Animated film
100 theses under this subject heading
Diyanet TV çizgi filmlerinin din eğitimi açısından incelenmesi
Bu çalışmanın konusu, Diyanet TV çizgi filmlerindeki sözel ifadelerin din eğitimi açısından incelenmesidir. Çalışmada, Diyanet TV çizgi filmlerinin dinî unsur içerip içermediğini ve çizgi filmlerde hangi dinî tasavvurların gelişimine öncelik verildiğini incelemek amaçlanmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Veri analizinde ise, içerik analizine başvurulmuştur. Youtube Diyanet Çocuk Kanalında sırasıyla en çok izlenen 5 çizgi film olan "Harfler Köyü", "Hümeyra", "Yusuf'un Dünyası", "Şeker Hoca" ve "Dedemin Öyküleri" çizgi filmleri araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; tüm çizgi filmlerde toplamda en çok unsur "Diğer" kategorisinde tespit edilmiştir. Çizgi filmlerde Melek ve Kader kategorilerine ilişkin unsura rastlanılmamıştır. Toplamda en çok unsur bulunduran çizgi film, Yusuf'un Dünyası'dır. Çizgi filmlerde, çocukların dinî gelişimini destekleyecek pek çok kelime basit ve anlaşılır bir biçimde açıklanmıştır. Ayrıca abdest, namaz ve oruç ibadeti ile ilgili birçok içerik bulunmaktadır. Buna karşın, çizgi filmlerde Kelime-i Şehâdet, Zekât ve Hac için herhangi bir unsura yer verilmemesi eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Yine Kitap kategorisine ilişkin unsurların yetersiz olduğunu ve çocuklara Kutsal Kitabın ilahiliğini ve önemini anlatacak bir mahiyete sahip olmadığını söylemek mümkündür. Bir diğer eksiklik ise; vatan ve millet temasının neredeyse hiç işlenmemiş olmasıdır. Çizgi filmlerde Allah lafzının sıkça kullanılması, bilgi yüklü anlatımlar yerine peygamberlerin hayatlarından öyküler anlatılması, bayram ve özel günlerin sevinç ve mutluluk temalarıyla işlenmesi ve cami sevgisinin konu edilmesi çocukların dinî gelişimi açısından faydalı bulunmuştur. Yusuf'un Dünyası'nda günah ve ölüm/öldürmek; Şeker Hoca çizgi filminde günah ve haram kelimelerinin kullanılması, çocukların din eğitimi açısından kötü olabileceği sonucuna varılmıştır.
Çizgi filmlerde lider özelliklerini eğitimdeki yeri
Yapılan bu araştırmada "Çizgi Filmlerde Lider Özelliklerinin Eğitimdeki Yeri" incelenmiştir. Bu bağlamda "Çizgi filmlerde lider karakterinin eğitimdeki yeri ne düzeydedir?'' sorusu araştırmanın problem cümlesini oluşturmaktadır. Yapılan bu araştırmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi içerisinden kavramsal analiz yöntemi ile incelenmiştir. Araştırmanın evreni animasyon filmler, örneklemi ise animasyon filmler içerisinden seçilen "Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, Küçük Kardeş Tatlı Bela, Yıldızlara Yolculuk, Karınca Z, Korsan Selkirk, Kahraman Maymun, Köfte Yağmuru, Kung Fu Panda, Loraks, Çılgın Rostar, Canavar Ev, Baykuş Krallığı, Astro Boy, Arı Filmi, Karlar Ülkesi, Marslılar Annem ve Ben, Çizmeli Kedi, Benim Annem Bir Dinozor, Arabalar, Aşçı Fare, Çılgın Hırsız 2, Çılgın Hırsız 1, Oyuncak Hikayesi 3, Turbo, Buz Devri 1, Cesur, Kayıp Balık Nemo, Neşeli Ayaklar, Wall-E Ve Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2" kapsamaktadır. Araştırmacı tarafından hazırlanan animasyon filmlerin incelenmesini içeren, alt kategorilerden oluşmuş anket kullanılmıştır. Verilerin toplanması amacıyla alt kategoriler araştırmacı tarafından kategorize edilmiştir. Kategorilerin homojen olması, ayırt edici özelliğe sahip olması, amaca uygun olması ve kendi içinde bütünsellik taşımasına dikkat edilmiştir. Veriler pozitif, negatif ile hem pozitif hem de negatif içerikli karışık olmak üzere üç kategoriye bölünmüştür. Veri toplama sırasında pozitif 3, karışık 2, negatif ise 1 olmak üzere puanlama yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 16 programına girilerek şifrelenmiştir. Kişisel bilgiler ve anketten elde edilen verilerin frekans, ortalama ve sıralama istatistiklerine yer verilmiştir. Sonuç olarak, 30 çizgi film belirlenen özellikler çerçevesinde kategorize edilmiş ve kavramsal analiz yöntemi kullanılarak tahlil edilmiştir. Animasyon filmlerde eğiticilikle ilgili değinilen noktalar alt kategorilere göre animasyon filmlerde en çok pozitif içeriğe sahip olan alt kategoriler "Hayal Gücünü Kullanma, Çalışkanlık ve Üretkenlik"tir. En az pozitif eğilimin ise gerçekle bağlantılı davranma alt faktöründe görülmüştür. Ortalamalar incelendiğinde eğiticilik ile ilgili değinilen özel alt alanların genellikle pozitif eğimli oldukları görülmektedir. Bu bağlamda animasyon filmlerin genel anlamda hayal gücü ve çalışkanlık açısında olumlu bir imaja sahip olduğu araştırmacıların değerlendirmesi sonucunda görülmektedir. Anahtar kelimeler: Animasyon, çizgi film, eğitim, liderlik, içerik analizi
Çizgi filmlerin söz varlığı üzerine bir araştırma
Öğrencilerin söz varlığı edinimini doğrudan etkileyen medya yayınlarından biri de çizgi filmlerdir. Bu çalışmada, ilkokul öğrencilerinin en çok izlediği çizgi filmlerin, söz varlığı unsurlarını inceleyerek öğrencilerin söz varlığı gelişimlerine katkılarını belirlemek ve bu söz varlığı unsurlarını ilkokul öğrencilerinin kelime hazineleri ile karşılaştırmak amaçlanmıştır. Çalışma, 2014-2015 tarihleri arasında İstanbul'daki bir ilkokulda okuyan, 1-4. sınıf yaş aralığında olan, her sınıf seviyesinden 75'er öğrenci olmak üzere toplam 300 öğrenciye "En çok izlenen çizgi film tespit formu" dağıtılarak yapılmıştır. Çalışmada, öğrenciler tarafından seçilen 10 çizgi filmin her bölümünden 5'er dakikalık kesitler izlenerek her çizgi filmden 3.000'er kelime alınmıştır. Böylelikle 10 çizgi filmden toplamda 30.000 kelimelik bir liste oluşturulmuştur. Çalışmada, doküman incelemesi ve kategorisel içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Söz varlığı unsurları, kelime hazinesi, deyimler, atasözleri, ikilemeler, kalıp sözler ve argo kelimeler kategorilerinde incelenmiştir. Özel isimler de ayrıca