Kamu personeli

244 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bağlamında kamu personel rejiminin dönüşümü ve Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi

Kamu personel rejimi siyaset, idare ve toplumsal unsurların bir yansıması olarak görülmektedir. Kamu personel rejiminin belirlenmesinde birçok farklı yapısal ve işlevsel unsurdan bahsetmek mümkündür. Kamu personel rejimi de ülkeden ülkeye farklılık göstermekte olup yönetim sistemlerinin etkilerini içinde barındırmaktadır. Oluşturulan kamu personel yapısı ve işleviyle birlikte insan kaynağının doğru ve etkin şekilde kullanılması kamu yönetimi ve hizmetlerinin sunumunu da değiştirmektedir. Kamu personel rejiminin amacı da buradan hareketle kamu personelinin yapısal ve işlevsel olarak sorunlu alanlarına çözümler üretmektir. Bu çalışma, kamu personel rejiminin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle nasıl bir dönüşüm yaşadığını yapısal ve işlevsel bağlamda ele almaktadır. Öncelikle kamu personel rejimi hakkında tanım, tarihsel ve kuramsal süreç, neoliberal politikaların Türk kamu personel rejimine etkisi ile Türk kamu personel rejiminin temel özellikleri ve sorunlu alanları verilmiş, ardından yeni hükümet sisteminin kamu personel rejiminde yapısal ve işlevsel dönüşümleri açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak CBİKO (Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi) literatür çerçevesinde analiz edilerek kamu personel rejimine etkisi sunulmuştur. Çalışmada kapsamlı bir literatür taraması yapılmış ve bu alanda yeterli çalışmalar olmaması nedeniyle elde edilen verilerin literatüre katkı sunması hedeflenmiştir.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları OfisiKamu personel sistemleri+1
Furkan Saitoğlu
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel çatışmanın nedenleri ve çalışanlar üzerindeki etkileri ve kamu kuruluşunda bir alan araştırması

İnsanlar hayatlarının önemli bir kısmını çeşitli örgütlerde geçirmektedirler. Özünde karmaşık bir yapıya sahip olan insanoğlu içinde bulunduğu örgütlerde de bu yapının bir parçası olmuştur. Örgütlerin, kişilerin yalnızca iş yaşantılarını değil, tüm yaşamlarını etkilediği ise kaçınılmaz bir gerçektir. Örgüt ve örgütlenmenin getirdiği olumlu ve olumsuz durumlar vardır. Bunlardan biri de çatışmadır. Yaşamın her alanında olduğu gibi çatışmalar örgüt kültüründe de kendisini göstermekte ve örgüt kültürü içerisinde hissedilmektedir. Çatışmanın her alanda olduğu gibi örgüt içerisinde de şiddetinin az veya çok oluşuna göre yaşanması beraberinde örgüte olumlu veya olumsuz nitelikler kazandırabilmektedir. Çatışmanın varlığıyla birlikte yöneticilerin bu durumu doğru şekilde algılayıp olumlu veya olumsuz çözüm üretebilmek örgüte yarar sağlayacaktır. İnsan ilişkilerinin iyi yönetilmesinin gerektiği örgütlerde, işverenlere büyük görevler düşmektedir. Aksi takdirde, iyi yönetilemeyen bir çatışma çalışanlar üzerindeki etkilerini artırır ve kayıplara neden olur. Bu çalışmada çatışma kavramı, çatışma türleri, örgütlerde yaşanan çatışmaların nedenleri ve son olarak da, örgüt kavramının baş aktörleri olan çalışanlar üzerindeki yarattığı etkiler incelenmiş ve sonuçları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Çatışma, Çatışma Türleri, Çatışma Nedenleri, Motivasyon, Stres, Tutum.

Kamu kuruluşlarıKamu personeliMotivasyon+7
Emre İmamoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Stresin çalışanların işletmeye bağlılığına etkileri (Kamu kuruluşlarında bir uygulama

Kurumlar belirli amacı gerçekleştirmek için kurulmuş, birimleriyle birbirine sımsıkı bağlı sistem yapısı içerisinde çalışırlar. Söz konusu sistem olduğunda onu meydana getiren öğelerden her birinin diğerinden etkilenmesi de kaçınılmaz olur. Kurumlar da insan vücudundaki sistem gibi birbirine bağlı ve etkileşim içindeki yapılardan oluşur ki insan da bu sistemin önemli bir öğesidir. Biyolojik sistem üzerindeki kanın fonksiyonu gibi, insanın da kurum ve şirketin çalışmalarına olumlu ya da olumsuz etkisi olacaktır. Stres, insanın fizyolojik ve psikolojik olarak tutum ve davranışlarında etkilere sahip bir olgudur. İç ya da dış faktörlere bağlı olarak insan üzerindeki etkisi onun kurum sistemi üzerinde farklı etkilere neden olacak davranışlara yöneltebilir. Çalışanın kurumuna bağlığına, performansına ve kurumun amaçlarına etki edebilecek sonuçlara neden olabilir. Bu durumun istenmeyen sonuçları bir yana stresin öncelikle bireyin kuruma bağlılığı üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğu düşünülmektedir. Bu konuda yapılan çalışmalar, stres göstergeleri ve kurumsal bağlık, kurumsal vatandaşlık gibi açıklamalarla belirtilmeye çalışılmıştır. Kurumsal bağlılığı azaltan tutum ve davranışlara neden olan temel stres faktörlerinin ortadan kaldırılması halinde kurumsal bağlılığı ve dolayısıyla kurumun amacına ulaşmasını yavaşlatan stres kaynaklı etkileri azaltmaya çalışan bilimsel araştırmalar özellikle günümüz dünyasının vazgeçilmez bir alanı olmuştur. Bu çalışma, stresin çalışanın kuruma bağlığı üzerindeki etkilerinin olup olmadığını, stres düzeyi düşük ya da yüksek olan çalışanın stres düzeyinin, kurumsal bağlılığına etkisinin örneklem seçilen grup üzerinde uygulamalı bir yöntem olarak belirlemeyi amaçlamaktadır. Elde edilen sonuçların, insan kaynakları yaklaşımlarına katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Sözcükler: Stres, İşletme, Kurumsal Bağlılık

Kamu kuruluşlarıKamu personeliKurumsal bağlılık+3
Gökhan Yılmaz
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu personelinin serbest zaman etkinliklerine katılımına engel teşkil eden faktörler ile serbest zaman etkinliklerine katılımı kolaylaştıran faktörlerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı kamu personelinin serbest zaman etkinliklerine katılımına engel teşkil eden faktörler ile serbest zaman etkinliklerine katılımı kolaylaştıran faktörlerin incelenmesidir. Araştırma 2017 yılında Kütahya ilinde çalışan kamu personeli baz alınmış ve 457 kamu personeli katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması ise Gürbüz ve Karaküçük (2007) tarafından yapılan ve daha sonra Gürbüz ve diğerleri (2012) tarafından revize edilen "Serbest Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Bir diğer ölçek ise Kim ve ark. (2011) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Kolaylaştırıcıları Ölçeği (SZKÖ) kullanılmıştır. Geçerlilik ve güvenirliliği,(2015) Gürbüz ve diğerleri tarafından yapılmış ve düzenlenmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına kodlanıp SPSS 22.0 paket programından yararlanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. Çalışmaya katılan sporcuların demografik bilgilerinin dağılımları (f) ve yüzdeleri (%) tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) yöntemi ile belirlenmiştir. Verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığının belirlenmesi için ise Kolmogorov Smirnov normallik testi uygulanmış ve bunun neticesinde verilerin parametrik test koşullarına uygun olduğunun anlaşılmasından sonra anlamlı farklılıkların belirlenmesi için ANOVA ve T-Testi uygulanmıştır ayrıca boş zaman engelleri ile serbest zaman kolaylaştırıcıları arasındaki ilişkiye bakmak için de korelasyon analizi yapılmıştır (α= 0.05).Analiz sonuçlarına göre cinsiyet değişkenine göre serbest zaman engelleri ölçeğinin "Zaman" alt boyutunda, serbest zaman kolaylaştırıcılar ölçeğinde ise "İçsel Kolaylaştırıcılar" ve Yapısal Kolaylaştırıcılar" arasında, Eğitim düzeyine göre; serbest zaman engelleri ölçeğinin "Birey Psikolojisi" ve "Arkadaş Eksikliği" alt boyutlarında serbest zaman engelleri ölçeğinin ise "İçsel Kolaylaştırıcılar" alt boyutunda, Yaş değişkenine göre serbest zaman engelleri ölçeğinin "Bilgi Eksikliği", Tesisler-Hizmetler", "Arkadaş Eksikliği", "Zaman" ve İlgi Eksikliği" alt boyutlarında serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde ise "Yapısal Kolaylaştırıcılar" alt boyutunda, Refah düzeyine göre serbest zaman engelleri ölçeğinde "Birey Psikolojisi", Bilgi Eksikliği" ve "Zaman" alt boyutları ile serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde "İçsel Kolaylaştırıcılar" ile "Yapısal Kolaylaştırıcılar" alt boyutlarında, Medeni durum değişkenine göre "Arkadaş Eksikliği" alt boyutu ile serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde "İçsel ve Dışsal Kolaylaştırıcılar" alt boyutlarında anlamlı farklılık çıkarken Serbest Zaman Engelleri ile Kolaylaştırıcıları ölçekleri arasında pozitif yönde fakat zayıf bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Boş zamanları değerlendirmeKamu personeliPersonel+4
Serkan Özkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'dan günümüze Türk bürokratlarının eğitimi ve bürokrasi teorileri çerçevesinde değerlendirilmesi

Her ne kadar olumsuz etkileri en aza indirilmeye çalışılsa da, günümüz dünyasının en etkin yapılarından biri olan bürokrasi, devlet kavramıyla birlikte ortaya çıkmıştır denilebilir. Çalışmamızda bürokrasi ile ilgili birçok tanıma yer verilmiş, tarihî süreç içerisindeki gelişimi ele alınırken, Türk bürokrasisi ve Türk bürokratlarının eğitimi ve yetiştirilmesi konusunun, Osmanlı'dan başlayarak günümüze kadarki seyrinin incelenmesi amaçlanmıştır.Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bürokrasi kuramı; tarihçesi, sınıflandırılması ve bürokrasiye dönük yaklaşımlar ele alınmış, ikinci bölümde; Osmanlı Devleti'nde Bürokrasi başlığı altında, Osmanlı devlet yapısındaki bürokratik oluşumlar ve bu dönemin bürokratlarını eğitme işini üstlenen Enderun Mektebi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, Tanzimat dönemi ve sonrası Türk bürokrasisi çerçevesinde; Tanzimat dönemi, II. Abdülhamid dönemi, II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemi bürokrasileri ve bürokratik eğitimleri irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Osmanlı Bürokrasisi, Türk Bürokrasisi, Bürokrat, Bürokratların Eğitimi, Enderun, Mülkiye

BürokrasiCumhuriyet DönemiEnderun mektebi+6
Ayşe Güven
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yozlaşmanın ekonomik analizi ve yozlaşmanın belirleyicilerine ilişkin amprik analiz

Kamu görevlisinin, özel çıkarları için görevini kötüye kullanması olarak tanımlanan yozlaşma, tarih boyunca hemen hemen her toplumda etkisini göstermiştir. Rüşvet, adam kayırma gibi değişik eylemleri kapsayan yozlaşma, toplumlar açısından önemli bir ekonomik sorundur ve literatürde, bu sorunun belirleyicilerini saptamayı amaçlayan araştırmalar mevcuttur. Bu tez çalışmasının ilk amacı, literatürde yer alan akademik çalışmaları veri alarak, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal faktörlerin yozlaşma düzeyini hangi yönde ve büyüklükte etkilediğini incelemektir. Araştırmacılar tarafından yoğun olarak kullanılan kişi başına milli gelir, ekonomik özgürlük, insani gelişmişlik, Protestanlık ve demokrasi değişkenleri bu amaç doğrultusunda modellendirilmiştir. Çalışmanın bir diğer amacı ise, yozlaşma düzeyi üzerindeki etkisi daha önce incelenmemiş olan baskı gruplarının, yozlaşma düzeyi üzerindeki etkisinin hangi yönde ve büyüklükte olacağını incelemektir. Bu nedenle baskı gruplarının sayısı da yürütülen analizlere dahil edilmiştir. 2000-2008 dönemi için yürütülen analizler, yıllık ve kesit veriler kullanılarak En Küçük Kareler (EKK) yöntemiyle tahminlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre insani gelişmişlik, ekonomik özgürlük ve kişi başına milli gelir ile yozlaşma düzeyi arasında negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Buna göre, ekonomik özgürlük düzeyinin yükselmesi, kişi başına milli gelirin artması ve insani gelişmişlik yozlaşma düzeyinin azalmasına neden olmaktadır. Baskı gruplarının yozlaşma düzeyi üzerindeki etkisi ise pozitiftir. 2007 ve 2008 yılları için yürütülen analiz sonuçlarına göre, baskı grupları yozlaşma düzeyi üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahiptir. Buna göre, baskı gruplarının sayısının artması yozlaşma düzeyini arttırmaktadır.

Ekonomik analizGörevi kötüye kullanmaKamu personeli+2
Taner Güney
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu idaresine personel seçimi için yapılan sınavların modernleşme ile ilişkisi

Kamu idaresine personel seçimi, hızla değişen iş dünyasında, kurumların varlığını sürdürebilmesinde telafisi zor ve maliyeti yüksek bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamuda personel olmak isteyen adaylar için yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), çok farklı testlerle ve puan türleriyle ölçme yapmaktadır. Sınav sonrasında belirlenecek taban puana sahip olanlar, çeşitli kamu kurumlarında açılan kontenjanlara başvuruda bulunma hakkına sahip olmaktadır.1930'lu yıllar ve 2. Dünya Savaşı sonrasında modernleşme, Batı düşünce literatürüne, dünyanın yeniden yapılanması ve yorumlanmasına bağlı olarak girmiştir. ?Kamu idaresine personel seçimi için yapılan sınavların modernleşme üzerine etkileri? adlı tezimizin birinci bölümünde, devletin amaçlarını gerçekleştirecek biçimde örgütlenmiş insan gücü ve başka kaynaklar ile bunların yönetimi olan kamu yönetimi ve kamu personeli kavramları incelenmiştir.İkinci bölümde ise, kurumların, kuruluşların ve işletmelerin ilk kurulma aşamasında, boşalan pozisyonların doldurulmasında ve çevresel veya teknolojik gelişmeler ışığında yeni işlerin ortaya çıkması durumunda işletmeler tarafından işe alımlar gerçekleşirken personelin nasıl seçildiği ve kamu kurumlarında personel seçiminde izlediği yolların karşılaştırması yapılmıştır.Tezimizin son bölümü olan üçüncü bölümde ise, kamu idaresine personel seçimi için yapılan sınavların modernleşme üzerine etkileri ele alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Kamu Sektörü, Kamu personeli, KPSS, İnsan gücü, Personel Seçimi, Modernleşme.

Kamu Personeli Seçme SınavıKamu personeliModernleşme+3
Ergün Arif Ersoy
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türk kamu yönetiminde personel güçlendirme kavramı ve bir inceleme

Özel yönetim açısından uluslararası rekabet, küreselleşme ve müşteri öncelikli yönetim anlayışı, kamu yönetimi açısından kurum imajı ve vatandaşın almayı arzu ettiği kalitede hizmet verebilme gibi nedenler insan kaynağını ön plana çıkarmıştır. Yönetimler de bu gelişme ve değişmelerle ilintili olarak sahip olduğu insan kaynaklarını, değişen ve gelişen piyasa koşullarına ve müşteri beklentilerine en hızlı cevap verebilmek, rekabet avantajı ve müşteri, vatandaş memnuniyetini yakalayabilmek için güçlü kılmanın yollarını aramaktadır. Fırsatları yakalayabilmek, güçlü yönleri ortaya çıkarıp zayıf taraflarını analiz edebilmek, başarılı olup varlığını devam ettirebilmek için inisiyatif alabilen, risk üstlenebilen, yeniliğe ve gelişmelere açık, işgörenlere ihtiyaç kendini hissettirmeye başlamıştır. Kamu yönetimi, merkeziyetçi yapısı, yasal bir yönetim oluşu, kamu görevlisinin inisiyatif kullanabilme konusundaki sınırlı oluşu gibi nedenlerle özel yönetime nazaran uluslar arası düzeyde meydana gelen bu değişimlere taraf olamamış, arzu edilen düzeyde gelişim gösterememiştir.Bu çalışmada; son yıllarda özellikle işletmelerde uygulanan personel güçlendirme yaklaşımının Türk Kamu Yönetiminde uygulanabilirliği araştırılmış, öneriler geliştirilmiştir. Bu kapsamda personel güçlendirme kavramı açıklanmaya çalışılmış, bir inceleme ile uygulanabilirliği ortaya konulmuştur.

BürokrasiKamu personeliKariyer+8
Durmuş Ali Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu kuruluşlarında muhasebe çalışanlarının iş tatminine etki eden faktörler: Kumluca örneği

Bu çalışma; kamu kuruluşlarının muhasebe bölümlerinde görevli personelin iş tatmin düzeylerine etki eden faktörleri ortaya koymak ve elde edilen faktörler ile çalışanların iş tatmin düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla bir anket formu hazırlanmış ve çalışmada kullanılmıştır.Bu araştırmanın evreni ve örneklemi Kumluca ilçesindeki kamu kuruluşlarıdır. Çalışmamızda anket, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda belirtilen, Genel ve Özel Bütçeli Kurumlarda çalışan 142 muhasebe görevlisine uygulanmıştır. Anket, geri dönüş oranı %100'dür.Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS.13 paket programıyla analiz edilmiştir.Yapılan araştırmada elde edilen veriler ışığında; çalışanların cinsiyetine, yaş gruplarına, medeni durumuna, eğitim durumuna ve mesleki deneyimine göre toplam iş tatmini değişmemektedir. Çalışanların unvana göre iş tatmini, mali hizmetler uzman yardımcısında daha yüksek çıkmıştır. Araştırmaya göre, muhasebe eğitimi almamış personellerin iş tatminlerinin düşük olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Muhasebe Mesleği, İş Tatmini

Antalya-KumlucaKamu kuruluşlarıKamu personeli+5
Muhammet Barutcu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel verimliliğin sağlanmasında bilgi yönetimi uygulamalarının etkisi (İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nde bir uygulama)

Bilgi yönetimi son yıllarda sıkça kullanılan bir terimdir. İnsanoğlu varoluşundan bugüne sürekli olarak bilgiye ihtiyaç duymuştur. Çünkü bilgi, sahip olunması ve kontrol edilmesi gerekli bir güçtür. Bu yüzden, günümüz dünyasında bu kavramın yönetilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Sürekli değişen ve gelişen dünya ölçeği, bütün işletmelerin bilginin yönetilmesi noktasında hassasiyet göstermesini gerekli kılmaktadır. Teknoloji, kurum kültürü ve entelektüel sermaye gibi alt yapı unsurlarıyla birlikte; bilginin üretilmesi ve geliştirilmesi, tasnif edilmesi ve saklanması, paylaşılıp transfer edilmesi ve kullanılması süreçlerinden oluşan bilgi yönetimi uygulamaları işletmeler açısından son derece önemlidir. Bu çalışmada, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının bilgi yönetimi uygulamalarına bakış açısı ile bilgi yönetimi uygulamalarının kurumsal verimliliğe olan etkisi araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi Türleri, Bilgi Yönetimi, Örgütsel Verimlilik, Bilgi Yönetimi Uygulamaları.

Bilgi yönetimiKamu kuruluşlarıKamu personeli+2
Zekeriyya Haznedaroğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

6528 sayılı kanun sonrası dönemde Milli Eğitim Bakanlığı'nda görev yapan öğretmenlere verilen disiplin cezaları ve yargısal denetimi

Kamu hizmetlerinin sunumunda görev alan kamu görevlilerinin içerisinde büyük çoğunluğunu eğitim kamu hizmetinde görevli olan öğretmenler oluşturmaktadır. Eğitim hizmetinin düzenli ve sürekli bir şekilde sağlanabilmesi için bazı kurallar ve kuralların ihlali sonucunda yaptırımların uygulanması gerekmektedir. Bu yaptırımlar öğretmenler için 1.3.2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun öncesi ve sonrası dönemde farklılaşmaktadır. 6528 sayılı Kanun öncesi dönemde 1702 ve 4357 sayılı Kanunlarda bulunan öğretmenlik mesleğine özel nitelikteki suç ve cezalar ihdas edilmiş olup bu kanunlara göre cezalandırmalar yapılmıştır. Ancak 6528 sayılı Kanun ile söz konusu hükümler yürürlükten kaldırılmasından dolayı öğretmenlerin disiplin işlemleri genel kanun niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. Bu durum uygulamada boşluklara ve farklı disiplin işlemlerine neden olduğundan öğretmenlik mesleğine özel disiplin hükümleri içeren kanun ihtiyacının olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca disiplin suçlarını oluşturan fiil ve davranışların tamamının kanunlarda belirtilmemiş olması ve somut olaylarda benzer suçlar için idareye takdir yetkisi verilmiş olmasından dolayı cezalandırma işlemlerinin iptali için başvurulan idari yargı mercilerince verilen yargı kararları da uygulamanın gelişmesini sağlayarak uygulamaya yön vermektedir. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Öncelikle tez ile ilgili temel kavramlar, disiplin hukukuna hâkim olan ilkeler ile öğretmenlere disiplin cezası verilme usulü açıklanmıştır. Daha sonra 6528 sayılı kanun öncesi ve sonrası dönemde öğretmenlere verilen disiplin cezaları ile bazı fiillerin cezalandırılma uygulamalarına değinilmiştir. Son olarak ise öğretmenlere verilen disiplin cezalarında yargısal denetime konu olan hususlar incelenmiştir. Yapılan incelemeler çerçevesinde 6528 sayılı kanun öncesi dönemde olduğu gibi öğretmenlik mesleğine özel disiplin hükümlerinin Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun içerisinde veya ayrı bir düzenleme olarak ihdas edilmesi gerekliliği sonucuna ulaşılmıştır.

CezaDenetimDisiplin+5
Resul Kesin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Takım çalışması bağlamında il millî eğitim müdürlükleri araştırma ve geliştirme (ARGE) birimi çalışanlarının işe tutkunlukları ve bireysel iş performansları

İl Milli Eğitim Müdürlüklerinde bulunan ARGE birimlerinde genellikle öğretmenler çalışmaktadır. Bu birimlerde yoğun iş temposu, zorlayıcı iş yükü, sürekli projeler, hibeler, organizasyonlar olduğu için öğretmenlerde stres, tükenmişlik ya da işten ayrılma niyeti gibi durumlar ortaya çıkabilmekte, bunlar da işe tutkunluğu ve bireysel iş performansını etkileyebilmektedir. Bu araştırmada, takım çalışmasının ARGE birimlerinde görev yapan öğretmenlerin işe tutkunluklarına ve bireysel iş performanslarına etkisi araştırılmıştır. Çalışma nitel araştırma türlerinden Fenomenoloji (görüngübilim) deseninde planlanmıştır. Araştırmaya ARGE biriminde görev yapan on öğretmen katılmıştır. Veriler yüz yüze görüşme yoluyla ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Veriler betimsel içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda genel olarak takım çalışmasının hem işe tutkunluğu hem de bireysel performansı olumlu olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Takım içindeki birlikteliğin, ortak çalışma stratejilerinin, sinerjinin, takım liderinin, ödüllerin, konsantrasyonun, zaman yönetiminin zorluklara karşı mücadelenin bireysel iş performansı ve işe tutkunlukta önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Takım üyelerinin farklı çalışma stratejilerine, düşük bilgi, beceri, motivasyon, konsantrasyon ve takıma bağlılığa sahip olmalarının ise takımdaki diğer bireylere olumsuz etkilerinin olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan işin niteliği, takımı oluşturan kişi sayısı, takımdakilerin işe karşı tutumları ve duygu durumları, yapılan işte alınan dönütler ve sağlanan başarı düzeyi çalışanların işe tutkunluklarını ve bireysel iş performanslarını etkilemektedir.

Araştırma-geliştirmeKamu personeliPerformans+6
İsmail Erdoğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yapısal Eşitlik Modellemesi ile iş tatmini, örgütsel bağlılık ve tükenmişlik ilişkisinin incelenmesi: Kamu kurumunda bir uygulama

Bu çalışma İstanbul ili Avrupa Yakasında bir kamu kurumunda görev yapan kamu çalışanlarının iş tatmini, örgütsel bağlılık ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkileri ortaya koymak için yapılmıştır. Çalışma için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmasındaki temel amaç; yapısal eşitlik modellemesinin, bu gizil değişkenler arasındaki ilişkileri tek bir analizde açıklayabilmesi ve hem doğrudan hem de dolaylı etkileri ortaya koyabilmesidir. Elde edilen verilerin istatistiksel olarak çözümlenmesi SPSS 22 paket programı ile yapılmış, AMOS 23 programı ile de iş tatmini, örgütsel bağlılık ve tükenmişlik kavramlarının nedensellik ilişkileri yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, çalışanların işten duydukları tatminin örgütsel bağlılığın oluşmasında etkili olduğu ve pozitif yönde etkilediği, ayrıca tükenmişlik düzeylerinin de işten duydukları tatmini ve örgütsel bağlılığı negatif yönde etkilediği bulguları elde edilmiştir.

Kamu kuruluşlarıKamu personeliTükenmişlik+3
Nilüfer Arslan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ve algılanan örgütsel adaletin motivasyona etkisi: Kamu çalışanları örneği

Bu araştırmada çalışanların algıladığı örgüt kültürü ve örgütsel adaletin, motivasyonları üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Çankırı'da hizmet veren bir kamu kurumunda çalışan 392 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular göre algılanan örgüt kültürü ve örgütsel adalet çalışanların hem içsel hem de dışsal motivasyonları üzerinde anlamlı etki yaratmaktadır. Buna göre örgüt kültürünün vizyon boyutu ile birlikte etkileşimsel adalete yönelik algı içsel motivasyonu artırmaktadır. Bununla birlikte dağıtımcı adalet dışsal motivasyonu artırırken, etkileşimsel adalet azaltmaktadır.

Kamu personeliKültürMotivasyon+3
İbrahim Tan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık okuryazarlık düzeyinin E-Sağlık uygulamalarına kullanımına etkisi

Bu çalışma, Yozgat il merkezindeki kamu kurumlarında çalışan ve doğrudan halka hizmet veren sağlık çalışanları haricindeki kamu çalışanları arasında sağlık okuryazarlığı düzeyinin e-sağlık uygulamaları kullanım düzeyine etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma kesitsel türde olup 2021 yılında yapılmıştır. Veriler Google formlar üzerinden toplanmıştır. Veri formları olarak sosyo-demografik özellikler, E-sağlık uygulamaları kullanımı ile ilgili sorular ve Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği Türkçe versiyonu kısa formu (ASOY-TR-16) kullanılmıştır. Çalışmaya il merkezindeki devlet kurumlarında görev yapan 476 kamu personeli katılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ki-kare testi, t-testi, ANOVA ve multinominal lojistik regresyon kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların %64,3'ü erkek, %74,9'ü evli, %45,3'ü 30-39 yaş grubunda ve %60,9'u lisans mezunudur. Araştırma grubundaki kişilerin sağlık-okur yazarlık (SOY) düzeyinin %21,5'inin yetersiz, %41,3'ünün problemli ve %37,2'sinin ise yeterli düzeyde olduğu görülmüştür. En fazla kullanılan E-sağlık uygulamasının %84,9 ile E-Nabız olduğu, bunu %64,3 ile Hayat Eve Sığar (HES) ve Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) olduğu, en düşük ise hastanelerin kendi online sistemleri (%29,1) olduğu görülmüştür. E-Nabız uygulamasının, katılımcıların %35,3'ü 1-3 tane menüsünü, %38,6'sı 4-6 tane ve %26,1'i 7-11 tane menüsünü kullanmaktadır. E-Devlet SGK uygulamasının sağlıkla ilgili menülerinden hiçbirini kullanmayanların oranı %46,8, bir tanesini kullananların oranı %27,9 ve 2 ve daha fazlasını kullananların oranı ise %25,3'tür. SOY düzeyine göre E-Nabız ve E-Devlet SGK uygulamalarını kullanma durumu istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır (p>0,05). Kamu çalışanlarının büyük bir çoğunluğu E-nabız, yaklaşık 2/3'ü HES ve MHRS uygulamasını kullanmaktadır. Araştırmaya katılanların yarıdan azının sağlık-okuryazarlık düzeyi yeterli olup, E-Sağlık uygulamaları kullanma üzerine etkisi önemli bulunmamıştır.

Elektronik sağlıkHalk sağlığıKamu personeli+3
Derviş Ozan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kamu personeli seçme sınavına yönelik tutumları ile kaygı düzenleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin kamu personeli seçme sınavına (KPSS) yönelik tutumları ile kaygı düzeyleri arasında bulunan ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, araştırma, ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, spor bilimleri fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmakta iken, araştırmanın örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen 586 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma da toplanan verilerin normallik dağılımlarına bakılmış ve parametrik testler uygulanmıştı. Ayrıca, değişkenler dair frekans analizlerine ve betimsel analizlere de yer verilmiştir. Sonuç olarak, bölüm, cinsiyet, KPSS' ye girme durumu, KPSS' ye yönelik ek destek alma durumu, kiminle yaşadığı, gelir seviyesi, not ortalaması değişkenleri ile KPSS' ye yönelik kaygı düzeyi arasında anlamlı farklılaşma bulunurken, kiminle yaşadığı, gelir seviyesi, yüksek lisansa devam etme isteği değişkenleri ile KPSS' ye yönelik tutum düzeyi arasında anlamlı farklılaşma bulunmuştur. Ayrıca, KPSS kaygı düzeyi ile KPSS' ye yönelik tutum arasında negatif yönlü bir ilişki bulunduğu saptanmıştır.

AnksiyeteKamu Personeli Seçme SınavıKamu personeli+5
Mehmet Taflıoğlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu personelinin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının ve iş doyum düzeylerinin incelenmesi: Adana büyükşehir belediyesi örneği

Bu araştırma kamu kurumlarında çalışan personelin hizmet içi eğitim ihtiyacını belirlemek ve iş doyum düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında hizmet içi eğitim ihtiyacını belirlemeye yönelik ve hizmet içi eğitimle iş doyumu arasındaki ilişkiyi ölçmek açısından betimsel ve istatistiksel analizler yapılmıştır. Araştırma, Adana Büyükşehir Belediyesinin farklı birimlerinde çalışmakta olan 363 personel ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara kişisel bilgileri ve hizmet içi eğitime yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla 2 bölümden oluşan anket ve iş doyum düzeylerini belirlemek amacıyla da Minnesota İş Doyum Ölçeği uygulanmıştır. SPSS 23.0 istatistik paket programında çözümlenen verilerin betimsel istatistiğini yapmak amacıyla aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde dağılımı, frekans, t testi ve tek yönlü varyans analizleri yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, çalışanların büyük çoğunluğunun en az bir kere hizmet içi eğitime katıldıklarını, hizmet içi eğitimleri genel olarak yeterli buldukları ama daha iyi olabileceği görüşünde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Çalışanların iş doyum düzeyleri ile hizmet içi eğitimler arasında ise doğrudan bir ilişki olmadığı görülmüştür.

BelediyelerHizmet içi eğitimKamu personeli+1
Ulviye Kalkancı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane ili kamu çalışanlarının turizme bakış açılarının tespit edilmesine yönelik bir araştırma

Bu araştırma Gümüşhane ili kamu kuruluşlarında çalışanlar tarafından turizm etkilerinin nasıl değerlendirildiğine ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve turizm faaliyetlerine yönelik verdikleri destek düzeyinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla oluşturulan anket formu araştırma evrenini temsil eden 998 kamu çalışanına uygulanmıştır. Bu veri setindeki betimsel istatistikler, güvenilirlik ve geçerlilik analizleri SPSS 24.0 istatistik paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler AMOS 22.0 paket programı ile doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Yapılan güvenilirlik ve geçerlilik analizleri sonucunda yapısal modele en uygun faktör yapılarına ulaşılarak değişkenler yapısal modele dâhil edilmiştir. Araştırma sonucunda, Gümüşhane ili kamu çalışanlarının turizme yönelik görüşlerinin genel olarak ''olumlu'' yönde olduğu, yapılan analizler sonucunda Gümüşhane ili kamu çalışanlarının turizm gelişimine verilen destekte eğer pozitif etkiler varsa turizme karşı olumlu bir bakış açısı sergiledikleri sonucuna varılmıştır. Turizmin negatif etkileri gün yüzüne çıkarsa turizm gelişimine verilen destekte olumsuz bir bakış açısı sergileyecekleri de belirtilmiştir. Ancak turizmin negatif etkilerinde bulunan üç faktör bu derecelendirmede farklılık göstermektedir. Katılımcılar sosyo-kültürel ve çevresel negatif etkilerin olumsuzluklarını kabul etmeyeceklerini belirtirken ekonomik negatif etkilerde bir hoşgörü söz konusudur.

Ekonomik etkiGümüşhaneKamu personeli+4
Adile Bebek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin aracılık etkisi: Kırşehir ilindeki kamu çalışanları üzerine bir araştırma

Tezin amacı, beş faktör kişilik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin aracılık rolü üstlenip üstlenmediğinin Kırşehir İlinde çalışmakta olan kamu çalışanları üzerinde araştırılmasıdır. Bu amaçla Kırşehir İlinde görev yapmakta olan 391 kamu çalışanına anket uygulanmıştır. Kişilik özelliklerinin ölçümü için Benet, Martinez ve John tarafından 1998 yılında geliştirilen ölçek kullanılmıştır. İş tatmini ölçümü için Weiss, Davis, England ve Lofguist (1967) tarafından geliştirilmiş ve Baycan (1985) tarafından Türkçeye uyarlanan ölçek kullanılmıştır. Psikolojik sermaye için ise Luthans, Avolio, Avey & Norman (2007) tarafından geliştirilen, Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan psikolojik sermaye ölçeği kullanılmıştır. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre, içsel iş tatmini boyutu üzerinde beş faktör kişilik özelliklerinin alt boyutları olan duygusal denge boyutu negatif ve anlamlı, dışadönüklük ve uyumluluk boyutları ise pozitif ve anlamlı etkilere sahiptir. Dışsal iş tatmini boyutu üzerinde ise beş faktör kişilik özelliklerinin alt boyutu olan uyumluluk boyutu pozitif ve anlamlı etkiye sahiptir. Ayrıca psikolojik sermaye üzerinde beş faktör kişilik özelliklerinin alt boyutlarından duygusal denge negatif ve anlamlı etkiye sahipken, dışadönüklük boyutu ise pozitif ve anlamlı etkiye sahiptir. Psikolojik sermayenin ise içsel ve dışsal iş tatmini boyutları üzerinde pozitif etkileri olduğu görülmüştür. Aracılık etkisi bakımından ise, psikolojik sermayenin beş faktör kişilik özellikleri alt boyutları olan duygusal denge ve dışadönüklük ile içsel iş tatmini arasında tam aracılık etkisi bulunurken, bir diğer kişilik özelliği alt boyutu olan uyumluluk boyutunda ise psikolojik sermayenin kısmi aracılık etkisine sahip olduğu gözlenmiştir. Yine uyumluluk boyutuna ilişkin olarak, bu boyutun dışsal iş tatmini ile olan ilişkisinde psikolojik sermaye kısmi aracılık etkisi göstermektedir. Genel iş tatmini açısından bakıldığında ise, psikolojik sermaye kişilik alt boyutlarından dışadönüklük alt boyutunda tam aracı etkiye sahipken, uyumluluk alt boyutunda ise kısmi aracılık etkisine sahip bulunmuştur.

AracılıkBeş faktör kişilik modeliKamu personeli+5
Mehmet Orkun Ünsever
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik sermayenin işe bağlılık üzerindeki etkisinde içsel motivasyonun aracı rolü: Kamu çalışanları üzerinde bir araştırma

Sürekli gelişmeye, değişmeye ve kendini yenilemeye mecbur olan iş dünyasında, insan kaynaklarını etkili şekilde kullanmak verimliliği ve faydayı arttırmak açısından bir zorunluluktur. İnsan kaynaklarını etkin kullanabilmek için çeşitli yönetim felsefeleri ve yöntemlerinden faydalanmak mümkündür. Bu yöntemlerden bir tanesi de psikolojik sermayedir. Psikolojik sermaye, bir kişinin işteki performansını ve başarılarını iyileştirmeye yardımcı olmak için kullanabileceği bir dizi kaynağı ifade etmek için kullanılan önemli konulardan biridir. Çalışanların işlerine olan bağlılığı örgütün başarı sağlayabilmesi konusunda son derece önemli konulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsan kaynaklarını etkili kullanabilmenin temelinde iş görenin işine olan bağlılığı yatmaktadır. İşine bağlı olan çalışanlar verilen görevleri yerine getirme aşamasında zorlanmazlar ve örgütün çıkarları doğrultusunda hareket etmek isterler. Örgütler, başarı ve devamlılık sağlayabilmek için insan kaynağını iyi ve etkin şekilde kullanmalıdır. İnsan kaynaklarını etkin kullanabilmenin temelinde ise motivasyon yatmaktadır. Örgüt çalışanlarının içsel motivasyonu ne kadar yüksek olursa işe olan bağlılıkları, performansları, iş tatmin düzeyleri o kadar çok olacaktır. Bu çalışmanın amacı psikolojik sermayenin işe bağlılık üzerindeki etkisinde içsel motivasyonun aracılık rolünü ortaya koymaktır. Çalışma iki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılmaya çalışıldığı tarama modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmaya yol gösterici olması ve hipotezlerin oluşturulması açısından bir model kurulmuş ve sınama işlemi YEM ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Kırşehir ili kamu çalışanları arasından basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 487 çalışandan oluşmaktadır. Bu araştırmada: Luthans ve arkadaşları tarafından geliştirilen, Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan psikolojik sermaye ölçeği, Schaufeli ve arkadaşları (2002) tarafından geliştirilen, Eryılmaz ve Doğan (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan UWES İşe Bağlılık Ölçeği ve Mottaz (1985) tarafından geliştirilen, Dündar ve arkadaşları (2007) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan İçsel Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde Açımlayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizi Testi, Yapısal Eşitlik Modellemesi, İndependet Samples T Test, One Way Anova analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda psikolojik sermayenin içsel motivasyon üzerinde doğrudan etkisi ve işe bağlılığın içsel motivasyon üzerinde doğrudan etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik sermaye ve işe bağlılık etkileşiminde içsel motivasyonun kısmi aracılık etkisinin olduğu yapılan analizlerle ortaya konmuştur.

Kamu kuruluşlarıKamu personeliMotivasyon+4
Ezgi Fidan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ve tükenmişlik üzerine ampirik bir araştırma (Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı örneği)

Bu çalışmada, tükenmişlik ile örgüt kültürü arasındaki bağlantılar irdelenmiştir. Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı' nda görev yapan personellerin tükenmişlik seviyeleri ve örgüt kültürü alt boyutları ile belirlenmiş, bunlar arasında ilişki olup olmadığı ve tükenmişlik seviyelerinin demografik sebeplerle değişip değişmediği açığa çıkarılmıştır. Çalışmada, Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı' nda görev yapan personeller araştırmanın çevresini oluşturmuştur. Çalışmada "Tam Sayım" yöntemi kullanılmış olup, çeşitli sebeplerden dolayı kurum personellerinin hepsi üzerinde uygulama yapmak mümkün olmamıştır. Bu çerçevede 2014 yılı içerisinde Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan 219 personele; Hee- Jae, Cho (2000)' dan monte edilen Örgüt Kültürü Ölçeği, Maslach' ın Tükenmişlik Ölçeği ve Demografik Özellikler 3 bölüm halinde ve 48 sorudan oluşan bir anket çalışması uygulanmıştır. Ortaya çıkan verilerin güvenilirlikleri, oranları, frekansları ve ortalamalar hesaplanmış, değerler t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılarak incelenmiştir. Alt boyutlar için korelasyon analizi kullanılmış ve aralarındaki ilişkiler tespit edilmiştir. Bu çalışma sonucunda, Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı çalışanlarının örgüt kültürü algılamalarının genel olarak orta seviyede, tükenmişlik algılarının ise düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir. Tükenmişlik alt boyutlarından kişisel başarı duygusunun, yaş farklılığına göre değişkenlik arz ettiği tespit edilirken, duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutları ile de demografik değişkenler arasında mantıklı bir fark tespit edilememiştir. Tükenmişlik alt boyutları ve örgüt kültürü alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler bütününe rastlanmıştır. Bu çalışmanın, yöneticiler ve çalışanlar için örgüt kültürü ve tükenmişlik arasındaki ilişkilerinin olumsuzluktan kurtarılıp, bunu personellerin iş hayatına ve akabinde sosyal hayatına olumsuz yansımaması yönünde yönetim biriminde bu konuda fayda sağlayacağını temenni ederim. Anahtar kelimeler: Örgüt Kültürü, Tükenmişlik, Alt Boyutlar, Gaziantep Vergi DairesiBaşkanlığı Örgüt Kültürü Algıları, Personellerin Tükenmişlik Algıları

Kamu personeliMaliye teşkilatıTükenmişlik+3
Resul Sarıyıldırım
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik ve Spor Bakanlığında görev yapan uzmanların birey-örgüt uyumları ile bireysel kariyer planlamaları arasındaki ilişkilerin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda görev yapan uzmanların birey-örgüt uyumları ile bireysel kariyer planlamaları arasındaki ilişkilerin unvan, cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, mezun olunan bölüm, mezun olunan okul, mesleki deneyim süresi, kurumdaki çalışma süresi, gelir düzeyi, yabancı dil düzeyi ve kuruma giriş şekilleri açısından incelenmesidir. Araştırmada veriler, Bakanlık merkez ve Ankara Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde, Spor Hizmetleri Uzman Yardımcısı, Uzman, Sportif Eğitim Uzmanı, Spor Eğitim Uzmanı (sözleşmeli) unvanında görev yapan 176 kişiden anket yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak Netemeyer Boles, MacKee ve MacMurrian (1997) tarafından geliştirilen "Birey-Örgüt Uyumu Ölçeği' ile Şahin (2007) tarafından geliştirilen "Kariyer Planlama Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanılmıştır. İki grup arasındaki farkı bağımsız t testi, ikiden fazla grup ortalamalarında karşılaştırmalarında tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Ortalamaları arasında fark yaratan grubu bulmak için ise Bonferroni ikili karşılaştırma yapılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkiler korelasyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, uzman kadrosunda görev yapan personelin birey-örgüt uyumları ile kariyer planlamaları arasında pozitif yönde olumlu bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte; analiz sonuçları incelendiğinde unvan, çalışma süresi, yabancı dil sınavı ve sözlü mülakat sınavı değişkenine göre birey-örgüt uyumu ve kariyer planlamasının farklılaştığı görülmektedir. Yaş, mezun olunan bölüm, mesleki deneyim, gelir durumu ve yabancı dil seviyesi değişkenlerinde ise birey-örgüt uyumunun bağlı değişkenine göre farklılaştığı ancak kariyer planlamasında ise değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Birey-Örgüt Uyumu, Kariyer Planlaması, Uzman Kadrosu

Birey-örgüt uyumuGençlik ve Spor BakanlığıKamu personeli+4
Gülşin Koçer
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adliyede çalışan personelin iş stresi, tükenmişlik ve depresyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmada adliyede çalışan personelin iş stresi, tükenmişlik ve depresyon düzeyleri arasındaki ilişkiler ve bu değişkenlerin sosyo-demografik özelliklerle olan ilişkilerinin anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Gaziantep Adliyesi'nde çalışan 270 personel oluşturmuştur. Araştırma verileri Sosyo-Demografik Form, İş Stresi Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği Türkçe uyarlamaları kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi, bağımsız gruplar t testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis ve Anova testleri kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre depresyon ile tükenmişlik puanları ve iş stresi ile tükenmişlik düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Bu değişkenlerin sosyo-demeografik verilerle olan ilişkilerine bakıldığında depresyon ve adliyede çalışan meslek grupları arasında, tükenmişlik ve cinsiyet arasında, tükenmişlik ve adliyede çalışılan birim arasında ve son olarak iş stresi ve adliyede görev yapılan birim arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar tespit edilmiştir.

Adliye teşkilatıDepresyonKamu personeli+6
Sinem Urhan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnternetin ve internet reklamlarının tüketici satın alma karar sürecine etkisi Adıyaman'daki kamu çalışanı üzerinde elektronik eşya alanında bir uygulama

Tüketici davranışı, mal ve hizmetlerin tüketimi, kullanımı, değerlendirilmesi ve elde edinmesini kapsayan karar verme süreci ve fiziksel aktivite olarak tanımlanabilir. Bu tanım, sadece tüketici davranışında ilgi çeken mal ve hizmetleri değil aynı zamanda bu sürecin, malların elde edinmeden veya satın alınmadan çok daha önce başladığını açıkça ortaya koyar. İnternet endüstrisinin hızlı gelişmesiyle çoğu işletme, interneti ve internet reklamlarını, çevrimiçi (online) teknolojilerin avantajlarından yararlanmak için kendi reklam medya karmalarının bir parçası haline getirdi. Pazarlamacıların, internetin daha fazla esnekliğe sahip olduğunu ve reklam malzemeleri üzerinde denetim sağladığını keşfetmeleriyle internet, popüler bir reklam platformu haline geldi. Bu tez, tüketicilerin satın alma karar sürecinde internetin ve internet reklamlarının etkilerini ele almakta, işletmelerin ve pazarlamacıların tüketicinin zihninde var olan satın alma sürecini internet ve internet reklamlarıyla nasıl somut hale getirebileceğini elektronik eşya alanında uygulama yaparak ortaya koymakta ve bu şekilde pazarlamacılara ve tüketicilere bir takım kolaylıklar ve ipuçları vermektedir. Bu tezin amacı, internetin ve internet reklamlarının tüketicilerin satın alma karar sürecini nasıl ve ne şekilde etkilediği sorularına bilimsel bir araştırmayla cevap vermektir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, tüketici davranışı, müşteri, satın alım, satın alma, satın alma karar süreci, reklam, internet, internet reklamı, elektronik eşya (mal/ürün).

Banner reklamlarıElektronik sektörüKamu personeli+7
İbrahim Diyarbakırlıoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects