Aerobik güç

67 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının aerobik ve anaerobik performansa etkisini incelemektir. Çalışmaya toplam 20 basketbolcu (deney:10, yaş:28,10±4,51 yıl; kontrol:10, yaş:18,70±0,95 yıl) katıldı. Deneklerin solunum kas antrenmanı (SKA) öncesi spirometreyle solunum fonksiyonları, respiratuar basınçölçer cihazı ile solunum kas kuvvetleri belirlendi. SKA, POWER breathe Classic (mavi) model ile maksimal inspiratuar basınç (MİP) değerinin % 40'ına eşdeğer olacak şekilde haftalık 1 birim (10 cmH2O) artırım sağlanarak deney grubuna sabah ve akşam günün aynı saatlerinde olmak üzere haftanın 5 günü günde 2 kez tekrarlanmak koşuluyla 4 hafta uygulandı. Her antrenman biriminde sporcu 30 dinamik nefes alıp verme işlemi yaptı ve günde 60 nefes döngüsünü tamamladı. Anaerobik güç parametreleri wingate bisiklet ergometresi ile, aerobik kapasiteleri de Yo-Yo Aralıklı Toparlanma Seviye 1 test protokolüyle hesaplandı. Gruplar arası tüm parametrelerin ön-son testleri arasındaki karşılaştırması için bağımlı T testi (Paired Sample T Testi), ortalama farkın gruplar arasındaki analizi içinde bağımsız T testi (Independent Sample T Test) kullanıldı. SKA sonrası deney grubunda FVC (lt) ve FEF Max'ta ki (lt/sn) değişim istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Diğer solunum fonksiyon değerlerinde yüzdesel artış görülmesine rağmen anlamlı bir sonuç bulunmamıştır (p>0,05). Yüzdesel olarak en fazla artış İC (% 42,22), FEF Max (% 35,26) ve MİP (% 22,33) değerlerinde görülmüştür. Kontrol grubunda sadece SVC ve MİP'te anlamlı değişim görülmüştür (p<0,05). Deney grubunda anaerobik güç göstergelerinden Mininum Power dışında bütün değerlerde anlamlı farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Ayrıca Time to Peak'te % 34,03 ve Peak Power da % 5,66 düzeyinde yüzdesel artış meydan gelmiştir. Kontrol grubunda Wingate testi sonrasında tüm parametrelerde anlamlı bir değişim gözlenmemiştir (p>0,05). SKA sonrası deney grubunda VO2maks ortalama değerinde % 14,74 (p<0,008) ve kontrolde ise % 7,50 oranında artış görülmüştür (p<0,006). Sonuç olarak solunum kas antrenmanının; solunum fonksiyonlarını, solunum kas kuvvetini, anaerobik ve aerobik kapasiteyi düzenli antrenman yapanlara göre pozitif yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Kapasite, Anaerobik Güç, Basketbol, Solunum Kas Antrenmanı,

Aerobik güçBasketbolBasketbolcular+7
Adem Çevik
Hitit University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

10 haftalık antrenmanın ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan öğrencilerin kuvvet, dayanıklılık ve esneklik düzeyleri üzerine etkisinin araştırılması

ÖZETErcan, Ü. 10 Haftalık Antrenmanın İlköğretim Küçükler Kategorisinde Futbol Oynayan Öğrencilerin Kuvvet, Dayanıklılık ve Esneklik Düzeyleri Üzerine Etkisinin Araştırılması, Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi Programı Yüksek Lisans Tezi. Kütahya, 2012. Bu çalışmanın amacı; on haftalık çalışmanın ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan 10-12 yaş grubu çocukların şınav, mekik, patlayıcı kuvvetleri, dayanıklılıkları ve esneklikleri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır.Bu araştırmada Yalova Çınarcık İlçesi Hüdaverdi Aydın İlköğretim Okulu ve ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan 5.ve 6. sınıflarda okuyan 11-12 yaşındaki erkek çocuklar çalışma evreni olarak belirlenmiştir. Örneklem grubu olarak Hüdaverdi Aydın İlköğretim Okulu'nda okuyan 11 ve 12 yaş grubu erkek çocuklar üzerinde uygulanmıştır. Çalışma kapsamında Beden Eğitimi öğretmenlerinden oluşan 3 kişilik ekiple hafta içinde her günde spor salonunda, birinci gün yaş, boy, kilo, uzan, eriş testi, şınav ve mekik ölçümleri, ikinci gün dikey sıçrama ve uzun atlama, üçüncü gün de mekik koşusu ölçümleri alındı. İstatistiksel olarak tekrarlı ölçümler arasında bir fark bulunup bulunmadığını belirlemede ?=0.05 olarak alındı. Tekrarlı ölçümlerde t testi kullanıldı.Test sonuçları boy, şınav, mekik, durarak uzun atlama, mekik koşusu ve esnekliliğe ait tekrarlı ölçümler arasındaki farkın anlamlı olduğunu gösterdi. Dikey sıçrama ve vücut ağırlığı 1. ve 2. ölçümleri arasındaki fark bulunmasına rağmen, bu farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Futbol, Aerobik Kapasite, Dayanıklılık.

Aerobik güçEsneklikFiziksel dayanıklılık+3
Ümit Ercan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2012
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ankilozan spondilit hastalarında fiziksel performansın kardiyopulmoner egzersiz testi ile değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmada Ankilozan Spondilit (AS) hastalarında aerobik fiziksel performansı kardiyopulmoner egzersiz testi (KPET) ile değerlendirmek, aerobik fiziksel performansın hastalık ilişkili değişkenlerle arasındaki ilişkiyi belirlemek ve sağlıklı kontrollerle olan farklılıkları saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya modifiye New York Kriterlerine göre AS tanısı almış, 18-65 yaş aralığında, 40 hasta ve 44 sağlıklı kontrol dahil edildi. Eforlu egzersiz yapmasına engel olabilecek deformitesi olan, bilinen kardiyak ya da solunum sistemi hastalığı olan, sistemik organ tutulumu olan, nörolojik hastalığı bulunan, hipertansiyonu olan ve çalışmaya katılmak istemeyen kişiler çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmaya alınan katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, mesleki durum, sigara kullanımı, egzersiz alışkanlığı, hastalık süresi, medikasyon durumu, steroid olmayan anti-inflamatuvar ilaç (SOAİİ) ve Biyolojik ilaç kullanım durumu kaydedildi. Her hastanın sabah tutukluğu süresi sorgulandı. İnflamasyon durumunu değerlendirmek amacıyla akut faz reaktanları (Eritrosit sedimentasyon hızı (ESR), C-reaktif protein (CRP)) kaydedildi. AS'li hastaların iyilik hali üzerine etkisini değerlendirmek amacıyla hasta ve hekim global değerlendirme skoru kullanıldı. AS hastalarının ve kontrol grubunun aksiyel ve periferik eklem mobilitesini değerlendirmek amacıyla el parmak zemin mesafesi, tragus duvar mesafesi, oksiput duvar mesafesi, ağız açıklığı, modifiye schober testi, intermalleolar mesafe, lomber lateral fleksiyon, servikal rotasyon derecesi, çene manibrium mesafesi ve göğüs ekspansiyonu ölçümleri yapıldı. AS hastalarında hastalık aktivitesini değerlendirmek için Bath AS hastalık aktivitesi ölçeğinden (BASDAI), fonksiyonel durumu değerlendirmek için Bath AS fonksiyonel indeksinden (BASFI) ve aksiyel iskelet mobilitesini değerlendirmek için Bath AS metroloji indeksinden (BASMI) yararlanıldı. Hastaların yaşam kalitesi kısa form-36 (SF-36) ile değerlendirildi. Tüm katılımcılara fiziksel performansı belirlemek amacıyla KPET uygulandı. Katılımcılara KPET öncesinde solunum fonksiyon testi (SFT) yapıldı. KPET katılımcılara Cortex Metalyzer 3B (MPU31-105) ve Sprintex Callis Z 6000 cihazı ile koşu bandı üzerinde Bruce protokolü kullanılarak uygulandı. KPET sırasında maksimum kalp atım hızı (HR), maksimum VO2 değeri (ml/dk/kg), solunum değişim oranı (RER), VO2/HR (oksijen nabzı), maksimum süre, test sırasında ulaşılan maksimum hız (km/saat), G, VE/VO2, VE/VCO2, VT, VT, VD/VT, VE, BF, BR, PaCO2, PetCO2, VO2/kg, VO2 %norm değerleri kayıt edildi. Spirometrik değerlendirme ile zorlu vital kapasite (FVC), 1.saniyedeki zorlu ekspiratuar hacim (FEV1), FEV1/FVC, zirve ekspiratuar akım hızı (PEF), vital kapasitenin %25-%75 arasındaki zorlu ekspiratuar akım (FEF 25-75) ölçüm değerleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya katılan AS hastalarının yaş ortalaması 34.9±9.9 iken kontrol grubunun yaş ortalaması 34.4±10.3 idi. İki grubun yaş ortalaması birbirine benzerdi. İki grubun sosyodemografik özelliklerine ait veriler karşılaştırıldığında ilaç kullanımı, SOAİİ kullanımı ve biyolojik tedavi AS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksekti. Bunun dışında diğer sosyodemografik veriler açısından iki grup arasında anlamlı fark gözlenmedi. Tragus-duvar mesafesi ve oksiput-duvar mesafesi AS grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek tespit edilirken(p<0.05); intermalleolar mesafe ve lomber lateral fleksiyon ölçümleri AS grubunda kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur(p<0.05). Zirve kardiyovasküler yanıtta elde edilen VO2, VO2%, VO2/kg, TVO2, T, VT değerleri AS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulunurken. (p<0.05) ; birinci ventilatuar eşikte elde edilen VO2VT1 ve VO2VT1/kg değerleri AS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05) İstirahat halinde elde edilen VT, BR% değerleri ise kontrol grubunda AS hastalarına göre anlamlı olarak daha yüksek tespit edilmiştir (p<0.05). FVC, FEV1 ve PEF değerleri AS grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0.05). AS hastalarında KPET ve SFT'de elde edilen sonuçlar erkek cinsiyette kadın cinsiyete kıyasla daha yüksek bulunmuştur. AS hastalarında sigara içen grupta istirahatta elde edilen tidal volüm ve birinci ventilatuar eşikte elde edilen VO2(ml/dk/kg) değeri sigara içmeyen gruba göre daha yüksek bulunmuştur. AS hastalarında SOAİİ kullanımı olmayanlarda istirahatte elde edilen kalp atım hızı SOAİİ kullananlara kıyasla daha yüksek bulunmuştur. AS hastalarında yaşın zirve kardiyovasküler yanıtta elde edilen VO2 (ml/dk/kg), maksimum kalp atım hızı ve RER ile ve istirahatte elde edilen VO2 L/dk ve VO2 (ml/dk/kg) ile negatif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Yaş ile total süre arasında pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Yaşın AS hastalarında FEV1 ve FVC değerleri ile negatif korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. AS hastalarında hastalık süresi ile BASMI arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. AS hastalarında birinci ventilatuar eşikte elde edilen VO2max (ml/dk/kg) ile BASDAI ve BASFI arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. AS hastalarında BASDAI istirahatte elde edilen VO2 (ml/dk/kg) değeri ile negatif korelasyon göstermiştir. AS hastalarında BASMI FEV1 ile negatif korelasyon gösterirken, BASDAI ise FEF25, FEF50 ve FEF 25-75 ile negatif korelasyon göstermiştir. Sonuç: KPET ölçümlerine göre sağlıklı kontrollerde AS hastalarına göre birçok parametrede daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Aerobik kapasiteyi yansıtan VO2 max değeri AS hastalarında sağlıklı kontrollere göre belirgin olarak düşük tespit edilmiştir. AS hastalarında aerobik egzersiz kapasitesi ve solunum fonksiyonlarında görülen bu azalmanın sebebi hastalığın kardiyovasküler, pulmoner ve kas iskelet sistemi başta olmak üzere çeşitli organ sistemlerinde yaptığı tutulumdur. AS hastalarında cinsiyetin aerobik egzersiz kapasitesi ve solunum fonksiyonlarını etkileyen önemli bir faktör olduğu bulunmuştur. AS'de sigara içme durumunun aerobik egzersiz kapasitesi ölçüm parametreleri üzerine etkili olduğu tespit edilmiştir. Hastalık aktivitesi ve fonsiyonel durumun aerobik egzersiz kapasitesi ve solunum fonksiyonları üzerine etkili bir parametre olmadığı görülmüştür. AS'de hasta yaşının aerobik kapasiteyi ysnsıtan VO2max değeri ile negatif korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. Ankilozan spondilitte aerobik fiziksel performansı etkileyen faktörleri belirlemek ve aerobik fiziksel performansı geliştirmek için yapılması gerekenleri saptamak amacıyla daha fazla sayıda çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Ankilozan spondilit, aerobik kapasite, fiziksel performans, kardiyopulmoner egzersiz testi, pulmoner fonksiyon

Aerobik güçAkciğerEgzersiz+3
Safiye Sayılır
Bezmialem Vakıf University
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Çocukluk çağı obezitesinde metabolik parametrelerin diyet ve egzersizle ilişkisi

Amaç: Püberte evre III-IV'deki ekzojen obezite tanılı kız ve erkek çocukların biyokimyasal paremetrelerini, vücut kompozisyonunu, bazal ve günlük enerji harcanımını ve bu parametrelerin diyet ve aerobik egzersiz ile değişimlerini incelemekGereç ve Yöntemler: Çalışmaya püberte evre III-IV'te olan 14 obez hasta ve kontrol grubu olarak 13 sağlam çocuk alındı. İki grubun ağırlık, boy, vücut kitle indeksi (VKİ) ve biyokimyasal parametrelerine bakıldı. Obez hasta grubunda diyet düzenlendi ve aerobik egzersiz programı uygulandı. Psikiyatrik destek sağlandı. Spor Fizyolojisi biriminde bel çevresi, kalça çevresi, deri kıvrım kalınlığı ve bazal metabolizma hızı ölçümleri yapıldı. Günlük kalori harcanımı actiheart aleti ile hesaplandı. Egzersiz sonrası tüm parametrelere tekrar bakıldıBulgular: Obez hasta grubunda VKİ, SGPT, glukoz, insülin, glukoz/insülin, HOMA-IR, total kolesterol, LDL, VLDL, trigliserid, visfatin değerleri yüksek bulunurken, TNF-?, IL-10 ve APO A düşük bulundu (p< 0,05). Obez hastalarda egzersizle VKİ, bel ve kalça çevresi, bel/kalça oranı, vücut yüzde yağı, deri kıvrım kalınlığı, HOMA-IR, SGOT, SGPT, total kolesterol, VLDL, trigliserid, visfatin ve hs-CRP`de düşme olurken, TNF-?, IL-6, IL-10 değerlerinde ve günlük kalori harcanımında artış olduSonuç: Egzersizin obez hastalarda vücut kompozisyonunu değiştirdiği, total kolesterol, VLDL, trigliserid düzeylerini azalttığı, insülin direncinin kaybolmasını sağladığı ve enerji harcanımını arttırdığı görüldüAnahtar Kelimeler: Actiheart, adipokinler, aerobik egzersiz, antropometrik ölçümler, diyet, ekzojen obezite

AdipokinlerAerobik güçAntropometri+4
İsmet Öncü
Çukurova University
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Elit judocularda aerobik antrenman programının kardiyopulmoner parametreler ve oksijen saturasyonu üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, aerobik antrenman programının elit judocularda kardiyopulmoner parametreler ve oksijen saturasyonu üzerine etkisini incelemektir. Çalışmaya 18-25 yaş arası 22 erkek milli judocu gönüllü olarak katıldı. Denekler randomize yöntem ile deney grubu (n=11, yaş: 21.60 ± 2.06) ve kontrol grubu (n=11, yaş: 20.50 ± 1.77) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubuna 8 hafta süreyle haftada 3 gün aerobik egzersiz programı uygulandı. Her iki grupta normal judo antrenmanlarına devam etti. Aerobik egzersiz programına başlamadan önce ve bittikten sonra vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi (VKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), sistolik kan basıncı (SKB), diastolik kan basıncı (DKB), istirahat kalp atım sayısı (İKAS), maksimal kalp atım sayısı (KASmax), maksimal iş yükü (WRmax), maksimal dakika ventilasyon (VEmax) ve maksimal oksijen tüketim kapasitesi (VO2max) ölçümleri yapıldı. Bireylerin oksijen tüketim kapasiteleri gaz analiz sisteminde Ramp protokolu kullanılarak saptandı. Verilerin istatistiksel analizi için grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample t test, gruplar arası karşılaştırmalar için Independent Sample t testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlendi. Deney grubuna uygulanan aerobik antrenman programı sonrasında alınan verilere ilişkin ön test ve son test ölçüm sonuçlarının karşılaştırıldığında Deney grubunun, SKB, DKB, İKAS, VYY, VO2max, WRmax, VEmax ve SpO2 değerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulunmuştur. Deney grubunun VA ve VKİ verilerinde herhangi bir anlamlılık bulunmamıştır (p>0.05). Kontrol grubunun İKAS SKB, DKB, VYY değerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulunmuştur. Kontrol grubunun diğer verilerinde herhangi bir anlamlılığa rastlanmamıştır (p>0.05). Gruplar arasında deney grubu lehine SKB, DKB, İKAS, KASmax, WRmax, VEmax, VO2max ve SpO2 değerlerinde anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Ağırlık, VKİ ve VYY verilerde ise herhangi bir anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak; judoculara uygulanan aerobik antrenman programının kardiyopulmoner parametreler ve oksijen saturasyonu üzerine olumlu etkisinin olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Antrenman, Kardiyopulmoner Parametreler, Judo.

Aerobik güçAkciğerAntrenman+6
Tugay Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Judoculara uygulanan 10 haftalık pliometrik antrenmanların anaerobik güç ve denge üzerine etkileri

Bu çalışma, judocularda on haftalık pliometrik antrenmanların anaerobik güç üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 30 erkek judocu katılmış ve denekler deney (15 Erkek yaş= 21,40 ± 1,99) ve kontrol (15 Erkek yaş = 21,53± 1,80) grubu olarak ikiye ayrılmışlardır. Her iki gruba da haftada 3 gün/90 dk. judo antrenmanı uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubuna 20 dk. Isınma hareketleri yaptırılmıştır. Her iki grup özel hazırlık dönemi judo antrenmanı programına devam etmiştir. Deney grubu judoculara ısınma sonrası, 20 dakika süren, yüklenme şiddeti %80-%100 aralığında 15 farklı hareketten oluşan pliometrik antrenman yaptırılmıştır. Daha sonra judo antrenmanına devam etmeleri sağlanmıştır. Gruplar normal dağılım gösterdiğinden grupların ön test ve son test ölçümleri aralarındaki anlamlılık için Paired Samples T-Testi uygulanmıştır. Deney grubu ile kontrol grubu arasındaki farklılığın analizi için Independent Samples T-Testi uygulanmıştır. Yapılan pliometrik antrenmanlar sonucunda deney ve kontrol grubu için fiziksel ölçüm parametrelerinin ön test ve son test farklarının karşılaştırıldığında sırt kuvveti, anaeorobik güç ve vücut yağ yüzdesi ortalama değerlerinde anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Ancak sağ el kavrama kuvveti, sol el kavrama kuvveti, bacak kuvveti ve esneklik ortalama değerlerinde anlamlılık bulunmamıştır(p>0.05). Deney ve kontrol grupları için statik denge parametrelerinin ön test ve son test farklarınında denge anterior pasterior sol değerinde anlamlı farklılık bulunmuştur(p<0.05).Denge overal stability sağ ve sol, anterior pasterior sağ, madial lateral sağ ve sol değerlerinde anlamlılık bulunmamıştır(p>0.05). Sonuç olarak, düzenli yapılan pliometrik antrenmanlar ile judocularda anaeorobik güç ve denge performanslarının arttığı, judo antrenmanlarının yanında pliometrik antrenmanlara yer vermenin performans için olumlu etkisinin olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Judo, pliometrik antrenman, anaeorobik güç, denge

Aerobik güçAntrenmanDenge+5
Ahmet Uzun
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter erkeklerde aerobik egzersizin solunum fonksiyonları ve aerobik kapasite üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, sedanter erkeklerde 8 haftalık aerobik egzersiz programının solunum fonksiyonları ve aerorbik kapasite üzrerine etkisini incelemektir. Araştırmaya, Gaziantep ilinde 18-23 yaş arasında toplam 24 erkek sedanter birey gönüllü olarak katıldı. Katılımcılar randomize yöntem ile deney grubu (n=12, yaş:21.86±2.78) ve kontrol grubu (n=12, yaş: 22.51±2.32) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubu 8 hafta boyunca haftada 3 gün aerobik egzersiz programına katıldı. Kontrol grubuna herhangi bir egzersiz programı uygulanmadı. . Egzersiz öncesi ve sonrası vücut ağırlığı (VA), vücut kitle indeksi (VKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), istirahat kalp atım sayısı (İKAS), Maksimal oksijen tüketimi (VO2max), vital kapasite (VC), zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekpirasyon volümü (FEV1), zorlu ekspirasyon oranı (FEV1/FVC %) ve maksimum istemli solunum (MVV) ölçümleri yapıldı. Solunum parametreleri M.E.C. Pocket Spiro USB-100 cihazı ile ölçüldü. VO2max MEC PFT Ergospirometre sistemi ile ölçüldü. Vücut ağırlıkları ve boy uzunlukları ve N.A.N. marka cihaz kullanılarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi için grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample t test, gruplar arası karşılaştırmalar için Independent Sample t testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlendi. Deney grubunun ağırlık, VKİ, VYY, İKAS, VO2max, VC, FVC, FEV1, FEV1/FVC % ve MVV değerlerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulundu (p<0.05). Kontrol grubunun ağırlık ve VYY değerlerinde anlamlılık bulundu (p<0.05). Diğer verilerinde anlamlılık bulunmadı. Gruplar arasında deney grubu lehine ağırlık, VKİ, VYY, İKAS, VO2max, VC, FVC, FEV1, FEV1/FVC % ve MVV değerlerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, sedanterlere uygulanan aerobik egzersizin egzersizin solunum fonksiyonları ve aerobik kapasite değerleri üzerinde olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir. Düzenli ve planlı olarak yapılan aerobik temelli egzersizler solunum fonksiyonları ve aerobik kapasiteyi pozitif yönde etkileyeceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Egzersiz, Solunum Fonksiyonları, VO2max, Sedanter.

Aerobik güçEgzersizErkekler+2
Gamze İşleyen
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı bireylerde alet destekli yumuşak doku mobilizasyon tekniğinin fiziksel uygunluk parametreleri üzerine akut etkisinin araştırılması

Bu çalışma Alet Destekli Yumuşak Doku Mobilizasyon Tekniğinin (IASTM) sağlıklı erkek bireylerde fiziksel uygunluk parametreleri üzerinde akut etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 24 gönüllü birey dahil edilip IASTM ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin fiziksel aktivite seviyeleri, Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi'nin (IPAQ) kısa formu kullanılarak belirlenmiştir. Bireylerin; aerobik kapasiteleri Artan Hızda Mekik Yürüme Testi (AHMYT), kas kuvvet değerleri dijital dinamometre, kas esneklik değerleri otur-uzan ve quadriseps esneklik testi, yorgunluk değerleri Yorgunluk Şiddet Ölçeği (YŞÖ) ve Modifiye Borg Skalası, çeviklik değerlendirmesi T-Test, denge değerlendirmesi ise stabilometre cihazı ile değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; esneklik, aerobik kapasite, hamstring kas kuvveti ölçüm sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmüştür (p<0,05). Quadriceps kas kuvveti, yorgunluk, çeviklik değerlerinin ölçüm sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmemiştir (p>0,05). Denge ölçüm sonuçlarına göre sadece gözler kapalı pozisyondayken stabil yüzey üzerindeki birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmüştür (p<0,05). Diğer parametre sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmemiştir (p>0,05). Çalışmanın sonuçlarına göre IASTM'nin akut dönemde esneklik, aerobik kapasite, hamstring kas kuvveti ve denge üzerinde etkili olduğu, quadriceps kas kuvveti, yorgunluk ve çeviklik üzerinde ise bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: IASTM, Esneklik, Kas Kuvveti, Aerobik Kapasite, Yorgunluk, Çeviklik, Denge

Aerobik güçDengeEsneklik+6
Oğuzhan Yılmaz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

9 - 18 yaş arası erkek futbolcularda aerobik ve anaerobik performansın yaş gruplarına göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, farklı kronolojik yaş ve olgunluk düzeyindeki futbolcu çocukların aerobik ve anaerobik performanslarının incelenmesidir. Araştırmaya her bir grupta en az 10 sporcu olmak üzere, U10, U11, U12, U13, U14, U15, U16, U17 ve U19 kategorilerinde futbol oynayan 134 erkek futbolcu katılmıştır. Futbolcuların aerobik dayanıklılıkları, YoYo Aralıklı Toparlanma Testi-1 ile belirlenmiş ve tahmini maksimal oksijen tüketimi (VO2max) değerleri hesaplanmıştır. Sürat performansının belirlenmesinde 30m sprint testi, çeviklik performansının belirlenmesinde İllinois Çeviklik Testi, sıçrama performansının belirlenmesinde durarak uzun atlama testi ve kuvvette devamlılık performansı için 1 dakika mekik ve şınav testleri uygulanmıştır. Olgunluk durumu somatik değişkenlerden elde edilen değerlerle olgunluk tahmin denklemi kullanılarak belirlenmiştir. Aerobik dayanıklılık, durarak uzun atlama, sprint, çeviklik, mekik ve şınav çekme performanslarının kronolojik yaş ve olgunlaşma ile yüksek düzeyde korelasyonlu olarak arttığı tespit edilmiştir (p<0.0001). Ölçülen tüm performans değişkenlerinin birbirleri arasında yüksek düzeyde korelasyon olduğu bulunmuştur (p<0.0001). Aerobik dayanıklılığın, kronolojik yaş ile birlikte 15 yaşına kadar giderek arttığı (p<0.05), pik uzama hızı sonrası dönemde olan 15, 16 ve 17 yaş gruplarında anlamlı olarak değişmediği görülmüştür (p>0.05). Sürat, çeviklik, kuvvette devamlılık ve atlama performanslarının, genel olarak kronolojik yaş ve olgunlaşma ile birlikte sürekli artış gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Bulgularımızdan araştırmaya katılan 9 ila 18 yaş arası futbolcuların aerobik ve anaerobik performanslarının hem birbirleri ile hem de kronolojik yaş ve olgunlaşma ile ilişkili olarak arttığı, aerobik performansın anaerobik performansa göre daha erken gelişimini tamamladığı sonucuna varılabilir.

Aerobik güçAnaerobik güçFutbol+6
Muhammed Emin Koç
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplu ve topsuz aerobik ve anaerobik eşik antrenmanlarının futbola özgü fizyolojik parametreler ve maç performansı üzerine etkisi

Futbol oyununun diğer branşlardan farklı olarak kendine has özellikleri vardır. Futboldaki dayanıklılık ihtiyacı futbol oyununun gereksinimlerini yansıtmalıdır. Futbola özgü dayanıklılık, müsabaka içerisindeki koşu ve egzersizlerde düşük şiddetli aktivitelerden yüksek şiddetli aktivitelere ve sprinte kadar, sürekli 2-3 sn de bir hız ve yön değişikliklerini içeren bir yapıdadır. Ayrıca, futboldaki dayanıklılık yüksek şiddetli egzersizleri ve sprintleri performansta azalma olmadan yapabilme kabiliyetidir. Futbol maçında, futbolcuların fizyolojik cevapları futbol maçınının şiddetini açıklamaktadır. Bu cevaplar maç sırasındaki futbol oyuncularının kalp atımı ve kandaki laktat konsantrasyonu gibi değişkenlerdir. Maç sırasındaki laktat konsantrasyonu yaklaşık 4 mMol/l civarındadır (1,15,16,17,18,19,20,21). Futbol maçındaki fizyolojik cevaplara yakın egzersiz yüklerini örneğin 4 mMol/l civarında şiddeti kullanmak futbolcuların dayanıklılığını geliştirmek için daha futbola özgü olabilir. Ayrıca, futbol maçı sırasında futbol oyuncusu 90 dakika boyunca hız ve yön değiştirmeli uzun süreli koşuları toplu ve topsuz olarak yapmaktadır. Sadece koşu performansı değil, aynı zamanda topla beceri performansı da önemlidir. Buradan yola çıkarak, bu çalışmanın amacı, sınırlandırılmış alanda oyun ve topsuz aerobik-anaerobik eşik antrenmanlarının; futbola özgü dayanıklılık performansına, anaerobik eşik (AnEH) hızına, maç performansına etkileri araştırılarak, her iki yöntemin etkilerinin karşılaştırılmasıdır.Bu çalışmaya, Manisa 1. Amatör U-19 liginde futbol oynayan toplam 18 sporcu katılmıştır. Bu çalışmada, 8 hafta boyunca uygulanan iki farklı antrenman programlarının futbolcular üzerinde meydana getirdiği fizyolojik ve fiziksel değişiklikleri saptamak için hem laboratuar ortamında hem de futbol sahasında çeşitli ölçümler ve testler uygulanmıştır. Laboratuarda koşu bandında yapılan testler vasıtası ile futbolcuların kan laktat konsantrasyonları ve kalp atımları cevaplarından anaerobik eşik hızları ve nabızları saptanmıştır. Anaerobik eşik hızı; her iki antrenman yönteminin etkilerini saptamak için, anaerobik eşik kalp atımları AnE koşu ve sınırlı alanda oyun antrenmanlarında referans kalp atımı olarak kullanılmıştır. Ayrıca sporcuların müsabaka sırasındaki teknik analizi yapılarak, uygulanan antrenman metotlarının maç performansı üzerindeki etkileri de saptanmaya çalışılmıştır.Bu çalışma, topsuz AnE koşu ve AnE şiddetinde sınırlı alanda oyun antrenmanlarının anaerobik eşik hızını, Yo-Yo testi ile yapılan futbola özgü dayanıklılık performansını geliştirdiği, bu gelişimde her iki antrenman yöntemi arasında fark olmadığını açıklamaktadır. Fakat topsuz AnE koşu ve AnE şiddetinde sınırlı alanda oyun antrenman yöntemi teknik beceri, maç performansı üzerinde farklı etkiye sahip olduğu da bu çalışma sayesinde açıklanmaktadır.Bu araştırma sonuçlarından, oyun antrenmanları ile dayanıklılık özelliği geliştirilebileceği gibi, bunun yanında teknik ve taktik amaçlı gelişim de sağlanabileceği tavsiye olunmaktadır. Bu sayede, futbol antrenörlerinin antrenman programlarında hem dayanıklılık hem de teknik ve taktik amaçlı antrenmanları birlikte uygulayarak zaman tasarrufu sağlanacaktır. Ayrıca teknik ve taktik antrenmanların sayısı arttırılarak futbolcularının maç performansının geliştirilmesine katkıda bulunulacaktır.Anahtar Kelimeler : Futbol, Futbola Özgü Dayanıklılık, Laktat Eşiği, Maç Performansı, Aerobik Eşik, Anaerobik Eşik, Kalp Atımı.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+7
İlker Özcan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter bireylerde yüksek şiddetli interval antrenman (HIIT) etkileri

Yapılan bu çalışmanın amacı; sedanter bireylerde yüksek şiddetli interval antrenman (HIIT) etkilerini incelemektir. Çalışma Samsun ili Vezirköprü ilçesinde yaşayan rastgele seçilen 10'u kontrol 10'u çalışma (tabata) grubu olmak üzere 20 kişi ile yapılmıştır. Çalışmaların öncesinde ve sonrasında ön test ve son test alınarak bilgisayar ortamında kayıt edilmiştir. Zirve güç değerleri için dikey sıçrama, süratlerini ölçmek için 20m sürat koşusu, aerobik güç parametreleri değerleri için 20m mekik koşusu, kassal dayanıklık değerleri için şınav testi, çeviklik değerlerini ölçmek için ZigZag koşu testi yapılmıştır. Bunların yanı sıra vücut yağ yüzdesinin hesaplanması ise tanita marka vücut analizi cihazı ile yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi IBM SPSS 21 programı ile yapılmıştır. Verilerin normalliğini hesaplamak için Shapiro Wilk testi ve çarpıklık, basıklık değerleri (±1) sınanarak, katılımcıların karakteristik özellikleri için tanımlayıcı istatistik değerleri kullanılmıştır. Çalışma ve kontrol grubunun ölçümleri sonrasında değerleri hesaplanırken bağımsız örneklemlerde t-testi kullanılmıştır. İki grubunda ölçümlerde ki değerlerini karşılaştırmak için Paired Samples t-testi kullanıldı. İstatiksel olarak anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiştir. Grup içinde yapılan testlerin ve ölçümlerin ön ve son test değerleri incelendiğinde sedanter bireylerin VYY, dikey sıçrama, 20 metre sürat koşusu, şınav ve VO2Max değerlerinde anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Kontrol grubu incelendiğinde ise; negatif yönde ZigZag koşu testi ve 20 metre sürat testi, pozitif yönde ise VO2Max değerlerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak bakıldığında ise çalışma grubu yani tabata protokolü uygulanan grubun gelişim düzeyi normal antrenman yapan kontrol grubuna oranla olumlu yönde olduğu görülmüştür. Tabata protokolü normal antrenmanlara ek olarak yapıldığında olumlu yönde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Aerobik güçAntrenmanSedanterler+3
Murat Ay
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzücülerde solunum kası antrenmanının aerobik güç ve solunum parametrelerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, yüzücülerde 6 haftalık solunum kası antrenmanının aerobik güç (VO2max) ve solunum parametreleri üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli yüzme antrenmanı yapan 18-23 yaş arası 20 erkek yüzücü gönüllü olarak katılmış ve randomize yöntem ile deney (n:10) ve kontrol (n:10) grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubuna 6 hafta boyunca haftada 5 gün solunum kası antrenmanı uygulanmıştır. Solunum kası antrenman cihazı (POWER®breathe, UK) ile maksimal inspiratuar basınç (MIP) değerinin %50 değerinde günde iki kez 30 tekrarlı solunum kası antrenmanı yaptırılmıştır. Antrenman öncesi ve sonrasında vücut kütle indeksi, VO2max, vital kapasite (VC), zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekspirasyon volümü (FEV1) ve zorlu ekspirasyon oranı (FEV1/FVC) ölçümleri yapılmıştır. Solunum parametreleri spirometre ile VO2max ölçümleri bisiklet ergometresinde kardiopulmoner egzersiz testi ile ölçülmüştür. Solunum kas kuvvetinin belirlenmesi için respiratuar basınç ölçer kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Grup içi karşılaştırmada Paired Samples T, grupların karşılaştırılması için Independent Samples T testleri kullanılmıştır. İstatistiksel analiz sonucunda deney grubunun solunum parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Aerobik güç değerlerinde anlamlılık bulunmamıştır (p>0.05). Gruplar arası karşılaştırmada ise deney grubu lehine solunum parametreleri değerlerinde anlamlılık bulunmuştur. Sonuç olarak 6 haftalık solunum kası antrenmanının yüzücülerde solunum parametrelerini olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Düzenli olarak yapılan solunum kası antrenmanının solunum parametrelerini geliştirdiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, solunum kası antrenmanı, aerobik güç.

Aerobik güçAntrenmanSolunum+6
Yasemin Bağıran
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çim hokeyi oyuncularında aerobik antrenman programının bazı dolaşım ve solunum parametrelerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, 8 haftalık aerobik antrenman programının hokey oyuncularının dolaşım ve solunum parametrelerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya, 12-14 yaş arasındaki sağlıklı ve düzenli antrenman yapan 11 erkek hokey oyuncusu ile sağlıklı 11 sedanter erkek birey gönüllü olarak katıldı. Her iki gruba 8 hafta ve haftada 3 gün aerobik antrenman programı uygulandı. Hokey grubu aerobik egzersizin yanı sıra haftada 3 gün hokey antrenmanlarına devam etti. Deneklere, dolaşım parametreleri olarak, istirahat kalp atım sayısı (İKAS), sistolik kan basıncı (SKB), diastolik kan basıncı (DKB) ölçümleri; solunum parametreleri olarak vital kapasite (VC), inspiratuar kapasite (IC), ekspiratuar rezerv volüm (ERV), tidal volüm (TV), zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekpirasyon volümü (FEV1), zorlu ekspirasyon oranı (FEV1%) ve maksimum istemli solunum (MVV) ölçümleri yapıldı. Elde edilen veriler SPSS for Windows 16.0 paket programında analiz edildi. Grupların kendi içindeki analizinde Paired Samples T testi, gruplar arasındaki analizde Independent Samples T testi kullanıldı. Hokey grubunda dolaşım parametrelerinde İKAS, SKB ve DKB değerlerinde p<0.05 düzeyinde; sedanter grupta dolaşım parametrelerinde İKAS, SKB ve DKB değerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulundu. Hokey grubunda solunum parametrelerinde VC, IC, ERV, TV, FVC, FEV1, FEV1% ve MVV değerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık; sedanter grupta solunum parametrelerinde VC, IC, ERV, TV, FVC, FEV1 ve MVV değerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulundu, FEV1% değerinde anlamlılık bulunmadı. Gruplar arasındaki dolaşım parametrelerinde İKAS değerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulundu, SKB ve DKB değerlerinde anlamlılık bulunmadı; solunum parametrelerinde; VC, IC, ERV, TV, FVC, FEV1, FEV1% ve MVVdeğerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulundu. Sonuç olarak; aerobik antrenmanın her iki grup için dolaşım ve solunum parametrelerine olumlu etkilerinin olduğu söylenebilir.

Aerobik güçAntrenmanEgzersiz+6
Mustafa Özdal
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın futsal oyuncularında hazırlık ve müsabaka sezonu dayanıklılık performansının belirlenmesi

Kadın futsal oyuncularında hazırlık ve müsabaka döneminde (8 haftalık süreç) dayanıklılık özelliğinin belirlenmesi amacı ile yapılan çalışmamıza Düzce Üniversitesi Kadın Futsal Takımı sporcularından (antrenman yaşı 5.14±0.86yıl, yaş 21.28±1.38yıl, boy 163.28±4.87cm, vücut ağırlığı 54.30±5.33kg) 14'ü gönüllü olarak katılmıştır. Sporcuların vücut kompozisyonlarını belirleyebilmek için boy, kilo ve Beden Kitle İndeksi (BKI), aerobik kapasitelerini belirleyebilmek için Yo-yo aralıklı toparlanma testi 1 (Yo-yo Intermediate Recovery Test 1 - YIRT1), anaerobik kapasitelerini belirleyebilmek için tekrarlı sprint testi (Repeated Sprint Ability - RSA) ve laktat konsantrasyonlarını belirleyebilmek için ise parmak ucundan laktat ölçümü yapılmıştır. Testler esnasındaki kalp atım seviyelerinin tespit edilebilmesi için ise Polar V800 cihazı kullanılmıştır. İstatistiksel değerlendirme için SPSS paket programından yararlanılmıştır. Kadın futsal oyuncularında hazırlık sezonunda Vücut ağırlığı, BKI, %yağ oranı, maksimal oksijen tüketimi (MaxVO2), katedilen mesafe, YIRT1 sonrası laktat, yorgunluk zamanı, yorgunluk indeksi, toparlanma nabzı ve RSA sonrası laktat değerleri ön testte sırasıyla; 54.30±5.33kg, 20.38±2.04kg/cm2, 17.52±3.57%, 40.36±1.16ml/kg/dk, 471.42±138.72m, 11.22±1.60mmol, 1.50±0.77sn, 8.15±2.79%, 132.07±10.00atım/dk, 11.87±1.59mmol, son testte ise sırasıyla 52.06±5.38kg, 19.53±2.05kg/cm2, 15.65±4.08%, 41.60±1.14ml/kg/dk, 620.00±136.55m, 13.76±1.88mmol, 0.88±0.41sn, 5.92±2.98%, 122.64±8.22atım/dk, 13.35±1.28mmol olarak tespit edilmiştir. Çalışmamız sonucunda kadın futsal oyuncularının performansları değerlendirildiğinde hazırlık döneminde yapılan testlerden elde edilen veriler ile müsabaka döneminde yapılan testlerden elde edilen veriler arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<0.01). Spearman korelasyon testi sonuçlarına göre Laktat ile toparlanma zamanı arasında p<0.05, toparlanma nabzı arasında p<0.01 düzeyinde, MaxVO2 ile toparlanma zamanı arasında p<0.01, yorgunluk indeksi arasında p<0.05 düzeyinde anlamlılık olduğu tespit edilmiştir. Yine aynı şekilde toparlanma zamanı ile yorgunluk indeksi arasında p<0.05, en iyi zaman arasında p<0.01 düzeyinde anlamlılık olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Dayanıklılık, Futsal, Laktat, Tekrarlı Sprint, Yo-Yo aralıklı toparlanma testi

Aerobik güçFiziksel dayanıklılıkFiziksel dayanıklılık+5
Bürke Köksalan
Düzce University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporlarında aerobik ve anaerobik performans üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporcularında aerobik ve anaerobik performans gelişimi üzerine etkilerini incelemektir. Çalışmaya yaş ortalamaları 19,74± 1,12 olan 31 erkek amatör dövüş sporcusu (karate 6, tekvando 7, kickboks 7, judo 6, güreş 5) gönüllü olarak katıldı. Çalışmaya katılan sporcular rastgele yöntem ile Tabata YŞİA(n=11), Koşu YŞİA(n=10) ve Kontrol (n=10) grubu olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Tüm gruplarda yer alan dövüş sporcuları 4 haftalık çalışma programı süresince haftada 3 gün olmak üzere antrenman programlarına katıldı. Tabata YŞİA grubunda yer alan sporcular, her birim antrenman için sırasıyla burpees, mountain climbers, jumping jacks ve squat hareketlerinden oluşan bir egzersiz serisini, 20 sn. yüklenme 10 sn. dinlenme prensibi ile 2 tekrar olarak uyguladı. Tabata YŞİA programı ilk hafta birim antrenmanı 4, ikinci hafta 5, üçüncü hafta 6, dördüncü hafta 7 set olarak belirlendi ve set aralarında 2 dakika dinlenme süresi verildi. Koşu YŞİA grubunda yer alan sporcular, yapabildiklerinin en iyisini yapması istenilen koşuları, 150 metrelik düz bir zeminde ve yön değiştirmeli şekilde 30 saniye boyunca uyguladı. Koşu YŞİA programında ilk hafta birim antrenmanı 4, ikinci hafta 6, üçüncü hafta 8 ve dördüncü hafta 10 koşu tekrarı yapıldı ve her bir koşu tekrarı arası 4 dakika dinlenme süresi verildi. Kontrol grubunda yer alan sporcular ise yalnızca kendi branş antrenmanlarına katıldı. Çalışma öncesi, 2. ve 4. hafta sonrası aerobik kapasitenin belirlenmesi için 20 metre mekik koşu testi, anaerobik kapasitenin belirlenmesi için Wingate anaerobik güç testi uygulandı. Tüm verilerin ortalama ve standart sapma hesaplanmasında tanımlayıcı istatistik yöntemi kullanıldı. Gruplar arası farklılıkları belirlemek için (Anova) post-hoc Tukey Testi kullanıldı. Çalışma öncesi, 2. ve 4. hafta sonrası test sonuçlarının grup içi karşılaştırılması için parametrik olmayan Wilcoxon Sıralı İşaret Testi kullanıldı. Gruplar arasındaki farklılıklar incelendiğinde, 2. Hafta ölçümlerine göre MaksVO² değerlerinde tabata ile kontrol grubu arasında tabata grubu lehine istatiksel olarak anlamlı fark bulundu. MaksVO² değerlerinde 4. hafta ölçümlerinde ise kontrol grubuna göre hem tabata YŞİA hem de koşu YŞİA grubu lehine istatiksel olarak anlamlı fark bulundu. Zirve güç ve ortalama güç değerlerinde, 2. ve 4. hafta sonrası ölçümlerine göre yalnızca tabata ile kontrol grubu arasında tabata grubu lehine istatiksel olarak anlamlı bir fark bulundu. Minimum güç değerlerinde, gruplar arası istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası ve grup içi değerlendirmeler dikkate alındığında, tabata ve koşu temelli yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporlarında aerobik ve anaerobik performansın kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+4
Barış Yılmaztürk
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Badmintona özgü planlanan yüksek şiddetli interval antrenman modelinin genç badmintoncularda aerobik ve anaerobik performans üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı badminton sporcuları için hazırlanmış olan yüksek şiddetli interval adımlama antrenmanlarının badminton sporcularında aerobik ve anaerobik performans üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya, 20 erkek badminton sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 20,5 ± 2,58 yıl, boy uzunluğu ortalamaları 174,75 ± 4,94 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 68,01 ± 10,18 kg, olarak belirlenmiştir. Daha sonra gruplar 10 deney 10 kontrol olmak üzere rastgele iki gruba ayrılmışlardır. Kontrol ve deney grupları düzenli olarak badminton antrenmanlarına devam ederken, deney grubuna badminton antrenmanlarına ek olarak 4 hafta, haftada 3 gün yüksek şiddetli interval adımlama antrenmanları yaptırılmıştır. Kontrol ve Deney grupları için ön test ve son test ölçümleri olarak; vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, dikey sıçrama, 20 metre mekik koşusu, wingate anaerobik güç testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediği ShapiroWilk testi ile belirlenmiştir. Verilerin ön-son test farklılığını ortaya çıkarmak için paired samples T test uygulanmıştır. Gruplar arası ön test son test farkı ortaya çıkarmak için ındependent samples T test uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizler SPSS 22 paket programında ve p<0,05 güven aralığında işlenmiştir. Deney grubu ön test, son test farklılıkları incelendiğinde, Maks VO2, dikey sıçrama, çeviklik T testi, wingate zirve güç ve wingate ortalama güç değerlerinde istatiksel olarak anlamlı artış olduğu tespit edildi. Kontrol grubu ön test, son test farklılıkları incelendiğinde, Maks VO2, dikey sıçrama, çeviklik T testi, wingate zirve güç ve wingate ortalama güç değerlerinde istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası son test fakları incelendiğinde çeviklik T test değerinde anlamlı fark olduğu tespit edildi. Gruplar arası ön test, son test farklılıkları incelendiğinde istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası ve grup içi değerlendirmeler dikkate alındığında, yüksek şiddetli interval adımlama antrenman modelinin badminton sporcuları üzerinde aerobik, anaerobik performans, dikey sıçrama ve çeviklik parametrelerinin kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+4
Şahan Güzel
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anaerobik eşikteki iş gücünde yapılan egzersizin irisin, nesfatin-1 ve oksidatif stres üzerine olan etkilerinin belirlenmesi

ÖZET Fiziksel aktivite ve düzenli egzersiz enerji-metabolizma dengesi ve oksidatif stress üzerindeki düzenleyici etkileri aracılığı ile insan sağlığı açısından öneme sahiptir. Bu çalışmada; akut aerobik egzersizin enerji ile ilgili hormonlar olan irisin ve nesfatin-1'e ve oksidan-antioksidan sistemler üzerine etkileri antrenmanlı ve sedanter deneklerde karşılaştırılmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Toplam 28 (n=14 antemanlı, n=14 sedanter) erkek denek saat 08:00 ve 10:00 arasında 45 dk lık aerobik koşu egzersizine katıldılar. Venöz kan örnekleri (5 ml) başlangıç ve testin sonunda alındılar. İrisin, nesfatin-1, glutatyon düzeyleri Enzim İşaretli-İmmunosorbent Analiz (ELISA) yöntemiyle ölçülmüştür. Asimetrik Dimetil Arjinin (ADMA) ve Malondialdehit (MDA) analizi Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografisi (HPLC) ile yapıldı. Akut aerobik egzersiz sonunda nesfatin-1 seviyesinde her iki grupta da anlamlı değişme olmadı. İrisin seviyesi ise her iki gruptaki tüm deneklerde artış gösterdi. Oksidatif stres düzeyi göstergesi olan ADMA ve MDA akut aerobik egzersiz sonunda her iki grupta da önemli oranda artış göstermiştir. Antioksidan göstergesi olan glutatyon ise her iki grupta da azalmıştır. Nesfatin-1 egzersizle ilgili hormon değildir fakat irisinin egzersiz ile alakalı hormondur. Ayrıca oksidan-antioksidan sistemlerin dengesi akut aerobik egzersiz ile önemli derecede etkilemektedir. Bu etkilenme sedanter deneklerde daha yüksek olarak görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Akut aerobik egzersiz, Metabolizma, Oksidatif stres, İrisin, Nesfatin-1.

Aerobik güçEgzersizFiziksel aktivite+5
Mustafa Deniz
Fırat University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Genç sedanter bireylerde tip 1 lif oranı yüksek kaslara yönelik yapılan ilerleyici dirençli egzersizin aerobik kapasiteye etkisinin incelenmesi

Aerobik kapasite bireylerin fiziksel uygunluk düzeyini hem belirleyen hem de sınırlayan önemli bir kriterdir. Aerobik egzersizler bu kapasitenin gelişimi için önemli bir anahtar olmakla birlikte bu egzersizlerin uygulanması her birey için her zaman mümkün olmamaktadır. Bu çalışmada aerobik egzersizlere bir alternatif olarak, tip 1 lif içeriği en yüksek olan ve oksidatif özellik gösteren beş farklı kasa yönelik yapılan ilerleyici dirençli egzersiz programının genç sedanter bireylerde aerobik kapasiteye etkisi incelenmiştir. Araştırma uluslararası fiziksel aktivite anketi (UFAA) skoruna göre sedanter oldukları belirlenen 36 gönüllü ile gerçekleştirildi. Antropometrik ölçüm ve bioempedans yöntemi ile vücut kitle indeksi ve yağsız vücut ağırlığı gibi veriler elde edildi. Aerobik kapasitenin belirlenmesi için kardiyopulmoner egzersiz testi uygulanarak, VO2 maks ve anaerobik eşik zamanı ölçüldü, ayrıca solunum yedeği gibi bazı ilişkili parametreler saptandı. Altı hafta süren bu araştırmada gönüllüler üç gruba ayrılarak, birinci gruba beş kasa (soleus, tibialis anterior, biceps femoris, adduktor magnus ve vastus medialis) yönelik ilerleyici dirençli egzersiz programı, diğerine maksimal kalp hızının %65-75'inde yürüyüş egzersizi yaptırıldı. Kontrol grubu ise herhangi bir egzersiz yapmadı. Tip 1 lif ağırlıklı kaslara yönelik ilerleyici dirençli egzersiz ile VO2 maks'da, aynı süreli yürüyüş egzersizi yapan gruba ve kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde artış tespit edildi. (p=0.032, p=0.02). Solunum yedeği ilerleyici dirençli egzersiz grubunda başlangıçta %51.5 iken %38.7'ye düştü. Anaerobik eşik zamanı dirençli egzersiz grubunda 12:31±03:56 dk iken 13:45±03:00 dk oldu. Ancak yürüyüş grubu ve kontrol grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı farklılık tespit edilemedi (p=0.561, p=0.194). Bu bulgular bu egzersiz protokolünün yürüyüş, yüzme gibi aerobik egzersizleri yapamayan bireylerde faydalı olabileceğini düşündürmektedir.

Aerobik güçEgzersizKaslar+4
Elif Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenmanlı bireylerde artan egzersiz testi sırasında kardiyorespiratuvar ve metabolik sistemlerin aerobik ve anaerobik egzersiz bölgeleri cevaplarının karşılaştırılarak belirlenmesi

Aerobik fitnesin belirlenmesi klinik tıp bilimlerinde önemli bir konudur. Bu çalışmanın amacı; şiddeti düzenli olarak artan egzersiz testi sırasında, aerobik ve anaerobik bölgedeki cevapların kardiyorespiratuar ve metabolik sistemlerde karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmesidir.Etik kurul tarafından onaylanan imzalı bilgilendirilmiş onam formu alındıktan sonra 24 antrenmanlı erkek denek elektromanyetik bisiklet ergometre kullanarak tolerans edebilecekleri yüke kadar şiddeti düzenli olarak artan yüke karşı yapılan egzersiz testini (15 W/dk) gerçekleştirdi. Solunum gaz değişim parametreleri; gaz analizör sistemi kullanılarak solunumdan solunuma tespit edildi. Solunum parametreleri türbin hacimli transdüser kullanılarak değerlendirildi. Kardiyak cevabı değerlendirmek için 12 derivasyonlu EKG (elektrokardiyografi) kullanıldı. Anaerobik eşik (AE) V-slope methodu kullanılarak tespit edildi. Veriler eşleştirilmiş t testi kullanılarak analiz edildi.Maksimal egzersiz kapasitesi, AE'de iş gücü, maksimal oksijen (O2) alınımı (VO2max) ve vücut ağırlığı için VO2max sırasıyla; 232.7±30 W, 156.2±24 W, 2931±317 ml/dk ve 42.8±6.6 ml/kg/dk olarak bulundu. Şiddeti düzenli olarak artan yüke karşı yapılan egzersiz testi sırasında aerobik bölge cevabında; egzersiz kapasitesi ve her kilogram başına VO2, anaerobik bölgeden anlamlı olarak yüksek bulundu: 136.2 ? 25 W ve 21 ml/dk/kg buna karşılık 76.4 ? 19 W ve 11 ml/dk/kg (p<0.05).Şiddeti düzenli olarak artan egzersiz testi sırasında kardiyorespiratuvar ve metabolik cevabın belirlenmesi; sistemlerin kapasitesi hakkında önemli bilgiler sağlayabilir. Bununla birlikte şiddeti düzenli olarak artan egzersiz testinin aerobik ve anaerobik bölgelerinin değerlendirilmesi çok daha hassas bilgiler sağlayacaktır. Sonuç olarak, antrenmanlı bireylerden elde edilen veriler; hastalar, sedanter ve yüksek antrenmanlı bireyler ile ilgili gelecek çalışmalar için referans değerleri olacaktır.Anahtar Kelimeler: Egzersiz Testi, VO2, Kalp Atım Hızı, Anaerobik Eşik, Aerobik Fitnes.

Aerobik güçAnaerobik eşikAntrenman+3
Nida Aslan
Fırat University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı yüksek şiddetli interval antrenman protokollerinin aerobik ve anaerobik performans üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı futbol antrenörlerinin ve kondisyonerlerin öncelikli hedefleri arasında yer olan ve geliştirilmesi için uzun bir süreye ihtiyaç duyulan aerobik ve anaerobik performansın kısa sürede iyileştirilmesi için alternatif yöntemler aramak ve literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda çalışmaya Antalya ilinde farklı futbol kulüplerinde aktif olarak futbol oynayan; yaz sezonunda haftada 5 gün düzenli antrenman yapan; 18-22 yaş aralığında 22 erkek futbolcu katılmıştır. Araştırmaya dahil olan futbolcular randomize bir şekilde iki gruba ayrılmıştır. Gruplara ayrılan futbolculara hangi antrenman protokolüne dahil olduklarına yönelik bilgi verilmemiş ve tek taraflı bir körleme yöntemi uygulanmıştır. Bu futbolculardan 11'i Gibala protokolü ile yüksek şiddetli interval antrenman yaparken, diğer 11 futbolcu Tabata protokolüne göre yüksek şiddetli interval antrenman gerçekleştirmişlerdir. Katılımcıların esneklik, dikey sıçrama, çeviklik, 30 m. sprint, aerobik dayanıklılık, ve anaerobik dayanıklılık ölçümleri 6 hafta ara ile ön test ve son test şeklinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın normallik dağılımı kontrolleri, grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarında SPSS 22.0 paket programı, araştırma çıktılarının etki büyüklüklerinin tespitinde R programlama dilinin effsize paketi ve etki büyüklüğü orman grafiğinin oluşturulmasında ise Excel 16.0 (Microsoft Company) paket programından yararlanılmıştır. Uygulanan tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilerek %95 güven aralığı ile analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, grup içi karşılaştırmalarda esneklik, çeviklik, dikey sıçrama, 30 m. sprint, aerobik dayanıklılık ve anaerobik dayanıklılık belirteçlerinden zirve güç parametrelerinde her iki grupta da istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler görülmüştür. Ortalama güç parametresinde ise sadece Gibala antrenman grubunda istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler görülmüştür. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise performans parametrelerinin tamamı benzerdir. İstatistiksel açıdan anlamlı fark yoktur. Tabata ve Gibala yüksek şiddetli interval antrenman programlarının futbolcuların fiziksel ve fizyolojik parametrelerinin kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+3
Akın Aykın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı anaerobik güç testlerinin karşılaştırılması

Bu çalışma anaerobik testlerden Wingate (WANT) ile 30 sn Çoklu Sıçrama Testi' nin (BOSCO) güç değerleri arasındaki ilişkiye bakmak amacıyla yapılmıştır.Denek grubunu oluşturan 10 erkek sporcu ile kontrol grubunu oluşturan 8 erkek Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencisinin sırasıyla yaş ortalaması 18,60±0,51; 21,75±1,28 yıl, vücut ağırlığı 69,10±5,48; 64,87±6,59 kg ve boy ortalaması 1,78±0,05; 1,76±0,05 cm' dir. Bir hafta ara ile sırasıyla Wingate ve Bosco testleri uygulanmıştır. WANT' da anaerobik güç, kefeli mekanik bisiklet ergometresi (Monark Ergomedic 894 E, Sweden), Bosco testi'nde ise New Test adı verilen elektronik araç ile ölçülmüştür. Bu iki test sonrasında zirve güç (ZG), minimum güç (MG) ve yorgunluk indeksi (Yİ) hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen tüm veriler SPSS 15 istatistik programına kaydedilerek, bağımsız gruplarda Mann-Whitney U Testi, bağımlı grupların karşılaştırılmasında Wilcoxon Testi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kullanılmıştır.Çalışmanın sonunda; sporcu ve kontrol grubunun karşılaştırılmasında anaerobik performansları sporcuların Wingate ZG değeri daha yüksekken Bosco' da kontrol grubunun ZG değeri daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Yİ verilerinde ise hem sporcu hem de kontrol grubunun Bosco değerleri anlamlı yüksek bulunmuştur. Sporcuların Yİ yüzdeleri kontrollere oranla anlamlı düşük çıkmıştır (p<0,05).Anahtar Kelimeler: Wingate anaerobik güç testi, Bosco 30sn çoklu sıçrama anaerobik güç testi, Zirve Güç (ZG), Minimum Güç (MG), Yorgunluk İndeksi (Yİ).

Aerobik güç
Özlem Sarıoğlu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Aerobik ve anaerobik antrenman programlarının 13-16 yaş grubu erkek öğrencilerin bazı fizyolojik parametreleri üzerindeki etkileri

Bu çalışmanın amacı; sekiz haftalık aerobik ve anaerobik antrenman programlarının 13-16 yaş grubu erkek öğrencilerin bazı fizyolojik parametreleri üzerindeki etkilerini tesbit etmektir. Çalış maya toplam 32 sağlıklı öğrenci gönüllü olarak katıldılar. Denekler tesadüfi olarak; kontrol (n = 10), aerobik (n = 11) ve anaerobik (n = 11) grup olarak kategorilere ayrıldılar. Deneklerin fizyolojik parametreleri standardize edilmiş alan ve laboratuar testleri ile belirlendi. Aerobik antrenman grubu 8 hafta süresince, haftada 3 kez, 4.8 km mesafeyi % 80 KAS max. ile koştular. Anaerobik antrenman grubu ise aynı mesafeyi % 90 şiddette, 2 set, 600 m sprintler şek linde koştular. Tekrarlar arasında dinlenme 1:1, setler arasında ise 1:3 olarak uygulandı. Kontrol grubuna egzersiz rejimi uygulanmadı. İstatistiksel analizler t-Test ve varyans analizi (ANOVA) ile yapıldı. Deney gruplarının aerobik güçleri anlamlı şekilde artış gösterdi (P<0.05). Bu artışlar sırasıyla, aerobik grupta % 17.06, anae robik grupta % 6.78, kontrol grubunda ise % 3.83 olarak belirlendi. Kontrol grubunun aksine»deney gruplarının anaerobik güçleri an lamlı artış gösterdi (P<0.05). Artışlar sırasıyla anaerobik grupta % 13.92 aerobik grupta % 9.7, kontrol grubunda ise % 4.41 şeklinde gerçekleşti. Deney gruplarının vücut yağ yüzdelerinde anlamlı azalma görülmesine rağmen (P<0.01), kontrol grubunda çok az bir artış gözlendi. Ayrıca deney gruplarının yağsız vücut ağırlıkları anlamlı şekilde arttı (P<0.01). Deney gruplarında istirahat kalp atım sayısı anlamlı şekilde azaldı (P<0.01). Tüm gruplarda istirahat sistolik ve62 diastolik kan basıncı azalması görülmesine rağmen, sadece deney gruplarındaki azalmalar anlamlı bulundu (P<0.05). Deney grupların da durarak uzun atlama ve esneklik değerlerinde anlamlı artışlar tesbit edildi (P<0.05). 50 m Sprint değerlerinde deney gruplarındaki gelişmeler anlamlı bulunamadı. Vital ve Zorlu Vital kapasitede tüm gruplarda artış olmasına rağmen sadece aerobik ve kontrol grubundaki artışlar anlamlı bulundu (P<0.05). Ayrıca çalışmaya katılan tüm deneklerin boy ve ağırlıklarında anlamlı artışlar kaydedildi (P<0.05).

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+1
Ömer Şenel
Gazi University · Institute of Health Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Bayan futbolcuların oyun pozisyonlarına göre aerobik güç performanslarının ve toparlanma sürelerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, bayan futbolcuların oyun pozisyonlarına göre aerobik güç performanslarının ve toparlanma sürelerinin karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla, 24 bayan futbolcu (yaş: 20.4 ± 2.6 yıl, boy: 165.8 ± 6.1 cm., vücut ağırlığı: 56 ± 5.5 kg.) seçilmiştir. Futbolculara bir saha testi olan Yo-Yo aralıklı toparlanma seviye 1 testi uygulanmış ve futbolcuların koşu mesafeleri, maksimal kalp atım sayıları, maksimal oksijen tüketimleri ve toparlanma süreleri oyun pozisyonlarına göre incelenmiştir.Elde edilen sonuçlara göre; bayan futbolcuların oyun pozisyonlarına göre koşu mesafeleri, maksimal oksijen tüketim kapasiteleri, maksimal kalp atım sayısı ve toparlanma süreleri arasında anlamlı bir farklılığın (p<0,05) olmadığı Kruskal Wallis-H testi ile belirlenmiştir. Buna ilaveten bayan futbolcuların toplam koşu mesafeleri ile maksimal oksijen tüketimleri arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu (r=1,000) korelasyon testi ile bulunmuştur.Sonuç olarak, bayan futbolcuların aerobik güç performanslarının ve toparlanma sürelerinin futboldaki oyun pozisyonlarına göre değişmediği sonucuna istatistik olarak varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Aerobik Güç, Bayan Futbolu, Oyun Pozisyonu, Toparlama,Yo-Yo Aralıklı Toparlanma Testi.

Aerobik güçFutbolKadınlar+3
Ebru Sezgin
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel futbolcuların aerobik kapasite ve toparlanma sürelerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, profesyonel futbolcuların, aerobik güç performanslarının ve toparlanma sürelerinin karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla, yapılan çalışmada profesyonel 24 futbolcu katılmış ve oyuncular kaleci: (3), defans: (8), orta saha: (8), hücum: (5) olarak 4 gruba ayrılmıştır. Çalışmaya katılan 24 oyuncuya bir saha testi olan Yo-Yo Aralıklı Toparlanma Seviye 1 testi yaptırıldı. Oyuncuların koşu mesafeleri, maksimal kalp atım sayıları (KAH), maksimal oksijen tüketimi değerleri (VO2maks), toparlanma süreleri ve oynadıkları bölgelere göre koşu mesafeleri ölçüldü. Gruplar arasındaki farklılığın tespiti için Kruskal Wallis-H testi, çıkan sonuçlara göre hangi gruplar arasında farklılık olduğunu tespit etmek için de Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Futbolcuların, I. test, koşu mesafeleri ile II. test, koşu mesafeleri arasında anlamlı bir artış, I. test KAH sayıları ile II. test KAH sayıları arasında anlamlı bir azalma, I. test VO2maks değerleri ile II. test VO2maks değerleri arasında anlamlı bir artış, I. test toparlanma süreleri ile II. test toparlanma süreleri arasında anlamlı bir azalma ve I. test bölgelere göre koşu mesafeleri ile II. test bölgelere göre koşu mesafeleri arasında anlamlı bir artış gözlemlenmiştir.Sonuç olarak; futbolcularda görülen, aerobik güç performanslarında ve toparlanma sürelerindeki farklılıkların, sezon içerisinde gerçekleşen antrenmanlara ve müsabakalara bağlı olarak anlamlılık gösterdiği bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Yo-Yo Testleri, Futbol, Toparlanma, Aerobik Güç,

Aerobik güçAntrenmanDayanıklılık+5
Mustafa Seyis
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2011
00

Related subjects