Benzetme

58 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yerleştirmeleriyle Sarkis Zabunyan metaforları ve zaman bağlantıları

Yerleştirme sanatı (enstalasyon), geleneksel sanat eğilimlerinin aksine, sanat eseri ve izleyici arasındaki demir parmaklıkları kaldıran, mekanın niteliklerinden yararlanan ve izleyici ile interaktif bir bağ kuran sanat anlayışıdır. Açık veya kapalı mekanlarda icra edilen sanat yaklaşımının kökleri ise, Marcel Duchamp'ın hazır yapım nesneleri ile Kurt Schwitters'e kadar uzanmaktadır. 20. yüzyıl başında kıvılcımları hissedilen bu sanat türü, çağdaş sanatta kavramsal sanat, performans, video, ses, ve mimarlık gibi disiplinler ile etkileşim içinde, günümüzde en fazla kullanılan sanat üretim biçimlerindendir. Çalışmanın konusunu oluşturan Sarkis Zabunyan, bu yaygın ancak zor sanat anlayışını, çeşitli teknik ve yöntemleri ile farklı ve bir o kadar da kendine özgü, başarıyla uygulayan ender sanatçılardan biridir. Yerleştirmelerdeki mekan olgusunu, yarattığı bellek metaforu ile zaman kavramıyla da ilişkilendirmesi, yerleştirme sanatına yeni anlamlar ve felsefi boyutlar kazandırmıştır. Bu özellikleri ile diğer sanatçılardan ayrılan ve yeni bağlamlarla ürettiği yerleştirmeleriyle uluslararası sanat platformunda ses getiren sanatçının bu çalışmada su, renk, ışık, ses, iz ögelerini uzamsal ve zamansal paradigmalar içinde kullanışı irdelenmiştir. Ayrıca, sanat dönemlerine göre farklılaşan eğilimleri, metaforları, kavramları ve sanat terminolojisine kazandırdığı özel terimler ayrıntıyla incelenmiştir. Sarkis'in işlerindeki ve sergilerindeki öne çıkan ilham kaynakları, etki ve etkileşim çerçevesinde değerlendirilmiş, yaratılan katmanlaşmanın 'tümel yapıt' ilkesine dayandığı saptanmıştır. Sanatçının Çağdaş Fransız Sanatı ve Çağdaş Türk Sanatı arasında en sağlam köprülerden birini kurması, multikültürel ve multisosyolojik ortamlarda yer aldığını doğrularken, sanatsal tavrının evrensel bir dile sahip olduğunu da vurgulamaktadır. Anahtar Sözcükler: Çağdaş Sanat, Enstalasyon, Fransa, İstanbul, Sarkis Zabunyan, Metafor, Zaman, Bellek, Biçim, Kavram, Bağlam.

BenzetmeEnstalasyonMetaforik algı+6
Şeyma Nalan Ekice
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın yorum yönteminde mecaz

Biz bu çalışmada, Arap dilbilimi ve kaynakları açısından mecazın önemini, kazandığı anlam örgüsünü, türlerini, kurallarını, örneklerini ve bunlara ilişkin dil bilimcilerin görüşlerini akademik olarak araştırıp incelemeyi hedefledik. Bu çalışmada ayrıca mecaz kaideleri açısından Yazır'ın yorum yönteminin tahlil edilmesi amaçlanmıştır. Tez, mecaza dair genel konuları kapsamakta; örneklem ise, Hamdi Yazır'ın yorum yöntemi ile sınırlı bulunmaktadır. Çalışmada tümdengelim yöntemi kullanılmıştır. Mecaz, kendine özgü kaidelerle Arapça cümle yapılarında kolaylık, akıcılık ve güzellik sağlayan bunun yanı sıra dilin gelişmesi ve zenginleşmesine katkıda bulunan mevzuların başında gelir. Çalışmamızda öncelikle Arapça'nın temel alanlarından biri olan Belâgat ilmi değerlendirilmiştir. Daha sonra bu ilmin konusu ve önemi üzerinde durulmuştur. Ayrıca Belağat ilmine dair kaleme alınan eserler zikredilmiştir. Konunun pekiştirilmesi için Kur'ân âyetlerinden ve Arap şiirinden cümle kullanımlarına örnekler verilmiştir. Anahtar Kavramlar: Mecaz, Belâgat, Yazır, Arapça.

ArapçaBelagatBenzetme+3
Suna Karşıyakalı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İslam mezhepler tarihinde mücessime

Allah aşkın bir varlıktır. Zat-ı İlahi zaman ve mekândan münezzeh, eşsiz, tek ve bir olan beşeri hiçbir özelliğe sahip olmayan yegâne varlıktır. İnsan ise sınırlı bir zaman ve mekâna sahip, duyularla idrak edebilen somut bir varlıktır. Bu nedenle insan duyular ötesi olan Rabbini hep merak etmiş, O'nun nasıl olduğunu araştırarak anlamaya çalışmıştır. Allah-u Teâla insanın merak duygusunu gidermek için farklı zamanlarda farklı beldelere peygamberler ile vahyini indirmiştir. Peygamberler aracılığıyla Allah, bir ve tek olan varlığı hakkında insanları bilgilendirmiştir. Allah, İslam aracılığıyla tüm insanlığa, bilinenden bilinmeyene hareketle Kur'an-ı Kerim'de kendi varlığını açıklamıştır. Müslüman âlimler de Allah'ı anlatırken Kuranı Kerim'i referans edinmiştir. Kur'an-ı Kerim Allah'ın varlığı ve birliği, eşsizliği konusunda net ifadeler içerir. Fakat Kur'an-ı Kerim'de, sonraki dönemlerde tartışma konularının ana unsuru haline gelen müteşabih ayetler de mevcuttur. Müteşabih ayetlerin bir kısmını oluşturan haberi sıfatların anlaşılması problemine âlimler farklı yöntemler geliştirmiştir. Bu yöntemler; ta'tîl, te'vîl, teşbih/tecsim yöntemidir. Mücessime mensupları, haberi sıfatları açıklarken tecsim/teşbih yöntemini benimsemişlerdir. Tecsim düşüncesinin ortaya çıkmasında etkili olan birçok faktör mevcuttur. Hz. Peygamber(sav)'in vefatından sonra Müslümanlar içerisinde fırka, mezhep gibi oluşumlar ortaya çıkmıştır. İslam, fetih hareketleriyle farklı dinin ve kültürlerin yaşadığı coğrafyalara ulaşmıştır. Farklı dini yaşantıyı bırakıp İslam'a yönelen kimseler kendi dini unsurlarıyla İslam'ı birleştirmişlerdir. Örneğin Yahudiler kendi dini hikâyelerini Müslüman olduktan sonra da anlatmaya devam etmişler fakat bunu İslam adına yapmışlardır. Hikâyelerindeki antropomorfist tanrı algısıyla Allah'ı açıklamaya giderek tecsimin İslam içinde yer almasında etkili olmuşlardır. Bunun dışında tecsim fikrinin oluşunumda etkili olan ilahi vahyin temelini oluşturan tevhid akidesinin temellendirilememesidir. Allah'ın zatında, sıfatlarında bir olduğunu kavrayamayan, bütün noksanlıklardan münezzeh olduğunu idrak edemeyen grup ve kişiler tecsim fikrine yönelmişlerdir. Bu düşüncenin doğuşundaki temel etken ise nasların zahirine göre yorumlanmasında aşırıya gidilmesidir. Tecsim düşüncesinin hâkim olduğu gruplara bakıldığında çoğunluğunun Gulat-ı Şia'dan olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra hulul düşüncesi hâkim olan gruplar da tecsimi benimsemişlerdir. Ehl-i Sünnet içerisinde bulunan ehl-i hadis taraftarlarından olan Haşviyye'nin de zahirilikte aşırıya giderek tecsim ve teşbihe ulaşan düşüncelerinin mevcut olduğu bilinmektedir. Tecsim düşüncesini öne çıkaran mezhep ise Kerramiyye'dir. Bu bağlamda bazı şahsiyetler de tecsimin yayılmasında etkili olmuşlardır: Mukatil b. Süleyman, Kehmes b. Hasan et-Temimi, Muhammed b. Kerram bunlardandır. Mücessime, müstakil bir mezhep ismi olmaktan ziyade tecsim düşüncesini benimseyen farklı mezhep, fırka ve kişilerden meydana gelen bir oluşumdur. Bu çalışma; tecsim düşüncesini benimseyenlerin kaynaklardan tesbitini sağlayarak müstakil bir başlık altında toplamaya çalışılmıştır. Mücessime tasavvurunun temelinde tecsim, yani insan biçimci tanrı tasavvuru yatmaktadır. Mücessime'ye mensup grup ve kişiler Allah'ın bir insan gibi şeklinin olduğunu iddia etmişlerdir. Allah'ın ruhunun bir insanda beden bulduğunu, yer ve mekân tuttuğunu, yarattıklarına benzer duygulara sahip olduğunu da belirtmişlerdir. Bu düşüncelerin İslam coğrafyasında cereyan etmesindeki en önemli etken ise vahyin dilini yanlış yorumlamaktan kaynaklıdır.

BenzetmeEhl-i sünnetHaberi sıfatlar+6
İlyas Sevici
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tanrı tasavvurunda antropolojik yaklaşım

Allah tasavvurunu insanlar bilgi kaynaklarını kullanarak oluştururlar. Bu tasavvur İslâm'da vahiy merkezli oluşmuş olsa da süreç içerisinde birçok unsurun etkisi altında kalmış olabilir. Tezdeki problem ise İslâm kelamında ortaya çıkan: ''Farklı Allah tasavvurlarının beşerî kökenleri var mıdır.'' sorusudur. Bu çalışmada farklı Allah tasavvurlarına sahip kelamcılar belirlenerek onların hayatları ve görüşleri kültürel antropoloji yöntemi çerçevesinde ele alınarak incelenmiştir. Amaç ise bu kelamcıların Allah tasavvurlarının oluşumunda etkisi olan beşerî unsurları tespit etmektir. Yapılan inceleme sonucunda Allah'a dair tasavvurların oluşumunda inançların, insanların içinde bulundukları çevrenin, aldıkları eğitimin, yaşadıkları siyasi ortamın ve kişisel özelliklerinin dolaylı olarak etkili olduğunu gördük. Bununla birlikte dinin kaynakları sabittir ve temel belirleyici bu kaynaklar olmuştur. Allah'ın varlığı, birliği, yaratıcılığı, âlem ile olan ilişkisi gibi konularda temel belirleyici olan dinî metinlerdir. Fakat Allah'ın nasıl bir varlık olduğu, sıfatlarıyla olan ilişkisi, dini metinlerde yer alan ve adına haberî sıfatlar dediğimiz insanbiçimci olarak anlaşılmaya müsait olan ifadelerin yorumlanması noktasında beşerî unsurların devreye girdiği tespit edildi. Anahtar Sözcükler: Tanrı, Tasavvur, Kültürel Antropoloji, Teşbih, Tenzih.

AntropolojiAntropolojik analizBenzetme+4
Yeşim Ay
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rivayetlerde hayvan figürleri ile anlatım

Hz. Peygamber insani olan herhangi bir durumda ve İslam davetinde insanlara hitap ediyordu. Onun bu hitabı bazen İslami bir emrin uygulanması için yapılan açıklamada, bazen de ümmetine nasihati gerektirecek bir konudaki beyanında yer buluyordu. O, Mekke döneminde Arapçayı en iyi bilen bir kavmin içinde onlara kendi diliyle hitap etti. Bu daveti kabul eden etmeyen herkes onun hitabında, dili kullanımında asla bir kusur bulmadığı gibi aksine onun hitabına hayran kalmışlardı. Özellikle Mekke döneminde ne söylediği belli olmayan bir peygamberle karşı karşıya kalsalardı, o gün hiç şüphesiz muarızları bunu bir itiraz gerekçesi olarak kullanmaktan asla çekinmeyeceklerdi. O, dili süslü değil ancak anlaşılır, özlü ve hikmetli bir şekilde anlam yüklü söylerdi. Dinleyeni yormadan, anlamının da dışına çıkmadan maksada uygun ifadeler kullanırdı. Belagat ve Arap dili tabiriyle fasih bir üsluba sahipti. Peygamberler gönderildiği topluluğa Allah'ın yüklediği mesajı en mükemmel şekilde ulaştırmakla görevlendirilmiş ve o toplumun diliyle gönderilmiştir. Zira gönderildiği toplumla dil konusunda anlaşamayan, karşılıklı konuşamayan ve onların dillerinin inceliklerini bilmeyen bir peygamberin risalet görevini hakkıyla yapması düşünülemezdi. Rivayetlerde hayvan figürleri ile anlatımın Hz. Peygamber ümmetini eğitmedeki hassasiyetini, dili kullanımındaki inceliğini ve ne denli belagat içeren bir üsluba sahip olduğunu göstermektedir. Hayvan figürleri ile anlatım aynı zamanda her insanın muttali olduğu objeler üzerinden benzetme yapıldığından evrensel bir dilin kullanımıdır. Bu vesileyle anlatılmak istenen şeyin hafızalarda en kısa yoldan daha kalıcı hale gelmesi sağlanır ve konu daha iyi anlaşılmış olur.

AnlatımBenzetmeHadis+5
Baki Öcal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessAR

التصوير البياني في صحيح ابن حِبّان ـ المجلد الأول دراسة تحليلية

This study examines the description of the declaration in Sahih Ibn Hibban - Volume I. The importance of this thesis is that it reveals the eloquence of the prophet Mohammed. When the Prophet was sent to his people, they gave importance to rhetoric and explanation. The eloquence of the Prophet played a major role in inviting people to Islam and in guiding them. Declarative science is one of the Arabic rhetoric sciences and is effective in conveying the desired meaning by using declarative methods. It also leaves a great impression on the listeners. The research consists of a preface and an introduction and additionally four parts. The researcher mentioned the working methods and the plan he followed in the introduction. In the preface, he discussed the importance of the description of the declaration. In the first chapter, description and statement are defined and Ibn Habban's private life and scientific life are discussed. In the second part, the concept of simile (definition, parts and its role in Arabic rhetoric) was examined. In addition, similes were examined in Sahih Ibn Habban. In the third part, istiara (its definition, parts and its role in Arabic rhetoric) is examined. The references in Sahih Ibn Habban are included. In the fourth chapter, allusion (definition, parts and its role in Arabic rhetoric) is analyzed and allusions in Sahih Ibn Habban are included. The remainder of the study includes the conclusion, conclusion, recommendations, research resources and references. Keywords: Description of statement, simile, metaphor, Allusion, Sahih Ibn Habban

Wisam Khalaf Faraj Al-dulaımı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Karacaoğlan'da benzetme ve nitelemeler

Karacaoglan* da Benzetme ve Nitelemeler (Yüksek Lisans Tezi) Tez özeti Bu tez -Karacaoglan' da Benzetme ve Nitelemeler- Onsu*-., Kısaltmalar, Gir is', İnceleme, Sonuç ve Kaynakça olmak uzwre bölümlere ayrı Imıst ir. Bu çalışmada "İnceleme" kısmı üç bolüme ayrılmıştır. "İnceleme" kısmının ilk bölümünde Karacaoglan' ırı çevresini ve çevresindeki varlıkları şiirlerinde nasıl yansıttığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla güzeller (sevgili, gelin, kız), basta olmak üzere kendisi, çocuk, ağlan, ana, yiğit, insan ve insan mizacı; sosyal çevre ve doğanın bu şiirlerde nasıl betimlenip nitelendiği üzerinde durulmuştur. Bu çalışmalar sonucunda Karacaoglan' in en -fazla güzeller üzerinde durduğunu ve onu tüm yönleriyle (ic ve dıs portreciyle) verdiğini görürüz. Onların saclarının samura, züiü-f ler inin kemende, kirpiklerinin oka, burunlarının fındığa, ağızlarının kutuya? memcvler inin elmaya, turunca, ayvaya benzediğini; ince belli ve güvercin topuklu olduklarını, baslarında yazma, gözlerinde sürme, burunlarında hırızma, kulaklarında küpe, kollarında bilezik;, parmaklarında yüzük ve topuklarında halhal bulunduğunu görürüz. Onların üzerlerindeki elbise mavi, yeşil, sarıdır; belleri sallı, kadife şalvarlıdırlar ve ayaklarında da mes vardır. Güzel (sevgili, gelin, kız), mizâc olarak hercaidir, zalimdir; âşığına hiç acımaz, onu yalanlarla avutur. Fakat, bazan da onun melek huylu olarak nitelendiği görülür. Bunun yanında bu şiirlerde yiğidin kurt gibi baktığını» mızrağını kapıp meydana çıktığını görürüz. Bu verilen örneklerden yiğidin belki -Fizik olarak cılız, çelimsiz birisiolmadığını anlarız? ama onun bu verilen özellikleriyle mert, delikanlı, cesur olduğunu kesinlikle çıkarabiliriz. Yani onun iç portresinin daha belirgin çizildiğini söyleyebiliriz. Bu şiirlerde bazı tiplerin ise yalnızca adının geçtiğini görürüz. örneğin çocuğun tip olarak oldukça silik çizildiğini; yalnızca adının geçtiğini görürüz. "Çoluk çocuk doldurmuşsun odana", "Çocuk kadar hatırımı görmedi" örneklerinde görüldüğü üzere, durumu acık seçik tespit etmek mümkündür. Karacaoglan' in çevresindeki insanları nasıl verdiği ele alındıktan sonra sosyal çevrenin nasıl verildiği belirlenmek istenmiş ve "Karacaoglan' da Sosyal Çevre" adlı bir başlık altında bu konu ele alınmıştır. Burada onun Sultan Murat ve vezirlerinden övgüyle bahsettiği tespit edildikten sonra toplumu en -fazla etkileyen faktörleri ortaya çıkarmaya yönelik bir çalışmaya gidilmiş ve ayrılık, gurbet, -felek, âsi; gibi kavramların ateşe, meye, oda, veya acı bir şerbete benzetilmesiyle, toplumu ne derece etkiledikleri gözler önüne serilmiştir. Daha sonra, Karacaoglan' in ilerine hile katan esnaflara, rüşvet alan beylere "İğneden ipliğe sorulur bir gün" dediği, halkın acizliğini ve bu kişilerin zalimliğini dile getiren bölüm, "Toplum Düzensizlikleri" baslığı altında ele alınmıştır. Hayvanlar ve Bitkiler konusunun ele alındığı bölümde ise, hayvan adlarının ve bitki adlarının dana çok onun sevgili ile ilişkisini anlatmasında ve onu tasvir etmesinde kullanıldığı göze çarpar. örneğin sevgili ceylana, kuğuya, yeşil başlı ördeğe benzetilir. Yine coğrafî unsurların da benzetmeler kurmaya yardımcı oldukları görülür. Bir çok şiirinde Karacaoğlan coşkunluğundan, heyecanından dolayı kendisini akarsulara benzetmektedir.İncelemenin ikinci bölümünde ise benzetme sanatlarının kullanılışı (teşbih ve istiare) ve dilbilgisel yapısı irdelenmiş; bu benzetme sanatlarının anlatım gücündeki yeri tespite çalışılmıştır. Bu benzetmeler, edat grubu, isnâd grubu, isim ve sıfat tamlamaları yapılarıyla birlikte verilmiştir. Edat grupları, son çekim edat ıy la bir isim unsurunun birleşmesinden oluşmuştur ( selvi gibi, arı gibi...), isim tamlamaları, soyut kavramları somutlaştırmak amacıyla kullanılmıştır (askın meyi, ayrılık defter i... ). Sıfat tamlamalarında ise sevgilinin uzuvları renk, parlaklık, sekil itibariyle daha güçlü bir varlığa benzetilmiştir (hilâl kas, mân yüz...), isnâd gruplarıyla benzetmeler yapıldığında ise küçüklüğünden dolayı dişe incilik, tatlı konuşmasından dolayı agıza sekerlik isnâd edildiği v.b. örneklere rastlandığı görülür. Burada sevgili ve özellikleri anlatılırken, benzeyenle benzetilenin yan yana olduğu teşbihlerin daha tu-' la kullanıldığı (alma yanak, kiraz dudak...); bunun yanında doğa nitelenirken kapalı istiarelere daha fazla yer- verildiği görülür. örneğin Çukurova'nın "bayramlık giymesi dolayısıylaT sevinçli bir çocuğa benzetildiğini yada kışın sert ve acımasız olması dolayısıyla azgın yüzlü bir insana benzet i ldigini görürüz. Ancak, güzellerin (sevgili, gelin, kız) bazı uzuvları verilirken de belirli klişelerden yararlanılmak durumunda kalındığı (meme yerine alma, ayva, turunç..-) ve açık istiarelere bas vurulduğu göze çarpar. İncelemenin üçüncü kısmında metafor lar in (deyim aktarması) nasıl kullanıldığı (Örneğin sevgisindeki coşkunluğu anlatmak için akarsular gibi " cağla-" fiilini kullanmıştır.), kendine özgü anlatım özelliklerinin neler olduğu; halk söyleyişlerini şiirlerinde nasıl yansıttığı(yunmak, hepisi, ıraf, ilam...) ortaya çıkarılmaya çalışılmış; şiirlerini doğayla nasıl iç içe verdiği gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Onun bu özelliği "Senin derdin benden beter menevse" ya da "Canım sana bu yaylalar vurgundur." dediğinde açıkça kendini göstermektedir. Çünkü bu, doğa tasvirinden daha da öteye giderek bir birliktelik hali ifade etmektedir. Bir de onun bu bölümde söyleyiş gücünü etkili kılmak için deyimleri nasıl kullandığı ve as sözle çok sey anlatmak amacıyla atasözlerini nasıl kullandığı ifade ödilmeye çalışılmıştır. örneğin, "Ayrılık elinden ciğerim delik" ifadesinde, ayrılığın verdiği acı "ciğerim delik" kavramıyla daha etkili bir anlama kavuşmuştur.. Bütün. bu çalışmalar sonucunda şunları söylemek mümkündür: Karacaoglan, güneyin toplum ve doğa koşullarını, insan ilişkilerini, değişik benzetme ve nitelemelerle yeniden yoğurmuş, ondan yeni bir birleşim yeni bir sür yaratmış bu yüzden de yüz yılları asarak yünümüze ulaşmış bir halk ozanı dır.

BenzetmeKaracaoğlanNiteleme ögeleri+1
Bülent Arı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1992
00
Master'sOpen AccessAR

الأمل واليأس في شعر وليد الأعظمي دراسة تحليلية

This current research titled "Hope and desperation in Waleed Al-Azami poems – Analytical study" dwells on the selectivity of duality, because the contrasting diodes describe the nature of the time period in which the poet lived and it explains he was affected by internal and external problems, political and economic and social instability. The poet's repertoire included the best types of poetry. His poetry had an Islamic, invitational and reformist content, which stemmed from a fervent and sincere passion. The poet is distinguished by his long breath in his poems as a result of his tendency to approach the ancients. His poetry is distinguished by its ease and clarity, the attentiveness of meanings, the subtlety of his style, the magnificence and abundance of the word, and the absence of artifice, ambiguity and pretentiousness, and the absence of the pursuit of winged imagination. The study consists of an introduction, a preface and three chapters. The preface includes the translation of the poet and the explanation of his methodology, and the first part includes the artistic study of his poetry. In the second part, there is hope, praise, pride and euphoria in the poetry. In the third part, there is despair, satire, complaint and calamity in the poetry. The researcher has concluded his research with a conclusion, findings, and sources and references.

Oday Ahmed Yousıf Aljajawe
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

الصُّورة الشِّعريَّة في شعر جاسم محمد جاسم

The purpose of this thesis is to study the poetic image in the work of the contemporary Iraqi poet Jasim Muhammad Jasim, an academic born in 1971 AD. The importance of the study is evident in the poet's creativity in shaping the poetic image. Everyone who reads the poetry of Jasim Muhammad Jasim feels that coherent relational structure between the poetic image and the creative self when the image became the poet's essential means in the poetic experience. The study followed the descriptive approach when translating the author, presenting his biographical and scientific biography, and the analytical approach when extrapolating his poetry and analyzing it into its literary elements, to find out the images, metaphors, metaphors and symbols contained in his poetry. The conclusions of this study were that: The poet Jasim Muhammad Jasim relied in the formation of the metaphorical image on anthropomorphism and personification, so he brought out by anthropomorphism the abstract psychological potentials in scenic (cinematic) formats, thus forming influential metaphors, as he employed the diagnosis in human images of tangible things, thus forming exciting metaphors, similes and metaphors, and the metaphor dominated The metaphor for the declarative metaphor in his poetry; This confirms the poet's tendency towards suggestion, whether he was free from previous templates and models or shaped them in a new realistic way, and that the studied poet has presented in the field of artistic photography what is equal to the great poets because of the pictorial dimensions that these images carried based on the scenic dimensions; It is similar to what Imru' al-Qais, Bashar ibn Burd, Ibn al-Mu'tazz, Ibn Khafaja and others. His poetry in this field conforms to the rules of modern criticism, as we find in Jasim Muhammad Jasim the ingenuity and ability to transfer his psychological suffering to expressive images, the most faithful expression, and his imagination in the field of analogy of its various types reveals his vision of true beauty that has no falsity in it, while his metaphors came as a depiction Adept at the sincerity of his passion in a fertile imagination, and a rhythm capable of portraying the self-impression compatible with feelings and conscience. Likewise, the metaphor in his poetry comes in synergy with other elements in the statement of simile and metaphor; Since he is in harmony with a network of relationships that give his poetry a special flavor and influence on the conscience of the reader.

Yalmaz Abdulbasıt Mustafa Albayatı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

الخصائص الأسلوبية في شعر محمد مظلوم

This study includes the poetry of Muhammad Mazloum, in the light of the stylistic approach, which is considered one of the modern critical approaches. It depends on its different levels in the modern linguistic lesson (phonological, morphological, grammatical, rhetorical) in addition to the psychological aspects as a means of analyzing the literary text. Its aim is to reach the applied study of the poems of Muhammad Mazloum. This study relies primarily on the secrets of beauty in the studied text in a scientific methodological manner in order to reach the magnificence of beauty, relying on rhetoric and good formulation. This research focuses on tracing the stylistic phenomena in Muhammad Mazloum's poetry, relying on the analytical approach, which depends on dismantling the basic elements of the topics under study. The researcher tried to point out the most frequent stylistic phenomena in Mazloum's poems, and it became clear to the researcher, through studying his poems, his interest in compositional methods, and it is not surprising because of their great importance in completing the meaning, whether in the case of talking or in the case of writing a specific topic. That the types of compositional displacement of the poet formed the center of convergence between him and the listener; Where the poet was able through this method to achieve the semantic goal that he aims for. The study also showed the poet's skill in using the repetition method. When the poet's patterns and colors multiplied; Where this method contributed to the formation of the creative image of the poet. In this study, the researcher sensed the close connection in Muhammad Mazloum's poetry between emotion and thought on the one hand, and language and style on the other. The researcher tried to prove tangible scientific results through which he tried to reveal the most prominent features of the poet Muhammad Mazloum's style of uniqueness and privacy.

Jamal Hasan Dawood Dawood
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Deccal rivayetleri bağlamında fiten hadislerinde teşbih ve temsil -Sahîh-i Buhârî örneği-

İslam'ın ana kaynakları sırasıyla Kur'an ve sünnettir. Hadisler sünnetin yazılı ve sözlü taşıyıcısı niteliğindeki haber ve rivayetlerdir. Hadislerin geleceğe dair haberler ihtiva etme ihtimali Müslümanlar arasında hep tartışma konusu olmuştur. Bu türden hadislerin tartışılmalarında etken unsurlardan biri de farklı anlaşılmalarına sebep olan teşbih ve temsiller içermeleridir. Bundan hareketle Hadis külliyatı içinde meşhur olan Kütüb-i Sitte çerçevesinde fiten hadislerini anlamak noktasında teşbih ve temsil önem arz eder. Çünkü var olan teşbih ve temsiller hadisin îrad olunduğu ilk devir muhataplarına, onların akıl ve idraklerine göre yapılmıştır. Dolaylı anlatım çeşitlerinden olan teşbih ve temsillere zaman içerisinde farklı anlamlar yüklenmiş, başkaca manalara kapı açılmıştır. Bu farklı anlaşılmalarda ana etken sebep ise; değişen zaman, gelişen bilim-teknoloji, kelime ve kavramın kullanımında oluşan dönüşüm olarak önümüze çıkar. Tezimizin temasını oluşturan Fiten hadisleri bağlamında incelenecek olan teşbih ve temsilin hadislerdeki yer alış durumunu ve sayısal durumları incelenecektir. Sonra konuyla ilgili farklı anlayışlar ve örnekler barındıran hadislerin ilk dönemde, şerhlerde ve günümüz insanlarınca nasıl anlaşıldığı ortaya konulmaya çalışılacaktır.

BenzetmeDeccalHadis+4
İsmail Evcin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hicri VII. asra kadar Arap dilbilimcilerinde mecaz ve kinaye

Birer belagat terimi olarak, mecaz; "Ortak bir iletişim dilinde hakiki anlamının anlaşılmasını engelleyecek bir karînenin varlığıyla beraber aralarındaki bir alâka'dan ötürü lafzın konulduğu anlam dışında kullanılması", kinaye ise; "Gerçek anlamının kastedilmesi mümkün olmakla birlikte gerçek anlamı dışında kullanılan lafız" şeklinde tanımlanmıştır. Bütün dillerin ortak yönlerinden ve Arap dilinin önemli ifade üsluplarından biri olan mecaz ve kinayenin dildeki varlığı Arap dili ve edebiyatının başlangıç safhası olan Cahiliye döneminden itibaren fark edilmeye başlanmıştır. Kur'ân-ı Kerim'in nüzulüyle dini metinlerin anlaşılması çabasına matuf olarak dilsel araştırmalara yönelen Arap-İslam toplumundaki bu çabalar dilin kelime hazinesi, yapısı ve gramerine olduğu kadar dildeki ifade biçimleri üzerine de yoğunlaşmıştır. Bir mananın farklı ifade yollarıyla hangi şekillerde dile getirilebileceğini araştıran Beyan ilmi ile bu yollardan biri olan mecaz ve kinaye üslupları başlangıcından itibaren dilbilimsel araştırmaların bütününe konu olmuştur. Başlangıçta dilsel bir olgu ve edebi bir üslup olarak görülen mecaz ve kinaye farklı çevrelerce yürütülen dilbilimsel araştırmalar içerisinde uzun bir kavramlaşma süreci geçirmişlerdir. Bu süreç Müslüman toplumunun geçirdiği kültürel gelişim aşamalarından doğrudan etkilenmiştir. Dilin kelime hazinesini, yapısını ve kurallarının tespit ve tesis etmeye çalışan ilk dönem dil ve gramer faaliyetleri, Kur'an'ın kelime ve ifadelerinin dildeki doğru anlamlarına ulaşma çabasıyla yürütülen tefsir çalışmaları, zamanla ortaya çıkan inanç mezheplerinin dilbilimsel zemindeki tartışmaları, mevcut edebi birikimin toplanması ve edebi tenkit faaliyetlerinin sistematikleşmesi ile yabancı kültürlerin etkileri bu süreci oluşturan aşamalardır. Mecaz ve kinayenin kavramlaşarak ilmi birer disipline dönüşmeleriyle neticelenen bu süreç aynı zamanda Belagat biliminin gelişim sürecine de işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Arap Dilbilimi, Hakikat, Mecaz, Kinaye, Belagat, Beyan.

Arap edebiyatıArapçaBelagat+5
Fetullah Yener
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin üniversite ve ideal üniversite algıları

Bu araştırmanın temel amacı Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin, Gaziantep Üniversitesi ve ideal üniversite algılarını metaforlar yoluyla ortaya çıkarmaktır. Bu araştırmada öğrencilerin, metaforlar aracılığıyla kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri düşünülmüş ve araştırma için öğrencilerden Gaziantep Üniversitesi ve ideal üniversite ile ilgili benzetmelerde bulunup nedenini açıklamaları istenmiştir. Bu kapsamda öğrencilere üniversite ve ideal üniversite ile ilgili toplam beş kavram verilmiştir: "Üniversitenin sosyal yaşantı alanı, üniversite öğrencilerin kendi aralarındaki ilişki, öğretim elemanlarıyla öğrenciler arasındaki ilişki, üniversite fiziki yapısı ve üniversite idari yapısı". Öğrencilerden bu kavramlarla hem Gaziantep Üniversitesi açısından hem de ideal üniversite açısından benzetmelerde bulunup, nedenlerini açıklamaları istenmiştir. Örneğin:a)Gaziantep Üniversitesi sosyal yaşantı alanı .... gibidir. Çünküb)İdeal üniversite sosyal yaşantı alanı .... gibi olmalıdır. ÇünküAraştırmada verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi, teknik olarak da metafor analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2010-2011 öğrenim döneminde Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören II. ve III. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda Gaziantep Üniversitesinin az sayıda öğrenci için ideal bir üniversite kategorisinde olduğu, fakat öğrencilerin çoğunluğu için ideal bir üniversite kategorisinde olmadığı görülmüştür.Anahtar kelimeler: Metafor, Üniversite Öğrencileri, Üniversite, İdeal Üniversite

BenzetmeMetaforik algıÖğrenci algısı+2
Derya Tural
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede sevgi sözleri

Bu çalışmada, Tanzimat Dönemi'nden günümüze kadar yazılmış edebi eserler içinden seçilen 92 tane roman, hikâye ve tiyatro türündeki metinler sevgi hitapları yönünden taranmış ve bu metinlere dayanarak yazı dilimizde kullanılan sevgi hitapları tespit edilmiştir. Sevgi hitapları yapı ve anlam yönünden incelenerek elde edilen veriler doğrultusunda Türk insanının sevgi duygusunu aktarırken hangi dil göstergelerini kullandığı belirlenmiştir.Gramer kitaplarında, hitapların sözcük türü olarak hitap ünlemleri, bazı kaynaklarda ise seslenme edatları içinde değerlendirildiği görülmüştür.Sevgi içerikli seslenmeleri yapı yönünden değerlendirdiğimizde sevgi fonksiyonu taşıyan +CI4k küçültme ekinin ve 1. teklik kişi iyelik ekinin +I4m sıklıkla kullanıldığı, kelime grubu şeklinde kurulan sevgi hitaplarında ise sıfat tamlamalarına sıkça başvurulduğu tespit edilmiş; anlam açısından değerlendirdiğimizde ise duyguların ve insanlar arasındaki ilişkilerin anlatımında genellikle somut bir anlatımın tercih edildiği ve daha çok gözlemci ürünün sonucu olarak doğadan yararlanıldığı, sevilen varlığa hitap edilirken sık sık benzetmelere ve temeli benzetmelere dayanan aktarmalara başvurularak güçlü bir anlatım oluşturulduğu görülmüştür.Bu çalışmayla ana dilimizin söz varlığından yola çıkarak ne kadar zengin bir dile sahip olduğumuz gösterilmeye çalışılmış ve söz varlığı içinde kâinatın üzerine yaratıldığı en güçlü duygu olan sevgiye ve onu ifade eden sözlere yer verilerek sahip olduğumuz güzel değerlerimiz ortaya konmuştur.

BenzetmeDilbilimEdebi eserler+6
Esra Yıldız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okul yöneticileri ve öğretmenlerinin çalıştıkları kuruma yönelik örgütsel metafor algıları (Kastamonu ili örneği)

Çalışmada, ilk olarak kültür ve örgüt kültürü hakkında bilgilere yer verilmiştir. Ardından, örgüt kültürü ve yönetim ve örgüt kültüründe metaforun yeri konuları ele alınmıştır. Ayrıca, metafor kavramı ile örgüt ve yönetim metaforları birbirini tamamlayacak şekilde ele alınarak örüntülenmiştir.Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin çalıştıkları kuruma yönelik örgütsel metafor algılarını ortaya koymaktır. Bunun için Kastamonu İli Merkez İlçede bulunun 18 İlköğretim okulunda görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerinden toplam 311 kişiye araştırmacı tarafından geliştirilen ?Örgütsel Metafor Ölçeği? uygulanmıştır.Anketler araştırmacı tarafından katılımcılara ulaştırılmıştır. Katılımcılar tarafından doldurulan anketler araştırmacı tarafından toplanmıştır. Katılımcılardan toplanan anketlere verilen yanıtlar bilgisayara işlenmiş ve SPSS (12) paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. SPSS paket programı ile çözümlenen verilere normallik testi uygulanmıştr. Normal dağılım gösteren verilere t testi, one way Anova testi, uygulanmıştır. Normal dağılım göstermeyen verilere Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi uygulanmıştır. Ayrıca varyansların homojenliğini test etmek için Levene testi uygulanmıştır. Varyansların homojen olduğu gruplar için Tukey testi, homojen olmadığı gruplar için ise Tamhane testi uygulanmıştır. Geliştirilen ölçeğin güvenirlik katsayısı ? .80' dir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin güvenirlik katsayısı ise ? .86 olarak belirlenmiştir.Araştırma bulgularına göre, okul yöneticileri ve öğretmenler çalıştıkları kurumu açıklamada en fazla organizma metaforundan yararlanmışlardır. Ayrıca, görev unvanı değişkenine göre, okul yöneticileri ve öğretmenler arasında organizma metaforu boyutunda istatistikî olarak anlamlı bir farklılık söz konusudur. Okul yöneticileri çalıştıkları kurumu öğretmenlere göre organizma metaforu olarak açıklamaya daha eğilimlilerdir. Cinsiyet değişkenine göre, kadın ve erkek katılımcılar arasında çalıştıkları kurumu kültür metaforu yoluyla açıklamada erkek katılımcıların lehine anlamlı farklılık söz konusudur. Branş değişkenine göre, anlamlı bir farklılık söz konusu değildir. Mesleki kıdem değişkenine göre, ruhlar hapishanesi boyutunda anlamlı bir farklılık söz konusudur. Kıdemi 5 yıl ve daha az olanlar ile 6-10 yıl olanlar ve 11-15 yıl ile 16-20 yıl olanlar arasında kıdemleri daha fazla olan gruplar lehine anlamlı farklılık söz konusudur. Kıdemi 5 yıl ve altı olanlar ile 6-10 yıl olanlar çalıştıkları kurumu açıklamada ruhlar hapishanesi metaforunu ?Hiç katılmıyorum? düzeyinde kullanırken, kıdemi 11-15 yıl ile 16-20 yıl olanlar çalıştıkları kurumu ruhlar hapishanesine benzetmede ?Biraz katılıyorum? düzeyindedirler. Okul kıdemi değişkenine göre de, organizma, kültür ve ruhlar hapishanesi boyutlarında anlamlı bir farklılık söz konusudur. Okul kıdemi 5 yıl ve altı olanlarla 21 yıl ve üstü olanlar çalıştıkları kurumu ?Çok katılıyorum? düzeyinde organizma metaforu ile açıklarken, okul kıdemi 6-10 yıl ve 11-16 yıl olanlar ?Orta derecede katılıyorum? düzeyinde organizma metaforu ile açıklamaktadırlar. Kültür metaforu boyutunda okul kıdemi 5 yıl ve altı olan ve 6-10 yıl olan katılımcılar arasında anlamlı bir farklılık söz konusudur. Okul kıdemi 5 yıl ve altı olan katılımcılar ?Çok katılıyorum? düzeyinde kültür metaforu ile açıklarken okul kıdemi 6-10 yıl olan katılımcılar çalıştıkları kurumu ?Orta Derecede Katılıyorum? düzeyinde açıklamaktadırlar. Ruhlar hapishanesi metaforu boyutunda okul kıdemi 5 yıl ve altı olan ve 16-20 yıl olan katılımcılar arasında anlamlı bir farklılık söz konusudur. Kıdemi daha fazla olan katılımcılar çalıştıkları kurumu mesleğinin ilk yıllarında olan katılımcılara göre daha fazla ruhlar hapishanesi metaforu olarak açıklama eğilimindedirler.

AlgıBenzetmeMetaforik algı+7
Seda Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrenci ve öğretmenlerinin okul ve ideal okul algılarının metafor yoluyla analizi

Bu araştırma, ortaöğretimde öğrenci ve öğretmenlerin okulu ne olarak kavramsallaştırdıklarını ve ideal okul yaşantısıyla ilgili olarak tasarladıkları okul kavramlarının ne olduğunu metafor yoluyla ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.Katılımcılar, Ankara'nın çeşitli semtlerinden seçilen 6 ?düz lise? olarak adlandırılan ortaöğretim kurumundan 576 öğrenciden ve 55 öğretmenden oluşmuştur. Katılımcılardan her birinin ?Okul' u herhangi bir canlı, bir nesne, bir masal kahramanı ya da bir tarihsel kimliğe benzetmenizi istesem neye benzetirdiniz?, Niçin?? ve ?İdeal Okul' u herhangi bir canlı, bir nesne, bir masal kahramanı ya da bir tarihsel kimliğe benzetmenizi istesem neye benzetirdiniz?, Niçin?? sorularını yanıtlamasıyla elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmanın bulgularına göre, katılımcıların okula karşı olumsuz bir tutuma sahip oldukları; okulu gelişimi engelleyici, itaat zorunluluğu olan ve bu yüzden bir an önce terk edilmesi gereken bir yer olarak algıladıkları ortaya çıkmıştır. Çalışmada ortaöğretim öğrencileri çok sayıda ?hapishane? metaforunu kullanmış; kendilerine özgürlük tanınmadığını ve okulda kendileri için demokratik bir ortamın oluşmadığını belirtmişlerdir. Dolayısıyla eğitimin öğrenci merkezli olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuç okullarımızın hala bilgi toplumu öncesi sanayi toplumunun özelliklerini taşıdığını göstermektedir.Katılımcılar tarafından ikinci sırada ?ev/aile? metaforunun tercih edilmiş olması, okulun ayrıca sevgi, saygı, huzur bulunan ve aidiyet duygusunu geliştiren bir yer olarak algılandığını göstermiştir.Araştırmanın diğer bir sonucu ise, okul kademesi arttıkça öğrencilerin okula karşı daha fazla olumsuz tutum sergilediğidir. Ayrıca alt sosyo-ekonomik gruba ait katılımcıların okula dair daha olumlu tutum sergilediği; okulu güven ve mutluluk veren bir yer olarak gördüğü ortaya çıkarken orta ve üst sosyo-ekonomik düzeye ait olan katılımcıların okulu tanımlarken daha fazla olumsuz tutum sergilediği, okulu sınırlandıran, sıkıntı veren ve cezalandıran bir yer olarak algıladığı ortaya çıkmıştır.Ortaöğretim öğrenci ve öğretmenlerinin ideal okul kavramı ile ilgili olarak ürettikleri metaforlar incelendiğinde okulu güven, mutluluk ve heyecan veren aynı zamanda bilgi veren ve aydınlatan bir yer olarak görmek istedikleri ortaya çıkmıştır.

AlgıBenzetmeLise öğrencileri+6
Emek Akkaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hücre konusunun öğrenilmesinde öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin kullanımı ve analoji üretme

Bu çalışmanın amacı, farklı muhataplara öğrenme amaçlı yazma etkinlikleri hazırlamanın ve öğrenme amaçlı yazma içinde kullanılmak üzere analoji üretmenin hücre konusunun öğrenilmesine etkisini araştırmaktır.Çalışmanın örneklemini 2009- 2010 eğitim-öğretim yılının 1. döneminde Sakarya ilindeki bir okulda öğrenim gören 9. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deneysel olarak planlanan bu çalışmada öntest-sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır. Çalışmada 1 kontrol ve 4 deney grubu ile çalışılmıştır. Deney gruplarının birincisi ilköğretim öğrencisine mektup (DG1), ikincisi öğretmene mektup (DG2), üçüncüsü ilköğretim öğrencisine analoji içeren mektup (DG3) ve dördüncüsü öğretmene analoji içeren mektup (DG4) yazmışlardır. Çalışmada veri toplama aracı olarak çoktan seçmeli ?Hücre Bilgisi Testi? kullanılmıştır. Aynı zamanda deney grubu öğrencileriyle yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak yazma etkinlikleri ve analoji hakkındaki görüşleri belirlenmiştir.Çalışma sonunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin, öğrenme sürecinde etkili olduğunu göstermektedir. İlköğretim öğrencisine analoji içeren mektup yazan deney grubunun (DG3), kontrol grubundan daha başarılı olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Aynı şekilde öğretmene analoji içeren yazma etkinliklerini yapan grubun (DG4) sontest puan ortalaması, kontrol grubundan daha yüksek çıkmıştır (p<0.10). Yarı yapılandırılmış görüşme sonuçları, öğrencilerin öğrenme amaçlı yazma ve analoji üretme etkinliklerine olumlu baktıklarını ortaya koymuştur.

BenzetmeBiyolojiBiyoloji dersi+3
Nuray Duymaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ebu'l-Muîn en-Nesefi'ye göre haberi sıfatlar

Varlığına inanılan Tanrı'nın nasıllığı konusunda tarih boyunca insanlar arayış içerisinde olmuştur. İslâm Dini özelinde ise Müslümanlar; Allah'ın zatı, sıfatları ve fiillerinin Kur'an ve hadislerdeki anlatımıyla, Allah'ın nasıllığını ve özelliklerini anlamaya çalışmıştır. Ancak insanın müşahede alanı içerisinde yer almayan Yüce Allah'ın bu özellikleri, Kur'an'da ve diğer kutsal kitaplarda bilinenden hareketle bilinmeyenin tanıtımı şeklinde ve dolaylı bir anlatımla verilmiştir. Nasslarda Allah'ın, zatı, sıfatları ve fiilleri sembollerle, temsili anlatımlarla dolaylı olarak anlatıldığı için bu kelimelerin anlaşılmasında sıkıntılar yaşanmıştır. Haberî sıfatlar diye tarif edilen arşa istiva, yed, vech, ayn, sâk, cenb, ityan, meci vb. sözcük ve kelimelerin sadece zahiri manasından hareket ederek Allah'a mekân isnat eden, Onu bir şeye benzeten Müşebbihe ve Mücessime gibi gruplar teşbih ve tecsime düşmüşlerdir. Buna karşılık dilin özellikleri ile akli çıkarımlar vasıtasıyla bu lafızları Kur'an'a bütüncül bir yaklaşımla bakarak, tevhid anlayışı içerisinde anlamaya çalışan, tecsim ve teşbih ifade edecek lafızları bu doğrultuda tevil eden büyük bir çoğunluğu oluşturan kelâmî ekoller de oluşmuştur. Biz de bu tez çalışmamızda teşbih ve tecsim fikrinin ortaya çıkışı ve buna karşı oluşan tavırlar konusunu genel çerçevede değerlendirdik. Ebu'l-Muîn en-Nesefî'nin başta Tabsıratü'l-Edille fî Usûli'd-Dîn olmak üzere, Bahru'l- Kelâm fî İlmi't-Tevhîd ve et-Temhîd li Kavâidi't-Tevhîd eserlerindeki görüşleri doğrultusunda onun teşbih ve tecsim düşüncesini eleştirisi ile haberî sıfatlar konusunu ele aldık. Yaptığımız çalışmada Nesefî'nin haberi sıfatları incelerken semantik metodundan hareketle aklî ve nakli delilleri meczederek, aşırı tenzihi bir anlayışa (ta'til) da vardırmayacak şekilde tecsim ve teşbihten uzak bir anlayışla Kur'an'ın bütünlüğü içerisinde, tevhidi bir yaklaşımla meseleleri ele aldığını müşahede ettik. Konuları ele alırken Ebu'l-Muîn en-Nesefî'nin aklî ve naklî delilleri en güzel bir şekilde kullanmasının yansıra, dil özelliklerinden de en iyi şekilde istifade ettiğini gözlemledik. Semantik yaklaşımın kelâm ilmîne kazandırdıklarını görmemizin yanı sıra; ayrıca Nesefî'nin, eserlerinde ağır bir dil kullanmasına ve izahı zor konular işlemesine rağmen, kelâmî mezhepler ve fırkalarla karşılıklı diyalog şeklindeki meseleleri ele almasının okuyucuyu sıkmadan dikkatli bir şekilde konunun takibini sağladığını gördük. Anahtar Kelimeler: Ebu'l-Muîn en-Nesefî, Teşbih, Tecsim, Haberî Sıfatlar.

Allah`ın sıfatlarıBenzetmeEbu`l-Muin en-Nesefi+4
Abdulhekim Ağırbaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

XIV. yy. Divan şiirinde sevgiliye dair benzetmeler

Selçuklu egemenliğinin sona erip beylikler ve Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemine rastlayan XIV. Yüzyıl, edebî anlamda bir dönüm noktası olmuştur. Resmi dil olarak Farsçanın terk edilişinin ardından bu yüzyılda, Türk dili Anadolu'da tamamıyla yerleşmiş ve edebiyat dili haline gelmiştir. Bu bakımdan Divan Edebiyatı'nın temelleri daha çok bu yüzyılda aranmalıdır. Çalışmamızda, Divan şiirinin merkezinde geniş bir yer işgal eden sevgili tipi derinlemesine incelenerek Divan edebiyatının oluşum sürecine ışık tutulmaya çalışılmıştır. 14. yüzyıldaki sevgili anlayışının tam anlamıyla ortaya konulması ve geleneğin oluşum sürecindeki rolünün belirlenmesi gelenek-sanatkâr-toplum ilişkisinin ortaya konularak edebi açıdan pek çok problemin çözümünü sağlayacak, sonraki yüzyılların anlaşılması ve değerlendirilmesinde yol gösterici olacaktır.Çalışmamızda, şairler tarafından ortak bir muhatap olarak benimsenen sevgili, benzetmeler çerçevesinde değerlendirilerek, sevgili tipi ile tabiat, devlet, teşkilatı, toplum yapısı, sosyal hayat, gelenek, kozmografya ilişkisi belirlenmeye, aşığın sevgili karşısındaki konumu ortaya konulmaya çalışılmıştır.

14. yüzyılBenzetmeDivan şiiri+5
Mehmet Pektaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektrik akımı konusunda yanlış kavramalar ve bunların giderilmesinde analojilerle desteklenmiş proje tabanlı öğrenme yönteminin etkisi

Bu çalı?manın amacı, fen bilgisi öğretmenliği anabilim dalındaki öğrencilerinelektrik akımı konusundaki yanlı? kavramalarını çe?itli ölçme teknikleriyle belirlemekve yanlı? kavramaların giderilmesinde Analojilerle Desteklenmi? Proje TabanlıÖğrenme (ADPTÖ) yönteminin etkisini Geleneksel Öğrenme (GÖ) yöntemiylekar?ıla?tırmaktır. Bununla birlikte, ADPTÖ yönteminin yanlı? kavramaların giderilmesive ba?arıya etkisini Elektrik Akımı Kavram Testi (EAKT) puanlarıyla, fizik dersitutuma etkisini ise Fizik Dersi Tutum Ölçeği (FDTÖ) puanlarıyla belirlemektir.Çalı?manın örneklemini Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi ?lköğretimBölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programında öğrenim gören iki farklı ?ubedekitoplam 80, 1. sınıf öğrencileri olu?turmaktadır. E?itlenmemi? kontrol gruplu deseninkullanıldığı çalı?ma, 2009-2010 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde yer alan GenelFizik-II dersi müfredatına göre gerçekle?tirilmi?tir. Elektrik Akımı konusu; deneygrubuna ADPTÖ yöntemine göre, kontrol grubuna ise GÖ yöntemine göre anlatıldı.Çalı?mada veri toplamak amacıyla; öğrencilerin elektrik akımı konusundaki yanlı?kavramaları belirlemek için ?Kavram Haritası Tekniği? ve ?Yarı Yapılandırılmı?Görü?me Tekniği? kullanıldı. Bununla birlikte gruplara EAKT ile FDTÖ ön test ve sontest olarak, ?Bilimsel ??lem Beceri Testi? (B?BT) ise ön test olarak uygulandı.Çalı?manın alt problemlerinin analizine yönelik olarak nitel boyutunda betimselanaliz tekniği, nicel boyutunda ise bağımsız gruplar t-Testi, bağımlı gruplar t-Testi vetek faktörlü kovaryans analizi (ANCOVA) yapılarak sonuçlar değerlendirildi. Bunagöre yarı yapılandırılmı? görü?meler ve kavram haritaları modeli etkinliği sonucunda;doğru akım, ölçü araçları ve alternatif akım konularında birçok yanlı? kavrama ortayavçıkarıldı. Her yanlı? kavrama kategoriler altında toplanarak; doğru akım konusunda 22,ölçü araçları konusunda 6 ve alternatif akım konusunda 19 olmak üzere toplamda 47yanlı? kavrama cümlesi tespit edildi. Bu yanlı? kavramalardan hareketle doğru akımkonusunda 9, ölçü araçları konusunda 2 ve alternatif akım konusunda 4 olmak üzeretoplam 15 basit analoji hazırlandı.Diğer yandan öğrencilerin EAKT'den aldıkları puanların uygulanan yöntemleregöre kar?ıla?tırılmasına ili?kin uygulama öncesinde grupların elektrik akımıkonusundaki ön bilgileri arasında bir farklılığın olmadığı, uygulama sonrasında isefarklılığın deney grubu lehine olduğu belirlendi. Elde edilen bu sonuç, elektrik akımıkonusunun ADPTÖ yöntemine göre anlatımının GÖ yöntemine göre daha faydalı veöğretici olduğuna i?aret etmektedir. Diğer yandan uygulama öncesi ve sonrasındaEAKT'den alınan puanlar cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.Öğrencilerin FDTÖ'den aldıkları puanların uygulanan yöntemlere görekar?ıla?tırılmasına ili?kin grupların fizik dersi tutum ön test puanları arasında birfarklılığın olmadığı, son test puanları arasında ise farklılıkların olduğu tespit edildi.Uygulama sonrasında grupların fizik dersine yönelik tutumlarının olumlu yöndedeği?tiği ve bu deği?imin deney grubu lehine olduğu belirlendi.Uygulama öncesinde gruplarda elektrik akımındaki kavramlara yönelik birtakımyanlı? kavramalar belirlendi. Uygulama sonrasında yanılgıların deney grubundaçoğunlukla giderildiği, kontrol grubunda ise giderilemeyip devam ettiği belirlendi.Sonuç itibariyle eğitimin her alanında kaliteli ve sistemli bir eğitim vermek amaç ise;öncelikli olarak öğrencilerde var olan yanlı? kavramalar ile kaynaklarının tespitedilmesi ve bu yanlı? kavramaların giderilmesi için uygun materyallerin geli?tirilmesigerekmektedir. Bununla birlikte geli?tirilen bu materyallerin çe?itli strateji veyöntemlere uygun bir ?ekilde anlatılarak öğrencilerin yanlı? kavramaları giderilmeyeçalı?ılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Analojilerle Desteklenmiş Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemi,Elektrik Akımı, Yanlış Kavrama, Yanlış Kavramaların Giderilmesi, Başarı, Tutum

Aday öğretmenlerBenzetmeElektrik akımı+6
Ayşe Sert Çıbık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessDE

Die Verwendungsweisen der Verben ?kommen? und ?gehen? und Ihre Wiedergabemöglichkeiten im Türkischen

In der vorliegenden Magisterarbeit handelt es sich um die Semantik? Verwendungsweise der deutschen Verben ?gehen` und ?kommen` und Metaphern mit diesen beiden Verben. Vor der Analyse der Verben und Metaphern sind die Themen wie Semantik, Wortsemantik und Verbsemantik angegangen und ausführlich diskutiert. Bei der Analyse dieser beiden Verben sowie der Verben, die durch Präfixe von denen abgeleitet sind, wurden die möglichen Bedeutungen und ihre Wiedergaben im Türkischen zusammen angegeben. Dann wurden die Metaphern, welche mit ?gehen` und ?kommen` Verwendung finden, im Hinblick auf Ähnlichkeiten bzw. Unterschiede mit Türkischen durch Beispielsätzen untersucht, betrachtet man die vorliegende Arbeit in dieser Hinsicht, so ist sie eine vergleichende Studie. Die Arbeit soll die anderen Studien fördern und beschleunigen.

Cihan Tuncer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kuantum fiziğinde kullanılan metaforların öğrencilerin fizik algısı üzerine etkisi

Bu araştırma, kuantum fiziğinde kullanılan metaforların öğrencilerin fizik algısı üzerindeki etkisini inceleyen, bir örnek olay çalışmasıdır.Uygulamanın ilk aşaması Fizik Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 21 üçüncü sınıf öğrencisiyle yapılmıştır. Kuantum fiziğinde kullanılan metaforlarla tasarlanmış 10 açık uçlu sorudan oluşan ölçek kullanılmış ve öğrencilerin verdikleri cevaplar yapılan kodlamalarla değerlendirilmiştir.İkinci aşamada ise ilk oturumda en yüksek puan alan 5 öğrenci görüşmeye davet edilmiş, 10 açık uçlu sorudan oluşan test tekrar uygulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda ortaya çıkan metaforlar ve bu metaforların etkileri karşılaştırılmış ve öğrencilerin algıları arasında ortaya çıkan farklar ve benzerlikler tartışılmıştır.

Aday öğretmenlerBenzetmeFizik+3
Havva Sibel Kurt
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur adlı eserinde sıradışı benzetmeler (özgün metaforlar)

Bu çalışma Huzur romanı esas alınarak metaforların idrak semantiği açısından bir incelemesi denemesidir. Metaforun önemine karşılık, ülkemizde bu konu yeterince ele alınmamıştır. Bu çalışmada, metaforların idrak anlambilimi açısından teorisini kuran George Lakoff'a dayalı bir yaklaşımla Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur adlı romanı üzerinde metne dayalı semantik bir çalışma yapılması amaçlanmıştır.Tezimizde metin incelemesi (metin analizi-tasvirî yöntem) yöntemi kullanılmıştır. Huzur adlı roman üzerinde metin incelemesi yapılarak yazarın kullandığı sıra dışı benzetmeler tespit edilmiş, bu kullanımlar yorumlanmış ve sınıflandırılmıştır.Tezimizin giriş kısmında Ahmet Hamdi Tanpınar hakkında kısa bilgi verilmiş, sanatçının biyografisi üzerinde ayrıntıya girilmemiştir.Tezimizin birinci bölümünde metafor ve anlambilimi çalışmalarıyla ilgili bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise kavram türleri bakımında metaforlar ve Huzurda kullanılan tasnif modeli hakkında bilgiler yer almaktadır.Tezimizin üçüncü bölümünü, inceleme ve tasnif çalışması oluşturmaktadır. Huzur'daki özgün metaforlar tespit edilerek, Lakoff ve Johnson'un tasnif modeline uygun sistematik bir sınıflandırma yapılmıştır.Sonuç bölümünde ise tespit ve tasnif edilen örneklerden hareketle bu kullanımların Tanpınar'ın üslubuna ve Türk diline katkıları, metaforların günlük kullanımdaki yeri ve önemi üzerinde durulmuştur.Günlük hayatta farkında olmadan kullandığımız metaforlar, aslında bir söz sanatı olmaktan öte kavram sistemimizi düzenleyen önemli kavramlardır. Metaforlar insanın dünyayı nasıl algıladığının, nesneler, olaylar, hareketler vb hakkında ne düşündüklerinin açık ifadesidir. Örneğin ZAMAN PARADIR metaforunu kabul eden bir kültürde zaman değerli bir metadır, amaçları gerçekleştirmek için kullanılan sınırlı bir kaynaktır.Tezimizin kaynakçası, çalışmamızın muhtelif safhalarında faydalandığımız eserlerle, dilbilimi alanında yapılan önemli çalışmalardan meydana gelmektedir. Çalışmamızda Huzurda tespit edilen metaforların fihristi de yer almaktadır.Anahtar sözcükler1.Metafor2.Huzur romanı3.Ahmet Hamdi Tanpınar4.İdrak anlambilim5.George Lakoff

BenzetmeBiyografiEdebiyat+4
Serap Özcan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul paydaşlarının metaforlar yardımıyla okul örgütlerini algılama biçimlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, okul paydaşlarının okulu bir örgüt olarak nasıl algıladıklarını metaforlar aracılığıyla tespit etmektir. Bu amaçla çalışma, müfettiş, yönetici ve öğretmen görüşleri doğrultusunda okulun nasıl algılandığını metaforlar yoluyla ortaya koymaya çalışmıştır.Metaforlar kelimelerle ifade edilemeyen, anlaşılması güç kavramları daha anlaşılır kılmak amacıyla veya ifade edilen kavramın anlamını zenginleştirmek düşüncesiyle kullanılan benzetmelerdir.Veri analizinde frekans dağılımlarına, ortalama değerlerine ve bağımsız değişkenlerin anlamlılık değerlerine bakılmıştır. Bu değerlere bakılırken t-testi ve tek yönlü varyans analizi (anova) istatistikî işlemleri yapılmıştır.Bu çalışma, ilişki arayıcı betimsel tarama modelindedir. Tezin çalışma evrenini, Gaziantep merkez ilçelerinden ilköğretim ve ortaöğretim okulları oluşturmaktadır. Çalışmada orantısız küme örnekleme yöntemi seçilmiştir. Bu durumda içerisinde benzer özelliklere sahip kümelerin, okullar olduğu kabul edilerek, 195 okul ve 6207 öğretmen çalışma evreni olarak alınmıştır. 14 okuldan 423 kişi de (37 müfettiş) örneklemi oluşturmuştur.Araştırma sonucunda okul, fabrika, devlet, arı kovanı, tiyatro, yuva, baraj, orman, çiçek bahçesi, bilim merkezi, okyanus, kütüphane, toprak, aile, güneş, ağaç, pusula, hayat metaforlarına benzetilmiştir. Okul, cehennem, mağara, morg, hapishane, derebeylik yönetimi, mahallenin arka sokakları, mayın tarlası, sirk, otel, kuzey kutbu, antika, fildişi kule, borsa, mahkeme gibi benzetmelere olumsuz yönde; müze, askeri birlik, hipodrom, saray, sığınak, kamp, süpürge, dershane, cennet ve ev metaforlarına ise tarafsız düzeyde benzetilmiştir. Araştırma sonucunda okulun benzetildiği 93 metafor üretilmiştir.

AlgıBenzetmeEğitim denetimi+5
İzzet Döş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects