Gösterişçi tüketim
Bu konu başlığı altında 64 tez
Tüketicilerin gösterişçi tüketim eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisi
Tüketim insanlığın oluşumundan bu yana var olan bir olgudur. İlkel zamanlarda insanlar temel istek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüketim davranışında bulunurken, zamanla tüketim anlayışı değişmiş, insanların kendilerini diğer insanlara kanıtlamak amacıyla yaptığı bir eylem halini almıştır. Tüketiciler kendilerini diğerlerine olduğundan daha farklı göstermek amacıyla pahalı ve markalı ürünleri tercih edebilmektedirler. Markalı ürünler tüketicilerin gözünde pahalı ve kaliteli algısı yaratarak tüketicilerin satın alma tercihlerini etkileyebilmektedir. Tüketici ile bağ kurmanın en etkili yollarından birisi markalaşmak olduğu için, tüketicide oluşturulan marka farkındalığı önem arz etmektedir. Bu nedenle de işletmeler çeşitli stratejiler kullanarak tüketicilerde marka farkındalığı yaratmaya çalışmaktadır. Bir markanın küresel bir marka haline gelmesi kolay bir süreç olmadığından dolayı da özellikle küresel markalara sahip işletmelerin bu konuya hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Tüketicilerin küresel markaları tercih etme ve etmeme nedenleri çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Bu araştırmanın amacı da tüketicilerin gösterişçi tüketim eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisini ortaya çıkartmaktır. Araştırmanın örneklemini Hatay'ın İskenderun ilçesinde yaşayan 18 yaş üstü tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler yüz yüze anket tekniği kullanılarak toplanmış ve toplamda 402 anket formu faktör, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, katılımcılar en fazla kıyafeti daha sonra sırasıyla teknolojik aletleri ve ayakkabıyı küresel marka olarak satın almaktadırlar. Küresel markayı tercih etmeyi marka bilinci ve gösterişçi tüketimin pahalılık boyutu olumlu, küresel markayı tercih etmemeyi ise pahalılık boyutu olumsuz, eşsizlik boyutu ise olumlu olarak etkilemektedir.
İmparatorluk nostaljisi ve gösterişçi tüketim: Kayıp zamanı koklamak
Geçmişin tüketimi, geçmişin üretimi olmadan olanaksızdır. Her şeyin ekonominin konusu edildiği, ekonomik olarak belirli bir paha etmemenin var olmamakla eşleştirildiği kapitalist bir eşikte geçmişin üretimi ile tüketimi neyin var olma hakkı olduğuna dair oldukça siyasal bir müdahaledir. Türkiye'nin kapitalistleşme sürecini de bu minvalde neyin var olacağına izin verme siyaseti olarak okumak mümkündür. Bu tez, böylesi bir okumayı Türkiye'de egemen hale gelmeye başlayan Yeni-Osmanlıcılık irtibatıyla yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla Yeni-Osmanlıcılığın tarihine bakılacaktır. 1980 öncesindeki ilhamlar, 1980'lerden 2000'lere Küçük Osmanlı arzusundaki neo-liberalleşirken neo-muhafazakarlaşan Türkiye, sonunda Yeni-Türkiye olarak Yeni-Osmanlıcı günümüz siyaseti ve bunların eleştirileri incelenecektir. Ardından Yeni-Osmanlıcı tüketim irdelenecek Türkiye'de muhafazakarlığın tüketicilik ideolojisine dönüşmesini, tarihin bu tüketime nasıl koşulduğunu, kamusal ve özel alandaki fetih ideolojisinin nasıl Yeni-Osmanlıcı oldukça siyasal bir yayılmacı tüketicilikle birleştiğini ve nostaljinin bu tüketimdeki etkisini bahse açacaktır. Yeni-Osmanlıcılık özcülükten azade, temelci olmayan ve küresel örnekleriyle karşılaştırılan bir incelemenin konusu olacaktır. Son olarak Yeni-Osmanlıcı üretici ve tüketici ile doğrudan ilgilenilecek, Yeni-Osmanlıcı tüketim rekabetinde otantiklikle öne çıkmaya çalışan Sultandan.com'a göz atılacak, buradaki içeriğin ve söylemin analizi yapılacaktır. Osmanlı'nın metalaşması, saltanatın influencer ekonomisine dahil olması ve tüketicinin algısı söz konusu edilecektir. Yeni-Osmanlıcılık tarihsel olduğu kadar toplumsal bir yeniden inşadır. Tarihin ve toplumun bu yeniden inşası muhafazakâr olduğu kadar tüketici neo-liberal bireyin üretilmesini amaçlar. Sonuç olarak Yeni-Osmanlıcı tüketim, bu bireyin geçmişini sınırladığı kadar onun geleceğini de sınırlar ve nihayetinde oldukça sınırlı bir siyasal ufukla gündelik hayatı biçimlendirir. Yeni-Osmanlıcı nostaljiyi incelemek bu sınırlı siyasal ufkun ekonomisinin incelenmesini de mümkün kılar.
Gösterişçi tüketimin sanatsal ifadesi
"Gösterişçi tüketimin sanatsal ifadesi" isimli bu tez çalışmasında, 'tüketim ve gösteriş' kavramları incelenmiştir. Bu bağlamda 1. bölümde tüketim kavramının ortaya çıkması ve ihtiyaç kavramının inanış sistemleri ile ilişkisi ele alınmıştır. 21. yüzyılda gelişen teknoloji ile beraber seri üretimin ortaya çıkması tüketim kavramının tanımını da değiştirerek tüketim mekanlarını ortaya çıkarmıştır. Kitlesel tüketime eklemlenen insan, çağımız insanının bireyselleşmesi ile beraber aidiyet ve kimlik problemleri yaşamaktadır. Birbirlerinin kopyası haline dönüşmekte olan, tüketim alışkanlıkları da birbirine oldukça benzeyen insan değişime uğrayarak kendine yabancılaşmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde güncel sanat pratiklerinde tüketim ve gösterişçi tüketim üzerine çalışmaları olan sanatçıların eserlerine yer verilmiştir. Günümüz sanatçıları modern sanatın yenilikçi ve sanat kaygısı ile yapılmasının aksine, toplumun yaşayış biçimine eleştirel bir şekilde yaklaşmaktadır. Kapitalist ve metalarla kuşatılan dünyada gösterişçi tüketimin sanatı da bir metaya çevirmesiyle yaşanan değişim incelenmiştir. Bu bağlamda ise 3. bölüm kişisel uygulamalarla ifade edilen tüketim ve gösterişçi tüketimin seramik uygulamalarla ele alınarak anlatılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Gösterişçi Tüketim, Dijitalleşme, Kapitalizm, Seramik.
Çok katlı pazarlamada gösteriş amaçlı tüketimin tekrar satın almaya etkisinde çevre bilincinin rolü
Günümüzde tüketim, sadece sunulan mal ve hizmetlerin çeşitliliğini veya fonksiyonel olarak ne işe yaradığını değil, daha öte birtakım nedenleri de içinde barındırmaktadır. Toplumsal değerlerin her geçen gün metalaşması, kişilerin tüketim alışkanlıklarında rasyonellikten uzaklaşarak tüketim kültürünün her geçen gün yaygınlaşması tüketim kavramında meydana gelen değişimleri hızlandırmıştır. Fonksiyonel tüketim, çoğu durumda satın alma davranışının arkasında yatan temel neden olarak görülmektedir. Çok katlı pazarlama, doğrudan satış sisteminin bir yöntemidir ve Türkiye'de yaygın olarak kabul görmüş bir sistemdir. Tüketiciler satın alma kararı verirlerken toplumda statü ifadesi veya imaj gibi, ürünün veya markanın aktardığı sosyal anlam tarafından da etkilenmektedirler. Aynı zamanda tüketiciler ihtiyaçlarını karşılarken doğaya ve kendi sağlıklarına en az zarar verecek şekilde ürün tercihi yapmak konusunda gün geçtikçe daha fazla bilinç sahibi olmaktadırlar. Yapılan araştırmanın teorik bölümünde Çok Katlı Pazarlama, Gösteriş Amaçlı Tüketim ve Çevre Bilinci kavramları detaylı olarak ele alınmış sonrasında uygulama ve analiz bölümünde Türkiye'de çok yaygın olarak kullanılan çok katlı pazarlama işletmelerinden bir firma seçilip 504 kişi üzerinde anket uygulanmış ve araştırma istatistiksel tekniklere dayanmakla beraber yapısal eşitlik modeli kullanılması tercih edilmiştir. Yapısal eşitlik modeli uygulaması ve doğrulayıcı faktör analizi uygulamalarında ibm SPSS AMOS yazılımından yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonrasında ankete katılan kişiler arasında gösteriş amaçlı tüketim eğilimlerinin tekrar satın almaya etkisinde çevre bilincinin rolüne yönelik bazı yargılara varılmıştır.
A comparative study among Turkish and American consumers on the relationship between cultural dimensions and the two important outcomes of consumer society: Conspicuous consumption and online compulsive buying behavior
Culture is considered to be one of the core mechanisms that drive people's behavioral patterns and the need for understanding consumer's cultural orientations and their effects on consumer behavior becomes even more crucial every day. This study was designed to address the gap in the literature and attempts to investigate the influence of cultural dimensions on the two important outcomes of today's consumer society; conspicuous consumption and online compulsive buying behavior. Also, another aspect of this research is to see if conspicuous consumption orientation has connections with online compulsive buying behavior. Lastly, it attempts to show whether conspicuous consumption orientation and online compulsive buying behavior varies across cultures and the role of demographics. In order to achieve these goals, the study employed two samples from two nations (Turkey and United States) that have distinct cultural orientations at the national level. Based on the models tested in two samples, the findings show that collectivism, power distance and masculinity had significant effect on conspicuous consumption orientation in both nations yet the most impactful cultural dimensions varied based on nation. Also, it has been discovered that collectivism, power distance and uncertainty avoidance were in relation with online compulsive buying behavior in both nations yet masculinity was not. Finally, conspicuous consumption and online compulsive behavior were found to be correlated and the correlation was moderate and positive.
Ağızdan ağıza pazarlamanın tüketime etkisi: Rusya pazarı örneği
Gösterişçi tüketim, sosyoekonomik açıdan her toplumda bireylerin tüketici kimliklerini ve toplumsal statülerini, tükettikleri ürünler ve hizmetler aracılığıyla sergilemelerini mümkün kılmaktadır. Kapitalist sistemin bir yansıması olan bu tüketim türü dijital dünyanın gelişmesi ve büyümesiyle de gün geçtikçe toplumlarda yaygınlaşmaktadır. Teknoloji ve iletişimde yaşanan gelişmelerle tüketicilerin istek ve ihtiyaçları değişmekte ve farklılaşmaktadır. Pazarlama tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarının karşılanmasına dayanmaktadır ancak geleneksel pazarlama yöntemleri artık tüketicilerin beklentilerini belirleyerek tüketicilerin isteklerinin giderilmesinde yetersiz kalmaktadır. Gün geçtikçe alternatiflerin fazlalaşması, kitle iletişim araçlarına olan güvenin azalması gibi nedenler tüketicilerin kafa karışıklığı yaşaması sonucunu doğurmakta ve tüketiciler karar verme sürecinde zorlanmaktadır. Tüketiciler bu karışıklıktan ve zorluluktan kurtulmak için farklı yollara yönelmişlerdir. Ağızdan ağıza pazarlama son derece güvenilir bir pazarlama yöntemi olduğu için, işletmeler ağızdan ağıza pazarlamayı tüketicilere ulaşmak için giderek daha fazla kullanmaktadır. Çalışmada, ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerindeki etkisi araştırılmış ve bu kavramın tüketim toplumundaki yeri incelenmiştir. Gösterişçi tüketim üzerine teorik çalışmalar, gösterişçi tüketimi yaygınlaştıran faktörler, gösterişçi tüketim ve yabancılaşma, gençler ve gösterişçi tüketim arasındaki ilişki de bu tezin araştırma konularından bazılarıdır. Çalışmanın uygulamalı kısmında Rusya pazarındaki 442 katılımcıya anket yapılmıştır ve bu katılımcıların demografik özellikleri üzerinden ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerinde etkisi olup olmadığı irdelemiştir. Bu çalışmada Rus tüketicisi üzerinde ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerindeki rolü araştırılmıştır. Bu amaçla Rusça bir anket formu hazırlanmıştır ve ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerine etkisi hakkında görüşleri alınarak bilgi toplanmıştır ve bu bilgiler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ve çalışmanın hipotezleri doğrultusunda ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerinde etkisi kabul edilmiştir ve belirlediğimiz hipotezlerimizin biri hariç tümü kabul görmüştür.
Yiyecek ve içecek sektöründe gösterişçi paylaşım süreci ve bu süreci etkileyen faktörlerin incelenmesi
Yiyecek ve içecekler kapitalist sistemin, dijitalleşmenin etkisiyle prestij, statü, güç göstergesi olarak sembolleştirilebilmektedir. Yiyecek ve içecek sektörü gerek bireylerin fizyolojik ihtiyaçları sebebiyle gerek gösterişçi tüketim faaliyetleri sebebiyle dünyada gittikçe büyüyen bir gelir kaynağıdır. Sektörün pazarlama faaliyetlerini daha etkin olarak yapabilmeleri amacıyla gösterişçi paylaşım eğilimi üzerinde etkisi olabileceği düşünülen gösterişçi tüketim, itkisellik, gösterişçi tüketim yeniden satın alma ve kişilik tipleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmada veri toplama tekniği olarak nicel araştırma deseni kapsamında anket yöntemi kullanılmıştır. Türkiye genelinde kolayda örnekleme metoduyla 412 kişiye pandemi dolayısıyla online platformalar aracılığıyla anket çalışması yapılmıştır. İnceleme amacıyla SPSS 19 paket programı ile çoklu regresyon, çoklu korelasyon, t-testleri, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda gösterişçi paylaşım eğilimi üzerinde gösterişçi tüketim ve gösterişçi tüketim yeniden satın alma eğiliminin anlamlı bir etkiye sahip olduğu, itkisel satın alma eğiliminin ise anlamlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Gösterişçi paylaşım eğilimi A B kişilik tiplerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir.
Tüketimin yeni kanaat önderleri olarak sosyal medya fenomenleri: Influencer örneği
Günümüzde tüketim davranışı yalnızca ihtiyaçları karşılamak için yapılan bir eylem değil, aynı zamanda insanların statülerini ve güçlerini sergilemenin bir aracı haline gelmiştir. Bu çalışma tüketimin sembolik anlamlarına odaklanarak, tüketim davranışlarını anlama ve açıklama çabasındadır. Göstergelerin bir tüketim nesnesine dönüştüğü mecralar aynı zamanda sosyalleşme alanları olarak işlev gören sosyal medya mecralarıdır. Sosyal medya mecraları içerisinde yer alan Infulencer'ların ve Influencer Marketing uygulamalarının göstergeler üzerinden tüketim alışkanlıklarını etkilemesi ve yönlendirmesi konusuna değinilmiştir. Bu çalışma, özellikle Instagram uygulamasını kullanan bireylerin nasıl tüketim eğilimi içinde olduklarının ve tüketime nasıl bir anlam yüklediklerinin altını çizme amacındadır. Sosyal medya mecralarını kullanan ve Influencer'ları takip eden sosyal medya kullanıcıları/tüketicileri ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'nin İzmir ili ile sınırlandırılmıştır. Bu evreni temsil eden örneklem grubu ise 16-28 yaş arası öğrenci ve çalışan, sosyal medya hesabı olan, Influencer'ları takip eden, kadın ve erkek kullanıcılar oluşturmaktadır. Katılımcılarla derinlemesine odak görüşmeleri ve gözlem yapılmış ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Katılımcılara yönlendirilen saha soruları ve cevapları kategorileştirilerek, görüşmecilerin ifadeleri araştırmada yer verilen düşünürlerin kavramlarına göre yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu veriler doğrultusunda günümüzde sosyal medya mecralarında yer alan Influencer'ların tüketim ve tüketici davranışlarındaki etkisi olduğu ölçülmüştür. İnternet kullanımının artmasıyla, toplumsal ve sosyal değişimler görüldüğü, buna bağlı olarak sosyal medya kullanımı, sosyal medya paylaşımları, Influencer ve Influencer Marketing uygulamalarının artışı gerçekleştiği iddiası TÜİK ve We Are Social Raporunda yer alan verileri ile de doğrulanmıştır. Şirketler ve alıcılar arasında köprü vazifesi gören Influencer'ların gösterişçi tüketimle birlikte kadın ideal güzellik normlarının devamlılığını sağlamasında yönlendirici bir etkiye sahip olduğuna değinilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda sınırsız tüketme arzusuna dair bilinçlilik ve farkındalık anlayışının vurgulanması hedeflenmiş, tüketimin bireysel ve toplumsal etkilerine dair önemi vurgulanmıştır.
Resimde gösteri ve gösteriş imgeleri
Bu tez kapsamında gösteri ve gösterişçi tüketim kavramları aralarında bir ilişki olduğu varsayılarak, „moda‟, „kitsch‟, „fetişizm‟ gibi başka kavramlar üzerinden incelenmiş ve sanat tarihindeki bazı örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. İnsanoğlu, tarih boyunca toplumsal ilişkileri içerisinde itibarını kanıtlama biçimi olarak tükettiği nesnelere ve gerçekleştirdiği eylemlere değer atfetmiş, gösteriş yaparken itibarını bu şekilde sergilemiştir. Bu durumun, bir resmin imgesel yapısında ne şekilde karşımıza çıktığı bu tez bağlamında incelenmiştir. Eylemlerin ve nesnelerin kendini ön plana attığı, görünür olmanın önemli olduğu bir dünyada değerler, işlevselliklerin önüne geçmiş ve sonunda edilgen insanoğlunu etkisi altına alarak onun kontrolünden çıkıp, ilişkilerini etkilemiştir. Gösteri sahnelenen bir oyuna benzetilebilir. Sahne, bir nesne veya insanın üzerine kurulur ve karşısında edilgen izleyiciler ister. Gösteri, onların duygu ve arzularını talep ederken sanatı bir araç olarak kullanır ve izleyicilerinin yönlerini istediği biçimde tayin eder.
Çeşitlilik arayışı ve algılanan sembolik statü aracılığıyla gösterişçi tüketim nesnesi olarak yerel yiyecekler
Günümüzde teknolojinin ilerlemesi ile farklı yerel mutfaklar hakkında bilgiye erişim kolaylaşmış ve yerel mutfaklara olan ilgi artmıştır. Sosyal medya platformlarında yerel yemeklerin paylaşımı da bu ilgiyi destekleyerek insanların yerel mutfakları tanıma ve deneyimleme isteğini artırmaktadır. Yerel yemekler, yerel halkın geleneksel ürünleri ve yöresel kültürüyle bütünleşmiş, yerel âdetlere, yöreye has ürünlere, geleneksel pişirme yöntemleri ve sunum tekniklerine dayanan, son zamanlarda gastronomi gündeminde önemli bir yer tutan güncel bir araştırma konusudur. Yerel yemekler, temel beslenme ihtiyacını karşılamak amacına yönelik olduğu kadar; sağlığı koruma, çevresel hassasiyetler veya bir grupla özdeşleşme gibi ikincil ihtiyaçlar için de tüketilebilmektedir. Ayrıca, yerel ve doğal ürünlerin daha pahalı ve erişilemez olduğu düşüncesi, bu yiyeceklerin statü ve gösteriş amacıyla da tüketilmesine yol açabilmektedir. Bu araştırma, sosyal medyada gösterişçi tüketim eğiliminin yerel yemek tercihleri üzerindeki etkisini incelemektedir. Özellikle, sosyal medya platformlarının gösterişçi tüketim için en uygun mecra olarak kabul edildiği günümüzde, bu platformlarda paylaşılan yerel yiyeceklerin gösteriş nesnesi olarak kullanılıp kullanılmadığını ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Araştırma, bireylerin sosyal medyada gösterişçi tüketim nesnesi olarak yerel yemekleri kullanma eğilimini ele alırken gastronomik çeşitlilik arayışı ve sembolik statü algısının bu ilişkideki aracılık rolünü de değerlendirmektedir. Literatürdeki araştırmalar genellikle iki değişken arasındaki ilişkilere odaklanırken, bu çalışma, gösterişçi tüketim, gastronomik çeşitlilik arayışı, sembolik statü ve yerel yemek değişkenlerini kapsamlı bir şekilde bir araya getirerek incelemektedir. Yerel yemeklerin statü sembolü olarak algılanmaları durumunda kolaylıkla gösterişçi tüketimin nesnesi hâline gelebileceği düşünülmektedir. Yine sosyal medyada görünür olabilmek adına gastronomik çeşitlilik arayışına girebilecek olan bireyler için yerel yemekler çok büyük bir potansiyel barındırmaktadır. Nicel yöntemlerden yararlanılarak yürütülen araştırmanın evrenini Türkiye'de yaşayan sosyal medyada yiyecek ve içecek paylaşımı yapan 18 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturmaktadır. Özellikle farklı sosyo-ekonomik gruplar arasında bir karşılaştırma yapma amacıyla evren bu şekilde tanımlanmıştır. Araştırma örneklemini, kolayda örnekleme yöntemi ile evrenden seçilen bireyler oluşturmuştur. Örneklem, 18 yaş ve üzeri, sosyal medyayı aktif olarak kullanıp yiyecek ve içecek paylaşımları yapan bireylerden oluşmaktadır. Google Forms üzerinden oluşturulan anket formu sosyal medya uygulamaları üzerinden (Instagram, Youtube, WhatsApp vb.) katılımcılara ulaştırılmıştır. Bu yöntemle toplam 1362 kişiye ulaşılmıştır. Katılımcılara sosyal medya üzerinden yiyecek ve içecek paylaşımı yapma durumları ile ilgili bir kontrol sorusu sorulmuştur. Bu soruya "evet" şeklinde yanıt veren katılımcılar anketi tamamlayabilmişlerdir. Araştırmanın birincil verileri, sosyal medyada yiyecek ve içecek paylaşımı yapan bu 390 katılımcıdan elde edilmiştir. Elde edilen verilere SPSS ve AMOS programları ile çeşitli analizler uygulanmıştır. Öncelikle ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlikleri analiz edildikten sonra regresyon ve aracılık analizleri ile hipotezler test edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, sosyal medyada gösterişçi tüketim eğilimi tüm boyutlarıyla yerel yemek tüketimi üzerinde etkilidir ve bu etki algılanan sembolik statü ve gastronomik çeşitlilik arayışının tam aracılığıyla açıklanabilmektedir. Bu sonuçlar, bireylerin yerel yemek tercihlerinin, sosyal medya platformlarında sergiledikleri gösterişçi tüketimle doğrudan ilişkilendirilebileceğini ve bu tüketimin temelde yerel yemeklerin bir statü sembolü olarak algılanmasına ve gastronomik çeşitlilik arayışına dayandığını göstermektedir.
2000 sonrası dönemde Türk televizyon dizilerinde tüketim ideolojilerinin temsili
Genellikle Postmodernizm tartışmaları başlığı altında başlıca meseleler postmodern perspektifler içerisinde bazı önemli noktalar üzerinde çalışmakta ve bir alan mücadelesi vermektedir. Bu önemli noktalardan bazıları; 1) Gösteren & gösterilen bağı çökmüş ve gerçeklik ile anlam arasındaki bağ kaybolmuştur. 2) Modern öznellik parçalanmış ve imaj yönelimli dünya, tüm özneleri tüketim göstergeleri ile çevrelemiştir. 3) Tüm modern bütüncül perspektifler –marksizm dâhil tüm modern ideolojiler- postmodern yönelimli söylemlerce kabul görmemektedir. 4) Bugünün postmodern dünyası imaj yönelimli dünya olarak, tüm ilerici modern rasyonel özne değerleri, toplumsal ideolojiler, toplumsal gerçeklikler v.b. postmodern alanda kitle iletişim araçları yoluyla toplumsal etkileşimli simgesel dünyaya dayanan bir yönden, sanal sinyal simülasyon yöne doğru dönüşmektedir. İmaj yönelimli –ya da postmodern- dünya kitle iletişim araçları vasıtasıyla meydana gelmektedir. Türk televizyon dizileri postmodern kültürel tüketim değerleri ve postmodern temaları yerli yapım diziler yoluyla içeriklerinde taşımaktadır. Bu araştırmada Türk ana akım televizyon istasyonları, TRT, FOX, KANAL 7, STAR TV ve SHOW TV kanalları üzerinden yayın yapan Türk televizyon dizileri arasından örneklem oluşturulmuştur. Tüm Türk televizyon dizileri niteliksel içerik analizi ile çözümlenerek, bu televizyon dizilerinin postmodern tüketimci ideolojik değerlerinin toplumsal düzlemde yansıması ve fenomenolojik karakteristiğini görmek için niteliksel içerik analizi yoluyla çözümleme yapılmıştır.
Etnik grupların tüketim alanında konumlanma mücadelelerinin kadın toplanmaları üzerinden analizi
Bu tezde, Şanlıurfa'daki tüketim alanında yer alan yüksek ekonomik kapitale sahip tüketicilerin, bu alandaki konumlanma mücadeleleri kadın kadına toplanmalar bağlamında incelenmiştir. Kentteki yerliler ve kente göç eden aşiret kökenli yeni zenginlerin bu çekişmeli alandaki mücadelelerinde ekonomik, sosyal ve kültürel sermayelerini ne şekilde ortaya koydukları araştırılmıştır. Çalışmada öncelikle kentin sosyo-ekonomik yapısında ve bu toplanmalarda tarihsel süreçte yaşanan değişime yer verilmiş, ardından kadınların bu toplanmalarda ne gibi konumlanma stratejilerini kullandıkları tartışılmıştır. Bu stratejiler incelenirken etnik köken farklılıklarının konum kazanmada nasıl araçsallaştırıldığı ortaya koyulmuş ve "etnik sermaye" kavramı önerilmiştir.
Geleneksel kültürden tüketim kültürüne geçişte evlilik törenlerinde kullanılan kıyafet ve nesnelere yüklenen anlamlar
Bu tezin amacı, kültürün bir öğesi olan evlilik olgusunun bir boyutu olarak gerçekleştirilen tüketimin çeşitlenmesi bağlamında evlilik töreni kıyafetleri ve nesnelerinin satın alma tercihlerini hangi faktörlerin yönlendirdiğini araştırmaktır. Bu amaca yönelik olarak bir anket çalışması yapılmıştır. Alan araştırması sonucunda; gelinlik satın alma tercihlerini etkileyen faktörlerde tüketici değerleri, tüketici-ürün anlam ilişkisi, satın alma güdüleri ve materyal değerler ile tüketici karakteristiklerine ait değişkenlerin farklı boyutlarda etkileri olduğu belirlenmiştir. Tez kapsamında, tüketicilerin satın alma tercihlerinde rol oynayan etkiler değerlendirilmeye çalışılmıştır.
Sosyal medya bağımlılık düzeyinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerine etkisinin tespiti
Gelişen teknoloji ile birlikte iletişim alanında birçok değişim yaşanmaktadır. İnternet dünyasında meydana gelen son gelişmeler iletişimin yönünü de değiştirmiştir. Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesi ile bireyler bizzat içerik üreten ve içerik yayan etkin bir hedef kitle oluşturmuştur. Sosyal medya dünya üzerindeki sınırları ortadan kaldırmıştır. İnsanlar tüm yaşananlardan haberdar olurken aynı zamanda ürünlere ilişkinde bir takım bilgilere ulaşabilmektedir. Sosyal medyayı, bilgi elde etmek, eğlenmek, insanlarla tanışmak ve yaşam yükünden kurtulmak gibi gereksinimlerle kullanmaktadır. Böylece sosyal medya insanları durağan bir yapıda olmaktan çıkarıp yaratıcı bireylere dönüştürmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; araştırma konusu, önemi, amacı, kapsamı, araştırmanın modeli, değişkenleri ve veri toplama yöntemleri yer almaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Web 2.0 teknolojisi sayesinde hayat bulan sosyal medya platformlarına yönelik kavramsal ve yapısal bilgiler, sosyal medya bağımlılığı, gösterişçi tüketim ve narsisizm kavramları yer almaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümde araştırma örneklemine ilişkin demografik bulgular, araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi, faktör analizinin değerlendirilmesi ve regresyon- process analizinin değerlendirilmesi yer almaktadır. Çalışmanın uygulama kısmında, sosyal medya bağımlılığını ölçmek için Andreaessen ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen Bergen Facebook Bağımlılığı Ölçeği ve Taylor ve Strutton (2016), tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Narsisizm boyutunun ölçülmesi için ise, Ames vd. (2006), çalışmalarında yer alan Narsistik Kişilik Envanteri ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın son bölümünde elde edilen sonuçlar ve bu sonuçların tartışması yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Gaziantep Üniversitesinde halen eğitim gören öğrencilerin narsisizm düzeyinin, sosyal medya bağımlılık düzeyine ve gösterişçi tüketim eğilimi üzerinde etkisinin tespit edilmesidir. Yüz yüze görüşme tekniği ile Gaziantep Üniversitesi öğrencilerinden 708 kişi üzerinde çalışmanın verileri toplanmıştır. Araştırma sonucunda narsistik kişilik boyutlarının ve sosyal medya bağımlılık faktörlerinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0, Sosyal Medya, Sosyal Medya Bağımlılığı, Narsisiszm, Gösterişçi Tüketim
Kompulsif satın alma üzerinde kişilik, gösterişçi tüketim ve internet bağımlılığının etkisi
Günümüzde tüketime verilen önem her geçen gün artmakta ve bireylerin tüketim amaçları farklılaşmaktadır. Bu farklılaşmalar tüketim kavramına yeni boyutlar kazandırmakta ve ortaya rasyonel olmayan yeni tüketim modelleri ve tarzları çıkmaktadır. Dürtüsel bir bozukluk olarak kabul edilen ve bireylerin satın alma isteklerini kontrol edememesi sonucunda ortaya çıkan kompulsif satın alma davranışı, rasyonel olmayan tüketim davranışları arasında yer almaktadır. Kompulsif satın alma davranışının sonuçları bireyler ve toplum üzerinde olumsuzluklar meydana getirmektedir. Bu nedenle konu üzerinde son dönemde yapılan akademik çalışmaların arttığı görülmektedir. Bu çalışmada kompulsif satın alma davranışı ile kişilik, gösterişçi tüketim ve internet bağımlılığı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. İstanbul'da ikamet eden 18 yaşından büyük tüketicilerden yüz yüze ve çevrim içi anket yöntemiyle toplanan 839 veri analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek için yapısal bir model oluşturulmuş ve yol analizlerinden faydalanılmıştır. Analizler neticesinde kişilik, gösterişçi tüketim ve internet bağımlılığının bireylerin kompulsif satın alma eğilimi üzerinde anlamlı etkileri olduğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların cinsiyetleri, gelir düzeyleri, eğitim durumları, yaşları ve kullandıkları kredi kartı sayısı ile kompulsif satın alma eğilimleri arasında da farklılıklar olduğu belirlenmiştir.
Covid-19 salgını sonrası toplumsal cinsiyetin tüketim eğilimine etkileri: Genç yetişkinler üzerine ampirik bir uygulama
İnsanlar yaşamları boyunca pek çok dışsal faktörle karşı karşıya kalmış olsa da insanoğlu kendisinin yaratmış olduğu bazı sosyolojik faktörlere de maruz kalmaktadır. Bu faktörlerden biri olan toplumsal cinsiyet, bireyin vereceği tüketim tercihlerini ve alışkanlıklarını belli rollere bağlı kıldığı için başkalaştırmaktadır. Bu bağlamda 2019'un son çeyreğinde ilk vaka tespiti yapılan Covid-19 salgını sonrası, toplumun cinsiyetlere yüklediği rollere ait tüketim tercih ve davranışlarının, genç yetişkinler üzerindeki değişiminin ne şekilde yaşandığını ve de yaşanmakta olduğunu ortaya koymak amacıyla bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde örenim gören öğrencilerden oluşan örneklem, olasılıklı örnekleme yöntemlerinden gelişi güzel örnekleme tekniğini kullanılarak 40 katılımcı belirlenmiştir. Öğrencileri ile yapılan yüz yüze görüşmelerle nitel veri analizlerinden derinlemesine görüşme metodu kullanılarak veri toplama süreci gerçekleşmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda Covid-19 salgının tüketim eğilimlerini değiştirdiği görülmüştür. Eski tüketim tercihleri ve alışkanlıklarının dışında katılımcılar Covid-19 salgınıyla beraber yeni alışkanlıklarda kazandığı tespit edilmiştir. Çalışmanın diğer bir olgusunda genç yetişkinlerin tamamına yakını toplumsal cinsiyete bağlı tüketimler yapmadıklarını ve buna karşı olduklarını belirtmişlerdir. Diğer bir ifadeyle katılımcıların çok büyük bir kısmı toplumsal cinsiyet rollerini umursamadıklarını belirterek, Covid-19 salgını kaynaklı toplumsal cinsiyet rollerine ait satın alımlar gerçekleştirmediklerini vurgulamışlardır.
Hedonik tüketim ve gösterişçi tüketim ilişkisinin bireylerin parfüm satın alma davranışları üzerindeki etkisi
Tüketim anlayışı, geçmişten günümüze uzanan süreçte kültürel, ekonomik ve teknolojik değişimlerle birlikte dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşüm yalnızca toplumsal yapılarla sınırlı kalmayıp, bireylerin dünyaya ve kendilerine dair bakış açılarını da şekillendirmiştir. Tüketim olgusu dönüştükçe, bireylerin tercihleri, tutumları ve anlam yüklemeleri de evrilmiş; bu durum "insan neden tüketir?" sorusunu çok boyutlu ve dinamik bir hâle getirmiştir. Bu bağlamda, çağdaş toplumlarda öne çıkan iki önemli tüketim biçimi olan hedonik tüketim ve gösterişçi tüketim, tarihsel kökenleri eskiye dayanmakla birlikte, günümüzde daha karmaşık ve araçsal nitelikler kazanarak dönüşmüşlerdir. Hedonik tüketim yalnızca haz odaklı bir eğilim olmanın ötesine geçmiş, bireyin kendini gerçekleştirme çabasının bir ifadesine dönüşmüş; gösterişçi tüketim ise sadece statü sembolü olmaktan çıkıp sosyal medya çağında görünürlüğün stratejik bir aracına bürünmüştür. Her iki olgu, günümüz tüketicisinin satın alma davranışlarında hem içsel motivasyonları hem de sosyal etkileşimleri yansıtan birer gösterge hâlini almıştır. Bu çalışma, söz konusu iki tüketim biçiminin parfüm satın alma davranışına etkisini incelemektedir. Nicel araştırma yöntemi benimsenmiş; veriler online anket aracılığıyla, Türkiye'de yaşayan 18 yaş ve üzeri 389 bireyden toplanmıştır. Anket formu üç bölüm ve toplam 48 sorudan oluşmaktadır. İlk bölümde demografik sorular, ikinci bölümde katılımcıların parfüm satın alma davranışlarına yönelik genel ifadeler, üçüncü bölümde ise 5'li Likert tipi iki ölçek yer almıştır. Hedonik tüketim ölçeği, Arnold ve Reynolds 'un (2003) geliştirdiği 6 boyut ve 20 maddeden; gösterişçi tüketim ölçeği ise Chaudhuri, Mazumdar ve Ghoshal'ın (2011) geliştirdiği 12 maddelik tek boyutlu yapıdan alınarak Türkçeye uyarlanmıştır. Veri analizi sürecinde AFA, DFA, normal dağılım testi, betimsel analizler ve hipotezlerin sınanmasına yönelik çoklu regresyon analizinden yararlanılmış; işlemler IBM SPSS Statistics 25 ve AMOS 26 programları aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Ölçeklerin iç tutarlılığı oldukça yüksek bulunmuştur (Hedonik tüketim α = 0,944; gösterişçi tüketim α = 0,969). Araştırma kapsamında oluşturulan 23 hipotezin tamamı regresyon analiziyle test edilmiş ve anlamlı bulunarak kabul edilmiştir.
Çevreci reklamlarda yer alan bireylerin algılanan statüsünün tüketici satın alma niyetine etkisinde gösterişçi tüketim niyetinin rolü
Çevre bilincinde ortaya çıkan artış pazarlama uygulamalarına da yansımıştır. Bu kapsamda reklamlarda çevreci mesajlara sık sık yer verildiği görülmektedir. Bununla birlikte reklam etkinliğini arttırmanın önemli yollarından biri de reklamda etkin kaynak kullanımı olmaktadır. Söz konusu kaynaklar tüketicilerin satın alma niyetlerini olumlu yönde etkilemektedir. Bu noktada bireyler kaynağın tüketim alışkanlıklarını benimseyerek benzer statüye sahip olacağını düşünmektedir. Bu durumun temel sebeplerinden biri gösterişçi tüketim niyeti olmaktadır. Buradan hareketle gösterişçi tüketim niyeti, satın alma niyeti ve reklama konu olan kaynağın statü düzeyi arasındaki ilişkileri inceleyebilmek amacıyla deneysel tasarım oluşturulmuştur. Yüksek ve düşük statülü bireylerin yer aldığı çevreci reklamlara maruz kalan iki farklı örneklemden veri toplanmıştır. Araştırmanın analizleri 494 katılımcıdan elde edilen veriler doğrultusunda SPSS 20 ve AMOS 20 programları kullanılarak yapılmıştır. Araştırma ölçeklerinin değerlendirilmesine yönelik normallik, geçerlilik ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırma hipotezleri test edilmeden önce araştırmada kullanılan çevresel manipülasyon yönteminin etkisi değerlendirilmiştir. Buradan hareketle yüksek statülü bireyin, düşük statülü bireye göre, büyük oranda yüksek olarak algılandığı görülmüştür. Dolayısıyla araştırmada kullanılan çevresel manipülasyonun etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre satın alma niyetinin statü düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Buradan hareketle reklamda kullanılan çevreci mesajın da tek başına etkili olmadığı görülmüştür. Bir gruba ait olma isteği ve dikkat çekme ve farklı olma isteğinin satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Öte yandan prestijli olma isteğinin satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Bunlara ek olarak statü düzeyinin gösterişçi tüketim niyeti alt boyutları ile satın alma niyeti ilişkisinde yordayıcı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Gösterişçi tüketim eğilimlerinin konaklama işletmesi tercihleri üzerindeki etkisi: Öğretmenler üzerinde bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, müşterilerin satın alma davranışı sergilerken gösterişçi tüketime olan eğilimlerini ölçmek ve bu eğilimin konaklama işletmeleri tercihleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaçla, Kütahya ili ve ilçelerinde yer alan MEB'e bağlı devlet okullarında çalışan öğretmenler ve okul yöneticilerinden online anket yöntemi kullanılarak 400 adet veri toplanmıştır. Toplanan veriler üzerinde; geçerlilik ve güvenilirlik analizleri, t-testi, ANAVO testi, keşfedici faktör analiz, korelasyon ve regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda gösterişçi tüketimin satın alma tercihleri üzerinde anlamlı ve olumlu bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca öğretmenlerin gösterişçi tüketim eğilimleri ile konaklama işletmesi tercihleri arasında anlamlı, olumlu ve orta düzeyde bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak; öğretmenlerin gösterişçi tüketim eğilimlerinin konaklama işletmesi tercihi üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla kurulan 18 adet hipotezin, 10 tanesi kabul edilirken 8 tanesi reddedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gösterişçi Tüketim, Konaklama İşletmeleri, Gösterişçi Tüketim Eğilimlerinin Konaklama İşletmesi Tercihleri Üzerinde Etkisi
Bir tüketim unsuru olarak kitap: Bookstagram örneği
Tüketim insan hayatında her zaman var olan bir eylemdir. Ancak bu eylemin nasıl gerçekleştirildiği birçok kez inceleme konusu olmuştur. Çünkü değişen zamanla birlikte teknoloji gelişmiş ve tüketimin sergilendiği yeni sahalar oluşmuştur. Bu sahalardan biri olan instagram uygulaması günümüzde insanlara tükettikleri şeyleri ilgi çekici bir şekilde sunma imkanı vermiştir. Tüketim nesnesi olarak son dönemlerde kitaplar ön plana çıkmıştır. İnstagram hesabını bookstagram şeklinde kullanan kişilerin yaptıkları kitap paylaşımları bu araştırma içinde konu edinilmiş, gösterişçi tüketim ile benlik algıları anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda nitel araştırma yapılmış ve 15 kadın 15 erkek olmak üzere toplam 30 bookstagram kullanıcısı ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcıların rızası ile görüşmeler esnasında ses kaydı alınmış ve görüşme sonrası deşifre edilmiştir. Deşifreler MAXQDA 2022 programı ile analiz edilmiş ve bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular arasında katılımcıların okuma alışkanlığı kazanmasında aile ve çevrenin önemli bir etkisi olduğu görülmüştür. Okudukları kitabın yayınevi, kapak tasarımı, popülerliği gibi çeşitli özelliklerinin o kitabı tercih etmelerinde sebep olarak karşımıza çıkmıştır. Katılımcılar kitap görsellerine önem verdiklerini, bu paylaşımlarda çeşitli ürünler kullandıklarını ve bunların yer yer gösterişçi tüketime kapı araladıklarını belirtmiştir. Aynı katılımcılar diğer bookstagram kullanıcılarını değerlendirdiğinde onların hem farklı bir benlik algısı yarattıklarını hem de gösterişçi tüketime daha fazla meyilli olduklarını söylemiştir. Bazı kadın ve erkek katılımcılar, diğer kadın kullanıcıların kendi bedenlerini ve kullandıkları kozmetik ürünleri kitap paylaşımlarında kullanarak farklı bir amaç güttüklerini ifade etmişlerdir. Amacı bilgi ve fayda vermek olan kitapların metalaşması araştırma kapsamında incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Gösterişçi tüketim, benlik, kitap, sosyal medya, bookstagram
Tüketim toplumu çerçevesinde kına gecesi organizasyonları: Samsun-Çarşamba örneği
İçinde bulunduğumuz toplum; yaşanan sosyal, kültürel, ekonomik değişmenin etkisiyle geleneksel örf, adet ve ritüelleri dönüşüme uğratmaktadır. Kültür toplumun vazgeçilmez unsuru olmakla birlikte toplumları birbirinden farklılaştıran değerler bütünüdür. Her toplumun kendine özgü kültürü vardır. Kültürümüzün bir parçası olan evlilik öncesinde yapılan kına gecesi, eğlenceli bir görsel şölen olarak değerlendirilmektedir. Günümüz kına gecelerini oluşturan modern organizasyonların varlığı ve çalışma prensipleri bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Günümüzde organizasyonların varlığı her tören ve davette (nişan, düğün, sünnet, mezuniyet) görüldüğü gibi kına gecesi ile daha bütünleşik bir hal almaktadır. Bu çalışmada, kültürümüzün bir parçası olan, Samsun ili Çarşamba ilçesindeki kına geceleri adet ve geleneklerinin ortaya konması hedeflenmiştir. Ayrıca; kına gecelerine özel tutulan organizasyonlar, organizasyonların nasıl ortaya çıktığı, neden organizasyonların ve neden kına koçlarının tercih edildiği incelenmiştir. Organizasyon tutulmasında etkili olan kişilerin sosyal, ekonomik ve kültürel özellikleri incelenmiştir. Buna ek olarak tüketim toplumunun yansımaları ve gösterişçi tüketim kavramı incelenmiştir. Tüketim ve gösterişçi tüketim arasındaki ilişki organizasyonculuk faaliyeti ile ilişkilendirilerek açıklanmaya çalışılmıştır.
Gösterişçi tüketim bağlamında genç yetişkin bireyler üzerine bir inceleme: Çankırı il örneği
Bu çalışmamızda gösterişçi tüketim eyleminin genç yetişkin bireyler üzerindeki etkisi sosyolojik bir pencereden incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın zemini bireylerin tüketim refleksleri ekonomik ihtiyaçlardan yanı sıra toplumsal kabul, statü, kimlik vb. kavramlar içerinde sembolik bir davranışlar bütünüdür. Bu bağlamda Çankırı örnekleminde 18-32 genç yetişkin bireylerden nitel araştırma tekniği ile veriler elde edilmiştir. Gösterişçi tüketim pratikleri bireylerin, sosyal çevre ve aidiyet, ifade biçimi gibi davranışlarına nasıl yansıdığı analiz edilmiştir. Araştırmamızda fenomenolojik yöntem benimsenmiş ve derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda bireylerin tüketim tercihlerini veya yönelimlerini belirleyen faktörlerin yalnızca ekonomik imkânlarla sınırlı olmadığını; aksine sosyal medya, sosyal çevre, beğenilme, modernlik algısı gibi kültürel ve psikolojik etkenlerin önemli rol oynadığını söyleyebiliriz. Katılımcıların bazıları bunların farkında olduğunu belirtirken bazıları ise farkında olmadan yaptıklarını belirtmişlerdir. Katılımcılar 18-32 yaş grubu arasında 10 erkek ve 10 kadın olmak üzere toplam 20 kişiden oluşmaktadır. Katılımcılarla derinlemesine görüşmeler yapılıp veriler toplanmıştır. Toplanılan bu veriler MAXQDA 2022 programında analizleri yapılmıştır. Yapılan analizlerde katılımcıların büyük bir çoğunluğu alışveriş yapınca mutlu olduğunu ve alışveriş sonrasında amacına ulaşmış hissi doğduğunu söyleyebiliriz. Katılımcılarla yapılan görüşmelerde ekonomik kriz ve enflasyondan kaynaklı olarak alım gücünün düşmesinden yakındığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak gösterişçi tüketimin bireyler için yalnızca bir davranış değil aynı zamanda kabul görme, var olma, sosyal çevre, beğenilme gibi kavramların bütünleştiği olgudur. Dolayısıyla bireysel davranışların toplumsal davranışlara nasıl yansıdığını ve ne derecede iç içe geçtiğini çalışmamızda ortaya konulmuştur. Tüketim sosyolojisine de yerel bir katkı sunmuştur. Anahtar Kelimeler: Gösterişçi Tüketim, Genç Yetişkinler, Tüketim Sosyolojisi, Çankırı
Sosyal medyanın gösterişçi tüketimde araç olarak kullanılmasına ilişkin bir inceleme
Aşırı tüketim, ekosistemde bozulmalara neden olan ana nedenlerden biridir. Teknolojik gelişmelerle birlikte insanlara birbirleri ile anlık iletişime geçme imkânı veren sosyal medya, insanları aşırı tüketime teşvik eden önemli bir faktördür. Sosyal medya bireylerin, manken, futbolcu, şarkıcı gibi ünlü kişilerin özenilen lüks yaşantılarını mercek altına almalarını ve kendi günlük yaşantılarını sergileme imkânı sağlayarak bireylerin yaşantısında vazgeçilmez hale gelen önemli bir mecradır. Lüks yaşam standartlarına ve toplumsal sınıfına özenilen kişilerin günlük yaşantılarını sosyal medya aracılığı ile takip eden bireyler tüketim kalıplarını zamanla, toplumsal sınıfına özendikleri bireylerin tüketim kalıplarına benzetmeye çalışmaktadır. Bireyler, sosyal medyada gösterişçi tüketim tarzları aracılığı ile kendilerini daha yüksek bir toplumsal sınıfta göstererek sosyal çevrelerindeki insanlar tarafından saygınlık kazanmak, takdir edilmek, beğenilmek gibi çeşitli psikolojik ihtiyaçları gidermek amacıyla kendileri için yeni bir kimlik yaratmaktadırlar. Sosyal medyada yarattıkları bu kimliğin devamlılığını sağlamak isteyen bireyler, daha fazlasını tüketme eğilimine girmektedirler. Bu çalışmada amaç, sosyal medyanın gösterişçi tüketimde araç olarak kullanılmasını incelemektir. Çalışmanın örneklemi, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nde öğrenim gören 287 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan bir anket formu oluşturulmuştur. Araştırmanın veri analiz yöntemi olarak; Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Gruplar Arası t-Testi, tanımlayıcı istatistikler ve frekanslardan yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; yaş ile sosyal medyada gösteriş tüketimi arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, cinsiyet ile sosyal medyada gösteriş tüketimi eğilimi arasında da anlamlı bir fark olmadığı tespit edilirken, kredi kartı kullanımı ile sosyal medyada gösteriş tüketimi arasında anlamlı bir fark olduğu, kredi kartı kullananların kredi kartı kullanmayanlara göre sosyal medyada gösteriş tüketimi eğilimlerinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aşırı Tüketim, Gösterişçi Tüketim, Sosyal Medya, Tüketici Davranışları.
Düğün ve cenaze ritüellerinde sosyal onay ihtiyacının gösterişçi tüketime yöneltmesi
Bu araştırmanın amacı tüketim kültürünün sosyal onay ihtiyacı ve gösterişçi tüketim üzerine etkisinin belirlenmesidir. Bu amaçla düğün ve cenaze ritüellerinde ilgili değişkenlerin birbiri üzerine etkisi araştırılmak istenmiştir. Karma araştırma deseninde (nicel/nitel) planlan araştırma tanımlayıcı nitelikte bir araştırmadır. Araştırmanın nicel kısmında veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmış olup, Kırşehir ve Ankara illerinden çalışmaya katılmayı kabul eden toplam 850 kişiden anket toplanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında örneklemi, Kırşehir ve Ankara illerinde daha önce düğün töreni gerçekleştirmiş ve bir yakınının cenaze töreninde cenaze sahibi olan kişiler oluşmaktadır. Araştırmanın nicel kısmından elde edilen verilerin analizi SPSS 22.00 ve AMOS 24.00 paket programları aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve onay alınmış yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmaya katılmayı kabul eden 24 kişiyle görüşme yapılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında olduğu gibi nitel kısmında da örneklem, Kırşehir ve Ankara illerinde daha önce düğün töreni gerçekleştirmiş ve bir yakınının cenaze töreninde cenaze sahibi olan kişilerden oluşmuştur. Araştırmanın nitel kısmından elde edilen verilerin analizi Atlas.ti paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre cenaze ritüellerinde tüketim kültürünün hem sosyal onay ihtiyacı (ß=0,47; p<0,001) hem de gösterişçi tüketim (ß=0,40; p<0,001) üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Aynı şekilde düğün ritüellerinde tüketim kültürünün hem sosyal onay ihtiyacı (ß=0,58; p<0,001) hem de gösterişçi tüketim (ß=0,77; p<0,001) üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel analizlerinden elde edilen bulgular göz önünde bulundurulduğunda Kırşehir ve Ankara şehirleri arasındaki farklılıklar, katılımcıların düşüncelerine göre incelenmiştir. Kırşehir ilinde düğün ve cenaze ritüellerinin çevre etkisi ile eski geleneklere bağlı olarak sürdürüldüğü görülmektedir. Her ne kadar küreselleşme, teknolojik gelişmeler, tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi olgular günümüzde ön planda olsa da Kırşehir'in küçük bir şehir statüsünde olması, bireylerin kültürel unsurlara önem vermesi gibi sebepler nedeniyle sosyal onay alma ihtiyacının fazla olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra Ankara ilinde kültürel yapıdan ziyade gösterişçi tüketim alışkanlıklarının ön planda olduğu görülürken modern yaşamın etkileri daha fazla hissedilmektedir. Ankara'da sosyal onay ihtiyacının varlığı göze çarparken bu sosyal onay alma ihtiyacının geleneksel yapıdan uzaklaştığı ve günümüz şartlarında daha modern bir şekilde uygulandığı görülmektedir. Özellikle Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan düğün ve cenaze törenlerinde tüketimin, sosyal onay ihtiyacının ve gösterişçi tüketimin önemli olduğu ortaya konulmuştur. Gelecekte yapılacak çalışmalarda örneklemin genişletilmesinin kültürel ve toplumsal açıdan faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu araştırmanın gelecekte yapılacak araştırmalara temel olması düşünülmekte ve bu yüzden değerli görülmektedir.