Rivayetler

238 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sahîhayn rivayetleri özelinde şirk meselesi

Bu çalışma; Buhârî ve Müslim'in el-Câmiu's-Sahîh adlı eserlerinde şirk konusunda tahrîc edilen rivayetlerin değerlendirilmesini kapsamaktadır. Çalışma; bir giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde konu ile alakalı kavramsal çerçeve bağlamında, tevhid, şirk, küfür, cahd/cühûd, nidd, misl, kizb, zulüm, nifâk, iftira ve küfrân kavramları ele alınmıştır. İlk bölümde, özellikle Buhârî'nin konuya dair bâb başlıklarında yer verdiği âyetler çerçevesinde Kur'ân-ı Kerîm'e göre şirk meselesi; itikâdî, toplumsal ve âhiret boyutları ile irdelenmiştir. İtikad ile ilgili hükümlerin tetkik edildiği kısımda, Allah'ın şirkten münezzeh oluşu ve şirkin zulmün bir çeşidi kabul edilmesi konuları; toplumsal boyutlu âyetlerde, müşriklerin özellikleri, Hz. Peygamber'in şirk koşmamak üzere biat alması ve müşriklerle savaş meseleleri; âhiretle ilgili âyetlerde ise şirkin bağışlanmayacak bir günah olması, amelleri boşa çıkarması, azap sebebi kabul edilmesi ve şefaate engel oluşu meseleleri tetkik edilmiştir. İkinci bölümde ise Sahîhayn rivayetleri özelinde şirk meselesi yine itikad, ibadet ve toplumsal olmak üzere üç boyutlu incelemeye tabi tutulmuştur. İtikad ile ilgili haberlerde, şirkin en büyük günah oluşu, itikâdî nifak meselesi, Ehl-i kitabın müşrik olarak nitelenmesi ve müşrikler tarafından Allah'a denk kabul edilen varlıklar konuları; ibadetle ilgili rivayetlerin işlendiği kısımda, müşriklerin yaptıkları ibadetler; toplumsal boyutlu hadislerde ise dönemin özellikleri, müslümanlara karşı tutumları, müslümanların müşriklerle ilişkileri ve müşriklerle savaş meseleleri etraflı bir şekilde incelenmiştir.

BuhariEl-Camiu`s-SahihHadis+5
Hayrunnisa Kahveci
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mukâtil b. Süleyman'ın tefsir nakillerinin güvenilirliği -Ali b. Ebî Talha nakilleri ile metin karşılaştırması-

Ali b. Ebî Talha (ö.143/760) tefsire ilişkin ilk yazılı metinlerden birini yazmış veya yazdırmıştır. Bu tefsir sahifesi, İbn Abbâs'a ulaşan isnada sahip tefsir nakilleri içinde en güvenilir olması bakımından önemlidir. Tefsir tarihinde, günümüze ulaşmış ilk tam tefsir olma özelliğiyle Mukâtil b. Süleyman'ın (ö.150/767) Tefsîrü'l-Kebîr'i de büyük bir önemi haizdir. Vahiy dönemine yakınlığı nedeniyle ayrıca önemli olan ve erken dönem tefsir metinleri hakkında bilgi veren bir eserdir. Hiçbir eser müellifinden ve döneminden bağımsız düşünülemez. Mukâtil hakkındaki itham ve tenkitler kendisi gibi tefsirinin de önemli bir kesim tarafından bir müddet değer görmemesine ve görmezden gelinmesine neden olmuştur. Yaşadığı dönemin siyasî ve itikâdî anlamda oldukça çalkantılı olması, müfessire yöneltilen eleştirilerin ne kadar haklı olduğu sorusunu akla getirmektedir. O dönemde hem siyaseten hem ilmî bakımdan etkin olan ehl-i hadis anlayışının bu tenkitlere temel olduğu görülmektedir. Zira Mukâtil hakkındaki tenkitlerin, Mukâtil'in siyasetle iç içe olması ve tefsirini yazarken benimsediği usul olmak üzere iki temel neden etrafında toplandığı görülmektedir. Nitekim onun, döneminin halifeleri ile görüşmesi, siyasî-itikâdî tartışmalarda yer alması dikkat çekmektedir. Tefsirinde izlediği yol ve yöntem dönemin anlayışının aksi yönünde olmuştur. Mukâtil'in, çoğu zaman isnad kullanmayarak alışılmışın dışında bir yol tutması, ehl-i hadis tarafından ne müfessirin üslubuna ne de onun tefsir nakillerini hadis rivayetlerinden ayrı tutmasına hamledilmiştir. Ayrıca Mukâtil'in, kendi dönemindeki yaygın nakil anlayışından ayrıldığı gibi tefsir yazımı itibariyle de kendine has bir yol izlediği görülmektedir. Öncelikle tüm Kur'ân'ı tefsir etmesi, rivayet ve dirayeti birlikte kullanmakla birlikte rivayete olan bağlılığı ve gerek sebeb-i nüzûl olarak gerek müphem ifadelerin tafsilinde İsrâilî bilgiye çokça başvurması göze çarpmaktadır. Yukarıda bahsedilen verilerden hareketle çalışmamızın ilk bölümünde Ali b. Ebî Talha'ya nispet edilen sahifenin otantikliğini sorguladık. Ayrıca Mukâtil hakkında onun Müşebbihî, Mürciî veya Zeydî olduğu yönündeki ithamların, gerekçeleri de nazarıdikkate alınarak, müfessirin tefsir çalışmasında bir karşılığı olup olmadığını inceledik. Ayrıca bu iddiaları yaşadığı bölge ve dönemin şartları içerisinde değerlendirdik. İsrâiliyatı kullanımı hususu dışında, sözü geçen ithamların onun tefsirinde karşılığı olmayan, dönemsel ve siyasî boyutlu eleştiriler olduğu sonucuna ulaştık. İkinci bölümde ise Mukâtil'in güvenilirliğini tespit etme noktasında, İbn Abbâs'a nispet edilen en güvenilir isnada sahip Ali b. Ebî Talha nakilleri ile Mukâtil b. Süleyman'ın Tefsîrü'l-Kebîr eserindeki tefsir nakillerini mukayese ettik. Bunun sonucunda Mukâtil b. Süleyman tefsiri ile Ali b. Ebî Talha nakillerinin yüksek oranda benzerlik gösterdiği sonucuna ulaştık. Bununla birlikte ikisinin farklılaştığı hususların Mukâtil'in Ali b. Ebî Talha'dan literal anlamda rivayete bağlılık konusunda daha ileri olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Ayrıca bu mukayeseden elde edilen, manen benzerlik gösteren ve lafzen farklılık arz eden bir kısım nakillerin Taberî nakilleri ile karşılaştırılmasıyla da Mukâtil b. Süleyman'ın tefsir nakil geleneğiyle uyumu olduğu görülmüştür. Buradan hareketle Ali b. Ebî Talha ve Mukâtil b. Süleyman'ın tefsir malzemelerinin ortak bir kaynağa ait olabileceğini söylemek mümkündür. Dolayısıyla Mukâtil b. Süleyman'ın tefsir nakilleri, tefsir nakil geleneği içinde kendisine yer bulmaktadır. Onun nakillerinin güvenilirliği hususundaki tartışmaların ise hadis nakil geleneği kriterleriyle değerlendirilmesinden kaynaklandığı ayrıca hakkındaki suçlamaların siyasî-itikâdî ideolojik temelli ithamlar olduğu görülmektedir.

Ali b. Ebi TalhaGüvenilirlikHadis+5
Merve Nur Çam
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Modern İslâmî literatürde deccâl

Deccâl, İslâmiyet'in ilk yıllarından modern döneme kadar bazı istisnaî görüşler dışında rivayetlerde anlatıldığı şekliyle kabul edilmiş, tartışma konusu olmamıştır. Klasik dönemden modern döneme kadar oluşan fikrî birikim, Batıda Aydınlanma Çağı'nın başlaması, Müslüman müelliflerin Batılı yazarların görüşlerinden etkilenmesi gibi âmiller deccâl mefhumunun zamanla tartışma sahasına taşınmasına zemin hazırlamıştır. Meselenin tartışma konusu olmasının tabii sonucu olarak modern döneme özgü birçok deccâl anlayışı ortaya çıkmıştır. "Modern İslâmî Literatürde Deccâl" isimli bu çalışmada modern dönemde deccâl hakkındaki görüşlerini serdeden araştırmacılar ve eserleri konu edilmiştir. Çalışma giriş ve üç bölümden müteşekkildir. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi, metodu ve kaynakları tespit edilmiş, ayrıca meselenin daha anlaşılır olması için tarihsel süreçteki ve dinlerdeki deccâl mefhumu genel hatlarıyla anlatılmıştır. Birinci bölümde deccâli reddedenlerin, ikinci bölümde deccâli klasik anlayış üzere yorumsuz bir şekilde kabul edenlerin kimler oldukları ve görüşleri ele alınmış, üçüncü bölümde ise deccâl hakkında yorumda bulunanların kimlikleri ile onların deccâl telakkileri incelenmiştir. Çalışma esas olarak modern dönemdeki yazarların deccâl görüşlerini karşılaştırma yöntemiyle inceleyerek modern deccâl telakkilerinin tespit ve takdimine katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

DeccalKelamKur'an-ı Kerim+4
Mahir Apak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa merkez ilçelerdeki mimari eserlerde kullanılan hadislerin değerlendirilmesi

İslâm medeniyet ve geleneğini inşa eden iki aslî unsur Kur'ân ve hadislerdir. Bu nedenle, mimariden âdet ve geleneklere varıncaya kadar akla gelebilecek her şey bu iki aslî unsur göz önünde bulundurularak anlaşılmalıdır. İslam toplumları tarih boyunca Hz. Peygamber'e (s.a.v.) olan bağlılıklarından dolayı, hadislere ayrı bir önem vermişlerdir. Onun sünnetini ve hadislerini hayatın her alanına yansıtmayı kendileri için bir görev addetmişlerdir. Bazı hadisler toplum hayatındaki etkisini sürdürürken, bazıları da ya kitapların sayfalarında kalmış ya da gözler önünde olmasına rağmen dikkatlerden kaçmış olabilir. İşte bu sebeple hadislerin toplumsal hayatta nasıl yer aldığı, nasıl kullanıldığı, topluma ne gibi mesajlar verdiği konuları, gün yüzüne çıkarılması ve dikkatlere sunulması gereken önemli hususlardandır. Bu tezde, Şanlıurfa'nın merkez ilçeleri olan Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerindeki camiler, mezarlıklar, medrese ve dini eğitim veren lise ve ortaokularında yer alan hadislerin kaynakları ve değerlendirmeleri yapılacaktır.

CamilerHadisMedreseler+7
Zeliha Beyza Taş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

"Erkeklere Kadınlardan Daha Zararlı Bir Fitne Bırakmadım" hadisinin tahrîci, tenkîdi ve değerlendirilmesi

Aklın, bilgi ve ahlaka yegane kaynak olarak görülmeye başlandığı son yüzyıllarda vahyin alanı daraltılmış, insan aklının ermediği hususları reddetme yoluna gidilmiştir. Şüphecilik öne çıkarılmış, kimi yerel kültürler İslam'a mal edilmiştir. Ataerkil gelenek adı altında Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sahih hadisleri de bu çerçeve içinde değerlendirmeye alınmıştır. Bu bağlamda Resûlullah'ın (s.a.v.) "Erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım" hadisi akla uymadığı ve kadınları değersizleştirdiği iddiası ile kimi çevrelerce uydurma sayılarak reddedilmiştir. Bu hususu dikkate alarak çalışmamıza konu ettiğimiz bu hadisin bütün ana kaynaklarda rivayet edildiği tarafımızdan tespit edildi. Hadisi, sahabî olan Üsâme b. Zeyd ve Saîd b. Zeyd, Hz. Peygamber'den (s.a.v.) merfu olarak rivayet ettikleri görüldü. Hadisin Ebû Dâvûd'un Sünen'i dışında Kütüb-i Sitte'de yer aldığı, gerek sened gerek metin bakımından üzerinde pek çok çalışmalar yapıldığı anlaşıldı. Günümüzde eleştiri konusu yapılan 'kadının fitne' olarak gösterilmesi hususu araştırıldı. Hadis şarihlerinin bu hadisi Al-i İmrân 3/14. ayet ile eşleştirdikleri görüldü. Bütün bunlar göz önünde bulundurularak tez iki bölümden meydana getirildi. Birinci bölümde hadisin tahrîci yapıldıktan sonra sened ve metin tenkîdine geçildi. Hadisin bütün râvileri hakkında bilgi verildi. İkinci bölümde hadisin muhtevası incelendi ve 'fitne' kelimesi detaylı bir incelemeye tâbi tutuldu. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) ilgili hadis ile kastettiği mana araştırıldı.

FitneHadisKadınlar+3
Büşra Büyükdolu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rivayetlerde hayvan figürleri ile anlatım

Hz. Peygamber insani olan herhangi bir durumda ve İslam davetinde insanlara hitap ediyordu. Onun bu hitabı bazen İslami bir emrin uygulanması için yapılan açıklamada, bazen de ümmetine nasihati gerektirecek bir konudaki beyanında yer buluyordu. O, Mekke döneminde Arapçayı en iyi bilen bir kavmin içinde onlara kendi diliyle hitap etti. Bu daveti kabul eden etmeyen herkes onun hitabında, dili kullanımında asla bir kusur bulmadığı gibi aksine onun hitabına hayran kalmışlardı. Özellikle Mekke döneminde ne söylediği belli olmayan bir peygamberle karşı karşıya kalsalardı, o gün hiç şüphesiz muarızları bunu bir itiraz gerekçesi olarak kullanmaktan asla çekinmeyeceklerdi. O, dili süslü değil ancak anlaşılır, özlü ve hikmetli bir şekilde anlam yüklü söylerdi. Dinleyeni yormadan, anlamının da dışına çıkmadan maksada uygun ifadeler kullanırdı. Belagat ve Arap dili tabiriyle fasih bir üsluba sahipti. Peygamberler gönderildiği topluluğa Allah'ın yüklediği mesajı en mükemmel şekilde ulaştırmakla görevlendirilmiş ve o toplumun diliyle gönderilmiştir. Zira gönderildiği toplumla dil konusunda anlaşamayan, karşılıklı konuşamayan ve onların dillerinin inceliklerini bilmeyen bir peygamberin risalet görevini hakkıyla yapması düşünülemezdi. Rivayetlerde hayvan figürleri ile anlatımın Hz. Peygamber ümmetini eğitmedeki hassasiyetini, dili kullanımındaki inceliğini ve ne denli belagat içeren bir üsluba sahip olduğunu göstermektedir. Hayvan figürleri ile anlatım aynı zamanda her insanın muttali olduğu objeler üzerinden benzetme yapıldığından evrensel bir dilin kullanımıdır. Bu vesileyle anlatılmak istenen şeyin hafızalarda en kısa yoldan daha kalıcı hale gelmesi sağlanır ve konu daha iyi anlaşılmış olur.

AnlatımBenzetmeHadis+5
Baki Öcal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hz. Peygamber'le ilgili bazı halk inanışlarının El-Hasaisü`l-Kübra'daki dayanakları

rv ÖZET HZ. PEYGAMBER'LE İLGİLİ BAZI HALK İNANIŞLARININ EL-HASÂİSÜ'L- KÜBRÂ'DAKt DAYANAKLARI Recep TUZCU Yüksek Lisans Tezi: Temel İslâm Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ali Osman ATEŞ Haziran 2002, 251 Say fe Bu çalışmanın konusu, es-Suyûtfnin el-Hasâisül-Kübrâ adlı eserinde yer alan ve halk arasında Hz. Peygamber hakkında yaygın yanlış kanaatler oluşmasına sebep olan bazı rivayetlerdir. Amacımız, Kur'ân, sahih hadisler ve tarihi gerçeklerle uyuşmayan bu rivayetleri, akim ve ilmin prensiplerini esas alarak, hadis metodolojisi çerçevesinde incelemektir. Araştırmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Peygamber kavramı, Hz. Peygambert konu edinen bilim dallan, hasâis kelimesinin tanımı, hasâis ve deîâil türü eserlerin benzer ve farklı yönleri, araştırmaya konu olan eseri tanıtıcı bilgiler üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde, Hz. Peygamberin doğumundan önceki ve peygamberlik dönemine kadar geçen süreç hakkındaki rivayetler incelenmiştir. Bu rivayetlerin çoğunun asılsız olduğunu, bunların Kur'ân'ın Hz. Peygamberi bir beşer olarak tanıtan açıklamalarına, sahih hadislere, tarihi gerçeklere uygun olmadıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu tür rivayetlerin, Hz. Peygamber'i, diğer peygamberlerle kıyaslarken onu övmekte aşırılığa, kaçarak, onun gerçek kîmliğînin kaybolmasına kendisinin insanüstü bir varlık gibi algılanmasına sebep oldukları sonucuna ulaşılmıştır. İkinci bölümde, Hz. Muhammed'in peygamberliği döneminde cereyan eden olaylarla ilgili rivayetler araştırılmıştır. Burada daha çok Hz. Peygamber'in mucizeleriyle ilgili rivayetler incelenmiştir. Bunların da, Hz. Peygamber'in diğer peygamberlerden daha çok mucize gösterdiğini vurgulamak amacıyla uydurulmuş olduğunu gördük. îlgili rivayetlerin Ehl-i Kitaptan müslüman olanlar veya Hz. Peygamber'in de Kur'an'da bahsedilen diğer peygamberler gibi mu'cizeler göstermiş olmasını arzu eden bazı kişilerce uyduruldukları kanısına vardık. Bunların bir çoğunun mevzuat kitaplarında yer aldığım da îesbî t ettik.Üçüncü bölümde ise; Hz. Peygamberin geleceğe dair haberleri araştırma konusu yapılmıştır. Bu rivayetlerin, ilk asırda ortaya çıkan siyâsi guruplar arasındaki çekişmeler sebebiyle uydurulmuş olduğunu ve bazı hadis âlimlerinin bunların büyük bir çoğunluğunu mevzu kabul ettiklerim görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Peygamber, Rivayet, Sahih, Uydurma, Hasâis, Delâil.

El-Hasaisül-KübraHalk inançlarıHz. Muhammed+3
Recep Tuzcu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Saîd b. Mansûr'un Sünen'indeki rivayetlerin Kütüb-i Sitte'ye intikâli

Saîd b. Mansûr (ö.227/842) ve Sünen (Sünen-i Saîd) adlı eseri ilk dönem sünen kaynaklarından olması nedeniyle önemlidir. Yapılan araştırmada Sünen-i Saîd adlı eserde geçen rivayetlerin, cami türü eser telif eden Buhârî, Müslim ve sünen türü eser yazan Ebû Dâvûd'un rivayetleri içindeki ortak hadisler konu edilmiştir. Saîd b. Mansûr'un eserine aldığı kendi rivayetleri ile Kütüb-i Sitte içerisindeki rivayet formları incelenmiştir. Böylece talebelerinin ve Kütüb-i Sitte'deki diğer ravilerin Saîd b. Mansûr'dan ne ölçüde etkilendiği ortaya konulmuştur. Tezimizde ne kadar hadisin nakil edildiği, senet ve metinlerde meydana gelen değişiklikler, bunların muhtemel sebepleri, ravilerin ve rivayetlerin değerlendirilmesi, bu rivayetlerin hangi konular üzerine yoğunlaştığı ele alınmıştır. Kütüb-i Sitte eserleri ile Sünen-i Saîd'in mukayesesini yaptığımız bu çalışmada Sünen-i Saîd ve Kütüb-i Sitte arasındaki rivayetlerin benzerlik ve farklılıklarını ortaya çıkarılmıştır. Böylece Temel hadis kaynakları özelinde hadislerin belli bir kaynağa dayanılarak kitabet metoduyla rivayet edildikleri ortaya konulmuştur. Hadis alimlerinin hoca talebe ilişkisi içerisinde sema metoduyla birlikte kitabet metodunu da kullandıkları, kitaplarını oluştururken hadis metinlerinde kendi tasarruflarının da olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu tasarruflar sebebiyle rivayetlerin aslında bir değişiklik meydana gelmemiştir. Bu itibarla hadislerin sonradan yazıldığı ya da isnat sisteminin sonradan oluştuğu söylemlerinin tutarlı olmadığı tespit edilmiştir. Özellikle Batıdaki modern tartışmaların Kütüb-i Sitte ve diğer hadis kaynaklarının şifahi nitelikte olduğu iddialarının aslı yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Mamafih araştırma neticesinde Ebû Dâvûd ve Müslim'in hocası olan Saîd b. Mansûr'dan etkilendikleri, rivayetlerin, bâb başlıklarının ve kitap isimlerinin karşılaştırılması neticesinde ortaya çıkarılmıştır.

HadisKütüb-i SitteRivayetler+3
Ahmet Demir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Recâ b. Hayve'nin hadis ilmindeki yeri

Yapılan bu çalışma Emevî iktidarlarında önemli görevler üstlenmiş olan Recâ b. Hayve'nin hadis ilmine sağladığı katkıların ortaya çıkarılması amacıyla ele alınmıştır. Bu doğrultuda öncelikle Recâ b. Hayve kimdir? İslâmî ilimlere ne denli vâkıftır? Üstlenmiş olduğu görevler nelerdir? Hadis ilmindeki yeri nedir? Tedvîn faaliyeti fikrinin ortaya çıkmasında herhangi bir etkisi olmuş mudur? Sorularına cevaplar aranmıştır. Bu sorulara cevap bulmak gayesiyle Recâ'nın hayatı, şahsiyeti ilmî kişiliği ve müşavirlik görevlerine değinilmiş, hadis ilmine ne denli kazanımlar sağladığının anlaşılabilmesi için çeşitli ilim dallarına kaynak teşkil eden rivâyetlerine yer verilmiş ve bu rivâyetler ışığında sünnet kavramı hakkındaki fikirleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Son olarak da resmî tedvîn faaliyetinin Hz. Ömer'den sonra yeniden yeşermesiyle Recâ'nın fikrî yapısı ve rivâyetleri arasında bir bağ olma ihtimali üzerinde durulmuştur. Resmî tedvîn düşüncesini yeniden canlandıranın Recâ olduğu tezini ispatlama amacıyla halifeler üzerindeki nüfuzuna, Emevî devlet politikası haline gelmiş bazı uygulamaları sona erdirecek ve kimin halife olacağını belirleyecek kadar yönetimde söz sahibi olduğuna değinilmiştir. Hocası olduğu Süleymân b. Abdülmelik ve kendisine kardeşim diye hitap eden Ömer b. Abdülaziz ile aralarındaki dostluk ve muhabbetin büyüklüğü, yanında kısa bir süre bulunduğu Mısır valisi Abdülaziz b. Mervân'ın da tedvîn girişiminde bulunmuş olması, ilmin yok olmasının âlimin yok olmasıyla mümkün olacağı yönündeki rivâyetiyle Ömer b. Abdülaziz'in tedvîne gerekçe gösterdiği sözünün birebir örtüşmesi gibi deliller ışığında konu ele alınmıştır.

BiyografiHadisReca b. Hayve+3
Ekrem Avcı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

الهَدية المرضية لذي المآثر السنيةللعلامة أحمد بن محمد المرحُومي (ت: 1139ه:؟)آيات من سورتي النساء والحجرات (دِراسة وتحقِيقا).

This research covers the analysis and evaluation of Ahmad b. Muhammad b. Abu al-Hayr al-Marhūmī's treatise on some verses of Surahs al-Nisaa and al-Hujurāt in his manuscript titled "al-Hadiyyat al-Mardiyya li zi al-Measiri al-Seniyya". Marhūmī, an Egyptian scholar who lived during the Ottoman period, taught tafsīr in his environment. Marhūmī's understanding of tafsīr is described as traditional, and he also included the reasons for the occurrence of events in his tafsīr. It can be said that he had a perfect method. In this study, the original sources of the hadiths and narrations that were mentioned in al-Marhūmī's work have been revealed and the ambiguous expressions in the work have been explained. Thus, some consequences and evaluations about Marhūmī's life and views have been revealed. Other outcomes reached in the thesis are stated that Marhūmī not only utilized verses and the views of previous scholars in his tafsīr, but also used both the poems of other poets and his own poems in his tafsīr. Also it is seen that that his work has a rich content in terms of grammar and figures of speech.

Husamuldeen Ahmed Sulaıman Aldakhl
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hadis literatüründe dua

Dua insanın yaratılışının gereği olarak ortaya çıkan fıtri bir ihtiyaç ve olgudur. İnsan, tarihi boyunca yüce bir varlığa inanmak, ona sığınmak ve güvenmek istemiştir. Temeli Allah inancına dayanan hayat felsefelerinin tümünde yaratılmışların Allah'a doğru yönelimleri söz konusu olup, duanın insanı Allah'a yakınlaştıran bir fonksiyon icra ettiği görülmektedir. Son ilahi din olan İslam'a göre de Yüce Allah sevgi, saygı, ihtiram, sığınma, korku, endişe, pişmanlık vb. her ne sebeple ve duyguyla olursa olsun kulun kendisine yönelmesinden hoşnut olmakta, bunu istemekte ve beklemektedir. Dinin en önemli kaynaklarından olan hadislerde; dua kulluğun özü olarak kabul edilmiş ve dua konusu tüm detaylarıyla ortaya konmuştur. Bu çalışmada, dua konusu hadisler perspektifinden incelenmiş; duanın önemi, fazileti, adabı, şartları, psikolojik açıdan etkileri, insan hayatındaki fayda ve tesirleri, kader ve kaza ile duanın ilişkisi hadisler çerçevesinde ortaya konmuştur. Ayrıca hicri ikinci asrın başları gibi çok erken bir dönemden itibaren gerek konulu hadis kitaplarında gerekse müstakil dua literatürü çerçevesinde duanın hadis edebiyatındaki yeri incelenmiştir. Günümüze ulaşan en erken hadis eserlerinden biri olan Ma'mer b. Râşid'in el-Câmi adlı eserindeki dua konusu detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Hadisin rivayet dönemleri olarak isimlendirilen hicri ilk beş asırdaki müstakil dua literatürü ve konulu hadis edebiyatı içindeki dua bölümlerinin en önemlileri en erkenden başlayarak değerlendirilmiş, böylece dua konusunun kaynaklardaki gelişim ve değişim serüveni resmedilmiştir. Hadislerde dua, ibadet olarak kabul edilmiş, duanın makbul olabilmesi için gerekli şartlar belirlenmiş ve çerçevesi çizilmiştir. Hadislerdeki önemi ve konumu hadis edebiyatında dua türü edebiyatın oluşmasına zemin hazırlamış ve muazzam bir dua literatürü oluşmuştur.

DinDuaHadis+3
Yeliz Asar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

مروايت بشـر بن معاذ البصري فـي جامع البيان ً عن أتويل آي القرآن فـي

Interpretation by tradition is one of the most important methods of interpretation, and the best of them, as stated by the scholars, and the "Jami Al- Bayan Fi Ay Al- Qur'an" by Imam Muhammad bin Jarir al-Tabari belongs to this approach. In this interpretation, the narrations of Bishr bin Moaz Al-Basri were mentioned, which contained a great wealth of: the meanings of the Qur'an, hadiths, and narrations related to interpretation, with a high chain of narrators whose men are trustworthy. The importance of the study comes from the value of al-Tabari's book, the status and scientific excellence of its author, and the fact that it included many narrations of the followers, including: Bishr bin Mu'adh al-Basri (d. 245 AH). The study tended to collect his narrations, extrapolate them, and highlight the differences between them and other narrations, influencing their exegetical interpretations on which al-Tabari's Jami was based, in his interpretation of al-Nisa' and al-Ma'idah Suras. In this study, the researcher took the steps of the inductive and analytical approach by tracking his narratives in Al-Tabari Mosque, revealing their impact on his explanatory interpretations, and relying on the critical approach to judge the narratives, and verify their validity and weakness. The study concluded a number of results: Bishr bin Mu'adh was one of the prominent scholars in various sciences, such as interpretation, hadith and language, and that he was positively affected by the era in which he lived, when there was a lot of doctrinal differences and sectarian pluralism in Iraq at that time, but he defended the doctrine of Ahl al-Sunnah wal- Jama'ah, and argued with their opponents. Al-Tabari was distinguished by the narrations of Bishr bin Muadh from other commentators. His narrations were in Al- Nisa Sura (127), the correct ones (12), the good ones (64), and the Mursal ones with

Mohanad Alı Shyaa Al-tulaıhı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

فقه الإمام النسائي(ت. 303ه) في سُننهِ الصغرى [كتاب الصلاة]: دراسةٌ فقهيةٌ مقارنة

The purpose of this thesis is to study the jurisprudence of Imam Al-Nasa'i in his book "Al-Sunan Al-Sughra", dealing with the chapter of Prayer, a comparative study between his jurisprudence and the jurisprudence of the four imams. To recognize the merits of his jurisprudential approach, and his method of weighting between jurisprudential opinions, The importance of the study comes from the scholarly status of Imam al-Nasa'i, as he is one of the imams of jurisprudence and Hadith science. And from the status of his book Al-Sunan Al-Sughra, which is considered one of the six principles of the Noble Hadith, To achieve the purposes of the study, the researcher followed the analytical descriptive approach that fulfills the purposes of this study in terms of translating the biographical and scholarly biography of Imam al-Nisa'i and describing his book, as well as when presenting and analyzing the jurisprudence of Imam al-Nisa'i in the minor Sunan of the Book of Prayer, which includes several chapters, as well as the comparative approach in interviewing the opinion of the imam with other owners of other schools of jurisprudence. The results of this study are the following: The ability of Imam al-Nasa'i in Hadith men's evaluation and methods of hadith made him more likely to ways and narratives corrected by many scholars. In his book, Al-Nasa'i mixed jurisprudence and hadith, touching on the finest jurisprudential details, and providing evidence for that, Al-Nasa'i often put his jurisprudential opinion in defining the chapters. In general, he was more likely according to what was clear to him from the correct evidence. He also narrated from those who were accused of heresy if his righteousness was proven, Among the most prominent of his jurisprudential views: the legitimacy of the imam taking the allegiance from the parish to maintain the performance of the five daily prayers.

Anees Adnan Ahmed Alhababı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

كتاب الرَّقيات للإمام محمد بن الحسن الشيباني جمعاً ودراسة

The purpose of this study is to collect and extract the sayings of Imam Muhammad bin Al-Hassan Al-Shaybani (d. 189/804) scattered in the books of the Hanafi masters narrated by his student Muhammad bin Sama'a (d. 233/847) in what is known as Al-Raqiyat, These are the issues that Al-Shaibani issued a fatwa on during his practice of the judicial profession in the Syrian city of Raqqa, and the scope of the study is determined in the printed books of Hanafi jurisprudence. The importance of this study comes from the author's scientific standing, as he is one of the prominent and diligent scholars of the Hanafi school. The scientific value of the book "Al-Raqiyat" is very famous, along with other books from books that are not apparent from the narrator, as these books contained fatwas in the Hanafi school of thought. Moreover, these narratives received remarkable attention. And the care of the Hanafi jurists who cited it and relied on it. The study followed the historical descriptive approach when translating the two imams al-Shaybani and Ibn Sama'a and introducing their biographies and scientific, and the inductive and analytical approach when counting and collecting the narrations of "Al-Raqiyat" in the available Hanafi jurisprudence books, dropping the repeated ones, and dividing the narrations according to the jurisprudential chapters. These narratives or their differences and weighting between them. Among the most important findings of this study: Ruqyyat are issues spread in the books of the Hanafi masters. The jurists of the Hanafi school of thought transmitted them, confirmed their attribution to the book, and paid special attention to them. Among them are: Al-Natifi, Ibn Maza, Abu Al-Layth Al-Samarqandi, Al-Qadduri, Al-Dahlawi, Al-Sarkhasi, and other jurists. Ruqyahs are among the lost books, but most of their issues are contained in the books of Hanafi jurisprudence, and the topics they dealt with. Keywords: Islamic Fiqh. Al-Raqiyat. Al-Shaibani. Ibn Sama'a. The appearance of narration, Anecdotes.

Aaeshah Ghanım Mansoor Al-nuaımı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

الصحابي ثوبان بن بجدد(ت 54 ه/ 674 م) حياته و مرواياته

This Master Thesis include of two topics: the first topic includes a description of the life of a companion (SAHABEE) "Thauban, our prophet Muhammad (s.a.v) freed him from slavery". It is indicated in it: his name, a lineage, and then his nickname, may Allah be pleased with him, as well as something from his upbringing and another about his family, and the most important things mentioned about him in the story of his conversion to Islam. Also mentioned about Thauban's virtues and asceticism, "the effect of the Messenger on his upbringing, " and what he learned during his life in the house of the Messenger of God and outside" it, the most important companions and followers who transfer the hadith from him". The second topic included the narrations of the companion "and his effects in the books of the Sunnah". The narrations narrated by Thauban on the "authority" of the Messenger of God were collected and studied"". "The narrations were arranged in a sequential order based on the date of the death of the author of each book"." The beginning was the hadiths in Sahih Muslim, and then came what came in the nine books from hadiths and Then the hadiths in other books". The most important results that were reached were mentioned in the conclusion تضمنت ىذه الدراسة مبحثاف, احتول ا٤ببحث األكؿ على ترٝبة للصحايب ا١بليل ثوباف موىل ن من نشأتو كأسرتو, كماذُكر عنو ُب قصة رسوؿ اهلل  ,بْب فيها: أ٠بو كنسبة ٍب كنيتو  ,كشيئا إسبلمو, كما ذُكر عن ثوباف من فضائل كزىد كأثر الرسوؿ ُب تربيتو, كما تعلمو ُب حياتو ُب بيت رسوؿ ي بشرؼ خدمتو, اهلل كخارجو, كما جاء ذكر حبو الشديد لرسوؿ اهلل كتعلقو الكبّب بو, حيث أنو حظِ كذكر الصحابة كالتابعْب الذين نقلوا عنو ا٢بديث, كفاتة رٞبو اهلل. ا٤ببحث الثاٍل تضمن مركيات الصحايب كآثاره ُب كتب السنة, حيث ًب ٝبع ا٤بركيات الٍب ركاىا ثوباف عن رسوؿ اهلل, كدراستها, كقد تبت ُ ر الركايات حسب ترتيب تسلسلي على أساس تاريخ كفاة صاحب كل كتاب, كانت البداية لؤلحاديث الٍب ُب صحيح مسلم, كيأٌب بعدىا ماجاء ُب الكتب التسعة من أحاديث كآثار, ٍب األحاديث الٍب ُب الكتب األخرل. كُب ا٣باٛبة ًب ذكر اىم النتائج الٍب ًب التوصل اليها. الكلمات المفتاحية: مركيات, أحاديث, أثار, ثوباف, الصحايب.

Faısal Shaker Mudhahhee Alhardanee
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ebû Bekre es-Sakafî ve hadis rivâyeti

Bu çalışmada, hadis rivâyet zincirinin ilk halkası olan sahâbîlerden Ebû Bekre es-Sakafî'nin hayatı ve rivâyetleri ele alınmaktadır. Müslüman oluncaya kadar köle olarak yaşayan, Tâif kuşatması sırasında İslam ile şereflenen Ebû Bekre'nin daha iyi tanınması ve onun tarikiyle gelen rivâyetlerin daha iyi anlaşılması amacıyla yapılan bu çalışmada bilgiler literatür taraması yöntemiyle bir araya getirilmiştir. Bu çalışma giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde ana hatlarıyla sahâbe ve hadis rivâyeti hakkında bilgi verilirken, ikinci bölümde Ebû Bekre es-Sakafî'nin hayatı, ilmi kişiliği ve yaşadığı dönemde karşılaştığı olaylar hakkında bilgi verilmektedir. Ayrıca Ebû Bekre'nin fitne olayları diye adlandırılan Cemel ve Sıffîn Savaşlarındaki tutumundan hareketle bu konuda naklettiği rivâyetlere karşı nasıl bir tutum sergilediği, üçüncü bölümde ise Ebû Bekre es-Sakafî'nin erken dönem hadis kaynakları ile Kütüb-i Tis'a'da bulunan rivâyetleri incelenerek bu kaynaklarda geçen rivâyetleri hakkında bilgi verilmektedir. Bu bölümün sonunda "namaz" ve "fiten" konusunda Ebû Bekre tarikiyle gelen rivâyetler ve bu rivâyetlerin tahrici yapılmaktadır. Bu çalışma sonuç bölümüyle tamamlanmaktadır.

Ebu Bekre es-SakafiHadisKur'an-ı Kerim+2
Mehmet Çiçek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessAR

شرح تخميس القصيدة الوْتَرِيّة للإمام علي بن سلطان القاري الهروي الحنفي، ت 1014ه للقصائد (أ،ب،ت) دراسةً وتحقيقًا

The manuscript is considered a unique valuable interpretation for "Takhmis" of the rhythmic poems, which express an overwhelming love to the Prophet (PBUH), and which included within them his traits, ethics, and his congenital and ethical descriptions. The writer of the rhythmic poem is Mohammed Bin Abi Baker Bin Rashid Al-Baghdadi, Sufi preacher, with deep spiritual breath. Then, Mohammed Ben Abd Alaziz Bin Abd Almalik Ben Shaban Al-Warraq Al- Muhamas, abn almuadhin came and expanded in these traits and descriptions in a very smooth and interesting style. The rhythmic poem and its "Thakhmis" contained the News of the Prophet "Al-Mustafa", Muahmmadian descriptions, and prophetic traits, the miserable and valuable, the fabricated hadith, the correct hadith, the sound and defected, especially the metaphysical matters that they mentioned a lot . The interpretation of the rhythmic poem- Ali bin Sultan Mohammed Al-Qari Al- Harawi Al-Makki Al-Hanafi ( Ali Al-Qari) is a nice interpretation. As usual, Al- Kari resorted to revise the poetic text, verify, and check it and compare it between the versions available at his end and the correct and ill hadith. Thus, he confirmed what is correct of them and indicated to the rest of the defected versions, showing their defects and explaining their misreading and distortion I have selected the best handwritten versions( Mother version), then I have compared that version that I symbolized with the symbol (L) and it is preserved in the library of LALELI with two versions, one of them is the ASHERAFINDI version which I symbolized with the symbol (A) and the another one is LALA Ismael which I symbolized with the symbol (s). Therefore, I wrote the differences between the versions in the footnote. I have set the Quranic Verses and I have extracted the prophet Mohammed speeches and the speeches that were transmitted from the prophet by his companions. Then, I have referenced the speeches to their owners and I have explained the incomprehensible words from the dictionary. In addition to that, I have explained and summarized the people whose names were mentioned by my manuscript. I have written a brief about ( Ali Al-Qari) Which includes the most important aspects of his life, especially the mistaken understanding of his birth year that there were Mentioned 930 A.H. However, the reality about his birth years is with begging of the tenth century A.H. I have made a study about the manuscript that I have told about the linguistics, grammatical, and morphological aspects. Among the study, the details of the written versions and the investigation method that I adopted were mentioned by me. I have concluded the overall work by a conclusion where I mentioned the recommendations and results. The most important results that I have achieved in this manuscript is that Ali Al-Qari did not put a name for it and the existed names were belonging to the transcribers. keywords: Alwatria,Tkhamis, Al-Baghdadi, Ali Al-Qari, Explanation, praise

Mohammed Mahdi Shihab Albasha
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessAR

شَرْحُ قَصِيدَةِ البُرْدَةِ لِلْبُوصِيرِيِّللإمام محيِّ الدِّين محمَّد بن مُصْطَفَى بن شَمسِ الدينِ القَوْجَوُيِّ الشهيرُ بشيخِ زادهْ (ت 951 ه).دراسةً وتحقيقًا

This explanation is considered one of the psychological explanations of Al-Burdah poem. In the introduction to his explanation, the author mentioned the condition of the longing lover, describing his feelings and longings, then he mentioned the reasons for composing this poem by its writer Al-Busairi, may God be pleased him, with mentioning its merit and position in its people. In his explanation of Al-Burdah, the author proceeded in a clear line from the beginning to the end of the explanation. He begins by mentioning the verse from the poem, then mentions the meanings of its vocabulary in general brief, and sometimes he mentions some syntactic faces. He always cites Al-Sihah's dictionary of Al-Jawhari, as this book accompanied him throughout his explanation of the poem, in addition to some other books such as Al-Fa'iq by Al-Zamakhshari. The author went on to mention the details of the Battles of Badr, Uhud and Hunayn, when talking about the verses that referred to these intrigues, and he took more than ten panels from this commentary to talk about these facts. We find the author often stops at the meanings of vocabulary from the spiritual point of view at the expense of other aspects, and goes on to mention the narrations transmitted from the people of Sufism to confirm the meanings he explains. The author explains the verse in a brief outline, then elaborates on the explanation and goes on to detail the meanings, and infers a lot of the sayings of the scholars and quotes from them, and most of his transmission is literal, as his quotes varied between language, interpretation, Maghazi, biography, jurisprudence and Sufism. We find the author in his explanation of this a Sufi of high caliber, as he took in the Sufi meanings with a high degree of understanding, indicating his understanding of their behavior and his walking on their way, while mentioning their stories and conditions. In addition to mentioning some of the other terms mentioned in the narrations of Al-Burdah, the famous pronunciation is mentioned first for the bait, then during his explanation he mentions the other narrations and their possible meanings. What is wrong with this explanation is that it relies heavily on weak and sometimes fabricated hadiths and narrations from the Prophet.

Ghanım Ismaıl Ibrahım
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hz. Ömer'in tefsir rivayetleri

Bu çalışma Kur'an ve tefsir tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Hz. Ömer'in tefsirle ilgili rivayetlerinin tematik ve sistematik tasnifini içermektedir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde ilk olarak Hz. Ömer'in İslam öncesi ve sonrası hayatı, bilhassa halifeliği dönemindeki önemli icraatları ve uygulamaları hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde Hz. Ömer'in Kur'an'ın metinleşme tarihindeki belirleyici rolü ve Ulûmu'l-Kur'ân kapsamındaki belli başlı konularla ilgili rivayetlerine yer verilmiştir. Bu bölümdeki rivayetler ışığında Hz. Ömer'in Ulûmu'l-Kur'ân'la ilgili rivayetlerinin ağırlıklı olarak kıraat ve esbâb-ı nüzûl konusuyla ilgili olduğu tespit edilmiştir.Üçüncü bölümde ise önce Hz. Ömer'in ?Muvâfakât-ı Ömer? diye bilinen ve bir bakıma ilâhî vahiyle duygudaşlık (empati) kurmanın beşerî bir imkân olduğunu gösteren rivayetler sunulmuştur. Daha sonra ise zaman ve şartlara göre Kur'an'ın bazı hükümlerini uygulamaması ya da ayetlerde belirtilenden farklı şekilde uygulaması gibi içtihat ve yorumlarıyla ilgili rivayetlere yer verilmiştir. Söz konusu içtihatlarla ilgili rivayetlerden Hz. Ömer'in Kur'an'daki herhangi bir ayetin hükmünü ilga/iptal etmediği, sadece askıya aldığı sonucuna varılmıştır.Bu üç bölüm kapsamında sunulan rivayetlerinden Hz. Ömer'in Kur'an'ın doğru anlaşılması ve yaşanması noktasında olgusal durumu öncelediği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Hz. Ömer, Tefsir, Yorum, İçtihat, Rivayet, Muvâfakat, Recm Ayeti.

Hz. ÖmerKur'an-ı KerimRivayetler+2
Muhammet Ali Erdal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Vasiyetle ilgili rivayetlerin değerlendirilmesi -Sahih-i Buharî özelinde-

İslam literatüründe Kur'an-ı Kerim'den sonra en önemli kitap kabul edilen Sahih-i Buhâri, kendi dönemi ve kendisinden sonraki dönemlerde Müslümanlara dinî alanda ışık tutmuştur. Sahîh-i Buhâri'nin diğer hadis kitaplarından daha güvenilir kabul edilmesinin sebebi, müellifinin sened ve metinlerin tespitinde gösterdiği titizliktir. Bu nedenledir ki üzerinde çok fazla şerh ve inceleme yapılmış; yapılmaya da devam edilmektedir. Sahih'in tamamı ve belli bölümleri incelemeye tabi tutulmuş ve üzerinde çok sayıda çalışma yapılmıştır. Ancak bizim tespit ettiğimiz kadarıyla, müstakil olarak vasiyet konusu üzerinde, diğer konulara nispeten çok fazla çalışılmamıştır. Bu nedenle Sahîh-i Buhâri'nin vasiyet bölümünün incelenmesini kararlaştırdık. Günümüzde vasiyet konusu tam olarak bilinmemektedir. Vasiyet konusundaki hadis çalışmaları diğer konulara göre geride kalmış, istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Konumuzu Sahih-i Buharî özelinde yapmamızın sebebi ise Sahih-i Buhâri'nin Kur'an-ı Kerim'den sonra en güvenilir kaynak olması ve içinde vasiyet konusu ile ilgili yeterince rivayetin bulunmasıdır. Bu çalışma giriş, onu takip eden üç bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı ve önemi üzerinde durulmuştur. Onu takip eden birinci bölümde; Buhâri'nin hayatı, ilmi kişiliği anlatılmış; Sahih-i Buharî hakkında bilgi verilmiştir. Aynı zamanda 'vasiyet' kelimesinin tahlili yapılmıştır. İkinci bölümde; vasiyet bölümünün bâb başlıkları, senedlerin incelenmesi, râvi şeceresi, âli-nâzil isnad ve konu bakımından hadisler değerlendirmeye alınmıştır. Üçüncü bölümde ise önce Kütüb-i Sitte'nin diğer müellifleri hakkında kısa bilgiler verilmiş daha sonra vasiyet bölümleri karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise genel değerlendirme yapılmıştır.

Kütüb-i SitteRivayetlerSahih-i Buhari+2
Dursun Aykut
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İmam Asım'ın ravilerinden Ebû Bekir Şu'be ve Hafs B. Süleyman arasındaki rivayet farklılıklarının tahlili

Kur'an ilimleri denilince akla, öncelikle tefsir ilmi gelmektedir. Şunu belirtmeliyiz ki; tefsir ilmi ile birlikte Kur'an ilimlerinin önemli bir diğer ayağını da kıraat ilmi oluşturmaktadır. Bununla beraber, bu iki ilim arasında önemli bir bağ vardır. Kıraat ilmi sadece tefsirle de değil; İslâmî ilimler açısından bakıldığında; kelam, fıkıh ve diğer İslâmî ilimlerle de bağlantılıdır. Dolayısıyla kıraat ilmi, İslâmî ilimlere hatırı sayılır miktarda kaynak malzeme sunmaktadır. Kıraat ilmi içerisinde farklı ekoller vardır. Bunlardan birisi de Âsım kıraatıdır. Şu anda dünya üzerinde en çok kıraat olunan Âsım kıraatının, Ebû Bekr Şu'be ve Hafs bin Süleymân olmak üzere iki ravisi vardır. Araştırmamızda da bu iki ravinin farklı okuyuşları incelenmektedir. Bu farklar genel çerçevesiyle manayı değiştiren veya değiştirmeyen yöresel şive, hareke ve harf farklılıkları gibi bazı uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Ebû Bekr Şu'be, imâle, ihtilâs, iskân ve teshîl gibi kıraat uygulamalarıyla daha çok öne çıkarken; Hafs bin Süleyman'ın bu tür, lisana zor gelen uygulamaları birkaç istisna dışında yok denecek kadar azdır. Bu farklılıklardan doğan ihtilaflar beş yüz yirmi kadar yerde karşımıza çıkmaktadır. Tezimizde bu ihtilaflar tek tek ele alınmış ve kıraat ilmi usulü çerçevesinde tahlil edilmiş, manaya olan etkileri belirtilmiştir. Söz konusu ihtilaflar ilmî bir araştırma için açık ve belirgin bir şekilde tasnif edilmiştir.

Ebu Bekir ŞubeKur'an-ı KerimKıraat+3
Yasin Cenan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hz. Peygamber ile Teberrük rivayetleri (Yiyecek, içecek ve abdest suyu örneği)

Hz. Peygamber, yaratıcının O'na biçtiği misyon ve insanlara örnekliğindeki üstün ahlaki vasıfları nedeniyle getirdiği dinin mensupları tarafından çok sevilmiş ve diğer insanlardan üstün tutulmuştur. Bu olması gereken ve yaratıcının da emrettiği bir durumdur. Fakat diğer dinlerde olduğu gibi İslam Dini'nde de Hz. Peygamber'in misyonu kimi zaman yanlış değerlendirilmiştir. O'nu yaratıcının istediği ve emrettiği değerin çok daha üstünde olağanüstü, fevkalbeşer ve hatta ilâhî bir statüye çıkarmak isteyen insanlar İslam'ın başından beri hep olagelmiştir. Bunun en belirgin tezahürlerini ilk dönemden itibaren hadis kaynaklarında görmekteyiz. Konumuzun özünü teşkil eden teberrük kavramında ise Hz. Peygamber'e duyulan muhabbetin tezahüründe bazen farklı mecralara kayıldığını görmekteyiz. O'na ait herhangi bir şeyin insanı cehennemden kurtaracağı, hastalıkları iyileştireceği, imanını artıracağı vb. düşünceler hatırasına duyulan saygı ve hürmetten daha ön plana çıkmıştır. Hâlbuki îtikâdî açıdan medet umulacak, yardım edecek, kutsanacak yegâne varlık sadece Allah'tır. Bundan dolayı hadis eserlerindeki bu hususla alakalı rivayetler hadis teknikleri açısından titizlikle incelenmeli, konuyla alakalı îtikâdî, psikolojik ve sosyolojik boyutta samimi de olsa zaafa düşülmesinden sakınılmalıdır. Konuyla ilgili rivayetler hadis eserlerinde fazlaca bulunduğundan tezimizde konuyu sınırlandırdık. Teberrük kavramının Kur'an ve Hadisler ışığında genel bir analizini yaptıktan sonra hadis eserlerinde bu hususun hangi başlıklar altında yer aldığını ortaya koymaya çalıştık. Sonrasında Hz. Peygamberin yiyecek, içecek ve abdest suyu artıklarıyla teberrük edilmesine dair başta Kütüb-i Tis'a olmak üzere meşhur addedilen hadis kaynaklarındaki rivayetleri ilgili eserler ışığında değerlendirmeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Hadis, Hz. Peygamber, kutsal, artık, teberrük.

AbdestHadisHz. Muhammed+2
Zeynep Ay
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Rivayetler ışığında kadının aile içindeki yeri ve önemi

Bu çalışmada Peygamberimizin rivayetleri göz önünde bulundurularak, kadının, aile içinde eş ve anne olarak dikkat edeceği hususlardan çocuk terbiyesine, aile içerisindeki sırlardan mahremiyet kurallarına, çocuklar arasında ayrım yapılmamasından kız çocuklarının eğitimine, çocukların ihmal edilmemesinden sosyal hayatta konum alınmasına kadar pek çok görev ve sorumlulukları bulunan kadının aile içindeki yeri ve önemi ele alınmıştır. Bu çalışmada Peygamberimizin rivayetleri göz önünde bulundurularak, kadının, aile içinde eş ve anne olarak dikkat edeceği hususlardan çocuk terbiyesine, aile içerisindeki sırlardan mahremiyet kurallarına, çocuklar arasında ayrım yapılmamasından kız çocuklarının eğitimine, çocukların ihmal edilmemesinden sosyal hayatta konum alınmasına kadar pek çok görev ve sorumlulukları bulunan kadının aile içindeki yeri ve önemi ele alınmıştır. İlk insanın yaratılmasından itibaren kadın, gerek yaratılış, gerekse konumu açısından daima kendisinden bahsedilen bir varlık olarak tarihteki yerini almıştır. Modernleşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte kadının toplum içerisindeki görev ve sorumlulukları giderek artmaktadır. Müslüman bireyin hayatının hiçbir alanında boşluk bırakmayan İslâm dini, nesillerin yetiştirilmesi konusunda merkezi bir konuma sahip olan kadının aile içindeki görev ve sorumluluklarıyla ilgili çeşitli düzenlemeler getirmektedir. Müslüman kadının aile içindeki yeri ve önemi konusunda en güzel örnek ise Hz. Peygamberin Kur'ânî bir yaşam tarzı sunan sünnetinin rehberliğidir. Zira insanlık tarihinde hiçbir kişi veya öğreti kadına Hz. Peygamberin "Cennet annelerin ayakları altındadır" hadîsinde kendisini bulan kutsal bir konum vermemiştir. Bundan dolayı modern düşüncenin kadına biçtiği rol ve feminist düşüncenin bu durumdan kendisine çıkardığı vaziyetten farklı olarak, İslâm Peygamberinin rivayetleri bağlamında kadının aile içindeki yerinin ne olduğunu anlamaya çalışmak, kadının yaratılış gayesinin gerçekliğine doğru yol almak olacaktır.

AileAnnelikHadis+4
Mehtap Yalçıntaş
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hasâis ve delâil edebiyatında Hz. Peygamber'e atfedilen hissî mucizelerin Kur'an çerçevesinde değerlendirilmesi

Bu çalışmanın konusu Beyhakî'nin (ö. 458/1066) Delâilü'n-Nübüvve ve Suyûtî'nin (ö. 911/1505) el-Hasâisü'l-Kübrâ adlı eserleri bağlamında Hz. Peygamber'in peygamberliğine delil olarak gösterilen rivayetleri Kur'an ve sahih hadis çerçevesinde incelemektir. Araştırmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş veya birinci bölümde hasâis, delâil ve mûcize kavramları ele alınmış ve mûcizenin çeşitlerine değinilmiştir.İkinci bölümde Hz. Peygamber'in doğumundan peygamberlik öncesi ve sonrası döneme kadar geçen süreçte meydana gelen olağanüstü hadiseler ile Hz. Peygamber'in fizikî özelliklerini konu edinen rivayetler ele alınmıştır. Bu rivayetlerin çoğunun Hz. Peygamber'e asılsız olarak isnat edildiği, Kur'an, sahih hadis ve tarihî gerçeklerle örtüşmediği ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Hz. Peygamber'in adeta diğer peygamberlerle yarıştırılmasının ona nispet edilen mûcizelerin sayısının artmasında oldukça etkili olduğu belirtilmiştir.Üçüncü bölümde ise Hz. Peygamber'e atfedilen hissî mûcizeler Kur'an bağlamında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bunun yanında söz konusu mûcizelerin çıkış sebepleri üzerinde durulmuş ve mûcizelerin ortaya çıkışında Ehl-i hadis ekolünün, Yahudi geleneğinin ve diğer peygamberler için mûcize diye nitelenebilecek vasıfların Hz. Peygamber için de bulunması gerektiği düşüncesinin olduğu ifade edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Peygamber, Mûcize, Delil, Rivayet.

DelilHadisHz. Muhammed+4
Fatıma Ünsal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00

Related subjects