Bağlanma stilleri

208 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kadınların bağlanma stilleri ile yalnızlık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırma evli ve boşanmış kadınların bağlanma stilleri ile yalnızlık arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Bu iki değişken, katılımcıların eğitim durumu, evlilik süresi, çalışma durumu ve gelir düzeyleri gibi sosyoekonomik değişken biçimleriyle ilişkili olarak incelenmiştir. Verilerin toplanmasında Üç Boyutlu Bağlanma Stilleri Ölçeği ve UCLA Yalnızlık Ölçeği ile birlikte Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır, ölçekler yüz yüze uygulanmıştır. Kartopu örneklem kullanılmıştır; katılımcıların 95'ievli ve 75'i boşanmış kadınlardan oluşmaktadır, toplam 170 katılımcı ölçeklere yanıt vermiştir. Verileri analiz etmek için çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuçlar, bağlanma stilleri ile evli ve boşanmış kadınların yalnızlık puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Kaçınan bağlanma stili ile yalnızlık düzeyi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Güvenli bağlanma stili ile yalnızlık düzeyi arasında da negatif bir ilişki bulunmuştur. Bulunan bir diğer olumlu ilişki ise kaygılı-kararsız bağlanma stili ile yalnızlık düzeyi arasındadır. Sonuçlar araştırmanın amacına uygun olarak tartışılmıştır.

BağlanmaBağlanma stilleriKadınlar+3
Balkız Çelik
Toros University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin depresyon düzeylerinin bağlanma stilleri ve bilinçli farkındalık ile ilişkisi: Öz kontrolün aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde öz-kontrolün depresyon düzeyleri ile bilinçli farkındalık ve bağlanma stilleri (güvenli, kayıtsız, korkulu ve saplantılı bağlanma stillerinin herbiri için ayrı ayrı) arasındaki ilişkilerdeki aracılık rolünü ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 öğretim yılında Anadolu Üniversitesinin çeşitli fakültelerinin örgün programların toplam 808 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Beck Depresyon ölçeği", ''Bilinçli Farkındalık Ölçeği", "İlişki Ölçekleri Anketi" ve "Kısa Öz-Kontrol Ölçeği" ile toplanmıştır. Aracılık modellerini test etmek için Betimleyici istatistikler, Pearson Korelasyon Katsayısı ve Bootstrap Yöntemi kullanılmıştır. Aracılık testi bulgularına göre; üniversite öğrencilerinde bağlanma stilleri (güvenli, kayıtsız, saplantılı, korkulu bağlanma stilleri için) ve bilinçli farkındalık ile depresyon arasındaki ilişkide öz-kontrolün aracılık etkisinin istatistiki açıdan önemli olduğu bulunmuştur. Buna göre güvenli bağlanma ve bilinçli farkındalık öz-kontrol aracılığıyla depresyonu negatif yönde yordarken, kayıtsız bağlanma, saplantılı bağlanma ve korkulu bağlanma öz-kontrol aracılığıyla depresyonu pozitif yönde yordamaktadır. Buna göre güvenli bağlanan ve bilinçli farkındalığı yüksek üniversite öğrencilerinin öz-kontrol düzeyleri de yüksektir ve bunun sonucu olarak depresyon düzeyleri düşüktür. Diğer yandan ise kayıtsız, saplantılı ve korkulu bağlanan üniversite öğrencilerinin öz-kontrol düzeyleri de düşüktür ve bunun sonucu olarak depresyon düzeyleride yüksektir. Anahtar Sözcükler: Depresyon, Bağlanma, Bilinçli farkındalık, Öz-kontrol

Bağlanma stilleriBilinçli farkındalıkDepresyon+3
Ergül Kara
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde algılanan sosyal destek, bağlanma ve nezaket arasındaki ilişkiler

Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinde algılanan sosyal destek, ebeveyn ile arkadaşa güvenli bağlanma ve nezaket karakter gücü arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Çalışmada ayrıca algılanan sosyal desteğin, ebeveyn ile arkadaşa güvenli bağlanmanın ve nezaket karakter gücünün cinsiyete göre anlamlı farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bursa ilinde öğrenim gören 499 kadın (%74) ve 177 erkek (%26) olmak üzere toplam 676 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri; "Algılanan Sosyal Destek Ölçeği-R", "Ebeveyn ve Arkadaşlara Bağlanma Envanteri-Gözden Geçirilmiş Formu" ve "Karakter Güçleri Gençlik Envanteri" ile toplanmıştır. Lise öğrencilerinin algıladıkları sosyal destek düzeylerinin, ebeveyn ile arkadaşa güvenli bağlanmalarının ve nezaket karakter gücünün cinsiyetlerine göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla 'Bağımsız Örneklemler için t Testi' yapılmıştır. Lise öğrencilerinin algıladıkları sosyal destek düzeyleri, ebeveyn ile arkadaşa güvenli bağlanmaları ve nezaket karakter gücü arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla "Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Analizi" ve bu değişkenler arası ilişkileri betimlemeye yönelik Yol Analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda arkadaştan algılanan sosyal desteğin, ebeveyn ile arkadaşa güvenli bağlanmanın ve nezaket karakter gücünün cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda lise öğrencilerinin ailelerinden, arkadaşlarından ve öğretmenlerinden algıladıkları sosyal destek düzeyleri, ebeveyne ve arkadaşa güvenli bağlanmaları ve nezaket karakter gücü arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Yapılan yol analizi sonucunda en iyi modelin; lise öğrencilerinin ebeveyne ve arkadaşa güvenli bağlanmalarının gerek doğrudan gerek de nezaketin kısmi aracılığıyla arkadaş, aile ve öğretmenden algılanan sosyal desteği yordamasına ilişkin model olduğu görülmüştür. Bootstrapping işlemi sonrasında da dolaylı yordama ilişkilerinin de anlamlı olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular, ilgili alanyazın bağlamında tartışılmıştır.

Akrana bağlanmaAlgılanan sosyal destekAna-babaya bağlanma+5
Meltem Yıldız
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerin bağlanma stilleri ile okul öncesi dönemdeki çocukların anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada 3-5 yaş arasında çocuğu olan annelerin bağlanma biçimleri, annelerin çocuğuna karşı davranışları, annelerin çocukluk yaşantıları ve çocukların anksiyete düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ile annelerin bağlanma biçimleri ile çocukların anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Zonguldak il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında çocuğu eğitim alan ve kartopu yöntemi kullanılarak elde edilen okul öncesi eğitim alan ve almayan çocuğu olan toplam 110 anne oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Okul Öncesi Çocuklarda Anksiyete (Kaygı) Ölçeği", "Erişkin Bağlanma Biçimi Ölçeği" ve "Anne Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde MannWhitney U testi, Kruskal-Wallis H testi, Ki-kare testi, Fisher Exact testi, Monte Carlo simülasyonu ve Pearson Korelasyon katsayısı analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda annelerin bağlanma düzeyleri ile annelerin eğitim durumu, annelerin ekonomik bağımsız olma durumu, çocukların cinsiyeti durumu; çocukların anksiyete düzeyleri ile çocukların cinsiyet durumu, çocukların sayısı ve çocukların okul öncesi eğitime devam etme durumu arasında anlamlı farklılıklar (p<0.05) olduğu belirlenmiştir. Annelerin çocuğuna karşı davranışları ile annelerin eğitim durumu ve çocukların anksiyete düzeyleri; annelerin çocukluk yaşantıları ile çocukların cinsiyet durumu, annelerin ekonomik bağımsız olma durumu, çocukların doğum sırası, annelerin eğitim durumu, çocukların okul öncesi eğitim kurumuna devam etme durumu, çocukların yaşı, çocukların anksiyete düzeyleri, annelerin bağlanma düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar (p<0.05) olduğu belirlenmiştir. Ayrıca annelerin çocuğuna karşı davranışları ile annelerin çocukluk yaşantıları arasında anlamlı farklılıklar (p<0.05) olduğu tespit edilmiştir. Annelerin toplam bağlanma biçimleri ile çocukların toplam anksiyete düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Fakat alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Annelerin güvenli bağlanma biçimi arttıkça çocuklarda sosyal kaygı, genel kaygı, ayrılma kaygısı, fiziksel yaralanma korkusu ve toplam okul öncesi anksiyete düzeyleri azalmaktadır. Annelerin kaygılı / ikircikli bağlanma biçimi arttıkça çocuklarda ayrılma kaygısı düzeyi; annelerin kaçıngan bağlanma biçimi arttıkça da çocuklarda genel kaygı, ayrılma kaygısı, fiziksel yaralanma korkusu ve toplam okul öncesi anksiyete düzeyleri artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Anne, Çocuk, Bağlanma, Anksiyete, Anne Baba Tutumu, Çocukluk Yaşantısı.

Ana-baba tutumuAnksiyeteAnneler+6
Ayşe Nur Demirhan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin bağlanma stilleri ve flört davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Mardin örneği)

Bu araştırmada, Mardin'de eğitimine devam etmekte olan lise öğrencilerinin bağlanma stilleri ile flört davranışları arasındaki ilişkiyi ve bu iki değişkenin, öğrencilerin cinsiyetlerine göre değişip değişmediğini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma Mardin'de 2010-2011 eğitim öğretim yılının 2. döneminde 5 farklı okula devam eden 552 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkenlerinden bağlanma stillerini ölçmek amacıyla İlişki Ölçekleri Anketi (Bartholomew & Horowitz, 1991) kullanılmıştır. Araştırmanın diğer bağımlı değişkeni olan flört davranışlarına ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan anket ile toplanmıştır. Söz konusu ankette bulunan sorular daha net bir değerlendirmeyi sağlamak amacıyla okul içerisindeki davranışlar, iletişime geçebilmek için bulunulan davranışlar, okul dışındaki davranışlar olmak üzere 3 kategoriye ayrılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma ve kay kare testleri kullanılmıştır. Bulgular, öğrencilerin bağlanma stilleri ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmıştır. Kız öğrenciler daha çok korkulu bağlanma stiline sahipken, erkek öğrencilerin daha çok güvenli bağlanma stiline sahip oldukları bulunmuştur. Flört davranışlarına ilişkin sorulan sorularda daha çok cesaret ve aktiflik içeren davranışlara erkek öğrencilerin yüzde oranları, pasiflik ve karşı cinsten ilk adımı beklemeyi gerektiren davranışlarda ise kız öğrencilerin yüzde oranları daha yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağlanma Stilleri, Flört Davranışları, Ergenler

BağlanmaBağlanma stilleriDuygusal ilişki+3
Hayrunnisa Özgür
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin çatışma çözme yaklaşımlarının bağlanma stilleri ve bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ergenlerin çatışma çözme yaklaşımlarının bağlanma stilleri ve bazı sosyo-demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın problemleri sunulurken öncelikle bağlanma stillerinin çatışma çözme yaklaşımları üzerindeki rolü ele alınmıştır. Ayrıca demografik özelliklerin, bireysel ve aileye ilişkin özelliklerin çatışma çözme yaklaşımlarını ne ölçüde yordadığı da araştırılmıştır. Araştırma; nedensel karşılaştırma ve ilişkisel yönteme dayanmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2013-2014 eğitim öğretim yılında Hatay ili Antakya Büyük Şehir Belediyesi sınırları içerisinden seçilen Anadolu liselerinden random küme örnekleme yoluyla seçilmiş 9, 10, 11 ve 12. Sınıfa devam eden 617 kız ve erkek öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında; araştırmacı tarafından oluşturulan, sosyo-demografik bilgilerin yer aldığı "Kişisel Bilgi Formu", "İlişki Ölçekleri Anketi" ve "Çatışma İletişim Tarzı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın istatistiksel analizinde, ergenlerin çatışma çözme yaklaşımları ile bağlanma stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi için Spearman Sıra Sayıları korelasyonu kullanılmıştır. Gruplararası farlılıkların olup olmadığını incelemek için ikili gruplarda Mann-Whitney U; üç ve daha fazla gruplarda ise Kruskal Wallis tekniği kullanılmıştır. Analizlerde parametrik olmayan istatistiklerin kullanılmasının nedeni; örneklemede yer alan ergenlerin çatışma iletişim tarzları ölçeği ve ilişki ölçekleri anketinden aldıkları puanların normal dağlımı yansıtmaması sonucunda parametrik analizler için gerekli olan "normallik" varsayımının karşılanmamış olmasıdır. Elde edilen veriler üzerinde yapılan analiz sonuçlarında; güvenli bağlanma stiline sahip ergenlerin çatışmalarda daha fazla kendini anlatma, kendini açma eğiliminde olduğu, çatışmalardan daha az kaçındıkları ve çatışma yaşadığı yere göre çatışma davranışları arasında fark olmadığı bir başka deyişle genel davranış sergiledikleri sonucu elde edilmiştir. Kayıtsız bağlanma stili ile kendini açma ve duygularını ifade etme arasında negatif yönde ilişki bulunmuştur. Korkulu bağlanma stili ile kendini açma, genel özel davranış sergileme ve duygularını ifade etme yaklaşımları arasında negatif yönde ilişki bulunmuştur. Son olarak saplantılı bağlanma ile kendini açma ve duygularını ifade etme arasında pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Bazı sosyo-demografik özelliklerle bağlanma stilleri ve çatışma çözme yaklaşımları ilişkili bulunmuştur. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları ve gelecekte yapılacak araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Bağlanma stilleri, çatışma çözme yaklaşımları ve ergenlik dönemi.

BağlanmaBağlanma stilleriEğitim psikolojisi+4
Fetanet Dede
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

1-8 aylık bebeği olan annelerin emzirme ve doğum şeklinin maternal bağlanmaya etkisi

Bu araştırma, 1-8 aylık bebeği olan annelerin emzirme ve doğum şeklinin maternal bağlanmaya etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kesitsel türde olan bu araştırmanın evrenini 01.08.2017-31.09.2017 tarihleri arasında Şırnak Devlet Hastanesine başvuran 1050 anne oluşturmuştur. Minimum örneklem büyüklüğü power analiziyle belirlenen 110 anne olarak belirlenmiş ancak çalışma 1-8 aylık bebeği olan, araştırma kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü, okuma yazma bilen 252 anne ile yüz yüze görüşülerek yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Özellikler Formu ve "Maternal Bağlanma Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS 23.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Annelerin maternal bağlanma düzeyi ile tanıtıcı özellikleri incelendiğinde; kendi anneleri (97.3±6.0) ve babaları (97.4±5.9) ile ilişkileri iyi olanların, daha önce bebek bakımı konusunda bilgisi olanların (97.5±6.0), bebeğe bakım verirken yorulmadığını söyleyenlerin (97.3±6.3), doğumdan sonra bağımsızlıkların kısıtlandığını orta derecede hissedenlerin (97.5±6.1), bebeğinin sakin bir bebek olduğunu düşünenlerin (97.9±5.3) maternal bağlanma düzeyleri anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Doğum şekli (normal/sezaryen) ve bebek beslenmesi (anne sütü/mama/anne sütü+mama karışımı) ile maternal bağlanma düzeyi arasında ise anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0.05). Araştırma verilerimizden elde edilen bulgular doğrultusunda annelerin kendi anne ve babaları ile iyi ilişkiler içinde olması, daha öncesinden bebek bakımı konusunda bilgili olması, bebeğe bakım verirken yorulmadığını ve doğumdan sonra bağımsızlığının kısıtlandığını hissetmemeleri, bebeklerini sakin bir bebek olarak tanımlamaları anne-bebek bağlılığını olumlu yönde etkilemiştir.

AnnelerBağlanmaBağlanma stilleri+4
Hüseyin Çapuk
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerin aldatma eğilimleri ve affetme düzeylerinin bağlanma stillerine göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, evli bireylerin aldatma eğilimi ve affetme düzeylerinin bağlanma stillerine göre incelenmektir. Araştırmanın örneklemi Adana ilinde yaşayan 200 (103 kadın, 97 erkek) evli bireyden oluşmaktadır. Bu çalışmada Kişisel Bilgi Formu, Griffin ve Bartholomew'un (1994) geliştirdiği, Sümer (1999) tarafından Türkçe'ye uyarlanan İlişki Ölçekleri Anketi, Polat (2006) tarafından geliştirilen Aldatma Eğilimi Ölçeği, Thompson ve ark. (2005) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Bugay ve Demir (2010) tarafından gerçekleştirilen Heartland Affetme Ölçeği kullanılmıştır. Parametrik testlerden T-Testi ve Regresyon Analizi ise veri analizinde yer almıştır. Verilerin analizinde T-Testi ve Regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Tüm veriler 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir Araştırma bulgularına göre aldatma eğilimi ve bağlanma stilleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, kadın katılımcılarda affetme düzeyi ve aldatma eğiliminde pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Aldatma eğilimi, affetme düzeyi, bağlanma stilleri.

AldatmaAldatma eğilimiBağlanma+6
Seyran Seyfi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çiftlerin bağlanma stilleriyle stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, çiftlerin bağlanma stilleri ile stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı düzeyleri arasında fark olup olmadığının incelenmesidir. Betimsel tarama modelinde ilişkisel tarama yöntemiyle yapılan çalışmanın araştırma grubunu, Hatay ili Mustafa Kemal Üniversitesi ve Adana ili Çukurova Üniversitesi'nin çeşitli fakültelerine devam eden ve mezun olup pedagojik formasyon eğitimi gören 216 kadın ve 206 erkek olmak üzere toplam 422 kişi oluşturmaktadır. Araştırma verileri 2016-2017 akademik yılı güz yarıyılında toplanmıştır. Araştırmada çiftlerin bağlanma stillerini belirlemek için Çolakkadıoğlu, Akbaş ve Yıldızeli (2016) tarafından uyarlaması yapılan "Çiftlerde Bağlanma Ölçeği", stresle başa çıkma tarzlarını belirlemek için Şahin ve Durak (1995) tarafından uyarlaması yapılan "Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği", benlik saygısı düzeylerini belirlemek için Turan ve Tufan (1987) tarafından uyarlanmış olan "Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı analizi tekniği kullanılmıştır. Ayrıca stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı düzeyi bakımından güvenli ve güvensiz (kaygılı, kaçınan, kaygılı-kaçınan) bağlanmış çiftler arasında fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Tek Yönlü MANOVA analiz tekniği kullanılmıştır. Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı analiz tekniği sonucunda Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeğinin, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve sosyal destek arama yaklaşımı alt ölçekleri ile benlik saygısı arasında pozitif yönde anlamlı; çaresiz yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım alt ölçekleri ile benlik saygısı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Yapılan Tek Yönlü MANOVA analizi sonucunda, güvenli ve güvensiz (kaygılı, kaçınan, kaygılı-kaçınan) çiftlerin stresle başa çıkma tarzları ve benlik saygısı düzeyleri bakımından farklılaştığı görülmüştür. Analiz sonuçlarına göre, güvenli bağlanan çiftlerin stresle başa çıkma tarzları alt ölçeklerinden kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yaklaşım ve sosyal destek arama yaklaşımını kullandıkları ve yüksek benlik saygısı düzeylerine sahip oldukları, güvensiz bağlanan (kaygılı, kaçınan, kaygılı-kaçınan) çiftlerin ise çaresiz yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım tarzını kullandıkları ve düşük benlik saygısı düzeyine sahip oldukları bulunmuştur. Sonuç olarak güvenli bağlanan çiftlerin stresle başa çıkmada problem odaklı (etkili) başa çıkma tarzlarını kullandığı ve benlik saygısı düzeylerinin yüksek olduğu, güvensiz bağlanan çiftlerin ise stresle başetmede duygu odaklı (etkisiz) başa çıkma tarzlarını kullandığı ve benlik saygısı düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bağlanma stilleri, çiftlerde bağlanma, stresle başa çıkma ve benlik saygısı

