Baskent University
Discipline

Department of Educational Sciences

Baskent University

2,852

Archived Theses

5

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda anne ve baba ilgisinin çocukların başarısı üzerine etkileri (Kırklareli ili örneği)

Bilindiği gibi eğitim sisteminin amacı nitelikli ve başarılı insanlar yetiştirmektir. Fakat günümüzde, ilkokullarda eğitimini başarılı bir şekilde tamamlayan öğrenciler olduğu gibi, bu eğitimi başarısız olarak tamamlayan öğrencilerin sayısı da bir hayli fazladır. Bu durum, öğrencilerin başarısızlığına sebep olan faktörlerin araştırılması ve çözümlenmesi gereğini doğurmaktadır. Bu çalışmada öğrencinin başarısını etkileyen faktörlerden aile ele alınmıştır. Çünkü çocuğun eğitiminden birinci derecede ailenin sorumlu olması ve çocuğun zamanının büyük bir kısmını ailesinin yanında geçirmesi aileyi diğer faktörlere göre önemli kılmaktadır. Anne ve babanın çocuğa gösterdiği ilginin çocuğun okul başarısına olan etkisi göz ardı edilemez derecede etkilidir. Bu çalışmada 2014–2015 yılında eğitim gören ilkokul öğrencilerinin anne ve babalarının görüşlerinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kırklareli iline bağlı Vize ilçesinde yer alan Atatürk İlkokulu, Cumhuriyet İlkokulu, Arife Bekir Uğurlu İlkokulu ve Adalet Erez İlkokullarında okuyan öğrencilerin 562 anne ve babası oluşturmaktadır. Bu ölçek ilkokullarda anne ve baba ilgilerinin çocukların başarısı üzerindeki etkilerini saptamak amacıyla Georgiou (1999) tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin ilk formu Yunancadır. Ölçeğin özgün formu Georgiou tarafından gönderilmiş olup, araştırmalarda kullanılabileceği ifade edilmiştir. Ölçeğin Türkçe'ye uyarlama çalışması araştırmacı ve danışmanı tarafından yapılmıştır. Ölçek anne ve babalar için iki ayrı ölçek olarak hazırlanmış ve 5'li likert tipindedir. Ölçek önce anadilleri Yunanca ve Türkçe olan iki kişi tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. Ölçek ile elde edilen verilerin istatistik analizleri SPSS programı ile yapılmıştır. Alt problemlerin istatistiksel analizinde t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova ve Scheffe) testi uygulanmıştır. Ailenin gelir durumu, eğitim durumu, çocuğa sağladığı imkânlar, ailenin eğitime bakış açısı, ailece bos zamanlarda yapılan aktiviteler, ailenin okuma alışkanlıkları, ailede yaşayan kişi sayısı ve aile üyeleri arasındaki ilişkiler gibi aileye ait özellikler öğrencilerin okul başarılarını etkilemektedir. Hazırlanmış olan anket çalışmasında da bu özelliklerin öğrenci başarısını etkileyip etkilemediği araştırılmıştır. Araştırma sonucunda ailenin, ilkokul öğrencilerinin okul başarısını etkilediği görülmüştür. Araştırma sonuçları eğitimcilere ve ailelere öğrencilerin okul başarılarını artırmak için yapılacak çalışmalarda rehber olacaktır.

Aile içi ilişkilerAna-babaAna-baba tutumu+6
İlknur Kuleli
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlikte algılanan duygusal istismar ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı ergenlikte anne-babadan algılanan duygusal istismar ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini, Isparta ilinde farklı ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören duygusal istismar anne formunda 712 kız ve 537 erkek olmak üzere 1249; baba formunda 704 kız ve 530 erkek olmak üzere 1234 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında, psikolojik sağlamlığı ölçmek amacıyla "Psikolojik Sağlamlık ve Ergen Gelişim Ölçeği", duygusal istismarı değerlendirmek için "Yetişkin Genç İlişkiler Ölçeği (Anne-Baba Formu)", sosyo-demopgrafik değişkenler için "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, verilerin türüne bağlı olarak çok değişkenli varyans analizi (multivariate analysis of variance-MANOVA), korelasyon analizi ve yapısal eşitlik modeli (YEM) uygulanmıştır. Araştırma sonuçları anne-babadan algılanan duygusal istismarın psikolojik sağlamlık üzerinde önemli bir risk faktörü olduğunu göstermiştir. Anne-babadan algılanan duygusal istismarın psikolojik rahatsızlıklar üzerindeki doğrudan etkisine ilişkin sonuçlar, anne-babadan duygusal istismara maruz kalan ergenlerin akranlarına göre daha fazla psikolojik rahatsızlık yaşadıklarını göstermiştir. Anne-babadan algılanan duygusal istismarın psikolojik rahatsızlıklar üzerindeki dolaylı etkisine ilişkin sonuçlar, anne-babadan algılanan duygusal miktarı arttıkça psikolojik sağlamlığın azaldığı ve psikolojik sağlamlık azaldıkça psikolojik rahatsızlıklarda artışın yaşandığını göstermiştir. Anne-babadan algılanan duygusal istismarın doğrudan hem psikolojik sağlamlık hem psikolojik rahatsızlıklar üzerinde anlamlı düzeyde bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca ergenlik döneminde psikolojik sağlamlığın sosyo-demografik değişkenler açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Elde edilen bulgular, eğitimciler, psikolojik danışmanlar ve ruh sağlığı alanında çalışanlar açısından ele alınıp tartışılmış ve bir takım önerilerde bulunulmuştur.

Ana-baba algısıAna-baba tutumuDuygusal istismar+4
Gökmen Arslan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlere göre mobbing olarak algılanan yönetici davranışları ve bunlarla başa çıkma yolları

Mobbing (yıldırma); genellikle bir ya da birkaç kişiye yönelik olan, kişiyi savunmasız bir duruma getirmek ve dışlanmasına sebep olmak amacıyla gerçekleştirilen düşmanca ve ahlak dışı davranışları içermektedir. Uzun bir süre ve sıklıkla sürmesi halinde psikolojik, psikosomatik rahatsızlıklar ve sosyal dışlanmayla sonuçlanabilir. Bu araştırmanın amacı; 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında İzmir İli, Bergama İlçesinde resmi ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapmakta olan öğretmenlere göre mobbing (yıldırma) olarak algılanan yönetici davranışlarını ve öğretmenlerin bu davranışlar ile başa çıkma stratejilerini saptamaktır. Araştırma evreni olan Bergama ilçesindeki resmi ilköğretim ve ortaöğretim okullarında toplam 1062 öğretmen görev yapmaktadır.Araştırmanın örneklemi, evrenden rastgele seçilmiş 17 ilköğretim ve 6 ortaöğretim okulunda görev yapmakta olan toplam 628 öğretmenden oluşmaktadır.

AlgıBaşa çıkmaEğitim yönetimi+4
Hayriye Selin Gezer
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Nitelikli eğitim hakkı temelinde öğrencilerin, velilerin, yöneticilerin ve öğretmenlerin temel lise uygulamasına ilişkin görüşleri

Bu çalışma, öğrencilerin, velilerin, yöneticilerin ve öğretmenlerin temel lise uygulamalarına ilişkin görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma nitel araştırma modellerinden fenomenoloji deseninde gerçekleştirilmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, çalışma grubunu temel liseleri tercih eden 10 öğrenci, 8 veli ve hala resmi liselerde çalışmakta olan 6 yönetici ve 8 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme sorularına dayanan katılımcı türüne uygun bireysel görüşme formları uygulanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrenci, veli, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre öğrencilerin temel liseleri üniversite sınavına daha iyi hazırlanabilmek için tercih ettikleri söylenebilir. Öğrenciler ve veliler temel lise öğretmenlerinin öğrencilerin ders ve kişisel sorunlarıyla daha yakından ilgilendiklerini düşünmektedirler. Öğrencilerin çoğu temel lisede rehberlik hizmetlerinin daha etkili olduğunu düşünmektedir. Öğrenci, veli, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre resmi liselerin Kapsamlı, Koşullara Uygun ve Kapsayıcı Bir Müfredat boyutunda temel liselerden daha nitelikli olduğu, temel liselerin ise Haklara Dayalı Öğrenme ve Değerlendirme boyutunda resmi liselerden nitelikli olduğu ifade edilebilir. Çocuk Dostu, Güvenli ve Sağlıklı Çevre boyutunda ise hem resmi liselerin hem de temel liselerin olumlu ve olumsuz yanları olduğu söylenebilir. Bu boyutuyla temel liselerin çocuklar için daha temiz dolayısıyla daha sağlıklı bir ortam sunması nedeniyle daha nitelikli olduğu, resmi liselerin ise öğrencilere sağladığı eğlence ve dinlenme mekanlarıyla temel liselerden nitelikli olduğu, ifade edilebilir. Veli görüşlerine göre temel lise uygulamasının resmi liseler üzerinde öğrenci sayısının azalmasına bağlı olarak öğretmenleri rahatlattığı, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre temel lise uygulamasının öğretmenleri ve okul yönetimini olumsuz etkilediği ifade edilebilir. Ayrıca veli, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre temel lise uygulamasının kamusal eğitimi ortadan kaldırmanın bir adımı olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Nitelikli Eğitim Hakkı, Temel Lise, Resmi Lise, Dershane Dönüşümü, Sınav

DönüşümLise öğrencileriOkul yöneticileri+5
Barış Aksoy
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetimi ve dönüşümcü liderlik

Bu çalışma, ilköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin kriz yönetimi becerileri ve dönüşümcü liderlik düzeyine ilişkin algılarını; bu algılarının bazı değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip-göstermediğini ve kriz yönetme becerileri ile dönüşümcü liderlik puanları arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Betimsel bir çalışma olan araştırmada veri toplamak için üç bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde öğretmenlerin bireysel özelliklerine yönelik maddelere, ikinci bölümde müdürlerin kriz yönetim becerilerini gerçekleştirme düzeyine, üçüncü bölümde dönüşümcü liderliği gerçekleştirme düzeyine ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemeye yönelik maddelere yer verilmiştir.Araştırma evrenini İstanbul ilindeki 6 ilçeden 207 ilköğretim okulunun 7351 öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya tabakalı örnekleme yöntemiyle 6 ilçeden 23 ilköğretim okulundaki 567 öğretmen alınmıştır. Araştırma 2009-2010 öğretim yılında yapılmıştır. Veri analizlerinde frekans, yüzde (%), aritmetik ortalama (x), standart sapma (Ss), t- testi, Anova ve Pearson Korelosyon Katsayısı teknikleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda öğretmenlerin, okul müdürlerinin kriz yönetimine ve dönüşümcü liderliğe ilişkin algılarının ?Çoğunlukla? şeklinde değerlendirildiği belirlenmiştir.Araştırma bulgularına göre; cinsiyet, eğitim düzeyi, yaş ve branş değişkenlerine göre ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, müdürlerinin kriz yönetimini gösterme düzeylerinin değerlendirilmesinde anlamlı bir farklılık yoktur.Öğretmenlerin mesleki kıdem değişkenine göre müdürlerin kriz yönetiminde kriz sonrası dönem boyutu ile dönüşümcü liderlik davranışlarında ilham verici motivasyon, ideal etki ile bireysel etki boyutlarında anlamlı fark görülmüştür.Eğitim düzeyi, yaş ve branş değişkenlerine göre ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, müdürlerinin dönüşümcü liderlik davranışlarını gösterme düzeylerinin değerlendirilmesinde anlamlı bir farklılık yoktur.Öğretmenlerin kriz yönetme becerilerine ilişkin algılarıyla dönüşümcü liderliğe ilişkin algıları arasında anlamlı, pozitif bir ilişki bulunmaktadır. İlköğretim okulu müdürlerinin dönüşümcü liderlik özelliklerini gösterme düzeyleri arttıkça kriz yönetimi becerileri de artmaktadır.

Dönüşümcü liderlikKriz yönetimiLiderlik+5
Saniye Ulutaş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Ergenlik döneminde umut ve gelecek beklentilerinin sosyal destek kaynaklarına göre incelenmesi: Aile, akran ve öğretmen rolleri

Bu araştırmanın temel amacı, ergenlerin algıladıkları sosyal destek kaynaklarının (aile, arkadaş ve öğretmen desteği) gelecek beklentileri üzerindeki etkisinde umudun aracı rolünü incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Doğu Anadolu Bölgesi’nde öğrenim gören ve uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen 643 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu, Bütünleyici Umut Ölçeği, Ergenlerde Gelecek Beklentisi Ölçeği ve Revize Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde, demografik değişkenlere ilişkin farklılık analizleri ile gözlenen değişkenlerle kurulan yol analizi modeli ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular; umut düzeyi ve gelecek beklentisinin bazı demografik değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca algılanan aile, arkadaş ve öğretmen desteğinin ergenlerin umut düzeylerini anlamlı ve pozitif yönde etkilediği, umut düzeyinin ise gelecek beklentisini anlamlı ve pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Yol analizi sonucunda, umudun; algılanan aile, arkadaş ve öğretmen desteği ile gelecek beklentisi arasındaki ilişkide aracı role sahip olduğu saptanmıştır. Araştırma sonuçları, ergenlerin olumlu gelecek beklentileri geliştirebilmelerinde umut düzeylerinin güçlendirilmesinin ve sosyal destek kaynaklarının desteklenmesinin kritik önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Bu bulguların, psikolojik danışma ve rehberlik alanındaki koruyucu ve önleyici uygulamalara önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

umutgelecek beklentisiergen+1
Zeynep Karakaş
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2026
10
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.259
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7.sınıf öğrencilerinde uygulanan yaratıcı yazma çalışmalarının, öğrencilerin yaratıcılıklarına ve Türkçe dersine olan tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, Antalya ili Kepez ilçesine bağlı Varsak İlköğretim Okulu ve Sakarya İlköğretim Okulu yedinci sınıf öğrencilerine uygulanan yaratıcı yazma etkinliklerinin, öğrencilerin yaratıcılık seviyelerine ve Türkçe dersine olan tutumlarına etkisi incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini Antalya ili Kepez ilçesine bağlı Varsak İlköğretim Okulu7.sınıf öğrencilerinin (150) ve Sakarya İlköğretim Okulu 7.sınıf öğrencilerinin (131)tümü oluşturmaktadır.Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Araştırmada veri elde etmek amacıyla ?Paul Christensen&John Guilford Düşünsel Akıcılık Testi?, ?Paul Christensen&JohnGuilford ve diğerleri tarafından geliştirilen Alternatif Kullanım Testi, Sözcük Akıcılığı Testi , PaulChristensen& Robert Merrifield&John Guilford tarafından geliştirilen Sonuçlar Testi ile Elif Kupar KUVANÇ tarafından geliştirilen Türkçe Dersi Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin Türkçe ders başarılarını ve Türkçe dersine yönelik tutumlarını geliştirmek amacıyla, haftada 2 ders saati olmak üzere 12 hafta boyunca yaratıcı yazma uygulamaları yapılmıştır. Kontrol grubunda ise Türkçe dersi müfredat programına uygun olarak sürdürülmüştür. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 13.0 programının ilişkili/ilişkisiz ölçümler t-testi istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır

Türkçe dersiYaratıcı düşünceYaratıcı yazma+4
Burcu Başkök
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim bilişim teknolojileri öğretmenlerinin mesleğe yönelik sorunları, bu sorunların nedenleri ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın amacı ilköğretim okullarında görev yapmakta olan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin bilişim teknolojileri dersi kapsamında karşılaştıkları kişisel-mesleki, öğretim, teknik, okul yönetimi ve kültür alanları ile ilgili sorunlarını, bu sorunların nedenlerini ve çözümlerine ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır.Nitel araştırma deseni kullanılarak yapılan bu araştırmaya 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya'nın merkez ilçelerinden Muratpaşa, Konyaaltı ve Kepez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 15 ilköğretim bilişim teknolojileri öğretmeni katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ses kaydı ile elde edilen veriler, içerik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmaya katılanlar, kişisel-mesleki, öğretim, teknik, okul yönetimi ve kültür alanlarında karşılaşılan sorunların temel nedenlerini dersin programdaki yeri ve yapısı, sınıf ortamı ve donanım eksikliği, sınıf mevcutları, bilişim teknolojileri öğretmenliği görev tanımının net olmaması ile okul yönetimi, diğer öğretmenler, öğrenciler ve veliler tarafından yanlış algılanmaları olarak belirtmişlerdir. Bazı çözüm önerileri olarak; dersin programdaki yeri ve yapısının düzenlenmesi, sınıf ortamı ve donanımların iyileştirilmesi, bilişim teknolojileri öğretmenlerinin görev tanımlarının netleştirilmesi belirtilmiştir.

Bilişim teknolojileri dersiBranş öğretmenleriMesleki sorunlar+3
Gülden Mediha Yeşiltepe
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Lise son sınıf öğrencilerinin akılcı olmayan inançları ve anne-baba tutumları ile sınav kaygısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı lise son sınıf öğrencilerinin cinsiyetleri, akılcı olmayan inançları ve anne-baba tutumları ile sınav kaygısı düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Kilis ilindeki tüm Anadolu liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, fen liseleri ve genel liselerin son sınıflarında öğrenimine devam eden 418 öğrenci ile yürütülmüştür.Araştırmada, Türküm, Balkaya ve Karaca (2005) tarafından geliştirilen Akılcı Olmayan İnanç Ölçeği-Ergen Formu, Spielberger tarafından geliştirilen ve Öner (1990) tarafından Türkçe kültürüne uyarlanan Sınav Kaygısı Envanteri ve Sümer ve Güngör (1999) tarafından geliştirilen Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği (ÇYTÖ) kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi bilgisayarda istatistik paket programlarından SPSS'in 17.0 sürümü kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada cinsiyetin etkisi kontrol edildikten sonra akılcı olmayan inançların ve anne-baba tutumlarının (bağımsız değişkenler) sınav kaygısını (bağımlı değişkeni) yordayıp yordamadığı hiyerarşik regresyon analizi tekniği ile belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, cinsiyetin hem sınav kaygısı toplam puanlarını hem de sınav kaygısının kuruntu ve duyuşsallık boyutu puanlarını yordadığı ve kız öğrencilerin sınav kaygısı düzeylerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Akılcı olmayan inançlar ile sınav kaygısı toplam ve alt boyut puanları arasındaki ilişki incelendiğinde ise, bu değişkenler arasında olumlu yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu ve akılcı olmayan inançların sınav kaygısının önemli bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırma bulgularına göre sadece anneden algılanan sıkı denetim/kontrol tutumunun sınav kaygısı toplam, kuruntu ve duyuşsallık puanlarını anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür.

Akılcı olmayan inançlarAna-baba tutumuLise öğrencileri+1
Deniz Güler
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu öğrencilerinin okul yaşam kalitesine ilişkin algıları (Bursa İli Yıldırım İlçesi örneği)

Bu çalışma ilköğretim öğrencilerinin okul yaşam kalitesi algısının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni 2011?2012 Eğitim-Öğretim yılında Bursa ili merkez ilçelerinden Yıldırım'daki resmi ilköğretim okullarına devam eden altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Evrendeki ilköğretim okullarından alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeyden olacak şekilde yansız küme örnekleme yoluyla üç okul belirlenmiş, bu okullardan da yine seçkisiz olarak birer şube seçilmiştir. Belirlenen bu üç okuldan seçilen üçer şubedeki öğrenciler araştırmanın örneklemini oluşturmuşlardır.Araştırmaya, alt sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan 92, orta sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan 85 ve üst sosyo-ekonomik düzeydeki okuldan da 123 olmak üzere toplam 300 öğrenci katılmıştır.Bu araştırmada veriler Sarı (2007) tarafından geliştirilen, ?Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği? (OYKÖ) kullanılarak toplanmıştır.Verilerin analizinde SPSS 13.0 paket programı kullanılarak betimsel istatistikler incelenmiştir. Ayrıca aritmetik ortalama, standart sapma dağılımlarının incelenmesinin yanı sıra okul yaşam kalitesi düzeyinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği t-testi ile okulun bulunduğu sosyo-ekonomik düzeye, sınıf düzeyine ve anne ve babanın eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile test edilmiştir. Ayrıca veri toplama aracının geçerlik çalışmasında doğrulayıcı faktör analizi için Lisrel 8.54 paket programı kullanılmıştır.Araştırmanın sonunda OYKÖ'den alınan puanlar genel olarak incelendiğinde, öğrencilerin okullarının yaşam kalitesine ilişkin algılarının 1?5 ölçeği üzerinden = 3.31 düzeyinde gerçekleştiği söylenebilir. Alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeye sahip okulların öğrencilerinin okul yaşam kalitesi algıları arasında üst sosyo-ekonomik düzeye sahip okullardaki öğrenciler lehine anlamlı farklılıklar olduğu, kız ve erkek öğrencilerin okul yaşam kalitesi algıları arasında kız öğrenciler lehine anlamlı farklılıklar olduğu, anne ve babalarının eğitim düzeyine göre öğrencilerin okul yaşam kalitesi algıları lise ve dengi okul mezunu olanların lehine,sınıf düzeyi ile okul yaşam kalitesi arasında anlamlı farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Okul Yaşam Kalitesi, Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği

BursaOkul yaşam kalitesiÖğrenci algısı+2
Gamze Türkoğlu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin Teknoloji ve Tasarım dersine yönelik tutumları ile akademik başarılarının incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim 6.,7. ve 8. sınıf öğrencilerinin Teknoloji ve Tasarım dersine yönelik tutumları ile akademik başarıları arasındaki ilişki incelenmektedir. Araştırmada,öğrencilerin Teknoloji ve Tasarım dersine yönelik tutumlarının ve karne notlarının; cinsiyete, sınıf düzeyine, ekonomik gelire, anne eğitim durumuna ve baba eğitim durumuna görefarklılaşıp farklılaşmadığı tespit edilmiş, derse yönelik tutumla akademik başarı arasındaki ilişki belirlenmiştir.Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın ulaşılabilir evreni 2011/2012 eğitim öğretim yılında Antalya ilinde öğrenim görmekte olan 6.,7. ve 8.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu evren içerisindeörneklem grubu olarak 9 ilköğretim okulu seçilmiştir. Bu okullar seçilirken, sosyo-ekonomik yapı ve il başarı sıralaması dikkate alınmıştır. Araştırmaya 9 ilköğretim okulunda öğrenimgörmekte olan 594'ü kız, 571'i erkek toplam 1165 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen Teknoloji ve Tasarım Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Tutum ölçeği 28 maddeden oluşmaktadır. Güvenirlik çalışmalarının sonucunda Cronbach Alpha ( ? ) güvenirlik katsayısı 0,94 olarak tespit edilmiş,faktör analizi sonucunda tek boyutlu olduğu belirlenmiştir.Araştırma verilerinin istatistiksel analizinde; aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde hesapları, t- testi, tek yönlü varyans analizi(anova), tamhane's T2 testi vebasit korelasyon analizi tekniği uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrenci tutumlarının; Cinsiyete göre anlamlı bir farlılık gösterdiği, kız öğrencilerin erkek öğrencilere göredaha olumlu bir tutuma sahip olduğu.Sınıf düzeyine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, 6.sınıf öğrencilerinin 7. ve 8.sınıf öğrencilerine göre daha olumlu bir tutuma sahip olduğu, Ekonomik gelire göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, ekonomik gelir arttıkça olumlu tutumun yükseldiği.Baba ve anne öğrenim durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve öğrenim durumu arttıkça derse karşı olumlu tutumun yükseldiği tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda öğrenci karne notlarının ise; Cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha başarılı olduğu, Sınıf düzeyine göre anlamlı bir farklılık göstermediği,Ekonomik gelire göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve ekonomik gelir arttıkça dersnotunun yükseldiği, Baba ve anne öğrenim durumuna göre anlamlı bir fark gösterdiği ve öğrenim durumu arttıkça ders notunun yükseldiği tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda derse yönelik tutumla akademik başarı arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Teknoloji ve Tasarım Dersi, Tutum, Akademik Başarı

Akademik başarıEğitim programlarıTeknoloji ve tasarım dersi+4
Mehmet Aydın Sağlık
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

PISA 2009-Türkiye verilerine dayanarak okuma becerileri alanında başarılı okullar ile başarısız okulları ayırt eden okul içi etmenler ve sosyo-ekonomik faktörler

Bu çalışmanın amacı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2009 verilerini dikkate alarak Türkiye'deki okuma becerileri alanında başarılı olan okullarla başarısız olan okulları ayırt eden okul içi etmenleri ve sosyo-ekonomik faktörleri ortaya koymaktır.Araştırma deseni nedensel karşılaştırma araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki 15 yaş grubu öğrenciler oluştururken, örneklemini ise Türkiye'den PISA 2009'a katılan 15 yaş grubu 4996 öğrenci arasından araştırmanın amacına yönelik olarak seçilen 2302 öğrenci oluşturmaktadır.Veri toplama aracı olarak okuma becerileri başarı testi ve öğrencilerin demografik bilgilerini ortaya koyan öğrenci anketi kullanılmıştır. Veri analizi süreci temelde iki basamakta gerçekleştirilmiştir. İlk basamakta analiz için ayıklanan veri seti üzerinde SPSS 17 paket programı yardımı ile kayıp veri analizi ve uç nokta analizleri betimsel analiz teknikleri yardımı ile gerçekleştirilmiş, araştırmanın bağımsız değişkenleri betimlenmiştir. İkinci aşamada ise temizlenen veri seti kullanılarak SPSS.17 paket programı yardımı ile binary lojistik regresyon analizi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olmasının, sınıf ortamının disiplinli olmasının, öğrenci merkezli sınıflarda öğrenim görmenin, anlama hatırlama stratejisini kullanmanın bireylerin okuma başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan öğretmen-öğrenci iletişiminin iyi olmasının, sınıfa öğrenci merkezli ölçme stratejilerinin kullanılmasının, öğrencinin ezberleme ve kontrol stratejilerini kullanmalarının okuma başarısı üzerinde olumsuz etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmadan elde edilecek sonuçlar, program geliştirmecilere yeni programlar geliştirirken; öğretmenlerin ve okul idarecilerinin programın uygulama aşamasını daha verimli kılmalarında, velilere ise evde öğrencilerin çalışma ortamlarını nasıl hazırlayacakları konusunda ışık tutacaktır.Anahtar Kelimeler: okuma becerileri, sosyo-ekonomik düzey, okul içi etmenler PISA2009

BaşarıBaşarı değerlemeEğitim programları+6
Çiğdem Güzle Kayır
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İşgörenlere yönelik yıldırma davranışları, nedenleri ve işgörenlerin bu davranışlarla başa çıkma yöntemleri (Bir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü örneği)

Bu çalışmada İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görev yapmakta olan yönetici ve işgören görüşlerine göre, işgörenlere yönelik yıldırma davranışları, nedenleri ve işgörenlerin bu davranışlarla başa çıkma yöntemleri ele alınmıştır. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya İli Korkuteli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görev yapmakta olan yönetici ve işgörenlerin, işgörenlere yönelik uygulanan iş yerinde yıldırma davranışları, bu davranışların nedenleri ve bu davranışlarla başa çıkma yöntemlerine ilişkin görüşlerini kapsamaktadır. Araştırmaya katılacak kişiler ?maksimum çeşitlilik örneklemesi? ile belirlenmiş, farklı görev alanlarından beş yönetici ve beş işgörenle görüşülmüştür. İki ayrı yapılandırılmış soru formu hazırlanmış, karşılaştırma yapabilmek için soruların paralel olmasına özen gösterilmiştir. Yapılan nitel çalışmada ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Verilerin gruplandırılması, örnek cevaplar alınması ve modeller oluşturulması aşamasında nitel veri analiz programı NVİVO 9.2' den yararlanılmıştır. Görüşmeler içerik analizi ile çözümlenmiş ve verilerin yüzde frekans değerleri verilmiş; örnek cevaplar NVIVO 9.2 ile yansıtılmıştır.Araştırmadan elde edilen verilere dayanılarak, taşra örgütünde çalışan eğitim yöneticilerinin eğitim masa üstü çalışanlarına ve diğer işgörenlerine yıldırma davranışları gösterdikleri, yöneticilerin ve işgörenlerin de bu davranışlara örnekler verdikleri ve yıldırma davranışlarının nedenlerine göre çeşitlilik gösterdiği söylenebilir. Yıldırma davranışlarının çeşitlilik göstermesinin yanı sıra, yıldırma uygulamak isteyen yöneticilerin bunu farklı sebepler göstererek ya da herhangi bir nedene bağlı kalmaksızın da yıldırma davranışı uygulayabildikleri, yine işgörenlerin bu yıldırma davranışlarıyla başa çıkma yöntemleri hakkında bilgi ve görüş sahibi oldukları ancak yıldırmayı dile getirme ve gerekli mercilere başvurma konusunda çekingenlik yaşadıkları söylenebilir.Araştırma yıldırmayı eğitim örgütlerinin yönetim kademelerinden biri olan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü seviyesindeki yıldırma davranışları, nedenleri ve başa çıkma yöntemlerini ele alması bakımından önem arz etmektedir.Anahtar Sözcükler: Eğitim Örgütlerinde Mobbing, İş Yerinde Yıldırma, Psikolojik Taciz, Mobbing

Başa çıkmaEğitim kurumlarıMilli Eğitim Müdürlüğü+4
Reyhan Nazaroğlu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim turizm eğitiminde farklı öğretim teknikleri ve öğrenme ortamlarının öğrencilerin paket programları kullanımı başarısı üzerine etkisi

Bu araştırmada kendisi uygulamalı bir ders olan mesleki bilgi işlem derslerinde öğretme tekniği ve öğretme ortamlarının öğrencilerin paket program kullanım başarısına etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır.Öntest-sontest kontrollü deneysel desen kullanılarak yapılan araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nda örgün öğretim 3. sınıfta mesleki bilgi işlem derslerini ilk defa alan öğrencilerden oluşan 20 kişilik kontrol ve 24 kişilik deney grupları olmak üzere toplam 44 kişilik bir öğrenci grubuyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmacı ve paket program eğitmenleri ile toplam 20 sorudan oluşan bir başarı testi veri toplama aracı olarak geliştirilmiştir. Başarı testi, geçerlik-güvenilirlik analizi için, kontrol ve deney gruplarından bağımsız 56 kişilik bir öğrenci grubuna uygulanmıştır. Elde edilen veriler ise KR-20 hesaplaması için Statistica programı ile analiz edilmiştir.Analizler sonucunda mesleki bilgi işlem derslerinde öğretme tekniği ve öğretme ortamlarının kontrol ve deney grupları arasında fark oluşturduğu tespit edilmiştir ancak bu fark istatistikî olarak anlamlı değildir.Anahtar Sözcükler: Öğretme teknikleri, Öğretme ortamları, Mesleki eğitim programı, Otel otomasyonları, Turizm eğitimi, Uygulamalı eğitim

Bilgisayar destekli öğretimEğitimEğitim araçları+5
Hasan Kınay
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Metal teknolojisi öğretmenlerinin mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında uygulanan metal teknolojisi alanı modüler öğretim programı hakkında görüşleri: Antalya örneği

Bu araştırmanın amacı metal teknolojisi alanı öğretmenlerinin mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında uygulanan metal teknolojisi alanı modüler öğretim programı hakkında görüşlerini ortaya koymaktır.Bu araştırmaya 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya'nın merkez ve ilçelerindeki mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 57 metal teknolojisi eğitimi öğretmeni katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak öğretmenlerden elde edilen nicel veriler SPSS programına girilmiş ve veri seti oluşturulmuştur. Öğretmenlerin ankette yer alan açık uçlu sorulara verdikleri yanıtlar ise ayrı bir dokümana kaydedilmiş ve nitel veri seti oluşturulmuştur. Veri setinde yer alan nicel veriler betimsel istatistik (frekans, yüzde) teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Veri setinde yer alan nitel veriler ise nitel veri analiz yöntemlerinden betimsel içerik analizi tekniği kullanılarak ve alıntılar kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmaya katılanlar, modüler öğretim programının tam olarak uygulanamamasının temel nedenlerini okulun ve atölyelerin fiziki ve teknik donanımlarındaki eksiklik, modüllerin zamanında öğretmenlere ulaşmaması, modül notlarının e-okul sistemine yansıtılamaması, öğrencilerin hazır bulunuşluk seviyelerinin yeterli olmaması ve öğrencilerin metal teknolojisi alanına öncelikli tercihleri arasında yer vermemesi olarak belirtmişlerdir. Bazı çözüm önerileri olarak; okulların ve atölyelerin fiziki ve teknik donanımlarındaki eksikliğin bakanlık tarafından veya okul sektör iş birliği ile giderilmesi, modüllerin eğitim öğretim başlamadan öğretmenlere ulaştırılması, e-okul sisteminde modül notları için yer açılması, ilköğretim öğrencilerine ve 9. sınıf öğrencilerine metal teknolojisi alanının daha iyi tanıtılması sureti ile öğrencilerin bu bölüme öncelikli tercihleri arasında yer vermesi belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Metal Teknolojisi Alanı, Meslekî ve Teknik Eğitim, Modül, ModülerÖğretim Sistemi

Mesleki eğitimMetal eğitimiModüler eğitim
Mehmet Aktaş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim Fen ve Teknoloji Dersi ders, çalışma ve kılavuz kitaplarının beş zihin modeli açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı İlköğretim 6. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi Öğrenci Ders Kitabı, Çalışma Kitabı ve Öğretmen Kılavuz Kitapları' nda yer alan etkinliklerin Beş Zihin Modeli'nde yer alan zihin tiplerini geliştirmeye yönelik olması açısından incelenmesidir. Nitel araştırma yöntemlerinden ?Betimsel Analiz?in kullanıldığı bu çalışma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında ilköğretim ikinci kademe altıncı sınıflarda kullanılan öğrenci ders ve çalışma kitapları ile öğretmen kılavuz kitabı üzerinde gerçekleştirilmiştir.Çalışmada yeni Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programı'nda kullanılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı' nca hazırlanan 6. sınıf Öğrenci Ders Kitabı, Öğrenci Çalışma Kitabı ve Öğretmen Kılavuz Kitabı olmak üzere üç adet kitap incelenmiştir. Beş zihin modelini ve alt boyutlarını (disiplin, sentez, yaratıcı, saygı ve etik zihinleri) temsil edecek ölçütler ve bu ölçütlerin ders kitaplarında tespitini sağlayacak maddeler belirlenmiştir. Hazırlanan ölçek ile söz konusu kitaplarda bulunan 285 adet etkinlik, beş zihin modelinde belirtilen zihin tiplerine göre etkinliğin yokladığı özellik dikkate alınarak tek tek incelenmiş ve hangi zihin tipine hitap ettiği belirlenmiştir. Toplam etkinlik sayısı üzerinden yüzde ve frekans değerleri hesaplanarak veriler analiz edilmiştir.Tüm bu incelemeler sonunda adı geçen kitaplarda, her ünitede tüm zihin tiplerini geliştirmeye yönelik etkinliklerin bulunmadığı, bir zihin tipini geliştirmeye yönelik etkinlikler yüksek oranda yer alırken, bazı kitaplarda bazı zihin tiplerinin ihmal edildiği ya da hiç yer verilmediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Beş Zihin Modeli, Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programı.

Beş faktör kişilik modeliDers kitaplarıDeğerlendirme+4
Ülkü Yılmaz
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim fen ve teknoloji eğitiminde disiplinlerarası tematik öğretim yaklaşımının öğrencilerin öğrenme ürünleri üzerine etkisi

Disiplinlerarası tematik öğretme yaklaşımının öğrencilerin öğrenme ürünlerine etkisinin incelendiği bu araştırmada yaklaşım eğitim programının öğeleri olan hedefler, eğitim durumları, içerik ve değerlendirmeyi temel alarak literatür taraması ile incelenmiştir. Bu yaklaşımın uygulama aşaması öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür.Araştırma 2009?2010 öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa İlçesinde yer alan özel bir ilköğretim okulunun toplam 84 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrenciler üst sosyo-ekonomik düzeyde yer alan grubu temsil etmektedir. Çalışmada Akademik Başarı Testi (ABT) , Fen Tutum Ölçeği ve odak grup görüşme formu kullanılmıştır.ABT araştırmacı tarafından öğrencilerin vücudumuzdaki sistemler ünitesindeki başarılarını değerlendirmek amacıyla geliştirilmiştir. Vücudumuzdaki sistemler ünitesinin Sindirim Sistemi alt başlığını kapsamaktadır. Hazırlanan testin kapsam geçerliliği ünite kazanımları dikkate alınarak sağlanmaya çalışılmıştır.Fen tutum ölçeği çalışmada öğrencilerin fen ve teknoloji dersi hakkındaki düşüncelerini ölçmeye yönelik kullanılmıştır. Ölçek 16 maddeden oluşmaktadır. Ölçek güvenirlik ve faktör analizi çalışması için 128 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 0.83 bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Disiplinlerarası tematik öğretim, Fen ve Teknoloji dersi öğretimprogramı

Akademik başarıDisiplinlerarasıFen ve teknoloji dersi+6
Irmak Konukaldı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojileri alanı 10.sınıf öğrencilerinin Temel Elektronik ve Ölçme Dersine yönelik tutumları ile akademik başarılarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Bilişim Teknolojileri Alanı 10. sınıf öğrencilerinin Temel Elektronik ve Ölçme dersine yönelik tutumları ile akademik başarıları arasındaki ilişkileri bağımsız değişkenler açısından incelemektir.Araştırma 2011-2012 eğitim yılında, Antalya ili Alanya ilçesinde, Alanya Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Nezihe Soydan Ticaret Meslek Lisesi, Demirtaş Çok Programlı Lisesi, Avsallar Çok Programlı Lisesi ve Berat Hayriye Cömertoğlu Çok Programlı Lisesi, Bilişim Teknolojileri Alanı 10.sınıfında öğrenim gören toplam 149 öğrenci ile yürütülmüştür.Araştırmada kullanılan Temel Elektronik ve Ölçme Dersine Yönelik Tutum Ölçeği araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. 27 maddeden oluşan Ölçeğin güvenirliği 0,85 olarak hesaplanmış ve tüm analiz işlemlerinde SPSS 19.0 paket programı kullanılmıştır.Betimsel araştırma modelinde yürütülen bu araştırmada yedi alt problem cevaplanmaya çalışılmış ve verilerin analizinde, verilerin türüne göre, korelasyon (r), t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), % dökümleri yapılmış, F değerinin önemli olması halinde farkın hangi gruplardan kaynaklandığını bulmak için Scheffe Testi uygulanmıştır.Araştırmada cevap aranan alt problemlere yönelik yapılan analizler sonucunda, Temel Elektronik ve Ölçme dersine yönelik tutum ile ekonomik düzey arasında ve öğrencilerin gruplara ayrılması arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Araştırmada cinsiyete göre, okul türüne göre, sınıf mevcuduna göre, dersin işlendiği fiziki mekana göre farkın anlamlı olmadığı görülmüştür.Araştırmada öğrencilerin Temel Elektronik ve Ölçme dersine ilişkin tutumları ile akademik başarıları arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilişim Teknolojileri, Temel Elektronik ve Ölçme Dersi, Tutum,Akademik Başarı.

Akademik başarıBaşarıBilişim teknolojisi+5
Şükrü Söğüt
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Unıque 9 ders kitabının Milli Eğitim İngilizce dersi öğretim programına uygunluğu

Bu araştırma ?Anadolu Türü Olmayan? okullarda dokuzuncu sınıflar İngilizce dersi öğretimi için hazırlanmış ?UNIQUE 9? ders kitabının Avrupa Konseyi hedefleri doğrultusunda hazırlanmış 24.08.2011 tarihli ?Ortaöğretim Kurumları İngilizce Dersi Öğretim Programı? ile uygunluğunu saptamak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmanın veri kaynağı; Unique 9 ders kitabı ve T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı Ortaöğretim Kurumları İngilizce Dersi Öğretim Programı Kılavuzudur.Unique 9 ders kitabı; İngilizce Dersi Öğretim Programı Kılavuzu ile karşılaştırılmıştır. Her bir, kazanım, tema, içerik, öğrenme öğretme durumları ve ölçme değerlendirme ölçütü maddeler halinde tablolaştırılmış ders kitabıyla örtüşen maddeler işaretlenmiştir.Kazanım, tema, içerik, öğrenme öğretme durumları ve ölçme değerlendirme basamakları doğrultusunda ders kitabının M.E.B. İngilizce Öğretim Programına uygunluğu incelendiğinde, tez içerisinde sunulduğu gibi, her bir basamakta uyuşmazlık gösteren unsurların yer aldığı saptanmıştır.Bu araştırmada İngilizce öğretimine yönelik program, ders kitabı alanlarında çalışmalar yapan eğitim öğretimin ilgili kurum ve kişilerine fikir vermek amacıyla ders kitabının programa uygunluğu incelenmiştir.Anahtar sözcükler: İngilizce Dersi Programı, uygunluk, örtüşme, kazanım, tema, içerik, öğrenme öğretme durumları ve ölçme değerlendirme

DersDers kitaplarıEğitim programları+5
Bilgen Uyanık
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimde bilgi teknolojileri kullanımı dersinin öğrenci ihtiyaçlarına göre incelenmesi (Akdeniz Üniversitesi örneği)

Bu araştırmanın amacı; Akdeniz Üniversitesinde (AÜ) Bologna Süreci (BS) çalışmaları kapsamında içeriği yenilenerek, 2011-2012 öğretim yılı güz döneminden itibaren yürürlüğe konulan, Bilgi Teknolojileri Kullanımı (BTK) dersinin öğrenci ihtiyaçlarına göre incelenmesidir.Genel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmaya, AÜ'nde birinci sınıfta okumakta olan 1770 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen BTK Dersine Yönelik İhtiyaç Belirleme Ölçeği kullanılmıştır.Verilerin analizinde; ölçeğin alt boyutlarının incelenmesi aşamasında betimsel istatistik (yüzde, frekans, standart sapma ve aritmetik ortalama), bağımsız değişkenlerin alt boyutlara göre incelenmesi aşamasında yordamsal istatistik (MANOVA) kullanılmıştır. Bunlara ek olarak, veri toplama aracının son bölümünde yer alan açık uçlu soruya verilen cevaplar ise içerik analizi yoluyla incelenmiştir.Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin sırasıyla; işletim sistemi kullanma, paket program uygulamaları, kişisel web sitesi tasarlama, interneti etkin kullanma, sunum materyalleri hazırlama ve bilgisayar ile ilgili temel kavramlar alt boyutlarına ihtiyaç duydukları görülmüştür.Kız öğrencilerin İnterneti etkin kullanma ve sunum materyalleri hazırlama alt boyutlarına ilişkin ihtiyaçlarının erkek öğrencilere daha yüksek olduğu, erkek öğrencilerin ise web sitesi tasarlama alt boyutuna ilişkin ihtiyaçlarının kız öğrencilere oranla daha yüksek olduğu görülmüştür.İlköğretim ve/ya ortaöğretim süreçlerinde bilgisayar dersi alan öğrencilerin işletim sistemi kullanımı, paket program uygulamaları ve interneti etkin kullanma alt boyutlarındaki ihtiyaçlarının ilköğretim ve/ya ortaöğretim süreçlerinde bilgisayar dersi almayan öğrencilere oranla daha yüksek olduğu görülmüştür.BTK dersi öncesi bilgisayar kursuna katılmayan öğrencilerin sunum materyalleri hazırlama alt boyutundaki ihtiyaçlarının BTK dersi öncesi bilgisayar kursuna katılan öğrencilere oranla daha yüksek olduğu görülmüştür.Bunlara ek olarak öğrencilerin, bilgisayarın kullanıma hazır hale getirilmesi, bilgisayarı etkili kullanma yolları, çizim ve görsel tasarım programlarını öğrenmeye ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Bilgi teknolojileri kullanımı dersi, temel bilgi teknolojisi kullanımıdersi, yükseköğretimde bilgisayar okuryazarlığı

Bilgi teknolojisiBilgisayar kullanımıBologna süreci+6
Şahin Akbunar
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların anneleri ile normal gelişimi olan çocukların annelerinin depresyon ve stresle başa çıkma becelerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukların annelerinin depresyon düzeyleri ve stresle başa çıkma becerilerini, normal gelişim gösteren çocukların annelerinin depresyon düzeyleri ve stresle başa çıkma becerileri ile karşılaştırmaktır. Bunun yanı sıra ikinci problem olarak, DEHB' li çocukların annelerinin stresle başa çıkma becerilerinin depresyon düzeylerini ne düzeyde yordadığının araştırılması olarak belirlenmiştir. Araştırma, 2012 yılında Antalya ili Muratpaşa ilçesindeki Atatürk İlköğretim Okulu, Başöğretmen Atatürk İlköğretim Okulu, İstiklal İlköğretim Okulu, Hanım Ömer Çağıran İlköğretim Okulu ve Mustafa Meryem Ege ilköğretim Okulu akademik ve sağlık olarak normal gelişimi olan 120 4. ve 8. sınıf öğrencisi annesi ve Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine başvuran 4.-8. sınıf aralığında DEHB tanısı almış 47 ilköğretim öğrencisi anneleri ile yürütülmüştür.Araştırmada bağımlı ve bağımsız değişkenleri ölçmek için ?Beck Depresyon Ölçeği? ve ?Yakın İlişkilerde Çok Boyutlu Başa Çıkma Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 16 kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Depresyon düzeylerine ve stresle başa çıkma yöntemlerine ait bağımsız örneklemlerin karşılaştırılmasında t-testinden yararlanılmıştır. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişki çoklu doğrusal regresyon modeline göre incelenmiştir.Bu araştırmadan elde edilen bulgulara göre, DEHB olan çocukların annelerinin depresyon düzeyleri, normal gelişimi olan çocukların annelerinden daha yüksektir. Stresle başa çıkma becerilerinin kullanımında, İlişkiye Odaklanma, Dışsal Destek Arama, İnkar/Erteleme, Dine Tutunma ve Mizah alanlarında DEHB olan çocukların anneleri ile normal gelişimi olan çocukların anneleri arasında farklılık bulunmamıştır. DEHB olan çocukların annelerinde Olumsuz Edilgen Başa Çıkma düzeyinin, normal gelişimi olan çocukların annelerine göre önemli düzeyde yüksek iken, Olumlu Etkin Başa Çıkma düzeylerinin önemli düzeyde daha düşük olduğu görülmüştür. Kendini Destekleme düzeyi normal gelişim gösteren çocukların annelerine göre daha düşükken, Geri Çekilme alanında DEHB' li çocukların annelerinin puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Alkol/İlaç Kullanımda DEHB olan çocukların annelerinin puanları anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. DEHB olan çocukların annelerinin depresyon düzeyleri, İlişkiye Odaklanma, Olumsuz Edilgen Başa Çıkma, Olumlu Etkin Başa Çıkma, Kendini Destekleme, Geri Çekilme ve İnkar/Erteleme ile ilişkilenirken Dışsal Destek, Dine Tutunma, Mizah ve Alkol/İlaç Kullanımı ile ilişkili olmadığı bulunmuştur. Depresyon düzeyleri Olumsuz Edilgen Başa Çıkma stratejisi ile pozitif yönde, Olumlu Etkin Başa Çıkma stratejisi ile negatif yönde önemli düzeyde ilişkili bulunmuştur.

