Aerobic power

74 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

12-14 yaş grubu futbolcularda ınterval, MAS ve dar alan antrenman metotlarının MaxVO2 üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 12-14 yaş grubu futbolculara uygulanan İnterval, MAS (Maksimum Aerobik Sürat) ve DAO (Dar alan oyun) antrenman metotlarının MaxVO2 (Maksimum Oksijen Tüketim Kapasitesi) üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Araştırmaya bir futbol kulübünün altyapısında futbol oynayan 32 çocuk gönüllü olarak katılmıştır. Yaş ortalamaları 12.63 ± 0.71 yıl, boy uzunluğu 150 ± 8.94 cm ve vücut ağırlığı 40.51 ± 10.48 kg olan 16 futbolcu kontrol grubunu, yaşları 13.25 ± 0.68 yıl, boyları 154.31 ± 8.06 cm ve vücut ağırlığı 49.18 ± 14 kg olan 16 futbolcu deney grubunu oluşturmuştur. Kontrol grubunun sadece öntest- sontest ölçümleri alınmış ve kendi antrenmanlarına ek hiçbir antrenmana tabii tutulmamıştır. Deney grubuna ise haftada 2 gün kendi antrenmanlarına ek 30 dakika olacak şekilde ve 6 hafta boyuncu düzenli olarak antrenman uygulanmıştır. Deney grubu; yapılan öntest ve ölçümler sonrasında kendi içerisinde 3 gruba (MAS, DAO ve İnterval) ayrılmış ve farklı antrenman metotları uygulanmıştır. Antrenmanlar öncesinde kontrol ve deney grubundaki sporculara antropometrik ölçümler ile 30-15 IFT ve Shuttle Run testleri uygulanmıştır. Yapılan bütün ölçümler sonucunda istatistiksel hesaplamalar IBM SPSS İstatistik 26.0 versiyon programında analiz edilerek bulgularla sunulmuştur. Altı haftalık çalışma dönemi sonunda Shuttle Run öntest- sontest değerleri arasında MAS, DAO ve İnterval gruplarında anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0.05), kontrol grubunda anlamlı farklılık bulunamamıştır. 30-15 IFT öntest- sontest değerleri incelendiğinde ise MAS, DAO, İnterval ve kontrol gruplarında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Sonuç olarak 12-14 yaş grubu futbolcularda 6 hafta boyunca haftada 2 gün şeklinde düzenli olarak uygulanan MAS, DAO ve İnterval antrenman metotlarının MaxVO2 seviyesini artırdığı tespit edilmiştir.

Aerobik güçAntrenmanFutbol+6
Kerem Güler
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Obstrüktif uyku apne sendromu olan hastalarda yoganın aerobik kapasite, solunum kas kuvveti ve kognitif performans üzerine etkisi

Obstrüktif uyku apne sendromunun (OUAS) aerobik kapasite, solunum kas kuvveti ve kognitif fonksiyonlarda azalmaya sebep olması, hastaların sağlıkla ilgili yaşam kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu çalışmada OUAS olan hastalarda yoganın aerobik kapasite, solunum kas kuvveti ve kognitif performans üzerine olan etkisini incelemek amaçlandı. OUAS tanısı ile izlenen 44 hasta (40 erkek, 4 kadın) yoga (n=22, AHİ 31,7±21,2 olay/saat) ve kontrol (n=22, AHİ 24,9±17,8 olay/saat) grubuna randomize edildi. Yoga grubundaki OUAS hastaları, internet temelli telerehabilitasyon ortamında canlı seanslarda senkron olarak 4-5 katılımcıdan oluşan gruplar halinde 12 hafta boyunca haftada üç kez 60 dakikalık grup temelli yoga seanslarına dahil edildi. Kontrol grubundaki OUAS hastalarına torakal ekspansiyon egzersizleri ilk seansta ev programı olarak öğretildi 12 hafta boyunca günde dört kez torakal ekspansiyon egzersizi yapmaları istendi. Olgulara başlangıç, 6. hafta ve 12. haftada antropometrik ölçümler, çevre ölçümleri, inspiratuar ve ekspiratuar solunum kas kuvveti (MİP ve MEP), kardiyopulmoner egzersiz testi (KPET) ve altı dakika yürüme testi (6DYT) yapıldı. KPET sırasında: maksimum oksijen tüketimi (VO2maks), anaerobik eşikte zirve oksijen tüketimi (atVO₂), dakika ventilasyonu (VE), dakika ventilasyonunun karbondioksit üretimine oranı (VE/VCO2), maksimum kalp hızı (HRmaks), kalp atımı başına oksijen tüketimi (O2 nabzı), bir dakikada kalp atım hızı toparlanması, maksimum solunum değişim hızı (RQmaks), anaerobik eşikteki solunum değişim oranı (atRQ), maksimum metabolik eşdeğer (METmaks) ve anaerobik eşikteki metabolik eşdeğer (atMET) ölçüldü. Kognitif performansı değerlendirmek için Corsi Blok Testi ve Stroop TBAG Testi uygulandı. Uyku kalitesi için Pitssburg Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), gündüz uykululuk halini ölçmek için Epworth Uykululuk Skalası (EUS) ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi için SF-36 ölçekleri kullanıldı. Yoga, vücut yağ yüzdesini azalttı, epigastrik ve subkostal göğüs çevre ölçümü değerlerini artırdı (p<0,05). MİP ve egzersiz testi parametrelerini (VE, HRmax, %HR, birinci dakikadaki kalp atım hızı toparlanması ve RQmax), Corsi Blok Testi (ileri) ve Stroop TBAG Test puanlarını (3,4 ve 5. bölümleri) kontrollere kıyasla anlamlı olarak iyileştirdi (p<0,05). Kontrol grubu ile karşılaştırınca istatistiksel fark olmasa da, yoga grubunda zaman içerisinde maksimal oksijen tüketimi değerleri arttı (p>0.05). Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında yoga grubunda 6DYT mesafesinde anlamlı değişiklik yoktu (p>0.05). PUKİ'nin uyku etkinliği, uyku kalitesi puanları ve EUS skoru kontrol grubuna göre yoga grubunda anlamlı olarak iyileşti (p<0,05). SF-36 (emosyonel rol kısıtlaması, mental sağlık, genel vücut ağrısı parametrelerinin 12. hafta ölçümleri kontrol grubuna göre yoga grubunda daha fazlaydı (p<0,05). MEP, Corsi Blok Testi (Geri Bellek), Stroop (1,2), PUKİ uyku bozukluğu, uyku latansı, gündüz uyku işlev bozukluğu, ilaç kullanımı ve SF36'nın fiziksel fonksiyon, sosyal fonksiyon, fiziksel rol kısıtlaması, enerji/yorgunluk, genel sağlık algısı alt parametrelerinin altıncı ve 12. hafta ölçümlerinde gruplar arasında fark yoktu (p>0,05). Çalışmamızın sonucunda, OUAS hastalarında yoganın solunum kas kuvvetini, KPET'in kalp hızı parametrelerini, nörokognitif performansı ve uyku kalitesini artırdığı gösterilmiştir. Çalışmamız OUAS hastalarında yoganın egzersiz programlarına eklenmesinin hastaların sağlıkla ilgili parametrelerini iyileştirebileceğini desteklemektedir.

Aerobik güçBilişBiliş bozuklukları+6
Filiz Eyüboğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tenis sporunda aerobik güç ve kalp atım değerlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; üniversite takımı düzeyinde tenis oynayan genç erkek tenisçilerin oyun öncesi ve sırasındaki fiziksel özellikleri ve fizyolojik cevaplarının incelenmesidir. Araştırmaya yaş ortalamaları 22,29±2,79 yıl olan ve üniversite takımında tenis oynayan 14 erkek gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada tüm sporcuların oyun öncesi fiziksel özelliklerinden boy (boy skalası 0,1cm hassasiyet), vücut ağırlığı(baskül Tech-Fit marka 0,01kg), deri altı yağ kalınlıkları (Holtain marka, 0,2mm hassasiyet), çevre ölçümleri (mezura 0,1cm hassasiyet), kemik genişlik ölçümleri (kayan kaliper Lafayette marka, 0,1cm hassasiyet) yapılmış olup elde edilen verilerden yüzde yağ, yağ ağırlığı, yağsız beden ağırlığı, somatotip özellikleri hesaplanmıştır. Aerobik dayanıklılıklarının tespiti için 20 metre mekik koşu testi (Multi-Stage Shuttle Run Test) yapılmış ve MaxVO2 değerleri ml/kg/dk cinsinden hesaplanmıştır. Sporcuların relatif kuvvetini değerlendirmek için pençe kuvveti testi, esnekliklerini değerlendirmek için otur uzan testi (Baseline) kullanılmıştır. Oyun öncesi ve sırasında fizyolojik cevapların tespiti için Zephry marka kalp atım sayısı monitörü kullanılmıştır. Sporcuların tenis oyunu boyunca kalp atım hızları, vücut ısısı, solunum frekansı monitorize edilmiş olup ortalama, minimum ve maksimum değerler alınmıştır. Oyunda harcanan kalori değerleri, fizyolojik, mekanik, antrenman yükleri kaydedilmiştir. Tenis müsabakası sırasındaki eşleştirmeler Uluslararası Tenis Federasyonunun, ITN (International Tennis Number, Uluslararası Tenis Seviyesi) oyuncu seviyesi belirleme testine göre yapılmıştır. Müsabaka başlamadan önce sporculara kalp atım sayısı monitörü takılmış, 5 dakika ısınma yaptırılmıştır. Her müsabaka bir setten oluşmuş ve 23-34 dakika arasında sürmüştür. Örneklem grubunun tespitinde G*Power 3.1.9.4 T-Test ailesinden Point Biserial model analiz yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS Statistics 24 kullanılmıştır. Tüm verilerin tanımlayıcı istatistikleri (ortalama, minumum, maksimum) çıkarıldıktan sonra bulgular arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi için için Spearman korelasyon analizi uygulanmıştır (p<0,01 ve p<0,05). Teniscilerin ortalama somatotip değerleri endomorf, mezomorf ve ektomorf için sırasıyla 3,14, 4,68 ve 2,47 olarak bulunmuştur. Maksimal Oksijen Kullanımı ortalama değerleri 44,38 ml/kg/dk, oyun sırasındaki kalp atım hızı ortalama değerleri 154,36 atım/dk, vücut ısısı ortalama değerleri 37,71°C olarak tespit edilmiştir. Sporcuların solunum frekansı ile aktif oyun yüzdeleri arasında yüksek derecede pozitif ilişkiye rastlanmıştır. Anahtar kelimeler: Tenis, Kalp Atım Hızı, MaxVO2, Fiziksel Özellikler

Aerobik güçEnerji tüketimiFiziksel özellikler+6
Ozan Özdemir
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey disiplini yapan bireylerde intensiv interval antrenmanlarının aerobik kapasite, bazı biyomotorik ve fiziksel özellikler üzerine etkisinin incelenmesi

İntensiv interval çalışmalar sporun bütün alanlarında faaliyet gösteren sporcuların verim ve başarılarının ve sporcular arasındaki kalitenin belirlenmesinde motor becerilerinin geliştirilebilmesi hususunda önemli çalışma yöntemlerinden biridir. Literatürde farklı spor alanları için yapılmış intensiv interval çalışmaları bulunmakla birlikte ülkemizde kayak sporuna ilişkin bu tip çalışmaların çok sınırlı olduğu ve 14-16 yaş grubu kayakçılar için bu tür bir çalışmanın yapılmadığı tarafımızdan anlaşılmıştır. Çalışmamız, Tunceli Gençlik ve Spor il müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Gençlik Spor kulübünde ve Munzur Kayak ve Doğa Sporları kulübünde lisanslı olarak kuzey disiplini takımında yer alan ve 14- 16 yaş aralığında olan 20 Deney ve 20 Kontrol grubu olmak üzere toplamda 40 gönüllü sporcu ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan önce gönüllü olarak katılım sağlayan sporculara araştırmanın amacı, antrenman programları, ölçüm süreçleri hakkında gerekli bilgiler verilmiştir. Araştırmaya katılan sporcular sezonluk antrenman programına devam etmekte olup haftanın 6 günü antrenman yapmaktadır. Araştırmamızda kullandığımız testler 30m. Sürat, Otur Eriş Esneklik Testi, Flamingo Denge Testi, Durarak Uzun Atlama, Kalp Kanı Dolaşım Fonksiyonu Testi, Cooper testi, 30saniye Mekik, 30 Saniye Şınav, Dikey Sıçrama ( Anaerobik güç testi ) ve T- testleridir. Bu testlerden ön-test ve son-test olmak üzere iki kez veri elde edilmiştir. Verilerin istatiksel analizleri için non-parametrik testlerden olan Wilcoxon testi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tüm sonuçlar 0,05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirildiğinde, 8 haftalık intensiv interval antrenmanı deney grubunda ön-test ve son-test ölçümlerinde istatiksel olarak anlamlı sonuçlar tespit edildiği görülmüştür. Normal antrenman programına devam eden kontrol grubunun 30m. Sürat testinde, otur-eriş esneklik testinde, flamingo denge testinde, kalp kanı dolaşım fonksiyonu testinde, Cooper testinde, 30saniye şınav-mekik testinde ve dikey sıçrama anaerobik güç testinde anlamlı bir sonuç tespit edilmez iken durarak uzun atlama testinde anlamlı bir sonuç tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: İnterval Antrenman, Kuzey Disiplini, Aerobik Kapasite, Biyomotorik Özellikler

Aerobik güçAntrenmanBiyomotorik özellikler+3
Elif Aşkın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı tekrarlı sprint protokollerinde enerji sistemlerinin katkısı: Yüklenme/dinlenme oranlarının etkisi

Bu çalışmanın amacı tekrarlı sprint protokollerinde toplam mesafe değişkeni sabit tutulduğunda dinlenme süresi, sprint mesafesi ve tekrar sayısındaki değişimin performans değişkenleri, fizyolojik yanıtlar ve enerji sistemlerinin katkısı üzerine etkisini incelemektir. Çalışmaya düzenli antrenman yapan ve aktif olarak futbol oynayan 16 erkek sporcu katılmıştır. Katılımcılara toplam mesafesi 300 m olan 20 x 15 m ve 10 x 30 m protokolleri 30 saniye standart toparlanma ve 1:5 yüklenme:dinlenme oranlı bireysel toparlanma süreleri ile dört farklı şekilde rastgele sıra ile uygulanmıştır Testler sırasında sprint süresi, oksijen tüketimi (VO2), kan laktat değeri (LA), kalp atım hızı (KAH) ve algılanan zorluk derecesi (AZD) belirlenmiştir. Aerobik sistemin katkısı VO2 ölçümlerinden, laktik sistemin katkısı LA değerlerinden, alaktik sistemin katkısı toparlanma dönemindeki VO2 kinetiğinden mono-eksponansiyal formüller yardımıyla hesaplanmıştır. Protokollerin etkisini belirlemek için Bonferroni düzeltmeli tekrarlı ölçümlerde varyans analizi kullanılmıştır. Tekrarlı sprint protokollerinin toplam sprint süresi, toplam egzersiz süresi ve performans düşüş yüzdesi üzerine etkisinin anlamlı derecede farklı olduğu bulunmuştur (p<0,05). Benzer şekilde protokollerin maksimum KAH hariç, ortalama KAH, LA ve AZD üzerine etkisi de anlamlı derecede farklıdır (p<0,05). Tüm protokollerde toplam enerji harcaması içindeki alaktik enerji sisteminin yüzde katkısı benzer (p>0,05), laktik ve aerobik enerji sistemlerinin yüzdeleri anlamlı derecede farklıdır (p<0,05). Bu çalışmanın bulguları toplam mesafesi sabit tutulan değişik içerikteki tekrarlı sprint protokollerinde fizyolojik yanıtların, performans çıktılarının ve enerji sistemlerinin katkısının önemli ölçüde değiştiğini göstermiştir. Bu çalışma aynı zamanda alaktik sistemi geliştirmek için bireysel dinlenme oranlı protokollerin tercih edilebileceği, ancak hem alaktik hem de laktik sistemi aynı anda geliştirmek için bireysel dinlenme oranlı 10 x 30 m protokolünün daha uygun olduğunu göstermektedir.

Aerobik güçFutbolGlükoz+4
Süleyman Ulupınar
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı tekrarlı sprint protokollerinde enerji sistemlerinin katkısı: Cinsiyetler arası karşılaştırma

Bu çalışmanın amacı, toplam sprint süresi (60sn) aynı olan farklı tekrarlı sprint protokollerinde enerji sistemlerinin katkısı, performans değişkenleri ve fizyolojik yanıtlar üzerine protokol ve cinsiyet etkisini incelemektir. Çalışmaya düzenli antrenman yapan ve aktif olarak salon takım sporlarıyla uğraşan 16 erkek ve 14 kadın sporcu katılmıştır. Katılımcılar rastgele sıra ile 30 saniye toparlanma aralıklarıyla 10x6sn 6x10sn bisiklette tekrarlı sprint testlerine katılmışlardır. Testler sırasında katılımcıların relatif zirve güç (ZGREL), relatif ortalama güç (OGREL), performans düşüş yüzdesi PD(%) oksijen tüketimi (VO2), kan laktat değeri (LA), kalp atım hızı (KAH) ve algılanan zorluk derecesi (AZD) belirlenmiştir. Aerobik sistemin katkısı VO2 ölçümlerinden, laktik sistemin katkısı LA değerlerinden, alaktik sistemin katkısı ise toparlanma dönemindeki VO2 kinetiğinden mono-eksponansiyel formül ile hesaplanmıştır. Cinsiyet ve protokole göre performans değişkenleri, fizyolojik yanıtlar ve her bir enerji sisteminin katkısı, toplam enerji harcaması, relatif enerji harcaması ve oksijen tüketim değerleri arasındaki farklar Karışık Desen ANOVA ile test edilmiştir. Tekrarlı sprint protokollerinde ZGREL ve OGREL değerleri üzerine cinsiyet etkisi anlamlıdır (p<0.05), ZGREL değerlerine protokol etkisi benzer (p>0.05), OGREL değerlerinde anlamlıdır (p<0.05). Performans düşüş yüzdesinde ise cinsiyet etkisi benzer olup (p>0.05), protokol etkisi anlamlı derecede farklıdır (p<0.05). Protokollerin maksimum KAH ve maksimum LA üzerine etkisi benzer (p>0.05), AZD üzerine etkisi ise anlamlı derecede farklıdır (p<0.05).Tekrarlı sprint testlerinde, alaktik ve laktik sistem üzerine hem cinsiyet hemde protokol etkisi anlamlı derecede farklıdır (p<0.05). Aerobik sistem katkısı ise cinsiyetler arasında benzerdir (p>0.05) ancak protokol etkisi anlamlı derecede farklıdır (p<0.05). Bu çalışmanın bulguları yapılan toplam sprint zamanı benzer olan farklı tekrarlı sprint protokollerinde fizyolojik yanıtların, performans çıktılarının ve enerji sistemlerinin katkısının cinsiyete ve protokole göre önemli ölçüde değiştiğini göstermiştir. Bu çalışma aynı zamanda her iki cinsiyette de alaktik sistemi geliştirmek için 10x6sn protokolünün tercih edilebilir olduğunu göstermektedir.

Aerobik güçCinsiyetCinsiyet farkları+6
Erkan Tortu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite okuyan hentbol sporcularında farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanların aerobik ve anaerobik performans üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmada üniversite okuyan hentbol sporcularında farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanlarının aerobik ve anaerobik performans üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya yaş ortalamaları 20,27± 1,11 olan 30 erkek hentbol sporcusu gönüllülük esası ile katılım sağlamıştır. Araştırmada ön test – son test değerlendirmelerini içeren deneme modellerinden gerçek deneme modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan sporcular rastgele olacak şekilde Wingate stili yüksek şiddetli interval antrenman grubu (n=10), Tabata stili yüksek şiddetli interval antrenman grubu (n=10) ve kontrol grubu (n=10) olmak üzere 3 gruba bölünmüştür. Araştırmaya katılan deney grubuna 4 hafta süresince haftada 3 gün olacak şekilde kendi grubuna özgü antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol grubunda haftada 3 gün olacak şekilde kendi branş antrenmanlarına devam etmişlerdir. Wingate stili YŞİA grubu içerisinde olan sporculara Wingate bisiklet ergometresi üzerinde 30 sn boyunca vücut ağırlığının %7,5'lik ağırlık direnci karşısında kendinin en iyi performansında hareketi yapması sağlandı. Dinlenme süresi 4 dk olacak şekilde verildi. Bu prensiplerle ilk hafta 4, ikinci hafta 5, üçüncü hafta 6 ve dördüncü hafta 7 set olacak şekilde sporculara uygulandı. Tabata stili YŞİA grubu içerisinde olan sporcular her bir antrenman içerisinde sırasıyla burpess, hıgh knees, plank, mountain climbers hareketleriyle ortaya çıkan bir egzersiz programını 20 sn yüklenme 10 sn dinlenme ilkesiyle yapmaları sağlandı. 4 hafta süresince ve haftada 3 gün devam eden antrenmanların ilk haftasında 4, ikinci haftasında 5, üçüncü haftasında 6 ve dördüncü haftasında 7 set olacak şekilde uygulandı. Çalışma öncesinde ve çalışma sonrasında aerobik kapasitenin belirlenmesi için 20 metre mekik koşu testi, anaerobik kapasitenin belirlenmesi için de Wingate anaerobik güç testi kullanılmıştır. Araştırmada verilerin tanıtıcı özelliklerinin, standart sapma ve ortalamalarının analizi için tanımlayıcı istatistik yöntemi kullanıldı. Ön test- son test ölçümlerinin gruplar arası karşılaştırmaları için non-parametrik test yöntemlerinden Kruskal- Wallis H testi, test sonucunda anlamlı çıkan değişkenlerdeki farklılığın kaynağını belirlemek için de Mann-Whitney U testi yapılmıştır. Araştırmada grupların kendi içinde ön test- son test sonuçlarındaki anlamlı fark olup olmadığına bakmak için de Wilcoxon İşaretli Sıralar testi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre aerobik kapasite (MaksVO2) değerlerinde, Tabata ve Wingate grupları ile kontrol grubu arasında Tabata ve Wingate grupları lehine olacak şekilde anlamlı fark bulunmuştur. Anaerobik performans değerlerinden zirve güç, ortalama güç ve minimum güç parametrelerinde, Tabata ve Wingate grubunda anlamlı fark bulunurken kontrol grubunda anlamlı fark bulunmamıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda Tabata ve Wingate stili yüksek şiddetli interval antrenman programlarının üniversite okuyan hentbol sporcularının aerobik ve anaerobik performanslarını geliştirmede etkili bir yöntem olarak kullanılabileceği ileri sürülebilir.

AerobikAerobik güçAnaerobik+7
Nusret Ekici
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda aerobik güç ve dehidrasyon düzeyinin toparlanmaya etkisi

Sportif performans üzerinde genel olarak en etkili parametrelerden birisi de maksimum oksijen tüketimi olarak kabul edilebilmektedir. Maximum oksijen tüketimi aerobik gücün belirlenmesinde kullanılan en güvenilir ilkesinden bir tanesidir. Bunun yanında bireyin su dengesini günlük tükettiği ve kaybettiği su miktarı arasındaki fark oluşturmaktadır. Bu dengenin sağlanabilmesi sporcu performansı açısından kritik önem göstermektedir. Dehidrasyon sporcularda yarışmalarda ve antrenmanlarda çok sık karşılaşılan bir durumdur. Toparlanma sürecinde beslenme ve sıvı tüketimi yolu ile bu durum karşılanmaya çalışılır. Bu bilgiler ışığında çalışmanın amacı 18-29 yaş grubu erkek ve kadın sporcularda aerobik güç ve dehidrasyon düzeylerinin toparlanmaya olan etkisini tespit etmektir. Çalışma Mersin Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde 18-29 yaş grubu 47 erkek ve 47 kadın (n=94) sporcu üzerinde yapıldı. Sporcuların yaş (yıl), boy (cm), vücut kitle indeksi (kg/boy²) ve vücut ağırlığı (kg) kişisel bilgi formuna kaydedildi. Sporcuların aerobik güçleri cooper testi ile belirlendi, dehidrasyon seviyeleri idrar rengi protokolü ile belirlendi ardından yorgunluk oluşturmak amacıyla çoklu sprint testi uygulandı. Kalp atımları polar saat kullanılarak akut toparlanma seviyeleri hesaplandı. Araştırmada kullanılan veriler SPSS istatistik programı kullanılarak çözümlendi. Katılımcılara ait kişisel bilgiler frekans dağılımları ve ortalama standart sapmalarına ilişkin tanımlayıcı istatistikler yapıldı, sonrasında toplanan verilerin normallik dağılımları Kolmogorov-Smirnov testi ile sınandı, veri setinin normal dağılım sağladığı görüldü. Araştırma sorularına yönelik yapılan testlerde bağımsız değişkenin bağımlı değişkeni yordayıp yordamadığını test etmek amacıyla basit doğrusal regresyon testinden yararlanıldı. Araştırmada hipotezi test edilen bulgular yorumlandı ve sonuçlar tablolar ile desteklenerek yapılan analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi Sporcularda aerobik gücün 1 ve 5 dakikalık toparlanmaya etkisi anlamlı (p<0,05) bulunurken 3 dakikalık toparlanmaya etkisi anlamlı bulunmamıştır. Sporcularda dehidrasyon seviyesinin 1 ve 5 dakikalık toparlanmaya etkisi anlamlı (p<0,05) bulunurken 3 dakikalık toparlanmaya etkisi anlamlı bulunmamıştır.

Aerobik güçDehidratasyonSpor+2
İrem Sultan Keskin
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter bayanların dokuz haftalık koş - yürü ve aerobik - step egzersizlerinin fiziksel - fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma sedanter bayanların dokuz haftalık koş-yürü ve aerobik-step egzersizlerinin fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılması amacı ile yapılmıştır.Deneklerin yaş ortalamaları koş-yürü grubu (n=15) 37,20±2,04, aerobik-step grubu (n=15) 37,60±1,76 yıl olan, 30 gönüllü sedanter bayandan oluşturulmuştur. Gruplardan biri 9 hafta boyunca haftada 4 gün, 70 dk arasında koş-yürü egzersizi yaparken diğer grup 9 hafta boyunca haftada 4 gün, 70 dk arasında aerobik-step egzersizi uygulamışlardır. Tüm deneklerin egzersiz programları öncesi ve sonrası fiziksel özellikleri ve fizyolojik parametreleri, vücut kompozisyon ölçümleri, çevre ölçümleri, maksimal aerobik güç (MaxVO2 ) ve anaerobik güç; (ZG, MG, OG, YI) ölçümleri alınmıştır.Grup içi değerlendirmelerde Paired Samples-t test ve gruplar arası değerlendirmelerde ise Independent-Samples t test'i kullanıldı. Önemlilik seviyesi olarak p<0.001 ve p<0.05 anlamlılık seviyesi alındı.İstatiksel sonuçlara göre koş-yürü ve aerobik-step grubu kendi içlerinde ve gruplar arası karşılaştırmalarda VKİ, yağ %, yağ kütle (kg) değişkenlerinde ve bel, kalça, ölçümlerinde anlamlı sonuçlar bulundu. MaxVO2 değerinde her iki grupta kendi içlerinde anlamlı sonuçlar bulunurken gruplar arası karşılaştırmalarda anlamlı sonuç bulunamadı. Koş-yürü grubu kendi içerisindeki karşılaştırmada ZG ve OG değerlerinde anlamlı sonuçlar bulundu ve aerobik-step grubunda ZG, MG, OG ve YI değerlerinde anlamlı sonuçlar bulunurken gruplar arası karşılaştırmalarda aerobik- step grubunun ZG değerinde anlamlı sonuç bulundu.Sonuç olarak; koş-yürü ve aerobik step egzersizlerinin kilo vermeyi hızlandırdığı fiziksel uygunluk parametrelerine pozitif etkileri olduğu bulundu. Ayrıca koş-yürü egzersizinin aerobik kapasiteyi olumlu yönde geliştirdiği, aerobik-step egzersizinin ise anaerobik gücü olumlu yönde geliştirdiği söylenebilir.Anahtar kelimeler: Sedanter Bayan, Koş-Yürü Egzersizi, Aerobik-Step Egzersizi, Vücut Kompozisyonu, Aerobik Güç, Anaerobik Güç.

Aerobik güçAnaerobik güçEgzersiz+7
Güner Çiçek
İnönü University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının aerobik ve anaerobik performansa etkisini incelemektir. Çalışmaya toplam 20 basketbolcu (deney:10, yaş:28,10±4,51 yıl; kontrol:10, yaş:18,70±0,95 yıl) katıldı. Deneklerin solunum kas antrenmanı (SKA) öncesi spirometreyle solunum fonksiyonları, respiratuar basınçölçer cihazı ile solunum kas kuvvetleri belirlendi. SKA, POWER breathe Classic (mavi) model ile maksimal inspiratuar basınç (MİP) değerinin % 40'ına eşdeğer olacak şekilde haftalık 1 birim (10 cmH2O) artırım sağlanarak deney grubuna sabah ve akşam günün aynı saatlerinde olmak üzere haftanın 5 günü günde 2 kez tekrarlanmak koşuluyla 4 hafta uygulandı. Her antrenman biriminde sporcu 30 dinamik nefes alıp verme işlemi yaptı ve günde 60 nefes döngüsünü tamamladı. Anaerobik güç parametreleri wingate bisiklet ergometresi ile, aerobik kapasiteleri de Yo-Yo Aralıklı Toparlanma Seviye 1 test protokolüyle hesaplandı. Gruplar arası tüm parametrelerin ön-son testleri arasındaki karşılaştırması için bağımlı T testi (Paired Sample T Testi), ortalama farkın gruplar arasındaki analizi içinde bağımsız T testi (Independent Sample T Test) kullanıldı. SKA sonrası deney grubunda FVC (lt) ve FEF Max'ta ki (lt/sn) değişim istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Diğer solunum fonksiyon değerlerinde yüzdesel artış görülmesine rağmen anlamlı bir sonuç bulunmamıştır (p>0,05). Yüzdesel olarak en fazla artış İC (% 42,22), FEF Max (% 35,26) ve MİP (% 22,33) değerlerinde görülmüştür. Kontrol grubunda sadece SVC ve MİP'te anlamlı değişim görülmüştür (p<0,05). Deney grubunda anaerobik güç göstergelerinden Mininum Power dışında bütün değerlerde anlamlı farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Ayrıca Time to Peak'te % 34,03 ve Peak Power da % 5,66 düzeyinde yüzdesel artış meydan gelmiştir. Kontrol grubunda Wingate testi sonrasında tüm parametrelerde anlamlı bir değişim gözlenmemiştir (p>0,05). SKA sonrası deney grubunda VO2maks ortalama değerinde % 14,74 (p<0,008) ve kontrolde ise % 7,50 oranında artış görülmüştür (p<0,006). Sonuç olarak solunum kas antrenmanının; solunum fonksiyonlarını, solunum kas kuvvetini, anaerobik ve aerobik kapasiteyi düzenli antrenman yapanlara göre pozitif yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Kapasite, Anaerobik Güç, Basketbol, Solunum Kas Antrenmanı,

Aerobik güçBasketbolBasketbolcular+7
Adem Çevik
Hitit University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hacamat uygulamasının sporcularda aerobik kapasite ve toparlanmaya etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, hacamat uygulamasının sporcularda aerobik kapasite ve toparlanmaya etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmaya katılan sporcular (n=30), rastgele örneklem yöntemi ile 10'u egzersiz öncesi hacamat grubu (EÖH) (yaş: 21.20 ± 1.87 yıl; antrenman yaşı: 10.50 ± 2.55 yıl; boy uzunluğu: 176.40 ± 0.54 cm; vücut ağırlığı: 71.23 ± 11.48 kg), 10'u egzersiz sonrası hacamat grubu (ESH) (yaş: 22.90 ± 1.19 yıl; antrenman yaşı: 11.30 ± 1.76 yıl; boy uzunluğu: 179.10 ± .02 cm; vücut ağırlığı: 79.52 ± 10.18 kg) ve 10'u kontrol grubu (KG) (yaş: 20.90 ± 1.44 yıl; antrenman yaşı: 9.80 ± 2.30 yıl; boy uzunluğu 183.50 ± 0.67 cm; vücut ağırlığı: 73.37 ± 8.83 kg) olarak üç farklı gruba ayrılmıştır. Katılımcıların kan laktat, kalp atım hızı, Yoyo-1 ve algılanan zorluk dereceleri (AZD) değerleri ön ve son test olarak tespit edilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizlerinde SPSS 24 paket programı kullanılmıştır. Grup içi ön ve son test karşılaştırmalarında Paired Samples T-Testi, gruplar arası ön ve son test karşılaştırmasında ise, Multivariate ANOVA (MANOVA) Testi kullanılmış, farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Bonferroni testi uygulanmış ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç Olarak egzersiz öncesi hacamat uygulamasının aerobik kapasiteye olumlu yönde etkisinin olduğu, toparlanma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmasa da sayısal değerlerindeki artış toparlanma üzerinde de olumlu olarak etkilediği görülmüştür. Egzersiz sonrası hacamatın ise, toparlanma üzerinde olumlu etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Islak Kupa, Kan, Laktat, Performans, Sporcu

Aerobik güçHacamatKan+6
Kakha Shamatava
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

15-18 yaş arası basketbolcularda farklı egzersiz şekillerinin aerobik ve anaerobik kapasiteye etkisi

Bu çalışmanın amacı; yaşları 15-18 arasında değişen amatör ligde oynayan basketbolcuların denge, postür ve core stabilizasyon egzersizlerinin aerobik ve anaerobik kapasiteye olan etkisini araştırmaktır. Çalışmaya Pınar Karşıyaka Basketbol oynayan yirmi sekiz (n:28) erkek oyuncu dahil edilmiştir. Çalışmamız İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Spor Hekimliği Anabilim Dalı uygulama laboratuvarı ve Karşıyaka Basketbol Spor Kulübü Kağıthane şubesinde yapıldı. Çalışmada sporcular Random Allocation Software 2.0 ile randomize olarak 2 gruba ayrıldı. Denge ve postür egzersizleri yaptırılan grup Grup 1; denge, postür ve core stabilizasyon egzersizleri yaptırılan grup ise Grup 2 şeklinde adlandırıldı. 8 hafta boyunca haftada 3 gün fizyoterapist tarafından egzersizler yaptırıldı. Çalışmaya başlamadan önce sosyo-demografik bilgi formu sporcular tarafından doldurulup; Wingate Anaerobik Test, Plank Test, Kör Leylek Duruşu Testi, New York Postür Analizi Değerlendirme Anketi, skinfold ölçümü, Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği ve Shuttle Run Saha Testi yapıldı. Aynı testler 8 haftanın sonunda tekrar uygulandı. Sporculara Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği (MoCA) sadece çalışmaya başlamadan önce uygulandı. Çalışmanın sonucunda denge testi sağ-sol ayak, plank test(sn), postür analizi skoru ve VO2maks (ml/kg/dk) her iki grupta da çalışma öncesi ve sonrası anlamlı bir değişim göstermiştir (p≤0,05). WAnT değerleri Grup 1 anlamlı bir değişme gösterirken, Grup 2 de anlamlı bir değişme göstermemiştir (p≤0,05). Gruplar arası WAnT, VO₂maks, Plank test, New York Postür skoru, Kör Leylek Denge Testi ve skinfold ölçümlerinde anlamlı bir fark görülmemiştir (p≤0,05). Her iki grubun MoCA puan ortalamaları normal kognitif durum için yeterli olan puanın altında tespit edilmiştir (Grup 1 X:19.79 Grup 2 X:19 ). Sonuç olarak denge ve postür egzersizlerinin aerobik ve anaerobik kapasiteyi yükselttiğini ek olarak uygulanan core stabilizasyon egzersizlerinin bu bağlamda kayda değer bir etkisinin olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: postür egzersizleri, denge egzersizleri, core stabilizasyon, wingate, shuttle run

Aerobik güçAnaerobik güçBasketbol+4
Barış Celbek
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Direnç egzersizinin genç erişkinlerde akciğer işlevleri ve yaşam kalitesine etkisi

Doğru şiddet ve sürelerde yapılan farklı tipte egzersizlerin başta kardiyovasküler kapasite olmak üzere bir dizi olumlu etkileri vardır. Bu çalışmada direnç egzersizinin genç erişkinlerde solunum işlevleri ve aerobik kapasite ile yaşam kalitesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Yirmi erkek (18–25 yaş) gönüllüden 8 kişi direnç antrenman grubu (DAG), diğer 8 kişi ise kontrol grubu olarak (KOG) ikiye ayrılmıştır. DAG grubu haftada 3 gün her kas grubu için 1 maksimum tekrarın (MR) yüzde 70'i ile başlayan yüklerle 3X10 tekrarlı olarak, 2 ila 3 ay boyunca direnç egzersizi yapmıştır. Antrenman programı öncesi ve sonrası, iki kez SFT ve Kardiyo Pulmoner Egzersiz Testleri (KPET) parametreleri [Vmaks, Encore (USA)] ölçülmüş ve yaşam kaliteleri SF-36 anketi ile belirlenmiştir. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. DAG ile KOG grupları arasında egzersiz öncesi yapılan testlerde f (p=0.02) ve FVC (p=0.03) değerleri arasında anlamlı fark saptanmıştır. DAG'nda antrenman öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında pozitif anlamlı değişiklik dayanıklılık zamanı (p= 0,02), VEmaks (l/dk) (p= 0,01), soluk sonu O2 basıncı (PETO2) (p= 0,03) ve soluk sonu CO2 basıncı (PETCO2) (p= 0,04) değerlerinde bulunmuştur. KOG grubunda ise anlamlı bir değişiklik sadece f değerinde (p= 0,04) görülmüştür. SF-36 da ise DAG'nun enerji/canlılık (p= 0,04) ve genel sağlık algısı (p= 0,01) alt boyutlarında antrenman sonrası anlamlı farklılık görülmüştür. Sonuç olarak; bu tip direnç egzersizinin genç erişkinlerde solunum işlevleri ve aerobik kapasite üzerinde minimal etkisi olduğu saptanmıştır. Yaşam kalitesi üzerine ise olumlu etki gözlenmiştir. Antrenman programı daha uzun sürdürülür ve arada karşılaşılan olumsuz unsurlar (hastalık, uykusuzluk, vb) dışlanabilirse aerobik kapasitede de olumlu bir gelişme beklenebilir.

Aerobik güçAkciğerEgzersiz+1
Yusuf Emin Gökalp
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

10 haftalık antrenmanın ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan öğrencilerin kuvvet, dayanıklılık ve esneklik düzeyleri üzerine etkisinin araştırılması

ÖZETErcan, Ü. 10 Haftalık Antrenmanın İlköğretim Küçükler Kategorisinde Futbol Oynayan Öğrencilerin Kuvvet, Dayanıklılık ve Esneklik Düzeyleri Üzerine Etkisinin Araştırılması, Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi Programı Yüksek Lisans Tezi. Kütahya, 2012. Bu çalışmanın amacı; on haftalık çalışmanın ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan 10-12 yaş grubu çocukların şınav, mekik, patlayıcı kuvvetleri, dayanıklılıkları ve esneklikleri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır.Bu araştırmada Yalova Çınarcık İlçesi Hüdaverdi Aydın İlköğretim Okulu ve ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan 5.ve 6. sınıflarda okuyan 11-12 yaşındaki erkek çocuklar çalışma evreni olarak belirlenmiştir. Örneklem grubu olarak Hüdaverdi Aydın İlköğretim Okulu'nda okuyan 11 ve 12 yaş grubu erkek çocuklar üzerinde uygulanmıştır. Çalışma kapsamında Beden Eğitimi öğretmenlerinden oluşan 3 kişilik ekiple hafta içinde her günde spor salonunda, birinci gün yaş, boy, kilo, uzan, eriş testi, şınav ve mekik ölçümleri, ikinci gün dikey sıçrama ve uzun atlama, üçüncü gün de mekik koşusu ölçümleri alındı. İstatistiksel olarak tekrarlı ölçümler arasında bir fark bulunup bulunmadığını belirlemede ?=0.05 olarak alındı. Tekrarlı ölçümlerde t testi kullanıldı.Test sonuçları boy, şınav, mekik, durarak uzun atlama, mekik koşusu ve esnekliliğe ait tekrarlı ölçümler arasındaki farkın anlamlı olduğunu gösterdi. Dikey sıçrama ve vücut ağırlığı 1. ve 2. ölçümleri arasındaki fark bulunmasına rağmen, bu farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Futbol, Aerobik Kapasite, Dayanıklılık.

Aerobik güçEsneklikFiziksel dayanıklılık+3
Ümit Ercan
Kütahya Dumlupınar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Determination of the relationship between upper extremity muscle strength, anaerobic capacity, aerobic capacity and sportive performance in wheelchair basketball athletes

This study was aimed to investigate the relationship between isokinetic muscle strength of shoulder internal and external rotation, grip strength, anaerobic capacity, aerobic capacity and sportive performance in wheelchair basketball athletes. 26 wheelchair basketball athletes were involved into the study. Wheelchair basketball players were divided into two groups according to the classification levels (Group 1: less than 3 points, Group 2: 3 points and higher). Upper extremity muscle strengths were evaluated with the ISOMED 2000® isokinetic device. Hand grip strength was evaluated with hydraulic hand dynamometer. The measurement of the aerobic capacity was measured using its own wheelchair on the treadmill by applying a custom ramp protocol. Anaerobic capacity was evaluated with Wingate anaerobic power test (WAnT) for 30 seconds in standard laboratory conditions. The sportive performances were assessed by "20 m Sprint test", "Slalom Test" and "Zone Shot" tests. There was a significant correlation between the sports performance and the isokinetic muscle strength of shoulder internal and external rotation, aerobic and anaerobic capacities (p <0.05). There was no significant relationship between grip strength and sport performance parameters (p> 0.05). When comparing groups significant difference was found in favor of isokinetic muscle strength, grip strength, aerobic and anaerobic capacity and sports performance 3 points and higher group (p <0.05). It was concluded that sportive performance in wheelchair basketball athletes is related to upper extremity muscle strength, aerobic and anaerobic capacity and that upper limb muscle strength, sportive performance, aerobic and anaerobic capacity evaluations to be done will contribute positively to the planning of individual training and exercise programs. Keywords: Aerobic Capacity, Anaerobic Capacity, Isokinetic, Muscle Strength, Shoulder, Sportif Performance, Wheelchair Basketball.

Aerobic powerAnaerobic powerBasketball+7
Çağlar Soylu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2017
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ankilozan spondilit hastalarında fiziksel performansın kardiyopulmoner egzersiz testi ile değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmada Ankilozan Spondilit (AS) hastalarında aerobik fiziksel performansı kardiyopulmoner egzersiz testi (KPET) ile değerlendirmek, aerobik fiziksel performansın hastalık ilişkili değişkenlerle arasındaki ilişkiyi belirlemek ve sağlıklı kontrollerle olan farklılıkları saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya modifiye New York Kriterlerine göre AS tanısı almış, 18-65 yaş aralığında, 40 hasta ve 44 sağlıklı kontrol dahil edildi. Eforlu egzersiz yapmasına engel olabilecek deformitesi olan, bilinen kardiyak ya da solunum sistemi hastalığı olan, sistemik organ tutulumu olan, nörolojik hastalığı bulunan, hipertansiyonu olan ve çalışmaya katılmak istemeyen kişiler çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmaya alınan katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, mesleki durum, sigara kullanımı, egzersiz alışkanlığı, hastalık süresi, medikasyon durumu, steroid olmayan anti-inflamatuvar ilaç (SOAİİ) ve Biyolojik ilaç kullanım durumu kaydedildi. Her hastanın sabah tutukluğu süresi sorgulandı. İnflamasyon durumunu değerlendirmek amacıyla akut faz reaktanları (Eritrosit sedimentasyon hızı (ESR), C-reaktif protein (CRP)) kaydedildi. AS'li hastaların iyilik hali üzerine etkisini değerlendirmek amacıyla hasta ve hekim global değerlendirme skoru kullanıldı. AS hastalarının ve kontrol grubunun aksiyel ve periferik eklem mobilitesini değerlendirmek amacıyla el parmak zemin mesafesi, tragus duvar mesafesi, oksiput duvar mesafesi, ağız açıklığı, modifiye schober testi, intermalleolar mesafe, lomber lateral fleksiyon, servikal rotasyon derecesi, çene manibrium mesafesi ve göğüs ekspansiyonu ölçümleri yapıldı. AS hastalarında hastalık aktivitesini değerlendirmek için Bath AS hastalık aktivitesi ölçeğinden (BASDAI), fonksiyonel durumu değerlendirmek için Bath AS fonksiyonel indeksinden (BASFI) ve aksiyel iskelet mobilitesini değerlendirmek için Bath AS metroloji indeksinden (BASMI) yararlanıldı. Hastaların yaşam kalitesi kısa form-36 (SF-36) ile değerlendirildi. Tüm katılımcılara fiziksel performansı belirlemek amacıyla KPET uygulandı. Katılımcılara KPET öncesinde solunum fonksiyon testi (SFT) yapıldı. KPET katılımcılara Cortex Metalyzer 3B (MPU31-105) ve Sprintex Callis Z 6000 cihazı ile koşu bandı üzerinde Bruce protokolü kullanılarak uygulandı. KPET sırasında maksimum kalp atım hızı (HR), maksimum VO2 değeri (ml/dk/kg), solunum değişim oranı (RER), VO2/HR (oksijen nabzı), maksimum süre, test sırasında ulaşılan maksimum hız (km/saat), G, VE/VO2, VE/VCO2, VT, VT, VD/VT, VE, BF, BR, PaCO2, PetCO2, VO2/kg, VO2 %norm değerleri kayıt edildi. Spirometrik değerlendirme ile zorlu vital kapasite (FVC), 1.saniyedeki zorlu ekspiratuar hacim (FEV1), FEV1/FVC, zirve ekspiratuar akım hızı (PEF), vital kapasitenin %25-%75 arasındaki zorlu ekspiratuar akım (FEF 25-75) ölçüm değerleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya katılan AS hastalarının yaş ortalaması 34.9±9.9 iken kontrol grubunun yaş ortalaması 34.4±10.3 idi. İki grubun yaş ortalaması birbirine benzerdi. İki grubun sosyodemografik özelliklerine ait veriler karşılaştırıldığında ilaç kullanımı, SOAİİ kullanımı ve biyolojik tedavi AS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksekti. Bunun dışında diğer sosyodemografik veriler açısından iki grup arasında anlamlı fark gözlenmedi. Tragus-duvar mesafesi ve oksiput-duvar mesafesi AS grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek tespit edilirken(p<0.05); intermalleolar mesafe ve lomber lateral fleksiyon ölçümleri AS grubunda kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur(p<0.05). Zirve kardiyovasküler yanıtta elde edilen VO2, VO2%, VO2/kg, TVO2, T, VT değerleri AS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulunurken. (p<0.05) ; birinci ventilatuar eşikte elde edilen VO2VT1 ve VO2VT1/kg değerleri AS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05) İstirahat halinde elde edilen VT, BR% değerleri ise kontrol grubunda AS hastalarına göre anlamlı olarak daha yüksek tespit edilmiştir (p<0.05). FVC, FEV1 ve PEF değerleri AS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0.05). AS hastalarında KPET ve SFT'de elde edilen sonuçlar erkek cinsiyette kadın cinsiyete kıyasla daha yüksek bulunmuştur. AS hastalarında sigara içen grupta istirahatta elde edilen tidal volüm ve birinci ventilatuar eşikte elde edilen VO2(ml/dk/kg) değeri sigara içmeyen gruba göre daha yüksek bulunmuştur. AS hastalarında SOAİİ kullanımı olmayanlarda istirahatte elde edilen kalp atım hızı SOAİİ kullananlara kıyasla daha yüksek bulunmuştur. AS hastalarında yaşın zirve kardiyovasküler yanıtta elde edilen VO2 (ml/dk/kg), maksimum kalp atım hızı ve RER ile ve istirahatte elde edilen VO2 L/dk ve VO2 (ml/dk/kg) ile negatif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Yaş ile total süre arasında pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Yaşın AS hastalarında FEV1 ve FVC değerleri ile negatif korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. AS hastalarında hastalık süresi ile BASMI arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. AS hastalarında birinci ventilatuar eşikte elde edilen VO2max (ml/dk/kg) ile BASDAI ve BASFI arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. AS hastalarında BASDAI istirahatte elde edilen VO2 (ml/dk/kg) değeri ile negatif korelasyon göstermiştir. AS hastalarında BASMI FEV1 ile negatif korelasyon gösterirken, BASDAI ise FEF25, FEF50 ve FEF 25-75 ile negatif korelasyon göstermiştir. Sonuç: KPET ölçümlerine göre sağlıklı kontrollerde AS hastalarına göre birçok parametrede daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Aerobik kapasiteyi yansıtan VO2 max değeri AS hastalarında sağlıklı kontrollere göre belirgin olarak düşük tespit edilmiştir. AS hastalarında aerobik egzersiz kapasitesi ve solunum fonksiyonlarında görülen bu azalmanın sebebi hastalığın kardiyovasküler, pulmoner ve kas iskelet sistemi başta olmak üzere çeşitli organ sistemlerinde yaptığı tutulumdur. AS hastalarında cinsiyetin aerobik egzersiz kapasitesi ve solunum fonksiyonlarını etkileyen önemli bir faktör olduğu bulunmuştur. AS'de sigara içme durumunun aerobik egzersiz kapasitesi ölçüm parametreleri üzerine etkili olduğu tespit edilmiştir. Hastalık aktivitesi ve fonsiyonel durumun aerobik egzersiz kapasitesi ve solunum fonksiyonları üzerine etkili bir parametre olmadığı görülmüştür. AS'de hasta yaşının aerobik kapasiteyi ysnsıtan VO2max değeri ile negatif korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. Ankilozan spondilitte aerobik fiziksel performansı etkileyen faktörleri belirlemek ve aerobik fiziksel performansı geliştirmek için yapılması gerekenleri saptamak amacıyla daha fazla sayıda çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Ankilozan spondilit, aerobik kapasite, fiziksel performans, kardiyopulmoner egzersiz testi, pulmoner fonksiyon

Aerobik güçAkciğerEgzersiz+3
Safiye Sayılır
Bezmialem Vakıf University
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Çocukluk çağı obezitesinde metabolik parametrelerin diyet ve egzersizle ilişkisi

Amaç: Püberte evre III-IV'deki ekzojen obezite tanılı kız ve erkek çocukların biyokimyasal paremetrelerini, vücut kompozisyonunu, bazal ve günlük enerji harcanımını ve bu parametrelerin diyet ve aerobik egzersiz ile değişimlerini incelemekGereç ve Yöntemler: Çalışmaya püberte evre III-IV'te olan 14 obez hasta ve kontrol grubu olarak 13 sağlam çocuk alındı. İki grubun ağırlık, boy, vücut kitle indeksi (VKİ) ve biyokimyasal parametrelerine bakıldı. Obez hasta grubunda diyet düzenlendi ve aerobik egzersiz programı uygulandı. Psikiyatrik destek sağlandı. Spor Fizyolojisi biriminde bel çevresi, kalça çevresi, deri kıvrım kalınlığı ve bazal metabolizma hızı ölçümleri yapıldı. Günlük kalori harcanımı actiheart aleti ile hesaplandı. Egzersiz sonrası tüm parametrelere tekrar bakıldıBulgular: Obez hasta grubunda VKİ, SGPT, glukoz, insülin, glukoz/insülin, HOMA-IR, total kolesterol, LDL, VLDL, trigliserid, visfatin değerleri yüksek bulunurken, TNF-?, IL-10 ve APO A düşük bulundu (p< 0,05). Obez hastalarda egzersizle VKİ, bel ve kalça çevresi, bel/kalça oranı, vücut yüzde yağı, deri kıvrım kalınlığı, HOMA-IR, SGOT, SGPT, total kolesterol, VLDL, trigliserid, visfatin ve hs-CRP`de düşme olurken, TNF-?, IL-6, IL-10 değerlerinde ve günlük kalori harcanımında artış olduSonuç: Egzersizin obez hastalarda vücut kompozisyonunu değiştirdiği, total kolesterol, VLDL, trigliserid düzeylerini azalttığı, insülin direncinin kaybolmasını sağladığı ve enerji harcanımını arttırdığı görüldüAnahtar Kelimeler: Actiheart, adipokinler, aerobik egzersiz, antropometrik ölçümler, diyet, ekzojen obezite

AdipokinlerAerobik güçAntropometri+4
İsmet Öncü
Çukurova University
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Elit judocularda aerobik antrenman programının kardiyopulmoner parametreler ve oksijen saturasyonu üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, aerobik antrenman programının elit judocularda kardiyopulmoner parametreler ve oksijen saturasyonu üzerine etkisini incelemektir. Çalışmaya 18-25 yaş arası 22 erkek milli judocu gönüllü olarak katıldı. Denekler randomize yöntem ile deney grubu (n=11, yaş: 21.60 ± 2.06) ve kontrol grubu (n=11, yaş: 20.50 ± 1.77) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubuna 8 hafta süreyle haftada 3 gün aerobik egzersiz programı uygulandı. Her iki grupta normal judo antrenmanlarına devam etti. Aerobik egzersiz programına başlamadan önce ve bittikten sonra vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi (VKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), sistolik kan basıncı (SKB), diastolik kan basıncı (DKB), istirahat kalp atım sayısı (İKAS), maksimal kalp atım sayısı (KASmax), maksimal iş yükü (WRmax), maksimal dakika ventilasyon (VEmax) ve maksimal oksijen tüketim kapasitesi (VO2max) ölçümleri yapıldı. Bireylerin oksijen tüketim kapasiteleri gaz analiz sisteminde Ramp protokolu kullanılarak saptandı. Verilerin istatistiksel analizi için grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample t test, gruplar arası karşılaştırmalar için Independent Sample t testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlendi. Deney grubuna uygulanan aerobik antrenman programı sonrasında alınan verilere ilişkin ön test ve son test ölçüm sonuçlarının karşılaştırıldığında Deney grubunun, SKB, DKB, İKAS, VYY, VO2max, WRmax, VEmax ve SpO2 değerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulunmuştur. Deney grubunun VA ve VKİ verilerinde herhangi bir anlamlılık bulunmamıştır (p>0.05). Kontrol grubunun İKAS SKB, DKB, VYY değerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulunmuştur. Kontrol grubunun diğer verilerinde herhangi bir anlamlılığa rastlanmamıştır (p>0.05). Gruplar arasında deney grubu lehine SKB, DKB, İKAS, KASmax, WRmax, VEmax, VO2max ve SpO2 değerlerinde anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Ağırlık, VKİ ve VYY verilerde ise herhangi bir anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak; judoculara uygulanan aerobik antrenman programının kardiyopulmoner parametreler ve oksijen saturasyonu üzerine olumlu etkisinin olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Antrenman, Kardiyopulmoner Parametreler, Judo.

Aerobik güçAkciğerAntrenman+6
Tugay Yılmaz
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Judoculara uygulanan 10 haftalık pliometrik antrenmanların anaerobik güç ve denge üzerine etkileri

Bu çalışma, judocularda on haftalık pliometrik antrenmanların anaerobik güç üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 30 erkek judocu katılmış ve denekler deney (15 Erkek yaş= 21,40 ± 1,99) ve kontrol (15 Erkek yaş = 21,53± 1,80) grubu olarak ikiye ayrılmışlardır. Her iki gruba da haftada 3 gün/90 dk. judo antrenmanı uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubuna 20 dk. Isınma hareketleri yaptırılmıştır. Her iki grup özel hazırlık dönemi judo antrenmanı programına devam etmiştir. Deney grubu judoculara ısınma sonrası, 20 dakika süren, yüklenme şiddeti %80-%100 aralığında 15 farklı hareketten oluşan pliometrik antrenman yaptırılmıştır. Daha sonra judo antrenmanına devam etmeleri sağlanmıştır. Gruplar normal dağılım gösterdiğinden grupların ön test ve son test ölçümleri aralarındaki anlamlılık için Paired Samples T-Testi uygulanmıştır. Deney grubu ile kontrol grubu arasındaki farklılığın analizi için Independent Samples T-Testi uygulanmıştır. Yapılan pliometrik antrenmanlar sonucunda deney ve kontrol grubu için fiziksel ölçüm parametrelerinin ön test ve son test farklarının karşılaştırıldığında sırt kuvveti, anaeorobik güç ve vücut yağ yüzdesi ortalama değerlerinde anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Ancak sağ el kavrama kuvveti, sol el kavrama kuvveti, bacak kuvveti ve esneklik ortalama değerlerinde anlamlılık bulunmamıştır(p>0.05). Deney ve kontrol grupları için statik denge parametrelerinin ön test ve son test farklarınında denge anterior pasterior sol değerinde anlamlı farklılık bulunmuştur(p<0.05).Denge overal stability sağ ve sol, anterior pasterior sağ, madial lateral sağ ve sol değerlerinde anlamlılık bulunmamıştır(p>0.05). Sonuç olarak, düzenli yapılan pliometrik antrenmanlar ile judocularda anaeorobik güç ve denge performanslarının arttığı, judo antrenmanlarının yanında pliometrik antrenmanlara yer vermenin performans için olumlu etkisinin olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Judo, pliometrik antrenman, anaeorobik güç, denge

Aerobik güçAntrenmanDenge+5
Ahmet Uzun
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter erkeklerde aerobik egzersizin solunum fonksiyonları ve aerobik kapasite üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, sedanter erkeklerde 8 haftalık aerobik egzersiz programının solunum fonksiyonları ve aerorbik kapasite üzrerine etkisini incelemektir. Araştırmaya, Gaziantep ilinde 18-23 yaş arasında toplam 24 erkek sedanter birey gönüllü olarak katıldı. Katılımcılar randomize yöntem ile deney grubu (n=12, yaş:21.86±2.78) ve kontrol grubu (n=12, yaş: 22.51±2.32) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubu 8 hafta boyunca haftada 3 gün aerobik egzersiz programına katıldı. Kontrol grubuna herhangi bir egzersiz programı uygulanmadı. . Egzersiz öncesi ve sonrası vücut ağırlığı (VA), vücut kitle indeksi (VKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), istirahat kalp atım sayısı (İKAS), Maksimal oksijen tüketimi (VO2max), vital kapasite (VC), zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekpirasyon volümü (FEV1), zorlu ekspirasyon oranı (FEV1/FVC %) ve maksimum istemli solunum (MVV) ölçümleri yapıldı. Solunum parametreleri M.E.C. Pocket Spiro USB-100 cihazı ile ölçüldü. VO2max MEC PFT Ergospirometre sistemi ile ölçüldü. Vücut ağırlıkları ve boy uzunlukları ve N.A.N. marka cihaz kullanılarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi için grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample t test, gruplar arası karşılaştırmalar için Independent Sample t testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlendi. Deney grubunun ağırlık, VKİ, VYY, İKAS, VO2max, VC, FVC, FEV1, FEV1/FVC % ve MVV değerlerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulundu (p<0.05). Kontrol grubunun ağırlık ve VYY değerlerinde anlamlılık bulundu (p<0.05). Diğer verilerinde anlamlılık bulunmadı. Gruplar arasında deney grubu lehine ağırlık, VKİ, VYY, İKAS, VO2max, VC, FVC, FEV1, FEV1/FVC % ve MVV değerlerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, sedanterlere uygulanan aerobik egzersizin egzersizin solunum fonksiyonları ve aerobik kapasite değerleri üzerinde olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir. Düzenli ve planlı olarak yapılan aerobik temelli egzersizler solunum fonksiyonları ve aerobik kapasiteyi pozitif yönde etkileyeceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Egzersiz, Solunum Fonksiyonları, VO2max, Sedanter.

Aerobik güçEgzersizErkekler+2
Gamze İşleyen
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı bireylerde alet destekli yumuşak doku mobilizasyon tekniğinin fiziksel uygunluk parametreleri üzerine akut etkisinin araştırılması

Bu çalışma Alet Destekli Yumuşak Doku Mobilizasyon Tekniğinin (IASTM) sağlıklı erkek bireylerde fiziksel uygunluk parametreleri üzerinde akut etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 24 gönüllü birey dahil edilip IASTM ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin fiziksel aktivite seviyeleri, Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi'nin (IPAQ) kısa formu kullanılarak belirlenmiştir. Bireylerin; aerobik kapasiteleri Artan Hızda Mekik Yürüme Testi (AHMYT), kas kuvvet değerleri dijital dinamometre, kas esneklik değerleri otur-uzan ve quadriseps esneklik testi, yorgunluk değerleri Yorgunluk Şiddet Ölçeği (YŞÖ) ve Modifiye Borg Skalası, çeviklik değerlendirmesi T-Test, denge değerlendirmesi ise stabilometre cihazı ile değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; esneklik, aerobik kapasite, hamstring kas kuvveti ölçüm sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmüştür (p<0,05). Quadriceps kas kuvveti, yorgunluk, çeviklik değerlerinin ölçüm sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmemiştir (p>0,05). Denge ölçüm sonuçlarına göre sadece gözler kapalı pozisyondayken stabil yüzey üzerindeki birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmüştür (p<0,05). Diğer parametre sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmemiştir (p>0,05). Çalışmanın sonuçlarına göre IASTM'nin akut dönemde esneklik, aerobik kapasite, hamstring kas kuvveti ve denge üzerinde etkili olduğu, quadriceps kas kuvveti, yorgunluk ve çeviklik üzerinde ise bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: IASTM, Esneklik, Kas Kuvveti, Aerobik Kapasite, Yorgunluk, Çeviklik, Denge

Aerobik güçDengeEsneklik+6
Oğuzhan Yılmaz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

9 - 18 yaş arası erkek futbolcularda aerobik ve anaerobik performansın yaş gruplarına göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, farklı kronolojik yaş ve olgunluk düzeyindeki futbolcu çocukların aerobik ve anaerobik performanslarının incelenmesidir. Araştırmaya her bir grupta en az 10 sporcu olmak üzere, U10, U11, U12, U13, U14, U15, U16, U17 ve U19 kategorilerinde futbol oynayan 134 erkek futbolcu katılmıştır. Futbolcuların aerobik dayanıklılıkları, YoYo Aralıklı Toparlanma Testi-1 ile belirlenmiş ve tahmini maksimal oksijen tüketimi (VO2max) değerleri hesaplanmıştır. Sürat performansının belirlenmesinde 30m sprint testi, çeviklik performansının belirlenmesinde İllinois Çeviklik Testi, sıçrama performansının belirlenmesinde durarak uzun atlama testi ve kuvvette devamlılık performansı için 1 dakika mekik ve şınav testleri uygulanmıştır. Olgunluk durumu somatik değişkenlerden elde edilen değerlerle olgunluk tahmin denklemi kullanılarak belirlenmiştir. Aerobik dayanıklılık, durarak uzun atlama, sprint, çeviklik, mekik ve şınav çekme performanslarının kronolojik yaş ve olgunlaşma ile yüksek düzeyde korelasyonlu olarak arttığı tespit edilmiştir (p<0.0001). Ölçülen tüm performans değişkenlerinin birbirleri arasında yüksek düzeyde korelasyon olduğu bulunmuştur (p<0.0001). Aerobik dayanıklılığın, kronolojik yaş ile birlikte 15 yaşına kadar giderek arttığı (p<0.05), pik uzama hızı sonrası dönemde olan 15, 16 ve 17 yaş gruplarında anlamlı olarak değişmediği görülmüştür (p>0.05). Sürat, çeviklik, kuvvette devamlılık ve atlama performanslarının, genel olarak kronolojik yaş ve olgunlaşma ile birlikte sürekli artış gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Bulgularımızdan araştırmaya katılan 9 ila 18 yaş arası futbolcuların aerobik ve anaerobik performanslarının hem birbirleri ile hem de kronolojik yaş ve olgunlaşma ile ilişkili olarak arttığı, aerobik performansın anaerobik performansa göre daha erken gelişimini tamamladığı sonucuna varılabilir.

Aerobik güçAnaerobik güçFutbol+6
Muhammed Emin Koç
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplu ve topsuz aerobik ve anaerobik eşik antrenmanlarının futbola özgü fizyolojik parametreler ve maç performansı üzerine etkisi

Futbol oyununun diğer branşlardan farklı olarak kendine has özellikleri vardır. Futboldaki dayanıklılık ihtiyacı futbol oyununun gereksinimlerini yansıtmalıdır. Futbola özgü dayanıklılık, müsabaka içerisindeki koşu ve egzersizlerde düşük şiddetli aktivitelerden yüksek şiddetli aktivitelere ve sprinte kadar, sürekli 2-3 sn de bir hız ve yön değişikliklerini içeren bir yapıdadır. Ayrıca, futboldaki dayanıklılık yüksek şiddetli egzersizleri ve sprintleri performansta azalma olmadan yapabilme kabiliyetidir. Futbol maçında, futbolcuların fizyolojik cevapları futbol maçınının şiddetini açıklamaktadır. Bu cevaplar maç sırasındaki futbol oyuncularının kalp atımı ve kandaki laktat konsantrasyonu gibi değişkenlerdir. Maç sırasındaki laktat konsantrasyonu yaklaşık 4 mMol/l civarındadır (1,15,16,17,18,19,20,21). Futbol maçındaki fizyolojik cevaplara yakın egzersiz yüklerini örneğin 4 mMol/l civarında şiddeti kullanmak futbolcuların dayanıklılığını geliştirmek için daha futbola özgü olabilir. Ayrıca, futbol maçı sırasında futbol oyuncusu 90 dakika boyunca hız ve yön değiştirmeli uzun süreli koşuları toplu ve topsuz olarak yapmaktadır. Sadece koşu performansı değil, aynı zamanda topla beceri performansı da önemlidir. Buradan yola çıkarak, bu çalışmanın amacı, sınırlandırılmış alanda oyun ve topsuz aerobik-anaerobik eşik antrenmanlarının; futbola özgü dayanıklılık performansına, anaerobik eşik (AnEH) hızına, maç performansına etkileri araştırılarak, her iki yöntemin etkilerinin karşılaştırılmasıdır.Bu çalışmaya, Manisa 1. Amatör U-19 liginde futbol oynayan toplam 18 sporcu katılmıştır. Bu çalışmada, 8 hafta boyunca uygulanan iki farklı antrenman programlarının futbolcular üzerinde meydana getirdiği fizyolojik ve fiziksel değişiklikleri saptamak için hem laboratuar ortamında hem de futbol sahasında çeşitli ölçümler ve testler uygulanmıştır. Laboratuarda koşu bandında yapılan testler vasıtası ile futbolcuların kan laktat konsantrasyonları ve kalp atımları cevaplarından anaerobik eşik hızları ve nabızları saptanmıştır. Anaerobik eşik hızı; her iki antrenman yönteminin etkilerini saptamak için, anaerobik eşik kalp atımları AnE koşu ve sınırlı alanda oyun antrenmanlarında referans kalp atımı olarak kullanılmıştır. Ayrıca sporcuların müsabaka sırasındaki teknik analizi yapılarak, uygulanan antrenman metotlarının maç performansı üzerindeki etkileri de saptanmaya çalışılmıştır.Bu çalışma, topsuz AnE koşu ve AnE şiddetinde sınırlı alanda oyun antrenmanlarının anaerobik eşik hızını, Yo-Yo testi ile yapılan futbola özgü dayanıklılık performansını geliştirdiği, bu gelişimde her iki antrenman yöntemi arasında fark olmadığını açıklamaktadır. Fakat topsuz AnE koşu ve AnE şiddetinde sınırlı alanda oyun antrenman yöntemi teknik beceri, maç performansı üzerinde farklı etkiye sahip olduğu da bu çalışma sayesinde açıklanmaktadır.Bu araştırma sonuçlarından, oyun antrenmanları ile dayanıklılık özelliği geliştirilebileceği gibi, bunun yanında teknik ve taktik amaçlı gelişim de sağlanabileceği tavsiye olunmaktadır. Bu sayede, futbol antrenörlerinin antrenman programlarında hem dayanıklılık hem de teknik ve taktik amaçlı antrenmanları birlikte uygulayarak zaman tasarrufu sağlanacaktır. Ayrıca teknik ve taktik antrenmanların sayısı arttırılarak futbolcularının maç performansının geliştirilmesine katkıda bulunulacaktır.Anahtar Kelimeler : Futbol, Futbola Özgü Dayanıklılık, Laktat Eşiği, Maç Performansı, Aerobik Eşik, Anaerobik Eşik, Kalp Atımı.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+7
İlker Özcan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter bireylerde yüksek şiddetli interval antrenman (HIIT) etkileri

Yapılan bu çalışmanın amacı; sedanter bireylerde yüksek şiddetli interval antrenman (HIIT) etkilerini incelemektir. Çalışma Samsun ili Vezirköprü ilçesinde yaşayan rastgele seçilen 10'u kontrol 10'u çalışma (tabata) grubu olmak üzere 20 kişi ile yapılmıştır. Çalışmaların öncesinde ve sonrasında ön test ve son test alınarak bilgisayar ortamında kayıt edilmiştir. Zirve güç değerleri için dikey sıçrama, süratlerini ölçmek için 20m sürat koşusu, aerobik güç parametreleri değerleri için 20m mekik koşusu, kassal dayanıklık değerleri için şınav testi, çeviklik değerlerini ölçmek için ZigZag koşu testi yapılmıştır. Bunların yanı sıra vücut yağ yüzdesinin hesaplanması ise tanita marka vücut analizi cihazı ile yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi IBM SPSS 21 programı ile yapılmıştır. Verilerin normalliğini hesaplamak için Shapiro Wilk testi ve çarpıklık, basıklık değerleri (±1) sınanarak, katılımcıların karakteristik özellikleri için tanımlayıcı istatistik değerleri kullanılmıştır. Çalışma ve kontrol grubunun ölçümleri sonrasında değerleri hesaplanırken bağımsız örneklemlerde t-testi kullanılmıştır. İki grubunda ölçümlerde ki değerlerini karşılaştırmak için Paired Samples t-testi kullanıldı. İstatiksel olarak anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiştir. Grup içinde yapılan testlerin ve ölçümlerin ön ve son test değerleri incelendiğinde sedanter bireylerin VYY, dikey sıçrama, 20 metre sürat koşusu, şınav ve VO2Max değerlerinde anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Kontrol grubu incelendiğinde ise; negatif yönde ZigZag koşu testi ve 20 metre sürat testi, pozitif yönde ise VO2Max değerlerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak bakıldığında ise çalışma grubu yani tabata protokolü uygulanan grubun gelişim düzeyi normal antrenman yapan kontrol grubuna oranla olumlu yönde olduğu görülmüştür. Tabata protokolü normal antrenmanlara ek olarak yapıldığında olumlu yönde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Aerobik güçAntrenmanSedanterler+3
Murat Ay
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2023
00

Related subjects