Hardiness on psychological

203 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Şizofreni hastalarına bakım veren yakınlarının depresyon, tükenmişlik ve psikolojik dayanıklılık düzeylerinin saptanması

Amaç: Şizofreni hastalarına bakım verenlerde en sık görülen psikiyatrik bozukluklar arasında Tükenmişlik Sendromu ve Majör Depresif Bozukluk sayılabilir. Bu çalışma ile Hatay'da bir üniversite hastanesine başvuran şizofreni hasta bakım verenlerinin depresyon, psikolojik dayanıklılık ve tükenmişlik düzeylerini saptamak ve çeşitli sosyodemografik değişkenler ile ilişkisini araştırmak ve bu değişkenleri kontrol grubu ile karşılaştırmak amaçlanmıştır. Yöntem: Kesitsel nitelikteki bu çalışma 2019 yılında Hatay'da yaşayan 18 yaş üzeri şizofreni hastalarının bakım verenlerinde ve kontrol grubunda yapıldı. Çalışmaya Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKU) Psikiyatri polikliniğine başvuran ve dahil edilme kriterlerini sağlayan DSM-5'e göre şizofreni tanısı almış tüm hastaların bakım veren 80 kişi ve sağlıklı gönüllülerden oluşan 80 kişi kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edildi. Katılımcılara uygulanacak anket araştırmacılar tarafından yapılandırılmış olup, Sosyodemografik veriler (bakım veren, hasta ve kontrol grubu olmak üzere), Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri ve Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği bölümlerinden oluşan anket uygulanarak, depresyon düzeyi, psikolojik dayanıklılık ve tükenmişlik düzeyi değerlendirildi. İstatistiksel analizlerde Mann Whitney-U, Kruskal Wallis ve Spearman Korelasyon testleri kullanıldı ve p<0,05 önemli kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların Pozitif ve Negatif Semptom Skala (PANNS) skoru ortalaması 100,45±31,43, Klinik Global İzlem (CGI) skor ortalaması 5,74±0,61) idi. Çalışmamızda bakım verenlerde Maslach Tükenmişlik Ölçeği skoru ortalaması 60,56±9,67, Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği skoru ortalaması 45,83±10,85, Beck Depresyon Envanteri skoru ortalaması ise 14,60±7,54 olarak bulundu. Kontrol grubunda ise, Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği skoru ortalaması 48,09±11,23, Beck Depresyon Envanteri skoru ortalaması ise 11,19±7,10 olarak bulundu Bakım verenin ek fiziksel rahatsızlığı olması, hasta ile aynı evde yaşama, hastaya sözel şiddet uygulama, bakım veren yaşı, bakım ve hastalık süresi, hastanede yatış sayısı, PANSS ve CGI ile ölçek skorları arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). Sonuçlar: Şizofreni hastalarına bakım verenlerde kontrol grubuna göre depresyon ve tükenmişlik düzeyi daha fazla, psikolojik dayanıklılık düzeyleri daha az olarak bulunmuştur. Bu durum bazı sosyodemografik ve klinik bulgularla ilişkilidir ve yaygınlığının saptanıp gerekli müdahalelerin yapılmaması hem hastalar açısından hem de bakım verenler açısından önemli sonuçlar doğuracaktır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Dayanıklılık, Şizofreni, Tükenmişlik, Depresyon

Bakım verenlerBakım verme yüküDepresyon+4
Selin Gülbol
Hatay Mustafa Kemal University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Psödonöbetin eşlik ettiği ve etmediği epilepsi hastalarının psikolojik dayanıklılık, travma ve aleksitimik özellikler açısından karşılaştırılması

Epilepsi hastalığında psikiyatrik komorbidite sık karşılaşılan bir durumdur. Epileptik nöbetleri taklit eden psikojenik nonepileptik nöbetler (psödonöbet) psikiyatride konversiyon bozukluğu başlığı altında ele alınmaktadır. Psödonöbetlerin epilepsi hastalarında görülme sıklığı sanılanın aksine fazladır. Çalışmamızda psödonöbetin eşlik ettiği ve etmediği epilepsi hastalarını kendi arasında ve sağlıklı kontrol grubuyla psikolojik dayanıklılık, travma ve aleksitimik özellikler açısından karşılaştırdık. Çalışmaya nörolojik değerlendirmeler sonrasında 50 pür epilepsi, 20 psikojen nöbetin eşlik ettiği epilepsi hastası ve 70 sağlıklı katılımcı alındı. Bilgilendirme ve ardından yazılı onam alındıktan sonra katılımcıların sosyodemografik verilerine yönelik bilgiler alındı. Katılımcılardan, hepsi öz bildirime dayalı olan Travmatik Yaşantılar Ölçeği, Çocukluk Çağı Travma Ölçeğ, Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği, Toronto Aleksitimi Ölçeği ve Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği'ni doldurmaları istendi. Psikolojik dayanıklılık en düşük psikojen nöbetin eşlik ettiği epilepsi grubunda saptandı. Çocukluk çağı travması ve aleksitimik özellikler en yüksek psikojen nöbetin eşlik ettiği epilepsi grubunda saptandı. Travmatik Yaşantılar Ölçeği toplam puanı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Anahtar kelimeler: epilepsi, psikojen nöbet, aleksitimi, travma, psikolojik dayanıklılık

AleksitimiEpilepsiNöbetler+2
Gamze Üstün
Muğla Sıtkı Kocman University
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rolü

Bu çalışmanın amacı, bilinçli farkındalığın hem çalışmaya tutkunluğa hem de psikolojik dayanıklılığa bir etkisinin olup olmadığını araştırmak, ayrıca bu etkileşimde işin anlamlılığının aracı bir rol üstlenip üstlenmediğini tespit etmeye çalışmaktır. Ayrıca bazı demografik özelliklere göre değişkenler açısından bir farklılık olup olmadığını belirlemek de çalışmanın alt amaçları arasında yer almaktadır. Çalışmanın verileri Türkiye genelinde çalışan 415 kargo çalışanından anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada dört ölçek kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik analizi için Cronbach alfa kat sayısına bakılmış, geçerliliği için ise açıklayıcı faktör analiz (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Farklılıkların tespiti için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirleyebilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Değişkenler arası etkileşimleri belirlemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Model testleri için yapısal eşitlik modellemesinden faydalanılmıştır. Verileri analiz edebilmek için SPSS ve AMOS programlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğu, psikolojik dayanıklılığı ve işin anlamlılığını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Diğer taraftan işin anlamlılığının da çalışmaya tutkunluğu ve psikolojik dayanıklılığı pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği saptanmıştır. Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rol üstlendiği de belirlenmiştir. Çalışmanın bu bulguları sonucunda bilinçli farkındalığın ve işin anlamlılığının çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisindeki önemi anlaşılmış, gelecek zamanda yapılacak araştırmacılara ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur.

Anlamlı işBilinçli farkındalıkPsikolojik dayanıklılık+4
Fırat Gültekin
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukları olan ailelerin psikolojik dayanıklılık ve psikolojik iyi olma düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı özel eğitime ihtiyaç duyan çocukları olan ailelerin psikolojik dayanıklık ve psikolojik iyi olma düzeylerinin incelenmesidir. Bu amaçla araştırma Bursa' da bulunan yüksek, orta ve düşük sosyo-ekonomik düzeydeki öğrencileri temsil edecek şekilde belirlenen 9 Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde eğitim gören öğrencilerin ailelerinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan 300 katılımcıdan 156'sı kadın (%52) ve 144'ü (%48) erkektir. Verilerin toplanmasında Psikolojik Dayanıklık Ölçeği (PDÖ), Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ) ve araştırmacı tarafından oluşturulan Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçları için Cronbach Alfa değerleri hesaplanmış ve ölçeklerin güvenilir oldukları tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde çeşitli istatistiksel metotlar kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen ölçekler arası ilişkileri saptamak için Spearman Brown sıra farkları Korelasyon analizi kullanılmıştır. Normal dağılım göstermediği için nonparametrik testlerden ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla gruplarda ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırmada, özel eğitime ihtiyaç duyan çocuğa sahip ailelerin psikolojik dayanıklık ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasında istatistiksel olarak pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r= .720, p<.01). Ailelerin PDÖ ve PİOÖ düzeyleri; cinsiyet, medeni durum, yaşam yeri, çocuğun engel düzeyi ve rahatsızlık durumlarına yönelik farklılık göstermemiştir. Ailelerin PDÖ ve PİOÖ düzeyleri eğitim durumlarına, gelir memnuniyet düzeyine, çocuğun özel eğitime ihtiyaç durumuna, özel eğitime geç kaldığını düşünme durumuna göre farklılaşmaktadır. Araştırma sonucunda PDÖ değerinin yükselmesi, PİOÖ değerini de yükselmektedir bulgusuna ulaşılmıştır.

Psikolojik dayanıklılıkPsikolojik iyi oluşÖlçme-değerlendirme+2
Sebile Dursun
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcularda COVID-19 pandemi sürecinde evde yapılan antrenmanların psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş üzerine etkisi

Covid-19 pandemi süreci dünyada ve Türkiye'de birçok spor branşı için kısıtlamalar uygulanmasına sebep vermiştir. Pandemiden en çok etkilenen sporların başında ise futbol gelmektedir. Müsabakalar ve antrenmanlar yapılamaz hale gelmiştir. Araştırmada, futbolcularda covid-19 pandemi sürecinde evde yapılan antrenmanların psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş düzeyi üzerine etkisi incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki bölgesel amatör ligde oynayan futbolcular, örneklemini ise rastgele örneklem yöntemi ile seçilen toplamda 401 erkek futbolcu oluşturmuştur. Veriler pandemi nedeni ile online olarak toplanmıştır. Bu amaçla, Işık (2016) tarafından geliştirilen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ) ile Tennant ve ark., (2007) tarafından geliştirilen ve Keldal (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan Mental İyi Oluş Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı için basıklık çarpıklık değerlerine bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde IndependentSamples t testi, oneway ANOVAile birlikte LSD testi ve ilişki kontrolü için korelasyon analizi kullanılmıştır. Yaş ve eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur (p<0.05). Aylık gelir, futbol oynama yılı, ek iş yapma, profesyonel olma ve medeni duruma göre anlamlı sonuçlar ortaya çıkmamıştır (p>0.05). Psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş arasında orta seviye ve üzerinde pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Yaş ve eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur (p<0.05). Aylık gelir, futbol oynama yılı, ek iş yapma, profesyonel olma ve medeni duruma göre anlamlı sonuçlar ortaya çıkmamıştır (p>0.05). Psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş arasında orta seviye ve üzerinde pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak Bölgesel Amatör Lig futbolcularının yaş değişkeni ve eğitim durumuna göre, Covid-19 Pandemi sürecinde evde yapmış oldukları antrenmanlarda psikolojik dayanıklılık ve mental iyi oluş üzerine olumlu etkisinin olduğu görülmüştür.

AntrenmanCOVID 19Pandemiler+4
Emre Yavuz
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

4-6 yaş çocukların kaygıları ile annelerinin kaygı psikolojik dayanıklılık ve bilişsel esneklikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada okul öncesi 4-6 yaş çocuklarının kaygıları ile annelerin kaygı psikolojik dayanıklılık ve bilişsel esneklik düzeyleri arasında ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ilinin merkez ilçeleri olan Şehitkamil ve Şahinbey' deki 25 eğitim bölgesinde bulunan 55 bağımsız anaokulundan seçilen 7 anaokulunda eğitimine devam eden 438 öğrencinin annesi oluşturmuştur. Araştırmada annelerin demografik özelliklerini ölçmek için Kişisel Bilgi Formu, çocukların kaygılarını ölçmek için Yeniden Düzenlenen Okul Öncesi Kaygı Ölçeği (YDOÖKÖ), annelerin kaygı düzeyini ölçmek üzere Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), annelerin psikolojik dayanıklılık düzeylerini ölçmek üzere Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ), annelerin bilişsel esneklik düzeylerini ölçmek üzere Bilişsel Esneklik Envarteri (BEE) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilen analizinde ilişkisiz örneklemler için t- testi, Mann-Whitney U Testi, basit doğrusal korelasyon ve aşamalı regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerin sonucuna göre çocukların kaygıları ile annelerin kaygı düzeyi arasında olum yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Annelerin psikolojik dayanıklılık ve bilişsel esneklikleri arasında olumlu yönde, ortaya düzeyde ve anlamlı ilişki bulunmaktadır. Son olarak yapılan regresyon analizine göre çocuğun kaygı düzeyinin annelerin kaygı ve bilişsel esnekliği tarafından yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen sobel testi sonucuna göre annelerin kaygı ve bilişsel esnekliği çocukların kaygılarını yordama anlamlı aracı değişkenlerdir. Anahtar Kelimeler: kaygı, psikolojik dayanıklılık, bilişsel esneklik

AnnelerBilişsel esneklikEğitim psikolojisi+6
Nasuh Taşkın Aydın
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların mental iyi oluş düzeyleri ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişkide umudun aracı rolü

Bu araştırmada psikolojik danışmanların mental iyi oluş düzeyleri ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişkide umut ve alt boyutları güven/ inanç, perspektif yoksunluğu, olumlu gelecek oryantasyonu ve sosyal ilişkiler/ bireysel değerin aracı rollerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılı içerisinde Gaziantep ilinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki kurumlarda görev yapmakta olan ve uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen 374 psikolojik danışman oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Mental İyi Oluş Ölçeği ", "Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" , "Bütünleyici Umut Ölçeği" ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS.25 programı ve PROCESS 4.0 uzantısı kullanılmış ve regresyon modelinden yararlanılarak işlem yapılmıştır. Analizler sonucunda mental iyi oluş ile psikolojik dayanıklılık, umut arasında pozitif yönde; güven/ inanç, perspektif yoksunluğu, olumlu gelecek oryantasyonu, sosyal ilişkiler/ bireysel değer arasında anlamlı düzeyde ilişki bulunduğu görülmüştür. Psikolojik dayanıklılığın; umut ile arasında pozitif yönde; güven/ inanç, olumlu gelecek oryantasyonu arasında anlamlı düzeyde ilişki bulunurken; psikolojik dayanıklılık ile perspektif yoksunluğu ve sosyal ilişkiler/ bireysel değer arasında anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı görülmüştür. Mental iyi oluş ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkide aracılık modellerine bakıldığında ise bu ilişkide umut, güven/inanç ve olumlu gelecek oryantasyonunun kısmi aracı etkisinin olduğu görülmüştür. Mental iyi oluş ile psikolojik dayanıklılık arasında perspektif yoksunluğu ve sosyal ilişkiler/ bireysel değerin aracılık etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar sözcükler: mental iyi oluş, psikolojik dayanıklılık, umut

GüvenMental iyi oluşPsikologlar+4
Sevilay Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet teşkilatı mensuplarında sporun içsel motivasyonve mental dayanıklılığa etkisi (Gaziantep ili örneği)

Bu çalışmanın amacı, emniyet teşkilatı mensuplarında sporun içsel motivasyon ve mental dayanıklılığa etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olan emniyet mensupları, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 100 (94 erkek, 6 kadın) emniyet mensubu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Pehlivan (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlilik ve güvenirlilik çalışması yapılan "Sporda Mental Dayanıklılık Ölçeği" ile Dündar ve ark. (2007) tarafından geliştirilen "İçsel Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş ve parametrik testler uygulanmıştır. Bağımsız değişkenler arasındaki farklılığın tespitinde independent samples t-testi ve One Way Anova analizlerinden, öntest-sontest karşılaştırmalarında paired samples t testinden yararlanılmış olup, bağımlı bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla pearson korelasyon analizinden yararlanılarak, sayısal veriler tablolar halinde yorumlanarak ve 0.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Sonuç olarak; araştırma grubunun içsel motivasyon durumları oldukça yüksek bulunurken, mental dayanıklılıklarında güven alt boyutu oldukça yüksek bulunurken, bağlılık ve kontrol boyutları orta düzeyde belirlenmiştir. Araştırma grubunun öntest-sontest puanlarına bakıldığında, hem içsel motivasyonda hem de mental dayanıklılıklarında olumlu yönde anlamlı artışlar tespit edilmiştir. İçsel motivasyonda, erkeklerdeki artışın kadınlara oranla daha yüksek olduğu, lisans eğitimine sahip olanlardaki artışın lisansüstü olanlardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Medeni durum açısından evli olanların mental dayanıklılıklarındaki artışın evliler yönünde anlamlı olduğu belirlenmiştir. Güven ve bağlılığın arttığı durumlarda kontrolün azaldığı, içsel motivasyonun arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

GaziantepMotivasyonPolis+4
Ömer Avşar
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eurohockey Indoor Clup 2022 men organizasyonuna katılan sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin mental iyi oluşlarına ve psikolojik dayanıklıklarına etkisi

Bu çalışmanın amacı Eurohockey indoor clup 2022 erkekler organizasyonuna katılan sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin mental iyi oluşlarına ve psikolojik dayanıklılıklarına etkisini incelemektir. Bu amaçla çalışmaya 70 sporcu katılmıştır. Sporculara durumluk kaygı, mental iyi oluş ve psikolojik dayanıklılık anketleri uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Analizler için One Way Anova testi kullanılmıştır. Ortaya çıkan anlamlı farklılıkların hangi grup lehine olduğunu belirlemek için ise Post Hoc LSD tekniğinden faydalanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sporcuların durumluk kaygı düzeyleri, mental iyi oluş ve psikolojik dayanıklılık düzeyleri birbirlerinden anlamlı derecede farklılaşmıştır. Buna ek olarak durumluk kaygı düzeylerinin mental iyi oluş ve psikolojik dayanıklılık üzerinde etkisinin incelendiği verilerde de yine sporcular arasında anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Sonuç olarak sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin mental iyi oluş ve psikolojik dayanıklılık üzerine anlamlı etki oluşturduğu söylenebilir.

AnksiyeteDurumluk kaygıHokey+4
Mehmet Ali Ceylan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Afet çalışanlarında psikolojik dayanıklılık ve stresle başa çıkma düzeyi

Bu araştırma afetlerde görev alan afet çalışanlarının psikolojik dayanıklılık ve stresle başa çıkma yollarını incelemek ve dikkat çekmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla nüfus ve bölge açısından yoğun olan acil ve afet durumlarına sık sık müdahale etmek zorunda kalan özellikle İstanbul'da görev yapan medikal ve arama-kurtarma ekipleri tercih edilmiştir. Tanımlayıcı ve kesitsel araştırma Şubat 2019 - Mayıs 2019 tarihlerinde İstanbul Avrupa yakasında görev alan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, 112 İl Ambulans Servisi, ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri çalışanları ile yapıldı. Veriler uzman görüşleri ve literatür ışığında Tanıtıcı Bilgi Formu, Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ve Stresle Başa Çıkma Ölçeği formları ile toplanmıştır. Çalışmada elde edilen bulguların analizinde IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı kullanılmıştır. Anlamlılık değeri p<0,05 alınmıştır. Araştırmada kullanılan Stresle Başa Çıkma değişkeni ile Psikolojik Dayanıklılık arasındaki korelasyon katsayısı 0,584 olarak hesaplanmış 0,05 olan anlamlılık düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı olduğuna karar verilmiştir. Bu iki değişken arasında aynı yönde orta derecede ilişki tespit edildi. İstanbul ilinde iki farklı kurumda yapılan çalışmaya 228 kişi katılım sağlamış olup 114 kadın ve 114 erkek personelden oluşmaktadır. Demografik özelliklere göre psikolojik dayanıklılık düzeylerine bakıldığında cinsiyet olarak 114'ü kadın oranı % 81,11 bulunurken, 114 erkek ise % 81,63 bulundu. Medeni durumları 113 kişi bekar oranı % 81,08 olarak 115 kişi evli oranı ise % 81,66 olarak bulundu. Yaş değişkeninde % 82,64 ile 28-36 yaş arası personel oluşturduğu saptandı. Eğitim durumuna göre ise en yüksek değer %84,12 ile lisansüstü personel oluşturdu. Stresle başa çıkma düzeyleri ile cinsiyet değişkenine baktığımızda 114 erkek oranı % 89,29, 114 kadın oranı %87,77 olarak çıktı. Oranlar yakın olsa da erkek çalışanların düzeyi yüksek çıktı. Yaş değişkenine göre en fazla değer % 92 oranla 37-45 yaş arası personelde bulundu. Medeni durumlarında ise evli 115 kişinin oranı % 90,20 çıkarak bekarlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir değer çıkmadı. Eğitim durumlarında, lisans mezunu 51 kişi % 90,86 ile yüksek çıktı.Yapılan psikolojik dayanıklılık ölçeğine göre afet çalışanları en yüksek puanı meydan okuma alt boyutundan, en düşük puanı ise kontrol alt boyutundan almıştır. Stresle başa çıkma ölçeğine göre en etkili yöntem sorun odaklı yaklaşımlardan oluşmaktadır. Yanıtlar değerlendirildiğinde problem çözme boyutu en yüksek puanı almış ve çalışanların bireysel davranışsal girişimlerde bulunduğu ve destek arama puanlarının da bununla uyumlu olarak düşük çıktığı tespit edilmiştir. Bu da sosyal desteğin önemini ortaya çıkarmaktadır.Afet çalışanlarının psikolojik dayanıklılık ve stresle başa çıkma düzeyleri yüksek olmakla beraber genel olarak bireysel çözüm yöntemleri kullandıkları, personelin sosyalleşmesi ve çevresinin de sosyal desteğini görebilmesi için grup çalışmaları yapılmalıdır.

112 Acil Çağrı MerkeziAFADAfetler+5
Hafize Çoban
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Madde kullanım bozukluğu olan bireylerin hastaneye yatışının aile bireylerinin psikolojik dayanıklılığı üzerindeki etkileri

Bu araştırma madde kullanım bozukluğu olan bireylerin hastaneye yatışının aile bireylerinin psikolojik dayanıklılığı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacıyla kesitsel olarak gerçekleştirildi. Araştırma 1 Şubat- 1 Mayıs 2019 tarihleri arasında İstanbul'da Avrupa Yakasında özel bir psikiyatri hastanesinde madde kullanım bozukluğu tanısı ile yatarak tedavi gören hastaların aile bireyleri ile gerçekleştirildi (n=40). Araştırmaya 29'u kadın (%72,5), 11'i erkek (%27,5) toplam 40 hasta yakını katıldı. 'Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği' ve 'Aile Bilgi Formu' uygulandı. Uygulanan formlardan toplanılan veriler SPSS Windows 22.0 paket programında değerlendirildi. Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği'nde hasta yakınlarının yapısal stil, gelecek algısı, aile uyumu, kendilik algısı, sosyal yeterlilik, sosyal kaynaklar olmak üzere altı alt boyut değerlendirildi. Buna göre eğitim durumu, hasta ile ilişki durumu, kronik hastalık durumu ve medeni durum arasında anlamlı ilişkiler tespit edildi. Tespit edilen bu anlamlı ilişkiler doğrultusunda, süreç içerisinde yatışın aile dinamiğini bozduğu, hasta yakınını hastadan kopardığı gibi algılar oluştuğu anlaşıldı. Bu nedenle, sağlık profesyonelleri içerisinde hasta ile en yakın temas halinde olduğu düşünülen psikiyatri hemşiresi, madde kullanım bozukluğu olan bireylerin hastaneye yatışının başladığı ilk günden itibaren taburculuğa hazırlanması sürecinde ailenin de bu yatış sürecinden nasıl etkilendiğini göz önünde bulundurarak planlaması gereken tüm girişim ve yaklaşımlarda birey ve aile için danışman rolüne sahiptir. Bu çalışmada hasta yakınlarının psikolojik dayanıklılığının üzerinde psikiyatri hemşiresinin "danışmanlık" rolünün önemi vurgulanmıştır. Bu çalışmaya benzer çalışma yapacak olan araştırmacıların daha çok sayıda hasta yakını ile çalışma yapılması önerilmektedir.

AileBağımlılıkHastaneye yatırma+2
Pelin Keleş
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hemodiyaliz tedavisi alan bireylere bakım veren aile üyelerinin bakım veren yükü, psikolojik dayanıklılık ve algılanan sosyal destek düzeylerinin ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi

Hemodiyaliz tedavisi alan bireylere bakım veren aile üyelerinin bakım veren yükü, psikolojik dayanıklılık ve algılanan sosyal destek düzeylerinin ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmış tanımlayıcı kesitsel bir araştırmadır. Örneklem, 229 aile üyesinden oluşmaktadır. Veriler, Tanıtıcı Bilgi Formu, Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği (BVYÖ), Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KPSÖ) ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) ile toplanmıştır. Veriler yüz yüze görüşme yöntemi ile 5 farklı hemodiyaliz merkezinde, Aralık 2021-Nisan 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, Kruskal-Wallis H, Mann-Whitney U, t testi ve tek yönlü ANOVA, pearson korelasyon ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bakım verenlerin yaş ortalaması 47,59±13,41, % 62'si kadın, %87,8'si evli, %34,1'i 4 ve üzerinde çocuğa sahip, %43,7'si ilkokul mezunu, %74,2'si çalışmamakta, %50,7'si 1-6 yıldır bakım vermekte, %58,5'u bakımda bir başkasından destek almaktadır. BVYÖ toplam puan ortalaması 19,48±11,42, KPSÖ toplam puan ortalaması 19,18±7,80, ÇBASDÖ toplam puan ortalaması 50,44±14,07'dir. Aileden algılanan sosyal destek ve psikolojik sağlamlık düzeyi bakım yükünü negatif yönde yordamaktadır (p<0,05). Bakım verenlerin sosyal destek düzeyi ve psikolojik sağlamlık düzeyi arttıkça bakım verme yükü azalmaktadır. Hemşireler aile üyelerine danışmanlık ve eğitim vererek sosyal kaynaklara yönlendirebilir, psikolojik dayanıklılık düzeyini arttıracak girişimleri rutin uygulama içerisine entegre edebilir. Anahtar Kelimeler: Algılanan Sosyal Destek, Bakım Veren, Bakım Yükü, Hemşirelik Bakımı, Psikolojik Dayanıklılık.

AileAlgılanan sosyal destekBakım verenler+7
Semra Usta
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde otantiklik ve psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile aralarındaki ilişki

Bu araştırma hemşirelerde otantiklik ve psikolojik dayanıklılık düzeylerini belirlemek ve bu kavramlar arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacı ile tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Bu araştırmanın evrenini Ankara il merkezindeki hastanelerde çalışan hemşireler, örneklemini ise Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne bağlı Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi (233 hemşire) ile Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde (456 hemşire) çalışan 689 hemşire oluşturmuştur. Araştırmanın verileri 1 Mart - 20 Ağustos 2019 tarihleri arasında araştırmaya gönüllü katılan ve dahil edilme kriterlerine uyan 189 hemşireden elde edilmiştir. Verilerin toplanmasında "Hemşire Tanıtım Formu, Otantiklik Ölçeği, Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesinde IBM SPSS Statistics 20 programı kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık sınırı p<0,05; iç tutarlılık sınırı 0,70 ve üzeri olarak kabul edilmiştir. Ölçeklerin birbirleriyle olan ilişkisinin incelenmesinde Spearman Korelasyon katsayısından faydalanılmıştır. Bununla birlikte ölçek ve alt ölçek puanlarının bağımsız değişkenlerle karşılaştırılmasında iki gruplu bağımsız değişkenlerde Mann Whitney U testi, ikiden fazla gruplu bağımsız değişkenlerde Kruskal Wallis Varyans Analizi kullanılmıştır. Hemşirelerin yaş ortalaması 31.31±8.25 olup %92.6'sı kadın; %54'ü evli; %44.4'ü çocuk sahibi; %64'ü lisans mezunu; %61.9'u yoğun bakımda çalışmakta; %34.6'sı 9 yıldan fazla hemşirelik yapmaktadır. Hemşirelerin çoğunluğunun mesleğinden memnun ve mesleki bir örgüte üye olduğu, iş dışı bir hobi ile ilgilendiği, geleceğe yönelik hedefler belirlediği ve sorun çözmede yardım aldığı belirlenmiştir. Bu durumların hemşirelerin psikolojik dayanıklılığını arttırdığı ve hemşirelerin otantiklik düzeyleri arttıkça psikolojik dayanıklılıklarının azaldığı saptanmıştır.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+3
Elfida Gülşah Selvi
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarının psikolojik dayanıklılık, huzur düzeyleri ve ilişkili faktörler

Araştırma, pandemi hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarının psikolojik dayanıklılık, huzur düzeyleri ve ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tipte gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 2021 Nisan-Haziran tarihleri arasında bir şehir hastanesinde çalışan ve 217 sağlık çalışanı ile gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri, "Sağlık Çalışanı Tanıtım Formu", "Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği", "Huzur Ölçeği" ile elde edildi. Araştırma verileri, güvenirlik Cronbach Alfa analizi, tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız gruplarda t testi, ANOVA Varyans analizi, Pearson Korelasyon Analizi ve Lineer Regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırmada, anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır. Araştırmada, sağlık çalışanlarının ortalama 35.47 yaşında, %79.7‟sinin kadın, %71.9‟unun hemşire, haftada ortalama 40.09 saat çalışmaktadır. Araştırmada, sağlık çalışanlarının %76.5‟inin mesleği kendi isteğiyle seçtiği, %85.7‟si mesleğini sevdiği, %64.1‟i mesleği yapmaktan ve %56.2‟sinin çalıştığı kurumdan memnun olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada sağlık çalışanlarının PDÖ‟nden ortalama 58,39±9,68 puan Huzur Ölçeği‟nden ortalama 27.82±5.22 puan aldığı saptanmıştır. Araştırmada, sağlık çalışanlarının PDÖ toplam puan ortalaması ile Huzur Ölçeği toplam puan ortalaması arasında anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur (r=0.537; p<0.001). Araştırmada, bazı demografik ve mesleki özelliklerin psikolojik dayanıklılığı ve huzur düzeyini etkilediği saptanmıştır. Sonuç olarak; araştırmada, sağlık çalışanlarının psikolojik dayanıklılık ile huzur düzeyinin ilişkili olduğu ve psikolojik dayanıklılığındaki artışın, huzuru yükselttiği belirlenmiştir. Konu ile ilgili daha kapsamlı araştırma yapılabilir. 2022, ix + 59 sayfa. Anahtar Kelimeler: Sağlık çalışanları, hastane, Covid-19 pandemisi, psikolojik dayanıklılık, huzur.

COVID 19DoktorlarHemşireler+6
Refika Cansu Küçük Çelik
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19 pandemi döneminde elit sporcular ve sedanter bireylerin arasında psikolojik dayanıklılığın incelenmesi

2020 Ocak ayında Çin, bulaşıcı bir influenza çeşidinin ülkelerinde yayılmaya başladığını resmi olarak Dünya Sağlık Örgütüne bildirdi. Bu yeni çeşit influenza bir anda dünyanın farklı ülkelerinde de görülmeye başlandı. Dünya Sağlık Örgütü yaşanan salgını ''Pandemi'' olarak ilan etti. O günün şartlarında bu virüsten korunmanın tek yolu insanların birbirinden izole olmasıydı. Devletler bu virüsten vatandaşlarını korunmak için çeşitli önlemler aldılar. Önlemlerden en önemlisi sokağa çıkma yasakları oldu. Bu yeni dönemin bireylerde hareketsiz yaşama ve çeşitli travmalara sebebiyet verdiği söylenebilir. Bu çalışma Ankara ilinde yaşayan elit düzeyde spor yapan ve sedanter bireylerin pandemi dönemine ilişkin psikolojik dayanıklılıkları incelemektedir. Araştırmaya Ankara ilinde yaşayan 664 erkek, 742 kadın katılım sağlamıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi formu ve Psikolojik dayanıklılık ölçeği kullanılmıştır. Verilere basıklık ve çarpıklık testi uygulanarak normallik dağılımı sınanmıştır. Verilerin t testi ve ANOVA testleri yapılmış çoklu karşılaştırmada ise (PostHocTukey) ve kolerasyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda elit düzeyde spor yapan bireylerin sedanter bireylere göre psikolojik dayanıklılıkları anlamlı oranda fazla çıkmıştır. Bütün katılımcılar arasında cinsiyet değişkeninde erkekler, Eğitim değişkeninde eğitim düzeyi yüksek olanlarda psikolojik dayanıklılık olumlu yönde çıkmıştır. Medeni durum, Covid-19 hastalığı geçirip geçirmeme ve gelir düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu çalışmada çıkan sonuçların, yaşanılması muhtemel benzer bir olaya hazırlıklı olma açısından önem arz ettiği söylenebilir.

COVID 19Korona virüs enfeksiyonlarıKorona virüsler+5
Serdar Urgan
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Depresyon hastalarında psikolojik dayanıklılık odaklı psikoeğitimin etkileri

Çalışma, depresyon hastalarına verilen psikolojik dayanıklılık odaklı psikoeğitimin hastaların depresyon, umutsuzluk, stresle baş etme ve psikolojik dayanıklılık düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model olarak yapılmıştır. Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesinde depresyon tanısı almış hastalar araştırmanın evrenini, araştırma kriterlerine uyan 30 deney ve 30 kontrol grubu olmak üzere toplam 60 hasta çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler, 'Kişisel Bilgi Formu', 'Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ)', 'Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ)', 'Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ)' ve 'Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (YPDÖ)' ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde dağılımı, ortalama ve standart sapma, bağımlı ve bağımsız gruplarda t-testi ve ki-kare analizi kullanılmıştır. Psikoeğitim haftada bir kez iki oturum şeklinde, toplam 10 oturum olarak uygulanmıştır. Eğitim öncesi deney ve kontrol grubundaki hastaların depresyon düzeylerinin yüksek olduğu, yoğun umutsuzluk yaşadıkları, etkili-aktif başa çıkma stratejilerini az, pasif başa çıkma stratejilerini daha fazla kullandıkları ve psikolojik dayanıklılıklarının orta düzeyde görüldüğü belirlenmiştir. Deney grubunda BDÖ ve BUÖ son-test ortalamalarının ön-teste göre anlamlı düzeyde azalma gösterdiği (p<0.05), kontrol grubunda anlamlı azalmanın olmadığı (p>0.05) saptanmıştır. Deney grubunda SBÇTÖ alt boyutlarından Kendine güvenli, İyimser ve Sosyal destek arama yaklaşımları son-test ortalamalarının ön-teste göre anlamlı düzeyde arttığı ve Çaresiz yaklaşımın azaldığı (p<0.05), kontrol grubunda Sosyal destek arama yaklaşımı hariç anlamlı farklılığın olmadığı (p>0.05) belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubunda YPDÖ puan ortalamalarının son-testte ön-teste göre anlamlı farklılığın olmadığı görülmüştür (p>0.05). Sonuç olarak, psikoeğitimin depresyon hastalarının depresyon, umutsuzluk düzeylerini azaltmada, aktif stresle başetme yaklaşımlarını artırmada, pasif başetme davranışlarını azaltmada etkili olduğu, psikolojik dayanıklılık düzeylerinde ise kısmen etkili olduğu belirlenmiştir.

DepresyonPsikiyatrik hemşirelikPsiko-eğitim programı+1
Tuba Gündoğan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Psikiyatrik bozukluğu olan hastalarda psikolojik dayanıklılık ve intihar olasılığı ilişkisi

Araştırma, psikiyatrik bozukluğu olan hasta ve sağlıklı bireylerin psikolojik dayanıklılık ve intihar olasılığını karşılaştırmak ve bu değişkenler arasındaki ilişki belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 139 psikiyatri hastası ve 141 sağlıklı bireyden oluşan toplam 280 kişi ile yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu", "Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (YPDÖ)" ve "İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ)" kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS 22 programında ortalama, One Way Anova, Kruskal Wallis testi, independent samples t testi, Pearson kolerasyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada intihar olasılığının psikiyatri hastalarında daha yüksek olduğu, psikolojik dayanıklılığın sağlıklı bireylerde psikiyatri hastalarından olumlu olarak daha yüksek olduğu belirlenmiştir. İOÖ alt ölçekleri olan umutsuzluk, düşmanlık ve intihar düşüncesi alt ölçekleri ile YPDÖ alt ölçekleri olan yapısal stil, gelecek algısı, aile uyumu, kendilik algısı, sosyal yeterlilik ve sosyal kaynaklar arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.05). İOÖ alt ölçeği olan olumsuz kendilik değerlendirmesi ile YPDÖ alt ölçeği olan yapısal stil, gelecek algısı, aile uyumu, kendilik algısı, sosyal yeterlilik ve sosyal kaynaklar arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Araştırmamız psikolojik dayanıklılık düzeyi düşük olan hastaların intihar etme riskinin daha fazla olduğunu ortaya koymuştur.

Mental bozukluklarPsikiyatrik hemşirelikPsikolojik dayanıklılık+1
Ahmet Çapar
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin algılarına göre müdürlerin yönetici yeterlikleri ile öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın genel amacı, Türkiye'de Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre müdürlerin yönetici yeterlikleri ile öğretmenlerin psikolojik dayanıklılıkları arasındaki ilişki düzeyini belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın hedef evrenini Samsun il merkezinde yer alan Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde 2017-2018 eğitim öğretim yılında görev yapan 2168 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini bu ilçelerdeki 401 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında altı maddelik "Kişisel Bilgi Formu", Aksoy (2012) tarafından geliştirilen üç boyutlu 38 maddelik "Okul Müdürlerinin Yeterlikleri Ölçeği" ile Işık (2016) tarafından geliştirilen üç boyutlu 21 maddelik "Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde kişisel bilgilere ilişkin değerlendirmede yüzde ve frekans, alt boyutlara ilişkin değerlendirmede aritmetik ortalama ve standart sapma, cinsiyet, yaş ve medeni durum değişkenlerinin değerlendirilmesinde t-testi, mesleki kıdem ve alan değişkenlerinin değerlendirilmesinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), anlamlı farklılık çıkan alt boyutları belirlemek amacıyla Tukey HSD testi, okul müdürlerin yönetici yeterlikleri ile öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi bulmak için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda toplam ve alt boyutlara bakıldığında öğretmenlerin algılarına göre okul müdürleri yönetici olarak yeterli ve öğretmenlerin psikolojik olarak da dayanıklı olduğu görülmektedir. Yönetici yeterlik ölçeğinde öğretmenler en az kavramsal yeterlik, en fazla teknik yeterlik alt boyutlarına katılmışlardır. Psikolojik dayanıklılık ölçeğinde ise öğretmenler en az kontrol, en fazla meydan okuma alt boyutlarına katılmışlardır. Kıdem, alan ve yöneticilik yapıp yapmama değişkenlerinde hem okul müdürlerinin yönetici yeterlikleri hem de öğretmenlerin psikolojik dayanıklılıkları öğretmenlerin algılarına göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin yeterlikleri cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre farklılaşmamaktadır. Yaş değişkenine göre 41 yaş ve üstü öğretmenler, 40 yaş ve altı öğretmenlere göre daha kontrollü ve daha dayanıklıdır. Öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin yönetici yeterlikleri ile öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasında anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu görülmektedir. En yüksek ilişki kendini adama ile yönetici yeterlikleri toplam ve alt boyutları arasında olmuştur. Özellikle kendini adama ve insancıl yeterlikler arasında çıkmıştır. En düşük ilişki meydan okuma, kontrol ile yönetici yeterlikleri toplam ve alt boyutları arasında olmuştur.

Eğitim yönetimiMüdürlerOkul yönetici algısı+4
Kübra Öztürk
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik dayanıklılık ve örgütsel yabancılaşma arasındaki ilişki: Birey-örgüt uyumu, birey-iş uyumu, işten ayrılma niyeti ve algılanan örgütsel desteğin düzenleyicilik rolü (Perakende sektörü örneği)

Araştırmada örgütsel yabancılaşma ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin ortaya konulmasının yanında birey-örgüt uyumu, birey-iş uyumu, işten ayrılma niyeti ve algılanan örgütsel desteğin düzenleyicilik etkisinin anlamlı olup olmadığının saptanması hedeflenmiştir. Araştırmaya bu bağlamda Adana, Mersin, Gaziantep, Kahramanmaraş, İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon, Denizli, Bursa ve Şanlıurfa illerinde Tekstil ve Gıda perakendeciliği üzerine faaliyet gösteren özel bir firmada çalışan 1053 birey katılmıştır. Verilerin toplanmasında Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği, Örgütsel Yabancılaşma Ölçeği, Birey-Örgüt Uyumu Ölçeği, Birey-İş Uyumu Ölçeği, Eisenberger'in Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği ve İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örnekler T-testi, ANOVA ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda psikolojik dayanıklılık değişkeninin örgütsek yabancılaşma üzerindeki etkisinin negatif yönde anlamlı olduğu gözlenmiştir. Buna ek olarak birey-örgüt uyumu, birey-iş uyumu, algılanan örgütsel destek ve işten ayrılma niyeti değişkenlerinin aracı olan tüm değişkenlerin psikolojik dayanıklılık ile örgütsel yabancılaşma arasındaki düzenleyicilik etkisinin anlamlı olduğu gözlenmiştir.

Algılanan örgütsel destekBirey-örgüt uyumuPerakende sektörü+5
Muhammet Cumali Çetinkaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ertelemeciliğin rahatsızlığa dayanıksızlık ve mükemmeliyetçilikle ilişkisi

Bu çalışmada,erteleme eğilimi yüksek ve düşük olan kişilerin rahatsızlığa dayanma güçlerinin karşılaştırılması ve erteleme davranışının, rahatsızlığa dayanıksızlık ve mükemmeliyetçilikle olan ilişkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma grubunu, İstanbul ilinde üniversitesi eğitim gören, gönüllü katılımı kabul eden 70 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma da, Genel Erteleme Ölçeği, Akademik Erteleme Ölçeği, Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Sıkıntıya Dayanma Ölçeği, Rahatsızlığa Dayanma Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmada genel erteleme, akademik erteleme, çoklu mükemmeliyetçilik, sıkıntıya ve rahatsızlığa dayanıksızlık düzeylerinin birbirleri ile arasındaki ilişki analiz edilmiş ve katılımcıların sıkıntıya dayanıksızlık ile başkalarının kendinden beklediği mükemmeliyetçiliği arasında ters yönlü ilişki olduğu bulgular arasındadır. Sıkıntıya dayanma ile akademik ortalama ile pozitif yönlü ilişkinin olduğu, genel erteleme ile akademik erteleme arasında pozitif yönlü ilişkinin olduğu, genel erteleme ile akademik ortalama ile ters yönlü ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, sınırlılıkları ve gelecek araştırmalar için öneriler literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

Akademik ertelemeBelirsizliğe tahammülsüzlükDayanıklılık+6
Asiye Nur Nihan Yurdakul
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde psikolojik dayanıklılığın ailesel risk faktörleri ve koruyucu faktörler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı ergenlerde psikolojik dayanıklılığın ailesel risk faktörleri ve koruyucu faktörler açısından incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Van ilinin İpekyolu ilçesinde yer alan Anadolu liselerinde örgün eğitime devam eden 9, 10 ve 11. sınıf düzeyinde 291 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya ait veriler, "Kişisel Bilgi Formu", "Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği", "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak toplanmıştır. Görüşme için Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği'nden düşük ve yüksek puan alan toplam 14 öğrenci rast gele seçilmiştir. Psikolojik dayanıklılık puanlarının; cinsiyet, üç ya da daha fazla kardeşe sahip olma ve kardeşleri ile yaş farkının iki yaştan az olması değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için t testi analizi yapılmıştır. Psikolojik dayanıklılık puanının; tek ebeveynle yaşama, ailenin ekonomik zorluk yaşaması, ebeveynlerinden en az birinin bedensel hastalığı/engeli olması değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarının yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi yoluyla analiz edilmiş ve bulgular kategoriler halinde sunulmuştur. Araştırma sonucuna göre psikolojik dayanıklılık puanlarının cinsiyete ve risk durumlarına göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Araştırmanın nitel bulgularına göre yüksek ve düşük dayanıklılığa sahip öğrencilerin ailelerinin genel olarak farklı özelliklere sahip olmakla birlikte bazı alanlarda benzer özellikler gösterdiği görülmüştür. Dayanıklılığı yüksek olan öğrencilerin neredeyse tamamı yaşadıkları bir olumsuzluk karşısında ebeveynlerinden, kardeşlerinden ve geniş aile üyelerinden ilgi ve destek görmekteyken; dayanıklılığı düşük olan öğrencilerin çoğu bu tür durumlarda ilgi görmemektedirler. Dayanıklılığı yüksek olan öğrencilerin çoğunun ebeveynleri mesleki; dayanıklılığı düşük olan öğrencilerin çoğunun ebeveynleri ise çocuklarından eğitsel ve mesleki beklentilere sahiptir. Dayanıklılığı yüksek olan öğrencilerin çoğu ebeveynlerinin beklentilerinin olumlu ve özelliklerine uygun olduğunu düşünürken dayanıklılığı düşük olan öğrencilerin çoğu ebeveynlerinin beklentilerinin olumsuz ve özelliklerine uygun olmadığını düşünmektedir. Dayanıklılığı yüksek öğrencilerin çoğu ebeveynlerini demokratik olarak tanımlarken düşük olan öğrencilerin çoğu ebeveynlerini otoriter olarak tanımlamaktadırlar. Anahtar kelimeler: Psikolojik dayanıklılık, ergenler, risk faktörleri, ailesel risk faktörleri, ailesel koruyucu faktörler

AileAile yapısıErgenler+5
Zülal Tanrıtanır
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Travma sonrası büyüme, temel inançlarda sarsılma ve psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin incelenmesi

Travmatik yaşantılardan sonra ortaya çıkan büyüme, temel inançlarda sarsılma ve psikolojik dayanıklılık kavramları literatürde tartışılan güncel kavramlardır. Bu kavramların kuramsal çerçevelerinin daha iyi anlaşılması ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi bu çalışmanın temel amaçlarındandır. Bunun yanısıra söz konusu araştırma kapsamında travma sonrası büyümeyi yordayan çeşitli değişkenlerin incelenmesi amaçlanmış ve cinsiyetin etkisi her bir değişken (travma sonrası büyüme, temel inançlarda sarsılma ve psikolojik dayanıklılık) için ayrıca analiz edilmiştir. Çalışmanın amaçları doğrultusunda Diyarbakır ili sınırları içerisinde yaşayan 334 kişiye (185 kadın ve 149 erkek) ulaşılmış ve bu katılımcılara demografik bir formla beraber Travma Sonrası Büyüme, Temel İnançlarda Sarsılma ve Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçekleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda travma sonrası büyüme değişkeni ile temel inançlarda sarsılma ve psikolojik dayanıklılık arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca temel inançlarda sarsılmanın iki alt boyutu (kendine ve diğerlerine yönelik temel inançlar), psikolojik dayanıklılığın kişisel güç ve yapısal stil alt boyutları ile yaş değişkeninin travma sonrası büyümeyi yordadığı; sosyal yetkinlik, aile uyumu, sosyal kaynaklar ve olay sayısının ise herhangi bir yordayıcı etkisi olmadığı belirlenmiştir. Travma Sonrası Büyüme düzeyi kadınların lehine anlamlı bir farklılık gösterirken psikolojik dayanıklılığın yalnızca yapısal stil ve sosyal kaynaklar boyutlarında kadınların lehine zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Temel inançlarda sarsılma düzeyi ise hem kendine yönelik hem de diğerlerine yönelik inançlar boyutlarında cinsiyet değişkenine göre farklılık göstermemektedir.

Psikolojik dayanıklılıkTravma sonrası büyümeÖlçekler+1
Derya Sebuktekin
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti ve özdeşleşme üzerine etkisinde psikolojik dayanıklılığın aracılık etkisi

Araştırmanın amacı, duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti ve özdeşleşme üzerinde etkisi ve bu etkide psikolojik dayanıklılığın aracılık rolünü ortaya koymaktır. Bu kapsamda teorik bir model oluşturulmuştur. Bilimsel yöntem ve süreçler takip edilerek bu modelin geçerliliği test edilmiştir. Bunun yanında duygusal sermaye ölçeği de bu araştırma kapsamında Türk kültürüne uyarlanmıştır. Araştırmanın diğer amacı, ulusal alanyazında daha önce üzerinde pek fazla çalışma yapılmayan duygusal sermaye konusunda literatüre katkı sağlamak ve bu kavram konusunda araştırmacıların ve uygulayıcıların dikkatini çekmektir. Oluşturulan teorik modelin test edilmesi için kamu kurumunda, sağlık kurumunda ve özel sektörde çalışan toplam 619 kişiden veri toplanmıştır. Toplanan veriler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak, SPSS ve AMOS istatistik programları ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda duygusal sermayenin alt boyutlarının işten ayrılma niyeti, özdeşleşme ve psikolojik dayanıklılık üzerinde anlamlı olarak etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde psikolojik dayanıklılığın aracılık rolünün olmadığı; duygusal sermayenin özdeşleşme üzerindeki etkisinde psikolojik dayanıklılığın aracılık rolünün olduğu bulunmuştur.

Duygusal sermayePsikolojik dayanıklılıkPsikolojik sermaye+2
Gamze Ay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli sığınmacı kadınlarda psikolojik dayanıklılık ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada Suriyeli sığınmacı kadınlarda psikolojik dayanıklılık ve Travma Sonrası Stres Bozukluğunun (TSSB) ilişkisinin korelasyonel araştırma deseni ile incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, araştırmanın çalışma grubunu Ankara Kızılay Toplum Merkezi yararlanıcısı, 18-62 yaş aralığındaki 208 Suriyeli kadın oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları; sosyodemografik bilgi formu, Connor-Davidson Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (CD-PDÖ) ve Harvard Travma Envanteri'dir. Çalışma grubundan elde edilen verileri analizi için r SPPS 25 istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Araştırma sorularına yanıt vermek amacıyla ortalama, standart sapma, ilişkisiz örneklemler t testi, ilişkisiz örneklemler tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve Pearson Momentler Çarpımı korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma bulgularına göre Suriyeli sığınmacı kadınlarda psikolojik dayanıklılık ve TSSB arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Elde edilen veriler literatür ışığında tartışılmıştır.

GöçmenlerMültecilerPsikolojik dayanıklılık+4
Gülşah Akçay Civriz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects