Burnout-professional

103 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde tükenmişlik, hasta güvenliği ve aralarındaki ilişki: Bir hastane örneği

Hemşirelik mesleği yapısı gereği, birebir insan ilişkileri ile yoğun bir iletişim ve hizmet gerektirir. Bu sebeple hemşirelerin tükenmişlik yaşama ve tükenmenin etkisi ile hasta güvenliğini tehlikeye düşürme riskleri yüksektir. Bu bağlamda, hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri ile hasta güvenliği kültürü düzeylerini saptamak ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla bu çalışma yapıldı. Araştırmanın evrenini, hastanede görev yapan tüm hemşireler; örneklemini gönüllü olarak katılan 100 hemşire oluşturdu. Veri toplama araçları, "Sosyo-demografik Soru Formu", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve "Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği"nden oluşmaktadır. PASW Statistics 18 for Windows istatistik paket programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken, tanımlayıcı istatistiksel metotların (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov - Smirnov dağılım testi kullanıldı. Tüm ölçek puanları normal dağılıma sahip olmadığı için parametrik olmayan istatistiksel yöntemler tercih edildi. İki grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U test kullanıldı. İkiden fazla grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi kullanıldı. Ölçekler arası ilişki için Spearman Korelasyon Analizi kullanılarak değerlendirildi. Elde edilen bulgulara göre; tükenmişlik ile cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çocuk sahibi olma, çalışılan birim, haftalık çalışma saati ve kıdem arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Hasta güvenliği kültürü ile cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çocuk sahibi olma, çalışılan birim ve haftalık çalışma saati arasında farka rastlanmamakla beraber kıdem ile arasında fark görüldü. Bu sonuçlara göre kıdemli hemşirelerin hasta güvenliği konusunda daha dikkatli olduğu görüldü.

Hasta güvenliğiHastanelerHemşireler+4
Neşe Kırçiçek Kocaman
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Acil hemşirelerinin karşılaştıkları şiddet türlerinin tükenmişlik düzeylerine etkisi: Bir meta-analiz çalışması

Acil servislerde çalışmak, insanların acılarına tanık olma, öngörülemezlik kişilerde stres oluşumuna neden olur. Bu ortam çalışanların tükenmişlik düzeylerinde de etkili olur. Sağlık çalışanlarına arasında hemşirelerin; hemşireler arasında ise acil servis birimlerinde çalışanların diğer hemşirelere göre tükenmişlik düzeyleri daha fazladır. Bu çalışma 'Acil Hemşirelerinin Karşılaştıkları Şiddet Türlerinin Tükenmişlik Düzeyine Etkisi' ni belirlemek amacı ile meta-analiz çalışması olarak planlandı ve niceliksel araştırma yöntemlerinden meta-analiz yöntemi ile yapıldı. Scopus, Sciencedirect, Pubmed, Medline, Ulusal Tez Merkezi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Kütüphanesi katalog ve veri tabanlarından bilimsel makaleler ve tezler tarandı ikinci olarak ulaşılan araştırmaların referans bölümünün araştırılması yapıldı. Taramada "Acil Servis", " Hemşire", "Şiddet Türleri", "Tükenmişlik Düzeyi" kelimeleri Türkçe ve İngilizce olarak özet bölümünde tarandı. 24 Eylül 2021 tarihli yapılan son taramaya göre toplamda 3823 çalışma tespit edildi ve incelendi. Araştırma verileri, 10 bilimsel makale üzerinden elde edildi. Analize dahil edilen makalelerin toplam örneklem sayısı 4412'dir. Analize dahil edilen 10 makalenin meta-analiz uygulamasında inceleme sonucunda araştırmaların heterojen bir yapıda olduğu belirlendi. Hesaplamalar sonucunda etki büyüklükleri dağılımının rastgele etkiler modeline göre (p<0.05) değerlendirildi. Yayın yanlılığını belirlemek amacıyla Huni grafiği (Funnel plot), Rosenthal'in Güvenli N yöntemi ve Orwin'in Güvenli N yöntemi kullanıldı. Yapılan hesaplamalara göre şiddet yaşayan hemşirelerin yaşamayanlara göre 2,5 kat, erkek hemşirelerin kadın hemşirelere göre 1,8 kat, 30 yaş altı hemşirelerin 30 yaş üstü hemşirelere göre 2,2 kat, mesleki deneyimi 10 yılın altında olan hemşirelerin mesleki deneyimi 10 yılın üzerinde olan hemşirelere göre 1,9 kat ve sözel şiddetle karşılaşan hemşirelerin diğer şiddet türleri ile karşılaşan hemşirelere göre 4,3 kat daha fazla tükenmişlik yaşadığı tespit edildi. Anahtar kelimeler: Acil Servis, Hemşire, Şiddet Türleri, Tükenmişlik Düzeyi, Meta-Analiz

Acil hemşirelikAcil servis-hastaneHemşirelik+7
Büşra Çınar Tozar
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen mesleki tükenmişlik modeli: Psikolojik esneklik, yaşamda anlam ve işe bağlılığın rolü

Bu araştırmada, öğretmenlerin mesleki tükenmişlikleri ile psikolojik esneklikleri, yaşamlarındaki anlam, işe bağlılıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca Öğretmen Psikolojik Esneklik Ölçeği (ÖPEÖ) geliştirilmiştir. Araştırma nicel ve ilişkisel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ve Denizli illerinde görev yapmakta olan 1292 öğretmen oluşturmaktadır. ÖPEÖ'nün geliştirilme çalışmalarında araştırma sürecinde hazırlanan madde havuzu, Kişisel Bilgi Formu, Kabul ve Eylem Formu-II, İş Yaşamında Kabul ve Eylem Formu kullanılmıştır. Ölçeğin geçerliği ve güvenirliği, Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizi, Crobach alpha katsayısı ve benzer ölçekler arasındaki Pearson Momentler Çarpımı korelasyon analiziyle sağlanmıştır. Analizler SPSS 23.0 ve AMOS 22.0 paket programları ile gerçekleştirilmiştir. ÖPEÖ, şimdiki anla temasta olma, kabul, düşünceden ayrışma, benliğe bağlamsal bakış, değerlerde berraklaşma/netlik ve değerler doğrultusunda davranış olmak üzere altı boyut ve 23 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin, farklı bir çalışma grubundan elde edilen bulgularla uyum iyiliği indekslerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki tükenmişliklerinin incelendiği Mesleki Tükenmişlik Modelinin verileri ise, Tükenmişlik Ölçeği, Öğretmen Psikolojik Esneklik Ölçeği, Yaşamın Anlamı Envanteri, Utrecht İşe Bağlılık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılarak elde edilmiştir. Yapısal modelin analizinde LISREL 8.8 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmenlerin yaşamlarındaki anlam ve işe bağlılıkları, psikolojik esneklikleri ile mesleki tükenmişliklerini anlamlı düzeyde yordamaktadır. Öğretmenlerin psikolojik esneklikleri ve mesleki tükenmişlikleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olmasına rağmen, psikolojik esneklikleri mesleki tükenmişliği istatistiksel olarak yordamamaktadır. Bu nedenle psikolojik esnekliğin aracılık rolü saptanmamıştır. Ayrıca kadın öğretmenlerin psikolojik esneklikleri, erkeklere göre daha yüksektir. Hizmet süresi ve yaşa göre ise, öğretmen psikolojik esnekliği anlamlı farklılık göstermemektedir. Bulgular, sınırlılıklar, araştırmacılara ve uygulayaıcılara öneriler tartışılmıştır.

Eğitim bilimleriPsikolojik esneklikTükenmişlik+7
Hayrunnisa Çelik
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İntörn hekimlerin tükenmişlik durumları, akademik başarıları, eğitim ortamı algıları ve öğrenme yaklaşımlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin (BEUNTF) intörn öğrencilerinde tükenmişlik durumu ile sosyodemografik özellikler arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Çalışma tek merkezli, kesitsel, tanımlayıcı tipte olup 01 Ocak 2022 ile 31 Mart 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Öğrencilerde akademik tükenmişliği değerlendirmek için Maslach Tükenmişlik Envanteri-Öğrenci Formu (MTE-ÖF), öğrenme yaklaşımları ve çalışma becerilerini değerlendirmek için Öğrenme Yaklaşımları ve Çalışma Becerileri Değerlendirme Ölçeği (ASSIST), eğitim ortamı ile ilgili algılarını değerlendirmek için Dundee Mevcut Eğitim Ortamı Değerlendirme Ölçeği Türkçe Formu (DREEM-TR) kullanılmıştır. Ölçekler araştırmacı tarafından yüz yüze görüşülerek doldurtulmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. p değeri 0,05'in altında bulunduğunda gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu kabul edilmiştir. Eğitim gören 160 tane intörn öğrenciden 99 tanesi (%61.8) anketleri doldurmuştur. Çalışmamızda, erkek katılımcıların kadınlara göre daha duyarsızlaşmış oldukları görülmüştür. Buna karşın tükenmişlik ve başarısızlık hisleri bakımından kadın ve erkekler birbirlerinden ayrışmamışlardır. Akademik not ortalaması 3.3'ün altında olan katılımcılar MTE-ÖF'nun her üç alt başlığından daha olumsuz puanlar almışlardır. Okulda aldığı eğitimden memnun olmayan katılımcıların daha tükenmiş, daha duyarsız ve daha başarısız hissettikleri görülmüştür. DREEM-TR'ne göre öğretimle, eğitici ile ve öğrenme iklimi ile ilgili algı olumlu yönde bulunmuştur. Çalışmamızda, stratejik öğrenme yaklaşımını tercih eden öğrenciler daha az tükenmişlerdir. DREEM-TR toplam puan ortalaması düştükçe MTE-ÖF alt başlık puanları da düşmektedir. Araştırmanın bulguları alanyazınla uyumlu olarak katılımcıların akademik tükenmişlik düzeyleri ile eğitim ortamı algıları ve öğrenme yaklaşımlarının birbiri ile bağlantılı olduğunu göstermiştir.

Akademik başarıDoktorlarEğitim ortamı+7
Nalan Aktunç
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik personelin tükenmişlik açısından değerlendirilmesi ve iş doyumuna yönelik bir araştırma

Tükenmişlik duygusunun ya da tükenmişliğe etki eden iş doyumu faktörünün insanlara yönelik hizmet sunan mesleklerde daha yoğun yaşandığı bilinmektedir. Özellikle eğitim sektöründe çalışan bireylerin mesleki tükenmişliklerinin incelenmesi birçok araştırmaya konu olmuştur. Akademik personelde de sıklıkla görülen tükenmişlik sendromu, akademik personelin iş performansını düşürüp, iş ve yaşam doyumunu olumsuz yönde etkilediği gibi genel çerçeveden bakıldığında toplum içinde bedeli ağır olabilmektedir. Bu çalışmada 2016-2017 eğitim yılında İstanbul Aydın Üniversitesi'nde yoğun ve stresli iş ortamında çalışan akademik personelin mesleklerindeki tükenmişlik ve iş doyumu düzeyleri incelenmiş ve aralarındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın evrenini İstanbul Aydın Üniversitesinde görev yapmakta olan 118 akademik personel oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi seçilmiş, katılımcıların tükenmişlik düzeylerini ölçebilmek için Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MBI) ve iş doyumu düzeylerini belirlemek amacıyla Minnesota İş Doyum Ölçeği (MSQ) sorularından oluşan toplam 42 soruluk bir anket uygulanmıştır. SPSS 21 programı kullanılarak güvenirlik (Cronbach's alpha), tükenmişlik ve iş doyumu anketlerinin alt boyutları arasındaki anlamlı farkı tespit etmek için Ki-kare analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda; akademik personellerin mesleklerini sevmelerine rağmen kendilerini duygusal olarak tükenmiş hissettikleri gözlenmiştir. Çevresel faktörler bakımından memnun olsalar da, maaşların beklentilerinin altında olması ve yoğun iş temposu strese ve tükenmişliğe neden olduğu görülmüştür.

Akademik personelTükenmişlikTükenmişlik-mesleki+3
Sona Khanim Alızada
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şırnak ilinde çalışan sağlık profesyonellerine yönelik şiddetin, mesleki profesyonel tutumlarına ve tükenmişlik düzeylerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada Şırnak İlinde çalışan sağlık profesyonellerinin şiddete maruz kalma sıklıklarının, tükenmişlik düzeyinin belirlenmesi; şiddetle mesleki profesyonel tutumları ve tükenmişlik ilişkisinin değerlendirilmesi ile bunları etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini Şırnak Devlet Hastanesi (400), İdil Devlet Hastanesi (130), Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi'nde (400) çalışan 930 sağlık profesyoneli, örneklemini ise olasılıksız örneklem yöntemlerinden olan gelişigüzel örneklem yöntemi ile seçilen 310 sağlık profesyoneli oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, "Sosyo-Demografik ve Araştırma ile İlgili Sorular Formu", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ)" ve "Meslekte Profesyonel Tutum Envanteri (MPTE)" kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılanların yaş ortalaması 29,71±4,9, aylık fazla mesai çalışma saati ortalaması 64,56±3,58 olarak bulunmuştur. 161'i (%51,9) çalıştığı kurumda şiddete uğramış, 143'ü (%73,3) sözel şiddete maruz kalmıştır. Şiddete maruz kalanların 138'i (%44,5) beklemeye tahammülsüzlük nedeniyle şiddete maruz kalmış, şikâyette bulunanlardan 102'sinin (%32,9) şikâyeti sonucunda hiçbir şey yapılmamış, 54'ünün (%61,4) şikâyeti sonucunda hiçbir ceza verilmemiş ve şiddet uygulayan serbest bırakılmıştır. 135'inin (%72,2) şiddet sonrası çalışma isteği azalmış, şiddete maruz kalanların 160'ı (%83,3) şiddete maruz kaldıktan sonra yöneticilerden destek görmemiştir. Yaş ile MTÖ alt boyutları arasında negatif, MPTE toplam puan ortalaması ile pozitif yönde ve zayıf düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Çalışmada katılımcıların MPTE toplam puan ortalaması ile MTÖ duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık alt boyutu puan ortalaması arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki görülmüştür. MTÖ alt boyutlarının farklı değişkenlerde anlamlı farklılık gösterdiği bulunmakla birlikte duygusal tükenme ve duyarsızlaşmanın şiddet sonrası istifa etmeyi ve mesleki bırakmayı düşünenlerde anlamlı olarak yüksek çıktığı, kişisel başarısızlık alt boyutunun şiddet ile ilgili sorulardan etkilenmediği görülmüştür. MPTE'nin farklı değişkenlerde anlamlı farklılık gösterdiği bulunmakla birlikte şiddet nedeni ile mesleği bırakmayı düşünmeyenlerde anlamlı olarak yüksek çıktığı bulunmuştur. Sonuç: Şiddetin ve etkilerinin tükenmişliğin alt boyutları olan duygusal tükenme ve duyarsızlaşmayı daha fazla etkilediği görülmüştür. Mesleki profesyonelliğin ise şiddetten etkilenmediği tespit edilmiştir. Katılımcıların MPTE toplam puanları arttıkça daha az duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık yaşadığı görülmüştür. Çalışmamızda sağlıkta şiddetin artmasını önlemek için sağlıkta şiddete karşı uygulanan cezaların artırılması, sağlıkta şiddete ilişkin tek ve kapsamlı bir düzenleme bulunmaması ve yasa maddelerinin çok dağınık ve çeşitli kanunlar arasına serpiştirilmiş olması sebebi ile tek bir kanun içinde yer verilerek yasa uygulayıcılarının farkındalıklarının arttırılmasının sağlanması, sağlık profesyonellerine şiddet uygulan kişilere caydırıcı cezaların verilmesi, medyanın sağlık camiasına bakış açısının değişmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve bununla ilgili düzenli eğitimlerin verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, şiddet, meslekte profesyonel tutum, tükenmişlik

Meslek sağlığıMesleki tutumSağlık personeli+6
Cesur Gümüş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki kaygıya sahip klinik psikologların mesleki öz yeterlilikleri ile ilgili olumsuz duygu ve deneyimlerinin tematik analizle incelenmesi

Mesleki öz yeterlilik, klinik psikologların terapi sürecini verimli bir şekilde geçirebilmeleri açısından büyük öneme sahiptir. Mesleğe yeni başlayan ruh sağlığı çalışanlarının mesleki kaygı ve düşük mesleki öz yeterlilik yaşayabildikleri görülmektedir (Al-Darmaki, 2004; Çınar ve Yenipınar, 2019; Durdukoca ve Atalay, 2019). Literatürde bu konuyla ilgili az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada mesleki kaygıya sahip klinik psikologların mesleki öz yeterlilikleri ile ilgili olumsuz duygu ve deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır çünkü bu araştırmanın temel amacı katılımcıların olumsuz duygu ve deneyimlerinin incelenmesidir. Klinik psikologların deneyimlerini anlamlandırmak için nitel bir araştırma yöntemi olan tematik analiz tercih edilmiştir. Homojen örneklem oluşturulmuş ve 26-28 yaşları arasında, 1-2 yıllık mesleki deneyime sahip, mesleki kaygı yaşayan ve düşük mesleki öz yeterliliğe sahip sekiz klinik psikolog katılımcı olarak seçilmiştir. Sekiz katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve deneyimleri tematik analiz yönergelerine göre analiz edilmiştir. Analiz sonucunda 'Terapistin kendini hatalı görmesi ve kendine yönelik suçlamaları', 'Süpervizörüm iyi olduğumu düşünüyor mu? Süpervizörün terapist üzerindeki etkileri', 'Kişisel deneyimlerin terapi sürecine yansımaları' ,'İyi bir terapist olmak: İdealize edilen terapist kimliğinin etkisi', 'Terapi sürecini yönetmek: Hissedilen korku, kaygı ve yetersizlik' olmak üzere beş ana tema ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonuçları ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış ve bulguların klinik yansımaları belirtilmiştir.

Akademik öz yeterlilikKariyer kaygısıMesleki deneyim+7
Melisa Yücel
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerde prososyal davranışların iş doyumu ve mesleki tükenmişlik ile ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada öğretmenlerin prososyal davranış düzeyleri ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkide iş doyumunun aracı rolünün açıklanmasına yönelik alanyazına dayalı olarak geliştirilen bir hipotetik model test edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Kars İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı merkez ve ilçelerde bulunan okullarda görev yapmakta olan 409'u kadın ve 192'si erkek olmak üzere 601 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanması için Olumlu Sosyal Davranış Eğilimi Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği – Eğitimci Formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği – Kısa Formu ve araştırmacı tarafından hazırlanan Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS ve AMOS paket programları kullanılmış ve Yapısal Eşitlik Modellemesinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan fark istatistiklerine göre, erkek katılımcıların mesleki tükenmişliğin duyarsızlaşma alt boyutundan ve olumlu sosyal davranışın kamusal olumlu sosyal davranış alt boyutundan aldıkları ortalama puanlar kadın katılımcıların bu ölçümlerden aldıkları puanlara göre anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır. Kadın katılımcıların ise iş doyumunun içsel ve dışsal doyum alt boyutundan aldıkları ortalama puanlar erkek katılımcıların bu ölçümlerden aldıkları ortalama puanlara göre anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır. Katılımcıların olumlu sosyal davranışın itaatkâr olumlu sosyal davranış ve gizli olumlu sosyal davranış alt boyutlarından aldıkları ortalama puanların medeni durumlarına göre bekâr katılımcılar lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı ancak diğer alanlarda katılımcıların medeni durumları açısından anlamlı bir farklılaşma olmadığı belirlenmiştir. Ortaya konulan ve test edilen modele göre prososyal davranış ile mesleki tükenmişlik arasındaki ilişkide iş doyumunun aracı role sahip olduğu belirlenmiştir. Prososyal davranışın mesleki tükenmişlik üzerinde iş doyumu aracılığıyla dolaylı bir etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur. Bulgular alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırmacı ve uygulayıcılara çeşitli öneriler sunulmuştur.

Pozitif psikolojiPrososyal davranışTükenmişlik+4
Oğuzhan Taşdemir
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde mesleki yasın mesleki yaşam kalitesi ve sosyo-demografik faktörlerle ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı hemşirelerin mesleki yas yaşama durumlarının mesleki yaşam kalitesi ve sosyo-demografik faktörler ile ilişkisini belirlemektir. Bu araştırma, iki aşamada gerçekleştirilmiştir, ilk aşamada metodolojik desen kullanılarak, "Professional Bereavement Scale"nın Türkçe'ye uyarlanma çalışması gerçekleştirilmiş, ikinci aşamada ilişki arayıcı modelde mesleki yasın, mesleki yaşam kalitesi ve sosyo-demografik faktörler ile arasındaki ilişki sorgulanmıştır. Birinci aşamada "Birinci aşama Sosyo-Demografik Veri Formu 1" ve geçerlik-güvenirliği yapılmış olan "Professional Bereavement Scale", ikinci aşamada ise "İkinci Aşama Sosyo-Demografik Veri Formu 2", "Sağlık Çalışanlarına Yönelik Mesleki Yas" ölçeği ve "Çalışanlar İçin Yaşam Kalitesi" ölçeği kullanılmıştır. Birinci aşamanın örneklem sayısı 170, ikinci aşamanın 176'dır. Her iki aşamanın verileri online platformda toplanmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında geçerlik güvenirlik analizleri yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında sürekli değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon analizi kullanılırken, mesleki yasın çalışan yaşam kalitesi üzerindeki yordayıcılığı çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; Sağlık Çalışanlarına Yönelik Mesleki Yas Ölçeği geçerli ve güvenilir bulunmuş, katılımcıların mesleki yasın akut etkileri ortalamaya yakın düzeydeyken, kümülatif etkileri ortalamanın üzerinde olarak tespit edilmiştir. Mesleki yasın akut tepkileri hem mesleki tatmin hem tükenmişlik hem de eşduyum yorgunluğu ile pozitif bir ilişki içindeyken uzun dönemde yaşanan kümülatif değişiklikler mesleki tatmin ve eş duyum yorgunluğu ile pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki içinde bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi mesleki yasın hem akut tepkiler hem de kümülatif değişimler boyutunda çalışan yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koymuştur. Hemşirelerde mesleki yaşam kalitesinin bir yordayıcısı olarak mesleki yasın da göz önünde bulundurulması önerilir.

Bakım verenlerHasta bakımıHemşireler+7
Esra Eryüksel
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Avukatların iş doyumu, mesleki tükenmişlik ve algılanan stres düzeylerinin demografik özellikler ve mesleki değişkenlere göre incelenmesi: 2024 İstanbul örneklemi

Avukatlık mesleği, yoğun çalışma temposu, yüksek sorumluluklar ve karmaşık dava süreçleri nedeniyle bireylerin psikososyal durumlarında önemli etkiler yaratabilmektedir. Bu çalışma, İstanbul'da görev yapan avukatların iş doyumu, mesleki tükenmişlik ve algılanan stres düzeylerini; cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sahibi olma, mesleki deneyim yılı, dava türü ve gelir durumu gibi demografik ve mesleki değişkenler bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, İstanbul'daki 390 avukata kartopu ve amaçlı örnekleme yöntemleriyle ulaşılarak, ilişkisel tarama modeli çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Veriler, Google Anket Formu aracılığıyla çevrim içi olarak toplanmış; Demografik Bilgi Formu, İş Doyum Ölçeği, Tükenmişlik Ölçeği Kısa Formu ve Algılanan Stres Ölçeği kullanılmıştır. SPSS 27 programı ile gerçekleştirilen analizlerde ANOVA, bağımsız örneklemler t-testi, Pearson korelasyon ve regresyon yöntemleri uygulanmıştır. Analiz bulguları, avukatların orta düzeyde iş doyumu ve algılanan stres yaşadığını buna karşın yüksek düzeyde tükenmişlik yaşadıklarını ortaya koymuştur. Gelirini yeterli bulan avukatların anlamlı düzeyde daha yüksek iş doyumu yaşadığı; kadın, bekar, çocuk sahibi olmayan, düşük gelirli ve genç avukatların ise daha yüksek tükenmişlik ve stres düzeylerine sahip olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizleri sonucunda, yaş ve mesleki deneyim ile stres ve tükenmişlik arasında negatif; stres ile iş doyumu arasında orta düzeyde negatif; stres ile tükenmişlik arasında yüksek düzeyde pozitif; tükenmişlik ile iş doyumu arasında ise anlamlı düzeyde negatif ilişkiler saptanmıştır. Regresyon analizleri, stres, tükenmişlik ve iş doyumu değişkenlerinin birbirlerini anlamlı şekilde yordadığını göstermiştir. Gelir düzeyi iş doyumunu pozitif yönde, cinsiyet ve gelir düzeyi tükenmişliği, cinsiyet, yaş ve gelir düzeyi ise stresi anlamlı şekilde yordamaktadır. Sonuç olarak, avukatların psikososyal düzeylerinin çok sayıda değişkenden etkilendiği; özellikle genç, kadın ve ekonomik olarak zorlanan avukatların mesleki açıdan risk altında olduğu görülmektedir.

AvukatlarTükenmişlik-meslekiİş doyumu+1
Kamil Işıkgöz
İstanbul University-Cerrahpaşa · Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

25-65 yaş arası erkek ve kadın öğretmenlerin işitme kayıpları, işitme sağlığına verdikleri önem ve tükenmişlik düzeyleri

Yetişkin bireylerde işitme düzeyini gösteren ölçek ile bireyin yaşadığı çevrede duyduğu sesleri işitme, işittiğini anlama ve yer tespitinde ne kadar iyi olduğunu belirlemek amaçlanmaktadır. İşitme sağlığında meydana gelen bir problem istenmeyen sorunlara yol açmakta eğitimcinin ilerleyen yaşlarında zorlu süreçlere girmesine neden olmaktadır. İşitme kaybında kişinin dikkatinde azalma, sözlü iletişimde zorlanma, hafızada zayıflama, iş veriminde düşme, psikolojik sorunlar ve sosyal hayattan uzaklaşma görülmektedir. Duygu değişimlerini gösteren ölçek kısa zamanda duyguları gözlemlemek amacıyla geliştirilmiştir. Bireyler sosyal yaşantısında psikolojik sorunlarla başa çıkabilmek için çevresindeki insanların yardımları doğrultusunda bazı girişimlerde bulunup başarılı veya başarısız olabilmektedir. Meslek hayatlarında yaşadıkları problemlerin duygularına ne sıklıkla yansıdıklarını belirtmeleri amacıyla Tükenmişlik Ölçeği'nin kısaltılmış formu ile tükenme durumlarını değerlendirme imkânı bulmaktadır. Tükenmişlik ile insanların bir arada yaşadığı toplumda çevresine karşı beslediği tüm olumlu duygu ve düşünceler zaman içerisinde azalmaya başlamaktadır. Bu tükenmişlik bedensel olabileceği gibi duygusal da olabilmektedir. Duygusal açıdan yaşanan tükenmişlik, karşılıklı ilişkilerde ilginin kaybolması, duygularda azalma bununla beraber sosyal yaşantıdan uzaklaşmaya neden olmaktadır. Tükenmişlik durumu olduğu düşünülen kişilerin topluma kazandırılması ve tükenmişliklerin tespitini yapmak amacıyla tükenmişlik düzeylerini ölçen materyaller geliştirilmiştir. Bu çalışma; 25-65 yaş arası öğretmenlerin işitme kayıplarının tespitini yapmak, işitme sağlığına verdikleri önemi belirtmek ve tükenmişlik düzeylerini saptamak amaçlı yapılmıştır. Öğretmenlere KUİK Ölçeği, Duygudurum Profili Ölçeği, Tükenmişlik Ölçeği'nin kısaltılmış formu ve kısaltılmış versiyonu uygulanmış olup meslek hayatlarında yaşadıkları duyguların neler olduğunu ve ne sıklıkla yaşadıklarını, işitme kayıplarının tükenmişlik düzeylerine etkilerini ve normal işiten kişilerle karşılaştırmasının yapılmasını amaçlayan bir çalışma olmuştur. Çalışmada 25 katılımcıya erişilmiştir. Katılım sağlayan kadın (n=17) ve erkek (n=8) öğretmenler 25-44 yaş aralığı ve 45-65 yaş aralığı olarak iki grupta toplanmıştır. İşitme düzeyini gösteren ölçeğe bakıldığında normal işitmeli öğretmenlerin ortalamasının işitme kayıplı öğretmenlerinkinden daha yüksek olduğu görülmektedir. Duygu değişimlerini gösteren ölçek skorları ile işitme kayıplı bireylerin ortalamasının, normal işitmeli bireylerin ortalamalarından daha fazla değer aldığı bulunmuştur. Tükenmişlik Ölçeği'nin kısaltılmış formu skorları gruplar değişkenine göre incelendiğinde, normal işiten kişilerde tükenmişliğin olmadığı işitme kayıplı kişilerde ise tükenmişlik durumu olduğu görülmüştür. Öğretmenlere ait Tükenmişlik Ölçeği'nin kısaltılmış versiyonu skorları ile normal işiten kişilerde bir tükenmişlik olmadığı işitme kayıplı bireylerde ise tükenmişlik için tehlike sinyalleri verdiği söylenebilir. Öğretmenlerimize uygulanan ölçekler sonucu işitme düzeyleri, duygu değişimleri ve tükenmişlik düzeyleri tespit edilmiştir.

DuygudurumKadın öğretmenlerTükenmişlik sendromu+5
Tuğsem Melike Hardal
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarında mesleki tükenmişlik düzeyi ile stres ilişkisi(Osmaniye Devlet Hastanesi ve İl Halk Sağlığı laboratuvarı örneklemi)

Bu araştırmanın temel amacı, sağlık sektörünün temel yapı taşlarından biri olan sağlık çalışanların mesleki tükenmişlik düzeyi ve stres ilişkileri belirlenip, arasındaki ilişki incelenmiştir. Buna ek olarak çalışmaya katılan sağlık çalışanların demografik özellikleri de mesleki tükenme ve stres kavramının incelenmesi ikincil amaç olarak belirlenmiştir.

HastanelerHastaneler-devletOsmaniye+3
Songül Sinem Bolat
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Oyuncular sendikası üyelerinin iş sağlığı ve güvenliği koşulları ve tükenmişlik sendromu

Oyuncular Sendikası üyelerinin iş sağlığı ve güvenliği koşulları ile Tükenmişlik Sendromu düzeylerinin saptanması amacıyla yapılan tanımlayıcı araştırma Ağustos-Kasım 2019 tarihlerinde tamamlanmıştır. Duygusal Tükenme (DT), Duyarsızlaşma (Duy) ve Kişisel Başarı (KB) alt ölçeklerinden oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeğini (MTÖ) içeren anket formu Sendika üyesi 1337 kişiye e-anket olarak gönderilmiştir. Araştırmaya 152 kişi katılmıştır (%11,3), %46,1'i kadındır, yaş ortancası 42,0 dir, %38,8'i SGK 4/B statüsü ile çalışmaktadır; %29,6'sının son 12 ayda çalıştığı işlerde iş kazası yaşanmıştır; en sık iş kazası yaşanan ortam dizi setidir. Elli yaş altında olanlar, çocuğu olmayanlar, kronik hastalığı olanlar, kendi sağlık durumunu orta olarak görenler, düzenli fizik aktivite yapmayanlar, çalıştıkları dönemlerde 6 saat ve altında uyuyanlar, uykularını düzensiz ve kalitesiz görenler, iş stresi düzeyi 6 puan ve üzerinde olanlar, son 12 ayda 8 aydan daha kısa süre çalışanlar, şimdi olsa oyunculuk hayatına başlamayı istemeyenler, işveren, rol arkadaşları ve diğer çalışanlar ile ilişkileri daha kötü olanlar, sözel şiddet ve "mobbing" yaşamış olanlar, sağlık hizmetlerinden yararlanmada her zaman-sıklıkla sorun yaşayanlar MTÖ üç alt ölçeğinden en az birine göre daha fazla tükenmiştir (p<0,05). Alt ölçek puanları ortancalarından bölünerek iki grup oluşturulmuş, her üç alt ölçek için iki lojistik regresyon modeli kurulmuştur. Çalıştıkları dönemlerde 6 saat ve altında uyuyanlar duygusal tükenme (DT) (OR=5,74; %95 GA=2,16-15,27) ve duyarsızlaşma (Duy) (OR=4,14; %95 GA=1,66-10,35), iş stresi düzeyleri 6 puan ve üzerinde olanlar DT (OR=8,23;% 95 GA=3,07-22,08) ve Duy (OR=3,18; %95 GA=1,30-7,73), "mobbing" yaşamış olanlar Duy (OR=4,10; %95 GA=1,63-10,34), kendi sağlık durumlarını orta olarak görenler kişisel başarı (OR=5,24; %95 GA=1,58-17,35) alt ölçeklerinde daha yüksek tükenmişliğe sahiptir (p<0,05). Oyuncuların iş sağlığı ve güvenliği ortam koşulları ve çalışma koşulları düzenlenmelidir, oyuncuların bu konulara ilişkin farkındalığını artıracak çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Sözcükler: İş sağlığı ve güvenliği, Oyuncu, Tükenmişlik Sendromu

OyunculukSendikalarTükenmişlik+4
Ahmet Koçak
Hacettepe University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

COVID-19 ve sağlık çalışanlarının ruh sağlığı ilişkisinin çeşitli veri tabanları üzerinden sistematik incelenmesi araştırması

COVID-19 salgını, salgınla mücadelenin ön saflarında yer alan sağlık çalışanlarının ruh sağlığını önemli ölçüde etkileme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, sağlık çalışanlarının ruhsal durumunu ve ilişkili olabilecek faktörleri anlamak salgını daha iyi yönetebilmek için acil bir önceliktir. Bu araştırmanın amacı, COVID-19 salgını sırasında sağlık çalışanları arasında depresyon, anksiyete, tükenmişlik ve stres sıklığına ve ilişkili olabilecek faktörlere ilişkin mevcut kanıtları sentezlemek ve analiz etmektir. Çeşitli veri tabanlarından 1 Kasım 2020'ye kadar aranan kayıtlar çalışmaya dahil edilmiştir. Sıklık tahminleri için rastgele bir etki modeli kullanılmıştır. Her bir çalışma için taraf tutma riski değerlendirilmiş olup, sıklık tahminleri için hem tüm çalışmalardan elde edilen hem de taraf tutma riski düşük olan çalışmalardan elde edilen değerler hesaplanmıştır. Araştırma protokolü PROSPERO'da kayıtlı ve çevrimiçi olarak mevcuttur. Sistematik derleme için 72, meta analiz için 46 çalışma değerlendirilmiştir. Toplam sıklık; anksiyete için %33,9 (26,4-41,4 %95 Güven Aralığı), depresyon için %34,2 (29-39,4 %95 GA), tükenmişlik için %45,5 (29,3-61,7 %95 GA), stres sıklığı %49,7 (34,5-64,9 %95 GA) olarak bulunmuştur. Taraf tutma riski düşük olarak değerlendirilen çalışmalardan elde edilen sıklık ise; anksiyete için %33,2 (21-45,5 %95 Güven Aralığı), depresyon için %33,4 (27,3-39,4 %95 GA), tükenmişlik için %39,6 (19,13-60,2 %95 GA), stres sıklığı %55,2 (30,3-80,1 %95 GA) olarak bulunmuştur. Kadın, COVID-19 hastalarıyla yakın temas riski yüksek, kişisel koruyucu ekipmanın yetersiz olduğunu düşünen sağlık çalışanlarında ruh sağlığının daha kötü olduğu sonucuna varılmıştır. Salgın nedeniyle ağır koşullar altında çalışan sağlık çalışanlarının önemli bir kısmı ruhsal sorunlar yaşamaktadır. Çalışanların ruh sağlığı risklerini azaltmanın ve uygun müdahaleleri ayarlamanın yollarını bulma ihtiyacı acildir.

AnksiyeteCOVID 19Depresyon+7
Merve Çolaklar
Hacettepe University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin tükenmişliklerinin yordayıcısı olarak müzik öğretimine yönelik öz yeterlik algılarının incelenmesi: İç Anadolu Bölgesi örneği

Müzik öğretmenlerinin sahip oldukları tükenmişlik olgusunun ve öz yeterlik inançlarının müzik öğretim sürecindeki verimini, motivasyonlarını ve başarılarını etkilediği düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmenlerinin tükenmişlikleri ile müzik öğretimine yönelik öz yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi, müzik öğretmenlerinin müzik öğretimine yönelik öz yeterlik algılarının tükenmişlik değişkeni ve alt boyutlarıyla ilişkilerini saptamaktır. Betimsel bir çalışma olan araştırmanın modeli genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini İç Anadolu'nun Orta Kızılırmak bölümünün güney bölgesinde yer alan Nevşehir, Aksaray ve Kayseri illerinde 2022-2023 eğitim-öğretim yılında görev yapan ortaokul ve lise müzik öğretmenleri (n=241) oluşturmaktadır. Gönüllülük esasına dayalı olarak anketlere cevap veren müzik öğretmenlerinin demografik bilgilerini saptamak üzere "Kişisel Bilgi Formu", tükenmişlik durumlarını tespit etmek için "Tükenmişlik Ölçeği" ve öz yeterlik düzeylerini belirlemek için "Müzik Öğretimine Yönelik Öz Yeterlik" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilere SPSS 20.0 programı yardımıyla Pearson Momentler Çarpımı korelasyon analizi, regresyon analizi, bağımsız örneklemler için t testi ve One WayAnova analizi yapılmıştır. Korelasyon analizi sonuçları incelendiğinde müzik öğretimine yönelik öz yeterliğin tükenmişlik ve alt boyutları ile negatif yönde anlamlı düzeyde ilişkili olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, tükenmişlik ve alt boyutlarının yordanmasında öz yeterliğin katkılarını incelemek için doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Regresyon analizi bulguları öz yeterlik değişkeninin zihinsel tükenmeyi %9, fiziksel tükenmeyi %7 ve duygusal tükenmeyi %5yordadığını göstermiştir. Bunun yanında müzik öğretmenlerinin demografik özellikleri ile zihinsel, fiziksel ve duygusal tükenme değişkenleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde müzik öğretmenlerinde toplam tükenmişlik, duygusal tükenme ve zihinsel tükenme değişkenlerinde medeni durum ve çocuk sahibi olma durumuna göre anlamlı düzeyde farklılıklar var iken fiziksel tükenme değişkeninin bu araştırma kapsamında ele alınan hiçbir demografik değişkene göre farklılaşmadığı görülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, araştırmacılara ve eğitimcilere, müzik öğretmenlerinin tükenmişliklerine müdahale etmek amacıyla onların öz yeterliklerini geliştirici etkinlikler hazırlanması ve müzik öğretmenlerinin öz yeterliklerini olumsuz etkileyecek durumların azaltılması için müdahale hizmetleri gerçekleştirilmesi önerilmektedir.

Branş öğretmenleriMüzik öğretimiTükenmişlik-mesleki+4
Mehmet Akif Kocaduru
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinde ataletin yordayıcıları olarak algılanan örgütsel destek, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişlik

Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin ataletini; cinsiyet, yaş, algılanan örgütsel destek, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişliğin ne düzeyde yordadığını incelemektir. Çalışmanın yöntemi, nicel araştırma yöntemlerinden yordayıcı (tahmin) ilişkisel tarama modeli üzerine temellendirilmiştir. Bu araştırmada yordanan olarak beden eğitimi öğretmenlerinin ataleti, yordayan olarak da cinsiyet, yaş, algılanan örgütsel destek, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişlik ele alınmıştır. Çalışmanın evrenini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Mersin İlinde 329 ortaokulda görev yapan 576 beden eğitimi öğretmeni ve 159 lisede görev yapan 900 beden eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada örneklem belirleme yoluna gidilmemiş, evrenin tümüne ulaşmak hedeflenmiştir. 900 beden eğitimi öğretmenine ulaşılmış ve 637 gönüllü beden eğitimi öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama amacı ile Kişisel Bilgi Formu, Atalet Ölçeği, Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği, Veli Yaklaşımı Ölçeği, İşe Yabancılaşma Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Beden eğitimi öğretmenlerindeki ataletin cinsiyet, yaş, algılanan örgütsel destek, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişlik algı düzeyi tarafından ne ölçüde yordandığını ortaya koymak amacı ile yapılan verilerin analizinde ise çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Modelde yer alan her bir değişkenin kat sayılara ilişkin anlamlılık düzeyleri incelendiğinde ise; cinsiyet, yaş, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişlik değişkenlerinin anlamlı yordayıcılar olduğu tespit edilmiştir. Bu yordayıcılar içerisinde de en güçlü yordayıcının işe yabancılaşma, en güçsüz yordayıcının ise veli yaklaşımı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla beraber algılanan örgütsel destek değişkeninin anlamlı yordayıcı olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır.

AtaletBeden eğitimiTükenmişlik duygusu+7
Berna Özcan
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünde çalışan uzmanların psikolojik sağlamlıkları, iş doyumları ve mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Günlük yaşantılarında mağdurların, suça sürüklenen çocukların ve boşanma kararı alan bireylerin yaşam öyküleri ile karşılaşan Adalet Bakanlığında çalışan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'nde görevli uzmanların psikolojik sağlamlıklarının hayatlarına etkisi önem arz etmektedir. Bu araştırmada Adli Destek ve Mağdur Hizmetlerinde görevli uzmanların psikolojik sağlamlıkları iş doyumları ve mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkisini ortaya koymaktadır. Araştırmada nicel bir araştırma yöntemi olan ilişkisel tarama tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 yılları arasında Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünde görevli 217 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada " Yetişkin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (YPSÖ)", "İş Doyumu Ölçeği (İDÖ)" ve "Mesleki Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ)" kullanılmıştır. Uzmanların demografik bilgilerini ölçmek amacıyla demografik bilgi ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 25 sürüm ile korelasyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünde çalışan uzmanların psikolojik sağlamlık düzeylerinin yüksek seviyede olduğu, iş doyumu düzeylerinin ortalama olduğu ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin de ortalama düzeyde olduğu bulunmuştur. Çalıştıkları seneye göre psikolojik sağlamlıkları arasında anlamlı bir ilişki saptanamamış, iş doyumlarının yönetim, maaş dışı ve iş prosedürü alt boyutların üzerinde belirleyici etkilerinin bulunduğu, bireylerin çalışma yılları arttıkça yönetim ve iş prosedürüne yönelik faaliyetlerden daha fazla memnun olmaya başladıkları, maaş dışı haklarda ise ilk yıllarda daha fazla memnun oldukları, çalıştıkları 5-9 sene arasında çalışan uzmanların 0-4 sene, 10 sene ve üzerinde çalışan uzmanlara göre mesleki tükenmişlik duygusunu daha fazla hissettikleri bulunmuştur. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'nde çalışmadan önce başka bir çalışmayan uzmanların, başka bir yerde çalışan uzmanlara göre psikolojik sağlamlıklarının anlamlı düzeyde farklılıkları olduğu saptanmıştır. Başka bir yerde çalışmalarına göre iş doyumları ve tükenmişlik düzeylerinin anlamlı şekilde farklılaşmadığı bulunmuştur. Uzmanların unvanlarına göre yapılan analiz sonucunda bireylerin unvanlarının psikolojik sağlamlık düzeyleri üzerinde belirleyici etkilerinin olduğu ve pedagogların daha yüksek psikolojik sağlamlık özelliklerinin psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarına göre daha fazla gösterdiği saptanmıştır. Uzmanların unvanlarının iş doyumları ve mesleki tükenmişlikleri arasında anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Yapılan araştırmaya göre uzmanların psikolojik sağlamlıkları ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasında orta şiddette ve negatif yönlü, iş doyumları ile mesleki tükenmişlikleri arasında ise orta şiddette ve pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Araştırmada elde edilen bulguların alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri MüdürlüğüPsikolojik sağlamlıkTükenmişlik+4
Berra Tuğçe Elmas
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgın sürecinde banka çalışanlarının stres ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve demografik değişkenler açısından incelenmesi

2019 yılında ortaya çıkan, ilk olarak Çin'in Wuhan şehrinde rastlanan ve hayvanlardan insanlara geçen Covid-19 hastalığı yaşamımızın birçok bölümünü olumsuz etkilemiştir. Söz konusu virüs dünyanın her yerinde insanların günlük hayatta almış oldukları kararları, yaptıkları planları değiştirmiştir. Banka, hastane, alışveriş merkezi ve benzeri insanların kalabalık olabileceği ortamların kullanımı, sosyalleşme, sosyal mesafe, maske kullanımı, genel ve kişisel temizlik gibi sayabileceğimiz birçok alanda insan davranışını etkilemiştir. Etkilenen bu davranışlardan bazıları da stres ve tükenmişliktir. Stres ve tükenmişliğin yoğun olarak yaşandığı meslek gruplarından biri de bankacılıktır. Banka çalışanlarının virüs kaynaklı kısıtlamalardan ve negatif enerjiden dolayı stres düzeyleri artmakta ve yaşanan bu stres tükenmişliğe neden olabilmektedir. Yapılan bu çalışmada, banka personellerinin salgın sürecinde streslerinin ve tükenmişliklerinin ölçülüp aralarındaki ilişkinin belirlenmesi ve demografik özellikler bakımından araştırılması amaçlanmıştır. Katılımcıların stres düzeylerini ölçmek için Algılanan Stres Ölçeği, tükenmişlik düzeylerini ölçmek için ise Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Veriler Konya merkezinde görev yapmakta olan banka personelinden online anket yöntemiyle toplanmıştır. 449 anket üzerinden analizler gerçekleştirilmiştir. Analizlerde SPSS 26 paket programı kullanılmıştır. Betimleyici istatistiksel hesaplamalar, frekans analizi, korelasyon analizi, Keşfedici (Açıklayıcı) faktör analizi, Normallik testi, Mann Whitney-U testi ve Kruskal Wallis testleri yapılmıştır. Yapılan Spearman Korelasyon analizi sonucunda banka çalışanlarının Covid-19 salgın sürecinde stres ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre (cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim durumu, bankacılık sektöründe çalışma süresi, çalışılan banka türü, bankadaki pozisyon, aylık ortalama gelir) banka çalışanlarının stres ve tükenmişlik alt boyut düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı Mann Whitney-U testi ve Kruskal Wallis testleriyle tespit edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre banka çalışanlarının Covid-19 salgın sürecinde rahatsızlık algısı düzeyleri yaş, bankacılık sektöründe çalışma süresi, görev yapılan birim ve aylık gelir değişkenlerine göre farklılık göstermektedir. Yetersiz özyeterlik algısı düzeyleri sadece banka türü değişkenine göre farklılık göstermektedir. Duygusal tükenme düzeyleri görev yapılan birim ve aylık gelir değişkenlerine göre farklılık göstermektedir. Duyarsızlaşma düzeyleri yaş, görev yapılan birim ve aylık gelir değişkenlerine göre farklılık göstermektedir. Düşük kişisel başarı düzeyleri yaş, medeni durum, öğrenim durumu, bankacılık sektöründe çalışma süresi ve görev yapılan birim değişkenlerine göre farklılık göstermektedir. Anahtar kelimeler: Banka Personeli, Covid-19 Pandemisi, Stres, Tükenmişlik.

Banka çalışanlarıBankacılık sektörüCOVID 19+7
Canan Filikci
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen-aile işbirliği ile öğretmen tükenmişliği arasındaki ilişki: Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı okul öncesi çocukları örneklemi

Bu çalışma da, okul öncesi öğretmenlerinin sosyoekonomik açıdan dezavantajlı çocukların aileleri ile iletişim ve işbirliği ile tükenmişlikleri arasındaki ilişki ele alınmıştır. Okul öncesi öğretmenlerin sosyoekonomik açıdan dezavantajlı çocuklarının aileleri ile iletişim ve işbirliğinin tükenmişlikleri ile öğrenim durumu, mesleki kıdeme, son 5 yıl içerisinde anne baba eğitimi ve etkili iletişim eğitimi ya da semineri alıp almamasının, aile iletişim ve işbirliği ile tükenmişlik arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma verilerinde ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı İstanbul'un farklı bölgelerinde olan 32 çocuk etkinlik merkezlerinde görev yapan 100 okul öncesi öğretmenine uygulanmıştır. Araştırmada uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için "Kişisel bilgi formu", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği-Eğitimci Formu" ve "Yönetici Öğretmen Aile İletişim ve İşbirliği Ölçeği (Öğretmen Formu)" olmak üzere 3 ölçek uygulanmıştır. Aile İletişim ve İş Birliği Düzeylerinin tükenmişlik düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığını tespit etmek amacıyla Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. p<0,05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak Aile iletişim ve işbirliği ile Tükenmişlik arasında negatif yönlü (r= - 0,19, p < 0,05) olan ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Aile İletişim ve iş birliği düzeyleri arttıkça toplam tükenmişlik düzeylerinde düşüş olmaktadır.

Dezavantajlı gruplarOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+7
Beyza Uzgören Gümüştaş
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ilinde acil servislerde çalışanların tükenmişlik sendromunun araştırılması

Acil servis hemşireleri yoğun iş yükü, ağır çalışma şartları ve işte yaşadığı stresler nedeniyle tükenmişlik sendromuna duyarlı bir meslek grubudur. Tükenmişlik insanlara karşı yoğun ilgi gerektiren tüm meslek gruplarında çalışanları risk altına sokan bir durumdur. Genellikle sürekli tekrar eden olaylarda baş etme mekanizmaları düşük olan bireylerde çaresizlik sonucu oluşan bir sendromdur. Etkin ve verimli bir sağlık hizmeti alınabilmesi için öncelikle acil servislerde ve diğer tüm birimlerde çalışan hemşirelerin tükenmişlik sendromu yaşamalarına neden olabilecek tüm risk faktörleri gerek psiko-sosyal, gerek çevresel ve gerekse ekonomik risk faktörlerinin ortadan kaldırılması ile sağlanabilir.

Acil servis-hastaneAcil tıpElazığ+5
Aslı Ece Eter
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım ve servis hemşirelerinin tükenmişlik düzeyleri ve cinsel yaşam kaliteleri : Bir hastane örneği

Bu çalışma yoğun bakım ve servis hemşirelerinde sosyodemografik-tanıtıcı özellikleri, cinsel yaşam kalitesi ölçeği puanları ve tükenmişlik ölçeği puanları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla kesitsel, karşılaştırmalı olarak yapılmıştır. Çalışma için örneklem seçilmemiş tüm evrene ulaşmak hedeflenmiştir. Araştırma, 01 Mayıs 2021- 01 Temmuz 2021 tarihleri arasında, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, servis ve yoğun bakım birimlerinde çalışan, araştırmayı kabul eden evli, kadın hemşireler ile yürütülmüştür. Çalışmanın evreni 78 yoğun bakım hemşiresi ve 142 servis hemşiresi olmak üzere 220 kadın hemşire olarak belirlenmiştir. Araştırmanın yapılabilmesi için Etik Kurul onayı ve gerekli izinler alınmıştır. Araştırmanın verileri ''Sosyo -Demografik/Tanıtıcı Özellikler Formu'', ''Maslach Tükenmişlik Ölçeği'' ve ''Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği- Kadın Formu (CYKÖ-K ) '' ile toplanmıştır. Kadınların sosyo-demografik özelliklerini tanımlamak amacıyla nicel değişkenler için ortalama ± standart sapma ve ortanca (minimum-maksimum), nitel değişkenler için hasta sayısı (yüzde) verilmiştir. Ölçek puanlarının normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov Smirnov testi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler normal dağılım varsayımları sağlanıyorsa Student-t ve One Way ANOVA testi; normal dağılım varsayımları sağlanmıyorsa Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testi kullanılarak değerlendirilmiştir. İki kategorik değişken arasındaki ilişki incelenmek istendiğinde ise Ki-kare ve Fisher Exact testleri kullanılmıştır. Ölçeklerin geçerlilik güvenirlik analizine bakılmış, ölçeklerin birbiri ile olan ilişkilerinde korelasyon ilişki miktarı (cronbach alfa) belirlenmiştir. Yapılan testler için istatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmamıza katılan hemşireler 23 - 54 yaş aralığındadır. Hemşirelerin yaş ortalamasının 33,71±7,57 olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamızda servis hemşirelerinin Maslach Tükenmişlik Ölçeği toplam puan ortalaması 49,49±9,19' dur. Servis hemşirelerinin Maslach Tükenmişlik Ölçeği '' duygusal tükenme alt boyut'' puan ortalaması 22,00±6,28, '' duyarsızlaşma alt boyut'' puan ortalaması 7,58±4,05 ve '' kişisel başarı alt boyut '' puan ortalaması 19,91±3,50 ' dir. Çalışma kapsamına alınan servis hemşirelerinin ' Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği ' puan ortalaması 63,01±11,51' dir. Çalışmamızda yoğun bakım hemşirelerinin Maslach Tükenmişlik Ölçeği toplam puan ortalaması 52,59±7,40' dır. Yoğun bakım hemşirelerinin Maslach Tükenmişlik Ölçeği '' duygusal tükenme alt boyut'' puan ortalaması 24,88±5,47, '' duyarsızlaşma alt boyut'' puan ortalaması 9,29±3,30 ve '' kişisel başarı alt boyut '' puan ortalaması 18,41±2,99' dur. Çalışma kapsamına alınan yoğun bakım hemşirelerinin ' Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği ' puan ortalaması 53,51±10,21' dir. Çalışmamıza katılan ileri yaş grubuna sahip, eğitim düzeyi düşük, 10 yıl ve daha fazla süredir evli ve çocuk sahibi olan, vardiya sistemi çalışan, haftalık 40 saatten fazla çalışan, bulunduğu birimde yönetim kararı ile görevlendirilen ve çalıştığı birimde hemşire sayısı yetersiz olan yoğun bakım hemşirelerinin Maslach Tükenmişlik Ölçeği puanlarının fazla olduğu ve Cinsel Yaşam Kalitesi puanlarının daha düşük olduğu saptanmıştır (p<0,05). Gündüz mesaisi ile çalışan, bulunduğu birimi kendisi tercih eden, mesleğinden memnun , eğitim düzeyi yüksek, çekirdek aile yapısına sahip olan servislerde çalışan hemşirelerin tükenmişlik düzeylerinin düşük ve daha iyi bir cinsel yaşam kalitesine sahip oldukları belirlenmiştir.Araştırma da hemşirelerinin 'Maslach Tükenmişlik Ölçeği' puanları arttıkça Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği puanlarının azaldığı sonucu bulunmuştur. Sonuç olarak bizim çalışmamızda yoğun bakım hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri arttıkça cinsel yaşam kalitelerinde azalma olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Cinsellik, Cinsel Yaşam Kalitesi, Servis Hemşiresi, Tükenmişlik, Yoğun Bakım Hemşiresi

Cinsel yaşamCinsellikHemşireler+7
Gizem Sezer
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde psikolojik sermaye, tükenmişlik düzeyleri ve ilişkili faktörler

Amaç: Bu çalışma hemşirelerde psikolojik sermaye, tükenmişlik düzeylerini ve ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Aydın Adnan Menderes Üniversite Hastanesinde çalışan 550 hemşireden örnekleme 404 hemşire alınmıştır. Bu araştırma evreni doğrultusunda G-power örneklem hacmi hesaplama yöntemi kullanılarak evren içerisinden örneklem belirleme yoluna gidilmiştir Veri toplamada Hemşirelerden Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik Sermaye Ölçeği(PSÖ) ve Tükenmişlik Ölçeği Kısa Formu (TÖ-KF) uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t testi, ANOVA, ki-kare testi, korelasyon analiz testleri kullanılmıştır. Güvenirliğin test edilmesi amacı ile Cronbach alfa katsayıları hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin yaşları minimum 21 maksimum 52 olup, yaşları ortalamaları 31,55 ± 7,70'dir. Hemşirelerin Psikolojik Sermaye Ölçeği toplam puan ortalaması 89,4623±13,80 özyeterlilik alt boyutu 22,93±4,509, Umut alt boyutu 23,08±4,190, Esneklik alt boyutu 23,07±4,051, iyimserlik alt boyutu 20,37±3,921 ve Tükenmişlik Ölçeği Kısa Formunun puan ortalaması 3,82±1,328'dır. Psikolojik sermaye toplam ve alt boyutları ile tükenmişlik ölçeği kısa formu puan ortalamaları arasında ters yönlü zayıf düzeyde ilişki bulunmştur Sonuç: Psikolojik sermaye toplam puan ortalamaları yüksek olan hemşirelerin, tükenmişlik düzeyleri düşük çıkmıştır. Hemşirelerin psikolojik sermayeleri tükenmişlikle ters yönlü zayıf düzeyde ilişkilidir. Anahtar Kelimeler: Hemşireler, Psikolojik sermaye, Tükenmişlik.

Hastane hemşireleriHemşirelerHemşirelik+7
Semra Simin Arıkan
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin merhamet yorgunluğu ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi

Hemşirelik merhamet yorgunluğunun en çok yaşandığı mesleklerdendir. Fiziksel, duygusal ve sosyal tükenme semptomları merhamet yorgunluğu yaşayan hemşirelerde ortaya çıkabilmektedir. Araştırma hemşirelerde merhamet yorgunluğu ve tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla kesitsel tipte yapılmıştır. Araştırma Hatay ili İskenderun ilçesinde bulunan İskenderun Devlet Hastanesinde görev yapan 481 hemşireden örnekleme yöntemine gidilmeden araştırmaya katılmayı kabul eden gönüllü 339 hemşire üzerinde Mayıs 2018-Ekim 2018 tarihleri arasında yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Merhamet Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Merhamet ölçeğinden alınabilecek en düşük puan 24 en yüksek puan 120'dir. Tükenmişlik ölçeğinden alınabilecek en düşük puan 21 en yüksek puan 105'tir. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik, One Way Anova, Student t, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, All pairwise, Pearson ve Ki-kare testleri kullanılmıştır. Hemşirelerin %46.6'sı 26-25 yaş arasında, %74'ü kadın ve %56.6'sı evlidir. Hemşirelerin Merhamet Ölçeği toplam puanı 3.77±0.55, Tükenmişlik Ölçeği toplam puanı 3.78±1.10 olarak belirlenmiştir. Merhamet Ölçeği alt boyutlarından umursamazlık ile duygusal tükenme arasında pozitif yönlü orta şiddette anlamlı ilişki olduğu tespit bulunmuştur. Merhamet ve tükenmişlik arasında negatif yönlü zayıf anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Merhamet Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği ile hemşirelerin yaş, cinsiyet, çocuk sayısı, en uzun yaşanılan bölge, çalışma yılı, mesleği isteyerek seçme, klinikte görevlendirilme şekli, meslekten memnuniyet, hastalarla empati kurma, hastaların acısından etkilenme gibi değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilmiştir (p<0.05). Araştırmamızın sonuçları doğrultusunda hemşirelerin orta düzeyde merhamet yorgunluğu ve tükenmişlik yaşadıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak hem yönetimsel hem de bireysel açıdan hemşirelerin merhamet yorgunluğu ve tükenmişliklerini önlemeye ve etkili baş etme yöntemleri geliştirmeye yönelik eğitimler planlanması ve uygulanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Merhamet, Merhamet Yorgunluğu, Tükenmişlik.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+5
Öznur Şahin
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki tükenmişliğin, işe yabancılaşma ve sanal kaytarma ile ilişkisinin incelenmesi: Muhasebe meslek grupları üzerine bir araştırma

Bu çalışma, mesleki tükenmişliğin, sanal kaytarma ve işe yabancılaşma davranışı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla muhasebe meslek grupları ve büro çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma genel tarama niteliğinde gerçekleştirilmiş ve örnekleme ulaşılmasında kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma için muhasebe sektörü çalışanları tercih edilmiş ve 239 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verilerin toplanması için nicel veri toplama tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır Anketin ilk bölümünde katılımcıları tanımlayıcı demografik sekiz soru (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, tecrübe yılı, mesleki unvan, odadaki kişi sayısı ve gelir); diğer bölümlerde ise " Maslach Tükenmişlik Ölçeği", "Sanal Kaytarma Ölçeği" ve "İşe Yabancılaşma Ölçeği" olmak üzere üç ölçek yer almaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesinde ikili grupların karşılaştırılmasında t-testi; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testi uygulanmadan önce grupların homojenliğinin incelenmesi için ise Levene's varyans homojenlik testinden yararlanılmıştır. Homojenlik göstermeyen çoklu karşılaştırmalarda ise Welch veya Brown-Forsythe testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için serpilme diyagramı yapılmış ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; Tükenmişliğin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; yaşa göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutlarında; eğitim durumuna göre kişisel başarı boyutunda; tecrübe yılı ve mesleki unvana göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Sanal kaytarma değişkeninin cinsiyet değişkenine göre e-posta faaliyetleri boyutunda; yaşa, eğitim durumuna, tecrübe yılına, mesleki unvana göre her iki alt boyutta da anlamlı farklılıklar görülmüştür. İşe yabancılaşma değişkeninde ise cinsiyet, eğitim durumu ve tecrübe yılı değişkenlerine göre gruplar arası anlamlı bir farklılık bulunmazken; yaş ve mesleki unvana göre gruplar arası anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda ise, sanal kaytarmanın internette gezinme alt boyutu ile yalnızca duyarsızlaşma boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu; işe yabancılaşmanın tükenmişliğin bütün boyutları ile anlamlı ilişkisinin olduğu; işe yabancılaşma ile sanal kaytarmanın alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

MuhasebeciSanal kaytarmaSerbest mali müşavirlik+6
Emin Kuzkaya
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

Related subjects