: Araştırma öğrenci öğrenme stillerindeki farklılaşmada üstbilişsel özelliklerin ve bilişsel dikkat kilitlenmesinin yordayıcılığı gösterilmiştir. Elde edilen sonuçların eğitim ortamlarında bireysel farklılıkları yönetme ve eğitimi farklılaştırma konusunda uygulayıcılara rehber olabilecek ilkeler sunabileceği düşünülmektedir. Bu sonuçların klinik pratikte uygulanabilirliğini araştıracak çalışmalara ihtiyaç vardır.

Bilişsel dikkat kilitlenmesi sendromuÖğrenme stilleriÜstbiliş
Derya Kavgaoğlu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Koklear implant kullanıcısı işlem öncesi dönem çocuklarında öğrenme stilleri ve dil gelişimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada koklear implant kullanan işlem öncesi dönem çocuklarında dil gelişimini değerlendirmek ve öğrenmede hangi stili kullandığını belirlemek ve aralarındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Çalışmamızda 5 yaş ve 6 yaş 11 ay arasında olan, koklear implant kullanan, ek engeli bulunmayan 32 çocuk katılımcı (16 erkek, 16 kız) yer almıştır. Katılımcılara "Türkçe Okul Çağı Dil Gelişimi Testi (TODİL)" ve "Çocuklar İçin Öğrenme Stilleri İndeksi (ÇİÖSİ)" uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen normatif verilere göre çalışma sonucunda koklear implantlı çocuklar dil gelişimlerinde akranlarına kıyasla daha düşük performans sergilemişlerdir. Normatif verilerde görsel ve aktif öğrenme stili tercih edilirken çalışmamızda koklear implantlı çocuklarda işitsel ve aktif öğrenme stili en çok tercih edilen öğrenme stili olarak belirlenmiştir. Öğrenme stillerinin bazı alt alanlarında TODİL ile anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Koklear implant kullanmaya başlama yaşı ve rehabilitasyona başlama yaşları ile dil gelişimi arasında ilişki gözlemlenmiştir. Sonuçlar bize koklear implantlı çocuklarda öğrenme stilini belirlemenin daha etkili bir rehabilitasyon süreci ve dil gelişimi açısından olumlu etkiler alınabileceğini göstermektedir.

Dil gelişimiKokleaKoklea hastalıkları+4
Merve Yılmaz
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrencilerin matematik öğrenme düzeylerinin ardışık olarak birbirini yordama gücü ile öğrenme eksiklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, matematik öğretim programında yer alan "Sayılar ve İşlemler (Sİ)" öğrenme alanına ilişkin ilkokul ve ortaokul sınıflarındaki öğrenme düzeylerinin ardışık olarak birbirini yordama gücünü ve öğrenme eksikleriyle öğrenme eksiklerine yol açan güçlüklerin nedenlerini belirlemektir. Araştırmada betimsel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemine göre seçilen 5. sınıftan 714 öğrenci, 6. sınıftan 1039 öğrenci ve 7. sınıftan 1002 öğrenci örneklemde yer almaktadır. Araştırmacı tarafından geliştirilen ilkokul 1-4. sınıflar matematik testi, ortaokul 5. sınıf matematik testi, ortaokul 6. sınıf matematik testi ve ortaokul 7. sınıf matematik testi verilerin toplanmasında kullanılmıştır. Verilerin analizinde doğrusal regresyon analizi, aşamalı regresyon analizi, aritmetik ortalama ve yüzde kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ilkokul 1-4. sınıf ve ortaokul 5,6,7. sınıf matematik dersinde öğrenme düzeylerinin ardışık olarak birbirini yordama gücünün %57, %51 ve %43 olduğu ortaya çıkarılmıştır. Öğrencilerin önceki öğrenmelerinin sonraki öğrenmelerini etkilediği görülmüştür. Birden fazla sınıf düzeyine ilişkin sonuçlar 6. sınıf öğrenme düzeyi için ilkokul 1-4. sınıf öğrenme düzeyinin; 7. sınıf düzeyi için ise 6. sınıf öğrenme düzeyinin daha güçlü yordayıcı olduğunu ortaya çıkarmıştır. İlkokul 1-4. sınıflar ve ortaokul 5, 6 ve 7. sınıf matematik dersleri Sayılar ve İşlemler öğrenme alanı kazanımları aşamalı bir yapı göstermektedir. Kazanımların ulaşılma düzeylerinin çoğunlukla .75 düzeyi altında olduğu, sınıf düzeyi arttıkça öğrenme düzeyinin azaldığı, .75 düzeyinde ulaşılamayan kazanım sayısının arttığı görülmüştür. Her sınıf düzeyinde ön koşul kazanımlara bağlı çok sayıda kazanıma ilişkin öğrenme eksiği bulunmaktadır. Kazanımların aşamalı yapıda olduğu görülmekle birlikte kazanımların çoğuna ulaşılamamış olmasına bağlı olarak ilkokul ve ortaokul matematik dersi öğretim programlarının sağlamlığının yeterli düzeyde olmadığı söylenebilir.

MatematikMatematik eğitimiÖğrenme+5
Sultan Demircan Fıstıkçı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin biyoloji süreç diyagramlarında öğrenme stilleri, öğrenme faaliyetleri ve öğrenme çıktıları

Bu çalışmada, öğrencilerin süreç diyagramlarında öğrenmeyi gerçekleştirirken kullandıkları öğrenme aktivitelerini ve öğrenme stillerini belirleyerek, öğrenme aktivitelerinin ve öğrenme stillerinin öğrenme başarısı üzerindeki etkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmaya, Türkiye'nin başkentinde yer alan Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda öğrenim gören 23 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın verileri 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında toplanmıştır. Verilerin toplanması için ilk olarak katılımcılara Santa Barbara Öğrenme Stili Ölçeği uygulanmıştır. Daha sonra süreç diyagramları göz izleme tekniği ile gösterilmiştir. Aynı zamanda öğrenme faaliyetlerini yorumlamak için katılımcılara yüksek sesle düşünme protokolü uygulanmıştır. Bu işlemlerin sonucunda katılımcıların öğrenme çıktılarını değerlendirmek için açık uçlu soru, doğru-yanlış ve süreç diyagramlarında eksik olan çizimlerin katılımcılar tarafından tamamlanmasının beklendiği bir form kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Mann-Whitney U testi, Kolmogorov-Smirnov testi, içerik analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizi sonucunda başarılı öğrenme gerçekleştiren öğrencilerin öğrenme aktivitelerinden okları anlamlandırma ve kendine soru sorma aktivitelerini daha sık kullandıkları bulunmuştur. Ayrıca ana alana odaklanmak için daha fazla zaman harcayan öğrencilerin öğrenmeyi başarılı bir şekilde gerçekleştirdikleri de bulunmuştur.

BiyolojiBiyoloji eğitimiDiyagramlar+5
Çise Cesur
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin öğretme öğrenme anlayışlarını etkileyen değişkenlerin yapısal eşitlik modeliyle incelenmesi

Eğitim sistemi içerisinde yapılan değişiklikler uygulayıcı olarak öğretmenin rolünde farklılıklara neden olmaktadır. Geleneksel yaklaşımdan yapılandırmacı yaklaşıma geçişin sağlandığı bu değişim ile birlikte öğretmenlerden sınıfta öğrencinin bilgiyi yapılandırdığı ve aktif katılımının sağlandığı sınıf ortamlarının hazırlayabilmeleri beklenmiştir. Ancak öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşım etkinliklerini sınıfa taşımadıkları görülmüştür. Bu bakımdan, ilkokul öğretmenlerinin sahip oldukları öğretme-öğrenme anlayışlarının incelenmesi oldukça anlamlıdır. Bu çalışmada ilkokul öğretmenlerinin öğrenme öğretme anlayışlarını etkileyen değişkenlerin bir model üzerinde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 öğretim yılında Manisa İli Kırkağaç ve Soma ilçelerinde çalışmakta olan 300 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Alanyazın incelenerek epistemolojik inançlar, öz yeterlilik algıları, bireysel yenilikçilik durumları, cinsiyet, branş ve kıdem değişkenlerinin öğrenme öğretme anlayışları ile ilşkili oldukları görülmüştür. Bu ilişkiler temel alınarak belirtilen değişkenlerin öğretme öğrenme anlayışları üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkilerini gösteren kuramsal model oluşturulmuş ve yol analizi yöntemi ile test edilmiştir. Kurulan ilk modelin uyum indekslerinin kabul edilebilir sınırlar içinde olmaması nedeniyle alanyazın ışığında bazı değişiklikler yapılarak yeni bir model kurulmuştur. İkinci model üzerinden elde edilen sonuçlar kurulan model ile veri uyumunun kabul edilebilir sınırlar içinde olduğunu göstermektedir. Modele göre epistemolojik inançları olgunlaşmış ve yeniliklere açık öğretmenler öğrenme öğretme anlayışlarında yapılandırmacı yaklaşımı daha fazla tercih etmektedirler. Genel öz yeterlilik ve bireysel yenilikçilik arttıkça epistemolojik inançları ve öğrenme öğretme anlayışları bundan olumlu etkilenmektedir. Bu durumda ilkokul öğretmenlerinin öğretme öğrenme anlayışları üzerinde epistemolojik inanç ve bireysel yenilikçilik anlayışlarının doğrudan etkisi olduğunu, öz yeterlilik, cinsiyet, kıdem ve branşın dolaylı etkisi olduğu söylenebilir. Bu araştırmanın öğretme öğrenme anlayışlarını etkileyen değişkenleri görevde olan sınıf öğretmenleri örnekleminde incelemesi bakımından alanyazına özgün katkılar sunduğu söylenebilir.

Epistemolojik inançlarYapısal Eşitlik ModeliÖğrenme+7
Şerife Ardıç
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin öğrenme stilleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin öğrenme stilleri ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Ayrıca ilkokul öğrencilerinin cinsiyet, yaş, okul türü, BİLSEM' de öğrenim görme durumları değişkenlerine göre anlamlı farklılık olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Aydın ilinde bulunan Efeler, Söke ve Kuşadası ilçelerindeki toplamda altı ilkokulda öğrenim gören 673 üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, "Çocuklar için Problem Çözme Envanteri", "Marmara Öğrenme Stili Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenirlik analizleri gerçekleştirilmiştir. Normallik varsayımı için çarpıklık ve basıklık katsayıları hesaplanmıştır. Normal dağılım sağlandığı için Bağımsız örneklemler için t-testi ,Pearson korelasyonu yapılmıştır. Analizler IBM SPSS 25 programında yapılmıştır. Araştırma sonucunda, ilkokul öğrencilerin öğrenme stilleri ile problem çözme becerileri toplam puanları arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Öğrencilerin öğrenme stillerinin cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, BİLSEM' de öğrenim görme durumlarına göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğrencilerin problem çözme becerilerinin cinsiyet, okul türü, BİLSEM' de öğrenim görme durumlarında anlamlı bir farklılık saptanmazken, sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Dunn ve Dunn' ın öğrenme stili, problem çözme becerisi, ilkokul öğrencileri

Problem çözmeProblem çözme becerisiÖlçme-değerlendirme+4
Alev Tunç
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde öğrenme stili, bedensel zekâ ve spora yönelik tutum ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, lise eğitimi gören 14-18 yaş arası ergenlerin kinestetik öğrenme stilleri ile kinestetik zeka alanlarının baskınlıklarını inceleyerek spora yönelik tutumları ile ilişkilendirmektir. Araştırmanın problem cümlesi; "Ortaöğrenime devam eden 14-18 yaş arası ergenlerin kinestetik öğrenme stilleri ile kinestetik zeka alanlarının, spora yönelik tutumlarına etkisi var mıdır?" şeklinde oluşturulmuştur. Çalışmanın genel evrenini Köyceğiz ilçesinde ortaöğretim çağındaki tüm ergenler oluştururken, çalışma evrenini ise ilgili okullarda öğrenime devam eden ergenler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda araştırmaya, veri toplanılması planlanmış olan okullarda eğitim görmekte olan 812 öğrenciye ulaşılmış olup, çalışmaya 695 öğrenci gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Gökdağ tarafından 2004 yılında geliştirilmiş olan Öğrenme Stilleri Ölçeği'nin kinestetik stil alt boyutu (α=,80), Saban (2001) tarafından geliştirilmiş Çoklu Zeka Envanteri'nin kinestetik zeka alanı alt boyutu (α=,73) ve Şentürk (2015) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Pandemi şartlarında çevrimiçi toplanabilen verilere güvenirlik, normallik, sıklık ve parametrik karşılaştırma, ilişki ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre örneklem grubundaki öğrencilerin fiziksel aktivite sıklıklarının, akademik başarıları ile doğru orantılı olarak arttığı görülmüştür. Düzenli fiziksel aktivitenin akademik başarıyı olumlu yönde desteklediği çalışmanın ortaya çıkardığı önemli sonuçlardan bir tanesi olarak göze çarpmaktadır. Çalışmanın problem cümlesine ilişkin olarak ortaya konan sonucu, kinestetik öğrenme stili ve kinestetik zeka alanı baskın olan ergenlerin, aynı doğrultuda spora yönelik tutumlarının da yüksek düzeylerde olumlu sonuçlar oluşturmasıdır. Sonuç olarak ergenlerde kinestetik zeka ve kinestetik öğrenme stilinin baskınlığı, spora yönelik tutumları oldukça yüksek bir oranda olumlu yönde etkilemektedir. Sadece beden eğitimi ve spor derslerinde değil, tüm derslerde kinestetik zeka alanı ve öğrenme stili baskın öğrencilere sınıf içi bedensel görev ve sorumluluklar verilerek hem doğal liderler yaratılmış hem de ilgili öğrencilerin öğrenme motivasyonları üst seviyeye çekilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler:"Ergen", "Bedensel zeka", "Öğrenme stili", "Spora yönelik tutum", "Kinestetik"

Beden eğitimi ve spor dersiBedensel kinestetik zekaErgenler+6
Gökhan Esen
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Characteristics of EFL teachers leading to positive language learning behaviors in students

Taking into consideration the role of teachers? leader characteristics in enhancing quality in education, this study aimed to identify what students think the most important characteristics of teachers who enable them to develop positive language learning behaviors are. Finding out whether these traits fall into a particular category or not was also aimed.Due to the lack of a questionnaire directly serving this purpose, a questionnaire including some characteristics of leader teachers helping students develop positive language learning behaviors was constructed for this study. In determining the items in the questionnaire, a group of students? responses to an open-ended question and the review of the related literature were used as the main sources. This questionnaire aimed to find out the most significant category of teacher traits in students? opinion and the reasons why they thought the statements they chose were more important than the others in a particular item.This questionnaire was administered at the end of 2008-2009 spring semester to 303 students in 11 different classrooms at Anadolu University School of Foreign Languages. Each item in the questionnaire included statements belonging to the categories of `personal characteristics?, `physical characteristics?, `pedagogical knowledge? and `field knowledge?. Each item also included a sentence beginning with `BECAUSE? and the participants were expected to complete these sentences to justify their choices.The data were analyzed by calculating the frequencies and percentages of the respondents? choices. Besides, students? explanations concerning why they chose a particular statement as more important than the other statements in a particular item were divided into idea units and they were analyzed and evaluated according to their frequency.The analysis of the data gathered indicated that `personal characteristics? of teachers enabling their students to develop positive language learning behaviors were chosen as the most important group of teacher traits by the majority of students. The statements related to their `pedagogical knowledge?, `field knowledge? and `physical characteristics? respectively follow the ones concerning `personal characteristics? in order of importance. Additionally, in the part in which students are expected to provide explanations regarding their choices, the main points students mostly focused on were the significance of the role of teachers in enhancing student motivation, characteristics of the learning environment which enable them to feel comfortable, some basic issues learners have to deal with during the learning process, the quality of the input they are exposed to and the importance of the quality of student-teacher relationships. After these main points were discussed one by one, some implications were also made in the light of these results.

Language learning methodsForeign language learningStudents+7
Betül Canıdar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin öğrenme stillerinin elektronik portfolyoya yönelik görüşlerine etkisi

Bu araştırmada ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin öğrenme stillerine göre elektronik portfolyo hazırlama süreçlerine ilişkin görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma durum çalışması yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri Öğrenme Stilleri Ölçeği, Kişisel Bilgi Formu, öğrenci günlükleri, araştırmacı günlüğü, video kayıtları, yarıyapılandırılmış görüşmeler ve elektronik portfolyolar olmak üzere çeşitli kaynaklardan toplanmıştır. Araştırma 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılında Ülkü İlköğretim Okulu 7/C sınıfında öğrenim görmekte olan otuz beş öğrenci ile gerçekleştirilmiş, dokuz öğrencinin verileri derinlemesine incelenmiştir. Verileri incelenen dokuz öğrencinin seçiminde çalışmanın başlangıcında uygulanan ?Öğrenme Stilleri Ölçeği?nden aldıkları puanlar belirleyici olmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular öğrencilerin başlangıçta isteksizlik yaşasalar da süreç içerisinde görüşlerinin değiştiğini, elektronik portfolyo geliştirmeyi heyecan verici ve eğlenceli olarak değerlendirdiklerini, kendilerine yeni bilgiler kazandırma yönünde etkili olduğunu düşündüklerini ortaya koymaktadır.Öğrenciler elektronik portfolyo hazırlama sürecinin en belirgin farklılığının bilgisayarın daha yoğun kullanımı olduğu belirtmişlerdir. Bu farklılık görsel ve kinestetik öğrenenlerin tamamı tarafından vurgulanmasına rağmen, işitsel öğrenenlerden bir tanesi vurgulamıştır. Öğrenciler tarafından algılanan diğer farklılıkların yardımlaşma, değişik etkinlikler yapma ve grup çalışması yapma olduğu görülmüştür. Her üç öğrenme stiline sahip öğrenenin de vurguladığı tek farklılık çalışma sürecinde eğlenmeleri olmuştur. Öğrenciler, elektronik portfolyo hazırlama sürecinin kendilerini tanıtma, içerik üzerinde söz hakkına sahip olma, araştırma yapma, yeni bilgiler edinme, çalışma sürecinde eğlenme ve geçmiş bilgilerini tekrar etme yönlerini sevdiklerini belirtirlerken, sürenin uzun olması, bilgi eksikliğinden kaynaklı sorunlar yaşanması, içeriğin eğlenceli olması ve kendilerini ifade etme yönlerini sevmediklerini belirtmişlerdir. Elektronik portfolyo hazırlama sürecinin geliştirme aşamasında en sık yaşanan sorunların bilgi eksikliğinden kaynaklandığı, bu sorunları çalışmanın süresi ve çalışmaların birleştirilmesi ile ilgili sorunların izlediği görülmüştür. Bilgi eksikliğinden kaynaklı sorun yaşadığını belirten öğrenciler tek bir öğrenme stilinde yoğunlaşmayıp her üç öğrenme stiline sahip öğrenenler tarafından da bu sorun dile getirilmiştir. Öğrencilerin çalışma sürecinde karşılaştıkları sorunların çözümünde kullandıkları yöntemler gerçekleştirilen etkinliğe bağlı olarak farklılık göstermekte, bazı etkinliklerde yardım alma yoluna gidilirken bazı etkinliklerde kendi kendilerine çözüm tercih edilmektedir. Bu tercihlerin öğrenme stilinden çok etkinliğin özellikleri tarafından belirlendiği düşünülmektedir. Öğrenme stillerine göre sergiledikleri performansa bakıldığında, performansı en yüksek grubun görsel öğrenenlerin oluşturduğu grup olduğu, bu grubu kinestetiklerin, ardından işitsellerin takip ettiği görülmüştür.

Elektronik portfolyoPortfolyo tekniğiÖğrenme+4
Eylem Pınar Akdoğan Yeşilova
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: BİLFEN okulları örneği

Bu araştırma öğrenme stilleri ile sosyal davranış arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma için ELSA öğrenme stilleri ölçeği ve Okul Sosyal Davranış ölçeği kullanılmıştır. Araştırma 2012-2013 yılında Bilfen okullarında okuyan 4. Sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubunu oluşturan 201 öğrencinin 95?i kız, 106?sı erkektir. Araştırma sonunda ELSA öğrenme stilleri alt boyutlarının cinsiyet değişkenine göre ışık, ısı, yapılandırma, otorite, işitsellik, akşam, tepkisel/yansıtan alt boyutlarında istatiksel açıdan anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Okul Sosyal davranış ölçeğinin alt boyutlarının cinsiyet değişkenine göre kişiler arası ilişkiler, öz denetim, akademik beceriler, sosyal beceriler, saldırganlık/sinirlilik, anti-sosyal/agresif, yıkıcı/talepkar, olumsuz davranışlar alt boyutlarında istatiksel açıdan anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Araştırmanın sonunda Okul Sosyal Davranış Ölçeği alt boyutları aritmetik ortalamalarının öğrenme stillerine göre; ısı alt boyutunun kişiler arası ilişkiler, sosyal beceriler, saldırganlık/sinirlilik, yıkıcı/talepkar alt boyutları ile, motivasyon alt boyutunun öz denetim, akademik beceriler, sosyal beceriler alt boyutları ile, azim alt boyutunun öz denetim, saldırganlık/sinirlilik, anti-sosyal/agresif, olumsuz davranışlar alt boyutları ile, yalnız alt boyutunun kişiler arası ilişkiler, sosyal beceriler alt boyutları ile, ikili çalışma alt boyutunun kişiler arası ilişkiler, akademik beceriler, sosyal beceriler, anti-sosyal/agresif alt boyutları ile, çeşitlilik alt boyutunun öz denetim, akademik beceriler, sosyal beceriler alt boyutları ile, akşam alt boyutunun öz denetim, saldırganlık/sinirlilik, anti-sosyal/agresif, yıkıcı/talepkar, olumsuz davranışlar alt boyutları ile, hareketlilik alt boyutunun öz denetim alt boyutu ile, yansıtan/tepkisel alt boyutunun öz denetim, akademik beceriler, sosyal beceriler, anti-sosyal/agresif alt boyutları ile istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur.

Öğrenme stilleri
Selin Eryılmaz
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

KPSS'ye hazırlanan öğretmen adaylarının öğrenme stilleri ile sınav kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Eğitim hayatımızın ilk basamağından, hizmet öncesi alınan eğitime kadar hayatımızın hemen hemen her aşamasında sınavlar karışımıza çıkmaktadır. Bunların en önemlilerinden biri öğretmen adayları için Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) giriş sınavıdır. KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olan tüm eğitim kurumlarında gerek sözleşmeli ve gerekse kadrolu olarak öğretmenlik yapacak olan tüm adayları kapsamaktadır. Üniversitelerin Eğitim Fakülteleri ve Fen Edebiyat Fakültelerinden mezun olan adaylar bu sınava girebilirler. Sınav kaygısı, sınavın önemi, kişinin bu sınava ne kadar önem atfettiği ve kişinin kendi kişisel özelikleri ile ilintilidir. Araştırmanın amacı, Kamu Personeli Seçme Sınavına giren öğretmen adaylarının öğrenme stillerinin belirlemek ve öğrenme stilleri ile sınav kaygısı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında İstanbul ilinde KPSS'ye hazırlanan 876 öğretmen adayına ulaşılmıştır. Öğretmen adayları için geliştirilen Öğrenme Stili Ölçeğinde toplam 49 madde yer almaktadır. Alt boyutlarında dağılım, görsel öğrenme stilinde 12 madde, işitsel öğrenme stilinde 14 madde, dokunsal öğrenme stilinde 11 madde, kinestetik öğrenme stilinde 12 maddeden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarına yapılan öğrenme stilleri ölçeği ve sınav kaygısı envanteri analiz edildiğinde erkeklerin görsel ve dokunsal öğrenme stiline kadınlara göre daha fazla yatkın oldukları, yine sanat alanı dışında, diğer alandan mezun öğretmen adaylarının görsel ve dokunsal öğretim sistemine yatkın oldukları, öğretmen adaylarının %77'sine yakınının bayan olduğu, öğretmen adaylarının %82'sinden fazlasının verimli ders çalışma ile ilgili bir eğitim alamadığı, kinestetik öğrenme stili artıkça öğretmen adaylarının sınav kaygısının %40 oranında düştüğü gibi sonuçlar bulunmuştur. Anahtar Kelimler: Öğrenme Stili, Sınav Kaygısı, Kamu Personeli Seçme Sınavı.

Aday öğretmenlerKamu Personeli Seçme SınavıSınav+2
İsmet Yücel Koç
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin öğrenme stillerinin demografik açıdan incelenmesi (Bilfen örneği)

Bireyin, öğrenme sürecinde etkin ve bilinçli olmasından söz edebilmek için öğrenme stillerinın belirlenmesine ihtiyaç vardır. Bu araştırma, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ile demografik özelliklerinin arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma için Prof. Rita DUNN'ın geliştirdiği ELSA öğrenme stilleri envanteri kullanılmıştır. Her öğrencinin öğrenme tarzı bir dizi karmaşık ve çeşitli reaksiyon ve uyarıcıya, hisse veya daha önceden öğrendiği davranış modeline göre temellenir. Bu modeller öğrenci yeni bir bilgiyi öğrenmeye konsantre olduğu zaman tekrar etmeye başlar. ELSA, tekrar edilen cevaplar üzerinden farklı tarzda soruduğu 75 soruyla öğrencilerin öğrenme stilini belirleyen bir ölçektir. Dunn & Dunn Öğrenme Stilleri Modeli ELSA ölçeğinde 5 faktör ve buna bağlı olarak 20 element yer alır. Bu elementler birbirleri ile sarmal bir ilişki içerisindedir. Karşılaştırma modeliyle yapılan araştırma için 2013-2014 yılında Bilfen okullarında okuyan tüm 4. Sınıf öğrencileri kullanılmıştır. 367'si kız, 386'sı erkek toplamda 753 öğrenci araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin öğrenme stilleri tercihlerinin belirlenmesi için frekans ve yüzde analizleri yapılmıştır. Öğrencilerin demografik özelliklerine göre öğrenme stillerinde anlamlı farklılaşmalar olup olmadığını araştırmak üzere ki-kare testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonunda ELSA öğrenme stilleri alt boyutlarının cinsiyet değişkenine göre; motivasyon, yapılandırma, işitsellik, kinestetiklik, dokunsallık, sabah, öğleye doğru, akşam, yansıtan/tepkisel alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Bununla beraber öğrenme stilleri alt boyutlarının yaş değişkenine göre; ses, ışık, motivasyon, yalnız öğrenme, otorite alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır.

Demografik özelliklerÖğrenmeÖğrenme stilleri+2
Şeyda Aktürk
Yeditepe University
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerde öğrenme stilleri

Bireyin etkin ve verimli öğrenmesinde, öğrenme stillerinin bilinmesi önemlidir. Bu araştırma, üstün zekalı ve üstün yetenekli öğrencilerin sahip oldukları öğrenme stillerinin demografik değişkenler bağlamında araştırmak amacıyla yapılmıştır.

Demografik değişkenlerÖğrenmeÖğrenme stilleri+3
Muharrem Bagav
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme stilleri ile sınav kaygısı arasındaki ilişki(İstanbul İli Anadolu Yakası örneği)

Bu araştırma öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç Tartışma ve Öneriler şeklindedir.Bu araştırmanın evreni 2008-2009 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Anadolu yakasında öğrenim gören ortaöğretim öğrencileridir. İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan Anadolu liseleri ve genel liselerden basit tesadüfi olarak alınan okullarda öğrenim gören öğrenciler arasından uygulamaya katılan 347 öğrenci de örneklemi oluşturmuştur.Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek için Marmara Öğrenme Stilleri Ölçeği (MÖSÖ), sınav kaygısı düzeylerini belirlemek için Sınav Kaygısı Envanteri (SKE) kullanılmıştır. Ayrıca demografik değişkenler için de araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Araştırmada demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmıştır. Ayrıca öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygı düzeyleri test edilmiş, bu sürekli değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının analizi yapılmış ve sürekli değişkenlerin kendi aralarındaki ilişkiye bakılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15 istatistik programında ve .05 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, sürekli değişkenlerin kendi aralarındaki ilişkilere bakıldığında, MÖSÖ otorite alt boyutu ile SKE kuruntu alt boyutu puanlan arasında pozitif yönde; MÖSÖ görsellik alt boyutu ile SKE duyuşsallık alt boyutu puanlan arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yani kuruntu puanları arttıkça otorite puanları artmakta ancak; duyuşsallık puanları arttıkça görsellik puanları azalmaktadır.Ayrıca, sınav kaygısı açısından kız öğrencilerin erkeklere oranla daha çok sınav kaygısı duydukları görülmüştür. Sınf olarak 10. sınıf, lise türü olarak da Anadolu Lisesi öğrencilerinin kaygı düzeyinin fazla olduğu saptanmıştır. Öğrenme stillerine uyum ve sınav kaygısı ile ailenin gelir düzeyi arasında da doğru bir orantı göze çarpmaktadır.Anahtar Kelimeler : Öğrenme Stilleri, Sınav Kaygısı

KaygıOrtaöğretimOrtaöğretim kurumları+7
Sinan Pazarlı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin öğrenme stillerinin lise türü, akademik başarı ve cinsiyete göre karşılaştırılması

Bu araştırmada farklı lise türündeki öğrencilerin öğrenme stilleri incelenmiş, öğrencilerin öğrenme stillerinin akademik başarı ve cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim ? öğretim yılında Elazığ ili Merkez ilçesinde öğrenim gören 10. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek için Grasha ? Reichmann tarafından geliştirilen öğrenme stilleri ölçeği, öğrencilerin akademik başarı düzeylerini belirlemek için okul müdürlüklerinden alınan birinci döneme ait akademik başarı ortalamaları kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (One ? Way Anova) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, lise öğrencilerinin öğrenme stillerinin kaçınan, işbirlikçi, bağımlı, rekabetçi, katılımcı alt boyutlarında anlamlı bir farklılık göstermediğini, yalnızca bağımsız alt boyutunda akademik başarı düzeyine göre anlamlı bir farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Akademik başarı düzeyi yüksek olan öğrenciler bağımsız öğrenme stiline sahiptirler. Araştırma sonuçları ayrıca öğrenme stillerinin lise türüne göre farklılık gösterdiği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Son olarak araştırma sonuçlarına göre kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha bağımlı ve işbirlikli öğrenme stiline sahiptir.

Akademik başarıCinsel kimlikLise öğrencileri+2
Zeynep Öztekin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz Harp Okulu 1'inci sınıf öğrencilerinin mezun oldukları lise ve lisans ders grupları ile öğrenme stilleri ve akademik başarıları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, Deniz Harp Okulu l'inci sınıf öğrencilerinin mezun oldukları lise kaynağı ve lisans ders grupları ile öğrenme stilleri ve akademik başarılan arasındaki ilişkiler ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; 2003-2004 eğitim ve öğretim yılında Deniz Harp Okulu Komutanlığı'nın l'inci sınıfinda öğrenim gören 231 öğrenciden oluşturulmuştur. Öğrencilerin öğrenme stillerini tespit etmek maksadıyla; Nurettin ŞİMŞEK tarafindan ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencilerinin öğrenme stillerini (biçemlerini) tespit etmek amacıyla 2002 yılında geliştirilen "BİG 16 Öğrenme Biçemleri Envanteri" kullanılmıştır. Söz konusu envanter, uygulanan grubun öğrenme sırasında kullandığı öğrenme ortamı ve yöntemlerine ilişkin olarak, öğrencilerin sahip oldukları öğrenme stillerini; bedensel (kinesthetic), işitsel (auditory) ve görsel (visual) olmak üzere üç temel öğrenme stiline ayırmaktadır. Öğrencilerin akademik basanlarına ilişkin olarak da, 2003-2004 eğitim ve öğretim yık l'inci dönem sonu notlan kullanılmıştır. Veri çözümlemesi esnasında, değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve ortalamalar arasında farklılık olup olmadığını tespit etmek amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)'nden istifade edilmiştir. Ortalamalar arasında çoklu kaşılaştırma gerektiği durumlarda da "Tukey HSD" testinden yararlanılmıştır. Söz konusu işlemler "SPSS 9.01" paket programı vasıtasıyla, 0.05 anlamlılık düzeyinde yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; - Deniz Harp Okulu l'inci sınıf öğrencilerinin BİG 16 Öğrenme Stilleri (Biçemleri) Envanterinden aldıklan görsel, işitsel ve bedensel stil puan ortalamalan arasında 0.05 manidarlık düzeyinde anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Aynca, öğrenme stili puan ortalamalan arasında, yine 0.05 manidarlık düzeyinde en yüksek olanın, "görsel öğrenme stili" puanlan olduğu tespit edilmiştir. -II-- Deniz Harp Okulu Find sınıf öğrencilerinin sahip oldukları öğrenme stilleri ile lise kaynağı (askeri lise-sivil lise) arasında 0.05 manidarlık düzeyinde anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. - Deniz Harp Okulu l'inci sınıf öğrencilerinin envanterden aldıkları öğrenme stili puanlan ile ders gruplarına göre akademik başarılan arasında 0.05 manidarlık düzeyinde bir ilişki olup olmadığı araştırılmış ve yalnızca "savaş beden eğitimi dersi notlan" ile "bedensel öğrenme stili puanlan" arasında (r=0.13; p=0.05) ve yine "savaş beden eğitimi dersi notlan" ile "görsel öğrenme stili puanlan" arasında (r=0.15; p=0.02) pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. - Farklı öğrenme stili gruplarındaki öğrencilerin, belirli bir ders grubuna ait akademik başarılan arasında 0.05 düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. -III-

Akademik başarıAskeri liselerBaşarı+6
Tercan Tepehan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin sınıf iklimi algıları ile öğrenme stillerinin çeşitli değişkenler aracılığı ile incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin sınıf iklimi algıları ve öğrenme stillerini incelemektir. Çalışmanın örneklemini Çankırı il merkezinde bulunan ortaokullarda öğrenim gören 353 öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken küme örnekleme ve seçkisiz örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgi Formu, Sınıf İklimi Ölçeği ve Grasha-Riechmann Öğrenme Stili Envanteri kullanılmış, elde edilen verilerin analizi SPSS 22 ve Lisrel 8.80 paket programlarıyla yapılmıştır. Yapılan analizler öğrencilerin sınıf iklimi algıları içinde en çok sınıflarındaki kuralların açıklığı ile, en az ise düzen ve organizasyon yapısı ile ilgili fikir birliğine sahip olduklarını göstermiştir. Öğrenme stilleri incelendiğinde ise öğrenciler arasında en fazla bağımlı, en az ise kaçınan öğrenme stiline rastlanılmıştır. Öğrencilerin sınıf iklimi algılarının demografik bilgilerine göre karşılaştırılması cinsiyete, baba çalışma durumuna, anne ve baba eğitim düzeyine, çalışma odasına sahip olma durumuna, internete bağlanabilecek cihaz ve bağlantı sahibi olma durumuna göre algılarında farklılıklar olduğunu göstermiştir. Öğrenme stillerinin demografik bilgilerine göre karşılaştırılmasında ise cinsiyete, baba eğitim düzeyine, çalışma odasına ve internet bağlantısına sahip olma durumuna göre öğrencilerin öğrenme stillerinde farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan korelasyon analizleri öğrencilerin sınıf iklimi algısı ve öğrenme stillerinin birbirleriyle, aynı zamanda ders başarıları ve sınıf mevcutlarıyla da ilişkili olduklarını göstermiştir.

Ortaokul öğrencileriSınıf iklimiÖğrenci başarısı+2
Bahar Ünal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dokuzuncu sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ve çoklu zekâ alanlarının incelenmesi

Bu araştırma ile; dokuzuncu sınıf öğrencilerinin cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi ve okul türü değişkenlerine göre öğrenme stilleri puanları ile çoklu zekâ alanları puanlarının anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadıkları; öğrencilerin öğrenme stilleri puanları, çoklu zekâ alanları puanları ve akademik başarıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı, çoklu zekâ alanları puanlarının öğrenme stilleri puanlarını ne kadar yordadığı araştırılmıştır.Araştırmanın evrenini Adana ili Seyhan ve Çukurova merkez ilçelerinde yer alan, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören, özel ve devlet ortaöğretim kurumları dokuzuncu sınıf öğrencileridir. Araştırma oranlı küme örnekleme yoluyla tesadüfi olarak seçilen 254'ü devlet okullarında ve 264'ü özel okullarda okuyan öğrenciler olmak üzere, 235 erkek, 283 kız ve toplamda 518 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın modeli ilişkisel taramadır. Araştırmada üç veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlar; araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu?, Seber (2001) tarafından geliştirilen ?Çoklu Zekâ Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri? ve Şimşek (2002) tarafından geliştirilen ?BİG 16 Öğrenme Biçemleri Envanteri? dir.Verilerin çözümlenmesinde, frekans ve yüzde, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson momentler çarpımı korelasyonu ve aşamalı çoklu doğrusal regrasyon analizi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Analizlerin yapılmasında, SPSS 11.5 istatistik paket programından faydalanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıda özetlenmiştir:Öğrencilerin, öncelikle görsel, daha sonra işitsel ve bedensel/kinestetik öğrenme stillerini tercih ettikleri belirlenmiştir. Ayrıca cinsiyet açısından ?işitsel öğrenme stilinde? kızlar lehineiianlamlı bir farklılaşma olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin öğrenme stili puanlarının anne-baba eğitim düzeyine göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Okul türü açısından ise, ?işitsel öğrenme stilinde? devlet okulu öğrencileri lehine anlamlı bir farklılaşma olduğu ortaya çıkmıştır.Çalışmada çoklu zekâ alanları ile ilgili sonuçlara bakıldığında, öğrencilerin en yüksek ortalamaya ?içsel/özedönük? zekâ alanında sahip oldukları; ?mantıksal/matematiksel? zekâ alanında ise en düşük ortalamaya sahip oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin, ?sözel/dilsel, görsel/uzamsal, bedensel/kinestetik, müziksel/ritimsel ve sosyal/kişilerarası? zekâ alanları puanları ile cinsiyet arasında kızların lehine anlamlı bir farklılaşma olduğu saptanmıştır. Anne-baba eğitim düzeyi açısından ise öğrencilerin, çoklu zekâ alanları puanlarından ?müziksel/ritimsel ve doğa zekâ alanı? ile anne eğitim düzeyi arasında; ?müziksel/ritimsel zekâ alanı? ile baba eğitim düzeyi arasında anlamlı bir farklılaşma olduğu belirlenmiştir. Okul türü açısından; hem ?sözel/dilsel? hem de ?doğa? zekâ alanlarında devlet okulları lehine anlamlı bir farklılaşma olduğu ortaya çıkmıştır.Araştırmada öğrencilerin öğrenme stilleri puanları ile akademik başarı puanları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Çoklu zekâ alanları puanları ve akademik başarı puanları arasında ise; en az iki zekâ tipine birden sahip olan, yani karma zekâ alanlarına sahip olan öğrencilerin çoklu zekâ puanları ile akademik başarı puanları arasında düşük pozitif doğrusal bir ilişki olduğu bulunmuştur.Son olarak da bu araştırmada, öğrencilerin öğrenme stilleri puanları ve çoklu zekâ alanı puanları arasında ; ?görsel öğrenme stili ile görsel/uzamsal zekâ alanı?, ?bedensel/kinestetik öğrenme stili ile bedensel/kinestetik zekâ alanı?, ?işitsel öğrenme stili ile sözel/dilsel zekâ alanı? arasında pozitif doğrusal bir ilişki olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin çoklu zekâ alanı puanlarının öğrenme stilleri puanlarını ne kadar yordadığına bakıldığında ise; ?görsel/uzamsal çoklu zekâ alanının görsel öğrenme stilini %35, bedensel/kinestetik çoklu zekâ alanının bedensel/kinestetik öğrenme stilini %28 ve sözel/dilsel çoklu zekâ alanının işitsel/öğrenme stilini %25 oranında? açıkladığı ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Öğrenme Kuramları, Öğrenme Stilleri, Zekâ, Çoklu Zekâ Kuramı.

Lise öğrencileriÇoklu Zeka KuramıÇoklu zeka+1
Remzi Demir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin öğrenme stilleri ile bazı derslerdeki akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ile Türkçe, matematik, fen ve teknoloji, sosyal bilgiler derslerindeki akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra beşinci sınıf öğrencilerinin öğrenme stillerinin cinsiyet, kendi odaları olup olmaması, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi gibi değişkenlere göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadıkları incelenmiştir. İlişkisel tarama modelinde yürütülen çalışmanın evrenini 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında öğrenim gören beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise altı ilköğretim okulunun beşinci sınıfında okuyan beş yüz sekiz öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek üzere Ö. Şimşek (2007) tarafından geliştirilen Marmara Öğrenme Stilleri Ölçeği, araştırmacı tarafından geliştirilen öğrencilerin demografik değişkenlerine ilişkin soruların yer aldığı kişisel bilgi formu ve öğrencilerin notlarını gösteren not çizelgeleri kullanılmıştır. Bu araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerinin belirlenmesi için frekans ve yüzde analizleri yapılmıştır. Öğrencilerin kişisel bilgilerine göre öğrenme stillerinde anlamlı farklılaşma olup olmadığını belirlemek ve öğrencilerin öğrenme stilleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemek için ki-kare testi yapılmıştır. Bu araştırma sonucunda öğrencilerin sesli ortamı, düşük ışığı, ılık ortamı, rahat oturmayı ya da uzanarak çalışmayı, sabah çalışmayı, öğrenirken bir şeyler atıştırmamayı tercih ettikleri saptanmıştır. Öğrencilerin motivasyon düzeyleri ve sorumluluklarını bilmeleri oldukça yüksek orandadır. Öğrencilerin aile ile öğrenmeyi, tek başına çalışmayı, öğrenirken açıklama istememeleri, öğrenmede farklı yolları kullanmayı tercih ettikleri saptanmıştır. Öğrencilerin öğrenme esnasında hareket etmemeyi ve işitsel öğrenme stilini tercih ettikleri saptanmıştır. Öğrencilerin ses, sabırlılık durumu ve çeşitli yollarla öğrenme tercihlerinin kızlar lehine; ses, yiyecek, sabırlılık durumu, çeşitli yollarla ve işitsel öğrenme tercihlerinin kendi odası olanlar lehine; işitsel öğrenme stilini tercih edenlerin anne ve babaları üniversite mezunu olan öğrenciler lehine, sıcaklık ve yetişkinle öğrenmeyi tercih edenlerin anne ve babası ortaokul ve lise mezunu olanlar lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada Türkçe, matematik, fen ve teknoloji, sosyal bilgiler derslerinde, çeşitli yollarla ve işitsel öğrenmeyi; Türkçe, fen ve teknoloji, sosyal bilgiler derslerinde, düşük ışığı ve bir şeyler atıştırmadan öğrenmeyi; Türkçe, matematik, fen ve teknoloji derslerinde, ılık ortamda öğrenmeyi tercih edenlerin akademik başarısı yüksek olan öğrencilerin lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğrenme Stilleri, Akademik Başarı, İlköğretim, Öğrenme

Akademik başarıDers başarısıFen ve teknoloji dersi+6
Hüseyin Toğrul
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00

Related subjects