gösterilmiştir. İşlemler, Baş'ın (2011) söz varlığı araştırmaları için belirlediği ölçütler dikkate alınarak yapılmıştır. Kelimeler sadece şekil bakımından değil anlam bakımından da incelenmiştir. Sayılar ve tarihler de kelime olarak kabul edildiğinden yazı ile ifade edilmiştir. Kelime analizleri yapılırken, ayrı yazılan birleşik kelimeler, birden fazla sözcükten oluşan sayılar ve tarihler "+" ile; deyimler "#" ile; özel isimler "*" ile işaretlenmiştir. Metinlerdeki kesme işaretleri kaldırılarak çekim ekleri, kelimelerdeki olumsuzluk ekleri, sıfat ve zarf fiil ekleri kalıcı isim yapanlar hariç silinmiştir. Eş sesli kelimeler ve uydurma kelimeler açıklamaları ile belirtilmiştir. Listedeki kelimelerden aynı kökten türeyen kelimeler toplanmış ve düzenlenerek analiz edilmiştir. Çalışmada, yapılan işlemlerden sonra, 27.946 söz varlığı unsuru elde edilmiştir. Bu söz varlığı unsurlarının, 424'ü deyim, 4'ü atasözü, 72'si ikileme, 205'i kalıp söz, 4'ü argo kelime, 1.592'si ise özel isimdir. Çizgi filmlerdeki ve ilkokul öğrencilerindeki söz varlığı unsurları karşılaştırılarak 1.916 farklı kelimenin ortak olduğu görülmüştür. Bu durumda, çizgi filmlerdeki söz varlığı unsurlarının öğrencilerin sahip olduğu söz varlığı unsurlarıyla örtüştüğü görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Söz Varlığı Unsurları, Çizgi Film, Kelime Hazinesi
Kültürün yeniden üretimi bağlamında halk edebiyatı metinlerinin kullanımı: Dede Korkut çizgi film örneği
Bu çalışma Dede Korku kitabının, çizgi film üzerinden kültürel değerlerimizin çocuklara aktarımını detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır. Vatikan ve Dresden nüshaları bulunan Dede Korkut anlatıları Türk kültürünün yapı taşını oluşturmaktadır. Eserin içeriğinde günümüze değin etkisini yitirmeyen kültürel değerler ve öğretiler yer almaktadır. Çalışma, bu eserin 2014-2015 yılları arasında Mavi Rüya Film Prodüksiyon tarafından güncellenerek TRT Çocuk kanalına hazırlanan "Dede Korkut Hikayeleri" çizgi filmini ele almaktadır. Bu çizgi filmden kültürün nesiller arası değişimi, yeni araçlarla güncellenmesi, çocuğun gelişim dönemlerine uygun hale getirilirken yaşadığı değişimler, çizgi film vasıflarıyla çocuklara aktarımı, çocuğun bu yolla kişilik kazanımı ve toplumsallaşması adına incelemeler sunmaktadır. İnceleme sonucu çizgi filmlerin çocuk eğitimi üzerindeki etkisinden faydalanarak kültürel değerlerimizin aktarıldığı görülmüştür. Çizgi filmde Dresden nüshasında yer alan cinsellik ve saldırganlık içeren bölümlerin sadeleştirildiği, değiştirildiği yahut işlenmediği gözlemlenmiştir. Çizgi filmde eserden bağımsız olarak nevruz, Ramazan Bayramı, Ramazan ayı ve oruç, birlik ve beraberliğin önemi gibi mesajlar içeren bölümlerin de yaratıldığı görülmektedir. Bu çalışmayla birlikte yerel çizgi film sektörümüze gerekli destek sağlanarak yabancı kültürlerin yerelleştirilmesinin önlenebileceği ve Türk kültürü, örfü, âdetini bilen bireyler yetiştirilebileceği kanısına varılmıştır.
Çizgi filmler ve tüketim kültürü: Çizgi filmlerde tüketim davranışlarının ve tüketim nesnelerinin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklara etkisi
Bu araştırma çizgi filmlerde ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukları tüketime yönlendiren içeriklerin belirlenmesi, belirlenen içeriklerin çocukların satın alma davranışı üzerinde ne kadar etkili olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca çizgi filmlerde tüketim davranışlarının ve tüketim nesnelerinin ilkokul çağındaki çocuklara etkisi de belirlenmiştir. Bu bağlamda oluşturulan hipotezler analiz edilerek amaca ulaşmaya çalışılmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kavramsal çerçeveyi kapsamaktadır. Araştırmanın ilk bölümünde, tüketimle ilgili genel kavramlar açıklanarak, televizyonun tüketim üzerindeki etkileri ile ilgili literatür taranmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde ise, çizgi filmlerin ortaya çıkışı, genel özellikleri ve çizgi filmlerde üretilen ideolojilerin çocuk izleyicilere etkileri kavramsal olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünü oluşturan üçüncü kısmında, televizyonda yayınlanan çizgi filmlerin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukların tüketim alışkanlıklarına etkisini araştıran bir alan araştırması yapılmıştır. Bu bağlamda Bitlis ilinde ilkokul ve ortaokul çağındaki 380 çocuğa anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25 paket programında frekans, T Testi ve Anova Testi yapılarak analiz edilmiştir. Bu testler sonucunda elde edilen bulgular tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda çizgi filmlerde çocukları etkileyen içeriklerin bulunmadığı ve çizgi filmlerde bulunan çocukların satın alma davranışında rol oynayan ürünlere olan ilgilerinin de olumsuz olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Tüketim Kültürü, Çizgi Film, Çocuk, Televizyon
Lisanslı karakterlerde görsel kılavuz uygulama sorunları ve çözüm önerileri
Grafik tasarım mesleğinin çalışma alanı günden güne genişlemekte ve üretim noktalarının her aşamasında daha fazla tasarımcıya ihtiyaç duyulmaktadır. Pazardaki hizmet veya ürün çeşitliğiyle birlikte oluşan kıyasıya rekabet, tasarımı çok daha önemli bir iletişim disiplini haline getirmektedir. Daha etkili ve güçlü tasarımlar ürün ya da hizmetlerin başarısını sürekli hale getiren en önemli faktörlerden biri haline gelmiştir. Karakter ve çizgi film tasarımı da bugün bir önemli bir iletişim disiplini olarak kendine büyük bir pazar oluşturmuş durumdadır. Ayrı bir uzmanlığa sahip olan bu alan, küresel iletişimin önemli aktörlerinden biri konumuna yükselirken, beraberinde sınırları aşan bir kültürün oluşmasına da katkıda bulunmaktadır. Böylesine devasa bir iletişim kültürünün oluşması beraberinde eskiye nazaran daha detaylı, kapsamlı, branşlaşmış uzman ekiplere ihtiyaç duymaktadır. Bu ekiplerin ortaya koyduğu hazırlık, uygulama, pazarlama ve devamlılık çalışmaları gibi süreçler karakterin pazar ömrüne doğrudan etki eder. Style Guide ya da Görsel Kılavuz hazırlama uzmanlığı, en az karakterin tasarımı kadar önemli ve ayrılmaz bir iş kolu haline gelmiştir. Üreticilerin karakterin kurumsal kimliğine sadık kalarak ürün hazırlamaları, görsel kılavuzun niteliğine, profesyonelliğine ve tutarlılığına bağlıdır. Önceki yıllarda sadece çizgi film çalışması yeterli olsa da, hem izleyicilerin, hem de üreticilerin karakter evrenini herhangi bir ürünle bizzat yaşamlarının içinde görme talebi ortaya çıkmıştır. Hızla artan bu talep, görsel kılavuz ihtiyacını kaçınılmaz hale getirmiştir. Oyuncaktan postere, gösteri sanatlarından ürünlere, üretim noktalarından her biri için görsel kılavuz kullanımı artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Canlılığı sürekli kılan ve karakterin ömrü boyunca gelişip büyümesini sağlayan 'karakter kurumsal kimliği' olarak tarif edeceğimiz görsel kılavuz; hem karakteri yanlış uygulamalardan korur, hem de üreticinin doğru ürün üretmesini sağlar. Bu çalışma Style Guide ya da Görsel Kılavuz hazırlama işlerinin genişleyen bilgi evrenine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Tasarım öncesi ve sonrasında, kullanıma hazır ve sürekli güncellenebilecek görsel kılavuzlar hazırlamak için gereken teorik ve pratik teknikleri, sahadaki geri dönüşlerle yeniden ele alarak aydınlatıcı bir üslupla ortaya koymaya çalıştım. Karakter ve çizgi film; sanat, pedagoji, animasyon bilgisi, üretim teknolojileri, pazarlama stratejileri, tüketim yönelimleri gibi birçok iş alanının ortak ekip çalışması ile yapılabilecek bir iş koludur. İş kollarının her birinin daha uyumlu ve iletişim içerisinde çalışma zorunluluğu artık kaçınılmazdır. Çalışma, karakter ve çizgi film çalışmalarının tüketici nezdinde karşılık bulması için de bir dizi önemli ipuçlarını da ihtiva etmektedir. Başarılı ve uzun ömürlü bir karakter için sıralanan bu önemli ipuçları; sektörde var olmak isteyen üreticiler ve tasarımcılar için oldukça aydınlatıcı olacaktır. Bu alanda yazılı kaynağın az olması, çalışmayı daha da önemli ve gerekli hale getirmiştir. Görsel kılavuz hazırlama sırasında ortaya çıkan tecrübe edilmiş problemler, pratik önerilerle çözüme kavuşturulmuştur. Bu sahada fikirler geliştirmek, büyük emek ve sermayeler ortaya koymadan önce bugüne kadar yaşanmış ve var olan tecrübeleri değerlendirmek oldukça önemlidir. Bu nedenle; karakter tasarımı sektöründe çalışan ve görsel kılavuz kullanarak tasarım yapan grafiker - tasarımcıların tecrübe ve görüşlerinin akademik metinler halinde çalışmamızda yer etmesine özen gösterdik. Ülkemiz için çok yeni bir çalışma alanı olan lisanslı karakter dünyasında karşılaşılan/karşılaşılması muhtemel problemleri ve çözüm önerilerini, geri dönüş bilgileri ışığında temellendirerek tespit - teşhis ve tedavi odaklı bir üslupla çalışmayı nihayete erdirdim.
Evrimleşen grafik ile illüstrasyon ve animasyon ilişkisi
Bu tezde illüstrasyon ve hareketli görüntülerle ilişkinin kaçınılmaz olduğu vurgulanmış ve bu konu edinilmiştir. İletişim teknolojilerinin grafik tasarımla doğrudan bağlantılı olduğunun üzerinde durup; bu bağın, değişen yeni anlayışlarla olağan bir hale geldiği ve sınırların kalktığı anlatılmıştır. Grafik tasarım dilinin yeni teknolojilerle durmaksızın kendini yenilemekte ve geleneksel tasarım anlayışını red etmeden kabuk değiştirmektedir. Birinci bölümde, grafik iletişim süreci işlenmiştir. Bu süreç içerisinde gelişen anlatım dilleri, iletişim kavramı ve süreci, endüstri devrimi, günümüz dijital tasarım konuları ele alınmıştır. İkinci bölümde, illüstrasyon kavramı tanımlanarak, illüstrasyonun gelişim süreci özellikle; Arts & Crafts, Art Nouveau ve Rus yapısalcı dönemi gibi dönemlerde, yoğun illüstrasyon kullanılarak yapılmış poster tasarımları dikkate alınarak anlatılmıştır. İllüstrasyon tarihçesi, ustaları, yöntemleri ve gelişen iletişim teknolojileri gözlemlenerek hazırlanmıştır. Üçüncü bölümde animasyon kavramı, tarihçesi, yöntemleri ve yine teknolojiler dikkate alınarak anlatılmış, dördüncü bölümde ise; illüstrasyon ve animasyon arasındaki ilişki tüketim toplumu, kitle iletişim araçlarının etkisi, dijital sanat, anlatıcı akıl, ortak yöntem ve arayışlar detaylandırılarak anlatılmış ve sosyolojik sonuçlarıyla dile getirilmiştir.
Türkiye'de üretilen çizgi filmlerin kültürü taşıma fonksiyonu içerik ve söylem açısından pepee örneği
Çizgi filmler aile, çevre ve okul ortamları dışında çocukların hayal dünyalarına yön veren, öğrenme ihtiyaçlarını gideren, izlediklerini model alma ve sosyal yaşamlarıyla bağ kurma konusunda etkin unsurlardan biridir. Örnek almanın ve izlediklerini sosyal yaşama aktarmanın yoğun olduğu bu dönemde çocuklar için çizgi filmler hayal dünyalarını besleyen programlardır. Çocuklar bu yapımlarda izledikleri kahramanları kendilerine dost ve arkadaş edinirler, kahramanları kendileriyle özdeşleştirerek benimserler ve bu esnada gözlemlediklerini de kendi yaşamlarına taşımaya çalışırlar. Çizgi film dünyası ile çocuk arasında güçlü bir bağ vardır. Çizgi filmlerin eğitici, öğretici, yönlendirici ve kültürleyici işlevi çok önemlidir. Yakın zamana kadar Türkiye'deki çizgi film yapımcılarının etkin yapımlar üretememesi sebebiyle Türkiye'deki çocuklar, farklı ülkelerin çizgi filmlerinin kültürel etkisi altında büyümekteydi. Türkiye'de çocuk kanallarının açılması ve çoğalması ile Türkiye'deki çocuklara yönelik yapımlar, çizgi filmlerin üretiminin hız ve çeşitlilik kazanması ile kültürel etkiye belirli bir oranda denge getirmiştir. Bu çalışmada, çizgi filmlerin kültür aktarım aracı olarak nasıl kullanıldığı irdelenecek ve Türkiye'de üretilen yerli bir çizgi film olan Pepee üzerinden kültürel aktarım değerlendirmelerinde bulunulacaktır.
Çizgi filmlerin değerler eğitimi bakımından karşılaştırılması
Bu araştırmada çocuklara yönelik programlar içerisinde çizgi filmlerin, değerler eğitimi bakımından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan tarama modeli ve betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Tarama modeli, ?geçmişte ya da hâlen var olan bir durumu olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımıdır. Araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne, kendi koşulları içinde ve olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır (Karasar, 2009: 77). İçerik analizi kullanılmasının temel nedeni ise, bir metinde veya metinler grubu içerisinde yer alan belirli sözcük veya kavramların bulunma durumunu incelemektir. Ayrıca betimsel analiz yoluyla yorumlanan bilgiler içerik analizi ile daha fazla irdelenir ve betimsel analiz sonucu fark edilemeyen kavram ve temaların içerik analiz sonucunda ortaya konulabilmesidir. Araştırmacı, metinde yer alan kavramların sayısını, anlamına ve birbiri ile ilişkisine, kavram ile ifadelerin vurgusuna bakarak metni yorumlar, değerlendirir ve eldeki metin hakkında bir yargıya ulaşır (Şencan 2005). Bu araştırmada çocukların izlemeyi en çok tercih ettikleri çizgi filmleri belirlemek için düzenlenen açık uçlu anket, Uşak il merkezinde bulunan anaokulları ve ilkokul bünyesindeki ana sınıflarına devam eden 250 okul öncesi öğrenci velisine uygulanmıştır. Elde edilen veriler sonucunda çocuklar tarafından en çok izlenen üç adet yerli yapım, üç adet yabancı yapım çizgi film belirlenmiştir. Belirlenen yerli yapım çizgi filmler ve izlenme oranları: Pepee(% 89,2), Keloğlan(% 84,4), Nane ile Limon(%18). Belirlenen yabancı yapım çizgi filmler ve izlenme oranları: Caillou(%78,8), Marsupilami(% 38), Laura?nın Yıldızı(%30). Belirlenen çizgi filmler içerisinde taranacak değerler ise okul öncesi öğretim programı dikkate alınarak hazırlanan ve 11 okul öncesi öğretmenine uygulanan anket sonucunda kesinleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından, veriler sonucu belirlenen çizgi filmlerden rastgele bölümler izlenerek metne dökülmüştür. İzleme süreleri birbirine yakın olan 6 çizgi filmin rastgele izlenen bölümlerinde, taranan 15 değerden 13? üne rastlanmıştır. Bu değerler sevgi, saygı, hoşgörü, işbirliği, adil olma, çalışkanlık, sorumluluk, temizlik, dürüstlük, yardımseverlik, aile birliğine önem verme, sağlıklı olmaya önem verme, paylaşma değerleridir. Vatanseverlik ve barış değerlerine ise belirlenen çizgi filmlerin izlenen bölümlerinde rastlanmamıştır. Taranan değerlerin hangi çizgi filmde ne kadar ve ne şekilde verildiği bulgular ve sonuçlar kısmında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çizgi film, değer, değerler eğitimi
Çizgi filmlerde Türkçenin söz varlığı: Kral Şakir örneği
Bu araştırmada Türkiye'de en çok izlenen ve aynı zamanda global şifresiz yayın yapan Cartoon Network adlı çizgi film kanalında yayınlanmakta olan Kral Şakir adlı çizgi filmin Türkçenin söz varlığı unsurlarından hangilerini kullandığı ve ne sıklıkta kullandığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çizgi filmin seçilmesindeki neden tamamen Türk yapımı bir çizgi film olması ve en çok izlenen çizgi film kanalında yayınlanıyor olmasıdır. En çok izlenen çizgi film kanalı olduğunun belirlenmesinde TİAK'ın reyting verileri kullanılmıştır. Bu da Kral Şakir'in Türkiye'de en fazla çocuğa ulaşan çizgi filmlerden biri olduğunu göstermektedir. Bu kadar bir izleme oranı olan bir çizgi filmin Türkçenin söz varlığı öğelerinden hangilerini ne kadar kullandığını tespit etmek önem arz etmektedir. Çünkü çizgi filmleri izleyen yaş grubunun dil gelişimi ve söz varlığı edinmesi konusunda günümüzde ailelerden bile daha fazla etki eden unsurlar televizyon ve internet yayınlarıdır. Dolayısıyla bu yayınların incelenmesi ve bir sonuç ortaya konulması önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada betimsel araştırma modellerinden belgesel tarama modeli kullanılmış evreni temsil edecek miktarda çizgi film bölümü örneklem olarak seçilmiş ve bu bölümlerdeki söz varlığı öğeleri tespit edilip sıklığı da belirlenmiştir. Veri analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak Kral Şakir çizgi filminin söz varlığı açısından katkı sağlayıcı nitelikte olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Çizgi Film, Söz Varlığı, Kral Şakir
Translation of adult-oriented humour in children's animated movies: A corpus-based study
The aim of this thesis is to examine the translators' strategies in translating adult-oriented linguistic humour in children's animated movies. The research presents a corpus-based mixed study which draws insights from humour translation, translation of children's literature (most especially the address problem in children's literature), and audiovisual translation. The corpus-data was collected from forty Hollywood-made animated movies released between the years of 2010-2019. In order to distinguish a humorous instance as adult-oriented, Akers' (2013) adult humour filters were applied to the source and target data. The translation strategies applied to the target movies were categorised in accordance with their functions as retainment, replacement, and omission. The classification of translation strategies used in this study was developed relying on the available translation strategies of Delabastita's (1996) for puns, Leppihalme's (1997) for allusions, and Mateo's (1995) strategies for irony. Further, the data were interpreted both qualitatively in accordance with Asimakoulas (2004) theoretical model for the translation of humour and quantitively. The analysis of the corpus-data revealed that in order to preserve the adult humour, the most successful translation strategies belong to Replacement Set while the least successful translation strategy set is Omission Set. According to the overall results, the general tendency is towards the elimination of adult humour. The thesis aims to contribute to the field of humour translation through initiating an attempt to come up with a guideline for translators in order to overcome possible issues while translating linguistic adult humour in works aimed for children.
Anime karakterlerinin seramik bünyelerde yorumlanması
Sanat çalışma raporunun birinci bölümünde; Animasyon ve animenin tanımı yapılarak anlatılmaktadır. Günümüz çizgi sinemasının başlangıçtan bugüne dek devamlılığının sağlanıyor olması, canlandırma sanatının en önemli görsel unsurlardan biri olduğunun sonucudur. Norman MCLAREN, Winsor MCCAY, Emile COHL'un canlandırma sinemasına yapmış oldukları yenilik ve katkılarından bahsedilen ikinci bölümde; Walt Disney ve karakterlerinin, Conan the Barbarian (Barbar Conan)'ın gelişim süreçleri ele alınmıştır. ''Animasyon ve Çizgi Filmin Türkiye' deki Tarihi Gelişimi'' adlı üçüncü bölümde; Türkiye' deki Animasyon sanatının gelişimine katkıda bulanan sanatçılar ve yapmış oldukları çalışmalar örnekler verilerek araştırılmıştır. ''Seramik/Animasyon ilişkisi ve çalışan sanatçılar'' adlı dördünce bölümde; canlandırma sanatını seramik form ve bünyelerden faydalanarak aktaran sanatçılardan bahsedilmiştir. Kişisel seramik uygulamalarının bulunduğu altıncı bölümde; üç boyutlu seramik figürler ile kullanılan kaidelerde çizgisel devamlılığa yer verilerek anlatılmak istenen yaşamsal döngü ve hikayeler ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Animasyon, canlandırma, çizgi, devamlılık-tamamlama, seramik
Çizgi dizilerde jeneriği tasarımı ve J.R.R Tolkien'in "Ham'li Çiftçi Giles" öyküsü için bir uygulama
Televizyonun evlerde yaygınlaşmasından beri, çizgi diziler yaygın bir şekilde üretilmektedir. Çizgi diziler, yayınlanmaya başlamasından ve günümüzdeki formatına dönüşmesinden beri de giriş jeneriği kullanmaktadırlar. Canlandırmanın temel unsurlarını iyi kavramak, hangi teknikler ile hangi platformlarda yayınlandığını bilmek iyi bir giriş jeneriği tasarlayabilmek için bilinmesi gereken unsurlardandır. Bu çalışmanın birinci bölümünde çizgi dizilerin yapımındaki ana unsur olan canlandırma tarihine değinilmektedir. İnternetin hayatımıza girmesinden önce çizgi dizilerin yayınlandığı ortam televizyondur. Televizyon ortamını hedefleyen çizgi dizilerin, tarihi nasıl bir aşamadan geçip hazırlandıklarına ise ikinci bölümde değinilmiştir. Bu inceleme, yayınlandıkları tarihlerde önemli başarılar kazanarak seyircileri etkilemiş çizgi dizilerin çözümlemeleri ile yapılmıştır. İncelenen bu çizgi diziler okuyucunun zaman çizelgesini daha iyi anlayabilmesi için, tarihe göre sıralanmış ve sınıflandırılmıştır. Üçüncü bölümde ise jenerik kavramı incelenmiştir. Çizgi dizilerde jenerik kullanımına girmeden önce, jeneriğin tarihi ve oluşumu incelenmiş daha sonra ise bu kavramın çizgi dizilerde kullanımı araştırılmıştır. Bu bölümde, çizgi dizi giriş jeneriklerinde kullanılan ögeler tema ve biçim çatısı altında ele alınmıştır. Yayınlandıkları süre boyunca başarılı kabul edilen çizgi dizilerin jenerikleri tema ve biçim bakımından incelenmiş, giriş jeneriklerinin bu başarılara katkısı olup olmadığı irdelenmiştir. Bunu yaparken de giriş jeneriği tasarımları, tema ve biçim bakımından farklı yaklaşımlara sahip çizgi diziler seçilmiştir. Uygulama çalışması olarak ise Tolkien'in "Ham'lı Çiftçi Giles" öyküsü çizgi diziye türüne uyarlanmıştır. Daha sonra ise çalışmanın bu aşamasına yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda bir giriş jeneriği tasarımı sunulmuştur.
Yerli yapım çizgi filmlerde toplumsal cinsiyet eşit(siz)liği
Bu araştırmada ülkemizde ulusal yayın yapan tematik çocuk kanallarında yayınlanan ve anne, baba ve çocuk karakterlerinin yer aldığı yerli yapım çizgi filmlerin toplumsal cinsiyet eşitliği açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Biz İkimiz, Canım Kardeşim, Kral Şakir ve Neşeli Dünyam çizgi filmlerine ait toplam 83 bölüm içerik analizi tekniğiyle değerlendirilmiştir. Kamusal alanda bulunma, gündelik yaşam etkinlikleri, davranış özellikleri temaları altında anne, baba ile kız çocuk ve oğlan çocuk karakterleri toplumsal cinsiyet kalıp yargıları açısından incelenmiş; anne ve baba karakterleri için çocuklarıyla kurdukları iletişim ayrı bir tema olarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak anne karakterlerinin daha az kamusal alanda yer aldığı, annelerin eylemlerinin kadınlara atfedilen toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına uygun olarak yemek, ev ve çocuk bakımı işlerinde yoğunlaştığı görülmüştür. Babalar kamusal alanda daha çok yer almış; babaların eylemleri tamir işleri, ulaşım aracı kullanma ve işe gidip gelme üzerinde yoğunlaşmıştır. Anneler duygusal ve domestik olma davranış özellikleri ile babalar bilim ve teknoloji ile ilgili olma ve kendine güvenme özellikleri ile ön plana çıkmaktadır. Babalar günümüzde değişen babalık rollerine uygun olarak çocukları ile iletişimlerinde arkadaş gibi olma özelliğine sahipken; annelerin daha ciddi ve öğretici bir iletişim içinde oldukları saptanmıştır. Kız ve oğlan çocuk karakterlerinin de anne ve baba karakterlerinin eylemleri ve davranış özellikleri ile benzer şekilde temsil edilmekte oldukları ortaya çıkmıştır. Kız çocukları gündelik yaşam etkinliklerinde en çok ev işlerine yardım etme, oğlan çocukları ise tamir etme eylemi ile ilişkilendirilmiştir. Kız çocukları dış görünüşe ve güzelliğe önem verirken, oğlan çocukları bilim ve teknoloji ile ilgili karakterler olarak temsil edilmektedir. Oğlan çocuklarının kız çocuklarından daha fazla övgü aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yan karakterlerin cinsiyetlerinin büyük ölçüde erkek olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak yerli yapım çizgi filmlerde toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının yeniden üretildiği ortaya koyulmuştur. Bu durum çizgi film izleyicisi çocukların cinsiyete dair kalıp yargıları çizgi filmler aracılığıyla pekiştirmeleri ve ataerkil yapıya dâhil olmaları üzerinden yorumlanmıştır.
Ameliyat öncesi çocuk hastalara izletilen eğitim amaçlı animasyon filminin çocuklarda korkuya ve ameliyat sonrası ağrıya etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, ameliyat olan çocuk hastalara ameliyat öncesinde eğitim amaçlı animasyon filmi izletilmesinin çocuklarda korkuya ve ameliyat sonrası ağrıya etkisini belirlemek amacıyla 1 Temmuz 2017-30 Eylül 2018 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği'nde yürütülmüştür. Araştırma prospektif, randomize kontrollü, deneysel bir çalışmadır. Bu kısımın örneklemini ameliyat olan blok randomizasyon yapılarak seçilen 132 hasta çocuk oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında "Çocuk ve Aileyi Tanıtıcı Veri Formu", "Çocuk Korku Skalası" ve "Yüz İfadelerini Derecelendirme Skalası (Wong-Baker Ağrı Skalası)" kullanılmıştır. Çalışmaya alınan çocuklar "Animasyon Eğitim Filmi Grubu", "Belgesel Filmi Grubu" ve "Kontrol Grubu" olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Animasyon Eğitim Filmi ve Belgesel Filmi Sanal Gerçeklik Gözlüğü ile izletilmiştir. Veriler ameliyat öncesi dönemde araştırmacı tarafından toplanmıştır. Çocuğun ameliyat öncesi korkusu çocuk ve ebeveyn tarafından, çocuğun ameliyat sonrası ağrısı ise çocuk, ebeveyn ve hemşire tarafından ölçekler kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada Animasyon Eğitim Filmi ve Belgesel Filmi gruplarında korku puan ortalamalarında düşüş gözlenmiştir. Yapılan analizde "Animasyon Eğitim Filmi Grubu", "Belgesel Filmi Grubu" ve "Kontrol Grubu" arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur; bu farkın Animasyon Eğitim Filmi Grubundan kaynaklandığı saptanmıştır (p<0.001). Ameliyat sonrası ağrı puanına göre Animasyon Eğitim Filmi ve Belgesel Filmi gruplarında ağrı puanında düşüş gözlenmiştir. Yapılan analizde "Animasyon Eğitim Filmi Grubu", "Belgesel Filmi Grubu" ve "Kontrol Grubu" arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur; bu farkın Animasyon Eğitim Filmi Grubundan kaynaklandığı saptanmıştır (p<0.001). Çocuklarda ameliyat hazırlığını anlatan animasyon eğitim filmi ameliyat öncesi korkunun ve ameliyat sonrası ağrının azaltılmasında etkili bir yöntem olarak bulunmuştur. Çocuklarda ameliyat hazırlığını anlatan animasyon eğitim filminin, çocuklarda ameliyat öncesi hazırlık döneminde korkunun ve ameliyat sonrasında ağrının azaltılmasında farmakolojik olmayan yöntem olarak kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler; çocuk cerrahisi, ameliyat hazırlığı; animasyon; korku; ağrı.
90'lı yıllarda Türkiye televizyonlarında yayınlanmış çizgi dizilerin belirlenmesi ve görsel dilinin incelenmesi için yöntem önerisi
Kitle iletişimi; bilgilerin, haberlerin farklı araçlar yardımıyla geniş insan topluluklarına duyurulmasını sağlayan, dolaylı bir biçimde kurulan iletişim sürecidir. Televizyon, diğer araçlardan ayrılan bazı özellikleri ile oldukça yaygın ve hedef kitlesi geniş bir kitle iletişim aracıdır. Televizyon yayınlarına 1936 yılında İngiltere'de başlanmıştır. Sonrasında ABD'de hayata geçirilen televizyon, bu iki ülkede, farklı yayıncılık anlayışları çerçevesinde gelişmiştir. Kamu hizmeti yayıncılığı, 1980'li yıllarda yaşanan dönüşümler öncesinde Avrupa ülkelerinde ve Türkiye'de benimsenmiş, "bilgilendirme, eğitme ve eğlendirme" kavramları etrafında oluşturulmuş bir yayıncılık anlayışıdır. ABD'de ise televizyon yayıncılığı başlangıcından itibaren ticari bir faaliyet olarak görülmüştür. 1980'li yıllarda dünyada yeniden yapılanma politikaları ile değişen ekonomik modeller, televizyonda ticarileşmeyi beraberinde getirmiştir. Türkiye'de bu değişim, ilk özel televizyonun yayına başlamasıyla hissedilmiştir. 90'lı yıllar, yeni kavramların ortaya çıktığı, dönüm noktası olarak adlandırılabilecek dönemlerden biridir. Yayıncılık anlayışlarındaki değişmeler görsel dilde de dönüşüme neden olmuştur. Kamu hizmeti yayıncılığın ciddi havasından uzaklaşılmış, televizyon ekranlarına hem biçim hem de içerik açısından hızlı, dinamik ve renkli bir dünya gelmiştir. Magic Box 1990 yılında Türkiye için yayın yapan ilk ticari televizyon kanalı olarak, yasal bir altyapısı olmadan kurulmuştur. Türkiye'de kamu hizmeti yayıncısı olan devlet televizyonu TRT'nin tekelini fiilen ortadan kaldıran bu gelişmenin farklı alanlarda yansımaları olmuştur. İzler kitlenin hayatına yeni program türleri ve formatları girmiş, tüm türlerde çeşitlilik ve dışa bağımlılık artmıştır. Bu türlerden biri de çocuk yayıncılığıdır. Çizgi film ve dizilerin çocuk programcılığında büyük bir yeri vardır. Bu çalışmada, araştırmanın sınırlılığı, 1990'lı yıllarda Türkiye televizyonlarında yayınlanmış çizgi dizilerdir. 1990-1999 yılları arasında ücretsiz yayın yapan Türk televizyon kanallarında yayınlanmış çizgi dizilerin verisine tarama yöntemiyle ulaşılmış ve bu bilgiler sınıflandırılarak istatistikler elde edilmiştir. Son olarak belirlenen örneklemdeki çizgi dizilerin görsel dil analizleri, önerilen yöntem bağlamında yapılmıştır.
Çizgi filmlerde din ve değerler eğitimi: Diyanet TV çizgi film örnekleri
Bu araştırma din içerikli çizgi filmlerin din ve değerler eğitimde kullanılmasını inceleyen bir çalışmadır. Özellikle Diyanet TV yapımı olan çizgi filmlerin din ve değerler eğitiminde kullanılabilirliği ve örgün eğitimde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla Diyanet TV yapımı olan din içerikli üç çizgi film; Dedemin Öyküleri, Yusuf'un Dünyası, Şeker Hoca olarak seçilmiştir. Bu üç çizgi filmin belirli bölümleri çeşitli açılardan incelemeye tabi tutulmuştur. Araştırmanın birinci bölümü kuramsal bir çalışmayı kapsamaktadır. Bu noktada kitlesel iletişim araçları, çizgi filmlerin ne olduğu ve özellikleri, çocuk- çizgi film ilişkisi, çizgi filmlerin tarihsel gelişim süreçleri, din ve değer kavramları, din eğitimi ve değerler eğitimi yaklaşımları hakkında kısaca bilgiler verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümü ise söz konusu çizgi filmlerin belirli bölümlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Çizgi filmlerin genel özellikleri, karakter tahlilleri, bölüm içerikleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Değerlendirilen bu çizgi filmlerin örgün eğitimde kullanılabilirlikleri de ayrıca incelenmiştir.
The role of captioning and focused practice in vocabulary learning through video viewing
This study examines the effects of watching captioned and non-captioned five successive episodes of a TV show and the pre-teaching of vocabulary on L2 (foreign language) vocabulary acquisition by young EFL (English as a Foreign Language) learners in Turkey. The participants were L1 Turkish and L2 English 6th graders studying in a state school. Four whole classes were randomly assigned to one control group and three different experimental groups: (1) captions with pre-teaching, (2) captions with no-pre-teaching, (3) no caption, and no pre-teaching. A pre-/post-/delayed-posttest design was used. Following the delayed-post-tests, a questionnaire investigating exposure to English outside the classroom was administered to the same group of participants. The results of the study showed that there was no significant difference between the groups in relative and raw vocabulary gains in the meaning recognition tests. The results of both post- and delayed-post-tests revealed that there was a significant difference between groups in terms of meaning and from recall tests. The group that was pre-taught the target items (TIs) and watched the videos with captions performed better than the other groups. Relative and raw vocabulary gains were retained as there was no decrease in overall vocabulary gains of the three experimental groups based on the delayed-post-test scores. Furthermore, the English exposure survey revealed English TV watching behaviors of the participants in relation to the use of L1 and L2 subtitles.
Çizgi filimde sahne tasarımı
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ÇİZGİ FİLMDE SAHNE TASARIMI TahirK. AKSOY Animasyon Anasanat Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ocak 2002 Danışman : Yrd. Doç. Fethi KABA Günümüzde bilgi bir yandan en önemli değer haline gelirken, diğer yandan da artan bir hızla gelişmekte ve çeşitlenmektedir. Katlanarak büyüyen bilgi üretiminden yararlanmak isteyenler de, yeni olanaklar yaratma arayışı içerisine girmektedirler. Sürekli gelişen teknoloji ve artan gereksinimler görselliğin ve görsel iletişimin daha ön plana çıkmasına neden olmaktadır. Bunların sonucu olarak ortaya çıkan ve hızla gelişen fotoğraf ve sinema gibi sanat dallan yeni olanaklar kazanmışlardır. Özellikle bu iki sanat dalını temel olarak alan çizgi film sanatı (animasyon) da, kendi ürünlerini bu gelişim ve değişim içinde, yaşamın hemen hemen her alanında vermeye başlamıştır. Fotoğrafı ve sinema sanatlarından yararlanan çizgi film, resim ve grafik tasannu da kullanarak, farklı bir gelişim süreci sergilemektedir. Birçok alana ve sektöre yayılan çizgi film, hızlı etkinleşme olanakları bulmuştur. Gelişim süreci bu kadar olumlu ilerlemesine karşın, sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Bu sorunların en önemlilerinden biri, filmin biçeminin (tarzının) belirlenmesinin öneminin kavranamaması, atmosfer ve mizansen oluşturulurken dikkat edilmemesidir. Kısaca, film yapım sürecinin bir bütün olarak en iyi sahne tasarımı (layout) aşamasında görülüp, biçimlendirilebileceğinin fark edilememesi olarak özetlenebilir. Bu sorun, geleneksel, kukla, üç boyutlu bilgisayar, kum vb. gibi bütün çizgi film üretim tekniklerinde, üstesinden gelinmesi zor bir özellik ve anlayış olarak ortaya çıkmaktadır.Ill Bu çalışma, geleneksel çizgi film yapımında en önemli görevlerden birini üstlenen sahne tasarımı (layout) aşamasının gerekliliğini İncelemektedir. Temel amaç ise, sahne tasarımı aşaması sırasında, gereksinim duyulacak temel bilgileri aktarırken, bunları örneklerle ve aşamanın bir sonucu olarak ortaya çıkan sahne tasarımı dosyasını içeriğiyle tanımlayıp, nitelemektir.
Çizgi film müziklerinin yapısal olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi
Bu araştırma, `Çizgi film müziklerinin yapısal olarak incelenmesi ve bu doğrultuda elde edilecek verilerin `sosyo-kültürel' ve `psiko-sosyal' bakımdan çok yönlü olarak değerlendirilmesi' amacıyla hazırlanmıştır.Araştırmanın ilk aşamasında, literatür taraması yapılarak, çizgi film ve çizgi film müziği alanındaki mevcut kaynaklar incelenmiştir. Araştırma sınırlılıkları içerisinde bulunan 81 adet çizgi film anket yoluyla farklı yaş, cins ve sosyo-kültürel yaşam seviyelerindeki izleyicilerin beğenisine sunulmuş ve en çok beğeni alan ?50 adet? çizgi film, araştırma kapsamında incelenmek üzere belirlenmiştir.Araştırmanın ikinci aşamasında, örneklem grubunu oluşturan çizgi filmlerin objektif bir değerlendirmeye tabi tutulması amacıyla ?derecelendirilme ölçeğine? ihtiyaç duyulmuştur. Çizgi film müziklerinin ?30? farklı soru ile değerlendirildiği bu ölçek, alan uzmanlarının görüşleri doğrultusunda hazırlanmıştır.Araştırmanın bu bölümünde ayrıca, ?50 adet? çizgi film müziğinin ana tema melodileri notaya alınmış ve her çizgi film için; ana tema ezgisinin notası, tanıtıcı resmi ve genel özelliklerini içeren bir tanıtım kartı oluşturulmuştur.Araştırmanın son aşamasında, ?50 adet? çizgi film müziği alan uzmanları tarafından notaları, ses kayıtları ve video örnekleri incelenerek sırayla değerlendirme ölçeğine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler istatistik programlar yardımı ile sayısal değerlere ve görsel grafiklere dönüştürülmüştür.Yapılan araştırmada: Çizgi film müziklerinin işitsel anlamda önemli bir yardımcı ifade formu olduğu, çizgi filme faklı anlamlar ve ifadeler katabildiği, hedef alınan yaş ve cinsiyet kitlesine göre yapısal farklılıklar gösterdiği, psikoloji yasalarının ve geçmişten gelen kültürel öğelerin bir devamı olarak bestelenmekte ya da seçilmekte olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Çizgi Film Müziği, Müzik, Psiko-Sosyal Durum, Sosyo Kültürel Durum, Yapısal Analiz.
Animasyonda "öznel karşıtlık" kuramı kapsamında "Kocakarı ile Tilki" uygulama filmi
Erken dönemde bir illüzyon ve eğlence aracı olarak kullanılan sinemanın, öykü anlatımı noktasında sunduğu özgün dil ve bu bağlamdaki potansiyelinin keşfi ile beraber günümüz modern yapısına doğru gelişimi hızlanmıştır. Bu süreçte anlatacak öykü arayışındaki sinema, kaynak olarak edebi metinlere yönelmiştir. Edebi metinlerden uyarlanan filmler hem kaynak öykü ihtiyaçlarını gidermiş hem de edebiyat okuyucusunu kendisine çekebilmiştir. Benzer bir şekilde edebi metinler de filmler aracılığıyla yeni nesillere aktarılmıştır. Ancak uyarlama filmler, yoğun bir biçimde kaynak aldıkları eserler ile karşılaştırılarak, başta kaynağına sadıklıkları olmak üzere farklı konularda eleştirilmişlerdir. Bir sinema türü olarak konumlandırılan animasyon sineması da pek çok konuda olduğu gibi uyarlama konusunda da live-action sinemanın kriterleri ile ele alınmaktadır. Paul Wells bunun animasyonun sahip olduğu uyarlama potansiyelinin değerlendirilmesinde eksik bir yöntem olduğunu öne sürerek, altı maddelik "Öznel Karşıtlık" kuramını önermiştir. Bu altı madde, eleştirel birer kriter oluşturmanın yanı sıra, üretim sürecinde takip edilip uyarlama animasyon film üretiminde bir yöntem olarak kullanılabilme potansiyeli taşımaktadır. Bu çalışmada, Paul Wells'in "Öznel Karşıtlık" formülasyonu araştırmanın odağına alınmıştır. "Öznel Karşıtlık" formülasyonunun her bir maddesi irdelenmiş, sonrasında bu maddeler doğrultusunda Nazım Hikmet Ran'ın çocuk masalı olan "Kocakarıyla Tilki" masalı animasyon filme uyarlanarak, "Öznel Karşıtlık" kuramının uyarlama animasyon filmi üretiminde bir yöntem olarak taşıdığı potansiyel ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Animasyon Sinema, Edebiyat Uyarlamaları, Öznel Karşıtlık Formülasyonu
Çizgi filmlerde değer yüklü mesajlarda içerik analizi: Şeker Hoca ve Yusuf'un Dünyası örneği
Genelde televizyonun özelde ise çizgi filmlerin çocuklar üzerindeki etkileri pek çok farklı disiplin tarafından araştırılan önemli araştırma konularından birisidir. Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla birlikte gerek youtube gerekse televizyon kanallarının internet siteleri üzerinden çizgi filmlerin hem canlı olarak hem de eski bölümlerinin izlenebiliyor olması görsel yayınların varlığının ve çocuklar üzerindeki etkisinin televizyondan bağımsız olarak ve daha güçlü bir şekilde etkisini göstermesine neden olmaktadır. Bu çalışmamız bir kültür yayıncılığı yapan Diyanet TV kanalında yer alan çizgi filmlerin değerler açısından içerik analizlerinin yapılması açısından önem arz etmektedir. Elde edilen sonuçlar ayrıca Diyanet TV yetkililerine ulaştırılarak yapılan çalışmanın teorik alandan uygulama sahasına aktarılması açısından da önem arz etmektedir. Biz bu çalışmada Diyanet TV kanalında yayınlanan çizgi filmlerin değerler açsından analizini yapacağız Çalışmamız teorik ve uygulama olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Teorik kısımda çalışmamızla ilgili literatür taraması yapılarak kavramsal ve teorik çerçeve oluşturulmaya çalışmıştır. Uygulama kısmında ise nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizini kullandık. Bu amaçla belirlediğimiz çizgi filmlerin ilk on bölümü izlenerek görsel veri analizi yapılmıştır. Bu yöntemi kullanmamızın nedeni araştırmanın doğasına en uygun yöntem olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yöntemle çizgi filmlerin ayrıntılı çözümlemesi ve elde ettiğimiz bulguların kategorileri kolaylıkla yapılabilmektedir. Anahtar Kavramlar: Çizgi Film, Değerler, Çocuk, Gelişim Dönemleri, Ahlak.
Türkiye'de çizgi film sektöründe kullanılan 3 boyutlu animasyon yazılımlarının karakter animasyonu üzerine değerlendirilmesi
Çalışmada, ülkemizde çizgi film sektöründe kullanılan 3 boyutlu animasyon yazılımlarının karakter animasyonu üzerine değerlendirilmesi incelenmiştir. Karakter animasyonu, kareler arasında görünmeyen aralıklar oluşturma sanatı olarak belirtilmektedir. Ayrıca, program dilleri ve kodlama sistemlerinin kullanıcının herhangi bir yönde animasyon yapımlarının geliştirilmesini sağlaması açısından geliştirildiği görülmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde animasyon kavramı ve animasyon temelleri detaylıca incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde karakter animasyonu ve yapım süreci incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Türkiye'de çizgi film sektöründe kullanılan 3 boyutlu animasyon yazılımlarının karakter animasyonu üzerine değerlendirilmesi amaç ile mülakat sonuçlarına yer verilmiştir. Çalışmada karakter animasyonu sürecinde çalışan animatörlerle yapılan görüşmeler sonucunda Türkiye'de özellikle animasyon sürecinde kullanılan yazılımların tercih sürecinde kişisel tercihler, mesleki alan tercihlerinin ve stüdyo tercihlerinin ne ölçüde ön plana çıktığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Animasyon, Karakter Animasyonu, Motion Capture
Savaşın en sevimli çocukları: 2. Dünya Savaşı ve Walt Disney
Çizgi filmler 2. Dünya Savaşı çağında Müttefik Devletleri kısmında yer alan Amerika Birleşik Devletleri tarafından, Mihver Devletlerine karşı propaganda amaçlı kullanılmıştır. ABD'nin en popüler şirketi olan Walt Disney, sayısız üretkenliği ile birçok propaganda çalışması yaparak savaşa oldukça katkı sağlamıştır. Özellikle bu üretimler Amerika Birleşik Devletleri, Nazi Almanya'sı, İtalya ve Japonya İmparatorluğu'na karşı oluşturulan filmler ve diğer tasarımlar ile savaşta kamuoyunun desteğini almaya çalışmıştır. 2. Dünya savaşında tarihin en büyük propaganda savaşına tanıklık edilmesinin yanı sıra gerek Mihver Devletleri gerekse Müttefik Devletleri, tüm kitle iletişim araçlarını propaganda faaliyetleri adına seferber etmiştir. Disney'in savaş öncesi eğlence amacıyla ürettiği çizgi filmler savaş itibariyle bir propaganda aracına dönüştürülmüştür. Nitekim Disney'in tasarlamış olduğu Donald Duck, Goofy, Pluto ve Mickey Mouse gibi sevimli karakterler, kitle iletişim araçları ile halka seslenmiş ve halkın aynası haline gelmiştir. ABD'nin en popüler şirketi olan Walt Disney, girdiği bu savaş çabasıyla çeşitli propaganda malzemeleri üreterek, ülkesine destek olmaya çalışmıştır. Beklenmedik bir şekilde, Disney'in kahramanları, 2. Dünya Savaşı sürecinde toplum üzerinde farkındalık ve etki uyandıracak malzemeler kullanarak, savaşa katkı sağlamıştır. Zira o günler düşünüldüğünde, Walt Disney'in bu sevimli kahramanlarının, toplum üzerinde son derece masum ve sempatik bir etki bıraktığını söylemek mümkündür. Bu noktadan hareketle, izleyiciyi güldüren, düşündüren, eğlendiren ve mutlu eden tüm bu sevgi dolu fantastik figürlerin, bir anda adına "savaş" denen ve bilinçaltında olumsuzluklar, yokluk ve ölüm gibi imgeleri oluşturan bir mecrada kullanılmış olması son derece ilginçtir. Bu bağlamda, çalışma kapsamında göstergebilim anlayışı ile Walt Disney'in 2. Dünya Savaşı sürecinde propaganda amaçlı ürettiği çizgi film ve diğer görsel unsurların neler olduğunu ortaya çıkarmak ve içeriğine hâkim olmak son derece önemlidir. Dolayısıyla Walt Disney'in yarattığı bu karakterler ve savaş dönemindeki kritik anların sempatik bir şekilde canlandırılmasıyla insanlığa yaşamın bir görüntüsünü hatırlatmaktadır. Anahtar Kelimeler: 2. Dünya Savaşı, Walt Disney, Çizgi film, Propaganda, Göstergebilim