Crisis management

221 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Finansal krizlerle mücadelede Basel III ile getirilen döngüsel sermaye tamponunun çalıştırılma esas ve usulleri

Bankacılık sektörü sistemik riske maruz bir sektör olduğu için sıkı takip edilmesi, düzenlenmesi ve denetlenmesi gerekmektedir. Bankacılık sektörüne yönelik düzenlemelerin en önemlilerinden birisi olan Basel Standartları'nın ilki 1988 yılında, ikincisi 2004 yılında yayımlanmıştır. 2008 yılında patlak veren küresel krizde Basel II'nin yetersiz kalması üzerine, 2010 yılında Basel III standartları yayımlanmıştır. Basel III ile getirilen yeniliklerden birisi döngüsel sermaye tamponları olmuştur. Döngüsel sermaye tamponu, çeşitli göstergeler yardımıyla olası krizlere önceden işaret ederek bankaların kriz dönemlerinden önce fazladan sermaye tutmalarını sağlamaktadır. Tampon, yine çeşitli göstergeler ile kriz çıktığını belirterek, tutulan fazla sermayenin kriz döneminde serbest bırakılmasını ve bu şekilde bankalara fon sağlanmasını amaçlamaktadır. Basel Komitesi, döngüsel sermaye tamponu uygulamaları için Kredi/GSYH göstergesini önermektedir. Söz konusu göstergede, Kredi/GSYH oranlarının, uzun dönem trendinden farkı alınmaktadır. Uzun dönem trendi, tek taraflı HP filtre yöntemi ile düzeltme parametresi lambda 400.000 olarak hesaplanmaktadır. Bu çalışmada, Kredi/GSYH göstergesi Türkiye'nin 1988-2015 arasındaki verileri için farklı λ değerleri ile analiz edilmiştir. Analizler sonucu Kredi/GSYH göstergesinin Türkiye'de yaşanan krizleri açıklamada tek başına yeterli olmadığı görülmüştür. Bu nedenle, alternatif gösterge olarak BIST100 endeksi, CDS primleri ve banka karlılık oranları incelenmiştir. Çalışma neticesinde, Kredi/GSYH oranı ve BIST100 endeksinin krizleri önceden haber vererek döngüsel sermaye tamponu tutulmasına, CDS primleri ve karlılık oranlarının ise kriz çıktığını işaret ederek tutulan tamponların serbest bırakılmasına yardımcı olacakları sonucuna ulaşılmıştır.

BankalarBasel IIIBasel kriterleri+4
Mümine Kübra Altuntaş
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

2008 küresel ekonomik kriz sonrası Türk bankacılık sektöründe nakit tutma oranlarının seçili finansal göstergeler ile ilişkisi

Nakit tutma davranışı organizasyonel anlamda riskten kaçışın ve ihtiyatlı davranmanın en belirgin uygulaması olmaktadır. Nakit veya nakit benzeri bir varlığın korunmak veya gelecekte belirsiz bir zamanda kar etmek amacıyla kullanılmasın ifade eden nakit tutma sektörel ve zamansal olarak farklılıklar göstermekte ve bu farklılıkların en önemlilerinden bir tanesi ekonomik krizlerin öncesi ve sonrası dönemler olmaktadır. Bu çalışmada ise Türk bankacılık sektöründe 2008 dönemi sonrasında nakit tutma davranışları regresyon modeli ile incelenmiş ve bankacılık sektörü göstergelerinden toplam aktifler, krediler, takipteki krediler ve bankalara borçların ve makroekonomik göstergelerden enflasyon ile gayrisafi yurtiçi hasılanın nakit tutma oranı üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.

BankacılıkBankacılık sektörüEkonomik kriz 2008+5
Atıf Reşat Şeyhoğlu
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

International marketing in crises situation in Turkey

This research is based on the primary aim of exploring effective marketing strategies in times of crisis; using Turkey as a case study country. The purpose of current study ıs to assess the crisis situation prevailed in Turkey and at the same time evaluate the impact of vibrant condition on marketing practice. The underlying aim is to find the appropriate affective marketing strategy and specify its role in nowadays staggering marketplace. Also, research is focused on insights over consumers' behavior toward marketing strategies and their expectations over brand changes. The following research attempts to deliver best possible marketing practice and gives some suggestions to Turkeys companies in the international marketing activities. Both primary and secondary data are used to meet the aim of the study.

Economic crisisCrisisCrisis management+3
Ovaıs Vohra
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetiminde sosyal medya: Karşılaştırmalı örnek olay incelemesi

Krizler aniden ortaya çıkabilen ve doğru yönetilmediği takdirde kurumların var olan düzenini bozabilen hatta hayatını tehlikeye sokabilen yıpratıcı ve yıkıcı özellik taşıyan olaylardır. İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte tüm kullanıcıların duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edilebildiği, paylaşılan bir içeriğin milyonlarca kişi tarafından görüntülenebildiği sosyal medya mecralarında krizler etkisini daha şiddetli göstermekte ve daha hızlı bir şekilde yayılmaktadır. Bu sosyal medyanın hızlı ve interaktif yapısına uygun bir kriz yönetimini gerektirmektedir. Doğru yürütülen bir kriz yönetim süreci kurumun kriz nedeniyle oluşan olumsuz imajını düzeltebilir hatta olumlu yönde değiştirebilmektedir. Bu doğrultuda Kullanıcıların kurumlar ve ürünleri hakkında yaptıkları yorumları, tutumları ve tercihleri özgürce ifade edebildiği sosyal medya mecralarında yürütülecek kriz yönetimi, kriz yönetim stratejileri kapsamında doğru ve şeffaf bilgilerin sosyal medya içerisindeki akışın etkili biçimde sağlanmasıyla mümkün olmaktadır. Kurumların sosyal medya içinde aktif olarak var olması, sosyal medya için bir kriz yönetim planı oluşturması ve kendisi hakkında kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerin takibi sosyal medyada ortaya çıkabilecek bir krizi engellemelerine imkan verebilmekte, krizin ortaya çıktığı durumlarda ise bu krize hazırlıklı olmalarını sağlamaktadır. Sosyal medya içerisinde kriz yönetimi ve kriz iletişim faaliyetleri kullanıcılara ulaşma, kullanıcıların algısını değiştirme ve krizin yarattığı olumsuz imajı ortadan kaldırma konusunda büyük önem arz etmektedir. Bu durum kurumların sosyal medyaya özgü bir kriz yönetim faaliyeti gerçekleştirmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada kriz yönetimi faaliyetlerinin sosyal medya içerisinde nasıl yürütülmesi gerektiği ve sosyal medya kriz yönetiminde nasıl başarılı sonuçlar alınabileceği sorusuna yanıt aranmıştır. Bu doğrultuda birinci bölümde kriz ve kriz yönetimi kavramı ele alınmıştır. İkinci bölümde sosyal medya kavramıyla bu kavramın ortaya çıkışı ve günümüzdeki durumu belirtilmiş, sosyal medyada kriz yönetiminin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise sosyal medya içerisinde yaşanan iki kriz detaylı biçimde incelenmiş, bu iki kriz karşılaştırılarak kriz yönetiminin doğru ve yanlış uygulamalarında ortaya çıkan sonuçlar ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: kriz yönetimi, sosyal ağlar, sosyal medya, sosyal medyada kriz yönetimi.

Kriz yönetimiSosyal ağlarSosyal medya
Caner Kayış
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu şirketlerinin kriz döneminde uygulaması beklenen stratejileri

Taşımacılık sektörü günümüzün en gözde meslek ve sektörlerinden biri olmakla birlikte gelecekte de en büyük sektörlerden biri olacağı açıktır. Gerek istihdamı gerekse bu alanda çok büyük bir açıklığın olması firmaları ciddi derecede cezbediyor. Sektörün bu derece popüler olmasının temel nedeni ise çağımızın yaşadığı küreselleşme. Fakat küreselleşme her ne kadar özellikle taşımacılık alanında hiç beklenmeyen bir çığır açsa da firmaların korkulu rüyası rekabeti de artırmıştır. Taşımacılık sektörü karada her ne kadar artmış ve faaliyet alanını genişletmiş olsa da hava lojistiği günümüzün en büyük trendi olmuştur. Gelişen teknoloji ve küreselleşme ile firmalar birbirlerini takip etme ve geçme de en uç noktaları zorlamaktadır. Havacılık, çok fazla rekabetin olduğu ve hızlı değişiklerin yoğun bir şekilde yaşandığı sektörlerden biri haline gelmiştir. Bu durum havayolu şirketlerini müşterilerinin ihtiyaçlarını ve isteklerini daha iyi anlamaya yönlendirmektedir. Günümüz işletmeleri iş hayatlarında bazen iniş-çıkışlar yaşarlar. İşletmelerin hem çalışanlarına hem müşterilerine hem de topluma karşı toplumsal sorumlulukları vardır. Bu nedenle firmalar kendi ve markalarının kimliğini ve geliştireceği pazarlama stratejilerini iyi planlamalı ve ona göre hareket etmelidir. Birçok işletmenin, kurumsal itibar ve kurum imajlarını yükseltmek için çeşitli çalışmalarda bulundukları ve para harcadıkları bilinen bir gerçektir. Kriz anında etkin bir iletişim kurmak ve krizi en az hasarla atlatmak hatta krizi bir fırsat olarak görüp değerlendirmek ve bütün bunlar için bir ilk adım olarak etraflı ve etkili bir kriz yönetimi planına sahip olmak açısından çok önemlidir. Başka bir deyişle, işletmeler kriz öncesinde stratejik planlar yapmalı, muhtelif zamanlarda bunu test etmeli ve aksaklıkları bulmaya ve çözmeye çalışmalıdır.

Hava yolu işletmeleriHava yolu taşımacılığıHava yolu ulaşımı+4
Seray İnceoğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetimi açısından geleneksel ve sosyal medya (1999 Marmara – 2011 Van depreminin analizi)

Depremlerin yol açtığı krizler beklenmedik zamanda meydana gelmektedir. Üzerinde yaşanılan jeolojik konumu nedeniyle Türkiye 1. Derecede deprem bölgesidir. Eski tarihlerden beri, sayısızca depremler meydana gelmiş ve geride maddi manevi büyük hasarlar bırakmıştır. Bu nedenle önlenmesi mümkün olamayan doğal afetlerin yol açtığı krizlere karşı hazırlıklı olmaktan başka çare yoktur. Araştırmada, ülkemizde meydana gelen iki büyük deprem incelenmektedir. Marmara depremi 1999 yılında medyana gelmiş ve ülkemiz açısından tarihte yaşanılan en büyük depremlerin arasına girmiştir. Van depremi ise 2011 yılında meydana gelmiş ve Marmara depremine göre şiddeti, geride bıraktığı kayıpları daha az olmuştur. Büyük depremler arasında tarihte yer edinen bu iki depremle ilgili meydana geldikleri dönemlere ait geleneksel ve sosyal medya incelemesi yapılmaktadır. Çalışmada geleneksel medya ve sosyal medyadan iki dönemde de ne şekilde yararlanıldığının üzerinde durulacaktır. Geleneksel medya sadece tek yönlü haber almak için kullanılmakta, buna karşılık sosyal medya çift yönlü bir iletişim ortamı sağlamaktadır. Bu bağlamda sosyal medya ve geleneksel medya karşılaştırılarak başarılı/ başarısız bulunulan yönleri analiz edilecektir.

DepremKriz yönetimiMarmara depremi+3
Kübra Çalışkan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal kriz dönemlerinde orta ölçekli işletmelerin uyguladıkları stratejiler

Dünyada bugüne kadar pek çok finansal ve ekonomik kriz yaşanmıştır. İşletmelerin varlıklarını devam ettirebilmeleri, bu kriz dönemlerini etkilenmeden ya da en az zararla atlatmaları, hatta doğacak fırsatları değerlendirebilmeleri yapmış oldukları stratejilere bağlıdır. İşletmelerin uygulayacakları bu stratejiler işletmenin sonu olabileceği gibi, yakalayacakları ivme sayesinde büyük sıçramalara ve büyümelere de sebep olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı küresel krizin Türk bankacılık sektörü üzerindeki etkilerini incelemektir. Özetle, bu çalışma, birçok gelişmiş ülke bankasının küresel finansal krizin olumsuz etkilerinden kurtulmasına rağmen, Türk bankacılık sektörünün son küresel krizden etkilenmediğini görülmektedir. İkinci bölümde stratejik planlama ve kriz yönetimi detaylı şekilde anlatılmış ve bu kavramların bankacılık sektöründeki krizleri yönetmede nasıl kullanılacağına değinmiştir. Türkiye'deki bankaların krizden önceki durumu, bankanın kriz aşamasında olduğu durum ve krizden sonraki aşama değerlendirilmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal kriz+3
Javıd Yusıfov
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Liderin kriz yönetimi becerisi ve etik liderlik yaklaşımının kriz dönemlerinde çalışan bağlılığına etkisi

Teknolojik değişim ve gelişim aynı zamanda küreselleşme ile beraber organizasyonlar arasında hızla artan rekabetin yaşandığı günümüzde hem fiziki hem de sosyal nedenlerden kaynaklı krizler yaşanmaktadır. Krizlerin yaşandığı dönemlerde ise organizasyonlar için önemli olan ve kriz dönemlerinde organizasyonun en tepe noktasında konumlanan liderler hem davranışları hem de izleyecekleri stratejiler açısından kriz öncesi ve sonrası için büyük önem taşımaktadır. Bu süreçlerin tamamını yöneten liderler ve yöneticiler aldıkları tutum ve davranışlarıyla da yine organizasyonun tümüne yön vermektedir. Hızla değişimlerin yaşandığı dünyamızda, organizasyonlar ileride oluşabilecek krizlerin önüne geçmek için bazı yatırımlar gerçekleştirmektedir. Organizasyonlar amaç ve hedeflerinde başarıya ulaşmak için iç müşterilerine eğitim gibi yatırımlar da bulunarak yetkinliklerini, becerilerini arttırmak istemektedirler. Aynı zamanda bu olumluluğu yine organizasyon içerisinde tutmak isterler. Günümüz dünyasında tüm bu yatırımlar göz önüne alındığında işten ayrılmanın maddi ve manevi getirdiği kayıplar mevcuttur. Çalışanların organizasyonlara olan bağlılığı kendini yöneten liderler değişkenlik gösterebilir. Bu araştırmanın amacı kriz yönetimi ve etik liderlik kavramlarının çalışan bağlılığı ile olan ilişkisini ayrı ayrı incelenmesidir.

BağlılıkEtik liderlikKriz+5
Mehmet Kaan Börü
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletme yöneticilerinin karar alma tarzlarının kriz yönetimine etkileri: Sanayi işletmelerinde bir araştırma

Bu çalışma, özel sektörde faaliyet gösteren sanayi işletmelerinde görevli yöneticilerin karar alma tarzlarının kriz yönetimine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Örgütler, çoğu zaman biri bitmeden diğeri başlayan krizlerle karşı karşıya kalabilmekte ve iyi yönetilemeyen krizler örgütlere büyük zararlar verebilmektedir. Çalışmamızda kriz yönetimi kriz öncesi, kriz anı ve kriz sonrası süreçleri ele alınmış ve bu süreçlerdeki yönetim faaliyetleri üzerine yöneticilerin karar alma tarzlarının etkileri incelenmiştir. Yukarıda anlatılanlar doğrultusunda çalışmanın literatürde bir eksikliğe katkı sağlayacağı ve bu açıdan önem arz edebileceği söylenebilir. Ayrıca araştırma sonuçları, yöneticilerin kriz öncesi, kriz anı ve kriz sonrasındaki karar alma tarzlarının krizi yönetme aşamasındaki önemininin altını çizecek ve bu bağlamda sanayi işletmelerindeki yöneticilere ve çalışanlara konunun duyarlılığını hatırlatacaktır. Yapılan analizler sonucunda, yöneticilerin karar alma tarzlarının kriz yönetimine etkileri olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, kriz yönetiminin çıktılarının da (kriz öncesi, kriz anı ve kriz sonrası) yöneticilerin karar alma tarzlarına göre değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda, örgütsel çıktıları olumlu ve olumsuz yönde etkileyen karar alma tarzları belirlenmiştir. Etkin bir yöneticinin karar alma tarzlarını nelerin oluşturduğu, kriz yönetimi konusunda yürütülen kriz öncesi ve kriz anı faaliyetleri incelenmiş, kriz sonrası sonuçları ve öğrenimler konusunda saptamalar yapılmıştır. Bu çalışma literatüre kuramsal ve uygulama bağlamında katkı sunmaktadır. Çalışmanın teorik katkısı, yönetici karar alma tarzlarının kriz yönetimine olan etkilerinin bir modelde incelenmesi, sözkonusu ilişkilere yeni aracı değişkenlerin önerilmesi ve bu alandaki boşluğun doldurmasıdır. Çalışmanın uygulamaya getirdiği katkı ise, karar alma tarzlarının kriz yönetimi süreçlerine olan etkisinin geniş bir kapsamla ve birarada Türkiye'de ilk kez test edilmiş olmasıdır.

Endüstri işletmeleriKarar vermeKriz+3
Doğan Uzun
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetime sahip organizasyonlarda afet durumunda iç kontrol sisteminin kriz yönetim becerilerine etkisi: İBB İtfaiye Teşkilatı örneği

Bu araştırma araştırmanın temel amacı; afet durumunda iç kontrol sisteminin etkinliğinin kriz yönetim becerileri üzerindeki etkilerini İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İtfaiye teşkilatı üzerinden incelemektir. Amaç doğrultusunda kişisel bilgi formu, İç kontrol sistemi ölçeği ve kriz yönetim becerilerinden oluşan anket formu 2020 yılı içerisinde İBB İtfaiye Teşkilatı Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğü'nde çalışan 251 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik programı aracılığı ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda İBB İtfaiye teşkilatının afet durumunda iç kontrol sisteminin yüksek düzeyde etkinlik gösterdiği ve yüksek düzeyde kurumun kriz yönetim becerisine sahip olduğu saptanmıştır. Araştırmada İBB itfaiye teşkilatının afet durumunda iç kontrol sisteminin etkinliği ile kriz öncesi, kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. İç kontrol sisteminin etkinliğinin kriz öncesi, kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerilerini olumlu ve yüksek düzeyde etkilediği ve iç kontrol sisteminin etkinliğinin kurumun kriz yönetim becerilerini artırdığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, İç Kontrol; COSO; Kriz; Kriz Yönetimi; Kriz Yönetim Becerisi

Afet yönetimiAfetlerKriz yönetimi+6
Murat Sağlam
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

A research on crisis management perception of employees and their attitudes toward organizational commitment in civil aviation during the pandemic

The pandemic period experienced around the world has adversely affected all areas of life. The business world is one of these areas. Many sectors have stopped their activities or terminated their activities with the effect of the financial crisis created by the pandemic. The civil aviation sector is one of the sectors experiencing the worst effects of the pandemic. Actors in the civil aviation sector have faced serious financial threats and this has had a knock-on effect. The aim of this research is to investigate the effects of the Covid-19 pandemic, which started in 2020, on the civil aviation sector. The aim of the research is to examine the elements of the crisis that emerged with the pandemic including, crisis management perception of employees, and the development of the organizational commitment of the employees during the final days of the pandemic. The research found that emotional commitment, which is one of the sub-dimensions of organizational commitment, was prevalent in individuals before and after the crisis. On the other hand, this commitment is negative while the organization is going through the crisis period. Members of the organization are unable to cope with a number of difficulties encountered during an active crisis period, and this situation affects them negatively.

COVID 19Aviation sectorCrisis management+4
Gamze Gelişli
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Afet ve acil durumlarda etkin kriz yönetimi

Kriz, beklenmedik bir durumdan kaynaklanan bir tehdide işaret eder. Bu ise bir toplumun, dolayısıyla kurumların istikrarını tehdit eden bir olay anlamına gelir. Bu tür olayların veya tehditlerin etkili bir şekilde yönetilmesi ve ele alınması süreci "Kriz Yönetimi" olarak bilinmektedir. Krizler farklı tür ve niteliktedir ve farklı müdahale biçimlerini ve yönetimlerini gerektirir. Günümüzde ekonomik, sosyal, siyasi, diplomatik, teknolojik vb. birçok krizle baş etmek durumundayız. Afet ve acil durumlarda etkin kriz yönetimi ise çalışmamızın odak noktasını oluşturmaktadır. Krizler meydana gelmeden önce risk yönetiminin doğru yapılması ve krizlere hazırlıklı olmak çalışmamız açısından önemli bir yer tutmaktadır. Krizlerin meydana gelmesine sebep olan yönetim süreci temelinin sağlam olmaması, alınan önlemlerin eksikliği ve hatalı tercihler gibi görülen nedenler olsa da esas nedenin çağın gerisinde kalmış uygulamalar olduğu bilinmektedir. Son dönem krizlerin karmaşıklığı, genellikle birçok aktörün katılımını, haliyle başarılı bir sonuç için de etkili bir koordinasyonu gerektirir. Yaşanabilecek pek çok potansiyelin yanında özellikle Türkiye'de doğal afetlerin meydana gelme ihtimalinin fazla olması, geçmişten bugüne farklı tedbirler alınmasının gerekliliğini ortaya koymuştur. Yaşanan afetler birçok insanın hayatını kaybetmesine, önemli hasarlara vb. çeşitli olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. Bu da, afetlere karşı farkındalığın ve önlem almanın önemini ortaya koymaktadır. Kriz dönemi, günlük yaşamın her alanında sürekli olarak yaşanmakta ve bu krizler çoğunlukla ekonomik, psikolojik, sosyal, politik ve doğal afetlerden kaynaklanmaktadır. Meydana gelen kriz dönemlerinde özellikle afetten kaynaklanan krizlerde halkın genel düzeni bozulmakta; fiziki, ekonomik ve sosyal olarak olumsuz neticeler ortaya çıkaran riskli durumlar oluşmaktadır. Böylesi durumlarda, yönetimler doğru ve hızlı karar vermenin yanı sıra alınan kararları aktif bir şekilde uygulamada oldukça güçlük çekmektedirler. Kriz durumunun yönetilebiliyor olması ve başarılı örneklerinin ortaya çıkışı kriz yönetimine ve kriz iletişimine verilen önemi artırmıştır. Afet ve acil durumlarla etkin bir şekilde baş edebilmek için ise kriz yönetimi, başından itibaren zorunlu tutulmalı ve tüm kilit kurumlar ortak olarak yönlendirilmelidir. Süreçlerin kurulması ve krize müdahaleyi kolaylaştıran ve hızlandıran araçlar kritik öneme sahip olduğu için tek elden yönetim son derece önemli olmaktadır. Etkin kriz yönetimi için ise, kurum ve kuruluşlar içinde planların ve becerilerin güncel olmasını sağlayan esas sorumlu kurumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmamızda afet ve acil durumlarda etkin kriz yönetiminin anlaşılmasını sağlamak ve işlerliğini geliştirmek için, felaketler henüz gerçekleşmeden risk yönetimi anlayışıyla kaynakların ve sorumlulukların organizasyonu üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda krizlerle başa çıkmada farklı yaklaşım ve uygulamalar hem klasik hem de yeni örneklerle ele alınmakta ve afet ve acil durumlarda nasıl etkin kriz yönetimi yapılabilirliğin üzerinde durulacaktır. Anahtar Kelimeler : Afet, Acil Durum, Kriz Yönetimi

Acil durum yönetimiAcil durumlarAfet yönetimi+2
Mehmet Akın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Liselerde kriz yönetimine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Uşak ili merkez ilçede bulunan liselerde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin okullarda kriz yönetimine ilişkin görüşlerini çeşitli değişkenlere göre belirlemektir. Nicel yöntem kullanılarak yapılan araştırmanın evrenini, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkez ilçesinde bulunan 19 lise ve bu okullarda görev yapan 86 yönetici, 818 öğretmen oluşturmaktadır. İlgili evrenden örneklem alma yoluna gidilmemiş, çalışma evreninde yer alan tüm yönetici ve öğretmenlere anket uygulanmıştır. Dağıtılan ölçeklerden, 370 öğretmen ve 42 yönetici ölçeği değerlendirilmeye alınmıştır. Veriler, Aksu ve Deveci (2009) tarafından geliştirilen İlköğretim Okulu Müdürlerinin Kriz Yönetimi Becerileri Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel istatistiklerin yanı sıra t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey anlamlılık testi kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 17.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul yönetimlerinin kriz yönetim becerilerine ilişkin öğretmen görüşleri genel olarak kriz sürecinin bütününe ilişkin olarak "bazen" düzeyinde çıkarken, yönetici görüşleri "çoğunlukla" düzeyinde bulunmuştur. Okul yönetimlerinin kriz yönetimi becerilerine ilişkin öğretmen görüşleri cinsiyet ve okul türü değişkenine göre karşılaştırıldığında, kriz anı ve kriz sonrası boyuta ilişkin olarak bayan öğretmenlerin görüşleri ile erkek öğretmenlerin ve genel lise öğretmenleri ile meslek lisesi öğretmenlerinin görüşleri arasında anlamlı fark bulunmuştur. Buna göre, erkek öğretmenler, bayan öğretmenlere göre; genel lise öğretmenleri, meslek lisesi öğretmenlerine göre okul yönetimini kriz anı ve kriz sonrası yönetim becerilerinde daha yeterli değerlendirmişlerdir. Ayrıca, tüm alt boyutlarda hizmet içi eğitime katılan öğretmenler okul yönetimlerini kriz yönetim becerilerinde daha yeterli bulunmuştur. Okul yönetimlerinin kriz yönetim becerilerine ilişkin yönetici görüşleri görev türü değişkenine göre kriz süreci genelinde karşılaştırıldığında, okul müdürleri ile müdür yardımcılarının görüşleri arasında anlamlı farklılık vardır. Buna göre, müdürler, müdür yardımcılarına göre okul yönetimini, kriz süreci yönetim becerilerinde daha yeterli görmektedir.

Eğitim yönetimiKrizKriz yönetimi+7
Sevda Özsezer
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Krizler eşliğinde Türk bankacılık sektörünün yapısal analizi

Bankacılık krizleri finansal sisteme olan güvenin yitirilmesi dolayısıyla tasarruf sahiplerinin mevduat bakiyelerini geri çekmek için bankalara hücum etmeleri neticesinde oluşmakta;bankaların iflasları ile sonuçlanmaktadır.Tarihsel süreç içerisinde ilk olarak Osmanlı döneminde İstanbul Bankası'nın tasfiyesi ile başlayan bankacılık krizleri; 1929 Dünya Ekonomik Buhranı, II. Dünya Savaşı ve 1958 krizinin etkileri ile 1930-1980 döneminde de devam etmiştir. 1980'li yıllarda gerekli yapısal düzenlemeler gerçekleştirilmeden başlayan finansal serbestleşme, ekonomik sorunların temelini oluşturmuştur. 1990'lı yıllarda, enflasyon, cari açık, borçlanma miktarı, faiz oranları ve döviz kurlarında meydana gelen artış, 1994 ve Kasım 2000 krizlerinin nedenleri arasında yer almıştır. Her 2 kriz sonrasında uygulanan istikrar programları da yeterince etkili olamamıştır. Şubat 2001 döneminde, bankaların döviz talebi ile ortaya çıkan likidite krizi, kısa sürede finansal krize dönüşmüştür. Kriz sonrasında, ekonomi üzerindeki tahribatın onarılması amacıyla Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (GEGP) yürürlüğe konulmuştur. GEGP ile birlikte ülke ekonomisi ve Türk bankacılık sektörü 2002 sonrasında hızlı bir iyileşme sürecine girmiştir. Türk bankacılık sektörü, yeniden yapılandırmanın olumlu etkileri ile 2008 Küresel krizi karşısında da güçlü durabilmeyi başarmıştır. Bazı yıllarda, bir kısım bankacılık göstergelerinde küçük ölçekli sapmalar yaşanmakla birlikte sektörün istikrarlı gelişimi, 2010 yılı sonrasında da devam etmiştir.

Bankacılık sektörüEkolojik krizKriz+3
Nurcihan Akşehirli
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası şirketlerin ırkçılık bağlamında kriz yönetimi

Küreselleşen dünyada tek merkezli bir yapı olan uluslararası şirketler belirli şartlar ve kriterlere göre yönetim kararları almakta ve varlıklarını tehdit edecek her türlü iç ve dış olumsuz etmenlere yönelik dikkatli hareket etmeleri gerekmektedir. Uluslararası şirketler ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan paydaşları ile olan ilişkilerinin sürekliliğini sağlamak ve güven ortamı oluşturmak adına paydaşların kültürel,sosyal,psikolojik ve ekonomik farklılıklarını göz önünde tutmak zorunda ve onların bu farklılıklarına yönelik hareket etmeleri gerekmektedir. Uluslararası şirketlerin yönetim yapılarındaki gelişmeler ve kurumsallaşmanın yapı taşları olmaları bakımından önem arz etmektedir. Mevcut pazar şartlarında rakiplerinden olan farklılıkları, mevcut konumlarını korumaları ve devamlılıklarını korumaları açısından önem arz etmektedir. Gelişen dünya iletişim araçları, herhangi bir noktada başlayan bir olayın mesafe kavramı olmadan başka bir noktaya taşınmasına olanak sağlamaktadır. Şirketlerin hedef kitleleri ne olursa olsun farklı hedef kitlelerinin de ilgisi ile bu araçlar sayesinde şirketler hakkında her türlü olumlu yada olumsuz bilgi yayılabilmekte ve geri dönüşüm sağlanabilmektedir. Mevcut zamanda gelişen bu teknolojik yapı ve şirket yapılarının bu teknolojiler doğrultusunda gelişmeler göstermesi, hata ve başarılar açısından önemlidir.Özellikle şirketlerin en çok etkilendiği olayların yani kriz etkilerinin yayılması şirketleri hem ekonomik hem de yapısal anlamda olumsuzluklar içine sürükleyebilmektedir. Krizin ani ve beklenmedik durumlarının gözlemlenmesi olmasının yanı sıra beklenen olaylar karşısında harekete geçilmemesi de krizin gelişmesine olanak sağlamaktadır. Bu çalışmada incelediğimiz krizlerin medya ve reklam çalışmaları ile etnik ve tensel farklılık gösteren toplumsal değerlerin alaycı veya aşağılayıcı olarak ele alınması nedeni ile bu şirketlerin etiksel ve mevcut pazardaki faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır. Gelişmekte olan dünyada, özellikle küreselleşme adına, kendi kalıp ve sınırlarına sığmayan şirketlerin farklı etnik ve kökende ülkelerde faaliyet yürütmeleri, bu şirketlere ekonomik kâr oranları ve rakiplerine karşı avantajlar ve kazanımlar elde etmelerine olanak sağlamaktadır. Fakat uluslararası şirketlerin yapısındaki çok kültürlü personel ve yönetim yerine şirket sahiplerinin kararlar alması ya da yönetim yapısındaki bazı yöneticilerin benlik duyguları ile hareket etmeleri sonucunda uluslararası şirketler kriz dönemleri ile yüzleşmekte ve bu kriz durumlarının etkileri ise şirketleri zor duruma düşürmektedir. Bu çalışmada incelediğimiz bazı uluslararası şirketler oluşturdukları kampanyalar ile kötü imaj algısı oluşturmuş ve bu imajlarını düzeltmek için bazıları geri adım atarken bazıları ise özür mesajları yayınlamışlardır.Bu tutumlarından dolayı oluşan bu çalışmada şirketlerin vaka analizleri incelenmeye çalışılmış ve krizlere olan yaklaşımları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Irkçılık, Uluslararası Şirketler,Kriz

IrkçılıkKrizKriz yönetimi+2
Nuri Aktaş
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetimi stratejileri bağlamında Avrupa Birliği ülkeleri ve Türkiye lojistik işletmelerinin değerlendirilmesi: COVID–19 salgını örneği

Günümüz rekabet koşulları altında değişimin en çok görüldüğü sektörlerden bir tanesi olan lojistik sektöründe, işletmeler ayakta kalabilmek için stratejik olarak doğru yönetilmek zorundadır. Küresel bir sağlık krizine dönüşen COVID-19 salgınına karşı işletmeler doğru bir strateji ortaya koyarak bu krizi en az hasarla atlatma çabası içerisindedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de ve Avrupa Birliği ülkelerinde yer alan lojistik işletmelerinin krizden etkilenme durumlarını tespit etmek, krize cevap verme stratejilerini, proaktif davranma kapasitelerini anlamak, yorumlamak, böylece kriz durumlarındaki esnekliklerini nitel yöntemlerle belirlemektir. Türkiye'de ve Avrupa Birliği ülkeleri arasında karşılaştırma yapılarak benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır. Çalışmanın kapsamı olarak, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği'ne (UTİKAD) üye olan Türkiye lojistik işletmesi ile çoğunluğu 'Goodfirms' internet sitesi ve 'cargo-cards' internet sitelerinde bulunan Avrupa Birliği ülkeleri lojistik işletmeleri ile sınırlandırılmıştır. Şirketlerin siteleri incelenerek ulaşılabilen COVID-19 paylaşımları ele alınmıştır. Bahsi geçen işletmelerin paylaşımlarının odak noktaları değerlendirilmiştir. Çalışmada Türkiye'de 461 üye şirket içerisinde 400 şirketin siteleri incelendiğinde 31 işletmenin COVID-19 paylaşımında bulunduğu ve 369 işletmenin ise COVID-19 paylaşımında bulunmadığı tespit edilmiştir. Lojistik işletmelerinin yaptıkları paylaşımların odak noktaları ise; hız, verimlilik, uyum, güvenlik, şeffaflık, esneklik, e-dönüşüm, süreç iyileştirme, hizmet (servis) sorunu, olumsuz etkilenme, yatırımları artırmak, yatırımları azaltmak, etkili iletişim, işbirliği ve ortaklık, tedarik zincirini çeşitlendirmek, taşıma modu değişikliği, kapasiteyi artırmak, kapasiteyi azaltmak, maliyet iyileştirme, işçi alma, işçi çıkarma, sosyal sorumluluk ve hilyen tedbirleridir. Bu çalışmanın lojistik sektörü yöneticilerine, çalışanlarına, lojistik eğitimi gören öğrencilere, bu alanda çalışan araştırmacılara ve akademisyenlere faydalı olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Strateji, Stratejik Yönetim, Kriz Yönetimi, İçerik Analizi, COVID-19

COVID 19Kriz yönetimiLojistik+3
Semiye Çürük
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

2008 kriz sürecinde çalışma sermayesini etkileyen muhasebe değişkenlerinin değerlendirilmesi

Çalışmada farklı sektörlerde aktif olarak faaliyet gösteren şirketlerin, küresel kriz döneminde çalışma sermayesi gereksinimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın analiz ufku olarak 2005 – 2015 yılları arası kullanılmıştır. 2005 – 2015 yılları arasındaki dönemin kullanılmasının sebebi 2008-2010 yılları arasında ABD'de konut kredilerine dayalı olarak ortaya çıkan ve tüm dünyada etkili olan küresel finansal kriz ve 2010-2012 yılları arasında etkisini gösteren Avrupa Borç Krizi dönemlerinde Türk şirketlerinin çalışma sermayesi gereksinimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmek istenmesidir.

Ekonomik kriz 2008KrizKriz yönetimi+6
Tuğba Memilioğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kriz yönetim becerileri ile okul sağlığı ilişkisine yönelik öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine ilişkin okul yöneticilerinin kriz yönetim becerileri ile okul sağlığı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, değişkenlere ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyet, kıdem, eğitim durumu, okulda çalışma süresi, yaş, lise türüne göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesinde Anadolu liseleri, Meslek ve Teknik Anadolu liseleri ve Anadolu İmam Hatip liselerinde görev yapmakta olan 3014 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın yürütüleceği okulların belirlenmesinde seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemi seçilmiştir. Bu doğrultuda, araştırmanın örneklemini ise 341 kamu lise öğretmeni oluşturmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılan bu araştırmada toplanan veri seti üzerinde aritmetik ortalama, standart sapma oranı, yüzdelik testi, t-testi, ANOVA, Pearson korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS ve LISREL 8.80 programları kullanılmıştır. Analizler sonucunda örgütsel sağlık ile okul yöneticilerinin kriz yönetim becerilerinin kriz öncesi dönem, kriz dönemi ve kriz sonrası dönem alt boyutları arasında da düşük düzeyde ve pozitif yönlü bir ilişki mevcut olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin görüşlerine göre okul yöneticilerinin kriz yönetim becerileri ile örgüt sağlığı arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kriz yönetimi becerileri, okul yöneticisi, okul sağlığı

Kriz yönetimiOkul yöneticileriOkul yönetimi+4
Elanur Ersan Albayrak
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19 salgınının yarattığı kriz ortamında dijital liderliğin örgütsel çeviklik üzerine etkisi: Bir yükseköğretim kurumunda örnek olay incelemesi

Bu tez çalışmasında bir kriz ortamında dijital liderlik yetkinliklerinin, örgütsel çeviklik üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Kriz ortamı olarak, ülkemizde ilk olarak 2020 yılında görülen ve kısa süre içerisinde tüm dünyayı etkisi altına alan küresel salgında, tüm işletmeler gibi çeşitli problemlerin ortasında kendilerini bulan ve bu belirsizliklerle dolu krizden çıkışın yollarını arayan örgütlerden olan yükseköğretim kurumlarının süreçleri ele alınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu süreci iyi yönettiği görülen ve salgının etkisini göstermesinden itibaren genellikle ilk haftalar içinde eğitimlere kaldığı yerden devam eden bir yükseköğretim kurumunun ortaya koyduğu performans incelemeye alınmıştır. Nitel araştırma yöntemiyle ve görüşmeler yoluyla yapılan çalışmanın yürütülmesinde süreci başından itibaren en yoğun şekilde yaşayan akademik birimlerin (fakülteler, fakülte bölümleri) yöneticileri görüşmelere dahil edilmiştir. Sürecin başından yükseköğretim kurumunun yöneticilerinin talimatlarına birinci dereceden muhatap olan ve talimatların uygulayıcısı durumunda olan fakülte dekanları, dekan yardımcıları ve bölüm başkanları ile yapılan görüşmelerde konunun derinlemesine incelenmesine yönelik görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonrasında yapılan analizlerde dijital liderlik yetkinliklerinden değişim ve yeniliğin peşinde olma, planlama, uygulama ve denetim becerileri, astların gelişimini destekleme ve ilham verme, kullanılan sisteme, bilgisayara ve örgüte hakim olma yetkinliklerinin eğitim sektöründeki gereklilikleri karşılamak için kesinlikle gerekli olduğu, birçok konuda bilgisi ve hakimiyetinin olması ile karmaşık zihinsel işlemler yürütüp hayata geçirme yetkinliklerinin içi kısmen etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bu yetkinliklere ilave olarak yöneticilerin dijital yetkinliklerini zayıf görmeleri halinde katılımcı tutum sergiledikleri, uygulanacak yöntemlerin, kullanılacak teknoloji, araç ve gereçlerin belirlenmesinde fikir alışverişinde bulundukları tespit edilmiştir.

COVID 19Dijital liderlikEğitim kurumları+6
Vahit Yalın
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2008 küresel krizi ve covid-19 pandemisi krizinin hava kargo taşımacılığına etkilerinin karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmada 2008 Küresel Finans Krizi ve Covid-19 Pandemisi Krizinin hava kargo taşımacılığı sektörü üzerinde farklı kaynaklardan çıkan krizlerin olumlu ve olumsuz etkileri ele alınmaktadır. Söz konusu krizlerin yapısal farklılıkları sonucu ortaya çıkan etkilerin farklılıklarının değerlendirilebilmesi adına dünya genelinde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere ait; rezerv miktarları, enflasyon, büyüme, mal ve ürün ihracat değerleri, mal ticaret hacmi verileri ile hava kargo taşımacılığı yapan firmaların toplam yük trafiği ve elde ettikleri toplam gelirler incelenmiştir. Bu kapsamda 2008 krizinin etkilerini değerlendirmek için seçilen zaman aralığı 2008-2009 yılları iken Covid-19 Pandemisi için seçilen zaman aralığı 2019-2020'dir. Bununla beraber dünya üzerinde hava kargo pazarının yaklaşık olarak %80,3'ünü oluşturan 21 adet hava taşımacılığı firmalarına ait yıllık faaliyet raporları içerisinden araştırmanın zaman aralığına uygun olanlar belirlenmiş ve söz konusu faaliyet raporları içerisinde yer alan; kargo gelirleri, toplam aktifler, toplam özkaynaklar, cari oran ve toplam yükümlülük verilerindeki değişimler üzerinden Wilcoxon ve T Testi sınamaları yapılarak anlamlı bir sonucun elde edilip edilemeyeceğine bakılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlara göre kargo gelirleri bazında her iki krizinde firmaların geneline yaygın bir etki gösterdiği anlaşılmış, hava kargo taşımacılığının sürdürülebilirliği açısından gelecekteki yaşanması muhtemel kriz süreçlerini en az olumsuz etkilerle yönetilebilmesi için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

COVID 19Ekonomik kriz 2008Finansal kriz+6
Ömer Faruk Taşkolu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Krizler ve Türkiye'de toplam yatırımlara etkisi

Krizler, dalgalarının derinliği ve uzunluğu değişmekle beraber, sürekli bir hâl almıştır. Krizlerin tartışılmaz etkilerinin arasında, toplam yatırımlar da gelmektedir. Toplam yatırımlar, bilhassa gelişmekte olan ülkeler açısından yaşamsaldır. Bu çalışmanın amacı, cari açık ve fonlama kaygısı nedeni ile kırılgan bir iktisadi yapıya sahip olan Türkiye'de krizlerin toplam yatırımlara etkisinin sorgulanmasıdır. Bu amaçla, krizlerin önemli göstergelerinden büyüme ve enflasyon verileri ile toplam yatırım verileri alınarak analizlere tâbi tutulmuştur. Veriler, 1980-2019 dönemine ilişkindir. Augmented Dickey-Fuller (ADF) Birim Kök Testi, KPSS Durağanlık Testi ile Lee ve Strazicich Kırılmalı Birim Kök Testi ve değişkenlerin düzeyde durağan bulunması üzerine de Regresyon Analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda büyüme ve enflasyon oranının, toplam yatırım hacmindeki değişiklikleri açıklamada istatistiki olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca büyüme oranında yaşanan artışların, toplam yatırımları artırarak yatırımların hacmini genişlettiği, enflasyon oranının ise toplam yatırımları azalttığı saptanmıştır. Buna göre; büyümenin bir birimlik artış, toplam yatırımlarda yaklaşık olarak 0.01 birimlik bir artışı, enflasyonun %1'lik bir artışı ise toplam yatırımlar üzerinde yaklaşık olarak %0.09'luk bir azalışı beraberinde getirmektedir. Bu etkilerin bilinmesi, krizlerin yatırımlara olan etkisinin en aza indirgenebilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve gerekli politikaların tasarlanması açısından önemlidir. Çalışma, aynı zamanda tipolojiye bir katkı niteliğindedir.

Ekonomik büyümeEkonomik krizEnflasyon+4
Tuğçe Köse
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The success of the monarchy in achieving stability during crises. Case of Morocco fighting against COVID 19 pandemic

The thesis aims to examine the role of the Moroccan monarchy in achieving stability during the COVID-19 pandemic crisis. The thesis is motivated by the need to understand how effective leadership and governance strategies can help countries overcome crises such as pandemics and maintain stability in challenging times. The COVID-19 pandemic has had a significant impact on Morocco, affecting the economy, public health, and social stability. The Moroccan government, led by the monarchy, has implemented several policies and measures to diminish the impact of the pandemic and ensure stability. These measures include the declaration of a state of emergency, the mobilization of resources, and the communication strategies used to inform and educate the public. The thesis's findings will contribute to the understanding of how effective leadership and governance can help countries overcome crises such as pandemics. The research will provide insights into the role of the monarchy in achieving stability during the COVID-19 pandemic crisis and help policymakers develop effective strategies to mitigate the impact of future crises. The research also has implications for the broader field of leadership and governance, as the findings can inform the development of effective crisis management strategies

COVID 19MoroccoCrisis+4
Fatima Zeyad Saleh Alqasanıeh
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Siber güvenlik ve Türkiye: Örgütsel yapı, uygulamalar ve gelecek

Bu tezin ana amacı ülkemizdeki siber güvenlik uygulamaları ve örgütsel yapısının gelecekteki olası ulusal, bölgesel ya da küresel siber güvenlik krizlerinin yönetimi çerçevesinde analizinin gerçekleştirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için tez çalışması beş ana bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde araştırmanın amacı, konusu ve kapsamı, ikinci bölümde araştırmada kullanılan metod ve araştırma verilerinin nasıl analiz edildiği açıklanmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümümde araştırmada yer alan temel kavramlar ve kuramsal çerçeve ortaya konmuştur. Araştırmanın dördüncü bölümünde tarihsel süreç içerisinde siber güvenlik kavramının nasıl genişlediği ve günümüzdeki durumu analiz edilmiştir. Araştırma bulgularının açıklandığı beşinci bölümde siber güvenlik krizleri ve Türkiye konusu tartışılmıştır. Araştırmamız, araştırma sonuçlarının ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı sonuç ve değerlendirme kısmı ile tamamlanmıştır. Bu tez çalışması ile şu sonuçlara ulaşılmıştır; ülkemizde siber güvenliğe olan yaklaşımın ülkemizin genel güvenlik algısından etkilendiği, ülkemizdeki siber güvenlik uygulamaları ve örgütsel yapısının siber olay yönetimi seviyesinde gelişme gösterdiği, ancak kapsamlı güvenlik krizlerinin çözümüne yönelik gerekli olgunluk seviyesinde olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma bulguları neticesinde gelecekteki siber güvenlik uygulamaları içerisinde; insan gücünün yetiştirilmesi, siber uzayın yeni durumuna uygun gerekli hukuki düzenlemelerin gerçekleştirilmesi konularına daha fazla yer verilmesinin, gelecekteki olası siber tehdit ve risklere karşı olan dayanıklılık seviyesinin artırılmasını sağlayacağı değerlendirilmiştir. Ülkemizdeki siber güvenlik örgütsel yapılanmasının yönetiminin; gerekli hukuki yaptırım gücüne sahip, bağımsız denetim fonksiyonu ile donatılmış bir siber güvenlik otoritesi tarafından gerçekleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır.

GüvenlikleştirmeKriz yönetimiSiber güvenlik+2
İbrahim Akdağ
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılda Osmanlı Balkanlarında depremler ve afet yönetimi

Bu tez XIX. yüzyılda Balkan coğrafyasında meydana gelen depremleri ele almaktadır. Tezde XIX. yüzyılda Balkan coğrafyasında meydana gelen depremler Osmanlı arşiv belgeleri üzerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda kronolojik olarak sıralandıktan sonra bu depremlerin yol açtığı hasarlar ve kayıplar, Osmanlı Devleti'nde kriz yönetimi, Osmanlı merkezi ve mahalli yönetiminin depremler karşısındaki tutumları sorgulanmıştır. Meydana gelen depremler hakkında bilgiler vererek Osmanlı Devleti'nin bu depremler karşısında afetzedelere ve afet bölgesine nasıl bir uygulama ile yardımcı olmaya çalıştığı, afet yönetim mekanizmasını nasıl kurduğu, nasıl bir kriz yönetimi sergilendiği bu çalışmanın temel konusudur.

19. yüzyılAfet yönetimiAfetler+6
Erkan Ener
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects