Akdeniz University
Discipline

Tarım Makineleri Anabilim Dalı

Akdeniz University

173

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Batman ili ile Güneydoğu Anadolu illerindeki II. ürün mısırda üretim durumunun teknik ve ekonomik yönden değerlendirilmesi

Türkiye'de tarımsal üretimde farklı toprak işleme teknikleri kullanılmaktadır. Tarımsal üretimde en çok kullanılan yöntem geleneksel toprak işlemeli tarımsal üretim sistemleri olsa da son dönemlerde hem ikinci ürün hem de birinci ürün tarımında koruyucu toprak işlemeli tarımsal üretim sistemleri uygulamalarının da yaygınlaştığı görülmektedir. Bunların başında da azaltılmış toprak işlemeli tarımsal üretim sistemleri ve toprak işlemesiz tarımsal üretim sistemleri gelmektedir. Koruyucu ve toprak işlemesiz tarımsal üretim sistemleri tane ve silajlık mısırda da özellikle de ikinci ürün tarımında çok yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Ayrıca, bu uygulamaları yagınlaştırmak amacıyla ilgili kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve ilgili özel sektör organizasyonları tarafından bu yöntemlerin yaygınlaştırılması faaliyetleri yoğun bir şekilde yürütülmektedir. Bu çalışmda, 2018-2022 dönemleri arasında birinci ve ikinci ürün tane ve silajlık mısır ekimlerindeki durum incelenmiştir. Bu inceleme son beş yıllık dönem için Güneydoğu Bölgesindeki Batman ili ve ilçeleri ile Güneydoğu Bölgesi illeri ve Güneydoğu Bölgesi düzeyinde birinci ve ikinci ürün mısır tarımı için incelenmiştir. Mısır tarımında veriler tarımsal alan, üretim ve verim bazlı şekilde incenlenmiştir. Bu araştırma sonucunda 2022 yılı için mısır ekimlerinde en yüksek İÜMA (İkinci ürün mısır tarım alanı) /BÜMA (Birinci ürün mısır tarım alanı) * 100 değerleri Şırnak ilinde ve ardından Mardin ilinde belirlenmiştir. Bu durum, bölgede ikinci ürün mısır ekimlerin çiftçiler tarafından oldukça ilgi gördüğünü göstermektedir. Özellikle ikinci ürün mısır ekimi bölgede oldukça yaygın hale gelmiştir. Bu durumun oluşmasında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ve Türkiyenin farklı bölgelerinde koruyucu toprak işleme sistemlerine yönelik araştırmaların etkisinin oldukça önemli bir yer tutmaktadır. İkinci ürün mısır tarımındaki azaltılmış toprak işlemeli tarım ve anıza ekim gibi korucucu tarım uygulamalarının artması ve buna bağlı olarak üretim maliyetlerinin düşmesi ile, bu üretim değerlerinin daha da artacağı öngörülmektedir.

Mehmet Şah Tunç
Harran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Biyogaz tesisinden elde edilen sıvı gübrenin pamuk üretiminde kullanılması

Günümüzde, özellikle de gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, biyogaz tesisleri, çeşitli atıkların değerlendirilmesinde önemli bir yeri olan yapılardandır. Biyogaz tesislerinin çalışması sonucu ortaya çıkan ürünlerden birisi de biyogaz sıvı gübreleridir. Bu gübrelerin, tamamen kimyasal maddelerden arınmış olarak elde edilmesi, onların tarımsal alanlarda organik gübre olarak kullanımlarına imkan tanımaktadır. Ayrıca, biyogaz sıvı gübresinin organik özelliğiyle canlı ve çevre sağlığı üzerinde zararlı bir etkiye sahip olmaması, bu tür gübrelerin gelecekte kullanımlarının daha çok artacağını düşündürmektedir. Bu tez çalışmasında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Şanlıurfa ilinde kurulu bir biyogaz tesisinden tedarik edilen biyogaz sıvı gübresi, 1.5 ton/da dozunda, deneme alanlarının belirli parsellerine, açık alan koşullarında uygulanmıştır. Buna göre, çalışma, Candia pamuk çeşidinin yetiştirildiği 15 farklı deneme alanlarında uygulanan biyogaz sıvı gübresinin, deneme alanlarındaki toprakların genel özellikleri ve pamuk verimleri üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre, pamuk verimi incelendiğinde, (2) (623 kg), (3) (680 kg), (5) (600 kg), (6) (600 kg), (9) (600 kg), (10) (712 kg), (11) (610 kg), (13) (690 kg) ve (15) (640 kg) no'lu alanların tümünde, kontrol parsellere göre önemli ölçüde daha yüksek pamuk verimi değerleri elde edilmiştir. Ek olarak, elde edilen veriler, deneme alanlarındaki topraklarda tekstür, pH, EC, organik madde, kireç, makro ve mikro element parametreleri açısından değerlendirildiğinde ise genel olarak, kullanılan biyogaz sıvı gübresinin, toprakların pH, EC, organik madde, Cu ve Zn parametreleri üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı; öte yandan, tekstür, kireç, Fe, P ve K parametreleri üzerinde önemli derecede etkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, toprak özellikleri açısından sonuç olarak, biyogaz sıvı gübresinin, toprakların tekstür oranlarını ve K miktarlarını önemli ölçüde iyileştirdiği, buna karşın, toprakların kireç miktarlarını, P oranlarını ve Fe miktarlarını ise azalttığı kanaatine varılmıştır. Buna istinaden, çalışmada, biyogaz sıvı gübresinin pamuk bitkisi ve toprakları üzerinde kayda değer önemli etkilerinin olduğu ve dolayısıyla, gübrenin, yaygın olarak kullanılan kimyasal gübrelere alternatif bir ürün olarak kullanılma ümidinin doğduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, bu tür gübrelerin bitkiler ve topraklar üzerindeki etki mekanizmalarının tam olarak anlaşılabilmesi amacıyla daha birçok tarımsal alanlarda denenmesi gerektiği düşünülmektedir.

Muhammed Harun Karaca
Harran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydoğu anadolu bölgesinde çiftçilerin damla sulama ve akıllı sulama sistemleri hakkında farkındalık düzeyinin araştırılması

Bu çalışmada, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde sulu tarım yapan çiftçilerin modern sulama sistemlerine bakışı, damla ve akıllı sulama sistemleri gibi yeni sulama teknolojileri hakkında bilgi düzeyleri ve farkındalıkları tespit edilerek modern tarımsal sulama sistemlerin yaygınlaşması önündeki engellerin anlaşılması amaçlanmaktadır. Bu amaçla, bölgeden sulu tarım yapmakta olan Şanlıurfa ilinden 50, Şırnak'tan 51, Batman'dan 50, Diyarbakır'dan 51 ve Mardin ilinden 50 çiftçi olmak toplamda 252 çiftçi ile anket yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 2021 istatistik analiz programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Akıllı tarım uygulamaları, modern tarım teknolojileri kapsamında değerlendirilmekte, bu teknolojierin verimlilik üzerindeki etkisi tartışılmaktadır. Akıllı sulama sistemleri ve robotik uygulamalar gibi yenilikçi teknolojilerin tarımsal üretimdeki yeri incelenerek, bu uygulamaların maliyet düşürme, verim artırma ve kaynak kullanımını optimize etme gibi avantajları ele alınmaktadır. Çalışmanın literatür taraması, akıllı tarım uygulamaları ve modern sulama teknolojileri üzerine yapılmış önceki çalışmalar bölümünde özetlenmekte ve bu alanda yapılan bilimsel araştırmaların bulguları paylaşılmaktadır. Araştırma da, Türkiye'de tarım sektörünün genel yapısı, tarımın ülke ekonomisi ve toplum üzerindeki önemi ele alınmaktadır. İlk bölümde, tarım sektörünün kapsamı ve verimliliği etkileyen faktörler üzerinde durulmakta, ardından Türkiye tarımının tarihsel gelişimi ve mevcut durumu incelenmektedir. Tarımın Türkiye açısından önemine vurgu yapılarak, toprak ve su kaynakları ile bitkisel üretim faaliyetlerine ilişkin bilgiler sunulmaktadır. Ayrıca, Türkiye'deki tarım arazilerinin kullanım şekilleri ve tarım arazilerinin verimli bir şekilde değerlendirilmesi konusu ele alınmaktadır. Çalışma sonucunda; Katılımcıların damla sulama/akıllı sulama sistemine geçişten ve sistemin sunduğu olanaklardan yüksek düzeyde memnun oldukları gözlemlenmiştir. Aynı zamanda; Damla veya akıllı sulama faaliyetlerinin küçük alanlarda daha az tercih edildiğini, çoğunlukla daha geniş alanlarda tercih edilip özellikle büyük ölçekli tarımsal faaliyetlerde kullanıldığını ortaya koymaktadır. Katılımcıların büyük çoğunlukta ilkokul mezunu olduğu ve yaklaşık %'98'i damla sulama sistemi hakkında eğitim almadıklarını ancak yaklaşık %85'nin bu sistemleri enaz 5 yıllık bir deneyimle kullandıklarını göstermektedir. Dolayısyla katılımcıların eğitim düzeyi ile bu teknolojiler hakkındaki farkındalıkları ve teknoloji kullanma oranı arasında ciddi bir ters orantı olduğu saptanmıştır.

Tarımsal sulama
Salih Ersöz
Harran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Örnek bir işletmede yatay ve düşey yem karma makinalarının çalışma performanslarının belirlenmesi

Amaç: Bu çalışmada, yatay ve düşey helezonlu yem karma makinelerinin performansını karşılaştırılmış, bu makinelerden alınan yem örneklerinin boyut ve ağırlık dağılımlarını analiz edilerek, makinelerin yem hazırlama kapasitesi ve kalitesi belirlenmiştir. Bu sayede, her iki makinenin verimliliği ve etkinliği hakkında bilgi edinilmiştir. Materyal ve Yöntem: Çalışmada materyal olarak yatay ve düşey helezonlu yem karma makineleri ve hayvancılık işletmesinden alınan yemler kullanılmıştır. Denemelerde yemlerin boyut analizleri ve ağırlıkları bir kumpas, hassas terazi ve elek sistemi ile ölçülmüştür. Ölçümler sonucu her iki makinadan alınan yemlerin boyut analizi yapılarak değerleri belirlenmiştir. Elde edilen değerler esas alınarak her iki örnek yemler için ağırlık ve boyut ölçümü laboratuvar ortamında tek tek ölçülüp tartılarak denemesi yapılmıştır. Bulgular: Denemelerde yatay ve düşey helezonlu yem karma makinelerinin performansı, eleğin farklı katmanlarındaki partikül boyutları ve bu katmanlardaki ağırlık dağılımları karşılaştırılarak belirlenmiştir. Sonuç: Elde edilen sonuçlara göre, yatay yem karma makineleri yemlerin daha homojen ve daha iyi parçalanmasını sağlamıştır. Denemede kullanılan yem türleri için yatay makinelerin daha uygun olduğu ortaya konmuştur. Buna karşılık, düşey yem karma makineleri bazı yem (şeker pancarı posası ve arpa) türlerini daha iyi parçalarken, büyük parçaları parçalama eğilimi düşük olduğu gözlenmiştir.

Hayvan beslemeParça boyut analiziYem makineleri+2
Seçil Kalaç
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kültür mantarının LED ışık ile kurutulması ve yapay zekâ algoritmasıyla karşılaştırılması

Bu çalışmada, kültür mantarının LED teknolojisi kullanılarak farklı ışık sıcaklıklarında kurutulması incelenmiştir. Burada ısının ışınım yolu ile taşınması prensibinden faydalanılmıştır. Kurutma kabini içerisine yerleştirilmiş olan üç farklı sıcaklık değerine sahip LED ışıklardan faydalanılmak suretiyle ısının ışınım yöntemiyle taşınması prensibinden faydalanılarak kurutulan mantar örneklerinin kurutma karakteristikleri belirlenmiştir. Kurutma işleminde gerçekleştirilen uygulamalar yapay zekâ uygulaması ile oluşturulan algoritma ile değerlendirilmiştir. Bunlara ek olarak kurutma koşullarının, örneklerin rengi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu çalışmada sıcaklık ölçer, renk ölçüm cihazı, kumpas, hassas terazi ve hacim ölçüm kabı kullanılmıştır. Denemelerden elde edilen verilerin önemini belirlemek için SPSS ile Tek Yönlü Varyans Analizi ve Tukey Testi uygulanmıştır. Her grup için ayrı olarak yapılan analizlerde, grup içi ve gruplar arası ilişkiler incelenmiştir. Uygulamalar arasındaki farklılık 0,05 anlamlılık düzeyinde saptanmıştır. Farklı kurutma yöntemlerinin kültür mantarı üzerindeki etkileri incelenmiş ve ağırlık değerleri istatistiksel analizlerle belirlenmiştir. En yüksek ağırlık değeri güneşte kurutma yönteminde gözlemlenirken, en fazla fark ise geleneksel kurutma ve 4000K LED ışıkla kurutma kabininde uygulanan yöntemler arasında tespit edilmiştir.

Ece Nur Baloğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Tam otomasyon bir seranın yapay sinir ağları ile hibrit olarak enerji ihtiyacının belirlenmesi

Amaç: Sera ortamından toplanan verileri yapay sinir ağı makine öğrenmesi teknikleriyle analiz edilerek enerji ihtiyacının belirlenmesi. Bu şekilde enerji tüketimini azaltmak, enerji verimliliğini artırmak ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak sera verimliliğini artırmak ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını desteklemektir. Materyal ve Yöntem: Çalışma ülkemizin batısında yer alan Ege Bölgesi'nin Aydın ili Buharken ilçesinde bulunan 37°56'44.6"N 28°50'39.7"E koordinatlarındaki A&S Tarım bünyesindeki serada yapılmıştır. Sera gotik çatılı, yan duvarları sert plastik diğer yerleri ise yumuşak plastik (polietilen) örtülü, çelik konstrüksiyonlu 50000 m2 kapalı alana sahip topraksız tarım yapan tam otomasyon bölmesiz blok seradır. Bu çalışmada domates gelişimi, 2021-2023 yılları arasındaki hava sıcaklığı, rüzgâr hızı, rüzgâr yönü, güneşlenme süresi, radyasyon değeri, yayılı radyasyon değeri, bağıl nem, bulutluluk değeri, hava basıncı ve elektrik tüketim değerleriyle ilgili veriler kullanılmıştır. Bu süre zarfında her veri setinden yaklaşık 5808 adet veri elde edilmiştir. Bu veriler Yeni Zelanda'da bulunan Waikato Üniversitesi tarafından geliştirilmiş, Java tabanlı ve açık veri kaynaklı olan Genel kamu lisansı (GPL) bulunan bir yazılım olan Weka programında analiz edilmiştir. Toplamda Weka ile yaklaşık 63888 adet veri analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Weka programı kullanılarak sınıflandırma algoritması altında bulunan "Random Tree" (Rastgele karar ağacı) algoritması kullanılarak seranın elektrik tüketimi üzerine etkili olan faktörler belirlenmiştir. Bu analiz sonucunda enerji tüketimini etkileyen faktörler sırasıyla domatesin olgunlaşma-hasat dönemi, dış ortam sıcaklığı, köklenme ve çiçeklenme süreci, yayılı radyasyon değeri ve rüzgâr hızı olarak tesbit edilmiştir. Multilayer Perceptron (çok katmanlı algılayıcı) algoritması ile farklı gizli katmanlar ve farklı makine öğrenmesi tekrar sayıları kullanılarak optimum hassasiyetli yapay sinir ağı (YSA) elde edilerek gelecek 5 sezon için ihtiyaç duyulan enerji tahmini yapılmıştır. Bu tahmin sonuçlarına göre saatlik 20 kW enerji üreten ve depolama sistemi bulunan güneş enerji sistemi ile seranın ihtiyacı olan enerjinin karşılanacağı bulunmuştur. Sonuç: Daha önce yapılmış çalışmalar incelendiğinde seranın enerji tüketiminin büyük bir kısmının ısıtma sistemlerinde gerçekleştiği sonucu vurgulanmıştır. Bu çalışmada önceki bulgulara ek olarak seranın enerji tüketimi üzerinde besin solüsyon sisteminin ısıtma sistemine göre daha etkili olduğu sonucu bulunmuştur. Enerji ihtiyacının tahmin sonuçlarına göre hesaplanan güneş enerji sisteminin maliyeti 132870$ olarak bulunmuştur. Bu tesis yılda 836046 kW/yıl elektrik üretmekte, güncel elektrik fiyatına göre hesaplama yapıldığında 700 gün sonra tesisin kurulum giderlerini amorti ettiği hesaplanmıştır. Bu modele göre mevcut seranın yüzey alanının %4.6'sı kadar bir güneş paneli yüzey alanı ile elektrik ihtiyacının karşılanabileceği görülmektedir. Bu bölgenin sera bölgesi olması sebebiyle tespit edilmiş olan %4,6'lık oran bölgede aynı ürünü yetiştiren diğer seraların da enerji ihtiyacını karşılaması için panel yüzey alanı hesabında referans değer olarak alınabilir. Ayrıca bu çalışmayla tam otomasyon seralarda enerji verimliliği çalışması yapılırken ısıtma ve besleme solüsyon sisteminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Fotovoltaik enerjiGüneş enerjisiGüneş enerjisi sistemleri+6
Ali Büyükmert
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Güneş enerjisi ile çalışan bir sulama pompaj tesisinin enerji ve ekserji analizi

Bu çalışma, su pompalama uygulamasında bağımsız bir FV sistemi kullanarak paneller üzerinde üretilen elektrik enerjisi ile çalıştırılan bir sulama pompaj tesisinin enerji ve ekserji verimliliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi üretim çiftliği sınırları içinde kurulan bir sulama pompaj tesisinde gerçekleştirilmiştir. Nisan 2023 ile Mart 2024 tarihleri arasında toplam 12 ay boyunca günlük 12 saat ölçüm yapılarak araştırma verileri toplanmıştır. Gün bazında toplanan 12 saatlik veriler üç eşit zaman aralığına bölünerek (saat 08:00-11:00, 12:00-15:00, 16:00-19:00) 12 aylık enerji ve ekserji analizleri yapılmış ve karşılaştırılmıştır. FV sistemin güneş ekserjisini, enerji ve ekserji verimlilik analizlerini yapabilmek için termodinamiğin birinci ve ikinci yasası kullanılmıştır. Çalışma, FV sistemlerden yararlanarak enerji elde edilmesinde en büyük etkenin Güneş radyasyonu olduğunu göstermektedir. Ayrıca, yapılan analiz sonuçları FV sistemin bulunduğu bölgenin ortam sıcaklığı ve rüzgâr hızı faktörlerinin en az Güneş radyasyonunun oluşturduğu kadar bir etki yaptığını göstermektedir. Çalışma, bu kapsamda FV sistem destekli bir enerji kaynağından yararlanılacak ise, FV sistemin kurulacağı bölgenin Güneş radyasyon değeri ortalaması, ortam sıcaklığı ve ortalama rüzgâr hızı değerlerinin önceden incelenmesini önermektedir. Bu araştırma, günümüz koşullarında tarımsal sulama faaliyetlerinde FV sistem destekli sulama pompaj çalışmaları küçümsenmeyecek kadar yaygın bir hal almışken, bu uygulamalara yatırım yapacak kamu veya özel girişimcilere tesis kurulum ve işletme maliyeti ile sürdürülebilirlik konusunda katkı sağlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Elektriksel ekserji, Termal ekserji, FV ekserji, Güneş ekserji modelleri, Enerji verimliliği

Fotovoltaik enerjiGüneş enerjisiGüneş enerjisi sistemleri+2
Erdoğan Pireli
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı basınç kademelerinde ekstrüder genişleme kontrol sistemi (ECS) ile üretilen bazı balık yemlerinin fiziksel özelikleri ile su içerisindeki davranışların belirlenmesi

Değerli bir besin kaynağı olan balık, insanoğlunun varoluşundan itibaren tüketilmiştir. Balığa olan bu rağbet beraberinde kültür balıkçılığının artması ve balığın doğru ve dengeli bir biçimde beslenmesi gerçeğini ortaya koymaktadır. Balıkların sudaki yaşam ve avlanma davranışları göz önünde bulundurularak yeme daha kolay ve hızlı bir şekilde ulaşması için istenen kriterlerde yem üretiminin yapılması, hem balığın yemden daha fazla yararlanmasına hem de deniz suyunun daha az kirlenmesini sağlayacaktır. Balıkların yem alım kriterlerine göre yüzen, yavaş batan ve batan yem kriterlerinde yemler üretilmektedir. Bu çalışmada bir ekstrüder balık yemi üretimi tesisinde çipura ve levrek beslemesinde besi dönemi için üretilen yavaş batan ve batan büyütme yemlerinin üretimi esnasında ekstrüder üretim sistemine entegre Genişleme Kontrol Sistemi (ECS) ile belli basınç aralığında (0 - 1,0 - 1,2 - 1,4 - 1,6 bar) üretilmiştir. Bu yemlerin kütle yoğunluklarının tespiti, çap-boy ölçümleri, dayanıklılık testi, yüzme testi tespiti, batma hızı testi, su absorbsiyon indeksi (WAI) tayini, suda çözünürlük indeksi (WSI) tayini, su stabilizesi (WS) tayini gibi kriterler ölçülmüştür. Elde edilen verilere göre çipura ve levrek balıklarının beslenme koşullarına uygun, yavaş batan ve batan yem üretimi için uygun parametrelerin ve yem formlarının tespiti yapılmıştır. Sonuç olarak 5 farklı basınç kademesinde üretilen çipura ve levrek balık yemlerinin, fiziksel özellikleri ve su içerisindeki davranış verileri ortaya koyulmuştur.

Habip Yayla
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Pamuk hasat makinalarının söke ovasındakullanım profilinin belirlenmesi

Amaç: Bu araştırmada Söke ovasında kullanılan pamuk hasat makinalarının kullanım profilinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Araştırma iki aşamada yürütülmüştür. Birinci aşama Söke Ovası'nda yoğun olarak kullanılan iki farklı marka pamuk hasat makinası sahipleri operatörlerine makina işlevsellik, kullanım, bakım v.b. konularında anket yapılmıştır. İkinci aşamada ise iki farklı marka pamuk hasat makinasının nicel ve nitel hasat performansları belirlenmiştir. Deneme parsellerinde verim, doğal döküm kaybı çalışmaları yapılmış ve parsellerdeki tesadüfi deneme parselleri üzerinden makinaların (PHM1 ve PHM2) hasat kayıpları, efektif iş başarısı hesaplanmış ve hasat edilen örnek kütlü pamuklar lif kalite analizine tabi tutulmuştur. Bulgular: Anketlere ait ortak görüşler değerlendirilmiş, makinaların kullanıcılarına ait kullanım profili bulguları ortaya çıkmıştır. Hasat çalışması sonucu verime göre, PHM1 makinasının bitkide kalan kayıp kütlü oranı %0,29, yere dökülen kayıp kütlü oranı ise %1,45, PHM2 makinasının bitkide kalan kayıp kütlü oranı %0,70, yere dökülen kayıp kütlü oranı ise %1,05 bulunmuştur. Bulgular varyans analizine tabi tutulmuş ve iki makinaya ait çıkan sonuçların farkları p<0.01 önem seviyesinde önemli olduğu saptanmıştır. Makinaların efektif iş başarısı ise PHM1 için 1,61 ha/h, PHM2 için 1,73 ha/h olarak tespit edilmiştir. Makinaların nitel hasat performansı bulguları bağımsız örneklem T-testine tabi tutulmuş ve lifteki çepel alanı (TrAr) oranı (%) farkı p<0.05 önem seviyesinde önemli olduğu saptanmıştır. Sonuç: Çalışmalar sonucu makinaların kullanım profili bulguları ayrı ayrı ortaya çıkarılıp belirlenirken farklı çalışmaların birbiriyle örtüşen bulguları da mevcuttur. Makinaların hasat performansı standartların üstünde olduğu belirlenirken makinaların birbirlerine göre üstünlük ve zayıflıkları görülmektedir. Farklı çalışmaların bulguları, PHM1'in bitkide kalan kayıp oranı az fakat pamuğu bir miktar çepelli hasat ettiği ve lif kalite analizinde lifteki çepel alanı-% (TrAr) oranı farkı önemli olduğu saptanmıştır. Makinaların zayıf kullanım yönleri, yapılacak iyileştirmelerle giderebileceği ve pamuk tarımında kazanç bakımından en az kayıpla, kaliteli pamuk hasadı yapılabileceği düşünülmektedir.

Fırat Altıntaş
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fotovoltaik sistemlerde farklı tozlanma sürelerinin enerji üretim verimliliği üzerindeki etkilerinin belirlenmesi

Amaç: Çalışmamızda, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesin Uygulama Çiftliğinde bulunan güneş enerjili bir tarımsal sulama pompaj tesisi üzerinde bulunan fotovoltaik güneş panelleri kullanılarak, paneller üzerinde farklı kirlilik sürelerinde oluşacak olan tozlanmanın panel ve enerji üretim verimliliği kaybına ve sonuç olarak toplam sistem üzerindeki etkisine bakılması amaçlanmaktadır. Materyal ve Yöntem: Çalışmamız da materyal olarak, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesinde bulunan güneş enerjili tarımsal sulama pompaj tesisi üzerinde kurulu olan 10 adet birbirine seri bağlanmış powolt marka polikristal paneller kullanılmıştır. Çalışma 12 ay boyunca her ay düzenli olarak, 2 gün (48 saat), 5 gün (120 saat) ve 10 gün (240 saat) beklenilerek saat 13:00'da panel yüzeyinde biriken tozların, toz miktarı tespiti yapılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda, 12 ay boyunca her ay düzenli olarak, 2 gün (48 saat), 5 gün (120 saat) ve 10 gün (240 saat) beklenilerek temizlenen panel ve temizlenmeden önce yapılan ölçümlerle elde edilen verilerin hesaplanarak karşılaştırılması yapılmıştır. Sonuç: Daha sık yapılan temizlik, özellikle yaz aylarında önemli ölçüde verim artışı sağlamaktadır. İki (2) günlük temizlik maksimum verimi sağlarken, 5 günlük temizlik verimlilikten çok fazla ödün vermeden uygulanabilirliği daha yüksek bir seçenektir. 10 günlük temizlik ise bazı durumlarda yetersiz kalabilmekte, hatta kirli panel ile benzer sonuçlar verebilmektedir.

Güneş enerjisiGüneş enerjisi sistemleriGüneş paneli
Çiğdem Akpınar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir- Küçük Menderes Ovası çiftçilerinin tarım traktörü satınalma parametrelerinin belirlenmesi ve traktör satınalma vizyonu üzerine bir araştırma

Amaç: Bu araştırma, İzmir İli Küçük Menderes Ovası çiftçilerinin tarım traktörü satın alma parametrelerinin belirlenmesi ve satın alma vizyonu oluşturma amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Yöntem: İzmir İli Küçük Menderes Ovası çiftçilerinden oluşan 123 kişilik bir örneklem, çalışmanın materyalini oluşturmaktadır. Örneklem üzerine traktör satın alma sebeplerini ve etkileyen veya etkileyebilme ihtimali olan ihtimalleri içeren sorulardan oluşan anket uygulanmıştır. Anket verileri istatistiki verilere dönüştürülmüş ve yorumlanmıştır. Bulgular: Çalışmanın başlıca bulguları; yeni ve/veya kullanılmış traktör alma eğilimleri, ideal traktör değiştirme yaşları, beğenilen traktör markaları, traktör ile kullanılan ekipmanlar, yeni ve eski traktörü tercih edilme sebepleri, traktör satın alma kaynakları, bölge çiftçileri için ideal beygir gücü, bölge çiftçilerinin uydu destekli traktör bilgisi ve satın alma eğilimleri, elektrikli traktör hakkında düşünceleri, traktör satın alırken tercih edilen ödeme ve finans kaynakları ve tercih edilen finansal vadeleri, olarak özetlenebilir. Sonuç: Çalışma neticesinde traktör tercihlerini etkileyen ekipman uyumu için en çok kullanılan ekipmanlar tespit edilmiştir. İdeal traktör değiştirme yaşı ve sahip olunan traktörlerin yaş grupları arasındaki paralellik sunulmuştur. Yeni ve kullanılmış traktör tercihleri ve sebepleri yorumlanarak iki satış kanalı arasındaki dengenin önemi yorumlanmıştır. İnternetteki traktör fiyatlarının gerçeklerle bağdaşmaması, uydu destekli traktörlere bölge çiftçisinin eğilimi ve traktör satın almada tercih edilen ödeme ve finansal enstrümanlar irdelenerek gelişime açık yönler vurgulanmıştır.

Küçük Menderes OvasıSatın almaTraktörler+2
Abdurrahman Güngör Sarıbulut
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi tekniği kullanılarak domates meyvesinin briks değerinin belirlenmesi

Amaç: Makine öğrenmesi tekniği kullanılarak domatesin briks değerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Denemelerde joker f1 300 adet domates çeşidi kullanılmıştır. Domateslerin rengi sap, orta, taban bölgelerinden L,a,b renk uzayında renk ölçüm cihazı ile ölçülmüştür. Briks değeri ise refraktometre ile ölçülmüştür. Sap, orta ve taban bölgelerinden elde edilen dokuz adet L,a,b değerleri briks tahminlemesi için kullanılmıştır. Veri seti dokuz adet L,a,b değerleri ve briks değerlerinden oluşturulmuştur. Performans artırımı için eta özellik seçme algoritması kullanılmıştır. Makine öğrenmesi algoritması olarak destek vektör regresyonu ve karar ağaçları kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada domates renginin briks değerine etkisi belirlenmiştir. Çalışmada en iyi briks değeri tahmin modeli tüm renkler için karar ağaçları algoritmaları ve %50 eğitim-%50 test veri seti kullanılarak elde edilmiştir. Modelin belirleme katsayısı (R) 0.437'dir. Sonuç: Renk değerlerinden briks tahminleme için çalışılan tüm modellerde model performansı zayıf olarak belirlenmiştir.

DomatesHasatMakine öğrenmesi+3
Uğur Kadıoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Görüntü işleme tekniği ile marul bitkisinin kütlesinin belirlenmesi

Amaç: Bu tez çalışmasında, görüntü işleme tekniği kullanılarak marul bitkisinin kütlesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Denemeler için marul bitkilerinden altı dönemde elde edilen 120 adet fotoğraf kullanılmıştır. MATLAB yazılımı kullanılarak bitkinin RGB renk uzayındaki farklarından yola çıkarak marulun taç yaprak izdüşüm alanı piksel cinsinden bulunup, ölçüsü bilinen referans değer yardımı ile oranlanarak bitkinin gerçek alanı hesaplanmıştır. Fotoğrafların çekildiği dönemlere paralel olarak marulların ağrılıkları da hassas terazi ölçülmüştür. Hesaplanan gerçek alan ile ölçülen marul ağrılıkları arasında regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Analiz sonucunda dönemlere ait belirleme katsayıları; 1. dönem 0.68, 2. dönem 0.74, 3. dönem 0.78, 4. dönem 0.69, 5. dönem 0.89, 6. dönem 0.73 ve tüm dönem de ise 0.91 olarak belirlenmiştir. Sonuç: Bu değerlerin neticesinde marulun ağrılığının yüksek hassasiyet ve doğrulukla tahmin edilebileceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Görüntü işleme, MATLAB, marul, kütle belirleme

Mehmet Han İnyayla
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ili bazı tarım makinaları imalatçılarının iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının araştırılması

Amaç: Bu araştırma 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili tebliğ ve yönetmelikler ışığındaki uygulamalar ile Aydın ilindeki bazı tarım makinaları imalatçılarının gerçekleştirmiş olduğu iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları karşılaştırılarak eksikliklerin tespiti ve mevcut durumun belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Materyal ve Yöntem: Çalışmanın materyalini Aydın ili ve ilçelerinde bulunan Sanayi Odası ve Söke Ticaret Odası'nda kayıtlı tarım makinaları imalatı yapan 19 işletme oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak 68 sorudan oluşan yüz yüze gerçekleştirilen anket yöntemi kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin bilgisayar ortamında EXCEL programı kullanılarak değerlendirmeleri yapılmıştır. Bulgular: Araştırmada; katılımcıların demografik özellikleri, işletme yapıları, üretim bölümleri, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına ilişkin bilgileri ve iş kazaları ve meslek hastalıklarına yönelik işletmeler çerçevesinde elde edilen verilerden oluşmaktadır. Sonuç: İncelenen tarım makinaları imalatçılarının genel olarak iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını yerine getirdikleri görülmüş fakat birtakım eksiklikler tespit edilmiştir. Ankete katılan firma sorumlularının iş sağlığı ve güvenliği kanunu hakkında bilgi eksikliği yaşadıkları, firmalarda önlemlerin uygulanma düzeyinin yeterli seviyede olmadığı, işveren ve çalışan yükümlülüklerini tam anlamıyla bilmediği, kontrol ve denetimlerin etkin bir şekilde yapılmadığı şeklinde eksiklikler görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Tarım makinaları, Tarım makinaları imalathaneleri, 6331 sayılı kanun, İş sağlığı ve güvenliği

AydınKanunlar 6331 sayılıTarım makineleri+1
Elif Duran
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ilinde yetiştirilen bazı çilek çeşitlerinin hasat ve hasat sonrası işlemlere yönelik fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenmesi

Amaç: Bu çalışmada, Aydın ilinde yetiştiriciliği yapılan beş farklı çilek çeşidinin bazı seçilmiş fiziksel özellikleri, mekanik özellikleri gibi parametreleri belirlenerek, hasat veya hasat sonrası sınıflandırma, paketleme ve taşıma aşamalarında kullanılacak olan mekanizasyon sistemlerinin tasarımına yardımcı olacak parametrelerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Çalışmada Festival, Fortuna, Rubygem, 406, Sabrina çilek çeşitlerinin her birinden 260 adet olmak üzere toplamda 1300 adet numune kullanılmıştır. Meyvelerde, meyve et sertliğinin ve meyve tutunma katsayılarının ölçülmesi içinse sırasıyla 20 kg kapasiteli, 6 mm kalınlığında batıcı uça sahip dijital el dinamometresi ile metrik skala ve çeki-bası kuvvetlerine sahip, ölçüm kapasitesi 10 kg olan 0,05 kg hassasiyetli el dinamometresi kullanılmıştır. Çileklerin nem miktarı, 70 °C sıcaklıkta sabit ağırlığa ulaşıncaya kadar tutulup yaş baza göre hesaplanmıştır. Çileklerin boyutları kumpas, ağırlıkları hassas terazi, hacimleri ise ölçekli kap ve içerisindeki saf su yardımıyla hesaplanmıştır. Çileklerin 1 cm2'lik kalibrasyon yüzeyinde dijital fotoğrafları çekilerek, ImageJ görüntü işleme programında bazı boyutsal özellikleri hesaplanmıştır. Meyvelerin sürtünme katsayıları ise sürtünme açı ölçüm cihazı yardımıyla hesaplanmış ve ölçüm sınırı maksimum 500 N olan Zwick-Roell Marka Universal test cihazıyla yapılan farklı oranlardaki sıkıştırma işlemleriyle de yük altındaki davranışları belirlenmiştir. Çalışmada meyvelerin çarpma parametrelerinin belirlenebilmesi için sarkaç (pendulum) düzeneği kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada çilek çeşitleri arasında nem içerik değeri en yüksek 406 (%89,986), meyve tutunma kuvvetinin en yüksek değeri Fortuna (3 N) ve meyve et sertliği değerinin en yüksek değeri de Sabrina çeşidinde (10,10 N) bulunmuştur. Çalışmada elde edilen fiziksel parametreler sonucunda 406 çilek çeşidinin kütlesi, hacmi, dikey ve yanal projeksiyon alanları (izdüşümleri), geometrik ortalama çap ve yüzey alan değerleri diğer çeşitlerden daha yüksek bulunmuştur. Küresellik ve özkütle değerleri ise çeşitler arasında en yüksek Festival ve Fortuna çeşitlerinde elde edilmiştir. Çeşitler arasındaki kütlesel değerler varyans analizine tabi tutularak p<0.05 önem seviyesine göre önemli bulunmuştur. Çalışmada çilek çeşitlerinin iki farklı konumda ve dört farklı yüzey üzerinde sürtünme katsayı değerleri bulunarak, yüzeyler ile çeşitler arasındaki ilişkisi incelenmiştir. Çalışmada ortalama en yüksek sürtünme katsayı değerleri 0,43 Sabrina çeşidinde bulunmuştur. Çalışmada kullanılan dört farklı yüzeyde sürtünme katsayı değeri en yüksek kartonda, en düşük ise ahşapta bulunmuştur. Elde edilen parametreler sonucu çeşitler arasında yapılan varyans analizine göre sürtünme katsayı değeri çeşitlerde p>0,05 önem seviyesine göre önemli bulunurken, kullanılan yüzeyler p>0.05 önem seviyesine göre önemsiz bulunmuştur. Çarpma denemelerinde ise sarkaç (pendulum) düzeneği kullanılarak farklı yüksekliklerden, farklı yüzeylere çarptırılan çilek çeşitlerinin zedelenme alanları, esneklik katsayıları ve absorbe edilen enerji değerleri hesaplanmıştır. Çalışmada düşme yüksekliğinin artmasıyla zedelenme alanı ve absorbe edilen enerjinin arttığı, esneklik katsayısının ise azaldığı görülmüştür. Çilek çeşitleri iki farklı konumda ve beş farklı deformasyon yüzdesinde (%5, %15, %25 %35, %45), biri sabit ve biri hareketli olmak üzere, iki platform arasında sıkıştırılarak yük altındaki davranışları belirlenmiştir. Sıkıştırma işlemi sonucunda meyvelerin çeşitlilik, sıkıştırma yönü ve yüzde deformasyonuna göre; deformasyon ve maksimum sıkıştırma kuvvet (Fmax) değerleri p<0.05 önem seviyesinde önemli bulunmuştur. Deformasyon enerjisi ise p<0.05 önem seviyesinde önemsiz bulunmuştur. Sonuç: Sonuç olarak çilek çeşitleri kendi aralarında hem fiziksel hem de mekanik özellikleri bakımından farklılık göstermiştir. Fiziksel özelliklerin incelenmesiyle farklı boyutsal değerlere ulaşılmıştır. Çeşitlerin iki farklı konumda, dört farklı yüzey üzerinde gösterdikleri sürtünme katsayı değerlerine göre, yüzeyler ve çeşitler arasındaki ilişki bulunarak, yüzeylerin sürtünme katsayı değerini etkilediği görülmüştür. Çarpma parametrelerinde, çileklerde düşme yüksekliğinin artmasıyla zedelenme alanının arttığı, absorbe edilen enerjinin artmasıyla da esneklik katsayısının azaldığı bulunmuştur. Sıkıştırma testinde ise sıkıştırma deformasyon yüzdelerinin yükselmesi sonucu, sıkıştırılan hücre sayısı artarak deformasyon ve deformasyon miktarında artış görülmüş ayrıca Fmax kuvvetleri de elde edilmiştir. Ayrıca çalışmada çeşitlerin nem içeriğine, tutunma kuvvetlerine ve meyve et sertliklerine bakılarak en düşük ve yüksek değerler bulunmuştur.

Fiziksel parametrelerMekanik özelliklerÇarpma problemleri+1
Tuğçe Akçakal
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ili koşullarında yerfıstığı hasat ve harman makinalarının tarla performansının belirlenmesi

Amaç: Bu araştırmada Aydın'ın Çine ilçesinde üretimi yapılan yerfıstığının hasat ve harman makinalarının tarla performansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Araştırma, 2021 yılı Ekim ayında Aydın ili Çine ilçesinde üretimi yapılan yerfıstığının, belirlenen tarım alanlarından alınan numuneler ve makinaların çalışma sürecinde yapılan ölçümler ile gerçekleştirilmiştir. Yerfıstığı bitkisinin nem değerlerini, geometrik, gravimetrik ve mekanik özellikleri laboratuvar koşullarında belirlenmiştir. Yerfıstığı hasat ve harmanlama işlemleri sırasında makinanın ilerleme hızı, iş başarısı ve oluşan kayıplar hesaplanmıştır. Bulgular: Farklı tarım alanlarında ve farklı makina çeşitleri ile yapılan çalışmada makinaların hasat ve harman parametreleri belirlenmiştir. Tarla verimi Tarla 1 için 486,72 kg/da, Tarla 2 için 579,93 kg/da; hasat makinalarında oluşan toplam kayıp Tarla 1 için %21,92, Tarla 2 için %21,00 olarak belirlenmiştir. Harman makinası kayıpları Tarla 1'de %5,85 Tarla 2'de %5,80'dir. Makinaların efektif iş başarısı hasatta Tarla 1 için 3,31 da/h, Tarla 2 için 4,35 da/h; harman işleminde ise Tarla 1 için 2,43 da/h, Tarla 2 için 2,21 da/h'dir. Sonuç olarak, yerfıstığı hasat ve harman makinalarının ayarlarının yapılması ve aşınmış parçaların değiştirilmesi, makinaların eğitimli kişiler tarafınca kullanılmasının kayıpların azalmasında etkisi olacaktır. İstenilen verim ve kaliteye ulaşılmış olacaktır.

AydınFiziksel özelliklerHarman makineleri+3
Kübra Kırdı
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı meyve türlerinde mekanik zedelenme parametrelerinin matematiksel modellenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı ayva, elma, nektarin ve şeftali meyvelerinin farklı yüksekliklerden (20, 35, 50, 65 ve 80), farklı yüzeylere (ahşap, çelik ve kauçuk) çarpmaları sonucu oluşan zedelenmenin tahmin edilmesine yönelik matematiksel modellerin belirlenmesidir. Materyal ve Yöntem: Çalışma ayva, elma, nektarin ve şeftali olmak üzere dört farklı meyve çeşidiyle gerçekleştirilmiştir. Meyveler sarkaç düzeneği kullanılarak her yükseklik için 20 tekerrürlü olarak 5 farklı yükseklikten, 3 farklı yüzeye çarptırılmışlardır. Meyvelerin sertlik değerleri dijital penetrometre ile, nem içeriği değerleri etüv cihazı ile, kütle ölçümleri hassas terazi ile, projeksiyon alanı, zedelenme alanı ve zedelenme derinliği değerlerinin hesaplanması ImageJ programı ile gerçekleştirilmiştir. Meyvelerin genel boyut ölçümleri dijital kumpas ile yapılmıştır. Sarkaç çarpma test düzeneği kullanılarak meyvelerin esneklik katsayısı belirlenmiştir. Zedelenme alanı ve zedelenme hacmi tahminine yönelik matematiksel modeller doğrusal ve doğrusal olmayan (üssel) matematiksel model olarak iki farklı formda tasarlanmıştır. Her bir matematiksel model için elde edilen veriler Minitab paket programında Stepwise regresyon analizine tabi tutulmuştur. Matematiksel model formlarının tahminleme oranını ifade edebilmek için korelasyon katsayısı (r) değerleri hesaplanmıştır. Ayva ve elma meyveleri için doğrusal ve doğrusal olmayan (üssel) formda zedelenme parametrelerine ait matematiksel modeller geliştirilirken, şeftali ve nektarin meyvelerinin çarpma denemeleri sonucunda zedelenme parametrelerinin belirlenmemesi nedeniyle model geliştirilememiştir. Bulgular: Ayva meyvesinde zedelenme alanı tahminlemesine yönelik oluşturulan doğrusal ve doğrusal olmayan (üssel) matematiksel modellerin regresyon katsayısı (R2) değerleri sırasıyla %91,96 ve %96,56, zedelenme hacmi için %88,57 ve %97,87, elma meyvesi zedelenme alanı için doğrusal ve doğrusal olmayan (üssel) matematiksel modellerin R2 değerleri sırasıyla %94,97 ve %98,15, zedelenme hacmi için %96,91 ve %97,45 olarak elde edilmiştir. Sonuç: Çarpma yüksekliği ile zedelenme alanı ve zedelenme hacmi arasında doğrusal bir ilişki bulunmaktadır. Çarpma yüksekliği arttıkça zedelenme alanı ve zedelenme hacmi değerleri artış göstermiştir. Zedelenme alanı ve zedelenme hacmi için elde edilen doğrusal ve doğrusal olmayan (üssel) matematiksel modellerden doğrusal olmayan (üssel) matematiksel modellerin tahminleme katsayısı (R2) daha yüksek bulunmuştur. Tasarlanan modeller içerisinde çarpma yüksekliği (h) ve çarpma yüzeylerinin elastisite modülü (E) modellere en yüksek katkıyı sağlayan parametreler olmuştur. Bu araştırmadan elde edilen verilerin ayva, elma, nektarin ve şeftali meyveleri için hasat sırasında ya da sonrasında kullanılacak ekipman ve makinelerde uygun tasarımlar ya da modifikasyonlar yapılmasına faydalı olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Matematiksel modelleme, Meyve, Zedelenme.

Buse Sayar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İklim değişikliği ve tarım etkileşimi çerçevesinde, koruyucu toprak işleme yöntemlerinin, toprak işleme sonrası ve uzun dönem CO2 emisyonuna etkilerinin belirlenmesi

Amaç: Araştırmada temel olarak, uygulanan farklı toprak işleme yöntemlerinin CO2 emisyonuna olan etkilerini belirlemek, yetiştirilen bitkilerin tüm vejetasyon süresi boyunca yapılan uygulamaların (gübreleme, sulama, ilaçlama, çapalama) CO2 emisyonuna olan etkilerini izlemek ve araştırmak, toprak işlemeye ve mevsimsel değişikliklere bağlı CO2 emisyonunun dönemsel değişimlerini belirlemek ve CO2 emisyonunun gün içerisinde en düşük ve en yüksek olduğu zaman dilimini belirlemek amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Araştırma Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezinde, uzun yıllardır koruyucu toprak işleme çalışmalarının yürütüldüğü özel bir alanda 1. yıl buğday+s.mısır 2. yıl pamuk münavebe sistemine uygun olarak geleneksel toprak işleme ve ekim, azaltılmış toprak işleme ve ekim ile toprak işlemesiz ekim uygulamalarını içeren 4 konu, tesadüf bloklarında şeritvari ekim deneme deseninde, 3 tekerrürlü ve çakılı olarak 2 yıl yürütülmüştür. Bulgular: 2020 – 2022 yılları arasında yürütülen bu çalışmada ölçülen CO2 emsiyonu değerleri bize göstermiştir ki; uygulanan farklı toprak işleme yöntemleri, toprak işlemede kullanılan alet ve ekipmanların seçimi ve kullanılan ekipmanların işlem tekrar sayısı topraktan salınan CO2 miktarına doğrudan etkilidir. Ölçümler yetiştiricilik sırasında yapılan tarımsal uygulamalardan hemen sonra tekrarlanarak CO2 emisyonuna etkileri araştırılmıştır. Buna göre ara toprak işlemesi yapılan günlerde emisyon miktarının arttığı tespit edilmiştir. Ancak sulamada daha farklı bir durum ortaya çıkmıştır. Bazı sulama uygulamaları sonrasında CO2 emisyonu miktarlarında ani bir artış gözlemlenirken bazı sulamalardan hemen sonra yapılan ölçümde ise tam aksine ani bir düşüş görülmüştür. Denemenin başından beri ölçülen tüm CO2 emisyonu değerlerine yapılan LSD testi sonuçlarına göre azaltılmış toprak işleme konuları A B grubunda yer alırken, geleneksel toprak işleme konusu A grubunda, doğrudan ekim konusu B grubunda yer almıştır. Elde edilen sonuçlara göre konular bazında en yüksek ortalama CO2 emisyonu 5,5266 µmol.m-2.s-1 ile geleneksel toprak işleme yönteminde elde edilirken, en düşük CO2 emisyonu ortalaması doğrudan ekim konusunda 4,2000 µmol.m-2.s-1 ile elde edilmiştir. Günün farklı saatlerinde yapılan ölçümler değerlendirildiğinde en düşük emisyon değerleri gün batımından sonraki saatlerde gerçekleştirilmiştir. Bu durumun topraktaki mikroorganizma faaliyetlerinin yavaşlamasıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Yürütülen tez çalışmasından elde edilen veriler sonucunda toprak işlemenin hemen arkasında yükselen CO2 emisyonu değerlerinin aylara göre de değişiklik gösterdiği sonucuna varılmıştır. Bu değişiklik kış aylarında 24 saatten daha az sürede stabil hale gelirken, nispeten daha sıcak olan yaz aylarında ise üçüncü günden sonra stabil hale gelmiştir. Tüm yıl boyunca yapılan CO2 ölçümlerinden elde edilen veriler ışığında İzmir Menemen bölgesi koşullarında en yüksek CO2 emisyonunun haziran, temmuz ve ağustos aylarında meydana geldiğini söyleyebiliriz. Toprak işlemenin hemen ardından GTİ konusunda daha yüksek ölçülen CO2 emisyonu miktarlarının, bahar aylarında yapılan ölçümlerde oransal olarak daha az arttığı fakat diğer konulardaki emisyon artışının daha fazla olduğu, toplamda ise en yüksek emisyon hacmine GTİ konusunun sahip olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Emisyon miktarının düşürülmesi amacıyla geleneksel toprak işleme yerine doğrudan ekim tercih edilmesi durumunda %15-25 oranında bir azalma sağlanabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Benzer sonuçların elde edildiği tüm çalışmalardan elde edilen veriler ışığında koruyucu toprak işleme yöntemlerinin tercih edilmesi yoluyla, tarım kaynaklı CO2 emisyonu miktarlarının düşürülmesi mümkün gözükmektedir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda toprak işleme faaliyetlerinin gün batımı ya da sabah erken saatlerde yapılması daha düşü CO2 emisyonuna sebep olabilir. Sera gazı emisyonları açısından daha avantajlı olacağı için toprak işlemede bu saatlerin tercih edilebilir ya da çiftçilere bu saatler tavsiye edilebilir.

Tuncay Topdemir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ağrı ilinde tarım işletmelerinin tarımsal yapı ve mekanizasyon özellikleri

Ağrı ilinde bulunan tarım işletmelerinin tarımsal yapı ve mekanizasyon özelliklerinin belirlenerek, bu il hakkında karar alanlara ve çalışma yapanlara bir kaynak oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Devlet İstatistik Enstitüsü ve Ağrı Tarım İl Müdürlüğünden alınan veriler kullanılarak işletmelerin arazi varlıkları ve özellikleri, ürün çeşitleri ve üretim desenleri ile tarımsal mekanizasyon durumu ortaya çıkartılmış, mekanizasyon ölçütleri hesaplanmıştır. Ağrı ili ile Türkiye karşılaştırılmıştır. İşletmelerde kullanılan tarım alet ve makineleri sayıları azdır. Ağrı ilinde bir traktöre düşen toplam işlenen alan miktarı Türkiye ortalamasından 3 kat fazladır. Ağrı ilinde 1000 hektar işlenen alana düşen traktör sayısı (12.86) Türkiye ortalamasının (37.96) altındadır. Ağrı ilinde traktör sayısı 4.556 adet olup sayı bakımından azdır. Biçerdöver bulunmamaktadır. Toplam ekipman sayısı 25.670 adet, toplam ekipman ağırlığı 27.808 tondur. Ağrı ilinde işlenen alana düşen güç miktarı 0.685 kW/ha dır. Ağrı ilinde bulunan işletmelerin % 73'ü traktör kullanmaktadır. 2007, 88 sayfa Anahtar kelimeler: Tarımsal yapı, tarımsal mekanizasyon, Ağrı ili, tarım işletmeleri

Murat Arıöz
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Düşey tamburlu ahır gübresi dağıtma makinasının Aydın ilinde örnek bir tarımsal işletmede kullanımına ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmada, düşey tamburlu gübre dağıtma makinasının çiftçi çalışma koşullarındaki, dağılım düzgünlüğünün belirlenmesinde karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözümler sunulmuştur. Bu amaçla; Aydın ili Posacılar Çiftliğinde tarla çalışmaları yürütülmüştür. Dağılım düzgünlüğünün belirlenmesinde 26 adet gübre toplama kutusu makina dağıtma genişliğince yanyana sıralanmıştır. Makina 2 farklı ilerleme hızında (1.95 km/h ve 2.85 km/h) çalıştırılarak toplama kutuları üzerinden geçirilmiştir. Denemelerde 2 farklı nem içeriğine sahip (%32.2 ve %76.8) ağır gübresi kullanılmış ve kullanılan gübrelerin hacim ağırlıkları (sırasıyla 0.53 kg/dm3 ve 0.73 kg/dm3) belirlenmiştir. Gübre dağıtıldıktan sonra her bir kutuda elde edilen gübreler tartılarak değerler arasındaki varyasyon katsayısı bulunmuştur. Dağıtma genişliğinin uçlarına gidildikçe kutulara düşen gübre miktarı azaldığı için katlamalı çalışma yöntemi uygulanmıştır. Denemeler sırasında, kullanıcının makina ayarlarında değişiklik yapılmasına izin vermemesi, gübre kasasının kapasitesinden fazla yüklenmesi gibi sorunlar ile karşılaşılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilere göre, en düzgün dağılım %28.9 varyasyon katsayısı ile yaş gübre I. hız kademesinde (1.95 km/h) elde edilmiştir. Dağılım düzgünlüğü üzerinde; gübrenin içerdiği nem miktarı, gübrenin hacim ağırlığı, kasadaki gübre miktarı ve makinanın ilerleme hızının etkisi önemli bulunmuştur. Denemelerde karşılaşılan sorunların en aza indirilebilmesi için çalışmaya başlamadan önce makinanın bakım ve ayarları yapılmalı, imalatçı firma tarafından kullanıcıya makinanın kullanımı ile ilgili eğitim verilmeli, dağıtıcının dağıttığı ortalama gübre miktarının belirlenebilmesi için de denemelerdeki tekrar sayısı arttırılmalıdır.

Cansu Yılmaz
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Laboratuar koşullarında haşhaş kapsül toplama sisteminin geliştirilmesi

Bu çalışmada, laboratuar koşullarında çalışan bir haşhaş kapsül toplama sisteminin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, sistemin tasarımı ve sonlu elemanlar yöntemine göre gerilme analizleri bilgisayar destekli tasarım programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tasarım sonucunda imalatı gerçekleştirilen prototip sistemle, üç farklı ilerleme hızında (1, 1.5 ve 2 km/h), üç farklı tutucu tekerlek devir sayısında (70, 90 ve 110 min-1) ve sabit yedirici helezonun devir sayısında (510 min-1) laboratuar denemeleri yapılmıştır. Denemeler sonucunda sağlam haşhaş kapsül oranları, sap uzunlukları ve depoya ulaşan haşhaş kapsül oranları gibi kriterlere göre prototip sistemin performansı belirlenmiştir. Elde edilen bulgulardan çalışma sınırları içerisinde 3 farklı çalışma kombinasyonu ortaya çıkmıştır. Bu kombinasyonlar içerisinde en iyi sonuçlar; 1 km/h ilerleme hızı ve 70 min-1 tutucu tekerlek devrindeki depoya ulaşan haşhaş kapsül oranı (%98,08), 2 km/h ilerleme hızı ve 70 min-1 tutucu tekerlek devrindeki sap uzunlukları (5.30 cm) ve 2 km/h ilerleme hızı ile 90 min-1 tutucu tekerlek devrindeki sağlam haşhaş kapsül oranları (%99.35) optimum değerlerde elde edilmiş; kombinasyonlar uygulama maliyetleri ve iş başarısı yönünden karşılaştırılmıştır. Fire ve işçilik maliyetlerinin belirlenmesine yönelik olarak yapılan analiz sonuçlarına göre; 2 km/h ilerleme hızı ile 90 min-1 tutucu tekerlek devri koşullarında ve depoya ulaşmayan sağlam kapsüllerin toplanmasını içeren uygulama 25.09 TL/da ile en düşük değere sahip olmuştur. Laboratuar deneme sonuçları, prototipi geliştirilen bu haşhaş kapsül toplama sisteminin tasarım, imalat ve performans açısından başarılı olduğunu göstermiştir. Tarla koşullarında çalışacak kapsül toplama makinası geliştirilmesine öncülük edecek olan prototip haşhaş toplama sisteminin haşhaş tarımına olumlu katkıları beklenmektedir. Anahtar sözcükler: Haşhaş, Haşhaş Hasadı, Kapsül Toplama Sistemi

Ahmet Fatih Hacıyusufoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale ili domates üretiminde farklı toprak işleme yöntemlerinin karşılaştırılması üzerine bir araştırma

ÖZAraştırma Çanakkale iline bağlı Biga ilçesindeki DEMKO A.Ş.'nin üretimarazisinde 2002-2003 üretim sezonunda yürütülmüştür. Çalışmanın amacı, yöredemonokültür tarım şeklinde yetiştirilen domatesin üretiminde uygulanan gelenekseltoprak işleme yöntemi (GTİ) ve buna alternatif olarak derin toprak işleme yönteminin(DTİ), toprak özellikleri ile, domatesin bitkisel özellikleri, verim ve toprağın bazıfiziksel ve kimyasal özellikleri üzerine olan etkisini araştırmaktır. Geleneksel toprakişleme yöntemi, kulaklı pulluk(2) + diskaro(1) + karık makinesi(1) + rototiller(1)+dikim(1) makine ve işlemlerini içerirken, derin toprak işlemede ise; dipkazan(1) +diskaro(1) + karık makinesi(1) + rototiller(1)+ dikim(1) gibi makina ve işlemlerikapsamaktadır. Araştırma sonucunda, en yüksek verim derin toprak işleme yönteminde136.2 ton/ha iken, geleneksel toprak işleme yönteminde ise 130.6 ton/ha verim eldeedilmiştir. Diğer taraftan birim alan başına tarla işlem sayısı az olan derin toprak işlemeyöntemi en düşük maliyetli ve buna bağlı olarak en karlı sistem olarak belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Domates verimi, toprak özellikleri, derin toprak işleme, dipkazan.I

Anıl Çay
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kuru tarım koşullarında buğday üretiminde farklı toprak işleme yöntemlerinin yabancı ot popülasyonu ve toprak özelliklerine etkileri

ÖZETBu çalışmada, Çanakkale ilinde buğday üretiminde kulaklı pulluk ile toprakişlemenin yapıldığı klasik toprak işleme yöntemi ve buna alternatif olarak ele alınmışkombikürümün kullanıldığı yüzeysel toprak işleme yönteminin toprağın bazı özellikleri,yabancı ot popülasyonu ve tane verimi üzerine olan etkileri karşılaştırılmıştır. Ayrıca elealınmış olan bu yöntemlerin girdi ve çıktı analizi yapılarak ekonomik karşılaştırılmasıyapılmış ve buna bağlı olarak en karlı üretim yöntemi belirlenmeye çalışılmıştır.Buğday tane verimi üzerine yöntemler arasında istatistiksel anlamda farklılıkolmadığı belirlenmiştir. Buğday veriminin domates anızındaki klasik toprak işlemeyönteminde 5509 kg/ha, yüzeysel toprak işleme yönteminde ise 4376 kg/ha olduğusaptanmıştır.Yöntemlere göre işlem sayıları ve makina kullanımı dikkate alınarak belirlenentoplam maliyet ve çıktı/girdi oranlarına bakıldığında; birim alan başına toplam maliyetklasik toprak işleme yönteminde 650.79 $/ha olarak belirlenirken, bu değer yüzeyseltoprak işleme yönteminde 614.03 $/ha olarak saptanmıştır. Toplam buğday verimidikkate alınıp çıktı/girdi oranları hesaplandığında; klasik toprak işleme yönteminin2.36'lik oranla yüzeysel toprak işleme yöntemine göre (1.99) daha karlı olduğugörülmüştür. Ancak toprak özelliklerinin korunması ve yabancı ot popülasyonununiyileştirilmesi bakımından yüzeysel toprak işleme yönteminin, klasik toprak işlemeyöntemine göre daha etkili olduğu görülmüştür.Ayçiçek anızındaki buğday veriminin klasik toprak işleme yönteminde 5371kg/ha, yüzeysel toprak işleme yönteminde ise 4390 kg/ha olduğu saptanmıştır.Ayçiçek anızındaki toplam maliyet ve çıktı/girdi oranlarına bakıldığında ise;birim alan başına toplam maliyet klasik toprak işleme yönteminde 650.79 $/ha olarakbelirlenirken bu değer yüzeysel toprak işleme yönteminde 614.03 $/ha olaraksaptanmıştır. Toplam buğday verimi dikkate alınıp çıktı/girdi oranları hesaplandığındaklasik toprak işleme yönteminin 2.31'lik oranla yüzeysel toprak işleme yöntemine göre(2.00) daha karlı olduğu görülmüştür. Ekonomik analiz yapıldığında anızlar arasındaistatistiksel olarak bir fark olmadığı görülmüştür. Bununla beraber her iki anızauygulanan işlemler sonucunda toplam maliyet değerlerinin eşit olmasına rağmendomates anızından daha fazla çıktı elde edilmesinden dolayı ekonomik anlamda ayçiçekanızına oranla daha faydalı olduğu söylenebilmektedir.

Arda Aydın
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık mantık yardımıyla doğal havalandırma yapılan bir serada sıcaklık ve bağıl nem kontrolünün modellenmesi

BULANIK MANTIK YARDIMIYLA DOĞAL HAVALANDIRMA YAPILANBİR SERADA SICAKLIK VE BAĞIL NEM KONTROLÜNÜNMODELLENMESİÖZETBu tez çalışması ?Bulanık Mantık Yardımıyla Doğal Havalandırma Yapılan BirSerada Sıcaklık ve Bağıl Nem Kontrolünün Modellenmesi? üzerine yapılmıştır.Bu amaçla tez; ?Giriş?, ?Literatür Özeti ve Önceki Çalışmalar?, ?Materyal veYöntem?, ?Sonuçlar ve Tartışma?, ?Sonuç ve Öneriler? ve ?Kaynaklar? konu başlığıaltında incelenmiştir. ?Giriş? kısmında sisteme neden ihtiyaç duyulduğundanbahsedilmiştir. ?Literatür Özeti ve Önceki Çalışmalar? kısmında ?Literatür Özeti?bölümünde; sera ve Bulanık Mantık konusu, ?Önceki Çalışmalar?da ise ülkemizde vedünyada bu konuyla direkt ilgili çalışmalardan bahsedilmiştir. ?Materyal ve Yöntem?kısmında ise ölçümlerin nerede ve nasıl alındığı, bulanık sistemin sera otomasyonunauygun yazılım programının nasıl geliştirildiğinden bahsedilmiştir. ?Sonuçlar veTartışma? kısmında ise yapılan modellemenin sonuçları üzerinde durulmuştur. ?Sonuçve Öneriler? kısmında ise yapılan çalışma genel olarak özetlenmiş ve bu sistemigeliştirmek için nelerin yapılması gerektiğinden bahsedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sera, Otomatik kontrol, Bulanık Mantık, Doğal Havalandırmaiv

Hüseyin Nail Akgül
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kırmızı biber, elma ve pırasanın kurutulmasında infrared kurutma tekniğinin kullanılması

Bu çalısmada kırmızı biber, elma ve pırasanın kuruma eğrileri ve kuruma hızı üzerine infrared lamba gücünün ve hava hızının etkileri değerlendirilmis ve kuruma zamanı, özgül enerji tüketimi, renk (L, a, b, ?E, kroma, hue açısı), büzülme, rehidrasyon oranı ve askorbik asit (C vitamini) gibi bazı parametreler üzerine infrared lamba gücü ve hava hızının etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıstır. Bu çalısma için infrared lambalarla çalısan bir kurutma düzeneği gelistirilerek tarım ürünlerinden kırmızı biber, elma ve pırasa dilimleri 3 farklı hava hızında ve 3 farklı infrared lamba gücünde (1,0; 1,5; 2,0 m/s hava hızı ve 300, 400 ve 500 W infrared lamba gücü) kurutularak denemeler gerçeklestirilmistir. Ürün kurutma süresi değerleri 1,0 - 2,0 m/s kurutma hava hızı aralığında ve 300, 400 ve 500 W infrared lamba güçlerinde sırasıyla kırmızı biber için 315-455 dak, 213-297 dak, 196-230 dak, elma için 198-274 dak, 171-261 dak, 137-170 dak ve pırasa için ise 305-341 dak, 195-244 dak, 183-241 dak değerleri arasında değismistir. Ürün kuruma süresi hava hızının artmasıyla artmıs, infrared lamba gücünün artmasıyla azalmıstır. Kırmızı biber, elma ve pırasa dilimlerin kurutulmasında infrared lamba gücünün artırılmasıyla her üç ürün kuruma hızı artıs göstermistir. Özgül enerji tüketim değerleri kırmızı biber, elma ve pırasa dilimleri için 1,0 - 2,0 m/s kurutma hava hızı aralığında ve 300, 400 ve 500 W infrared lamba güçlerinde sırasıyla kırmızı biber için 16,62-27,31 MJ/kg, 17,02-21,27 MJ/kg, 17,65- 19,51 MJ/kg, elma için 13,67-19,00 MJ/kg, 16,42-24,21 MJ/kg, 15,81-19,50 MJ/Kg ve pırasa için 19,18-19,15 MJ/kg, 15,01-22,56 MJ/kg, 18,02-25,84 MJ/kg değerleri arasında değismistir. Ürünün kurutulması için gerekli özgül enerji tüketimlerinin genel olarak hava hızının artmasıyla arttığı ve özgül enerjinin kuruma zamanı ve infrared lamba gücünün optimizasyonuna bağlı olduğu söylenebilir. Ürün büzüsme katsayıları kırmızı biberde sabit infrared lamba gücünde hava hızının artmasıyla azalmıs, pırasada ise düzgün bir değisim değeri elde edilememistir. Aynı ürünlerin rehidrasyon değerlerinin kırmızı biberde hava hızının artırılmasıyla düstüğü, infrared lamba gücünün artırılmasıyla yükseldiği görülmüs, elma dilimlerinde ise hız ve gücünün değismesiyle rehidrasyon değisimlerinde tekdüze değiskenlikler görülmemistir. Ürünlerin kurutma öncesi ve sonrasında yapılan renk ölçümlerinde, renk değerleri arasında küçük farklılıklar olduğu saptanmıstır. Anahtar Kelimeler: ?nfrared kurutma, kuruma eğrisi, kuruma hızı, özgül enerji, rehidrasyon, kırmızı biber, pırasa, elma

ElmaKurutmaKurutma yöntemleri+2
Şahin Nasıroğlu
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Kayısıda bazı içsel kalite kriterlerinin Fourier dönüşümlü-yakın kızıl ötesi (FT-NIR) spektroskopi kullanarak belirlenmesi

Bu çalışmada hedeflenen Tokaloğlu kayısı çeşidinin (Prunus armeniaca L) FT-NIR spektrometre kullanarak kalite içeriklerinin (sertlik, suda çözülebilir kuru madde içeriği, renk değerleri) hasarsız bir şekilde tespit edilmesi amaçlanmıştır. Ağaçtan belli aralıklarla yaklaşık 20 gün boyunca toplanan ve bir kez toplandıktan sonra soğuk hava deposunda (0-0,5 0C, % 90-95 nem) yaklaşık 20 gün bekletilen kayısılar üzerinde hedeflenen ölçümler gerçekleştirilmiştir. Kayısıların yansıma ölçümleri FT-NIR spektrometrenin fiber optik algılayıcısı ile 780-2500 nm aralıklarında gerçekleştirilmiştir. Sertlik ve suda çözülebilir kuru madde içeriği spektral ölçümlerden sonra meyvelere hasar vererek standart yöntemlerle yapılmıştır. Standart yöntemlerle ölçülen fiziksel özellikler ile spektral değerler arasındaki korelasyon ilişkileri, Kısmi En Küçük Kareler Regrasyonu' na (PLS) göre yapılmıştır. Kayısıların Magness-Taylor (MT) maksimum kuvvet değerleri ağaç uygulamaları için kalibrasyon aşaması için R2=0,82 (RMSEE=4,45) ve test aşaması için R2=0,80 (RMSECV=4,68) gibi iyi korelasyon değerleri ile tahmin edilmiştir. Depo uygulamalarında ise, MT maksimum kuvvet, kalibrasyon için R2=0,47 (RMSEE=4,65) ve test aşaması için R2=0,41 (RMSEE=5,51) gibi düşük korelasyon değerleri ile tahmin edilmiştir. MT eğim değerleri ağaç uygulamasında kalibrasyon için R2=0,79 (RMSEE=0,83) ve test aşaması için R2=0,77 (RMSECV=0,88) gibi yüksek tahmin sonuçlarına ulaşılırken depo için kalibrasyonda elde edilen korelasyon katsayısı (R2) 0,56 (RMSEE=0,69) ve test aşamasında ise R2=0,47 (RMSECV=0,80) gibi düşük sonuçlara ulaşılmıştır. MT alan için R2=0,75 (RMSEE=20,1) ve test aşaması için R2=0,71 (RMSECV=21) olmaktadır.FT-NIR spektroskopi kullanarak suda çözülebilir kuru madde içeriği tahmininde, her iki uygulama (ağaç, depo) için de yüksek ve birbirine yakın korelasyon değerleri elde edilmiştir. Ağaç uygulamasında kalibrasyon ve test aşamalarında elde edilen R2 değerleri 0,77 ile 0,75 (RMSEE=1,45; RMSECV=1,51) arasında yer alırken, depo uygulamasında R2 değerleri sırasıyla, 0,76 ile 0,74 (RMSEE=1,31; RMSECV=1,36) arasında olmuştur. Bununla birlikte, renk değerlerinin (kroma, hue) tahmin edilmesinde, düşük korelasyon değerleri elde edilmiştir. Ağaç uygulaması için test aşamasında kromanın tahmin edilmesinde elde edilen R2 değeri 0,55 (RMSECV=3,38) olurken, hue'nun tahmininde bu değer 0,16 (RMSECV=0,49) olmuştur. Renk değerlerinin tahmininde depo için daha düşük değerler gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, NIR spektroskopinin ürünlerin içsel ve kısmende olsa yüzeysel kalite özelliklerinin hasarsız tespiti açısından iyi bir potansiyel olduğunu söylenebilir.

KayısıRenkler
Mehmet Burak Büyükcan
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı bakım-koruma uygulamaları yapılan Bozcaada bağ alanlarındaki toprağın bazı fiziksel özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Araştırma Çanakkale iline bağlı Bozcaada ilçesinde 2006-2007 üretim sezonunda belirlenen üç farklı bağ alanında yürütülmüştür. Çalışmanın amacı Bozcaada bağ alanlarında uygulanan farklı bakım koruma işlemlerinin toprak sıkışıklığı üzerine etkisini araştırmaktır. Bozcaada Tarım İlçe Müdürlüğü Bağı (B1) ve üretici (Gocaylar) (B3) bağlar yüksek telli sistem, ikinci üretici bağı (B2) ise goble tipi özelliğindedir. B1 ve B3 bağları toprak işleme bakımında mekanizasyon araç ve gereçlerine uygun özellikte ve geniş sıralı (3,4 m X 1,70 m) özelliğine sahiptir. B2 bağında ise yabancı ot kontrolü için el frezesi kullanılmaktadır. Ele alınmış olan bu bağlarda uygulanmış olan farklı toprak işleme uygulamalarının toprağın hacim ağırlığı, porozitesi, toprak nem içeriği ve penetrasyon direnci, pH ve elektriksel kondaktivite (EC) üzerine olan etkileri incelenmiştir. Bu amaçla bitki köklerinin en yoğun olduğu 0-60 cm toprak profilinde 10'ar cm aralıklarla bozulmuş ve bozulmamış toprak örneklemesi alınmıştır. Penetrasyon direnci ölçümleri ise 0-80 cm toprak profilinde her 1 cm aralılarla arazi koşullarında yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde; her üç bağda da hacim ağırlığı ile porozite ele alınmış tüm toprak derinliklerindeki değişimleri ters orantılı olarak saptanmıştır. Ancak, hacim ağırlığı ile belirlenmiş toprak nem içerikleri arasında genelde doğrusal bir değişim belirlenmiş olup, toprak nem içeriği artınca hacim ağırlığı azalmıştır. B1 ve B2 bağlarında penetrasyon direncinin üst toprak katmanlarında bitkinin kök gelişimini etkilemeyecek değerler saptanırken, bu bağlarda özellikle 45 cm ve daha verimde önemli düşüşlere neden olan ve literatürde bildirilen 2 MPa'nın üzerine çıktığı görülmüştür. Buna karşın B3 bağında özellikle alt toprak katmanlarında elde edilen penetrasyon değerlerinin sınır değerler üzerine çıkmamasının nedeni, bağ tesis edilmeden önce dipkazan ile yapılan toprak patlatmanın yararlı bir etkisi olduğu sonucunu vermektedir. Diğer taraftan bağ alanlarından alınmış topraklardan incelenmiş olan pH ve EC değerleri alkali özellikte oldukları ancak, literatür bilgileri ile karşılaştırıldığında bitkinin gelişimi üzerine etki edebilecek seviyede tuz yoğunluğunun olmadığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Toprak İşleme, Toprağın Fiziksel Özellikleri, Bağcılık Tarımı.

Toprak işleme
Gürkan Vatansever
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Traktörlerde kuyruk mili (540 ve 750 d/dak) çalışma özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, traktörlerde 540 d/dak ve 750 d/dak kuyruk mili hızları arasındaki farklılıkların atölye koşullarında belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç için, benzer teknik özelliklerde üç farklı marka traktöre (Massey Ferguson 3085, New Holland TD85 ve John Deere 5625), atölye koşullarında bir kuyruk mili dinamometresi (eddy current) ile yükler uygulanmıştır. Her iki kuyruk mili uygulaması için ayrı ayrı yürütülen denemelerde traktör kuyruk mili torku, traktör motoruna ait yakıt tüketimi, özgül yakıt tüketimi ve soğutma suyu sıcaklığı parametreleri belirlenmiştir. Traktörlerin kuyruk millerine, 540 d/dak ve 750 d/dak çalışma hızlarında, uygulanan yük adımlarında ölçülen tork değerleri sırasıyla 88 Nm?888 Nm ve 63 Nm?638 Nm arasında değişmiştir. Veri analizleri, maksimum dinamometre yüklerine kadar (0?50 kW) 540 yerine 750 uygulamasının yakıt tüketimi değerlerinde Massey Ferguson 3085, New Holland TD85 ve John Deere 5625 traktörleri için sırasıyla %7.56?12.63, %7.59?14.64 ve %1.00?2.80, oranlarında artışlara neden olduğunu göstermiştir. Araştırma bulguları, 750 uygulamasının 540 uygulamasına kıyasla daha düşük kuyruk mili torku, daha yüksek yakıt tüketimi ve özgül yakıt tüketimi değerlerine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, 750 d/dak kuyruk mili uygulamasının maksimum yüklenmelere kadar, birçok kuyruk milinden hareketli tarım makinası için 540 uygulamasına önemli bir alternatif olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Traktör, 540 d/dak, 750 d/dak, kuyruk mili.

Traktörler
Murat Işıktepe
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım traktörlerinde yüklemelerin bazı motor parametreleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, traktörlerde yüklenmelere bağlı motor egzoz gazı sıcaklığı, soğutma suyu sıcaklığı, yakıt tüketimi ve özgül yakıt tüketimi parametrelerinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç için ülkemizde yaygın kullanıma sahip üç farklı marka traktöre (Massey Ferguson 3085, New Holland TD85 ve John Deere 5625) atölye koşullarında bir Eddy Akım dinamometresi ile farklı kuyruk mili uygulamalarında (540, 540E, 750) kısmi yükler uygulanmıştır. Denemeler her bir traktör için ayrı ayrı yürütülmüş ve motor parametreleri uygulanan yüklerle eşzamanlı olarak ölçülmüştür. Tüm denemelerde egzoz gazı sıcaklığı değerleri 181.10-603.40 °C arasında, motor soğutma suyu sıcaklığı değerleri 63.20-83.40 °C arasında, yakıt tüketimi değerleri 3.15-15.68 L/h arasında ve özgül yakıt tüketimi değerleri ise 230.37-1112.79 g/kWh arasında değişmiştir. Araştırma bulguları, traktör kuyruk mili yük artışına bağlı olarak egzoz gazı sıcaklığı ve yakıt tüketimi parametrelerinde de belirgin artışların, özgül yakıt tüketiminde ise benzer oranlarda azalmaların olduğunu ortaya koymaktadır. Soğutma suyu sıcaklığı değerleri ise güç değişimine bağlı olarak çok küçük değişimler eğilimindedir. Varyans analizi sonuçlarına göre Traktör, kuyruk mili uygulaması ve kuyruk mili gücü faktörleri ve etkileşimlerinin tüm ölçüm parametreleri üzerindeki etkilerinin istatistiksel olarak önemli (P<0.01) olduğu saptanmıştır. Çalışmada üç kuyruk mili uygulamasının farklı motor çalışma parametrelerine sahip olmalarına karşın maksimum yüklenmelere kadar, birçok kuyruk milinden hareketli tarım makinası için birbirlerine alternatif olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Zafer Özgür
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İç Doğu Karadeniz bölgesinde tarımsal yapı ve tarımsal mekanizasyon özelliklerinin ve düzeyinin belirlenmesi üzerine bir araştırma (Örnek:Bayburt)

Bu çalışmada Bayburt ilinde; işletmelerin mevcut tarımsal yapısını, tarımsal mekanizasyon özelliklerini, ürün cinsi ve üretim desenini, hayvan sayılarını belirlemeye yönelik veriler anket çalışması yapılarak incelenmiştir. Ayrıca Bayburt İli Aydıntepe ilçesinde 15304 ha. alanı kapsayan sulama projesi ile sulu tarıma açılacak alanlarda bulunan işletmeler için ürün deseni, sulama öncesi ve sonrasında işletmenin yıllık gelir ve giderlerinin, net kazançlarının belirlenmesiyle ilgili incelemeler yapılmıştır. Araştırma Bayburt ili merkez ilçe de dahil olmak üzere 3 ilçeye bağlı 177 köyde, tarımsal faaliyette bulunan 10665 işletmede yapılmıştır. Sonuçta bölgenin, tarım potansiyeli belirlenmiş ve uygun tarım alet ve makinalarına sahip olması ve etkin kullanımının sağlanması için uygun bir tarımsal mekanizasyon planlaması için veri tabanı oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: 1) tarım potansiyeli, 2) tarımsal mekanizasyon düzeyi 3) ürün deseni 4) sulama projesi

BayburtDoğu Karadeniz bölgesiTarım makineleri+2
İbrahim Halil Yücel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgil ağaçlarına ilaç uygulamada kullanılan pülveriza törün yardımcı hava akımı ünitesinin geliştirilmesi ve bahçe denemeleri

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ TURUNÇGİL AĞAÇLARINA İLAÇ UYGULAMADA KULLANILAN PÜLVERİZATÖRÜN YARDIMCI HAVA AKIMI ÜNİTESİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE BAHÇE DENEMELERİ İ. HALİL BAŞMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM MAKİNALARI ANA BİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Ali BAYAT Yıl: 1999, Sayfa: 41 Jüri : Prof. Dr. Fahri DELİGÖNÜL : Doç. Dr. Ali BAYAT : Doç. Dr. M. Tunç ÖZCAN Bu çalışmada, gelişmiş turunçgil ağaçlarına ilaç uygulamada kullanılabilecek bir yardımcı hava akımlı bahçe pülverizatörünün hava ünitesi geliştirilip, bahçede bazı etkinlik testleri yapılmıştır. Dizayn edilen hava ünitesinin, 40-50 m/s hava hızı, 50.000-70.000 m3/h hava kapasitesi ve ağaç başına 20-30 1' ye kadar uygulama hacmi sağlaması hedeflenmiştir. Ayrıca uygulama hacminin, ağaç üzerindeki farklı noktalarda sağlanan kaplama değerleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada belirtilen hedeflere uygun olarak, dizayn edilen hava ünitesi ile; ortalama hava hızı 53.83 m/s, hava debisi 71.000 m3/h ve ağaç başına 29 l'lik uygulama hacmine ulaşılmıştır. Ağaç başına 29.3 1 (4396 l/ha), 17.6 1 (2648 l/ha) ve 13.2 1 (1983 l/ha) uygulama hacimleri ile yapılan pülverizasyonlarda, en yüksek uygulama hacmi en yüksek kaplamayı sağlamıştır. En yüksek uygulama hacmi ile yapılan uygulamada, ağaç taç dış kısmında yaprak üst yüzeylerinde %96, yaprak alt yüzeylerinde %86 kaplama oram sağlanırken bu değerler taç iç kısmında sırasıyla %87 ve %62 olmuştur. Anahtar Kelimeler: Yardımcı hava akımlı pülverizatör, Hava debisi, Hava hızı, Uygulama hacmi, Kaplama oram, Turunçgil ağaçlan

AğaçlarPülverizatörlerTarım makineleri+3
İ. Halil Başman
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Değişik lastik ve tekerlek düzenlemelerinin traktör çeki verimine etkileri üzerinde bir araştırma

DEĞİŞİK LASTİK VE TEKERLEK DÜZENLEMELERİNİN TRAKTÖRÇEKİ VERİMİNE ETKİLERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMAÖZBu çalışmada, iki farklı yapıda (diagonal ve radyal) lastik tekerlek ve farklıdüzenlemelerinin (ek ağırlıklı-ek lastik tekerlekli), traktör verimi üzerindeki etkileri,deneysel yöntemlerle elde edilen veriler yardımıyla incelenmiş vedeğerlendirilmiştir. Denemeler, Buğday anızı ile örtülü farklı tekstürlerde (killi,Kumlu-tınlı) iki tarla ve beton zemin üzerinde yürütülmüştür. Tarla denemeleri,traktörün özgül yakıt tüketimi, genel verimi ve patinaj değerleri üzerinde etkiliolacağı düşünülen 3 faktör (vites kademesi, lastik yapısı, lastik tekerlekdüzenlemeleri) dikkate alınarak yürütülmüştür. Beton zemin denemelerinde ise, buüç faktörün, sabit patinaj değerinde (%15), traktör özgül yakıt tüketimi, maksimumçeki kuvveti, maksimum çeki gücü ve traktör genel verimi üzerindeki etkileriincelenmiştir. Denemelerde çift çeker New Holland 80-66 traktörü kullanılmıştır.Traktör, tarla denemelerinde üç gövdeli döner kulaklı pulluk ile yüklenmiştir. Betonzemin üzerindeki denemelerde ise, traktörün yüklenmesinde, traktör çeki test aracıkullanılmıştır. Denemelerde ele alınan faktörlerin gerek ayrı gerekse oluşturduklarıetkileşimlerle; traktör performansı üzerindeki etkilerinin istatistiksel olarak öneminiortaya koyan varyans analizi ve Duncan çoklu karşılaştırma testi, çalışmalarınyürütüldüğü deneme alanları için ayrı ayrı yapılmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir.Ayrıca, deneysel çalışmalarda en iyi sonucu veren radyal ve ek lastik tekerlekuygulamalarının sağladıkları avantajların oluşturdukları ek maliyetleridengelemesinin bir ifadesi olan geri kazanım periyotları (başa baş noktası), farklıtraktör yıllık kullanım süreleri için belirlenmiştir.Elde edilen sonuçlara göre; en yüksek çalışma verimi, beton ve anızlızeminler için, radyal lastik-ek lastik tekerlek-çalışmada seçilen en yüksek viteskademesi (yaklaşık 6 km/h) kombinasyonu için elde edilmiştir. Çalışmada incelenenfaktörlerin etkileri birbirlerinden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, yakıt vezaman tasarrufları açısından en iyi sonuçlar ek lastik tekerlek uygulamalarında eldeedilmiştir. Bu nedenle, ek lastik uygulamasının oluşturduğu ek maliyetlerin diagonallastik yerine radyal lastik kullanımı ile oluşan ek maliyetlere kıyasla daha fazlaolmasına rağmen, geri kazanımlarının daha kısa sürelerde gerçekleştiği saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Lastik tekerlek düzenlemeleri, radyal ve diagonal lastik,Traktör verimi.

Sarp Korkut Sümer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Lamas çayı üzerinde içme ve sulama amaçlı su kullanım sistemlerinin değerlendirilmesi

ÖZDOKTORA TEZILAMAS ÇAYI ÜZERINDE IÇME VE SULAMA AMAÇLI SUKULLANIM SISTEMLERININ DEGERLENDIRILMESIAhmet UYANÇUKUROVA ÜNIVERSITESIFEN BILIMLERI ENSTITÜSÜTARIM MAKINALARI ANABILIM DALIDanisman: Prof.Dr.M.Tunç ÖZCANYil: 2005, Sayfa: 157Jüri: Prof.Dr. M.Tunç ÖZCANProf.Dr. Ali BASÇETINÇELIKProf.Dr. Bülent ÖZEKICIProf.Dr. Emin GÜZELDoç.Dr. Sedat ÇALISIRMersin ili Erdemli ve Silifke ilçeleri içerisinde bulunan Lamas çayinin, sifiryükseltiden yaklasik 2400 m yükseltiye kadar ulasan konumu, bölgede yasayanköylüleri türbin-pompa ve cazibe tesis tiplerini kurmaya yöneltmistir. Ancak tesistipinin seçimi ve kurulmasi asamasindaki teknik bilgi eksikligi ve özellikle türbingibi, makine ve aksaminin uzman üreticilerden temin edilmemesi sonucunda tesislerverimsiz çalismakta ve bazi türbin tesisleri de çalismamaktadir. Ayrica Lamasçayindan bilinçsizce su alimi da bölgede su sikintisi meydana getirmistir. Buçalismada, Lamas çayindan su alan köy ve kasabalarin içme, kullanma ve sulamasuyu gereksinimleri hesaplanmistir. Daha sonra degisik debi, manometrik yükseklikve kullanilan boru uzunluklarinda gereksinim duyulan suyun, ayni su alimnoktalarina türbin-pompa, elektro motopomp ve cazibe tesis tipleri ile getirilmesidurumunda, bu tesislerin maliyet unsurlari belirlenmis ve özgül maliyet degerlerihesaplanarak en uygun ve ekonomik tesis tipini belirlemede yardimci olacakçizelgeler ve grafikler elde edilmistir.Anahtar Kelimeler: Türbin-pompa, Elektro motopomp, Cazibe su temini, sutüketimii

Ahmet Uyan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Seçilmiş zeytin çeşitlerinin mekanik hasadına yönelik bazı özelliklerin saptanması

Bu çalışmada, seçilen zeytin çeşitlerinin olgunlaşma zamanına bağlı olarakmekanik özelliklerinin (kopma kuvveti, sıkıştırma kuvveti) ve fiziksel özelliklerinin(nem, renk, boyut, toplam şeker) değişimi incelenmiştir. Bu amaçla Gemlik, Domatve Yerli çeşitleri kullanılmıştır. Olgunlaşmanın mekanik ve fiziksel özelliklerüzerindeki etkileri Tesadüf Parsellerinde Faktöriyel Deneme Planına (tek faktörlü)göre değerlendirilmiştir. Ayrıca, ortalamalar arasında fark olup olmadığı daDUNCAN testi ile karşılaştırılmıştır.Gemlik çeşidinde hasat döneminde ortalama nem miktarı %64.92; Domat%65.17; Yerli %67.05; sıkıştırma kuvveti Gemlik 47.98 N; Domat 63.62 N; Yerli29.46 N;.ve elastisite modülleri ortalama olarak sırası ile 1.68 N/mm2; 2.25 N/mm2;0.88 N/mm2 ;bulunmuştur. Ortalama kopma kuvveti Gemlik çeşidi 5.52 N; Domat5.50 N; Yerli 5.480 N; Gemlik çeşidi ortalama et/çekirdek oranı 5.43; Domat 4.90;Yerli 3.59 olarak bulunmuştur Domat, Gemlik ve Yerli çeşitlerinde hasat süresiboyunca ortalama şeker miktarları ise sırası ile % 2.7; 4.12; 5.23 olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimler :Zeytin, Mekanik özellikler, Fiziksel özellikler, Hasat, OlgunlukZamanıI

Gülüzar Gümüşoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım makineleri satınalma bedellerinin değerlendirilmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİTARIM MAKİNALARISATINALMA BEDELLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİEsra GÜNGÖRENÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIM MAKİNALARI ANABİLİM DALIDanışman: Yrd.Doç. Dr. Sait M. SAYYıl : 2005, Sayfa: 81Jüri : Yrd.Doç. Dr. Sait M. SAYProf. Dr. Alaettin SABANCIProf. Dr. M. Necat ÖRENTarım makinaları satınalma bedellerinin çok yıllık verilere dayalı olarakanalizi, tarımsal mekanizasyon planlaması başta olmak üzere değişik çalışmalar içinoldukça önemlidir.Bu tez kapsamında, ülke genelinde yaygın olarak kullanılan tarımmakinalarının edinme giderleri 1997-2004 yıllarını içerecek şekilde, çok yıllıkverilere dayalı olarak incelenmiştir. Değerlendirmede Türkiye genelinde üretimyapan ve verilerine ulaşılabilen, farklı illlerde faaliyet gösteren firmalardan edinilenveriler üzerinde çalışılmıştır.Yapılan değerlendirmelerde aynı makinanın satınalma bedelinin herhangi biryılda bölgelere göre önemli bir değişim göstermediği, makina satınalma bedellerininmakina ünite sayısı veya işleyici organ sayısıyla orantılı olarak değiştiği ve budeğişimin firmalar arasında çok önemli olmadığı belirlenmiştir.Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, seçilen tarım makinaları yani, disklipulluk, sabit kulaklı pulluk, çizel, kültüvatör, santrifüj gübre dağıtma makinası vekombine tahıl ekim makinaları için birim satınalma bedelleri sırasıyla, 737 €/m(759 $/m), 485 €/m (517.3 $/m), 300.7 €/m (317.3 $/m), 213.1 €/m (222.8 $/m), 24.5€/m (25 $/m) olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler :Tarım Makinaları Satınalma Bedeli, Mekanizasyonİşletmeciliği, Birim Satınalma BedeliI

Esra Güngören
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Turbofan ve yardımcı hava akımlı döner diskli memelerin (Micromax III, Tarp-2383) farklı işletme koşullarında sağladıkları kalıntı ve sürüklenme boyutlarının saptanması

ÖZ'2.725$7(=ø785%2)$19(<$5',0&,+$9$$.,0/,'g1(5'ø6./ø0(0(/(5ø1(Micromax III, TARP-)$5./,øù/(70(.2ù8//$5,1'$6$ö/$',./$5,KALINTI VE SÜRÜKLENME BOYUTLARININ SAPTANMASINigar<$538=%2='2ö$1d8.8529$h1ø9(56ø7(6ø)(1%ø/ø0/(5ø(167ø7h6h7$5,00$.ø1$/$5,$1$%ø/ø0'$/,: Prof. Dr. Ali BAYAT'DQÕúPDQ<ÕO: 2005, Sayfa: 134Jüri : Prof. Dr. Ali BAYATProf. Dr. Yusuf ZERENProf. Dr. Faruk ÖZGÜVENProf. Dr. Emin GÜZELProf. Dr. 05ÕIDW8/862

Nigar Yarpuz Bozdoğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye`de kullanılan selektörlerin işlevsel özellikleri ve aerodinamik esaslı ayırmanın temel parametreleri üzerine bir çalışma

ÖZDOKTORA TEZTÜRK YE'DE KULLANILAN SELEKTÖRLER N ŞLEVSELÖZELL KLER VE AEROD NAM K ESASLI AYIRMANIN TEMELPARAMETRELER ÜZER NE B R ÇALIŞMASongül GÜRSOYÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIM MAK NALARI ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. Emin GÜZELYıl: 2005, Sayfa: 187Jüri : Prof. Dr. Emin GÜZELProf. Dr. Tunç ÖZCANProf. Dr. Yusuf KIRTOKYrd. Doç. Dr. Ahmet NCEYrd. Doç. Dr. Abdullah SESS ZBu çalışmada, Türkiye'de tohum temizleme ve sınıflandırma makinelerinin kullanıldığı veüretildiği işletmelerde karşılaşılan sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik temel verilerinoluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaçla, anket çalışmaları ve imalatçılar ile birebir karşılıklıgörüşmeler yapılmıştır. Anket çalışmalarından elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucundakarşılaşılan temel sorunların başında tohum temizleme makinelerinin temizleme etkinlikleri vekapasitelerinin düşüklüğünün geldiği görülmüştür. Ayrıca, tohum temizleme makinelerinin imalatı,seçimi ve kullanımı sırasında o bölgedeki yetiştirilen ürünlerin fiziksel özelliklerinin göz önündebulundurulmasının çok önemli olduğu sonucuna varılmıştır.Buradan hareketle Güneydoğu Anadolu Bölgesi için geliştirilip tescil edilmiş olan altıbuğday, iki arpa, iki mercimek ve iki nohut olmak üzere toplam 12 ürün çeşidinin bazı fiziksel veaerodinamik özellikleri saptanmıştır.Yürütülen anket çalışmalarının değerlendirilmesi sonucunda seçilen iki farklı tip tohumtemizleme makinesi (hem eleklerden önce ve hemde eleklerden sonra hava kanalının yerleştirildiğiithal tohum temizleme makinesi ve hava kanalının vibro-motorlu eleklerden sonra yerleştirildiği yerliyapım tohum temizleme ve sınıflandırma makinesi)'indeki ön temizleme ünitelerinin farklı hava akımhızlarındaki ayırma etkinlikleri, tohum kayıp oranları, iş verimleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir.Bu amaçla, fiziksel ve aerodinamik özellikleri belirlenmiş olan ürün çeşitlerinden Fırat-93 (buğday),Şahin-91 (arpa), Fırat-87 (mercimek), ILC-482 (nohut) deneme materyali olarak kullanılmıştır.Elde edilen sonuçlara göre, her iki tohum temizleme makinesinde de hava hızındaki artışlabirlikte yabancı maddelerin ayrılma oranlarında artışın meydana geldiği görülmüştür. Fakat, aynızamanda aspirasyon ortamındaki tohum kayıp oranı da artmıştır. Bu kayıp oranının yerli yapımtohum temizleme makinesinde daha fazla olduğu belirlenmiştir. Ancak, ithal tohum temizlememakinesinde hava hızındaki artış, üst elekteki tohum kayıp oranında azalma meydana getirmiştir. Alteleğin ayırma etkinliğinin yerli yapım tohum temizleme ünitesinde, aspirasyon ortamının ayırmaetkinliğinin ise ithal ön temizleme ünitesinde daha yüksek olduğu saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Tohum, Fiziksel özellikler, Aerodinamik, Temizleme etkinliği, tohum kaybıI

Songül Gürsoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletme ölçeğinde çeşitli tıbbi ve aromatik bitkilerin kurutulmasına yönelik bir araştırma

Bu araştırmada, tıbbi nane (Mentha piperita L.), kantaron (Hypericum perforatum L.) ve İsparta gülü (Rosa damescena Miller) gibi çeşitli tıbbi ve arotnatik bitkilerin kurutulması amacıyla Çukurova I ve Çukurova II adı verilen iki adet raflı kurutucunun tasannu yapılarak, imal edilmiştir. Kurutucuların optimum çalışma koşullarının belirlenmesi amacıyla farklı yükleme kapasitelerinde tıbbi nane (Mentha piperita L.) ile 6, kantaron (Hypericum perforatum L.) ile 3 ve İsparta gülü (Rosa damescena Miller) ile 8 kurutma denemesi yapılmıştır. Optimum kurutucu kapasitesinin belirlenmesinde kurutma sûresi, yakıt tüketimi, kurutucu verimi, özgül ısı ve elektrik enerjisi tüketimi, yıllık kurutma kapasitesi, klasik geriödeme süresi ve net şimdiki değer gibi teknik ve ekonomik performans faktörlerinden yararlanılmıştır. Çukurova I kurutucusuyla 46±4°C kurutma havası sıcaklığında yapılan denemeler sonucunda optimum kurutucu kapasitesinin tıbbi nanede (Mentha piperita L.) 145 kg, kantaronda (Hypericum perforatum L.) ise 120 kg olduğu saptanmıştır. Çukurova I kurutucusuyla optimum kapasitede çalışılması durumunda sistemin geri ödeme süresi ve net şimdiki değerinin tıbbi nanede (Mentha piperita L.) 0,10 yıl ve 179985 $, kantaronda (Hypericum perforatum L.) ise 0,0283 yıl ve 669410 $ olduğu belirlenmiştir. Çukurova II kurutucusuyla yapılan İsparta gülü (Rosa damescena Miller) kurutma denemeleri sonucunda optimum kurutma koşullarının 52-53°C kurutma havası sıcaklığı ve 320 kg yükleme miktarı olduğu belirlenmiştir. Çukurova II kurutucusuyla optimum kurutucu kapasitesinde gül çiçeği kurutulması durumunda sistemin geri ödeme süresi ve net şimdiki değer faktörlerinin 0,16 yıl ve 471405 $ olduğu saptanmıştır. Araştırma sonuçlan, yerel olarak kolay bulunabilen malzemelerden oldukça ucuza maledilen bu kurutucuların ekonomik olarak karlı sistemler olduğu ortaya koymuştur. Tıbbi ve aromatik bitkilerin hasat sezonu dışında kalan zamanlarda diğer ürünlerin kurutulması durumunda kurutma sistemlerinin ekonomik karlılığının önemli oranda artması beklenilmektedir. Anahtar Kelimeler: Raflı Kurutucu, Kurutucu Verimi, özgül Isı Enerjisi Tüketimi, Ekonomik Analiz, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler

Aromatik bitkilerEkonomik analizIsparta gülü+5
Yurtsever Soysal
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili ve çevresindeki yumurta tavukçuluğu işletmelerinde amonyak ve hidrojensülfür gazlarının oluşum düzeylerinin belirlenmesi

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA İLİ VE ÇEVRESİNDEKİ YUMURTA TAVUKÇULUĞU İŞLETMELERİNDE AMONYAK VE HİDROJENSÜLFÜR GAZLARININ OLUŞUM DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ İLKER ÖNER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM MAKİNALARI ANABİLİM DALI Danışman : Prof Dr. Yılmaz YILDIZ Yıl : 2001 Sayfa : 76 Jüri : Prof. Dr. Yılmaz YILDIZ Prof. Dr. Serdar ÖZTEKİN Prof. Dr. Nazım ULUOC AK Bu çalışma, Adana ili ve çevresindeki iki farklı tip yumurta tavuğu kümesinde zararlı gazlardan olan amonyak ve hidrojensülfür gazlarının zamana bağlı olarak değişen düzeylerinin belirlenmesi amacına yöneliktir. Araştırma kapsamında seçilen üçü kafes, diğer üçü de yerde yetiştiricilik yapılan altı adet yumurtacı tavuk kümesinde kış ve yaz üretim dönemlerinde kümes içi amonyak ve hidrojensülfür gazları ölçülmüştür. Ayrıca ölçüm sürecinde, kümes içi sıcaklık ve bağıl nem değerleri de ölçülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre kümeslerde hidrojensülfür gazına rastlanmamıştır. A, B ve C işletmelerinde kafes tipi yetiştiricilik yapılmakta olup bu işletmelerde ölçülen amonyak gazı değerleri, A işletmesinde kış üretim döneminde, üst ve yer seviyelerinde 1-3 ppm, yaz üretim döneminde ise sırasıyla 1-4 ppm aralığında değişmektedir. B işletmesinde kış üretim döneminde, üst seviyede 2 - 10 ppm, yer seviyesinde 1-5 ppm, yaz üretim döneminde, üst seviyede 4-12 ppm, yer seviyesinde ise 0 - 5 ppm aralığında değişim göstermiştir. C işletmesinde kış üretim döneminde, üst seviyede 3 - 4 ppm, yer seviyesinde 2-3 ppm, yaz üretim döneminde üst seviyede 1-5 ppm, yer seviyesinde ise 1-3 ppm aralığında olup, bu değerler hayvanlar için zararlı eşiğin altındadır. D, E ve F işletmelerinde yerde yetiştiricinle yapılmakta olup bu işletmelerde ölçülen amonyak gazı değerlerleri; D işletmesine ait kümeste kış üretim döneminde 10 - 17 ppm arasında ve kritik değerlere yakındır. Yaz döneminde D işletmesine ait kümeste üretim yapılmadığından ölçüm yapılamamıştır. E işletmesine ait kümeste, yaz üretim döneminde amonyak gazı konsantrasyonu 4 - 12 ppm aralığında ve önerilen kritik değerlere yakın, Mat altoda bulunmuştur. Kış döneminde ise yaz döneminde ölçülen değerin üzerinde (8-18 ppm) ve kritik değere yakındır. F işletmesine ait kümeste kış üretim döneminde amonyak gazı konsantrasyonu 6-16 ppm aralığında değişmekte ve önerilen kritik değerlere yakın bulunmuştur. Yaz döneminde F işletmesinde üretim yapılmadığı için ölçüm yapılamamıştır. İki kümes tipi birlikte değerlendirildiğinde kafeste yetiştiricilik yapılan kümeslerde amonyak gazı konsantrasyonu daha düşüktür. Bu durumun kümeslerin havalandırma sistemleri ile yetiştirme sistemlerinin (altlıklı ve altlıksız) farklılığından kaynaklandığı söylenebilir. Sonuç olarak, kümeslerde havalandırma sistemlerinin doğru olarak projelenmesi ve çalıştırılmaları için, hayvanlar için kısıt aktör olan zararlı gazların da dikkate alınması gerekmektedir. Anahtar kelimeler : kümes, zararlı gazlar, amonyak, hidrojensülfür

AdanaAmonyakHidrojen sülfür+2
İlker Öner
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Sera ortamında bitki gelişiminde görüntü işleme yöntemlerinin kullanılması üzerine bir araştırma

Bilgisayarlı görme ve görüntü işleme teknikleri, çeşitli endüstrilerde gözlem ve ölçme amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Tarımda bu tekniklerin kullanımı oldukça yenidir. Bilgisayar teknolojisinde; ucuz, fakat güçlü görüntü toplama ve analiz sistemleri, tarımsal uygulamalarda ve araştırmalarda yeni kullanım alanları açmıştır. Bitki gelişiminin izlenmesinde, yaprak alan indeksi önemli bir göstergedir. Yaprak alan indeksini belirlemede kullanılan birçok yöntem, yaprağa zarar vermektedir. Uygulanan bu yöntemlerle, bitki ve yaprak zarar görmemektedir. Yapılan çalışmada, sera ortamında yetiştirilen turunç fidelerinden yararlanılmıştır. Kamera yardımı ile bitki yapraklarındaki gelişmelerin görüntüleri haftalık olarak kaydedilmiş ve bunlar üzerinde çeşitli görüntü işleme yöntemleri uygulanarak yaprak alanları hesaplanmıştır. Bitkiye zarar vermeden yapılan ölçümler sonucu, sürekli olarak yaprak alanı belirlenebilmiş ve bitkideki gelişmelerin bu yöntemlerle izlenebileceği, görüntü işleme yöntemlerinin bu amaçla kullanılabileceği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Görüntü işleme, bitki izleme, yaprak alanı.

Bitki gelişimiGörüntü işlemeSeralar+2
Şevket Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Susam (Sesamum indicum L.) bitkisinin hasat mekanizasyonu olanaklarının belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, susam bitkisinin hasadına ilişkin mekanizasyon olanakları araştırılmıştır. Bitkinin ekiminde bir hassas ekim makinası kullanılmış ve hasadında ise bir biçer bağlar orak makinası kullanılarak, geleneksel hasat yöntemiyle işgücü gereksinimi açısından bir kıyaslama yapılmıştır. Araştırmada sonuç olarak, bitkinin hasat işinde bir biçer bağlar orak makinası kullanımı, önemli oranda işgücü tasarrufu ve hasatta zamanlılık sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Susam, tohum, biçer bağlar, hasat.

Hasat makinesiSesamum indicumSusam+1
Selçuk Uğurluay
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova bölgesinde ikinci ürün mısırın doğrudan ekim olanaklarının araştırılması

öz DOKTORA TEZİ ÇUKUROVA BÖLGESİNDE İKİNCİ URUN MISIRIN DOĞRUDAN EKİM OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI TAYFUN KORUCU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM MAKİNALARI ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Vahit KİRİŞÇİ Yıl: 2002, Sayfa: 112 Jüri : Prof. Dr. Vahit KİRİŞÇİ Prof. Dr. Faruk ÖZGÜVEN Prof. Dr. Alim IŞIK Prof. Dr. Ahmet Can ÜLGER Prof. Dr. M. Tunç ÖZCAN Bu çalışmada, anızı yakmaksızın belirli ürünlerin doğrudan ekimine yönelik toprak ve makina parametreleri belirlenerek mevcut ekim makinasına uyarlanmış ve geleneksel sistemle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği'ne ait yaklaşık 1 ha'lık (131.5 x69 m) sulanabilir bir alanda tesadüf bloklarında altı faktörlü bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuş ve yürütülmüştür. Tohumluk olarak, TTM-815 ikinci ürün mısır çeşidi kullanılmıştır. Deneme alanının yarısı ekim işleminden önce sulanmış, böylece tavlı (T) ve kuru (K) olmak üzere (ana parseller) iki farklı toprak koşulu oluşturulmuştur. Doğrudan ekim alanlarında anız yüksekliği; yüksek (AY) ve alçak (AA) olmak üzere iki seviyeli bir muamele olarak dikkate alınmıştır. Geleneksel ekim işlemi; birinci ve ikinci sınıf toprak işleme makinalarıyla yapılan tohum yatağı hazırlığının ardından gerçekleştirilmiştir. Doğrudan ekim işlemi, pnömatik ekim makinasına "ikiz düz disk+8 dalgalı disk" (8), "ikiz düz disk+12 dalgalı disk" (12), "ikiz düz disk+tekli düz disk" (D) ve "ikiz düz disk" (B) eklenerek gerçekleştirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda toprak işleme sistemlerinin mısır tane verimi ve tarla filiz çıkışı üzerinde % 1 önem seviyesinde etkili olduğu görülmüştür. En yüksek verim değeri, kuruya geleneksel ekim yöntemi (GK) ve kuruya ikiz düz disk+8 dalgalı diskle yüksek anıza (8AYK) doğrudan ekimin yapıldığı yöntemle elde edilmiştir. Tava ikiz düz disk+tekli düz diskle yüksek anıza (DAYT) doğrudan ekimin yapıldığı yöntemde de verim en düşük düzeyde gerçekleşmiştir. Uygulamalar arasında toplam yakıt tüketimi ve çalışma süresi değerinin % 1 önem seviyesinde önemli olduğu görülmüştür. Geleneksel sisteme göre doğrudan ekim yöntemlerinde yakıt tüketimi ve çalışma süresi bakımından yaklaşık % 35-60 arasında tasarruf sağlanmıştır. Gelir/gider oranı yönünden mevcut koşullar dikkate alındığında en kârlı ekim sisteminin kuruya ikiz düz disk+8 dalgalı diskle alçak anıza (8AAK) doğrudan ekim olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Korumalı toprak işleme, Doğrudan ekim, Erozyon, Mısır

ErozyonMısırToprak işleme+1
Tayfun Korucu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Pamukta uçakla defolyant uygulamaları üzerine araştırmalar

138 Türkiye'de yaklaşık 700 bin ha alanda tarımı yapılan pamuğun, % 29.5'i Çukurova'da yetiştirilmektedir. Bölgede geniş alanlarda tarımı yapılan pamuğun, hasadında karşılaşılan problemleri azaltmak ve haşatı kolaylaştırmak amacı ile yaprak döktürücünün (defolyantın) havadan uçakla uygulanması araştırılmıştır. Araştırma, Adana Hacıali Pamuk üretme istasyonu pamuk tarlalarında yürütülmüştür. Makineli pamuk haşatında zorunlu olarak uygulanan defolyant elle hasatta da kolay, temiz ve erken bir hasat sağlamaktadır. Defolyant yaprakları dökmekte ve kozalar eş zamanlı açmaktadır. Yaprakların dökülmesi ile, toplanan pamuk içindeki yeşil aksam ve diğer yabancı maddeler azalmakta, kalite yükselmekte ve hasat daha erken dönemde yapılabilmektedir. Ayrıca, hasatta iş verimi arttırılmakta ve pamuğun büyük kısmı ilk elde hasat edilmektedir. Hasat döneminde, defolyantın pamuk tarlasında yer araçları ile uygulanması, açmış ve açmamış pamuk kozalarının dökülmesine neden olmaktadır. Uygulamanın, uçakla havadan yapılması bu problemi de ortadan kaldırmaktadır. Çukurova'da hasatta işçi bulma güçlüğü de vardır. Geç olgunlaşma ve yağmur nedeni ile bazen pamuk zamanında hasat edilememekte ve yağmur nedeni ile kalite de düşmektedir. Hasat döneminde, pamuk zararlılarının populasyonunda artış görülmektedir. Zararlılar, kalite düşmesine ve kayıplara neden olmaktadır. Haşata yakın dönemde özellikle, beyaz sinek zararı artmaktadır. Defolyant uygulaması ile bunların pamuğa olan zararı da bir derecede önlenmektedir. Yapraklar kuruyup, dökülmekte ve zararlıların beslenip, sığınacağı ortam kaybolmaktadır, ilaçlamadan tasarruf sağlanmakta ve kalite düşmesi de azaltılmaktadır. Araştırmacılara göre, pamukta kozaların % 50-70 oranlarında açtığı dönemlerde yapılan defolyant uygulamasında en iyi sonucun alındığı belirtilmektedir. Bu oranlar arasındaki değerlerde üç deneme parselinde uçakla üç defolyant uygulaması yapılmıştır. Bir parsel de kontrol olarak ayrılmış ve uygulama yapılmamıştır. I. denemede % 54, 1 1. denemede % 59 ve III. deneme döneminde de % 65 pamuk kozası açma oranları yapılan sayımlarla saptanmıştır. Defolyant uygulamalarında uçağın enine dağılım genişliğinde bitki ve sehpalar üzerinde, damla sayısı ve kalıntı miktarının dağılımının saptanması için örneklemeler yapılmıştır. Parsellerin ortasında, bitki sıra aralarına139 yerleştirilen örnekleme sehpalarında suya duyarlı kartlarla ve bitkide üç yaprak seviyesinde yaprağın alt ve üst yüzeylerindeki filtre kağıtları ile örneklemeler yapılmıştır. Cessna Ag Truck tarım uçağında I. denemede 12 adetD8-45 ve 48 adet D10-45 hidrolik Tee-jet meme takımı ile 4,6 L/da'lık hacim ve Piper PÂ 18- A/150 Super Cub tarım uçağıyla da 30 adet D12-45 hidrolik Tee-jet meme takımı kullanılarak, 4,7 L/da'lık hacim ile II. ve III. denemeler yapılmıştır. Denemelerde meme verdisi, uçak yer hızı ve diğer kalibrasyon değerleri de ölçülmüştür. Tarım uçaklarıyla yapılan uygulamada 10 m yükseklikte düşey termik hava akımları oluşmaktadır. Termik hava akımlarının şiddeti ve uygulamaya olan etkisi hava stabilite katsayısı (SR) ve dağılım katsayısı ( Pfc) ile belirlenmiştir. Hava stabilite katsayısı (SR) denemelerde -3,9 ile + 16,36 arasında ve dağılım katsayısı (r\)'da 2,46 ile 7,38 arasında kabul edilir sınırlar içinde saptanmıştır. Fiziksel damla analiz yöntemi ile damla dağılımı, özel örnek alma sehpaları üzerinde 4 yüzeyden suya duyarlı kartlarla örneklenmiştir. Hareketli yatay (HY), hareketli düşey (HD), sabit yatay (SY) ve sabit düşey (SD) yüzeylerinden üç pamuk kozası açma dönemlerinde denemeler yapılmıştır. Her denemede, dağılım genişliği boyunca alınan örneklerdeki damla sayıları ve leke çapları mikrometreli mikroskop ile ölçülmüştür. Geliştirilen bir eşitlik ile leke çapları, gerçek damla çaplarına dönüştürülmüştür. Bilgisayar programları ile damla spektrumu ve karakteristik çap değerleri NMD, MMD, VMD ve HC hesaplanmıştır. Her üç defolyant denemesinde de en küçük damla çap değerleri, düşey örnek yüzeylerde saptanmıştır. Damlaları en iyi karakterize eden hacimsel orta çap (VMD), yatay örnek yüzeylerde 205,0-^6,8 yun.; düşey örnek yüzeylerde 37,7-ZS2 yan. arasında değişmektedir. Yatay yüzeylerde düşey yüzeylere göre damla çapı daha büyük olarak saptanmıştır. Birim yüzeyde toplanan damla sayıları da örnekleme yüzeylerine göre değişmektedir. Yatay yüzeylerde 19,1-37,1 ve düşey yüzeylerde ise 10.6-22.8 adet damla/cmr olarak daha az damla sayısı dağılım yoğunluğu saptanmıştır. Defolyant denemelerinde damla çapı, damla sayısı ve homojenlik katsayıları arasında da bir ilişki saptanmıştır, örnekleme yüzeyi konumu, damla çapı ve damla sayısı dağılım yoğunluğunun damla çapı homojenliğini etkilediği görülmüştür. Damla sayısı dağılım düzgünlüğü % CV varyasyon katsayısı ile incelenmiştir. Dağılım genişliğinde varyasyon katsayısı değerleri % 31,5; 28,6 ve 22,3 ve örtme yapılarak iş genişliğinde ise % 29,6; 43,7 ve 27,2 olarak hesaplanmıştır. Varyasyon katsayısı ± % 50 değişim sınırları içinde olduğu140 için yeterli düzgünlükte kabul edilmiştir. Düşey yüzeylerden alınan örneklerde varyasyon katsayısı, yatay yüzeylere göre daha yüksek bulunmuştur. Düşey yüzeylerde dağılımın tekdüzeliği çevre şartlarından da olumsuz yönde önemli oranda etkilenmektedir. Yatay örnekleme yüzeylerinde toplanan damla sayılarının oranı üç deneme için sırasıyla; % £9,5; 66,5 ve 65,0 olarak bulunmuştur. Burada da görüldüğü gibi damlaların % 60-65'i yatay, % 35-40'ı da düşey yüzeylerde toplanmıştır. Düşey yüzeylere daha çok küçük çaplı damlalar düşmüştür. Fluorometrik yöntemle kalıntı dağılım paternlerinin belirlenmesinde Turner yapımı filtreli 111-000 model fiuorometre kullanılmıştır. Defoiyant denemelerinde püskürtme sıvısı içine flüoroşıl özellik gösteren disodyum fluorescein katılmıştır, örneklemeler bitki üzerine yerleştirilen üç yaprak seviyesindeki filtre kağıtları ile üst ve alt yaprak yüzeylerinden yapılmıştır. Fiuorometre, tarla çalışmalarından önce laboratoarda denenmiş ve kalibrasyon çalışması yapılmıştır. Bu amaç için değişik optik filtre ve çözelti derişikliklerinde okumalar yapılmıştır. Doğru ve duyarlı çalışma koşulları saptanmıştır, örnekleme yüzeylerinden elde edilen fluorescein belirteç madde çözeltisi, deney tüplerine alınarak bağıl fluorometre okuması Fu (% ) yapılmıştır. Fu okumalarına karşı gelen Cg (ug/ml) değerleri, derişiklik denklemleri ile dört duyarlılık basamağı için hesaplanmıştır. Bu değerler daha sonra birim örnekleme yüzeylerinde saptanan kalıntı miktarı G" (uL/cm^'ye dönüştürülmüştür. Dağılım genişliğinde kalıntı dağılım paternleri her yaprak seviyesi için elde edilmiştir. Denemelerde yaprak üst yüzeylerindeki kalıntı miktarlarının bağıl tutunma oranı I. denemede % 62.1; II. denemede % 64.4 ve III. denemede % 57.6; yaprak alt yüzeylerinde ise sırasıyla % 37.9; 35.6 ve 42.4 olarak saptanmıştır. Yaprak alt yüzeylerinde bağıl tutunma oram % 35-42 arasında ve yaprak üst yüzeylerinde de % 58-65 oranları arasında saptanmıştır. Birim yaprak yüzeyine düşen ve üç defoiyant uygulamasının ortalaması dikkate alınarak hesaplanan 18.12 jjg/cm2.10~2 'lik kalınü miktarının; % 43.24'ü üst % 35.43'ü orta ve % 21.33'ü de alt yaprak seviyelerinde saptanmıştır, üç yaprak seviyesinde yaprak üst yüzeylerinde saptanan ortalama bağıl tutunma oram ise % 61.37'dir. Kalıntı miktarının enine dağılım düzgünlüğü de varyasyon katsayısı ile incelenmiştir, üç denemede varyasyon katsayılarının değişimi sırası ile, dağılım genişliğinde % 41.9, % 32.1 ve % 38.0 ve iş genişliğinde ise% 47.3, % 38.3 ve % 24.6 olarak saptanmıştır. Kullanılan uygulama hacmine göre, üç uygulamada teorik olması gereken kalıntı miktarları, örnekleme yüzeylerine ulaşan damla sayısı ve kalıntı miktarları ile karşılaştırılmıştır. Hedefe ulaşma oranları141 hesaplanmıştır; uygulanan defolyantın damla olarak kabul edilen iş genişliğinde I. denemede % 45.06'sıi, II. denemede % 22.34'ü ve III. denemede % 15.30'u hedef yüzeylerde ölçülmüştür. Filtre kağıtlarındaki kalıntı miktarlarının ise I. denemede % 37.08'i, II. denemede % 32.76'sı ve III. denemede de % 46.62'si hedef yüzeyler üzerinde ölçülmüştür. Uygulanan defolyantın kalıntı olarak % 53.40 - 67.24'ü; damla olarak ise % 66.94 - 83.85'inin hedef dışı bölgelere düştüğü saptanmıştır. Parsellerden elde edilen pamuk verim değerleri arasında önemli bir fark bulunmamıştır. Verimler arasındaki varyasyon katsayısı % 10'dan daha küçük hesaplanmıştır. Araştırmada kullanılan tarım uçaklarında, sorti zamanı ve iş verimi hesaplamaları da yapılmıştır. Deneme parsellerinde çalışılması nedeni ile sorti süreleri büyük ve iş verimi değerleri de küçük elde edilmiştir. Piper Super Cub tarım uçağında sorti süresi 462.2 s ve iş verimi 2.87 da/min Cessna Ag Truck tarım uçağında ise sorti süresi 374.55 s ve iş verimi de 3.52 da/min olarak gerçekleşmiştir.

PamukTarım makineleriTarımsal ilaçlama+2
Ramazan Sağlam
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Dökme hububat depolamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışma, aynı depolama kapasitesindeki iki ayrı bölgede bulunan siloların kullanımında karşılaşılan sorunları ortaya koymak ve çözüm önerileri getirmek, ayrıca gelecekte planlanacak yeni depolama sistemlerine kapasite ve yerleşim yerlerinin seçiminde ışık tutmak amacı ile yapılmıştır. Toplam depolama kapasitesinin yaklaşık 6 milyon ton 'a ulaştığı ülkemizde dış ve iç ticarete yönelik 60 000 ton kapasiteli İskenderun liman silosu ile tamamen iç ticarete yönelik hizmet veren Ankara Güvercinlik silolarının yıllık dolum/boşalım oranları ve sahip oldukları teknik donanım olanakları incelenmiştir. Aynı kapasiteye sahip olmalarına karşın İskenderun tesislerinde işlem fazlalığı nedeniyle Ankara Güvercinlik tesislerine göre daha fazla teknik sorunlarla karşılaşılmaktadır.

Depolama sistemleriSilolarTahıl siloları+1
Ahmet Vefik Gözüm
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova bölgesinde tarımsal mekanizasyon iş güvenliği sorunları üzerinde bir araştırma

42 SUMMARY Mechanization contributies a great deal to the quality and quantity of agricultural production and is growing rapidly as techonology develops. The techonolojical development, whose main objective has been to increase all sorth of production along with decreasing by phsical load share of the working human being, has also created health and safety problems, caused by unavoidable man-machine interactions. Organizantional health and safety was been the most important problem of our labour live as well as the problem of all developed and developing countries. In this study agricultural mechanization safety problems of the Çukurova Region have been investigated by questionaire considering equal distribution of establishment and also farms which have tractor or famı machinery. The primary objective of this study was to determine accident frequency rates use of tractor, combines, tillages, wagons, and other farm machinery. The second purpose of this study was to accumulate a body of quantitative data from which effective countermeasures can be formulated that will result in a reduction in farm accident losses and developing the some recommendation in order to reduce farm accidents. During the 20 months period in 1990-1992 years, investigated 655 farm accident in the Çukurova Region. This study findings summarized, included the following, 1. During the 20 months period between, 1990-1992 years 655 farm accidents involving 874 person investigated. In these accidents, 133 person died and 34 person had disabling injuries. 366 person of the remanining 707 person had severe injuries (broken, bones, cuts requiring treatments, sprained back etc.). On the other hand, 341 person had no injuries. 2. Accidents varied according to type of farms. 3. Accident rates tented to increase with the intensity of farming operation. 4. During the 20 mounths period, each farms had one or more accident. 5. Fifty-five percent of victims required hospitalization. 6. The highest accident frequency, by age group, was found to be amoung family members 15-24 age group and male employeses 25-44 age group. 7. Seventy percent of all accident occured during October, November, and December. 8. Thirty-seven percent of the accident to farm occured in the home, thirty-seven percent on the farm outside the home, and twenty-six percent while away from farm.43 9. Of all accident reported, 487 (74.3 percent) involved the tractors. Farm machinery was involved in about 26 percent of the farm accident. 10. Tractor operators had a very high accident frequency rate on public roads. 1 1. A higher tractor accident rate is experienced by young operator under 21 years of age and older operators over 64 years old. 12. Forty-two percent of the victim were killed when the tractor overturned. One-four these deaths occured when the tractor overturned sideways. About 61 percent of these killed were members of families of time farmers and 20 percent had full-time employement other farming. 13. 470 of all tractor accidents reported, involved tractor with no safety cabs. 14. Weather was a factor in twenty percent of the tractor accidents, mechanical failfure was a countributing factor is less than five percent of the cases. 15. Wagons had a very high accident frequency rate (sixty-three) amoung the farm machines. 16. Over sixty percent of wagon accident was done by family labour and farm employers.

Tarım makineleriTarımsal mekanizasyonÇukurova bölgesi+1
Hasan Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Tunceli ilinin tarımsal mekanizasyon özellikleri ve bu özelliklerin bölgenin tarım potansiyeli açısından irdelenmesi üzerinde bir araştırma

V ÖZ Bu çalışmada Tunceli ilinin tarımsal mekanizasyon özellikleri ve ilde mevcut üretim şekli tesadüf örnekleme yöntemiyle seçilen işletmelerde yapılan bir anket verileriyle incelenmiştir. Araştırmada; ortalama işletme alanı 5.53 ha, traktör gücü 42.4 kW, yakıt tüketimi 2910 L/yıl, bakım onarım masrafı 3.757.600 TL/yıl (546.4 US $/yıl), traktör kullanımı 61 gün/yıl (yaklaşık 488 saat/yıl), mekanizasyon düzeyi 0.62 kW/ha, traktör başına düşen tarım iş makinası sayısı 3.21 adet traktör başına düşen tarım iş makinası kütlesi 2 ton olarak saptanmıştır.

MakineleşmeTarım makineleriTunceli
Mustafa Kük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı tarım ürünlerinin kurutulmasında dolgulu yataklı güneş toplaçlı bir ürün kurutucusunun kullanılma olanakları

62 6. ÖZET Ülkemiz sıcak ve ılıman iklim kuşağında doğal olarak yetişen tıbbi ve aromatik bitkiler önemli bir dışsatım potansiyeline sahiptir. Bu ürün grubunda standart çeşitlerin üretimine yönelik tarımsal mekanizasyon uygulamaları ülke tarımına yeni bir ivme kazandırabilir. Geleneksel yöntemle doğadan toplanarak güneş altında, toprak yada beton zemin üzerinde kurutulan tıbbi ve aromatik bitkilerde ürün kayıpları %40'lara kadar ulaşmaktadır. Bu koşullarda elde edilen üründe renk, eterik yağ ve etkili madde gibi özellikler olumsuz etkilenmekte ve ürüne kansan toz, kıl, böcek, mantar v.b. etmenler ürün niteliğini bozmaktadır. Bu şekilde elde edilen ürünlerin uluslararası pazar şansının olmaması nedeniyle, bu ürün grubunda öncelikle hasat sonrası işlemlerin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkiler ürün gurubunda toplam üretim maliyetinin %58'i kurutmada yoğunlaşmış olup bunun %45'im yakıt giderleri oluşturmaktadır. Yakıt maliyetini azaltmak ve fosil yakıtların neden olduğu çevre kirliliğini önlemek amacıyla kurutmada gereksinim duyulan ısı enerjisinin güneş enerjisinden sağlanması mümkündür. Bu yönden ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli oldukça uygundur. Tıbbi ve aromatik ürün grubunda hasat genellikle ışınımın yüksek olduğu yaz aylarına rastladığından kurutma için gerekli olan ısı güneş enerjisinden sağlanabilir. Bu çalışmada dolgulu yataklı bir güneş toplacı hava ısıtıcısı olarak kullanılmıştır. Buradan elde edilen sıcak hava kurutma odasında tepsi içerisine yerleştirilen ürünün kurutulmasında kullanılmıştır. Yapılan kurutma denemeleri sonunda kurutucu içerisinde dış ortama göre 9...17°C'Uk bir sıcaklık artışı elde edilmiştir. Ortalama kurutucu içi sıcaklığı 41...49°C arasında değişmektedir. Araştırmada, güneşte kurutmanın, kurutucuda kurutmaya göre Origanum onites (izmir Kekiği)' de 2 ile 4 kat, Mentha piperita (Bahçe Nanesi)'da 2,6 kat, Petrosetimmt63 cripsum (Maydanoz)'da 18 kat daha uzun sürdüğü belirienmiştir. Ayrıca güneş altında kurutulan ürünlerde ürün renk tonunun açılıp, parlaklığının artışıyla birlikte yeşil rengini büyük ölçüde kaybederek san-açık kahverengi bir renk kazandığı saptanmıştır. Oysa kurutucudaki ürünlerde böyle bir sorun görülmemiştir Ayrıca, Origanum ow'fes'de eterik yağ kaybının birim alandaki ürün miktarına bağlı olarak gölgede kurutmada %1...%14, güneşte kurutmada %20..%30 ve kurutucuda kurutulan üründe %10..%23 arasında değiştiği belirlenmiştir. Güneşte kurutulan üründeki eterik yağ kaybı kurutucuda kurutulan ürüne göre 1,3...5,14 kat daha fâzladır. Mentha piperita' â& eterik yağ kaybının güneşte ve kurutucuda kurutulan ürünlerde sırasıyla %12,63 ve %1,2 olduğu saptanmıştır. Güneşte kurutulan üründe eterik yağ kaybının kurutucudaki ürüne göre 15 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, tıbbi ve aromatik bitkilerin büyük çapta kültürel üretimi yapılacaksa, gerek kurutma sürelerin uzun oluşu gerekse ürünün renk ve eterik yağ gibi kaliteyi belirleyici niteliklerini yitirmesi nedeniyle geleneksel kurutma yöntemlerinin uygun olmadığı kamtlanmıştır. Bu çalışmada kullanılan dolgulu yatakh hava ısıtıcısı ile tıbbi ve aromatik bitkilerin kurutulması amacıyla önerilen sıcaklıklara ulaşmak mümkün olmuştur.

KurutmaKurutucularTarım ürünleri
Yurtsever Soysal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Traktör oturaklarında optimum titreşim yalıtım özelliklerinin sağlanabilmesi için yay ve hidrolik eleman özelliklerinin optimizasyonu

ÖZ YÜKSEK LİSANS TRAKTÖR OTURAKLARINDA OPTİMUM TİTREŞİM YALITIM ÖZELLİKLERİNİN SAĞLANABİLMESİ İÇİN YAY VE HİDROLİK ELEMAN ÖZELLİKLERİNİN OPTİMİZASYONU TAYFUN KORUCU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM MAKİNALARI ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Alaettin SABANCI Yıl: 1997, Sayfa: 123 Jüri: Prof. Dr. Alaettin SABANCI Prof. Dr. Faruk ÖZGÜVEN Prof. Dr. Alim IŞIK Bu araştırmada; anılan bu olumsuzlukları giderebilmek için, traktör çatısıyla koltuk arasında kısmen titreşim sönümleyici olarak kullanılan yayların optimizasyonu ve en uygun yayın seçimi amaçlanmıştır. Bu amaçla, helis çaplan ve helis et kalınlıkları birbirinden farklı 32 adet yay kullanılmış ve denemeler bu yaylar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Denemelerde ilk önce yaylar, bir düzenek üzerine tek tek sonra seri ve paralel olarak bağlanmış ve üzerlerine 10'ar kg'lık kütleler konarak her bir yayın bu üç konumdaki yer değişim miktarları ölçülmüştür. Yer değişimine ve kütleye bağlı olarak yayların, yay katsayıları ve sönümsüz doğal frekansları hesaplanmıştır. Daha sonra yaylar koltuk üzerine takılmış ve belirli aralıklarla vida sıkılarak 40 - 50 - 60 kg için yayların uygun vida ayarlan bulunmuştur. Bulunan vida ayarlarında ve ağırlıkta yaylar düşürme testine alınmış ve buradan sönümlü doğal frekanslar hesaplanmıştır. Bu denemelerin sonucunda; yayın helis çapının ve helis et kalınlığının, yer değişimi, yay katsayısı ve doğal frekansın değişiminde çok önemli olduğu bulunmuştur. Aynı ağırlık ve aynı helis çapma sahip bir yayda, helis kalınlığı arttıkça yer değişim miktarı azalmakta, doğal frekans ve yay katsayısı artmaktadır. Aynı ağırlık ve aynı helis kalınlığına sahip bir yayda, helis çapı arttıkça yer değişim miktarı artmakta, doğal frekans ve yay katsayısı azalmaktadır. Yay üzerine konan ağırlık miktarı arttıkça yer değişim miktarı artmakta ve yay katsayısı azalmaktadır. Bütün bu sonuçlara ve elde edilen verilere dayanarak doğal frekansa etkili, kütle, yer değişim miktarı, helis çapı ve helis et kalınlığına bağlı olarak matematiksel bir eşitlik geliştirilmiştir. Doğal frekanslar kütle artışıyla ters, yay sertliği ile doğru orantılı bir ilişki içerisindedir. Doğal frekans azaldıkça, yer değişim miktarı artmakta ve yay katsayısı azalmaktadır. Normal bağlantıya göre; seri bağlantıda yer değişim miktarı yaklaşık olarak iki kat artmakta, paralel bağlantıda ise yarıya inmektedir. Normal bağlantıya göre; seri bağlantıda yay katsayısı yarıya inerken, paralel bağlantıda iki katma çıkmaktadır. Normal bağlantıya göre; doğal frekans seri bağlantıda azalırken, paralel bağlantıda artmaktadır. Anahtar Kelimeler : Taran traktörleri, Titreşim, Yay

OturakTarım makineleriTitreşim+1
Tayfun Korucu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Karma yem -üretiminde işletme giderlerinin oransal dağılımı

xn öz Bu araştırmada, yan ve tam otomatik olarak çalışan iki ayrı yem fabrikasında büyükbaş süt ve besi yemi üretiminde oluşan işletme giderlerinin oransal dağılımları belirlenmiştir. Yan otomatik yem fabrikasında süt yemi üretimi için toplam işletme giderlerinin % 98,40'ını hammadde, % 1,10'unu işçilik ve % 0,50'sini elektrik enerjisi giderlerinin oluşturduğu belirlenmiştir. Besi yemi üretiminde ise, toplam işletme giderlerinin % 98,49'unu hammadde, % 1,03'ünü işçilik ve % 0,48'in elektrik enerjisi giderleri oluşturmaktadır. Tam otomatik yem fabrikasında 1 t süt yemi üretimi için hammadde giderinin (174,30 $/t) yarı otomatik yem fabrikasına (178,83 $/t) göre % 2,5 oranında daha az olduğu saptanmıştır. Süt yemi üretiminde tam otomatik yem fabrikasında, yan otomatik yem fabrikasına göre işçilik giderlerinin % 29,5 ve elektrik enerjisi giderlerinin de % 38,8 oranında daha az olduğu saptanmıştır. Tam otomatik yem fabrikasında 1 t besi yemi üretimi için hammadde giderinin (171,70 $/t), yan otomatik yem fabrikasında besi yemi üretimi için kullanılan hammadde giderine (182,23 $/t) göre % 5,7 oranında daha az olduğu saptanmıştır. Aynı şekilde, tam otomatik yem fabrikasında besi yemi üretimi için yan otomatik yem fabrikasına göre işçilik giderlerinin % 32,6 ve elektrik enerjisi giderlerinin de % 40,4 oranında daha az olduğu saptanmıştır.

Karma yemlerTarım makineleri
Gürkan Alp Kağan Gürdil
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki tarım uçaklarının püskürtme sistemleri ve teknik özellikleri

ÖZYÜKSEK L SANS TEZTÜRK YE'DEK TARIM UÇAKLARININ PÜSKÜRTMES STEMLER VE TEKN K ÖZELL KLERAydın ÇEL KÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIM MAK NALARI ANAB L M DALIDanışman: Yrd. Doç. Dr. Ali Musa BOZDOĞANYıl: 2006, Sayfa: 57Jüri : Yrd. Doç. Dr. Ali Musa BOZDOĞANProf. Dr. Ali BAYATProf. Dr. Ramazan SAĞLAMBu araştırmada; Türkiye'deki tarım uçaklarının teknik özellikleri, bu uçaklara aitperformans değerleri ve püskürtme sistemlerine ait özellikler araştırılmıştır. Türkiye'de 2005yılında toplam 103 adet tarım uçağı bulunmaktadır. Ülkemizde 32 adet özel tarımsal havacılıkşirketi vardır ve tarım uçaklarının 71 adedi bu şirketlerdedir. Türk Hava Kurumu'nda 25 adet veAntbirlik'te 7 adet tarım uçağı bulunmaktadır. Özel şirketlerin sahip olduğu uçakların 51 adediÇukurova Bölgesindedir. Türkiye tarım uçağı parkı, 7 marka ve 13 değişik tipten oluşmaktadır.En büyük pay, yaklaşık % 55 oranında Piper marka ve modellerine aittir. Uçakların yaklaşık %85'i alçak ve tek kanatlıdır. Motor güçleri uçak tiplerine göre 150-1000 BG arasındadır. Tarımuçaklarının püskürtme sistemlerinde genellikle pirinç gövdeli diyaframlı teejet memelerkullanılmaktadır. Depo kapasiteleri 300-2000 kg-l arasında değişmektedir. Uçaklarınuygulamalar sırasındaki uçuş hızları 100-160 km/h arasındadır.Anahtar Kelimeler: Tarımsal Havacılık, Tarım Uçağı, Püskürtme Sistemi, Teknik Özellikler

Aydın Çelik
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00