Work engagement

84 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Örgütsel adalet algısının işe tutkunluk üzerindeki etkisinde örgütsel sinizmin aracı rolü

Bu araştırmanın amacı örgütsel adalet algısının işe tutkunluk üzerindeki etkisinde sinizmin aracı rolünün olup olmadığını araştırmaktadır. Bu amaçla bankacılık sektöründe çalışan 160 kişiye anket uygulanmıştır. Örgütsel adaletin ölçümünde Niehoff ve Moorman (1993) tarafından geliştirilmiş ölçek, işe tutkunluk ölçümünde Utrecht (2003) tarafından geliştirilen ölçek, son olarak sinizmin ölçümünde Dean, Brandes ve Dharwadkar (1998) tarafından geliştirilen ve Türkiye'de geçerliliği ve güvenilirliliği test edilen ölçekler uzman görüşüne başvurularak anket haline getirilmiştir. Araştırmada yapılan analiz sonuçlarına göre, örgütsel adalet algısının işe tutkunluk üzerindeki etkisinde örgütsel sinizmin aracı rolünün olduğu ortaya çıkarılmıştır. İşgörenlerin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm tutumları arasında negatif yönlü, örgütsel sinizm düzeyleri ile işe tutkunlukları arasında negatif yönlü ve örgütsel adalet algıları ile işe tutkunlukları arasında pozitif yönlü ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Literatürde yapılan incelemeler sonucunda, ilgili değişkenler içeren bu tür bir model oluşturulmamış olması ve bankacılık sektöründe de böyle bir çalışmaya çok sık rastlanmaması sebebiyle mevcut çalışmalardan farkını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Adalet, İşe Tutkunluk, Örgütsel Sinizm

Adalet algısıSinizmÖrgütsel adalet+3
Esra Gazioğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tenis antrenörlerinin iyi oluş (WELL-BEING) durumlarının iş bağlılığına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye Tenis Federasyonu (TFF)'na bağlı tenis antrenörlerinin iyi oluş (well-being) durumlarının iş bağlılıkları üzerine etkilerinin incelenmesidir. Bu kapsamda araştırmada; iyi oluş (well-being) ölçeğinin boyutlarını belirlemek amacıyla analizler yapılmış, Türkiye Tenis Federasyonuna (TTF) bağlı tenis antrenörlerinin iyi oluş (well-being) düzeylerinin iş bağlılığı üzerine etkileri belirlenmiş ve bu boyutların antrenörlerin demografik özelliklerine göre farklılaşma durumlarını incelenmiştir. Araştırma kapsamında oluşturulan anket formu internet ortamında tenis antrenörlerine gönderilmiştir. TTF'ye kayıtlı 1208 tenis antrenörünün 308'i bu çalışmaya katılmıştır. Katılımcıların verdikleri yanıtların demografik değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla T-testi ve ANOVA testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarının, geçerlilik-güvenirlilik analizlerinin yapılması, ölçeklere ilişkin boyutların ortaya konulması için de SPSS 22 ve AMOS 20 paket programları kullanılmış, bu kapsamda açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda tenis antrenörlerinin iyi oluş durumlarının iş bağlılığı üzerine pozitif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, katılımcıların iyi oluş ve iş bağlılığı algılarının demografik değişkenlere bağlı farklılık göstermediği sonucuna varılmıştır.

AntrenörPsikolojik iyi oluşSpor+3
Durdu Mehmet Savrun
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

İşle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü

Bu tez çalışmasında, işle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışanların örgütsel faaliyetlere katkı sağlamak üzere fikirlerini açıklayabilmesi ve diğer fikirler hakkında düşüncelerini söyleyebilmesi hem örgüt performansını hem de çalışan motivasyonunu önemli derecede etkilemektedir. Örgüt içerisinde çalışanların örgüt yararını gözeterek düşüncelerini paylaşabilmesi, yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. İşiyle bütünleşen kişiler ise enerjilerini işlerine aktararak çalıştıkları için başarılı sonuçlara ulaşma arzusu taşırlar. Bu nedenle pozitif ses çıkartma davranışı sergilemeleri beklenebilir. Bu düşünceden hareketle araştırma değişkenleri bağlamında en etkin sonuçlara entelektüel sermayenin yoğun olduğu örgütlerden ulaşılabileceği düşünülmüş ve çalışmanın uygulaması üniversitelerde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu ise uygulamanın yapıldığı tarih itibariyle Türkiye'de bulunan 129 devlet üniversitesi ve 78 vakıf üniversitesi bünyesinde görev yapan akademisyenler olarak belirlenmiştir. Anket uygulaması sonucunda 452 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizlere yapılmıştır. Araştırma verilerinin ve ölçeklerinin analizlerde kullanılabilecek yeterliliklere sahip olduğu anlaşıldıktan sonra analizlere başlanmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise LISREL programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda akademisyenlerin işle bütünleşmelerinin pozitif ses çıkartma davranışları üzerinde etkisi olduğu ve örgütsel bağlılığın bu etki üzerinde aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan işle bütünleşmenin örgütsel bağlılık üzerinde ve örgütsel bağlılığın pozitif ses çıkartma davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda akademisyenlerin kişisel gelişimlerini desteklemek için yeterli düzeyde fon ayrılarak araştırmalara katılmaları teşvik edilebilir. Ayrıca eğitim ve idari alanda yapılacak görevlendirmelerde akademisyenlerin görüşleri alınarak kararlara katılımları sağlanabilir. Ulaşılan sonuçların ve yapılan önerilerin üniversitelerdeki yöneticilere ve bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kavramlar: Bütünleşme, İşle Bütünleşme, Ses Çıkartma Davranışı, Seslilik, Örgütsel Bağlılık

AkademisyenlerÇalışan sesliliğiÖlçekler+3
Nida Palabıyık
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rolü

Bu çalışmanın amacı, bilinçli farkındalığın hem çalışmaya tutkunluğa hem de psikolojik dayanıklılığa bir etkisinin olup olmadığını araştırmak, ayrıca bu etkileşimde işin anlamlılığının aracı bir rol üstlenip üstlenmediğini tespit etmeye çalışmaktır. Ayrıca bazı demografik özelliklere göre değişkenler açısından bir farklılık olup olmadığını belirlemek de çalışmanın alt amaçları arasında yer almaktadır. Çalışmanın verileri Türkiye genelinde çalışan 415 kargo çalışanından anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada dört ölçek kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik analizi için Cronbach alfa kat sayısına bakılmış, geçerliliği için ise açıklayıcı faktör analiz (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Farklılıkların tespiti için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirleyebilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Değişkenler arası etkileşimleri belirlemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Model testleri için yapısal eşitlik modellemesinden faydalanılmıştır. Verileri analiz edebilmek için SPSS ve AMOS programlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğu, psikolojik dayanıklılığı ve işin anlamlılığını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Diğer taraftan işin anlamlılığının da çalışmaya tutkunluğu ve psikolojik dayanıklılığı pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği saptanmıştır. Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rol üstlendiği de belirlenmiştir. Çalışmanın bu bulguları sonucunda bilinçli farkındalığın ve işin anlamlılığının çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisindeki önemi anlaşılmış, gelecek zamanda yapılacak araştırmacılara ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur.

Anlamlı işBilinçli farkındalıkPsikolojik dayanıklılık+4
Fırat Gültekin
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal imajın çalışanların işe adanmışlık düzeyindeki etkisinde yaşam doyumunun aracı rolünün incelenmesi

Bugünün kurumları için en önemli zorluklardan biri, çalışanların işlerine olan bağlılıklarını sağlamaktır. Özellikle nitelikli çalışanların yüksek düzeyde işe bağlılık göstermeleri, kurumlar için çeşitli olumlu sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden, çalışanların işe adanma düzeylerini etkileyebilecek faktörlerin incelenmesi önemlidir. İşe adanma, yalnızca iş ve çalışan arasındaki bir ilişki olarak değerlendirilmemeli, birçok faktörün bu sürece etki edebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda, kurum imajının da önemli bir unsur olduğu vurgulanmalıdır. Kurum imajı, yalnızca müşteriler üzerinde değil, aynı zamanda çalışanlar üzerinde de motive edici bir etki oluşturarak onların işe adanmışlığını ve yaşam doyumunu artırabilir. Bu doğrultuda, kurumsal imajın işe adanma düzeyini etkileyebileceği ileri sürülebilir. Ayrıca, kurum imajı ve işe adanma arasındaki etkileşimde, yaşam doyumunun aracı bir rol oynayabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılarak yapılan analizler sonucunda, kurumsal imajın alt boyutları olan güvenilirlik ve yenilikçiliğin, çalışanların işe adanmışlık seviyelerini anlamlı bir şekilde artırdığı görülmüştür. Özellikle güvenilirliğin, çalışanların enerjileri ile işlerine yoğunlaşma düzeylerini olumlu yönde etkilediği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, kurumsal imaj algısı ile işe adanmışlık arasındaki ilişkide yaşam doyumunun aracılık etkisinin performans alt boyutuyla sınırlı olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar, literatürle uyumlu olmakla birlikte, kurumsal imajın yenilikçilik boyutunun işe adanma üzerindeki pozitif etkisinin tespit edilmesi, literatüre yeni bir katkı sunmaktadır. Yaşam doyumunun aracılık rolü, çalışanların genel memnuniyet düzeylerinin iş performanslarını artırmada kritik bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırma, işverenlere çalışan bağlılığını güçlendirmek adına kurumsal imajın geliştirilmesi ve çalışanların yaşam memnuniyetine odaklanmaları gerektiği konusunda pratik öneriler sunmaktadır.

Kurum imajıYaşam doyumuİşe gönülden adanma
İsmail Biçme
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between perceived organizational support and work engagement

Research has shown that employees who feel supported by their organization are more engaged in their work. However, several studies have focused on the value of this support in organizations. The objective of this research was to identify the con-nection between perceived organizational support and work engagement. On one hand, the author looked at the components of this relationship, such as support from supervisors and coworkers. On the other hand, they examined how this relationship affected the commitment, performance, and job satisfaction of employees. Employ-ees from two companies (one private and one public) were given access to an online survey. Then, their direct supervisors assessed their performance. In total, 73 supervi-sors and 140 employees took part in the study. Our findings showed that perceived organizational support has a beneficial impact on work engagement, and this holds even when considering two other types of support (support from supervisors and support from coworkers). The conclusion of this study specifies that organizations will have to take into consideration support in the workplace, which is initially an essential element that employees often require. Furthermore, it allows for the im-provement of productivity. Keywords: Perceived Organizational Support, Work Engagement, Perceived Super-visor Support, and Perceived Coworker Support.

Perceived organizational supportFriend supportManegerial support+4
Hamda Djıbrıl Moussa
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin etik liderlik algısının işle bütünleşme ile olan ilişkisinde pozitif psikolojik sermayenin aracılık etkisi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye ve etik liderlik algılarının işle bütünleşmeye olan etkisinin belirlenmesi ve bu ilişkide pozitif psikolojik sermayenin aracılık rolünün bulunup bulunmadığını incelemektir. Ayrıca öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye ve etik liderlik algılarının işle bütünleşmeye olan etkisine dair öğretmen görüşlerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel tekniklerin bir arada kullanıldığı karma yöntem modellerinden sıralı açımlayıcı tasarım modeli kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünün örneklemi, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Gaziantep İli Şahinbey ve Şehitkamil Merkez ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 982 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada nicel veriler, Luthans ve vd. (2007) tarafından geliştirilen "Psikolojik Sermaye Ölceği", Yılmaz (2005) tarafından geliştirilen "Etik Liderlik Algısı Ölçeği, ve Schaufeli vd. (2002) tarafından geliştirilen Utrecht İşle Bütünleşme Ölçeği ile toplanmıştır. Nitel veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile nicel verilerin toplandığı okullardaki 24 öğretmenden toplanmıştır. Araştırmanın nicel kısmının analizinde yapısal eşitlik modeli analizi ile birlikte, regresyon, korelasyon ve betimsel analizleri; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye ve etik liderlik algıları ile işle bütünleşmeleri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye ve etik liderlik algılarının işle bütünleşmenin önemli bir yordayıcısı olduğu gözlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin etik liderlik algılarının işle bütünleşme ile olan ilişkisinde pozitif psikolojik sermayenin kısmi aracılık rolü olduğu bulunmuştur. Nitel araştırma sonuçlarına göre ise, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerinin; belirlenen hedeflere ulaşmada, zorluklara karşı farklı çözüm yolları üretmede, beklenen performansı yakalamada işle bütünleşmeyi olumlu etkileme durumu teyit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin algılarına göre etik liderlik özelliklerine sahip yöneticilerin, çalışma ortamındaki atmosferi olumlu etkilediği ve yöneticilerin göstermiş olduğu etik davranışların işle bütünleşmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Pozitif Psikolojik Sermaye, Etik Liderlik, İşle Bütünleşme

Etik liderlikLiderlikLiderlik modelleri+3
İsmail Eser
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleğe adanmışlık, örgütsel sadakat ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin incelenmesi: Sağlık çalışanları üzerine bir araştırma

Son yıllarda her sektörde işle ilgili çalışanların tutum ve davranışlarını ölçmeye yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle tıbbi uygulamalardaki değişimlerin de etkisiyle sağlık alanında yer alan çalışanların işleriyle ilgili algı, tutum ve davranışlarını ölçmeye yönelik araştırmaların yapılması hız kazanmaktadır. Sağlık kurumunun başarısı, bir iş gören olarak sağlık çalışanların gösterdiği çabayla büyük oranda ilgilidir. Bu nedenle son zamanlarda sağlık çalışanlarının motivasyon, iş doyumu, örgütsel vatandaşlık ve mesleğe adanmışlık durumlarını inceleyen araştırmalara ihtiyacın arttığı görülmektedir. Bu çalışmada örgütsel sadakat ile işten ayrılma niyeti ve mesleğe adanmışlık arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma Üsküdar'ın çeşitli hastanelerinde görevli sağlık personelinden anket yöntemiyle elde edilen veriler üzerinden yapılmıştır. Bu araştırmanın amacı, sağlık çalışanların mesleğe adanmışlık durumlarına etki eden faktörleri belirlemektir. Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının mesleğe adanmışlık ve örgütsel sadakat düzeyi ortalamaları orta, işten ayrılma niyeti düzeyi ortalaması ise zayıf düzeyde bulunmuştur. Mesleki adanmışlık ile örgütsel sadakat ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişki bulunmuştur. Buna göre işten ayrılma niyeti arttıkça örgütsel sadakat azalmakta, mesleki adanmışlık arttıkça örgütsel sadakat artmakta ve örgütsel sadakat düzeyi arttıkça işten ayrılma niyeti azalmaktadır. Mesleki adanmışlık arttıkça işten ayrılma niyeti azalmakta, örgütsel sadakat arttıkça işten ayrılma niyeti azalmaktadır. Mesleki adanmışlık düzeyi örgütsel sadakat arttırmaktadır. Mesleki adanmışlık ile örgütsel sadakat işten ayrılma niyeti azaltma yaptığı ortaya çıkmıştır. Genel mesleğe adanmışlık ile örgütsel sadakat arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur. Buna göre genel mesleğe adanmışlık arttıkça örgütsel sadakat artmaktadır. Sağlık çalışanlarının genel mesleğe adanmışlık düzeyine bakıldığında işten ayrılma niyeti düzeyini azaltmakta iken, örgütsel sadakat düzeyini arttırmaktadır. Sağlık çalışanlarının örgütsel sadakat düzeyine bakıldığında ise örgütsel sadakat, işten ayrılma niyeti düzeyini azaltmaktadır. Anahtar kelimeler: Mesleğe adanmışlık, örgütsel sadakat, işten ayrılma niyeti.

Sağlık personeliÖrgütsel bağlılıkİşe gönülden adanma+1
Hasan Hüseyin Aşkın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Zaman perspektifi ile işe adanmışlık ve örgütsel güven ilişkisinin incelenmesi: Adana Organize Sanayi Bölgesi'nde bir araştırma

Günümüz işletmelerinin karşı karşıya kaldığı rekabet ortamında başarılı olmak ve fark yaratabilmek için, çalışanların yadsınamaz bir önemi bulunmaktadır. Çalışanların zamanla ilgili algılarının, pek çok örgütsel çıktıyı etkilediği dikkate alındığında, bu örgütsel çıktılardan, iş performansı, finansal sonuçlar ve müşteri memnuniyeti ile ilişkili görülen işe adanmışlık kavramı ve örgütsel bağlılık, uzun vadeli karlılık ve verimlilik gibi faktörlerle ilişkili görülen örgütsel güven kavramı araştırma kapsamında incelenmiştir. Bu doğrultuda, bir kişilik özelliği olarak da değerlendirilen zaman perspektiflerini araştırmak ve zaman perspektiflerinin çalışanların işe adanmışlıkları üzerindeki etkisini ve hissedilen örgütsel güvenin bu ilişkideki aracılık rolünü incelemek bu çalışmanın ana amacıdır. Zaman perspektifinin demografik değişkenlerle ilişkisini incelemek ise araştırmanın bir diğer amacıdır. Ülke ekonomisine önemli katkılarından dolayı, çalışmamızın evreni Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde (AOSB) üretim yapan işletmeler olarak belirlenmiştir. Bu bölgede çalışmakta olan toplam 238 kişiye anket uygulanmıştır. Anket sonucunda toplanan veriler, uygun analiz yöntemleri ile analiz edilmiş, henüz Türkçe uyarlaması yapılmamış olan zaman perspektifinin olumsuz ve olumlu gelecek alt boyutlarının uyarlaması yapılmıştır. Zaman perspektifinin değişkenler üzerindeki etkisini ve aracılık etkisini araştırmak için regresyon analizleri ve zaman perspektifinin demografik değişkenlere göre farklılaşma durumunu araştırmak için ise t testi ve anova analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, zaman perspektifi alt boyutlarından dördünün (olumsuz geçmiş, şimdide hazcı, olumsuz gelecek, olumlu gelecek) işe adanmışlığı etkilediği ve örgütsel güvenin bu ilişkiye aracılık ettiği bulunmuştur. Demografik değişkenlerle ilgili yapılan analiz sonuçlarına göre olumsuz geçmiş zaman perspektifinin, eğitim, unvan, cinsiyet ve departmana göre farklılaştığı; şimdide hazcı zaman perspektifinin eğitim ve cinsiyete göre farklılaştığı; olumsuz gelecek zaman perspektifinin eğitim seviyesine, unvana ve departmana göre ve olumlu gelecek zaman perspektifinin ise yaşa göre farklılaştığı bulunmuştur. Çalışanların algılarının, bilişsel ve duygusal durumlarının iş sonuçlarına katkısı da göz önüne alındığında, çalışanların pozitif sonuçlar doğuran dengeli zaman perspektifine sahip olabilmeleri için, koçluk ve benzer uygulamalarla desteklenmeleri, bilinçli farkındalık egzersizleri veya eğitimlerine dahil edilmeleri, hem çalışanların hem de örgütlerin faydasına görülmektedir.

Organize endüstri bölgesiZaman yönelimiÖrgütsel adanma+3
Işıl Deniz Toker
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleğe adanmışlık ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin incelenmesi: Adıyaman Üniversitesinde bir uygulama

Mesleğe adanmışlık, çalışanın işe bağlılığını ifade eden bir kavramdır. Çalışanın işi hayatının merkezine koymasına işaret eder ve yaşamındaki önemini vurgular. İşten ayrılma niyeti ise çalışanların tatminsizliğini ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı mesleğe adanmışlık ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu bağlamda Adıyaman Üniversitesi çalışanlarına bir anket uygulaması yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde, katılımcıların mesleğe adanmışlık ve işten ayrılma niyeti seviyelerinin ortalama düzeyde olduğu ve bu iki değişken arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Mesleğe adanmışlık, İşten ayrılma niyeti, Adıyaman üniversitesi a sonra doldurulacaktır.

Mesleki bağlılıkÜniversite personeliİşe bağlılık+2
Abdulhamit Bilgiç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kuşakların (X, Y ve Z) iş değerleri ve yönetici davranışları algısının işe adanma tutumları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Günümüzde kuruluşlar, hızla değişen ve gelişen teknolojik yenilikler, inovasyon sürecinin merkezinde olan rekabet koşulları, çeşitlilik kazanan işgücü, kültürel etkileşimleri artıran küreselleşme gibi faktörlerin arasında varlığını sürdürebilmek adına yeniliklere uyum sağlamak zorundadır. Yeniliklere adapte olarak teknolojik gelişmeleri kuruluş faaliyetlerine entegre eden işletmelerin gelişmeye ve büyümeye daha yatkın olduğu söylenebilir. Kuruluşlarda bu büyüme ve gelişmeyi destekleyen en önemli faktörler arasında kuruluşun çalışanları yer alır. Çalışanların farklı kültürlerden, farklı inançlardan ve farklı yaş gruplarından oluşuyor olması, organizasyonların bu çeşitliliği verimli bir şekilde değerlendirmesini gerekli kılmaktadır. Farklı yaş grupları arasındaki geniş yaş aralığı farklı kuşakların bir arada çalıştığını göstermektedir. Bunlarla beraber, çalışanların kuruluşa olan bağlılığı ve işe adanma durumu önem arz eden bir konudur. Yapılan araştırmalara göre işe adanmayı sağlayan çeşitli faktörlerin varlığı söz konusudur. Çalışmamızda bu faktörler arasında yer alabilecek farklı kuşaktan çalışanların iş değerlerinin ve yönetici davranışlarının işe adanma tutumu üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmamız, kesitsel anket çalışması ile X Kuşağı, Y Kuşağı ve Z Kuşağı iş değerleri ve yönetici davranışları ile işe adanma arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. 384 katılımcı arasında %19 X Kuşağı, %50 Y Kuşağı, %30 Z Kuşağı vardır. Anket sonucunda toplanan verilerle, iş değerleri ve yönetici davranışlarının işe adanma üzerindeki etkisini belirlemek için regresyon analizi, kuşaklar ile diğer araştırma değişkenleri arasındaki farklılaşmanın anlamlı olup olmadığını tespit etmek için ise anova analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, iş değerleri ve yönetici davranışlarının işe adanma üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Farklı kuşaklar ile iş değerleri, yönetici davranışları ve işe adanma arasında anlamlı bir farklılaşma bulunamamıştır.

Kuşak farklılıklarıKuşaklarX kuşağı+6
Sena Şentürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer tatmini ile işe adanmışlık ilişkisi: Manisa ilindeki kamu çalışanları üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, Manisa ilinde istihdam edilen kamu çalışanlarının kariyer tatmini ile işe adanmışlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda anket tekniği kullanılarak 334 kişilik bir örneklem üzerinde araştırma yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formu, iki ölçek ve örneklemin demografik yapısını belirlemeye yönelik hazırlanmış sorulardan oluşmaktadır. Araştırmada kariyer tatmini ile işe adanmışlık ve alt boyutları arasındaki ilişkiyi saptamak için korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada bireylerin işe adanmışlıklarını ölçmek için Schaufeli ve diğerleri (2002) tarafından geliştirilen ve Turgut (2011) tarafından Türkçeye çevrilmiş Utrecht İşe Adanmışlık Ölçeği kullanılmıştır. Kariyer tatminlerini ölçmek için ise Greenhaus ve diğerleri (1990) tarafından geliştirilen kariyer tatmini ölçeği kullanılmıştır. Her iki ölçeğin de geçerlilik ve güvenilirlik değerlerinin istatistiki olarak uygun olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda kariyer tatmini ile işe adanmışlık ve alt boyutları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bir diğer önemli bulgu ise kariyer tatmininin bireyin işe adanmışlık seviyesini belirlemede anlamlı bir değişken olduğudur. Buna göre araştırma sonuçları bireyin kariyerinden tatmin olma seviyesinin, işe adanmışlık seviyesinde de etkili olduğunu istatistiksel olarak ispatlamaktadır. Anahtar kelimeler: kariyer tatmini, işe adanmışlık, kamu çalışanları

Kamu personeliKariyerKariyer tatmini+3
Hande Nur Güneş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Proaktif kişiliğin işe tutkunluk üzerindeki etkisinde yenilikçi davranışın aracı rolü

Bu araştırma, proaktif kişiliğin işe tutkunluk üzerindeki etkisi ve bu etkide yenilikçi davranışın aracılık rolünün tespit edilmesi amacıyla yazılmıştır. Hemşirelerin iş yerlerinde birçok ani durumlarla karşılaştıklarından dolayı veri toplanacak meslek grubu olarak hemşireleri seçmiş bulunmaktayız. Bu sebepten Malatya eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan 299 hemşire araştırmanın çalışma grubudur. Proaktif kişiliğin işe tutkunluk üzerindeki etkisi ve bu etkide yenilikçi davranışın aracılık rolünü tespit etmek için 31 maddelik bir anket uygulanmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm sosyo demografik özelliklere ilişkin ifadeler, ikinci bölümde ise ölçeklere ait ifadeler yer almaktadır. Anket formu aracılığıyla ulaşılan veriler "SPSS 26.0" "AMOS 26" ve "PROCESS MACRO 4.1" paket programında analiz edilmiştir. Araştırmanın tanımlayıcı istatistikleri sayı ve yüzdelerle ifade edilmiştir. Proaktif kişilik, yenilikçi davranış ve işe tutkunluk arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon analiziyle değerlendirilmiştir. Ayrıca hipotez testlerine yönelik regresyon analizlerine yer verilmiştir. Bu analizler sonucunda proaktif kişiliğin işe tutkunluk üzerindeki etkisi olduğu ve bu etkide yenilikçi davranışın aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Kuruluşlara yenilikçi davranışı teşvik eden bir iş yeri oluşturulması önerilmektedir. Diğer araştırmacılara ise değişkenler arasındaki ilişkide otantik liderlik, örgütsel iletişim becerileri ve örgütsel değişime açıklık gibi kavramların etkisi araştırması önerilmektedir.

Proaktif kişilikYenilikçi iş davranışıÖlçekler+1
Ömer Çavuş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile değişime dirençleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma ile okul öncesi ve ilköğretim öğretmenlerinin işle bütünleşme düzeyleri ile değişime dirençleri arasındaki ilişkilerin araştırılması amaçlanmaktadır. Bu araştırma ile örgütsel alan yazında yeni sayılan pozitif örgütsel davranış yaklaşımının değişime direnci açıklamadaki rolü ortaya konmuştur. Bu sayede alanyazına pozitif psikoloji açısından bir bakış kazandırılarak yeni araştırmalar için kapı açılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu ili ve ilçelerindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarda görev yapan okul öncesi, sınıf ve branş öğretmenleri oluşturmuştur. Çalışma okul öncesi ve ilköğretim öğretmenlerinin işle bütünleşme düzeylerinin değişime dirençleri ile ilişkisini incelemiştir. Bu doğrultuda nicel araştırma modeli içinde ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Ölçme araçları tek form halinde okullara bizzat araştırmacı tarafından dağıtılmış ve toplanmıştır. Araştırmaya veri toplama sürecinde katılımcılara ait demografik bilgileri edinmek amacıyla bir kişisel bilgiler formu ile bağımlı ve bağımsız değişkenlere yönelik verileri elde etmek için Utrecht İşle Bütünleşme Ölçeği ve Değişime Direnç ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama araçlarıyla elde edilen veriler üzerinden ele alınan amaçlar doğrultusunda t testi, ANOVA ve Regresyon analizi yapılmıştır. Bu analizler SPSS v.22 kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre kadın ve erkek öğretmenler işleri ile benzer düzeyde bütünleşirken değişime farklı düzeylerde direnmektedirler. Sınıf öğretmenleri branş öğretmenlerine göre, 21 yıl ve üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenler 1-10 yıl ve 11-20 yıl arası mesleki kıdeme sahip öğretmenlere göre, yüksekokul mezunu öğretmenler lisans ve lisansüstü mezunu öğretmenlere göre daha fazla işleriyle bütünleşmektedirler. Aynı zamanda öğretmenlerin değişime karşı direnme tutumları görev, mesleki kıdem ve mezuniyete göre birbirlerine yakın düzeydedir. Değişime direnç ile işle bütünleşme çok zayıf düzeyde ters yönde anlamlı bir biçimde ilişkilidir ve işle bütünleşme düzeyi değişime direnç üzerinde anlamlı bir yordayıcıdır.

BütünleşmeDeğişime dirençDeğişime direnç+3
Semiyya Nur Çelik
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Milletlerin gelişmelerinin en önemli unsurlarından biri eğitimdir. İyi bir eğitim sistemine sahip olmak, dünyada ve bulunduğu coğrafyada söz sahibi olmak isteyen bir ülke için anahtar bir role sahiptir. Eğitim sistemi içinde yer alan unsurların gözden geçirilmesi, sorunların tespit edilmesi ve bu sorunların çözümüne yönelik süreçler geliştirilmesiyle sürdürülebilir bir eğitim sistemi mümkün olabilir. Eğitim sistemi içerisinde yer alan en önemli unsurların başında öğretmenler gelmektedir. Öğretmene yapılacak her türlü yatırım eğitimin her safhasında olumlu katkılar sağlayacaktır. Öğrencilere ve topluma önderlik eden öğretmenlerin işleri ile bütünleşik ve çalışma örgütlerine bağlı olmaları sürdürülebilir bir eğitim sistemi için önemlidir. Bu nedenle öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki incelenmesi gereken bir konudur. Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi inceleyen bu araştırma, Milli Eğitim Bakanlığı'nda çalışan sınıf öğretmeni ve branş öğretmeni olarak görev yapan 565 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yapılmıştır. Araştırmada Veriler Utrecht İşle Bütünleşme Ölçeği (Utrecht Work Engagement Scale) ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılarak toplanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinin doğruluk oranı %95 olarak kabul edilmiş ve SPSS v.22 paket program kullanılmıştır. Çalışmanın parametrik olduğu belirlenmiş ve çalışmada aritmetik ortalama, yüzdelik, standart sapma, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson momentler çarpım korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda katılımcıların işle bütünleşme düzeyleri yüksek, örgütsel bağlılık düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmüştür. Bununla birlikte işle bütünleşmeyle örgütsel bağlılık arasında çok zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki söz konusuyken, İşle bütünleşmenin örgütsel bağlılık üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu tespit edilmiştir.

Örgütsel bağlılıkÖrgütsel bütünleşmeÖğretmenler+1
Mehmet Özkeskin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile okul iklimi ve öğretmen liderliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin işle bütünleşme düzeyleri ile okul iklimi algıları ve öğretmen liderliği arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu doğrultuda, araştırmada öğretmenlerin araştırma değişkenlerine yönelik algılarının ne düzeyde olduğu; işle bütünleşmeye dönük görüşlerinin görev, cinsiyet, eğitim durumu ve mesleki kıdeme göre anlamlı şekilde farklılık gösterip göstermediği; işle bütünleşme ile okul iklimi ve öğretmen liderliği algıları arasında anlamlı ilişkiler olup olmadığı; okul ikliminin ve öğretmen liderliğinin işle bütünleşmenin anlamlı bir yordayıcısı olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmış olup okul iklimi ve öğretmen liderliği değişkenlerinin öğretmenlerin işle bütünleşmeleriyle ilişkilerini gösteren bir hipotez model test edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılında Kastamonu, Çankırı, Sinop il ve ilçelerinde görev yapan 267 ilköğretim ve okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Utrecht İşle Bütünleşme Ölçeği, Okul İklimi Ölçeği ve Öğretmen Liderliği Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: (1) Araştırmaya katılan öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyi yüksektir. (2) Yapılan regresyon analizi sonucunda öğretmen liderliği, işle bütünleşmenin anlamlı bir yordayıcısıdır. (3) Okul iklimi, işle bütünleşmenin anlamlı bir yordayıcısıdır. (4) İşle bütünleşme düzeyleri, demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar göstermemektedir."

LiderlikOkul iklimiÖğretmenler+1
Batuhan İnanır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışmaya tutkunluğun iş ve yaşam tatmini üzerine etkisi

Bir işletmenin devamlılığı ve verimliliği, çalışan performansının verimliliği ile ilgilidir. İşletmeler, tüm yeteneklerini ve tecrübelerini kuruluşlarına ayırmaya istekli olan, tatmin düzeyleri yüksek, çalışmaya tutkun çalışanlar işe almayı tercih ederler. Çünkü bu çalışanlar daha üretken olurlar ve tüm kapasitelerini çalışmalarına adarlar. Çalışmaya tutkunluk, iş tatmini ve yaşam tatmini kavramları, son yıllarda büyük ilgi gören bir konu haline gelmiştir ve günümüzün değişen iş ortamında daha fazla önem kazanmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı çalışmaya tutkunluğun iş ve yaşam tatmini üzerine etkisinin irdelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırma Kastamonu ilinde yer alan bir tekstil firmasındaki çalışanlardan oluşan 303 kişi üzerinde anket yoluyla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilere SPSS programı kullanılarak faktör analizleri uygulanmış ardından korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, çalışmaya tutkunluğun iş ve yaşam tatminini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda çalışmaya tutkunluğun alt boyutları olan canlılık, adanmışlık ve odaklanma boyutlarından canlılık boyutunun, iş tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi görülmezken, adanmışlık ve odaklanma boyutlarının pozitif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Çalışmaya tutkunluğun alt boyutları ve yaşam tatmini üzerine etkisi incelendiğinde ise, odaklanma boyutunun yaşam tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi görülmezken, canlılık ve adanmışlık boyutlarının pozitif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca iş ve yaşam tatmini arasında da pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Yaşam doyumuÖlçeklerİş doyumu+2
Çiğdem Bekiroğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mütevazı liderliğin görev performansı üzerindeki etkisinde işle bütünleşme ve öz yeterliliğin aracılık rolü: Milletvekili danışmanları üzerinde bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, algılanan mütevazı liderliğin görev performansı üzerindeki etkisini ve bu etkide işle bütünleşme ve öz yeterliliğin aracılık rolünü incelemektir. Araştırma, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapan milletvekili danışmanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 173 milletvekili danışmanı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak yapılan analiz sonucunda, mütevazı liderliğin görev performansını pozitif yönde ve anlamlı bir şekilde etkilediği görülmüştür. Bunun yanında, mütevazı liderliğin işle bütünleşme ve öz yeterlilik üzerinde de pozitif yönde ve anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, işle bütünleşme ve öz yeterliliğin görev performansı üzerinde pozitif yönde ve anlamlı etkileri olduğu bulunmuştur. Aracılık analizleri sonucunda, işle bütünleşme ve öz yeterliliğin mütevazı liderlik ile görev performansı arasındaki ilişkide tam aracılık rolü oynadığı belirlenmiştir. Bu bulgular, algılanan mütevazı liderliğin çalışanların görev performansını artırmada önemli bir rol oynadığını ve bu etkinin işle bütünleşme ve öz yeterlilik aracılığıyla gerçekleştiğini göstermektedir. Araştırma sonuçları, örgütlerde mütevazı liderlik uygulamalarının teşvik edilmesinin, çalışanların işle bütünleşme düzeylerini ve öz yeterlilik algılarını artırarak görev performanslarını yükseltebileceğini ortaya koymaktadır.

Görev performansıÖz yeterlilikİş performansı+1
Ayşe Beste Bilgin
Ankara Science University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Hata yönetimi kültürü işe cezbolma ve örgütsel yaratıcılık arasındaki ilişkiler

Bu araştırmanın amacı, hata yönetimi kültürü ve işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılığa etkilerini belirlemektir. 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Elazığ il merkezindeki 5 eğitim bölgesinde bulunan ilkokul ve ortaokullarda görevini sürdüren 747 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel desenlerin bir arada kullanıldığı karma yöntemlerden sıralı açımlayıcı desen kullanılmıştır. Nicel desende, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkiseltarama modeli için ilk olarak, ölçek geliştirme adımlarına uygun olarak "Hata Yönetimi Kültürü" ölçeği geliştirilmiştir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonrasında ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Geliştirilen ölçekler ile birlikte "İşe cezbolma" ve "Örgütsel Yaratıcılık" ölçekleri için de doğrulayıcı faktör analizi yapılarak geçerliliği ve güvenirliği doğrulanmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde, veri elde etmek için vignette tekniği ile hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler içerik analizi kulanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada hata yönetim kültürü ile işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkilerini ölçmek amacıyla yapısal eşitlik ve çoklu regresyon analizi, bu kavramlar arasındaki ilişkiyi ölçmek için de korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın devamında işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisinde hata yönetimi kültürünün aracılık rolü olduğu düşünülerek aracılık analizi yapılmıştır. Ayrıca bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizleri de yapılmıştır. Araştırmada, hata yönetimi kültürü ile işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılık ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Hata yönetimi kültürü ve işe cezbolma örgütsel yaratıcılığı pozitif yönde, anlamlı ve zayıf düzeyde yordamaktadır. Yapılan aracılık analizinde ise, işe cezbolma davranışlarının örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisinde hata yönetimi kültürünün anlamlı bir şekilde kısmi olarak aracılık yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise, öğretmenlerin hataları yönetme konusunda yetkin olduğu, hataları paylaştıkları, yöneticilerin hatalara yönelik olumlu tepkiler verdiği, öğretmeni işine cezb eden etkenlerin çoğunlukta olduğu, öğretmenlerin mesleklerini anlamlı bulduğu, öğretmenlerin bireysel yaratıcılık davranışlarına sahip olduğu, okulda toplumsal ve yönetsel yaratıcılık davranışlarının da olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Hata Yönetimi Kültürü, İşe cezbolma, Örgütsel Yaratıcılık

Hata yönetimiOrtaokul öğretmenleriÖrgütsel yaratıcılık+5
Zülküf Nanto
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarında işe angaje olma, yenilikçi iş davranışı ve anlamlandıran liderlik ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı sağlık çalışanlarında işe angaje olma, yenilikçi iş davranışı ve anlamlandıran liderlik arasındaki ilişkiyi tespit etmek, sosyodemografik özelliklere göre farklılıklarını ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini Ankara'da yer alan dört kamu hastanesinde görev yapan 800 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak katılımcılara yönelik sosyodemografik sorular, "İşe Angaje Olma Ölçeği", "Yenilikçi İş Davranışı Ölçeği" ve "Anlamlandıran Liderlik Ölçeği" kullanılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda; işe angaje olma, yenilikçi iş davranışı ve anlamlandıran liderlik arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde yüksek düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Regresyon analizi sonucunda; anlamlandıran liderliğin yenilikçi iş davranışı üzerindeki toplam varyansın %70,5'ini açıkladığı keşfedilmiştir. Günümüz küresel rekabet koşullarında sağlık çalışanlarının işe angaje olma düzeylerinin ve anlamlandıran liderlik algılarının arttırılması ve bu sayede yenilikçi iş davranışı sergileyen personel potansiyelinin yükseltilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda liderlere eğitimler ve seminerler verilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Ayrıca çalışanların beklentilerini ve gözlemlerini ifade edebileceği toplantılar yaparak aktif katılımların sağlanması önerilmektedir.

Yenilikçi davranışİşle bütünleşme
Kübranur Kocakaya
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

An investigation of the relationship between EFL teachers' engagement levels and their social- emotional competencies

The purpose of this study was to examine the correlation between teacher engagement levels and social-emotional competencies in EFL (English as a Foreign Language) teaching. This study also aimed to investigate whether there are significant differences in English language teachers' engagement levels and social-emotional competencies depending on their demographic characteristics such as gender, school type and years of experience. The Research design of the study was based on the survey method. The research sample constituted of 120 Turkish EFL teachers working in Kırşehir. Our data analysis was carried out using the statistical software of SPSS, and the results were presented in tables, figures, and text. In this study, both descriptive and inferential statistics were used to analyze the data. The findings indicated that the majority of EFL teachers showed moderate to high levels of engagement in the classroom and developed adequate social-emotional competencies. The results of this study also uncovered that EFL teachers' social-emotional competencies significantly differ by gender. Teachers' gender was found to play a role in the development of their social-emotional competencies. Besides, teacher engagement and social-emotional competencies were not found to differ significantly by school type and years of experience.

Branch teachersEmotional competenceSocial self-efficacy+6
Tuğba Ulucan Kurt
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sosyal sermaye düzeyleri ile işe angaje olma düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin sosyal sermaye düzeylerine ve işe angaje olma düzeylerine ilişkin görüşlerini belirlemek ve bu değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ortaya koymaktır. Nicel araştırma yöntemi ve ilişkisel tarama modelinde yapılan bu araştırmada 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bolu ili Gerede ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan 451 öğretmen araştırmanın çalışma evrenini oluşturmaktadır. Tesadüfi örnekleme yöntemlerinden basit tesadüfi örneklem yöntemi ile 250 öğretmene ulaşılarak örneklerin çalışma evrenini temsil etmesi sağlanmıştır. Araştırma online olarak yürütülmüştür. Araştırmada öğretmenlerin görüşlerine ilişkin gerekli verileri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", "Sosyal Sermaye Ölçeği" ve "İşe Angaje Olma Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlerin Sosyal Sermaye Ölçeği ve alt boyutlarından, İşe Angaje Olma Ölçeği ve alt boyutlarından aldıkları puanların; cinsiyet, öğrenim durumu ve branş türü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için Mann Whitney-U testi, yaş, mesleki kıdem, eğitim kademesi değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ise Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Ayrıca sosyal sermaye ve işe angaje olma ölçekleri arasındaki ilişkiyi saptamak için Spearman's rho korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Manidarlıklar 0.05 düzeyinde sınanmış ve bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak sunulmuştur. Araştırma sonucuna göre; öğretmenlerin sosyal sermaye düzeyleri ve işe angaje olma düzeyleri toplam puanları "yüksek" düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sosyal sermaye düzeyleri ile işe angaje olma düzeyleri arasında yüksek şiddetli, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu; öğretmenlerin sosyal sermaye düzeylerinin artmasıyla işe angaje olma düzeylerinin de pozitif ve anlamlı bir şekilde artacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Sosyal Sermaye, İşe Angaje Olma

Sosyal sermayeÖlçeklerÖğretmenler+2
Onur Altun
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin iş aile çatışması ile işle bütünleşme düzeyleri arasındaki ilişki (Bolu ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin iş aile çatışması ve işle bütünleşme düzeylerini saptamak ve bu değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırma modeli, ilişkisel tarama şeklindedir ve nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bolu ili Merkez ilçesinde devlet ortaokullarında görev yapan 683 öğretmen oluşturmaktadır. Basit olasılıklı örnekleme yöntemiyle 455 öğretmene ulaşılarak örneklemin çalışma evrenini temsil etmesi sağlanmıştır. Araştırma pandemi koşulları nedeniyle çevrimiçi olarak yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, İş Aile Çatışması Ölçeği ve Öğretmenler İçin İşle Bütünleşme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiş ve verilerin analizinde parametrik testler kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin iş aile çatışması düzeylerinin düşük olduğu, iş aile çatışmasının aile iş çatışmasından daha çok yaşandığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin iş aile çatışmasına ve işle bütünleşmeye yönelik görüşlerinin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, branş, öğrenim durumu, haftalık ders yükü, medeni durum, evlilik süresi, çocuk sayısı ve eşin çalışma durumu değişkenlerine göre anlamlı fark gösterdiği saptanmıştır. İş aile çatışması ve işle bütünleşme arasında negatif yönlü orta seviyede ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

BoluOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+4
Arzu Memiş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan örgütsel destek ve işe adanma üzerine nitel bir araştırma: Bankacılık sektörü örneği

Bankacılık sektörü çalışanları üzerinde gerçekleştirilen bu çalışma, Türkiye İstanbul ilinde bulunan bir bankanın çalışanları arasından seçilen 10 kişiyle yürütülmüştür. Nitel araştırma yöntemlerinden uygun tasarlanan bu çalışmada yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile veriler toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek araştırma bulguları elde edilmiştir. Bulgular değerlendirilerek araştırma sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre incelenen kurumda çalışanların örgütsel destek algılarının yüksek olduğu, kurumun destekleyici örgüt niteliklerine uygun politikalar izlediği, çalışanların büyük çoğunluğunun desteklendiklerini algıladıkları, yaratılan bu ortamdan işe adanmanın olumlu etkilendiği ve çalışanların işe adanmış oldukları belirlenmiştir. Kurumun; sosyal destek, etkili liderlik, işin niteliğine uygun kişi belirleme, personel güçlendirme ve kişisel gelişim fırsatları aracılığıyla çalışanlarda güven, değer, kalıcılık, önem ve gönüllülük hissi yaratarak örgütsel destek algısı sağladığı görülmüştür. Kurum tarafından yaratılan destekleyici örgütün ise işe adanmayı belirleyen öncülleri ortaya çıkardığı anlaşılmıştır. Kurum, çalışanlarına destekleyici bir örgüt sunarken aynı zamanda işe adanmayı sağlayacak temel belirleyenleri de iş ortamına katmaktadır. Böylece algılanan örgütsel destek, işe adanmayı sağlayan faktörleri meydana getiren bir işlev görmektedir. Aynı zamanda işe adanmanın örgütsel faktörlerini olumlu hale getirmek örgütsel destek algısı sağlamaktadır. Katılımcıların verdikleri örneklerde sıklıkla; pandemi zamanında alınan maddi ve manevi desteklere, ödül-terfi sisteminin cömert, adil ve etkin olduğuna, kişisel gelişim fırsatlarının yoğunluğuna, iş dışı etkinliklere yönelik uygulamaların çokluğuna, kişi niteliklerinin işin gerekleriyle uyumuna ve liderlerin sorun çözücü, destekleyici niteliklerine rastlanmaktadır. Elde edilen bu sonuçlar önemli olmakla birlikte bankacılık sektörü açısından da yol göstericidir.

Algılanan örgütsel destekBanka çalışanlarıBankacılık+6
Pelin Bayram
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects