Damage

Bu konu başlığı altında 66 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sigortacılıkta hasarlarda suistimalin tespit edilmesi, uygulamaların değerlendirilmesi ve örnek olaylar

Sigorta, bireylerin veya kurumların kendilerini beklenmeyen kayıplara korumak adına başvurdukları önemli bir enstrüman olarak karşımıza çıkmaktadır. Sigorta sistemi kapsamında bireyler veya kurumlar belli bir prim ödemekte ve bu prime karşılık kendilerini belli risklere karşı koruma altına almaktadır. Ancak belli risk olmaksızın riskin hileli bir biçimde var olduğu göstererek maddi güvencenin talep edilmesi ise sigorta suistimallerini ortaya çıkarmaktadır. Sigorta suistimalleri, sigorta şirketlerinin önemli kayıplar yaşamalarına neden olabilmekle beraber sigorta yaptıranların da ortaya çıkan kayıplar kapsamında artan risk primleri ile zarar görmelerine neden olabilmektedir. Bununla birlikte sigorta şirketlerinin ekonomiye sağladıkları fonun azalması ile birlikte ekonomide bu durumdan zarar görebilmektedir. Sigorta şirketlerinin karşı karşıya kaldıkları suistimal türlerini ön görebilmeleri, bu risklerin önlenmesi açısından alınacak tedbirler ve önlemlerin belirlenmesi açısından son derece önemli olacaktır. Bu yönüyle çalışma dahilinde Türkiye'de sigortacılık suistimallerin belirlenmesi ve uygulamaların değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur.

HasarHasar maliyetleriKötüye kullanma+2
Fatih Ateş
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankları tarafından uygulanan kar zarar ortaklığı projelerinin muhasebe standartları yönünden incelenmesi

Günümüzde katılım bankalarının hem ulusal hem de uluslararası düzeyde faaliyetleri ve bankalar arasındaki piyasa payı giderek artmaktadır. Katılım bankaları kendine has fon toplama ve kullandırma yöntemleriyle klasik bankalardan ayrışmaktadırlar. Ayrıştığı yöntemlerden biri de fon kullandırma yöntemi olan kâr zarar ortaklığı projeleridir. Kâr zarar ortaklığı projelerinin muhasebeleştirilmesinde katılım bankalarının farklı muhasebe standartları kullanmalarından dolayı belirli zorluklar yaşanmaktadır. Bu çalışmada katılım bankaları tarafından uygulanan kâr zarar ortaklığı projelerinin muhasebeleştirilmesinin muhasebe standartları açısından incelenmesi ve AAOFI standartlarının uygulanmasından beklenen yararları incelenmiştir.

BankalarFaizsiz bankacılıkGelir ortaklığı+6
İsa Delice
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vatandaşların trafik ve kasko branşlarındaki hasar süreçlerine yönelik algılarının belirlenmesi (Uşak ili örneği)

Küreselleşmeye bağlı olarak ulusal ve uluslararası alanda rekabetin arttığı bir ortamda gerek şirketlerin hizmet kaliteleri konusundaki çalışmalar gerekse sigortalıların şirketlerin hasar süreçlerini yönetim biçimlerine ilişkin beklentileri değişmeye başlamıştır. Gerek ekonomik kayıpların yaşanmaması ve ülkedeki ekonomi dengelerinin bozulmaması gerekse de rekabet ortamında ayakta kalmayı başarmak için, sigorta firmalarının, müşterilerinin ne beklediği konusunda sürekli olarak araştırma yapmaları ve kendilerine buna göre yön vermeleri gerekmektedir. Bu çalışmada, vatandaşların trafik ve kasko branşlarındaki hasar süreçlerine yönelik algıları araştırılmıştır. Araştırmanın verileri anket tekniği ve kolayda örnekleme yöntemi ile elde edilmiştir. Ankette yer alan ölçekle bireylerin trafik ve kasko branşlarındaki hasar süreçlerine yönelik algı ve tutumları ölçülmüştür. Hasar süreçlerine yönelik algı ve tutumlar keşfedici faktör analizi ile ortaya çıkartılmıştır. Araştırmanın diğer değişkenleri trafik sigorta veya kasko durumlarına yönelik değişkenlerden oluşmaktadır. Keşfedici faktör analizi ile ortaya çıkartılan algı ve tutumlarla araştırma değişkenlerinin özellikleri (kategorileri) arasındaki uyumluluklar veya ilişkiler çoklu uyum analizi ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, eğitim düzeyi yüksek, evli ve kadın bireylerin sigorta sistemlerine daha fazla güvendiği, bunları faydalı bulduğu görülmüştür. Daha önce sigorta ürünü satın almış kimselerin suistimal algıları yüksektir. Bekar, erkek ve diğer katılımcılara göre genç olan kişilerin ise sigorta sistemlerine daha az güvendiği, bu sistemleri yavaş ve pahalı buldukları görülmüştür.

AlgıHasarHasar maliyetleri+4
Halil Yurdakul
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Rekabet hukukunda kartel zararı tahmini ve tahmin yöntemleri: Türkiye bankacılık sektöründe tüketici kredilerine ilişkin kartel zararı analizi

Bu çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, rekabet hukukunda kartel zararı tahmininde dikkate alınması gereken unsurların ve yürütülmesi gereken metodolojik aşamaların ortaya konarak, Türkiye'de bugüne kadar çeşitli nedenlerle kısıtlı kalmış, ancak rekabet ihlallerinden kaynaklanan bireysel tazminat davaları ile birlikte artacağı beklenen zarar tahmin çalışmalarına özellikle zarar tahminine ilişkin yöntem seçimi konusunda katkı sağlamaktır. Bu amaçla literatürdeki tartışma ve değerlendirmelerin ışığında, kartel zararı kavramı ile kartel zararının tahminine yönelik kullanım alanı bulan yöntemlerin üstünlük ve kısıtlarını dikkate alan mukayeseli analizlere yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci amacı, ilk bölümde ortaya konan teorik çerçeveyi ve metodolojik aşamaları takip ederek, Türkiye'de Rekabet Kurulu'nun 2013 yılında bankacılık sektöründe tespit ettiği rekabet ihlalinin tüketici kredileri (konut, taşıt ve ihtiyaç kredileri) üzerindeki etkisini ölçmek, bir başka deyişle tüketici kredilerine ilişkin kartel zararını tahmin etmektir. Bu amaçla ekonometrik bir model oluşturulmuş ve tahmin yöntemlerinden biri olan "öncesi ve sonrası yöntemi" kullanılarak zarar tahmin çalışması yürütülmüştür. Bu yöntemin tercih edilmesinde, kartelin başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespitine imkan veren verilerin varlığı, pazarda kartel dönemi ile rekabetçi dönemler bakımından yapısal bir kırılmanın bulunmaması ve zaman serilerine dayalı veri setinin yöntemin kullanımına elverişli olması hususları belirleyici olmuştur. Çalışmanın sonuçları, kartel döneminde ortaya çıkan fiyatların rekabetçi döneme kıyasla, taşıt kredi faiz oranlarında %5.07 ile %5.85, konut kredi faiz oranlarında %11.03 ile %12, ihtiyaç kredi faiz oranlarında %9.16 ile %11.78 aralıklarında daha yüksek çıktığını ortaya koymaktadır.

Bankacılık sektörüBankalarKartel+6
Mehmet Ömür Paşaoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müteselsil sorumlulukta zarar verenlerin birbirine karşı rücu ilişkisi

Birden fazla kişinin aynı zarara sebebiyet vermesi durumunda, zarar veren kimseler bu zararın tamamından birlikte sorumlu olurlar. Müteselsil sorumluluk kavramını ifade eden bu durum Türk Borçlar Kanununun 61. ve 62. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu kural birden fazla zarar verene karşı zarar görenin durumunu güçlendirmek ve zararın giderilmesinde kolaylık sağlamak amacıyla kanunda haksız fiil düzenlemesinden farklı bir düzenleme olarak yer almıştır. Müteselsil sorumluluk ile birlikte zarar gören, dilediği zarar verene zararının tazmin edilmesi amacıyla başvurma hakkına sahip olmakla birlikte, zararının tamamı tazmin edilinceye kadar da tüm sorumluların sorumluluklarının devam etmesini sağlamaktadır. Bu ilişki müteselsil sorumlulukta zarar gören ile zarar verenler arasındaki dış ilişkiyi ifade etmektedir. Zararın tamamı tazmin edildikten sonra, tazminatın zarar verenler arasında paylaştırılması meselesi gündeme gelir ve bu da zarar verenler arasındaki iç ilişkinin konusunu oluşturur. İç ilişki esasen rücu düzeni ile ilgilidir ve kendi payından fazlasını ödeyen zarar verenin, fazla ödediği kısmı diğer zarar verenlerden yine onların payları oranında talep etmesini ve bundan kaynaklanan paylaşım düzenini ifade etmektedir. İç ilişkinin amacı tazminatın zarar verenler arasında adil bir şekilde paylaştırılmasıdır. Bu çalışma ile müteselsil sorumlulukta zarar verenler arasındaki iç ilişki kapsamında rücu ilişkisi, doktrin ve Yargıtay görüşleri de belirtilerek ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Anahtar Sözcükler Borçlar Hukuku, Borçlar Kanunu, Müteselsil Sorumluluk, Haksız Fiil Sorumluluğu, Rücu İlişkisi.

Borçlar KanunuBorçlar hukukuHaksız fiil+5
Sebanur Aşık
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Risk sharing rules and investment in groups

In this study, we consider a game among n investors, who individually choose to borrow a certain amount to invest in a risky project. We assume that the success probabilities for the risky projects are independent and that the individuals can agree upon a fully enforceable sharing rule. We define four major rules, namely Full Liability (FL), Loss Sharing (LS), Profit Sharing (PS) and Equal Sharing (ES), which differ in terms of the sharing of profits and losses across all investors. We compute the equilibrium investment levels and expected social welfare levels and investigate coalition formation structure under these rules. Our theoretical findings show that the game has a unique dominant strategy Nash equilibrium under each rule. Regarding the total equilibrium investment levels, although the ordering of the rules depends on the parameter values, we show a clear supremacy of ES and LS rules over FL and PS rules. Furthermore, through employing numerical analyses, we demonstrate the dominant structure of ES rule over other sharing rules in terms of individual, utilitarian and egalitarian social welfare levels. Lastly, we find that, with certain constraints on model parameters, two agents with identical risk aversion levels are able to form stable coalitions under each rule.

Right to dividendGame theoryRisk+7
Gökçen Cangüven
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zaman tanım alanında doğrusal olmayan analizler çerçevesinde süneklik düzeyi karma betonarme sistemlerde perde oranının etkisi üzerine parametrik bir araştırma

Sunulan tez çalışmasında, planda tek doğrultulu dolgulu dişli (asmolen) döşemeli betonarme binalar üzerinde TBDY-2018'de öngörülen perde oranının şekildeğiştirme bazlı davranış büyüklükleri üzerindeki etkisi doğrusal-elastik olmayan teori altında irdelenmiştir. Bunun için, TBDY-2018'deki ΣM_(dev )≥0.75M_o şartını sağlayan planda ve düşeyde düzenli beş katlı perde-çerçeve betonarme bir bina ile devrilme momenti oranı 0.60 ve 0.45 olan iki adet perde çerçeve bina ve ayrıca, aynı döşeme sistemli taşıyıcı sistemi perdesiz süneklik düzeyi yüksek salt çerçevelerden oluşan bina Türk standart ve yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanmıştır. Bina sistemlerinin malzeme, enkesit ve eleman bazında doğrusal-elastik olmayan kuvvet-şekildeğiştirme ilişkileri hesaplandıktan sonra, kolon ve kirişler çubuk elemanlar ile, boşluksuz perdeler ise kabuk elemanlar ile modellenmiştir. Bunun yanı sıra, zaman tanım alanında doğrusal olmayan analizlerde (ZTADOA) kullanmak üzere, 11 adet gerçek deprem kaydı DD-2 deprem seviyesine ait ivme davranış spektrumuna uyumlu olarak ölçeklendirilmiştir. Çalışma kapsamında, incelenen betonarme perde-çerçeve ve salt çerçeve binaların üç boyutlu hesap modelleri üzerinde ZTADOA'leri gerçekleştirilerek, kat yerdeğiştirmesi, göreli kat öteleme, kat kesme kuvveti, plastikleşen kesitlerin sistem üzerindeki dağılımları, kiriş, kolon ve perde elemanlardaki plastik şekildeğiştirme talepleri ile performans düzeyleri bakımından değerlendirilmiştir. Elde edilen analiz sonuçları; asmolen döşemeli karma süneklik düzeyine sahip betonarme binalar için öngörülen devrilme momenti oranının taşıyıcı sistemi düzenli bu tür perde-çerçeve bina sistemleri için planda perde devrilme momenti oranının süneklik düzeyi yüksek sistemler için öngörülen şekilde uygulanması önerilmiştir. Yerdeğiştirme, şekildeğiştirme talepleri ile hasar düzeyinin dağılımı bakımından gerekenden fazla güvenli sonuç verdiğini göstermiştir.

Betonarme binalarDoğrusal olmayan analizDöşeme+3
Mehmet Şeref Kurt
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Privatizing profits and socializing losses in Turkish economy: The example of Credit Guarantee Fund

This thesis examines the loan guarantee system developed in order for banks to encourage lending Small and Medium Sized Enterprises in Turkey. Credit Guarantee Fund Inc. (KGF) was established in 1991 to provide collateral for the purpose of taking the credit risk of a firm which cannot meet the criteria of the bank because of lack of collateral or corporate credit rating, by offering guarantee on the amount agreed with exposed creditor. The largest part of its capital is based on the state Treasury. The examples from the other countries and the international principles of credit guarantee schemes are explained as comparisons on both country and timely basis. This thesis approaches to the loan guarantee schemes as a system of privatizing gains while socializing losses. The terms that Akerlof and Romer gained to the literature which are asymmetrical information, adverse selection, moral hazard and bankruptcy for profit are used to explain this argument. The informational advantages of banks compared to Credit Guarantee Fund enable banks to cheat the Fund about the financial situation of the customers who they demand for guarantee. This situation paves the way for the main argument of this thesis.

BanksIndividualizationProfit+5
Pınar Demir
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uçak jet motoru bakımında yorulma hasarlarının incelenmesi

ÖZET Yüksek Lisans Tezi UÇAK JET MOTORU BAKIMINDA YORULMA HASARLARININ İNCELENMESİ ALPER ULUDAĞ Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Sivil Havacılık Anabilim Dalı Danışman: Yard. Doç. Dr. Müge A. KAYRAK 2002, 168 sayfa Bu tezde uçak jet motoru bakımında yorulma hasarlarının önemi ele alınmıştır. Çalışma dört ana kısımda toplanmıştır. Birinci kısımda yorulma hasarının tanımı, özellikleri, yorulma deneyleri ve yorulma olayını etkileyen faktörler ele alınmıştır. İkinci kısımda uçak jet motor malzemelerinin özelikleri, jet motor malzemelerinde oluşan hasarlar ve jet motor bakımında yorulma hasarının önemi incelenmiş, jet motor bakım faaliyetlerine ve yorulma hasarlarının önlenmesine yönelik uygulanan bakım yaklaşımlarına, programlarına örnekler verilmiştir. Ayrıca, jet motor parçalarının ömürlerinin ve uygulanacak bakım aralıklarının belirlenmesi konuları incelenmiştir. Üçüncü kısımda uçak jet motor bakımında yorulma hasarlarının belirlenmesinde kullanılan tahribatsız kontrol yöntemleri, bu yöntemlerin avantaj ve dezavantajları incelenmiş ve kullanım alanlarına örnekler verilmiştir. Dördüncü kısımda Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan F-16 savaş uçaklarında kullanılan ve General Electric firması tarafından üretilen F110-GE-100 turbofan motorlarının revizyon faaliyetlerinde yorulma hasarlarının belirlenmesi için, Eskişehir 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Jet Revizyon Müdürlüğü'nde uygulanan tahribatsız kontrol yöntemlerine örnekler verilmiştir. Sonuç bölümünde de, uçak jet motoru bakımında yorulma hasarının önlenmesine yönelik yapılan uygulamalar değerlendirilerek elde edilen sonuçlar verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Jet Motoru, Yorulma Hasarları, Tahribatsız Kontrol Yöntemleri, Uçak Jet Motor Bakımı, Yorulma ömrü

HasarJet motorlarıTahribatsız muayene yöntemleri+2
Alper Uludağ
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk borçlar hukuku kapsamında sürekli iş göremezlik zararı ve tazmini

Sürekli iş göremezlik zararı şahsa ilişkin malvarlığı zararı olarak maddi zararlar kapsamında değerlendirilmektedir. Türk Borçlar Kanunu m. 54 hükmünde Bedensel Zararlar kenar başlığı altında Çalışma Gücünün Sürekli Olarak Azalmasından Kayıplar olarak yasal düzenleme altına alınan işgücü kaybı zararının kapsam ve niteliğinin tespiti öğreti ve uygulamaya bırakılmıştır. Zarar gören ile zarar veren arasında adil bir dengenin sağlanması için zarara ilişkin tazminatın kapsamının net bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Zarar görenin gelir durumunun, zarar verici olay tarihi itibariyle bakiye çalışma ve hayat süresinin ve meydana gelen işgücü kaybı oranının güncel mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda belirlenmesi önem arz etmektedir. Zarara ilişkin unsurların belirlenmesinin ardından yargı kararları ile belirlenen hesap yöntemleri uygulanacak ve somut olay bağlamında var olan indirim sebepleri ve denkleştirilecek yararlar tespit edilerek sonuç tazminat belirlenecektir.

Borçlar hukukuMaddi zararSüreklilik+6
Serbay Akın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebe sistemi uygulama genel tebliği'ne göre hazırlanan bilanço ve gelir tablosu'nun büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standartlarına göre hazırlanan finansal durum tablosu ve kar veya zarar tablosu ile karşılaştırılması

Uluslararası piyasalarda düzenlenen finansal tabloların belirli ilke ve esaslara göre düzenlenmesi ve ülkeler arasında anlaşılabilir ve karşılaştırılabilir olmasını sağlayabilmek amacıyla (IAS/IFRS) yayınlanmıştır. Ülkemizde ve Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK)'nın kurulması ile birlikte standartlar alanında yapılan çalışmalar tek bir kurum bünyesinde birleşmiştir. KGK tarafından yayınlanan Tam Set TMS/TFRS'nin KAYİK'ler ile sınırlı kalması standartlara uyum çalışmalarında istenilen başarının sağlanamamasına neden olmuştur. Bu amaçla KGK tarafından Tam Set TMS/TFRS uygulamayan işletmelerin uygulayabilecekleri daha açık ve anlaşılır olarak hazırlanan 29 Temmuz 2017 tarihli 30138 Sayılı Mükerrer Gazete ile Büyük ve Orta Boy işletmeler için Finansal Raporlama Seti (BOBİ FRS) yayınlanmıştır. BOBİ FRS 2021 yılında çeşitli sadeleştirmeler yapılarak revize edilmiştir. Çalışmamızda; MSUGT'a göre düzenlenen bilanço ve gelir tablosu ile BOBİ FRS'ye göre sunulan finansal durum tablosu ve kar veya zarar tablosu karşılaştırılmıştır. Her iki düzenlemedeki finansal tablo unsurları detaylı olarak incelenmiş aralarındaki farklar tablolar ile gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Büyük ve Orta Boy işletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS), Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği (MSUGT), Bilanço, Gelir Tablosu, Finansal Durum Tablosu, Kar veya Zarar Tablosu

Bilanço hesaplarıFinansal durumFinansal raporlama standartları+7
Burak Seylan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Borçlar hukukunda zararın varlığı şartından bağımsız ödeme yaptırımları

Türk sorumluluk hukukunda kural olarak tazminat talebinin kabul edilebilmesi için davacının zararının varlığını ispat etmesi gerekir. Ayrıca zararın miktarı, hükmolunacak tazminatın da üst sınırını oluşturur. Bununla birlikte mevzuatımızda zararın varlığı şartından bağımsız veya miktarı ile sınırlı olmadan talep edilebilecek birçok ödeme yaptırımı düzenlenmiştir. Bu doktora tezinde yalnızca borçlar hukuku alanındaki zararın varlığı şartından bağımsız ödeme yaptırımları incelenecek ve bunlarla ilgili olduğu tespit edilen, borçlar hukukunun ayrılmaz parçası olması itibariyle ticaret hukuku kapsamında öngörülen zararın varlığı şartından bağımsız ödeme yaptırımlarına temas edilecektir. Bu bağlamda temerrüt faizi ve zararın kanunen varsayıldığı diğer yaptırımlar, vâde farkı, götürü tazminat, sözleşme cezası, gerçek olmayan vekâletsiz iş görmede kazancın devri talebi, yeniden kiralama yasağına aykırı davranışın yaptırımı ve hizmet sözleşmesi hükümleri arasında yer verilen cezaî yaptırımlar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen değişiklikler ve yeniliklerle birlikte ele alınacaktır. Ayrıca tezde, Alman hukukunda benimsenen normatif zarar teorisi ve Anglo-Amerikan hukuk sisteminde uygulanan cezalandırıcı tazminat (punitive damages) kavramlarının Türk hukukunda kabul görebilirliği araştırılacaktır.

Borçlar hukukuCezai şartCezalandırıcı tazminat+7
Mehmet Oğuz Vuraloğlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çanakkale yerleşim alanında uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri yöntemleri ile olası bir depremde beklenen hasarların değerlendirilmesi

Uzaktan Algılama (UA) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), bir depremin zararlarının azaltılması, hazırlık, kurtarma, ilkyardım ve yeni yerleşim yerlerinin belirlenmesi gibi süreçlerde kullanılabilecek en önemli yöntemlerdendir. Zemin ve yapılaşma durumları göz önünde bulundurularak UA ve CBS yöntemleri ile gerçekleştirilen bu tez çalışmasında, çalışma alanı olarak, Çanakkale yerleşim alanı seçilmiştir. Gelecekte ortaya çıkabilecek deprem hasarlarının en aza indirgenmesini sağlamak üzere yöneticilerin ve planlamacıların kullanabileceklerini göstermeye yönelik yapıda bir Kent Bilgi Sistemi hazırlanmış ve çalışma alanının depremselliği incelenmiştir. Eldeki veriler değerlendirilerek büyük deprem riski altında bulunan Çanakkale yerleşim alam için olası bir depremde oluşabilecek hasarın beklenen maliyet değerlendirmesinin yapılabilirliği ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: UA, CBS, deprem, beklenen değer, hasar maliyeti

DepremHasarUzaktan algılama+1
Özlem Kocahan
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Motorlu araç işletenlerin hukuki sorumluluğu

Karayolunda kullanılan motorlu araçların sayısının artması, trafik kazalarında artışa neden olmuş, yaşanan kazalar nedeniyle zarar gören kimselerin zararlarını tazmin edilmesi ihtiyacı doğmuştur. Ülkemizde, bu ihtiyaca yönelik önce 6085 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir ancak söz konusu kanun araç işletenin hukuki sorumluluğunu tehlike sorumluluğu kapsamında değerlendirmediği için yetersiz kalmış, tehlike sorumluluğunun benimsendiği şekli ile daha sonra 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu yürürlüğe girmiştir. Türk Borçlar Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu birlikte değerlendirildiğinde karayollarında yaşanan kazalarda ortaya çıkan zararlarda hangi yasanın hükümlerinin uygulanacağını belirlemek çalışmamıza önem kazandırmaktır. Tezimizde; araç işletenin sorumluğunun hukuki değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma içerisinde; Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulama alanı, zarardan sorumlu olan kişiler, araç işletenin sorumluluğunun şartları incelenmiştir. Çalışmamızda yayınlanmış dergi, makalelerden, kitaplardan, tartışmalı konularda doktrin görüşü ve yargı kararlarından faydalanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Motorlu Araç, Araç İşleten, Hukuki Sorumluluk, Tehlike Sorumluluğu, Zarar

Araç işletenHukuki sorumlulukMotorlu taşıtlar+2
Nezahat Şengün
Antalya Bilim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tam yargı davasının konusunu oluşturan zararın niteliği ve tazmini

Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri faaliyetlerini kamu personel eli ile yürütür ve bu faaliyetleri yürütürken de başka kişilerin malvarlıklarına ya da kişilik değerlerine zarar verebilir. Bu da idarenin tazmin sorumluluğuna yol açar. İdarenin zararı tazmin yükümü doğması için bir zararın vuku bulması, zararı doğuran işlem ve eylemin idareye yüklenebilmesi, zarar ile idari davranış arasında nedensellik (illiyet) bağının bulunması gerekmektedir. Kişinin iradesi dışında malvarlığında ya da şahıs varlığında meydana gelen zararı tazmin edilmesini isteme hakkı vardır. Her türlü hukuki sorumluluk açısından birinci ve en önemli koşul olan zarar kavramı, idarenin sorumluluğu için de önemlidir. Çalışmamızın odak noktası olan ve idarenin tazminat yükümlülüğüne neden olan zararın niteliklerini ve vasıflarını belirlemek ve netleştirmek de tam yargı davalarının adil ve kakkaniyete uygun karara bağlanması bakımından büyük önem taşımaktadır. Maddi ve manevi zararda gerek olan nitelikler, ilk olarak ortada bir zararın bulunması, zararın gerçekleşmiş olması, zararın direkt yani kesin ve mutlak olması, zararın hukuken korunan bir menfaate yönelik olması, zararın parayla ölçülebilir nitelikte olması, keza bazı durumlarda zararın kamu yükümlülüğü şeklini almayan özel ve anormal ağırlıkta olmasıdır. İdari davranıştan kaynaklanan zararın bu nitelikleri taşıması durumda zarara uğrayan kişi dava süreci içinde idareye karşı, kanunda öngörülen usul ve koşullara uygun olarak yetkili idari yargı mercinin önünde tazminat davası açabilir ve bu zararların giderilmesini ister. Ancak idare hukukunda kural olarak aynen tazmina yer olmadığından sadece nakden tazmin ilkesi geçerlidir. Belirlenen nakdi tazminat ödenmesi, sermaye şeklinde olabileceği gibi irat "gelir "şeklinde de olabilir. Eğer zarar belirtilen nitelikleri taşımıyorsa, idareyi tazminat borcundan sorumlu tutamayız. Anahtar kelimeler: İdarenin Sorumluluğu, Zarar kavramı, Zararın nitelikleri, Tazminat

NitelikTam yargı davalarıTazminat+3
Ahmet Vuso
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

İslâm hukukunda yapı mâliklerinin kusursuz sorumluluğu

Bu çalışmada İslâm hukukunda yapı mâliklerinin kusursuz sorumluluğunu inceledik. Tez konusu önemlidir. Çünkü insanlar ilk çağlardan itibaren barınma ihtiyaçlarını gidermek için basit dahi olsa, bina ve yapılar edinmeye başlamışlardır. Zamanla yaşam alanlarını daha uygar ve bayındır kılmak için de modern ve ileri teknoloji standartlarında bina ve yapılar inşa etmişlerdir. Çok tabiidir ki, bu değişim ve gelişmeler "sorumluluk hukuku" alanında önemli bazı hukukî neticeleri de beraberinde getirmiştir. Bilindiği üzere, Roma hukukundan başlayarak sorumluluk için "kusur ilkesi" aranmıştır. Kusur ilkesine göre, şahsın kusuru yoksa sorumluluğu da olmayacaktır. Ancak bu ilke, ilerleyen zaman içinde yetersiz kalmış, hakkaniyeti tesis etmemeye başlamıştır. Batı ancak 19'uncu asırda bu hakkaniyetsizliğin farkına vararak "sebebiyet ilkesi" ni benimsemeye başlamıştır. Oysa İslâm hukuku "kusursuz sorumluluk" diye de adlandırılan "sebebiyet ilkesi" ni işin başından beri benimsemiştir. Bu da İslâm hukukunun hukuk düşüncesine sağladığı önemli katkılardan biridir. Sebebiyet ilkesi ve diğer bazı hususlarla birlikte düşünüldüğünde, İslâm hukukunun özgün ve müstakil bir hukuk olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü kusursuz sorumluluğa göre, bir şeyden yararlanan kişi onun mukadder zararlarını da tazminden sorumlu ve yükümlü tutulmaktadır. İşte bu prensibe göre, yapı mâlikleri kusurlu fiilleri yanında bir de sebep oldukları zararları tazminle yükümlüdürler. Çünkü bu işten çıkar ve menfaati olan bizzat kendileridir. Öyleyse olası zararlarını da ödemek zorundadırlar.

Hukuki sorumlulukKusursuz sorumlulukTazmin+4
Mehmet Ergün
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yansıma yoluyla zarar

Yansıma yoluyla zarar; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zarar uğrayan kişi dışında kalan başka bir kişinin uğradığı zarardır. Yansıma yoluyla zararda, haksız fiilin meydana getirdiği zarar, haksız fiile maruz kalan kişi dışında kalan ancak haksız fiil neticesinde zarar gören kişinin bu zararıyla bağlantılı olarak üçüncü kişilerin uğradığı zarardır.Anahtar Kelimeler: Yansıma, Zarar, Tazminat, Destekten Yoksun Kalma

Zarar
Kumru Kılıçoğlu
Çankaya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2007 Deprem Yönetmeliği'ne göre mevcut bir betonarme yapının performansının değerlendirilmesi

Bu çalışmada Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik 2007 (DBYBHY'07)'nin ilgili bölümleri özet olarak verildikten sonra İstanbul'da mevcut 6 katlı bir binanın, DBYBHY'07 - Bölüm 7 ?Mevcut Binaların Değerlendirilmesi ve Güçlendirilmesi?'ne göre deprem performans seviyesi incelenmiştir. Bu yapı 1999 Kocaeli depremine maruz kalmış ve hasar görmeden atlatmıştır. Yapının yatay yük analizinde doğrusal elastik yöntemlerden ?Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi? kullanılmıştır. Taşıyıcı elemanlar üzerinde yapılan performans değerlendirmeleri sonucu, söz konusu yapının 2007 Yönetmeliği'nde konutlar için öngörülen ?Can Güvenliği? performans seviyesini sağlayıp sağlamadığı araştırılmıştır.Binanın 3 boyutlu modellenmesi SAP 2000 yapısal analiz programında oluşturularak düşey ve yatay yük analizi yine bu programda yapılmıştır. Yapısal elemanlara ait eğilme momenti kapasiteleri kirişlerde, Doç.Dr. Mustafa ZORBOZAN tarafından yazılmış olan bir programla, kolonlarda Prof.Dr. Uğur ERSOY' un ?Dikdörtgen Kolon Analizi? ve ?Moment Eğrilik İlişkisi? programı ile, 2 yönde çalışan perdelerde ise ?Biaxial? programı ile hesaplanmıştır.Daha sonra DBYBHY'07 - Bölüm 7' de öngörülen doğrusal hesap yöntemi ile kolon, kiriş ve perdeler için excel tabloları oluşturularak performans seviyeleri belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: 2007 Deprem yönetmeliği, Performans düzeyi, Performans değerlendirmesi, Hasar düzeyi, Doğrusal elastik hesap yöntemi.

Deprem mühendisliğiDeprem yönetmelikleriDeprem şartnamesi+3
Uğur Çelik
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kagir yapılarda hasar nedenleri

Kagir yapılarda hasar nedenleri incelenmiştir. İncelenen kagir tarihi cami yapılarında oluşmuş hasarlar ve hasar nedenleri tespit edilmiştir. Çalışmanın amacı kagir yapılarda hasar nedenlerini tespit etmektir. İleride bu nedenlere karşı geliştirilecek çözüm yöntemlerine yardımcı olmak; aynı zamanda incelenen yapılarda hasar durumları ye nedenlerini tespit etmektir. Yapılan çalışmada yapılardaki bozulma nedenleri yapı malzemesinden yola çıkarak yapı ölçeğinde ele alınmıştır. Kagir yapılan oluşturan yapı malzemeleri ve bu malzemelerle oluşturulmuş yapı elemanlarının özellikleri, bozulma türleri ve bozulma nedenleri kaynak araştırması yapılarak ortaya konmuştur. Örnek olarak seçilen tarihi yapılarda gözle yapılan incelemeler sonucu benzer bozulmalar tespit edilmiştir. Kagir yapılar başlıca üç malzeme, taş,tuğla ve kerpiç, kullanılarak inşa edilmişlerdir. Bu malzemelere yardımcı olarak ahşap ve metal kullanılmıştır. Bu üç malzemede ve kagir yapılarda hasar nedenleri malzemenin elde edilişinden, malzemenin örgü tekniğinden, hava kirliliğinden, yağışlar, don, rutubet, ısı farklılığı, biyolojik varlıklar, hatalı detaylandırma ve insanlardan kaynaklanabilmektedir. Sıralanan bu bozulma nedenleri birbiriyle çok sıkı ilişki içindedir. Çoğu zaman bir neden diğer sorunu oluşturan unsurdur. Çalışmanın son bölümünde ise Şemsi Paşa Camisi, Ahi Çelebi Camisi, Edirnekapı Mihrimah Sultan Camisi, Bodrum Camisi (Mirelaion Kilisesi) incelenmiş. Bu yapıların hasarları ve hasar nedenleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: KagirYapı,Taş, Kerpiç, Tuğla, Şemsi Paşa Camii, Ahi Çelebi Camii, Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii, Bodrum Camii

CamilerHasarYığma yapılar
Ünsal Keser
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir Seferihisar Depreminde betonarme yapılarda meydana gelen hasarlar ve sebepleri

30 Ekim 2020 tarihinde, merkezi Seferihisar açıklarında Kuşadası ile Sisam adası arasında normal fay zonunda, büyüklüğü Kandilli Rasathanesine göre 6,9; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'na göre ise 6,6 olan bir deprem meydana gelmiştir. Sisam Fayı üzerinde 30-35 km uzunluğunda bir kırık oluşmuştur. Bu deprem kuvvetli olan yer hareketi etkisi ile İzmir'den başlayıp geniş bir coğrafyada hissedilmiştir. Ana depremin ardından 1700 artçı sarsıntı meydana gelmiş ve bunun sonucunda İzmir'de can ve mal kayıpları oluşmuştur. Bu depremde; İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından açıklanan raporda 116 can kaybı, 1034 yaralı olduğu bildirilmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre; 103 bina yıkılmıştır. Bunun yanı sıra, toplam 9500 hasarlı bina tespit edilmiş ve bunların 700'ü ağır, 814'ü orta, 7889'u hafif hasarlıdır. İzmir'in ilçelerinden olan Bayraklı, Bornova, Buca, Kemalpaşa ve Menderes bölgelerindeki binalar yıkılmış ve bunun yanında maddi ve manevi kayıplar yaşanmıştır. Bayraklı ilçesi en ağır hasarı almıştır. Bu tez çalışması, kapsamında ağır hasar alan Bayraklı ilçesindeki betonarme binalar incelenmiş ve hasar alma sebepleri açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca, depremde ağır hasar alan betonarme bir bina Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği koşullarına göre ele alınmış, yapının mevcut ve nümerik sonuçları karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Deprem, İzmir, Betonarme, Yapı, Bayraklı, Hasar, Performans Analizi 2022, 95 Sayfa

Betonarme yapılarDepremHasar+2
Roueın Khosravanı
Manisa Celal Bayar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mersin ilinde depolanmış buğday ve mısırlardaki zararlıların belirlenmesi

Bu çalışma Mersin ilinde Mayıs 2019-Şubat 2020 döneminde ticari silo ve adi depolarda bulunan buğday ve mısırda zararlı böcek türlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Depolanmış buğday ürününden 47 adet örnekleme yapılmış olup; Insecta sınıfından 3 takım ve 8 familyaya bağlı toplam 10 zararlı tür saptanmıştır. Böcek türlerinin Tribolium confusum Jaquelin du Val., Tribolium castaneum (Herb.), Sitophilus oryzae (L.), Sitophilus granarius (L.), Cryptolestes turcicus (Grouv.), Oryzaephilus surinamensis (L.), Rhyzopertha dominica (F.), Lasioderma serricorne (F.), Sitotroga cerealella (Oliver.), Liposcelis entomophila (Ender.) olduğu belirlenmiştir. Depolanmış mısır ürününden 28 adet örnekleme yapılmış olup; Insecta sınıfından 2 takım ve 6 familyaya bağlı toplam 7 zararlı tür saptanmıştır. Böcek türlerinin Tribolium castaneum (Herb.), Sitophilus oryzae (L.), Sitophilus granarius (L.), Cryptolestes turcicus (Grouv.), Oryzaephilus surinamensis (L.), Liposcelis entomophila (Ender.), Carpophilus sp. olduğu belirlenmiştir. Adi ve silo depolarda buğday ürününde böcek beslenmesi sonucu zarara uğramış danelerin en yüksek oranı, adi depolarda depolanmış mısır ürünündekine benzer olarak, %2 olmuştur.

BuğdayBöceklerDepolar+4
Mustafa Samet Yetkin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası

Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortaları, araç işletenin aracın işletilmesi dolayısıyla üçüncü kişilerin şahsında doğan zarardan kaynaklanan sorumluluğunun teminat altına alındığı sigortalardır. Burada esas olarak teminat altına alınan, araç işletenin malvarlığının bir bütün halinde korunması üzerindeki menfaatidir. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası tarafından araç işletene sağlanan teminat, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tarafından araç işletene sağlanan teminatın yetersiz kalması halinde devreye girmektedir. Zarar gören üçüncü kişilerin tazminat istemleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta sözleşmesinde belirlenen sigorta bedellerinin üzerinde kaldığı takdirde, fazlaya ilişkin istemler Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta sigortacısı tarafından karşılanmaktadır. Dolayısıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı ile Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk sigortacısı arasında, zararın tazmini hususunda teminat sağlama bakımından, sıralı bir sorumluluk söz konusu olmaktadır. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta teminatı kapsamında yer almayan rizikolar bakımından tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. Bu çalışmada, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası özelinde; sorumluluk sigortalarının nitelikleri, sorumluluk sigortalarına uygulanacak hükümler ve sözleşmenin unsurları incelenmiş, sözleşme çerçevesinde tarafların yükümlülükleri üzerinde durulmuş, konuya ilişkin tartışmalı hususlar incelenmiştir.

Araç işletenMali sorumluluk sigortasıMotorlu taşıtlar+5
Sena Yalçın
Ankara Social Science University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trafik sigortası kapsamında sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü

Hukuka aykırı fiiller sonucunda kişilerin şahısvarlığı yahut malvarlığı unsurlarında meydana gelen eksilmeler şeklinde ifade edilen "zarar" kavramı, hayatın olağan akışın içerisinde pek çok çeşidiyle karşımıza çıkabilmektedir. Zarar, özellikle Borçlar Hukuku'nda haksız fiil sorumluluğunun bir unsurunu oluşturması sebebiyle birçok kriter dikkate alınarak çeşitli ayrımlara tabii tutulmuştur. Maddi zarar, manevi zarar, doğrudan zarar, dolaylı zarar gibi pek çok türü olan zararın hangi türünün meydana geldiği veya meydana gelmiş olması halinde tazmin edilip edilemeyeceği, somut duruma ve hukuki düzenlemelere göre değişebilmektedir. Zorunlu trafik sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortalarında; rizikonun gerçekleşmesi halinde, meydana gelen hangi zarar türlerinin tazmininin sigortacıdan talep edilebileceği de bu bağlamda önem arz eden bir husustur. Çalışmamızın ilk bölümünde, "zarar" kavramına açıklık getirilerek sigorta tazminatı açısından zararın ne ifade ettiğine değinilmiştir. Ardından zarar türleri ve Karayolları Trafik Kanunu'nda sigortacının sorumlu tutulduğu teminat türleri ele alınmıştır. İkinci bölümünde, zorunlu trafik sigortası ile ihtiyari mali mesuliyet sigortalarının kapsamı dahilinde olan ve olmayan zararlar incelenmiştir. Ardından sigorta genel şartlarının hukuki mahiyetine yönelik kısa bir değerlendirme yapılmıştır. Son olarak çalışmamızın üçüncü bölümünde, zorunlu ve ihtiyari trafik sigortaları kapsamındaki zararların tazmini için sigortacıya hangi belgelerle başvurulması gerektiği ve usulüne uygun başvuru sonucunda tazminat hesabının hangi yöntemler esas alınarak yapılacağı hususları ele alınmıştır.

SigortaSigorta hukukuSigortacılık+5
Zelal Kaya
Ankara Social Science University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlaç patenti hak sahipliği ve ilaç patenti hak sahibinin ilacın neden olduğu zararlardan dolayı sorumluluğu

İlaç, insan sağlığı ile yakından ilgili bir üründür. Sağlık hakkı bakımından son derece önemli olan bu ürünün, patent hakkına konu olması uzun süre tartışılmıştır. Patent konusu olan diğer ürünlerden farklı olması nedeniyle ilaç patenti sahibinin sorumluluğunun olup olamayacağı sorusunun yanıtı tezde aranmıştır. Çalışmada öncelikle ilaç tanımı yapılmıştır. Konumuz açısından önemi nedeniyle ilacın sağlık hakkı ile ilgisi ve patent hakkına konu olması anlatılmıştır. Patent konusu olan ilacın kullanımı nedeniyle hangi zararların doğacağı ve ilaç patenti sahibinin bu zararlar nedeniyle sorumluluğu incelenmiştir. İlacın içinde zarar doğurma riskini barındırması nedeniyle sorumluluğun dayanağı araştırılmıştır.

Patent hakkıPatentlerSorumluluk+6
Burcu Gülseren Özcan Büyüktanır
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00

İlgili konular