BağlanmaBağlanma stilleriBaşa çıkma+7
Sevcan Karabulut Uslu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde sanal bağlanmanın yordanması

Her geçen gün teknolojinin yaygınlaşmasına ve sanal ortamların kullanımının artmasına paralel olarak yeni bir ilişki biçimi olarak sanal bağlanmanın ortaya çıktığı görülmektedir. Özellikle genç yetişkinler kendini daha rahat ifade edebilme, yakın ilişkiler kurma adına sanal ortam üzerinden ilişkiler yaşamaya ve bu ilişkileri yaşamının merkezine almaya başlamıştır. Öyle ki bireyler sanal ortam üzerinden ilişki kurdukları kişi veya kişilerle iletişime geçmeyi sabırsızlıkla beklemektedir. Etkileşime geçmediklerinde ise huzursuzluk, kaygı, merak gibi duygular hissetmektedirler ve bu durum genç yetişkinlerin giderek günlük yaşamlarından uzaklaşıp sanal ortamda kurdukları etkileşimlere bağlı hale gelmelerine sebep olmaktadır. Sanal bağlanma ortaya koyduğu kişisel ve toplumsal sonuçlar açısından araştırılması ve anlaşılması önemli bir durumdur. Betimsel bir nitelik taşıyan bu araştırmada sanal bağlanmanın genç yetişkinlerde cinsiyet, bağlanma stilleri, yalnızlık, utangaçlık, psikolojik doğum sırası ve ebeveyn ilişkileri açısından ne derece yordandığı sorusuna yanıt aranmıştır. Bu amaç doğrultusunda değişkenler arası ilişkileri belirlemek amacıyla regresyon analizi yapmak için 451 öğrenciden veriler toplanmıştır. Veri toplama sürecinde öncelikle etik kurul izni alınmış ve ardından Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde öğrenim gören ve uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen öğrencilerden veriler Google Anketler aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın temel amacı neticesinde elde edilen sonuçlara göre bağlanma stili, yalnızlık, utangaçlık, psikolojik doğum sırası ve ebeveyn ilişkileri üniversite öğrencilerinde sanal bağlanmayı anlamlı bir şekilde yordarken cinsiyetin modele anlamlı bir katkı sağlamadığı görülmüştür. Sanal bağlanma ile yalnızlık, utangaçlık, korkulu bağlanma, saplantılı bağlanma ve kayıtsız bağlanma arasında pozitif yönde ve anlamlı düzeyde bir ilişki; sanal bağlanma ile ebeveyn ilişkileri ve güvenli bağlanma arasında negatif yönde ve anlamlı düzeyde ilişki bulunmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Sanal Bağlanma Ölçeği, Kişisel Bilgi Formu, İlişki Ölçekleri Anketi, UCLA Yalnızlık Ölçeği Kısa Formu, Utangaçlık Ölçeği ve Ebeveyn İlişkileri hakkında yorum yapabilmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan likert tipli beş soruluk bir araç kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS Statistics v25.0 paket programı kullanılmış olup Adımsal Regresyon Analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular alan yazın ışığında daha önce bu konu ile ilgili olarak yapılmış araştırmaların bulguları ile birlikte tartışılıp yorumlanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda geleceğe yönelik olarak sanal bağlanma kavramının anlaşılması ve tartışılması doğrultusunda psikolojik danışmanlara ve ruh sağlığı alanında çalışanlara öneriler sunulmuştur.

BağlanmaBağlanma stilleriCinsiyet+6
Hatice Şabanoğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerde yaşam doyumunun yordayıcısı olarak evlilik doyumu ve bağlanma boyutları

Bu araştırmada evli bireylerin yaşam doyumunun yordayıcısı olarak evlilik doyumu ve bağlanma boyutlarını incelemek ve ayrıca belirlenen demografik değişkenlere göre evlilik doyumu ve yaşam doyumunun anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma, Türkiye'nin çeşitli illerinde yaşayan 374 (259 kadın, 115 erkek) evli bireyden kartopu örnekleme yöntemi ile toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Bireylerin yakın ilişkilerde yaşantılarına yönelik bağlanmaya ilişkin kaygı ve bağlanmaya ilişkin kaçınma boyutu verileri "Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II (YIYE II)", evlilik doyumuna ilişkin veriler "Evlilik Doyum Ölçeği", yaşam doyumuna ilişkin veriler "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve kişisel bilgiler ise araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmış olup; verilerin analizinde IBM SPSS 25 Programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Gruplar T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Basit Regresyon Analizi, Çoklu Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; bağlanmaya ilişkin kaygı ve kaçınma boyutlarının birlikte evlilik doyumunu anlamlı bir şekilde yordadıkları, evlilik doyumuyla orta düzeyde anlamlı bir ilişki içinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bağlanmaya ilişkin kaygı ve kaçınma boyutlarının birlikte yaşam doyumunu anlamlı bir şekilde yordadıkları, yaşam doyumuyla düşük düzeyde anlamlı bir ilişki içinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Kaygı ve kaçınma boyutu puanlarının her ikisinin de cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen diğer bulgulara göre; evlilik doyumu cinsiyet, evli olma süresi ve sahip olunan çocuk sayısına göre anlamlı bir farklılık göstermezken, eğitim düzeyi, ailenin aylık geliri ve evlilik biçimine göre anlamlı şekilde farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Yaşam doyumu eğitim düzeyi, evlilik biçimi, evli olma süresi ve sahip olunan çocuk sayısına göre anlamlı bir farklılık göstermezken, cinsiyet ve ailenin aylık gelirine göre anlamlı şekilde farklılık gösterdiği bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağlanma boyutları, evlilik doyumu, yaşam doyumu

BağlanmaBağlanma stilleriEvli çiftler+3
Zeliha Yanar Güngör
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin kariyer uyum düzeyinin bağlanma stilleri ile ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırma, lise öğrencilerinin kariyer uyumu düzeyleri ile bağlanma stillerinin ilişkisinin incelenmesinin amaçlandığı ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırma grubu , Adana ili merkez ilçelerinde yer alan toplam 4 lisede 9.,10.,11. ve 12. sınıfa devam etmekte olan 362 kız, 220 erkek olmak üzere toplam 582 öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ranjı 14 ile 19 yaş aralığındadır. Araştırmada ergenlik çağındaki öğrencilerin kariyer uyumuna ilişkin veriler 'Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği', bağlanma stillerine ilişkin veriler 'İlişki Ölçekleri Anketi' ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde Pearson korelasyon katsayısı, t testi, varyans analizi ve standart çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre kariyer uyum yetenekleri ile güvenli, korkulu ve saplantılı bağlanma arasında anlamlı ilişki görülürken kayıtsız bağlanma ile ilişki olmadığı görülmüştür. Çoklu regresyon analizi sonuçları incelendiğinde bağlanma ölçeği alt boyutlarının kariyer uyum yeteneğinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmektedir. Lise öğrencilerinin kariyer uyum yeteneklerinin tek yordayıcısı güvenli bağlanmadır. Diğer değişkenler anlamlı şekilde yordamamıştır. Kız lise öğrencilerinde güvenli bağlanma ile kariyer uyum yeteneği arasında orta düzeyde, kayıtsız bağlanma ile düşük düzeyde pozitif yönde ilişki bulunmuş iken saplantılı bağlanma sile negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Kız lise öğrencilerinin kariyer uyum yetenekleri ile korkulu bağlanma arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Kız lise öğrencilerinin kariyer uyumu yeteneklerinin en önemli yordayıcısı yine güvenli bağlanma iken, ikinci önemli yordayıcısı saplantılı bağlanmadır. Korkulu bağlanma ve kayıtsız bağlanma stilleri kız öğrencilerin kariyer uyum yeteneklerinin yordayıcısı değildir. Erkek lise öğrencilerinde güvenli bağlanma ile kariyer uyum yetenekleri arasında düşük düzeyde pozitif yönde, korkulu bağlanma ile düşük düzeyde negatif yönde ilişki bulunmuştur. Saplantılı bağlanma ve kayıtsız bağlanma ile kariyer uyum yetenekleri arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Erkek lise öğrencilerinin kariyer uyum yeteneklerinin tek yordayıcısı güvenli bağlanma iken diğer boyutlar alt boyutlar anlamlı yordayıcısı değildir. Anahtar Kelimeler: Kariyer uyumu, bağlanma stilleri, lise öğrencileri.

BağlanmaBağlanma stilleriEğitim psikolojisi+3
Eser Yayvan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin bağlanma biçimleri, bilinçli farkındalık düzeyleri ve psikolojik belirtileri arasındaki ilişkiler

Bu araştırmada, bağlanma, bilinçli farkındalık ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini 452 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcıların bağlanma biçimleri, bilinçli farkındalık düzeyleri ve psikolojik belirtilerinin düzeyi ve aralarındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Bu amaçla Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri (YİYE-I), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ) ve Kısa Semptom Envanteri (KSE) kullanılmıştır. Ayrıca bir kişisel bilgi formu kullanılarak katılımcıların cinsiyet, yaş ve sosyo-ekonomik seviyelerine dair bilgi alınmıştır. Uygulanan analiz sonuçlarına göre; bilinçli farkındalık düzeyi ile kaygılı bağlanma biçimi, güvenli bağlanma biçimi ve rahatsızlık ciddiyeti indeksi arasında negatif, bilinçli farkındalık düzeyi ve kaçıngan bağlanma biçimi arasında ise pozitif, rahatsızlık ciddiyeti indeksi ile kaygılı bağlanma biçimi, kaçıngan bağlanma biçimi ve güvenli bağlanma biçimi arasında ise pozitif yönde bir ilişki olduğu bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre bağlanma biçiminin, bilinçli farkındalık düzeyini yordadığı bulunmuştur. Travma ve bilinçli farkındalık düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Elde edilen bulgulara demografik değişkenler açısından bakıldığında ise; bağlanma alt-boyutlarının tümünde kadın katılımcılar ile erkek katılımcılar arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca, yaşın farklılaşmasının kaygılı bağlama biçimi ve rahatsızlık ciddiyeti indeksi üzerinde, sosyo-ekonomik seviyenin farklılaşmasının ise rahatsızlık ciddiyeti üzerinde bir fark ortaya koyduğu bulunmuştur. Bütün sonuçlar ele alındığında, bağlanmanın ve bilinçli farkındalığın, psikolojik belirtiler ile ilişkili olduğu söylenebilir. Elde edilen bulgular literatür çerçevesinde tartışılmıştır.

BağlanmaBağlanma stilleriBilinçli farkındalık+7
Beyzanur Albayrak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Baba-bebek bağlanması ve etkileyen faktörler; Manisa örneği

Amaç: Bu araştırmanın temel amacı baba-bebek bağlanma ilişkisi ve etkileyen faktörlerin saptanmasıdır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, 1 Ocak 2019- 1 Nisan 2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Manisa ili Yunusemre ilçesinde yaşayan 6-12 aylık bebeğe sahip evli erkekler oluşturdu (N:1385). Örneklem büyüklüğünü belirlemede bilinmeyen prevalans %50 olarak alınmıştır ve 0,05 yanılgı düzeyinde %95 güven aralığında en düşük örneklem büyüklüğü 301 olarak belirlendi. Örnekleme yöntemi olarak her bir aile hekiminden kaç birey alınacağı nüfusa orantılı olarak belirlendi ve alınacak bireylerin belirlenmesinde randomizasyon kullanıldı. Verilerin analizinde SPSS 15.00 for Windows programı kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler (yüzde, ortalama, standart sapma) ve student T test kullanıldı. Tekli analizlerde farklı bulunan değişkenler çoklu analize alındı. Bulgular: Araştırmaya katılan babaların B-BBÖ ölçeğinden aldıkları puan dağılımı 73 ± 9,1(43-89)'dir. Üst sosyal statüde bulunan, düzenli bir çalışma durumu olan, evlilik süresi 10 yıl altı olan, eş ile akraba olmayan, birlikte yaşanan eş ile evlenme yaşı 20 yaş ve üzeri olan, ilk bebeği olan babaların toplam bağlanma düzeyleri daha yüksek olup daha olumlu bağlanma davranışları gösterdikleri belirlendi. 8 ay ve daha küçük bebeğe sahip babalar ile 40 yaş altı babaların sabır ve hoşgörü düzeyleri daha yüksektir. Sonuç: Baba- bebek bağlanması sosyoekonomik faktörlerden etkilenmektedir. Bu durumun sosyokültürel özelliklerden etkilenebilir olduğu düşünülerek farklı bölgelerde de konu ile ilgili çalışmaların yapılmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Bebek, baba, bağlanma

Ana-babaBaba-çocuk etkileşimiBaba-çocuk iletişimi+4
Seval Kılan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Evlilikte bağlanma stili ile evlilikte sorun çözme becerisi arasındaki ilişkide duygusal zekanın aracı değişken rolü

Bu çalışmada, evli bireylerde bağlanma stilleri (güvenli bağlanma) ile evlilikteki sorun çözme becerileri arasındaki ilişkide duygusal zekânın aracı rolünün olup olmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmaya, rastlantısal olarak seçilen, Kahramanmaraş ilinde yaşayan ve gönüllü katılımı kabul eden evli bireyler katılmıştır. Çalışma 179'u (%58.7) kadın, 126'sı (%41.3) erkek toplam 305 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu, Griffin ve Bartholomew tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlama çalışması Sümer ve Güngör tarafından yapılan İlişki Ölçekleri Anketi, Baugh, Avery ve Sheets-Hawoth tarafından geliştirilen, Türkçeye standardizasyonu Hünler ve Gençöz tarafından yapılmış olan Evlilikte Sorun Çözme Ölçeği ve Acar tarafından Türkçe'ye çevrilen ve geçerlilik, güvenilirlik çalışmaları yapılan Bar-OnDuygusal Zekâ Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadaki bulgulara SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 21,0 programı kullanılarak ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, güvenli bağlanma stili ve evlilikte sorun çözme becerisi arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur. Duygusal zekâ ile evlilikte sorun çözme arasında ve güvenli bağlanma ile duygusal zekâ arasında da anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonrasında yapılan regresyon analizi sonuçlarında duygusal zekâ (toplam puanlarının) güvenli bağlanma ve evlilikte sorun çözme arasındaki ilişkide kısmi aracı etkiye sahip olduğu sonucu tespit edilmiştir. Araştırma değişkenlerinden bağlanma stilleri ve duygusal zekâ alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde güvenli bağlanma ile duygusal zekâ alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu korkulu, saplantılı ve kayıtsız bağlanma stilleri ile duygusal zekâalt boyutları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğu bulunmuştur. Evlilikte sorun çözme becerisi ile duygusal zekâ alt boyutlarının tamamı arasında pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Araştırmada evli bireylerin cinsiyetleri, gelir durumları ve çalışma durumlarına göre duygusal zekâ ve alt boyutlarının değiştiği gözlemlenmiştir. Evli bireylerin bağlanma stillerine göre evlilikte sorun çözme becerileri incelendiğinde; güvenli bağlanan bireylerin evlilikte sorun çözme becerisi puanları saplantılı bağlananlardan anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Güvenli bağlanan evli bireylerin duygusal zekâ puanları da korkulu, saplantılı ve kayıtsız bağlanma stillerine göre yüksek bulunmuştur. Araştırmanın bulguları ve gelecek çalışmalar için öneriler ilgili literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

BağlanmaBağlanma stilleriDuygusal zeka+4
Begüm Koca
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Romantik ilişkisi olan yetişkin bireylerin ilişki doyumlarının bağlanma stilleri, benlik saygısı ve kişilerarası ilişki tarzları açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, romantik ilişkisi olan yetişkin bireylerin ilişki doyumlarını bağlanma stilleri, benlik saygısı ve kişilerarası ilişki tarzları açısından incelemektedir. Araştırmanın örneklemi 19-67 yaş arası, 143'ü kadın 107'si erkek birey olmak üzere toplam 250 romantik ilişkisi içerisinde bulunan evli veya evli olmayan yetişkin bireyden oluşmaktadır. Katılımcılara sırasıyla, Kişisel Bilgi Formu, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri (YİYE-II), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Kişilerarası İlişki Tarzları Ölçeği (KİTO) ve İlişki Doyumu Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 programıyla analiz edilmiş olup veri analizlerinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayıları, Spearman Brown Korelasyon Katsayıları ve ANOVA tekniklerinden yararlanılmıştır. Analizler sonucu, kadın ve erkek bireyler arasında ilişki doyumu, benlik saygısı ve kişilerarası ilişki tarzları açısından herhangi bir fark bulunmazken, bağlanma stilleri açısından erkeklerin daha kaygılı bağlandıkları bulgusu elde edilmiştir. Yetişkin bireylerin ilişki doyumları arttıkça benlik saygılarının ve besleyici ilişki tarzlarının arttığı, kaçınmacı bağlanma stillerinin ise azaldığı bulunmuştur. İlişki türlerine göre, flört ilişkisi olan bireylerin diğer ilişki türlerine göre ilişkilerinden daha az doyum sağladığı ve benlik saygılarının daha düşük olduğu, evli bireylerin ise diğer ilişki türlerine göre daha az ketleyici ilişki tarzı kullandıkları bulunmuştur. Anahtar kelimeler: İlişki doyumu, bağlanma stilleri, benlik saygısı, kişilerarası ilişki tarzları.

Bağlanma stilleriBenlik saygısıKişiler arası tarz+2
Güneş Kırıt
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Romantik ilişkilerde bağlanma stilleri, romantik kıskançlık ve ilişki doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma romantik ilişkilerde bağlanma stilleri, romantik kıskançlık ve ilişki doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma grubunu Şanlıurfa ilinde yaşayan, 18-61 yaş arası (X=28.73) romantik ilişkisi olan 237 erkek ve 223 kadın olmak üzere toplam 460 katılımcı oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Romantik Kıskançlık Ölçeği, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II ve İlişki İstikrarı Ölçeği kullanılmıştır. Analiz sonuçları, bağlanma stillerinin romantik kıskançlık düzeyinin önemli bir yordayıcısı olduğunu, kaygılı bağlanma arttıkça kıskançlığın arttığını, kaçınmacı bağlanma arttıkça kıskançlığın azaldığını göstermektedir. Ayrıca kaçınmacı bağlanma ile ilişki doyumu, her üç tür kıskançlık tetikleyicisi, duygusal tepki, konuşma yöntemi, kıskançlığın olumlu etkilerine ilişkin görüşlere katılma düzeyi arasında negatif; umursamama yöntemi arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Sonuçlar, ilişki süresi ile kıskançlık, duygusal tepki, kaybetme korkusu, yapıcı baş etme yöntemi arasında negatif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: İlişki doyumu, kıskançlık, kaygılı bağlanma, kaçınmacı bağlanma.

BağlanmaBağlanma stilleriDuygusal ilişki+3
Sariye Sümer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Evli kadınlarda evlilik doyumu, yetişkin bağlanma stilleri ve depresyon düzeyinin ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, evlilik ilişkisinde bireylerin evlilikten doyum almasına etki ettiği düşünülen yetişkin bağlanma stilleri ile kişilerin depresyon düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Katılımcılara, İlişki Ölçeği Anketi, Evlilik Yaşam Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca Kişisel Bilgi Formu ile katılımcılarla ilgili demografik bilgiler toplanmıştır. Ölçekler, 219'u online, 121'i ise yüz yüze yapılan görüşmeyle olmak üzere toplam 340 evli kadına uygulanmıştır. Bu araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; depresyon ile evlilik doyumu arasında negatif ve anlamlı ilişki bulunmuştur. Evlilik yaşam puanlarının bağlanma tarzları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Depresyon düzeylerinin bağlanma tarzları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur.

BağlanmaBağlanma stilleriDepresyon+5
Deniz Öztahtacı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin psikolojik sağlamlığın (Resilience), çocukluk çağındaki travma ve bağlanma stilleri ile ilişkisinin incelenmesi

Psikolojik sağlamlık (resilience) farklı araştırmalarda ortaya konulduğu gibi çeşitli faktörler tarafından etkilenen bir değişkendir. Bu çalışmanın amacı, "Ergenlerin Psikolojik Sağlamlığın (Resilience), Çocukluk Çağındaki Travma ve Bağlanma Stilleri İle İlişkisinin İncelenmesi"dir. Bu çalışma, ilişkisel tarama desenli nicel bir araştırmadır. Araştırmada kolay erişilebilir örneklem yöntemi kullanılarak ulaşılan 9. ve 10. sınıf öğrencilerinden 453 kişiden toplanan veriler kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; psikolojik sağlamlığın çocukluk çağı travma ile ters yönlü ilişkiye sahip olduğu, bağlanma ile doğrusal ilişkiye sahip olduğu sonucunda ulaşılmıştır. Araştırmada, çocukluk çağı travmanın psikolojik sağlamlığı yordamasında, bağlanmanın ara değişken olarak rol aldığı tespit edilmiştir. Araştırmada psikolojik sağlamlığın cinsiyet ve kardeş sayısından dolayı farklılaşmadığı; ergenin öğrenim gördüğü sınıf düzeyi, annesinin çalışması, babasının çalışması, ailesinin aylık gelir düzeyi, daha önce psikiyatrik veya psikolojik destek almış olması, ailesinde psikiyatrik ve ya psikolojik destek alanların olması, yaşı, kiminle yaşadığı, annesinin eğitim düzeyi, babasının eğitim düzeyi ve ailede kaçıncı çocuk olduğu değişkenlerinden dolayı farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.

Ana-babaya bağlanmaBağlanma stilleriErgenler+4
Gökçen Bindal
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ünı̇versı̇te öğrencı̇lerı̇nde bağlanma stı̇llerı̇, rumı̇nasyon ve depresyon düzeyı̇ arasındakı̇ ı̇lı̇şkı̇nı̇n ı̇ncelenmesı̇

Bu araştırmanın amacı, üniversitede öğrenimlerine devam etmekte olan öğrencilerin bağlanma stilleri, depresyon düzeyleri ve ruminasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklem grubu 2017-2018 Diyarbakır Dicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde öğrenim gören 290 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, Demografik Bilgi Formu, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II, Beck Depresyon Ölçeği ve Kısa Ruminasyon Ölçeği ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde normal dağılmayan veriler için, Mann-Whitney U ve Spearman Sıralama Korelasyon Katsayısı, normal dağılım gösteren veriler için T-testi ve One Way Anova analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda bağlanmanın alt boyutu olan kaçınma ve kaygı ile ruminasyon arasında ilişki olmadığı saptanmıştır. Ruminasyon ile depresyon düzeyleri arasında pozitif yönlü, orta dereceli anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Kaygı ve depresyon düzeyleri arasında zayıf düzeyde, negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Kaçınma ve depresyon düzeyleri arasında ise orta düzeyde, negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular ilgili literatür temelinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: bağlanma stilleri, depresyon, ruminasyon

BağlanmaBağlanma stilleriDepresyon+2
Büşra Yağmur
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Erişkinlerde narsistik kişilik özelliklerinin mizaç ve karakter boyutları ile bağlanma stilleri açısından incelenmesi

Bu çalışmada amacı narsistik kişilik özellikleri ile bağlanma stilleri ve mizaç ve karakter boyutları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma örneklemini Türkiye'de yaşayan 424 yetişkin oluşturmaktadır. Araştırmada sosyodemografik bilgiler formunun yanında Narsisistik Kişilik Envanteri, İlişki Ölçekleri Anketi ve Mizaç ve Karakter Envanteri-Gözden Geçirilmiş Formu kullanıldı. Toplam NKE puanı ile Zarardan Kaçınma (r=-0.290, p<0.01) ve İş Birliği Yapma (r=-0.376, p<0.01) boyutları arasında ters yönde ve istatistiksel olarak anlamlı, Sebat Etme (r=0.234, p<0.01) boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulundu. Toplam NKE ile Güvenli Bağlanma arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (r= 0.131, p<0.05). Bağlanma stillerinden güvenli bağlanma, mizaç ve karakter boyutlarından ise Zarardan Kaçınma, Sebat Etme, Kendini Yönetme ve İşbirliği Yapma boyutları Narsistik kişilik envanteri toplam puanını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordadığı görüldü (R2=0.334, F(11,423)=18.789, p<0.001). Buna göre narsistik kişilik özellikleri ile bağlanma stilleri ve mizaç ve karakter boyutları arasında önemli bir ilişki olduğu saptandı.

BağlanmaBağlanma stilleriKarakter+4
Cemre Koç Ekinci
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bağlanma stillerinin benlik saygısı ve umutsuzluk düzeyi ile ilişkisi

Bu araştırmada erken çocukluk döneminde çocuk ve çocuğa bakım veren arasında gelişen bağlanma modelinin (Güvenli, Saplantılı, Kayıtsız, Korkulu), yetişkinlik dönemindeki benlik saygısı ve umutsuzluk üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Kampüsünde eğitim-öğretime devam eden 378 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Beck Umutsuzluk Ölçeği, İlişki Ölçekleri Anketi, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde pearson korelasyon analizi, bağımsız örneklemler t testi, regresyon analizi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda yaş değişkeni ile Beck Umutsuzluk Ölçeği puanları ve İlişki Ölçekleri Anketinin alt boyutları arasında istatistiksel yönden anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ile İlişki Ölçekleri Anketinin alt ölçeklerinden Güvenli Bağlanma, Kayıtsız Bağlanma, Saplantılı Bağlanmave Korkulu Bağlanma ile pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Beck Umutsuzluk ölçeği puanları ileİlişki Ölçekleri Anketinin alt ölçeklerinden güvenli bağlanma, kayıtsız bağlanma, saplantılı bağlanma ve korkulu bağlanma ile pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: umutsuzluk, benlik saygısı, bağlanma stilleri

BağlanmaBağlanma stilleriBenlik saygısı+4
Nil Çokparlamış
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Alkol ve madde kullanım bozukluğu nedeniyle ayaktan tedavi gören hastaların çocukluk çağı travmaları, bağlanma stilleri ve mizaç özellikleri açısından karşılaştırılması

Bu çalışmada; Alkol ve Madde kullanım bozukluğu nedeniyle ayaktan tedavi gören hastaların çocukluk çağı travmaları, bağlanma stilleri ve mizaç özellikleri açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Yeşilay Danışmanlık Merkezinde ayaktan tedavi alan hâlihazırda 542 bağımlı birey oluşturmaktadır. Araştırmada uygun/kazara örnekleme kullanılmış, bağımlı tanısı almış bireylerden, kolay ulaşılabilir ve uygulama yapılabilir kişilerden seçilmiştir. Araştırmaya katılan katılımcılar toplamda 116 kişi olup, 103'ü erkek, 13'ü ise kadındır. Katılımcıların 39'ualkol bağımlısı iken 77'si herhangi bir madde kullanmaktadır. Araştırmanın, Veri toplama araçları olarak Michigan Alkol ve Madde Tarama Testi,Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Memphis, Pisa, Paris ve San Diego Mizaç Değerlendirme Anketi'nin Türkçe Formu, İlişki Ölçekleri Anketi ve araştırmacı tarafından hazırlanmış olan Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Yapılan araştırmada istatistiki değerlendirmeler için "SPSS 21.0" versiyonukullanılmış ve yorumlanmıştır.Çıkan verilerin aralarındaki sonuçları karşılaştırmada ve yorumlamadaMann Whitney-U testi, Kruskal Wallis - H testi,Bağımsız grup t testi,Pearson Çarpım Moment Korelâsyon Analizi, Spearman testi kullanılmıştır. Sonuçların alt tip puanlarını yordamak için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan araştırmanın anlamlılık düzeyi p<0.05 düzeyinde kabul edilmiştir. Sonuç olarak yapılan araştırmada ayaktan tedavi desteği gören alkol ve madde kullanan bireylerde çocukluk çağı travmaları,mizaç özelliklerive bağlanma stilleri ilebağımlılık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır.

Alkol bağımlılığıAlkoliklerBağlanma stilleri+4
Muhammed Kocaoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

6 yaş çocuklarında bağlanma figürleriyle kurulan bağlanma stilleri ve oyun becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, "6 Yaş Çocuklarında Bağlanma Figürleriyle Kurulan Bağlanma Stilleri ve Oyun Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi" amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulaması; 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ili Fatih ilçesinde ilkokul 1.sınıfa başlamış 6 yaşındaki öğrenciler,veliler ve öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma random örnekleme yöntemiyle belirlenmiş 90 öğrenci ve velileriyle yapılmıştır. Araştırma kapsamında; katılımcıların bağlanma düzeylerini ölçmek için "Tamamlanmamış Bebek Ailesi Hikayeleri Ölçeği", oyun becerilerini ölçmek için "Oyun Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" ve katılımcıların demografik bilgilerini almak amacıyla "Veli Formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; araştırmaya katılan 6 yaş çocuklarının bağlanma stilleri ile oyun becerileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Güvenli bağlanma düzeyi arttıkça oyun becerisinin arttığı kaçınmacı ve olumsuz bağlanma düzeyi arttıkça oyun becerisinin düştüğü tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağlanma, Bağlanma Figürü, Bağlanma Stilleri, Oyun Becerileri, 6 yaş çocuğu

BağlanmaBağlanma stilleriBeceri+4
Gülce Nur Dinçer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects