Investments

330 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Girişim finansmanında girişim sermayesi yatırım fonlarının rolü ve önemi

Teknoloji ve inovasyon ekonomik gelişmişliğin ve sosyal refahı artırmanın en önemli parçalarını oluşturmaktadır. Günümüzde dünyanın en değerli şirketlerinin girişim sermayesi yatırımı alan şirketler olduğu görülmektedir. Girişim sermayesi yatırımları yüksek potansiyeli olan girişimlere daha fazla risk alınarak yapılan uzun vadeli finansal yatırımlardır. Bu çalışmanın amacı girişim finansmanında girişim sermayesi yatırım fonlarının rolü ve önemini açıklamak ve girişim sermayesi yatırımları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi anlamaktır. Tezin ilk bölümünde girişimciliğin tanımı yapılmakta olup, ikinci ve üçüncü bölümlerinde girişim finansmanı modelleri ve dünyada girişim sermayesi yatırımları anlatılmaktadır. İlerleyen bölümlerde ise ülkemizdeki girişim sermayesine ilişkin verilere yer verilmiştir. Çalışmada, mülakat nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, bu kapsamda toplam girişim sermayesi yatırımlarının %80'ini ihraç eden 12 Portföy Yönetim Şirketinden veriler toplanmıştır. Çalışmanın bulguları girişim sermayesi yatırımları ile ekonomik büyüme arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermekte olup, ayrıca girişim sermayesi finansmanında karşılaşılan sorunlar da tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, bu sorunların çözümüne yönelik öneriler getirilerek literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır.

FinansmanGirişim sermayesi yatırım ortaklıklarıGirişimciler+4
Tuğçe Aydoğan Çete
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Turkey's foreign direct investments: Factors determining foreign direct investments of Turkish firms in the energy sector

The aim of this thesis to examine the recent progress of the Turkish firms' internationalization in the observed new markets, namely African region, and energy sector. Thus, this study attempts to understand Turkish firms' major motivations of foreign direct investments (FDIs) and implications of, if any, the policy elite's foreign economic policy preferences on Turkey's outward FDI. My findings revealed that the motivations specific to the companies are market diversification, ensuring energy security, the institutional environment in Turkey, capabilities specific to Turkish companies and cultural affinity. Besides, in the light of the literature on Turkey's foreign policy to- wards the African region, not only firm-level factors, and motivations but also the position of the government in promoting or supporting the outward FDI of Turkish firms have been empirically questioned.

Foreign direct investmentsForeign capital investmentEnergy sector+4
Gizem Şahin
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ulaştırma yatırımları ve büyüme ilişkisi: Türkiye ekonomisi örneği

Bu tez çalışmasının temel amacı ulaştırma yatırımları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi Türkiye ekonomisi özelinde 1983-2015 dönemi itibariyle analiz etmektir. Bu tezde ekonomik büyümenin belirleyicileri teorik açıdan ele alınmıştır. Burada üç farklı regresyon modeli kullanılarak ulaştırma yatırımları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki tahmin edilmeye çalışılmıştır. Ulaştırma yatırımlarının yanı sıra işgücü, finansal gelişme, ticari dışa açıklık, enerji tüketimi ve kentleşme değişkenleri de bağımsız değişkenler ve ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak kullanılmıştır. Ekonometrik analizlerde değişkenlerin birim kök incelemelerinin yapılmasında ADF, PP ve KPSS testlerinden istifade edilmiştir. Ayrıca, Vogelsang-Perron tek kırılmalı birim kök testi de kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki eşbütünleşme yani uzun dönem ilişkisinin araştırılmasında ARDL sınır testi yaklaşımı uygulanmıştır. Değişkenlere ilişkin uzun ve kısa dönem tahminleri ARDL modeli çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri ise Toda-Yamamoto nedensellik tekniği kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, Türkiye ekonomisi açısından bazı politika önerileri sunabilecektir.

Birim kök testleriBüyümeBüyüme politikaları+5
Durmuş Özay
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İrrasyonel yatırım kararları ve davranışsal finans

Bu çalışmada, geleneksel finansın eksikliklerinden bahsedilerek davranışsal finans kavramı açıklanmaya çalışılmıştır. Davranışsal finans teoremine göre bireylerin rasyonel olmadıklarını karar alırken risk ve getiri dışında birçok etkeni göz bulundurdukları bunu yaparken de sosyoloji, psikoloji, sosyal psikoloji, antropoloji gibi bilim dallarından faydalandıkları gözlemlenmiştir. Davranışsal Finans, bireylerin içinde bulundukları durumdan etkilenerek yatırım hamlelerinde bulunduğunu finansal piyasalardaki rasyonel olmayan durumu ve yatırımcıların yanılma ihtimallerini meydana çıkarma gayretindedir. Bu alan yatırımcı davranışlarına yepyeni bir bakış açısı sunmaktadır. Geçmişten bugüne kadar olan süreçte psikolojinin pozitif bilimlere eklenmesi bir tartışma konusu olmuş bu çalışmada da olduğu gibi psikolojinin yatırımcının davranışlarını etkilediğini ve bu süreçte bireyin irrasyonel davranışlar sergilediğini, tekrarlanan yargılama hatalarına düştüğü gözlemlenmiş ve örneklerle desteklenmiştir. Bu çalışmada, davranışsal finans alanında ön plana çıkarılan temel konular sayesinde bir uygulama yapılmıştır. Anadili Arapça olan bireylerin, sosyal medya üzerinden kullandıkları kelimelerin mutluluk seviyelerini puanlayan hedenometre veri seti sayesinde mutluluk düzeyleri ölçülmüş ve tarihlere göre TADAWUL 30 endeksinin günlük borsa verileri kıyaslanmıştır. Buna göre bireylerin mutluluklarının finansal verilerle bir ilgisi olup olmadığı incelenmiş ve yatırımcıların aldığı kararlarda o gün sahip olduğu duygu durumlarının bir etkisi olup olmadığı üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Davranışsal finans, Rasyonellik, Beklenti teorisi,

Beklenti kuramıDavranışsal finansRasyonellik+3
Sümeyye Batuge
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım teşviklerinin il ekonomisine etkisi: Siirt ili örneği

Yatırım teşvikleri, devletin mali destek ve yardım sağlaması, yerleşik ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşması, ülke içi bölgesel farklılıkları ortadan kaldırması, daraltması ve yeni istihdam olanakları sağlaması için önemli bir araçtır. Refah düzeyinin yükseltilmesi, tüketicilere daha ucuz ve kaliteli mal ve hizmet sunulması, hizmet sunumu, araştırma geliştirme araştırmalarının desteklenmesi ve kaynak kullanımında adaletin sağlanması çok önemlidir. Devlet tarafından verilen yatırım teşvikleri; gelişmekte olan ülkelerde uygulama şekli genel teşvikler; amacına, veriliş aşamasına, kaynağına, veriliş şekline, kapsamına ve kullanılan araçlara göre teşvikler olarak ayrılabilir; geliştirilen yatırım teşviklerinin amacına göre farklı teşvikler benimsenebilir. Türkiye'nin uyguladığı yatırım teşviklerinin genel olarak vergi indirimi ve vergi muafiyeti, mali fonlar ve yatırım destekleri gibi konuları kapsadığı görülmektedir. Yatırım için devlet teşviklerinin önemi bilinmektedir. Yatırım teşvikleri, bir ülkenin ekonomik kalkınmasının en önemli aracıdır. Ülkemizde yatırım teşvikleri yoluyla birçok ekonomik başarı sağlanmıştır. Ancak, bölgesel farklılıkların giderilmesinde yatırım teşviklerinin tam olarak etkili olmadığı ve yapısal, sosyal sorunlar nedeniyle kaynakların adil temini, finansman ve destek ilkelerine uymayan durum ve koşulların da anlaşıldığı görülmektedir.

Bölgesel kalkınmaDevlet desteğiEkonomik etki+5
Saadet Bozkurt
Siirt University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu kesimi eğitim harcamalarının genç işsizliği üzerine etkisi: Türkiye ve İngiltere açısından bir değerlendirme

İşsizlik, Dünya genelinde, ülkelerin çözüm arayışına girdiği küresel bir sorun halini almıştır. Yapılan pek çok çalışmada, işsizlik ile eğitim arasında negatif yönlü bir etkileşim olduğu ortaya konulmakta ve işsizlikle mücadele için öncelikle eğitim sistemindeki aksaklıkların giderilmesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Bu çalışmada; işsizliğin, genç işsizlik boyutu ele alınarak, kamu kesimi eğitim harcamalarındaki artış ya da azalışın, genç işsizliğini nasıl etkilediği ortaya konulmaktadır. Bu amaçla, Türkiye ve İngiltere'de eğitim hizmetine dönük yapılan kamu harcamaları gerek rakamsal büyüklük açısından, gerekse harcama dağılımı açısından karşılaştırılmakta ve ortaya çıkan sonuçlar, ülkelerin genç istihdam verileri ile bir araya getirilmektedir. Genç nüfus açısından İngiltere'nin oldukça önünde olan Türkiye'de, kamu kesimi eğitim harcamaları İngiltere'nin gerisinde kalmıştır. Genç istihdamı açısından bakıldığında ise, İngiltere'de düşme eğiliminde olan genç işsizliğin, Türkiye'de her geçen sene arttığı görülmüştür. Türkiye sahip olduğu genç nüfus nedeniyle, İngiltere'ye kıyasla eğitim talebinin daha yüksek olduğu bir ülkedir. Ancak eğitim talebinin karşılanamadığı durumda nitelikli işgücü de yaratılamayacak ve genç istihdam rakamları düşecektir. Bu ise berberinde genç işsizliğin artışını getirecektir. Sonuçta, eğitim seviyesi arttıkça, genç işsizliğinin azaldığı, eğitim seviyesinin yükselebilmesi için de, eğitime daha fazla yatırım yapılması gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Eğitim harcamalarıEğitim yatırımlarıGençler+5
Fahriye Yaprak Doğan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of foreign direct investment on the growth of emerging economics (Turkey and Pakistan)

Diminishing the hole between residential reserve funds, speculation, bringing the most recent innovation and administration, know-how from created nations and foreign direct investment (FDI) assumes critical part in accomplishing fast financial development in creating regions. This study highlights the relation between economic growth and Foreign Direct Investment (FDI) in emerging economies of Turkey and Pakistan. The research focuses on the inflow of FDI and the economics of Turkey and Pakistan to find out the role of inflow of FDI over the economic growth. It shows that the inflow of FDI has a significant effect on Economic Growth using Gross Domestic Product (GDP) from period 2000 to 2015. When the relationship between FDI and Economics Growth was estimated using Gross Domestic Product; it has been found that there exists a strong positive relation between them the need desired results stand robust in the causality test and regression analysis.

Foreign direct investmentsForeign direct investmentsEconomy+6
Ali Bux Baloch
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

TMS 20 kapsamında yatırım teşviklerinin muhasebeleştirilmesi

Küreselleşmenin ekonomiyi de kuşatması sonucunda yatırımlar artık ülke sınırlarını aşarak etki alanını arttırmıştır. Yatırımcıların gittiği ülkelerde hem yeni yatırımlar yapması hem de var olan yatırımlara ortak olmaları bir takım suistimallerin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Uluslararası finansal raporlamaların ve muhasebe sistemlerinin kurulması bu suiistimallerin önlenmesi ya da en azından azaltılmasını hedeflemiştir. Ülkemizde de bu bağlamda Türkiye Muhasebe Standartları geliştirilerek global sisteme uygun hale getirilmiştir. Türkiye Muhasebe Standartlarının (TMS) yatırım ve teşviklere ayrı bir başlık olarak değinmesi mevcuttaki durumun önemine de işaret etmektedir. Zaten sınırlı olan kaynakların daha çok gelir elde edilecek ve daha fazla istihdam sağlayacak alanlara kaydırılması konusunda teşvikler önemli yer tutmaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde teşvik sisteminin uygulanması zaruridir. Türkiye de teşvikler konusunda pek çok yasa çıkarılmış ve zamanın şartlarına göre değişiklikler yaparak günümüze kadar gelmiştir. Bu çalışma ile yatırım çeşitleri, teşvik ve türleri ile etkinliği ele alınmış olup, birkaç örnek uygulama ile TMS 20 kapsamındaki mevzuat hakkında bilgi verilmiştir.

MuhasebeMuhasebe işlemleriTeşvik politikaları+5
Taha Mangırcı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of foreign direct investment in host country: Case of telecommunication in Afghanistan

Globalization and economic interaction involved in every part of the daily life and in modern businesses due to growth and international trade and country specialization. Therefore, the purpose of this study is to explore and identify the significant importance of FDI (Foreign Direct Investment) across the country, later examine the spillover of FDI on the host country, the country where a multinational corporation starts its branch of operations, and finally examine its contribution in economic and development of the host country. The study shows that foreign investment across the countries and regions played and crucial role in economic and development well-being and globalizations. The effect of foreign companies on domestic ones is one of the critical components of the study, the foreign companies' productivity automatically spills over on local firms and in their industries. They must increase their productivity in order to survive in the market. Part of the study focused on telecommunications, where nowadays has been steady growth across the countries in the world. Telecommunication influenced the growth of unemployment as a whole and just like other businesses telecommunication considered an important dynamic component of a strong economic growth. Telecommunication has helped more in economic growth and development as it promotes sectors such as education, infrastructure, cumulative human skills, capacity building, and improve the public transportations.

AfghanistanForeign direct investmentsTelecommunication sector+2
Ahmad Asim Haqzoy
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Monte Carlo simülasyonu ile hisse senedi fiyat tahminleri

Finansal piyasalarda gün içerisinde ya da belirli zaman aralıklarında birtakım dalgalanmalar yaşanmakta olup, bu dalgalanmalar yatırımcı üzerinde bir stres ve risk etkisi oluşturmaktadır. Finansal piyasalar içerisinde yaşanan belirsizlikten dolayı oluşan dalgalanmalardan büyük veya küçük yatırımcılar korunmak istemektedirler. Bu durumda yatırımcılar risklerini olabildiğince azaltmak için risk yönetimine başvururlar. Belirsizlik ortamında yatırım yapacak olan yatırımcılar, yatırımlarının pozitif yönde değer kazanması adına bu piyasada yapacağı yatırım hakkında fikir sahip olması gerekir. İnsanın, belirsizliğin yaşandığı ortamlarda her zaman rasyonel karar alması olası değildir. Yaşanan krizler ya da yatırımdaki iniş ve çıkışlar yatırımcı üzerinde bir baskı oluşturup yanlış bir karar almasında neden olabilmektedir. Yatırımcılar, bir yatırıma başlamadan önce o yatırımla ilgili bilgi sahibi olmak isterler ve yaşanabilecek bir olumsuzluk karşısında psikolojik faktörlerden dolayı yanlış bir karar alma durumu yaşamak istemezler. Bu çalışmada, yatırımcıların yapacağı yatırım üzerinde akılcı bir yol izlemesi için tamamen rasyonel verilere dayalı bir yatırım modellemesi yapılmıştır. Bu bağlamda Monte Carlo metodu yardımı ile Türk Hava Yolları ve American Airlines'a ait hisse senedi verileri incelenerek simülasyon modellemesi yapılmış, benzer taraflar ve ayrılan noktaların tespiti belirtilerek, yatırımcının hangi yatırıma yönelmesinin daha rasyonel ve karlı olduğu saptanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Finansal Piyasalar, Belirsizlik, Yatırım, Monte Carlo Simülasyonu

BelirsizlikFinansal piyasalarFiyat tahmini+4
Cem Şener
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

The impacts of transportation investment on Turkish economy at micro, macro and regional level: In a spatial computable general equilibrium model framework

This thesis develops a framework for economic analysis of highway projects in Turkey, estimating the economic effects of these projects on regional welfare and economic growth. The framework integrates a transport model with a multiregional Computable General Equilibrium (CGE) model. The CGE model is developed for eight sectors of eight macro regions plus three biggest cities, namely Istanbul Area, Ankara Area and Izmir Area. Three counterfactual experiments are developed based on decreases in transportation margins due to a 'distance shortening'. All simulation results show that highway investment program improves welfare for all regions but in different levels according to scenarios.

Economic effectComputable general equilibrium modelHighways+6
Metin Pişkin
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de inovasyonun genç işsizlik üzerindeki etkisi,1995-2017

Bu çalışma Türkiye'de 1995-2017 yılları arasında inovasyonun genç işsizlik üzerindeki etkisini incelemektedir. Çalışmada bağımlı değişken 15-24 yaş arası işsizlik oranı iken bağımsız değişkenler; patent-marka-faydalı model sayılarının toplamı, Ar-Ge yatırımlarının GSYİH 'ya oranı, teknolojiye dayalı ithalatın toplam ithalata oranı ile teknolojiye dayalı ihracatın toplam ihracata oranı olarak 4 değişken alınmıştır. Çalışma dört ayrı bölüme ayrılarak işsizlik ile inovasyon kavramları, türleri ve ekonomik-sosyal boyutları bilhassa her iki olgunun etkileşimi incelemiştir. Aradaki ilişkinin tespitine yönelik Grangernedensellik analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre işsizlik verisi bağımlı değişken ve diğer değişkenler bağımsız değişkenler olduğunda Ar-Ge yatırımları, teknolojiye dayalı ithalat değişkenlerinden işsizlik değişkenine doğru nedensellik ilişkisinin mevcut olduğu görülmüştür. Ancak teknolojiye dayalı ihracatın işsizliğe bir etkisi bulunmamakla birlikte uzun dönemde sadece teknolojiye dayalı ithalattan etkilendiği saptanmıştır.

Araştırma-geliştirmeEkonomik etkiTürkiye+3
Meryem Göçer
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tasarruf açığının yapay sinir ağları modeli ile analizi

Ülkemizde tasarruf, yatırım ve tasarruf açığının tarihsel süreç içerisindeki değişiminin incelenmesi ve yapay sinir ağları yöntemi ile tasarruf açığını tahmin edecek en iyi mimariyi belirlemek bu tezin ana amacı olarak benimsenmiştir. Bu bağlamda tasarruf açığı yapısal olarak analiz edildi, diğer ekonomik değişkenler ile ilişkisi irdelendi ve tasarruf açığının yapay sinir ağları yöntemi ile tahmin edilebilirliğine yönelik analiz yapıldı. Her ne kadar Yapay sinir ağları birçok problemin çözümü olmamaktadır, ne kadar çok öğrenseler de gene hata yapmaktadırlar. Yapay sinir ağları kendi kararları doğrultusunda davranışlar sergilemektedirler. Bu çalışmada Türkiye'nin tasarruf açığı verilerini tahmin edebilmek için, geçmiş yıllardaki enflasyon oranı, nominal faiz oranı, brüt dış borç stoku, kişi başına düşen GSYH ve kamu harcaması verileriYapay Sinir Ağlarının eğitim verileri olarak kullanılmıştır. MatlabNeural Network toolbox kullanılarak yapay sinir ağları oluşturulmuştur. Matlab ortamında; Network (ysa) tipi: Feedforwardbeckpropogation, Training function (eğitim fonksiyonu): Trainlm (Levenberg-Marquardt), Adaptivelearningfunction (adaptif öğrenme fonksiyonu): Learngdm, Performancefunction (performans fonksiyonu): mse (Mean Squared Error) yapay sinir ağları eğitimi gerçekleştirilmiştir. Eğitilen Yapay sinir ağı ile Türkiye'nin geçmiş yıllar için tasarruf açığı verilerinin tahmini gerçekleştirilmiştir. Eğitimde kullanılmayan verilerin yüksek doğruluklar ile belirlenmesi yapay sinir ağının eğitiminin başarı ile sonuçlandığını göstermektedir.

Ekonomi politikalarıEkonomik değişkenlerTasarruf+4
Zehra Dündar Oğuz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

1946-1960 yılları arasında Van Gölü Havzası'nda kamu yatırımları ve harcamaları

Kamu yatırım ve harcamaları doğrudan devlet eliyle verimli ekonomik faaliyetlerin gerçekleşmesini desteklemek amacıyla yapılan yollar, köprüler ve barajlar gibi yoğun sermaye gereksinimi duyulan fiziki altyapı yatırımlarıdır. Bu yatırımların temel amacı ülkedeki ekonomik büyümeyi arttırmak ve ülke genelindeki kaynak dağılımını yaygınlaştırmaktır. Bu sebeple Cumhuriyetin ilanıyla beraber kurulan hükümetler ülkeyi her alanda muasır medeniyetler seviyesine getirebilmek için gayret göstermiş ve bu bağlamda da kamusal yatırımlara önem vermişlerdir. Ancak ülkenin içinde bulunduğu iktisadi koşullar göz önüne alındığında bu yatırımların topyekûn yapılması mümkün olmamıştır. Bu nedenle eldeki imkânlar doğrultusunda ve önem sırasına göre peyderpey yapılmaya azami gayret gösterilmiştir. Özellikle 1939-1945 yılları arasında meydana gelen II. Dünya Savaşı'nda yatırımlar durma noktasına gelse de savaş sonrası yeniden hızlanmıştır. Demokrat Parti'nin iktidara gelişiyle beraber ülke genelindeki ekonomi önemli bir ivme kazanmış, bu durum da kamusal yatırımların daha da artmasında etkili olmuştur. Ülkedeki kaynak dağılımının yaygınlaştırılması bağlamında havza genelinde güvenlik, bayındırlık, eğitim, sağlık, tarım, hayvancılık, maden ve enerji alanlarında yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Bu alanlar içerisinde güvenlik, karayolu, hava meydanı, sağlık, tarım, hayvancılık, madencilik ve enerji alanlarında belli oranda başarı elde edilmişse de özellikle demiryolu, Van Gölü İşletmesi ve eğitim (ilköğretim hariç) alanlarında başarı elde edilememiştir. Bu çalışmanın temel amacı Van Gölü Havzası'nda 1946-1960 yılları arasındaki çok partili dönemde yapılan kamusal harcamaların havza genelindeki yansımalarını ortaya çıkarmaktır. Bu minvalde bayındırlık, güvenlik, eğitim, sağlık, tarım, hayvancılık, madencilik ve enerji alanlarında çok partili dönemde gerçekleştirilen kamu yatırımları tespit edilmeye çalışılmıştır. Literatür çalışması sonrasında tespit edilen yazılı ve dijital kaynaklar incelenerek konu başlıklarına göre tasnif edilmiş ve elde edilen bulgular tarih sıralamasına uygun bir şekilde kaleme alınmıştır.

Cumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihiKamu harcamaları+6
Volkan Tunç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal okuryazarlık: Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi İİBF öğrencileri üzerine bir çalışma

Bu araştırmanın temel amacı, üniversite öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeyinin ölçülmesi ve üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyinin araştırmada kullanılan demografik değişkenlerle ilişkisinin tespit edilmesidir. Araştırmanın örneklemini Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinde öğrenim gören 252 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeyinin ölçülmesi amacıyla 38 sorudan oluşan Finansal Okuryazarlık Anketi uygulanmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyinin orta düzeyde olduğu ve öğrencilerin en başarılı oldukları finansal okuryazarlık alanının vergi ve mevzuat, en başarısız oldukları finansal okuryazarlık alanının ise yatırım alanı olduğu bulgusu elde edilmiştir. Buna ek olarak, erkek öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeyinin kadın öğrencilere göre, kredi kartı kullanan üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyinin kredi kartı kullanmayan öğrencilere göre, internet bankacılığı kullanan öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeyinin internet bankacılığı kullanmayan öğrencilere göre, dördüncü sınıf öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyinin üçüncü sınıf öğrencilerine göre, gümrük, bankacılık ve işletme bölümlerinde öğrenim gören öğrencileri finansal okuryazarlık düzeyinin diğer bölümlerde öğrenim gören öğrencilere göre daha yüksek olduğu bulgusu elde edilmiştir. Ayrıca, finansal okuryazarlığın yaş, bireysel emeklilik sistemine katılım durumu ve anne-baba eğitim düzeyine göre anlamlı fark göstermediği tespit edilmiştir. Elde edilen bu bulgular alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve konunun ilgililerine öneriler sunulmuştur.

Finansal okuryazarlıkMevzuatVergiler+2
Hüseyin Ürün
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal istikrar perspektifinden ekonomi ve siyaset ilişkisi: Türkiye analizi

Siyasi istikrar, genel olarak ülkelerin siyasi yönelimlerindeki süreklilik olarak tanımlanabilir. Bu kavram genel olarak o ülkedeki sistemin değişkenlik göstermesinin önüne geçilmesini ve siyasi duruş sergileme becerisi kazanmasını sağlar. Ülkeler, siyasi istikrar sayesinde jeopolitik ve jeostratejik duruşlarına ek olarak küresel meselelerde ortak ve sürekli bir bakış açısı geliştirmesini de sağlar. Aslında siyasi istikrarın direkt etkilediği belki de en önemli alan ekonomilerdir. Ülkeler, genel olarak siyasi istikrar ile birlikte ekonomik yatırım ve cazibe merkezi olmayı hedefler. Zira yatırımcılar ve sermaye genel olarak istikrarın sağlandığı ülkelere doğru yönelir. Yatırımcı, "güvenli liman" olarak değerlendirecek ülkelere ve onların ekonomik enstrümanlarına odaklanır. Bu da, o ülkede istikrarın sağlanması ile belirlenir. Söz gelimi, bir ülkede siyasi figürlerin sürekli değiştiği bir ortamda, sürekli olarak farklı uygulamalar, yatırımcıların kaçmasına deyim yerinde ise ürkmesine neden olabilir. Bu da doğal olarak ülkenin ekonomileri ve risk primleri açısından oldukça büyük riskleri meydana getirir. Dolayısı ile Türkiye gibi ülkelerde siyasi istikrar son derece önemlidir. Zira gelişmekte olan ülkelerde ilk önce bakılan durum, siyasi istikrardır. Gelişmekte olan ülkelerde ise siyasi istikrar çok da önemli değildir, zira partiler ve aktörler değişse de sistem süreklidir. Anahtar Kelimeler: İstikrar, Siyaset, Siyasi İstikrar, Ekonomi Yatırım, Türkiye

EkonomiSiyasal istikrarSiyaset+3
Hakan Akdağ
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yabancı yatırımları etkileyen faktörler: İstanbul, İzmir, Bursa ve Manisa illerinde bir alan araştırması

Yabancı yatırımcı tarafından ev sahibi ülkeye doğru gerçekleştirilen doğrudan yabancı yatırımlar, ev sahibi ülkede yeni bir tesis kurmak, var olan bir tesisi satın almak ya da var olan bir tesise ortak olmak şeklinde gerçekleşmektedirler. Özellikle 1980'lerden sonra küreselleşmenin artması ile beraber doğrudan yabancı yatırımların miktarlarında büyük artışlar meydana gelmiştir. Çok uluslu şirketler tarafından yapılan bu yatırımlar, ekonomik büyümeleri için sermaye malı ithal etmek zorunda olan gelişmekte olan ülkeler için büyük bir döviz kaynağı haline gelmiştir. Doğrudan yabancı yatırımlar, döviz arzını arttırmanın yanında gittikleri ülkelere teknoloji transferi yaparak ülkelerin üretim yapısını geliştirmektedir. Bu bağlamda son yıllarda doğrudan yabancı yatırım çeken ülkeler sürdürülebilir bir ekonomik büyüme performansı göstermişlerdir. Doğrudan yabancı yatırımların ekonomik büyüme üzerinde etkili olması doğrudan yabancı yatırımları etkileyen unsurların da önemini arttırmaktadır. Bu çalışmadaki amaç Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile kurulan firmaların yatırım kararlarında etkili olan faktörleri tespit etmektir. Bu amaçla Türkiye'de kurulmuş 28 yabancı sermayeli şirketin üst düzey yöneticileri ile mülakat yapılmıştır. Yapılan alan araştırması sonucunda yabancı yatırımcıların Türkiye'de yatırım yapmasında en etkili olan faktörlerin sırası ile Türkiye'nin coğrafi konumu ve pazarlara olan yakınlığı, Türkiye'nin piyasa büyüklüğü ve talep hacmi, Türkiye'nin nitelikli işgücüne sahip olması, finansal piyasaların gelişmişlik durumu, Türkiye'deki ücretlerin düşük olması ve Türkiye'nin büyüme rakamları olduğu saptanmıştır. Bunun yanında uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'ye verdiği puanlar, enflasyon, döviz kuru ve doğal kaynaklar gibi bazı unsurların firmaların yatırım kararlarında çok etkili olmadığı tespit edilmiştir. Bu sonuç bağlamında, Türkiye'nin çevre ülkelerle ulaşım ağını geliştirerek coğrafi konumunun avantajlarını arttırması, eğitim sisteminde doğru reformlar yaparak yabancı dil eğitimini üst düzey hale getirmesi ve mesleki eğitim ile hayat boyu öğrenme kapsamında iş gücüne yatırım yapması önemlidir. Bu çalışmanın birinci bölümünde doğrudan yabancı yatırımlarla ilgili teorik bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde de doğrudan yabancı yatırımların ekonomik büyüme, istihdam ve ihracat ile olan ilişkisinin yanında doğrudan yabancı yatırımları etkileyen faktörleri inceleyen çalışmalar sistematik bir şekilde rapor edilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Türkiye'de faaliyet gösteren ve doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile kurulan 28 firmanın yöneticileri ile yüz yüze görüşme yönetimiyle yapılan anketlerden elde edilen veriler tablolar halinde verilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar son bölümde verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Doğrudan Yabancı Yatırımlar, Türkiye, Alan Araştırması, Yüz Yüze Görüşme Yöntemi

BursaDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıManisa+4
Mehmet Lamih Badur
Şırnak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı yatırımlar ve kamu hizmeti

Bu tez neoliberal devlet döneminde kamu hizmeti kavramı ve kamu hizmetinin örgütlenmesinde yaşanan değişimin idare hukuku boyutunda ele alınması ve Türkiye açısından bahsi geçen değişimlerin değerlendirilmesine ilişkindir. Çalışmada kamu hizmetleri teknik bakımdan incelenmeye, genel bir tanıma oturtulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte özellikle doktrine hakim olan kamu hizmeti yaklaşımına günümüz siyasal süreci göz önüne alınarak alternatif bir bakış açısı geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede milli/yabancı yatırım hukukunun düzenlenmesinde siyasal tercihlerin önemi ve hukukun da buna göre şekillendiği anlaşılmaktadır. Türkiye'de hukuk sisteminin yapısal olarak değiştirilme sürecinin hem esas gayesi hem de bu dönüşümün belirleyeni niteliğindeki yabancı yatırım kavramı, emperyalizmle ilişkilendirilerek hukuka sosyolojik yaklaşımlar üzerinden bir açıklama geliştirilmiştir. Buradaki esas amaç ise yabancı yatırımlara bakıştaki değişikliği anlama ve anlamlandırma çabasından ileri gelmektedir. Anahtar Sözcükler: Yabancı yatırımlar, kamu hizmeti, artı değer, sermayenin serbest dolaşımı, iktisadi kamu hizmetleri.

Ekonomi politikalarıKalkınmaKamu hizmetleri+5
Barış Ramazan Atıcı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Impacts of foreign aid on economic growth of Ethiopia

Over the period 1981 to 2018, this study examines experimentally the link between foreign direct investments, external debt, and foreign aid to Ethiopia's economic growth. Econometric techniques can be improved by employing basic correlation and deterministic models. Ordinary Least Squares were used to create a model and evaluate the data. The data's unit root was tested for all variables, and the variables were non-stationary in the level model but stationary in the first-difference model. The results of the cointegration test suggested that there is at least one cointegrated vector between the examined variables, while the VAR Granger causality test showed that there is a unidirectional causal relationship between foreign aid and economic growth and also there is a unidirectional causal relationship between foreign direct investments and economic growth, while external debt and economic growth have a bidirectional causal relationship among them. The two explanatory variables of external debt and foreign aid were statistically significant for economic growth, while only the explanatory variable of foreign direct investment was statistically insignificant for economic growth.

External aidsEconomic growthEthiopia+3
Mohamed Mohamud Mohamed
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Krizler ve Türkiye'de toplam yatırımlara etkisi

Krizler, dalgalarının derinliği ve uzunluğu değişmekle beraber, sürekli bir hâl almıştır. Krizlerin tartışılmaz etkilerinin arasında, toplam yatırımlar da gelmektedir. Toplam yatırımlar, bilhassa gelişmekte olan ülkeler açısından yaşamsaldır. Bu çalışmanın amacı, cari açık ve fonlama kaygısı nedeni ile kırılgan bir iktisadi yapıya sahip olan Türkiye'de krizlerin toplam yatırımlara etkisinin sorgulanmasıdır. Bu amaçla, krizlerin önemli göstergelerinden büyüme ve enflasyon verileri ile toplam yatırım verileri alınarak analizlere tâbi tutulmuştur. Veriler, 1980-2019 dönemine ilişkindir. Augmented Dickey-Fuller (ADF) Birim Kök Testi, KPSS Durağanlık Testi ile Lee ve Strazicich Kırılmalı Birim Kök Testi ve değişkenlerin düzeyde durağan bulunması üzerine de Regresyon Analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda büyüme ve enflasyon oranının, toplam yatırım hacmindeki değişiklikleri açıklamada istatistiki olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca büyüme oranında yaşanan artışların, toplam yatırımları artırarak yatırımların hacmini genişlettiği, enflasyon oranının ise toplam yatırımları azalttığı saptanmıştır. Buna göre; büyümenin bir birimlik artış, toplam yatırımlarda yaklaşık olarak 0.01 birimlik bir artışı, enflasyonun %1'lik bir artışı ise toplam yatırımlar üzerinde yaklaşık olarak %0.09'luk bir azalışı beraberinde getirmektedir. Bu etkilerin bilinmesi, krizlerin yatırımlara olan etkisinin en aza indirgenebilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve gerekli politikaların tasarlanması açısından önemlidir. Çalışma, aynı zamanda tipolojiye bir katkı niteliğindedir.

Ekonomik büyümeEkonomik krizEnflasyon+4
Tuğçe Köse
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aracı kurumların tavsiye performanslarının değerlendirilmesi: Öncü beş aracı kurum üzerine çalışma

Çalışma kapsamında; Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği 2017 yıl sonu verileri pay işlem hacmi en fazla olana göre sırasıyla öncü beş aracı kurum olan Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş., İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Ak Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Gedik Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'nin 1 Ocak 2017 – 31 Aralık 2018 dönemi arasında kamuya açıkladığı BİST-100'de işlem gören şirketlerin hisse senetlerine yönelik al ve sat yönündeki yatırım tavsiyeleri incelenmiş ve bu tavsiyelerin hisse senedi fiyatları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu tavsiyelere uyularak gerçekleştirilen yatırımlarla yarı güçlü formda etkin piyasa hipotezinin aksine anormal getiri sağlanabileceğinin test edilmesi hedeflenmiştir. Olay çalışması yöntemi ile gerçekleştirilen analizlerde aracı kurumların tavsiyeyi duyurduğu gün olay günü olarak ele alınmış, olay gününden 15 gün öncesi ile 15 gün sonrasının getirilerinin pazar getirisinden farkı incelenmiştir. Böylelikle anormal bir getirinin olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın genel sonucuna göre aracı kurumların al yönünde verdiği yatırım tavsiyelerine uyan yatırımcıların, anormal getiri elde edebildikleri yönünde istatistiksel olarak anlamlı bulgular ortaya konmuştur. Bu durum, ele alınan piyasanın ilgili dönem ve kullanılan veri setiyle yarı güçlü formda etkin bir piyasa olmadığını göstermektedir. Aracı kurumların sat yönünde verdiği yatırım tavsiyelerinin ise negatif bir anormal getiri sunduğu gözlemlense bile, yapılan testler istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Böylelikle, piyasanın negatif tavsiyeye pozitif tavsiyelere verdiği şekilde yanıt vermediği, sat yönündeki tavsiyelerin analizi sonucunda yarı güçlü formda piyasa etkinliği hipotezinin aksinin ispat edilemediği sonucuna erişilmiştir.

Anormal getiriAracı kurumlarHisse senedi getirileri+5
Müge Taze
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de mali yerelleşme ve kamu harcamaları kompozisyonu ilişkisi

Mali yerelleşme kavramı 1960'lı yıllarda literatüre girmiştir. 1980'li yıllarda özellikle gelişmekte olan ülkelerde oldukça popüler olmuştur. Türkiye de bu akımdan etkilenerek mali yerelleşme adımları atmıştır. Literatür incelendiğinde mali yerelleşmenin; enflasyon, büyüme ve kalkınma gibi makroekonomik değişkenlerle ilişkisini araştıran çalışmaların çoğunlukta olduğu; kamu harcama kompozisyonuna etkisini inceleyen çalışmaların ise az sayıda olduğu gözlemlenmektedir. Bu çalışmanın amacı özellikle Türkiye için mali yerelleşme ve kamu harcama kompozisyonu ilişkisini araştıran çalışmaların azlığı nedeniyle oluşan boşluğun doldurulmasına katkı vermek ve mali yerelleşme uygulamaları neticesinde kamu harcama kompozisyonunda ne gibi değişiklikler meydana geldiğini ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla Türkiye'de 2007Q1-2018Q3 dönemi üçer aylık verileri ile ekonometrik model kurularak sınır testi yöntemiyle bir zaman serisi analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda Türkiye'de mali yerelleşme arttıkça cari harcamaların arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Mali yerelleşme ile transfer harcamaları negatif ilişkili bulunurken, yatırım harcamaları ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

ARDL Sınır TestiKamu harcamalarıMali yerelleşme+2
Hakan Haktan Arıöz
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Politics of food security: Foreign agro investments

Food is one of the primary needs of human beings, if not the most important one. History witnessed numerous conflicts, wars, catastrophes derived from food. Therefore, food is power and the natural subject of politics and international relations. In mid-20th century, over-population and problem of feeding this increasing population became obvious. In order to increase the food production and solve hunger problem, a major leap called Green Revolution has started. In a result agricultural production significantly increased world-wide in a few decades. Even though, increasing food production provides hope to feed ever-increasing world population, major food crises display that supply is not adequate for hunger problem. Major food crises and hunger problems present a new concept to politics and international relations; food security which is a complex phenomenon that has many dimensions. Especially after the 2008 food crisis, foreign agro investments gained more importance and interest in foreign agricultural land boomed. It is estimated that almost eighty million hectares of land is subjected to foreign agro investments. However, when the recent trends, situation and implications of projects are analysed it appears that foreign agro investments turn into a powerful tool for neo-colonial land grabbing.

SecurityFood safetyFood products+7
Onur Çelik
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

ECOWAS bölgesinde doğrudan yabancı yatırımların belirleyicileri: Ampirik bir analiz

Son yıllarda doğrudan yabancı yatırım girişleri, uygun ekonomik altyapıya sahip gelişmiş ekonomilere, yüksek vasıflı işgücü alanlarına ve tipik olarak Sahra Altı Afrika ülkelerinin (SSA) sahip olduğu doğal kaynak destekli alanlardan ziyade geçiş ekonomilerine doğru yönelmektedir. Bu noktada ECOWAS, Afrika'daki en büyük pazarlardan ve entegrasyonlardan biri olarak doğrudan yabancı yatırım girişlerini artırmak için çaba göstermektedir. Bu kapsamda ECOWAS'a yapılan doğrudan yabancı yatırımların belirleyenlerinin ortaya konulması önemli hale gelmiştir. Bu tez 1991'den 2016'ye kadar olan yıllık veriler kullanılarak ECOWAS'ta yapılan doğrudan yabancı yatırımları (DYY) hangi değişkenlerin belirlediğini araştırmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda 14 ülke için panel veri analizi yapılmıştır. Ampirik bulgulara göre, döviz kuru ve piyasa açıklığının DYY çekimi üzerinde olumlu bir etkisi olduğu, enflasyon ve işsizlik oranının DYY'yi olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda GSYİH ve doğal kaynakların istatistiksel olarak anlamsız olduğu görülmüştür. Son olarak, ECOWAS ülkelerinin ortak para birimi kullanması, beşerî sermaye geliştirmesi, ödemeler dengesini güçlendirmesi ve altyapının geliştirilmesi öneri olarak sunulabilir.

Afrika ülkeleriAmpirik analizBatı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu+3
Mohammed Muntaka Abdul Rahman
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects