Depolama
67 theses under this subject heading
Farklı muhafaza şekillerinin tanelenmiş nar meyvelerinin (Punica granatum L.) fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerine etkisi
Çalışmada, nar meyvesinin pratik kulanımı amaçlı muhafazası için Hicaznar çeşidinde -18 0C ve +4 0C sıcaklıkta, vakumlu ve vakumsuz paketlerde 5 ay boyunca muhafaza edilen nar tanelerinin meyve kalitesindeki değişimleri incelenmiştir. Bu amaçla başlangıçta ve birer aylık aralıklar ile ağırlık kaybı, suda çözünebilir kuru madde (%), titre edilebilir asitlik (g/100mL), tat ve toplam fenol (mg GAE/100g), FRAB ve ABTS yöntemlerine göre toplam antioksidant (mg TE/mL), toplam antosiyanin (mg/mL) analizleri yapılmıştır. Aynı zamanda sıcaklık ve paketleme uygulamalarının nar tanelerinde mikroorganizma popülasyonu üzerine etkileri belirlenmiştir. Meyveler kapalı paketlerde muhafaza edildiği için ağırlık kaybı görülmemiştir. Muhafaza sonunda suda çözünen kuru madde miktarlarında azalış, pH değerleri ve titre edilebilir asit miktarında kısmi bir artış izlenmiştir. Depolama süresince -18 °C ortamda vakumlu pakette muhafaza edilen nar tanelerinin tat kalitesinin daha iyi olduğu, toplam fenol, antioksidant ve antosiyanin içeriğinin daha iyi korunduğu saptanmıştır. Aynı zamanda mikroorganizma sayımlarına bakıldığında en uygun sıcaklık ve paketleme yönteminin vakumlu -18 0C olduğu tespit edilmiştir. Tüm değerlendirilen özellikler yönünden nar meyvesi tanelenmiş olarak muhafaza yapıldığı zaman en uygun sıcaklık ve paketleme yönteminin vakumlu -18 0C olduğu belirlenmiştir.
Farklı stoklama yoğunluklarının levrek (dicentrarchus labrax) fingerliklerinin gelişme performansları üzerine etkisi
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ FARKLI STOKLAMA YOĞUNLUKLARININ LEVREK (Dicentrarchus labrax, L.) FİNGERLİKLERİNİN GELİŞME PERFORMANSLARI ÜZERİNE ETKİSİ OĞUZ TAŞBOZAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANA BİLİM DALI Danışman : Yard. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOGLU Yıl: 1999, Sayfa: 27 Jüri : Yard. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOGLU Doç. Dr. Metin KUMLU Yard. Doç. Dr. Mahmut Ali GÖKÇE Bu çalışma, başlangıç ortalama boylan 9,87±0,36 cm ve ortalama canlı ağırlıkları 9,34±0,83 g olan levrek (Dicentrarchus labrax) fingerliklerinin farklı stoklama yoğunluklanndaki gelişme performanslarım incelemek amacıyla yapılmıştır. Balıklar, 1. grup (50 adet/m3), 2. grup (75 adet/m3) ve 3. grup (100 adet/m3) olmak üzere iki tekerrürlü olarak 1 m3 hacimli fiberglas tanklara stoklanmışlardır. Boyca gelişme 88 gün sonunda 1. grupta 14,99±0,20 cm, 2. grupta 14,84±0,14 cm ve 3. grupta 14,82+0,19 cm olarak gerçekleşmiştir (P>0,05). Ağırlıkça büyüme ise; 1. grupta 34,33±1,61 g, 2. grupta 33,43±0,78 g ve 3. grupta 32,84±1,36 g olmuştur (P>0,05). Günlük canlı ağırlık kazancı sırasıyla 1, 2 ve 3. gruplarda, 0,285 g, 0,275 g ve 0,268 g olarak hesaplanmıştır. Yem değerlendirme oranı, tüm gruplarda 1,84 ile 1,85 arasmda değişmiştir. Yaşama oram, yine tüm gruplarda %99 ile %100 arasında gerçekleşmiştir. Spesifik büyüme oram, 1. grupta 1,495, 2. grupta 1,465 ve 3. grupta 1,445 olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Stok yoğunluğu, levrek (Dicentrarchus labrax), fingerlik.
İnek ve keçi sütlerinden üretilen tuzlu yoğurtların özellikleri ve bu özelliklere depolama koşullarının etkisi
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ İNEK VE KEÇİ SÜTLERİNDEN ÜRETİLEN TUZLU YOĞURTLARIN ÖZELLİKLERİ VE BU ÖZELLİKLERE DEPOLAMA KOŞULLARININ ETKİSİ DİLEK SAY ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ GIDA MÜHENDİSLİĞİ ANABİLÎM DALI Danışman : Yrd. Doç. Dr. Nuray SAHAN Yıl: 2001, Sayfa: 125 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Nuray SAHAN Yrd. Doç. Dr. Işıl VAR Doç. Dr. Tamer KAYAALP Bu çalışmada; Tuzlu yoğurdun özellikleri üzerine süt çeşitinin, yoğurtlara uygulanan süzme işleminin, depolama sıcaklığının etkileri ve depolama süresince meydana gelen değişimler incelenmiştir. İnek ve keçi sütlerinden, süzülmüş ve süzülmemiş yoğurtlardan tuzlu yoğurtlar üretilmiştir. Bu yoğurtlar 4 ve 20±l°C'de depolanmıştır. Depolamanın 0., 1., 2., 3., 4., 5. ve 6. aylarında tuzlu yoğurtların fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri saptanmıştır. Elde edilen sonuçlardan, süt çeşitinin ve süzme işleminin pH, uçucu yağ asitleri ve tirozin (p<0.05), depolama sıcaklığının asetaldehit (p<0.05) ve tirozin (p<0.01), depolama süresinin pH (p<0.05), uçucu yağ asitleri, asetaldehit ve tirozin (p<0.01) değerleri üzerinde istatistik açıdan önemli bir farklılığa neden olduğu belirlenmiştir. Yapılan istatistik analizler sonucunda süt çeşiti ve depolama sıcaklığının tuzlu yoğurtların toplam aerob mezofilik bakteri, maya-küf, spor oluşturan bakteri, psikrotrof ve koliform grubu bakteri üzerine etkisinin önemli olmadığı (p>0.05), süzme işleminin maya-küf ve psikrotrof bakteri üzerine etkisinin önemli olduğu (p<0.05), depolama süresinin tuzlu yoğurtların, toplam aerob mezofilik bakteri, maya-küf, spor oluşturan bakteri, psikrotrof ve koliform grubu bakteri üzerine etkisinin önemli olduğu belirlenmiştir (p<0.01). Tuzlu yoğurt örneklerinde Escherichia coli 'ye rastlanmamıştır. Süt çeşitinin, süzme işleminin, depolama süresinin ve depolama sıcaklığının tuzlu yoğurtların duyusal özellikleri üzerine etkisinin önemli olduğu bulunmuştur (p<0.01). Anahtar Kelimeler: Tuzlu yoğurt, Depolama sıcaklığı, Depolama süresi, İnek ve Keçi Sütü
Yeraltında termal enerji depolama tekniklerinde belirleyici koşulların incelenmesi
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ YERALTINDA TERMAL ENERJİ DEPOLAMA TEKNİKLERİNDE BELİRLEYİCİ KOŞULLARIN İNCELENMESİ Bekir TURGUT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Şaziye BOZDAĞ Yıl : 2002, Sayfa:89 Jüri : Doç. Dr. Şaziye BOZDAĞ : Doç. Dr. Hasan ÇETİN : Prof. Dr. Halime PAKSOY Bu çalışmanın amacı, yeraltında termal enerji depolaması (UTES) teknikleri arasında ekonomik ve teknolojik uygulanabilirlik bakımından en ideal olan, akiferde termal enerji depolaması (ATEŞ) ve yeraltı kanallarında termal enerji depolamasında (BTES) belirleyici koşulların ortaya konmasıdır. Söz konusu bu iki teknikte, termal enerjinin depolama alanı yeraltı olduğundan, hedef bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik özellikleri önem kazanmaktadır. Bu nedenle UTES tekniklerinde yöntem ve kapasite belirlenmesi, belirlenen yöntemin güvenli ve ekonomik olarak tasarlanıp uygulanabilmesi, detaylı bir jeolojik ve hidrojeolojik araştırma gerektirmektedir. Bu amaçla bahsi geçen iki parametrenin detayları ile ortaya konmasına yönelik 2 adet inceleme alanı seçilmiş ve bu alanlarda açılan araştırma kuyuları aracılığı ile her iki yöntem için gerekli olan jeolojik ve hidrojeolojik bulgular ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: yeraltında termal enerji depolama, akiferde termal enerjidepolama, yeraltı kanallarında termal enerji depolaması, jeolojik ve hidrojeolojik parametreler
Ambalaj, saklama koşulları ve süresinin refine ayçiçek yağı kalitesi üzerine etkileri
Güneşli ve aydxnlxk ortamlarda depolanan yaglarxn Peroksit ve Serbest yağ asiti miktarları arasxnda önemli bir fark olmadığı belirlenmiştir. - Antioksidan katkxsxnxn peroksit ve serbest yağ asiti rniktarx üzerinde önem taşımadığı belirlenmiştir. - Ambalaj ve saklama ortarnxnxn peroksit sayısı üzerindeki ortak etkisi önemli bulunmuştur. En düşük ve en yüksek peroksit sayxlarxnxn güneşli ortamda tutulan cam (2.20) ve teneke (4.55), aydxnlxk ortamda ise cam (2.59) ve pet (4.10) ambalajlar içindeki örneklere ait olduğu belirlenmiştir. - Ambalaj ve saklama süresinin, yaglarxn peroksit sayxlarx üzerindeki etkisinin önemli düzeyde olduğu görülmüştür. Peroksit sayxlarx her örnek için 2-3 aylxk saklama döneminde başlangıç değerlerine göre büyük artxş göstermiş ve daha sonra bu artxsxn hxzx azalmxstxr. - îki farklx ortamda 5 ay süre ile saklanan yağlara ait peroksit ve serbest yağ asiti rniktarlarxnxn Ayçiçek Yağ Standartxnda belirtilen en yüksek peroksit (10 me/kg) ve serbest yağ asiti (% 0.3) değerlerinin altxnda kaldxgx belirlenmiştir. - Kreis test sonuçlarıyla da yağlarda önemli bir bozulma olrnadxgx görülmüştür.
Bazı turunçgil tür ve çeşitlerinde sıcak su ve kimyasal uygulamalarının muhafazaya etkilerinin araştırılması
Çukurova bölgesinde turunçgil yetiştiriciliği çok önemli bir potansiyele sahiptir. Son yıllarda derim sonrası kimyasalların kullanımındaki kısıtlamalar nedeni ile fiziksel uygulamalar adı verilen sıcak uygulamaları veya bunların düşük dozda sentetik fungusitler ile kullanımı ön plana çıkmıştır. Bu çalışmanın ilk yılında Marsh Seedless, Star Ruby, Rio Red altıntop çeşitlerinde 53, 56, 59 oC, Minneola tanjelo ve Robinson mandarin çeşitlerinde 50, 53, 56 oC daldırma sıcaklığı, 30 ve 60 saniye daldırma süresi denenmiştir. İkinci yıl denemelerinde ise altıntop çeşitlerinde 56 oC sıcak su, 60 saniye daldırma süresi Minneola tanjelo ve Robinson mandarininde 50 oC sıcak su, 30 saniye daldırma süresi ile yıl verilerine göre kurulmuş, bununla beraber 500 ppm Imazalil ve 500 ppm Imazalil+sıcak su daldırması tanık ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak muhafaza süresince her iki yılda ağırlık kayıplarında artış, SÇKM miktarında azalmalar, C vitamini bakımından çok az seviyede azalmalar, toplam şeker miktarında azalmalar, indirgen şeker miktarında artışlar, renkte ise kırmızı rengin korunduğu, yeşil rengin sarı tonlarına doğru açıldığı bulunmıştur. Sıcak su daldırmalarının her iki yılda meyve kalite kriterlerine zarar vermeden depolama süresince meydana gelen kayıpları azalttığı ve düşük dozda Imazalil uygulaması ile başarılı bir şekilde kullanılabileceği, altıntop çeşitlerinin 5 ay, tanjerin ve mandarin çeşitlerinin 2 ay başarı ile muhafaza edilebileceği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sıcak su, Imazalil, muhafaza, kalite, turunçgil.
İstanbul Askeri Müzesi'nde depolamanın değerlendirilmesi ve öneriler
Araştırmanın konusu "ASKERİ MÜZEDE DEPOLAMANIN DE?ER LENDİRİLMESİ VE ÖNERİLER" başlığı altında günümüze kadar gelmiş tarihi eserlerin en iyi şartlarda muhafazası ve korunmağını oluşturmaktadır. Askeri Müzede bulunan 5 1 896 adet tarihi eserlerin en iyi şartlarda depolanması konusundaki çalışmaların yetersizliği nedeniyle, bu alanda bir araştırmanın yapılması gerekliliği, beni bu konuda çalışmaya yöneltmiştir. Çalışmamın giriş bölümünde konunun amacı, kapsamı ve yöntemini içeren açıklamalar yapılarak konuya kısa bir giriş yapılmıştır. Birinci bölümde "Eserlerin Genel Depolama Ve Koruma Yöntemleri" başlığı altında Askeri Müzeye uygulanabilirliliği anlatılmıştır. İkinci bölümde, Askeri Müzenin kısaca kuruluş tarihi ve müze koleksiyonlarının oluşumu, silahların zamanla nasıl toplandığı ve saklandığı özet olarak anlatılmıştır. Üçüncü bolümde, organik ve inorganik eserlere Askeri Müzede uygulanan depolama yöntemleri, yurt dışı müzelerde uygulanan depolama yöntemleriyle karşılaştırılarak anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, Askeri Müzedeki depolama sisteminde bulunulan eksiklikler ve alınması gerekli tedbirler anlatılmıştır. Beşinci bölümde, birinci ve üçüncü bölümde anlatılan konular şekil ve resim lerde gösterilmiştir.
Farklı ballara eklenen limon suyu konsantresinin HMF oluşumuna etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada çam, çiçek ve kestane ballarına limon suyu konsantresi ilave edilmesiyle başlangıç ve depolama süresince balların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin değişiminin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda çam, çiçek ve kestane ballarının içerisine %0, %1, %2 ve %3 limon suyu konsantresi ilave edilerek balların suda çözünür kuru madde (briks) , pH, serbest asitlik, indirgen şeker, toplam şeker, sakkaroz, toplam fenolik madde miktarı, antioksidan kapasite ve HMF analizleri yapılmıştır. Bununla birlikte içerisine %0, %1, %2 ve %3 limon suyu konsantresi ilave edilen çam, çiçek ve kestane balları 25℃, 35℃ ve 45℃ sıcaklıkta 6 ay süre ile depolanmıştır. Balların 0. ay, 3. ay ve 6. ayda toplam fenolik madde miktarları, antioksidan kapasiteleri ve HMF seviyeleri takip edilmiştir. Bal örneklerinin ortalama suda çözünür kuru madde (briks) değerleri %78,83-82,00 aralığında tespit edilmiştir. Ortalama pH değerleri 3,00-4,46 aralığında bulunmuştur. Ortalama serbest asitlik değerleri 8,48-72,26 meq/kg olarak bulunmuştur. Ortalama toplam fenolik madde miktarı değerleri 4,14-218,70 mg GAE/100 g aralığında tayin edilmiştir. Ortalama antioksidan kapasite değerleri 1,01-16,09 mg GAE/100 g seviyesinde belirlenmiştir. Ortalama indirgen şeker değerleri %87,47-105,08 aralığında bulunmuştur. Ortalama toplam şeker değerleri %93,72-111,10 düzeyinde ölçülmüştür. Ortalama sakkaroz değerleri 4,02-7,68 g/100 g olarak saptanmıştır. Ortalama HMF seviyeleri ise 12,41-7646,46 mg/kg olarak belirlenmiştir. Depolama süresince toplam fenolik madde seviyesi her üç depolama sıcaklığında zamana bağlı olarak artış göstermektedir. Antioksidan kapasite ve toplam fenolik madde seviyesi arasında genel olarak önemli seviyede pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmada HMF değerleri beklenildiği gibi her üç sıcaklıkta da zamana bağlı olarak artış göstermiştir. Bununla birlikte eklenen limon suyu konsantresinin miktarına bağlı olarak HMF seviyeleri depolama süresince dramatik olarak yükselmiştir. Yapılan bu çalışmada, kullanılan üç çeşit balın analiz sonuçlarının Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği'ne uygun olduğu ortaya konmuştur. Çalışma sonrasında ortaya çıkan sonuçlar belirlenen hipotezler ile paralellik göstermektedir. Hazır bal preparatlarının beslenme ve fonksiyonel özelliklerini artırmak amacıyla kullanılan limon konsantresinin depolama süresince istenmeyen reaksiyon ürünlerinin oluşumunu hızlandırabileceği görülmüştür.
Depolama işleminin baklavanın duyusal kalitesi üzerine etkisi
Baklava dünyada bilinen, sevilen ve yapılan bir hamur tatlısıdır. Duyusal kalitenin ön planda olduğu gıda sektöründe baklavanın duyusal algıdaki kalitesinin arttırılması ancak işletmelerin kaliteli malzeme kullanması ve profesyonel ustaların ürettiği baklavalar ile mümkün olmaktadır. Gaziantep baklavasının tüm Türkiye'ye ve dünyaya ulaşımının taze bir şekilde sağlanabilmesi için baklavanın dondurularak gönderilmesi ve tüketicinin veya işletmenin bulunduğu yerde sadece dondurulmuş baklavayı tekrar fırınlayarak tüketime sunması, baklavanın taze tüketimi için bir çözüm olarak görülmektedir. Bu çalışmada, şerbeti eklenmemiş ve şerbeti eklenmiş baklavanın dondurularak depolanması, depolanma süresince duyusal kalite özelliklerinin lezzet ve görünüş özellikleri açısından değişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Baklavalar, Gaziantep'te faaliyet gösteren bir baklava işletmesinden temin edilmiştir. Dondurma ve depolama işlemi yine aynı işletmede gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda dondurulmuş örneklerin duyusal kalite özellikleri üzerine depolama süresinin etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Baklava, Dondurulmuş Baklava, Duyusal Analiz
Portakal suyunun bileşimi ve HMF oluşum kinetiği üzerine ısıl işlem ve depolamanın etkileri
Bu çalışmada, Kozan Yerli çeşidi portakalın meyve suyuna işlenmesi sırasında uygulanan farklı ısıl işlem, sıcaklık ve süreleri ile elde edilen portakal suyunun farklı sıcaklık ve sürelerindeki depolanmaları sırasında meydana gelen esmerleşme indeksi, renk, askorbik asit, hidroksimetilfurfural (HMF), furfural ve toplam karotenoid içeriklerindeki değişimler incelenmiştir. Depolama sırasında içeriklerdeki değişimler en fazla 25oC'de gerçekleşmiş olup, başlangıç değerlerine göre esmerleşme indekslerinde %46.92-%145.32 oranında artma, L* değerlerinde % 0.61-24.40 oranında azalma, a* değerlerinde %42.91-175.05 oranında artma, b* değerlerinde %5.3-20.5 oranında, Hue değerlerinde %3.02-12.44, C* değerlerinde %4.38-17.90 oranında azalma olmuştur. Isıl işlem uygulamaları sonucunda askorbik asit parçalanma kinetiği verilerine göre yarılanma süresi (t1/2) 70, 75, 80, 85 ve 90˚C' deki ısıl işlem uygulamaları için sırasıyla 1136.3, 1004.6, 877.4, 796.7 ve 666.5 sn, D değerleri sırasıyla 3774.7, 3337.1, 2914.7, 2646.6 ve 2214 sn, z değeri 86.32 0C, Ea değeri 26.87 kj/mol, Q10 değeri ise 1.31' dir. HMF oluşum kinetiği verilerine göre katlanma süresi (t2x) 70, 75, 80, 85 ve 90˚C'lerdeki ısıl işlem uygulamaları için sırasıyla 77.0, 70.7, 60.8, 52,1 ve 42.0 sn, D değerleri sırasıyla 255.8, 235, 202, 173.1 ve 139.6 sn, z değeri ise 75.98 0C, Ea değeri 31.34 kj/mol, Q10 değeri ise 1.35 dir. Furfural oluşum kinetiği verilerine göre katlanma süresi (t2x) 70, 75, 80, 85 ve 90˚C'lerdeki ısıl işlem uygulamaları için sırasıyla 82.5, 74.5, 66.6, 55.9 ve 52.1 sn, D değerleri sırasıyla 274.12, 247.59, 221.40, 185.69 ve 173.13 sn, z değeri ise 100.21˚C, aktivasyon enerjisi 24.98 kj/mol, Q10 değeri ise 1.26 olarak tespit edilmiştir. Farklı sıcaklıktaki uygulama sürelerinin etkisi toplam karotenoid içeriği üzerine önemsiz bulunurken, depolama sırasında k değerlerinin 4 ve 25oC için sırasıyla 1.07-2.64 ve 1.20-2.81 gün-1x10-2 aralığında olduğu belirlenmiştir.
Farklı derim sonrası uygulamaların sofralık üzümlerin soğukta muhafazasına etkileri
Bu çalışma, 2013–2015 yılları arasında Çukurova ve Ege Üniversiteleri Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümleri soğuk hava depolarında ve hasat sonrası fizyoloji laboratuarlarında yürütülmüştür. Çalışma 'Red Globe' ve 'Alphonse Lavallée' çeşitleri kullanarak 5 farklı uygulamanın depolama süresine ve kaliteye etkisini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Manisa ilinden tam olum döneminde hasat edilen üzümler SmartPac (SP) ve SmartPac+SO2 ambalaja konulmuştur ve ağzı klipslerle kapatılmıştır. Diğer uygulamalar ise kasalar içindeki polietilen torbaların içine konarak ön soğutmadan sonra üzümlerin üstüne (ÜSO2), altına ve üstüne (AÜSO2) pedler konarak ve SO2 pedleri konmadan (Kontrol) ağzı klipslerle kapatılmıştır. SP, ÜSO2 ve AÜSO2 pedleri sırasıyla 4,5 g, 6,5 g ve 6,5+1,5 g sodyum metabisülfit içermektedir. Üzüm meyveleri -0.5oC ve %90 oransal nemde 150 gün süreyle depolanmıştır. Sonuç olarak muhafaza süresince her iki yılda da ağırlık kayıplarında artışlar, SÇKM miktarında, toplam şeker miktarı ve SP ambalajlarında SO2 konsantrasyonu kararlı bir şekilde azalışlar gözlenmiştir. Farklı uygulamaların üzüm tanelerinin saptan kopma kuvvetine, rengine (L*, a*, b*, ho), SÇKM, titre edilebilir asit miktarı ve pH değerine etkisi birbirine benzerlik göstermiştir. Kontrol ve SP uygulamalarında sırasıyla 60 ve 90 günlük depolama sonrası görülen çürüklük gelişimleri ve sap kahverengileşmesi önemli düzeyde olmuştur. SO2 pedi uygulanmayan üzümlerin 30 gün süreyle başarıyla depolanabileceği, 60 gün süreyle depolanması planlanıyorsa, SO2 pedin yerine, SP ambalajı tercih edilebilir. AÜSO2 ve ÜSO2 uygulamaları 120 günlük depolama için iyi sonuç vermiştir. Ancak SO2 zararı riski yaratmasından dolayı ÜSO2 uygulaması tercih edilebilir.
Bitkisel yağlar kullanılarak oluşturulan nanoemülsiyonların soğukta (2±2°c) ve vakum paketlenerek depolanan levrek (Dicentrarchus labrax) filetolarının duyusal, kimyasal ve mikrobiyolojik kalitesi üzerine etkileri
Bitkisel yağlar kullanılarak oluşturulan nanoemülsiyonların soğukta (I. Deneme) ve vakum paketlenerek (II. Deneme) depolanan levrek (Dicentrarchus labrax) filetolarının duyusal, kimyasal ve mikrobiyolojik kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. I. Deneme sonuçlarına göre çiğ ve pişmiş levrek filetolarının raf ömrü kontrol grubu için 8 gün ve nanoemülsiyon muamele grupları için 10 gün olarak belirlenmiştir. II. Denemede ise kontrol grubu 12 gün, ayçiçek ve zeytin muamele grupları 14 gün ve diğer muamele grupları 16 gün raf ömrüne sahip olmuştur. I. Denemede TBA değerlerinin limit değerini aşmadığı, TVB-N, pH ve PV değerlerinin ise panelistler tarafından reddedildiği zaman tüketilebilir sınır değerini aştığı belirlenmiştir. II. Denemede ise TVB-N, PV, TBA ve FFA'nın tüketilebilir sınır değerini aşmadığı görülmüştür. Araştırmada balık etinde en fazla miktarda bulunan biyojenik aminlerin putresin, kadaverin, spermidin, spermin, serotonin ve dopamin olduğu tespit edilmiştir. TAMB sayısı I. Denemede kontrol grubunda depolamanın 8. gününde, nanoemülsiyon muamele gruplarında depolamanın 10. gününde 107 kob/g limit değerini ulaşmış iken, II. Denemede kontrol grubu 12. günde, zeytin ve ayçiçek nanoemülsiyon muamele grupları 14. günde, diğer muamele grupları 16. günde limit değerine ulaşmıştır. I. ve II. Denemede tüm gruplarda Salmonella spp., E.coli, Listeria monocytagenes ve Staphylococus aureus tespit edilmemiştir. Nanoemülsiyonların levrek etinden izole edilen bozucu bakteriler üzerindeki minimum inhibisyon konsantrasyonu 6.25 ml/ml'in üzerinde olduğu bulunmuştur.
0900 ziraat kiraz çeşidinde modifiye atmosfer paketleme ve 1-metilsiklopropene uygulamalarının muhafaza ve raf ömrü üzerine etkileri
Bu araştırmada, 0900 Ziraat kiraz çeşidinde modifiye atmosfer paketleme (MAP), MAP+ 500 gr tüketici ambalajı ve her ikisinin etilen antagonisti olan 1-Metilsiklopropene (1- MCP) ile kombinasyonunun muhafaza ve raf ömrü üzerine etkileri belirlenmiştir. Derim sonrasında ön soğutma yapılmış meyveler uygulamalar sonrasında 0 0C ve % 90–95 oransal nem koşullarında haftada bir analizlenmek üzere 35 gün muhafaza edilmiş ve her analiz süresi sonrasında 20o C'de 2 gün raf ömrü süresi olarak bekletilmiştir. Muhafaza ve raf ömrü süresince ağırlık kayıpları, SÇKM oranı, meyve elastikiyeti, pH ve antioksidan oranında artış; klorofil, TEA oranınında düşüş görülmüş ve toplam fenolik madde oranının korunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, MAP ve MAP + 1- MCP uygulamaları eşit olarak kalite kriterlerini korumuştur. Anahtar Kelimeler: MAP, 1-MCP, 0900 Ziraat, Kiraz, Depolama
Depo operasyonlarında yalın yönetim yaklaşımı: Gıda makinaları sektöründe faaliyet gösteren bir firmada uygulama
Her geçen gün rekabetin boyutunun arttığı ve küresel ölçekte giderek daha sert koşullar altında işleyen günümüz işletme dünyasında işletmelerin maliyetlerini kontrol altında tutmaları ve her tür maliyet unsuruna yönelik iyileştirme girişimlerinde bulunmaları kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. İşletmelerin tedarik zinciri yapıları içerisinde depo yönetimi odaklı olarak gerçekleştirdikleri faaliyetler maliyet iyileştirmelerine açık yapısıyla bu alanda pek çok farklı uygulama alternatifinin uygulanmasını mümkün hale getirmektedir. Depo yönetimi temelli uygulamaların yalın üretim yaklaşımına uygun olarak gerçekleştirilmesi bu açıdan işletmelere önemli maliyet avantajları yaratacak ve süreçlerinin daha anlaşılır şekilde işlemesini sağlayacak önemli unsurlardan biridir. Tüm bu bilgilerin ışığında bu araştırmanın literatür taraması olarak değerlendirilebilecek ilk iki bölümünde depo yönetimi, tedarik zincirinde depo yönetiminin yeri, yalın üretim teknikleri gibi unsurlar yer almaktadır. Araştırmanın uygulama bölümü olan üçüncü bölümünde ise Türkiye'de gıda makinaları imalatı sektöründe faaliyet göstermekte olan bir işletmenin depo operasyonlarının yalın üretim yaklaşımıyla değerlendirilerek gerekli iyileştirmelerin gerçekleştirilmesinin ardından elde edilen sonuçlar paylaşılmıştır. Gerçekleştirilen yalın üretim uygulamalarının sonucunda işletmenin stok seviyelerinin azalması sayesinde stok maliyetlerinde, depo içi işlemlerle ilgili çeşitli faaliyetlerde harcanan zaman maliyetlerinde, insan kaynağının kullanımına yönelik maliyetlerde önemli faydalar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yalın Üretim, Depo Yönetimi, Tedarik Zinciri
Mobilya sektöründe taşıma, istifleme ve depolama işlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi
Bu çalışmada; mobilya deposunda yapılan klasik depolama sistemleri ile otomatik depolama ve boşaltma sistemleri ile depolama yapan akıllı deponun iş sağlığı ve güvenliği açısından uygunluğu incelenmiştir. Fine Kinney metodu ile her iki depo sistemi için risk analizleri yapılmış ve aynı riskler için risk skorları karşılaştırılmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlara göre klasik depolama sistemleri ile çalışma yapan mobilya deposunda riskler çok yüksek çıkarken; otomatik depolama ve boşaltma sistemleri ile depolama yapan akıllı deponun riskleri düşük çıkmıştır. Risk değerleri iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirildiğinde yüksek risk barındıran depolarda yüksek oranda iş kazası ve meslek hastalığı sayısı karşımıza çıkarken; düşük risk barındıran depolarda iş kazası ve meslek hastalığı sayılarının ciddi oranda düşüş gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla İSG açısından akıllı depo sistemlerinin klasik depo sistemlerinden farkı net bir şekilde görülmüştür.
Covid salgın döneminde soğuk zincir lojistiği zorlukları hakkında bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, Soğuk zincir lojistiğinde Koron virüs salgın döneminde soğuk depolama zorluklarını betimlemektir. Bu çalışma, Aşı gibi ürünlerin tedariki aşamasında; stabilitezi sorunu nu maliyet üzerinde durup, bu husus dikkate alınarak stoklamanın aşıların stabilitesinin tedarik maliyetleri nasıl etkilediğini incelemektir. Bu çalışmada nitel veri toplama yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakat yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma, Gaziantep de bulunan Özel X Hastanesinde aşı muhafazasından ve tedarikinden sorumlu kadrosunda bulunan katılımcı ile yarı yapılandırılmış mülakat gerçekleştirilmiştir. MHRS uygulamasında aşı stoku sebebiyle yaşanan sorunları anlık takibi yapılsa da Aile Hekimliğinin ya da hastanelerin aşı stoku hakkında anlık veri konusunda zayıflıkları saptanmıştır. Özel Sağlık Kuruluşlarının aşı stokları konusunda merkezi sistemin yakın veya ilgili bölgede bulunan hastanelerin aşı stoku hakkında anlık bilgi veren bir yazılımın olması önem arz etmektedir. Hastanelerin İl Sağlık Müdürlüğü himayesinde kendi aralarında sistemlerini göreceği bir uygulama olması bahsi geçen senkronizasyon sorununa önemli ölçüde gidereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Korona virüs, Aşı Tedarik Zinciri, Soğuk Zincir.
Investigation of process parameters in direct material deposition based open-source additive manufacturing systems
In this study, the Additive Manufacturing methods are investigated. They are considered to be revolutionary for the manufacturing industry. In this context, amongst many other research topics, it is observed that Fused Filament Fabrication and Metal Droplet Jetting systems are considered to be popular ones. The common feature of these methods is that they are based on the direct material deposition technique, which provides significant advantages in terms of manufacturing parts with complex geometry. However, both of the methods are fairly new and there are still some technical issues that are currently a research topic. To achieve the objectives of the presented study, firstly, a Fused Filament Fabrication device based on open-source concept is developed. The process parameters that affects the part strength are determined and optimized using the open-source device. During the optimizations, along with others, the issue of material consumption is also considered. The objective of this study is to achive controlled process parameters and steps to increase the part strength using the same amount of material. In the second stage; Owing to the open-source concept system developed, the same device is extensively modified to make it suitable for the Metal Droplet Jetting system related research. The production process is performed by controlled deposition of metal droplets. In order to give droplet form to the molten metal, a unique Metal Droplet Jetting mechanism including a mechanical actuation system is designed and manufactured. To achieve a deposition model with the desired morphology, the droplet ejection and deposition stages are first subdivided into groups, then each is examined in details. In this way, the droplets are not only produced homogeneously, but the need for pneumatic gas support, which makes it difficult to control and increases the processing cost, is eliminated. As a result of experimental studies supported by theoretical calculations, a low-cost and practical metal material deposition method that can be used effectively, especially in the electronics industry, is presented.
Kırmızıbiberde farklı daldırma çözeltileri ve kurutma yöntemlerinin kuruma süresi ve kuru ürün kalitesine etkileri
Bu çalışmada; kurutma öncesi daldırma çözeltisi uygulaması, kurutma yöntem ve şekli ile depolama süresinin öğütülmüş kırmızıbiberin bazı kalite parametrelerine etkisi araştırılmıştır. Kuruma süresi baz alınarak taze kırmızıbiberlere kurutma öncesi uygulanacak optimum daldırma çözeltisi konsantrasyonları cevap yüzey metodu kullanılarak %7.5 potasyum karbonat+%7.5 zeytinyağı ve %7.5 potasyum karbonat+%5 etil oleat şeklinde belirlenmiştir. Daldırma çözeltisi uygulaması taze kırmızıbiberin güneşte kurutulması işlemini hızlandırmış, daldırma çözeltisi uygulanıp bütün olarak güneşte kurutulan biber örnekleri 120 saatte kururken; kontrol grubu (suya daldırılan) örneklerin güneşte bütün halde kuruma işlemi 198 saat sürmüştür. Kurutucuda kurutma işleminde ise uygulamaların kuruma süresine etkisi daha az olmuştur. Güneşte ve kurutucuda kurutulan örneklerin karotenoid ve acılık bileşenleri, C vitamini, renk, mineral madde içerikleri ile depolama sürecinde bu parametrelerdeki değişimler karşılaştırılmıştır. Depolama aşamasında, daldırma çözeltisi uygulanan örneklerin kontrol grubuna göre renk değerini korumada daha etkili olduğu belirlenmiştir. Kurutucuda kurutulan örneklerin C vitamini içeriği (ortalama 752.1 mg/kg) güneşte kurutulan örneklere (ortalama 557.5 mg/kg) göre daha yüksek olmuştur. Depolama sırasında toplam karotenoid, toplam acılık ve C vitamini, acılık bileşenleri kapsaisin ve dihidrokapsaisinin parçalanma kinetiğinin 1. dereceden, a* renk değeri parçalanma kinetiğinin ise 0. dereceden reaksiyon kinetiğine uygun olduğu tespit edilmiştir. Depolanan örneklerin toplam acılık, toplam karotenoid ve C vitamini değerlerinin yarılanma süreleri, daldırma çözeltisi uygulamasıyla olumlu yönde etkilenmektedir.
Gül ve krizantem kesme çiçeklerinde depolama öncesi ve sonrası vurum işleminin depolama ve vazo ömrüne etkileri
Bu çalışmada gül (Rosa hybrida L. Magnum ve Avalanche) ve krizantem (Chrysanthemum morifolium Ramat Bacardi ve Bacardi Sunny) kesme çiçeklerinde depolama öncesi ve sonrası %7 sakkarozlu su çektirme işleminin depolama ve vazo ömrü üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu çiçeklerde A (24 saat 20±2°C'de çeşme suyu çektirme, kontrol grubu), B (Depolama sonrası 6 saat 20±2°C'de, %7 sakkaroz+0,5 ml NaOCl+pH (3,5-5,5;5,5-6,5)'lı suyu çektirme) ve C (Depolama öncesi 24 saat 20±2°C'de %7 sakkaroz+0,5 ml NaOCl+pH (3,5-5,5;5,5-6,5)'lı suyu çektirme) uygulamaları iki yıl yapılmıştır. Kesme çiçekler solüsyon içinde (A: çeşme suyunda; B ve C: 0,5 ml NaOCl+düşük pH'lı suda) 4°C'de %70-75 oransal nem (ON) koşullarında 28 gün depolanmıştır. Periyodik olarak beş farklı zamanda yapılan vazo ömrü 20±2oC'de, %60±10 ON'de ve yaklaşık 12 µmol m-2 s-1 ışık yoğunluğunda 12 gün gözlenmiştir. Her iki kesme çiçeklerde muhafaza ve vazo ömrü süresince; bitki besin elementleri (% veya ppm), oransal taze ağırlık miktarı (%), vazo suyu alımı (ml gün-1 g-1 TA), vazo solüsyonunda pH farkı ve elektriksel iletkenlik farkı (µS cm-1), oransal su içeriği (g), solunum hızı (ml CO2 kg-1 h-1), etilen üretim miktarı (ppm), çiçek yaprak ve çiçek taç yaprak rengi (ho), görsel kalite (1-5 skala), çiçek açılımı (0-5 skala), boyun bükme (o), yaprakta klorofil miktarı (mg L-1), çiçek taç yaprakta karbonhidrat miktarı (%) ve vazo ömrü gibi incelenen parametrelerin istatistiksel analizleri (JMP, 5.0.1) sonucunda her iki yılda farklı sonuçlar elde edilmiştir. Kesme güllerde 21 gün yaş muhafaza ve kesme krizantemlerde 28 gün yaş muhafaza için muhafaza öncesi C uygulamasının yapılmasının daha iyi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kesme güllerde 7 gün veya 14 gün yaş muhafaza sonrası ve kesme krizantemlerde de 14 veya 21 gün yaş muhafaza sonrası B uygulamasının yapılması vazo ömründe olumlu sonuç vermiştir. Her iki çeşit kesme çiçeklerde muhafaza süresine bağlı olarak vazo ömrü ve kalite değerleri periyodik olarak azalmıştır.
Sera koşullarında kimyasal, yavaş salınımlı ve organik azotlu gübrelerin ıspanakta bitki gelişimi, nitrat konsantrasyonu ve besin elementleri alımına etkisi
Çalışma sera koşullarında kimyasal, yavaş salınımlı ve organik azot kaynaklı gübrenin ıspanak bitkisinin gelişimi ve NO3- konsantrasyonu üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma sera koşullarında beş farklı N (25, 50, 100, 200 ve 400 mg kg-1 N) dozu ve dört farklı N'lu gübre uygulaması (amonyum sülfat, yavaş salınımlı gübre, kalsiyum nitrat ve maya atığı) uygulamaları altında yürütülmüştür. N uygulamalarının, kuru madde verimi, NO3- konsantrasyonu, total N konsantrasyonu, bitkisel parametrelere ve bitki besleme alımına olan etkisi belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre N dozu arttıkça bitkinin kuru madde veriminde en belirgin farkın %27.1 artış ile CN (5.67 g bitki-1) olduğu belirlenmiştir. Artan dozlarda N uygulaması ile ıspanak bitkisinin NO3- konsantrasyonu 369 mg kg-1 ve 4394.7 mg kg-1 arasında önemli düzeyde arttığı görülmüştür. Artan dozlarda N uygulamasının ıspanak bitkisine ait sınır değerler ile ilişkilendirildiğinde; K, Zn, Mn elementlerinin yeterli düzeyde bulunduğu, Ca, Cu, Fe, B elementlerinde ise toksiteye sebep olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: AZOT, NO3- konsantrasyonu, ıspanak, yavaş salınımlı gübre, depolama
Orta nemli çekirdeksiz üzüm üretimi ve depolamadaki kalite değişimleri
Bu araştırmada orta nemli çekirdeksiz kuru üzüm üretimi ve depolamadaki kalite değişimleri incelenmiştir. Çekirdeksiz kuru üzümlerin bir bölümü % 10 derişimli glukoz çözeltisine, diğer bölümü ise % 20 derişimli glukoz çözeltisine daldırılarak ön deneme ile % 20, % 25, % 30 su oranına gelme süreleri saptanmıştır. Daldırma çözeltisine maya ve küf gelişimini geciktirmek için potasyum sorbat ilave edilmiştir. PE/ PA ambalaj materyali ile vakum ambalajlanan örnekler sekiz ay muhafaza edilmiştir. İki aylık aralıklarla meyvelerde su aktivitesi, su oranı, pH, asitlik, toplam şeker, Hunter L, a, b değerlerinde meydana gelen değişimler ile toplam mikrobiyal canlı sayısı ve maya / küf gelişimi ile görünüş, renk, doku ve lezzet duyusal değişimleri incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda tüm örneklerin zamanla asitlik niceliği, toplam mikrobiyal canlı sayısı ve maya küf sayısı artarken; pH, toplam şeker, Hunter L, a ve b renk değerleri azalmıştır. Depolama başlangıcında % 10 glukoz derişimli çözeltiye daldırılan % 20 ve % 25 su oranına sahip örneklerin duyusal değerlendirme görünüş, lezzet ve renk puanlarının % 20 glukoz derişimli çözeltiye göre daha yüksek olmuştur. Sekiz aylık depolama süresi sonunda % 10 glukoz derişimli çözeltide % 30 su oranına sahip örnek ile % 20 glukoz derişimli çözeltide % 20 su oranına sahip örneğin en yüksek duyusal puanlar aldığı gözlenmiştir.
Computer simulation of solar aided heat pump systems with underground spherical thermal energy stores
l ABSTRACT COMPUTER SIMUIATION OF SOLAR AIDED HEAT PUhP SYSTEMS WITH UNDERGROUNO SPHER1CAL THERMAL ENERGY STORES YUMRUTAŞ, Recep M. S. in Mechanical Engineering Supervisior : Prof. Dr. Mazhar Unsal April 1991,84pages Thls study contains two computational simulation models Tor predicting long term performance of solar alded heat pump systems with spherical thermal energy stores. Two models are developed for predlction of the transient ternperature f ield outside an underground sphertcal thermal energy store. Solutions of the transient heat transfer problems are obtained by applications of a similarity transformation and a complex flnlte Fourier transformation. Solutions obtained are used to tnvestlgate the long term performance of the systems under constderation. Two interactive computer programs were developed in Fortran 77. The computer programs are utilized to ftnd the transient storage temperature and long term system performance. Results obtained from execution of the programs are presented in graphical form. Key words : Solar energy, heat pump, thermal storage, solar heatlng iii
Investigation of storage stability in relation to moisture content of peeled whole split pistachio nuts of Gaziantep Variety
Moisture sorption characteristics of peeied whole-split pistachio nuts of Gaziantep variety were investigated at 10, 20, and 30°C using the static method. The sorption isotherms exhibited hysteresis over the range of 0.10- 0.80 water activity which was successfully interpreted using BET, GAB, Oswin, Smith, Henderson, Chung-Pfost and Halsey models and from which the BET, GAB and Oswin models were found to give the best fit. The problem of optimal storage conditions of dry food with sigma- shaped water sorption isotherm was examined mathematically and two approaches were tested. In the first one the experimental data were fitted by the transformed GAB/BET model and the optimal point was calculated by taking the first and second derivatives of the equation. In the second approach, estimates of local slope of the isotherm between adjacent experimental points were calculated. Furthermore, the minimum value of the first derivative was computed. inPistachio nuts were stored at ambient conditions, in air and in modified atmosphere (38 % C02) conditions at 10, 20, 30°C at the monolayer values as previously estimated. The stability of whole-split pistachio nuts were investigated at specified conditions by determining free fatty acid (FFA), peroxide value (PV) and fatty acid composition periodically during 15.5 months as indicators of product stability. It was concluded that high stability of peeled whole-split pistachio nuts was determined under CO2 storage particularly at 10°C. Significant changes were observed in FFA, PV and fatty acid composition when samples stored at ambient conditions. The generated information can be utilized to optimize the packaging and storage parameters for long term storage of peeled whole-split pistachio nuts. Keywords: peeled whole-split pistachio nuts, sorption isotherms, water activity, monolayer moisture content, storage, modified atmosphere, free fatty acids, peroxide value, fatty acids.
Biochemical changes in fresh and processed orange juice
Oranges (Washington Navel, Citrus sinensis) were harvested from an experimental orchard, and after washing, half of them were stored as whole at 6, 15 and 30°C for 4 weeks. The other half were squeezed and the fresh juice samples were stored in hermetically sealed dark bottles at 6, 15 and 30°C for 4 weeks before and after pasteurization at 95°C, 30 s. Three of the samples were analyzed after 0, 1, 2, 3 and 4 weeks storage time for Vitamin C, total phenol content, antioxidant activity and pectinmethylesterase activity (PME), dry matter, pH and total soluble solid (TSS). Dry matter, pH and TSS values of the samples did not vary at all storage temperatures during 4 weeks. Pasteurization of freshly squeezed orange juice at 95°C, 30 s, resulted a 8.58 % decrease in vitamin C content. The ascorbic acid content of the juices decreased during storage, faster at 30°C than at 6°C and 15°C. The mean life of ascorbic acid in freshly squeezed juice was reached at 30°C, 4 weeks storage whereas pasteurized juice and whole orange juice exhibited greater shelf life. Antioxidant capacity (FRAP assay) was decreased 16.53 %, total phenol was decreased 7.17 % and PME activity 68 % due to the pasteurization process, 95°C, 30 s. After 4 weeks storage at 6°C, the antioxidant activity in whole orange juice, freshly squeezed juice and pasteurized juice, were decreased by 30.53 %, 27.47% and 23.20 %, respectively. Total phenol contents of whole orange juice at 6 and 15°C were not significantly different, but at 30°C there was an appreciable decrease in concentration at the end of 4 weeks storage. PME activity loss was observed in all samples due to the time and temperature of storage studied.