Bilim ve sanat merkezleri
67 theses under this subject heading
Çocuklar için felsefe eğitiminde hipotetik düşünme yönteminin ilkokul BİLSEM öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde hipotetik düşünme yönteminin Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) ilkokul öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini belirlemektir. Çocuklar için Felsefe dersi kapsamında uygulanan hipotetik düşünme yönteminin yer aldığı etkinliklerin doğuştan standartların üzerinde yaratıcılık becerisine sahip üstün yetenekli ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi olup olmadığı araştırma konusunu oluşturmaktadır. Literatür incelendiğinde Çocuklar İçin Felsefe ve Düşünme Eğitimi ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Fakat bu çalışmalarda üstün yetenekli ilkokul öğrencileriyle çalışılmamış ve hipotetik düşünme yöntemine rastlanılmamıştır. Araştırmada tek gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Uygun örneklem yoluyla araştırmanın örneklemi oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemini Muğla ili Menteşe İlçesinde Bilim ve Sanat Merkezinde eğitim ve öğretim gören 36 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada "Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT)" kullanılmıştır. Araştırmanın başında ön test olarak TYDT Sözel A form uygulanmıştır. Ardından öğrencilere 8 hafta boyunca 40 dakikalık 2 oturum şeklinde Çocuklar İçin Felsefe eğitimi hipotetik düşünme yöntemi ile etkinlik olarak verilmiştir. Eğitim sonrasında son test olarak TYDT Sözel B formu uygulanmıştır. Araştırma verileri öğrencilerin TYDT testlerine verdikleri yanıtlardan oluşmaktadır. TYDT'nin A ve B formlarından her bir öğrenci için; sözel toplam puanlar ve alt puan türleri elde edilmiştir. Elde edilen bu verilerin analizi için SPSS programı kullanılmıştır. Erişi verilerin normallik dağılımlarına bakıldıktan sonra İlişkisiz Örneklemler T Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile veriler analiz edilmiştir. Analiz sonucunda Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde kullanılan hipotetik düşünme yönteminin sözel yaratıcılık toplam, akıcılık, esneklik ve orijinallik puanlarına tüm gruplar ve 3. sınıf düzeyinde olumlu etki ettiği, 4. sınıflar için ise akıcılık ve sözel toplam puanlarında anlamlı fark yaratmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak BİLSEM ilkokul öğrencilerine verilen Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde kullanılan hipotetik düşünme yönteminin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine olumlu yönde geliştirdiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: çocuklar için felsefe eğitimi, BİLSEM, üstün yetenekli, hipotetik düşünme, yaratıcılık
Bilim sanat merkezlerindeki matematik öğretmenlerinin üstün yetenekli öğrencilerin matematiksel gelişimine dönük yaptıkları uygulamalara ilişkin deneyimleri
Bu araştırmada, Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) görev yapan matematik öğretmenlerinin yaptığı matematiksel uygulamaların, üstün yetenekli öğrencilerin gerçekliğine ne ölçüde hizmet ettiğine yönelik genel resmi ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemi kapsamında fenomenoloji (olgubilim) deseninde yürütülmüştür. Bu desende amaç, bir fenomene ilişkin günlük yaşam tecrübelerimizin doğasını derinlemesine anlamaya çalışarak özüne ulaşmaktır. Fenomene ilişkin deneyimlere ulaşmak amacıyla gönüllü katılımcılara yarı yapılandırılmış görüşme formunda bulunan sorular çevrimiçi görüşme ortamında yöneltilmiştir. Araştırmanda katılımcıların deneyimlerine yönelik görüşleri fenomenoloji analiz yöntemi ile incelenmiştir. Analize araştırmacı, veri analizine katkı sunan akademisyen ve bilim uzmanı önyargıları ayraç içine aldıktan sonra başlanmıştır. Analizde katılımcıların deneyimlerine ilişkin kendi görüşleri, indirgeme, anlam birimleri ve temalar tablo halinde düzenlenmiştir. Fenomene ilişkin katılımcı deneyiminin özü, dokusal ve yapısal betimlemelerle okuyucuya sunulmuştur. Araştırma sonunda BİLSEM'lerde alt yapı eksikliği tespit edilmiştir. Öğretmenlere sunulan özerk alanın standart temelli yapılandırılmasının, öğrencilerin düşünce sistematiğini temellendirmeye yönelik bakış açısını geliştireceği sonucuna ulaşılmıştır. BİLSEM'de üstün yeteneğin resmini ortaya koyan niteliklerin ve karakteristik özelliklerin kanıta dayalı ilkelerle belirlenmesi önerilmiştir.
Bilim ve sanat merkezlerine öğretmen seçim standartlarının belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı; bilim ve sanat merkezlerine öğretmen seçimine ilişkin standartların oluşturulmasıdır. Standartlar oluşturulurken delphi tekniği kullanılmıştır. Delphi tekniği, uzman bir grubun görüşlerine başvurmak suretiyle, mevcut görüşlere kontrollü geri bildirim sağlayarak, mutabakata varılan güvenilir bir anket elde etme sürecidir. Bu çalışmanın uzman grubunu bilim ve sanat merkezleri öğretmen seçim süreçlerini başarı ile tamamlamış ve halen bilim ve sanat merkezlerinde görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmada uzman grup belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Uzman grup içerisinde; 15 öğretmen, 6 yönetici ve alanda uzman 2 akademisyen olmak üzere toplam 23 kişi bulunmaktadır. Delphi tekniği 3 tur üzerinden uygulanmıştır. İlk turda 5'li likert ölçek kullanılmış, diğer turlarda ise mevcut performans göstergeleri üzerinde uzlaşı sağlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma neticesinde; kişisel özellik, ilgi ve istek, beceri, iletişim, akademik, teknoloji ve entelektüel düzey olmak üzere yedi standart alan belirlenmiştir. Belirlenen standart alanlara ilişkin görüşler analiz edilerek performans göstergelerine dönüştürülmüş ve uzmanların bu göstergeler üzerinde görüş birliği sağlama durumları ortaya konulmuştur. Yedi standart alanda, kişisel özellik (17), ilgi ve istek (8), beceri (14), iletişim (7), akademik (8), teknoloji (5) ve entelektüel düzey (5) olmak üzere toplamda 64 performans göstergesi elde edilmiştir. Elde edilen standartlar ve performans göstergeleri, öğretmenlerin kendilerini geliştirebilecekleri alanları bilmeleri ve iyileştirebilecekleri nitelikler konusunda özdenetim mekanizması oluşturabilmeleri açısından önem arz etmektedir.
Bilim sanat merkezlerinde uygulanan fen eğitimi programlarının idareci, öğretmen ve öğrenci bakış açısından incelenmesi.
Bu çalışmanın amacı bilim sanat merkezlerinde uygulanan bireysel merkezli ve proje üretimine dayalı eğitim programının, programın temel öğeleri olan hedef, içerik, eğitim durumu ve değerlendirme süreci bakımından, idareci, öğretmen ve öğrenci bakış açısından incelemektir. Araştırmada Bilim Sanat Merkezlerinin kuruluşu, yapısı ve programı açıklanmıştır. Bilim Sanat Merkezlerine devam eden fen alanında üstün ve özel yetenekli öğrenciler, bilim sanat merkezlerinde görevli fen öğretmenleri ve idareciler araştırmada görüşlerine başvurulan katılımcılardır.Araştırmanın örneklemini Adana ve K. Maraş bilim sanat merkezlerinde görev yapan 5 idareci, 6 öğretmen ve Adana bilim sanat merkezinde öğrenim gören fen alanında yetenekli 10 öğrenci olmak üzere, toplam 21 kişi oluşturmaktadır.Veriler, araştırmacı tarafından uzman denetiminde idareci, öğretmen ve öğrenciler için ayrı ayrı geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve bulgular yazılmıştır. Bulgular, programın dört temel basamağı dikkate alınarak tartışılmıştır. İdareci ve öğretmenler genel olarak öğrencilerdeki yetenek gelişiminin belirgin olduğunu belirtmişler fakat bilim sanat merkezlerindeki bazı aksaklıklardan söz etmişlerdir. Özellikle devamsızlık, bilim sanat merkezi ve öğrencilerin okulları arasındaki program farklılığı temel aksaklıklar olarak göze çarpmaktadır.Sonuç olarak uygulanmakta olan bireysel programda fen derslerinde öğrencilerin fen yeteneklerini geliştirdiği fakat bilim sanat merkezlerinde yaşanan bazı aksaklıklar sebebiyle bu gelişimin belli bir boyutta sonlandığı bulunmuştur. Programın gereklerinin tam olarak yapılması ve oluşan aksaklıkların giderilmesi durumunda daha fazla verim alınabileceği öngörülmektedir.
Bilim sanat merkezi öğrencilerinin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri, matematik dersine yönelik tutumları ve matematik başarılarının incelenmesi
Bu araştırma Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören öğrencilerin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri, matematik başarıları ve matematik dersi tutumlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 7 farklı ildeki Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören toplam 140 ortaokul 7. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Ölçeği", "Matematik Tutum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız gruplar t testi, One Way Anova testi, Pearson Momentler Korelasyon kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: 1. Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören 7. Sınıf öğrencilerinin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri örgün eğitim aldıkları okul türü, cinsiyet, ekonomik durum, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu göre farklılık göstermemektedir. 2. Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören 7. Sınıf öğrencilerinin matematik tutumları örgün eğitim aldıkları okul türü, cinsiyet, ekonomik durum, anne eğitim durumu, baba eğitim durumuna göre farklılık göstermemektedir. 3. Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören 7. Sınıf öğrencilerinin matematik dersine yönelik tutumları ile problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme genel ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki olduğu, buna göre matematik dersine yönelik tutum arttıkça problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme genel olarak arttığı ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Üstün yetenekli öğrenciler, yansıtıcı düşünme becerisi, matematik tutum, matematik başarısı.
Özel yetenekli öğrencilerin belirlenmesi hakkında öğretmenlere verilen eğitimin etkililiğinin incelenmesi: Karma yöntem araştırması
Bu araştırma, "Özel Yetenekliler ve Belirlenmeleri ile ilgili Eğitim"in, Bilim ve Sanat Merkezlerine öğrenci seçim sürecinde rol alan sınıf öğretmenlerinin özel yetenekliler ve belirlenmeleri ile ilgili bilgi düzeylerine; özel yetenekli öğrenciler ve eğitimlerine yönelik tutumlarına ve özel yetenekli öğrencileri belirleyip doğru aday gösterme oranlarına etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada iç içe gömülü desen kullanılmıştır. Temel deseni nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen olan bu çalışmada, nitel ve nicel veriler analiz edilerek birlikte yorumlanmıştır. Araştırma da iki aşamalı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Uygun örnekleme ile belirlenmiş 40 öğretmen seçkisiz örnekleme yöntemi ile iki gruba atanmıştır. Sonrasında bu gruplardan hangisinin deney, hangisinin kontrol olacağı kura ile belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin uygulamalar öncesinde ve sonrasında özel yetenekliler ve eğitimleri ile ilgili tutum düzeylerini belirlemek için "Özel Yetenekliler ve Eğitimlerine Yönelik Tutum Ölçeği" ve bilgi düzeylerini belirlemek için de "Özel yetenekliler ve Belirlenmeleri ile ilgili Bilgi Testi" ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Öğretmenlerin doğru aday gösterme oranlarını karşılaştırmak için de 2018-2019 eğitim öğretim yılında özel yetenekli olarak aday gösterilen ve özel yetenekli tanısı alan öğrencilerin oranları karşılaştırılmıştır. Deney grubunda yer alan öğretmenlere uygulanmak üzere araştırmacı tarafından "Özel Yetenekliler ve Belirlenmeleri ile İlgili Eğitim" planı hazırlanmış ve uygulanmıştır. Nitel veriler deney grubuna uygulan bu eğitimle ilgili soruları içeren yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde özel bir istatistik programı aracılığı ile mod, medyan, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, bağımlı (ilişkili) ve bağımsız (ilişkisiz) t testi ve one way ANOVA testleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, eğitimler sonrasında deney grubundaki öğretmenlerin tutum düzeylerinin "kararsızım", kontrol grubundaki öğretmenlerin tutum düzeylerinin ise "katılıyorum" düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Eğitimler öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin özel yetenekliler ve eğitimleri ile ilgili tutum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca eğitimler sonrasında, özel yetenekliler ve belirlenmelerine yönelik bilgi düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık oluştuğu yine deney grubu öğretmenlerinin eğitimler öncesinde ve sonrasında özel yetenekliler ve belirlenmeleri ile ilgili bilgi düzeyleri arasında da anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin Bilim ve Sanat Merkezilerine doğru aday gösterme oranlarına bakıldığında deney grubunun oranının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Deney grubundaki öğretmenler ile yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin eğitimi faydalı buldukları fakat zamanlama ile ilgili sıkıntı yaşadıkları belirlenmiştir.
Bilim ve sanat merkezlerinde uygulanan programların öğrenci veli ve öğretmen beklentilerine göre değerlendirilmesi
Bu çalışma, Bilim ve Sanat Merkezlerinde uygulanan programların öğrenci, öğretmen ve veli beklentilerine göre değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Tyler'ın Hedefe Dayalı Program Değerlendirme modeli esas alınarak, programların hedeflerine ulaşma düzeyi, katılımcıların beklentilerinin karşılanma düzeyine göre değerlendirilmiştir. Araştırma 2020-2021 ve 2021-2022 eğitim-öğretim yılları içinde 5 farklı ilde (Aksaray, Kırşehir, Kırıkkale, Nevşehir, Niğde) bulunan Bilim ve Sanat Merkezinde lise düzeyinde öğrenim gören öğrenci, veli ve bu kurumlarda görev yapan öğretmenlerle yürütülmüştür. Araştırma örneklemini belirlemede hem nicel hem de nitel aşamada amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemin birlikte kullanıldığı açıklayıcı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen BİLSEM Programlarına Yönelik Öğrenci Öğretmen ve Veli Beklentileri Değerlendirme Ölçeği, nitel verileri ise yine araştırmacı tarafından hazırlanan BİLSEM Programları Değerlendirme Formu ile elde edilmiştir. Nicel verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde SPSS istatistik programı kullanılmış, betimsel istatistiksel frekans ve yüzde çözümlemeler, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi ve LSD Alpha Testi hesaplanmıştır. Nitel verilerin analizinde MAXQDA programı kullanılmış ve veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları genel olarak ele alındığında, BİLSEM programlarına yönelik beklentilerin karşılandığı, programların öğrencilerin sosyal, kişisel ve yaratıcılık becerilerini geliştirdiği konusunda öğrenci, öğretmen ve velilerin hemfikir olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, öğrencilerin derse devam etme, etkinliklere aktif katılım ve ilgi ve istek konularındaki beklentilerinin karşılanmadığı, velilerin ise çocuklarının yetenek alanlarında uzmanlık kazanma ve gayretli olma beklentilerinin karşılanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin velilerden BİLSEM'in kuruluş amacı ve işleyişi ve özel yeteneklilik konusunda bilgi sahibi olmalarına yönelik beklentileri karşılanmamıştır. Öğrencilerin anne babalarından beklentileri, kendilerine hem maddi hem de manevi olarak destek olmasıdır. Öğrencilerin yönetimden karşılanan beklentileri anlayış, öğretim ihtiyaçlarının karşılanması, sosyal etkinlik ve proje çalışmalarının desteklenmesi olurken, zengin donanım, sosyal etkinlik ve ders programının esnek olması ise karşılanmayan beklentilerdir. Öğretmenlerin BİLSEM yönetimlerinden beklentileri adil yönetim, akademik destek, mesleki eğitim olarak sıralanmaktadır. Veliler yönetimden karşılanan beklentileri iletişim, bilimsel çalışmalar, ihtiyaçların karşılanması ve bilgilendirme olurken, karşılanmayan beklentiler ise yeterli kaynak, iletişim, ilgi ve rehberlik hizmeti olmuştur.
Bilim ve sanat merkezlerine devam eden ilkokul öğrencilerinin okuma tutumları ve tercihleri
Bu araştırma, özel yetenekli öğrencilerin okuma tutumlarının ve tercihlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Kırşehir il merkezinde bulunan Yusuf Demir Bilim ve Sanat Merkezi ve Kaman ilçesinde bulunan Kaman Bilim ve Sanat Merkezinin 3 ve 4. sınıflarında öğrenim görmekte olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 58 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada karma yöntem desenlerinden açıklayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda veriler "Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği"; nitel boyutunda ise araştırmacı tarafından hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Çalışma sonunda özel yetenekli öğrencilerin okuma alışkanlıklarına yönelik tutumlarının yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. BİLSEM'e devam eden özel yetenekli öğrencilerin okuma tutumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, anne ve babaların eğitim düzeyi, evlerinde kitaplık olması, kitap okuma sıklığı değişkenleri açısından anlamlı düzeyde farklılık olmadığı; annelerinin ve babalarının kitap okuma durumlarında anne ve babaları her zaman kitap okuyanlar lehine, bilgisayar ve internette zaman geçirme durumlarında günde 1 saat ve daha az zaman geçirenler lehine anlamlı fark oluştuğu belirlenmiştir. Öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmalarında en çok öğretmenlerinin ve annelerinin etkili olduğu görülmüştür. Macera, komedi/mizah, bilim ve icat, bilimkurgu/fantastik türleri en çok tercih edilen kitap türleri iken; polisiye, şiir, aşk/romantik ve dini kitaplar en az tercih edilen kitap türleridir. Kitap okumalarına engel olan durumların ise ödevlerin çokluğu ve sesli ortam olduğu belirlenmiştir. Basılı kitapların en çok tercih edilen okuma aracı olduğu ve okuyacakları kitapları kendilerinin almayı tercih ettikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilim ve Sanat Merkezi, Okuma Tercihi, Okuma Tutumu, Özel Yetenekli Öğrenci.
Harmanlanmış öğrenme ortamında bütünleştirilmiş müfredat modeline göre tasarlanan fen modülünün uygulamasının üstün yetenekli öğrencilerin bilimsel muhakeme ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Amaç: Bu çalışma, Bütünleştirilmiş Müfredat Modeli temel alınarak probleme dayalı öğrenme yöntemine göre tasarlanan ve harmanlanmış öğrenme ortamında uygulanan fen bilimleri modülünün üstün yetenekli öğrencilerin bilimsel muhakeme becerilerine ve bilimsel süreç becerilerine etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Materyal ve Yöntem: Çalışma 2020-2021 eğitim öğretim yılının bahar yarıyılında Ege Bölgesi'nde bulunan bir Bilim ve Sanat Merkezine devam eden 5. sınıf seviyesindeki 13 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. 8 hafta süren çalışmada Bütünleştirilmiş Müfredat Modeli temel alınarak probleme dayalı öğrenme yöntemine göre bir fen bilimleri modülü tasarlanmış ve harmanlanmış öğrenme ortamında uygulanmıştır. Öğretim tasarımına ve öğrenme sürecine ilişkin nitel veriler, yansıtıcı günlükler, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve araştırmacı gözlem notları ile elde edilmiş, verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde tek grup ön-test son-test deneysel deseni kullanılmış, veriler Bilimsel Süreç Becerileri Testi ve Lawson Bilimsel Muhakeme Testi kullanılarak elde edilmiş ve bir istatistik programı ile çözümlenmiştir. Bulgular: Araştırma bulgularında Bilimsel Süreç Becerileri ve Bilimsel Muhakeme becerileri ön-test son-test puanlarında son test lehine anlamlı fark olduğu, nitel verilerden elde edilen bulgularda ise öğretim tasarımına ve öğrenme sürecine ilişkin olumlu değerlendirmeler yapıldığı görülmüştür. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda çalışmada kullanılan fen öğretim tasarımının öğrencilerin bilimsel muhakeme ve bilimsel süreç becerilerinin gelişimine katkı sağladığı ve üstün yetenekli öğrencilerin eğitiminde benzer içerikler kullanılmasının faydalı olacağı söylenebilir.
A case study on enhancing critical reading and creative writing skills of the gifted EFL learners through critical thinking practices
The development of critical thinking skills is one of the most frequently stated learning outcomes in the education of gifted children. Developing one's thinking skills will help facilitate and regulate learning and thus make them become independent learners. Equipping learners with a set of thinking skills will also improve their language use skills- particularly their writing and reading skills since these skills help them organize their thoughts, do better planning and preparation for writing and facilitate the comprehension and interpretation of the reading material. Therefore, having the conviction that infusing critical thinking (CT) into teaching a foreign language to gifted students would boost their creative writing and critical reading skills, the researcher proposed an instructional intervention enriched through critical thinking practices to teach seventh-grade gifted students in a BILSEM setting. The purpose of this study was to examine the impacts of this 14-week intervention on the gifted students' critical thinking ability, creative writing, and critical reading skills in English as a foreign language. The instructional intervention employing an infusion approach to critical thinking was designed based on the constructivist learning theory. The principles drawn from this learning theory were considered in developing lesson plans. There was a focus on CT-oriented L2 reading and writing tasks that involved teaching CT and language use. Constructivist instructional techniques such as higher-order thinking skills, brainstorming, concept mapping, graphic organizers, questioning, learning strategy use, collaborative learning, inquiry, and problem-solving techniques were utilised in the 14-week intervention. The study integrated a mixed-methods research methodology and collected quantitative and qualitative data. Quantitative data were gathered from the Cornell Critical Thinking Test Level X, the critical reading test, and creative writing samples, which the participants completed as pre and post-tests. Qualitative data were obtained through teacher interviews, the researcher's observational field notes, and focus group interviews with the participant students. The study results revealed the applicability and favourable effects of teaching critical thinking to gifted learners on critical thinking, critical reading, and creative writing skills. The findings showed that the intervention helped gifted students improve their thinking. Moreover, the practices of critical thinking in the teaching of English to these students created a stimulating learning environment for them and, at the same time, allowed for opportunities for purposeful and meaningful language use. The students benefitted from the opportunities to practise critical thinking in their writing and readings, which in turn contributed to their creative writing and critical reading skills. Moreover, the students developed a positive attitude towards integrating critical thinking practices into their language learning experiences. The gifted students perceived the intervention to be fun, novel, and useful. The overall results demonstrated that the infusion approach to teaching critical thinking and a foreign language course enriched through critical thinking practices and based on the principles of the constructivist learning theory had favourable effects on students' thinking and language learning.
Kavram kazanım stratejisinin üstün yetenekli çocuklarda okuduğunu anlamaya etkisi
Bu araştırmanın amacı Kavram Kazanım Stratejisinin üstün yetenekli çocuklarda okuduğunu anlamaya etkisini incelemektir. Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu gerçek deneme modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim Öğretim yılının II. Döneminde, Marmara bölgesindeki bir ilde bulunan Bilim ve Sanat Merkezine kayıtlı, Destek Eğitim Programı'na devam eden 7 kız öğrenci ile 14 erkek öğrenci olmak üzere toplam 21 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 6 hafta devam etmiştir. Bu sürenin ilk haftasında ön test, son haftasında son test çalışmaları yapılmıştır. Uygulama çalışmaları aynı gün ve farklı zaman dilimlerinde haftada 2 metin işlenecek şekilde, 2 oturum halinde, 4 ders saati olarak planlanmış ve çevrimiçi bir platform üzerinden işlenmiştir. Gruplara uygulanan yöntemler ve ölçmeler araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Anlama verileri için "Okuduğunu Anlama Başarı Testi I" ve "Okuduğunu Anlama Başarı Testi II" uygulanmıştır. Yöntemin uygulanmasında ise Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) web sitesinden seçilerek alınan ve araştırma amacına uygun sorgulama yapılabilecek 8 adet uygulama metni kullanılmıştır. Çalışmada parametrik olmayan istatistiksel analiz yöntemlerinden; bağımsız iki grubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi, bağımlı grupların karşılaştırılmasında ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Okuduğunu Anlama Başarı Testi I ve II' den alınan puanlar analiz edildiğinde, öğrencilerin anlama puanlarının deney grubu lehine farklılaştığı görülmüştür. Stratejinin basit ve çıkarımsal anlama üzerindeki etkilerini belirlemek için ise uygulama sırasında kullanılan 8 metin işlendikten sonra metne ilişkin basit ve çıkarımsal anlama soruları oluşturulmuş ve öğrencilerin anlama puanları hesaplanmıştır. Metinlerden elde edilen deney ve kontrol gruplarına ait anlama puanları analiz edilmiş; metinlerin tamamında çıkarımsal anlama puanları deney grubu lehine anlamlı olarak farklılaşmıştır. Basit anlama puanlarında ise sadece iki metinde deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuşken, diğer altı metinde herhangi bir anlamlı farklılığa ulaşılamamıştır. Bu sonuçlara göre Kavram Kazanım stratejisinin öğrencilerin çıkarımsal anlamalarına daha çok katkı sağlayabileceği ileri sürülebilir. Araştırma sonucunda ise genel olarak, Kavram Kazanım Stratejisinin üstün yetenekli öğrencilerin okuduklarını anlama becerilerine olumlu yönde katkı sağladığını söylemek mümkündür.
Bilim ve sanat merkezlerindeki (BİLSEM) laboratuvar yeterliliklerinin ve uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu araştırma Türkiye'de üstün yetenekli öğrencilere eğitim veren bilim ve sanat merkezlerinin (BİLSEM) fen laboratuvarlarındaki mevcut durumun betimlenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada tarama (survey) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmamızda 2008 yılı ve öncesi açılmış, kurumsal yapılanmasını tamamladığı ve kadrosunda deneyimli öğretmenler bulundurduğu varsayılan 19 Bilim ve Sanat Merkezi'nde görev yapan ve kendi rızalarıyla ankete katılan 80 Fen Grubu öğretmeninin Bilim ve Sanat Merkezleri'ndeki laboratuvar şartları ve uygulamaları hakkındaki görüşleri belirlenmiştir.Veriler BİLSEM'lerde görev yapan Fen Bilgisi, Fizik, Kimya ve Biyoloji öğretmenlerine anket uygulaması sonucu elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak daha önce Uluçınar ve diğerleri (2008) tarafından geliştirilmiş ve 6 bölümden oluşan anket araştırmanın amacına uygun olarak BİLSEM'lere uyarlanarak kullanılmıştır. Verilerin anlamlandırılmasında SPSS paket programından faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda, Bilim ve Sanat Merkezlerindeki laboratuvarların fiziksel ve donanımsal altyapısı, güvenlik altyapısı ve araç-gereç altyapısı bakımından yetersiz oldukları anlaşılmıştır. Fen dersleri öncesi yapılan ön hazırlık ile etkinlikler sırasında başvurulan yöntem ve tekniklerin zenginliği bakımından, öğretmenlerin cinsiyeti, eğitim durumları ve üstün yetenekli öğrencilerin eğitimiyle ilgili katıldıkları seminer ve programların, anlamlı bir fark oluşturduğu anlaşılmıştır. Ancak; mesleki kıdem ve branşlar bazında, fen dersleri öncesi yapılan ön hazırlık ile etkinlikler sırasında başvurulan yöntem ve tekniklerin zenginliği bakımından anlamlı bir fark oluşmadığı görülmüştür. Öğrencilerin deneysel etkinlikler sırasında daha mutlu olduğu ve öğrenmenin de daha kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: BİLSEM, Bilim, Sanat, Üstün Yetenekliler, Laboratuvar uygulamaları, Laboratuvar yeterlilikleri.
Üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imajlarının araştırılması
Bilim ve teknolojinin devamlı gelişim gösterdiği şu çağda ülkelerin de kendisini yenileyip eğitim olanaklarını gözden geçirmesi gereklidir. Fen ve teknoloji dersi, öğrencilerin amaçlı ve planlı bilgilerle ilk kez karşılaştığı ilköğretim yıllarında, öğrencinin doğal dünyayı daha anlamlı bir şekilde yorumlaması, neden-sonuç ilişkileriyle muhakeme yeteneğinin gelişmesi, bilimi ve bilim insanlarını sevme ve örnek alma yönünde tutumlar geliştirmesi açısından önemlidir.Fen ve teknoloji eğitiminde bilim ve bilim insanına yönelik olumsuz düşünceler ve kullanılan yanlış kavramlar tespit edilerek, öğrencilerin bilime ve bilim insanına karşı doğru imajlar geliştirmeleri sağlanmalıdır. Yapılan bu çalışmanın amacı, üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imaj ve görüşlerini ortaya koymaktır.Bu araştırmanın çalışma evrenini 2011 ? 2012 öğretim yılında Ankara, Adana ve İstanbul illerindeki Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören üstün yetenekli öğrenciler oluşturmaktadır. Ankara ilinde Yasemin Karakaya bilim sanat merkezinden 94, Ankara bilim sanat merkezinden 60, İstanbul Bilim Sanat merkezinden 29 ve Adana bilim sanat merkezinden 77 öğrenci olmak üzere toplamda 260 öğrenci araştırmaya katılmıştır.Araştırmada 3 bölümden oluşan bir ölçek kullanılmıştır. İlk bölüm öğrencilerin demoğrafik özelliklerini belirlemeye yönelik sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümde öğrencilerin bilim insanı hakkındaki düşüncelerini ve imajlarını belirlemeye yönelik 34 maddeden oluşan likert tipi ölçektir. Son bölümde de öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imajlarını belirleyebilmek amacıyla Chambers tarafından geliştirilen DAST ( Bir Bilim İnsanı Çiz ) testi kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğrenciler genel olarak laboratuar önlüklü, gözlüklü, laboratuarda deney yapan bilim insanı çizmişlerdir. Anket sonuçlarında bayanların bilim insanı olma konusunda olumlu düşünceler besleyen öğrencilerin, çizimlerinde çoğunluk olarak erkek bilim insanı çizdikleri görülmüştür. Öğrencilerin bilim insanı hakkındaki düşünceleri öğrencilerin cinsiyetine göre, farklı bilim sanat merkezlerine göre ve ilk öğretim kademelerine göre farklılık göstermemektedir.
Özel yetenekli öğrencilerin çalışma alışkanlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıklarının düzeyini ve ders çalışma alışkanlıklarının demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu belirlemek, ayrıca yılsonu başarı puanları ile ders çalışma alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma örneklemini Türkiye'de beş farklı ilde bulunan BİLSEM'lerdeki ilkokul ve ortaokul düzeyinde öğrenim gören 366 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmış olup veriler uygun örnekleme yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı Günaydın (2011) tarafından geliştirilen "Ders Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri 2018-2019 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde toplanmıştır. Veri toplama aracının birinci kısmında yer alan kişisel bilgi formundan elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Ders çalışma ölçeğinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde değişkenler arasındaki karşılaştırmalarda normal dağılım gösteren değişkenler için bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA); normal dağılım göstermeyen değişkenler için Kruskal Wallis Testi; iki ya da daha fazla değişken arasındaki ilişkinin gücünü ve yönünü belirlemek üzere korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularından ulaşılan sonuçlara göre özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları kullanılan ölçeğin alt boyutlarına göre farklılık göstermekle birlikte genellike orta düzeydedir. Öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları cinsiyet değişkeni açısından kız öğrenciler lehine farklılık göstermiştir. Ayrıca gruplar arası yapılan karşılaştırmalarda özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları ile sınıf düzeyi, çalışma süresi, babanın mesleği ve yılsonu başarı puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuş, diğer değişkenler açısından istatistiksel bir farka rastlanmamıştır. Özel yetenekli öğrencilerin akademik başarılarını etkileyen en önemli unsura yönelik görüşlerini belirlemek üzere kişisel bilgi formundaki ilgili soruya verilen cevaplara göre öğrenciler en fazla çok çalıştıkları ve zeki oldukları için başarılı olduklarını, başarılarına en az etkinin ise çalışma ortamları olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: BİLSEM Öğrencileri, Ders Çalışma Alışkanlıkları, Özel Yetenekli Öğrenciler, Üstün Zekâlı Öğrenciler, Üstün Yetenekli Öğrenciler
Üstün yetenekli öğrencilerin bilim ve bilim insanına yönelik görüşlerinin ve bu görüşleri etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Fen öğretiminde öğrencilerin bilimsel bilginin yapısını, bilimsel düşünme becerilerinin nasıl elde edildiğini bilmesi ve bunları uygulamaya geçirmesi önem taşımaktadır. Bilimsel bilginin yapısını ve uygulama yollarını öğrenen öğrenciler, çevrelerinde karşılaştığı sorunlara farklı gözle bakabilecek ve çözüm yolları üretebilecektir. Özellikle bir ülkenin geleceğinde etkin rollere sahip olacak olan üstün yetenekli öğrencilerin fen bilimine, fen bilimlerinin yapısına bakış açıları ve bilim adamları hakkındaki görüşleri, onların gelecekteki meslek seçimlerine ve o alandaki başarılarına olumlu veya olumsuz etkisi olacaktır. Bu amaçla öğrencilerin bilimsel tutumlarının, fen bilimlerinin yapısı hakkındaki düşüncelerinin ve bilim adamlarına bakış açılarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla araştırmada 7 ayrı Bilim ve Sanat Merkezi'nde öğrenim gören üstün yetenekli öğrencilerin bilim ve bilim insanı hakkındaki düşüncelerinin ve bu düşünceleri etkiyen etmenlerin neler olduğu belirlenmek istenmiştir.Çalışmada kullanılan ölçek üç alt bölümden oluşmaktadır. Ölçeğin ilk bölümü, öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik soruları içermektedir. İkinci bölümü ise, öğrencilerin bilim insanına yönelik görüşlerini belirlemek amacı ile hazırlanmış bilim insanı modelleri ve bunları betimlemeye yönelik yarı yapılandırılmış sorulardan ve bilim insanına yönelik likert tipi anketten oluşmaktadır. Üçüncü ve son bölüm ise öğrencilerin bilim ve teknolojiye yönelik tutumlarını belirmek amacıyla ilgili literatür incelenerek geliştirilen bilim tutum ölçeğinden oluşmaktadır.Ölçek 2010-2011 eğitim öğretim yılında 7 ayrı bilim ve sanat merkezinde eğitimlerine devam den 11-15 yaş arası 217 üstün yetenekli öğrenci üzerinde uygulanmıştır.Yapılan istatiksel analizler sonucunda üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanına yönelik görüşleri ve bilime yönelik tutumları arasında bazı faktörler açısından benzerlikler ve farklılıklar gözlenmiştir.
Değerler eğitimi bağlamında BİLSEM eğitim programlarına ilişkin öğrenci, öğretmen ve yönetici görüşleri
Bu araştırmanın amacı Bilim ve Sanat Merkezlerinde öğrenim gören öğrenciler ile görev yapan öğretmen ve yöneticilerin değerler eğitimi bağlamında görüşlerini belirlemektir. Çalışma nitel boyutta gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın öğrencilere yönelik alt amaçları; Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencilerinin burada aldıkları değerler eğitiminin yeterliliğine, değerlere yönelik yapılan etkinliklere, değerlerin derslere nasıl yansıması gerektiğine, derslerde değerlere değinilmesinin avantaj/dezavantajlarına, en çok hangi değerlere değinilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın öğretmenlere yönelik alt amaçları; BİLSEM öğretmenlerinin burada verdikleri değerler eğitimi ile BİLSEM eğitim programının uygunluğuna, öğrencilerin hangi değerleri edinmeleri gerektiğine, değer eğitiminin öğrenci başarısına etkisine, değerler eğitimi için BİLSEM eğitim aşamalarından hangisinin elverişli olduğuna yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın yöneticilere yönelik alt amaçları; BİLSEM eğitim programının değerler eğitimi konusunda yeterliliğine, BİLSEM eğitim programında en çok yer verilmesi gereken değerlere, değerler eğitimi açısından BİLSEM eğitim programının avantaj ve sınırlılıklarına, değerler eğitimine BİLSEM eğitim programının hangi aşamasında yer verilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılı Diyarbakır BİLSEM'den 10 ortaokul öğrencisi, 10 öğretmen, üç yönetici; Mardin Prof. Dr. Aziz Sancar BİLSEM'den dokuz ortaokul öğrencisi, yedi öğretmen, iki yönetici; Şanlıurfa BİLSEM'den sekiz ortaokul öğrencisi, 10 öğretmen, iki yönetici oluşturmaktadır. Katılımcılar gönüllülük esasına göre belirlenmiştir. Araştırma nitel araştırma olup olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Katılımcılara yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın öğrenci görüşlerine göre sonuçlarına bakıldığında: öğrencilerin BİLSEM'de yapılan değerler eğitimi ile ilgili etkinlikleri yeterli bulduğu, öğretmenlerinin bunun için çabaladığı fakat ayrı bir değer atölyesi kurulmasının daha iyi olacağını düşündükleri görülmektedir. Öğrenciler BİLSEM'de değerler ile ilgili uygulanan faaliyetlerin genellikle sosyal sorumluluk projeleri olduğunu ifade etmiştir. Öğrencilerin çoğunluğu yanlış davranış karşısında o dersin gündemini yanlış davranışa sebep olan eksik değere ayırarak değer eğitimi yapılmasını uygun görmektedir. Öğrenciler derslerde değerlere değinilmesinin davranışlarını olumlu yönde değiştirdiği için avantajlı bulmaktadır. Öğrenciler en çok toplumsal değerlerin, buna ek olarak sosyal ve milli değerlerin öğretilmesi gerektiğini düşünmektedir. Araştırmanın öğretmen görüşlerine göre sonuçlarına bakıldığında: öğretmenler BİLSEM eğitim programının değerler eğitimine uygun olduğunu ifade ederken programın revize edilmesi gerektiğini ve programa değerler eğitimi dersinin eklenmesi gerektiğini düşünmektedir. Öğretmenler en çok toplumsal değerlerin, ardından milli ve felsefi değerlerin öğretimine öncelik verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Öğretmenlerin çoğunluğu değerler eğitiminin öğrenci başarısını olumlu etkilediğini belirtmişlerdir. Öğretmenler BİLSEM eğitim programı aşamalarından destek aşamasında değerler eğitimi verilmesi gerektiğini düşünmektedir. Araştırmanın yönetici görüşlerine göre sonuçlarına bakıldığında: yöneticilerin BİLSEM eğitim programını değerler eğitimi açısından yetersiz buldukları dikkat çekmektedir. Yöneticiler programın geliştirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Yöneticiler öğrencilere öncelikle öğretilmesi gereken değerlerin toplumsal değerler olduğunu ifade edip ardından milli, sosyal, çevreci ve inovatif değerlerin öğretilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yöneticiler değerler eğitimi etkinlikleri için BİLSEM eğitim programının elverişli olduğunu, öğrencilerin not kaygısının olmadığını ve mevcudun az olduğunu avantaj olarak ifade etmiştir. Fakat öğrencilerin BİLSEM'de sınırlı zaman geçirmelerini değer eğitimi bakımından dezavantaj olarak görmüşlerdir. Yöneticiler BİLSEM eğitim programı aşamalarından destek aşamasında değerler eğitimi verilmesi gerektiğini düşünmektedir. Çalışma sonuçları doğrultusunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Bilim ve sanat merkezlerinde sanat (Resim) alanında proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre hazırlanan görsel sanatlar eğitimi uygulamasının bir değerlendirmesi (Yasemin Karakaya Bilsem örneği)
Bu araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezlerinde sanat (resim) alanında proje tabanlı öğrenme yaklaşımına göre hazırlanan görsel sanatlar eğitimi uygulamasının bir değerlendirmesi yapmaktır. Araştırmada, proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile hazırlanan resim (sanat) proje uygulamasının basamaklarının nasıl gerçekleştiğini, ortaya çıkan sorunların neler olduğunu, proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile ilgili öğrenci ve öğretmen görüşlerinin neler olduğu araştırılmıştır.Araştırmada nitel veri toplama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın problemi, alt amaçları, çalışma grubu ve araştırmacının çalıştığı kurumda araştırma yapması göz önünde bulundurulduğunda araştırmanın yönteminin eylem araştırması olarak belirlenmesi uygun görülmüştür. Araştırmada kolay ulaşılabilir durum örneklemi kullanılmıştır.Araştırma amacı doğrultusunda ilk olarak dört farklı branşın içerisinde bulunduğu resim (sanat) proje çalışması için uzmanlarla beraber proje planı hazırlanmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2009 Temmuz ayında Ankara'da Bilim ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya proje üretim döneminde yer alan 9'u kız, 3'ü erkek olmak üzere toplam 12 öğrenci ile uygulamada yer alan araştırmacıda dahil olmak üzere 5 öğretmen katılmıştır. Hazırlanan resim (sanat) proje planı on günlük (seksen ders saati) bir süreç içerisinde uygulanmıştır. Araştırma verileri; Öğrenci Kişisel Bilgi Formu, Öğrenci Odak Grup Görüşme Formu, Öğretmen Görüşme Formu, Video Kayıtları, Öğrenci Günlükleri ve Öğrenci Proje Dosyası olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla toplanmıştır.Verilerin çözümlenmesinde içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen verilerin içerik analizi ile çözümlenmesinde NVivo 9.0 programı kullanılmıştır. Araştırma verileri içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmanın alt amaçları temel alınarak tema ve kodlar oluşturulmuştur. Bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır.Araştırma sonuçları, Bilim ve Sanat Merkezinde proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile hazırlanmış resim (sanat) proje uygulama sürecinin sorunları olmasına rağmen sürecin verimli geçtiğini göstermektedir. Proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile hazırlanan görsel sanatlar uygulama süreci incelendiğinde, Bilim ve Sanat Merkezlerinin amaçlarına paralellik göstermektedir. Uygulamada, öğrencilerin motivasyonlarının arttığı, sunum yapma, sorumluluk alma, eleştirel düşünme, sosyal etkileşim ile araştırma, problem çözme becerilerini geliştiği görülmüştür. Ek olarak, öğrenenlerin çalışmadan büyük keyif aldığı, katılımcıların süreç içerisindeki yükümlülüklerinin arttığı, öğrenen ve öğreten için öğrenme ortamı daha anlamlı hale gelmiştir.Anahtar Sözcükler: Üstün Yetenekliler Sanat Eğitimi, Bilim ve Sanat Merkezi,Proje Tabanlı Öğrenme, Görsel Sanatlar Eğitimi, Proje, Etkinlik, Eylem araştırması
Bilim ve sanat merkezleri'nin etkililiği ve işlevselliğine ilişkin öğretmen, öğrenci, yönetici ve uzman psikolojik danışmanların görüşleri
Gelişimin hayatın her alanında hızla gerçekleştiği bir çağda devletler politikalarını bu hıza ayak uydurabilmeye yönelik yapmaktadırlar. Yönetici potansiyeline sahip, geleceğin lideri olan bireyleri yetiştirmek bir devletin geleceğine yapabileceği en büyük yatırım olacaktır. Buna yönelik olan eğitim politikaları üstün yetenekliler eğitimine büyük yer vermektedir. Türkiye'de Bilim ve Sanat Merkezleri üstün yetenekli bireylerin eğitimi için kurulmuş olan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir kurumdur. Çalışmanın amacı, Elazığ Bilim ve Sanat merkezlerinin etkililiği ve işlevselliğinin belirlenmesidir. Araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezinde Bilim ve Sanat Merkez'ine devam eden öğrenciler, aynı dönemde merkezde görev yapmakta olan yönetici ve öğretmenler ile Elazığ Rehberlik ve Araştırma Merkezinde görev yapmakta olan uzman psikolojik danışmanlar üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise N-Vivo 11 programından yararlanılmıştır. Yapılan analizlere göre üstün yetenekli öğrencileri tanılama sürecinde eksik yönler olduğu, uygulanan eğitim programlarına ilişkin etkinliklerin bazı yönlerle geliştirilmesi gerektiği, öğrencilerin örgün eğitimle beraber BİLSEM'e devam etmelerinin sıkıntı oluşturduğu ve devamsızlık problemlerinin yaşandığı, BİLSEM'in fiziki şartlarının bazı yönlerden yetersiz olduğu, BİLSEM ile veliler arasındaki iletişimde problemler yaşandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenek, Üstün zeka, Bilim Sanat Merkezi, Zeka, Yetenek
Bilim ve sanat merkezi öğrencilerinin görsel sanatlar ve müzik derslerine yönelik görüş ve tutumları
Üstün yetenekli olarak nitelendirilen bireyler, sahip oldukları genel ve/veya özel yetenekleri açısından, akranlarından daha yüksek düzeyde performans gösteren kişilerdir. Bu bireylerin eğitimi konusunda normal bireylerin eğitiminde uygulanan programların yetersiz kaldığı ve özel eğitime ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Bu doğrultuda tarih boyunca Osmanlı Devleti "Enderun Mektepleri" ile üstün yetenekliler eğitiminde dünyaya öncülük etmiştir. Günümüzde ise Türkiye'de üstün yetenekli bireylerin eğitimine yönelik kurulan eğitim kurumlarından birisi de Bilim ve Sanat Merkezleridir. Bilim ve Sanat Merkezleri örgün eğitimin dışında çeşitli tanılama yöntemleri ile belirlenmiş üstün yetenekli öğrencileri, özel eğitim programları ile yeteneklerini en üst seviyeye çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, Elazığ Bilim ve Sanat Merkezine devam eden öğrencilerin Görsel Sanatlar ve Müzik derslerine yönelik görüşlerinin ve tutumlarının belirlenmesidir. Yapılan araştırma betimsel nitelikte olup, tarama (survey) modelinde desenlenmiştir. Bu çalışmada araştırmanın amacına uygun olarak, hem nicel hem de nitel verilerin beraber kullanıldığı karma (mixed) araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Elazığ il Merkezinde bulunan Bilim ve Sanat Merkezine devam eden öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırma evreninde toplam 210 öğrenci yer almaktadır. Araştırmanın nitel boyutundaki çalışma grubu için de 5-12. sınıf düzeylerinin her birinden onar öğrenci olmak üzere toplam 80 öğrenci seçilmiştir. Görüşmeler seçilen bu 80 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmanın nicel boyutuna ilişkin veriler Aslantaş (2014) tarafından geliştirilen 'Görsel Sanatlar Dersine Yönelik Tutum Ölçeği' ve Varış ve Cesur (2012) tarafından geliştirilen 'Ortaöğretim Düzeyi Müzik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği' ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel kısmına ait veriler yarı yapılandırılmış açık uçlu on bir sorudan oluşan bir görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde yüzde, frekans ve aritmetik ortalama kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin Görsel Sanatlar ve Müzik dersine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Öğrenciler bu dersleri sevmekte ve bu derslere katılmaktan mutluluk duymaktadırlar. Bu dersler ile öğrenciler yeteneklerini geliştirmektedirler. Öğrenciler boş zamanlarında resim yapmaktan hoşlanmakta ve ders dışında da etkinlikler yapmaktadırlar. Öğrenciler ayrıca öğretmenlerinin kendileri ile ilgilendiklerini belirtmişlerdir.
Coğrafya öğretiminde disiplinler arası yaklaşıma dayalı GEMS uygulamaları: Trabzon BİLSEM örneği
Bu araştırma, Coğrafya öğretiminde disiplinler arası yaklaşıma dayalı GEMS tabanlı öğrenme etkinliklerine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yaklaşımı ile gerçekleştirilen bu araştırmada, özel durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen ders planları Trabzon BİLSEM' de uygulanmıştır. Uygulama sonrasında öğretmen ve öğrencilerin görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile alınmıştır. Bu formlar içerik analizine tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. Bu aşamada formda bulunan ifadeler kodlanmış ardından benzer ifadelerin ve kategorilerin tespiti yapılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını; Trabzon BİLSEM' de çalışan 6 öğretmen ve öğrenim gören 21 öğrenci oluşturmaktadır. 2015-2016 eğitim öğretim yılının bahar döneminde gerçekleştirilen uygulama 4 hafta sürmüştür. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara bakıldığında GEMS uygulamalarının hem öğretmenler hem de öğrenciler üzerinde olumlu etki bıraktığı görülmüştür. Araştırma sonucunda öğretmenlerin etkinlikleri; kullanılabilir, seviyeye uygun, ilgi çekici, motivasyonu ve anlaşılabilirliği arttırıcı bulduğu söylenebilir. Öğrenciler ise süreci eğlenceli, kolaylaştırıcı, heyecan verici, deneme yanılmaya imkan veren, derse yönelik tutumu geliştirebilir nitelikte değerlendirmişlerdir. Bu sonuçlara dayalı olarak; Coğrafya öğretiminde ve BİLSEM' ler de GEMS tabanlı öğrenmenin etkili şekilde uygulanabileceği söylenebilir. Uygulayıcı olan öğretmenlerin GEMS ile ilgili farkındalığının arttırılması, bu tarz uygulamaların alan eğitimine transfer edilmesi ve yaygınlaştırılması önerilebilir
BİLSEM öğrencilerinin müzikal yaratıcılıklarının ve akış deneyimlerinin uzaktan eğitim uygulaması üzerinden değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Antalya Bilim ve Sanat Merkezinde öğrenim gören müzik alanında üstün yetenekli olan öğrencilerin DAW uygulaması üzerinden müzikal yaratıcılıklarını ve akış deneyimlerini belirlemek, aralarındaki ilişkiyi tespit etmek ve gerekli önerileri sunmaktır. Araştırmada karma yöntemlerden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 öğretim yılı bahar döneminde Antalya Bilim ve Sanat Merkezinde öğrenim gören 14 üstün yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri, Rheinberg, Vollmeyer ve Engeser (2003) tarafından geliştirilen, dilimize de İşigüzel ve Çam (2014) tarafından kazandırılan "Flow Yaşantısı Ölçeği Kısa Formu (FKS)" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Müzikal Kompozisyon Yaratıcı Ürün Dereceli Puanlama Anahtarı" ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise araştırmacı tarafından geliştirilen "Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Verilerin analizi, SPSS programı ile yapılmıştır. Flow Yaşantısı Ölçeği Kısa Formunun Cronboach Alfa güvenirlik katsayısının .907 ile .972 arasında değiştiği hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Müzikal Kompozisyon Yaratıcı Ürün Dereceli Puanlama Anahtarının güvenirliği belirlemek için yapılan Cronboach Alfa testi sonuçlarının .716 ile .788 arasında değiştiği ve orta düzeyde güvenilir olduğu, değerlendiricilerin puanlamaları arasındaki ilişkilerde korelasyon katsayılarının .841 ile .981 arasında değiştiği ve değerlendiricilerin puanlamaları arasında yüksek düzeyde tutarlılık olduğu ve değerlendirmelerin güvenilir olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen Müzikal Kompozisyon Yaratıcı Ürün Dereceli Puanlama Anahtarının kapsam geçerliği için yapılan görüşmeler sonucunda dereceli puanlama anahtarının ifade, içerik ve puanlama yönleri tekrar incelenmiş ve gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Uzmanlar puanlama anahtarının kapsam geçerliği bakımından amacına uygun ölçme yaptığı görüşünü bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan üstün yetenekli öğrencilerin yaş grubu, cinsiyet, bireysel çalgı türü, geçmiş DAW tecrübesi ve geçmiş beste tecrübelerine göre akış, kaygı ve müzikal yaratıcılıklarında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Araştırmaya katılan üstün yetenekli öğrencilerin akış, kaygı ve yaratıcılık puan ortalamalarının arasındaki ilişkinin incelenmesine ilişkin yapılan Spearman Korelasyon Testi sonuçlarına göre, öğrencilerin akış düzeyleri ile kaygı düzeyleri arasında negatif, akış düzeyleri ile müzikal yaratıcılık düzeyleri arasında pozitif, kaygı düzeyleri ile müzikal yaratıcılık düzeyleri arasında negatif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan üstün yetenekli öğrenciler, yaratıcılık/üretkenlik, gelişme, mutluluk hissi ve rahatlık hissinin akışı deneyimlemenin faydaları olduğunu belirtmişlerdir.
Bilim ve sanat merkezlerinde görev yapan matematik öğretmenleri için etkinliklerin hazırlanması ve değerlendirilmesi
Toplumların yüzyıllara yayılan gelişimi incelendiğinde, onlara yön verenlerin, hatta çağları açıp kapayanların ?pasif çoğunluk? değil; ?aktif azınlık? diye nitelendirilen, ?üstün veya özel yetenekli kişiler? olduğu görülmektedir. Ülkemizde son yıllarda üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine verilen önemden dolayı Bilim ve Sanat Merkezlerinin sayısı hızlı bir şekilde artmaktadır. Bu hızlı artış çok iyi gibi görünse de çok önemli problemlerde bu paralel de artmaktadır. Bu problemlerden en önemlisi ve birçok probleminde kaynağı üstün yetenekli öğrencilerin potansiyellerini en etkin biçimde kullanabilecekleri ve bu potansiyellerini geliştirebilecekleri şekilde nitelikli etkinliklerin hazırlanmasında oluşan sıkıntılardır. Bu çalışma, nitelikli etkinlik oluşturmada oluşan sıkıntının minimize olmasını amaçlamaktadır. Bu doğrultuda verilen örnek etkinlikler sayesinde, BİLSEM?de görev yapan matematik öğretmenlerine eğitim verecekleri her modüldeki; etkinliğin amacı, hedefi ve kullanılabilecek yöntemler hakkında kapsamlı bilgi vermeyi sağlamaktadır. Bu sayede öğretmenlere etkinlik hazırlama da oluşan sıkıntılar hakkında çözüm önerisi sunarak daha nitelikli etkinlikler hazırlamasına yardımcı olmaktadır.Bu araştırma da, BİLSEM?de görev yapan 10 matematik öğretmenin, örnek etkinlikler konusundaki görüşlerinden yararlanmak için pilot çalışma ve ana çalışama yapılmıştır. Anahtar Kelimeler; Bilim ve Sanat Merkezi, Üstün Yetenekli Öğrenciler, Matematik Etkinlik Planı
Elazığ Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerinin fen bilimleri dersine ve motivasyon düzeylerine ilişkin görüşleri
Teknolojik gelişmelerin yaşamımızın her alanında belirgin bir şekilde görüldüğü, günümüz toplumunda fen ve teknoloji eğitiminin önemi ortadadır. Son zamanlarda fen bilgisi eğitimine verilen önemin artığını gözlemlemek mümkündür. Üstün yetenekli birey terimi farklı beceri ve yaratıcılığı kapsayan geniş bir terimdir. Üstün yetenekli bireyler sadece kendilerinin değil içinde bulundukları toplumlarında ilerlemesi için çok büyük önem arz etmektedirler. Üstün yetenekli bireylerin fen eğitimine gösterilecek önem hem bireyler hem de toplumların faydasına olacağını söylemek mümkündür. Çalışmanın amacı, Elazığ Bilim ve Sanat Merkez?ine devam etmekte olan 4. 5. 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin Fen Bilimleri Dersine yönelik görüşlerinin ve motivasyon düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırma, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezinde Bilim ve Sanat Merkez?ine devam eden 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada nicel ve nitel araştırma desenlerinin bir arada bulunduğu karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerini motivasyon ölçeği nitel verilerini görüşme tekniği oluşturmaktadır. Nicel verilerin analizinde SPSS-16 istatistik programı, nitel verilerin analizinde ise N-VIVO-8 programı kullanılmıştır. Öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik motivasyonlarını belirlemek için Dede ve Yaman (2001) tarafından geliştirilen `Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği?kullanılmıştır.Ölçek beşli Likert tipindedir ve 23 sorudan oluşmaktadır. Ölçeğin alt faktörlerin Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları sırasıyla; Faktör-1 için 0,75; Faktör-2 için 0,68; Faktör-3 için 0,56; Faktör-4 için 0,55 ve Faktör-5 için 0,59 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel ve nitel verileri birbirini desteklemektedir. Nicel verilerin analizi sonucunda, kız öğrenciler ve erkek öğrencilerin Fen Bilimleri Dersine yönelik motivasyon düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olmadığı bununla birlikte kız öğrencilerin fen dersine yönelik motivasyon düzey ortalamalarının erkek öğrencilerin ortalamalarına oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizi sonucunda elde edilen bir diğer sonuç ise motivasyon düzey ortalamalarının sınıf bazında değiştiğidir. Buna göre öğrencilerin 4. ve 5. sınıf düzeyinde sahip oldukları motivasyon düzeyi ortalamalarının 6., 7. ve . 8. sınıf öğrencilerinin motivasyon düzeylerinden yüksek olduğu bununla birlikte sınıf düzeyi değişkeni açısından öğrencilerin motivasyon düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklığa rastlanmadığı belirlenmiştir. Nitel verilerin analizine bağlı olarak görüşler; Fen Bilimleri Dersi?nde öğretmenlerin derslerini farklı araç gereçler ile desteklemeleri gerektiği, etkinliklerin öğrenme üzerindeki olumlu etkisinden dolayı fen derslerinde etkinliklere daha sık ver verilmesi gerektiği, fen dersinin günlük hayata aktarılabilmesi için fen bilimleri öğretmenlerinin güncel örnek ve olayları sıkça kullanmaları gerektiği doğrultusundadır. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenekli bireyler, Bilim Sanat Merkezi, Fen Bilimleri Dersi, motivasyon, zeka, yetenek.
Bilim ve sanat merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine verilen bilgisayar temelli eğitimin aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeylerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı Bilim ve Sanat Merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine verilen Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı'nın aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeylerine etkisini incelemektir.Bu araştırmada Bilim ve Sanat Merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine dört oturumluk yüzyüze grup eğitimi ve sekiz oturumluk web sayfası üzerinden Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı uygulanmıştır. Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı ?İletişim, Çocukla Konuşma ve Dinleme, Empati Kurma, Anne Babaların Kullandıkları Disiplin Yöntemleri, Üstün Yetenekli Çocukların Gelişim Özellikleri, Üstün Yetenekli Çocukların Eğitim Uygulamaları, Üstün Yetenekli Çocukların Ailelerinin Yaşadıkları Güçlükler, Aile ve Kardeşler Arası İlişkiler, Üstün Yetenekli Çocuklarda Stres, Üstün Yetenekli Çocukların Mükemmeliyetçilik Özellikleri ve Üstün Yetenekli Çocuklara Meslek Seçiminde Rehberlik Etme? konularını içermektedir.Araştırma, Yasemin Karakaya Bilim ve Sanat Merkezi (Ümit Bilim ve Sanat Merkezi) ve Ankara Bilim ve Sanat Merkezi'nde yürütülmüştür. Araştırmada Bilim ve Sanat Merkezine devam eden 20 çocuk ve ebeveyn deney, 20 çocuk ve ebeveyn ise kontrol grubunu oluşturmaktadır.Araştırma kapsamında Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim'in deney grubu üzerindeki etkililiğini değerlendirmede; ebeveynlerin üstün yetenekli çocuklarına karşı davranışlarını ve ebeveynlik davranışlarını değerlendirmek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ebeveynlerin Davranış Değerlendirme Formu? kullanılmıştır. Çalışma kapsamında ebeveynlerin ve çocukların aile ilişkilerini değerlendirmek amacı ile Gülerce (1996) tarafından geliştirilen ?Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA)? kullanılmıştır. Üstün yetenekli çocukların mükemmeliyetçilik davranışlarını değerlendirmek amacı ile Mısırlı Taşdemir ve Özbay (2003) tarafından geliştirilen ?Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca programın kalıcılığını ölçmek amacı ile ön test-son test olarak uygulanan ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu?, ?Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA)? ve Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği? deney grubundaki ebeveynlere ve çocuklarına izleme çalışması olarak tekrar uygulanmıştır.Ebeveynlere verilen Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim sonucunda deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveynlerin Davranış Değerlendirme Formu? puan ortalamaları incelendiğinde, son test ve izleme puanlarının, ön test puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,005). Deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu? Puan Ortalamalarının son test puanlarının sıra ortalaması 30,4, kontrol grubundaki ebeveynlerin son test puan ortalaması 10,6'dır. Bu bulgulara göre deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu? son test puanlarının ön test puanlarına göre anlamlı derecede yükseldiği görülmektedir (p<0,05). Bu yükselişin Grup Destekli Bilgisayar Temelli Eğitimin etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir.Deney ve kontrol grubundaki ebeveynlerin ön test-son test puan ortalamaları incelendiğinde; son testlerde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki ebeveynlere verilen bilgisayar temelli eğitimin ebeveynlerin AYDA toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney grubundaki ebeveynlerin ve çocukların Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA) İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik ve Duygusal Bağlam alt ölçek son test puanlarının ön test puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,005). Deney ve kontrol grubu AYDA İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik ve Duygusal Bağlam Alt Ölçekleri son test puanları incelendiğinde; Ayda son test İletişim, Yetkinlik, Birlik, Yönetim, ve Duygusal Bağlam Alt boyutunda deney grubunda değerler anlamlı derecede yüksek görülmektedir (p<0,05).Deney ve kontrol grubundaki çocukların ön test-son test puan ortalamaları incelendiğinde; son testlerde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki ebeveynlere verilen bilgisayar temelli eğitimin çocukların AYDA toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney ve Kontrol Grubundaki Çocukların AYDA Çocuk Formu İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik, Duygusal Bağlam Alt Boyutlarında Son Test Puan Ortalamalarına İlişkin Farkın Önemlilik Testi Sonuçları incelendiğinde tüm alt boyutlarda deney grubu puanlarında kontrol grubuna göre yükselme olduğu görülmektedir (p<0,05).Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği Son Test Puan Ortalamalarına İlişkin Farkın Önemlilik Testi Sonuçları incelendiğinde; Hatalara Aşırı İlgi, Davranışlardan Şüphe, Aile Beklentileri, Ailesel Eleştiri ve Kişisel Standartlar alt ölçeklerinde deney grubu son test puanlarında pozitif yönde anlamlı düşme görülmektedir (p<0,05) (Düzen alt boyutu hariç). Kontrol grubundaki çocukların ise Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği puanlarında olumsuz yönde artış görülmektedir (p<0,005).Araştırma bulgularına göre Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitimin aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeyine olumlu yönde etkide bulunduğu saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Üstün Yetenekli Çocuk, Üstün Yetenek, Aile Eğitimi, Bilim ve Sanat Merkezi, Bilgisayar Temelli Eğitim, Grup Destekli Eğitim.