Television serials

217 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Türk TV suç dizilerindeki antagonist karakterler aracılığıyla güvenlikleştirmenin Gramscian analizi: İz peşinde, Yılan Hikâyesi, Arka Sokaklar, Behzat Ç., İsimsizler ve Börü

The relationship between popular culture and politics has started to attract more attention with the spread of mass media and today's world becoming a visual and auditory showground; in other words, popular culture has become more important than ever in conveying the ideology of the ruling class. Popular culture products are instrumental in the reproduction and maintenance of economic, political, and cultural values in motion. The role of TV is still important in this context, given its prevalence and broad audience. In this thesis, it is examined how securitization practices play a role in the reproduction and maintenance of common sense in the Gramscian sense, in the context of six crime series broadcast on Turkish TV. For this purpose, the criminal profiles in the TV series İz Peşinde, Yılan Hikâyesi, Behzat Ç., Arka Sokaklar, İsimsizler, and Börü were categorized with the help of content analysis based on their names, nicknames, genders, professions, family backgrounds, educational backgrounds and the nature of the crimes they committed, and accordingly, certain stereotypes were determined. In the research, it was concluded that the criminals in the selected TV series were exposed to visual securitization through these stereotypes. In addition, it has been determined that these securitization practices are in parallel with the socio-political conjuncture of the period and reproduce common sense by repeating the dominant discourses. Keywords: Popular Culture, Common Sense, Securitization, Crime, TV series

AntogonisticSequencesGramsci, Antonio+6
Emine Tuğçe Sarı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir halkla ilişkiler ortamı olarak televizyon dizilerinde kent imajı

Bu çalışma kent imajı yaratma sürecinde televizyon dizilerinin rolünü ortaya koymak amacıyla literatür tarama, içerik analizi, anket uygulama ve odak grup görüşmesi teknikleri kullanılarak gerçekleştirildi. Kent imajı ölçüm modeli olarak Modelling of City Image; The Case Of Granada çalışmasında belirlenen 12 ölçüt kullanıldı. Mardin uzamlı "Bir Bulut Olsam", "Adını Kalbime Yazdım" ve "Aşktan Kaçılmaz" isimli televizyon dizilerinin ulusal kanallarda yayınlanan bölümlerine Granada çalışması dayanak alınarak elde edilen kategoriler ile içerik analizi uygulandı. İçerik analizi bulguları temel alınarak oluşturulan anket formu Tekirdağ ilinde 387 katılımcı ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirildi. Örneklem kümesi en az bir Mardin uzamlı televizyon dizisini izlemiş, Mardin'e daha önce hiç gitmemiş ve 18 yaş üstü katılımcılardan oluşturuldu. Anket sonuçları SPSS programında analiz edildi. Anket uygulamasının sonuçlarına göre Mardin uzamlı televizyon dizisi izleyen katılımcıların Mardin kent kimliği öğelerinden sosyal problemler, kültür, iş kültürü, eğitim ve üniversite, kentin mimari ve kent cazibesi, yargılarına ilişkin görüş sahibi olduğu bulgusuna ulaşıldı. Buna karşılık ise katılımcıların, tarihi miras, çevre, ulaşım, trafik ve iletişim, hizmet yelpazesi kategorilerine ilişkin kimlik öğelerine ilişkin görüş sahibi olmadığı belirlendi. Anket çalışmasının yanı sıra Granada ölçütleri esas alınarak Tekirdağ'da bulunan, 18 yaş üstü, Mardin uzamlı en az bir televizyon dizisini izleyen ve Mardinli veya Mardin'de daha önce bulunan 9 katılımcı ile odak grup görüşmesi gerçekleştirildi. Televizyon dizilerinde yer alan Mardin kent imajı ile odak grup katılımcılarının Mardin kent imajı algıları karşılaştırılarak değerlendirildi. Buna göre odak grup katılımcıları televizyon dizilerinde yansıyan Mardin kent imajı bulgularına karşı eleştirel yaklaşımları kayıt altına alındı. Görüşme sonuçları ve anket bulguları sistematik biçimde sıralanırken değerlendirildi. Bu bağlamda araştırma sonucunda bir halkla ilişkiler ortamı olarak televizyon dizilerinin kent imajı oluşum sürecinde kentin sosyal problemleri ve kültürel değerleri, kentin mimari kent cazibeleri, ekonomi, ticaret ve eğitim verilerinin bilinirliği noktasında rolü olduğu verisi elde edildi.

Halkla ilişkilerHalkla ilişkiler yöntemleriKurum imajı+4
Hicran Özlem Ilgın
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Günümün Türk dizilerinde hegemonik erkeklik temsili: Diriliş "Ertuğrul", Söz, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizilerinin analizi

Günümüz Türk Dizilerinde Hegemonik Erkeklik Temsili: Diriliş "Ertuğrul", Söz, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Dizilerinin Analizi hegemonik erkeklik kavramı bağlamında erkek karakterlerin kişilik ve fiziksel özellikleri, hegemonik erkek söylemi ve hegemonik erkek temsili incelenmiştir. Bu bağlamda seçilen örnek yapımlar 'Eleştirel Söylem Analizi' sonuçlarına göre değerlendirilmiştir. Oluşturulan tablo ile "Dizilerin türü, konuları ve ana karakterleri, ana karakterin fiziksel görünümleri ve psikolojik betimlemeleri, sosyal yaşamdaki konumları, bu dizilerdeki erkek karakterlerin diğer karakterlerle ilişkisi, hegemonik erkekliğe dair söylemler, hegemonik erkekliğin temsili" kriterleri derinlemesine incelenmiştir. Sonuç olarak, en çok izlenen dizilerin ana karakterleri erkektir. Dizilerdeki erkek karakterler güçlü, akıllı, çevresi tarafından sevilen ve saygı gören özelliklere sahiptir aynı zamanda ana karakterlerin argo kullanmayı seven ve hegemonik oldukları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Söylem Analizi, Hegemonik Erkeklik, TV Dizileri

DizilerEleştirel söylem çözümlemesiHegemonik erkeklik+3
Eren Avnos
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür ürünü olarak dizilerde psikolog temsili: Çocuklar Duymasın örneği

Bu araştırmada popüler kültür ürünü olan televizyon dizisi Çocuklar Duymasın'da psikoloğun temsil ediliş biçimi incelenmiştir. Çalışmada dizinin ilk sezon bölümleri incelenmiş ve psikolog karakterinin gösterildiği ve psikolog karakterine yönelik söylemlerin olduğu sahneler incelenmiş ve öne çıkan sunumlar doğrultusunda temsil değerlendirilmiştir. Araştırmada ruh sağlığı profesyoneli olarak psikoloğun ve mesleğin bu dizide nasıl temsil edildiği sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kuramsal bir çalışmadan oluşmaktadır. Birinci bölümde popüler kültür ve televizyon, ikinci bölümünde ise ruh sağlığı çerçevesinde, dünyada ve ülkemizde ruh sağlığı çalışmaları ve profesyonellerinin mesleki çalışma alanları ve ruh sağlığının medyadaki sunumu ve damgalama problemi üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde Çocuklar Duymasın dizisinin bölümleri içerik çözümleme yöntemi ile incelenmiştir. Dizinin birinci sezonda yayınlanan 24 bölümü incelemeye alınmıştır.

DizilerMesleki değerPopüler kültür+6
Yağmur Topuz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Uyarlama dizilerdeki kültürel farkların küyerelleşme ve toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında temsili: Desperate Housewives / Umutsuz Ev Kadınları örneği

21. yüzyılda artık dünya kesin ve keskin tanımların yeri olmaktan çıkmak üzeredir. Birçok kavram ve tanım başka kavramların içinde kendine yer bulmaktadır. Karşıtlarını da içeren kavramlar kullanılması daha uygun görülmektedir. İşte tam da bu nedenle küreselleşme olgusu eski popülerliğini kaybetmeye başlamış gibi görünmektedir. Bu olgu yerine artık daha sıklıkla duyduğumuz bir başka olgu söz konusudur: Küyerelleşme. Bu kavram içinde hem küreselleşmeyi hem de yerelleşmeyi barındırmaktadır. Bu çalışmada, Amerika'da 2004 yılında yayınlanan "Desperate Housewives" adlı dizi ile bu dizinin birebir uyarlaması olan, 2011 yılında da Türkiye'de yayınlanmaya başlanan "Umutsuz Ev Kadınları" dizisi karşılaştırılarak incelenmektedir. Bu analiz; iki farklı kültürün ürünü olan bu iki dizide karşımıza çıkan kültürel farklılıkların ve benzerliklerin tespit edilip, var olan farklılıkların ve benzerliklerin küyerelleşme sürecinde toplumsal cinsiyet rolleri açısından incelenmesini içermektedir. Dizinin ana karakterlerinin kadın olmasından ve izler kitlesinin de kadınlar olarak hedeflenmiş olmasından yola çıkılarak, çalışmada toplumsal cinsiyet kavramı üzerinde durulacaktır. İki farklı kültürde kadının yeri, kadının rolü, kadının temsili gibi kavramlar üzerinden dizi incelenmeye çalışılacaktır.

Amerika Birleşik DevletleriCinsel kimlikKadınlar+4
Çağla Çavuşoğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon dizilerinde oryantalizm etkisi; Muhteşem Yüzyıl dizisinde Harem temsili

Televizyon ekranları, toplumun tarihi öğrendiği en önemli araçlardan birisidir. Televizyon, özellikle hazır bilgiye alışmış olan seyirciye sürekli enformasyon sunar. Sunduğu enformasyonların biri de tarihi kurgulardır. Bu yönüyle bir tarihi yapım milyonlarca kişiye ulaşarak tarihin yeniden inşasını sağlamaktadır. Son yıllarda gerek televizyonda, gerekse beyaz perdede Osmanlı tarihini anlatan yapımlar artmıştır. Özellikle tarihi ele alan dönem dizileri kimi zaman anakronik kimi zaman ise söylem yönüyle eksiklere, hatalara düşebilmektedir. Televizyon izleyicisi ise çoğu zaman ekranda gördüğü kurguyu araştırma gereksinimi duymaz ve böylece doğru ya da yanlış, televizyondaki enformasyonu belleğine alır. Ulus kimliğinin oluşmasında tarih bilinci, inancı oldukça önemlidir. Bu bağlamda, bu çalışmada son dönemlerin en popüler dizilerinden olan 10. Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın yaşamını ekranlara yansıtan "Muhteşem Yüzyıl" dizisi incelenecektir. Dizinin kurgusuyla, Oryantalizm söyleminin "Batı'nın sunduğu Doğu imajının" ne denli örtüştüğü ele alınacaktır. Oryantalizm günümüzde de etkinliğini devam ettiren uluslararası bir söylemdir. Batı'nın ötekileştirdiği Doğu, tarih boyunca olumsuz sıfatlarla tanımlanmıştır. Bu yönüyle Osmanlı tarihinin zirve yaptığı 16. yüzyıl, Avrupalıların Osmanlı ve harem adına oryantalist söylem içeren pek çok eser ortaya koyduğu bir dönemdir. Ortaya çıkan bu eserler, günümüzde hala kullanılmaktadır. Bu yaklaşım, yani oryantalist söylem televizyon ekranlarında da kendini göstermektedir. Bunlardan birisi de bu çalışmada örneklem olarak yer alan "Muhteşem Yüzyıl" dizisidir. Dizi oryantalist söylemi benimseyerek, kendi kendini oryantalize ederek iç- oryantalizm yapmaktadır. Yani yüzyıllardır Osmanlı, harem kavramını, kurgusunu seyyahların, gezginlerin tasvirleri üzerinden yaparak, tekrar kendini ötekileştirip, oryantalizm söylemini pekiştirmektedir.

Dizi filmHaremOryantalizm+1
Şeyma Yazıcı
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın figürünün türküler ve dizilerde temsili: Karadeniz Bölgesi üzerine bir çalışma

Bu araştırmada popüler kültür ürünü olan dizilerde ve folk kültür ürünü olan türkülerde kadınının temsil ediliş biçimi incelenmiştir. Çalışmada Karadeniz kadınına toplumsal cinsiyet bağlamında yüklenen roller belirlenmiş ve bu roller kapsamında kadının toplumsal statüsü üzerine çıkarımlar yapılmıştır. Araştırmada Karadeniz kadınının sosyal statüsünün dizilerde ve türkülerde nasıl temsil edildiği sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kuramsal bir çalışmayı kapsamaktadır. Çalışmanın giriş kısmında konu, amaç, önem, araştırma sorusu, varsayım, örneklem ve yöntem konusunda bilgi verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise toplumsal cinsiyet kavramı çerçevesinde, dünyada kitle iletişim alanında yapılmış ilk feminist hareketler ile Türkiye'de yapılmış ilk feminist hareketler ve bölge kadınının kültürel yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmanın uygulama bölümünde seçilen diziler ve türküler içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Bu bağlamda toplamda 20 bölümlük dizi ile 62 adet türküye içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. İncelenen türkü ve dizilerde kadının temsil biçimleri birimleştirme yapılarak kodlanmıştır. Araştırma nitel olmasına rağmen, elde edilen veriler çalışmaya nicel bir özellik kazandırması bakımından değerlendirme kısmında tablolar şeklinde gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Karadeniz kadını, toplumsal rol, dizi, türkü.

DizilerKadın figürüKadınlar+4
Elif Kutluata
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Türk televizyon dizilerinde edebiyat uyarlamalarının aktarım biçimlerine eleştirel bir bakış ve geçişimli medya uygulamaları: Ayşe Kulin - Türkan

Bu araştırma kaynakça dahil beş bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş bölümünde teze konu olmuş temel kavramların tanımlamaları yapılarak, uyarlamaların genel olarak Dünyada ve Türkiye'deki tarihsel süreçleri alınmıştır. Kamu ve özel televizyon kanallarında uyarlama dizilere/filmlere ve televizyon yayıncılığının tarihsel süreci içinde nasıl bir politika izlediğine kısaca değinilerek, anlatılar birer örneklem üzerinden değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise, çalışmanın amaç ve yönteminden söz edilmiştir. Gerçek yaşamdan biyografik bir anlatıya uyarlama bir eser olan Ayşe Kulin'in "Türkan, Tek ve Tek Başına" adlı eserinin geçişimsel medya üzerinden izleyiciyi nasıl dönüştürdüğü üzerinden değerlendirmeler yapılmaktadır. Üçüncü bölümde bulgular ve yorumlara yer verilmiş olup çalışmanın sonuç bölümünde ise belirlenen örneklem belli ölçütler çerçevesinde yorumlanmaktadır.

DizilerEdebiyat uyarlamalarıEleştiri+6
Doğuş Demir
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon dizilerinde kültürel farkların değerler bağlamında temsili

Kültür ile ilgili birçok tanım vardır. Genel anlamda kültürü tanımlarsak; insanoğluna özgü, insanoğluna ait her şey kültürdür. Kültürü oluşturan önemli faktörlerden biri değerlerdir. Değer ise özetle, toplumda genel kabul gören veya benimsenen her türlü duygu, düşünce, davranış ve kurallardır.Bu tezin amacı, televizyonda kültürel farklar ve değerler bağlamında yapılacak araştırmalar için kaynak olabilmektir. Çalışmanın varsayımı ise televizyon dizilerinde kültürel farkların değerler bağlamında temsil edilmekte olduğudur. Bu varsayımı araştırmalarla somutlaştırmak için çalışmada literatür tarama yöntemi kullanılmıştır.Bu bilgilerden hareketle tezin girişinde çalışmanın kapsamına ve tezin yol haritasına yer verilmiş, daha sonra da yöntem anlatılmıştır. Birinci bölüm, kültüre dair tanımları, ikinci bölüm kültürel farklılıkları anlatmak için geliştirilen kuramları içermektedir. Üçünde bölümde ise; temsil, medyada temsil ve televizyonda temsil konuları bulunmaktadır. Çalışmanın sonuç bölümünde televizyonun hızlı tüketilen doğasının bu alanda yapılan akademik çalışmaların güncel kalmasını zorlaştırdığı vurgulanarak bundan sonraki çalışmalar için öneriler yapılmış ve temsilde çeşitliliğin kuramsal olarak mümkün olmasına rağmen uygulamada zorluğu tartışılmıştır.

DeğerlerDizilerKültür+4
Hüsnü Ekim Gayretli
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk televizyon dizilerinde tüketim kültürü pratiklerinin liseli gençlere yansıması

Gündelik hayatımızda en önemli yere sahip kitle iletişim aracı televizyondur. İnsanların tutum ve davranışlarında önemli etkisi olan televizyon kültürün yeniden şekillenmesi ve geniş kitlelere ulaşmasında önemli rol oynar. Bu değişimde en önemli katkı hiç şüphesiz dizilerdir. Dizilerin yaygınlaşması, kültürel pek çok değişimi de beraberinde getirmiştir. Bu değişimden en çok etkilenenler de gençler olmuştur. Gençler izledikleri dizilerde gördükleri yeni hayat tarzını benimsemektedir. Dizilerde gösterilen mekânlar, pahalı restoranlar, beğendikleri karakterler, o karakterlerin giydiği kıyafetler, taktığı aksesuarlar, dizilerde gösterilen lüks ve abartılı yaşamlar bu dizileri izleyen liseli gençleri etkilemekte ve onların kişilik ve kimlik oluşumunu da şekillendirmede etkin rol oynamaktadır. Tüketim özellikle gençler arasında görülen ya da beğenilen bir eşyayı satın almaktan ziyade toplumda statü elde etme, farklılaşma ve yeni bir hayat tarzı olarak da görülmektedir. Araştırma kapsamında gençlerin televizyon dizilerinden nasıl etkilendiği, tüketim kültürü bağlamında gençlerin yaşam tarzlarının nasıl şekillendiğini araştırmak için derinlemesine görüşme tekniği uygulanmış elde edilen bulgular sonucunda da liseli gençlerin, özellikle tüketim faaliyetleri üzerinde çok etkili olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Tüketim Kültürü, Gençlik, Televizyon, Dizileri

GençlerLise öğrencileriTelevizyon+3
Elifcan Karadeniz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon dizilerinde şiddetin temsili: "Kadın" dizisi örneği

Şiddet günümüzde insanlar arasında yaşanan bir gerçek olarak önemini korumaktadır. Bu davranış biçimi insanları etkileyen etik dışı bir uygulamadır. İnsanlar hem fiziksel, hem de ruhsal olarak birbirlerine şiddet uygulamaktadırlar. Bu davranış biçimine günümüzde halen etkin bir iletişim aracı olan televizyon dizilerinde sık olarak rastlamak mümkündür. Bu çalışmada Türk televizyon dizilerinde şiddet unsurları "Kadın" televizyon dizisi örneğinde ele alınmıştır. Niteliksel içerik analizi ile bu dizide şiddetin nasıl üretildiği, yansıtıldığı ve uygulandığı değerlendirilmiştir. "Kadın"Televizyon dizisinde şiddet unsurlarının bir arada toplandığı bir yapının olduğu ve bu unsurların görsel işitsel olarak sunulduğu görülmüştür. Dizide şiddet hem sembolik, hem de fiili olarak üretilmekte ve özellikle kadın cinsiyetine yönelik şiddetin uygulandığı değerlendirilmektedir.

DizilerTelevizyon dizileriŞiddet
Tuba Çoban
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

24-30 yaş bireylerin ergenlik döneminde izledikleri popüler Türk dizileri temelinde parasosyal etkileşim, benlik saygısı ve psikolojik semptom düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Parasosyal etkileşim, kişilerin izledikleri dizi ve film karakterleri ile kurdukları tek taraflı ilişkidir. Bu ilişkinin sonlanması sonucunda izleyici parasosyal anlamda ayrılık yaşamaktadır. Parasosyal etkileşim ve ayrılık kavramlarının birey ruh sağlığı üzerinde etkisi olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmanın amacı parasosyal etkileşim ve ayrılık ile kişilerin benlik saygısı ve psikolojik semptomlar arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve demografik değişkenlere göre farklılıkların araştırılmasıdır. Bu amaçla yapılan çalışmada demografik veri formu, Parasosyal Etkileşim Ölçeği, Parasosyal Ayrılık Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Kısa Semptom Envanteri kullanılmıştır. Çalışmaya 173 kadın ve 127 erkek olmak üzere toplam 300 kişi katılmıştır. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet, ekonomik durum, yaşamın çoğunun geçtiği yer ve dizi izleme alışkanlığı değişkenlerine göre katılımcıların puan ortalamaları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Korelasyon analizi ile parasosyal etkileşim ve ayrılık ile benlik saygısı ve psikolojik semptomlar arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Son olarak parasosyal etkileşim puanı benlik saygısı ve psikolojik semptomların yordayıcısı olarak bulunmuştur. Elde edilen bulgularla, parasosyal etkileşim ve ayrılık kavramlarının kişilerin ruh sağlığı üzerindeki etkileri görülmüştür.

Benlik saygısıParasosyal etkileşimPopüler televizyon dizileri+5
İlker Yavuz Aksakal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Popülizm ve medya ilişkisinde Türkiye'deki kadın hikayesinin sunumu: Atiye (The gift) örneği

Popülist akıl politik mantığı gereği kendini halkın içindenmiş gibi yansıtır ve bu da toplum tarafından kolay içselleştirilmesine, gündelik yaşam pratiklerine kolayca sirayet etmesine neden olur. Popülizm tanımlaması kültürel farklara sahip olsa da bu çalışmada köksüzlük karşıtlığı, modern toplumun kökleriyle kurduğu politik ilişki biçimi, kadının boş gösteren olarak ele alınması, biz-öteki karşıtlığı üzerinden ele alınmaktadır. Yapılan literatür taraması sonucunda, alana dair çalışmalarda popülizm, toplumsal cinsiyet ve medya içerikleri arasında gözle görülür bir eksiklik olduğu tespit edilmiştir. Literatürdeki bu eksikliğin giderilmesi açısından çalışmanın örneklemi olarak bir dijital platform dizisi seçilmiştir. Bu çalışma 2019 yılında Netflix'te yayınlanan Atiye dizisinin ilk iki sezonu üzerinden medyada toplumsal cinsiyete dayalı popülist söylemleri analiz etmektedir. Popülist söylemin kadını ne şekilde kodladığı ve bu kodlamanın medya içeriklerinde nasıl sunulduğu eleştirel söylem analizi ile çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular medyanın egemen ideolojinin pekiştiricisi olduğunu kanıtlamaktadır. Bunu yaparken kullandığı dil ve kodlar her ne kadar kadını kahraman ve güçlüymüş gibi gösterse de hala daha kimliğini arayan, kırılgan, kendisinden daha üstte gördüğü biri tarafından korunmaya ihtiyacı olan bir şekilde yansıtmaya devam etmektedir. Popülist söylemin eril stili kadını hala daha tam anlamıyla özgür ve güçlü göstermemektedir.

Dizi filmEleştirel söylem çözümlemesiKadınlar+6
Övünç Ege
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsaldan kente göç eden ailelerin parçalanmasının Türk dizilerinde temsili

Bu çalışmada ilk olarak aile ve göç kavramları incelenmiş olup bu kavramlar literatürde araştırılmıştır. Ülkemizde yaşanan göç hareketliliklerinde yola çıkarak özellikle kırsaldan kente yaşanan göç ve bu göçün sonucunda aile içinde yaşanan değişiklikler incelenmiştir. Göçün, göçle gelen aile fertleri üzerindeki etkileri, özellikle ailedeki kadın ve çocukların yaşanan göçten etkilenmeleri televizyon dizileri üzerinden ele alınmıştır. Hızla gelişen dünyamızda pek çok alanda yaşanan değişimler gibi kültürel alanda da değişimler olmuştur. Meydana gelen bu değişimlere bağlı olarak aile kurumunda da değişimler yaşanmıştır. Yıllardır kadının ait olduğu yer evi olarak kabul edilmişken üretim sektöründe yaşanan ilişkilerin değişmesiyle beraber kadınlarda iş hayatında yerlerini almaya başlamıştır. Böylece aile içerisinde kadının erkeğe olan maddi bağımlılığı ortadan kalkmıştır. Yaşanan tüm bu gelişmeler sonucunda aile değerlerinde değişimler oluşmaya başlamıştır. Kitle iletişim araçları arasında en yaygın araç olan televizyonun bu değişimleri izleyicileri yansıttığı ve yeniden ürettiği düşünülmektedir. Bu sebeple, tez çalışmamda 2011-2012 ve 2019 tarihlerinde ATV ve Kanal D ekranlarında prime time 'da uzun soluklu olarak yayınlanan üç farklı televizyon dizisinde ailenin değişimi incelenmiştir. Seçilen diziler üzerinden içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda göç ile kırsaldan kente gelen ailelerin yapısında meydana gelen değişimlere televizyon dizilerinde yer verildiği; ancak meydana gelen bu değişimlere rağmen kalıp yargıların ve kültürel değeri oluşturan gelenek göreneklerin devamı sağlanarak yinelendiğini söyleyebiliriz.

AileGöçlerParçalanmış aileler+6
Ayşe Küçükmanav
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodern bağlamda Netflix'te LGBTIQ+ söylemleri

Bu tez çalışması bir orijinal Netflix dizisi olan Mindhunter özelinden Netflix'te LGBTIQ+ söylemlerinin homoseksüel tüketici kültürüne katkısı ve bu tüketici kültürünün asimilasyonist yapısını incelemiş, bunu yaparken de postmodern farklılık ve çok seslilik söylemlerinin bu kültürü oluşturmadaki rolünü ortaya koymuştur. Eleştirel söylem analizinin uygulandığı bu çalışmada bağlamsal, disiplinler arası ve eklektik bir inceleme yapmak için öncelikle detaylı bir teorik ve kavramsal araştırma yapılmış, tarihsel gelişmeler sıralanmıştır. Sonrasında postmodern, feminizm, LGBTIQ+ hareketi ve queer teorisi birlikte incelenmiş, tarihsel bağlamları da göz önünde bulundurularak, postmodern etkiler tespit edilmiştir. Mindhunter dizisinden elde edilen söylemlerde güdülen ideolojik, sosyolojik amaçlar, postmodern etkiler, bilinçli ya da bilinçsiz yanlılık tartışılmış, güç ve iktidar ilişkilerindeki kanunlaştırma, pekiştirme, meşrulaştırma ve yeniden inşa prosedürleri, postmodern ve neoliberalizmin birlikte incelenmesiyle aydınlatılmıştır. Ele alınan dizinin gerçek yaşam hikâyeleri ve karakterlerine dayanıyor oluşu ve diziye kaynaklık eden Mindhunter kitabının incelenmesi sayesinde, diziye eklenen LGBTIQ+ söylemlerinin bağlamları fark edilmiş ve hikâyenin gerçek yaşamdan kurgusal bir dünyaya aktarılırken eklenen veya çıkarılan unsurları ve bunların sebep ve sonuçları tartışılmıştır. Postmodernizmin neoliberalizme uygun kültürel altyapıyı nasıl sağladığı, Netflix'in kendi özelinde kapital sınıfın çıkarlarını nasıl koruduğu ve artan popülerliğiyle LGBTIQ+ hareketinin bağlamından koparılarak Foucault'un (2018) da ifadeleriyle, iktidarın temsil etmeye başladığı özneleri artan söylemlerle yeniden inşa ediş sürecinin 21. yüzyıldaki karşılığı aydınlatılmıştır. Bu araştırma disiplinler arası bir çalışmadır ve postmodern teorinin felsefe, medya, tarih, sosyoloji, cinsiyet çalışmaları, siyaset gibi birçok disipline olan etkisini, bu çalışmanın konusu bağlamında anlaşılır kılarak literatüre önemli bir katkı sağlamıştır.

Dizi filmEleştirel söylem çözümlemesiLGBTQ+6
Azize Maden
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2012 yerli dizilerinin 1960-1990 Türk sinemasındaki örneklerle karşılaştırılması

2000-2012 yılları arası televizyonda izlediğimiz dizilerin , 1960-1990 yılları yeşilçam döneminde izlediğimiz filmler ile aynı olması, yeşilçam döneminde çekilen filmler ile diziler arasındaki teknik farklar ve karşılaştırmalar yapıldı ve görseller ile desteklendi. seçmiş olduğum diziler günümüzde en fazla reyting alan ve izlenen dizilerdir. bunlar ; '' FATMAGÜL'ÜN SUÇU NE? , YAPRAK DÖKÜMÜ, ACI HAYAT, KEŞANLI ALİ DESTANI, İFFET.

Dizi filmDizilerSinema+2
Melih Suci
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Son dönem Türk televizyon dizilerinde anlatı yorgunluğu

Son dönem yerli televizyon dizileri pek çok açıdan incelenirken, görece geride kalan analiz alanlarından birinin anlatı alanında olduğunu görmekteyiz. Dizilere bu açıdan baktığımızda, aynı anlatı öğelerinin sıklıkla kullanıldığı, tekrar eden unsurların bolca bulunduğunu görmekteyiz. Bu durumun çalışmada açıklayacağımız anlatı yorgunluğu kavramına neden olduğunu iddia edebilmekteyiz. Bu çalışmada, son dönem yerli televizyon dizilerinde bolca kullanılan anlatı öğelerinin yapısalcı analiz yönteminden yararlanılarak belirlenmesi ve anlatı yorgunluğuna sebep olan bu anlatı öğelerinin sıklıkla tekrarlandığının örneklem olarak seçilen diziler üzerinden gösterilmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın önemi son dönemde yerli dizilerimizde sıklıkla aynı anlatı öğelerinin kullanıldığını son yedi yılda en çok reyting alan diziler üzerinden göstererek, bu konuda bir farkındalık oluşturmak ve bu konuyu literatüre kazandırmaktır.

AnlatıAnlatı becerileriTelevizyon+3
Mustafa Sercan Demircan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ekran sanatlarında çirkinin üretimi: American Horror Story- Freak Show "Dot ve Bette" karakterinin analizi

Bu çalışmada çirkinlik kavramı, estetik ve sanat felsefesi bağlamında, gömülü teori yöntemi ile incelenmektedir. İnceleme Brad Falchuk ve Ryan Murphy' nin yazarlığını ve yönetmenliğini yaptığı American Horror Story antoloji serisi 4. Sezon: Freak Show'da yer alan ikiz bedenli Dot ve Bette karakteri üzerinden gerçekleştirilmiştir. Çalışmada amaçlanan çirkinlik kavramının, insanlığın bir topluluk olarak var olduğu tüm dönemlerde, kendi varlığını ve normalliğini doğrulamak için tekrar tekrar başvurduğu, ilgi çekici ve heyecan verici bir kavram olduğunu araştırmak ve ekran sanatlarında üretimini incelemektir. İnceleme sırasında estetik felsefenin kapsamına giren estetik fenomen, estetik duygu ve haz kavramlarının yanı sıra çirkin estetiği bağlamında çirkin kavramından türeyen tuhaf, tekinsiz, grotesk kavramlarına ulaşılmış ve bu kavramların beden, deforme beden, ucube beden ve ikiz beden ile ilişkileri araştırılmıştır. İkiz Beden'in ekran sanatlarındaki izdüşümü: American Horror Story: Freak Show adlı bölümde, yapılan teorik araştırma seçilen vaka üzerinden örneklerle açıklanmıştır. Örnekler teknik yapım incelemeleriyle detaylandırılmıştır. Dot ve Bette; Sarah Paulson'ın oyunculuğunu üstlendiği, kozmetik, efekt, plastik makyaj, bilgisayar destekli efektler ve animatronik efektlerle hayat bulan ikiz bedenli bir ekran karakteridir. 1900'lü yıllarda Amerika'da yaygın bir eğlence olan insan sirklerinde sergilenen ucubelerden esin alarak yazılmıştır. Seçilen vaka insanın kendisini ve normalliğini doğrulama çabasına, çirkinliğin cazibesinin yeniden canlandırılmasına muhteşem bir örnek oluşturmaktadır. Makyaj sanatının günümüzde ulaşılan teknoloji ile zenginleşen teknik altyapısının verdiği imkanlar, oyuncunun sergilediği özgün performans, yönetmenin kullandığı görsel anlatı yaklaşımı, çirkinin senaryodaki konumu ve tüm bu öğelerin bir araya geldiğinde izleyiciye sunduğu sınırsız haz olgusu vaka üzerinde örneklendirilerek detaylı biçimde incelenmiştir. Yapılan inceleme ve araştırma sonucunda fiziksel ve dijital teknolojilerle üretilen çirkinin zamana ve topluma göre değişkenliği tespit edilmiş, geçmişte çirkin olan bir varlığın günümüzde yeniden canlandırılmasının güzel bir kavram olarak haz verici duygular üretebildiği ortaya konmuştur.

EkranEkran estetiğiEkran yönetimi+7
Sezen Can
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk televizyon dizilerinde kadın temsili: Kadın, Ufak Tefek Cinayetler ve İstanbullu Gelin dizileri örneği

Kadın ve erkek arasındaki biyolojik farklılıkları temsil eden biyolojik cinsiyetten farklı olarak, bireylere içerisinde yaşadıkları toplum tarafından atfedilen ve benimsetilen roller olan toplumsal cinsiyet rollerinin kadın ve erkeğin toplumsallaşma süreci içerisinde eşitlikçi olmayan rollere sahip olmalarına neden olduğu düşünülmektedir. Kadın ve erkeğe atfedilen toplumsal cinsiyet rollerinde yaşanan eşitliksiz durumların kadınların erkeklere kıyasla ikincil konumda olma durumlarının pekişmesine neden olabilmektedir. Toplumsal cinsiyetin çocukluktan itibaren öğrenildiği okul, aile gibi kurumların yanı sıra medyanın da toplumsal cinsiyet rollerinin pekiştirilmesinde etkili olduğu bilinmektedir. Kitle iletişim araçları içerisinde erişim kolaylığı ve izleyici kitlesinin fazlalığı göz önünde bulundurulduğunda televizyon ve televizyon programları arasında özellikle diziler sundukları toplumsal cinsiyet rolleri açısından üzerinde durulması ve incelenmesi gereken içeriklerdir. Bu çalışmada, toplumsal cinsiyet rollerinin sunumu açısından toplum üzerinde etkili olduğunu ifade edebileceğimiz bir televizyon programı türü olan diziler arasından 2017 yılımda yayınlanmaya başlanmış ve kadının ön plana çıkarıldığı diziler olan Kadın, Ufak Tefek Cinayetler ve İstanbullu Gelin'in içeriklerinde yer verilen kadın temsilleri eleştirel söylem analizi tekniği ile incelenmiş ve Türk dizilerinde toplumsal cinsiyet temsili konusunda yapılmış çalışmaların sonuçlarına benzer bir şekilde incelenen dizilerde çoğunlukla mevcut toplumsal cinsiyet rollerini pekiştiren kadın temsillerine yer verildiği ve toplumsal cinsiyet rollerini kıran temsillere sınırlı oranda yer verildiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Kadın Temsili, Televizyon Dizileri

KadınlarSosyal temsillerTelevizyon+2
Nazife Kocabaş Tanman
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde TV dizisi kullanmanın atasözü ve deyim öğretmedeki etkisi (Aslan Ailem TV dizisi örneği)

Bu araştırmanın amacı yabancılara Türkçe öğretiminde görsel ve işitsel materyal olarak TV dizisi kullananın atasözü ve deyim öğretmedeki etkisini görmektir. "Aslan Ailem" dizisinin ilk 4 bölümünde geçen 20 deyim ve 5 atasözü öğretilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemlerinden biri olan eylem araştırmasıdır. Çalışma grubunu Uşak Üniversitesi TÖMER'de 2018-2019 yılında yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B2 seviyesinde 24 öğrenci oluşturmuştur. Uygulama 6 gün sürmüştür. Uygulamalar öncesinde öğretilecek deyim ve atasözleriyle ilgili öğrencilere ön bilgi değerlendirmesi yapılmıştır. Uygulamalar esnasında etkinlik desteğiyle atasözü ve deyim öğretim çalışmaları yapılmıştır. 2., 3., ve 4. gün yeni deyim atasözleri öğretimi çalışmalarına geçmeden tekrar çalışması gerçekleştirilmiştir. Uygulamalar sonunda da öğretilen atasözleri ve deyimleri ile ilgili son test değerlendirmesi yapılmıştır. Ön bilgi ve son test değerlendirme sonuçları karşılaştırıldığında ve uygulama esnasındaki gözlemlere göre çalışmanın sonucunda ders ortamında görsel ve işitsel materyal olarak TV dizisi kullanmanın atasözü ve deyim öğretiminde etkili olduğu ve olumlu sonuçlar verdiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil Edinimi, Görsel ve İşitsel Materyal, TV Dizisi, Atasözü ve Deyimler

AtasözleriDeyimlerDil edinimi+7
Yahya Sezen
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet dizileri üzerine bir inceleme: Netflix, Hakan: Muhafız örneği

Yeni medyanın olanakları sayesinde geleneksel yayıncılığa ait bir tür olan dizilerin, dijital video akış platformlarından izlenir olduğu bir döneme girilmiştir. İnternetin doğası gereği ülkeler arası sınırların daha da esnek ve geçişken hale geldiği bu ortamda büyük küresel şirketlerin pazarda hâkim olma çabası göze çarpmaktadır. Hakan: Muhafız (The Protector) dizisi bu küresel şirketler arasında en baskın konuma sahip olan Netflix platformunda, 'ilk Türk Netflix Orijinali' olarak yayınlanmıştır. Dizide küresel Batılı anlatı yapısı korunmuş ancak yerel öğelerle bir araya getirilerek 'glokal' bir kültür ürünü ortaya çıkarılmıştır. Araştırmada Hakan: Muhafız dizisindeki bu glokal özellikler Hofstede'nin kültürel göstergeler yaklaşımı çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma neticesinde dizide yerel kültürel unsurlar yer almakla birlikte, öykü anlatımı ve içerik bakımından küresel bir anlatının ortaya çıktığı görülmüştür.

DizilerGlokalizasyonHakan: Muhafız+3
Mehtap Kavi
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Medyada kadın gazetecilerin temsili: "Kuş Uçuşu" dizisi örneği

Toplumsal cinsiyet rolleri, bireylerin konumlarını belirlerken medya bu rollerin üretilmesinde ve pekiştirilmesinde etkilidir. Kadın temsilleri genellikle kalıplaşmış ve ataerkil bakışla sunulmaktadır. Bu durum, toplumsal eşitsizlikleri kurgusal içeriklere taşır. Medya, toplumu yansıtmanın ötesinde, cinsiyet algılarını şekillendiren ideolojik bir araçtır. Bu tez, dijital platformda yayınlanan Kuş Uçuşu dizisi aracılığıyla kadın gazetecilerin medya temsillerini toplumsal cinsiyet normları bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Kadın gazeteci karakterler, mesleki etik ve kariyer motivasyon temalarına göre dört özgün kategoride sınıflandırılarak betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. "Aslanlar" etik değerlere bağlı, lider gazetecileri; "Kuşlar" hırslı, yükselme niyetinde olan genç gazetecileri; "Kral Olamamış Aslanlar" etik dışı yöntemlerle gücünü korumaya çalışanları; "Hayranlar" ise mesleğe dışarıdan bakan, belirsiz yönelimli karakterleri temsil etmektedir. Bu sınıflandırma, kadın gazetecilerin mesleki kimliklerini etik ve güç ilişkileri bağlamında analiz etme olanağı sunmaktadır. Bulgular, etik değerlere bağlı kadın gazeteci temsillerinin mesleki sorumluluğu ve ideal gazeteciliği vurguladığını; buna karşın etik dışı davranışlar sergileyen karakterlerin medya manipülasyonuna açık yapılarıyla gerçek ile algı arasında bulanıklık yarattığını göstermektedir. Böylece, haberin doğruluğu ve tarafsızlığı konusunda sorumluluk ve etik anlayışın önemi öne çıkarken, bu çizginin aşılmasının bedelleri de gözler önüne serilmektedir. Özetle bu çalışma, popüler kültürün kadın gazeteci kimliğini nasıl dönüştürdüğünü sorgulayan çok katmanlı bir analiz sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Kadın Gazeteci, Temsil, Kuş Uçuşu Dizisi

Kadın gazetecilerTelevizyon dizileri
Arzu Şimşek
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Translation studies and remakes: A case study on translation of culture specific items in Turkish remake of TV series Shameless (US)

Considering its field of study, translation studies is quite suitable for interdisciplinary work and remakes are one of them. Remakes took their place in the history of cinema with the movie Un partie de cartes in 1896. The involvement of remakes in the field of translation studies took place much later. This situation has caused a scholarly gap in the field of translation studies considering that the remakes are widely used in the media outlets of today's world. The aim of this study is to examine remakes in order to contribute filling this gap and to analyze how culture specific items (CSIs) are transferred in remakes. To this end, the TV series Shameless (US) and its Turkish remake Bizim Hikaye are analyzed. CSIs in the source and target series are identified and analyzed according to Pedersen's (2005) translation strategy model. It was found that, in line with the unique characteristic of remakes, translators mainly preferred target oriented translation strategies in translating CSIs and translation was highly influenced by the socio-cultural characteristics of the target culture, especially in the translation of certain sub-headings. It was demonstrated that almost all translation strategies, due to the nature of remakes, aim to bring the source text closer to the target text. The translation strategies include complete omissions as well as situational paraphrase and cultural substitution. In parallel with the socio-cultural characteristics of the target culture, a particular pattern has been identified in the strategies utilized in the translation of sexuality and taboo related items, brand names and CSIs in the religious context. It has been revealed that this pattern detected in the use of translation strategies also affects the narrative of the story and makes the target series a TV show that considers social sensitivities more than the source series.

SerialsAudiovisual translationCulture+4
Doğukan Duman
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Cinsel içerikli mizahın yeniden çevrimi: Amerikan durum komedisi "The Nanny" ve Türkçe yeniden çevrimi olan "Dadı" dizisi üzerine bir vaka çalışması

Technological developments and communication through media have brought a new dimension to translation studies and emerged Audio-Visual Translation. Expanding usage of media in our daily lives has caused AVT to gain even more importance and led attention to be drawn to AVT. Although research on this field has increased recently, remake as an unconventional form of AVT, has been incorporated into translation studies in the last decade and needs to be problematized and studied. This thesis aims to investigate the transfer of sexrelated humor (SRH) in remakes. Delabastita's strategies are adapted for the translation of sex-related humor in order to reveal the overall orientation in transferring SRH. This thesis also illustrates an in-depth analysis of the translation methods commonly used to successfully deal with difficulties encountered in humor translation and to convey the humorous effects to the Turkish audience. The American sitcom series The Nanny's Turkish remake Dadı, pioneering the sitcom remakes in Turkish television history and being one of the longest-running sitcom remakes between 2000 and 2010 has been chosen as the subject of the thesis. Results clearly reveals that the SRH elements were mostly conveyed and transferred in the remake. However, the methods used during the transfer of SRH were mainly target-oriented. It was also concluded that SRH was recreated taking into account socio-cultural and institutional norms. In addition, there is a tendency to convey SRH in an implicit way. Removing and omitting SRH mostly occurred in examples where children took part in the SRH. On the contrary, explicitation took place mainly for compensation purposes. Keywords: Audiovisual translation, humor translation, remake, sitcom, The Nanny, Dadı

Sexual lifeSexualitySituation comedy+6
Merve Yaygın
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects