Valuation

101 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Borsa İstanbul'da 2013–2021 yılları arasında gerçekleştirilen ilk halka arzlar için düzenlenen fiyat tespit raporlarının içerik analizi

Türkiye'de ilk halka arzlar öncesinde aracı kurumlar tarafından fiyat tespit raporu düzenlenmektedir. Fiyat tespit raporlarında halka arz edilen şirket hakkında bilgiler, şirketin faaliyet gösterdiği sektör hakkında bilgiler, şirketin finansalları ve finansal analizi ile şirket değerlemesi yer almaktadır. Fiyat tespit raporları uluslararası değerleme standartlarına uygun şekilde düzenlenmektedir. Düzenlenen fiyat tespit raporları kamusal otorite olan SPK ve BIST tarafından denetlenmekte ve onaylanmaktadır. İlk halka arzlar öncesinde düzenlenen fiyat tespit raporlarının kapsamı ve içeriği sermaye piyasalarının gelişimi, etkinliği ve şeffaflığı bakımından son derece önemlidir. Fiyat tespit raporlarında yer alan bilgi düzeyi şirket ortakları ve aracı kurumlar ile halka arza katılan yatırımcılar arasındaki bilgi asimetrisinin azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Finans literatüründe aracı kurum analistlerinin hazırladığı raporların yatırımcılar tarafından dikkate alındığı ve raporların içeriği, yazım tonu, bilgilendiriciliği gibi özellikleri ile yatırımcı davranışı, ilk halka arz sonrası fiyat performansı ve halka arz sonrası pay fiyatı volatilitesi arasında ilişki olduğuna yönelik çalışmalar bulunmaktadır. Araştırma kapsamında 2013 – 2021 yılları arasında ilk kez halka arz edilen şirketler için düzenlenen fiyat tespit raporlarının kapsamı, fiyat tespit raporlarının kapsamı ile ilk halka arz sonrası fiyat performansı ve fiyat tespit raporlarının kapsamı ile halka arz sonrası pay fiyatı volatilitesi arsındaki ilişki regresyon modelleri ile ortaya konulmuştur. Çalışma sonuçları fiyat tespit raporlarında önemli kapsam eksiklikleri bulunduğunu, bu eksikliklerin şirket ortakları ve aracı kurumlar ile yatırımcılar arasında bilgi asimetrisine neden olduğunu göstermektedir. Ayrıca fiyat tespit raporlarında verilen bilgi düzeyi yükseldikçe ilk halka arz sonrasındaki anormal getiri düzeyi ve volatilite azalmaktadır. Elde edilen sonuçlar fiyat tespit raporlarının bilgi düzeyindeki artışın yatırımcıların doğru bilgilendirilmesine, bilgi asimetrisinin azalmasına ve etkin fiyatlamaya katkı sağladığını göstermektedir.

Anormal getiriDeğerlemeDüşük fiyatlandırma+2
Selahattin Çağatay Öztürk
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye biyoteknoloji sektöründe reel opsiyonlar yöntemi ile bir ar-ge projesinin değerlemesi

Artan rekabet ortamı ile birlikte, ülkeler kalkınma yarışında sürdürülebilir rekabet gücüne sahip olmak amacıyla yüksek teknolojili sektörler ve inovasyona dayalı büyüme stratejisine doğru yönelmektedir. Artan nüfus ve değişen talep yapısı da, yenilikçi uygulama ihtiyacını doğurmakta ve biyoteknoloji gibi yüksek teknolojili sektörler, gelişmiş ülkelerin yanı sıra, gelişmekte olan ülkelerde de önem kazanmaktadır.Biyoteknoloji sektörünün gelişimi, sektördeki firmalar için patent, teknoloji transferi, lisans anlaşmaları gibi süreçleri beraberinde getirmiştir. En önemli varlıklarından biri Ar-Ge projeleri olan biyoteknoloji firmaları için bu süreçler Ar-Ge projelerinin değerleme gereğini ortaya çıkarmaktadır. Değerleme süreçlerinde geleneksel bir yöntem olan İndirgenmiş Nakit Akımları (İNA) yönteminin eksiklerinin giderilmesi amacı ile geliştirilmiş olan Reel Opsiyonlar yöntemi, Ar-Ge süreçlerinin değerlemesinde son yıllarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Değerleme sürecinde ülke ve sektör faktörü önemli olup literatürde Türkiye'de yer alan biyoteknoloji firmalarının Ar-Ge projesi değerlemesine ilişkin bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma kapsamında, Türkiye biyoteknoloji sektöründe yer alan bir firmanın gerçek yaşamda yürütülen ve tamamlanmamış bir Ar-Ge projesi için, Reel Opsiyonlar yöntemi ile örnek bir değerleme modelinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Özet girişin sunulduğu ilk bölümden sonra, biyoteknoloji ve kullanıldığı alt sektörler, dünyada ve Türkiye'de biyoteknoloji sektörünün durumu ikinci bölümde yer almaktadır. Üçüncü bölümde değerleme kavramı, kullanıldığı durumlar ve yöntemleri ve biyoteknoloji sektöründe değerlemenin kullanımı üzerinde durulmaktadır. Örnek olarak seçilen projenin derinlemesine yüz yüze görüşmeler ile toplanan verileri, proje sürecinin binomial ağaç ve gerekli model parametrelerinin hesaplamaları dördüncü bölümde sunulmaktadır. Beşinci bölüm İNA ve Reel Opsiyonlar yöntemi ile değerlemenin yapıldığı bölümdür. Çalışmanın son bölümü olan altıncı bölümde ise sonuçlar karşılaştırmalı olarak değerlendirilmekte, duyarlılık analizlerine yer verilmekte ve Türkiye'de biyoteknoloji sektöründe değerleme sürecine ilişkin genel bir değerlendirme yapılmaktadır.

Araştırma-geliştirmeBiyoteknolojiBiyoteknoloji sektörü+3
Selin Arslanhan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Marka değerleme yöntemleri ve kişisel marka değeri: Şarkıcı, doktor ve politikacı örnekleri

Bu tez çalışması, şarkıcı, doktor ve politikacı örnekleri üzerinden kişisel marka değerini ölçebilecek genel bir model oluşturulup oluşturulamayacağını araştırmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın amacı, yöntemi ve sonuçları özetlenerek konuya giriş yapılmaktadır. İkinci bölümde, marka, marka değeri kavramları açıklanarak marka değerleme yöntemleri anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde, kişisel markalaşma kavramından, kişisel markalaşma stratejilerinden bahsedilmekte ve sağlık, müzik, siyaset alanlarında kişisel markalaşma hakkında literatür taraması sonuçları sunulmaktadır. Dördüncü bölümde ise, elde edilen veri setinin faktör analizi sonuçlarına yer verilmekte ve her üç meslek grubunun marka değerini oluşturan faktörler yorumlanmaktadır. Sonuç olarak, her üç meslek grubunun marka değerini oluşturan faktörlerin kısmen ortak olması nedeniyle, kişisel marka değerini ölçebilecek genel bir model kurmanın doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Şarkıcı marka değerini oluşturan faktörler, satın alma isteği, farklılaşma, istikrar, aile markası, ilginçlik, liderlik, yüksek mertebe, ilgilenim ve komünal duygulardır. Doktor marka değerini oluşturan faktörler, genel memnuniyet, farklılaşma, aile markası, sözel iletişim, ün ve bölünmüş bağlılıktır. Politikacı marka değerini oluşturan faktörler ise, genel memnuniyet, farklılaşma, yenilikçilik, aile markası, sözel iletişim ve bölünmüş bağlılıktır. Anahtar kelimeler: Marka değeri, Marka Değerleme Yöntemleri, Kişisel Marka

DeğerlemeDeğerleme modelleriDoktorlar+6
Tuba Özsevinç
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim endeksindeki şirketlerin kurumsal yönetim puanıyla şirket değeri arasındaki ilişki

Bu tez küreselleşen dünyada değeri daha iyi anlaşılan kurumsal yönetim hakkında bilgi vermeyi, kurumsal yönetim uygulamaları ile şirket değeri arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. İlk olarak kurumsal yönetimin tanımı yapılacak, kurumsal yönetim ile ilgili teorilere yer verilecektir. Daha sonra kurumsal yönetim uygulamaları ile şirket değeri arasındaki ilişkiyi araştıran literatür bilgisi sunulacaktır. Son olarak da Borsa İstanbul'da bulunan Kurumsal Yönetim Endeksinde (XKURY) yer alan şirketlerin kurumsal yönetim uygulamaları ile şirket değeri arasındaki ilişki incelenecektir. Yapılan inceleme sonucunda Borsa İstanbul'da yer alan Kurumsal Yönetim Endeksi'nde yer alan şirketlerin kurumsal yönetim puanları ile şirket değeri arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: kurumsal yönetim, şirket değerlemesi, XKURY

DeğerlemeFirma değeriFirma değerlemesi+6
Rıfat Uçkun
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Önde gelen şirket değerleme yöntemleri kapsamında banka değerlemesi: Tekstilbank örneği

Bu tez çalışması BIST endekslerinde işlem gören bankaların cari piyasa değerlerinin, finansal tabloları yardımıyla hesaplanan firma değerlerini gerçek anlamda yansıtıp yansıtmadıklarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu açıdan öğretide önde gelen indirgenmiş nakit akımları yöntemi, ekonomik katma değer yöntemi ve göreceli değerleme yöntemi gibi üç temel yöntem kapsamında örnek seçilen bir banka üzerinden ayrı ayrı değerleme analizleri yapılarak ulaşılan sonuçlar ile seçilen bankanın piyasa değeri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmanın ilk kısmında değerleme kavramının çıkışı ve gelişim süreci incelenmiş, yaşanan ivmeyle ilgili literatürde yer alan araştırmalar incelenerek derlenmiştir. İzleyen kısımlarda ise öğretide yaygın olarak kullanılan değerleme yaklaşımları detaylarıyla irdelenerek banka değerlemesine daha uygun olabilecek yöntemler araştırılmıştır. Anılan yöntemler ışığında yapılan analizler sonucunda, farklı değerleme yöntemlerine kıyasla örnek banka değerinin farklılık gösterdiği, bankanın değerinin çok altında fiyatlandığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Değerleme, Değerleme Yöntemleri, Banka Değerlemesi, Beher Hisse Değeri, Değer Altında Fiyatlama

BankalarDeğerlemeHisse senetleri+2
Murat Güleç
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Stok değerleme yöntemlerinin mali tablolara etkisi

İşletmelerin talep-arz dengesi dolayısıyla üretimden satışa kadar olan her aşamasında stoklar oldukça büyük bir önem teşkil etmektedir. İşletmeler stoklarını kayıt altında tutmalı, takip etmeli ve değerlerini tespit etmelidir. Stokların değerlemesinde kullanılan yöntemler incelendiğinde birçok yöntemin mevcut olduğu görülmektedir. Türkiye Muhasebe Standartlarının stoklara ilişkin 2 No'lu standartında ( TMS-2) FİFO ve Ortalama Maliyet yöntemleri kullanılması önerilen yöntemler olarak belirtilmektedir. Diğer yandan literatürde yapılan araştırmalar neticesinde ülkemizdeki farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere ait araştırmalarda da en fazla kullanılan stok değerleme yöntemlerinden ilk ikisinin yine FİFO ve Ortalama Maliyet yöntemi olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada, değerlemede kullanılan yöntem seçiminin işletmenin mali verileri üzerinde herhangi bir değişime neden olup olmadığı araştırılmıştır. Bu araştırmada iki yöntem örnek H işletmesi üzerinden üç farklı sevkiyat türü için incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. İlkinde üretime sevkin stabil olduğu durum, ikincisinde üretime sevkin artan olduğu durum, üçüncüsünde ise üretime sevkin azalan olduğu durum ele alınmıştır. Her üç durum için de Ortalama Maliyet ve FİFO'ya göre sevkiyat başına birim maliyetler, sevkiyat başına toplam maliyetler, dönemdeki toplam maliyetler, satılan malın maliyeti ve dönem sonu stok maliyeti hesaplanmış ve karşılaştırılmıştır. Tüm bu hesaplamalar gerçekleştirilirken ilk madde ve malzeme stokları dikkate alınmıştır. Bu iki yöntemin karşılaştırılmasından yola çıkarak stokların mali tablolara etkisi tartışılmıştır. Ayrıca, mali tablolarda stok ve stok kalemlerini detaylı değerlendirebilmek için imalat sanayii sektöründe faaliyet gösteren Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş firmasının halka arz olmuş mali tabloları incelenerek, çeşitli analiz teknikleri uygulanmıştır.

DeğerlemeDeğerleme modelleriFinansal tablolar+1
Esra Türkkan Uludağ
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gayrimenkul değerlemesi ve raporlama örnekleri

Bu araştırmanın amacı bir gayrimenkulün değerini etkileyen unsurların neler olduğunu, gayrimenkul değerlemesinin nasıl yapıldığını ve rapor hazırlarken hangi yöntemlerin kullanıldığını açıklamakve son yasal düzenlemelere göre farklı gayrimenkullere ilişkin örnek değerleme raporları hazırlamaktır. Bu araştırmada öncelikle ilgili alan yazına ilişkin bilgiler ikincil kaynaklardan (ilgili kitap, tez, makale, rapor, internet siteleri vb.) elde edilmiştir. Araştırmanın saha çalışması kısmında ise gerekli olan birincil veriler SPK'dan lisanslı üç Gayrimenkul Değerleme Uzmanının görüş ve önerilerinden de yararlanılmıştır. Araştırmacının kendisi de lisanslı bir değereleme uzmanı olduğu için araştırma bulgularına kişisel gözlem ve deneyimler de dâhil edilmiştir. Bu çalışma tarama modelindedir. Bu araştırmada gayrimenkul değerlemede en çok kullanılan karşılaştırma, maliyet ve gelir indirgeme yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın gayrimenkul konusunda yapılacak diğer çalışmalara yardımcı olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Mülk, Gayrimenkul, Gayrimenkul Değerleme, Değerleme Yöntemleri, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Gayrimenkul Değerleme Raporu, Tekirdağ.

DeğerlemeDeğerleme modelleriGayrimenkul değerleme+3
Sezgin Yıldız
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Marka değerinin şirket değerlemedeki etkisi

Marka değerleme ve şirket değerleme yöntemleri son yıllarda ekonomide sıkça konuşulan ve özel çalışma alanlarından biri olmuştur. Finansal performans unsuru olarak marka değeri, hissedarlar, potansiyel yatırımcılar, kredi kuruluşları, tüketiciler ve rakipler açısından ayrı bir önem taşımakta ve karar süreçlerinde önemli bir değişken olarak yerini korumaktadır. Marka değeri işletmelerin en önemli varlıklarından biridir. Firmaların el değiştirmesi, alım-satım işlemleri, ticari birleşmeler, şirket evlilikleri gibi konular marka ve şirket değerleme uzmanlığına sahip kişi ve kuruluşların önemini gittikçe artırmaktadır. Şirket değerleme sürecinde marka değerinin tespit edilmesi özellikle birleşme ve satın almalarda önemli hale gelmiştir. Bu araştırmanın amacı marka değerinin firma değerlemede etkisinin olup-olmadığını; marka değeri ve firma değeri arasında nasıl bir ilişki olduğunu belirlemektir. Bu araştırmada marka değeri ve marka değerlemesinde kullanılan yöntemlerin şirketlerin değer tespitleri yapılırken neden önemli olduklarına ilişkin kısa bilgiler verilmiştir. İkincil kaynaklardan yararlanarak yapılan bu çalışma nitel araştırma türlerinden biri olan belge tarama türündedir. Marka ve şirket değeri arasındaki ilişkinin tespit edilmesinin amaçlandığı bu çalışmada panel veri analizi yöntemi benimsenmiştir. Elde edilen bulgular daha önce yapılan çalışmalarla kıyaslanarak bir tartışma yürütülmüştür. Sonuçta marka değeri ile şirket değeri arasındaki bağlantının yeterince güçlü olmadığı, marka ya da şirket değerindeki artışın her zaman birbirlerine pozitif etki edemeyebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca farklı endüstri dallarında faaliyet gösteren şirketlerin sektör özellikleri, sermaye yapıları ve maliyetleri gibi çeşitli değişkenlere göre farklı şirket değerleme yöntemlerinin uygulanması gereği ilgili liteartür taramasında belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Şirket değerleme sürecinde şirket değerini etkileyen çeşitli faktörler mevcut olup, işletmelerin şirket değerleme nedenlerini iyi idrak etmeleri gerekmektedir. Şirket değerlemede kullanılan finansal tablolar iyi okunmalı ve analiz edilmelidir. Şirket değerleme adımlarının atılmasında karşılaşılan sorunların çözümünde profesyonel yardımcılara başvurulmalıdır.

DeğerlemeFirma değerlemesiMarka+3
Onur Dağdelen
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Start-up ve teknoloji şirketlerinde şirket değerleme

Son yıllarda küreselleşmenin artmasıyla birlikte adeta tek bir pazar haline gelen Dünya'da şirketler arasındaki rekabet giderek artmaktadır. Şirketler bir yandan artan rekabetten zarar görmemek adına faaliyette bulunurken, diğer yandan küreselleşen Dünya'da pazar paylarını arttırmak istemektedir. Bu noktada, şirketler yeni ortaklıklar kurma ve var olan şirketleri satın alma yollarını sıkça tercih etmektedir. Şirket satın alma veya ortaklık kurma kararları uygulanırken ise işlemin gerçekleşeceği fiyat tartışma ortamı yaratmaktadır. Taraflar arasındaki fiyat tartışmasını önlemek ve iki tarafında ortak bir zeminde buluşması adına uzman kişilerden şirketleri değerlemeleri talep edilmektedir. Ayrıca, finansal piyasalarda yatırım kararı alınırken de hangi şirkete yatırım yapmanın kazancı daha fazla arttıracağı sorusu yanıtlanmak zorundadır. Yatırımcılar, yatırım yapmadan önce birtakım araştırmalar yapmak zorundadır, aksi halde yatırım kararları rasyonellikten uzak olup süreç sonunda yatırım yapan gerçek veya tüzel kişiler zarar etmektedir. Bu noktada ise yatırım yapılacak şirketlerin olması gerekenden az veya çok fiyatlanması göz önünde bulundurulmalıdır. Kıyaslama yapabilmek adına yatırımcıların şirketlerin gerçek değerini tespit etmeleri şirket değerleme yöntemleri ile mümkün olmaktadır. Bu çalışmada, şirket değerleme yöntemleri anlatılmıştır. Ardından ise anlatılan yöntemler start-up ve teknoloji firmaları özelinde uygulanmıştır. Çıkan sonuçlar arasındaki farklılıklar irdelenmiş ve sonuçlar arasındaki farklılıklar açıklanmıştır.

DeğerlemeTeknoloji şirketleriYeni girişim+1
Aslan İsmail Daşdemir
Hacettepe University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kırılganlığın sosyal komponentinin geriatrik sendromlarla ilişkisi

Kırılganlığın sosyal komponenti yakın tarihte önemini daha iyi kavramaya başladığımız ve geriatrik popülasyonda birçok olumsuz durum ile bağlantılı olan bir kavramdır. Sosyal kırılganlık yaşam boyunca bir veya daha fazla temel sosyal ihtiyacın karşılanamaması ya da karşılanamama riski olarak tanımlanabilir. Sosyal ağlara yetersiz katılım, destek eksikliği algısı veya sosyal ihtiyaçların karşılanması için önemli olan kaynakları kaybetme veya kaybetme riski, sosyal kırılganlık kavramının sınırları içerisindendir. Çalışmamızın hedefi sosyal kırılganlık kavramını daha iyi anlayabilmek ve kapsamını belirleyebilmektir. Bu amaçla 136 tane ayaktan hasta sosyal kırılganlık açısından taranmış ve kapsamlı geriatrik değerlendirme ile incelenerek BİA ve kas USG ölçümleri yapılmıştır. Çalışmamızda 41 (%30,1) hastada sosyal kırılganlık tespit edilmiştir. Tek değerli değişken analizine göre sosyal kırılganlıkla yaşayan geriatrik bireylerde; yaş ortalaması, yalnız yaşama, astım veya KOAH hastası olma ve evli olmama oranı anlamlı olarak daha yüksek olduğu görülmüştür. Sosyal kırılgan popülasyonda GYA, EGYA, MNA-SF skorlarının anlamlı derecede daha düşük olduğu SARC-F, FRAIL, Modifiye Fried ve Edmonton skorlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur. Çalışmamızda sosyal kırılgan hastalarda anlamlı olarak; daha düşük yürüme hızı, daha uzun 5 defa otur kalk süresi ve daha uzun zamanlı kalk ve yürü süresinin görüldüğü ve daha yüksek oranda yardımcı cihaz (baston ve yürüteç) kullanımının olduğu bulunmuştur. BİA ölçümlerinde ise sosyal kırılgan grupta faz açısı değerinin anlamlı derecede daha düşük olduğu görülmüştür. Çalışmamızda iki farklı model kullanılarak lojistik regresyon analizi yapılmıştır. Yaş, cinsiyet, yalnız yaşama, ilaç sayısı, Edmonton testine göre kırılganlık faktörlerinin dahil edilip incelendiği çoklu regresyon analizi modeline göre yaş, cinsiyet ve ilaç sayısının sosyal kırılganlık riskini arttırmadığı; yalnız yaşamanın sosyal kırılganlık riskini 5,1 kat arttırdığı(%95GA: 1,812-14,546, p=0,002) ve Edmonton testine göre kırılganlık varlığının sosyal kırılganlık riskini 4,7 kat arttırdığı görülmüştür(%95 GA:1,758-12,655 p=0,006). Yaş, cinsiyet, yalnız yaşama, ilaç sayısı, Modifiye Fried indeksine göre fiziksel kırılganlık varlığı faktörlerinin dahil edilip incelendiği ikinci modelde ise yaş ve cinsiyetin sosyal kırılganlık riskini arttırmadığı; yalnız yaşamanın sosyal kırılganlık riskini 5,2 kat arttırdığı (%95GA: 1,871-14,735, p=0,002), ilaç sayısında her bir adet artışın sosyal kırılganlık riskini %19 arttırdığı(%95GA:1,041-1,361, p=0,011) ve Modifiye Fried indeksine göre fiziksel kırılganlık varlığının sosyal kırılganlık riskini 4 kat arttırdığı görülmüştür(%95 GA:1,499-10,753, p=0,006). Bulgularımız, hasta değerlendirirken birçok olumsuz durum ile birlikteliğini tespit ettiğimiz ve literatürde yeterli sayıda olmayan sosyal kırılganlık kavramının göz ardı edilmemesi gerektiğini göstermektedir. Bu yaklaşım sosyal kırılganlık ile birlikte görülebilecek komplikasyonların önlenmesinde faydalı olabilir. Anahtar Kelimeler: Sosyal kırılganlık, geriatrik sendromlar, kapsamlı geriatrik değerlendirme, yaşlı erişkin.

DeğerlemeGeriatriKırılganlık+3
Hüseyin Sayın
Hacettepe University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi Usul Kanunundaki değerleme ölçüleri ile uluslararası finansal raporlama standartlarına göre değerleme ölçülerinin karşılaştırılması ve örnek uygulamalar

Çalışmanın amacı, Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre finansal tablolarda yer alan hesapların değerleme ölçülerinin incelenmesidir. Finansal tablolar bir işletmenin finansal karnesi olup, işletme içi ile işletme dışındaki çıkar gruplarının karar vermesi bakımından önemlidir. Bu sebeple finansal tablolarda sunulan bilgilerin doğru, anlaşılır, karşılaştırılabilir ve gerçeğe en uygun bilgiyi sağlaması karar vericiler açısından önem taşımaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde değerleme kavramı detaylı şekilde İncelenmiş, İkinci bölümde Vergi Usul Kanununda değerleme kavramı ve değerleme ölçüleri ile Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına göre değerleme kavramı ve değerleme ölçüleri, üçüncü bölümde Vergi Usul Kanunu`ndaki değerleme ölçüleri ile Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına göre değerleme ölçüleri karşılaştırılmış, dördüncü bölümde önemli kavramlar ile ilgili örnek uygulamalar yapılmış olup, eleştiriler ve önerilerin yer aldığı sonuç bölümü ile çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Sözcükler 1.Değerleme Ölçüleri, Değerleme 2.Uluslararası Finansal Raporlama Standartları 3.Türkiye Muhasebe Standartları 4.Vergi Usul Kanunu 5.Gerçeğe Uygun Değer

Değer ölçüleriDeğerlemeUluslararası Finansal Raporlama Standartları+1
Mahmut Kemal Sağır
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mali kârdan ticari kâra geçiş uygulamasında kayıt ve raporlama düzeni

Küreselleşeme ile işletmeler tarafından hazırlanmış olan finansal tabloların tüm finansal tablo kullanıcıları için ortak bir anlam ifade etmesinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Dolayısıyla finansal raporlaman birliğini sağlamak amacıyla "Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu" tarafından yayınlanmış olan finansal raporlama standartları, birçok ülke tarafından benimsenmiş ve uygulanmaktadır. Ülkemiz açısından baktığımızda gerek Avrupa Birliği Kriterlerine uyum için olsun, gerekse de uluslararası anlamda finansal raporlama birliğini sağlamak amacıyla olsun bu standartlar "Türkiye Muhasebe Standartları" adı altında Türkçe' ye çevrilerek yürürlüğe konmuştur. Şuan ülkemizde beli büyüklükteki şirketlerin kullanmakta olduğu bu standartlar, önümüzdeki yıllar da bütün işletmeler tarafından kullanılacağını ön görmekteyiz. Ülkemizde TMS/TFRS standartları ile benimsenmiş olan finansal raporlama sistemi arasında önemli farklılıklar mevcuttur. Ülkemiz vergi mevzuatına göre hazırlanmış olan finansal tablolar, TMS/TFRS kapsamında yeniden hazırlandığı zaman her iki uygulama açısından çok farklı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Vergi yasalarına göre hazırlanmış finansal tablolar vergi etkisini ön plana çıkarırken TMS/TFRS hükümlerince hazırlanan finansal tablolar işletmenin gerçek finansal durumunu ve finansal yapısını sunmayı ön planda tutmuştur. Bu çalışmanın amacı, ticari kâr ile mali kâr farkının nasıl oluştuğunu açıklamaktır. VUK ve TMS/TFRS uygulamaları açısından incelenen finansal tablo kalemleri her iki uygulama için ayrı başlıklar altında ele alınarak gerekli olan açıklamalar yapılmıştır. Son bölümde uygulama çalışması yapılarak VUK ve TMS/TFRS farklılıklarını gösteren bilanço ve gelir tablosu hazırlanarak konunun pekiştirilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye Muhasebe Standartları, Değerleme, Değerleme Yöntemleri, Ertelenmiş Vergi, Ticari Kâr ve Mali Kâr, Vergi Usul Kanunu, Raporlama

DeğerlemeErtelenmiş vergilerFinansal raporlama+5
Kenan Yücel
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket değerleme yöntemleri ve markanın değerleme üzerine etkileri

Değerleme yöntemlerinin önemi teknolojinin gelişmesi ve buna bağlı şirketlerin büyüme trendleri içine girmesi ile başlamıştır. Şirketler büyüme trendleri içinde aslında sınırsız olan ihtiyaçları içinde özsermaye yetersizliklerini fark etmişler ve bu durumda değerlemenin önemini anlamaya başlamışlardır. Finans yönetimi kavramı 1900'lerin başına kadar ekonominin bir dalı olarak kabul edilse de yüzyılın başından itibaren ayrı bir çalışma alanı olarak devam etmiştir. 1920'lerde teknolojik gelişmeler ile birlikte fazla sermaye ihtiyacı değerlemenin fark edilmesini sağlamış ve firmaların likidite ihtiyacına cevap verebilecek bir zemin oluşturulmuştur. 1929 ve 1930 yıllarında dünyada ve Amerika'da yaşanan ekonomik krizler, firmaların iflasları bu durumu önleme gayretleri özkaynaklardan farklı dışsal kaynaklara şirketleri yönlendirmiştir. Aslında değer temelli yaklaşımların çıkış sebepleri de şirketlerin bulunduğu ekonomik denge içinde kendilerine yer bulma gayretleridir. Bu temel ile değerleme ve marka değeri kavramları öne çıkmaya başlamış ve sonuç olarak şirketler bu konularda çalışmaya başlamıştır. Şirketlerin büyüme amaçları diğer taraftan başka bir amacı da ortaya çıkarmıştır. Hissedar değer maksimizasyonu. Firmanın amacı, hisse değerini maksimum değerine çıkarabilmek olunca, hisse sahibinin de öncelikleri değişerek, sürdürülebilir kara önem vermeye başlanmış ve bu durum değerleme kavramının ön plana çıkmasını sağlamıştır. Firma yöneticilerinin şirket değerini arttırma fikri, "1986 yılında Rappaport'un Creating Shareholder Value (Hissedar Değeri Yaratmak) isimli çalışmasının yayınlanmasının ardından ABD'de geniş kabul görmüştür (Yalçın, 2014: 17)." "1980'lerin başında çok az şirket hissedar değerine kesin bir bağlılığı varken, 1980'lerin ikinci yarısında devralma hareketi yöneticilerde değer oluşturmak için güçlü bir teşvik sağlamıştır. Rekabet ve sermaye piyasalarının küreselleşmesi ve özelleştirme politikaları nedeniyle yöneticilerin başlıca sorumluluğunun hisse değerini arttırmak fikri giderek önem kazanmaya başladı. Özellikle Birleşik Krallık, Kıta-Avrupası, Avusturalya ve hatta Japonya'da bu fikir kabul gördü (Rapport, 1986:20)." Ayrıca birçok şirket, petrol gibi olgun sektörlerdeki fazla nakitlerini yeniden yatırım amacıyla şirket satınalımlarına yönlendirmiştir. Bu çalışmada şirket değerleme yöntemleri öncelikle teorik olarak incelenmiştir. Yöntemlerin subjektif değerlendirmeler için aslında objektif bir değerlendirmeye ulaşılmasında yol göstermesi açısından Arçelik A.Ş.'nin şirket değerlemesi yapılmış, burada ortaya çıkan değerin, gelecek değeri saptama açısından önemi üzerinde durulmuştur. Bunun için firmaya özgü serbest nakit akım, ekonomik kar çalışmasının yanı sıra marka değerinin oluşumunda kullanılabilecek hipotezler ile betimsel istatistik ekranları ve ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti hesapları yapılarak şirketin gelecek değeri saptanmaya çalışılmıştır. Şirketin içinde bulunduğu sektörün bazı gösterge verileri ve buna bağlı sektör regresyon ekranları oluşturulmuştur. Şirket değerlemesinin neden yapıldığının yanı sıra asıl amaç şirketin değerinin hesaplanmasının subjektif ağırlıkta yapılmadığı aslında değerlemenin geçmiş yıl verilerinin, uluslararası finansal sistemlere uygun olarak gerek bilanço ve gelir tablosu gerek ise nakit akış tablosunun sonuçlarının değerlemeye tam olarak ışık tutması açısından öncelikle güncel hisse senedi fiyatının bulunması ve sonrasında gelecek değer projeksiyonlarının yapılması gerektiği üstünde durulmuştur. Değerlemenin yapılış şekli itibariyle bu durumda subjektif değerlendirmeler azalacak ve objektif değerlendirme ön plana çıkarak sayısal verilerin anlaşılması sağlanmaya çalışılacaktır. Tabi bu nokta da en önemli konulardan biri olan marka değerinin tespit edilmeye çalışılması ve yaratılan veya yaratılmak istenen markanın önemi de vurgulanacaktır.

DeğerlemeDeğerleme modelleriMarka+3
Burçin Gökmen
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal tablo açıklamalarının hisse senedi değerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, firmaların periyodik dönemlerde yaptıkları 6 aylık ve yıllık finansal tablo açıklamalarının hisse senedi fiyatları üzerindeki etkisini olay etüdü (event study) yaklaşımı ile incelemektir. Çalışmada kullanılan veriler 2005 ve 2015 yılları arasında Borsa İstanbul BIST100 endeksinde listelenen 37 firmanın verilerini içermektedir. Finansal tablolar 6 aylık ve12 aylık dönemler için elde edilmiştir. Bunun için 6 aylık gelir tablosu verileri ve 12 aylık bilanço açıklamaları verileri kullanılarak birikimli anormal getiriler hesaplanmıştır. KAP (Kamu Aydınlatma Platformu) ve BIST(Borsa İstanbul) tarafından açıklanan finansal tablo verilerinin borsa üzerindeki etkisini incelemeye yönelik çalışmada veriler Olay Etüdü ( Event Study) yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma sonuçları, finansal tablo açıklamalarının hisse senedi fiyatları üzerinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler; Olay Etüdü,Finansal tablo,anormal getiri

Borsa İstanbulDeğerlemeFinansal açıklamalar+5
Mine Otyakmaz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Değerleme olgusu ve maddi duran varlıkların Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları açısından değerlemesi

Küreselleşme ile dünyamız adeta küçük bir köy haline gelmiş, mobilite hızlanmıştır. Bu anlamda sermaye küresel anlamda yayılmış, uluslararası ortaklıklar, ticaret ilişkileri, uluslararası finansman olağan olgular haline gelmiştir. Sermayenin bu denli uluslarası hale gelmesiyle, çeşitli güvence mekanizmalarına ve hizmetlerine ihtiyaç duyulmuştur. Yatırımcılar, kredi verenler yatırım yaptıkları veya kredi sağladıkları şirketlerin mali durumlarından emin olmak ve bu suretle vermiş oldukları kredileri veya yatırım yaptıkları kuruluşların mali tablolarına ihtiyaç duymaktadırlar. Mali tablolar ülkelerin kendi iç mevzuatları çerçevesinde hazırlanmış olmaları sebebiyle uluslarası mecrada bu tablolara ihtiyaç duyan kişilerin ihtiyaçlarına tam anlamıyla cevap verememektedir. Bu durumun giderilmesi amacıyla Uluslarası Muhasebe Standartları (UMS) ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) yayınlanmış ve bu bilgilere ihtiyaç duyan bütün herkesin anlayabileceği adeta ortak bir dil oluşturulmuştur. Bahsi geçen bu Standartlar Türkçeye çevrilerek Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) oluşturulmuştur. Güvence hizmetinin tam anlamıyla yerine getirilmesi açısından finansal tabloların hazırlanmasına ve gerekli muhasebe kayırlarının yapılmasında değerlemenin doğru yapılması en elzem hususlardandır. Çalışmamızda Vergi Usul Kanunu (VUK) ve TMS'nin değerleme kavramına nasıl yaklaştığı, VUK ve TMS açısından maddi duran varlıkların değerlemesinin nasıl yapıldığı, aralarındaki farklar ve VUK'un TMS'ye yakınsama olanakları ele alınmaya çalışılmıştır. Finansal tabloların gerçeği yansıtması ancak doğru değerleme esaslarının uygulanması ile mümkün olacaktır. Bu durum hem VUK hem de TMS için geçerlidir.

AmortismanDeğerlemeDuran varlıklar+5
Cebrail Cengiz
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İslam hukukunda semen-kıymet ayrımı

İslam hukuku geniş bir coğrafyada ve uzun yıllar içinde gelişmiş zengin bir literatüre sahiptir. İslam hukukunun sahip olduğu bu zengin muhteviyatın derinlemesine kavranması ve daha iyi anlaşılması fıkıh ilminin temel kavramlarının anlaşılmasına bağlıdır. Bu bağlamda çalışmada semen ve kıymet kavramları klasik fıkıh literatürü çerçevesinde ele alındı. Çalışmada semen Hanefî literatüründe alışverişlerde satılan malın karşılığında verilen edim anlamında ıstılahî anlamıyla ele alınırken, kıymet ise malların satış bedelinden bağımsız olarak piyasadaki gerçek değeri anlamındadır. Bu çalışmanın amacı semen ve kıymet kavramlarını özellikle muâmelât konuları içerisinde incelenerek aralarındaki bağlantının ortaya konulmasıdır. Bu nedenle kavramların literatür içinde terminolojik olarak anlam çerçevesinin tespitine ve füru-u fıkıh mesâili içerisinde nasıl işlendiğinin belirlenmesine çalışılmıştır.

BorçlarBorçlar hukukuDeğerleme+4
Sadiye Çalka
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

A new technique to investigate the value relevance of accounting information: The entity approach

Mali tablo verilerinin değer ilişkisi üzerine son yirmi senede birçok akademikçalışma gerçekleştirilmiştir. Tanım olarak, herhangi bir bilgi, yatırımcıların birvarlığın değeri konusundaki düşüncelerini geliştiriyorsa, değer ilişkisi taşır. Butanımdan yola çıkarak, halka açık şirketlerinin mali tablo verileri veya butabloların içerdiği başka bilgilerin değer ilişkisi taşıyıp taşımadığına dair birçokaraştırma gerçekleştirilmiştir. Şirket özkaynaklarının piyasa değerini,özkaynakların defter değeri ve net kar ile ilişkilendiren Ohlsson değerlememodeli, bu araştırmalarda hipotezin test edilmesi için oldukça yararlı bir modelolarak dikkat çekmektedir.Benim doktora tez çalışmamda kullandığım yöntem, diğer benzer çalışmlardan,şirket değeri ile vergi sonrası faaliyet karı ve farklılaştırılmış aktif büyüklüğüarasındaki ilişkiyi incelemesi yüzünden farklılık taşımaktadır. Klasik yöntemdekullanılan metodolojinin bir benzeri ile, çalışmamda bahsettiğim değişkenlerarasındaki ilişkiyi türettiğim çalışmam, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasıverilerini kullanarak modelimin tecrübe edilmesini içeriyor. Çalışmamdagösterdiğim üzere, kullandığım varlık yöntemi, değer ilişkisi için klasiközkaynak yönteminden daha fazla açıklama gücüne sahip.

ValuationValuation modelsValuation theory
Suavi Reşit Buğra Baban
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Taşınmaz değerlemesine rayiç bedellerin etkisi ve rayiç bedel ile değer haritası üretimi; Siirt ili Kurtalan ilçesi örneği

Ülkemizde son yıllarda gayrimenkullerin değerlemesi giderek önem kazanmaktadır. Gayrimenkullerin değerlemesi Coğrafi Bilgi Sistemlerinin(CBS) kullanımıyla ve ortak paydaşlar ile doğru, güvenilir, kolay bir değerleme sürecini beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda gayrimenkullerin değerlemesinin geleceğe yönelik planlama, gayrimenkul inşası, gayrimenkul alım satımı gibi işlemlerde CBS' nin kullanımı önem arz etmektedir. Bu çalışmada çalışma alanı olarak Siirt İli Kurtalan ilçesi seçilmiştir. Çalışmada gayrimenkullerin değerlendirilmesi, mekânsal istatistiklerinin yapılması ve konumsal analizlerinin daha anlaşılır ve kolay biçimde yapılabilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Kurtalan Belediyesinden ilçeye ait imar planı verileri alınmıştır. Çalışmada ilçeye ait 5 mahallede bulunan tüm parseller belirlenmiştir. Bu parsellere ait değer takdir komisyonunca belirlenmiş rayiç değerler Kurtalan belediyesinden alınarak ArcGIS yazılımında işlenmiş ve her bir taşınmaza ait gayrimenkul değerleme analizi oluşturulmuştur. Oluşturulan analizler her bir değer skalası için bir renklendirme sistemi ile düzenlenerek değer haritaları oluşturulmuştur. Oluşturulan CBS tabanlı değerleme haritaları ile ilçedeki rayiç bedeller arasındaki değer farklarının incelenmesi sonucu; yollar, eğitim alanları, sağlık alanları, ilçe merkezine olan uzaklık ve sosyal alanlara olan uzaklık faktörleri rayiç bedelleri doğrudan etkilediği sonucuna varılmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında ilçede ikamet eden ilçe sakinleri ile anket çalışması yapılarak gayrimenkullerin fiyatlarının hangi faktörlere göre artıp azaldığı IBM SPSS yazılımında analiz edilmiştir. Bu anket analizi sonrası en son aşamada belediyede bulunan rayiç değerler ile anket sonuçları karşılaştırılarak ArcGIS yazılımında ilçeye ait analiz haritaları oluşturulmuştur. Bu analiz haritaları ile gayrimenkul değerinin ilçe sakinlerinin gayrimenkullere ait beklenti değerleri ile orantılı olup olmadığı belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Gayrimenkul değerleme, değer haritaları, coğrafi bilgi sistemi, ArcGIS, rayiç bedel

Bilgisayar yazılımlarıCoğrafi bilgi sistemleriDeğer analizi+5
Esma Ceylan
Harran University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Methods of bank valuation: A comparative study among Turkish banks

Bank valuation is a crucial aspect of the financial industry, as it helps stakeholders make informed decisions about investment and risk management. The Turkish banking sector is no exception, and it is important to analyze the different methods of bank valuation to determine their reliability and relevance in this context. This research aims to provide a comprehensive analysis of various bank valuation methods in the Turkish banking sector and evaluate their accuracy and reliability. The study begins with a literature review of previous discussions on bank valuation and an overview of different valuation frameworks. The sector analysis portion of the study focuses on the economic environment in Turkey, including the characteristics of the Turkish banking sector and any relevant economic issues facing the country, such as the Turkish Lira and high inflation. These factors can significantly impact the performance of valuation methods and should be taken into account. Through a case study research design, data will be collected on a selection of bank peers in Turkey, including AKBANK, VAKIFBANK, HALKBANK, IŞBANK, GARANTIBANK, and YAPIKREDI. These banks have been chosen based on size, market share, and performance metrics. The study will also include a discussion of the general assumptions made in the analysis, including economic, sector, and method-specific assumptions, as well as assumptions related to the cost of equity and growth. The selected valuation models, including the Free Cash Flow to Equity (FCFE) model and the Residual Income (RI) model will be applied to our sample. The results of the analysis will be compared and evaluated in relation to the market value of bank shares. The accuracy and reliability of these methods will be discussed, and the implications of the findings for practitioners and policy makers in the financial industry will be considered. This research will contribute to the existing literature on bank valuation by highlighting the unique challenges and considerations specific to the Turkish bank sector. The results suggest that the performance of valuation methods can be influenced by macroeconomic indicators and market conditions, which should be taken into account when applying these methods in different contexts. Overall, this study aims to provide practical insights for stakeholders in the Turkish banking sector and underline the importance of a comprehensive approach to bank valuation. By analyzing the different methods of bank valuation and their performance in the Turkish context, this research aims to help analysts and researchers make informed decisions about investment and risk management in the evolving banking environment.

BanksValuationValuation models+4
Moetez Ben Abderrahmen
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Developing a combined qualitative ship valuation estimation model

The concept of value is as old as the history of humanity and is being discussed on that every period. The complex structure of maritime trade, the high uncertainties, and the lack of transparency of commercial data make ship valuation difficult. There are three most preferred approaches in maritime market to determine ship's valuation. These are marketing approach, income approach and cost approach. However, these approaches do not provide the fair value of the ships. The fair value is depending on the economy of scales. Particularly, determining of the fair value becomes more difficult in times of crisis. The determination of the direction in which supply-demand balance will occur due to instability in periods of economic crisis, and the volatility of the market, necessitate the use of combined mathematical methods. Brokers experience difficulty in determining a ship's real value because of the lack of instant and unbiased data that can be accessed at anytime and anyplace in the world. Mostly, brokers use a marketing approach to determine a ship's value. However, a marketing approach does not give an accurate solution under all conditions. Ships, especially those ranging in age from 6-25, that is, more than five years old, need to be evaluated with a combined method which differs from marketing approaches. There is no systematic and standard mechanism to determine a ship's value worldwide. The aim of this study is to develop a reliable ship valuation mechanism using namely the "Combined Qualitative Ship Valuation Estimation Model (CQSVEM)" to validate the ship's actual price. Within this model, the ship's fair value can be calculated more accurately. According to concrete result of analysis, on average the second-hand price of bulk carriers' sales from 2014 to 2017 in the range of 18,233 dwt -172,549 dwt increases by $17.313 per 1 DWT while it loses $671.278 in value per 1 AGE annually. Hence, analysis indicated that the depreciations of these bulk carriers suffer from 5.2% to 7.2% per year. As a result of the analysis, it was found that a price difference in the range of $ 2.68M to (-) $ 2.49M was reasonable, while transactions outside this range were subject to excessive or low pricing. However, reasonable prices that are 40% of whole transactions are realised in the high volatile market. By running CQSVEM, the reasonable value of a ship can be calculated more accurately. This model, composed of eleven stages, will be useful in determining the fair value and to provide decision making support for willing buyers, willing sellers and other related third parties.

ValuationValuation theory
Niyazi Murat Koray
Piri Reis University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Stokların Türkiye muhasebe standartlarına göre değerleme işlemleri

Muhasebe bilgi sisteminden elde edilen malî tabloların; işletmenin çıkar gruplarının beklentilerini karşılayabilmesi, işletme faaliyetlerinin doğru ve güvenilir bir şekilde değerlendirilebilmesini sağlaması ve farklı dönemlere ait karşılaştırma yapılabilmesi, malî işlemlerin aynı muhasebe standartları kullanılarak kaydedilmesine ve değerlemenin aynı ölçülere göre yapılmasına bağlıdır. Uluslararası alanda farklı muhasebe ve finansal raporlama uygulamalarının olması, farklı faaliyet sonuçlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla uygulanan farklı muhasebe uygulamalarının standartlaştırılması ihtiyacı, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının (UFRS), Türkiye'de de Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartlarının oluşturulması sonucunu doğurmuştur. Türkiye Muhasebe Standartlarından TMS – 2 Stoklar standardını konu alan bu çalışmada; ilgili standarda yönelik teorik açıklamalardan sonra örneklere yer verilerek standardın uygulayıcılarına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde de standart hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınması gereken hususlara toplu olarak yer verilerek stokların ancak Türkiye Muhasebe Standartlarına göre ölçümü neticesinde, çıkar gruplarının bilgi ihtiyacının en iyi şekilde karşılanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

DeğerlemeStandartlarStok+4
Eyyüp Sabri Kurtboğan
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetim iştiraklerinin değerlemesi ve bir uygulama

Yerel yönetimler; belediyeler, il özel idareleri ve köyler gibi idari birimler aracılığıyla, bir bölgenin veya şehrin yönetimini yerinden ve etkin bir şekilde yürütürler. Bu birimler, vatandaşların günlük yaşamlarını doğrudan etkileyen hizmetler sağlar ve kararlar alırlar. Yerel yönetim iştirakleri ise, bu hizmetlerin daha etkin ve verimli sunulabilmesi için yerel yönetimler tarafından kurulan şirketlerdir. Belediyelerin veya il özel idarelerinin tamamen veya kısmen sahip olduğu bu iştirakler, sosyal tesis, su, elektrik, ulaşım ve atık yönetimi gibi temel kamu hizmetlerini yürütürler. Yerel yönetim hizmetlerinin daha etkin sunulabilmesi için güçlü iştiraklere sahip olmaları önemlidir. Yerel yönetim hizmetlerinin daha etkin sunulabilmesi için güçlü iştiraklere sahip olmaları önemlidir. Bu çalışmada örnek bir yerel yönetim iştirakinin değerlemesi yapılarak iştirakin değeri belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan değerleme sonucunda iştirakin değeri 59.761.108TL olarak hesaplanmıştır.

Değerlemeİştirak
Hüseyin Esen
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Mesken nitelikli gayrimenkul değerlerini etkileyen faktörlerin mekânsal ekonometri ile analizi: ankara ili örneği

Gayrimenkul, sosyoekonomik birçok değişken ile ilişkili ve bu ilişkiler sebebi ile insanların hayatında neredeyse başrol oynayan ve barınma ihtiyacının çok ötesinde bir kavram olarak hayatla hemen her açıdan etkileşimli bir kavramdır. İnsanoğlunun gündelik hayatında bu kadar kompleks yapıda çok az kavram bulunmaktadır. Gayrimenkul kavramı üzerine hemen her açıdan konuyu ele alan birçok çalışma bulunmakla birlikte bunlar içerisinde en ilgi çekeni fiyata ilişkin olanlarıdır. Türkiye ekonomisinde insanlar bu gayrimenkul kavramının alt başlığı niteliğindeki mesken nitelikli bir gayrimenkulü edinebilmek için yıllar harcamaktadırlar. Bu sebeple konu oldukça önemli olarak görülmelidir. Bu çalışma hem sosyal hem de ekonomik bir unsur olan mesken nitelikli bağımsız bölümlerin fiyatını belirleyen değişkenlerin belirlenebilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma mekânsal ekonometrik yöntemler ile ilgili değişkenleri belirlemeye çalışmaktadır. Bu amaçla iki farklı model kullanılmıştır. Kullanılan modeller aracılığıyla mekânsal etkilerin belirlenmesinin yanı sıra uygun model seçimi de gerçekleştirilebilecektir. Çalışmada Ankara iline bağlı Çankaya, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle ilçelerinde 2019 yılında gerçekleşen satış-ipotek verileri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuç bulguları her ilçenin fiyata etki eden değişkenlerinin farklı olduğu yönündedir. Bu bulgulara ek olarak ilçelerde mekânsal bağımlılık bulgusuna da ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen ve planlanmayan bir bulgu ise emlak beyan değerinin modelin yapısını tamamen değiştirdiğidir.

Değerleme
Raif Uğur Uyar
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İnşaat ve gayrimenkul sektöründeki işletmelerde vergi bilinci ve algısı: Ankara ilinde konut üreticileri ve satıcıları yönünden bir değerlendirme

İnşaat ve gayrimenkul sektörü, birden fazla alt sektörü ilgilendiren ve birden fazla sayıda ve türde vergisel yükümlülükleri içinde barındıran bir sektör olarak görülmektedir. Bu sektör içinde, bireylerin barınma ihtiyaçlarını karşılayan ve dolayısıyla en fazla ekonomik büyüklüğe sahip konut sektörü bulunmaktadır. Konut üretimi, kişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapıldığı gibi başkaları adına bir taahhüte bağlı olarak da yapılmaktadır. Konut üretimine ilişkin inşaat işleri yıl içinde başlayıp bittiği gibi bir yılı aşkın süreyi de kapsamaktadır. Konut üretimi ağırlıklı olarak bir yılı aşkın süreyi içeren ve taahhüte dayılı yapılan inşaat işleridir. İnşaat işlerinin birden fazla yıla yayılması ve çok sayıda taraflara sahip olması nedeniyle bu süreçte, birden fazla ve türde vergisel yükümlülüklerle karşılaşılmaktadır. Çalışmayla, konut üretimi sürecinde yer alan yükümlülerin, vergisel yükümlülüklerini yerine getirmedeki vergi bilinci ve algısına ilişkin tutum ve davranışları ile vergi bilinci ve algısını etkileyen faktörlerin neler olduğunun tespiti amaçlanmıştır. Belirtilen amaç doğrultusunda hipotezler geliştirilmiştir. Çalışma, Ankara ilinde konut üreticisi ve satıcısı olan gelir ve kurumlar vergisi yükümlülerini kapsamaktadır. Çalışmada kavramsal çerçeveye yönelik olarak; inşaat işleri, vergileme, vergi bilinci ve algısı ile inşaat ve gayrimenkul sektörünün vergilendirilmesi bağlamında muhasebe uygulamalarına değinilmiştir. Çalışmada yöntem olarak sınıflandırma ölçütüne, anket uygulamasına, yorumlayıcı ve açıklayıcı yaklaşımlara yer verilmiştir. Bu kapsamda, veri toplama aracı olarak birincil ve ikincil veriler kullanılmıştır. Birincil veriler olarak anket uygulaması yapılmıştır. Anket uygulamasından elde edilen sonuçlardan inşaat işlerinde faaliyette bulunan yükümlülerin vergi bilinci ve algısına ilişkin düşünceleri saptanmaya çalışılmıştır. Yükümlülerin vergi bilinci ve algısını etkileyen etmenlerin neler olduğunun tespiti için ölçüm modeli geliştirilmiştir. Modelin geliştirilmesinde faktör analizinden yararlanılmıştır. Faktör analizi sonrasında ortaya çıkan sonucun geçerliliği doğrulayıcı faktör analiziyle test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda yükümlülerin demografik özellikleri ile vergi bilinci ve algısı arasında anlamlı ilişki t ve anavo testi ile açıklanmıştır. Çalışma sonucunda, öne sürülen varsayımlar ile yükümlülerin vergi bilinci ve algısını etkileyen etmenlerle ilgili olarak geliştirilen hipotezlerin literatürü desteklediği saptanmıştır. Çalışma sonuçlarının, sektörde faaliyette bulunan yükümlülere ve sektörü regüle eden kurum ve kuruluşlara önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Arsa payı karşılığı inşaat işleriDeğerlemeGayrimenkul değerleme+7
Emrullah Töremen
Ankara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects