Bureaucracy
89 theses under this subject heading
Devlet bürokrasisinde dine bakış [28 Şubat süreci örneği (1997-2002)]
Tanzimat'tan günümüze devlet bürokrasisinin ve zaman zaman onun güdümüne giren siyaset kurumunun din ile ilişkisi hep var olmuştur. Kurumsal anlamda din, Cumhuriyetin kuruluş sürecinde de yerini almıştır. Bürokratik aktörler toplumu kendi din algılarına göre yönlendirme çabasında olmuşlardır. Geleneksel din algısının dışına çıkan dini grup ve cemaatler çağın dinamiklerine göre takibe alınmış, kontrol edilmeye çalışılmış, işten, görevden veya okuldan uzaklaştırılmışlardır. 28 Şubat sürecinde, askeri vesayetin öncülük ettiği devlet bürokrasisi, siyaset kurumunu da baskı altında tutarak, laikliğin ve rejimin tehlikede olduğu gerekçesiyle kamusal alanda irtica ile mücadele adına başörtüsü ve dini eğitim kurumları gibi dinsel görünümleri ortadan kaldırma, kısıtlama, ötekileştirme, mahrum bırakma icraatlarıyla toplumda büyük gerilimlere yol açmıştır. Bu süreçte seçilmişler, bürokratik vesayetin anti-demokratik baskı ve uygulamalarına direnç gösterememiş, toplumun önemli bir kesimi bazı temel hak ve özgürlüklerden mahrum bırakılmıştır. 28 Şubat postmodern darbesi eğitim, çalışma hayatı, ekonomi, siyaset kurumu gibi alanlarda toplumun her kesimini olumsuz yönde etkilemiştir. Bu çalışma 28 Şubat sürecinde bürokrasinin din anlayışını, dine bakışını ve topluma etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
İlköğretim okullarının bürokratik yapıları ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki: Malatya ili örneği
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin, görev yaptıkları okulların bürokratik yapısına ilişkin algıları ile kendilerinin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarını saptayıp, onların bu algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını; ayrıca, algılarının cinsiyet, branş, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir.Araştırma hem ilişkisel hem de tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Malatya ili merkezinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 3286 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini tabakalı-rastgele örnekleme yöntemine göre seçilen 398 öğretmen oluşturmuştur. Okullar büyüklüklerine göre (öğrenim gören öğrenci sayısı 1-500, 501-1000, 1001-1500, 1501 ve üstü olan okullar şeklinde) tabakalara ayrılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ?Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği? ve Hoy ve Sweetland (2000) tarafından geliştirilen ?Okul Yapısının Etkililiği Ölçeği? ile toplanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler analiz edilirken, öncelikle betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır, öğretmenlerin algılarının cinsiyet ve branş değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ANOVA testi yapılmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı farkın belirlendiği durumlarda, farkın hangi grup ya da gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Scheffe ve Dunnet C testi uygulanmıştır. Ayrıca anlamlı farklılık bulunan gruplar için etki büyüklüğü eta-kare korelasyon katsayısı (?²) değerleri hesaplanmıştır.Yapılan betimsel istatistikler sonucunda, araştırmaya katılan öğretmenlerin, kendilerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerini ?çok? olarak algıladıkları ve görev yaptıkları okulların bürokratik yapısını ?çoğunlukla? kolaylaştırıcı, ?nadiren? engelleyici olarak algıladıkları belirlenmiştir.Bağımsız değişkenler açısından yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin branş değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği, sınıf öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve branş değişkeninin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?küçük? düzeyde bir etki büyüklüğüne (?²=.03) sahip olduğu bulunmuştur. Kıdem değişkenine göre öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin anlamlı farklılık gösterdiği, kıdemi fazla olan öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve kıdem değişkenin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?orta? düzeyde etki büyüklüğüne (?²=.10) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarında anlamlı farklılık görülmemiştir.Öğretmenlerin okullarının bürokratik yapısına ilişkin algılarının, kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği 21 yıl ve üstü kıdeme sahip öğretmenlerin okullarındaki bürokratik yapıyı 11-20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerden daha kolaylaştırıcı algıladıkları görülmüştür. Kıdem değişkenin kolaylaştırıcı bürokrasi boyutu üzerinde küçük etki büyüklüğüne (?²=.04) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet, branş ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre öğretmenlerin algılarında hem kolaylaştırıcı hem de engelleyici bürokrasi boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Örgütsel sosyalleşme ile bürokratik yapı arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan korelasyon analizi sonucunda, örgütsel sosyalleşme ile kolaylaştırıcı bürokrasi arasında pozitif yönde orta düzeyde, engelleyici bürokrasi ile arasında negatif yönde küçük düzeyde bir ilişki bulunmuştur.
Büyük Selçuklu Devleti bürokrasisinde Nizâmülmülk etkisi
Selçuklular, hânedan adını ordu komutanı olan Oğuzlar'ın kınık boyuna mensup Selçuk Bey'den almıştır. Selçuk Bey yaklaşık 350/961 yıllarında Yenikent'ten yanındakilerle birlikte Cend şehrine göç etmiştir. İleri görüşlü olan Selçuk Bey, bu diyarda azınlık bir şekilde yok olmamak için Müslüman olmaları gerektiğini tefekkür etmiştir. Bunun sonucunda Selçuk Bey ve maiyetindekiler Müslüman olmuşlar ve Cend bölgesini yurt edinmişlerdir. Selçuklular zaman zaman Karahanlılara karşı, Sâmânîlerle iş birliği yapmışlardır. Gazneli Devletine karşı verdikleri mücadelede Dandanakan Savaşının ardından bağımsız bir devlet kurmayı başarmışlardır. Abbasî Halifesi Kâim-Biemrillâh'a küffar için cihat sözü vermişlerdir. Tuğrul Bey devlet bürokrasisinde çalışması için kalem ehlinden (İranlı) adamları Selçuklu Devleti'nde işe almaya başlamıştır. Nizâmülmülk, çok küçük yaştan itibaren babası sayesinde iyi bir eğitim almıştır. Babası ile birlikte Büyük Selçuklu Devleti'nin bürokraside kalem ehli aradıklarını öğrenince Çağrı Bey'in Belh valisi İbn Şâdân'ın yanında kâtiplik göreviyle işe başlamışlardır. Ancak İbn Şâdân'ın Nizâmülmülk'e baskı yapması ve iftira etmesi dolayısıyla, Nizâmülmülk onun yanından gizlice kaçıp Merv'e Çağrı Bey'in yanına gitmiştir. Çağrı Bey de Nizâmülmülk'ü oğlu Alparslan'a vezir tayin etmiştir. Böylelikle Nizâmülmülk'ün yaklaşık otuz yıl süren vezirlik hayatı başlamıştır. Nizâmülmülk, İdarî ve siyasi becerileriyle Alparslan'ın beğenisini kazanmıştır. Alparslan'ın Rumlarla yaptığı Malazgirt Savaşı haricinde bütün savaşlarda ve devlete karşı çıkan isyanlarda yanında yer almıştır. Melikşah'ın rakiplerini bertaraf ederek tahta oturmasında çok büyük yardımı olmuştur. Melikşah, bu sebeple Nizâmülmülk'ü Selçuklularda ilk defa "atabeg" tayin etmiştir. Devlet bekası adına risk teşkil eden Hasan Sabbah'la mücadele etmiştir. Uzun süren vezirlik görevinde devlet kademelerine yakınlarını getirmesi tepki çekmiştir. Melikşah ile arasını açmak adına entrikalar yapılmıştır. Sonunda Hasan Sabbâh tarafından düzenlenen bir suikast sonucu hayatını kaybetmiştir. Nizâmülmülk, orduya oldukça çok önem vermiştir. Devlet bürokrasisinin düzenini kurmuştur. Devlet kurumlarına getirdiği nizam ve askeri dehası onun şöhretini gün be gün artırmıştır. Üstün kişiliği sayesinde halk tarafından da sevilen bir insan olmuştur. Şii- Fâtımî tehdidine karşı Ehli-Sünnet akîdesini korumak için Nizamiye Medreselerini inşa ettirmiştir. İslâm eğitimi ve ilim adamlarına değer vermiştir. Devlet teşkilat ve idaresi ile ilgili konulara yer veren Siyâsetnâme adlı bir eser yazmıştır. Bu eser İslâm kültür ve medeniyetine katkı sağlamıştır. Nizâmülmülk çağında devlet nizamına kavuşmuştur. Kılıçla fethedilen devleti kalemle inşa etmiştir. Anahtar Kavramlar: Nizâmülmülk, Selçuklular, Devlet Bürokrasisi, Nizamiye Medreseleri, Siyâsetnâme.
Türk Silahlı Kuvvetleri modernizasyon sürecinin weberyan bürokrasi çerçevesinde analizi: Jandarma Genel Komutanlığı örneği
Bu çalışmada yakın bir tarihe kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinin ayrılmaz bir parçası olarak adlandırılan Jandarma Genel Komutanlığının modernizasyon süreci ve bürokratik yapısı incelenmektedir. İncelemenin temel dayanağını Alman Sosyolog Max Weber tarafından formülize edilen bürokrasi kuramları oluşturmaktadır. Jandarma Genel Komutanlığı bürokrasisinin incelenmesine paralel olarak Weberyan bürokrasi kuramları da ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde bürokrasiyle ilgili tanımlamalar yapıldıktan sonra, ikinci bölümde Türk Silahlı Kuvvetleri ve onu oluşturan unsurların tarihçesi, teşkilat ve personel yapısı üzerinde inceleme yapılmıştır. Daha sonra Jandarma Genel Komutanlığı'nın tarihçesi ve bürokratik yapısı üzerinde ayrıntılı bir biçimde durulmuştur. Çalışmanın ilk bölümünde çerçevesi belirlenen Weberyan bürokrasi kuramları eşliğinde, askeri bürokrasinin yasal dayanakları, teşkilat ve personel yapısı, ulusal ve uluslararası alandaki faaliyetleri üzerinde durulmuştur. Analiz bölümünde ise Jandarma Genel Komutanlığı bürokrasisinin yapısal ve işlevsel analizi üzerinde durulmuştur. Yeni bir yapılanma sürecine giren Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığının bürokratik yapısını inceleyen bu çalışmanın literatüre önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Max Weber, Bürokrasi, Askeri Bürokrasi, Modernizasyon, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı.
Kamu yönetiminde etkinlik sağlama aracı olarak stratejik yönetim: Eskişehir Tepebaşı Belediyesi örneği
Dünyamız hızlı yaşanan bir değişim sürecine tanık olmaktadır. Küreselleşme, bilişim, iletişim, teknoloji alanlarındaki gelişmeler, ulus ? devletin gücünü yitirmeye başlaması, ulusal sınırları tanımayan bilgi akışı, serbest piyasa ekonomisi, rekabet ortamı, insanların talep ve beklentilerinin farklılaşması gibi nedenlerle örgütler yaşamlarını devam ettirebilmek için değişime ayak uydurmak zorunda kalmaktadırlar. Değişen koşullar ile örgütler geleceğe yönelik amaç ve hedeflerin tespit edilmesine, bu amaç ve hedeflere ulaşılabilmek için uygulanması gerekli işlemlerin belirlenmesine imkân sağlayan stratejik yönetim tekniğine yönelmişlerdir.Özel sektörde yaygın bir şekilde uygulama alanı bulan stratejik yönetim, kamu sektöründe de önem kazanmaya ve uygulanmaya başlamıştır. Dünyadaki geniş kapsamlı ve hızlı değişimden payını alan kamu yönetimi de değişim sürecinde mevcut yapısından kaynaklanan sorunları gidermek, işleyişini etkin ve verimli bir hale getirebilmek için stratejik yönetim tekniğine yönelmiştir. Değişim süreci tüm dünyadaki kamu yönetimlerini etkilediği gibi Türk kamu yönetimi de etkilemiştir. Türk kamu yönetiminde yeniden yapılandırma çalışmaları devam etmekte ve kamu hizmetlerinin etkin ve verimli sunulabilmesi için stratejik yönetim tekniğinin uygulanması öne çıkmaktadır. Kamu kuruluşlarının sürekli değişim içinde olan çevreyi kontrol edip, değişime uyum sağlamak ve uyumu sürdürülebilir duruma getirmek için stratejik yönetim tekniğine yönelmeleri ve stratejik yönetimin kamu sektörünün etkinleştirilmesi için kullanılan önemli bir araç olduğu iddiası çalışmaya konu olmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde, kamu yönetiminde nasıl bir paradigma değişimi yaşandığı, ikinci bölümde; stratejik yönetimin gelişimi, özellikleri ve süreçleri incelenmiş, kamu yönetiminde stratejik yönetimin yeri, gerekliliği, yararları ve uygulama güçlükleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde; Türk kamu yönetimindeki değişim çalışmaları incelenmiş, Türk kamu yönetimindeki stratejik yönetim anlayışı ve stratejik yönetimin gelişimi ele alınmıştır. Dördüncü bölümde; kamu kuruluşlarında stratejik yönetim uygulanmasına örnek bir kuruluş olarak bir kamu kuruluşu olan Tepebaşı Belediyesi incelenmiştir.
Osmanlı'dan günümüze Türk bürokratlarının eğitimi ve bürokrasi teorileri çerçevesinde değerlendirilmesi
Her ne kadar olumsuz etkileri en aza indirilmeye çalışılsa da, günümüz dünyasının en etkin yapılarından biri olan bürokrasi, devlet kavramıyla birlikte ortaya çıkmıştır denilebilir. Çalışmamızda bürokrasi ile ilgili birçok tanıma yer verilmiş, tarihî süreç içerisindeki gelişimi ele alınırken, Türk bürokrasisi ve Türk bürokratlarının eğitimi ve yetiştirilmesi konusunun, Osmanlı'dan başlayarak günümüze kadarki seyrinin incelenmesi amaçlanmıştır.Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bürokrasi kuramı; tarihçesi, sınıflandırılması ve bürokrasiye dönük yaklaşımlar ele alınmış, ikinci bölümde; Osmanlı Devleti'nde Bürokrasi başlığı altında, Osmanlı devlet yapısındaki bürokratik oluşumlar ve bu dönemin bürokratlarını eğitme işini üstlenen Enderun Mektebi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, Tanzimat dönemi ve sonrası Türk bürokrasisi çerçevesinde; Tanzimat dönemi, II. Abdülhamid dönemi, II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemi bürokrasileri ve bürokratik eğitimleri irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Osmanlı Bürokrasisi, Türk Bürokrasisi, Bürokrat, Bürokratların Eğitimi, Enderun, Mülkiye
Harf Devrimi'nin bürokrasiye yansımaları
Cumhuriyet öncesinde, Osmanlı'nın son dönemlerinde alfabe tartışmaları söz konusuydu. Cumhuriyet'in ilanından sonra, 1928'e kadar bu tartışmalar devam etmiştir.1928 yılının hemen başından itibaren, Devrim için gerekli araştırmalar ve çalışmalar yapılmıştır. Bu çerçevede bir Dil Encümeni kurulmuştur. Dil Encümeni, Arap harfleri yerine Latin harflerinin kabul edilmesi yönünde çalışmalar yapmıştır. 9-10 Ağustos 1928 tarihinde, Mustafa Kemal Atatürk'ün Gülhane söylevi sonrasında, Devrim'in uygulama aşamasına geçilmiştir.Devrim'in uygulama aşamasında, Dolmabahçe Kurultayı toplantılarında halk ve milletvekilleri Devrim ile ilgili olarak bilgilendirilmiştir. Daha sonra Atatürk, Devrimi halka anlatmak ve benimsetmek için yurt gezilerine çıkmıştır.1 Kasım 1928'de Türk Harf Devrimi Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmiş ve 3 Kasım 1928'de de Resmi Gazete'de yayımlanarak, resmi olarak uygulamalara geçilmiştir. Bu çerçevede, eğitimle ilgili olarak; Millet Mektepleri açılmıştır. İçişlerde; basılı evraklar, kütüphaneler, sinema afişleri, filmler, tabelalar, mezartaşları ve diğer alanlardaki çalışmalar resmilik kazanmıştır. Dış yazışmaların ne şekilde olacağı yönünde, bildirilen direktifler doğrultusunda uygulamaya geçilmiştir. Çalışmada, Türkiye dışında Türk harfleri ve uygulamalarıyla birlikte, dış basında Türk harfleri de değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Arap Harfleri, Bürokrasi, Cumhuriyet, Devrim, Latin Harfleri, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye.
Türk kamu yönetiminde personel güçlendirme kavramı ve bir inceleme
Özel yönetim açısından uluslararası rekabet, küreselleşme ve müşteri öncelikli yönetim anlayışı, kamu yönetimi açısından kurum imajı ve vatandaşın almayı arzu ettiği kalitede hizmet verebilme gibi nedenler insan kaynağını ön plana çıkarmıştır. Yönetimler de bu gelişme ve değişmelerle ilintili olarak sahip olduğu insan kaynaklarını, değişen ve gelişen piyasa koşullarına ve müşteri beklentilerine en hızlı cevap verebilmek, rekabet avantajı ve müşteri, vatandaş memnuniyetini yakalayabilmek için güçlü kılmanın yollarını aramaktadır. Fırsatları yakalayabilmek, güçlü yönleri ortaya çıkarıp zayıf taraflarını analiz edebilmek, başarılı olup varlığını devam ettirebilmek için inisiyatif alabilen, risk üstlenebilen, yeniliğe ve gelişmelere açık, işgörenlere ihtiyaç kendini hissettirmeye başlamıştır. Kamu yönetimi, merkeziyetçi yapısı, yasal bir yönetim oluşu, kamu görevlisinin inisiyatif kullanabilme konusundaki sınırlı oluşu gibi nedenlerle özel yönetime nazaran uluslar arası düzeyde meydana gelen bu değişimlere taraf olamamış, arzu edilen düzeyde gelişim gösterememiştir.Bu çalışmada; son yıllarda özellikle işletmelerde uygulanan personel güçlendirme yaklaşımının Türk Kamu Yönetiminde uygulanabilirliği araştırılmış, öneriler geliştirilmiştir. Bu kapsamda personel güçlendirme kavramı açıklanmaya çalışılmış, bir inceleme ile uygulanabilirliği ortaya konulmuştur.
Cumhuriyetten günümüze Türk kamu bürokrasisinde örgütsel büyüme olgusu
Dünyada yaşanan hızlı ve çok yönlü değişim, klasik bürokratik örgütlerde köklü bir yeniden yapılanma ihtiyacı gündeme getirmiştir. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde özellikle küreselleşmenin etkisiyle kendini daha da hissettiren değişim dinamikleri, yeni dünya düzeninde temel dayanaklarını oluşturmuşlardır. Dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde gelişmişlik düzeyi, bürokratik örgütlenmede bulunulan düzey ile ölçülmeye başlanmıştır. Çalışmamızda da bu bağlamda Türk kamu bürokrasisinin dünyada yaşanan tüm bu gelişmeler karşısındaki seyri gözlemlenmeye çalışılmıştır.Çalışmamız makro düzeyde incelenmiş olup zaman bakımından Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar olan süreç ile işlevsel bakımdan ise örgütsel anlamda merkezi yönetimin başkent teşkilatı ile sınırlandırılmıştır.Çalışmanın oluşturulması sürecinde ilk olarak literatür taraması yapılmıştır. Kitap, dergi ve makaleler incelenmiş, konuyla ilgili tez çalışmaları da gözden geçirilmiştir. İnternet üzerinden ulaşılan kaynaklara da yer verilmiştir. Dumlupınar Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi kütüphanelerinden etkin bir biçimde yararlanılmıştır. Yapılan bu hazırlıklardan sonra çalışmamız bilimsel araştırma tekniklerine uygun biçimde hazırlanmıştır.Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, büyüme ve örgüt kuramlarının teorik çerçevesi ele alınmıştır. Bürokrasinin tanım ve kapsamına değinildikten sonra genel hatlarıyla kamu bürokrasisinden ve kamu bürokrasilerinde büyümeyi etkileyen faktörlerden söz edilmiştir. Son kısımda bürokrasi ve siyaset ilişkisine değinilerek ilk bölüm sonlandırılmıştır.İkinci bölümde, Türk kamu bürokrasisi üzerinde durulmuştur. İlk Türk devletlerinden başlamak üzere Türk kamu bürokrasisinin örgütlenme ve işleyiş sistemi incelenmiştir. Aynı zamanda Türk kamu bürokrasisinde personel sistemi de bu bölümde çalışılmıştır.Üçüncü bölümde çalışmamızın ana konusu olan Türk kamu bürokrasisinde büyüme olgusundan bahsedilmektedir. Bu amaçla cumhuriyetten başlamak üzere günümüze kadar olan bürokratik örgüt yapısı incelenmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümü daha da detaylandırılarak Türk kamu bürokrasisinin seyri şu alt başlıklarda incelenmiştir; Cumhuriyetin ilanı ve tek parti dönemi, çok partili siyasal yaşam, soğuk savaş dönemi, liberalizme geçiş ve yeniden yapılanma süreci, küreselleşme süreci ve günümüz örgüt yapısı. Son olarak çalışmamızın genel değerlendirme ve sonuç kısmı yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Kamu Bürokrasisi, Örgüt, Örgütsel Büyüme, Siyaset.
Türk kamu bürokrasisinde patolojik bir olgu olarak kırtasiyecilik ve kırtasiyeciliği azaltmaya yönelik çalışmalar
İnsan hayatının olmazsa olmazı haline gelen bürokrasinin, insanları uğraştıran, gereksiz yere bekleten, zaman, kaynak ve emek kaybına yol açan duygusal ve kötüleyici yönünü ifade etmek amacıyla kırtasiyecilik kavramı kullanılmaktadır. Yapılan incelemeler sonucunda zaman içinde kırtasiyeciliğin diğer bürokratik sorunlarla birleşerek, Türk kamu bürokrasisinin önemli sorunlarından birisi haline geldiği anlaşılmıştır. Böylece, Türk kamu bürokrasisinde kırtasiyeciliği azaltılmaya yönelik çok sayıda çalışmanın yapıldığı tespit edilmiştir. Çalışmanın amacı, Türk kamu bürokrasisinde kırtasiyeciliği azaltmaya yönelik çalışmaları kapsamlı bir şekilde inceleyip ortaya koymak ve bu çalışmaların kırtasiyeciliği azaltma konusunda ne ölçüde başarı sağladığını değerlendirmektir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde bürokrasinin değişik anlamları, tarihçesi, bürokrasiye yönelik farklı yaklaşımlar üzerinde durulmuş ve Türk kamu bürokrasisinin Cumhuriyet döneminden sonraki tarihsel gelişimi ele alınmıştır. İkinci bölümde kırtasiyecilik kavramının farklı yönleri, sonuçları açıklanmaya çalışılmış olup, Türk kamu bürokrasisinde kırtasiyeciliği artıran etkenlere değinilmiştir. Son bölümde Türk kamu bürokrasisinde kırtasiyeciliği azaltmaya yönelik çalışmalar belirtilmiş ve bu çalışmalar hakkında bir değerlendirmeye gidilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Türk Kamu Bürokrasisi, Kırtasiyecilik.
Sicill-i ahvâl kayıtlarına göre Taşköprülü memurlar
Osmanlı bürokrasisinde gerek II. Mahmud döneminde gerekse de Tanzimat döneminde önemli değişim ve gelişimler meydana gelmiştir. Bürokraside meydana gelen bu değişikliklerin bir sonucu olarak devletin memur sayısında artış olmuştur. Memur sayısının artması ise denetimde birtakım zorlukların yaşanmasına yol açmıştır. Bu durumun ortadan kaldırılması için öncelikle II. Abdülhamid döneminde Sicill-i Ahvâl Komisyonu kurulmuş ve bu komisyon bünyesinde Sicill-i Ahvâl Defterleri tutulmaya başlanmıştır. Sicill-i Ahvâl Defterleri aracılığıyla memurların isimlerini, lakaplarını, babalarının isimlerini ve mesleklerini, hangi sülaleye mensup olduklarını, eğitimlerini, bildikleri yabancı dilleri, memuriyete başlama tarihlerini, bulundukları görevleri, maaş miktarlarını, aldıkları madalyaları veya cezaları öğrenebilmek mümkündür. Bu çalışmada Osmanlı bürokrasisinde görev almış olan Taşköprülü memurlar tanıtılmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Osmanlı Devleti, Bürokrasi, Sicill-i Ahvâl, Tercüme-i Hâl, Taşköprü.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Mustafa Abdülhalik Renda (1881 - 1957)
Mustafa Abdülhalik Renda,1881 yılında Yanya'da dünyaya gelmiştir. Hem Osmanlı Devleti'nin son yıllarında hem de yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında çeşitli görevlerde bulunmuş önemli bir bürokrattır. İlk olarak doğduğu topraklarda başladığı memuriyet hayatına, dönemin şartlarına göre çok çeşitli coğrafyalarda devam etmiştir. Balkanların çeşitli bölgelerinde başladığı idarecilik hayatına Anadolu'da Siirt ve Bitlis vilayetlerinde ve sonrasında Halep, Batum gibi farklı yerlerde devam etmiştir. Bitlis'teki çalışmalarına istinaden asılsız suçlamalarla sürgüne gönderildiği Malta'dan döndükten sonra da yeni kurulan Cumhuriyetin önemli isimlerinden birisi olmuştur. Milli Mücadele zamanında Konya ve İzmir Valisi olarak görev almış, 1923 yılında TBMM'ye Çankırı Milletvekili olarak seçilmesiyle valilik yılları da son bulmuştur. Siyasi hayatında da Maliye ve Milli Müdafaa Bakanlıklarında bulunan Renda, TBMM'nin en uzun süre Meclis Başkanlığı yapan ismi olarak 1950'de emekli olmuştur. Emeklilik günlerini İstanbul'da geçiren Mustafa Abdülhalik Renda, 1957 yılında vefat etmiştir. Çalışmamızda uzun yıllar devam eden idari ve siyasi hayatı boyunca yapmış olduğu görevler çerçevesinde yakın tarihimiz mercek altına alınmıştır. Kendisi tarafından hazırlanmış olan raporlar, ailesi tarafından çalışmamızda kullanmamız için verilen kendisine ait günlükler ve çeşitli yazılarla desteklenmiştir. Sonuç olarak Cumhuriyet Tarihi açısından oldukça önemli olan bir döneme yeni bir bakış açısı getirilmeye çalışılmıştır
Türkiye'de kamu diplomasi faaliyetleri bakımından kurumsal ve bürokratik yapılanma
Politika ve bürokrasi bağıntısı geçmişten beri siyaset biliminin yanı sıra kamu yönetimi disiplininin de ana inceleme konularından biri olmuştur. Modernleşme süreciyle beraber "devletler üstü" kuruluşların sayısı artmış ve bu bağlamda konvansiyonel savaşlar azalmıştır. Bunun sonucunda, "kamu diplomasisi" anlayışı modern devletlerde çeşitli araçlarla olgunlaşarak kurumsallaşmıştır. Söz konusu "politika-bürokrasi" ilişkisine "kamu diplomasisi "kavramı eklemlenmiştir. Bu kurumsallaşmadan Türkiye'de etkilenmiş olsa da dünyaya oranla daha geç sayılabilecek bir zaman diliminde kamu diplomasisi kurumlarını oluşturmuştur. Bu kurumsallaşma sürecinde Türk devlet geleneğinin köklü pratikleri önemli bir role sahiptir. Ancak söz konusu geleneksel pratikler, bazı dönemlerde bu süreci kötü yönde etkilemiş, nihayetinde günümüzde bu ilişkilerin daha fazla sorgulanıyor olması ve söz konusu kamu diplomasisi kurumlarının daha hızlı bir şekilde değişime uğrayarak bürokratikleşmesi bu konuyu çalışmaya değer kılmıştır. Bu çerçevede çalışma; siyaset, kamu diplomasisi ve bürokrasi kuramlarının modernleşmeye bağlı gelişimleriyle, imparatorluk tecrübesine sahip Türkiye'de söz konusu gelişimlerin nasıl şekillendiğinin ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Bu bağlamda tezin temel hipotezi, Türkiye'de bulunan kamu diplomasisi kurumlarının eksikliğinden yola çıkarak Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı yönetimsel dönüşümün bu eksikliğin giderilmesi hususunda önemli bir kilometre taşı olduğu iddiasını içermektedir. Çalışmada "yorumsamacı" bir yaklaşım kullanılmıştır. Bu çerçevede "eleştirel literatür taraması" yöntemi benimsenmiştir. Tezin ana konusunu oluşturan "kamu diplomasisi kurumlarının bürokratikleşmesi" sürecini açıklamada birincil kaynaklar olarak; kamu diplomasisi kurumlarının politikaları, kurum yöneticilerinin beyanatları, devletin yönetim kademesinde sürece yön verenlerin çalışmaları, kamu diplomasisinin bürokratikleşmesini sağlayan hukuki düzenlemeler, söz konusu süreci yönetme iddiasıyla yola çıkan siyasal partilerin tüzükleri ve beyannamelerinden yararlanılmıştır.
Nevzat Ayaz'ın hayatı ve faaliyetleri (1930-2020)
Çalışmamızda Türkiye'nin güvenlik bürokrasinde yönetici olarak görev yaptıktan sonra siyasi irade tarafından mülki idare amiri görevine getirilen, emekli olduktan sonra ise siyasete atılan, sırasıyla Milli Savunma ve Milli Eğitim Bakanlıkları yapan Çankırı'nın yetiştirdiği önemli şahsiyet Nevzat Ayaz'ın hayatına ele aldık. Çalışmamızın merkezinde her ne kadar Ayaz'ın hayatı yer alsa da, onun hayatını incelemek bir yerde ülkemizin yakın geçmişini de ele almak anlamını taşımaktadır. Giriş bölümü haricinde üç bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde, Nevzat Ayaz'ın hayata gözünü açtığı dönemde dünya ve ülke gündemine dair bilgilere yer verilmiştir. Ailesi, eğitim hayatı, evliliği ve ölümü yine ilk bölümde değinilmiştir. İkinci bölüm ise Nevzat Ayaz'ın memuriyet hayatı nerelerde hangi görevlerde bulunduğu ve görev yaptığı dönemde terör başta olma üzere ülkenin genel durumunu Ayaz'ın hayatı üzerinden ele alınmıştır. Üçüncü bölümde Ayaz'ın siyasete girişini, bakan olduktan sonra başta memleketi Çankırı olmak üzere gerçekleştirdiği projeleri ve icraatlara eğildik. Bu bölümde kullanacağımız kaynaklardan olan meclis oturum tutanakları ülkenin 90'lı yıllardaki savunma ve eğitim mücadelesini göstermesi açısından büyük önem arz etmektedir. Çalışmamızın sonuç bölümünde ise hayatının büyük bir kısmı görevi nedeniyle zorunlu olarak memleketi dışında geçen, özünü unutmayan bir insanının "Devlet Adamlığı" tanımını nasıl hak ettiğini ortaya koyduk.
II. Abdülhamid Dönemi Bosna-Hersekli devlet adamları
Osmanlı Devleti'nde 1879-1909 yılları arasında görev yapmış memurların biyografilerinden oluşan Sicill-i Ahvâl Kayıtları, biyografi yazımı için önemli kaynak durumundadır. Ayrıca Osmanlı Devleti'nin son dönemi ile ilgili önemli bilgiler içermektedir. Sicill-i Ahvâl Komisyonu'nun kuruluş tarihi olan 1879 yılından önce Osmanlı Devleti'nde memurların sicillerinin resmi olarak tutulmadığı görülmektedir. Sicill-i Ahvâl Kayıtları ile memurlar hakkında birçok bilgiye ulaşmanın yanında, devletin malî, idarî, ekonomik, sosyal ve eğitim gibi birçok alanlarında önemli verilere ulaşılabilmektedir. Bu çalışmada Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunan ve Sicill-i Ahvâl Defterlerinde kayıtlı olan, II. Abdülhamid döneminde Osmanlı bürokrasisinde görev almış Bosna-Hersekli 171 memurun biyografileri incelenmiş ve bu inceleme sonucunda bazı çıkarımlarda bulunulmuştur. Bu kayıtların incelenmesi sonucunda Bosna-Hersekli memurların adı, baba adı, doğum yeri ve tarihi, eğitim durumu, bildiği lisanlar, bulunduğu memuriyetler ve aldığı maaşlar, göreve başlama yaşı, aldığı ödüller ve cezalar gibi birçok bilgiye ulaşılmıştır. Elde edilen bu bilgiler Bosna-Hersek tarihi ile ilgili araştırma yapacak kişiler için kaynak niteliği taşıyacaktır.
Sicill-i Ahvâl defterlerine göre Osmanlı bürokrasisinde İstanbul doğumlu Yahudi ve Rum devlet adamları
Devletlerin otoritelerini memleketin en uzak noktalarına kadar ulaştırmalarında kurmuş oldukları bürokratik yapılar çok önemlidir. Osmanlı Devleti de geniş bir alanda hâkimiyetini sürdürebilmek için sağlam bir bürokratik yapı oluşturmuştur. Tanzimat Fermanı'nın ilanından sonra bu yapıda önemli değişiklikler olmuştur. Bu yeniliklerden biri de gayrimüslimlerin devlet memurluklarında istihdam edilmeleridir. Gayrimüslimlerin istihdamında ortaya çıkan sorunları çözmek ve başkaca maslahatlar için II. Abdülhamit tarafından Sicill-i Ahvâl Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyon devlet hizmetinde bulunanların kayıtlarını tutmuş ve muhafaza eylemiştir.Çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı Devleti'nin başşehri olan İstanbul da aynı karaktere sahipti. İstanbul'da yaşayan Musevi ve Rumlar, devlet hizmetinde önemli işlevler görmüşlerdir.Bu çalışmamızda 34 Musevi ve 45 Rum memurun kayıtları incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde memurların çalıştıkları yerler, meslekleri, aldıkları ödül ve cezalar gibi önemli bilgilere ulaşılarak aktarılmıştır.
Sicill-i Ahvâl defterlerine göre İstanbul doğumlu Ermeni devlet adamları
Klasik Osmanlı döneminde bürokraside görev yapan devlet memurlarının sicilleri düzenli olarak tutulmamıştır. 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı ile her alanda olduğu gibi bürokrasi alanında da reformlar yapılmıştır. Böylece devletin idari organlarında ihtisaslaşma başlamıştır. Özellikle II. Abdülhamit döneminde gelişen bürokrasi neticesinde memur istihdamı için bir takım düzenlemelere gidilmiştir. 1879 yılında Sicill-i Ahvâl Komisyonu'nun kurulmasıyla, memurların sicil kayıtları tutulmaya başlamıştır. Bu komisyon tarafından tutulan defterlere de Sicill-i Ahvâl Defterleri denilmiştir. Yapılan bu çalışmayla yakın dönem Osmanlı memurlarının biyografilerinin tutulduğu Sicill-i Ahvâl Defterleri esas alınmış ve İstanbul doğumlu Ermeni Memurların özgeçmişleri incelenmiştir. Memurların İdari, hukuki, sağlık, eğitim alanlarındaki durumlarından başka tayin, atama, maaş, alınan cezalar ve memurların aldıkları nişan ve rütbeler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Bürokrasi, II. Abdülhamit, Memur, Sicill-i Ahvâl
Sicill-i Ahvâl defterlerine göre Osmanlı bürokrasisinde Dağıstanlılar
Dağıstan kökenli devlet adamları, Osmanlı bürokrasi düzeni içerisinde gerek aldıkları madalya ve nişanlarla, gerekse görev yaptıkları memuriyetlerin sayı ve niteliğiyle önemli bir yere sahiptirler. Bu öneme binaen yapmış olduğumuz çalışmamızda, T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde (BOA) bulunan Sicill-i Ahvâl Defterleri içerisindeki biyografilerin incelenmesiyle birlikte Dağıstanlı bürokratların Devlet-i Aliye'ye katkıları ele alınmıştır. Sicill-i Ahvâl Defterlerinde zeyillerle birlikte toplam 107 adet Dağıstanlı memur ile ilgili belge tespit edilmiştir. Tercüme-i hâl adı da verilen bu biyografilerde; memurların isimleri, ailelerin lakapları, baba adları, mensup oldukları tarikatlar, doğum tarihleri, memuriyete başlama yaşları, eğitim durumları, aldıkları maaş miktarı, çalıştıkları bölge ve yerler, bildikleri veya öğrendikleri diller, taltîf edildikleri rütbe, nişân ve madalyalar, tablolar ve grafikler şeklinde gösterilmiştir. Ayrıca, bürokrasinin gelişimi, devlete yansımaları, kurulan Sicill-i Ahvâl Komisyonu'nun amacı, bünyesinde bulunan kalemler ve görevleri, tutulan defterlerin ışığında incelenmiştir. Dağıstan'ın genel durum değerlendirmesi altında; tarihi, coğrafyası, sosyal ve ekonomik yapısı, Osmanlı Devleti ile bağlantısı gibi alanlarda çok değerli kitap, dergi, makale vb. eserlerin istatistiklerinden, olgularından ve nesnel durumlarından yararlanılarak incelenmiştir.
Piskopos Mukataa Kalemi ve İstanbul Rum Patrikhanesi: Bürokratik ilişki ve kurumsallaşma (XVIII. yüzyıl ortalarından XIX. yüzyılın ilk çeyreğine)
Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşayan gayrimüslimler İslam hukuku çerçevesinde kendilerine tanınan belirli haklar ve sınırlılıklar içerisinde dinî ve sosyal yaşantılarına devam etmişlerdir. Ayrıca Patrikhanelere bağlı kilise teşkilatlarının işleyişini ve buna bağlı olarak dinî-hiyerarşik yapılarını da Osmanlı idaresi tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde devam ettirmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu'nda gayrimüslimlerin bir yönüyle temsilcisi de olan bu yapı, genel olarak Rum ve Ermeni Patrikhaneleri altında teşkilatlanmıştır. Patrikhaneler, kilise teşkilatları sayesinde şehir, kasaba ve köylere kadar kendilerine bağlı cemaatler üzerindeki dinî otoritelerini sağlamaktadır. Bu durum Osmanlı idaresi tarafından kendilerine tanınan hak ve sorumlulukların dışına çıkmadan, devlet ile beraber bu süreci yürütebilmeleri sayesinde mümkün olmuştur. Kilise teşkilatını ilgilendiren malî ve idarî meseleler ile kilise teşkilatı içerisindeki görevlilere verilen berat ve ahkâm gibi resmi evrakın takip ve kontrolü için Osmanlı bürokrasisinde, maliye kalemleri içerisinde, Piskopos Mukataa Kalemi oluşturulmuştur. Tarihi süreç içerisinde dönüşümler geçiren büro, on sekizinci yüzyılın ortalarına doğru klasik şeklini almıştır. Bu zaman dilimi, kendi iç dinamikleri ve Osmanlı bürokrasi ile ilişkileri çerçevesinde değerlendirildiğinde, İstanbul Rum Patrikhanesinin daha kurumsal bir yapıya kavuşmaya başladığı dönem olarak dikkat çekmektedir. Bu tez çalışmasında Osmanlı bürokrasisi içerisinde, Piskopos Mukataa Kaleminin ihdası, gelişimi ve lağvedilme süreci, İstanbul Rum Patrikhanesi ve buna bağlı kilise teşkilatı çerçevesinde incelenmektedir. Böylece İstanbul Rum Patrikhanesinin, Osmanlı bürokrasisi içerisindeki konumunun açıklanması amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın kaynaklarından en önemlisi, Piskopos Mukataa Kalemi tarafından tutulan ve içerisinde patrik, metropolit ve piskoposların berat kayıtları ile kilise teşkilatının işleyişi ile ilgili hükümlerin yer aldığı defter serisi olan Piskopos Mukataası Ahkâm ve Berevât Defterleridir. Bununla birlikte bürokratik işleyişi açıklamak adına Osmanlı Arşivi'ndeki diğer belge ve defterlerden de yararlanılmıştır. Çalışmada İstanbul Rum Patrikhanesinin, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki bürokratik konumu incelenmekte, özellikle maliye bürokrasisi ile ilişkisi ortaya konulmaktadır. Buna göre Patrikhanenin, kilise teşkilatı üzerinde idarî konulardaki yetkilerini kullanabilmesi, Osmanlı idaresinin izin ve bilgisi dâhilinde gerçekleşmektedir. Böylece İstanbul Rum Patrikhanesinin devlet teşkilatı içerisinde belirli görevleri yerine getirmekle yükümlü bir Osmanlı müessesesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sicill-i Ahval Defterlerine göre Osmanlı bürokrasisinde Bosna doğumlu memurlar
Bu çalışmada, Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde yer alan ve devlet memurlarının biyografilerini içeren Sicill-i Ahval Defterleri esas alınarak Bosna doğumlu memurlar incelenmiştir. Buna göre Sicill-i Ahval Defterlerinde toplam 161 tane Bosna doğumlu memur tespit edilmiştir. Bu memurların doğum tarihleri, baba adları, memuriyete başlayış yaşları, eğitim durumları, maaş miktarları, istihdâm alanları, bildikleri diller, aldıkları rütbe, nişan ve madalyalar tablo halinde gösterilmiştir. Ayrıca çalışmada, Sicill-i Ahval Komisyonu' nun kuruluş amacı, Sicill-i Ahval Komisyonu kalemleri ve görevleri, Sicill-i Ahval Defterleri ile Bosna'nın siyasi, idari, eğitim yapısı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Sicill-i Ahval, Bosna, memur
Weberci bürokratik organizasyon anlayışının çağdaş bir değerlendirmesi
Bu çalışmada Bürokrasi Kavramı ve yapısı ele alınmakta ve Max Weber'in formüle ettiği bürokrasi teorisi ışığında değerlendirilmektedir. Klasik Yönetim Anlayışının oluşumuna kadar bürokratların siyasal yaşamda aktif olduğu bir yapıyı anlatmak için kullanılan bürokrasi kavramı, gerçek manasıyla ele alındığında devlet olgusuyla ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda bürokrasi kavramı ile ilgili tanımlamalara yer verilmiştir. Bürokrasinin gelişimi tarihi boyutlarıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bir diğer ifadeyle bürokrasi anlayışında meydana gelen değişiklikler ele alınmıştır. Çalışmamızın amacı bürokrasi kavramının çeşitli toplumlarda nasıl anlamlandırıldığı belirlemek ve hangi unsurların modern anlamda bürokrasi terimini hızlandırdığını, organizasyon yapısının çağdaş bürokrasiyi nasıl etkilediğini ortaya koymaktadır. Netice olarak bürokrasi kavramının toplumların kültürel, ekonomik, sosyal ve siyasal yapılarına göre değişik anlamlarda ve amaçlarda kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bürokrasi kavramı, ikinci bölümde organizasyon yapısı son bölümde ise e-devlet kavramı çağdaş bürokrasi bağlamında ele alınmıştır.
Türk kamu yönetiminde büropatolojiler: Hazine ve Maliye Bakanlığı örneği
Bu tez çalışmasının amacı, bürokrasinin hastalıklı hale gelmiş yapısını ifade eden büropatolojileri davranışsal ve yapısal açıdan açıklamak, kamu yönetiminde yeni yönetim uygulamalarını, büropatolojileri gidermeye yönelik yönetim girişimleri bağlamında anlatmak ve bu araştırma sonunda elde edilen bilgileri Türkiye'de bir kamu kurumunda alan araştırması yaparak test etmektir. Tezin kapsamı, Weberyan Bürokrasi modeli, büropatolojiler, kamu yönetiminde yeni yaklaşımlar ve bu yeni yaklaşımların uygulamalarıdır. Literatür taramasında, konuların birincil kaynaklarına gidilmiş; yazılı, basılı kaynaklardan, süreli yayınlardan, web kaynaklarından, mevzuattan, gazete haberlerinden faydalanılmıştır. Alan araştırması, nitel araştırma türünde Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (VDK)'da örnek olay inceleme çalışması yapılarak oluşturulmuştur. Bu çalışma ile VDK müfettişlerinin bürokrasi algısı, büropatoloji algısı, büropatolojik davranışsal tepkileri ve büropatoloji ile mücadele uygulamaları hakkındaki görüşleri ölçülmüştür. Burada kurumun bürokrasi algısı ve hangi büropatolojileri sorun olarak gördükleri, teoride anlatına bürokrasi ve büropatolojilerden yola çıkılarak, tümdengelim metodu ile bir yol izlenmiştir. İncelenen kurumun teoride yer almayan kendine has sorunları da vardır. Bunlar da tümevarım yöntemi ile genellemeye çalışılmış; bazı bulguları ise kurumun kendine has sorunları olarak değerlendirilmekle yetinilmiştir. Araştırma sonucunda bürokrasi algısının devlet kavramı ile eş anlamda tutulduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında büropatoloji algısı ölçümü ile elde edilen bulgular literatürde anlatılan büropatoloji türlerine çok benzer bir liste ortaya çıkarmıştır. Yine büropatolojik davranışsal tepkilere örnek olacak, VDK'nın kendine has yapısı, yaşadığı örgütsel değişim bağlamında bulgular elde edilmiştir. Son olarak büropatoloji ile mücadele girişimlerinde e-.. uygulamaların başarısına vurgu yapılmıştır. Bürokrasi, bürokrasi mensuplarına, bürokrasiye girdikten sonra öğrenilen davranış kalıpları sunar. Bürokrasi hastalıklı bir yapıya dönüştüğünde bu davranışlar büropatolojik davranışsal tepkiler olarak ortaya çıkar. Bürokrasilerde kişiler güvensiz ve riskli durumlarda büropatolojik davranmaya daha fazla eğilimlidir.
İlköğretim kurumlarında örgüt kültürü ile bürokrasi arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre örgüt kültürü ile bürokrasi arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmada örneklem seçiminde oranlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Ankara ili merkez ilçelerinde (Yenimahalle, Çankaya, Altındağ, Keçiören) bulunan okul ve öğretmen sayısına göre oranlamaya gidilerek toplamda 23 ilköğretim okulu ve 2010-2011 eğitim öğretim yılında bu okullarda görev yapan 396 öğretmen, örneklem grubunu oluşturmuştur. Araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre örgüt kültürünü belirlemek amacıyla Şişman (1993) tarafından geliştirilen ?Örgüt Kültürü Anketi? Okuldaki bürokratik örgüt yapısının etkili işleyiş derecesini tespit etmek amacıyla, Hoy ve Sweetland (2000) tarafından geliştirilen, Okul Yapısının Etkililiği ?Enabling School Structure (ESS)? anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemlerinden aritmetik ortalama ( ), standart sapma (s), yüzde (%), frekans (f) işlemleri ile Pearson Momentler çarpımı korelasyon katsayısı (r) ve çoklu doğrusal regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre örneklem grubunun cevapları doğrultusunda öğretmenlerin, örgüt kültürüne ilişkin görüşlerinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Bürokratik okul yapısına ilişkin görüşlerinin de yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Bürokratik okul yapısının etkililiği ile örgüt kültürü arasında pozitif yönde, yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu sonuca göre; örgüt kültürüne ilişkin algılamalar arttıkça bürokratik okul yapısının etkin işleyişi de aynı oranda artmaktadır.Örgüt kültürünün tüm boyutları ile bürokrasi arasında yüksek düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Regrasyon analizi sonuçlarına göre amaçta birlik ve yarışma boyutları, bürokratik okul yapısının anlamlı yordayıcılarıdır.
Osmanlı Devleti'nde bir idari modernleşme kurumu olarak Meclis-i Âli Tanzimat: 1854-1861
Bu tezde, Tanzimat dönemi kurulan meclislerden biri olan Meclis-i Âli Tanzimat incelenmiştir. Çalışmamızın amacı, Meclis-i Âli Tanzimat'ın görev ve yetkileriyle bürokratik yapısı ve işleyişini ortaya koymaktır. Çalışmamızın kapsamı, Meclis-i Âli Tanzimat'ın görev aldığı 1854-1861 yıllarını kapsamaktadır. Meclis-i Tanzimat bu süre içerisinde Osmanlı Devletinde yasama faaliyetlerinde önemli bir konumda bulunmuştur. Kanun tasarıları hazırlamanın yanında hükümeti denetleme yetkisi de vardır. Bu nedenle meclis Osmanlı Devlet Teşkilatında önemli bir konumdadır.