Çanakkale

67 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çanakkale Cephesi'nde Osmanlı ve itilaf devletleri hava güçlerinin görsel verilerle desteklenmiş nispi güç analizi

Türk silahlı kuvvetlerinde havacılığın kurulması 20. yüzyılın başında, Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında, döneminin ileri ülkeleriyle aynı zamanda Osmanlı Ordusu bünyesinde gerçekleşmiştir. Tarihte askeri havacılığın muharebe alanında kullanılmasının ilk tecrübelerini de Osmanlı Ordusu yaşamıştır. 1911-1912 Osmanlı-İtalyan Harbi'nde imkânları yeterli olmadığı için hava gücünden faydalanamayan Osmanlı Ordusu, İtalyan havacıların askeri faaliyetlerine karşı savunma tedbirleri geliştirme tecrübesini kazanmıştır. 1912-1913 Balkan Harbi'nde hava gücü unsurlarını kullanmaya başlayan Osmanlı Ordusu, muharebe sahasında yaşadığı tecrübelerden gerekli dersleri çıkararak, hava gücünün karadaki ordu hareketlerini daha etkin olarak desteklemesini sağlayan yöntemleri belirleyerek ve uygulamaya koyarak askeri havacılıkta öncü olmuştur. Birinci Dünya Savaşı'na (1914-1918) önceki savaşlardaki tecrübe birikimi ile giren Osmanlı Ordusu, havacılık sanayi alt yapısı, teçhizat, mühimmat ve diğer alanlardaki eksiklerine rağmen savaşın ilk yıllarında hava gücünü diğer ordulara göre daha etkin kullanmıştır. İtilaf Devletleri Orduları ise Birinci Dünya Savaşı'na askeri havacılık alanında oldukça hazırlıksız ve tecrübe eksiğiyle girmiştir. Teknolojik liderlikleri ve sayısal büyüklüklerinin hava gücünden beklentilerini karşılamakta yeterli olacağı öngörüsüyle hareket etmişlerdir. Bu kanı daha sonraki yılarda Çanakkale Cephesi'nde hava gücü üzerine yapılan çalışmalarda da yaygın olarak geçerli kabul edilmiş ve değerlendirmelerin sonuçları buna bağlı olarak ifade bulmuştur. Bu çalışmada; konuyla ilgili daha önceki çalışmalarda yer almayan, nicelik ve nitelik unsurları kullanan karma araştırma özelliklerine sahip, "nispi güç analizi" yöntemi ilk defa kullanılarak, savaşın başlamasından İtilaf Devletleri kara ordusunun Gelibolu yarımadasından çekilmesine kadar zaman aralığında (1 Ağustos 1914 - 9 Ocak 1916) Osmanlı Ordusu hava gücü İtilaf Devletleri Ordularının hava gücü ile kıyaslanacaktır. Güç analizi faktörlerinin değerlendirilmesine temel teşkil eden unsurlar görsel verilerle desteklenecektir. Döneme ait orijinal fotoğrafların yanı sıra güncel canlandırma teknikleriyle oluşturulan görsellerin, tarafların hava gücü unsurlarının birbirine kıyaslanmış olarak gerçek durumuyla ilgili algıyı güçlendirmesi amaçlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Çanakkale Cephesi'nde belirli bir tarih kesiti özelinde, Osmanlı Ordusu ve İtilaf Devletleri Ordularının hava gücünün bugün sahip olduğumuz tarihi veriler ışığında analizinden ortaya çıkan netice; Çanakkale Cephesi'ndeki hava gücü faaliyetlerinin sonuçları ve literatürde yer alan mevcut değerlendirmelerle karşılaştırılmıştır. Cephedeki sonuçlarla literatürde ifade edilen değerlendirmenin tarihi olaylarla ne derece örtüşebildiği incelenmiştir. Nispi güç analizi için veri derlenmesinde; T.C. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı, Birleşik Krallık - The National Archives, Almanya - Bundesarchiv-Militärarchiv askeri arşiv belgeleri, Fransa-Lyon Garnizon Kütüphanesi'nde mevcut askeri dokümanlar, Türkiye Cumhuriyeti, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri resmi havacılık tarihi yayınları ve konuyla ilgili olarak bu ülkelerde yayınlanmış bulunan askeri ve bilimsel eserlerde yer alan veriler kullanılmıştır. Nispi güç analizinde, nicelik ve nitelik verilerin bir arada değerlendirilmesi ile karma araştırma yöntemi bu çalışmada uygulanmıştır. Görsel veriler için şahsi arşivimde bulunan Birinci Dünya Savaşı Çanakkale Cephesi hava gücü faaliyetlerine ait özgün ve orijinal fotoğrafların yanı sıra yukarıda adı geçen ülkelerin arşivlerinde ve yayınlarında yer alan fotoğraflar kullanılmıştır. Nispi güç analizi modelinin oluşturulmasında; bir süreci etkileyen faktörlerin belirlenmesinde kullanılan problem çözme teknikleri arasından en uygun olan Ishikawa Diyagramı (Balık-kılçığı Diyagramı, Sebep-Etki Diyagramı) kullanılmıştır. Güç analizinin gerçekleştirilmesinde; 1990 yılından beri Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı arşivlerinde ve kütüphanelerinde yaptığım araştırma çalışmalarında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda kuvvet komutanından şube müdürlerine kadar her seviyede subaylarla yapılan görüşmelerde, 2009-2013 yılları arasında Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisi'nde Hava Harekâtı Dersleri'nde danışman öğretim görevlisi olarak yer aldığım sürede Akademi komutanı ve öğretim görevlisi kurmay subaylarla yapılan görüşmelerde edindiğim bilgi ve birikim geniş ölçüde kullanılmıştır. Gerçekleştirilen nispi güç analizi sonucunda; Osmanlı Ordusu hava gücünün nicelik olarak İtilaf Devletleri Ordusu hava gücünden daha küçük olmasına rağmen, nitelik olarak daha üstün olduğu ortaya çıkmıştır. Çanakkale Cephesi'nde İtilaf Devletleri Orduları hava gücü; hem insan kaynakları hem de teçhizat (uçaklar, balonlar, hava gemileri, silahlar, vb.) bakımından beklentileri karşılayacak nitelikte değildir, denizdeki ve karadaki harekâtları destekleyecek yetkinlikte olamamıştır. Diğer tarafta; Osmanlı Ordusu hava gücünün insan kaynaklarının ve teçhizatının niteliği daha yüksektir, elindeki hava araçlarını, silahlarını ve gereçlerini daha etkin kullanmış ve İtilaf Devletleri Orduları hava gücüne daha fazla kayıp verdirmiştir. İncelen zaman dilimi içerisinde; Osmanlı Ordusu veya İtilaf Devletleri Orduları hava gücünün cephe üzerinde hava hâkimiyeti kuramadığı, Osmanlı Ordusu hava gücünün hava muharebelerinde üstünlük sağladığı ortaya konmuştur. Bu çalışmanın sonucunda; önceki çalışmalarda öne sürülen, Çanakkale Cephesi'nde "düşman ordularında daha fazla uçak vardı, o nedenle onlar daha başarılıdır" şeklindeki iddiaların geçersiz olduğu ortaya konmuştur. Çalışmada gerçekleştirilen nispi güç analizi sonuçları tarihi olaylarla da uyumludur. Osmanlı Ordusu hava gücü tarafından düşürülen İtilaf Devletleri Orduları hava gücüne ait uçak sayısı, hayatını kaybeden, yaralanan ve esir alınan İtilaf Devletleri Orduları havacı sayısı ile Osmanlı Ordusu hava gücünün Çanakkale Cephesi semalarında daha etkin ve başarılı olduğu tarihi olaylar tarafından da ortaya konulan bir gerçektir. Çalışmadan elde edilen sonuç sosyal bilimler ve silahlı kuvvetlerle ilgili çalışma alanlarında yeni açılımlar sunmaktadır. Sosyal bilimler ve tarih alanında yapılan araştırmalarda; benzerlikler, farklılıklar ve ilişkilerin yapılandırılmasında problem çözme tekniklerinin sunduğu araçların kullanılabileceği gösterilmiştir. Tarihteki olayların sebep-sonuç ilişkilerini anlamak ve ortaya çıkarmak için kıyaslama yapan matematiksel modelleme yöntemlerinin kullanılabileceği gösterilmiştir. Tarihi perspektiften yapılan değerlendirmeden ortaya çıkan sonuç: günümüzde silahlı kuvvetler tarafından gerçekleştirilecek nispi güç analizi uygulamalarında; veri toplamak amacıyla kullanılan kaynakların dikkatli bir biçimde ele alınması gerektiğine, kaynakların eleştirel düşünce süzgecinden geçirilerek değerlendirilmesi gerektiğine, kullanılan yaklaşımların zayıf ve kuvvetli yanlarının irdelenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bu farkındalığın uygulamadaki modellerin iyileştirilmesine katkıda bulunacağı ümit edilmektedir. Tarih alanında yapılan çalışmalarda da aynı titizliğin ve farkındalığın önemine işaret edilmiştir ve bunun tarih bilimi alanındaki çalışmaların niteliğini yükselteceği ümit edilmektedir.

Hava kuvvetleriHava savaşıHava savunma sistemleri+6
İbrahim Bülent Yılmazer
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Terekelerin ışığında Uşak ve Çanakkale'nin sosyo-ekonomik yapısı ve sosyo-ekonomik hareketliliğinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi (1246-1286/1830-1870)

Osmanlı Dönemiyle ilgili yapılan araştırmalara baktığımızda yerli ve yabancı araştırmacılarımızın daha çok Osmanlı Tarihinin askeri ve siyasi alanlardaki faaliyetlerine yoğunlaştıklarını görmekteyiz. Ayrıca son zamanlarda Osmanlı Devleti'nin sosyo-ekonomik tarih araştırmalarının sayısının gittikçe artış göstermesine rağmen henüz istenilen düzeye ulaşılamamıştır. Oysaki Osmanlı Devleti'nin sosyo-ekomonik tarihi büyük bir öneme haizdir. Bu yüzden Osmanlı Devleti'nin sosyal ve ekonomik tarihi incelenmek istenmiştir.Sosyo-ekonomik alanda çalışmamıza birinci dereceden kaynak olacağı düşünülen ve Osmanlı arşiv kaynaklarından ilk akla gelen şer'iyye sicillerinde bulunan tereke kayıtları incelenmiştir. Ait olduğu dönemle ilgili çok önemli veriler sunmasından dolayı şer'iyye sicilleri içerisinde bulunan tereke kayıtları incelenerek 1830-1870 yılları arasında Uşak ve Çanakkale şehirleriyle ilgili önemli verilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma yapılırken arşiv kaynaklarından sadece terekelerden faydalanılmıştır.Terekelerden yola çıkarak bu iki Anadolu kentinden önce coğrafi bakımdan İç Anadolu'ya yakın olan Uşak şehrinin, daha sonra ise bir kıyı şehri olan Çanakkale şehrinin sosyal, kültürel ve ekonomik yönleri incelenmiştir. Ayrıca bu çalışmada da sosyo-ekonomik yapının temelinde rol oynayan ``aile'' değişik açılardan ele alınarak değerlendirilmiştir. Son olarak da iki şehir kıyaslanarak; iki şehir arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ifade edilmiş ve böylece her iki şehrin sosyo-ekonomik durumu hakkında çıkarımlar yapılmaya çalışılmıştır. Bunu yaparken de cinsi, dini ve etnik farklılıkları dikkate alınmıştır. Çalışmamıza baktığımızda; her iki şehre ait yakın tarihli tereke kayıtlarının olması, farklı coğrafyalarda bulunmaları ve elde edilen veriler çalışmamızın bir diğer özelliğidir.Anahtar Kelimeler: Uşak, Çanakkale, şer'iye sicili, tereke kayıtları

19. yüzyılAileOsmanlı Devleti+7
Cevdet Kuş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Güney Marmara'daki balıkçıların sosyo-ekonomik özellikleri ve sorunları

Bu araştırma Güney Marmara Bölgesi'nin kıyı şeridinde yer alan Bursa, Balıkesir ve Çanakkale illerine bağlı olan ilçe ve beldelerde yürütülmüştür. Araştırmanın amacı Güney Marmara Bölgesi'nde faaliyet gösteren balıkçıların sosyo-ekonomik yapısını ortaya koymaktır. Ayrıca hem Marmara Denizi hem de Ege Denizi'ne kıyısı olan Çanakkale ve Balıkesir illerinde seçilen örnekleme noktaları vasıtasıyla, balıkçığın sosyo-ekonomik yapısındaki alansal farklılıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayvalık, Altınoluk, Burhaniye ve Cunda değerlendirme tabloları ve grafiklerinde yerel ismi olan KÖRFEZ, Gemlik, Mudanya, Armutlu, Kapaklı benzer şekilde GEMLİK, Babakale, Küçükkuyu, Gülpınar ÇANAKKALE, Bandırma, Karşıyaka, Erdek, Tatlısu, Çakıl, Şahinburgaz BANDIRMA ismiyle değerlendirmeye alınmıştır. Değerlendirmeye alınan bölgelerde faaliyet gösteren 199 balıkçıya 44 sorudan oluşan anket çalışması uygulanmıştır. Çalışma Şubat 2021-Ağustos 2022 tarihleri arasında araştırma sahalarında faaliyet gösteren balıkçılar ile yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Saha uygulamalarından elde edilen anket cevapları bilgisayar ortamına aktarılmış, Microsoft Word ve Excel programları ile tablo ve grafikler haline getirilerek yorumlanmıştır. Balıkçılara sorulan anket soruları; balıkçıların yaşı, medeni durumu, öğrenim durumları, ev ve otomobil mülkiyetleri, sosyal güvenlik durumları, mesleki tecrübeleri, mesleğe başlama nedenleri, kooperatife üye olma durumları, devlet yönetiminden ve yerel yönetimden beklentileri, kullandıkları av araçları ve özellikleri, avladıkları ürünü pazarlama şekilleri ve yaşadıkları sorunları ele almıştır. Yapılan anket taramalarından elde edilen veriler düzenlenerek balıkçılığın sosyo-ekonomik yapısındaki alansal farklılıkları ortaya konulmuştur. Sonuç olarak literatür taramalarından elde edilen veriler ile anket taramalarından elde edilen verilere göre balıkçılığımızda eğitim düzeyinin arttığı, av araç-gereçlerinin geliştiği, balıkçıların SGK'ya giriş oranlarının arttığını gözlerken ev satın alabilme oranlarının düştüğü, balıkçı yaş ortalamalarının yüksek olduğunu ve çocuklarının bu işi yapmasını istemedikleri ortaya konulmuştur.

Balıkesir-BandırmaBalıkçılıkGemlik Körfezi+4
Elif Aslı Karasu
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Lapseki (Çanakkale) dağları karayosunları florası

Amaç: Mevcut çalışmanın temel amacı, daha önce karayosunları bakımından bilinmeyen, Lapseki (Çanakkale) Dağları'nın karayosunları (Yapraklı Karayosunları, Ciğerotları ve Boynuzluotlar) florasını belirlemektir. Materyal Yöntem: Çalışma materyalini 2022-2023 yılları arasında, farklı vejetasyon dönemlerinde ziyaret edilen 78 lokaliteden toplanan karayosunları oluşturmuştur. Toplamda 3000 zarf örnek karayosunu toplanmış, ilgili flora ve revizyonel çalışmalardan teşhisleri gerçekleştirilmiş ve herbaryum materyaline dönüştürülmüştür. Bulgular: Çalışma sonucunda, 52 familya ve 103 cinse ait 200 takson belirlenmiştir. Bunlar, Yapraklı Karayosunlarında (Bryophyta) 30 familya ve 80 cinse ait 162 takson, Ciğerotlarında (Marchantiophyta) 21 familya ve 22 cinse ait 37 takson ve Boynuzluotlarda (Anthocerotophyta) 1 familya ve 1 cinse ait 1 takson olarak karşımıza çıkmaktadır. Ciğerotlarından Riccia cavernosa, karayosunlarından ise Codonoblepharon forsteri 3 toplanma lokalitesi olarak araştırma alanımızdan tespit edilmiştir. Her iki taksonun da habitatları oldukça ilginç ve türlere özgüdür. Çok sayıda farklı habitata sahip, araştırma alanında görülen farklı iki iklime bağlı olarak şekillenen florada erişilen sayının daha da yukarıları çıkmasının önündeki en büyük engel araştırma alanın maksimum yüksekliğinin ancak 720m'lere ulaşması olduğu düşünülmektedir. Ciğerotlarından Riccia, karayosunlarından ise Brachythecium, Orthotrichum, Lewinskya, Grimmia, Tortula, Syntrichia, Didymodon ve Fissidens en kalabalık cinler olarak kaydedilmiştir. Sonuç: Ülkemiz karayosunları üzerine gerçekleştirilen yoğun floristik çalışmalara rağmen, hala çalışılmayı bekleyen çok sayıda alan mevcuttur. Bu çalışma ile florası daha önceden bilinmeyen Lapseki Dağları'nın karayosunları çeşitliliği ortaya konulmuştur. İçerisinde çok sayıda kırılgan habitat da barındıran çalışma alanda gerçekleştirilecek her türlü olumsuz faaliyet (madencilik vb.), alandaki bu habitatların ve beraberinde içerisinde yaşayan organizmaların ortadan kalkmasına neden olabilecektir. Anahtar Kelimeler: Çanakkale, Bryofit, Yapraklı karayosunları, Ciğerotları, Boynuzlu otlar

BriyofitlerFloraKara yosunları+1
Uğur Çatak
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Çanakkale ili Bayramiç ilçesi ceviz (Juglans regia L.) genotiplerinin seleksiyonu

Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde, 2018-2022 yılları arasında tohumdan yetişen ceviz ağaçlarından seçilen genotiplerden, bölge ekolojisine uygun, meyve verimi ve kalitesi yüksek, çeşit olabilecek tipleri belirlemek amacıyla planlanmıştır.Çalışmada 102 adet ağaç belirlenmiş olup seçilen ağaçlar ve bu ağaçlardan alınan meyveler materyal olarak kullanılmıştır. Genotiplerin ağaç ve meyve özelliklerinden seleksiyon ıslahında kullanılan önemli parametreler incelenerek, değiştirilmiş tartılı derecelendirme yöntemi yardımı ile ümitvar genotip seçimi yapılmıştır. Seçim için kullanılan parametreler temel bileşen analizi ile de test edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamında incelenen genotiplerin ağaç özellikleri, çiçek özellikleri ve meyve özellikleri detaylı olarak belirlenmiştir. Tartılı derecelendirme ile puanları 250 ve üzeri olan 15 adet genotip ümitvar olarak seçilmiştir. Seçilen genotiplerde kabuklu meyve ağırlıkları 12.75-17.85 g arasında, iç meyve ağırlıkları 6.59-8.83 g arasında, meyve yükseklikleri 39.02-48.08 mm arasında, iç randımanları %45.50-52.91 değerler arasında çıkmıştır. Genotiplerin 9 tanesi protandri yönünde dikogami göstermiştir. 6 genotipte homogami tipi çiçeklenme tespit edilmiştir. Temel bileşen analizinde birinci bileşene varyasyonun açıklanmasına katkısı en yüksek özellikler; meyve iriliği, meyve kalınlığı, meyve eni ve meyve uzunluğu olarak belirlenmiştir. Genotiplerin seçiminde yardımcı olabilecek araç olarak karar ağacı diyagramı oluşturulmuştur. Tartılı derecelendirme ile belirlenen ümitvar olarak genotipler ile PCA temelli yaklaşımla elde edilen ümitvar genotipler karşılaştırılmıştır. Tartılı derecelendirme puanlarına göre seçilen ümitvar genotiplerin tamamı, hem karar ağacı hem de temel bileşen analizi yaklaşımı ile belirlenen ümitvar genotipleri ile bire bir uyuştukları tespit edilmiştir. Bu bağlamda genotiplerin seçiminde daha pratik olan bu yöntemler, ümitvar genotiplerin belirlenebilmesi için bir yöntem olarak önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ceviz, Çanakkale, Juglans regia L., Seleksiyon, Temel Bileşen Analizi

CevizJuglans regiaSeleksiyon+2
Hacı Osman Mestav
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çanakkale Fevzipaşa Mahallesi'nde Roman kimliğinin oluşumu üzerine bir saha çalışması

'Öteki' ile temasın kaçınılmaz hale geldiği ve ulusal sınırların zorlanmaya başladığı günümüz toplumlarında, kimlik oluşumunun kurgusal arka planının gözler önüne serilme sürecinin hız kazandığı görülmektedir. Kimlik tartışmalarının kendisine bu denli yoğun yer edinebildiği bir süreçte, Çingene/Roman topluluklarının yaşam koşullarının gündeme gelmesi kaçınılmazdır. Çingene/Roman topluluklarının kendilerini hala çeşitli hak talepleri ile ortaya koymaktan büyük oranda geride duruyor olmasıysa, onların içinden geldiği tarihsel süreci ve bağlamsal yaşam koşullarını dikkate almanın önem ve gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu minvalde, bu araştırmanın, mevcut soru işaretlerine kimlik oluşumu bağlamında bazı yanıtlar sunabilmesi umulmaktadır. Genel olarak Çingene/Roman topluluklarının kimlik oluşumunu konu edinen bu araştırmanın mekânsal çerçevesini Çanakkale'de Roman Mahallesi olarak tanınmakta olan Fevzipaşa Mahallesi oluşturmaktadır. Katılımlı gözlem yönteminin eşlik ettiği alan araştırması neticesinde, mahalle sakinleri içerisinden, amaçlı örneklem yoluyla seçilmiş 54 katılımcıyla görüşülmüş ve grubun kimlik oluşumunu anlamaya dönük birinci elden nitel veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada elde edilen bulgular, mahalle halkının gerek sosyal gerekse ekonomik anlamda dışlanma deneyimleriyle mücadele etmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır. Kendisine yöneltilen damga biçimlerini kendi bağlamsal yaşam koşullarının gerektirdiği stratejileri benimseyerek aşma gayretindeki mahallelinin, bir nevi 'mikro kimlik' örneği olarak, 'Fevzipaşalılık' vurgusunu kimlik oluşumunun merkezi bir noktasında konumlandırdığı ve kendisini diğer Çingene/Roman gruplarından bu mekansal kimlik hattı üzerinden ayırma eğiliminde olduğu görülmüştür. Bu araştırma, söz konusu sınırların onları diğerlerinden ne oranda ayırdığı ve hangi konularda kader ortaklığına mahkum ettiğini anlama amacıyla; özelde mahalle içi dinamikler, mekana kazandırılan anlam, öteki ile ilişki, genelde ise medya, eğitim ve istihdam olanakları gibi noktalara odaklanmaktadır. Tüm bu ilişkiler; birey, yapı ve alan arasında süregelen dinamik ve diyalektik ilişkiyi gözden kaçırmamanın en uygun yollarından biri olarak görülen Bourdieu sosyolojisi perspektifinden ve özellikle habitus kavramı çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çingene/Roman, Kimlik, Etnisite, Sosyal Dışlanma, Habitus

DışlanmışlıkEtnik kimlikHabitus+6
Elif Gezgin
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale kent tarihi ve Calvert ailesi

Çanakkale şehrinin ve şehrin bulunduğu bölgenin tarihi, bölgede yapılan araştırmalarla elde edilen bulguların kanıtladığı gibi insanın ilk alet yaptığı dönemlere kadar uzanmaktadır. Günümüzde acımasızca yok edilen geniş ormanlarla kaplı, değerli madenlerin içinden süzülen sıcak soğuk su kaynaklarını barındıran, dağların içinden çıkan akarsuların beslediği verimli ovalardaki küçük yerleşim birimleri binlerce yıl içinde şehirlere dönüşmüştür. Troya bu şehirlerden biridir. Antik Dönem'de Homeros, "Troya Savaşı" efsanesini döneminin yöneticilerine aktarır ve zamanla yazıya geçen efsane günümüze kadar ulaşan ilk edebi eser sayılır. Batı Yazını'nın ve tarihinin kökeni Troya'da aranmaktadır. Yüzlerce yıl gezginler bu efsanede gizlenmiş hazinenin peşinden bölgeye gelir. Hazine, bizzat bölgenin kendisidir. Calvert Ailesi, aldıkları eğitimin temelinde yer alan antik dönem efsanelerinin kaynağı olan bu topraklara 1830'larda Malta'dan gelerek yerleştiler. İngiltere'nin dünyaya yayılmasının doruk zamanlarında Bölge, Doğu ve Batı'nın Kuzey ve Güney'in, ayrıca bilim insanlarının önemli geçiş noktalarından olmuştur. Diplomasiye hizmet eden bütün alanlarda bilgi ve birikim sahibi olarak birçok dil bilen Calvert Ailesi'nin üyeleri olan yedi kardeş, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde uzun yıllar etkin rol oynamıştır. Bu çalışmanın amacı, Çanakkale bölgesinin coğrafyasına, tarihine genel bir bakışı sunmak ve bu tarih içinde bir dönem yer alan Calvert Ailesi'nin literatür taraması sonucu ulaşılan, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde sürdürdükleri çalışmalarını aktarmaktır.

19. yüzyılCalvert, FrankHomeros+5
Halide Eşber Çelik
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale yöresinde Türkmen folkloru üzerine bir araştırma (saha çalışması)

Tahtacı denilen Alevi Türkmenler, ülkemizde güney,orta ve batı Anadolu'nun ormanlık bölgelerinde ve yöremizde de Kaz Dağı eteklerinde toplu halde yerleşik hayatlarını sürdürmektedirler. Çanakkale yöresinde yaşayan Türkmenlerle sınırlı tuttuğumuz saha çalışmamızla zengin folklor değerlerimizi kayda alma imkanı bulduk. Türkmenlerde görülen pek çok inanış ve davranış biçimi, Türklerin Samanlık dönemlerine kadar uzanmaktadır. Türk toplumunun her kesiminde az çok görülebilen bu unsurların,Alevi Türkmen toplumunda töreleşmiş bir halde İslami cila allında yaşatıldığını görüyoruz. Türkmenlerde Dede dini bir lider,mürşiddir.Eskinin Şaman'ı "Dede" sıfatıyla yaşamaktadır denilebilir. Toplumda oto kontrolü sağlayan kurallarıyla yakın zamanımıza kadar mahkeme yüzü görmeden birlik ve düzenlerini sağlamışlardır. Bektaşi felsefesindeki "eline,diline,beline sahip ol" prensibi ile dürüstlük,namus,kardeşlik,sevgi ve saygı üzerine bir hayat tarzı ile yasaya gelmişlerdir. Eserimizde,doğum ve çocukluk dönemi adetleri,gençlik dönemi adetleri,ölüm ve cenaze gömme adetleri,insan ilişkileri ve dayanışma adetleri,dini hayat,bazı hastalıkların tedavileri ve inanışlar,giyim kuşam bölümler halinde ele alınmıştır. Dua,nefes,mani gibi örnekler,ilgili konuyla beraber verilmiştir. Bu çalışmamızla milli kültürümüzün yöremizde yaşatılan ancak unutulmaya yüz tutan bir bölümünü ilmi metotlarla ortaya koymaya gayret sarfettik.Böylece milli kültürümüze katkıda bulunmuş sayılırsak kendimizi son derece mutlu sayacağız.

Halk edebiyatıTürkmenlerÇanakkale
Mehmet Keskin
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetiminde yeni yönelimler ve Çanakkale`de insan kaynakları yönetimi üzerine bir araştırma

ÖZET Çalışanların, organizasyonların amaçlan doğrultusunda verimli ve etkin bir biçimde kullanılması için yapılanlar her geçen gün gelişmekte ve değişmektedir. Bilgi teknolojileri, küreselleşme ve rekabet bu süreci daha da hızlandırarak çalışanların yönetiminde yeni yaklaşımları ve yeni sorumlulukları gündeme getirmektedir. İnsan kaynakları yönetimi yaklaşımı da bu durum karşısında yeni söylemler ve yeni sorumluluklar kazanmaktadır. İnsan kaynaklan yönetimi yaklaşımı ve uygulamalarında yaşanmakta olan gelişme ve değişimler aslında, insan kaynaklan yönetimi yaklaşımının ve temel işlevlerinin içinde her zaman var olan konulann, önem kazanması ile ortaya çıkmaktadır. Çalışma bu varsayım üzerine kurulu olarak öncelikle insan kaynaklan yönetimi yaklaşımı ve bu yaklaşımın günümüze kadar içindeki görünümünü- faaliyetierini/süreçlerini-, bugün belirginleşmeye başlayan yeni yönelimleri ve gelecekte oluşabilecek yeni yaklaşımlar çeşitli yönleriyle incelemektedir. İnsan kaynaklan yönetimi yaklaşımının ortaya çıkışı, gelişimi, günümüze kadar ki dönemde uygulamalan; önümüzdeki yıllarda insan kaynaklan yönetiminde önem kazanacak konular ve bunlan hazırlayan gelişmeler ve insan kaynaklan yönetiminin yeni sorumluluklan, değişimi yönetmek, bilgiyi yönetmek, insan kaynaklan yönetim süreçlerinin entkinliğini ve verimliliğini artırmak ve insan kaynaklan yönetiminin yeni konsepti: Stratejik İnsan Kaynaklan Yönetimi çalışmada incelenmiş olan konulardır. Yine bu çalışma içerisinde; insan kaynakları yönetimi yaklaşımında meydana gelen gelişme ve değişmelerin paralelinde, Çanakkale ilinde faaliyet göstermekte olan orta ve büyük ölçekli oniki firma üzerinde yapılan ve ilgili «EESftSfffirmalarda insan kaynaklan yönetimi uygulamalarım ve bunların gelecekte nasıl olacaklarım inceleyen bir araştırma yer almaktadır.

Yönetim teknikleriÇanakkaleİnsan kaynakları yönetimi
Umut Eroğlu
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale ilindeki mezbahaların kritik kontrol noktalarından alınan numunelerde koliform, Escherichia coli ve Escherichia coli 0157: H7 varlığı üzerine araştırmalar

öz Bu çalışmada, Çanakkale ilindeki merkez, Ezine ve Biga mezbahalarından Nisan-Temmuz 2002 ayları arasında koliform, E.coli analizi için karkas (but, karın ve göğüs bölgelerinden), deri ve çevresel örnekler (işçi elleri, elbiseleri, kullanılan bıçak, balta, su), E.coli 0157.H7 varlığının araştırılması için bunlara ilaveten rektumdan alınan örnekler incelenmiştir. E.coli 0157.H7 analizi için incelenen toplam 299 örnekten E.coli 0157.H7 izole edilemezken, sığırlardan ve koyunlardan alınan toplam 198 karkas ve deri örneklerinin 97'sinde (%48.98) koliform grubu mikroorganizma, 83'ünde (%41.91) E.coli tespit edilmiştir. Sığır karkaslarından alınan örneklerdeki E.coli sayılarının 5 (% 2.52) örnekte tolere edilebilir sınırı aştığı görülmüştür. Ayrıca işçi elleri, elbiseleri, bıçaklar, baltalar ve sulardan oluşan toplam 49 çevresel örneğin 23'ünden (%46.93) koliform grubu mikroorganizma, 14'ünden (%28.57) ise E.coli izole edilmiştir. Araştırma sonunda, Çanakkale ilindeki mezbahalarda yapılan kesimlerde hijyen yönüyle yetersizlik olduğu tespit edilmiş, kesim öncesinde, kesim sırasında ve sonrasında deriden karkasa mikrobiyal kontaminasyonun önlenmesini, çalışanların, kullanılan alet ve ekipmanların hijyen düzeylerinin arttırılmasını sağlayacak tedbirlerin alınmasında iyi üretim uygulamaları (GMP) ve HACCP prensiplerinin benimsenmesinin gerekliliği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Mezbaha, hijyen, E.coli OJ57:H7, E.coli, koliform.

EnterobacteriaceaeEscherichia coliHijyen+2
Sine Özmen
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Ağı dağı (B1, Çanakkale) ve çevresinin florası

ÖZET Çalışma bölgemiz olan Ağı Dağı ve çevresi, Çanakkale ilinin Çan ilçesine bağlı olup, bitki coğrafyası yönünden Akdeniz ve Avrupa-Sibirya floristik bölgeleri arasında yer almaktadır. Türkiye florasındaki kareleme sistemine göre Bl karesine girmektedir. Flora çalışmaları sonucunda yaklaşık 900 bitki örneği toplanmıştır. Bu örneklerin teşhis edilmesiyle 93 familyaya ait 300 cins, tür ve türaltı düzeyde 518 vasküler bitki taksonu tespit edilmiştir. Bu taksonların 1 tanesi (% 0,19) Equisetophyta'ya, 10 tanesi (% 1,93) Polypodiophyta'ya, 5 tanesi (% 0,97) Pinophyta'ya ve 502 tanesi (% 96,91) Magnoliophyta (Magnoliopsida, 1 takson; Liliopsida, 115 takson; Ranunculopsida, 22 takson; Rosopsida, 363 takson)'ya aittir. Ağı Dağı ve çevresi, Akdeniz ve Avrupa Sibirya fitocoğrafya bölgeleri arasında yer almaktadır. Bitki taksonlarının fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı; Akdeniz elementleri 122 takson (% 23,55), Avrupa-Sibirya elementleri 88 takson (% 16,99), Doğu Akdeniz elementleri 61 takson (% 11,78), Öksin elementler 8 takson (% 1,54), İran-Turan elementleri 6 takson (% 1,16), geniş yayılışlılar 76 takson (% 14,67) ve kozmopolit 12 takson (% 2,32) şeklindedir. Ağı Dağı florasında 17 endemik tür (% 3,28) belirlenmiştir. Endemik taksonlardan, 12 taksonun LR(lc), 1 taksonun LR(nt), 3 taksonun VU ve 1 taksonun EN koruma statüsünde olduğu görülmektedir. 113

Ağı DağıFloraÇanakkale
Ersin Karabacak
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale ilindeki kimi köylerde köy tipi kümes hayvanı yetiştiriciliğinin incelenmesi

ÖZET Bu çalışmanın amacı Çanakkale ilindeki köy tipi kümes hayvanı yetiştiriciliğini incelemek ve bu üretimin önemini ortaya koymaktır. Bunun yanısıra köy tavukçuluğundan elde edilen ürünlerin kent merkezindeki tüketiciler tarafından ne ölçüde sevildiğinin incelenmesi de hedeflenmiştir. Köy tavukçuluğunun yapılma sıklığı ve şeklinin köylerin sosyo-ekonomik durumu ile ilişkisini ortaya koymak için Çanakkale ilindeki yoksul, orta ve varsıl köylerde hane sayısının % 10'u ile anket yapılmıştır. Ulaşım olanaklarımıza göre belirlenen 12 adet köyde toplam 122 adet anket yapılmış, sorular ev hanımlarına yöneltilmiştir. Anket esnasında köy tavukçuluğunun nasıl yapıldığına ilişkin bilgiler toplanmış, tavuk eti ve yumurtanın besin değerine ilişkin sorular sorulmuş ve çeşitli hayvansal gıdaların tüketim miktarları öğrenilmiştir. Çanakkale Merkez' de bulunan iki süpermarkette 1 00 adet bayan tüketici ile anket yapılarak köy tavuğu ve yumurtası konusunda sorular yöneltilmiştir. Köy tavukçuluğuna ilişkin bulgular sayısal ve oransal olarak ifade edilmiştir. Kimi bulguların sosyo-ekonomik yapı ile ilişkisini ortaya koymak için Khi-kare analizine başvurulmuştur. Çeşitli hayvansal gıdaların yıllık ortalama bireysel tüketim miktarları hesaplanmış, günlük hayvansal protein tüketimi belirlenmiştir. Tüketim ile ilgili rakamlar varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Anket yapılan 12 köyde ailelerin % 84.4' ünün köy tipi kümes hayvanı yetiştiriciliği yaptığı, yetiştiricilerin de % 85 'inin sadece tavuk yetiştirdiği saptanmıştır. Tavukçuluk birimlerinin yaklaşık % 50' sinde anaç sürü büyüklüğü 6 adet ve daha azdır. Köy tavukçuluğu yapmada öncelikli amacın yumurta üretmek olduğu, tavukçuluktan elde edilen ürünlerin bir kısmını satarak gelir elde edenlerin oranının % 30 olduğu saptamıştır. Aile tavukçuluğu birimlerinin % 92 'sinde tavuklar için özel bir barınak bulunmaktadır, bu barınaklar küçük, toprak zeminli ve basit yapıdadır. Doğal kuluçka yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Tavukların beslenmesinde tane yemler ve evsel atıklar bolca kullanılmaktadır, tavukların serbestçe dolaşarak yem ihtiyaçların karşılamalarına da izin verilmektedir. Karma yem kullanımı sınırlıdır. 44Köy tavukçuluğundan sağlanan proteinin toplam protein tüketimi içindeki payının % 18.3 olması bu üretimin önemini ortaya koymaktadır. Şehir merkezindeki tüketiciler belirgin bir şekilde köy tavuğu ve yumurtasını beğendiklerini bildirmişlerdir. 45

TavukçulukÇanakkale
Zübeyde Yurt
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale yerleşim alanında uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri yöntemleri ile olası bir depremde beklenen hasarların değerlendirilmesi

Uzaktan Algılama (UA) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), bir depremin zararlarının azaltılması, hazırlık, kurtarma, ilkyardım ve yeni yerleşim yerlerinin belirlenmesi gibi süreçlerde kullanılabilecek en önemli yöntemlerdendir. Zemin ve yapılaşma durumları göz önünde bulundurularak UA ve CBS yöntemleri ile gerçekleştirilen bu tez çalışmasında, çalışma alanı olarak, Çanakkale yerleşim alanı seçilmiştir. Gelecekte ortaya çıkabilecek deprem hasarlarının en aza indirgenmesini sağlamak üzere yöneticilerin ve planlamacıların kullanabileceklerini göstermeye yönelik yapıda bir Kent Bilgi Sistemi hazırlanmış ve çalışma alanının depremselliği incelenmiştir. Eldeki veriler değerlendirilerek büyük deprem riski altında bulunan Çanakkale yerleşim alam için olası bir depremde oluşabilecek hasarın beklenen maliyet değerlendirmesinin yapılabilirliği ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: UA, CBS, deprem, beklenen değer, hasar maliyeti

DepremHasarUzaktan algılama+1
Özlem Kocahan
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Seçmen davranışlarını etkileyen faktörler ve Çanakkale'nin seçim coğrafyası

ÖZET Sunulan bu araştırma Türkiye'de 1983 yılından bu yana yapılan genel seçim sonuçlarım, Çanakkale'nin genel ve yerel seçim sonuçlarım kartografik yöntemlerle ele almıştır. İlde siyasi balomdan benzer ve farklı alanlar ile parti gruplarının dağılımı ortaya çıkmıştır. Her ilçenin kendine has sosyal ve ekonomik özellikleri incelenmiş ve bu farklılıklarının seçimlere yansıdığı anlaşılmıştır. Oy vermeye ve siyasal katılmaya etki eden faktörler dikkate alınarak, Çanakkale Merkez İlçe'de 177 ve Biga İlçesi'nde 237 kişiyle yüz yüze ve tesadüfi örneklem tekniği kullanılarak anket uygulanmıştır. Değerlendirilen anket sonuçları bize Çanakkale Merkez ile Biga'nın farklı seçmen tabanına sahip olduğunu ortaya çıkarmış ve bu farklılıkların nedenleri üzerinde durulmuştur. Çanakkale'de yaşayan seçmenlerin liderde aradıkları özellikler, parti değiştirme nedenleri, öncelikli sorunları, seçim yıllarına göre değişen oylar ve paralar arasındaki oy kaymaları dikkate alınırsa daha sonra yapılacak seçimlerde yörenin seçmen kitlesini tanıtması ve uygulanacak seçim kampanyası açısından ön bilgi niteliği taşıyacaktır.

Seçim bölgeleriSeçimlerSeçmen davranışı+2
Meryem Canakay
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Girit'ten Çanakkale'ye göçler

IV ÖZET Girit, Doğu Akdeniz'in Kıbrıs'tan sonraki en büyük adası olup, stratejik bir öneme sahiptir. Deniz ticaretinde önemli bir yere sahip olan, Venediklilerin elinde uzun süre kalan ada, 1645'te başlayıp 1669'a kadar süren bir savaş sonucunda Osmanlı Devleti 'nin eline geçmişti. Ada halkı Osmanlı Devleti idaresinde sakin bir yaşam sürdürdü. 1829 yılında Büyük devletlerin girişimiyle Mora yarımadasında kurulan Yunan Krallığı sonrasında Girit'i bu krallığa bağlamak isteyen Yunanlı milliyetçilerin girişimleriyle isyanlar çıktı. Ûk isyan 1831 yılında patlak verdi. Bu isyanı Mehmet Ali Paşa bastırdı. 1866 yılında çıkan ve tüm adayı kapsayan ikinci isyan sonucunda Osmanlı Devleti adada idari bazı düzenlemeler yapmak zorunda kaldı. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı firsat bilen Girit'teki Yunan milliyetçileri tekrar isyan çıkardılar ve bu isyandan sonra Halepa Sözleşmesi imzalanarak Girit'in yönetimi yeniden düzenlendi. Girit'te 1895'te başlayan karışıklıklar 1897'de Büyük devletlerin araya girmesiyle Girit'e muhtariyet verilmesiyle sonuçlandı ve Girit'ten Osmanlı Devleti'nin çeşitli bölgelerine göçler yaşandı. E. Meşrutiyet'in ilânını firsat bilen Girit Meclisi, adanın Yunan Krallığı'na ilhakım onayladı. Osmanlı Devleti bu karan protesto etmekle yetindi. Balkan Savaşları sonunda imzalanan Londra (30 Mayıs 1913) ve Bükreş (10 Ağustos 1913) Antlaşmalarıyla Girit adası resmen Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı. Girit'ten Türkiye'ye göçler Lozan Görüşmeleri sırasında, 30 Ocak 1923'te imzalanan Mübadele Protokolüyle düzenli bir şekilde yapıldı. Mübadele Protokolü çerçevesinde 1923 yılı Kasım ayında nüfus değişimi başladı. Mübadele çerçevesinde Çanakkale ve çevresinde iskan edilmek üzere Giritli mübadiller deniz yoluyla bölgeye getirildiler. Girit mübadilleri daha çok Çanakkale merkez, Ayvacık ve Küçükkuyu bölgelerine yerleştirildiler. Zeytincilik ve el sanatları ile yaşamlarını sürdürmeye başladılar.

GiritGirit sorunuGöçler+4
Cengiz Parlak
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale`de şehirleşmenin fiziki potansiyeli kullanımı ve alternatif alanların belirlenmesi

Çanakkale ili Çanakkale Boğazı'nın iki yanında yer almaktadır. İlin Anadolu yakasındaki topraklan "Biga Yarımadası", Avrupa yakasındaki topraklan "Gelibolu Yarımadası" olarak adlandırılmıştır. Çalışma sahasını; kuzeyde Bayramdere Deltası, güneyde İntepe, doğuda su bölümü çizgisi ve batıda Çanakkale Boğazı arasında kalan kesim oluşturmaktadır. Sorgulama aşamasında ise genel olarak mücavir alan sınırlan dikkate alınmıştır. Çalışmada öncelikle fiziki özellikler üzerinde durulmuştur. Çünkü sosyal ve ekonomik etkinlikler, içinde bulunduğu doğal çevre şartlarından etkilenirler. Daha sonra Çanakkale kentinin nüfus ve yerleşme özellikleri, tarihi perspektif içinde verilmiştir. Son olarak da Çanakkale'deki kentsel gelişimin yerşekli özellikleri, kıyı kullanımı ve arazi kullanım kabiliyet sınıfları ile olan ilişkisi sorgulanmıştır. Sorunların belirlenerek, nedenleri ile ortaya koyulması Çanakkale kentinde sosyal ve doğal ortamının birbiri ile uyumlu gelişmesini sağlamak açısından önemlidir. Çanakkale kentindeki doğal ve sosyal ortam şartlan açıklanırken istatistiki ve kartografik, tarihi veri ve belgelerden de yararlanılmıştır. Bu veri ve belgeler arazi çalışmalan ile desteklenmiştir. Ayrıca konu ile ilgili diğer yayınlardan da yararlanılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu öncesinde, Çanakkale şehrine ait nüfus bilgileri oldukça kısıtlıdır. 1831 yılında yapılan ilk nüfus sayımı ise, yalnızca erkek nüfusu belirleme amacı ile yapıldığı için, bu sayımdan da sağlıklı sonuçlar elde edilememektedir. Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan ilk nüfus sayımında 8.515 olan nüfus, 1950'li yıllara kadar şehre yerleştirilen ve zaman çekilen askeri birlikler sayesinde dalgalı bir durum göstermiştir. 1950'li yıllardan sonra ise, şehir nüfusu sürekli yükselerek 2000 yılında 75.810'a ulaşmıştır.11 Çanakkale ilinde yerleşmenin tarihi MÖ 4.000 yılma kadar gitmekteyken, Çanakkale Kenti'nde ilk yerleşme 1462 yılma rastlamaktadır. Çanakkale kentinde yerleşmenin çekirdeğini Sarıçay Deltası üzerinde ve Çanakkale Boğazı'nın hemen kenarında kurulmuş olan Çimenlik Kalesi oluşturmaktadır. Şehre 1600'lü yıllarda Rumlar, 1650'lerde Ermeniler, 1700'lü yılların ikinci yarısında Tatarlar vel800'lü yıllarda da Yahudiler yerleşmiştir. Bu dönemde yabancı devletlerin ataşeliklerinin de şehre gelişi ile ticaretin oldukça canlandığı görülmüştür. Fakat 20.yy'ın başlarından 20.yy.ın ortalarına kadar devam eden savaşlar, Çanakkale'nin "Ticaret Şehri" kimliğini yok etmiştir. Çanakkale şehri Sarıçay Deltası üzerinde kurulmuş ve alüvyal taban düzlüğü ile çevredeki hafif eğimli plato düzlüklerine doğru gelişimini sürdürmektedir. Bu gelişim hem yatay hem de dikey yönde gerçekleşmektedir. Fay hatlarına yakınlığı, Lderece deprem bölgesinde yer alması, gelişim sahasındaki zeminin dayanıksızlığı, yer altı su seviyesinin yükseldiği ve sıvılaşma potansiyeli, kıyı kesiminde dolgu alanlarının varlığı Çanakkale şehri için birer tehdit unsurudur. Çanakkale mücavir alam yaklaşık 20 km kıyı alanına sahiptir (Kepez Belediyesi kıyılan hariç Çanakkale-Güzelyalı kıyılan). Bu kıyı alam önemli bir turizm potansiyeli barındırmaktadır. Fakat kıyı kanunundaki tanımlamaların eksikliği ve esnekliği, Çanakkale kıyılarının da hızla ikincil konutlarca işgal edilmesine neden olmaktadır. Çanakkale Kenti'nin yeni gelişim alanları, hızla tarımsal açıdan verimli topraklar üzerine doğru ilerlemektedir. İlk yerleşim alam olan Çimenlik Kalesi yakın çevresi, tarımsal açıdan VTJI. sınıf arazi üzerinde kurulmuştur. Karacaören Ovası tarımsal açıdan verimli ilk dört sınıf araziye de sahiptir. Bu nedenle şehrin gelişimi için tarımsal açıdan verimi düşük ve zemin özellikleri açısından daha uygun alanlar tercih edilmelidir.

CoğrafyaKentleşmeKıyı kullanımı+2
Canan Zehra Ekrem
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Islık çalan seramikler ve yeni önermeler

Seramik, Anadolu toprağında doğmuş 8000 yıllık bir gelenektir. Tarihi insanoğlunun tarihi kadar eskidir. Seramik tarih boyunca farklı formlarda, farklı medeniyetlerin içinde ortaya çıkmıştır. Kimi zaman bir çanak olarak karşılaştığımız seramikler, kimi zaman özel bir kap, bir süs eşyası veya oyuncak ve hatta enstrüman olarak karşımıza çıkmışlardır.Yapısı itibariyle ses iletimine çok uygun olan seramiğin bu özelliğini insanoğlu çok önceleri fark etmiş, özel ve dini törenlerinde seramiği enstrüman olarak kullanmaya başlamışlardır.? Islık Çalan Seramikler ve Yeni Önermeler ? konulu bu çalışmada Peru'nun yüksek kesimleri, merkez ve kuzey kıyılarında M.Ö. 500 den, İspanyolların M.S. 1522 de Peru'yu işgaline kadar devam eden düdüklü seramik kapların üretimi ve köklü geçmişi konu seçiminde etkili olmuş ve detaylı incelemeler gerçekleştirilmiştir. Bu noktadan hareketle 17.yy. başlarına dayanan Çanakkale seramiklerinin biçimsel özellikleriyle, Peru'nun ıslık çalan seramikleri arasında bir sentez oluşturarak, ıslık çalan seramikler için özgün ve deneysel bir çalışma gerçekleştirilmiştir.Bu deneysel çalışmalar sonucu orijinal Çanakkale seramiklerinin ıslık çalan önermelerinin yanı sıra, Çanakkale seramiklerinden yola çıkarak yeni önerme ve özgün seramiklerin üretimi de gerçekleştirilmiştir.

Seramik kaplarSeramik sanatıÇanakkale
Mehmet Coşar
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale (Türkiye)'de önemli kumul ve tuzcul alanların florası ve eklojisi

Önemli doğa koruma alanları kapsamında seçilen, Çanakkale İli'ne bağlı, 13 adet kumul ve tuzcul alanda arazi çalışması yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda 712 adet bitki örneği toplanmış ve teşhisi yapılmıştır. Araştırma sonucunda 13 bölgeden toplam 51 familya, 164 cins ve 257 takson tespit edilmiştir. Takson sayısına göre sıralandığında ilk üç familyayı 43 adet taksonla Poaceae, 33 adet taksonla Asteraceae ve 29 adet taksonla Fabaceae familyaları oluşturmaktadır.Tespit edilen bitki taksonlarından % 35'lik kısmı (89 adet) Akdeniz, % 16 (40 adet) geniş yayılışlı, % 5 (13 adet) Avrupa- Sibirya fitocoğrafik bölgesine ve % 1'lik (4 adet) kısmı da kozmopolit türlerden oluşmaktadır. % 43'lük kısmı ise fitocoğrafik bölgesi tespit edilemeyen türlerdir.Araştırma alanları içerisinde bulunan 5 adet tuzcul alandan toprak örnekleri alınmış ve sonuçlarla, tespit edilen bitki çeşitliliği karşılaştırılmıştır. Chenopodiaceae familyasının belirlenen bu beş alan içerisindeki diğer türlere oranları verilmiş ve karşılaştırmaları yapılmıştır.Anahtar Sözcükler: Flora, Ekoloji, Psammofit, Halofit, Kumul, Tuzcul.

BotanikEkolojiFlora+1
Hakkı Özmen
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale kentinde suçun coğrafyası

Suç tarihin en eski devirlerinden itibaren var olan, nedenleri ve sonuçlarıyla geniş dağılış gösteren bir olgudur. Son yıllarda farklı bilim dallarında, kendi disiplinlerine özgü metodoloji ile suç olgusu üzerine çalışmalar yapılması önemli gelişmeler sağlamıştır. Gerçekleştirilen çalışma ile Çanakkale'de seçilmiş bazı suç türlerinin dağılışı ve bu dağılışa etki eden faktörler Coğrafya biliminin prensipleri ve yöntemleri ile ele alınmaya çalışıldı. Çalışmada öncelikle suç kavramı tanıtılarak, coğrafya biliminin suç olgusu ile ilişkisine yer verilmiş ve bazı coğrafi faktörlerin Çanakkale kentindeki suçlar üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmada, 2007 yılında Çanakkale kentinde meydana gelen ve bu çalışmada seçilen suç türleri bazı coğrafi faktörler açısından sınanarak, mahalleler ölçeğinde incelenmiştir. Ele alınan suç türleri trafik kazaları (maddi hasarlı ve yaralanmalı), hırsızlık (evden, işyerinden, otodan, araç ve diğer hırsızlıklar), kasten yaralama-öldürme ve aile fertlerine kötü muamele-darp-tehdit-hakaret suçlarıdır. Bu suç türlerine ait vaka sayılarına ayrıca il ölçeğinde de yer verilmesi, bazı kıyaslamalara olanak sağlamıştır. Çanakkale Emniyet Müdürlüğü'nden alınan günlük olay tutanaklarından, günlük veriler doğrultusunda saptanan suç mahalli bilgilerinin koordinatları ile noktasal dağılış haritaları hazırlanmıştır. SPSS istatistik programıyla ise suç türlerinin özellikleri ve meteorolojik parametreler arasında Frekans ve Classification Tree testi uygulanmıştır. Daha sonra, belirlenen suç türleri doğrultusunda Çanakkale ili çeşitli illerle karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında Çanakkale kentinde bazı suç türlerinin önlenebilmesine, azaltılabilmesine ilişkin öneriler sunulmuştur.Bu çalışmayla, ele alınan suçların, mekânın bazı coğrafi özelliklerine göre dağılış gösterdiği saptanmıştır. Kentte suçların türlerine göre dağılışında mekânsal farklılaşma belirgindir. Suç üzerinde pek çok faktörün etkisi bulunmakla birlikte sosyo-ekonomik faktörlerin ve sosyal çevre özelliklerinin etkisinin oldukça güçlü olduğu belirlenmiştir. Benzer çalışmalar arttığında, bazı kıyaslamaların yapılması daha olanaklı olacaktır. Bu nedenle bu türden, katkıda bulunacak çalışmaların çoğalması, kapsamlı değerlendirmeler için veri sağlayacaktır.Anahtar Kelimeler: Çanakkale, suç, suç coğrafyası, suç dağılışı.

Beşeri coğrafyaBeşeri özelliklerSuç+2
Pervin Aksak
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale kent kıyısının kentsel peyzaj tasarımı açısından incelenmesi

Toprak, hava, su ve bunlara bağlı bitki örtüsü ve faunayı barındıran kıyı bölgeleri, insan yerleşmeleri ile yıllar içinde değişimlere uğramış ancak bu değişimler belli bir plana göre olmadığı için; ekoloji, yerleşme, ticaret, endüstri, ulaşım ve rekreasyon açısından kıyı sorunlarına neden olmuştur.Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkelerdeki kıyı sorunları önemli boyutlardadır. Ancak ülkemizde, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi kıyı koruma, kıyı canlandırma, kıyı geliştirme, kıyı dönüşüm ve kıyı yenileme ilkeleri yasal ve yönetsel bakımdan tam olarak oluşturulmamıştır. Bu yüzden kent kıyıları yoğun ve bilinçsiz kıyı kullanımları ile karşı karşıyadır.Bu araştırmada, kıyıların yeniden tasarlanması sürecinde kıyı tasarım ilkeleri belirlenmiş, kıyı ile ilgili yeniden projelendirme çalışmalarına değinilmiştir. Kıyı ile ilgili kanun ve yönetmelikler incelenmiş ve yapılması gerekli değişiklikler üzerinde durulmuştur.Çanakkale kenti Yeni ve Eski Kordon kıyı kesimi araştırma alanı olarak seçilmiştir. Araştırma alanının ve yakın çevresinin genel özellikleri ve kentsel kıyı tasarımda etkili olabilecek çevresel ve ekolojik değerler belirlenmiştir.Yeni ve Eski Kordon kıyı kesiminin gelecekte yeniden tasarlanması sürecinde amaçların ve tasarım kararlarının neler olması ve nasıl uygulanması konuları incelenmiş, kıyısal alandaki sorunların çözümüne yönelik öneriler getirilmiştir.

Kıyı alanlarıPeyzajÇanakkale
Alper Sağlık
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale'de insani kalkınma düzeyinin araştırılması

Ekonomik büyüme ile kalkınma 1950?li yıllardan önce aynı anlamda kullanılmaktaydı. Kalkınma-gelişme gelir merkezliyken zaman içinde insan merkezli olmuştur. Gelişmekte olan ülkelerde, ekonomik büyümeye rağmen yaşanan sosyal problemler, ekonomik gelişmenin toplumsal gereksinimleri tam olarak karşılayamadığını göstermiştir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, 1990 yılından günümüze kadar, ülkelerin kalkınma boyutlarını değerlendirdiği, İnsani Kalkınma Raporlarını yayınlamaktadır. Bu raporlarda, ülkelerin insani kalkınma düzeyleri, sosyal ve ekonomik göstergelerle ele alınmaktadır. Ülkelerin insani kalkınma seviyeleri, yaşam süresi, eğitim ve yaşam standardı üzerine odaklanan endekslerle ölçülmektedir.İnsani kalkınma endeksleri, bir ülkenin, bölgenin ya da ilin kalkınma politikalarının sonuçlarını değerlendirmesi ve yeni politikalara yön vermesi açısından son derece önemlidir. Düzenlenen raporlarla, gerek ülke, gerekse yerel yönetimlerde uygulanan kalkınma atılımlarının sonuçları değerlendirilmekte ve uygulanan politikaların toplum üzerindeki etkisi ortaya konabilmektedir. Raporlar, toplumun sağlık, eğitim ve yaşam standardı gibi temel gereksinimlerini ortaya çıkarmakta ve böylece yeni politikaları ve yatırımları şekillendirmektedir. Bu sebeple insani kalkınma raporları, ülkelere, bölgelere veya yerel birimlere yapılacak yatırımlar için temel başvuru kaynaklarından biridir.Yüksek, orta ve düşük insani kalkınma gruplarından seçilen ülkeler ile Türkiye?nin, Türkiye?deki illerin ve Çanakkale?nin insani kalkınma düzeyleri çalışma içinde değerlendirilmektedir. Seçilen ülkelerin ve Türkiye?nin, 1998-2008 yılları arasında, insani kalkınma endekslerinde meydana gelen değişimler incelenmektedir. Türkiye?deki bölgesel kalkınma farklılıkları, bölgelerdeki illerin insani kalkınma seviyelerinden yararlanarak tespit edilmektedir. Çanakkale?nin gelişmişlik seviyesi de ilin nüfusu, nüfus yapısı, okur-yazar oranı, halkın eğitim düzeyi, öğrenci, öğretmen sayıları, hastane yatak sayıları, hastanede doğum oranları gibi daha birçok veri derlenerek ele alınmaktadır.

KalkınmaSosyal gelişmeSosyoekonomik gelişmeler+3
Derya İlem
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

167 nolu Çanakkale Eytam Sandığına Mahsus Teminatlı İdane Defteri'nin transkripsiyonu ve değerlendirmesi (1920-1926)

Osmanlı Devleti'nde yetimlere miras yolu ile kalan malların korunması için 1851 yılında Eytam Nizamnamesi ile İstanbul'da Eytam Sandığı kurulmuştur. Daha sonraki yıllarda Eytam İdaresi'ne bağlı olarak taşrada 1880'li yıllarda eytam meclisleri ve sandıklarının kurulup teşkilatlandığı görülmektedir. 1851 tarihli Eytam Nizamnamesi 1906 yılına kadar uygulanmış ve bu yıl içinde yeni bir nizamname kabul edilmiştir. Daha sonra da değişen şartlara uygun düzenlemeler yapılmıştır. Eytam sandıkları da hem yetimlerin mallarının korunmasında hem de yetim mallarının değerlendirilmesinde önemli görevler üstlenmiştir. Eytam sandıklarındaki paralar belirli koşullarda şahıslara verilerek değerlendirilmiştir.İncelediğimiz dönemde Çanakkale Eytam ve İdane Sandığından 1920-1926 yılları arasında 136 kişi borç para almıştır. Eytam sandığından bu alanda Türkler faydalanmıştır. Çanakkale'de bulunan Ermeni ve Yahudiler de borç para almıştır. Sandıktan para alanların mesleki yapılarına bakıldığı zaman ev hanımlarının en fazla para alan kesim olduğu görülmektedir.Eytam Sandığına ait defterin transkribinden Çanakkale'de 1920-1926 yıllarında var olan mahalle ve sokak adlarını da öğreniyoruz. Cami-i Kebir Mahallesi, Çınarlık Mahallesi, Hamidiye Mahallesi, Aziziye Mahallesi, Arslanca Mahallesi, Yalı Mahallesi, Hastahane Bayırı Mahallesi, Harmanlık Mahallesi, Çay Mahallesi, Yahudi Mahallesi, Rum Mahallesi ve Ermeni Mahallesi'dir. Günümüzde bu mahallelerin adları yoktur.Eytam İdaresi ve Sandıkları, I. Dünya Savaşı ve sonrasında Anadolu'da başlayan işgal yıllarında zarar görmüştür. İstanbul'da bulunan Eytam Sandığı görevini yapamadığı için kapatılmış olup Anadolu'da bulunanlar varlıklarını 1926 tarihine kadar devam ettirmişlerdir. Bu tarihten sonra eytam sandıkları Eytam ve Eramil Bankası'na devredilmiştir.Anahtar Kelimeler: Eytam, İdane, Çanakkale.

Ekonomik yapıEytam İdaresi ve SandıklarıEytam İdaresi ve Sandıkları+6
İrfan Ünal
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale konut alanlarında jeolojik altyapı ve çevre kalitesi

Türkiye'de kentlerin büyük çoğunluğu doğal afet tehdidi ile karşı karşıyadır. Jeolojik verilerinin kent planlamada yeterince kullanılamaması, kentlerin sağlıklı gelişimini olumsuz etkilemektedir. Kentlerin doğal afetlere karşı hazırlıklı olmaları için doğru yerseçimi ve sağlam yapı yapmanın yanında, mevcut yapılaşmış alanlarda fiziksel iyileştirmelerin yapılması, kentsel altyapının ve çevre kalitesinin geliştirilmesi de önem taşımaktadır. Jeolojik altyapının yerleşime uygun olmadığı alanlar üzerinde gelişen düzensiz ve yoğun yapılaşma doğal afet riskini artırmaktadır. Çalışma alanı olarak seçilen Çanakkale kenti, birinci derece deprem bölgesinde yer almaktadır ve Sarıçay alüvyon alanı üzerinde kuruludur. Bu tezde, Çanakkale kenti konut alanlarında jeolojik altyapı ve çevre kalitesi analiz edilerek, hem jeolojik altyapı hem de çevre kalitesi açısından sorunlu olan konut alanlarının tespiti amaçlanmaktadır. Bu alanlar kentte öncelikle iyileştirilmesi, geliştirilmesi gereken alanlar olarak da tanımlanabilir.Çanakkale kentinin jeolojik özellikleri literatür araştırması ve saha çalışmaları ile değerlendirilmiş ve 1/25 000 ölçekli Çanakkale kenti jeoloji haritası hazırlanmıştır. Çanakkale kenti konut alanlarında çevre kalitesini tanımlayabilmek amacıyla bazı göstergeler seçilmiştir. Konut alanları yapı yoğunluğu, yapılaşma düzeni, kentsel altyapıya sahip olma gibi parametreler değerlendirilerek çevre kalitesi değerlendirilmiştir. Mekansal analizlerde 2008 yılına ait uydu görüntülerinden ve Çanakkale Belediyesi 1/5000 Nazım İmar Planı'ndan yararlanılmıştır. Ayrıca kentsel altyapıyı geliştirmekle sorumlu olan Çanakkale Belediyesi, TEDAŞ, Çanakkale Gaz, Türk Telekom gibi kurumlardan veri temin edilmiştir. Tüm analizler CBS yardımıyla yapılmış, haritalar ArcGIS programında çakıştırılmıştır.Çalışmanın sonunda, Çanakkale kenti konut alanları; ?jeolojik altyapısı sorunlu ve çevre kalitesi düşük alanlar?, ?jeolojik altyapısı sorunlu ve çevre kalitesi geliştirilen alanlar?, ?jeolojik altyapısı sorunlu ve çevre kalitesi yüksek alanlar?, ?jeolojik altyapısı iyi ve çevre kalitesi yüksek alanlar? şeklinde dört kategoride tanımlanmıştır.

Coğrafi bilgi sistemleriÇanakkaleÇevre kalitesi
Funda Sezen
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal dışlanma sorunu ve mücadele yöntemleri: Çanakkale Fevzi Paşa Mahallesi örneği

Son yıllarda ülkelerin çoğunda ortaya çıkan sosyal dışlanma, Türkiye'de hissedilir boyutlara ulaşmıştır. Sosyal dışlanma kavramı 1970'li yıllardan günümüze kadar değişen sosyo-ekonomik koşulları kapsayarak ülkelere göre farklılaşmaktadır. Kavram, birbiriyle ilişkili, çok yönlü, toplumsal bağların önem kazandığı, temel gereksinimlere olan yoksunluk sürecini ifade etmektedir. Sosyal politikalarla korunma yoluna gidilmekte fakat etkisinin azaltılmasında aksaklıklar yaşanmaktadır. Sosyal güvencesizlik ve yoksulluk sorunları da eklenince toplumun büyük bir kısmını içerisine alan bütün ortaya çıkmaktadır.Çalışmada sosyal dışlanma kavramı, Türkiye'de yapılanlar ve Çanakkale'de mahalle örneği ile incelenmiştir. Yoksulluğun yol açtığı, toplumsal yaşamda karşılaşılan sorunlar ve hizmetlere ulaşma ile ilgili yapılanlar ön plana çıkmaktadır. Sosyal dışlanmaya; gelir durumu, sosyal güvence ve yaşanılan konut koşullarının da etkide bulunduğu görülmektedir. Bu kapsamda konuyla ilgili alan uygulamasında Çanakkale'de en çok sosyal dışlanmaya maruz kalan bir bölge olan Fevzi Paşa Mahallesinde 200 kişinin katıldığı bir anket çalışması yapılarak mevcut durum ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu sorunun çözümünde başta devletin uygulayacağı sosyal politika tedbirleri ve yerel yönetimlerin soruna daha duyarlı davranmaları etkili olacaktır.

DışlanmışlıkSosyal dışlanmaYoksulluk+2
Rahime Gonca Tunca
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Related subjects