Çalışan kadınlar

241 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kadın istihdamındaki kariyer engelleri: Kraliçe arı sendromu

Kadınların iş hayatında yaşadığı sorunların bir nedeni de kadın yöneticilerin diğer hemcinsi olan kadın çalışanlara karşı olan tutumlarıdır. Kraliçe Arı Sendromu olarak adlandırılan bu durum, kadın yöneticiler tarafından erkek tutumlarını benimseyerek, hemcinsleriyle olan rekabetini ortadan kaldırmaya çalışarak ve cinsiyet ayrımcılıklarını görmezden gelerek kadınlara karşı kullanmaktadır. Ayrıca başarısızlığının nedenini kadınların kendilerinde aramaları ve fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak için bireysel çaba göstermeleri gerektiğini savunurlar (Zel, 2002). Bir başka deyişle Kraliçe Arı Sendromu; kadın liderin, örgütünün en tepedeki tek iyi kadın olmayı arzu etmesi ve alt kademedeki hemcinslerinin zirveye tırmanma çabasını engelleme isteğidir (Korkmaz, 2014). Kraliçe arılar sadece hemcinslerinin hayatlarını karartmakla kalmaz, aynı zamanda sistematik olarak yetenekli olmalarını da engellemektedirler ve hatta dikkat çekici kadın adayların işe alımlarını ya da mevcut konumlarını bastırarak çalışma ortamlarına ulaşmaları sabote etmektedirler (McKoy, 2013). Bu çalışmada amaç kadınlar açısından kariyer engellerine (kraliçe arı sendromu) karşı, üst düzey yönetim kademelerine ulaşabilmesinde kullanılabilecekleri stratejileri değerlendirmektir. Anahtar Kelimeler: Kraliçe Arı Sendromu, Kariyer Engelleri, Kariyer Engellerini Aşma Stratejileri

KadınlarKariyer engelleriKraliçe arı sendromu+2
Aslı Kılıç
Toros University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihsel değişim sürecinde iş ve aile yaşamında kadın: Muğla ili, bankacılık sektöründe çalışan çocuklu kadınlar üzerine bir inceleme

Ataerkil toplumlarda daha baskın olarak, kadının hane içerisinde yaşamış olduğu toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümü, kadının aile yaşamında eşitsizliklerin olduğunu göstermektedir. Hane içerisindeki eşitsizlikler kadının, iş yerinde yaşamış olacağı cinsiyete dayalı ayrımcılık uygulamalarını derinleştirmektedir. İş yerinin vermiş olduğu görevleri gerçekleştirdikten sonra hane içi görevleri için ikinci mesaisi başlayan kadın hem fiziksel hem de zihinsel olarak yorgun düşmektedir. Ev işleri ve bakım sorumlulukları için harcayacak enerjisi kalamamaktadır ya da bunun tam tersi olarak; ev işleri, bakım görevlerini yerine getirirken yorgun düşen kadının iş yeri için harcayacak enerjisi kalamamaktadır. İş yerinin vermiş olduğu görevlerin yapımı sırasında zihni sürekli ev işleri ile meşgul olmakta ve kendini işe verememektedir. Cinsiyete dayalı ayrımcılık tutumları hane içerisindeki eşitsizliklerin yanı sıra iş yerlerinde de kadınların sıklıkla karşılaştıkları bir durumdur. Kadının erkek karşısında ikinci cinsiyet olarak algılanması ve yetersiz olarak düşünülmesi söz konusudur. Kadınlar iş yerlerinde işe alım, ücret, terfi, eğitim, izin ve rapor kullanımı, güdülenme, tayin, işten ayrılma ve taciz gibi birçok konuda cinsiyete dayalı ayrımcılık uygulamalarına maruz kalmaktadırlar. Gerek aile içerisindeki gerekse iş yerindeki eşitsiz tutumlar kadının iş ve aile yaşamını uyumlaştırma çabasında sorunlar yaşamasına neden olmaktadır. Son yıllarda bireylerin, özellikle kadınların iş ve aile yaşamını uyumlaştırmaya çalışmak devletin de stratejik planlarına konu olmuş ve bu konuda politikalar üretilmiştir. Kadının iş ve aile yaşamında uyumu yakalayabilmesi için toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıkların sona erdirilmesi ve eşitliğin sağlanması gerekmektedir. Bu durum bireylerin, iş yerlerinin ve devletin ortak çabası ile mümkün olabilecektir. Anahtar Kelimeler: Çalışan Kadınlar, Aile, Çalışma Yaşamı, Toplumsal Cinsiyet, İş bölümü

Aile hayatıAnnelerBanka çalışanları+7
Güliz Özgür
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın çalışanların kariyer engelleri: Eskişehir'de bir araştırma

Günümüz bilgi çağı örgütlerinde, insan gücü ile makine gücüne dayalı üretim yerini bilgiye dayalı güce bırakmıştır. Nitelikli entelektüel sermaye birikiminin sağlayacağı rekabet avantajı ile istihdamda cinsiyete dayalı ayrımcılığın giderek etkisini yitirmesi kadınların istihdam oranlarını arttırırken kadın yönetici oranlarında aynı olumlu etkiyi yaratmamıştır. Kadınların yönetici pozisyonlarına yükselememelerinin sebepleri çeşitli örgütsel, toplumsal ve bireysel kariyer engelleri ile açıklansa da konuya ilişkin etkili bir çözüm önerisi getirilmediği için aşılamayan kariyer engelleri ile düşük kadın yönetici oranları güncelliğini koruyan bir problem alanı olmaya devam etmektedir. Araştırma, kamu sektöründe çalışan kadınların üst düzey yönetim pozisyonlarına yükselirken karşılaştıkları kariyer engellerinin varlığını tespit etmek ve boyutlarıyla açıklamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kadın çalışanlar; tarihsel süreç, kuramlar ve kariyer engelleri alt başlıklarıyla açıklanmıştır. Türkiye'de ve Dünya'da kadın yöneticilerin durumu değerlendirilmiş ve kamu sektörü incelenmiştir. Araştırma kapsamında; Eskişehir ilinde kamu sektöründe faaliyet gösteren bir eğitim kurumunda görev yapmakta olan toplamda 200 erkek ve kadın yönetici ile çalışan üzerinde yapılan anket çalışmasında elde edilen verilerin istatistiksel analiz sonuçları değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, kadın katılımcıların toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin algılarını içselleştirdikleri ve geleneksel bir tutum sergiledikleri bu konuda erkeklerin daha eşitlikçi bir tutum sergiledikleri tespit edilmiştir. Ayrıca ölçek boyutlarının tümüyle cinsiyet değişkeni arasında anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Kadın çalışanların, kadın yöneticilere yönelik tutum düzeylerinin olumsuz yönde olduğu tespit edilmiştir. Kadın yöneticilerin üst yönetim kademelerinde erkeksi davranışları benimsedikleri görülmüştür. Kadınların aile içi sorumluluklarından ötürü üst düzey yönetim kademelerine mesafeli durdukları ancak eğitim düzeyleri ve statüleri yükseldikçe kariyer gelişimlerine yönelik olumlu tutumlarının arttığı görülmüştür. Özellikle eğitim düzeyi düşük, bekar erkek çalışanların kadınların kariyer gelişimlerine karşı oluşturdukları olumsuz stereotipler tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kadın İstihdamı, Kadın Yöneticiler, Kariyer Engelleri, Toplumsal Cinsiyet, Çalışma Yaşamında Cinsiyet Eşitsizliği

Cinsel kimlikEskişehirKadınlar+4
Hande Ayoğul
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Modern ve mahrem arasında çalışan kadın: Çorum örneği

Bu çalışmada din ve modernleşme ilişkisi bağlamında çalışan dindar kadınların dine ve modernliğe ait algıları ele alınarak kendilerini din ve modernleşme arasında konumlandırma biçimleri araştırılmıştır. Bu çalışma ile din ve modernliğin toplumda değişen görünümlerinin ortaya konması ve literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan bu çalışmada fenomenolojik ve gömülü teori yaklaşımlarının bakış açıları, araştırma teknikleri ve veri analiz yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Fenomenolojik yöntem ile çalışan dindar kadınların din ile modernlik arasındaki yaşantıları ve deneyimlerinin ortak ya da farklı yönleri ortaya koyulmaya çalışılarak bu deneyimin onlar için ne anlam ifade ettiğinin anlaşılması hedeflenmiştir. Gömülü teori yaklaşımı ile bir taraftan dindar diğer yandan modern hayatın bir parçası olan kadınlara dair yeni bir tipoloji geliştirmek hedeflenmiştir. Araştırma kavramsal çerçeve ve alan araştırması olarak iki bölümden oluşmaktadır. Saha notları ve dokümantasyon teknikleri kullanılarak oluşturulan kavramsal çerçevede Avrupa'da modernlik, sekülerleşme, Türkiye'de modernleşme, din ve kadın, çalışan dindar kadın konuları ele alınmıştır. Alan araştırması için 15 Temmuz 2024-15 Nisan 2025 tarihleri arasında Çorum il merkezindeki çeşitli kamu kuruluşlarında görev yapan farklı meslek grubundaki 25-60 yaş arası, yetmiş üç kadınla görüşülmüş, hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme sorularıyla veriler toplamıştır. Katılımcılara ulaşmada amaçlı örneklem ve kartopu tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın temel ve alt problemleri kapsamında çalışan dindar kadınların din ve dindarlığa ait algısı, modernliğe dair algısı ve modernlikle ilişkisi, kadının çalışma hayatındaki varlığına dair görüşleri, kadının çalışmasının din ve modernlikle ilişkisi, çalışan dindar kadınların iş hayatında, aile içinde ve diğer çevrelerinde karşılaştıkları sorunlar ele alınmıştır. Sonuç olarak çalışan dindar kadınların dinin inanç boyutunda kendilerini güçlü hissetmesine karşın ameli ve formel boyutunda gerileme yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Çalışan dindar kadınlar modernliği farklı yönleriyle ele almaktadırlar ama hiçbir katılımcı dinden uzak bir modernlik anlayışını kabul etmemekte, dindar kalarak modernleşmeyi idealize etmektedir. Böylece çalışan dindar kadınlar içinde "esnek modern dindar kadın" modeli ortaya çıkmıştır. Çalışan dindar kadınlar, kadının çalışma hayatındaki varlığını önemsemekle beraber çalışma şartlarına da vurgu yapmaktadırlar. Katılımcılar iş hayatında bazen kadın bazen dindar kadın oldukların için sorunlar yaşamaktadırlar. Çalışan dindar kadınların ev hayatında yaşadıkları sorunların tamamı kadın olmakla ilişkilendirilmiştir. Akraba ve arkadaş çevresinde ise kadınların çalışıyor olmalarının ilişkiler üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.

Çalışan kadınlar
Nihayet Kübra Kiraz
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımlı çalışan kadının gelir artışının aile bütçesi açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada amaç, bağımlı çalışmaya başlayan kadınların aile bütçelerindeki yeri ve katkısı ,tekstil sektöründe çalışan kadınların finansal okuryazarlık düzeylerinin demografik özellikleriyle kıyaslanarak ve finansal okur yazarlık seviyelerinin yükseltilmesi için çözüm önerileri içermektedir. Araştırmada kadınların aile bütçelerinin yanı sıra sosyo-ekonomik hayatlarındaki değişimleri ve gelecek ile ilgili planlamalarını karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kadın ve aile üzerinden toplumun ve tarihi okumak birçok Araştırmacı için ilgi çekici olmuştur. Araştırmasını yaptığım konuda bağımlı çalışan kadınların aile bütçesindeki yeri ve katkısı amacıyla kadınların demografik özellikleri ve finansal okuryazarlıklarının belli testlerden geçirilerek gözlemlenmesi amaçlanmıştır. "En iyi bilgi yaşanılarak öğrenilen bilgidir" cümlesinden yola çıkarak oldukça ilgi alanım olan geleceği yetiştiren kadınların okuryazarlık düzeylerinin tespit edilerek hangi aşamada hangi düzeyde olduklarının tespit edilmesi ve bunun yanı sıra kazançlarının ne derece kullanabildiklerini , gelecek için ne kadar tasarruf yapabildikleri, çalışma hayatına girmeleri ile yeni harcamalar yapmaya başlamaları, harcamalarında kararlarını kendileri alıyorlar mı?, başta sosyal harcamaları olmak üzere harcamaları farklılaşıyor mu? Kadına yönelik devlet teşviklerinin olması İş yaşamında , kadınların istihdamını kolaylaştırmakta mıdır? Gibi sorulara cevap aranmıştır ve çalışma benim için çok öğretici olmuştur.

Aile katılımıEv ekonomisiFinansal okuryazarlık+7
Feride Osmanlı Yetiş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel stresin çalışan kadınların verimliliğine etkisi: Seramik sektöründe bir uygulama

Günümüzde örgütsel davranış alanında üzerinde durulan en önemli konulardan biri de strestir. İş ortamında belirli rol ve görevleri yerine getiren birey, örgüt ortamından kaynaklanan ?örgütsel stres? ile karşı karşıyadır. Bu kavram iş stresi veya mesleki stres olarak da adlandırılmaktadır.Örgütsel stres yöneticiler için, örgütsel davranış için önemlidir. Çünkü uzun süreli stres birey üzerinde fiziksel ve psikolojik olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Çalışanların sağlığı ve bağlı olarak örgüt zarar görmektedir. Örgütsel stres çalışanların işe devamsızlık etmelerine, işten ayrılmalarına neden olabilmekte dolayısıyla örgütün verimliliği bundan zarar görmektedir. Örgütte çalışanlardan birinin yaşadığı stres, diğer çalışanlara da zarar vermektedir. Kadın çalışanlar örgütsel stresin verdiği ağır darbeler sonucunda ciddi kişisel zararlar görmekte, fiziksel ve zihinsel problemler yaşamaktadır. Bu nedenle kadın çalışanların başarılı olmaları için örgütlerin, stres hastalığı karşısında bilinçlenmeleri, stresi kontrol altına almaları ve stresi optimum düzeyde tutmaları bir zorunluluk haline gelmiştir.Bu çalışmanın amacı örgütsel stres kavramının kadın çalışanların verimlikleri üzerinde etkisinin olup olmadığını sorgulamaktır. Bu bakış açısıyla, literatür incelemesi yapılmış her iki kavram doğru zemine yerleştirildikten sonra ilişkilendirilmiştir. Örgütsel stres-verimlilik ilişkilendirmesi için anket uygulaması, Kaleseramik Çanakkale Kalebodur Seramik San. AŞ'deki beyaz ve mavi yakalı kadın çalışanlar ile yapılmıştır. Toplam 136 iş görene 50 soru sorularak yapılan uygulamanın değerlendirilmesinde SPSS paket programından yararlanılmıştır.Araştırma sonucuna göre, örgütsel stresin kadın çalışanların verimliliği üzerinde bilimsel nitelikte etkisi vardır.Anahtar Kelimeler: Çalışan Kadınlar, Örgütsel Stres, Stres, Verimlilik.

KadınlarSeramik sektörüStres+3
Senem Akgün
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın çalışanların cam tavan engelleri ve iş tatminine etkisi: Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi örneği

Kadınların iş yaşamında sayılarının giderek artmasına rağmen tepe pozisyonlarda yeterince temsil edilmedikleri görülmektedir. Bunun nedeni ise ?cam tavan? olgusuyla açıklanmaktadır. Kadın çalışanların tepe pozisyonlara ulaşmasını, eğitim, bilgi, beceri ve başarılarını göz ardı ederek engelleyen görünmez ve aşılması zor engellere cam tavan engelleri denmektedir. Bu engeller kişinin kendisinden kaynaklanabildiği gibi erkek çalışanlardan ve diğer kadın çalışanlardan da kaynaklanabilmektedir.Kısaca çalışanların işlerinden duydukları memnuniyet derecesi olarak tanımlanan iş tatmini ise örgütlerde üzerinde önemle durulan konuların başında gelmektedir. Cam tavan olgusunun kadın çalışanların iş tatminine etki eden en önemli faktör olduğu düşüncesinden yola çıkılarak bu araştırmanın yapılmasına karar verilmiştir.Yurt dışında yapılan araştırmalarda cam tavan olgusuna genellikle tıp sektöründe rastlandığı gözlenmiştir. Türkiye'de tıp sektöründe bu konuda araştırma yapılmamış olmasından dolayı uygulama için AKÜ Tıp Fakültesi tercih edilmiş, çalışanların kadın yöneticilere karşı tutumları, kadın çalışanların cam tavan algıları ve cam tavanın iş tatminine etkileri ölçümlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Cam Tavan, Kadın Yöneticiler, İş Tatmini, Tıp Sektörü.

Cam tavan sendromuHastaneler-üniversiteKadın yöneticiler+3
Alev Doğru
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürünün kadın çalışanların örgütsel bağlılığına ve performansına etkisi

Küreselleşmenin artmasıyla birlikte örgütlerde bir takım konulara verilen önem artmaktadır. Bunlardan örgüt kültürü, örgütsel bağlılık ve performans gibi konuların önemi ve Türkiye'de de bu konularla ilgili araştırmalar her geçen gün artmaktadır. Günümüz iş dünyası da, verimi en üst seviyelere çıkarmak için bu kavramlardan yararlanmaktadır. Örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık konuları, hem örgütler hem de çalışanlar için büyük öneme sahiptir. Örgüt kültürü çalışanlar arasında bir kimlik duygusunun gelişmesini sağlayarak ve örgütsel amaçlara katılımı teşvik ederek örgütsel bağlılığın oluşmasına ve kuvvetlenmesine destek olmaktadır. Ayrıca örgüt kültürü, örgütte yapılan iş ve eylemlerin kalitesini yükseltmeye dönük olarak üyeleri motive ederek performansı arttırabilirler. Bu çalışmada da örgüt kültürü güçlü olanlarda örgütsel bağlılığın yüksek olacağı ve performansın artacağı ön görülmüştür. Araştırma için, İstanbul'da bir fabrikada ki kadın çalışanlardan örneklem hedefi belirlenmiş ve 82 kadın çalışandan anket yoluyla elde edilen verilerden yararlanılmıştır. Anketin birinci bölümünden demografik değişkenler elde edilmiştir. İkinci bölümde örgüt kültürü, örgütsel bağlılık ve performansa ilişkin veriler elde edilmiştir. Üçüncü bölümde, örgüt kültürünün örgüsel bağlılık ve performansla arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Son bölümde ise, anket yoluyla elde edilen veriler aracılığıyla analizler yapılmıştır ve yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt kültürü, örgütsel bağlılık, performans

KadınlarPerformansÇalışan kadınlar+2
Mukaddes Güler
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımda çalışan kadınların istihdam durumunun araştırılması Gaziantep ili örneği

Tarım, kırsalda yoksulların önemli bir geçim kaynağı ve dünyada çok önemli bir yere sahip olup, tarımda kadın istihdamı geçmişten günümüze tartışılan global bir konudur. Tarım sektöründeki kayıtlı istihdam durumları, kadınların sahada fiilen kapladıkları büyüklüğün tersini göstermektedir. Tarımda kadın istihdamının mevcut durumu, sorunlar, çözüm önerileri çoğu çalışmada ulusal bazda ve genel bir yapı çizilerek ele alınmıştır. Sorunların çözümüne yönelik yaklaşımların gerçekçi olarak ortaya konması için konu il ölçekli araştırmayla ele alınmış; yereldeki politikacılara daha kolay ulaşılması, mevcut sorunların çözüme kavuşturulması, tarımda kadın emeğinin görünür kılınması ve karşılığının alınması, kamuoyu oluşturulması açısından tercih edilmiştir. Çalışmada Gaziantep İline bağlı dokuz ilçede tarımda çalışan kadın çiftçilerin kayıt dışılığı neden tercih etmek zorunda olduğu ortaya konmuştur. İl ilçe Tarım ve Orman Müdürlükleri, Sosyal Güvenlik Kurumu ve dokuz ilçenin Ziraat Odası yetkilileri ile görüşülerek kadınların çiftçi kayıt sistemi ve Sosyal Güvenlik Sistemine kayıt durumları ve mevcut problemler nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılarak ortaya konmuş ve tarımda çalışan kadınların büyük çoğunluğunun kayıtlı istihdama dahil olamadıkları belirlenmiştir. Araştırmanın paydaşları, tarımda kayıtlı istihdamın önemine değinerek, istihdamı arttıracak politikaların, günümüz koşullarına uygun kadınlar lehine bir yaklaşımla ele alınarak Sosyal Güvenlik Primlerinin Devlet tarafından karşılanmasının kayıtdışılığı önleyeceğini ve tersine göç ile kişilerin tekrar köylerine dönebileceği vurgusunu yapmıştır. Kırsal kalkınma yaklaşımının tarımsal üretim süreci ile sınırlı kalmaması, sosyal, kültürel, ekonomik refah seviyesini arttıracak entegre idare sistemlerinin uygulanmasıyla başarıya ulaşılabileceği kanısına varılmıştır. Çalışma, Gaziantep tarımında kadın emeğinin kayıt altına alınmama sebeplerini, toplumsal ve politik çerçevede ele almakta olup; yerelden ulusala iller bazında toplumsal bir sorunun çözüme kavuşmasına örnek teşkil etmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Tarımda kadın istihdamı, sosyal güvenlik

GaziantepKadın iş gücüKadın kooperatifçiliği+7
Aysel Eskici
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Göç bağlamında çalışan kadınların annelik deneyimleri: Ankara örneği

Geçmişten günümüze kadar gelen, toplum tarafından kadına atfedilen pek çok yakıştırmalardan biri de annelik kavramıdır. Kadınların içselleştirdiği annelik olgusu ile çalışma hayatının getirdiği eşitsizliklere bir de göçün zorlukları eklendiğinde durum karmaşık bir hal almaktadır. Bu araştırmada; göç bağlamında çalışan kadınların annelik deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada annelik deneyimlerini ortaya çıkarmak için nitel araştırma desenlerden biri olan fenomenoloji (olgubilim) deseni kullanılmıştır. Katılımcıların tümü bir arada olmadığı için araştırmanın katılımcılarına kartopu örneklem tekniği ile ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında sahaya inilerek yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak veriler elde edilmiştir. 03/09/2022 tarihinde katılımcılar ile görüşmeler yapılmaya başlanmış, 06/11/2022 tarihinde görüşme süreci tamamlanmıştır. Araştırma sırasında katılımcıların talebi üzerine ev, iş yeri ve kafe tarzı yerlerde görüşmeler yapılmıştır. Özellikle Suriye, Irak ve Afganistan'dan göç ederek Ankara'ya gelen farklı kadın gruplarının annelik algıları ve deneyimlerinin bu araştırmada yer alması sağlanmıştır. Katılımcıların toplumsal cinsiyet rolleri içinde yer alan annelik olgusuna bakış açıları ile çalışan anne olmanın getirdiği sorumlulukların neler olduğu, anne olma kararlarının alınmasında etkinliklerinin olup olmadığı ve bu konuda toplumsal bir etkinin varlığının sürüp sürmediği irdelenmeye çalışılmıştır. Bu araştırma için kartopu tekniği ile 22 kadın ile yüz yüze görüşme sağlanmıştır. Araştırma sonucu kadınların göç ettikten sonra çalışma hayatı ve aile yaşamı içindeki annelik deneyimlerinde değişikliklerin yaşandığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Annelik Deneyimleri, Çocuk, Toplumsal Cinsiyet, Göçmen Kadın.

AnkaraAnne deneyimiAnnelik+6
Serap Doğan Özgün
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisi: Ankara ili örneği

Bu çalışma, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin onların bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisini incelemeyi amaç edinmiştir. Belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan hipotezlerin test edilmesi için kullanılan veriler, anketler aracılığıyla toplanmış ve toplanan verilerin analizinde T testi, ANOVA testi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Analizlerin sonucunda, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerini arttırarak bireysel emeklilik sistemine katılımlarını sağlayabilmenin mümkün olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen bulguların ilgili taraflara faydalı bilgiler sunduğu düşünülmektedir.

AnkaraBireysel emeklilikFinansal okuryazarlık+4
İlknur Kıvrıç
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanedeki kadın işgörenlerin algıladıkları öğrenilmiş çaresizlik ve öz yeterlilik ile başetme stratejileri arasındaki ilişkisi

Araştırma, hastanede çalışan kadın işgörenlerin algıladıkları öğrenilmiş çaresizlik ve öz yeterlik ile başetme stratejileri arasındaki ilişkinin belirlenmesini amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın örneklemini Ağustos 2021-Mayıs 2022 tarihleri arasında hastanede çalışan kadın doktor, hemşire ve oda destek elemanları oluşturmuştur (n=274). Veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Öğrenilmiş Çaresizlik Ölçeği, Başaçıkma Stratejisi Ölçeği ve Genel Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre öğrenilmiş çaresizlik ile problem çözme boyutu arasında (r=-0,234, p<0,05) ve öz yeterlik arasında (r=-0,370, p<0,05) anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğrenilmiş çaresizlik ile kaçınma boyutu arasında (r=0,290, p<0,05) ise anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca genel öz yeterlik ölçeği ile problem çözme boyutu arasında (r=0,411, p<0,05) anlamlı ve pozitif yönlü, kaçınma boyutu arasında (r=-0,209, p<0,05) anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Çalışan kadınların algıladıkları öğrenilmiş çaresizliğin öz yeterlik üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür (β=-0,426, p<0,05). Bu etkide başetmenin aracı rolü olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen modelin sonuçlara göre doğrudan etkinin anlamlı olduğu fakat etki katsayısının azaldığı görülmüştür ve kısmi aracı olduğu kararı verilmiştir (β=-0,301, p<0,05). Sonuç olarak çalışmada, kadın sağlık çalışanlarında öğrenilmiş çaresizlik ve öz yeterlik değişkenlerinin anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkisi olduğu başetme stratejilerinin kısmi aracı rolü olduğu bulunmuştur. Kadın sağlık çalışanlarında öğrenilmiş çaresizlik yaşantısının azalması ve öz yeterlik düzeyinin arttırılması, başetme stratejilerinin güçlendirilmesine yönelik hizmet içi eğitimlerin verilmesi, önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Başetme stratejisi, kadın, öğrenilmiş çaresizlik, öz yeterlik, psikiyatri hemşireliği

HastanelerKadınlarPsikiyatrik hemşirelik+3
Sümeyye Sena Güzel
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadınların çalışma hayatına katılımında muhafazakarlığın rolü

Geleneksel toplum sahip oluğu dini, kültürel, geleneksel değerler çerçevesinde kadına ve erkeğe birbirinden farklı roller biçmektedir. Kadının ve erkeğin cinsiyetine uygun görülen rollerine olan bağımlılığı toplumda önemli görülmektedir. Rollerini benimseyen kişiler toplumda kabul görürken, benimsemeyen kişiler dışlanarak cezalandırılmaktadır. Muhafazakar düşünce dini değerler ile geleneksel toplumun değerlerini harmanlayıp bireylerin bu çerçevede hareket etmesini desteklemektedir. Çalışmada toplumsal cinsiyet rollerine değinilerek, muhafazakar söylemin Türkiye'de kadınların çalışma hayatına katılımını ne derecede etkilediği anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma ile cinsiyeti sebebiyle dezavantajlı olan kadının muhafazakar kimliği ile çalışma hayatına katılma ve çalışma hayatında ayakta kalma mücadelesi incelenmiştir. Bu araştırma toplumsal cinsiyet rollerinin muhafazakar düşünceyle birleşince çalışma hayatının her evresinde kadın açısından olumsuz durumların artmasına sebep olduğunu, bu doğrultuda yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırmak için yapılması gerekenleri ele alarak konuya dair çözümler adına farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmakta ve Türkiye'nin çeşitli illerinde yaşayan kendini muhafazakar olarak tanımlayan 14 kadınla derinlemesine mülakat gerçekleştirilmektedir. Dini yaşantıyı temeline alan ve geleneksel rollerin gerekliliğini savunan muhafazakar düşünceye bağlı olan kadınların çalışma hayatına katılımının her aşamasında olumsuzluklara maruz kaldığı saptanmaktadır.

Gelenekçi muhafazakarlıkKadınlarMuhafazakarlık+4
Bahriye Kübra Ezikoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
20
Master'sOpen AccessTR

Çocuklu kadınların iş yaşamına ilişkin davranışlarının sosyolojik açıdan değerlendirilmesi: Niğde örneği

Tarihsel süreç içinde aile kurumu ve kadınlar günümüz toplumuna kadar birçok değişime uğramış ve kadın, çalışma hayatının önemli bir bileşeni olmuştur. Bu anlamda çalışan annelerin hane dışındaki üretime katılması mikro boyutta aile kurumunu, makro boyutta ise toplumsal yapıyı ilgilendiren modern dönemlerin yeni bir sorun alanı olarak tartışılmaya başlanmıştır. Çalışan annenin diğer mesai arkadaşlarından farklı sorunlarla karşı karşıya gelmesi çoğunlukla doğurganlık ve çocuk sahibi olması ile ilişkilendirilmiştir. Çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren aile ve çocuk arasındaki ilişki; annenin işi ve kendisi için oldukça önemlidir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yaklaşım deseni ile tasarlanmıştır. Fakat çalışma içinde ele alınan her kuramın çalışmaya ışık tuttuğu, çalışmanın kuramsal teklik içermediği niteliksel olarak fenomenolojik kuram çerçevesinde modelleştirildiği belirtilmelidir. Araştırmanın örneklemini Niğde ilinde en az 2 yıl çalışma yaşamında yer alan 15 anne oluşturmuştur. Çocuk sahibi çalışan kadınlara uygulanan 18 soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formu ile katılımcıların aile ve çalışma hayatına yönelik görüş ve düşünceleri kendi ifadeleri ile anlaşılmaya çalışılmıştır. Araştırma bulguları çerçevesinde ana temalar oluşturulmuş ve bu temaların üzerine yoğunlaşan betimsel analizler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi, kod açma yöntemi kullanılarak yapılmış ve ortak örüntülerin belirlenmesiyle birlikte çıkarımlar sağlanmıştır. Elde edilen veriler, kamu sektöründe çalışan annelerin karşılaştığı zorlukları ve duygusal deneyimlerini açık bir şekilde vurgulamaktadır. Çalışmanın önemli bulguları arasında, çalışan annelerin çocuklarıyla yeterli vakit geçirememeleri, iş yerinde izin taleplerinde zorluk yaşamaları ve devlet politikalarının geliştirilmesi gerekliliği yer almaktadır. Bu bulgular, kamu sektöründe çalışan annelerin karşılaştığı zorlukları ve duygusal deneyimleri açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Araştırmanın sosyoloji literatürüne ve çocuk sahibi çalışan kadınlara yönelik yapılacak uygulamaların belirlenmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Aile hayatıAnnelerFenomenolojik sosyoloji+6
Özlem Onat
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

أحكام المرأة المسلمة أمام أهم القضايا المعاصرة

In this research, in the light of contemporary developments, the provisions regarding Muslim blood were examined in terms of Islamic jurisprudence according to four sects. The study aims to identify preferred views on current problems based on the Qur'an, Sunnah and other Shari'ah sources. The importance of the study stems from the sensitivity of the subjects covered in the research. In a period when there are many fatwas without evidence, it is of great importance to know the shar'i decree clearly and clearly, and this issue is one of the problems of our age. Veiling, inheritance issues, women's work, participation in elections and political life, sedition, mischief and loss of social values as a result of fault and neglect of these duties are questions that need to be answered about women today. Descriptive historical method was used while revealing the position of women in history. Analytical induction method was preferred to analyze the opinions and texts about the rulings of Muslim women in the light of contemporary developments in the Shari'ah and law books, and to analyze the views of the relevant sects by comparing them. The most important results of the research are as follows: Unlike other legal systems that exploit women for their worldly and material interests, it is the religion of Islam that treats women fairly for the first time and gives them all their rights and duties. Mixing of men and women in schools, factories and public places has undesirable consequences can give birth. Among the most important challenges faced by Muslim women is the right of women to leave the house and work in various jobs. Sharia allowed women to work in these areas. Women have proven their success in business life and even surpassed men in some areas. However, the use of all these rights depends on the compliance of the work with the conditions of the Sharia. If this condition is not fulfilled, the woman may neglect her primary duty of raising a generation. As for participation in politics, women can claim political positions like men, as long as they comply with Shariah law. However, in this regard, men and women should not work in a mixed way. The researcher proposes to increase the awareness of religious and national culture so that women do not fall into western secular movements. Likewise, it is necessary to warn reformers, preachers and thinkers that women have a very important and central role in the education and generation reform process. Keywords: Fiqh, Muslim women, Contemporary Developments, Women's Work, Westernization

Abduljabbar Hamad Hammadi Alshgloiy
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil işçisi olarak çalışan kadınlarda jinekolojik kanser farkındalığı

Bu araştırma, tekstil işçisi olarak çalışan kadınların jinekolojik kanser farkındalığını incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma, Kastamonu ilinde bulunan Mızıkçı Tekstil ve İkinci Bahar Tekstilde 15 Nisan- 15 Ekim 2022 tarihleri arasında çalışan 210 kadın ile yürütülmüştür. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Jinekolojik Kanserler Farkındalık Ölçeği (JİKFÖ) kullanılarak toplanmıştır. Veriler değerlendirilirken ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 38,46±9,05'tir. Kadınların JİKFÖ'den aldıkları toplam puan ortalamaları 137,56±23,16'dır. Kadınların %74,8'inin düzenli jinekolojik muayene yaptırmadığı, %69,0'ının daha önce jinekolojik kanserleri duymadığı, %55,2'sinin KETEM hakkında bilgisinin olmadığı ve %83,3'ünün jinekolojik kanserlere yönelik tarama hizmetlerinden yararlanmadığı tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan lise ve üzeri eğitim düzeyine sahip, orta gelirli, vajinal akıntı hakkında bilgi sahibi, KETEM hakkında bilgisi ve düzenli cinsel yaşamı olan kadınların jinekolojik kanser farkındalıkları anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). Aynı zamanda dış üreme organ muayenesi yapan, daha önce jinekolojik kanserleri duyan, jinekolojik kanser belirtilerini bilen, jinekolojik kanserlere yönelik tarama hizmetlerinden yararlanan kadınların da jinekolojik kanser farkındalıkları anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). Kadınların jinekolojik kanser farkındalıklarını arttırmak için erken tanı yöntemlerine ve risk faktörlerine yönelik eğitim/danışmanlık hizmeti almaları yönünde desteklenmeleri sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Farkındalık, Jinekolojik kanserler, Kadın, Hemşirelik

Endüstri işçileriFarkındalıkGenital neoplazmlar-kadın+7
Özlem Yardımcı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojik gelişmelerin kadın istihdamı üzerindeki etkisi: AB ülkeleri ve Türkiye örneği

Kadınların çalışmasına karşı olumsuz yaklaşım sebebiyle kadınlar tarihin eski dönemlerinden bu yana annelik ve ev işleriyle sınırlandırılmıştır. Sanayi devrimi sonrasında kadın işgücüne de ihtiyaç duyulmasıyla birlikte başlayan değişim, küreselleşmenin değiştirdiği dünyada kadınların çalışma hayatına katılımının artması şeklinde devam etmiştir. Teknolojide yaşanan gelişim ile birlikte kadınların teknofobik, erkeklerin ise teknolojik araçların kullanımında daha iyi olduğu algısı ile teknolojinin kadın istihdamı üzerindeki etkisi literatürde merak uyandırmaya başlamıştır. Bu bağlamda çalışmada teknolojiyi temsilen kullanılan Ar-Ge harcamaları, yüksek teknolojili patent başvuruları ve internet kullanıcılarının kadın istihdamı üzerindeki etkisi AB ülkeleri ve Türkiye için 2000-2015 yılları arasında incelenmiştir. Teknolojik gelişmelerin kadın istihdamı üzerindeki etkisinin dinamik bir olgu olmasından hareketle yöntem olarak dinamik panel veri analizi tahminlerinden biri olan iki aşamalı sistem GMM kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre teknolojiyi temsilen kullanılan her üç değişkende AB ülkeleri ve Türkiye'de kadın istihdamını olumlu yönde etkilemektedir. Teknolojik gelişmelerin ülkelerdeki cinsiyet eşitliği zorluklarının üstesinden gelmek için somut bir fırsat olduğu düşünülmektedir.

Avrupa BirliğiKadınlarTeknoloji+6
Filiz Selci
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın çalışanların işe tutkunluklarının iş yaşam dengesi üzerindeki etkisi: Pandemi sürecinde kamu ve özel sektör karşılaştırması

İnsan hayatının önemli bir bölümünü çalışma hayatı oluşturmaktadır. Çalışma hayatında motivasyonu yüksek ve işe tutkun çalışanlara ihtiyaç duyulmaktadır Kadınların ise çalışma hayatında karşılaştıkları çeşitli sorunlar iş ve yaşam arasındaki dengeyi kurmalarını zorlaştırmaktadır. Bunun yanı sıra, içinde bulunduğumuz pandemi süreci başlı başına özel bir durum olup, çalışma hayatında oldukça önemli değişiklikler meydana getirmiştir. Söz konusu değişikliklerin özellikle kadın çalışanların iş-yaşam dengesini büyük ölçüde etkilediği düşünülmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı pandemi sürecinde kamu ve özel sektörde çalışan kadınların işe tutkunluklarının, iş-yaşam dengesi üzerindeki etkisinin araştırılması çalışmanın temel amacını oluşturmaktır. Ayrıca çalışmada işe tutkunluk ve iş yaşam dengesinin demografik bilgiler ile arasındaki ilişkide incelenmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda 23 tane hipotez geliştirilmiştir ve Bursa ilinde yaşayan kamu ve özel kurumlarında çeşitli meslek gruplarına mensup toplam 508 kadın çalışan ile online ve yüz yüze anket yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Anket üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümünde demografik özelliklere ilişkin sorular, ikinci bölümde işe tutkunluk düzeylerini ölçmek için Schaufeli ve Bakker (2003)'ın 'Utrecht Work Engagement Scale (UWES)'ölçeğinin Turgut (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış halinden yararlanarak oluşturulan sorular yer almaktadır. Söz konusu ölçek toplam 17 ifadeden oluşmaktadır. Üçüncü bölümde ise iş yaşam dengesi düzeylerini ölçmek için Apaydın (2011) tarafından geliştirilen 'iş yaşam dengesi' ölçeği kullanılacaktır. Söz konusu ölçek tolam 20 ifadeden oluşmaktadır. Anket aracılığı ile toplanan veriler SPSS ve AMOS paket programları kullanılarak, faktör analizi, t-testi, Anova testi, korelasyon analizi ve yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, kamu kurumlarında çalışanların işe tutkunluk düzeyleri özel sektörde çalışanlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Özel sektörde çalışanların ise iş yaşam dengelerinin kamu kurumlarında çalışanlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Toplam işe tutkunluk ölçeği puanı ile dinçlik, adanmışlık, yoğunlaşma ve iş yaşam uyumu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki varken yaşamı ihmal etme, kendine zaman ayırma boyutları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. İşe tutkunluğun dinçlik alt boyutu, işe tutkunluk, adanmışlık, yoğunlaşma ve iş yaşam uyumu arasında anlamlı pozitif yönlü anlamlı bir ilişkisi olduğu, yaşamı ihmal etme ve kendine zaman ayırma boyutları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. İşe tutkunluğun adanmışlık alt boyutunun işe tutkunluk, dinçlik, yoğunlaşma ve iş yaşam uyumu alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkisi olduğu, yaşamı ihmal etme ve kendine zaman ayırma alt boyutları arasında ise negatif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. İşe tutkunluğun yoğunlaşma alt boyutunun ise genel işe tutkunluk puanı, adanmışlık, dinçlik, iş yaşam uyumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu ancak kendine zaman ayırma alt boyutuyla da negatif yönlü anlamlı ilişkisi bulunmaktadır.

COVID 19Kamu kuruluşlarıPandemiler+5
Ezgi Çelik
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat'ta çalışan bekar kadınların şiddet algısı

Günümüzde toplumsal sorunlardan bir tanesi ve belki en önemlisi kadına yönelik şiddettir. Kadınların şiddete maruz kalması ise yine toplumsal yapının genetiği ile ilgili ve genelde ataerkil toplumların karakteristik özelliği şeklinde yorumlanabilir. Bu araştırmanın amacı aile içinde şiddete maruz kalan kadınlara yönelik sosyolojik bir araştırma yapmaktır, bu amaçla kadına yönelik şiddet olgusunu açıklarken öncelikle şiddetin tanımlarını yapmak ve şiddetin türlerini, yöntemlerini ve kadına yönelik şiddet ile ilgili araştırmaları göz önüne koymaktır. Kadınların şiddet uygulamaları ile yaşadıkları olumsuzlukları ve bu olumsuzlukları hafifletecek olan kuruluşları tanıtmaktır. Araştırmanın en önem arz eden yönü bu konunun sadece şiddete maruz kalan bireyleri tek tek bireysel olarak ilgilendiren bir konu olmaktan çok toplumu ilgilendirmesi ve her ne kadar aile içinde yaşanıyor olsa da toplumsal bir sorun haline gelmesidir. Çünkü sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı ailelerin varlığı ile mümkündür. Bu çalışmanın spesifik amacı ise, Yozgat ilinde çalışan bekâr kadınların şiddet konusundaki farkındalıklarının anlaşılmasıdır.

Aile içi şiddetBekarlarKadına yönelik şiddet+4
Büşra Akçıl
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de işveren kadın deneyimlerinin toplumsal cinsiyet perspektifinden analizi: KAİSDER ve ANGİKAD örneği

Bu tez araştırmasında işveren/girişimci kadınların işlerini yürütme sürecinde, iş, aile, sosyal yaşam alanlarına ve üyesi oldukları örgütlülük yapı içindeki durumlarına toplumsal cinsiyet perspektifinden bakılmıştır. Araştırmanın birinci amacı, işveren/girişimci kadınların, işe başlama ve işi sürdürme sırasında iş, aile, sosyal ve üyesi oldukları örgütlü yapılar ve yaşam alanlarındaki deneyimleri üzerinden yüz yüze oldukları toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini görünür kılmaktır. Araştırmanın ikinci amacı ise, işveren/girişimci kadınların anlatıları üzerinden sağlanan verilerle toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine ilişkin dönüştürücü bir katkı sağlamaktır. Araştırmanın kavramsal ve kuramsal çerçevesini, toplumsal cinsiyet teorik tartışmaları, kadın emeği çalışmaları, kadın emeğine toplumsal cinsiyet yaklaşımları, işveren/girişimci kadın ve toplumsal cinsiyet yaklaşımları, işveren/girişimci kadınlarda mesleki ve sivil toplum örgütlülüklerinin işe yansımaları oluşturmuştur. Kadına dair kadın deneyimleri üzerinden oluşan bilginin görünür kılınması bir araştırmayı feminist kılar ön kabulüyle feminist yöntem kullanılmıştır. Bu araştırmanın farkı, feminist yöntemle toplumsal değişim ve eşitlik konularına toplumsal cinsiyet eşitsizliği bağlamında işveren/girişimci kadın deneyimleri üzerinden katkı sağlamayı amaçlamasıdır. Niteliksel analiz yaklaşımı çerçevesinde, derinlemesine mülakat yöntemi kullanılmış olup, 15 işveren/girişimci kadınla derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Araştırma, işveren/girişimci kadınların iş dünyasındaki var olma deneyimlerini iş ve sosyal yaşamları bağlamında, kendi anlatıları temelinde yansıtmıştır. Bu mülakatlardan toplanan verilerin niteliksel yaklaşım çerçevesinde analizi yapılmıştır. Sosyoekonomik üst gelir grubunda bulunan işveren/girişimci kadınların, bulundukları her düzlemde geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklı sorunlar yaşadığı görülmüştür. İşveren/girişimci kadınların toplumsal cinsiyetin normalleştirmiş olduğu kadınlık rolleri olan annelik, eş ve ev içi bakım sorumluluklarını kabullenme biçimleri kadınların toplumsal, siyasal ve ekonomik alandaki konumlarını etkilemektedir. Sonuç olarak kadınların güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için, işveren/girişimci kadınlara dair yapılan politika, strateji ve çalışmaların bütüncül olarak toplumsal cinsiyet bakış açısıyla, kadınların özgün konumlarının dikkate alınarak, hazırlanması gereklidir.

FeminizmGirişimcilerGirişimcilik+7
Semra Şahin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ev hizmetlerinde çalışan göçmen kadınların sorunları ve bu sorunlarla mücadele stratejileri

Ele alınan bu çalışma Türkiye'de ev hizmetlerinde çalışan kadınların sorunlarının neler olduğunu ve bu sorunlarla nasıl mücadele ettiklerini anlama çabası taşımaktadır. Bu hedef doğrultusunda kartopu örnekleme tekniği ile kendilerine ulaşılmış ve çoğunluğu Türkmenistanlı olan içlerinde Kırgız asıllı ve Moldovyalı olan 8 göçmen kadın ile iletişime geçilmiştir. İçlerinde derinlemesine görüşmenin de tekrardan yapıldığı iki görüşmecinin çalışma mekanları ve çalışma deneyimleri uzun süreli olarak bizzat yakından gözlemlenmiş ve saha deneyimi elde edilmiştir. Nitel araştırma çerçevesinde oluşturulan bu çalışmada yorumlayıcı fenomenolojik bir araştırma deseninden faydalanılmış ve görüşmecilere yönlendirilen yarı yapılandırılmış mülakat soruları ile bulgular belirlenmeye çalışılmıştır. Katılımcılara yönlendirilen bu sorularla kişilerin demografik özellikleri belirlenmiş, Türkiye'ye olan göç süreçlerinin (öncesi ve sonrası) nasıl gerçekleştirildiği durumu ortaya çıkarttırılmış, çoğunluğunun kayıt dışı olan veya yaşamının bir kısmını kayıt dışı olarak geçiren kadınların çalışma yaşamlarına dair zorlu süreçleri ve mücadele stratejileri ele alınıp değerlendirilmiştir. Özel alan kamusal alan muğlaklığını çalışma piyasasında deneyimleyen göçmen kadın emeği, toplumsal cinsiyet ve ataerkil kapitalizm ilişkileri bağlamında değerlendirilmiş kadın emeğinin ve bedeninin sömürge aracı olarak kullanılmasında kilit nokta olan göç olgusunun kadın yaşamını nasıl etkilediği sonucu ortaya çıkartılmıştır. Son olarak ise bulguları tahlil edilen bu araştırma sonucunda kadınların enformel sektöre bağlı olan bu iş piyasasında tüm eril zorbalıklara maruz kaldığı ve bu zorbalıklarla mücadelenin onlar açısından kısıtlılığı ortaya çıkartılmıştır. Göçmen, kayıt dışı, kadın, eş ve anne olan kadınlar bir yandan başkası için özel alanda emek üretirken bir yandan da kendi ailesi için özel emek üretmeye devam etmişlerdir. Geleceğe dair çok fazla beklentilerinin olmadığı bu kadınların, benlikleri de ataerkil pratikler etrafında şekillenmeye devam etmektedir.

Ev hizmeti sektörüEv içi emeğiEv işleri+7
Ümran Berfin Güneysu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yönetiminde cinsiyet etkeni ve kadın öğretmenlerin yöneticiliğe bakış açıları (Küçükçekmece ilçesi örneği)

Bu araştırma, ilköğretim okullarındaki kadın öğretmen ve yöneticilerin, yöneticiliğe karşı bakış açılarını tespit etmek ve kadın yöneticilerinin sayılarının az olmasının nedenlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde 10 resmî ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 103 (94?ü öğretmen, 5?i müdür yardımcısı ve 4?ü okul müdürü) kadın oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kadın, Yönetim, Yönetici, Eğitim Kadrolarında Kadın, Yönetim kadrolarında Kadın, Kariyer

Akademik kariyerKadın yöneticilerÇalışan kadınlar
Olcay Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de imalat sanayiinde kadın istihdamına yönelik sektörel bazda bir analiz: Manisa ili örneği

Bir ülkenin gelişmişlik göstergesi kadınların işgücüne katılımı oranlarının yüksek olmasıyla ilişkilidir. Buna karşın kadınların işgücüne katılımında, düşük ücret düzeyi, cinsiyet ayrımcılığı, çocuk bakımından sorumlu olma, eğitim seviyesinin yeterli olmaması gibi birçok engel bulunmaktadır. Bu bağlamda ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi için, kadınların işgücüne katılımı ve bu yönde politikaların geliştirilmesi ve uygulanması son derece önemlidir. Bu çalışmanın birinci bölümünde işsizlik, işgücü, istihdam, kadın istihdamı tanımları kavramsal boyutuyla ele alınmıştır. Kadınların işgücü piyasasına girmesinin önündeki engeller gerek literatür taraması gerekse istatistiki veriler analiz edilerek tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümünde ise, Türkiye'de ve dünyada tarihsel süreçte kadın istihdamı incelenmiş, kadın istihdamının istatistiki verilerle değişim ve dönüşümünün yanısıra hukuksal boyutu ve etkilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise, çalışmanın merkezi olarak seçilen Manisa ilinde imalat sanayiinde çalışan kadın işçilerin çalışma koşullarına ilişkin yapılan nicel bir araştırma ile 250 kadın çalışana anket uygulaması ve elde edilen verilerin değerlendirilmesi yer almaktadır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre kadınlar, imalat sanayiinde geçici ve vasıfsız işlerde çalışmaları nedeniyle düşük ücret aldığını düşünmektedirler. Ayrıca çalışma ortamlarındaki sorunların aile hayatlarını da etkilediği gerekçesi ile bu sektörü daha az tercih etmektedirler.

KadınlarManisaÇalışan kadınlar+5
Kübra Akkuş
Manisa Celal Bayar University
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın çalışanların algıladıkları sosyal desteğin, iş ve yaşam doyumları üzerinde iş-aile yaşam ile aile-iş yaşam çatışmasının düzenleyici rolü

Bu araştırmanın amacı, kadın çalışanların algıladıkları sosyal desteğin, iş ve yaşam doyumları üzerinde iş-aile yaşam ile aile-iş yaşam çatışmasının düzenleyici rolünü analiz etmektir. Bu çerçevede, algılanan sosyal destek ölçeği, iş-aile yaşam çatışması ve aile-iş yaşam çatışması ölçeği, iş doyumu ölçeği ve yaşam doyumu ölçeği kullanılarak anket soruları hazırlanmıştır. Gaziantep İli'nde imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde istihdam edilen kadın çalışanlardan oluşan araştırma evreninden kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen kadın çalışana 523 anket uygulanmıştır. Bu anketlerin tamamı değerlendirmeye alınmış ve verilerin analizinde, ölçüm modelleri ve yapısal modelleri test etmek amacıyla ikinci nesil bir istatistik yazılımı olan SmartPLS programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, algılanan sosyal destek düzeyinin alt boyutu olan aile desteğinin yaşam ve iş doyumu üzerinde ve arkadaş desteğinin de iş doyumu üzerinde düzenleyici etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca, aile boyutu ile yaşam doyumu arasındaki aile-iş çatışmasının, aile boyutu ile iş doyumu arasında iş-aile çatışmasının ve arkadaş boyutu ile iş doyumu arasında iş-aile çatışmasının düzenleyici etkisi de tespit edilmiştir.

Aile hayatıAlgılanan sosyal destekSosyal destek+6
Asiye Gölpek Karababa
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects