Fiziksel uygunluk
Bu konu başlığı altında 124 tez
8 haftalık oryantiring antrenmanlarının 14-18 yaş arası gençlerde fiziksel uygunluk parametrelerine etkisi
Bu çalışmanın amacı 8 haftalık oryantiring antrenmanlarının gençlerde fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesidir. 14-18 yaş arası 41 gönüllü (20 kadın, 21 erkek) katılımcı Oryantiring ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Antrenman grubu 8 hafta boyunca hafta sonlarında sadece 1 gün, yaklaşık 60 dakikalık (ısınma, oryantiring parkuru, soğuma ve germe) bir oryantiring parkurunda antrenmana tabi tutulurken kontrol grubu okul dışında hiçbir etkinliğe katılmamıştır. Katılımcıların 8 haftalık oryantiring antrenmanı öncesi ve sonrası fiziksel uygunluğun sağlıkla ilişkili (VA, VYY, BKİ, Otur-uzan, Elastik kuvvet, Rockport, Yo-yo) ve performansla ilişkili (30 m, Illinois, Flamingo, Anaerobik güç) ölçümleri alınmıştır. Normal dağılım değerlendirmeleri yapılmış ve parametrik olmayan testlere karar verilmiştir. Bu bağlamda ön test ve son test açısından grup içi karşılaştırmalarda Wilcoxon ve gruplar arası karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. 8 haftalık süreçten sonra Oryantiring antrenman grubunda vücut ağırlığı ortalama 1 kg artmış buna karşın VYY değişmemiştir. Kontrol grubunun ise VYY istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmıştır (p<0,05). Elastik kuvvet açısından hem grup içi hem gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmezken vücut ağırlığının hesaba katıldığı anaerobik güç açısından Oryantiring grubunda ön testten son teste istatistiksel olarak anlamlı bir gelişme saptanmıştır (p<0,05). Kontrol grubunun denge performansı Oryantiring grubuna göre olumsuz yönde etkilenmiştir. Benzer şekilde Yo-yo testinde elde edilen mesafe değerlerindeki pozitif artış oranı Oryantiring grubunda anlamlı şekilde daha fazladır. Rockport süresi Oryantiring grubunda antrenman sonrasında istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalmıştır fakat kontrol grubuna göre bir fark oluşmamıştır (p>0,05). Bununla birlikte BKİ, esneklik, illinois, sürat ve maxVO2 değerlerinde Oryantiring antrenman ve kontrol grubunda benzer şekilde sonuçlar görülmüştür. Bu sonuçlar 8 hafta, haftada bir gün yapılan Oryantiring antrenmanlarının pozitif gelişmelere sebep olsa da kontrol grubuna göre anlamlı gelişmeler sağlayacak kadar yeterli olmadığını göstermiştir.
Yüzme sporu yapan çocukların antropometrik özellikleri, bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, yüzme sporu yapan çocuklarda antropometrik özellikler, bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada araştırma grubunu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünde düzenli olarak yüzme antrenmanlarına devam eden, yaş ortalamaları 10,00±0,83 yıl olan 24 kız çocuk ile yaş ortalamaları 9,91±0,82 yıl olan 24 erkek çocuk olmak üzere toplam 48 lisanslı yüzücü çocuk oluşturmuştur. Araştırma kapsamında, yüzücü çocukların antropometrik özellikleri (boy uzunluğu, vücut ağırlığı, kulaç sıklığı, oturma boyu uzunluğu, kulaç boyu uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu), bazı fiziksel uygunluk özellikleri (sağ ve sol el kavrama kuvvetleri, esneklik, denge ve durarak uzun atlama) ve 50 metre yüzme performansları ölçülmüştür. Araştırmaya katılan, yaş ortalamaları 10,00±0,83 yıl olan kız çocukların, vücut ağırlıkları 35,35±8,25 kg ve boy uzunlukları 142,29±8,57 cm; yaş ortalamaları 9,91±0,82 yıl olan erkek çocukların, vücut ağırlıkları 36,25±8,25 kg ve boy uzunlukları 140,91±6,92 cm olarak tespit edilmiştir. Kız ve erkek yüzücü çocukların, antropometrik özellikleri arasında istatiksel açıdan herhangi anlamlı bir farklılık bulunamazken (p>0,05), fiziksel uygunluk özellikleri açısından sadece esneklik değerleri arasında anlamlı bir farklılık (p<0,05) tespit edilmiş, yüzme performansları ve diğer fiziksel uygunluk özellikleri arasında istatiksel açıdan herhangi anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Kız çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu değişkenleri arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunurken (p<0,05), ayak genişliği ile 50 metre yüzme performansı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Kız çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile sağ el kavrama kuvveti, sol el kavrama kuvveti, esneklik, durarak uzun atlama ve denge arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Kız çocukların, sağ el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu ve ayak genişliği arasında pozitif yönde; sol el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu ve ayak genişliği arasında pozitif yönde; denge ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu değerleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Araştırmaya katılan erkek çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile kulaç uzunluğu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken (p<0,05), diğer antropometrik özellikler ile 50 metre yüzme performansı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). 50 metre serbest stil yüzme performansı ile durarak uzun atlama değerleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,05). Erkek çocukların, sağ el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu arasında pozitif yönde; sol el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, el uzunluğu ve ayak uzunluğu arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, bu yaş grubu yüzücü çocuklarda antropometrik özellikler ile bazı fiziksel uygunluk özelliklerinin yüzme performansı üzerinde belirleyici rol oynadığı, yapılacak antrenmanlarda bu özelliklerin gelişimi üzerine düzenli şekilde uygulanacak çalışmalarla yüzme performansında da istenilen yönde bir gelişim sağlanabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimler: Yüzme, Antropometri, Fiziksel Uygunluk, Performans.
Yetişkinlerde online yapılan kuvvet geliştirme egzersizlerinin fiziksel uygunluk, kas gelişimi ve bazı fizyolojik özellikler üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, dünya genelinde pandemi nedeniyle insanların evlerinde uzun süre kapalı bir ortamda kalma zorunlulukları, egzersiz yapmak istenilse bile birçok spor tesisinin kapalı olması, kalabalık ortamda egzersiz yapmanın bulaş riskini arttırması gibi birçok faktör dikkate alındığında hareketsiz devam eden bir yaşamın insanları gerek fizyolojik gerekse psiklojik açıdan önemli ölçüde yıprattığı düşünülmektedir. Bu nedenle pandeminin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla yetişkin bireyler için hazırlanmış bir egzersiz protokolünü ev ortamında uygulayarak onlara daha sağlıklı bir yaşam sunmaya çalışmaktır. Bu çalışmaya Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı bünyesinde çalışan yetişkin kadın (12) ve erkek (9) olmak üzere toplam 21 güvenlik görevlisi dahil olmuştur. Güvenlik görevlilerine 12 hafta süreyle haftada 3 gün ve günde 1 saat elde bir çift dambıl (erkekler için 5 kg kadınlar için 3 kg) ve kendi vücut ağırlıklarıyla uygulanan kuvvet geliştirme egzersiz programının güvenlik görevlilerine 12 hafta süreyle haftada 3 gün ve günde 1 saat olmak üzere kendi vücut ağırlıkları ve bir çift dambıl kullanarak uygulanan kuvvet geliştirme egzersiz programının fiziksel uygunluk, kas gelişimi ve bazı fizyolojik özellikler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Yapılan çalışmada kontrol grupsuz ön test- son test yarı deneysel yöntem uygulanmıştır. Kadın ve erkek güvenlik görevlilerine 12 hafta uygulanan kuvvet geliştirme egzersiz programı öncesi ve sonrasında Brockport Fiziksel Uygunluk Test Bataryasından alınan 5 fiziksel uygunluk testi (el kavrama kuvveti, sırt kuvveti, bacak kuvveti esneklik, dikey sıçrama) ve mezura ile vücut ölçü parametreleri alınmıştır. Kuvvet geliştirme egzersiz programı haftada 3 gün, günde 1 saat uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 23.0 paket programına girilerek, analizler bu program dahilinde yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler tanımlayıcı istatistik kullanılarak, bu değerlerin aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları bulunmuştur. Yapılan çalışmanın amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezleri test etmek için Paired Samples T analizinden faydalanılmıştır. Çalışma grubunu oluşturan yetişkin kadın ve erkek güvenlik görevlilerinin ön test ve son test parametreleri incelendiğinde el kavrama kuvveti, sırt kuvveti, bacak kuvveti, dikey sıçrama, esneklik, sağ ve sol kol, omuz, göğüs, karın ve kalça genişlikleri parametre değerlerinde istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0.05), beden kütle indeksi ve vücut ağırlığı parametrelerinde anlamlı farklılık görülmemiştir (p<0.05). Çalışma bulgularına göre evde bir çift dambıl ile yapılan, temel basit hareketlerden oluşan, kuvvet geliştirme egzersiz programının yetişkin kadın ve erkek güvenlik görevlilerinde fiziksel uygunluk, kas gelişimi ve bazı fizyolojik özellikler üzerine olumlu etkileri olduğu söylenebilir. Ayrıca katılımcıların gerek pandemi gerekse normal koşullarda bu tür egzersiz protokollerini bir yaşam tarzı haline dönüştürmeleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: "Pandemi", "Covid-19", "Fiziksel Uygunluk", "Kas gelişimi", "Kuvvet Geliştirme"
Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma ilişkisel tarama modelinde olup kullanılan veri çifti ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ve beden eğitimi ve spor dersinde ihtiyaç destekleyici öğretim stili algılarıdır. Çalışmaya 2020-2021 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 166 kadın, 160 erkek olmak üzere 326 ortaokul öğrencisi dâhil edilmiştir (yaş ortalaması 12.55±1.15). Araştırmada veriler 'Beden Eğitiminde İhtiyaç Destekleyici Öğretim Stili Ölçeği' ve 'Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği' kullanılarak elde edilmiştir. Veri analizinde tanımlayıcı istatistik yöntemleri ile parametrik olmayan veri analiz yöntemleri uygulanmıştır. Bulgular ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasında orta düzeyde pozitif ilişki olduğunu göstermiştir (p<0.05). Bu araştırmada beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ve ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları cinsiyet ve sınıf değişkenine göre fark göstermezken, okul spor takımlarında yer alan öğrencilerin beden eğitimi dersi yatkınlık ölçeği toplam puanı ve beden eğitimi dersine yönelik algılanan yetenek boyutu puanı ile beden eğitiminde ihtiyaç destekleyici öğretim stili ölçeği bağlılık boyutu okul takımlarında yer almayanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuçlar, okul takımında yer alan ve beden eğitimi dersinde başarı gösterebileceğine inanan öğrencilerin öğretmenlerden algıladıkları desteğin yükseldiğini göstermektedir.
Tüketicilerin restoran tercihlerinde fiziksel kanıtların rolünün incelenmesi üzerine nitel bir araştırma
Restoran işletmelerinin tüketicilere farklı deneyimler yaşatma amacıyla fiziksel kanıtlara önem vermeye başlaması sonucunda fiziksel kanıtlar pek çok bilim dalı için önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Bu araştırmada; tesis estetiği, ışıklandırma, dizayn, yemek ile ilişkili ekipman, personel ve atmosfer gibi fiziksel kanıt unsurlarının tüketiciler üzerindeki etkisi bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Nitel yöntemle gerçekleştirilen araştırmada, Eskişehir'de bulunan turizm belgeli ve belediye belgeli restoranlarda gözlem ve görüşmeler yoluyla veriler toplanmıştır. İlk aşamada, dört restoran üzerine yapılan gözlem sonunda tematik analizlerle 18 alt temaya ulaşılmıştır. Söz konusu alt temalar, ikinci aşama olan görüşmede katılımcılara yöneltilen soruların temelini oluşturmuştur. Görüşme sürecinde kartopu tekniği ile seçilen 15 katılımcı yer almıştır. Katılımcılardan maksimum düzeyde veri elde edilebilmesi amacıyla görüşmelerin yapılacağı restoranları kendilerinin seçmesi istenmiştir. Böylece, katılımcıların söz konusu restoranları tercih etme nedenleri ve hangi fiziksel özelliklerin ön plana çıkartıldığının belirlenmesi mümkün olmuştur. Nitel verilerin analizinde kullanılan mikro analiz, açık kodlama ve seçkili kodlama teknikleri; renk, müzik, hijyen, personel ve menü gibi fiziksel kanıtların tüketici zihninde bir bütün olarak işlev gördüğü ve bütünün içinde değerlendirmeye tabi tutulduğunun ortaya çıkartılmasında fayda sağlamıştır. Ayrıca, konum ve restoranda bulunan diğer tüketicilerin yemek-alanı ölçeği içinde yer alması gereken diğer fiziksel kanıt unsurları olduğu da belirlenmiş ve fiziksel kanıtların, tüketici üzerindeki ağırlıklı etkisinin olumlu olduğu durumlarda, olumsuz durumların tolere edilebildiği görülmüştür.
Restoran yöneticilerinin fiziksel kanıtların kullanımına yönelik bakış açılarının belirlenmesi: Eskişehir örneği
Bu çalışmanın temel amacı, Eskişehir il merkezindeki otel bünyesinden bağımsız turizm işletme belgeli yiyecek-içecek işletmelerinden biri olan restoranların yöneticilerinin, restoranı pazarlamada ve müşterilere hizmet sunmada pazarlama karması elemanı olan fiziksel kanıtlara yönelik bakış açılarını belirlemektir. Buna ek olarak, restoran yöneticilerinin, restorandaki fiziksel kanıtların müşteri tepkilerini etkileyip etkilemeyeceği konusundaki düşüncelerini, işletmelerinde hangi fiziksel kanıt boyutlarına daha çok önem verdiklerini ve fiziksel kanıtların planlanmasında, oluşturulmasında ve yönetilmesinde nelere dikkat ettiklerini ortaya koymak, çalışmanın diğer amaçlarıdır. Alanyazın incelendiğinde genellikle fiziksel kanıtların müşteriler üzerindeki etkilerinin araştırıldığı, restoran yöneticilerin bu konu hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla herhangi bir çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle, bu çalışma, restoran yöneticilerinin fiziksel kanıtlara bakış açılarının ortaya çıkarılması açısından önemlidir. Eskişehir ilinde faaliyet gösteren restoranların yöneticileri, araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Verilerin toplanması aşamasında bu araştırmanın amaçlarına uygun olarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmış, görüşme tekniği ile veri toplanmıştır. 2015 yılının Temmuz ayı boyunca 18 restoranda toplam 19 restoran yöneticisi ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi ile incelenmiştir. İnceleme sonucunda "fiziksel kanıtların planlanması", "fiziksel kanıtların kullanım amaçları", "müşterilerden en çok yorum alan fiziksel kanıt boyutları", "fiziksel kanıtların değiştirilme nedenleri", "en sık değiştirilen fiziksel kanıt boyutları" ve "en önemli görülen fiziksel kanıt boyutları" olmak üzere altı tema elde edilmiştir. Çalışma sonucunda restoran yöneticilerinin büyük bir kısmının, fiziksel kanıtları planlarken ambiyans ve tasarım boyutlarına dikkat ettikleri, fiziksel kanıtlardan müşteri memnuniyeti oluşturmak amacıyla yararlandıkları, restoranlarında kullandıkları fiziksel kanıtları en çok zorunlu nedenlerle değiştirdikleri ve fiziksel kanıtlar içinde en fazla temizlik ve dekor unsurlarına önem verdikleri tespit edilmiştir. Bu çalışmanın, fiziksel kanıtların restoran yöneticilerinin bakış açısıyla değerlendirilmesi konusunda, alanyazına katkı sağlaması beklenmektedir. Ayrıca, bu çalışmanın fiziksel kanıtların pazarlamadaki kullanımı konusunda da restoran yöneticileri için yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
İnternet bağımlılığı ile fiziksel uygunluk düzeyleri ve problem çözme becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; ortaokul ve lise öğrencilerinin fiziksel uygunluk düzeyleri ile internet bağımlılığı ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Çalışmaya, Nevşehir Özel Doğa Koleji'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerden, katılıma gönüllü olan 197 öğrenci (98 erkek ve 99 kız) iştirak etmiştir. Deneklerin fiziksel uygunluk düzeyleri EUROFIT test bataryası ile, internet kullanım düzeyleri Balta ve Horzum'un (2008) geliştirdiği "İnternet Bağımlılığı" ölçeği ile ve problem çözme becerileri de travers uygulaması ile ölçülmüştür. Çalışmanın yapılabilmesi için gerekli Etik Kurul izni Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu'ndan ve kurum izni Doğa Koleji'nden yazılı olarak alınmıştır. Katılımcıların velilerinden bilgilendirilmiş veli olur formunu imzalamaları istenmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılıma uygunluğunun test edilmesi için Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerin yapılabilmesi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmış; betimleyici istatistikler ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde tabloları şeklinde verilmiştir. Gruplar arasındaki farkların incelenmesi için bağımsız örneklem t testi ile Fischer's Exact testi, değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi için ise Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatiksel olarak analiz edilmesi sonucunda, internet bağımlılığı puanlarının cinsiyete farklılık göstermediği bulunmuştur. Okul düzeylerine göre internet bağımlılığı puanları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Deneklerin travers testi süreleri ile fiziksel uygunluk unsurları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Erkek deneklerin problem çözme becerilerinin, kızların problem çözme becerilerinden daha iyi olduğu bulunmuştur. Erkek deneklerin internet bağımlılığı puanları ile travers testi süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmamasına karşın, kızlarda negatif yönlü ve istatiksel olarak anlamlı bir ilişkinin var olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, deneklerin internet bağımlılığı puanlarının fiziksel uygunluk düzeylerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farka neden olmadığı, kız öğrencilerin internet bağımlılığı puanlarının artmasına bağlı olarak, travers sürelerinde azalma gerçekleştiği bulunmuştur. Bu sonucun, erkek ve kız öğrencilerin internet bağımlılığı puanlarının benzer olmasına karşın, farklı odak noktalarına sahip olmaları nedeniyle ortaya çıkmış olabileceği değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın daha fazla katılımcı ile tekrar edilmesinin, bu çalışmadan elde edilen bulguların test edilmesi ve literatüre katkı sağlama açısından faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
Lise düzeyindeki kız öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerinin ve obezite eğilimlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Erzurum ilinde öğrenim gören lise seviyesindeki kız öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeylerinin belirlenmesi ve obezite eğilimlerinin incelenmesidir. Çalışmaya Erzurum İli Yakutiye ilçesi Nenehatun Kız Anadolu Lisesi, Rabia Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Hamidiye Mesleki ve Teknik Kız Anadolu Lisesi öğrencilerinden gönüllü olan 1069 öğrenci katılmıştır. Teste katılan 18 yaşından küçük öğrencilerin velilerinden bilgilendirilmiş veli-vasi olur formunu, 18 yaşındaki öğrencilerin kendilerinden ise bilgilendirilmiş gönüllü olur formlarını imzalamaları istenmiştir. Katılımcılara antropometrik testler, disklere dokunma, 10×5 m mekik koşusu, durarak uzun atlama, barfikste asılma, mekik, esneklik, pençe kuvveti, flamingo denge testi ve 20 m mekik koşusu testleri uygulanmıştır. Testler Nenehatun Kız Anadolu Lisesi spor salonunda yapılmıştır. Elde edilen bulguların istatistiksel analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilere ilişkin tanımlayıcı istatistikler ortalama ve standart sapma şeklinde verilmiştir. Normallik varsayımı, değişim katsayısı kullanılarak test edilmiştir. Normal dağılım gösteren verilerde, çoklu gruplar arasındaki farkların incelenmesi için tek yönlü ANOVA ve post hoc test olarak da Tukey HSD testi kullanılmıştır. Normal dağılıma uygun olmayan verilerde, ikili grup karşılaştırmalarında Mann-Whitney U testi testi, ikiden fazla frupların karşılaştırılmasında ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson ve Spearman Korelasyon testi kullanılarak incelenmiştir. Fiziksel uygunluk performansları ve antropometrik veriler ile BKİ değerleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi için regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan çalışmada performans ölçümlerinden elde edilen bulgulara göre katılımcıların fiziksel uygunluk düzeylerinin düşük, beden kütle indeksi değerlerinin normal olduğu ve obezite eğilimlerinin düşük olduğu saptanmıştır. Bireylerin ağırlığı ile fiziksel uygunluk performansları arasında ilişki olduğu ve BKİ düzeyindeki artışın sürat, kuvvet, kas dayanıklılığı, denge, aerobik uygunluk düzeylerini olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır.
Aydın ilinde sağlıklı yaşam için spor yapan 30-40 yaş arası bayanlarda bazı fiziksel parametrelerin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; Düzenli egzersiz yapan ve yapmayan bayanlarda sekiz haftalık periyotta fiziksel özellikler, deri kıvrım kalınlıkları ve çevre ölçümlerinde meydana gelen değişimleri inceleyerek, egzersizin vücut kompozisyonuna etkisini araştırmaktır. Araştırmaya Aydın il merkezinde yaşları 30?40 arasında değişen, mesleki olarak aktif ve büro işleri yapan toplam 202 bayan denek olarak katılmıştır. Bayanlar; deney (n=101) ve kontrol (n=101) grubu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Her grup kendi içinde 51 aktif ve 50 büro çalışanından oluşturulmuştur. Aktif çalışan bayanların meslek gruplarını hemşireler, doktorlar, öğretmenler, büro çalışanı bayanları da banka memurları ve devlet dairelerinde masa başında çalışan memurlar oluşturmuştur. Çalışmaya katılan bayanlar kendi aralarında bekâr ve evli olarak ayrılmışlardır. Sağlıklı yaşam hedefleyerek çalışmaya katılan deney grubu bayanların egzersiz programına başlamadan önce ve 8 hafta sonra fiziksel uygunluk ölçümleri yapılmıştır. Belirlenen fiziksel uygunluk unsurları olarak boy, kilo, esneklik, dikey sıçrama, skinfold ölçümleri (biceps, triceps, abdomen, suprailiac, subscapular, uyluk), çevre ölçümleri yapılmıştır. Deney grubu bayanlara 8 hafta boyunca, haftada 3 gün aerobik egzersiz çalışmaları uygulanmıştır. Çalışmaya katılan kontrol grubu bayanlara da ön test ve son test olarak bu ölçümler yapılmıştır. Ancak kontrol grubu bayanlarına aerobik egzersiz çalışması uygulanmamıştır. Araştırma sonuçlarına göre egzersizin vücut ağırlığı, bel ve karın çevresi, vücut yağ oranı ve dikey sıçrama üzerinde etkileri olmasına karşın kalça çevresi ölçümlerinde farklılık görülmemiştir.Anahtar Kelimeler: Egzersiz, fiziksel uygunluk, vücut kompozisyonu
12 haftalık yüzme egzersizinin zihinsel engelli bireylerin fiziksel uygunluk düzeylerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, 12 haftalık yüzme egzersizinin zihinsel engelli bireylerin fiziksel uygunluk düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 14-19 yaş arası (10 kız-18 erkek) toplam 28 hafif düzeyde zihinsel engelli birey oluşturmaktadır. Deney grubu 14-19 yaş grubundaki 15 hafif düzeyde zihinsel engele sahip öğrencilerden (7 kız, 8 erkek), kontrol grubunu ise 14-19 yaş grubundaki 13 hafif düzeyde zihinsel engele sahip öğrenci (3 kız, 10 erkek) oluşturmuştur. Yüzme egzersiz program; 12 hafta, haftada 3 gün, günde 60 dakika süre ile uygulanmıştır. Araştırmaya katılan çocuklara 12 haftalık yüzme egzersiz programı öncesi ve sonrasında Brockport Fiziksel Uygunluk testleri uygulanmıştır. Karşılaştırmalarda = 0.05 önemlilik düzeyi dikkate alınarak, gruplarının yaş ve boy değerleri arasında önemli bir fark olup olmadığını belirlemek için bağımsız iki grup için t-testi uygulandı. Parametrelerin dağılımları Shapiro-Wilk normallik testiyle incelenmiştir (n<50). Tüm parametrelerde, zamana bağlı değişim, tekrarlı ölçümlerde varyans analizi yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Çalışmamızda, tekrarlı ölçümler varyans analizi sonuçlarına göre vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, otur-eriş esneklik, sağ omuz esneklik, sol el kavrama kuvveti, gergin kol asılı kalma değerlerinde gruplar, ölçümler (ön test-son test) ve gruplar ve ölçümleri arasında istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmazken (p>0.05), vücut yağ yüzdesi değerlerinde gruplar, ölçümler (ön test-son test) ve gruplar ve ölçümleri arasında istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sol omuz esneklik, dikey sıçrama, bacak kuvveti ve sağ el kavrama kuvveti değerlerinde gruplar, gruplar ve ölçümleri arasında istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmayıp (p>0.05), ölçümler (ön test-son test) arasında ise istatistiksel açıdan önemli bir farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). İzometrik şınav ve 1 mil yürüme/koşma değerleri incelendiğinde gruplar, ölçümler (ön test-son test) arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmazken (p>0.05), gruplar ve ölçümleri arasında ise istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Modifiye mekik değerleri incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmazken (p>0.05), ölçümler (ön test-son test), gruplar ve ölçümleri arasında ise istatistiksel açıdan önemli bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak zihinsel engelli bireyler ile çalışılırken yeni antrenman programlarının uygulanmasına ve mevcut antrenman programlarınında revize edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Düzenli olarak uygulanan antrenman programları ve egzersizler zihinsel engelli bireylerin fiziksel ve motor gelişimlerine olumlu katkılar sağlayarak yaşam kalitelerinin artmasını sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Zihinsel Engel, Fiziksel Uygunluk, Yüzme, Egzersiz
Düzenli egzersizin bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yaşam doyumuna etkisi
Bu çalışmada, düzenli egzersiz yapmak için spor merkezlerine gelen kişilerin bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yaşam doyumuna etkisini incelemek amaçlanmıştır.Araştırma, Gaziantep ilinin Şehitkâmil Bölgesinde ki Sağlıklı Yaşam ve Spor merkezlerine üye olan kadın ve erkek bireyler üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırma için aynı sayıda kadın ve erkek üye olmak üzere toplam 100 kişiden oluşan deney grubuna, on altı haftalık (haftada 3 gün) düzenli egzersiz programı uygulanmıştır.Araştırma grubundan fiziksel uygunluk parametre ölçümleri (VKİ-denge) alınmıştır.Analizler SPSS 23 programında analiz edilmiştir ve p<0,005 anlamlılık seviyesi seçilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilerin tanımlayıcı istatistikleri kategorik değişkenler için frekans ve yüzde analizi ile verilmiştir. Kategorik olarak elde edilen VKİ, Flamingo denge testi ön test/son test sonuçlarının karşılaştırılmasında McNemar-Bowker testi ve yaşam doyumu değerlerinin ön test/son test karşılaştırılmasında ise eşleştirilmiş t testi kullanılmıştır.Çalışma sonucunda, Flamingo denge testi ve VKİ ön test/son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu, aynı zamanda araştırmaya katılanların yaşam doyumu ön test/son test değerleri arasında anlamlı farklılık olmadığı saptanmıştır. Yaşam doyumu ile cinsiyet ve spor yapma durumunun karşılaştırılmasında tekrarlı ölçümler varyans analizi kullanılmış ve yaşam doyumu ile cinsiyet ve daha önce spor yapma durumu ön test/son test ölçümleri etkileşimi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Fitness merkezlerinde spor yapan bireylerin beden imajlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma, fitness merkezinde spor yapan bireylerin beden imajının çeşitli değişkenler açısından incelenerek farklılaşmaların tespit edilmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmada kullanılan sporcular aktif olarak fitness merkezlerinde spor yapan bireylerden gönüllük esasına dayalı olarak rastgele yöntemle seçilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'nin muhtelif yerlerinde yaşayan ve fitness merkezlerinde spor yapan bireyler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu rastgele yöntemle seçilen 208 kişi oluşturmaktadır. (63 kadın, 145 erkek). Araştırmanın verilerinin elde edilmesinde Berscheid, Walster ve Bohrnstedt'in beden imajı doyumunun ölçülmesinde kullanılan "Beden İmajı Anketi" (Body Image Questionnarie) temel alınarak Gökdoğan (Çok) (1988) tarafından Türkçeye uyarlanan anket ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Çalışmadaki verilerde, betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş ve parametrik testler uygulanmıştır. İstatistiksel analizde, ölçümle belirtilen değişkenler ortalama, standart sapma (X/ss); sayımla belirtilen değişkenler yüzde olarak ifade edildi. Gruplar arası karşılaştırmalarda ikili gruplar için İndependent sample t testi, çoklu gruplar için OneWay ANOVA, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirleme için Spearmans' korelasyon analizi kullanıldı. Araştırma sonucunda, çalışmamıza katılan bireylerin ölçekten elde etmiş oldukları puan ortalamalarına bakıldığında hem kadınların hem de erkeklerin genel olarak beden bölgelerinden ve özelliklerinde oldukça hoşnut oldukları, cinsiyet değişkeni açısından Bedenin genel görünümü alt boyutunda erkekler lehine, yüz alt boyutunda kadınlar lehine anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Medeni durum değişkeni açısından bekar kadınların gövde özelliklerinden daha çok hoşnut oldukları, çalışma durumu açısından kamuda çalışan ve öğrenci olan erkek ve kadınların çalışmayanlara oranla beden genel görünümlerinden daha çok hoşnut oldukları, fiziksel aktivite yapma düzeyleri açısından erkek katılımcıların beden genel görünümü, gövde ve toplam puana göre amatör ve profesyonel olarak uğraşanların rekreatif amaçlı fiziksel aktivite yapanlardan daha olumlu beden imajına sahip oldukları, fiziksel aktivite yapma yılı açısından da 9 yıl ve üzeri süredir bu sporu yapan bireylerin 0-5 yıl arasında yapanlardan daha olumlu beden imajına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
Kadın futbolcuların yaş ve oynadıkları mevkilere göre bazı fiziksel uygunluk değerlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Kadın futbolcuların yaş ve oynadıkları mevkilere göre bazı fiziksel uygunluk değerlerinin incelenmesini araştırmaktır. Çalışmaya Türkiye Kadınlar Birinci Liginde mücadele eden Gazikent spor ve Fıstıkspor'un A ve alt yapı takımlarından 14-30 yaş arasındaki 100 gönüllü futbol oyuncusu katıldı. Futbolcuların yaş ve spor yaşı ortalamaları sırasıyla 18,8 y, 3,89±0,44 sy, olarak bulunmuştur. Futbol oyuncuları kaleci, defans, orta saha ve forvet olarak oynadıkları mevkilere göre gruplandırıldı. Gönüllülere; vücut komposizyonu, esneklik, 10 m, 20 m sürat, 20 m (MAXVO2), dikey sıçrama, çeviklik ölçüm testleri uygulandı. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizinde, spor yaşı ve mevkilerin araştırılmasında Faktoriyel düzende Varyans Analizi Tekniğinden yararlanılmıştır. Farklı grupların saptanmasında ise Tukey Çoklu Karşılaştırma Testinden yararlanılmıştır. Söz konusu istatistik analizlerin yapılmasında Minitab for Windows ver. 17.0 ve SPSS for windows ver.20.0 paket programlarindan yararlanılmıştır. Yapılan faktöriyel düzende varyans analizi sonuçlarına göre Spor Yaşı, Kilo, Boy, İstirahat Nabzı, VY% ve Dikey Sıçrama özellikleri bakımından yaş grupları arasında istatistiksel olarak önemli farkların bulundugu görülmüştür (p<0.05). Sonuç olarak, veriler genel olarak değerlendirildiğinde, mevkiler arasında önemli performans farklılıklarının olmadığı görülmüştür. Ancak kalecilere ait değerlerin faklılık göstermesi, antrenman farklılığından kaynaklandığı ve bu nedenle kalecilerin değerlendirlmesinin diğer mevkilerdeki futbolculardan ayrı yapılmasının daha uygun olacağı söylenebilir. Futbolda her mevkiye uygun oyuncu profilinin olmayışı ve tüm mevkilere genelde aynı antrenmanların uygulanması, anlamlı farkın ortaya çıkmasına engel olduğu düşünülebilir. Anahtar Kelimeler: Kadın Futbolcular, Mevki, Yaş, Fiziksel ve Fizyolojik özellikler
Futbol ve voleybol oynayan ergenlik dönemindeki erkeklerin fiziksel uygunluklarının değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı okul takımlarında oynayan ergenlik döneminde olan futbol ve voleybol sporcularının 8 haftalık antrenman sonucunda kontrol grubuyla aralarında oluşacak farkların eurofıt test bataryası kullanılarak değerlendirilmesidir. Çalışmaya ergenlik döneminde olan okul takımında oynayan 15 kişiden oluşan futbol grubu, 15 kişiden oluşan voleybol grubu ve spor yapmayan gönüllü 15 erkek öğrenci katılmıştır. [Kontrol grubu (KG, n=15 vücut ağırlığı: 78,43kg±19,49kg; boy uzunluğu: 174,69cm±6,46cm) Futbol grubu (FG, n=15 vücut ağırlığı: 69,86kg±9,86kg; boy uzunluğu: 178,16cm±5,39cm) Voleybol grubu (VG=15 vücut ağırlığı: 70,86kg±9,93kg; boy uzunluğu: 183,46cm±5,64cm)]. 8 hafta süren voleybol ve futbol antrenmanlarında haftanın 3 günü 90dk. antrenman yapılmıştır. Kontrol grubuna hiçbir antrenman yaptırılmamıştır. Antrenmanların sürece etkisini değerlendirmek için sürecin başında ve sonunda Eurofıt test bataryası kullanılarak ölçüm yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak ele alınmıştır. Bunun neticesinde futbol grubu, voleybol grubu ile kontrol grubunda 8 haftanın sonunda otur-eriş testi, uzun atlama testi, dikey sıçrama testi ve el kavrama kuvveti testinde artış görülürken denge testindeki hata sayısında düşüş görülmüştür. Disklere dokunma test süresinde futbol ve voleybol grubunda düşüş gözlemlenmiş kontrol grubunun süresi ise artmıştır. 30s mekik çekme testinin tekrar sayısında ve 20m mekik koşu testinin tekrar sayısında futbol ve voleybol gruplarında artış gözlemlenmiş olup kontrol grubunda düşüş meydana gelmiştir. Bükülü kol ile asılma testinde voleybol ve kontrol grubunda artış olurken futbol grubunda düşüş görülmüştür. 10x5m mekik koşu testinde voleybol grubunda bir değişiklik olmamış futbol ve kontrol grubunun süresi düşmüştür. Sonuç olarak, adolesan dönemde yapılan antrenmanların kişinin birçok fiziksel uygunluk parametrelerine katkıda bulunacağı söylenebilir. Futbol ve voleybol antrenmanları, el kavrama kuvveti, denge testi, esneklik, dikey sıçrama testi, durarak uzun atlama testi mekik testi gibi parametrelerde önemli derece katkısı olduğu elde edilen veriler ve onların analizi neticesinde tespit edilmiş durumdadır.
Klasik bale eğitimine uygunlukta kullanılacak fiziksel özellikler
Klasik Bale Eğitimine Uygunlukta Kullanılacak Fiziksel Özellikler Amaç: Klasik bale eğitimine uygunlukta kullanılacak olan fiziksel özelliklerin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: 2013-2014 eğitim öğretim döneminde Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Anasanat Dalı' na bale eğitimi için başvuran öğrenciler çalışmaya alınıp, kabul edilen öğrenciler ile kabul edilmeyen öğrenciler karşılaştırıldı. Baleye uygun bulunanlar ile uygun bulunmayanlar iki çalışma grubu olarak belirlenip, değerlendirildi. Bu çalışma bale öğrencilerinin vücut tipini, bedensel yeteneklerini belirleyen ve bale eğitimi için gerekli kriterleri objektif olarak değerlendiren Eurofit Testleri, somototip diyagram ve antropometrik ölçümler kullanılarak bedensel yeteneklerinin tanımlanması ile fiziksel uygunluk düzeylerinin belirlenmesini kapsamaktadır. Ayrıca vücut tipinin belirlenmesinde Heath-Carter sınıflaması kullanılmıştır. Bu çalışma ilk defa yapılacağı için preliminary study olarak dizayn edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 19 programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza, Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Anasanat Dalı'na bale eğitimi için başvuran 8-11 yaş arası 52 (erkek;1, kız; 50) aday dahil edildi. Katılımcılardan 32 öğrenci (erkek; 1, kız; 31) bale eğitimine uygun bulunup, 20 kız öğrenci uygun bulunmamıştır. Uygun bulunanların yaş ortalaması; 9,51 ± 0,67, boy uzunluğu ortalaması; 1,38 ± 0,07 m ve vücut ağırlığı ortalaması; 30,03 ± 4,85 kg iken, uygun bulunmayan öğrencilerin yaş ortalaması; 10,20 ± 0,89, boy uzunluğu ortalaması; 1,43 ± 0,10 m, ve vücut ağırlığı ortalaması; 39,06 ± 6,94 kg olarak bulunmuştur. Çap, çevre ve deri altı yağ dokusu kalınlığı ölçümleri uygun bulunan öğrencilerde daha düşük (p < 0,05) bulunmuştur. Uygun bulunanların majör vücut tipi mezomorf iken uygun bulunmayanların majör vücut tipi ise endomorf olarak bulunmuştur. Eurofit testlerinde ise kuvvet testi hariç tüm testlerde uygun bulunanlar lehine anlamlı fark elde edilmiştir (p < 0,05). Sonuç: Klasik bale eğitimine uygunlukta kullanılacak fiziksel özellikleri belirleyen parametreler objektif olarak değerlendirilmiştir. Yapılan bu çalışmanın literatürdeki eksikliklerin giderilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Bale, balerin, Eurofit Test, somatotip, fiziksel özellikler, fiziksel uygunluk.
12 haftalık egzersiz programının otizmli çocukların motor yeterlilik ve fiziksel uygunluk düzeylerine etkisi
Bu çalışma, 12 haftalık egzersiz programının, otizmli çocukların motor yeterlilik ve fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkilerini tespit etmek amacıyla yapıldı. Araştırmaya; Ağrı İli Devlet hastanesi çocuk psikiyatri bölümünde uzman doktorlar tarafından DSM-IV-TR kriterlerine göre A-tipik otizm tanısı konulan 14 erkek çocuk alındı. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulunda eğitim alan ve normal gelişim gösteren 14 erkek çocuk çalışmaya katıldı. Çalışmaya katılan toplam 28 erkek çocuk (yaş ortalamaları, otizm: 10,07±0.25, normal:10.07±0.30 yıl) sıralı yöntemle dört gruba ayrıldı. I. Grup: otizm egzersiz (OEG), II. Grup: otizm kontrol (OKG), III. Grup: normal gelişim gösteren egzersiz kontrol (NGGEKG), IV. Grup: normal gelişim gösteren kontrol grubu (NGGKG) olarak belirlendi. OEG (n=7) ve NGGEKG'deki (n=7) çocuklara haftada 3 gün ve günde yaklaşık 60 dakika egzersiz uygulandı. Diğer kontrol grupları ise; 12 hafta boyunca düzenli bir egzersiz programına katılmadı. Çalışmaya katılan tüm gruplara, 12 hafta öncesi ve sonrası Bruininks-Oseretsky Kaba Motor Yeterlilik Testi (BOT2) parametrelerinden; koşma hızı ve çeviklik, denge, bilateral koordinasyon, kuvvet testi ve ayrıca fiziksel uygunluk parametrelerinden; kas kuvveti (el-pençe), reaksiyon (görsel-işitsel), esneklik (otur-uzan) değerlendirmelerinden oluşan testler uygulandı. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde, SPSS 15.0 istatistik paket programı kullanıldı. Grup içi değişimler için Wilcoxon, gruplar arasında değişimler için, Mann-Whitney U testi yapıldı. OEG'nin motor ve sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk verilerinin istatistiksel karşılaştırılması sonucunda; koşma hızı ve çeviklik, denge I ve II, ayakta durarak uzun atlama, sağ-sol el reaksiyon zamanı (görsel-işitsel), el kavrama kuvveti (sağ-sol) ve esneklik testlerinde (otur-uzan testi) son test lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür (p<0.05). NGGEKG'nin verilerinin istatistiksel karşılaştırılması sonucunda; koşma hızı ve çeviklik, denge II, sağ-sol el reaksiyon zamanı (görsel-işitsel), el kavrama kuvveti (sağ-sol) ve esneklik testlerinde (otur-uzan testi) son test lehine anlamlı bir fark olduğu görülmektedir (p<0.05). OEG ve NGGEKG'nin verilerinin istatistiksel karşılaştırılması sonucunda ise; denge I ve II, ayakta durarak uzun atlama, sağ-sol el işitsel reaksiyon ve el kavrama kuvveti (sağ-sol) OEG'nin lehine anlamlı fark olduğu görülmektedir (p<0.05). Sonuç olarak; normal gelişim gösteren çocuklardan daha çok, otizmli çocukların okul öncesi yaşlardan itibaren sporun herhangi bir dalına yönlendirilmesinin; onların hem motor, hem de sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk parametrelerini gelişimine katkı sağlayabileceğini vurgulayabiliriz. Anahtar Sözcükler: Otizm, BOT2, egzersiz, fiziksel uygunluk.
Türkiye görme engelliler goalball sporcularının fiziksel uygunluk ve antropometrik özelliklerinin müsabaka başarıları ile karşılaştırılması
Bu çalışmada, görme engelli erkek sporcuların fiziksel uygunluk parametreleri ve antropometrik ölçümlerin, müsabaka başarıları ile arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmaya, Türkiye Görme Engelliler ilköğretim Okulları Arası Goalball Şampiyonası'na katılan değişik görme keskinliğine sahip ( B1, B2, B3) 59 erkek sporcu katılmıştır. Katılımcıların ortalama yaşı 14,95±1,28yıl, vücut ağırlığı 52,06±8,89 kg, boy 163,58±10,39 cm, spor yaşı 02,39±1,50 yıl olarak belirlenmiştir. Katılımcıların, fiziksel uygunluk parametrelerinden; vücut yağ yüzdeleri (holtain marka skinfold aleti), el kavrama (takei marka dinamometre) ve omurga hareketliliği (inklinometre aleti) ölçümleri alınmıştır. Antropometrik ölçümlerden üst extremite uzunlukları (kol, ön kol, el) ve alt extremite uzunlukları (bacak ve ayak) alınmıştır. Ayrıca, araştırmacı tarafından Sporcunun İsabetli Atış Performansı hesaplanmıştır. Çalışmada gerçekleştirilen tüm istatistiksel analizler SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla yapılmıştır. Verilerin normal dağılış gösterip göstermediğini test etmek için Shapiro-Wilk testi sonucuna bakılmıştır. Analiz sonucunda p=,106 çıktığından verilerimiz normal dağılım göstermektedir. Bu nedenle üçlü karşılaştırmalarda One Way Anova, ikili karşılaştırmalarda ise Independent Sample t-test kullanılmıştır. Ayrıca tüm parametrelerin isabetli atış performansı ile ilişkisine bakmak için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ilk sekiz takım sporcularının görme keskinliği grubu değerlerine göre, isabetli atış performansları arasında az görenler lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir (p=,025). Ayrıca ilk sekiz takım sporcularının antropometrik ve fiziksel uygunluk değerleri ile isabetli atış performansları istatistiksel olarak incelendiğinde; sağ el kavrama kuvveti ile isabetli atış performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür (pearson r =,374, p=,029). Ancak, diğer parametreler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak; görme keskinliğinin ve üst ekstremite kas kuvvetinin goalball sporunda büyük önem taşıdığı görülmektedir. Antrenmanlarda özellikle isabetli şut atımı için kas kuvvetine yönelik çalışmaların daha sık yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Goalball, Görme engelliler, Antropometrik ölçümler, Fiziksel uygunluk.
Sporcu çocuklarda fiziksel uygunluk ile dikkat düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Giriş ve Amaç : Fiziksel uygunluk aşırı yorgunluk olmaksızın günlük görevleri canlı ve dikkatli bir şekilde yapabilme yeteneğidir. Ayrıca ayarlanılabilen maksimum aerobik kapasiteyi tanımlayan bir terimdir. Dikkat ise zihnin aynı anda mümkün olan birkaç nesne veya düşünce dizisi gibi görünen objelerden birine odaklanmasıdır. Çocuklarda fiziksel uygunluğun bilişsel işlevler üzerine bir etkisi olduğu bilinse de düzenli spor yapan çocuklarda fiziksel uygunluk ile dikkat düzeyleri arasındaki ilişki bilinmemektedir. Çalışmamızın amacı 7-12 yaş arası sporcu çocuklarda fiziksel uygunluk ile dikkat düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Yöntem: Çalışma kesitsel bir çalışma olarak planlandı. Araştırmaya katılan çocuklar sporcu olan ve sporcu olmayan (kontrol) olmak üzere 2 gruba ayrıldılar. Araştırmaya 55 sporcu, 55 sporcu olmayan toplam 110 çocuk dahil edildi. Çocukların sosyo-demografik bilgileri kaydedildi. Çocukların fiziksel uygunluk düzeyleri Eurofit Test Bataryası ile değerlendirildi. Dikkat düzeyleri ise Bourdon Dikkat Testi ile belirlendi. Eurofit Test Bataryası sağlıkla ilişkili fiziksel uygunluk ve performanla ilişkili fiziksel uygunluk parametrelerini içeren 9 alt testten oluşmaktadır. Değişkenlerin birbiri ile olan ilişkisi Pearson Korelasyon analizi ile değerlendirildi. Gruplar arası karşılaştırmada Bağımsız Örneklem T testi kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya 55 sporcu çocuk (25 erkek; 30 kız), 55 sporcu olmayan çocuk (26 erkek; 29 kız) katıldı. Katılımcıların yaş ortalaması sırasıyla 11.63±0.77; 11.80±0.67 yıldır. Sporcu ve kontrol grubu karşılaştırıldığında Flamingo Denge Testi, Disklere Dokunma Testi, Otur-Eriş Esneklik Testi, Durarak Uzun Atlama Testi (DUAT), El Kavrama Kas Kuvveti Testi (EKKKT), Mekik Testi, 10*5 metre Mekik Koşu Testi, Bükülü Kolla Asılma Testi (BKAT) ve Bourdon Dikkat Testi değeri (BDT) arasında sporcu çocuklar lehine anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Sporcu çocuklarda BDT değeri ile DUAT skoru, EKKKT skoru, Mekik Testi skoru ve BKAT skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). Kontrol grubunda fiziksel uygunluk parametreleri ile BDT değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05).Sonuç: Çalışma sonucunda çocuklarda bazı fiziksel uygunluk parametreleri ile dikkat düzeylerinin birbiri ile ilişkili olduğu bulundu. Dikkat düzeyi geliştirilmek istenen bir çocuğa, dikkat geliştirme programlarına ek olarak fiziksel aktivite ve spor faaliyetlerinin de eklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanların fiziksel uygunluğa etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanların fiziksel uygunluğa etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilin 'de yaşları 11-13 olan 20 futbolcu oluşturmuştur. Kontrol grubunu ise Aydın ilin'de yaşları 11-13 olan 10 futbolcu oluşturmuştur. Araştırmada yer alan gruplar, çalışma grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 şekildedir. Her iki gruba da başlangıçta boy ve kilo ölçümü yapılmış ardından, fiziksel uygunluğu belirlemede kullanılan, euro-fit test bataryasında bulunan flamingo denge testi, esneklik testi, durarak çift bacak ileri sıçrama testi, sürat testi, 10x5 mekik koşusu testi uygulanmıştır. Daha sonra çalışma grubuna 8 hafta boyunca haftada 3 gün 1 er gün ara ile jogging koşusunun ardından dinamik ısınma daha sonra futbola özgü fonksiyonel antrenmanlardan kuvvet ,dayanıklılık, sürat ve koordinasyon antrenmanları uygulandı(ek1), antrenman sonunda ise çift kale maç yaparak çalışmalarını sonlandırmışlardır. Kontrol grubu ise antrenmanlarda sadece jogging koşu ve çift kale futbol maçı yaparak çalışmalarını sonlandırmıştır. 8. Hafta sonunda iki gruba da tekrar boy ve kilo ölçümü ardından fiziksel uygunluğu belirlemede kullanılan euro-fit test bataryası uygulanmış ve sonuçlar karşılaştırılarak incelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışma 11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanlarına tabi tutulan çalışma grubunun fiziksel uygunluk parametrelerine katkısının olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra kontrol grubuna uygulanan çift kale maç programının da kontrol grubundaki sporcuların bazı parametrelere katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fiziksel uygunluk, Fonksiyonel antrenman, Futbol
Sağlıklı bireylerde alet destekli yumuşak doku mobilizasyon tekniğinin fiziksel uygunluk parametreleri üzerine akut etkisinin araştırılması
Bu çalışma Alet Destekli Yumuşak Doku Mobilizasyon Tekniğinin (IASTM) sağlıklı erkek bireylerde fiziksel uygunluk parametreleri üzerinde akut etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 24 gönüllü birey dahil edilip IASTM ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin fiziksel aktivite seviyeleri, Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi'nin (IPAQ) kısa formu kullanılarak belirlenmiştir. Bireylerin; aerobik kapasiteleri Artan Hızda Mekik Yürüme Testi (AHMYT), kas kuvvet değerleri dijital dinamometre, kas esneklik değerleri otur-uzan ve quadriseps esneklik testi, yorgunluk değerleri Yorgunluk Şiddet Ölçeği (YŞÖ) ve Modifiye Borg Skalası, çeviklik değerlendirmesi T-Test, denge değerlendirmesi ise stabilometre cihazı ile değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; esneklik, aerobik kapasite, hamstring kas kuvveti ölçüm sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmüştür (p<0,05). Quadriceps kas kuvveti, yorgunluk, çeviklik değerlerinin ölçüm sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmemiştir (p>0,05). Denge ölçüm sonuçlarına göre sadece gözler kapalı pozisyondayken stabil yüzey üzerindeki birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmüştür (p<0,05). Diğer parametre sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmemiştir (p>0,05). Çalışmanın sonuçlarına göre IASTM'nin akut dönemde esneklik, aerobik kapasite, hamstring kas kuvveti ve denge üzerinde etkili olduğu, quadriceps kas kuvveti, yorgunluk ve çeviklik üzerinde ise bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: IASTM, Esneklik, Kas Kuvveti, Aerobik Kapasite, Yorgunluk, Çeviklik, Denge
Ortaokul beden eğitimi dersi fiziksel gelişim performanslarının okul spor takımlarında yer alabilme durumuyla karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı ortaokullarda ki beden eğitimi dersi uygulamalarının öğrencilerin okul spor takımlarında oynayabilecek fiziksel performans düzeyine ulaşabilmelerinde ne derecede etkili olabileceğine ilişkin, ders dışında bir spor etkinliğine katılma, spor takımlarında yer alma ve başarılı olabilme parametrelerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini İzmir ili Bornova ilçesindeki iki ortaokul oluşturmuştur. Bu okullardan 2016-2017 Öğretim yılı Bahar (2.Dönem), 2017-2018 Güz (1.Dönem) ve 2017-2018 Bahar (2.Dönem) Eğitim ve öğretim yıllarına ait 718 ortaokul öğrencisinin beden eğitimi dersine ilişkin beden eğitimi öğretmeni tarafından yapılmış fiziksel ölçümlerin üç yarıyıllık verileri kullanılmıştır. Bulgular: Okul takımında yer alan öğrencilerin fiziksel performans test skorlarının okul takımında yer alamayan sporculara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar: Okul spor takımlarında yer alan erkek ve kız öğrencilerin fiziksel gelişimi, okul spor takımlarında yer almayan öğrencilere göre daha hızlı gelişim göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Fiziksel Uygunluk, Fiziksel Performans, Okul Sporları
Ampute futbolcularda stabilizasyon egzersizlerinin performans üzerine etkisi
Ampute futbolcularda stabilizasyon egzersizlerinin performans üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapılan çalışmaya, yaşları 18- 50 yıl arasında değişen 20 ampute futbolcu dahil edildi. Bireyler egzersiz (n=10) ve kontrol (n=10) grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Futbolcular, vücut kompozisyonu, kassal kuvvet ve endurans, anaerobik güç, esneklik, denge, hız ve çeviklik yönünden değerlendirildi. Egzersiz grubuna antreman programına ek olarak core stabilizasyon egzersiz programı, kontrol grubuna ise sezon içerisinde yapılan antreman programı uygulandı. Futbolcuların eğitim öncesi ve sonrası tüm performans değerlendirmeleri kaydedildi. Çalışmanın sonucunda, grupklar kendi içinde eğitim öncesi ve eğitim sonrası olarak karşılaştırıldığında; egzersiz grubunda sit ups sayılarının eğitim öncesine göre yükseldiği ve sırt ekstansörlerinde eğitim sonrasında gelişme olduğu saptandı (p>0.05). Kontrol grubunda, sit ups sayı ve süreleri, push ups sayı ve sürelerinin eğitim öncesi ve eğitim sonrasında benzer olduğu, ancak gövde fleksörleri ve sırt ekstansörleri değerlendirme sonuçlarında eğitim sonrası artış olmasına rağmen anlamlı fark olmadığı gözlendi (p>0.05). Grupların kendi içerisinde eğitim öncesi ve sonrasında fiziksel uygunluk parametrelerinden esneklik ve dikey sıçrama değerlerinin her iki grupta da yükseldiği belirlendi (p<0.05). Ancak eğitim sonrası fark değerleri açısından gruplar arasında bir farka rastlanamadı (p>0.05). Grupların kendi içerisinde eğitim öncesi ve sonrasında hız ve çeviklik sonuçlarında her iki grupta da farklılık bulunmazken, gruplar arası fark değerleri açısından farkın kontrol grubu lehine anlamlı olduğu gözlendi (p<0.05). Sonuç olarak, uygulanan stabilizasyon egzersiz eğitiminin ampute futbolcularda performans üzerinde bazı parametreleri olumlu yönde değiştirdiği gözlenmekle birlikte, rutinde uygulanan antrenman programıyla aynı etkilere sahip olduğu gözlendi. Stabilizasyon egzersizlerinin yaralanmayı önleme üzerine etkisini araştıran yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Ampute futbol, Core stabilizasyon eğitimi, Performans, Ampute futbolcu, Fiziksel Uygunluk.
Adölesan taekwondo sporcularında pliometrik eğitiminin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisi
Bu çalışma, adölesan taekwondo sporcularında pliometrik eğitimin fiziksel uygunluk parametrelerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya 66 sporcu dahil edildi. Basit randomizasyon yöntemi ile 66 sporcu 2 gruba ayrıldı. 33 sporcu eğitim grubuna dahil edilirken, 33 sporcu ise kontrol grubuna dahil edildi. Eğitim grubuna 6 hafta boyunca normal antrenman programına ek olarak pliometrik egzersiz eğitimi verildi. Kontrol grubu ise normal antrenman programına devam etti. Taekwondo sporcularının; cinsiyet, yaş, ağırlık, boy gibi demografik bilgileri kayıt altına alındı. Dengeyi değerlendirmek için Y balance testi kullanıldı. Kuvveti değerlendirmek için 1 maksimumu tekrar squat ve leg extension testi kullanıldı. Enduransı değerlendirmek için mekik ve push up testi kullanıldı. Esnekliği değerlendirmek için gonyometri kullanıldı. Sıçrama yüksekliği ve çevikliği değerlendirmek için ise hexagon agility test, dikey ve yatay sıçrama testleri kullanıldı. Tüm değerlendirmeler, tedaviyi uygulayan fizyoterapistten farklı bir fizyoterapist tarafından yapıldı. Değerlendirmeler pliometrik egzersiz eğitiminden önce ve 6 haftalık egzersiz eğitiminde sonra olmak üzere iki kez yapıldı. Eğitim ve kontrol grubundaki bireylerde 6 haftalık süreçte tüm parametrelerinde artış gözlemlendi (p<0,05). Kas kuvveti ve enduransı açısından gruplar karşılaştırıldığında eğitim grubu lehine artış gözlemlendi (p<0,05). Fiziksel uygunluğun denge, çeviklik- sıçrama yüksekliği, esneklik parametleri ise benzerdi (p>0,05). Sonuç olarak adölesan taekwondo sporcularında pliometrik eğitim kas kuvveti ve enduransın geliştirilmesinde etkili bir yöntemdir. Bu eğitimin farklı egzersiz çeşitleriyle kıyaslandığı ve değişik spor branşlarındaki adölesanlarında dahil edileceği çalışmalara örnek olabileceği görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: Taekwondo, Pliometrik egzersiz, Adölesan
Video tabanlı ve aerobik egzersiz eğitimlerinin fonksiyonel kapasite, fiziksel uygunluk ve dijital oyun oynama bozukluğu düzeyine etkilerinin araştırılması
Bu çalışma, oyun oynama bozukluğu olan bireylerde video tabanlı ve aerobik egzersiz eğitimlerinin fonksiyonel kapasite, fiziksel uygunluk ve oyun oynama bozukluğu düzeyine etkilerinin araştırılması amacıyla yapıldı. Çalışmada 44 erkek birey rastgele yöntemle video tabanlı egzersiz eğitim (VTE) grubu (n=15), aerobik egzersiz eğitim (AE) grubu (n=14) ve kontrol grubu (n=15) olmak üzere 3 gruba ayrıldı. VTE grubuna, Xbox 360 Kinect cihazı ile bireysel hareketleri eş zamanlı simule eden boks, engelli koşu ve plaj voleybolu oyunları algılanan zorluk düzeyi orta olacak şekilde oynatıldı. AE grubuna, yine algılanan zorluk düzeyi orta olacak şekilde koşu bandında eğitim verildi. Kontrol grubuna ise 6 hafta müdahale edilmedi ve bu gruptaki gönüllü bireylere değerlendirme sonrası her iki eğitimden biri verildi. Bireylerin fonksiyonel kapasiteleri 6 Dakika Yürüme Testi (6 DYT), fiziksel uygunlukları The Senior Fitness Test ve oyun oynama bozukluk düzeyleri İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği Kısa Formu (İOOBÖ9-KF) ile değerlendirildi. Ayrıca tüm bireylerin oyun oynama süresi, maksimal egzersiz kapasitesi, anksiyete durumu, uyku kalitesi ve yaşam kalitesi değerlendirildi. Çalışma sonucunda VTE ve AE eğitimlerinin fonksiyonel kapasiteyi arttırdığı, oyun oynama bozukluğu düzeyini azalttığı, maksimal egzersiz kapasitesini geliştirdiği, anksiyete düzeyinde iyileşme sağladığı, yaşam kalitesinde gelişme sağladığı gözlendi (p<0,05). Uyku kalitesinde istatistiksel olarak sadece VTE grubunda anlamlı artış görüldü (p<0,05). Fiziksel uygunlukta VTE ve AE eğitimlerinin üst ekstremite kas kuvvetini geliştirdiği, alt ekstremite kas kuvvetinde ve üst-alt ekstremite esnekliğinde ise sadece VTE eğitimi sonrası artış olduğu görüldü (p<0,05). Kontrol grubunda 6 hafta sonra yapılan değerlendirmede alt-üst ekstremite kas kuvvetinde ve üst esktremite esnekliğinde değişim olmadığı görüldü (p>0,05). VTE ve AE eğitimlerinin bu bireylerde aerobik kapasiteyi artırdığı, oyun oynama bozukluk düzeyini ve günlük oyun oynama süresini azalttığı, VTE eğitiminin fiziksel uygunluk parametrelerini, AE eğitiminden daha fazla geliştirdiği sonucuna ulaşıldı. Anahtar kelime: Oyun Oynama Bozukluğu, Sanal Gerçeklik Tabanlı Egzersiz, Aerobik Egzersiz, Fonksiyonel Kapasite, Fiziksel Uygunluk