Eğitim araçları
121 theses under this subject heading
An explanatory investigation on the Turkish EFL teachers' tpack and their attitudes toward the use of interactive whiteboards
The present study aimed to investigate (a) TPACK of Turkish EFL in-service teachers; (b) the attitudes of the in-service Turkish EFL teachers towards the use of Interactive Whiteboards (IWBs) in their classes; (c) the relationship between TPACK and teachers' attitude toward IWB use; (d) the relationship between gender of the participants and their TPACK levels; (e) the relationship between gender of the participants and their attitude toward IWB use; (f) the relationship between teaching experience and TPACK; and (g) the relationship between teaching experience and attitude toward IWB use. The research was carried out in the contexts of 24 Anatolian High Schools in Gebze, Darıca and Çayırova municipalities of Kocaeli at the beginning of the second term of 2014/2015 academic year. A total of 106 in-service EFL teachers from these schools responded to all of the questions in the instruments. Data was collected through two main instruments: (1) Attitude questionnaire; (2) ELT-TPACK questionnaire gathering information combining technology, pedagogy, and content knowledge. Additionally, teachers' demographic characteristics were also used in order to detect the participants profile in detail and to get information for investigating the relationships between the results of questionnaires and some of these variables. Quantitative data were analysed by descriptive statistics including frequency, percentage, mean and standard deviation, correlation analysis, and regression methods. The findings of the analysis of descriptive statistics indicated high levels of TPACK of the Turkish EFL in-service teachers. Additionally, the participants reported positive attitudes toward Interactive Whiteboard use in their classes. Furthermore, correlation analysis demonstrated a statistically meaningful positive relationship between the TPACK levels and attitudes of the teachers. In terms of the effect of gender and teaching experience on TPACK and attitude, further analysis were conducted. The results showed no meaningful relationship between gender and TPACK and similarly between gender and attitude. On the other hand, the analysis of the relationship between teaching experience and TPACK and teaching experience and attitude showed statistically meaningful relationships. As it was carried out to investigate the TPACK levels of the Turkish EFL in-service teachers in a certain geographical area and the attitude of the teachers' towards using IWB in their classes, and additionally exploring the effect of gender and teaching experience on TPACK and attitude for the first time, this study proved to have valuable contributions in getting a complete picture of TPACK levels of EFL teachers in a certain area and revealing the attitudes of these teachers towards using this technology in their classes. At the end of the study, there are some implications for educators, educational authorities and educational researchers.
Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi Bu araştırmanın amacı, Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, Türkçe dersine ve Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımına yönelik tutumlarına etkisini ortaya koymaktır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu modele dayanan yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Kütahya ili, Yunus Emre Ortaokulunda bulunan 8-A kontrol grubu ve 8-C deney grubu olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta süresince, haftada 2 ders saati olmak üzere toplamda 12 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Türkçe dersindeki "Cümle Çeşitleri" konusu deney grubunda bulunan 25 öğrenciye etkileşimli tahta kullanılarak, kontrol grubunda bulunan 25 öğrenciye ise etkileşimli tahta kullanılmadan sıradan tahta ile işlenmiştir. Araştırmayı iki grupta da araştırmacı yürütmüştür. Çalışma gruplarındaki öğrencilerin Türkçe dersine yönelik başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 20 soruluk "Cümle Çeşitleri Başarı Testi" kullanılmıştır. Her iki grup öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla 2014 yılında Topçuoğlu Ünal ve Köse tarafından geliştirilen "Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubunun Türkçe dersinde kullanılan etkileşimli tahtaya yönelik tutumunu ölçmek amacıyla 2016 yılında Topçuoğlu Ünal ve Tayfa tarafından geliştirilen "Türkçe Dersinde Etkileşimli Tahtaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmada toplanan veriler bağımsız örneklem t-test ve bağımlı örneklem t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarının, klasik tahta ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür. Bu sonuçtan hareketle Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına büyük katkı sağladığı söylenebilir. Araştırmanın diğer sonuçlarına bakıldığında etkileşimli tahta kullanımının Türkçe dersine yönelik öğrenci tutumunu yükselttiği fakat bu yükselişin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı görülmüştür. Etkileşimli tahtanın kullanıldığı deney grubunun Türkçe dersinde etkileşimli tahtaya yönelik tutumu, uygulama sonunda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yükselmiştir. Anahtar Kelimeler: Etkileşimli tahta, FATİH Projesi, öğrenci başarısı, öğrenci tutumu, Türkçe dersi
Temel eğitim kurumlarında illüstrasyonun eğitim materyali olarak kullanımı (Tarihte kurulan 16 Türk devletinin illüstrasyonlu materyal örneği)
Türk Ulusu oldukça köklü bir geçmişe sahiptir. Bu köklü geçmişi oluşturan ise farklı zamanlarda kurulmuş ve önemli başarılara imza atmış olan bağımsız Türk devletleridir. Bu devletler milli eğitim müfredatında yer almakta ve kademeli olarak ders kitaplarında okutulmaktadır. Tarihte kurulan 16 Türk devleti konusunun, öğrencilere daha iyi anlatılabilmesi ve bu konuda yeteri kadar eğitim materyalinin olmamasından dolayı bu çalışma yapılmıştır. Bu araştırmanın amacı: Temel eğitim kurumlarında ortak tarih bilincini pekiştirmek için tarihte kurulmuş 16 Türk devletinin illüstrasyonlu eğitim materyallerinin tasarlanmasıdır. Bu çalışma ile 16 Türk devletinin, tasarlanan illüstrasyonlarla somutlaştırılması ve temel eğitim kurumlarında eğitim materyali olarak akılda kalıcılığı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırma nitel tarama modelinde desenlenmiş olup araştırmanın uygulama aşamasında elde serbest çizim tekniklerinden, grafik tasarım programları ile çizim ve dijital boyama yöntemlerinden yararlanılarak uygulama çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde materyal tasarımına, ikinci bölümde materyal tasarımında illüstrasyonun kullanımına ve özelliklerine, üçüncü bölümde ise uygulama çalışmalarına ve yapım aşamalarına yer verilmiştir. Bu araştırma kapsamında 16 adet illüstrasyonlu eğitim materyali tasarımı yapılmıştır. Bu tasarımların, farkındalık oluşturmasına ve konunun kavranmasını kolaylaştırmasına dikkat edilmiştir. Yapılan çalışmalarda illüstrasyonların yanı sıra haritalara, teorik tarihsel bilgilere ve bunları destekleyecek vektör ve grafiklere yer verilmiştir. Bu çalışma 16 Türk devletinin (Büyük Hun, Batı Hun, Avrupa Hun, Ak Hun, Göktürk, Avar, Hazar, Uygur, Karahanlı, Gazneli, Büyük Selçuklu, Harzemşah, Altınordu, Büyük Timur, Babür ve Osmanlı İmparatorlukları) illüstrasyonlarını kapsamaktadır.
Yer altı madenciliğinde simülasyonla eğitim verilmesi: Yer altı maden eğitim simülasyonu
Bu çalışmada maden mühendisliği öğrenimine destek olabilmesi, sahada ise mühendis, tekniker ve işçiler için acil durum eylem planlarının uygulamalı olarak gösterilerek eğitim verilebilmesine imkan sağlamak maksadıyla geliştirilen, bir bilgisayar programı tanıtılmaktadır. YERALTI MADEN EĞİTİM SİMÜLASYONU adı verilen bu program, kullanıcının kolayca kullanabilmesi için görsel dillerden olan Visual Basic 6 kullanılarak geliştirilip derlenmiştir. Görselliği üçüncü boyuta taşımak için OpenGL(Open Graphics Library) kullanılmıştır. Yazılım üzerinde bulunan bir pencerede yeraltı maden ocağının üç boyutlu (3D) görüntüsü oluşturulmaktadır. Kullanıcı bu görüntü üzerinde her türlü eğitimi gerçekleştirmektedir. Kullanıcının, olabildiğince fazla sayıda senaryo uygulayabilmesi ve hatta kendi senaryolarını üretebilmesi sağlanmıştır. Bu sayede daha gerçekçi ve çok sayıda eğitim verilebilmektedir.
An evaluation of "Content-Based Instruction (CBI)"-oriented course material in teaching English as a foreign language at tertiary level: A case study on the students of software engineering department at a foundation university in Türkiye
Content-based Instruction (CBI) has taken the attention of foreign language educators as it enables learners to learn the target language and to absorb subject matter knowledge at the same time. Although there are various foreign language teaching materials on the market, it is quite challenging to find a suitable material designed and specifically developed for each unique expertise field. The present study aims to demonstrate the evaluations of the students and of the instructor regarding a CBI-oriented English language course material developed by the researcher for the computer and software engineering students at a foundation university in Türkiye. The study also aims to find out the evaluations of the participants regarding the in-class implementation of the material and investigates its effects on the students' English language skills and on their content knowledge. For the purposes of the study determined, both quantitative and qualitative data were gathered from 40 software engineering students studying at the same foundation university and from the instructor of the course who was the developer of the CBI-oriented language course material and the researcher of this thesis study. Therefore, the present study employed mixed-method research design. The quantitative data were gathered through the Materials Evaluation Questionnaire (Işık & Altmışdört, 2010), students' scores in the content sections in the midterm and the final exam of the course, and in the English Language Placement tests. The qualitative data, on the other hand, were collected from semi-structured interview sessions and the instructor's reflective journals. The findings demonstrated that students and the instructor were mostly satisfied with the course material and its in-class implementation. The material had positive effects on the students' content knowledge and their English language skills, except for their speaking skills, though.
eTwinning faaliyetleri ve 21. yüzyıl eğitim ve öğretim becerileri ilişkisi
21. yüzyıl, hızlı teknolojik gelişmeler, bilginin hızla yayılması, ekonomik ve kültürel değerlerin küreselleşmesi, artan hareketlilik ve esneklik, azalan güvenlik ve belirsizlik çağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çağın öğrencileri tam olarak belli olmayan bir geleceğe hazırlanmak durumundadırlar ve teknolojik yeniliklerin hızla büyümesi göz önüne alındığında, eğitimin bu yeniliklere uyum sağlaması gerekmektedir. Yaratıcılık, eleştirel düşünme, esneklik, medya ve bilgi iletişimine hazırlık, olağanüstü değişime uyum sağlama, değişimi yönlendirme gibi yetkinlikler ön plana çıkmaktadır. Teknolojik okuryazarlık gibi temel beceriler de dâhil olmak üzere bireylerin 21. yüzyıl becerilerinde ustalaşmaları gerekmektedir. eTwinning örneğine benzer şekilde, proje tabanlı çalışmaların eğitim öğretim sürecinde yürütülmesi, öğretim alanlarının zenginleştirilmesini sağlayıp öğretmenlerin ve öğrencilerin yeni yüzyıl becerilerini destekleyerek, ihtiyaç duyulan yetkinliklerin eğitimle bütünleşmesini kolaylaştıracağı düşünülmektedir. Öğrencilerin günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve onları yarının iş dünyasına hazırlamak eğitimin en önemli hedeflerinden biridir. Bu bağlamda öğretmenler, 21. Yüzyıl becerilerini geliştirmek ve ölçmek için kullanabilecekleri araç ve yöntemler konusunda desteklenmelidir. eTwinning Faaliyetlerine katılan eğitimcilerin 21.yüzyıl eğitim ve öğretim becerilerine sahip olma düzeyininin belirlenmesini hedefleyen bu çalışmada deneysel olmayan araştırma yöntemlerinden Betimsel (Tarama) Kesitsel deseni kullanılmıştır. Araştırmada Valtonen ve diğerleri (2017) tarafından geliştirilmiş olan ve Alpaslan ve diğerleri (2021) Türkçeye uyarlanmış, geçerlilik ve güvenirliği test edilmiş, 21-59 yaşları arasındaki öğretmenlere uygulanmak üzere geliştirilen "21. Yüzyıl Becerileri Kapsamında Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek; 38 soru ve 6'lı likert (1=Bilgi eksikliğim çok fazla, 6=Bilgi düzeyim çok iyi) olmak üzere yedi alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin düzenlenmesinde Microsoft Excel 2016 programı, verilerin analizinde Microsoft SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygun olup olmadıklarına bakmak için Kolmogorov Smirnov testi sonuçları, Shapiro-Wilks Testi sonuçları, çarpıklık ve basıklık değerleri ve histogram grafikleri incelenmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre Bursa ilinde aktif olarak eTwinning projeleri yürüten öğretmenlere uygulanan 21. Yüzyıl Becerileri Kapsamında TPAB ölçek sonuçlarının "yüksek derecede güvenilir" olduğu tespit edilmiştir Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin 21. yüzyıl becerileri kapsamında TPAB düzeylerinin iyi düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin demografik verileri incelendiğinde büyük bölümünün (%57,7) 36-45 yaş aralığında olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaya katılan öğretmenler arasında 46-55 yaş aralığında bulunanların Pedagojik Bilgilerinin, lise kademesine görevlilerin Pedagojik Alan Bilgisi düzeylerinin ve Alan Bilgisi düzeylerinin ileri seviyede olduğu tespit edilmiştir. En yüksek TPAB düzeyine sahip öğretmenlerin, demografik değişkenlar bazında, 46-55 yaş aralığında, sınıf öğretmeni ve ilkokul kademesinde görev alan öğretmenler olarak belirlenmiştir.
Derslerde kullanılan power point sunuların grafik tasarım eleman ve ilkelerine göre incelenmesi
Temel ihtiyaçların karşılanmasında farklı ve çok değişik teknolojilerin kullanılması yaşamın vazgeçilmez bir parçası durumuna gelmiştir. Grafik tasarıma dayalı olarak hazırlanan ürünler, eğitimden sağlığa, ticaretten turizme, iletişimden kültüre, birçok alanda etkisini göstermektedir. Öğretim ortamlarında kullanılan power point sunuların hazırlanması ve sunulması, grafik tasarım açısından üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Grafik tasarım eleman ve ilkelerini kullanan bir eğitimci duygu ve düşüncelerini daha iyi ifade edebilmenin yanında sunuları daha iyi analiz edebilme imkânını da elde etmiş olabilir. Her grafik tasarım, belirli eleman ve ilkelerden oluşur. Tasarım elemanları çizgi, doku, renk, ton, değer (valör), biçim, şekil, mekân, tipografi, tasarım ilkeleri ise ritim, denge, vurgu, zıtlık, armoni, oran, bütünlük ve çeşitlilik olarak sınıflandırılmaktadır.Bu araştırmanın amacı, dersleri yürüten öğretim elemanlarının ve bu dersi alan öğrencilerin görüşlerine dayalı olarak derslerde kullanılan grafik tasarım eleman ve ilkeleri açısından incelemesini yapmak ve inceleme sonuçlarına dayalı öneriler sunmaktır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiş olup nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanılmıştır. Öğrenci evreni 413, öğretim elemanı evreni ise 15'dir. Çözümleme tekniği olarak Kay Kare (x²) testinden yararlanılmıştır.Öğretim elemanlarının büyük bir çoğunluğu power point sunularını derslerinde kullandıklarını ve bu konuda eğitime ihtiyaç duyduklarını belirtmişlerdir. Öğretim elemanlarına ve öğrencilere yönelik grafik tasarım eleman ve ilkelerini içeren sunuların hazırlanması on line yollarla hizmet içi eğitim programları ve bu konuda CD'ler hazırlanabileceği önerilerinde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Grafik Tasarım Elemanları, Grafik Tasarım İlkeleri, Görsel İletişim, Sunu Hazırlama
Students' attitudes towards theatrical plays use and its effects on vocabulary learning
The subject of teaching English has been one of the important issues in many books, articles or opinion papers explaining the reasons for using literature in language classes. Literature is an authentic and motivational material which helps to the students? linguistic and personal development with cultural enrichment which is asserted by researchers. Although language teachers are aware of the benefits of using literature in theory, they don?t use it ?consciously? practically. For that reason, to ?re-highlight? literature use in language classrooms this study is conducted in 2010-2011 education year, at a private language school in Kütahya, by participation of 14 A2 level students. Data collection of the research is twofold; descriptive and experimental. The descriptive part is made of an attitude questionnaire towards the using of literature, namely drama, in language classrooms. The experimental part is conducted in a ten-week period and a vocabulary test is used for searching students? vocabulary learning levels. The findings which are obtained from the instruments, are analyzed by SPSS programme. To find out the attitudes of students towards literature specially theatrical plays Wilcoxon Signed Rank Test is carried out. To examine the different levels of vocabulary learning levels Mann-Whitney Rank Test is used. In all attitude questionnaires and vocabulary tests positive and significant results are found. Overall, students have positive attitudes towards the usage of literature ?theatrical plays- in language classrooms and using appropriate literary works help students to increase their vocabulary proficiency levels. Key words : Literature, Attitude, Theatrical Plays, Vocabulary Proficiency Level
Etkileşimli materyal destekli öğretimin ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin ilk okuma yazma becerilerine etkisi
İlk okuma ve yazma bireyin akademik geleceği ve gelecekteki hayatının şekillenmesi üzerinde çok önemli bir yere sahiptir. İlk okuma yazma becerilerini tam olarak kazanmamış bir bireyin ileriki yaşantısında sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Bu araştırma etkileşimli materyal destekli öğretimin ilk okuma yazma becerilerinin gelişimine etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Bağcılar ilçesi Yıldıztepe İlkokulu'nda okumakta olan 29'u deney ve 29'u kontrol grubu olmak üzere, toplam 58 birinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Bu araştırmada gerçek deneme modellerinden "sontest kontrol gruplu" model kullanılmıştır. Deney grubunda dersler etkileşimli materyal destekli öğretimle işlenirken, kontrol grubunda dersler öğretmen merkezli yöntem ile işlenmiştir. Araştırma sonunda gerekli verilerin toplanması amacıyla Obalar (2009)' ın geliştirdiği okuma ve dikte becerisi ölçekleri ve araştırmacı tarafından seçilen okuma hızını ölçme metni kullanılmıştır. Çalışma sonucunda kontrol grubunun dakikada ortalama 43,75 kelime, deney grubunun ise dakikada ortalama 61,03 kelime okuduğu görülmüştür. Bu verilerden yola çıkılarak yapılan testler de deney grubu lehine istatiksel açıdan anlamlı bir fark ortaya koymuştur. Buna göre etkileşimli materyal destekli öğretim öğrencilerin okuma hızları üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Araştırmadan elde edilen diğer sonuçlar ise şu şekildedir: Etkileşimli materyal destekli öğretim öğrencilerin okuma becerilerinin gelişimi açısından olumlu bir etkiye sahiptir, ancak öğrencilerin dikte becerilerinin gelişimi açısından herhangi bir etkiye sahip değildir.
CBS-coğrafi bilgi sistemi aracılığıyla veri tabanı oluşturulması ve coğrafya dersinde kullanılmas
Bu çalışmanın amacı, veri tabanı destekli bir CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) yazılımının geliştirilmesi ve hazırlanan yazılımın lise 9. sınıf Coğrafya dersi ?2. Bölüm, Harita Bilgisi, Harita Çizim Yöntemleri, Projeksiyonlar ve Özellikleri, Haritalar İle Yolculuk? konusunda uygulamaktır.Araştırmada geliştirilen CBS tabanlı coğrafya dersinin sınanması 2006?2007 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan Seyhan Şehit Temel Cingöz Lisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Yapılan coğrafya başarı testinde aritmetik ortalaması birbirine benzer çıkan iki sınıftan biri deney grubu diğeri de kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 38, kontrol grubu ise 39 öğrenciden oluşmaktadır.Deney grubu; konuları, araştırmacı ile coğrafya öğretmenleri tarafından hazırlanan CBS kullanılarak yapılan dijital harita ve animasyonlar ile işlerken, kontrol grubu aynı konuları öğretmenleri ile sınıfta standart ders programına göre işlemiştir.Araştırma sonucunda elde edilen veriler; Mann Whtitney U-Testi analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonunda deney grubu ile kontrol grubunun son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.
Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin derslerde araç-gereç kullanma bilgi ve alışkanlıkları (Adana örneği)
Bu çalışmada Adana ili merkez ilçelerinde (Seyhan-Yüreğir) bulunan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin derslerde araç-gereç kullanma bilgi ve alışkanlıkları konu edilmiştir.Çalışmamız bir giriş, iki bölüm ve sonuç ve öneriler kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında amacın belirlenmesi, konunun sınırlandırılması ve araştırma metotlarına değinilmiştir. Birinci bölümde ise din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde kullanılan araç-gereçler ile öğretimde araç-gereç kullanmanın yararları ve din öğretiminde araç-gereç kullanımı işlenmiştir. İkinci bölümde ise din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine uygulanan anket verileri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuç ve öneriler bölümünde ise değerlendirilen veriler etrafında mevcut durum tespit edilmiş ve bazı öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Öğretim, Araç-Gereç, Din öğretimi.
English as a foreign language teachers' coursebook dependency
The influence which coursebooks have on learners as the main language learning tools is axiomatic. The way they are implemented in language classrooms can lead to positive and negative outcomes equally and this necessitates a critical approach to language teaching by means of these tools which have been taken for granted for decades so far. The primary purpose of this study is to investigate how dependent English language teachers are on coursebooks and whether there are any relationships between teachers' coursebook dependency levels and their genders, experiences, educational backgrounds. A 'Coursebook Dependency Questionnaire' was developed to conduct this study as the literature did not provide an appropriate scale to measure the desired construct. Therefore, the study has two main aspects which include analyses for the validity and the reliability of the scale developed and the analyses of the data gathered by the 'Coursebook Dependency Questionnaire' to answer the research questions. The current study was carried out mainly at a state and private university as well as primary and secondary schools in Gaziantep with a total of 324 respondents. Participants working at private and state universities and schools throughout Turkey were also sent questionnaires by e-mail (N=58) or requested to fill in an online questionnaire (N=18). The data was collected through the coursebook dependency questionnaire which was designed for this study and reliability value was found to be .90. The results revealed that majority of the participants (N=223) were medium dependent on coursebooks in their teaching practices while the number of high (N=89) and low (N=12) dependent teachers on coursebooks comprised less than half of the participants in total. The analyses of the relationships in gender, experience and educational backgrounds with regards to coursebook dependency levels indicated no statistically significant differences among these variables although one might expect negative correlations between the years of experience and dependency levels of teachers.
An analysis of the relationship between EFL students' perception of emotional and instrumental support and their motivational and emotional responses: The case of Gaziantep University
Emotional and instrumental support has an all-important role in learning language effectively, because it helps students to have a successful response motivationally and emotionally. It leads to decreasing the students' anxiety and increasing their intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort which are the factors of learning a foreign language productively. Thus, this thesis analyzes the relationships between EFLstudents' perceptions of emotional and instrumental support in relation to their motivational and emotional responses. To conduct the study, 200 students at the School of Foreign Languages in Gaziantep University were determined as the participants of the study. The data were collected in two stages. In the quantitative section, the data were collected through a questionnaire while in the qualitative section, a semi-structured interview was administered. Descriptive and inferential statistics were used to analyze the result of the questionnaire. Pearson product-moment correlation co-efficient was used to detect the relationships between emotional support and instrumental support with anxiety, intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort. Finally, an independent-samples t-test was administered to find out any statistically significant difference between genders of participants in terms of emotional and instrumental support, anxiety, intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort. The results pointed out that there was a positive relationship between emotional support and instrumental support, a negative relationship between emotional and instrumental support with anxiety, and a positive relationship between emotional and instrumental support with intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort. Furthermore, the results showed that there was no statistically significant difference between male and female students concerning emotional support, anxiety, intrinsic motivation, and effort, but there was a statistically significant difference between male and female students concerning instrumental support and help-seeking behavior. In addition, the findings of the interview supported those of the quantitative analyses in that there was a relationship between emotional supportand instrumental support. Also there was a positive relationship between emotional and instrumental support with intrinsic motivation, help-seeking behavior, and effort. Key words: Emotional and instrumental support, anxiety, intrinsic motivation, help-seeking behavior,effort
Lise sosyoloji ders kitaplarında iktidarlara göre ideolojik kurgular (1950-2012 arası karşılaştırmalı bir çözümleme)
Bu araştırmada 1950-2012 arası yedi dönem halinde (1950-1960, 1960-1971, 1971-1980 1980-1989, 1989-1997, 1997-2002, 2012-2013) MGK kararları-bildirileri, iktidar partilerinin tüzükleri ve hükümet programlarındaki önceliklerinin (ideolojik duruşlarının) neler olduğu ve bunların sosyoloji ders kitaplarına yansıma düzeyleri incelenmiş; böylece iktidarlara göre ders kitaplarındaki içeriğin/söylemin farklılaşıp farklılaşmadığı ve dönemler arası nasıl bir ortaklık veya farklılaşma olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda dünyadaki gelişmelerin (İki Kutuplu Dünya, Yeşil Kuşak Projesi, AB vs.) Türkiye'deki iktidarları, iktidarların söylemlerini etkilediği; iktidarların da kendi ideolojik yönelimlerini ders kitaplarına yansıttığı görülmüştür. Ders kitaplarının, Atatürkçülük, milliyetçilik, muhafazakârlık, laiklik, ötekileştirici (etnik/dinsel/ideolojik/mezhepsel) ve militarist söylemleri büyük oranda benzeşirken özellikle din, İslam, kadın ve Osmanlı konularının farklı dönemlerde farklı tarzda aktarıldığı görülmektedir. En çok benzerlik darbe dönemlerinde (1960-1971-1980-1997 arasında) iken en çok farklılaşma 1950-60 ve 2002 sonrası dönemlerde (ilgili ders kitaplarında) görülmektedir. Daha genel bir çıkarım ise siyasi iktidarların makro gelişmelere ve kendi ideolojilerine uygun şekilde toplumu yeniden üretmek için ders kitaplarını araçsallaştırdığıdır.
Utilizing reflective practice as a tool to explore coursebook beliefs and exploitation: A case study
In this qualitative study, two non-native teachers of English as a foreign language working in a preparatory programme at a Turkish state university engaged in a reflective practice to explore their coursebook beliefs and exploitation. A global English language teaching coursebook was used, and lessons that were identical in content (six lessons per teacher) were observed. Addressing recent criticism towards common modes of reflective practice, the teachers explored their practices using a variety of reflective tools encompassing metaphor elicitation tasks, video-supported observation (stimulated recall), reflective conversations, examination of transcripts containing classroom discourse and journal writing through which they responded to the events in the classes observed and the individual and collaborative reflection with their peer and the researcher. Additionally, semi-structured interviews were conducted with the participants at study beginning and end. To identify adaptations realised in the lessons, a framework with pre-established coding categories informed by the relevant literature was developed. The data coming from the reflective tools and semi-structured interviews were initially analysed with open coding techniques, then the initial codes were assembled into coding categories and later allocate to themes. The study revealed that the two teachers had positive beliefs about coursebooks, and they followed the coursebook by making only minor adaptations. Through the reflective practice the teachers found out that the coursebook exerted greater control over them than they had assumed at study beginning. By and large, the stated beliefs about coursebooks and coursebook exploitation resonated with realised practices. As an important outcome, the teachers' coursebook exploitations were not often grounded in pedagogical content knowledge. Instead, cursory lesson planning along with institutional constraints and routinised coursebook exploitation forced the teachers to stick to the coursebook. Throughout the reflective practice, the teachers noticed a variety of issues concerning their teaching, and arrived at solutions to address critical aspects. However, the two teachers did not greatly modify their instructional practice; accordingly coursebook overreliance was not diminished. The teachers found the reflective practice beneficial for their professional development, but they reported discomfort, in particular related to the video-supported lesson observation. The study emphasises the need to organise coursebook-based instead of coursebook-led language learning programmes because employing coursebooks as the de facto curriculum, as in this context, may deskill teachers as they are invited to follow the procedures in current ELT coursebooks unreflectively. Coursebook overreliance also seems to be promoted through coursebooks providing highly-structured procedures to follow. Moreover, the need to implement professional development opportunities in which teachers can explore their instructional practice is demanded. However, facilitators may need to provide guidance for teachers and cater for instances in which teachers do not feel comfortable while employing certain reflective tools. Keywords: Global coursebook, coursebook exploitation, adaptation, reflective practice, English language teachers, English as a foreign language
Bitlis-Mutki Ohin medresesinde Arapça eğitimi (Müderrisler - muidler - eğitim ilkeleri - okutulan kitaplar)
Çalışmada Bitlis İli Mutki ilçesi Ohin Medresesi'nde Arapça eğitimi, medrese hocaları, eğitim ilke ve metotları ile ilgili bilgiler ortaya konulmuştur. Medrese ile ilgili yazılı bir araştırma olmadığından dolayı çalışma; Medrese hocaları ve talebeleriyle mülâkat yöntemi ile yapılmıştır. Görüşme esnasında sorulan sorular ve verilen cevaplar kayıt altına alınmış daha sonra da bu kayıtlar yazılı metin haline getirilmiştir. Buradaki amaç; medresede uygulanan sistemi ve ulaşılan seviyeyi özellikle Arapça eğitimi açısından tespit etmektir. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden itibaren bu medreseler birbirinden bağımsız ve denetimsiz faaliyet gösterdikleri için eğitim sistemlerinin gün yüzüne çıkarılması önem arz etmektedir. Sonuç olarak amacın gerçekleştiği düşünülmektedir. Zira çalışmada medresenin günlük faaliyetleri, okutulan kitaplar, ilke ve metotları yerinde tespit edilmiştir.
Artırılmış gerçeklik kullanılarak hazırlanan at ön bacak kemik modellerinin veteriner anatomi lisans öğrencilerinin öğrenme etkinliğine olası katkılarının araştırılması
Amaç: Bu tez çalışması ile, at ön bacak kemiklerinden elde edilen üç boyutlu (3D) görüntülerden bir artırılmış gerçeklik uygulaması tasarlanması ve bu uygulamanın geleneksel veteriner anatomi eğitimi almış öğrenciler tarafından değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Uygulama kapsamında türünün tüm sabit anatomik özelliklerini taşıyan, herhangi bir patolojisi olmayan, sağlıklı, erişkin bir ata ait olan sol ön bacak kemiklerinden üç boyutlu görüntüler alınarak işlendi ve 9 adet kemik modeli oluşturuldu. Android işletim sistemine sahip cep telefonu ve tablet bilgisayarlar için tasarlanan bir artırılmış gerçeklik uygulaması (Spectre Anatomy Application) geliştirildi. Uygulamanın değerlendirilmesi amacıyla veteriner anatomi eğitimi almış öğrencilere anket uygulandı. Bulgular: Uygulama yüklü cihazların kameralarının işaretçilere doğrultulmasıyla artırılmış gerçeklik uygulamasının aktif hale geldiği görüldü. Anatomik oluşumların net bir biçimde görülebilmesi ve gerçeğe en yakın şekilde incelenebilmesi için kodlanan tıklama ve sürükleme hareketlerinin işlevsel olduğu saptandı. Anatomik oluşumlar, gerek bulunduğu bölgenin gerekse "Buradan Seç" sekmesinde yer alan adının tıklanması suretiyle görüntülendi. Uygulama, kullanıcılar tarafından büyük oranda başarılı olarak değerlendirildi. Sonuç: Geliştirilen bu artırılmış gerçeklik uygulamasının, anatomik model gereksinimini karşılayacağı, hayvan etiği sorununu azaltacağı, öğrencilere zaman ve mekan serbestliği, öğrenme kolaylığı ve motivasyon artışı sağlayarak, veteriner anatomi eğitimine katkı sağlayacağı kanaatine varıldı. Anahtar kelimeler: Arttırılmış gerçeklik, eğitim materyali, üç boyutlu, veteriner anatomi.
İşaret dili ile hazırlanan eğitim videosunun işitme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi üzerine etkisi
Amaç: Araştırmanın amacı, işaret dili ile hazırlanan eğitim videosunun işitme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi (KKMM) becerisine etkisini incelemektir. Gereç Yöntem: Araştırma yarı deneysel tiptedir. Araştırmanın evrenini, İzmir Sağırları Koruma ve Kalkındırma Derneği'ne kayıtlı işitme engelli kadınlar(N:80) oluşturmuştur. İşaret dili içeren KKMM eğitim videosu hazırlanıp veri toplama aracı olarak eğitim öncesi sosyo-demografik özellikleri, KKMM bilgi düzeyi anket formu ve Champion-Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (CSİMÖ) üç alt boyutu, eğitim sonrası KKMM Beceri Değerlendirme Formu (check-list) kullanılmıştır. Deney grubuna işaret dili içerikli KKMM eğitim videosu, kontrol grubuna işaret dili içermeyen eğitim videosu izletilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması deney grubunda 61,7±9,5, kontrol grubunda 50,0±13,2'dir. Deney grubundaki kadınların engellilik ortalaması %64,1±10,6, kontrol grubunda %63,0±10,8'dir; gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Eğitim öncesi kadınların CSİMÖ üç alt boyutu toplam puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Eğitim sonrası; deney ve kontrol grubunun memedeki değişiklikleri fark etme, KKMM yaparken ellerini bitişik, göğüs duvarına paralel kullanma, muayeneyi ışınsal, dairesel ve dikey yapabilme ve koltukaltını kontrol etme basamaklarını yapabilme açısından aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Eğitim öncesi,işitme engelli kadınların çoğunun KKMM'ni duymadığı ve hiçbirinin yapamadığı belirlenmiştir. Eğitim sonrası, deney grubundaki kadınların KKMM beceri basamaklarının çoğunu yaptığı; kontrol grubundakilerin ise oldukça düşük oranda yaptığı bulunmuştur.
Sesli betimleme ile hazırlanan eğitim videosunun görme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi üzerine etkisi
Amaç: Araştırmanın amacı, sesli betimleme ile hazırlanan eğitim videosunun görme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi becerisine etkisini incelemektir. Gereç Yöntem: Araştırma yarı deneysel tiptedir. Araştırmanın evrenini Manisa Altı Nokta Körler Derneği'ne kayıtlı görme engelli kadınlar (N:70) oluşturmuştur. Sesli betimleme içeren KKMM eğitim videosu hazırlanıp veri toplama aracı olarak eğitim öncesi sosyo-demografik özellikleri, KKMM bilgi formu ve Champion-Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (CSİMÖ), eğitim sonrası KKMM Beceri Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Deney grubuna sesli betimleme içerikli KKMM eğitim videosu, kontrol grubuna sesli betimleme içermeyen eğitim videosu dinletilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması deney grubunda 38,4±9,4, kontrol grubunda ise 39,6±11,3'tür. Deney grubunun engellilik ortalaması %81,5±%15,1 kontrol grubunun engellilik ortalaması %81,9±17,4'tür. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Eğitim öncesi kadınların CSİMÖ Duyarlılık ve Ciddiyet alt boyut toplam puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptanmamıştır(p>0,05).Eğitim sonrası; deney ve kontrol grubunun KKMM beceri basamaklarını yapabilme açısından aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur(p<0,05). Sonuç:Eğitim öncesi,görme engelli kadınların çoğunun KKMM'yi duymadığı ve yapamadığı belirlenmiştir. Eğitim sonrası,sesli betimlemeli eğitim videosunu dinleyen kadınların KKMM beceri basamaklarının çoğunu yaptığı;sesli betimleme içermeyen eğitim videosunu dinleyenlerin ise oldukça düşük oranda yaptığı bulunmuştur.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen okur-yazarlığını geliştirmede grafik roman tarzı materyalin etkisi
Bilim, farklı amaçlar için çeşitli alt çalışma alanlarına ayrılmıştır. Bu alanlardan birisi de, fen bilimleridir. Fen eğitimi, bireyin gelecekteki yaşamı için önemli bir yere sahiptir. Birey, bilimin doğasını ve bilimsel gelişmeleri fen okuryazarlığı ile anlar.Bu araştırmanın amacı ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin fen okuryazarlığını geliştirmede grafik roman tarzı materyalin etkisini incelemektir. Araştırma ön test- son test ve kalıcılık yarı deneysel desen kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri grafik roman tarzı materyal ve Fen Bilimleri ders kitabıdır. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise akademik başarıdır. Araştırmanın çalışma grubu,2017-2018 eğitim-öğretim yılında Manisa'nın Kula ilçesi merkezindeki Kula Tapduk Emre İlkokulu'nda öğrenim görmekte olan 4.sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışma deney grubunda 21, kontrol grubunda 30 olmak üzere toplam 51 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak; kelime ilişkilendirme testi, grafik roman tarzı öğretim materyali kullanılmıştır. Çalışma sonucunda grafik roman tarzı geliştirilen materyalinin öğrenci fen okuryazarlığını etkilediği bilgisine ulaşılmıştır.
Seramik malzemeler ile üç boyutlu modellemeler kullanılarak temel fen bilimleri derslerine katkılarının irdelenmesi
Bilim ve Sanatın temelinde doğayı anlama çabası yatmaktadır. İnsanın, doğa karşısında yerini bulma ve hakim olma kaygısı, insanın gelişim ve değişim sürecine etki etmiş günümüz teknolojilerinin oluşmasında ki en önemli gücü oluşturmuştur. Bu arayışta ilk kullandıkları araç toprak olmuştur. Toprak, kil olarak seramik malzemenin ana hammaddesini oluşturmaktadır. Bunun içindir ki, öğrenim çağındaki her öğrencinin bilim ve sanatın temel yapılarını öğrenirken kendi zekalarına uygun alanları tanımalarını sağlayıp, bireysel farklılıklarını ortaya koyarak, bireysel gelişimlerine katkı sunabilecek en uygun sanat malzeme seramiktir. Seramik malzeme, plastiklik özelliğiyle değişime ve dönüşüme en uygun olan malzemedir. Bu malzeme, doğada kolayca bulunması ve biçimlendirmelerde yalın ve kolay anlatımıyla öğrenmeleri destekleyici, öğrenmelerin bütünleyici bir parçası olarak uygulamada yer almaktadır. Seramik malzemenin biçimlendirmelerde sağladığı kolaylık, sanatsal olarak yaratıcılığı desteklemekte ve öğrencilerin bireysel farklılıklarını ortaya çıkarmaya yardımcı olmaktadır. Bu çalışmanın öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi eğitim aldıkları diğer derslerle bağ kurmalarını sağlayıp, algılama ve kavrama düzeylerini yükseltmelerine yardımcı olarak, temel fen bilimleri derslerine katkılarının irdelenmesine yönelik uygulama çalışmasına kaynaklık edeceği düşünülmektedir.
Fen öğretiminde grafik roman tarzı geliştirilen eğitim materyalinin öğrenci başarısına ve motivasyonuna etkisi
Bu araştırmanın amacı fen öğretiminde grafik roman tarzında geliştirilen eğitim materyalinin öğrenci başarısına ve motivasyonuna etkisini incelemektir. Araştırma ön test- son test yarı deneysel desen kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri grafik roman tarzı geliştirilen eğitim materyali ve Fen Bilimleri ders kitabıdır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise öğrencilerin motivasyon ve akademik başarı düzeyleridir. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 öğretim yılı bahar döneminde Manisa'nın Demirci ilçesinde merkezde bulunan üç ilkokulda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma deney grubunda 30, kontrol grubunda 32 olmak üzere toplam 62 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak "Öğretim Materyalleri Motivasyon Ölçeği", araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ve öğrencilere ve öğretmenlere yönelik geliştirilen görüşme formları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda grafik roman tarzı geliştirilen eğitim materyalinin öğrenci motivasyonunu ve akademik başarısını artırdığı bilgisine ulaşılmıştır. Grafik roman tarzı geliştirilen eğitim materyaline yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri olumlu yöndedir. Anahtar kelimeler: Grafik roman, çizgi roman, eğitim materyali, motivasyon, başarı
İlköğretim 8.sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde görsel materyal kullanımının öğrenci başarısına etkisi
Gelişmekte olan teknoloji ve öğrenme materyalleri eğitim-öğretim alanında giderek yerini sağlamlaştırmaktadır. Öğrenme yolunda öğrencilerin en büyük yardımcılarından biri olarak bilinen görsel materyaller de teknolojik gelişmelerle paralel şekilde gelişmektedir. Bu sebeble görsel materyallerin öğrenciler üzerinde nasıl etkiler bıraktığı veya bırakabileceği de araştırma konusu olmaktadır. Araştırma görsel materyallerin öğrenciler üzerinde bıraktığı öğrenme,merak duygusu ve tarihsel duyarlılık gibi konularda ne gibi farklılık oluştuğunu ölçmek üzere yapılacaktır. Araştırmada yöntem olarak İlköğretim 8.Sınıf T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersinde Görsel Materyal Kullanımının Öğrenci Başarısına Etkisi konusunda çalışmanın yeterliliğini ve bilimselliğini en fazla yansıtacak olmasından dolayı Gerçek Deneme Modellerinden, Öntest – Sontest kontrol gruplu model kullanılacaktır. Bu modele göre yansız atama ile oluşturulmuş iki grup bulunur. Bunlardan biri deney, diğeri kontrol grubu olarak kullanılır. Her iki grupta da deney öncesi ve deney sonrası ölçmeler yapılır. Modelde öntestlerin bulunması, grupların deney öncesi benzerlik derecelerinin bilinmesine ve sontest sonuçlarının buna göre düzeltilmesine yardım eder. Çalışmada kullanılacak ölçme araçları araştırmacı tarafından geliştirilecektir. Aynı zamanda tüm materyaller araştırmacı tarafından ünite kazanımları ve Milli Eğitim programı esas alınarak geliştirilecektir.
Fen bilgisi eğitiminde pratik ve teknolojik öğretim materyallerinin kullanımı
ÖZET Fen Bilgisi Dersleri Laboratuarsız düşünülemez. Çünkü laboratuar, dersi öğretmede %80 daha etkilidir, öğrenci laboratuar ortamına girdiğinde gördüğü malzemelerden etkilenerek öğrenmeye hazır hale getirir. Deneyler daha görsel ve etkili olduğundan öğrenmeyi en iyi gerçekleştirir. Fakat Türkiye'de ekonomik şartlardan dolayı her yere laboratuar kurma imkanı şu anda yoktur, özellikle birleştirilmiş sınıflı köy okullarında bu imkanlar kısıtlıdır. Türkiye'nin her karesinde yaşayan çocuklarımızı geleceğin bir bilim adamı, mühendisi, doktoru ve buna benzer nitelikli kişisi olarak ülkemize kazandırmak için var olan, maliyeti ucuz olan imkanları onlara sunmalıyız. Onlara sunmadan önce bunların başarı oranlarının da tabi ki araştırılması gerekir. Yaptığımız araştırmada kullandığımız pratik ve teknolojik malzemeler; Almanya'da üretilen bir Minilabor Kimya Deney Seti, VCD eğitim CD'si, power-point fotoğraflı deney sunuşudur. Eğitim CD'si fakültemizin imkanlarını kullanarak kimya laboratuarlarında deney çekimi yapılarak hazırlandı. Çekimin montajları İzmir'de özel bir stüdyoda hazırlandı. Power point sunusu için fotoğraflar aynı şekilde fakültemizin laboratuarlarında hazırlandı. Çalışmamız M.E.B'nın hazırladığı programa uygun olarak ve sadece ilköğretimin II. Kademesi 3. sınıf öğrencilerinin Fen Bilgisi dersinin içeriği olan asit ve bazlar konusu dikkate alınarak yapılmıştır. Uygulama yapılmadan önce öğrenciler 45 dakikadan oluşan sınava tabi tutuldu ve uygulama yapıldı. Uygulamadan sonra aynı sınav sorulan aynı süre ile tekrar öğrencilere sunuldu, örneklem olarak Manisa Merkezde 1, Manisa Muradiye'de 2, Manisa Demirci'de 6, İzmir Menemen'de 2 ilköğretim okulu seçilmiştir. Bu okullarda toplam ilköğretimin II. Kademesinin 700 (3. sınıf) öğrencisi seçildi. Okullar ve yöntemler arasındaki farklar ANCOVA istatistik yöntemi ile saptanmaya çalışıldı. Öğrencilerin sosyal durumları, okullarda bulunan kayıt dosyalarından saptanarak yöntemi etkileyen faktörler araştın İdi. Göze çarpan sonuçlara göre, Bilgisayarı olan öğrenciler sunu programına ilgi gösterirken, bilgisaya rı olmayan öğrenciler eğitim CD'sine ilgi gösterdiler. XIX