Kütahya

225 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Biyostratigrafi ve biyokronoloji çalışmalarına bir örnek: Kütahya Altıntaş küçük memeli fosillerinin analizi

Bu tez çalışmasında Geç Miyosen Altıntaş (Kütahya) fosil lokalitesinden elde edilen Progonomys (Mammalia, Rodentia, Muridae) cinsine ait fosil dişler incelenmiştir. Wessels'in 2009 çalışmasına ek olarak artan koleksiyonda yer alan fosil dişler tanımlanmış ve Altıntaş (Kütahya) lokalitesinin ait olduğu formasyonun stratigrafik özellikleri, biyokronolojisi ve paleoekolojik yapısı irdelenmiştir. Progonomys'ler ilk olarak yaklaşık 12,3 milyon yıl önce Pakistan'ın Siwalik bölgesinde ortaya çıkmışlardır. Doğu Akdeniz'de ise daha genç dönemlerde ortaya çıkan ve çok daha sık görülen bir tür olan Progonomys'ler bu bölgede Vallesiyen dönemin sonlarında kaybolmuştur. Tipik bir Vallesiyen canlısı olan ve coğrafi yayılımları farklı zaman dilimlerinde görülen Progonomys, Anadolu'da ilk olarak 10,1 milyon yıl öncesine tarihlendirilen Sinap Lokalite 108 de bilinmektedir. Sinap dışında ise Geç Vallesiyen'e (MN10) tarihlendirilen Bayraktepe II ve Karaözü lokalitelerinde görülmektedir. Ayrıca Progonomys'in Anadolu'da Erken Turoliyen sonuna (Geç MN11) yaşlandırılan Cumali Lokalitesi'nde de kayıtları bulunmaktadır. Cumali Lokalitesi, Doğu Akdeniz biyoprovinsinde bu cinsin görüldüğü en geç lokalitedir. Bir Asya göçmeni olan Progonomys, Anadolu'ya vardıktan sonra Orta ve Batı Avrupa'ya göç etmiştir. Bu bölgede Erken Turoliyen'in (Geç MN11) sonuna kadar yaşamıştır. Wessels'in (2009) Altıntaş 1 lokalitesinden elde ettiği Progonomys cathalai örnekleri ile Schaub (1938) Montredon'dan elde ettiği Progonomys cathalai aynı büyüklükte olmasına rağmen Michaux'un 1971'de İspanya MBB lokalitesinden elde ettiği materyallere göre daha küçüktür. Çalışmada kullanılan materyal fosil dişlerde Wessels'in çalışmasıyla paralellik göstermektedir. Tez çalışması kapsamında Altıntaş (Kütahya) bölgesinden elde edilmiş 40 adet Progonomys cathalai cinsine ait fosil dişler morfolojik ve biyometrik açıdan incelenerek morfotip ayırımına gidilmiştir. Progonomys cinsinin tanımlanmasında A. Van De Weerd'in (1976) terminolojisi baz alınmıştır. İncelenen örneklerin morfoloji ve boyut bakımından Wessels'in sonuçları ile benzerlik gösterdiği görülmüştür ve ortaya çıkan sonuçlar karşılaştırmalı diyagramlar halinde verilmiştir. Ayrıca tanımlanan yeni koleksiyon Wessels 2009'un biyokronolojik sonuçlarını desteklemekte ve Altıntaş (Kütahya) Lokalitesi'nin Vallesiyen (MN9-10) döneme atıf edilebileceğini göstermektedir.

BiyostratigrafiFosillerKemiriciler+3
Mehmet Yasin Işık
Van Yüzüncü Yıl Üniversity
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına ilişkin görüşleri ve bilimsel tutum ile fen öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Kütahya örneği

Bu araştırmada bir öğrencide fen bilgisi kapsamında temel oluşturabilecek en önemli boyutlardan biri olan sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda sınıf öğretmenlerinin Fen Bilgisine yönelik öz yeterlikleri ve bilime karşı tutumlarının hangi eğilimde olduğu araştırılmıştır.Tarama modeli ile yapılan araştırmada sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına ait görüşleri, bilimsel tutumları ve fen ve teknoloji dersine karşı öz yeterliği örneklem olarak alınmış okullardaki sınıf öğretmenlerine anket uygulanarak verilerin analiz edilmesiyle değerlendirilmiştir. Araştırma evrenini Kütahya ilindeki sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise Kütahya Merkez, Altıntaş ilçesi ile köylerinden seçilen 100 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla Yakmacı (2000) tarafından Türkçeye çevrilen Aikenhead, Ryan ve Fleming(1989) tarafından geliştirilen 18 maddelik ?Fen, Teknoloji, Toplum Üzerine Görüşler? (Views On Science, Technology and Society; VOSTS) anketi kullanılmıştır. Öğretmenlerin bilimsel tutumlarını belirlemek adına Moore ve Foy (1997) tarafından hazırlanan Fen Bilgisi Öğretimi Tutum Ölçeği-II Türkmen (1999) vtarafından Türkçe? ye çevrilmiş haliyle uygulanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin Fen Bilgisi Öz yeterlik düzeylerini ölçmek amacıyla Bıkmaz (2004)?ın çevirdiği Riggs ve Enochs (1990) tarafından oluşturulmuş 20 maddelik öz yeterlik testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS Statics 13.0 istatistik programına aktarılarak araştırmanın sonucu için gerekli analizler yapılmıştır.Araştırmanın sonucunda; Sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin pozitivist görüşe daha yakın olduğu, öğretmenlerin Fen Bilimleri ve Fen Bilgisi öğretimine yönelik olumlu tutumlara sahip olduğu, Fen Öz yeterliklerinin orta düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, bilimsel tutum, öz yeterlik

Bilimin doğasıBilimsel davranışFen bilgisi+6
Nevzat Çağrı Çakır
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hilal-i Ahmer Cemiyeti Kütahya Şubesi'nin kuruluşu ve faaliyetleri

Bu tezde; hem milli hem de milletlerarası bir kuruluş olma özelliği taşıyan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nin kuruluşu, faaliyetleri ile Cemiyetin ilk ve önemli şubeleri arasında yer alan Kütahya Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nin kuruluşu ve gelişimi incelenmektedir. Bunun yanı sıra savaşlarda, hastalık, kıtlık ve afetler karşısında yaptığı hizmetleri de ele alınmaktadır. Cumhuriyet idaresinin başladığı 1923 ile 1950 yılları arasındaki zaman dilimi esas alınarak hazırlanan çalışmada, Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Kütahya şubesi hakkında bilgiler verilmektedir.

AfetlerHilal-i Ahmer CemiyetiKütahya+2
Tuğba Söğütdere
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

1923 – 1950 dönemi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kütahya milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri

ÖZET Çalışmanın konusu "1923-1950 Yılları Arasında TBMM'deki Kütahya Milletvekilleri ve Siyasi Faaliyetleri" olarak belirlenmiştir. Öncelikle parlamento kavramı tanımlanmaktadır. Sonra genel hatlarıyla parlamenter sistemin dünyada ve Türk Tarihi'ndeki gelişimi hakkında bilgi verilmiştir. Tez çalışması 1923-1950 yılları arasındaki TBMM'nin yedi yasama dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde Kütahya'dan parlamentoya seçilen 42 milletvekili hakkında bilgi verilerek, bu kapsamda milletvekillerinin analiz ve değerlendirmeleri yapılmıştır. Milletvekillerinin bölge kökenlilik oranı, eğitim seviyeleri, mesleki durumları ve parlamento deneyimleri tespit edilerek değerlendirmeler yapıldı. Bu çalışmada kronolojik sıralama esas alınarak milletvekillerinin meclisteki siyasi faaliyetleri dönemler halinde verilmiştir. Bu faaliyetler her yasama döneminin kendi içerisinde eğitim, hukuk inkılaplar vs. gibi konu başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Milletvekillerinin konuşma metinleri konu başlıklarına göre tasniflenmiş ve kısa bir şekilde yorumlanması yapılmıştır. Böylece milletvekillerinin kendi bölgeleri ile ülke geneline olan katkıları ortaya konulmuştur. Bu çalışma, Uşak Üniversitesi Rektörlüğü Bilimsel Araştırmalar Birimi Tarafından 2013/TP008 nolu proje kapsamında desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler : Yasama Organı Üyeleri, Kütahya Milletvekilleri, Siyasi Faaliyetler.

KütahyaMilletvekiliSiyasi faaliyetler+2
Deniz Doğru
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya ilinde arıcılığın yapısal analizi, arıcı sağlığı, güvenliği, sorunları ve çözüm önerileri

Kütahya ili Coğrafi durumu ve iklim özellikleri ile arı yetiştiriciliği bakımından Ege bölgesi için önemli bir potansiyele sahiptir. Bu çalışma ile Kütahya ili ve bağlı 12 ilçesinde 201 arıcıya anket soruları yöneltilerek arıcılık yapan işletmelerin mevcut durumları incelenmiştir. Yapılan çalışma ile Kütahya ilindeki arıcıların %78,1'inin sabit, %21,9'ununda gezginci (göçer) tipinde arıcılık yaptığı belirlenmiştir. Gezginci arıcıların kovan varlıklarının daha fazla olduğu ve bununla birlikte arıcılık faaliyetlerinden ekonomik gelir elde etmeyi amaçlayıp arıcılık deneyimleri arttıkça modern arıcılık tekniklerini uygulamaya çalışarak kayıt tutma alışkanlıklarını arttırdıkları tespit edilmiştir. Arıcıların en fazla karşılaştıkları zararlının Varroa, hastalığın Yavru Çürüklüğü olduğu tespit edilmiştir. Arıcıların büyük çoğunluğunun bitkisel üretimde kullanılan ilaçlamalardan haberdar olmadığı ve kovanlarına sigorta yaptırmadığı saptanmıştır. Sonuç olarak; Arıcıların, arı yetiştiriciliği, arıcı iş sağlığı ve güvenliği hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Elde edilen bilgiler arı yetiştiriciliğinin mevcut durumun ortaya koyarak Kütahya ili ve diğer bölgelerde yapılacak olan çalışmalara katkı sağlayacaktır.

ArıcılıkKütahyaVarroa destructor
Erkan Özer
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bipolar bozukluk ve şizofreni hastalarının sosyal hizmet perspektifinden değerlendirilmesi: Kütahya ili örneği

Bu araştırma psikiyatri ve sosyal hizmet ilişkisi bağlamında, bipolar bozukluk ve şizofreni hastalarının ihtiyaç duydukları sosyal hizmet uygulamalarını ortaya koymak, onların sosyal hizmet bakış açısıyla değerlendirilmesini sağlamak amacıyla yapılmış bir çalışmadır. Sağlık ve hastalık olgusu insanlık tarihi kadar eskidir. Sağlığın fiziksel ve ruhsal tam bir iyi oluş hali olduğunu düşünürsek, psikiyatrik hastalıkları olan bireyler sağlıklı bireyler olgusunda değerlendirilemeyecektir. Psikiyatrik olarak bakıldığında da ağır ruhsal bozukluk olarak kabul edilen hastalıkların başında bipolar bozukluk ve şizofreni hastalığı gelmektedir. Bu bahsedilen hastalıklar, çeşitli disiplinlerce kendi bakış açıları doğrultusunda açıklanmıştır. Bipolar bozukluk ve şizofreni hastalığı açıklanırken bu hastalıktan muzdarip olan müracaatçılara da değinmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla bipolar bozukluk ve şizofreni hastalığı olan bireylerin yaşadığı sorunları, ihtiyaç duyduğu sosyal hizmet müdahalelerini ortaya koymak bu araştırmanın temel hedeflerindendir. Yapılan araştırmaya katılan gönüllü bireylerin tamamı, bipolar bozukluk ve şizofreni hastalarından oluşmaktadır. Araştırma evreni, Türkiye genelindeki bipolar bozukluk ve şizofreni hastalarıdır. Çalışma evreni ise; araştırmaya katılmayı kabul eden, Kütahya ilinde bulunan bipolar bozukluk ve şizofreni hastalarından oluşur. Araştırma, Kütahya ilinde bipolar bozukluk ve şizofeni hastalığı bulunan 25 gönüllü katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmaya 8 kadın, 17 erkek gönüllü katılmıştır. Araştırma yapılırken nitel araştırma modeli izlenmiştir. Araştırmada sosyodemografik bilgi formu kullanılmıştır. Veriler nitel araştırma çözümleme tekniği ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda bipolar bozukluk ve şizofreni hastalığının; ailenin işlevleri, bireyin işlevleri, problem çözme ve baş etme becerisi, iletişim gibi boyutları olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Bunun yanı sıra yapılan araştırma; bipolar bozukluk ve şizofeni hastalarının ihtiyaç duydukları sosyal hizmet müdahale programlarını da ortaya koymaktadır. Ayrıca araştırmada bipolar bozukluk ve şizofreni hastalıklarının sosyal hizmet bakış açısıyla değerlendirilmesine yönelik önerilere de yer verilmektedir. Dolayısıyla yapılan bu çalışma sonucunda sosyal hizmet alanı için önemli bulgular elde edilmiştir.

Bipolar bozuklukKütahyaSosyal hizmetler+1
Figen Vural
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şehir imajı ve şehir markasına yönelik algılar üzerine bir araştırma: Kütahya ili örneği

Yeryüzünde binlerce şehir bulunmaktadır. Günümüzün küresel, ekonomik ve siyasi koşulları hiper-rekabet gerekliliği göz önüne alındığında da bir şehir için markalaşmak kaçınılmaz hale gelmektedir. Bir şehrin sahip olduğu imaj, kişilerin şehir hakkındaki algılarını doğrudan etkiler. Şehir imajı ve markasının yaratılması, şehrin güçlü ve pozitif yanlarını ve kentin karakteristiklerini hedeflenen kitlelere yayan, güçlü araçlar oluşturmayı amaçlayan, bütünsel ve kapsamlı bir süreçtir. Şehirlerin markalaşmasında asıl amaç; şehrin bilinirliliğini artırmak ve şehri istenilen niteliklerle bağdaştırarak beğenilen bir şehir imajı geliştirip şehre ziyaretçi çekerek yatırımları arttırmaktır. Literatür incelendiğinde insanların şehir hakkındaki algılarının belirleyicileri şehirle ilk tanışmasıyla başlayan ilişkilerinin sonucunda günümüze kadar getirdiği deneyimlerinin bütünüdür. Bu doğrultuda Kütahya'nın şehir markası ve imajı değerlendirilirken şehirde yaşayan vatandaşların şehir hakkındaki görüşlerinden yararlanılmıştır. Uygulama aşamasında Kütahya'da yaşayan 545 kişiye anket uygulanmış, elde edilen veriler SPSS programına girilmiştir. Analizlerde ise katılımcıların frekans dağılımları alınmış, Bağımsız Örneklemler T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve ölçekler arası korelasyon analizleri uygulanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı; şehir markası ve şehir imajı algısının önemini ortaya koymak ve Kütahya'nın şehir imajı ve markasının nasıl algılandığını değerlendirmektir.

KentlerKütahyaMarka imajı+3
Emine Hilal Er
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıl ortalarına doğru Kütahya'da konar-göçerler

Kütahya, Osmanlı Devleti döneminde hem Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi hem de şehzade sancağı konumunda idi. Ayrıca iklim ve coğrafi şartlarının sağladığı avantajları sayesinde yoğun bir Türkmen konar-göçer aşiret ve cemaat topluluklarına ev sahipliği yapmıştır. Bu yerel tarih çalışması; temel olarak Osmanlı arşiv belgelerinden Temettuat, Nüfus, Muhasebe ve Avarız defterlerinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Moğol tehlikesinin başlamasıyla birlikte Batı Anadolu bölgesine yoğun bir konar-göçer Türkmen göçü meydana gelmiştir. Bu konar-göçer Türkmen topluluklarının yerleştiği bölgelerden birisi de Kütahya Sancağıdır. Araştırmada esas olarak; aşiret ve cemaatlerin iskân ettirildikleri yerlerin tespitini yaparak hangi coğrafi bölgeleri kapsadığını ve meydana gelen nüfus hareketliliğini belirlemek, o dönemde asker ve vergi mükellefi olan şahısları ve genel olarak insan profilini ortaya koymak, XVI-XIX. Yüzyıllar arasında bölgedeki konar-göçer nüfusun sayısını belirlemeye çalışmak, XIX. Yüzyıl ortalarında bölgedeki konar-göçer nüfusun sosyal ve ekonomik yapısı hakkında temettuat defterleri ışığında çıkarımlarda bulunulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kütahya Sancağı, Nüfus, Temettuat, Muhasebe, Avarız, Aşiret, Cemaat, Yörük, İskân, 19.Yüzyıl.

19. yüzyılGöçebelerGöçebelik+5
Mine Er
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya çini müzesinde bulunan 14 ve 15. y.y. ait milet işi seramiklerin kataloglanması

Anadolu Beylikleri dönemi ve erken Osmanlı dönemi üretimi olan ve "Milet İşi" olarak adlandırılan seramikler hakkındaki yapım tekniği, hamur, sır ve astar gibi bilgilere yapılan kazı ve çalışmalar sayesinde ulaşabilmekteyiz. Bu çalışmanın amacı Kütahya Çizi Müzesi'nde bulunan 14. ve 15. Yüzyıl erken Osmanlı Dönemi seramiklerinin kataloglanmasıdır. Bu nedenle, müzede bulunan bu gruptaki eserler incelenmiş ve erken Osmanlı Dönemi seramiklerine ait yapılan ve yayınlanmış çalışmalar referans alınarak ilerlenmiştir. Çalışma kapsamında 27 farklı eser incelenmiş, yapım tekniği, bezeme çeşitleri hakkında bilgi verilip çizimileri yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Milet işi, Seramik, Çini, Kütahya, Arkeoloji

14. yüzyıl15. yüzyılKütahya+5
Mehmet Yörür
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Seramikte serigrafi tekniği, günümüzde Kütahya çinilerinde kullanımı ve özgün uygulamalar

Serigrafi baskı tekniği, sanat ve endüstri alanında oldukça önemli bir yere sahip olan bir teknik niteliğindedir. Bu tekniğin, birçok alanda ve çok yönlü kullanılması nedeniyle, var olan diğer baskı sistemleri arasında öne çıkmıştır. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Seramikte serigrafi tekniğinin tanımı, genel olarak dünya tarihçesi ve günümüz serigrafi tekniği anlatılmıştır. Serigrafi tekniğinde kullanılan malzemeler saptanarak, bu malzemeler açıklanmaya çalışılmıştır İkinci bölümde ise; Kütahya çini tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. Serigrafi tekniğinin; Kütahya çini ve seramik sanatındaki yeri, önemi, kullanımı ve gerekliliği hakkında araştırmalar yapılmıştır. Günümüz Kütahya çini ve seramiklerinin üzerinde önemli bir potansiyele sahip olan serigrafi tekniğinin üretimini ve uygulamasını yapan atölyeler belirlenerek açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü ve son bölümde; Kütahya çini desen ve motiflerinin yorumlanarak, serigrafi tekniği ile birlikte özgün uygulamalar yapılmıştır.

El sanatlarıKütahyaKütahya çinileri+7
Sakine Duran
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kütahya'da Cumhuriyet dönemi siyasi, iktisadi ve sosyo-kültürel hayat (1923-1950)

Kuruluş ve kurtuluşun merkezi Kütahya, geçmişten günümüze Anadolu coğrafyasının önemli bir yerleşim birimi olmuştur. Sahip olduğu mümtaz coğrafi özellikleri yanı sıra, engin tarihi geçmişi, Türk hakimiyeti öncesi ve sonrasında özellikle idari merkez konumunda olması, bu kadim şehri her daim değerli kılan unsurlar olmuşlardır. Şehrin sahip olduğu bu zenginlikleri, gerek iktisadi gerekse sosyo-kültürel yönlerden ele alan pek çok araştırma yapılmış, genel ve spesifik çalışmalar ortaya konmuştur. Yine de, Kütahya'nın Cumhuriyet Dönemi tarihçesine ilişkin yazılmış eserlerin kısıtlı bir vaziyette olduğu görülmüştür. Zaruri bir ihtiyaç halini aldığı düşünülen bu konu, alandaki boşluğu doldurması temel hedefiyle seçilmiştir. Çalışma, bu amaca hizmet etmesi açısından değerlidir. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişle birlikte, şehirde mülki idari alanda bir geçiş süreci yaşanmış ve şehrin mülki taksimatı konusunda bazı köyler için Cumhuriyet'in ilk yıllarında, nakil kararları alınmıştır. Tek Parti Dönemi, Kütahya'da görev yapmış valiler ile belediye başkanları ayrı ayrı ele alınarak faaliyetleri işlenmiştir. İçişleri Bakanlığı Arşivinden elde edilen bilgi ve belgeler, şehrin idari yapısının yeniden yazılabilmesine katkı sağlamıştır. Kütahya'da, bu dönemdeki siyasi partilerden olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin Kütahya il teşkilatı, ağırlıklı olarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Arşivi (BCA) belgelerine dayanılarak ele alınmış; bu partinin şehirdeki teşkilat yapısı, teftiş raporlarından da yola çıkılarak bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Kütahya'nın iktisadi yapısı, Osmanlı'dan süregeldiği üzere, ziraat üzerine kurulmuştur. Tarım alanında tahıl üretimi önemli yer tutarken; hayvancılık konusunda küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık ön plana çıkmıştır. Şehirde, ziraatla bağlantılı olarak, sanayi kolları gelişim göstermiş; toprak sanayi ve unsurları, şehrin en önemli sanayi kollarını oluşturmuştur. Bu sanayi kollarını orman ve maden sanayi takip etmiştir. Ziraat ve sanayinin olmazsa olmazı olan ticari kurumlardan Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası(KUTSO)nın önemi bu vesile ile ortaya çıkmıştır. Odanın sahip olduğu çok değerli arşivi bu çalışma ile tanıtılma fırsatı bulurken, şehrin iktisadi kronolojisinin oluşturulmasındaki yadsınamaz önemi de belirginleşmiştir. Ticaret unsurları olan limitet ve anonim şirketler ile bankalar, çalışmada ele alınan diğer iktisadi konular olmuşlardır. Şehirde, eğitim-öğretim konusunda ilkokul ve ortaokulların yanı sıra, Türkiye'nin sayılı liselerinden biri bu dönemde açılmıştır. Örgün eğitim-öğretim, Tek Parti Dönemi'nin sonlarına doğru, Kız Meslek Enstitüsü ve Erkek Sanat Okulu gibi eğitim kurumlarıyla zenginleşmiştir. Yaygın eğitim-öğretim alanında, Halk Dershaneleri; Millet Mektepleri; Ulus Okulları ve Halk Okuma Odaları şeklinde bir devinim söz konusu olmuştur. Şehrin kültürel hayatı ele alınırken, matbaa, gazete ve dergiler ile kütüphane ve müzeler üzerinde durulmuş; Kütahya Halkevi konusu, yerel basından elde edilen verilerle derinlemesine incelenebilmiştir. Sonuç olarak; Kurtuluş Savaşı'nın kazanıldığı topraklarda, Cumhuriyet'e geçişle birlikte yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler, aktif sosyal yaşam, bu eser ile akademik düzeyde derinlemesine araştırılmıştır. Çalışmada ağırlıklı olarak birinci el belgeler kullanılmıştır. Günümüzde, şehir ile ilgili problemlerin çözüme kavuşturulmasında, bu çalışmanın katkı sunacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Kütahya, Tek Parti Dönemi, CHP Kütahya İl Teşkilatı, Kütahya Halkevi, KUTSO.

CumhuriyetCumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihi+5
Ali Gökdül
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

18-19. yüzyıllarda Kütahya çiniciliği: Üretim ilişkileri, çini ticareti ve motifler

Kütahya kentinin toplumsal mahiyetini ve tarihsel seyrini aksettiren çiniler, şehrin mevcut kaynaklarından tecelli eden folklorik bir meşgaledir. Bu meşgale çağlar boyunca sürdürülmüş ve kentin tek mühim zanaatı haline gelmiştir. Kütahya'da Germiyanoğulları dönemiyle başlayan çini sanatı, 18. yüzyıl Osmanlı'sında doruk noktasına ulaşmıştır. Bunun en mühim sebepleri, Osmanlı döneminde çiniciliği destekleyen mimari düzenin gelişmesi, kenti kapsayan Ermeni ticaret ağları ve 18. yüzyılda tüm dünyada arttığı gözlenen kahve tüketimidir. Kahve fincanlarıyla birlikte gelişen sipariş ağları, bu dönemde Kütahya çinilerine olan talebin artmasını sağlamıştır. Nitekim kazılar sonucunda 18. yüzyıla ait Kütahya çinilerinin, Asya, Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu/Mezopotamya bölgelerine kadar ulaştığı da tespit edilmiştir. 18. yüzyılda Kütahya çinicilerinin çoğunlukla Ermeni olması, ticari ağlar vasıtasıyla bu sanatın desteklendiğini göstermektedir. Bunun yanında çinilerde kullanılan devşirme motifler de, farklı coğrafyalarla kurulan ticari bağlantıların varlığının bir diğer kanıtıdır. Ancak tüm bu ticari faaliyetlere karşın, mekânsal verilerin ve ticaret belgelerinin azlığı, üretim zincirinde bir belirsizlik yaratmaktadır. Kütahya'nın çini sanatının ve kent dokusunun merkeze alınarak birlikte incelendiği çalışmalar oldukça kısıtlıdır. Ancak adeta bir kent imgesi haline gelen çiniciliğin, kent bağlamı dışında ele alınması, buradaki üretimin boyutlarını anlamayı zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla çalışmada bu nokta üzerinde durulacak, kent ekonomisi ve çini üretimi mercek altına alınacaktır.

18. yüzyıl19. yüzyılKütahya+7
Yaprak Kılkış
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

1980 sonrası dönemde Kütahya ve Afyonkarahisar'da seçmen davranışı: CHP örneği

CHP, Türkiye'de siyasal sistemin kurulmasının ve çok partili siyasal hayatın inşa sürecinin en önemli aktörüdür. Devlet kuran parti olarak da önemli bir misyonun taşıyıcısıdır. Cumhuriyetin kurulma sürecinde gerçekleştirilen devrimler CHP aracılığıyla gerçekleştirilmiş ve CHP, modern bir toplumun ve Türk demokrasisinin inşa sürecinde doğrudan yer almış bir tek siyasal parti olma ayrıcalığını üstlenmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında temel bir görev üstlenen ARMHC'nin kadroları üzerinde yükselen CHP, kuruluşundan 1950 yılında gerçekleştirilen seçimlere kadar olan yaklaşık 27 yılda, ülkeyi tek başına yönetmiştir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, devlet inşa etmiş önemli bir siyasal aktörün, bugün geldiğimiz noktada etkisiz bir konuma evrilmesinin altında yatan nedenleri araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, Afyonkarahisar ve Kütahya'da CHP'ye oy veren seçmenle, oy vermeyen seçmenin CHP algıları çözümlenmeye çalışılmıştır. Her iki seçmen kitlesinin CHP algıları üzerinden, özellikle 1980 Askeri Darbesi sonrasında yaşanan değişim ve dönüşümlerin, seçmen tercihlerini belirlemedeki etkileri analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda seçmenlerin CHP'ye ilişkin düşünceleri üzerinden güncel kutuplaşma ve neredeyse sabitlenmiş oy oranları çözümlenmeye çalışılmaktadır.

1980 sonrasıAfyonkarahisarCumhuriyet Halk Partisi+3
Abdulkadir Yaşar
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kütahya kentinin sosyo-ekonomik yapısı ve gelişiminde Dumlupınar Üniversitesinin etkileri

Kökeni 12. yüzyıl Orta Çağ Avrupası'na dayanan üniversite kurumu 1800'lü yıllara gelindiğinde farklı bir bağlama oturmuştur. Kabaca söylemek gerekirse 1200-1800 yılları arasında eğitim fonksiyonu ön plana çıkan üniversite, bu dönemden itibaren araştırma misyonu bağlamında ele alınmaya başlanmıştır. Ulusların modernleşme macerası içinde önemli bir kurum olan üniversite, her ülkede farklı bir hikâyenin parçası olmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında kalkınma probleminin gündeme gelmesi ile üniversite, kalkınma stratejilerinin bir aracı haline dönüşmeye başlamıştır. Bu bağlamda 1970 sonrasında, üniversitenin sosyal ve ekonomik etkileri ile ilgili çalışmaların sayısında artış yaşanmıştır. Türkiye'de ise 1990'lı yıllarda üniversitenin çevresine olan etkileri ile ilgili çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Son 20 yılda kalkınma çabası içindeki küçük ve orta ölçekli kentlere üniversite kurulması ile yapılan çalışmaların sayısı da artmıştır. Söz konusu çalışmalarda genellikle üniversitenin harcama ve istihdam gibi etkilerine odaklanılmıştır. Ancak üniversite, bulunduğu kentteki ulaşım, demografik yapı, konut piyasası ve zamansal gelişim gibi birçok unsur üzerinde etkilidir. Bu çalışmanın temel amacı Dumlupınar Üniversitesi'nin, harcama ve istihdama ek olarak Kütahya'daki diğer mekânsal bileşenler üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Öğrenci ve personelin büyük çoğunluğunun Kütahya kent merkezinde bulunduğu için çalışmanın mekânsal ölçeği Kütahya kent merkezi olarak belirlenmiştir. Yapılan alan çalışması ve toplanan verilerin değerlendirilmesi sonucunda 1992 yılında kurulan Dumlupınar Üniversitesi'nin Kütahya'da önemli bir harcama kaynağı ve işveren durumunda olduğu anlaşılmıştır. 2015 yılında Dumlupınar Üniversitesi, öğrenci ve personelinin oluşturduğu doğrudan ve dolaylı harcama miktarı yoluyla yaklaşık 330 milyon TL'dir (115.790.000$). İstihdam anlamında ise 1.754'ü doğrudan, 3.890'ı dolaylı olmak üzere toplam 5.644 kişiye istihdam sağlamıştır. Üniversitenin Kütahya'da bulunması kentin iç göç yapısında değişimler yaratmıştır. Öğrenci personel ve bunlara bağlı olarak Kütahya'ya göç etmiş kişi sayısı ise 42.743 olarak hesaplanmıştır. Bu rakamın büyük çoğunluğu 18-24 yaş arası öğrencilerden oluşmaktadır. Bu durum kentteki demografik yapıda değişimler yaratmıştır. Öğrenci ve personelin kentteki varlığı dolayısıyla kentin konut piyasasında niceliksel ve niteliksel değişimler yaşanmıştır. Yeni mahallelerin ortaya çıkması ile beraber kent yatay olarak gelişirken aynı zamanda az odalı ve küçük metrekareli konutların sayısında artış yaşanmıştır. Kütahya'ya göç eden öğrenci ve personel şehir içi ve şehirler arası sistemini de etkilemiştir. Şehir içi ulaşımda otobüs ve güzergâh sayısı üniversiteye bağlı olarak artarken şehirler arası ulaşımda yolcu sayısının artışına paralel Varan, Kamil Koç, Metro gibi otobüs firmaları da Kütahya'da şube açmıştır. Birçok Anadolu kentinin temel problemi olan sosyal ve kültürel aktivite eksikliği konusunda da üniversitenin Kütahya'da bulunması bu alandaki açığı kapatmada önemli bir faktördür. Sonuç olarak orta ölçekli bir kent olan Kütahya'da üniversitenin kurulması ile beraber birçok kentsel unsurda gelişmeler yaşanmıştır.

Beşeri coğrafyaDumlupınar ÜniversitesiEkonomik coğrafya+6
Mehmet Ali Toprak
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Ehrami Kataçam (Pinus nigra Arnold Subsp. pallsiana (Lamb) Holmboe var.pyramidata (Acat) Yaltırık, Stat.nova)' nın dağal yayılışı ve ekolojik özellikleri

IV ÖZET Anadolu Karaçamının ülkemizde bulunan dör varyetesinden biri olan Ehrami Karaçam (Pinus nigra Arnold, subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe var. py rami data (Acat.) YaIt.,Stat. nova), Türkiye için endemik olup, Kütahya çevresinde, doğal olarak yetişmektedir. Bu araştırmada Ehrami Karaçamın morfolojik özellikleri, doğal yayılışı, iklim ve besin elementleri ilişkileri, toprak ve ölü örtü özellikleri, kök yapısı ile tohum çimlenme ve yetişme özelikleri çok yönlü olarak incelenmiştir. Bitkinin yayılış gösterdiği alanlardaki floristik bileşimide detaylı olarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Ehrami Karaçamın daha önceden belirlenmiş olan alanların dışında Kütahya iline bağlı Aydıncık, Kızık, Çerte, Pullar ve Esatlar'da da doğal topluluklar oluşturduğu bu çalışmalar esnasında saptanmıştır. Kalsiyumca zengin alanlardaki yayılışı bunun bir kalsikol özelliğe sahip olabileceğini göstermektedir.

Ehrami karaçamKaraçamKütahya+1
Ersin Yücel
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya'nın kent imgesi bağlamında incelenmesi

Kütahya, doğuda Eskişehir, güney batıda Manisa, batıda Balıkesir, kuzeyde Bursa ve Bilecik illeri arasında konumlanmıştır. Güney yönünde Yellice dağına yaslanmış olan, Kale etrafında tarihi çekirdek ve doğu batı yönünde yayılma gösteren kent, çok sayıda kültürü bir arada barındıran zengin bir tarihi geçmişe sahip olup, farklı dönemlere ait mimari eserlere ve kent dokularına ev sahipliği yapmaktadır. Kent çok sayıda mimari, tarihi ve kültürel zenginliği bir arada barındırmasından dolayı, geçirdiği değişimlerle bir şeyin yerini başka bir şeye bırakmasına, farklı zaman dilimlerine ait eserlerin dokuda iç içe geçerek oluşan katmanların bir arada bulunmasına olanak sağlamıştır. Türk hakimiyeti öncesinde Kale ve çevresinde oluşan çekirdek yerleşim, sırasıyla Selçuklular, Germiyanoğulları ve Osmanlı İmparatorluğu ile gelişerek kalenin dışına doğru yayılmıştır. Cumhuriyet dönemi ve sonrasında yapılan imar planları ile tarihi çekirdeğe dokunmadan doğu-batı yönünde öngörülen yerleşim planı ile bu alan korunmuştur. Bu iç içe geçiş ve katmanlaşma, kent içinde toplumun geleneksel ve çağdaş öğeleri bir arada içeren bir dokuda yaşıyor olmasını sağlamıştır. Günümüzde devam etmekte olan kentsel dönüşüm çalışmaları Cumhuriyet öncesinde başlayan ve sonrasında devam eden, kentin çağdaş bir görünüme ulaşması çalışmasının farklılıklar barındırsa da bir devamı olarak düşünülebilmektedir. Tarihi doku içerisinde de devam eden restorasyon çalışmaları ile geçmiş değerlerin günümüze ulaşmasının amaçlandığı gözlemlenebilmektedir. Yapılmakta olan hızlı kentsel dönüşüm çalışmaları, motorlu taşıt sayısının artması, kenti bozulmaya açık ve okunmasını zorlaştıran bir konuma getirirken, bu etkinin tarihi dokuya da ulaştığı görülebilmektedir. Tez kapsamında, Kütahya kentinde bu değişimlerin kronolojik sıra ile, Osmanlı öncesinden başlanarak Cumhuriyete ve günümüze kadar olan dönemlerde kent dokusunda nasıl okunduğunun, Kevin Lynch'in kent imgesini oluşturan elemanları aracılığı ile incelenmesi amaçlanmıştır. Cumhuriyet'in ilanı ve ilk yılları, çalışma için röper noktası olma özelliği göstermektedir. Günümüz öncesi dönemler incelenirken, bu döneme ait analizlerde, plan ya da fotoğrafın karşısına günümüzdeki durumu yerleştirilerek, değişimin somut verilerle gözlemlenmesi amaçlanmıştır. Geçmişteki modernleşme hareketleri ile günümüzdeki kentsel dönüşüm, hızlı kentleşme, çağdaşlaşma ve bozulmalar arasındaki süreklilik ve kopuşun kıyaslamalar ve analizlerle ortaya konması, kent değerlerinin geleceğe bozulmadan taşınması için önem taşımaktadır.

Kütahya
Özgün Özbudak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Şehir merkezi ve il ölçeklerinde hava kalitesi tahmini için alan kullanımı regresyon modelleri geliştirilmesi: kütahya örneği

Hava kirliliği çalışmalarında adrese dayalı hava kalitesi değerlendirmeleri oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Kirlilik seviyesi belirlenirken sınırlı sayıda ölçüm yapılabildiğinden diğer bölgelerdeki kirliliğin belirlenmesi için interpolasyon, AKR modelleme (Alan Kullanımı Regresyon modeli) gibi çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda AKR yöntemine ağırlık verildiği ve başarılı sonuçlar alınabildiği görülmüştür. Bu çalışmada, Kütahya ilinde gerçekleştirilen 1306F272 no'lu Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve 112Y305 no'lu TÜBİTAK projeleri kapsamında, proje çalışanları tarafından 2014 yılı yaz ve kış mevsimlerinde 106 noktada yapılan NO2 (azot dioksit) pasif örnekleme verileri ile 3 adet istasyon verisi kullanılmıştır. Model geliştirmede, her noktada bağımlı değişken olan NO2 seviyesi için; örnekleme noktalarının yollara olan en yakın mesafeleri, termik santrallere olan en yakın mesafeleri, diğer önemli nokta kaynaklara olan en yakın mesafeleri, nüfus yoğunluğu, yükseklik gibi bağımsız değişkenler belirlenmiştir. AKR modelleme yönteminin amacına uygun olarak başlangıçta belirlenen bağımsız değişkenlerin sayısı etki derecelerine göre azaltılıp kirliliğin en az sayıda değişkenle ilişkilendirilerek mekânsal değerlendirme ve hava kalitesi tahmini yapılmaya çalışılmıştır. Analizler sonucunda kurulan modelde bağımsız değişken olarak yüksekliğin, örnekleme noktalarının devlet karayollarına ve termik santrallere olan en yakın mesafelerinin, 500 metre tampon bölge içinde kalan ana yolların uzunluklarının toplamının ve 200 metre tampon bölge içindeki toplam nüfusun kullanılabileceği görülmüştür. Yıllık ortalama olarak kurulan model, NO2 derişimlerinin belirlenen bağımsız değişkenlerle olan ilişkilerini %72 oranında açıklamıştır.

Coğrafi bilgi sistemleriHava kalitesiHava kirleticiler+2
Sevim Burçin Can
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kümelerde yenilikçilik kapasitesi ile ağdaki konum arasındaki ilişkiler: Eskişehir-Bilecik-Kütahya seramik kümesi

Belirli bir coğrafik alanda yoğunlaşan işletmelerin oluşturduğu iş sistemleri olan kümeler doksanlı yıllardan itibaren farklı alanlardan araştırmacıların dikkatini çekmektedir. Bu çalışma, Türkiye seramik ürünler üretiminin yaklaşık %50'sini gerçekleştiren Eskişehir-Bilecik-Kütahya (EBK) Seramik Kümesinin yapısını, gelişimini, boyutlarını incelemeyi ve işletmelerin ağlardaki konumları ile yenilikçilik performansları arasındaki ilişkileri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda kümede yer alan 56 işletme/kurum ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sosyal ağ analizi yöntemiyle kümedeki aktörlerin ticari ve informal ilişkilerini yansıtan ağ haritaları oluşturulmuş, buradan elde edilen verilerle de işletmelerin yenilikçilik performansı ve ağdaki konumları arasındaki ilişki Heckman Seçim Modeli ile tahmin edilmiştir. Çalışma bulguları, EBK Seramik Kümesinde yer alan işletmelerin değer zincirindeki temel faaliyetlere küme içinde erişebildiklerini, informal İlişkiler ağının ise az sayıda aktöre ve bağlantı sayısına sahip olduğunu göstermektedir. Buna ek olarak, işletmelerin sahip oldukları bağlantı sayılarını ifade eden derece merkezliliği ve ağdaki diğer aktörlere ne kadar kısa sürede ulaşabileceğini gösteren yakındalık merkezliliğinin işletmelerin yenilikçilik performansını arttırdığı görülmektedir.

BilecikEskişehirHeckman seçim modeli+7
Gökhan Önder
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeniden işlevlendirilmiş geleneksel türk konutlarının fiziksel özellikler üzerinden değerlendirilmesi: Kütahya örneği

Tarihi yapılar kimlikleriyle toplumların ve kentlerin hafızası niteliğindedir. Tez çalışmasında da bu tarihi yapılardan biri olan geleneksel Türk konutları odak noktası olmuştur. Kentleşmenin etkisi ile zamanla atıl hale gelen bu yapılardan bazıları yeniden işlevlendirilerek kente yeniden kazandırılmışlardır. Anadolu'nun pek çok noktasında varlığını koruyan bu yapılar sahip oldukları kültürden gelen ortak bir dile sahip olmalarının yanı sıra aslında hepsi kendi kimlik özellikleri barındırmaktadırlar. Çalışma geleneksel konutlardaki işlev değişikliğinin, yapının özgün fiziksel özellikleri ile yapı kimliği üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma Kütahya kenti Merkez ilçesinde tarihi dokunun yoğunlaştığı Pirler ve Börekçiler mahallerindeki yeniden işlevlendirilmiş geleneksel konutları kapsamaktadır. Çalışmanın sınırlılığı ise yapıların yeni işlevleri, avlu biçimleri ve yapı nizamın dolaylı yoldan etkilediği sofa birimleri gibi kriterler göz önünde bulundurularak sağlanmış olup çalışma için Kossuth Evi, Germiyan Konağı, Âlâ Konağı ve Germiyan Beylik Konağı seçilmiştir. Çalışmada seçilen yapılar yerinde alan çalışması ile fotoğraflanmış olup Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nden alınan restorasyon projeleri ve raporları ile literatür araştırmasıyla elde edilen bilgiler doğrultusunda karşılaştırmalar yapılarak değerlendirilmiştir. Yapıların özgün fiziksel özellikleri incelenerek sofa çeşitleri, avlu-sokak ilişkileri ve yapıya giriş gibi geleneksel kimlikleri açısından önemli faktörler karşılaştırılmıştır. Bu ögeler; mahremiyet, mekânsal esneklik, sosyal etkileşim alanları ve yeni işlevler çerçevesinde değerlendirilmiştir. İşlev değişiklikleri ve yapıların özgün fiziksel özelliklerinin korunması arasındaki denge sorgulanmış, çıkarımlarda bulunulmuştur. Gelecekte yeniden işlevlendirilecek geleneksel konutların kültürel mirasın devamlılığı için yeni işlev ve özgün fiziksel özelliklerin uyumunun önemi vurgulanmıştır. Aynı zamanda çalışmada seçilen dört yapının; Kossuth Evi, Germiyan Konağı, Âlâ Konağı, Germiyan Beylik Konağı'na ait fotoğraf, kat planları gibi belgelerle literatürde yer edinmeleri amaçlanmıştır.

Geleneksel konutKimlikKütahya+1
Nur Yeşildere
Eskişehir Osmangazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

1 ve 2 Numaralı Kütahya Şer'iyye Sicili ve 1698-1763 arası Osmanlı arşiv belgeleri ışığında Kütahya'da suç ve ceza

Yaklaşık altı asır boyunca varlığını sürdüren Osmanlı Devleti, hâkim olduğu geniş coğrafyalarda adaleti esas alarak yönetim sağlamıştır. İslam hukukunu esas almakla birlikte, kendi örf, töre ve toplumun ihtiyaçlarından doğan düzenlemeleri de bu yapıya ekleyerek özgün bir hukuk ve adalet sistemi oluşturmuştur. Bu sistem sayesinde farklı din, dil ve kültürlerden topluluklar barış içinde bir arada yaşayabilmiş, devletin uzun ömürlü olmasında adalet anlayışı önemli bir rol oynamıştır. Bu tezde, Osmanlı hukuk sisteminin 1698-1763 yılları arasında Kütahya ve çevresinde nasıl uygulandığı incelenmiştir. Araştırmanın temel kaynakları 1 ve 2 Numaralı Kütahya Şer'iyye Sicilleri ile Osmanlı arşiv belgeleridir. 1. Sicil'in tarihi 1695'den başlamaktadır. Lakin bizim çalışmamızla ilgili belgelerin ilk tarihi 1698 olduğu için tezimizin adında bu tarihi kullandık. Çalışmada, suç tipleri, faillerin sosyal ve ekonomik konumları ile yargılama süreçleri titizlikle analiz edilmiş, siciller arasındaki 59 yıllık boşluk arşiv belgeleriyle tamamlanmıştır. Amaç, Osmanlı hukukunun taşrada nasıl işlediğini, mahkemelerin toplumsal düzenin korunmasındaki rolünü ve devlet-toplum ilişkilerinin adalet mekanizması çerçevesinde nasıl şekillendiğini göstermektedir. Ayrıca, şer'î hukuk ile yerel örf ve geleneklerin birlikte işletilmesi sayesinde toplumda düzen ve barışın nasıl sağlandığı ortaya konmuştur.

Hadd cezalarıKütahyaİslam ceza hukuku
Elif Dalyanoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyıl ortalarında Kütahya'nın Gireği Nahiyesine bağlı bayat, Kozluca (Musa), Saray, Abaş ve Emrez köylerinin sosyo-ekonomik durumu (Temettuat ve nüfus defterlerine göre)

Osmanlı Devleti'nde 1839 Tanzimat Fermanı'nın ilânı ile birlikte vergi sisteminde önemli değişiklikler yapılarak daha sistemli bir düzen oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu dönemde daha önce değişik isim ve şekillerde alınan vergilerden bir kısmı kaldırılarak herkesin ödeme gücüne dayanan tek bir vergi sistemine geçilmiştir. Temettü vergisi adı verilen bu vergilerin kaydedildiği defterlere de temettuat defterleri denilmiştir. 19. yüzyılın sosyo-ekonomik yapısı hakkında oldukça önemli bilgiler veren temettuat defterleri günümüzde Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunmaktadır. Osmanlı Arşivinde "Maliye Nezareti Varidat Muhasebesi Temettuat Defteri" olarak adlandırılmaktadır. Temettuat defterleri içerisinde dönemin nüfusu, bölgenin iktisadi ve ticari durumu, arazi yapısı ve zirai üretimi, hayvan dağılımı, ailelerin gelir ve refah seviyesi ile sanat ve üretimi gibi pek çok konuda bilgi bulunmaktadır. Yüksek lisans tez çalışmasında bu defterlerden Kütahya'nın Gireği nahiyesine bağlı Bayat, Kozluca (Musa), Saray, Abaş ve Emrez köylerinin transkripsiyonu ve değerlendirmesinin yanı sıra nüfus defterlerinin de incelemesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Temettuat, Nüfus Defteri, Kütahya, Gireği Nahiyesi, Bayat, Kozluca (Musa), Saray, Abaş, Emrez, Sosyal ve Ekonomik Yapı.

19. yüzyılKütahyaNüfus Defterleri+2
Zehra Kaya
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya il tanıtımında hareketli kitap illüstrasyonları ve bir uygulama örneği

Birçok amaç için kullanılan kitap, insanlar için önemli materyallerden biridir. Kitap, zaman içerisinde çağın ve gelişen teknolojinin olanaklarıyla farklı tekniklerde ve karakterlerde üretilmiştir. Bu özelliğinden dolayı kitaplar, canlı bir varlık gibi günlük yaşamın bir parçası olmuştur. Bu olgu bazen eğitim öğretim sürecinde bazen de özel ilgi ile gerçekleşmiştir. Günümüzde en çok eğitim-öğretim, eğlence ve tanıtım amaçlı olarak kullanılan kitaplar, genellikle aynı tür ve biçimde üretilmesine rağmen hem yayınevleri hem de tasarımcılar özgün tasarımlar üretmek için yeni arayışlara girmişlerdir. Bu bağlamda çocukların kitaba yönelik ilgisini daha da arttırmak, estetik ve daha dinamik kitap üretmek için yeni tür kitaplar tasarlamışlardır. Bunlardan bir tanesi de pop-up kitaplardır. Diğer kitaplardan farklı yapısal özellikleri olan pop-up kitaplar, ses efektleri, doku hissi, üç boyutlu yapısal mekanizma ve parlak renkli kâğıt gibi özellikleri barındırmaktadır. Bu özellikleri sayesinde diğer kitaplara göre daha ilgi çekici, merak uyandırıcı, görsellik açısından zengin ve daha yaratıcı bir anlatım sergilemektedir. Özellikle görsel, işitsel ve uygulamalı olarak tasarlanabilen pop-up kitaplar günümüzde birçok alanda dikkat çekmek ve fark yaratmak için kullanılmaktadır. Fakat Türkiye'de bu tarz kitap tasarımlarının yeterli düzeyde olmadığı söylenebilir. Var olan kitapların çoğunun da yurt dışında hazırlandığı veya ithal edildiği bilinmektedir. Yurtdışından getirtilen kitapların Türkçe'ye çevrilememiş olması kitaplardan elde edilecek kazanımları azaltmaktadır. Dolayısıyla bu araştırmada pop-up kitaplar üzerinde durulmuş, hedef kitlesi ilkokul çocukları olan, Kütahya il tanıtımına yönelik Kütahya'nın tarihi ve yerel kültür ürünlerini kapsayan pop-up kitap tasarlamak amaç edinilmiştir. Bu amaca ulaşmak için öncelikle ilgili literatür taranmış, konu ile ilgili uzman ve araştırmacılarla görüşülmüştür. Pop-up kitaplarını inceleyen bu araştırma, hedef kitlesi ilkokul çocukları olan Kütahya il tanıtımına yönelik, Kütahya'nın tarihi ve yerel kültür ürünlerini kapsayan pop-up kitap tasarlanması ile sonuçlanmıştır. Üç boyutlu olarak tasarlanan bu kitap özgün çizimleri, konusu, resimlemesi ve hareket kabiliyeti ile benzerlerinden farklıdır. Alan tasarımcılarına ve araştırmacılarına örnek olabilecek bu kitap tasarımı, hedef kitlesi olan ilkokul öğrencilerinin yaşadıkları kenti tanımalarına, yerel kültür unsurlarını gelecek kuşaklara taşıyabilmelerine, okuma alışkanlığı kazanabilmelerine katkı sağlayacağı beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Pop-up Kitap, Kitap Tasarımı, Eğitim, Görsel İletişim, Hareketli Kitap

Görsel iletişimHareketli kitapKentler+5
Özge Şener
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya ili çevresinde buzağılarda Cryptosporidium (Tyzzer, 1907) türlerinin moleküler yöntemlerle araştırılması

Cryptosporidiosis ve bu hastalığa neden olan protozoan parazit Cryptosporidium spp.' nin önemi gittikçe artan bir şekilde anlaşılmaktadır. Bağırsak hücrelerine intraselüler-ekstrasitoplazmik yerleşim gösteren bu prootozoon parazitler zoonotik bir enfeksiyona sebep olmasıyla bilinmektedir. Başta insan ve evcil hayvanlar olmak üzere vahşi hayvanların da dahil olduğu geniş bir konak potansiyeline sahiptir. Bu hastalık etmenlerinden en bilineni zoonotik tür olan Cryptosporidium parvum'dur. Çalışmamızda Kütahya yöresinde yaş aralığı 1 gün ila 4 ay arasında değişen sığır gruplarından 100 dışkı örneği toplanmış ve PCR-Nested PCR ve RFLP yöntemleri kullanılarak bu örneklerin moleküler karakterizasyonu yapılmıştır. Kütahya yöresinde buzağılarda bulunan türler bulunma oranlarına göre sırasıyla; Cryptosporidium parvum, Cryptosporidium bovis ve Cryptosporidium ryanae'dir. Pozitif izolatların Kimura-2 parametre metotu ile filogenetik analizi sonucunda tespit edilen türlerin başta Çin olmak üzere dünyanın bir çok yerinde ve Türkiye'de önceden belirlenen suşlarla aynı kümede bulundukları tespit edilmiştir.

BuzağılarCryptosporidiumDışkı+5
Balca Akalın
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Seyitömer Höyük Erken Tunç Çağı boğa kültü

Bu çalışmada, Kütahya ili, Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim Anonim Şirketi sahasında bulunan Seyitömer Höyük'te Erken Tunç Çağı Boğa Kültünü anlamak için kazı çalışmaları neticesinde bulunan boğa figürinleri ve ocaklar incelendi. Seyitömer Höyük konumu gereği, Anadolu ile Mezopotamya arasındaki köprünün önemli ayaklarından biri olduğunu gösteren buluntular içermektedir. Özellikle Seyitömer Höyük ETÇ III B evresine ait saray yapısı içinde ele geçen mühürler ve beraberindeki diğer buluntular (metal iğneler, boncuklar) Mezopotamya ayağını, ETÇ III tabakasına ait mimari öğelerden biri olan ocaklar ise Batı Anadolu ayağını oluşturan öğeler arasındadır. Seyitömer Höyüğün bu denli stratejik bir durak konumuna sahip olmasının temelini ise ETÇ III tabakalarında yoğun olarak karşımıza çıkan kalıplar, fırınlar ve atölyelerde üretilen yoğun seramik üretiminin oluşturduğunu söylemek mümkündür. Çalışma kapsamında incelenen boğa figürinleri ve ocaklar, Seyitömer Höyük ETÇ III tabakasında bir boğa kültünün varlığından bahsetmek için yeterli veriyi oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Seyitömer Höyük, Erken Tunç Çağı, boğa figürini, kutsal ocak.

Arkeolojik kazılarBoğalarErken Tunç Çağı+4
Bayram Uygun
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

Related subjects