Valuation
77 theses under this subject heading
Maddi duran varlıklarda değerleme ve raporlama: TMS/TFRS ve Vergi Usul Kanunu'ndaki düzenlemelerin karşılaştırılması
Bu çalışmanın konusu, işletmelerin toplam varlıkları içerisinde önemli bir paya sahip olan maddi duran varlıkların değerlemesi ve raporlanmasına ilişkin Vergi Usul Kanunu (VUK) ve Türkiye Muhasebe/Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS) düzenlemelerinin karşılaştırılmasıdır. VUK kapsamındaki değerleme yaklaşımlarının vergi kanunlarına göre şekillenmesine karşın, TMS/TFRS bu konuya daha dikkatli yaklaşmaktadır. Ölçümleme ve raporlama yapılırken gerçeğe uygun şekilde sunum ve ihtiyaca uygunluk kriterlerini göz önünde bulundurmaktadır. Çalışmanın temel amacı VUK ve TMS/TFRS açısından değerleme ölçütlerinin esaslarının ortaya konulmasıdır. Birinci bölümde, değer kavramının tanımı ve diğer disiplinlerle tarihsel süreç içerisindeki bağlamı incelenip, VUK ve TMS/TFRS'de değerleme yaklaşımları ve değerleme ölçütleri açıklanmıştır. Standartlar kapsamında ele alınan gerçeğe uygun değer üzerine açıklamalar yapılmıştır. İkinci bölümde maddi duran varlıkların genel tanımı yapılmakla beraber, maddi duran varlıkların değerleme ve raporlanması VUK ve TMS/TFRS düzenlemeleri çerçevesinde incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise maddi duran varlıkların değerlemesi ve raporlanması, VUK ve TMS/TFRS uygulamaları kapsamında karşılaştırılmıştır.
Endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi: İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde makina ve makina teçhizatı üretimi yapan firmalar üzerinde bir uygulama
Günümüzde, pazar koşullarında müşterilerin ürün ve hizmet konusundaki beklentileri her geçen gün hızla artmakta olup, sıradan sayılabilecek ürünlerin dahi marka değerine sahip olup olmadığı sorgulanmaktadır. Bu nedenle, son yıllarda firmaların kendi ürünlerini diğer firmaların ürünlerinden ayırt edilmesini sağlayan en önemli araçlardan biri olan marka değerinin, hem marka olarak kendi başına yaratığı etki, hemde satın alma karar sürecindeki temel kriterler üzerindeki etkileri araştırılmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde genel kavramlar, ikinci bölümünde endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi ayrıntılı bir şekilde işlenerek, literatüre uygun bir alt yapı oluşturulmuştur.Araştırma anket tekniği ile yapılmıştır ve elde edilen bulgular SPSS 15,0 programında analiz edilmiştir.Araştırma, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde makine ve makine teçhizatı üretimi yapan firmalar üzerinde yapılmıştır. Araştırma sonucunda endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi incelenmiştir.. Sonuç olarak, marka değerinin satın alma kararına olan etkileri ve karar sürecinin karar veren kişinin demografik özellikleri açısından nasıl etkilendiği araştırılmış ve yorumlar ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Marka Değeri, Satın Alma, Endüstriyel Pazar, Karar Süreci.
Firma değerlemesi ve İMKB'de enerji sektöründe uygulaması
Bu tezin amacı, piyasada kullanılan firma değerleme yöntemlerinin açıklanması ve buyöntemlerin İMKB- ELEKTRİK endeksinde işlem gören beş tane firma için uygulanmasıdır.Çalışmanın birinci bölümünde değer kavramı üzerinde durulmuş olup firma değerlemesiliteratüründe kullanılan değer tanımlarına yer verilmiştir. İkinci bölümde ise piyasada ençok kullanılan Aktif Bazlı Yaklaşım, Göreceli Değerleme Yaklaşımı ve İndirgenmiş Nakitakımları Yaklaşımı teorik olarak anlatılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı olan üçüncübölümde, öncelikle firmaların 2005-2009 yılları arasındaki finansal tabloları analiz edilmiş,daha sonra sırasıyla göreceli değerleme yöntemleri ve indirgenmiş nakit akımları yöntemleriilgili firmalar için uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda bulunan değerler ile firmaların 2010yılında borsada işlem gördükleri en düşük ve en yüksek fiyat aralığı karşılaştırılmıştır.Sonuç olarak indirgenmiş nakit akımı yöntemleri diğer yaklaşımlara göre firmaların 2010yılında piyasada oluşan fiyatlarını tahmin etmede daha başarılı olmuştur.
Arsa ve arazi düzenlemelerinde karşılaşılan ölçütsel sorunlar
Bu tez çalışmasında arsa ve arazi düzenlemelerinde kamu ve taşınmaz sahipleri açısından adaletsizliklere ve hak kayıplarına sebep olan ölçûtsel sorunlara değinilmiştir. Bu amaçla öncelikle ülkemizdeki kentleşme süreci ele alınmıştır. Kentleşme sürecinin bir müddet daha şu andaki hızıyla süreceği vurgulanmış, bununla ilgili yasal düzenlemeler, alınabilecek önlemlere altlık teşkil edecek yasal olanaklar ele alınmıştır. Yürürlükte iolan yasalar ve imar mevzuatının özellikle mülkiyet, arsa ve arazi düzenlemeleri ile ilgili kısımları incelenmiştir. Taşınmazların değerlerinin belirlenmesinin önemi, değerlemeye ilişkin yaklaşımlar ve yöntemler ele alınmış ve hangi yöntemin hangi tür taşınmazlar için kullanılabileceği irdelenmeye çalışılmıştır. Arsa ve arazi düzenlemelerinde taşınmaz değerlerinin belirlenmesinin kamu yaran ve kişiler açısından gerekliliği anlatılmaya çalışılmıştır. Arsa düzenlemeleri sonucu oluşan yeni mülkiyet yapısında taşınmaz değerlerinde etkili faktörler teker teker incelenmiştir. Bu faktörlere ilişkin bir puanlamanın nasıl yapılabileceği ve bu faktörler arasında ilişkinin nasıl kurulabileceği anlatılmaya çalışılmıştır. ıx
Bursa Atatürk Ormanı rekreasyon hizmetlerinin toplam ekonomik değerinin belirlenmesi
Ormanlar, sundukları mal hizmetlerle tüm canlılar açısından hayati öneme sahip ekosistemleri oluşturan belli koşullarda yenilenebilir doğal kaynaklardır. Orman kaynakları ürettikleri somut ve soyut ürünlerle insanlara ekonomik, sosyal ve kültürel faydalar sağlayarak onların çeşitli ihtiyaçlarını karşılarlar. Ormanların ürettiği mal ve hizmetlerden odun hammaddesi gibi bir kısım ürünler pazarda fiyatı oluşmakta ve ticari işlem görmektedir. Ancak, ormanların ürettiği oksijen, peyzaj, erozyonu önleme, biyolojik çeşitlilik gibi hizmetler piyasada işlem görmediğinden ekonomik değeri belli değildir. Yine ormanların ürettiği, rekreasyon hizmetlerinin ise piyasada ekonomik değerinin kısmen altında oluştuğu bilinmektedir. Kaynakların etkin şekilde tahsis edilebilmesi için bu kaynaklardan sağlanan tüm faydanın ekonomik değerinin sağlıklı hesaplanması gerekmektedir. Orman ekosisteminden sağlanan mal ve hizmetlerin toplam ekonomik değerinin belirlenmesi için piyasa fiyatı belli olan ürünlerle birlikte pazarı olmayan mal ve hizmetlerin ekonomik değerinin bilinmesine ihtiyaç vardır. Bu şekilde orman kaynaklarının toplam ekonomik değerinin tahmini yapılmaktadır. Bu tahminler bazen orman kaynaklarına ait ekosistem hizmetlerinin geneli bazen de sadece belli işlev baz alınarak elde edilen ürünün toplam ekonomik değerine yönelik te yapılabilmektedir. Bu tez çalışmasında, sadece rekreasyon işlevi dikkate alınarak Bursa Atatürk Ormanı Mesire Yeri'nin topluma sunduğu hizmetlerinin ekonomik değerinin tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Bursa Atatürk Ormanı Mesire Yeri'nin topluma sunduğu rekreasyon hizmetlerinin toplam ekonomik değeri koşullu değer belirleme yöntemi kullanılarak tahmin edilmiştir. Atatürk Ormanı Mesire Yeri'nin 2020 yılı itibariyle, kişi başı tüketici rantı 6,57 ₺ (0,94$) kişi başı ortalama ödeme eğilimi 8,57 ₺ (1,22$), alandaki mevcut rekreasyon hizmetlerinin toplam ödeme eğilimi değeri 56.153.482,16 ₺/yıl (8.021.926,02$/yıl) ve toplam pasif değer ise 122.147.865,53 ₺/yıl (17.449.695,08$/yıl) olarak tahmin edilmiştir. Buna göre alanın rekreasyon hizmetlerinin yıllık toplam ekonomik değeri 2020 yılı fiyatlarına göre 178.301.347,69 ₺ (25.471.621,10$/yıl) olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak bu tez ile ormancılıkta değer belirleme çalışmalarına katkı sağlanmış ve orman kaynakları yöneticilerin ormanların rekreasyon hizmetlerine tahsis ve projelendirme kararlarında isabet derecesinin artmasına yardımcı olunmuştur. Anahtar kelimeler: Doğal kaynaklar, orman kaynakları, değerleme, koşullu değer belirleme, ormanların işlevleri, ormanlarda dışsallıklar, toplam ekonomik değer.
Maddi duran varlıkların mevcut sistem uygulaması ve TMS 16 kapsamında uygulamalı incelenmesi
Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle coğrafi sınırlar ortadan kalkmış ve birçok noktada farklılıkların giderilme çabası artmıştır. Muhasebe alanına da yansıyan bu çabalar sonucunda; IAS (International Accounting Standards) adı altında muhasebe standartları yayınlanmış, uygulama farklılıklarının kaldırması amaçlanmıştır. Ülkemizde de muhasebe uygulamalarının uluslararası muhasebe standartlarına uyumu için Türkiye Muhasebe Standartları yayınlanmaktadır. UFRS' de temel prensip, işletmelerin gerçeğe uygun mali durumu gösteren değerleme ve kaydetme işlemlerinin standartlara göre hazırlanmasıdır. Böylece hem en doğru bilgi hem karşılaştırılabilirlik ön plana çıkmıştır. Bu çalışmanın konusu, işletme faaliyetlerinde ve finansal tablolarında önem arz eden maddi duran varlıkların standart ve mevcut sistem ile farklarını uygulama ile karşılaştırarak incelemektir.
Gerçeğe uygun değerin finansal oranlar üzerine etkisi: Yatırım amaçlı gayrimenkuller örneği
Günümüzde evrensel muhasebe standartları olarak kabul gören UMS / UFRS'lerin birçoğunda, varlıklar ve yükümlülüklerin GUD değerleme yöntemi ile raporlanması ya zorunlu ya da isteğe bağlı olarak istenmektedir. BIST'ye kayıtlı halka açık şirketler, TMS / TFRS'ler ve dolayısıyla UMS / UFRS'lere göre hazırladıkları finansal tablolarında YAG'leri GUD yöntemi ya da maliyet yönteminden birisini kullanarak raporlamaktadırlar. YAG'leri değerlemede kullanılan yöntemin şirketlerin finansal tabloları ve finansal oranları üzerinde önemli etkileri olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada, YAG'lerin değerlemesinde GUD yönteminin kullanımının finansal oranlar üzerine etkisine dair delil sağlanması amaçlanmıştır. Araştırma, BIST Pay Piyasası'na kayıtlı finansal kurumlar dışında kalan ve YAG'lere sahip 34 şirket üzerinde frekans analizi kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışmada, YAG'lerin değerlemesinde GUD yönteminin kullanımının maliyet yönteminin kullanıldığı duruma göre araştırma kapsamındaki şirketlerin faaliyet oranları ve borsa performans oranları üzerindeki etkisinin olumsuz yönde olduğu; finansal yapı oranları ve kârlılık oranları üzerindeki etkisinin ise orana göre değişebildiği yani olumlu ya da olumsuz yönde olabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Başka bir ifadeyle, bu çalışmada, YAG'lerin değerlemesinde GUD yönteminin kullanımının maliyet yönteminin kullanıldığı duruma göre araştırma kapsamındaki şirketlerin duran varlıklarının devamlı sermayeye oranı, özkaynaklar devir hızı oranı, varlıklar devir hızı oranı, fiyat - kazanç oranı ve piyasa değeri - defter değeri oranını olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışmada, GUD yönteminin kullanımının araştırma kapsamındaki şirketlerin finansal kaldıraç oranı, özkaynak oranı, vergi öncesi kârın (zararın) net satışlara oranı ve vergi öncesi kârın (zararın) özkaynaklara oranını ise olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada elde edilen bir diğer sonuç da, GUD yönteminin kullanımının araştırma kapsamındaki şirketlerin net kârın (zararın) net satışlara oranı, varlık kârlılık oranı ve net kârın (zararın) özkaynaklara oranı üzerindeki olumlu ya da olumsuz yöndeki etkisinin birbirine yakın veya eşit düzeyde olduğudur. Anahtar Kelimeler: Değerleme, Finansal Oranlar, Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller, Maliyet Yöntemi, Gerçeğe Uygun Değer Yöntemi
Konut değerlemesinde kullanılan kapitalizasyon ve amortisman oranlarının hesaplanması: Aydın ili örneği
Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi, kentleşme oranının artmasıyla beraber gayrimenkul piyasasının büyüklüğüne bağlıdır. Ülkede yer alan gayrimenkul varlıklarının hangi finansman yöntemiyle değerlendirildiği ise, piyasanın işleyişinin temelini oluşturur. Gayrimenkul finansmanının etkin çalışması, piyasada gerçek fiyat mekanizmasının oluşması, alım-satıma konu olan finansal varlığın çeşitliliğini ve güvenilirliğinin artması için önemli bir unsurdur. Gayrimenkul piyasasında gayrimenkullerin fiyatlarının doğru, tarafsız ve şeffaf bir şekilde belirlenmesi, uzmanlar tarafından gayrimenkulün değerlemesi ile mümkündür. Değerleme, gayrimenkul sektörünün ekonomisine, hukuksal yapısına ve finansmanına birçok fayda sağlamaktadır. Ancak, gayrimenkul değerlemesinde karşılaşılan en büyük sorun, gayrimenkul sektörünün gelişmesiyle ortaya çıkan yeni ihtiyaçları karşılayacak veya gayrimenkulün değerine etki eden tüm faktörleri kapsayan bir modelin olmamasıdır. Bu çalışmanın konusu, Aydın ili Efeler ilçesindeki gerçek alım-satımı yapılan konutların, değerleme yöntemlerinden biri olan gelir kapitalizasyon yöntemi ile bölgesel kapitalizasyon oranının hesaplanması ve diğer bir yöntem olan maliyet yöntemi ile yaş ve oda sayısına göre amortisman oranının belirlenmesidir. Çalışmanın özgünlüğü, Türkiye'de konut sektöründe hem gerçek alım-satım fiyatlarını kullanarak, bölgesel konut kapitalizasyon oranının hesaplanması ve hem de piyasadan çıkartma yöntemi ile amortisman tutarının tespit edilmesine yönelik ilk çalışma olmasıdır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, değerleme uzmanlarına veya değerleme şirketlerine, konu ile akademik olarak çalışan kişilere veya kurumlara ışık tutmayı ve kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Aydın ili Efeler ilçesinde on sekiz mahalle için ulaşılan 805 gerçek alım-satım verilerine göre, bölgenin genel ortalama kapitalizasyon oranı % 4,98 olarak hesaplanmıştır. Mahalle olarak incelendiğinde en yüksek kapitalizasyon oranı % 7,30 ile Orta Mahallesi ve % 7,17 ile Zafer Mahallesi'dir. En düşük kapitalizasyon oranı ise % 3,95 ile Zeybek Mahallesi ve % 4,04 ile Mimar Sinan Mahallesi'dir. Amortisman oranları oda sayılarına göre ayrılarak her yaş için hesaplanmıştır. 2 Oda 1 Salon konutların genel amortisman oranı % 2,81 ile % 58,52 değişim aralığında, 3 Oda 1 Salon konutların genel amortisman oranı ise % 2,63 ile % 60,39 değişim aralığında olduğu saptanmıştır.
Konumun ticari gayrimenkul kiralarına etkisinin araştırılması: Aydın ili Adnan Menderes bulvarı örneği
Bir gayrimenkulün değerini yapısal, çevresel, sosyal vb. birçok faktör etkilemektedir. Bu çalışmanın temel amacı, iklimsel özelliklerin ticari gayrimenkullerin kira bedelleri üzerinde meydana getirdiği etkiyi ortaya koymaktır. Bu doğrultuda konum parametresi altında güneş-sıcaklık faktörünün, ticari gayrimenkullerin kira bedelleri üzerinde meydana getirdiği farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma alanı Aydın ilinin Efeler Belediyesi sınırları içerisinde olup, Adnan Menderes Bulvarı olarak adlandırılan bölge üzerindedir. Çalışmaya 17'si bulvarın batı tarafında (sabah güneşine maruz kalan), 17'si bulvarın doğu tarafında (öğleden sonra güneşe maruz kalan) yer alan toplam 34 dükkân dâhil olmuştur. Veri çözümlemesinde Mann Whitney-U testi ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 25.0 paket programından yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, bulvarda yer alan dükkânların konumu ile metrekareye düşen yıllık kira bedelleri arasındaki farklılık istatistikî açıdan önemli bulunmuştur. Bulvarın batısında yer alan dükkânların metrekareye düşen yıllık kira bedelleri, bulvarın doğusunda yer alan dükkânlardan 2,10 kat yüksektir. Çoklu Doğrusal Regresyon analizi ile konumun ticari gayrimenkullerin aylık kira bedelleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çıkan sonuçta, konumun (güneş-sıcaklık) seçilen bölgedeki ticari gayrimenkullerin kira bedelleri üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Arsa değerini etkileyen faktörlerin incelenmesi: Nazilli ilçesinde bir uygulama
Dünyanın ve teknolojinin hızla gelişmesi sonucunda insanların yaşam standartları ve refah seviyeleri hızla değişiklik göstermeye başlamıştır. Kişilerin en temel ihtiyaçlarından olan barınma ve korunma ihtiyaçlarını sağlayan gayrimenkuller tasarruf sahipleri için de önemli bir yatırım aracı haline gelmiştir. Gayrimenkul sektörüne olan ilginin artmasıyla birlikte söz konusu gayrimenkullerin değerlemesi noktasında ihtiyaç artmaktadır. Bununla birlikte gayrimenkullerin değerlemesinin objektifliği ve gerçek değerin tespiti önem arz etmektedir. Bu çalışmada imarlı konut arsalarının değerlemesinde kullanılan kriterlerin fiyatı hangi oranda etkilediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nazilli ilçesi İsabeyli mahallesinde bulunan gerçek satış fiyatları tespit edilmiş 98 konut imarlı arsa, 4 farklı bağımlı değişken ele alınarak 15 bağımsız değişken ile hedonik regresyona tabi tutulmuştur. Söz konusu regresyonlar içinde en yüksek R2'ye sahip olan toplam arsa satış fiyatının bağımlı değişken olarak kullanıldığı model (Y=53286,21+4132,94X_1+289,30X_2+155,99X_3-177,17X_4-93,00X_5-60,68X_(6 )+80842,21X_7+71295,96X_8) dikkate alındığında arsanın yola cephe uzunluğu, inşaat yapılabilir alanı, ilköğretim okuluna uzaklık, üniversiteye uzaklık, camiye uzaklık, bulvara uzaklık, ayrık veya blok nizam yapı tarzı ve bulvara cephe olma bağımsız değişkenleri anlamlı bulunmuştur.
Türk vergi sistemi ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları açısından menkul kıymetlerin değerlemesi
İşletmelerin finansal tabloların doğruluğu ve gerçeğe uygunluğunu amaçlayan Muhasebe Standartları ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları'nın aksine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu vergi matrahının aşındırılmasını önlemeye çalışan koruyucu bir bakış açısı ile mükelleflerin uyacakları değerleme hükümlerini düzenlemiştir. İktisadi işletmeler atıl fonlarını çeşitli finansal araçlara yatırım yaparak gelir elde etmeyi ve kar maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır. Değerleme günü itibariyle finansal araçların değerlerinin ölçümü ve getirilerinin tespit edilmesi finansal tabloların doğruluğu ve gerçeğe uygunluğu açısından önem arz etmektedir. Finansal araçlar içerisinde yer alan menkul kıymetler ve menkul kıymetlerin değerleme ölçüleri Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları ile Türkiye Finansal Raporlama Standartları uygulamalarında farklılık göstermektedir. Vergi Usul Kanunu menkul kıymetlerin değerlemesinde uyulacak değerleme ölçülerini vergi matrahının aşınmasına engel olacak şekilde ve ticari işletmelere inisiyatif bırakmadan belirlemiştir. Türkiye Muhasebe Standartlarında ve Türkiye Finansal Raporlama Standartlarında yer alan ölçüm esasları ise işletmelerin finansal durumlarını gerçeğe en yakın olacak bir şekilde yansıtmayı amaçlamıştır. Mevcut düzenlemeler; vergi kanunları, Türkiye Muhasebe Standartları ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları arasındaki uygulama farklılıkları ve uygulama farklılıklarının iktisadi işletmelerin finansal tablolarına etkileri ile bu etkilerin düzeltilmelerine ilişkin muhasebe uygulamalarının önemini artırmaktadır. Kanaatimizce VUK değerleme ölçülerini TMS/TFRS ölçme esasları ile uyumlaştıracak yasal düzenlemeler ile menkul kıymetlerin değerlemesinde uluslar arası standartlar yakalanmış olacaktır. Ayrıca; işletmeler, herhangi bir dönüştürme işlemi yapmadan, finansal raporlarını defter kayıtları veri alarak uluslar arası standartlara göre elde edebileceklerdir. Böylece işletmeler doğru, tarafsız ve güvenilir bilgi sunan finansal tablolar elde ederek finansal tablolardan beklenen ölçme ve bilgilendirme gibi temel amaçları sağlayacaklardır.
Patent değerlemesi ve TMS 38'e göre muhasebeleştirmesi: Örnek olay incelemesi
Patent, belirli bir varlığı, belirli bir zaman diliminde üretme, kullanma ve satma hakkı veren bir fikri mülkiyet hakkı ve aynı zamanda patent sahibi işletmenin bilanço ya da finansal durum tablosunda gösterdiği bir maddi olmayan duran varlıktır. Bu çalışmanın amacı bir patente nasıl değer biçildiğini ve patentlerin nasıl muhasebeleştirildiğini göstermektir. Bu amaçla çalışmanın birinci bölümde fikri mülkiyet hakları ve özellikle patent kavramı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde değerleme kavramı açıklanmış ve değerleme yöntemleri ile birlikte literatür taramasına da yer verilmiştir. Üçüncü bölümde patentin muhasebeleştirilmesi ve bununla ilgili olarak TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar Standardı açıklanmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise bir değerleme örneği yer almaktadır. Çalışmada örnek olay incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, her ne kadar genel geçer bir patent değerleme yöntemi olmasa da çalışmadaki örnekte modern değerleme yaklaşımları ile elde edilen sonuçların geleneksel değerleme yaklaşımları ile elde edilen sonuçlara göre daha tutarlı olduğu gözlemlenmiştir.
Hisse senedi piyasasında muhasebe bilgilerinin firma değeri ile ilişkisi: İMKB üzerine bir inceleme
Bu araştırmada muhasebe bilgilerinin firma değeri ile ilişkilerinin analizinde Ohlson Modeli kullanılarak, 2005-2011 döneminde İMKB?de sürekli işlem gören ve imalat sanayinde yer alan firmalarda söz konusu ilişki düzeylerinin sektör ve yıl bazında ölçümü amaçlanmıştır.Çalışmada örneklem, 2005-2011 döneminde verilerine sağlıklı bir şekilde ulaşılabilmiş imalat sanayinde yer alan firmalardan oluşturulmuştur. İmalat sanayinde yer alan alt sektörler dikkate alınarak sektörel analiz, alt sektör ayrımı yapılmaksızın toplulaştırılmış (imalat sanayi) bazda analiz ve birer yıllık dönemler itibariyle de yıllık analiz yapılmıştır. Dolayısıyla yıllar itibariyle ilişki düzeylerindeki değişim ve 2008 krizinin olası etkileri de incelenmeye çalışılmıştır. Verilerin elde edilmesinde ?www.imkb.gov.tr? ve ?www.kap.gov.tr? ile Finnet Mali Analist programı ve www.finnet.com.tr veri tabanları kullanılmıştır.Araştırma bulguları genel olarak değerlendirildiğinde firma piyasa değerinin belirlenmesinde muhasebe bilgi sisteminin üretmiş olduğu bilgilerin önemli ve etkili olduğu ifade edilebilir. Bilanço ve gelir tablosu bilgilerinin ikisinin birden piyasa değerini açıklama güçlerinin %70?ler seviyesine kadar çıkabildiği görülmüştür. İşletmeye özgü faktörlerin değer ilişkisi düzeyine olumlu-olumsuz katkılarının olduğu gözlemlenen bulgular arasındadır. Bununla birlikte bilanço bilgisi defter değerinin piyasa değerini genel olarak daha iyi açıkladığı ve defter değeri modelinin istatistiksel açıdan daha anlamlı ve güvenilir bilgiler sağladığı belirtilebilir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe Bilgileri, Firma Değeri, Değer İlişkisi, Ohlson Modeli, İMKB.
Bulanık mantık yöntemi ile erken aşama startup değerleme modelinin geliştirilmesi
Erken aşama startuplar, yüksek potansiyelli yatırım kanalları olarak kabul edilirken, bu startupların henüz finansal verilere sahip olmamaları değerlemelerini zor ve sık karşılaşılan bir sorun haline getirmektedir. Finansal verilerin eksikliği ve izlenebilirliğin zorluğu, yatırımcıların bu alandan uzak durmasına neden olmaktadır. Ancak, bu tür startupların eğitim, mentorluk, iş planı doğrulama, fikri mülkiyet ve finansal planlama gibi alanlarda güçlü temellere sahip olması, değerleme ve ticarileşme potansiyelini artırabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, erken aşama startupların değerlemesini ve ticarileşme potansiyellerini bulanık mantık yardımıyla ölçmek ve bu alandaki boşluğu dolduracak bir model geliştirmektir. Bu çalışma kapsamında, startup değerlemesi ile ilgili literatür taraması yapılmış ve startup değerleme yöntemleri incelenerek erken aşama startup değerleme kriterleri belirlenmiştir. Araştırma verileri, bulanık mantık yöntemi kullanılarak değerlendirilmiş ve 2022-2023 yılları arasında Türkiye genelinde faaliyet gösteren erken aşama startupların değerleme ve ticarileşme potansiyelleri ölçülmüştür. Elde edilen bulgular, bu startupların şirketleşme sonrası ilk yatırım değerleriyle karşılaştırılmıştır. Çalışma sonuçları, erken aşama startupların değerlemesinde finansal olmayan verilerin nihai değerleme için güçlü bir referans olarak kullanılabileceğini ve bu startupların, özellikle ticarileşme süreçlerinde belirgin avantajlara sahip olduğunu göstermektedir.
İnternet sitelerinin değerlemesinde TMS 38: Maddi olmayan duran varlıklar standardı ve Türk vergi mevzuatı hükümlerinin karşılaştırılması
İnternetin ticaret amaçlı kullanılmaya başlanmasıyla birlikte internet günümüz işletmeleri için rekabet üstünlüğü sağlayan önemli bir araç konumuna gelmiştir. Tüketici kitlesinin interneti ürün hakkında araştırma ve/veya alışveriş yapmak için yoğun bir şekilde kullanıyor olması firmaların internet sitelerini, firmanın müşteriye bakan en önemli yüzlerinden birisine çevirmiştir. Yeni Türk Ticaret Kanunu?nda sermaye şirketlerinin internet sitesi oluşturmaları yasal bir zorunluluk olarak tanımlanmıştır. Bu durum, işletmelerde internet sitesi maliyetlerinin muhasebeleştirilmesinin önemini artırmaktadır.Türkiye Muhasebe Standartları açısından bir internet sitesinin kuruluş ve geliştirilmesi maliyetleri incelendiğinde, internet sitesi maliyetlerinin bir kısmının aktifleştirileceği, bir kısmının da gider olarak kaydedileceği görülmektedir. Öte yandan Türk Vergi Mevzuatı incelendiğinde ise, daha faklı hükümlerle karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada işletmelerin internet sitesi oluşturma maliyetlerinin Türkiye Muhasebe Standartları ve Türk Vergi Mevzuatına göre değerlenmesi konusu ele alınmıştır. Araştırmanın sonucunda Türkiye Muhasebe Standartları ve Türk Vergi Mevzuatının internet sitelerinin değerlemesi konusunda genel olarak uyumlu olduğu; bunun yanında, bazı uyumsuzlukların da bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnternet Sitesi, E-Ticaret, Türkiye Muhasebe Standartları, Türk Vergi Mevzuatı, Maddi Olmayan Duran Varlıklar
Makroekonomik faktörlerin firma değeri tespitine etkisi: BİST'te bir uygulama
Bu çalışmanın amacı makroekonomik faktörlerin, firma değeri tespitine olan etkisinin incelenmesidir. Bu kapsamda değerleme kavramı, firma değeri tespit süreci ve değerlemede kullanılan genel kabul görmüş değerleme yöntemleri açıklandıktan sonra makroekonomik faktörlerin firma hisse senetleri ile olan ilişkisi incelenerek firma değer tespiti için örnek bir uygulama yapılmıştır. Borsa İstanbul 'da işlem gören bir firma seçilerek 2006: 01- 2016: 06 dönemini içeren verileri ile makroekonomik faktörler olan milli gelir, enflasyon, faiz oranı, para arzı, döviz kuru, istihdam düzeyi ve petrol fiyatlarının öncelikle firmanın hisse senetleri fiyatlarına olan etkisi Basit Korelasyon ve Çoklu Regresyon Analizi ile incelenmiştir. İkinci olarak firma değerleme yöntemlerinden Piyasa Değeri Yaklaşımı kapsamında yer alan Fiyat/Kazanç Oranı yöntemi kullanılarak yıllara göre firma değerleri tespit edilmiştir. Piyasa Değeri Yaklaşımı Borsa'da yer alan firmalar için fiyat karşılaştırma imkânı yaratmasından dolayı bu yaklaşımdaki yöntemler sektör ya da aynı sektör kolundaki firmaların karşılaştırılmasını sağlamaktadır. Yatırımcılar açısından verilerin kolay analiz edilebilir olması ve sonuçların daha kısa sürede elde edilebilir olması nedeniyle Fiyat/Kazanç Oranı Yöntemi tercih edilmiştir. Çalışma sonucunda firmanın hisse senedi fiyatları ile milli gelir, döviz kuru, para arzı ve istihdam arasında pozitif bir korelasyonun olduğu; enflasyon, faiz oranı ve petrol fiyatları arasında ise negatif korelasyon olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Faktörlerin göreli önem sırası; döviz kuru, para arzı, istihdam, milli gelir, petrol fiyatları, faiz oranı ve son olarak da enflasyondur. Milli gelir ve para arzının; döviz kuru, faiz oranı, petrol fiyatları, istihdam ve enflasyonun hisse senetleri fiyatları üzerindeki etkisinden daha fazla ve anlamlı olduğu anlaşılmıştır. Fiyat/Kazanç oranı yöntemine göre makroekonomik faktörlerin yanında firmanın finansal tabloları incelerek yıllar itibariyle 2008 yılının diğer yıllara göre olumsuz bir gelişim gösterdiği görülmüştür. Dolayısıyla yatırım yapmak isteyen yatırımcıya yönelik yapılan çalışmada ülkenin genel durumu ve makroekonomisine bakarak gelecekteki yatırımlarının daha kazançlı olması için yapacağı firma değer tespitinde bu makro faktörleri göz önünde bulundurmalıdır. Firmanın bilanço ve gelir tablosu verileri ile geçmiş dönem finansal verileri değerlemede yardımcı olurken, gelecek yılın tahmini firma değerlemesi de yapılabilir, dolayısıyla firma değer yönteminin iyi seçilmesi gerekmektedir
Firma değeri tesbiti ve yönetimi: Örnek bir halka arz uygulaması
Bir şirket için kamu kesimiyle olan finansal irtibat başlangıçta halka arz yoluyla elde edilecek bir iş avantajı, sermayeye erişimdir. Ayrıca, halka arz da sermayenin geri ödenmesi gerekmez ve ani iniş ve çıkışların haricindeki kyıp ya da kazançlar bir tarafa dividant ödemeleri dışında bir faiz ücreti içermez. Halka arzda, şirkete yatırımda bulunanların aradığı tek ödül, şirkete olan yatırımlarının temettüler ve şirket değerinin yüksek olması ile takdir edilmesidir. Bir halka arz ile sağlanan sermaye derhal yatırıma yönlenmesinin yanı sıra, halka arz edilen bir işletme, yeni hisse senedi teklifleri veya kamu borcu teklifleri yoluyla gelecekteki ihtiyaçlar için sermaye elde etmeyi daha kolaylaştırabilir. Bir halka arzın bir avantajı, işletmenin kurucularına ve girişim sermayesi yatırımcılarına erken yatırımları için para kazanma fırsatı vermesidir. Özkaynak hisseleri halka arzın bir parçası olarak, özel bir teklifte veya halka arzdan bir süre sonra açık pazarda satılabilir. Bununla birlikte halka arzın başarıılı olması isteniyorsa doğru bir hisse başı halka arz fiyatı tesbit etmek önem arzetmektedir. Bu çalışmada halka arz fiyatının tesbitinde mali tablolar kullanılarak bir halka arz uygulaması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Finansal yönetim, ilk halka arz, firma değeri. 2018, 68 Sayfa Bilim Kodu:
İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki okul değerlerinin belirlenmesi: Bir durum çalışması
Değerlerin aktarılmasında en önemli rolü aile ve okullar üstlenmektedir. Değerlerin okullar yoluyla aktarımı yanında okullardaki faaliyetleri yönlendiren okula özgü anlayışı meydana getirme durumu da söz konusudur. Okullardaki çalışanların inançlarından meydana gelen okul değerleri ile okulların ne yaptıkları hakkında fikirler edinilebilir. Bu araştırmanın amacı okul değerlerinin okul yöneticileri, öğretmenler ve velilerin görüşleri doğrultusunda belirlenmesidir. Araştırma nitel çoklu durum çalışması yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiştir. Çalışma, Samsun ilinin Atakum, Bafra ve Ondokuzmayıs ilçelerinden seçilen ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinden sosyoekonomik düzeyleri farklılık gösteren toplamda 27 okul içinden; 35 öğretmen, 30 yönetici, 33 velinin dâhil edilmesi ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formları ile elde edilmiş, veriler betimsel analiz ve içerik analizi yaklaşımı ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin çoğunluğunun okullarında hâkim değer olarak saygı, sevgi, vatanseverlik ve yardımlaşma değerini; okullarında ilk sırada önemsenen değer olarak adalet değerini, eksikliğini hissettikleri değer olarak ise saygı ve başarı değerini daha sık ifade ettikleri ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin çoğunluğunun okullarında hâkim olan değerleri dürüstlük ve sorumluluk, okullarında ilk sırada önem verilen değer olarak saygı ve dürüstlük değerini ve okullarında eksikliğini hissettikleri değer olarak ise çalışma azmi ve mutluluk değerlerini daha fazla belirttikleri sonucuna ulaşılmıştır. Veliler ise okullarda var olan değer olarak saygı ve çalışkanlık değerini, okullarda önemsenen değer olarak çalışkanlık ve saygı değerini, okullarda eksikliğini hissettikleri değer olarak da yaratıcılık değerini daha sık ifade etmişlerdir. Katılımcı görüşlerinde okuldaki değerlerin hayata geçirilmesinde ailenin önemi ortaya çıkmış ve öğretmenlerin rol model olarak değerleri hayata geçirilebildiği ifade edilirken, değerlerin hayata geçirilmesinin önünde en fazla engel teşkil eden unsurların ise medya ve ailenin değerlere karşı olumsuz tutumu olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel değer, okul değerleri, ilköğretim okulları, ortaöğretim okulları, yönetici, öğretmen, veli
Konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin AHP analizi yöntemi ile değerlendirilmesi: Ankara-Konya-Bolu örneği
Konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin tespit edilmesi ve önceliklerinin belirlenmesi, konut değerinin tespiti ve yatırımların bu kapsamda uygun şekilde değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Konut değerine etki eden jeolojik faktörler değerlendirilirken bu faktörlerin kendi aralarındaki hiyerarşilerinin tespit edilmesi de ayrıca önem taşımaktadır. Türkiye'de uygulanan konut değerleme çalışmalarında pek çok kriter değerlemeye tabi tutulsa da jeolojik faktörlerin konut değerlemesinde etkileri göz ardı edilmektedir. Konutun değeri tespit edilirken bulunduğu konum, kat, cephe, hukuki özellikleri ve alışveriş merkezleri ile toplu ulaşıma olan mesafeleri konutun değerini etkileyecek faktörler olarak belirlenirken aynı konuta tesir edecek jeolojik faktörler genel anlamda hiçbir şekilde değerlemeye dahil edilmemektedir. Bu çalışma yapılırken öncelikle konut değerine etki edecek jeolojik faktörler, ardından bu faktörlerin konut değerlerine etkilerinin öncelikleri AHP yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. AHP analizleri için XLSAT 2021.1.1 yazılımı kullanılmış ve bu yazılım aracılığı ile karşılaştırma matrisleri oluşturulmuştur. Oluşturulan karşılaştırma matrisleri ile konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin öncelikleri belirlenmiştir. Konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin mekânsal olarak farklılık göstermesi nedeni ile çalışmada Türkiye'den 3 farklı test alanı; Ankara, Bolu ve Konya illeri, kullanılarak bu alanlarda yer alan konutların maruz kalacakları etkiler kıyaslanmıştır. Çalışmada Ankara ilinde Çankaya ilçesi, İlkbahar Mahallesi, Bolu ili Gerede ilçesi ve Konya ili Karapınar ilçesinde bulunan konutların kat yüksekliklerine ve konumlarına bağlı olarak maruz kalacakları jeolojik faktörlerin öncelikleri sıralanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda konut değerine etki eden jeolojik faktörlerin konuma bağlı olarak öncelikleri her çalışma alanı için ayrı ayrı belirlenmiştir. Ankara ilinde Çankaya ilçesi, İlkbahar Mahallesi ve çevresinde yüzey ve yeraltısuları, Bolu ili Gerede ilçesinde depremsellik, Konya ili Karapınar ilçesinde ise karstik yapılardan kaynaklı çökmeler konut değerlerini etkileyen en önemli jeolojik faktörler olarak belirlenmiştir. Yapılan çalışma ile değerleme çalışmalarının bireysel olarak değil, konusunda uzman heyetler ile disiplinler arası bir şekilde yapılması ve uygulamaya geçirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Konut değerlemesi esnasında çalışma konusu olan jeolojik faktörler başta olmak üzere diğer meslek disiplinlerinin de ilgi alanına giren etkiler detaylı olarak incelenmeli ve konut değerlemesi çalışmaları teknik ve bilimsel bir ortamda yasal düzenlemelere bağlı olarak kapsamlı şekilde yapılmalıdır.
Veri Zarflama Analizi ile firma değerleme yaklaşımı - Borsa İstanbul örneği
Sayısı giderek artan halka arzlar ve ikincil piyasalarda yapılan işlemler, liberal ekonomi politikalarının bir sonucu olarak artan özelleştirme uygulamaları ve yine artan şirket birleşmeleri/devir uygulamaları firma değerlemesi konusunu gittikçe önemli hale getirmektedir. Artan önemine binaen firma değerlemesi yöntemlerinde de artış yaşanmıştır. Bu çalışma kapsamında ele alınan veri zarflama analizi (VZA) ile firma değerlemesi yöntemi de bir firmanın gerçek değerinin ne olması gerektiğini bulmak için kullanılabilecek bir araçtır. Literatürde, temel kullanım alanı olan etkinlik karşılaştırmalarında yaygın bir şekilde kullanıldığı anlaşılan VZA'nın, firma değerlemesinde kullanımına ilişkin oldukça sınırlı sayıda çalışmanın bulunduğu görülmektedir. Bu çalışmanın yapılmasındaki temel güdü, bu kısıtlı çalışma alanını yeni ampirik örneklerle daha da genişletmek ve daha öncesinde Türkiye'de hiç yapılmamış ve dolayısıyla da geçerliliği test edilmemiş olan "farklı sektörlerde" faaliyet gösteren firmaların veri zarflama analizi sonuçları kullanılarak bulunan değer aralıklarının ve maksimum değerlerinin, firmaların bilinen piyasa değerlerini kapsayıp kapsamadıklarını test etmek ve bu suretle firma değerleme faaliyetleri ile uğraşan uzmanların kullanabileceği değerleme yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Bu kapsamda, bu çalışmada, değerleme, VZA ve VZA ile firma değerlemesi teorisine ilişkin aktarılan bilgilerin ardından çalışmanın uygulama aşamasında bankacılık, gıda-içecek, çimento ve gayrimenkul yatırım ortaklığı sektörlerinde faaliyet gösteren ve hisseleri Borsa İstanbul'da işlem görmekte olan firmaların VZA sonucunda tahmin edilen değerleri bu firmaların piyasa değerleri ile karşılaştırılmış ve oldukça tatmin edici sonuçlar elde edilmiştir. Analize dahil edilecek firma sayısının arttırılması ve böylelikle emsal firma bulma olasılığının artması neticesinde daha hassas firma değer aralıkları bulabileceği anlaşılan bu yöntemin, diğer değerleme yöntemlerinden elde edilen sonuçların test edilebilmesi için oldukça faydalı olduğu düşünülmektedir.
Alternatif değerlendirme tekniklerinden kavram haritası ve dallanmış ağaç ile klasik değerlendirme tekniklerinin öğrenci başarışı açısından karşılaştırılması
Etkili bir eğitim-öğretim, ders sırasında doğru tekniklerin kullanılmasının yanı sıra başarılı bir ölçme değerlendirmeyi de gerektirmektedir. Son yıllarda; özellikle öğretim programlarındaki düzenleme ve yenileme çalışmaları doğrultusunda, değerlendirme teknikleri de yeni programa uygun olarak düzenlenmiş ve yeni teknikler okullardaki öğretim faaliyetleri içerisinde yer almaya başlamıştır. Alternatif değerlendirme teknikleri olarak adlandırılan bu tekniklerin öğrenci başarısını ölçme konusunda klasik tekniklere nazaran daha etkili olup olmadığı da araştırılabilir bir konu haline gelmiştir.Bu çalışmanın amacı da ortaöğretim müfredatına yeni giren bu alternatif değerlendirme tekniklerinden kavram haritası ve dallanmış ağaç tekniklerinin, klasik değerlendirme teknikleri ile karşılaştırmasını yapmak ve öğrencilerin akademik başarılarını ölçmede aralarında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemektir.Bu amaçla, deney ve kontrol grubu olarak, ortaöğretim dokuzuncu sınıf öğrencilerinden oluşan rastgele iki sınıf seçilmiştir. Öğrencilere uygulanan ön kavram testi sonucunda grupların başarıları açısından istatistiksel olarak aynı seviyede olduğu bulundu. Her iki sınıfta da yapılandırıcı yaklaşım esas alınarak hazırlanmış ders planları uygulandı, yalnızca farklı değerlendirme teknikleri ile son değerlendirme yapılarak, değerlendirme şeklinden kaynaklı bir farkın olup olmadığı ortaya kondu.Verilerin analizi SPSS Paket Programı kullanılarak İlişkisiz Gruplar arası t Testi ve Mann Witney U Testi ile yapıldı. 0,05 anlamlılık düzeyinde, alternatif değerlendirme ortalama puanları ile klasik değerlendirme ortalama puanları arasında anlamlı bir fark çıkmazken, alternatif değerlendirme tekniklerinden dallanmış ağaç puanları ile klasik değerlendirme teknikleri içinde yer alan doğru yanlış test puanları arasında anlamlı bir fark bulundu.
Türkiye'de gayrimenkul değerleme yöntemleri, değerlemede eğitim süreci ve Türkiye uygulamaları (Ankara örneği)
Bu araştırmanın amacı gayrimenkul değerleme yöntemleri ile ilgili kaynak oluşturmak, değerlemede eğitim sürecini incelemek ve Türkiye'de Ankara ilindeki lisanslı değerleme şirketleri tarafından yapılmış olan gayrimenkul değerlemelerini incelemektir.Araştırmada Ankara ilinde var olan lisanslı (Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisans almış) değerleme şirketlerinden veriler yüz yüze görüşerek, elektronik posta aracılığıyla elde edilmiş olup analiz edilmiştir.Bulgular, gayrimenkul değerlemesinin ekonomik faaliyete konu olan kiralama, alım-satım, trampa, irtifak hakkı tesis edilmesi, tapuda ayni ve sınırlı hak tesis edilmesi, taşınmazları kısmen veya tamamen kamulaştırılması, devletleştirilmesi gibi hemen hemen tüm işlemler ile taşınmaz mallardan vergi alınabilmesi taşınmazların değerinin bilinmesinde çok büyük önem taşıdığını ve bunun uzmanlarca yapılması gerektiğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte Türkiye de gayrimenkul değerleme alanında değerleme uzmanı olacak kişilerin eğitim sürecine yeterli önem verilmediği saptanmıştır. Değerleme yöntemi olarak en fazla emsal karşılaştırma yönteminin kullanıldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Gayrimenkul, değer, değerleme uzmanı.
Gayrimenkul değerlemesi ve Eryaman / Ankara bölgesinde bir uygulama
Gayrimenkul Değerlemesi ve Eryaman / Ankara Bölgesinde Bir Uygulama, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008Sermaye piyasasında Uluslararası Değerleme Standartları Hakkında Tebliğ No:45; 01.05.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.Sermaye Piyasası Mevzuatı uyarınca, değerleme yapanlar bu tebliğe uymak ve kapsamını uygulamak zorundadırlar. Böylece, Türkiye'de Uluslararası Değerleme Standartları'nda gayrimenkul değerlemesinin uygulanmasına başlanılmış bulunulmaktadır.Gayrimenkul değerlemesinin uluslararası boyutta uygulanması ile; gayrimenkul yatırımlarında alınacak kararlar, ödenecek fiyatlar daha güvenilir ve standart bir boyuta yönelmekte, yabancı yatırımcıların da gayrimenkul sektörüne gösterdiği ilgiyi gayrimenkul değerlemesi yönüyle kolaylaştırmaktadır.Bu tez çalışmasının amacı, Tebliğ No:45'i uygulamaya yönelik olarak incelemek, yapılan uygulamalı bir gayrimenkul değerleme çalışmasında kullanarak Sermaye Piyasası Kurulu Mevzuatı çerçevesinde uygulanan değerleme yöntemlerini ortaya koyarak; gayrimenkul değerlemesini bu tebliğ uygulamaları kapsamında raporlayarak açıklığa kavuşturmaktır.Bu tez çalışmasının birinci yöntemi; konunun teorik kısmını, ikinci yöntemi ise; yerinde yapılan inceleme ve gözlemleri, imar müdürlüğü ve konutları inşa ettiren kooperatif yönetimi ile değerlendirilecek gayrimenkule ait özel bilgileri temin etmek için yapılan görüşmeleri, internet ortamından sağlanan verileri, bu verilerin uygun karşılaştırma birimleri ve unsurları ile analiz edilmesini, uygun değerleme yöntemini kullanarak değerlendirilecek gayrimenkulün satış fiyatının takdir edilmesini içeren uygulamalı bir süreç şeklinde olmuştur.Bu tez çalışması ile, gayrimenkul değerleme işlemlerinin; gayrimenkullerin çeşitliliğine ve diğer özel durumlarla olan ilişkilerine göre değişiklik gösterdiği, özellikle mülkiyet türlerinin, verilerin, karşılaştırma birimlerinin, karşılaştırma unsurlarının, piyasa analizinin, en verimli ve en iyi kullanım analizinin, en uygun yöntem veya yöntemlerin iyi bir şekilde değerlendirilerek gayrimenkulün değerini tahmin etmenin; dikkatli, sabırlı, ilkeli, zor bir süreç olduğu, ancak bilgili, yetenekli ve ahlaki vasıfları yüksek, prensipli değerleme uzmanları vasıtasıyla etkin bir şekilde uygulanabileceği sonucuna varılmıştır.
Sigorta firmalarının değerinin özsermayeye serbest nakit akımları yöntemi ile tespiti ve İMKB uygulaması
Sigorta firmaları, yapı olarak reel sektör firmalarından farklıdırlar. Sigorta firmalarının değerlemesinde firmaya serbest nakit akımları yaklaşımı daha uygundur. Özsermayeye serbest nakit akımları yaklaşımı, firmaya serbest nakit akımları yaklaşımına çok benzerdir, fakat bu yaklaşımda serbest nakit akımları, faiz ödemeleri, bu faiz ödemeleri için vergi etkisi ve net borçlanmadaki değişimlerden sonraki nakit akımlarıdır. Bu yaklaşım özsermaye sahiplerine olan nakit akımlarına ve ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti yerine de özsermaye maliyetine yoğunlaşır.Bu çalışmada özsermayeye serbest nakit akımları yaklaşımı ile Türkiye'de kurulu 18 tane sigorta firmasının değer tespiti yapılmıştır.