AnnelerBaşa çıkmaDepresyon+6
Fulya Alpan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Genel liselerde İngilizce öğretimindeki başarısızlık nedenleri hakkında öğrenci, öğretmen ve veli görüşlerinin incelenmesi: Antalya ili örneği

Bu araştırmanın amacı genel liselerde İngilizce dersindeki başarısızlık nedenlerini öğrenci, öğretmen ve veli görüşlerini dikkate alarak ortaya koymaktır.Araştırma evrenini 2011-2012 öğretim yılında Türkiye'deki tüm genel liselerde çalışan İngilizce öğretmenleri, öğrenim gören öğrenciler ve onların velileri; örneklemini ise Antalya ilindeki beş merkez ilçede (Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı ve Muratpaşa) bulunan onbe? resmi genel lisede öğrenim gören 402 öğrenci, 58 veli ve bu okullarda görev yapmakta olan 50 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Öğrenci, öğretmen ve velilerin seçiminde tesadüfî örnekleme yöntemi kullanılmı?tır. Veri toplama aracı olarak ise ara?tırmacı tarafından geliştirilen Genel Liselerde İngilizce Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar Hakkında Öğrenci / Öğretmen / Veli Görüşleri Anket Formları uygulanmıştır.Araştırma sonucunda İngilizce sınıflarının kalabalık olmasının öğrenmeyi olumsuz etkilediği, İngilizce derslerinde seviye sınıfları uygulaması yapmanın öğrenmeyi olumlu etkileyebileceği, ders ve çalışma kitaplarının öğrenci ilgi alanları ve seviyeleri göz önüne alınarak hazırlanması gerektiği, İngilizce dersinin haftalık ders saatinin yetersiz olduğu, ders saatinin artırılmasının ve İngilizce dersinin seçmeli ders olarak öğrenciye sunulmasının uygun olacağı, dersliklerde çağdaş eğitim-öğretime katkı sağlayabilecek ders araç ve gereçlerinin bulundurulması ve kullanılmasının öğrenmeyi olumlu etkileyeceği, İngilizce dersini alan sınıflar ve haftalık ders saatleri ile ilgili yapılan değişikliklere uygun ders içerikleri, kitaplar ve programların hazırlanmasının iyi olacağı sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: İngilizce Öğretimi, Başarısızlık Nedenleri, Öğrenci / Öğretmen / Veli Görüşleri

BaşarısızlıkLiselerYabancı dil öğretimi+2
Hamit Kaplan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademede görev yapan müzik dersi öğretmenlerinin 2006 müzik dersi öğretim programına ile ilgili görüşleri ve karşılaştıkları sorunlar

Bu araştırma, ilköğretim ikinci kademede görev yapan müzik öğretmenlerinin, 2006 müzik dersi öğretim programına yönelik görüşleri ve karşılaştıkları sorunları ele almaktadır. Araştırmada Stufflebeam?in bağlam, girdi, süreç ve ürün (CIPP) program değerlendirme modelinin aşamaları kullanılarak, müzik dersi öğretmenlerinin 2006 müzik dersi öğretim programına yönelik görüşleri alınmıştır.Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırmaya kolay ulaşılabilir örneklem seçme yoluyla Antalya ili merkez ilçelerinden Döşemealtı, Konyaaltı, Aksu, Muratpaşa ve Kepez ilçelerindeki Milli Eğitim Bakanlığı?na bağlı ilköğretim ikinci kademe okullarında görev yapan 14 müzik öğretmeni katılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu yoluyla elde edilmiş, verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Programın bağlam, girdi, süreç ve ürün boyutuna ilişkin müzik öğretmenlerinden elde edilen verilere dayanarak; programın bağlam boyutuna yönelik müzik öğretmenlerinin; müziksel ilke, kavram ve bilgiler konusunda programı yetersiz buldukları, kazanımlarda yer alan konuların öğrencilerin seviyesine uygun olarak hazırlanmadığı sonucuna varılmıştır. Girdi boyutuna yönelik; programda yer verilen materyallerin öğrencileri olumlu yönde etkilediği, ancak öğretmenlerin görev yaptıkları okullarında donanım eksikliği yaşadıkları görülmüştür. Programın süreç boyutuna ilişkin; müzik öğretmenlerinin kazanımlara yönelik etkinlikleri yeterli buldukları, fakat ders süresinin kısıtlı olmasından dolayı verimli ders işleyemedikleri ortaya çıkmıştır. Ürün boyutuna yönelik ise; programda öğrencilere günlük hayatlarında yardımcı olacak, öğrencilerin ilgisini çekecek bilgilere ve şarkılara yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Müzik dersi öğretim programı, Müzik dersi öğretmeni, Bağlam, Girdi, Süreç, Ürün.

Branş öğretmenleriMüzik dersiMüzik eğitimi+5
Gamze Nevra Köroğlu
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma eğitimi öğrencisi bulunan ilkokul sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları zorluklar ve bu zorluklarla başa çıkma yöntemleri

Bu çalışmanın amacı, kaynaştırma eğitimi öğrencisi bulunan ilkokul sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları zorluklar ve bu zorlukluklarla başa çıkmada kullandıkları yöntemlerin belirlenmesidir. Araştırma 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Antalya İli Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı üç ilkokulda görev yapmakta olan ve sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan 10 sınıf öğretmeninin görüşlerini kapsamaktadır. Araştırmaya katılacak kişiler ?maksimum çeşitlilik örneklemesi? ile belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Yapılan nitel çalışmada ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Görüşmeler içerik analizi ile çözümlenmiş ve verilerin yüzde ve frekans değerleri verilmiştir.Araştırmadan elde edilen verilere dayanılarak, kaynaştırma öğrencisi ile yaşanan iletişim sorunları, diğer öğrencilerin kaynaştırma öğrencisini kabullenememesi, sınıfların kalabalık oluşu; bu nedenle öğretmenin kaynaştırma öğrencisine yeterli zamanı ayıramaması, kaynaştırma öğrencileri için fiziki imkânların yetersizliği ve sınıf öğretmeni ile özel eğitim öğretmeni arasındaki koordinasyon sorunu, sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları zorluklar olarak söylenebilir. Kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları zorluklarla başa çıkma yöntemleri ise; sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma öğrencisinin engel durumuna uygun bir oturma düzeni ayarlaması, sevgi ortamı oluşturulması, birebir ilgi gösterilmesi, rehber öğretmene danışılması, ödüllendirme, aile ile iletişim, özelleştirilmiş çalışmalar ve aktiviteler hazırlanması, öğrenciyi tanıma tekniklerinin kullanılması ve akran eğitiminden yararlanılması olarak söylenebilir.Araştırma, ilkokullarda görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma öğrencileri ile ilgili sınıf yönetiminde yaşadıkları zorluklar ve bu zorluklarla başa çıkma yöntemlerini ele alması bakımından önem arz etmektedir.Anahtar Sözcükler: Kaynaştırma, Kaynaştırma Eğitimi, Sınıf Öğretmenleri, Sınıf Yönetimi

Başa çıkmaKaynaştırma eğitimiSınıf yönetimi+5
Ramazan Gök
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kurum kültürü analizi: Milli Eğitim Bakanlığı ilkokul ve ortaokuluna yönelik bir araştırma

Eğitim, bütün insanların hayatında önemli bir yere sahip olan bir kavramdır. Eğitim olmadan insanların meslek edinmeleri ve yaşama hazırlanmaları çok zordur. Unutulmamalıdır ki eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü okulların da bütün örgütler gibi kendine has bir kültürü vardır.Bu çalışmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ilkokul ve ortaokulun kurum kültürünü analiz etmektir. Bu araştırma Antalya ili Muratpaşa ilçesi Hacı Hafize Saygan 2 İlkokulu ve Ortaokulu'nda önceden görev yapmış yöneticiler ve öğretmenlerle halen bu okulda görev yapan yöneticiler ve öğretmenleri kapsamaktadır.Araştırma kültür analizi (etnografya, ethnography) deseninde nitel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu okulda önceden görev yapmış 2 yönetici halen görevli olan 3 yönetici ve okulda görevi sona ermiş 2 öğretmen ve halen görevi devam eden 10 öğretmen oluşturmaktadır. Bütüncül tek durum deseninde nitel bir çalışmadır. Bu araştırmada veriler doküman analizi, metafor analizi, ve gözlem formlarının analizinden yararlanarak analiz edilmiştir. Analizde veriler kodlanmış ve bu kodlar arasındaki ilişkiler belirlenmiştir. NVivo 10.0 yazılım programından yararlanılarak temalar düzenlenmiştir. Araştırmadan elde edilen en önemli sonuç yöneticilerin ve, öğretmenlerin okuldaki kültürel durumdan genel anlamda memnun olmalarıdır.Bu araştırma okullarda yerleşmiş olan kültürün okulda görev yapan yöneticileri ve öğretmenleri ne kadar etkilediğini görmek bakımından önem arz etmektedir.Anahtar kelimeler: Kültür, Kurum Kültürü

Kurumsal kültürOrtaokullarÖrgüt kültürü+1
Feridun Sağol
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası öğrenci başarı değerlendirme programı (PISA) 2009 uygulaması okuma becerileri okuryazarlığını etkileyen faktörler

Bu çalışmada, uluslararası öğrenci değerlendirme projesi (PISA) 2009 uygulamasına katılan 15 yaş grubu Türk öğrencilerin okuma becerileri başarısını etkileyen faktörler incelenmiştir. Kullanılan araştırma modeli, ilişkisel tarama modeli olup araştırmanın evreni Türkiye?de eğitim alan tüm 15 yaş grubu öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise PISA test ve anketi uygulanan 170 okuldaki 4996 öğrenciden oluşmaktadır.Verilerin toplanması amacıyla 13 adet kitapçık, 1 adet öğrenci anketi ve 1 adet okul anketi kullanılmış. Bunun yanı sıra bazı ülkelerde isteğe bağlı anketler de kullanılmıştır.Öğrenciler, testte yer alan soruları cevaplamaya başlamadan önce örnek soruları cevaplamışlardır. PISA 2009 uygulaması 2 saatlik bilişsel soruların olduğu test oturumu ve 30 dakikalık anket oturumu olmak üzere iki bölümden oluşmuştur. Okuma becerileri başarısını etkileyen kuramsal yapıları ortaya çıkarmak amacıyla açımlayıcı faktör analizi daha sonra elde edilen kuramsal yapıların doğrulanması amacı ile doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ortaya çıkan yapıların okuma becerileri başarısını açıklama oranını belirlemek amacıyla ise elde edilen bu yapılar kullanılarak çoklu doğrusal regrasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Son olarak okuma becerileri başarısı ile matematik başarısını arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda okuma becerileri başarısını etkileyen, okul için gerçekleştirilen okumalar, okumaktan zevk alma, çevrimiçi okuma, anlama ve bilgiyi hatırlama stratejisi, kontrol stratejisi, materyal çeşitliliği ve ezberleme stratejisi?nden oluşan yedi faktörlü yapı belirlenmiş ve belirlenen bu faktörlerin toplam varyansın % 59.71?ini açıkladığı tespit edilmiştir. Belirlenen bu yedi faktörlü yapı üzerinde doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiş ve açımlayıcı faktör analizi ile belirlenen bu yapı doğrulanmıştır. Tespit edilen faktörlerin okuma becerileri başarısını açıklama oranını belirlemek amacıyla çoklu doğrusal regrasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde okumaktan zevk alma, çevrimiçi okumalar ve kontrol stratejisi okuma becerileri başarısını pozitif yönde etkilediği, materyal çeşitliliği, okul için gerçekleştirilen okumalar, ezberleme stratejisi ve anlama ve bilgiyi hatırlama stratejisinin ise negatif yönde etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Göreli olarak en büyük değere sahip olan ezberleme stratejisinin okuma becerileri başarısına etkisinin negatif olması ise manidardır. Okuma becerileri başarısı ile matematik başarısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmış ve her iki değişken arasındaki ilişkinin pozitif yönde ve çok yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu vibağlamda bu yapılardan herhangi birisinde oluşan bir değişimin diğer yapıyı da etkileyebileceği göz ardı edilmemelidir. Anahtar kelimeler: PISA, PISA 2009, Okuma Becerileri, Matematik Becerileri, Öğrenme Stratejileri, Okumaktan Zevk Alma, Okumaya Duyulan İlgi ve Motivasyon

MatematikMatematik okuryazarlığıOkuma becerileri+5
Tolga Coşguner
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokullarda yapılan sınıf içi denetim etkinliklerinin klinik denetim modeli açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacışuan Milli Eğitim Bakanlığı?na bağlı ilkokul ve ortaokullarda yürütülen denetim çalışmalarını klinik denetim modeli açısından irdelemek ve betimlemektir. Öğretmenlerin ve il eğitim denetmenlerinin sınıf içi denetim uygulamaları hakkındaki görüşlerinin benzer ve farklı yönlerini ortaya koymak ve uygulamada eksik kalan unsurlar için bilimsel verilere dayalı öneriler geliştirmektir. Araştırma 2011-2012 eğitim öğretim yılında Antalya merkez ilçelerde görev yapan 10 resmi, 10 özel okul öğretmeni olmak üzere 20 öğretmen ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü?nde görev yapan 5 il eğitim denetmeni olmak üzere toplam 25 katılımcıyıkapsamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma verileri analiz edilirken bazı alt problemlerde içerik analizi, bazılarında betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında, araştırmacıtarafından danışman denetiminde görüşme soruları hazırlanmıştır. Görüşme sorularının geçerliği ve güvenirliği için uzman görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmada, klinik denetim modeli açısından bulgular incelendiğinde denetmenlerin sınıf denetimi öncesi öğretmen ile yeterince etkileşime geçmediği, denetmenlerin sınıf gözleminde gözlem tekniklerini yeterince kullanmadığı, gözlemde elde edilen verileri öğretmen ile genelde kısa görüşmelerle; genel toplantılar ya da zümre toplantısı yaparak paylaştığı, öğretmenlerin zayıf yönlerini güçlendirmek için çalışma yapılmadığı, denetimin sonunda birlikte değerlendirme ve yeniden planlama yapılmadığı sonucuna varılabilir. Gözlem öncesi görüşme sürecinde öğretmenlerin çoğu sınıf denetiminden önce görüşme yapmadıklarını, denetim amaçlarının paylaşılmadığı, birlikte denetim planı hazırlanmadığı yönünde görüşbelirtirken, denetmenlerin çoğu bu konuda bazen öğretmenle görüştüklerini ve denetimin amaçlarını öğretmenlerin zaten bildiğini ifade etmiştir. Denetmenlerin tümü öğretmenler ile birlikte denetim planı hazırlamadıklarını belirtmiştir. Gözlemi gerçekleştirmek için öğretmenlerin çoğu denetmenin derse sonradan girdiğini ifade ederken, denetmenlerin çoğu derse öğretmen ile birlikte girdiğini belirtmiştir. Gözlem sürecinde öğretmenlerin çoğu denetmenlerin gözlem sürecini objektif bulmazken denetmenlerin tümü kendi davranışlarını viii objektif bulduklarını dile getirmiştir. Analiz ve gözlem sonrası görüşme aşaması ile ilgili öğretmenler ve denetmenlerin çoğu gözlem verilerinin genel toplantılar yoluyla paylaşıldığını, zayıf yönler için sadece öneriler getirildiğini dile getirmiştir. Görüşme sonrası analiz ve değerlendirme aşamasında öğretmenlerin büyük çoğunluğu denetmenlerin kendi denetimsel uygulamasını değerlendirmediğini ve birlikte yeniden bir planlama yapmadıklarınıbelirtmiştir. Denetmenlerin tamamı klinik denetimin ön gördüğü değerlendirme ve planlamayıgerçekleştirmedikleri yönünde görüş bildirmiştir. Genel olarak elde edilen verilere dayanılarak mevcut sistemde uygulanan denetim etkinliklerinin büyük oranda klinik denetim modeli ile benzerlik göstermediği söylenebilir. Öğretmenler ve denetmenler, Türkiye?de bu modelin uygulanabilmesi için değişmesi gerekenler ile ilgili öneriler getirmiştir. Bu önerilerden bazıları; inceleme-soruşturma, rehberlik ve denetim görevlerinin ayrılması, denetmenlerin ve öğretmenlerin klinik denetim modeli ile ilgili hizmet içi eğitimlerle donanımlarının sağlanması, denetmenlerin lisansüstü eğitim alması, denetimde bir sıra ve sürekliliğin izlenmesi, denetimden çok rehberliğe ağırlık verilmesi, denetim sisteminde yeniden bir yapılanmaya gidilmesi ve denetmen sayılarının arttırılması olarak sıralanabilir. Bu araştırma, klinik denetim modeli ile ilgili farklı çalışma gruplarıyla nitel bir çalışma olması, klinik denetim modelinin dört aşamalı olarak yeniden planlanması ve eğitim sistemine katkı sağlayacağı düşüncesinden dolayı önem arz etmektedir. Anahtar Sözcükler: Sınıf İçi Denetim, Klinik Denetim

DenetimEğitim denetimiKlinik denetim+2
Figen Altınok
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Okul dışı doğa uygulamalarının 5.sınıf öğrencilerinin fene ilişkin bilgi, bilimsel süreç becerileri ve çevreye yönelik tutumlarına etkisi

Bu araştırmada, İlköğretim 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi, `Canlılar Dünyasını Gezelim, Tanıyalım? Ünitesi kapsamında `İnsan ve Çevre? konusunun işlenme sürecinde okul dışı doğa uygulamalarının, beşinci sınıf öğrencilerinin fene ilişkin bilgi, bilimsel süreç becerileri ve çevreye yönelik tutumları üzerindeki etkililiğini ve kalıcılığını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma grubunu 2010-2011 Eğitim-öğretim yılında Ankara ilinde bulunan bir devlet ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 5. sınıflar düzeyinde çalışmaya katılan iki şube oluşturmuştur. Araştırmanın verileri; öğrencilerin fen bilgisi, bilimsel süreç becerileri ve çevreye yönelik tutumlarını ölçmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen üç farklı veri toplama aracı ile toplanmıştır. Öntest-sontest-izleme testi kontrol gruplu yarı deneysel desene uygun olarak yürütülmüş olan bu çalışmada verilerin analizi SPSS paket program yardımı ile yapılmış, fen bilgisi ve bilimsel süreç becerilerine ilişkin verilerin analizinde tekrarlı ölçümler co-varyans analizi (ANCOVA), çevreye yönelik tutuma ilişkin verilerin analizinde ise tekrarlı ölçümler varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; bilgi, beceri ve tutum değişkenlerine yönelik olarak sınıf ve uygulama arasındaki etkileşimin anlamlı bulunduğu, sınıf değişkeni açısından kontrol ve deney grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlemlenmediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul Dışı Doğa Uygulamaları, Fen Bilgisi, Bilimsel Süreç Becerileri, Çevreye Yönelik Tutum

Bilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme AracıBilimsel süreçDoğa+7
Nilgün Erentay
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet okullarında çalışan psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunu olan ve olmayan rehber öğretmenlerin duygusal zeka düzeylerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, devlet okullarında rehber öğretmen kadrosunda görev yapan psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunları ile diğer lisans programları mezunlarının duygusal zeka düzeyleri arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını araştırmaktır. Araştırmaya 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda rehber öğretmen kadrosunda görev yapan 162 meslek elemanı katılmıştır. Katılımcıların %54.9?u kadın ve %45.1?i erkektir ve yaşları 20 ile 46 yıl arasında değişmektedir. Araştırmada, Bar-On (1997) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Mumcuoğlu (2002), tarafından yapılan Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada PDR lisans mezunu olan ve olmayan rehber öğretmenlerin duygusal zeka alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı test edilmiştir. Araştırmanın bulguları, devlet okullarında rehber öğretmen kadrosunda görev yapan psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunları ile diğer lisans programları mezunlarının duygusal zeka alt boyutlarındaki (Duygusal Özfarkındalık, Girişkenlik, Özsaygı, Öz Gerçekleştirme, Bağımsızlık, Empati, Sosyal Sorumluluk, Kişilerarası İlişki, Gerçeklik değerlendirmesi, Esneklik, Problem Çözme, Strese tolerans, Dürtü Kontrolü, İyimserlik, Mutluluk) düzeyleri arasında psikolojik danışmanlık ve rehberlik lisans mezunları lehine anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Bu durum uzmanlık gerektiren bir çalışma alanı olan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini yürütecek olan rehber öğretmenlerin atama kriterlerinin önemine işaret etmektedir.

Devlet okullarıDuygusal zekaPsikolojik danışmanlık+2
Soner Altınkaynak
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Genel lise yöneticileri, öğretmenleri ve öğrencilerinin teknolojiye karşı tutumları ve eğitimde Fatih Projesinin kullanımına ilişkin görüşleri üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, resmi ve genel liselerde bulunan yönetici, öğretmen ve öğrencilerin teknolojiye karşı tutumları ve 2012 - 2013 eğitim öğretim yılında uygulamaya koyulan FATİH Projesi'ni kullanım düzeylerine ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır.Çalışmada tarama modeli kullanılmış olup araştırmanın evrenini 2012 - 2013 eğitim öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa ilçe sınırları içinde bulunan ve FATİH Projesi uygulanmakta olan 16 lisede görev yapmakta olan 58 okul yöneticisi 835 öğretmen ile bu okullarda öğrenim gören 14185 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma için bu evrenden 51 yönetici (%88), 270 öğretmen (%32), 375 öğrenci (%3) basit tesadüfi yöntemle seçilerek örneklem oluşturulmuştur. Yönetici, öğretmen ve öğrencilerin teknolojiye karşı tutumları ölçülürken Altun'un "Okul Yöneticilerinin Bilgisayar Teknolojisine Karşı Tutumları" ölçeğinden, katılımcıların FATİH Projesi'ni kullanım düzeylerine ilişkin görüşlerini ölçmek için ise Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Fatih Proje Ekibi tarafından hazırlanan FATİH Projesi Kullanım anketinden yararlanılmıştır. Her iki ölçek çözümlemeleri için SPSS 13.0, Excel 2007, LISREL 8.54 programlarından yararlanılarak, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-Testi, LSD ve tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) testleri kullanılmıştır. Araştırmada farkların önemlilik düzeyi 0.05 olarak alınmıştır.Yönetici, öğretmen ve öğrencilerin teknolojiye karşı tutumlarına ilişkin bulgular incelendiğinde, teknolojiye ilgi, teknolojiyi kabullenme ve teknolojiye yönlendirme boyutlarında "yüksek", teknoloji karşıtlığı ve teknoloji kaygısı boyutlarında "orta" düzeyde tutum belirttikleri görülmektedir. Fatih Projesi kullanım düzeyine ilişkin görüşlere ilişkin bulgularda ise öz yeterlik ve proje getirileri boyutunda "yüksek" düzeyde olumlu görüş belirtirken, katılımcılar yine "yüksek" düzeyde öğretim süreçlerinin FATİH Projesi gereksinimlerine göre düzenlenmesi gerekliliğini belirtmişlerdir. E-içerik kullanımı, eğitim gereksinimi ve kurum yeterliği boyutlarında ise katılımcılar "orta" düzeyde görüşe sahiptirler.Yönetici, öğretmen ve öğrenciler arasında FATİH Projesi kullanım düzeyi kurum yeterliği ve eğitim gereksinimi boyutlarında anlamlı farklılık vardır. Yöneticiler kurumlarını FATİH Projesi'nin uygulanabilirliği açısından yeterli bulurken, öğretmen ve öğrenciler aynı görüşte değildirler. Ayrıca yöneticiler FATİH Projesi'nin kullanımı konusunda diğer katılımcı gruplarına göre daha yüksek düzeyde eğitime ihtiyaç duymaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Teknoloji Tutumları, FAT?H Projesi Kullanım Düzeyi

Eğitim teknolojisiFatih ProjesiTeknoloji+4
Tayfun Yörük
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen liderliğinin okulun liderlik kapasitesinin gelişimine etkisi: Bir durum çalışması

Bu araştırmanın amacı, öğretmen ve yöneticilerin öğretmen liderliğine bakış açısını belirleyerek, okullarda liderlik kapasitesinin gelişimine katkı sağlayacak bulgular elde etmektir. Bu araştırma, öğretmen liderliği gizilgücüne ilgililerin dikkatini çekmesi ve öğretmenler arasında farkındalık oluşturarak okulların liderlik kapasitelerini geliştirmelerine öncülük etmesi bakımından alanyazında önemli bir boşluğu doldurabilir. Bu araştırma, durum (örnek olay) çalışması yöntemiyle yürütülen iç içe geçmiş çoklu durum desenli, nitel bir çalışmadır. Veri toplama teknikleri olarak bireysel görüşme, doküman analizi, metafor analizi ve okul gözlemlerinden yararlanılmıştır. Veri çözümleme işlemleri, NVivo10.0 yazılım programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışma grubu, gönüllük esasına dayalı kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. Çalışma grubunu, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı üç ilkokul ve ortaokulda görev yapan üç müdür ve araştırmaya katkıda bulunmak isteyen gönüllü öğretmenlerin form doldurarak belirlediği 12 öğretmen lider oluşturmaktadır.Bulgular, çalışma grubunu oluşturan müdür ve öğretmen liderlerin, öğretmen liderliğinin okulun liderlik kapasitesinin gelişimine katkı sağladığı görüşünü yansıtmaktadır. Araştırma sonucunda, öğretmen liderlerin ve okul müdürlerinin öğretmen liderliğine bakış açıları ortaya konmuş ve öğretmen liderlerin daha iyi bir lider olabilmeleri için yapılması gerekenlerin neler olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın en önemli bulgusu, okul müdürlerinin, öğretmen liderliğini destekleme ve okullarının liderlik kapasitesini geliştirme sürecinde karşılaşmış oldukları; ?maddi zorluk?, ?liderliğin ne olduğunun bilinmemesi?, ?öğretmenlerin aktif olmamaları?, ?veli desteğinin azlığı?, ?duygusal zorluk?, ?öngörememe? ve ?zaman sıkıntısı? güçlüklerdir. Anahtar kelimeler: Öğretmen liderliği, kapasite geliştirme, liderlik kapasitesi oluşturma, okul gelişimi

Eğitim yönetimiLiderlerLiderlik+7
Serdar Özçetin
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil destekli dil öğreniminde araştırma eğilimleri: Program geliştirme açısından doğurguları

Bu çalışmanın amacı, SSCI kapsamındaki uluslararası dergilerde 2000-2012 yılları arasında yayınlanmış Mobil Destekli Dil Öğrenimi araştırmalarının tanımlayıcı özelliklerini, yöntemsel boyutlarını ve genel eğilimlerini ortaya çıkarmak ve program geliştirme ve öğretim açısından doğurgularını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, 2000-2012 yıllarını kapsayan MDDÖ?ye ilişkin ilgili alanyazının sistematik bir incelemesi ve değerlendirmesi yapılmıştır. Elde edilen 2012 yılı SSCI kapsamındaki 21 uluslararası dergide yayınlanmış 69 makale, içerik analizi yöntemi çerçevesinde sınıflama formu kullanılarak analiz edilmiş; çalışmanın bulguları betimsel istatistikler aracılığıyla sunulmuştur. MDDÖ alanında yayınlanan çalışma sayısı, 2008 yılında artmış ve 2012 yılında en yüksek değere ulaşmıştır. Alanına en fazla katkı sağlayan ülke Tayvan olmuştur. Cep telefonları ve kişisel dijital yardımcılar ile kelime öğretimi en fazla ele alınan konu olmuştur. Çalışmalarda, çoğunlukla öğrenme yaklaşımları temele alınmıştır. Uygulamalı ve tasarım tabanlı/gelişimsel araştırmalar en fazla tercih edilen araştırma türü olmuş ve genellikle nicel olarak desenlenmiştir. Veriler ağırlıklı olarak kolay ulaşılabilir örneklem seçme yöntemi ile lisans öğrencilerinden anketler yoluyla toplanmıştır. Araştırmalar çoğunlukla olumlu sonuçlanmış ve bulgularını betimsel istatistikler kullanarak sunmuştur. Anahtar kelimeler: Mobil Öğrenme, Teknoloji Destekli Dil Öğrenimi, MDDÖ, Araştırma Eğilimleri, İçerik Analizi, Program Geliştirme, Öğretim

Araştırma-inceleme yoluyla öğretimBilgisayar destekli eğitimBilimsel araştırmalar+6
Güler Duman
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihle desteklenmiş geometri öğretiminin orta öğretim öğrencilerinin geometri bilimine ve bilim insanlarına yönelik imajlarına etkisi

Tarihle desteklenmiş geometri öğretim yaklaşımının öğrencilerin geometri ve geometri ile ilgilenen bilim insanlarına yönelik imajlarına etkisinin incelendiği bu araştırma öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür.Araştırma 2011-2012 öğretim yılında Antalya ili Kepez ilçesinde yer alan bir orta öğretim okulunda öğrenim gören 66 öğrenci ile yürütülmüştür. Öğrenciler alt sosyo-ekonomik düzeyde yer alan grubu temsil etmektedir. Çalışmada Akademik Başarı Testi (ABT), Geometri Tutum Ölçeği (GTÖ) ve Bir Bilim İnsanı (Geometrici) Çizelim Testi kullanılmıştır. Araştırma grubuna atanan deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin denk özelliklere sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla ABT ve GTÖ kullanılmıştır. ABT araştırmacı tarafından öğrencilerin `Temel Geometrik Kavramlar ve Analitik Geometriye Giriş? ünitesindeki başarılarını değerlendirmek için geliştirilmiştir. Hazırlanan testin kapsam geçerliliği ünite kazanımları dikkate alınarak sağlanmaya çalışılmıştır. GTÖ çalışmada öğrencilerin geometri dersine karşı olan tutumlarını belirlemek amacıyla kullanılmıştır. Ölçeğin orijinali Utley(2007) tarafından geliştirilmiş ve 32 maddeden oluşmaktadır. Ölçek İngilizceden Türkçeye çevrilmiş ve güvenirlik katsayısı analizi çalışması için 283 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçeğin iç tutarlılık güvenirlik katsayısı 0.853 bulunmuştur. Bir Bilim İnsanı (Geometrici) Çizelim Testi?nin orjinali Chambers (1983) tarafından geliştirilmiş olan Bir Bilim İnsanı Çizelim (Draw A scientists Test-DAST)Testi?dir. Ölçeğin ilk bölümünde öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik sorular ikinci bölümünde ise öğrencilerin bilim insanına yönelik imajlarını belirlemek amacıyla hazırlanmış çizim testi ve yapılan çizimi betimlemeye yönelik açık uçlu sorular, üçüncü ve son bölümde ise öğrencilerin geometri ile ilgili bilimsel araştırma yapan bir araştırmacı olarak kendilerini, yakın çevresindeki bilim insanlarını ve favori bilim insanlarını nasıl algıladıklarına yönelik sorular yer almaktadır.Yapılan öntest analizleri sonucunda deney grubundaki öğrencilerin geometriciyi daha çok bir ?öğretmen?, kontrol grubundaki öğrencilerin ise bir ?bilim insanı? olarak imgelediği gözlenirken sontestte bu durum tam tersi olmuş ve deney grubundaki öğrencilerin geometricileri daha çok ?bilim insanı? olarak, kontrol grubundaki öğrencilerin ise daha çok ?öğretmen? olarak imgeledikleri gözlenmiştir. Deneysel işlem sonrasında her iki grupta da fiziksel imaj boyutunda öğrencilerin resimlerinde yansıttıkları en fazla özelikler ?düzen? ve ?uzun saçtır?. Deneysel işlem öncesinde deney grubundaki öğrencilerin bir geometriciyi daha çok ?genç yaşta? imgelediği ve bu boyutta gruplar arasında deney grubu lehine anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu gözlenmektedir. Ayrıca deneysel işlem sonrasında deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere oranla bilim insanlarını daha fazla olumsuz-asık/somurtkan yüz ifadesi ile çizdikleri gözlenmiştir. Çalışma ortamı açısından deneysel işlem sonrası kontrol grubundaki öğrencilerin deney grubundaki öğrencilere oranla daha fazla ?kapalı alanda? çalışan bilim insanlarını resmettikleri gözlenmiştir. Deneysel işlem öncesinde her iki grupta da öğrenciler çizimlerinde en çok ?bilgi kaynaklarını? resmetmişlerdir. Ayrıca kontrol grubundaki öğrenciler bilim insanlarını ?bilgi kaynakları?yla birlikte aynı sıklıkta ?geometrik şekilleri? kullanırken resmetmişlerdir. Deneysel işlem sonrasında her iki gruptaki öğrencilerin çizimlerinde geometri alanında çalışan bilim insanlarının çalışırken kullandıkları kaynakların türü ve çeşitliliği açısından gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmemektedir. Deneysel işlem öncesinde ve sonrasında her iki gruptaki öğrencilerin geometri alanında çalışan bilim insanlarını ?ayakta çalışan? bir birey olarak imgeledikleri gözlemlenmiştir.Öğrencilerin çizimlerinde gözlenen bilim insanının yaptığı etkinliklerin türünde deneysel işlem öncesine göre bir artış gözlenmektedir. ?Araştırma? dışında öğrencilerin; ?problem çözme, soru-tartışma, ders çalışma, alan ölçümü, geometrik cisimlerin çizimi, düşünme, çalışma malzemeleriyle ilgilenme ve ne yapacağını bilememe? etkinlikleri ile bilim insanını imgeledikleri görülmektedir.Deneysel işlem öncesinde kontrol grubundaki öğrencilerin zihinsel çağrışımları daha çok ?olumsuz kişililik özelliklerine? (sert, katı, asosyal vb.) yöneliktir. Deneysel işlem öncesinde gruplar arasındaki fark bu boyutta anlamlı iken deneysel işlem sonrasında öğrencilerin geometri ile ilgilenen bir bilim insanı ile ilgi zihinsel çağrışımları incelendiğinde deney grubunda ?olumlu kişilik özellikleri ve eğlence?yle ilgili kelimelerin daha sıklıkla belirtildiği, kontrol grubundaki öğrencilerin ise daha çok ?geometrik araçlar?la ilgili kelimeleri belirttiği gözlemlenmektedir. Bu iki boyutta gruplar arasında gözlenen fark anlamlıdır. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin deneysel işlem sonrasında geometri bilim insanının gün içerisinde neler yaptığına yönelik imajları incelendiğinde gruplar arasındaki farklılığın ?mesleki faaliyetler? ve ?soru çözmek-hesap yapmak-ölçüm yapmak? boyutlarında olduğu ve bu farklılıkların deney grubu lehine olduğu gözlenmektedir. Deneysel işlem öncesinde deney grubundaki öğrencilerin daha çok ?ders öğretmenlerinden?, kontrol grubundaki öğrencilerin ise daha çok ?hikayelerden? etkilendiği ve diğer kaynaklar açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığı gözlenmekteyken deneysel işlem sonrasında öğrencilerin çizimlerinde yansıttıkları bilim insanı imajlarını oluşturan kaynaklar açısından gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmemektedir. Deneysel işlem sonrasında deney grubundaki öğrenciler ?bilim insanlarını? kontrol grubundaki öğrenciler ise ?öğretmenlerini? yakın çevresinde tanıdıkları geometri ile ilgilenen bilim insanı olarak tanımlamışlardır.Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin yakın çevrelerinde tanıdıkları bilim insanlarını (geometri alanında) seçmelerinde ve saygı duymalarındaki nedenlerin sorulduğu açık uçlu soruya verdikleri cevaplar incelendiğinde ise ön-testten farklıolarak ?bilimsel mesleki çalışmalar, kişilik özellikleri, iyi ders anlatımı? nedenlerinin dışında; ?bilim insanına duyulan saygı- takdir, bilim insanının çalışkanlığı ve azmi, bilim insanının Türk olması, bilim insanının ünlü olması-adını duyurmuş olması ve diğer sebeplerin? eklendiği gözlenmektedir.Bir bilim insanı olarak, gelecekte geometri alanında hangi araştırmaları yapmak istedikleri sorulduğunda deneysel işlem öncesinde deney grubu öğrencilerinin daha çok ?geometri eğitimi,? kontrol grubundaki öğrencilerin ise daha çok ?geometrik cisimlerle? ilgili araştırma yapmak istedikleri gözlenmiştir. Bu boyutlarda anlamlı farklılık olduğu gözlenmektedir. Deneysel işlem sonrası alınan cevaplar açısından gruplar arasındaki fark anlamlı olmasa da her iki grupta da öğrencilerin ?geometrik cisimlerle ilgili araştırma? yapma isteklerinin ağırlıklı olarak devam ettiği ve öğrencilerin araştırma konusunu seçme nedeni olarak birinci sırada ?meraklarını gidermek ve o konuya ilişkin istek duyma? maddesi olduğu görülmektedir.Deneysel işlem öncesinde her iki gruptaki öğrencilere favori bilim insanlarını belirtmelerinin istendiği açık uçlu soru sorulduğunda alınan cevaplar açısından gruplar arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Deney grubu ve kontrol grubundaki öğrenciler çoğunlukla bu bölümde isim belirtmemişler, belirtenler ise en çok ?Einstein??ın ismini yazmışlardır.Deneysel işlem sonrasında gruplar arasında anlamlı bir farklılık gözlenmekle beraber deney grubunda ?Leonardo da Vinci? ismi, kontrol grubunda ise ?Ali Kuşçu? isminin en çok yazıldığı gözlenmektedir.Deneysel işlem sonrasında gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmese de her iki grupta da favori bilim insanının en çok ?bilimsel ve mesleki bilgi??lerinden dolayı seçildiği belirtilmiştir. Bu araştırmanın bulgularının eğitim politikacılarına, program geliştirme ve değerlendirme uzmanlarına, matematik-geometri öğretmenlerine ve diğer eğitimcilerin çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Geometri ile İlgilenen Bilim İnsanları, Matematik Tarihi, Matematik Öğretimi, İmaj

GeometriMatematik eğitimiMatematik tarihi+5
Ayşe Oğuz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik eğitiminde yaşam temelli senaryolarla desteklenmiş tam öğrenme stratejisinin öğrencilerin öğrenme ürünleri üzerine etkisi

Bu araştırmanın genel amacı; ilköğretim 6. sınıflarda matematik dersinde gerçek yaşam senaryolarıyla desteklenmiş tam öğrenme stratejisinin öğrenci başarısı ve tutumları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada matematik eğitim-öğretim programı, matematik dersi öğretim programının yapılandırılmasında yeni ulusal ve uluslararsı eğilimler, çağdaş eğitim yaklaşımları, yaşam temelli öğrenme yaklaşımı ve tam öğrenme stratejisi araştırılmıştır. Bu yaklaşımın uygulama aşaması öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu 2012-2013 öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa İlçesindeki Özel Antalya İlköğrerim Okulu'nun altıncı sınıfında öğrenim gören toplam 84 öğrencisinden oluşmaktadır. Öğrenciler üst düzey sosyo-ekonomik düzeyde yer alan grubu temsil etmektedir. Çalışmada Akademik Başarı Testi (ABT), Matematik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. ABT araştırmacı tarafından 6. sınıf öğrencilerinin "Ölçüler" ünitesindeki "Uzunluk ve Alan Ölçüleri" öğrenme alanları başlığında kazanımları dikkate alınarak 20 maddeden hazırlanmıştır. Matematik tutum ölçeği öğrencilerin matematik dersi hakkındaki düşüncelerini ölçmeye yönelik kullanılmıştır. Ölçek 39 maddeden oluşmakta olup, güvenirlik ve geçerlilik çalışması için 128 öğrenciye uygulanmıştır. Öğrencilerin oluşturdukları dört şubeden ikisi deney, ikisi kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda gerçek yaşam senaryolarıyla desteklenmiş tam öğrenme stratejisi, kontrol grubunda ise öğretmen kılavuz kitabında yer alan etkinliklere dayalı öğretim gerçekleştirilmiştir. Toplam sekiz hafta süren deneysel uygulama öncesinde ve sonrasında, deney ve kontrol gruplarına, başarı testi ve tutum testi öntest ve sontest olarak uygulanmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak, şu sonuçlara ulaşılmıştır: Gerçek yaşam senaryolarıyla desteklenmiş tam öğrenme stratejisinin uygulandığı deney grubunda öğrenim gören öğrenciler ile öğretmen kılavuz kitabında yer alan etkinliklere dayalı öğrenim gören öğrencilerin sürecin başında aldıkları akademik başarı testi ve tutum testi puanlarının aritmetik ortalamaları arasında anlamlı bir fark gözlenmezken deneysel işlem sonrasında akademik başarı testi açısından bu fark deney grubu lehine anlamlıdır. Grupların kendi içerisindeki ön test ve son test puanlarının aritmetik ortalamaları karşılaştırıldığında ise akademik başarı testi açısından anlamlı bir fark gözlenirken tutum puanları açısından bu fark anlamlı değildir. Anahtar Kelimeler: Yaşam temelli öğrenme, tam öğrenme stratejisi, Matematik eğitimi

Ayşe Gül Kocayusuf
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ayırt edicilik ilkesine dayalı İngilizce öğretim tasarımı uygulamasının öğrencilerin akademik başarı ve derse yönelik tutumları üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, İngilizce dersinde ayırt edicilik ilkesine dayalı öğretim tasarımı uygulamasının öğrencilerin akademik başarıları ve derse yönelik tutumları üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2013-2014 eğitim öğretim yılında Antalya ili Döşemealtı ilçesinde öğrenim görmekte olan 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Ilıcaköy Ortaokulunun 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 5/A sınıfı deney grubu, 5/B sınıfı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarından her birinde 20 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları, İngilizce dersine yönelik akademik başarı testi, tutum testi, gözlem ve görüşme formlarıdır. Bu araçlardan elde edilen verilerin analizi SPSS 18 programında, bağımsız gruplar için t-testi kullanılarak yapılmıştır. Araştırma için 5. sınıf ''My Daily Routine'' ve ''My Town'' üniteleri seçilmiştir. Deney grubunda ayırt edicilik ilkesine dayalı öğretim tasarımı uygulanırken, kontrol grubunda öğretmen kılavuz kitabında yer alan etkinliklere dayalı olarak ders işlenmiştir. Araştırma test uygulamaları ve ders etkinlikleri dahil 8 hafta sürmüştür. Araştırmanın sonucunda, İngilizce dersi 'My Daily Routine' ve 'My Town' ünitelerinin öğretiminde, ayırt edicilik ilkesine dayalı öğretim tasarımı kullanımının, öğrencilerin akademik başarısını ve derse olan tutumları olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ayırt edicilik İlkesine Dayalı Öğretim Tasarımı, İngilizce Öğretimi, Akademik Başarı, Tutum

Akademik başarıFarklılaştırılmış öğretimOrtaokul öğrencileri+6
İlknur İzgi
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin toplam kalite yönetimi uygulamalarına ilişkin görüşleri

Çalışmanın amacı, ilköğretim okulu (ilk ve ortaokul) öğretmenlerinin Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır.Araştırmanın evrenini, 2011– 2012 öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı ilçelerinde bulunan 113 (ilkokul ve ortaokul) ilköğretim okulunda çalışan 9306 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise 34 okulun her birinden 19 öğretmen alınarak oluşturulmuştur. TKY çalışmalarının ilköğretim okullarında istenilen düzeyde etkili olarak yapılmadığı görülmüştür. Okullardaki TKY çalışmaları kâğıt üzerinde kalmakta ve çalışmalar etkili olamamaktadır. Anahtar kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Süreçler Boyutu, Liderlik Boyutu, Çalışanlar Boyutu

Eğitim yönetimiLiderlikSüreç+6
Sinem Çelik
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin güdülenme düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlere göre okul müdürlerinin etik liderlik davranışlarını ne düzeyde sergilediklerini ve öğretmenlerin güdülenme düzeylerini tespit ederek okul müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin güdülenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez, Aksu ve Manavgat ilçelerindeki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez, Aksu ve Manavgat ilçelerindeki 40 ilkokul ve ortaokulda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak beşli likert tipinde hazırlanmış iki farklı ölçek kullanılmıştır. Bunlardan birincisi "Etik Liderlik Ölçeği", diğeri ise "Güdülenme Ölçeği"dir. Anketlerin uygulaması 2013 Haziran ayı içerisinde yapılmıştır. Araştırmanın her alt problemi ile ilgili aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri bulunmuştur. Verilerin analizleri için t-testi, tek yönlü varyans analizi, LSD testi ve Pearson Korelasyon Katsayısı tekniği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin görüşlerine göre okul müdürleri etik liderlik davranışı göstermektedirler. Bu görüşler arasında cinsiyete, çevrenin sosyo ekonomik düzeyine ve okulun teknolojik imkanlarına göre anlamlı farklılık vardır. Araştırmaya katılan öğretmenler güdülendiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin güdülenme düzeyleri arasında cinsiyete, yaşa, mesleki kıdeme, okul türüne, okulun öğretmen mevcuduna ve okulun teknolojik imkanlarına göre anlamlı farklılık vardır. Okul müdürlerinin etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin güdülenmeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Etik, Liderlik, Etik liderlik, Güdülenme

Etik liderlikLiderlikMotivasyon+4
Fatih Karadaş
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Fatih Projesi kapsamındaki okullarda bilişim teknolojilerinin kullanımının sınıf yönetimi açısından değerlendirilmesi

İçinde bulunduğumuz yüzyılda bilgi ve iletişim teknolojileri neredeyse hayatın her alanında kullanılmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojileri ile ilgili içerikler de vazgeçilmez ders materyalleri haline gelmiştir. FATİH Projesi, eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak, okullarımızdaki teknolojiyi iyileştirmek ve bilişim teknolojilerinin derslerde etkin kullanımını sağlamak için önemli bir proje olarak değerlendirilebilir. Bu tez çalışmasında, FATİH Projesi kapsamındaki okullarda bilişim teknolojilerinin kullanımının sınıf yönetimi açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma da nitel araştırma yöntemi uygulanmış ve görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Antalya ilinde FATİH Projesi kapsamında etkileşimli tahta ve tablet bilgisayar teknolojileri dağıtılan okullarda görev yapan on beş öğretmen oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundaki açık uçlu sorular ile elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiş, kodlar yapılarak temalar elde edilmiş, bulgulara yönelik yorumlar yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin etkileşimli tahta teknolojisini derslerinde sıklıkla kullandıkları, ders plan, program ve etkinliklerine dahil ettikleri görülmektedir. Öğretmenler, etkileşimli tahta ile çoğunlukla konu anlatımı, sunum gösterme ve video izletme etkinlikleri yapmaktadırlar. Öğretmenler etkileşimli tahta teknolojisinin kendilerine zamandan tasarruf sağladığını ve zamanı daha etkin kullandıklarını belirtmektedirler. Öğretmenlerin çoğunluğu etkileşimli tahtanın, sınıf içerisinde iletişimi arttırdığını, sınıf atmosferini olumlu etkilediğini ve öğrencinin güdülenmesini sağlayarak derse katılımını arttırdığını belirtmişlerdir. Araştırmadan elde edilen diğer bulgular ise; teknik arızalardan dolayı derste zaman kaybı yaşanması, içeriklerin yeterli bulunmaması, tablet bilgisayarların öğrenciler tarafından dersin amacı dışında kullanılması, etkileşimli tahtaların dersliklerin farklılıklarından dolayı kullanım zorluğu olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak; etkileşimli tahta kullanılarak yapılan interaktif uygulamaların sınıf yönetimi açısından geleneksel öğretim modellerine göre daha olumlu katkılar sağladığı söylenebilir. Tablet bilgisayarların ise pilot okullardaki uygulamalarında amaca uygun olarak kullanılamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle tablet bilgisayarlarının etkinleştirilebilmesi için dersin kazanımlarına uygun içeriklerin tasarlanması ve öğrencilerin ilgilerini çekebilecek nitelikte sunulması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Etkileşimli tahta, tablet bilgisayar, FATİH Projesi

Akıllı tahtaBilişim teknolojisiFatih Projesi+3
Ezgi Albayrak
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokulu öğrencilerinin İngilizce derslerinde karşılaştıkları sorunlar: Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksekokulunda nitel bir araştırma örneği

Bu araştırma, birinci sınıf önlisans öğrencilerinin ilk akademik yıl içerisinde almış oldukları İngilizce derslerinde karşılaştıkları sorunları belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma grubunu, 2012-2013 akademik yılında Manavgat Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören Turizm ve Seyahat Hizmetleri birinci sınıf örgün öğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri veri çeşitlemesi (data triangulation) adı verilen yöntem kapsamında odak grup görüşme formu ve doküman analizi kapsamında ders kitabının incelenmesiyle elde edilmiştir. Çalışmada odak grup görüşmesinin sonuçları betimsel içerik analiz yöntemi ile doküman analizi bulguları ise yüzdelik veriler halinde sunulmuştur. Elde edilen veriler son kısımda karşılaştırıldığında ise çıkan sonuçların birbirleriyle tutarlı ve anlamlı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ġngilizce öğretiminde sorunlar, meslek yüksekokulu, Ġngilizcedersleri

Meslek yüksek okullarıYabancı dil öğretimiÖğrenci sorunları+3
Erkan Kadir Şimşek
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklarda algılanan sosyal destek düzeyinin benlik saygısına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Antalya Bilim Sanat Eğitim Merkezi (BİL-SEM) uygulama ve yönetmelikleri kapsamında üstün zekalı ve üstün yetenekli tanısı konmuş ve BİL-SEM'e devam eden 3, 4 ve 5. sınıf öğrencilerinde algılanan sosyal destek düzeyinin, benlik saygısına etkisini incelemektir. Araştırmaya 2012- 2013 eğitim öğretim yılında Antalya Bilim Sanat Merkezinde 3, 4. ve 5. sınıflarda öğrenimine devam 73 öğrenci (32 kız, 41 erkek) katılmıştır. Araştırmada, Morris Rosenberg (1963) tarafından geliştirilen ve Türkçe 'ye uyarlama çalışmaları Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan Rosenberg Benlik Saygısı Envanterinin Benlik Saygısı Alt Ölçeği ve Yıldırım (2004) tarafından geliştirilen Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde istatistik paket programlarından SPSS' in 17.0 sürümü kullanılmıştır. Araştırmada Antalya Bilim Sanat Merkezinde 3, 4. ve 5. Sınıflarda eğitim gören üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların algıladıkları sosyal destek puanlarının, benlik saygısı düzeylerini yordayıp yordamadığı regresyon ve varyans analizleri ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların aileden algılanan sosyal destek puanları ile genel sosyal destek puanlarına bağlı olarak benlik saygısı düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu (p<0.03, p<0.04), ancak arkadaştan ve öğretmenden algılanan sosyal destek puanlarına bağlı olarak benlik saygısı düzeyleri arasında anlamlı farklılık olmadığı (p>0.07, p>0.97) görülmüştür. Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların algıladıkları sosyal destek (aileden, arkadaştan, öğretmenden ve genel) düzeyleri kontrol edilerek cinsiyet, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu ve ailenin ekonomik durumunun benlik saygısı üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılan regresyon ve varyans analizleri sonuçlarına göre, aileden, arkadaştan, öğretmenden ve genel algılanan sosyal destek puanlarına göre benlik saygısı düzeyleri arasında cinsiyet açısından anlamlı farklılık olmadığı (p>0.48, p>0.55, p>045, p>0.74); aileden, arkadaştan ve genel algılanan sosyal destek puanlarına göre benlik saygısı düzeyleri arasında annenin eğitim durumu açısından anlamlı farklılık olduğu (p<0.00, p<0.00, p<0.04), öğretmenden algılanan sosyal destek puanlarına göre benlik saygısı düzeyleri arasında annenin eğitim durumu açısından anlamlı farklılık olmadığı (p>0.36); aileden, arkadaştan, öğretmenden ve genel algılanan sosyal destek puanlarına göre benlik saygısı düzeyleri arasında babanın eğitim durumu açısından anlamlı farklılık olmadığı (p>0.55, p>0.27, p>0.71, p>0.85); aileden, arkadaştan ve genel algılanan sosyal destek puanlarına göre benlik saygısı düzeyleri arasında ailenin ekonomik durumunu açısından anlamlı farklılık olduğu ( p<0.03, p<0.01, p<0.03), öğretmenden algılanan sosyal destek puanlarına göre benlik saygısı düzeyleri arasında ailenin ekonomik durumunu açısından anlamlı farklılık olmadığı (p>0.15) bulguları elde edilmiştir. Sonuç olarak, aileden algılanan sosyal destek düzeyinin benlik saygısını etkilediği, arkadaştan ve öğretmenden algılanan sosyal destek düzeyinin benlik saygısını etkilemediği, annenin eğitim durumunun ve ailenin sosyo ekonomik durumunun benlik saygısını etkilediği, cinsiyetin ve babanın eğitim durumunun benlik saygısını etkilemediği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Üstün Zeka, Üstün Yetenek, Algılanan Sosyal Destek, Benlik Saygısı

Algılanan sosyal destekBenlik saygısıÜstün yetenekli çocuklar+2
Nurcan Albayrak Dengiz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Glickman'ın Gelişimsel Denetim Modeline göre eğitim denetmenlerinin ve okul yöneticilerinin denetim anlayışları ile öğretmenlerin denetim beklentilerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, Glickman'ın gelişimsel denetim modeline göre, eğitim denetmenleri ve okul yöneticilerinin denetim anlayışları ile öğretmenlerin denetim beklentilerini belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Antalya il eğitim denetmenleri ile Antalya il merkezindeki ve Serik'teki ilk ve ortaokullarda (devlet ve özel) görev yapan öğretmenler ve okul yöneticileri oluşturmaktadır. Evrendeki sayısının az olması nedeniyle denetmenler için örnekleme yapılmamıştır. Yönetici ve öğretmenler için ise oranlı küme örnekleme yöntemi uygulanmıştır. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Antalya ilindeki altı ilçeden, 70 denetmen, 529 öğretmen ve 66 yönetici araştırma kapsamına alınmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde kimlik bilgilerine ilişkin sorular, ikinci bölümde Glickman'ın gelişimsel denetim modeline göre yazılan beş senaryoya yer verilmiştir. Her senaryonun altında dört denetim davranışını içeren dört seçenek verilmiş ve açık uçlu yanıt vermek isteyenler için de bir satır boşluk bırakılmıştır. Veri toplama aracı, 2014 Şubat ve Mart ayları içerisinde uygulanmıştır. Veriler SPSS 20.0 programında çözümlenmiş, çözümleme teknikleri olarak ölçme aracının sıralama ölçeği özelliği taşıması nedeniyle, frekans ve yüzdenin yanı sıra parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Bağımsız değişken iki düzeyli olduğu durumlarda Mann-Whitney U, ikiden fazla olduğunda Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, denetmen, okul yöneticisi ve öğretmenlerin yalnızca Senaryo 2 için Glickman'ın gelişimsel denetim modeline uygun denetim anlayış ve beklentileri olduğu ortaya çıkmıştır. Yönlendirici kontrol davranışı gerektiren Senaryo 1 için işbirlikçi; işbirlikçi davranış gerektiren Senaryo 3 için yönlendirici bilgilendirme; yönlendirici olmayan davranış gerektiren Senaryo 4 için yönlendirici bilgilendirme; herhangi bir davranışı zorunlu kılmayan Senaryo 5 için de işbirlikçi davranış en yüksek oranla tercih edilmiştir. Denetmenlerde, eğitim durumu değişkeninde için Senaryo 1'de; yöneticilik kıdemi değişkeninde Senaryo 2'de ve denetmenlik kıdemi değişkeninde Senaryo 5 de anlamlı fark vardır. Yöneticilerde, branş değişkeni için Senaryo 4'te ve eğitim durumu değişkeninde Senaryo 2'deanlamlı fark vardır. Öğretmenlerde ise okul türü değişkeninde Senaryo 1'de ve branş değişkeninde Senaryo 5'te anlamlı fark vardır. Anahtar Kelimeler: Glickman'ın Gelişimsel Denetim Modeli, Yönlendirici Kontrol Yaklaşımı, Yönlendirici Bilgilendirme Yaklaşımı, İşbirlikçi Yaklaşım, Yönlendirici Olmayan Yaklaşım

DenetimDenetçilerEğitim denetimi+3
Gülnar Özyıldırım
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji öğretmenlerinin okul müdürlerinin teknolojik liderik becerileri hakkındaki görüşleri

Bu çalışmanın amacı, teknoloji öğretmenlerinin okul müdürlerinin sergiledikleri teknolojik liderlik becerileri hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Bu araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın verileri nicel yöntem açısından "Okul Müdürlerinin Teknoloji Liderliği Ölçeği", nitel yöntem açısından ise yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Nicel yöntem açısından, Antalya ilinde ilkokul, ortaokul ve lisede çalışan bilişim teknolojileri öğretmenleri örneklem olarak alınmıştır. 308 öğretmenin cevapladığı veri toplama aracı değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcıların, okul müdürlerinin sergiledikleri teknolojik liderlik becerilerine ilişkin görüşlerinin; cinsiyet, okul türü, okul kademesi bağımsız değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla parametrik analiz teknikleri kullanılmıştır. Bilişim teknolojisi öğretmenlerinin görüşlerine göre okul yöneticilerinin, teknoloji liderliği davranışının 'Verimlilik ve Profesyonel Uygulama' boyutunda yüksek olduğu, 'Liderlik ve Vizyon, Öğrenme ve Öğretme, Destek, Yönetim ve İşlemler' boyutunda orta düzeyde olduğu, en düşük düzeyde gördükleri boyut ise 'Ölçme ve Değerlendirme, Sosyal, Hukuki ve Etik Konular' boyutu olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmanın nitel veri toplama boyutunda yarı yapılandırılmış görüşmelere toplam 16 adet bilişim teknolojileri öğretmeni katılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesi ise içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma teknikleriyle elde edilen bulguların, nitel araştırma tekniklerinden elde edilen bulgular tarafından da desteklendiği görülmüştür. Öğretmen görüşlerinin cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterip göstermediğini test etmek amacıyla uygulanan t testi sonuçları incelendiğinde, her üç boyutta da cinsiyet değişkenine göre öğretmen görüşleri arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Öğretmen görüşlerinin okul türü değişkenine göre farklılık gösterip göstermediğini test etmek amacıyla uygulanan t testi sonuçları incelendiğinde, özel kurumda çalışan öğretmenlerin okul müdürlerinin teknolojik liderlik becerilerini resmi kurumda çalışanlardan çok daha yeterli düzeyde olduğunu düşündükleri sonucuna varılmıştır. Öğretmen görüşlerinin okul kademesi değişkenine göre farklılık gösterip göstermediğini test etmek amacıyla uygulanan varyans analizi sonuçları incelendiğinde, her üç boyutta da ilkokulda çalışan öğretmenlerin daha olumlu düşündüğü sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin genel olarak görüşleri değerlendirildiğinde, okul müdürlerinden teknolojiyi etkin kullanan, güncel teknolojileri takip eden, teknoloji için bütçe ayıran,eğitimde teknoloji kullanımını destekleyen kişi olmasını bekledikleri görülmüştür. Öğretmenlerin okul müdürlerinin eğitim teknolojisi kullanımını yetersiz gördükleri ve zorunlu haller dışında yeni teknolojilerin kullanımına kapalı oldukları sonucuna varılmıştır. Okul müdürlerinin en çok kullandığı eğitim teknolojilerinin ise bilgisayar, projeksiyon, telefon ve bakanlığın zorunlu tuttuğu yazılımların (e-okul, KurumNET, MEBBİS gibi) olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Yöneticileri, Teknoloji Liderliği ve Liderlik, Eğitim Teknolojileri, Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Teknoloji Öğretmenliği

Bilgi ve iletişim teknolojisi dersiEğitim teknolojisiEğitim yönetimi+5
Arzu Engür
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünme becerileri: Bir eylem araştırması

Bu çalışmada, Donald Schön'ün uygulama açısından ele aldığı yansıtıcı düşünme kavramı üzerinde durulmuştur. Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması sürecinde yansıtıcı düşünme becerilerini nasıl kullandıklarını, ne gibi durumlar üzerine yansıtma yaptıklarını ortaya koymak ve bu süreçte yansıtıcı düşünme becerilerinin gelişime katkı sağlayan faktörleri belirlemektir. Çalışma kapsamında öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünme becerilerini öğretim sürecinde nasıl kullandıkları, karşılaştıkları problemleri bu beceri yardımı ile nasıl çözebildikleri ve yansıtıcı düşünmeyi kendi düşünme süreçlerinde nasıl uyguladıkları araştırılmıştır. Tüm bunlarla bağlantılı olarak yansıtıcı düşünmenin gelişimini etkileyen faktörler ve öğretmen adaylarının ne gibi durumlar üzerinde yansıtma yaptıkları da incelenmiştir. Araştırma derinlemesine bilgi, anlayış ve perspektif sunması bakımından yorumlayıcı paradigmayı benimseyen nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması desenine göre desenlenmiştir. 2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Döneminde Akdeniz Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Sınıf Öğretmenliği lisans programının son sınıfında "Öğretmenlik Uygulaması I" dersini alan ve gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden altı öğretmen adayı çalışmanın araştırma grubunu oluşturmaktadır. Öğretman adayları tarafından tutulan haftalık yansıtıcı günlükler, kayıt altına alınmış yansıtıcı etkileşimler ve görüşmeler, öğretmen adaylarının uygulama derslerinin video kayıtları, uygulama ortası ve sonu algı anketleri ve akran önerileri bu çalışmanın veri toplama yöntemlerini oluşturmaktadır. Öğretmen adayları ile 10 haftalık uygulama süresi boyunca uygulama yaptıkları günün sonunda üç kişilik gruplar halinde görüşmeler yapılmış ve öğretmen adaylarından o günkü uygulamalarıyla ilgili düşüncelerini yansıtan bireysel günlükler tutmaları istenmiştir. Ayrıca süreçte birbirlerinin uygulamalarını gözlemlemeleri, değerlendirmeleri ve uygulamalarına ilişkin yapıcı önerilerde bulunmaları sağlanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi tekniği ile analiz edilerek kodlar ve temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adayları genel anlamda öğretim uygulamalarına ilişkin yansıtma kararlarını; program geliştirmenin dört temel öğesi olan hedef, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları olarak kategoriler altında almışlardır. Öğretmen adaylarının uygulamaları üzerinde yansıtma yaparken daha çok eğitim durumları (strateji, yöntem, teknikleri, etkinlik, materyal, öğrenci motivasyonu, sınıf atmosferi, sınıf yönetimi, zaman yönetimi, bir sonraki dersin tasarım kararları vb.) üzerine yoğunlaşarak yansıtma yapmakta oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Uygulama süreci boyunca öğretmen adaylarının özgün öğretim ortamlarında deneyim kazanmalarının, uygulamalarına ilişkin video kayıtları kullanılmasının, akran gözlem ve önerilerinin, öğretim uygulamalarından sonra gerçekleştirilen görüşmeler sırasındaki etkileşimin, haftalık günlük tutmalarının, yansıtma kararları doğrultusunda bir sonraki ders için plan hazırlamalarının, destekleyici ortamda uzun süreli etkileşimlerinin, pedagojik formasyon bilgilerinin ve uygulama öğretmeni tarafından yapıcı yönlendirilmelerinin yansıtıcı düşünmenin gelişiminde önemli olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yansıtıcı Düşünme, Öğretmen Eğitimi, Öğretmenlik Uygulaması I Dersi, Eylem Araştırması.

Aday öğretmenlerEğitici eğitimiYansıtıcı düşünme+1
Gülnur Özbek
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrenme-öğretme süreçlerinin bilgi ve iletişim teknolojileriyle bütünleştirilmesinde karşılaşılan problemler ve çözüm yolları

Bu araştırmanın temel amacı Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin öğrenme-öğretme süreçleriyle bütünleştirilmesinde var olan durumda karşılaşılan problemlerin tespiti ve bunların çözümüne ilişkin öğretmen ve yönetici görüşlerinin incelenmesidir. Durum çalışması kullanılarak yapılan araştırma kapsamında veri toplama süreci 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Antalya İli'nde FATİH Projesi'nin tamamlandığı üç ortaöğretim kurumunda görev yapmakta olan öğretmen ve yöneticilerin katılımıyla yürütülmüştür. Araştırmanın verileri; doküman incelemesi, alan gözlemleri, öğretmen-yönetici görüşmeleri ve Öğretmenlerin Bilgi ve İletişim Teknolojilerini Kullanımlarını Belirlemeye Yönelik Anket Formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada temel betimleyici istatistik işlemleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; öğretmenler öğretim için gerekli BİT donanımlarına yeterli düzeyde erişim sağlandığı görüşündedir. Yöneticilerin öğretimde BİT kullanımına yönelik sağladıkları kurumsal desteği yeterli gördükleri ve öğretmenlerden bu konuda yüksek beklentilerinin olduğu anlaşılmıştır. BİT'i öğretimle bütünleştirme sürecinde karşılaşılan sorunlar; akıllı tahta ve tabletlerin kullanışlılığı, uygun materyallerin seçimi ve öğrencilerin bu donanımları amacı dışında kullanımları ile ilişkilendirilmiştir. Bulgular doğrultusunda; BİT donanımlarından kaynaklanan teknik sorunların giderilmesi, öğretim programları ve mesleki gelişim programlarında değişiklikler yapılması, paydaşların bilinçlendirilmesi için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, öğrenme-öğretme süreçleri, problemler, çözümler

Bilgi teknolojisiBilgi ve iletişim teknolojisi dersiOrtaöğretim okulları+5
İpek Som
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin demokratik vatandaşlık tutumlarının resmi ve örtük program açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin demokratik vatandaşlık tutumlarının resmi ve örtük program açısından incelenmesidir. Araştırmada, karma model araştırma desenlerinden "Sıralı Açıklayıcı" desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel evresinde tarama modeli, nitel evresinde ise durum çalışması işe koşulmuştur. Araştırmada, nicel verilerin toplanması için küme örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Bu yöntem ile 519 öğrenciden 491'ine (%94.60) ulaşılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, "Demokratik Vatandaşlık Tutum Ölçeği (DVTÖ)", "Ailede Algılanan Demokratik Ortam Ölçeği (AADOÖ)", "Sınıfta Algılanan Demokratik Ortam Ölçeği (SADOÖ)", "Okulda Algılanan Demokratik Ortam Ölçeği (OADOÖ)" ve "Toplumda Algılanan Demokratik Ortam Ölçeği (TADOÖ)" kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanması sürecinde odak grup görüşmelerine katılan öğrencilerin belirlenmesi için amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesine gidilmiştir. Her sınıf düzeyinden en yüksek ve en düşük demokratik vatandaşlık tutum puanına sahip sınıflardan 31 gönüllü öğrenciyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sınıf içi katılımcı olmayan gözlemlerin gerçekleştirildiği sınıfların belirlenmesi için ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden aşırı ve aykırı durum örneklemesine gidilmiştir. Bu yaklaşımla okul bazında en yüksek ve en düşük demokratik vatandaşlık tutum puanına sahip sınıflar seçilmiştir. Her bir sınıfta 23 saat katılımcı olmayan gözlemler gerçekleştirilmiştir. Resmi programların incelenmesinde doküman analizine başvurulmuştur. Aynı zamanda yapılandırılmamış öğrenci ve öğretmen görüşmeleri ve alan notları gibi çeşitli nitel araştırma verileri toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yüksek demokratik vatandaşlık tutum puanlarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin demokratik vatandaşlık tutumları cinsiyet, ebeveyn eğitim düzeyleri ve kitap okuma sıklığı açısından anlamlı olarak farklılaşmıştır. Gerçekleştirilen öğrenci ve öğretmen görüşmelerinde demokratik vatandaşlık tutumlarını etkileyen örtük program öğelerinin aile, sınıf, okul ve toplum olmak üzere 4 tema altında toplandığı belirlenmiştir. Aile ortamında, demokratik vatandaşlık tutumları öğrenci görüşlerine göre en çok aile kuralları, ifade özgürlüğü ve aile baskısından; öğretmen görüşlerine göre ise ebeveyn tutum ve davranışlarından etkilenmektedir. Sınıf ortamında, demokratik vatandaşlık tutumları öğrenci görüşlerine göre en çok eğitim programı, hoşgörü ve sınıf kurallarından; öğretmen görüşlerine göre ise öğretmen tutum ve davranışlarından etkilenmektedir. Okulda ortamında demokratik vatandaşlık tutumları öğrenci görüşlerine göre en çok demokratik uygulamalar ve baskı öğelerinden; öğretmen görüşlerine göre ise değerler eğitiminden etkilenmektedir. Toplum ortamında ise demokratik vatandaşlık tutumları öğrenci görüşlerine göre en çok cinsiyet ayrımcılığı, baskı ve gelir adaletsizliğinden; öğretmen görüşlerine göre de toplum baskısından etkilenmektedir. Yazılı eğitim programları öğrenme-öğretme yaklaşımı, temel beceriler, değerler eğitimi, ölçme ve değerlendirme ve programın uygulanmasına ilişkin esaslar kapsamında demokratik vatandaşlık tutumlarını etkilemektedir. Uygulamadaki eğitimsel program ise fiziksel koşullar, içerik, yöntem, sınıf içi ilişkiler, ölçme ve değerlendirme ve karar alma süreçleri kapsamında demokratik vatandaşlık tutumlarını etkilemektedir. Aile, sınıf, okul ve toplum ortamında algılanan demokratik ortamların demokratik vatandaşlık tutumları üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini belirlemek için teorik yapısal model kurulmuştur. Kurulan model doğrulanmıştır. Doğrulanan modelde, demokratik vatandaşlık tutumlarının en fazla sınıf içi aktif katılım faktöründen etkilendiği belirlenmiştir.

Anadolu liseleriDemokrasi eğitimiDemokratik vatandaşlık+6
Cengiz Yıldırım
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin sınıf içi iletişimde kullandıkları örtük programın özellikleri

Bu araştırmanın temel amacı, Aydın İli merkez ilçelerindeki ortaöğretim kurumlarının okul yaşam kalitesi düzeylerini belirlemek ve ortaöğretim öğretmenlerinin sınıf içi iletişimde kullandıkları örtük programın özelliklerini gözlemlere, öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre incelemektir.Araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu nedenle araştırma bir yönüyle nicel araştırma desenlerinden tarama modelinde betimsel bir çalışma, diğer bir yönüyle de öğretmenlerin sınıf disiplinini sağlarken kullandıkları örtük program öğelerinden iletişim öğesinin derinlemesine ve çok boyutlu olarak incelenmesine yönelik olarak nitel bir çalışma özelliği göstermektedir.Araştırmanın evrenini Aydın İli Merkez ilçesindeki bütün ortaöğretim kurumları oluşturmaktadır. Araştırmada 18 lisede öğrenim gören toplam 969 öğrenciden nicel veriler elde edilmiştir. Nitel veriler için örneklem seçiminde maksimum örnekleme kullanılmıştır.Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen bulgulara dayanılarak, öğrencilerin okullarındaki yaşam kalitesini ortanın biraz üzerinde algıladıkları, kız ve erkek öğrencilerin okul yaşam kalitesi algıları arasında önemli farklılıklar olmadığı, orta sosyo-ekonomik düzeydeki liselerde okul yaşam kalitesinin daha yüksek olduğu ve sınıf düzeyi düştükçe öğrencilerin liselerdeki yaşam kalitesini daha olumlu algıladıkları söylenebilir.Gözlem ve görüşmelerden elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, örtük program kapsamındaki sınıf içi iletişimde, lise yaşam kalitesi yükseldikçe öğretmenlerin olumlu davranışlarının arttığı bulunmuştur.Anahtar Sözcükler: Okul Yaşam Kalitesi, Örtük Program, İletişim, Sınıf İçi İletişim.

Öğretmen davranışı
Ayşe Elitok Kesici
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Okuduğunu anlama stratejisi kullanımının, okuduğunu anlama becerisi, bilişsel farkındalık, okumaya yönelik tutum ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmanın odak noktası öğrenme-öğretme sürecinde öğrencilerin okuduğunu anlamada yaşadıkları sorunlardır. Bu sorunu çözmek için de temel ders olan Türkçe dersinden başlanılması gerektiği düşünülmüştür. Temel anlamda diğer derslerdeki başarı Türkçe dersindeki başarıyla ilişkilendirilebilmektedir. Çünkü, okuduğunu anlama becerisi her derste etkin olarak kullanılması gereken bir beceridir.Bu çalışmada, okuduğunu anlama stratejisi temel alınarak yapılan Türkçe öğretiminin, öğrencilerin okuduğunu anlama başarısına, bilişsel farkındalık becerilerine, okumaya yönelik tutumlarına ve bu değişkenlerin kalıcılıklarına olan etkisi araştırılmıştır. Burada okuduğunu anlama düzeyleri, okumaya yönelik tutum, bilişsel farkındalık ve kalıcılık bağımlı değişken iken, uygulanan okuduğunu anlama stratejisi olan İSOAT stratejisi bağımsız değişkendir ve burada bağımsız değişkenin, bağımlı değişkenler üzerinde etkili olup olmadığı sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırma deneysel araştırma modellerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu deneme modeline göre desenlenmiştir. Çalışmada gruplar bir kontrol ve bir deney grubu desenine göre oluşturulmuştur. Her iki grupta da dersler güvenilirliğin düşmemesi adına sınıf öğretmenlerince yürütülmüştür.Araştırma 2010-2011 öğretim yılı bahar döneminde Denizli İli Merkez İlçesinde yer alan Denizli Ticaret Borsası İlköğretim Okulunun beşinci sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada deney grubunda 27 öğrenci; kontrol grubunda 28 öğrenci olmak üzere toplam 55 öğrenci, çalışma grubunda yer almıştır. Gruplar okuduğunu anlama başarı testi, üstbilişsel okuduğunu anlama farkındalığı ölçeği, okumaya yönelik tutum ölçeği ve SED ölçeği sonuçları dikkate alınarak oluşturulmuştur.Araştırma süresince elde edilen veriler, SPSS 13.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırma sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, faktör analizi, eşli gruplar t testi, bağımsız gruplar t testi, kovaryans (ANCOVA) ve tekrarlı (repeated) ANOVA analizi istatistiksel teknikleri kullanılmıştır. Verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, tek yönlü varyans analizi (Anova) kovaryans (ANCOVA) ve tekrarlı anova analizleri (Ancova) ile korelasyon analizleri yapılmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlar şöyledir.1) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak eğitim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; okuduğunu anlama başarı testi ön test puanları kontrol edildiğinde, grupların son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur.2) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak eğitim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; okuduğunu anlama başarı testi son ntest puanları kontrol edildiğinde, grupların kalıcılık testi puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur.3) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak eğitim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; üstbilişsel okuduğunu anlama farkındalığı ölçeği ön test puanları kontrol edildiğinde, grupların son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu ortaya çıkmıştır.4) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak öğretim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; üstbilişsel okuduğunu anlama farkındalığı ölçeği son test puanları kontrol edildiğinde, grupların kalıcılık testi puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu ortaya çıkmıştır.5) İSOAT okuduğunu anlama stratejisi uygulanan deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak öğretimin gerçekleştirildiği kontrol grubu öğrencilerinin okumaya yönelik tutum ölçeği son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur.6) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak eğitim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; okumaya yönelik tutum ölçeğine ilişkin son test puanları kontrol edildiğinde, grupların kalıcılık testi puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır.

Bilişsel farkındalıkKalıcılıkOkuma+5
Ahmet Kanmaz
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve ilköğretim öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri

Bu araştırmanın temel amacı Türk Eğitim Sisteminde önemli bir yere sahip Okul öncesi ve İlköğretim Okullarının en önemli öğelerinden biri olan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini bazı değişkenlere (cinsiyet, yaş, medeni durum, sahip olunan çocuk sayısı, mesleki kıdem, okul düzeyi) göre incelemektir.Çalışma evrenini, İzmir ili Menderes ilçesine bağlı 35 ilköğretim okulunda ve 1 okul öncesi eğitim kurumunda görev yapan 485 ilköğretim okulu öğretmeni ve 47 okul öncesi öğretmeni olmak üzere, toplamda 532 öğretmen, Gaziemir ilçesine bağlı 17 ilköğretim okulunda ve 1 okul öncesi eğitim kurumunda görev yapan 695 ilköğretim okulu öğretmeni ve 63 okul öncesi öğretmeni olmak üzere, toplamda 758 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemi ise okulöncesi eğitim kurumlarında görev yapan 83 öğretmen ve ilköğretim okullarında görev yapan 484 öğretmen olmak üzere 47 okulda toplam 567 öğretmen oluşturmaktadır.Öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini belirlemek için Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen ?Maslach Tükenmişlik Envanteri (MTE) ve kişisel bilgiler içinse araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Verilerin çözümlenmesi amacıyla; frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi testi, çoklu karşılaştırma testi, One-Way Anova testi kullanılmıştır. One-Way Anova testi sonucunda anlamlı bir fark çıktığında, bu farkın nereden kaynaklandığını bulmak için varyanslar eşit ise çoklu karşılaştırma testlerinden Scheffe ve Tukey; varyanslar eşit değilse Tamhane's T2 testi yapılmıştır.Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin duyarsızlaşma boyutundaki tükenmişlik düzeylerinin okul düzeyi, medeni durum, mesleki kıdem değişkenlerine; kişisel başarı boyutundaki tükenmişlik düzeylerinin ise branş, yaş ve okul düzeyi değişkenlerine göre farklılık gösterdiği görülmüştür. Cinsiyet ve sahip olunan çocuk sayısı değişkenleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Anahtar sözcükler: Öğretmen, Tükenmişlik, Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma, Azalan Kişisel Başarı Duygusu

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerTükenmişlik+4
Nermin Yılmaz Toplu
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokulu öğrencilerinin matematik dersi başarıları ile derse ilişkin tutumları, eleştirel düşünme eğilimleri ve mantıksal düşünme yetenekleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışma, meslek yüksekokulu öğrencilerinin matematik başarıları ile derse ilişkin tutumları, eleştirel düşünme eğilimleri ve mantıksal düşünme becerileri arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkiler ile araştırma kapsamında gözlenen değişkenlerin sosyodemografik özelliklere göre farklılığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Adnan Menderes Üniversitesi Aydın Meslek Yüksekokulunda farklı programlarda öğrenim gören 479 birinci sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerini belirlemek için ?California Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği?, mantıksal düşünme becerilerini ölçmek amacıyla ?Mantıksal Düşünme Yetenekleri Ölçeği?, matematiğe ilişkin tutumlarının düzeyini belirlemek amacıyla ?Matematiğe İlişkin Tutum Ölçeği? ve matematik dersi başarı puanlarını belirlemek için vize ve final sınavları ağırlıklı ortalamaları kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 19.0 ve AMOS paket programları kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatistiksel teknik olarak, ikili küme karşılaştırmalarında bağımsız gruplar t testiden, ikiden fazla grup karşılaştırmalarında tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için ilişki çözümleme (path analysis) tekniğinden yararlanılmıştır. Uygulanan varyans analizi sonucunda elde edilen ?F? test istatistiğinin anlamlı bulunması durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Tukey HSD çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir.1. Matematik dersi başarı puanlarına göre öğrenim görülen şube, cinsiyet ve öğrencilerin boş zamanlarında yaptıkları etkinlik türüne göre anlamlı bir farklılık olmamasına karşın; öğrenim görülen program türü ve mezun olunan okul türüne göre anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır.2. Eleştirel düşünme eğilimleri toplam puanlarına göre şube, cinsiyet ve öğrenim görülen program türüne göre anlamlı bir farklılık olmamasına karşın; mezun olunan okul türü ve yapılan etkinlik türüne göre anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır.3. Mantıksal düşünme becerileri toplam puanlarına göre şube, cinsiyet, ve etkinlik türüne göre anlamlı bir farklılık olmamasına karşın; öğrenim görülen program ve mezun olunan okul türüne göre anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır.4. Matematiğe ilişkin tutum puanları toplamına göre şube ve cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olmamasına karşın; öğrenim görülen program türü, mezun olunan okul ve yapılan etkinlik türüne göre anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır.5. Araştırma kapsamında gözlenen değişkenler arasındaki korelasyon incelendiğinde, öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimleri ile matematik başarıları arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki; matematiğe ilişkin tutumları ile başarıları arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki; matematiğe ilişkin tutumları ile eleştirel düşünme eğilimleri arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki; mantıksal düşünme becerileri ile matematik başarıları arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki; mantıksal düşünme ile eleştirel düşünme arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki; mantıksal düşünme ile matematiğe ilişkin tutum arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur.6. Eleştirel düşünmenin başarı üzerinde doğrudan etkisi istatistiksel olarak anlamlı olmamasına karşın, derse ilişkin tutum üzerinden oluşan dolaylı etki istatistiksel olarak anlamlı olmaktadır. Bu durum derse ilişkin tutumun eleştirel düşünme ile matematik başarısı arasında tam aracılık etkisine sahip olduğu göstermektedir.7. Mantıksal düşünmenin başarı üzerinde doğrudan etkisi istatistiksel olarak anlamlı olmasının yanında tutum üzerinden oluşan dolaylı etki de istatistiksel olarak anlamlıdır. Ancak bu dolaylı etkinin şiddeti ilk duruma göre azalmaktadır. Bu durum tutumun mantıksal düşünme ile başarı arasında kısmi aracılık etkisine sahip olduğunu göstermektedir.

Eleştirel düşünceMantıksal düşünmeMatematik dersi+5
Gökhan Aksu
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7.sınıf öğrencilerinin bilişsel stillerinin karşılaştırılması

Araştırmanın amacı ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin bilişsel stillerinin çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılmasıdır. Çalışma genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir.Eldeki araştırmanın çalışma örneklemini Aydın Merkez ilçedeki üç alt, üç orta ve üç üst sosyo ekonomik düzeydeki 9 ilköğretim okulunun toplam 301 (147 kız, 154 erkek) 7.sınıf öğrencisi öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenci seçimi, sınıf ve öğrenci sayıları baz alınarak rastgele örneklem yöntemi ile yapılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak Oltman, Raskin ve Witkin (1971) tarafından geliştirilen ve geçerlik, güvenirlik çalışmaları Güler Okman (1979) tarafından yapılan Gizlenmiş Şekiller Grup Testi ve öğrenci kişisel bilgi formu ile kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistiğin yanı sıra Kolmogorov ? Smirnov, Man Witney-U Testi, Kruskall Wallis testi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin bilişsel stillerinin cinsiyetlerine, öğrenim görmekte oldukları okulların sosyo ? ekonomik düzeylerine, anne meslek ve baba meslek durumlarına, SBS puanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar içerdikleri görülmüştür.ANAHTAR SÖZCÜKLER; Bilişsel Stil, Alan Bağımlı, Alan Bağımsız, İlköğretim Öğrencileri

Alan bağımlılıkAlan bağımsızlıkBilişsel tarzlar+2
Mehmet Kazım Candar
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00