Integration

276 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin göç ve entegrasyon politikaları: Gaziantep Büyükşehir Belediyesi örneği

Göç olgusu, şehirleri ve şehirlerde kamu hizmetlerini sağlayan yerel yönetimlerin faaliyetlerini etkilemektedir. 2011 yılında Suriye'den başlayan göç hareketi, başta Türkiye'deki belediyeler olmak üzere farklı ülkelerdeki yerel yönetimlerin politikalarını ve hizmetlerini doğrudan etkilemiştir. Yerel yönetimler bir yandan göçe yaklaşımlarını belirleyerek politikalar oluştururken, diğer yandan ise göçmenlere yönelik çeşitli hizmetler sunmakta ve toplulukların bir arada yaşamasına katkı sağlamaya çalışmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin Suriyelilere yönelik faaliyetlerini kuramsal bir çerçeve ile analiz etmektir. Çalışma, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin yasal, ekonomik ve insan kaynağı eksikliklerine rağmen Suriyelileri yerel halktan ayırmayarak hizmet sağladığını ve topluluklar arasında entegrasyonun derinleşmesini katkı sağladığını tespit etmektedir.

BelediyelerBütünleşmeGaziantep+5
Doğan Demirkıran
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu projesi kapsamında geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin dil öğretirken karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın temel amacı ülkemizde geçici eğitim merkezlerinde Suriyeli öğrencilere eğitim veren dil öğreticilerinin karşılaştıkları sorunları tespit edip bu sorunlara çözüm önerileri getirmektir. Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegre olma yolunda önemli bir görev üstlenen geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin sorunlarını tespit edip bu sorunlara çözüm üretmek yapılacak dil öğretiminin daha verimli gerçekleşmesini sağlayacaktır. Çalışmanın gerçekleştirildiği geçici eğitim merkezlerinde öğrenciler 1 ve 4. sınıf arasında öğrenimlerine devam etmekte olan öğrencilerdir. Geçici eğitim merkezlerinde öğrenimlerini tamamlayan öğrenciler, eğitim ve öğretimlerine Türk öğrenciler gibi normal okullarda devam etmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma modeli olarak tarama modeli seçilmiştir. Çalışmada, belirlenen geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerine 12 sorudan oluşan açık uçlu ölçek uygulanmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin dil öğretirken karşılaştıkları sorunların genel olarak; dilin fonetik yapısından kaynaklandığı, öğrencinin Suriye'de almış olduğu eğitimi Türk eğitim sistemiyle özdeşleştirmeye çalıştığı, öğrencilerdeki hazırbulunuşluluğun ve duyuşsal boyutun farklı olması ve materyal eksikliklerinin bulunması dil öğreticilerinin dil öğretirken en çok karşılaştıkları problemler olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Geçici Eğitim Merkezi, Dil Öğretimi, Dil Öğreticileri

BütünleşmeDil öğretimiMülteciler+5
Devriş Beyhan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye de bölgesel kalkınma perspektifinden göç ve entegrasyon bağlamında Suriye göçü

Türkiye yaşam tarzı olarak benimsediği ve derin geçmişi ile kök saldığı Anadolu topraklarına gelmeden önce atlı göçebe kültürün bir parçası ve bu kültüre dayalı olarak geldiği Anadolu da Avrupa ve Asya arasında bir geçiş yolu güzergahı olmuştur. Hammaddenin, bilginin, kültürün bu topraklar arasında geçişine tanıklık ederken kimi zaman kaynak ve alıcı değişiklik gösterse de kanal olarak Türkiye'nin bu iletişim ağındaki rolü değişmemiştir. Göç tarihinin getirdiği tecrübeyle Türkiye 2011 de Suriye kitlesel hareketine karşı Açık kapı politikası uygulamış ve misafir, muhacir olarak nitelendirdiği Suriyelilerle bir bağ ve yakınlık ilişkisini din birliği üzerinden kurarak göçü sindirmeye ve ayrıştırmaları en aza indirerek etkileri hafifletmeye çalışmıştır. Ancak misafir olarak nitelendirilen bu hareket düzenli bir şekilde olmamakla birlikte şehirlere orantısız bir şekilde dağılım göstermiştir özellikle gelişmemiş şehirlere olan bu yoğun göç hareketi bölgesel kalkınma açısından şehirleri sosyoekonomik alanlarda daha zor bir durum içerisine sokmuştur. Bu durum entegrasyonu zorlaştırmıştır. Bu çalışmanın amacı savulan bu tezi verilerle ortaya koymak ve öneriler sunmaktır. Yöntem olarak teorik verilerin, bilimsel makalelerin incelenmesi benimsenmiştir.

Bölgesel kalkınmaBütünleşmeGöçler+4
Gözde Aydın
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

The roles of non-governmental organizations in social integration of refugees within the framework of ecosystem approach

The world is currently experiencing one of the most significant refugee crises since World War II, with countries forcing millions of people to flee and seek refuge in other nations. Türkiye is among the nations profoundly affected by this humanitarian exodus, hosting the largest number of refugees globally. Using semi-structured interviews, the study investigates the conceptual understanding of refugee integration among International and local NGOs. It delves into the services and support provided by these organizations to facilitate refugee integration into Turkish society. Additionally, the research uncovers the major challenges faced by NGOs and refugee and refugee children throughout the integration process, shedding light on how these NGOs navigate and address these challenges. The research findings highlight the diverse interpretations of integration existing among INGOs and NGOs, primarily grounded in the philosophy of harmonization and social cohesion. Moreover, the temporary nature of refugee regulations and the absence of any comprehensive integration policy poses challenges for NGOs in implementing programs and activities towards integration. The confluence of factors such as a shortage of funds, the impact of COVID-19, and February 6, 2023, earthquake has not only hindered ongoing integration efforts but has also compelled NGOs to redirect their focus towards addressing fundamental facilities. The study recommends a reassessment of existing refugee laws and harmonization policies, emphasizing the necessity of aligning them with the changing needs of refugees. The recommendation calls for a comprehensive and organized strategy to enhance the process of refugee integration in Türkiye. Keywords: Ecosystem Theory, INGOs & NGOs, Refugee, Social Integration, Social Work, Türkiye.

IntegrationEcosystemEmigrants+3
Sajıd Khan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yerli ve Suriyeli girişimcilerin rekabet ve entegrasyon konusundaki düşünceleri: Gaziantep örneği

Bu çalışmada, Suriye İç Savaşı sonrasında Türkiye'ye zorunlu göçle gelen ve girişimci olan Suriyeli göçmenler ile onlarla aynı bölgede faaliyet gösteren yerli girişimcilerin; girişimcilik, rekabet ve entegrasyon konusundaki düşünce ve deneyimleri incelenmiştir. Göçmen girişimcilik deneyimi yaklaşımları ve entegrasyon teorileri üzerinden bir durum çalışması olarak tasarlanan bu çalışmada nitel desen kullanılmıştır. Çapraz durum çalışması olan bu çalışmada hem yerli girişimcilerin hem de Suriyeli girişimcilerin işletme kurma süreçleri, deneyimleri, birbirleri hakkındaki rekabet algıları, karşılıklı etkileşim düzeyleri ile işletmeciliğin Suriyeli göçmenlerin entegrasyon süreçlerindeki yerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma sahası olan Gaziantep ilinde teorik örnekleme tekniği ile gıda ve kişisel hizmet sektöründe faaliyet gösteren 15'i yerli, 16'sı Suriyeli işletme sahibine ulaşılarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ile veri toplanmıştır. Veriler MAXQDA nitel analiz programında açıklayıcı analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, yerli girişimciler ve Suriyeli girişimcilerin rekabet algısının düşük olduğu, girişimciliğin sosyal refah üzerinde olumlu katkıları olduğu, işletme mekânının sosyal temas noktaları oluşturduğu ve girişimcilik faaliyetlerinin göçmenlerin yerli toplum ile etkileşim düzeyini artırdığı dolayısıyla entegrasyonları üzerinde olumlu katkısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BütünleşmeGaziantepGirişimciler+4
Adem Abar
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Immigrants in EU: How do local governments help immigrants to integrate

Due to the process of expansion in EU, the immigration has gained a key role in world politics. Integration policies are not new, as we can see in some countries date back to the 1980. There have been important shifts in the debates on integration and in related re configurations of integration policymaking in the past decade. The purpose of the present study was to assess the migration trends in EU countries. Secondly the researcher aimed to evaluate the ways which the local governments adopt to help the immigrants population. Thirdly, the researcher aimed to evaluate the circumstances (social, political or economic) which are created by migration. Fourthly, the researcher aimed to assess the efforts of the host governments for the integration policy for the immigrants in EU. To meet the above mentioned objectives the researcher reviewed researches which are based on primary or secondary data. For answering the various sections of the dissertation, the researcher also have taken the support of departmental information provided on the sites of the various states. As a result, the immigration population facing problems including: language barrier, difficulty in finding accommodation, employment issues, difficulty in adopting a new culture which has different values, norms, beliefs, religion, race, ethnicity, and foods as their native. They face discrimination in various aspects of their life (e.g. employment). The immigrant students also face above issues. Further, the students face financial problems as well as difficulties in school admission process. On the other hand the locals also face various problems with the immigrants as they also have to adjust with the people of different culture in society, workplace and public places. Further, the locals' belief that the immigrants are responsible for crime, terror and un-employment in EU countries. The findings of the research showed with the educational and economic uplifts the immigration towards EU countries increased from around the globe. To handle such massive immigration and increase the immigrant integration, the EU countries have introduced various integration programs. To support immigrant integration, one of the main recent trends is the linkage of integration policy with admission policy. A second trend is the increasing use of obligatory integration measures and integration conditions in naturalization process , and third, integration policymaking is increasingly influenced by European developments, both through vertical (more or less binding regulations, directives etc.) and through horizontal processes (policy learning between states) of policy convergence. An increasing number of EU Member States have, in fact, adopted integration related measures as part of their admission policy, while the impact of such measures on integration processes of immigrants is far less clear. The present research suggests for compromising to locals as well as to immigrants and acceptance the cultural diversity. The governments of member countries of EU should introduce to overcome "immigrant integration issues" while utilizing social institutions like education and mass media.

European UnionIntegrationMigrations+3
Marıa Roxana Tataru
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bütünleşik yazılım sistemlerinin muhasebe uygulamalarına entegrasyonu

21. yüzyılın hızlı tempolu rekabet dünyasında işletmeler, yeni iş süreçlerini takip etmek, değişen müşteri taleplerine uyum sağlamak ve karmaşık muhasebe sistemlerini kontrol edebilme kapsamında, yeni yöntemlere uyum sağlamak ve geliştirmek durumunda kalmaktadırlar. Bu süreçlere ve beklentilere uyum zorunluluğu, işletmelerin muhasebe bilgi sistemleriyle bütünleşen entegre yazılım sistemleri kullanmalarını sağlamıştır. Şirketler, pazar payında üstünlük sağlamak ve zorlu rekabet koşullarını avantajlarına dönüştürmek için yaşanan hızlı değişimlere adapte olmayı hedeflemektedirler. Mevcut müşterilerin potansiyelini arttırmak ve şirketlerin müşteri odaklı bir şekilde çalışabilmesi için kaynaklarını (ham madde, iş gücü, makine-teçhizat, finansman vb.) daha etkin ve verimli kullanmaları gerekmektedir. Bu bağlamda işyerlerinde, Kurumsal Kaynak Planlama uygulamaları ile tüm iş işlevlerinin etkileşimi, entegre yazılım programları vasıtasıyla kolayca elde edilebilmektedir. Yeni Türk Ticaret Kanunu kapsamında, muhasebenin denetim ve mali raporlama boyutu, Uluslararası Muhasebe ve/veya Finansal Raporlama Standartları'na uygun şekilde hazırlanmış ve bilgi teknolojilerine dayalı yeni stratejiler bu çerçevede geliştirilmektedir. Buna bağlı olarak çalışma doğrultusunda, Kurumsal Kaynak Planlama sistemlerinin şirketlere ve süreçlere uygulanması gösterilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda, elektronik ortamda muhasebe ve denetim uygulamalarına geçişin yeni sisteme geçiş sürecinde nasıl tartışılacağı ve aynı zamanda muhasebenin entegre sistemlerle etkileşimi, ayrıca gelişmiş ve geliştirilmiş yazılım programlarının yetkinliği ile değerlendirilmiştir.

BütünleşmeKurumsal kaynak planlamasıMuhasebe+4
Bahar Tezcan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık inovasyonun müşteri entegrasyonu ve yeni ürün tasarım sürecinde ürün farklılaşma stratejisine olan etkisi ile sürdürülebilir stratejik rekabet üstünlüğü üzerine bir araştırma

Bu tezin amacı globalleşen pazar ile değişen iş dünyasındaki işletmelerin pazardaki varlıklarını devam ettirebilmeleri için bulundukları pazarda ürün farklılaşma tabanlı bir strateji ile rakiplerine karşı sürdürülebilir bir rekabet üstünlüğünü incelemektir. Ürün farklılaşma stratejisi üzerindeki müşteri entegrasyonu ve yeni ürün tasarımının başarasından doğan yeni bir paradigma olan açık inovasyonun etkileri farklı boyutları ile analiz edilmiştir. İnceleme sırasında, pazar ve müşteri yapısındaki dinamizm doğrultusunda işletmenin yeni ürün tasarımı ve müşterinin işletmedeki süreçlere daha fazla entegre edilmesinin önemli olduğu görülmüştür. İşletmelerin, inovatif ürünler için ihtiyaç duyduğu bilgi ve çözümlere klasik inovasyona göre açık inovasyon yaklaşımı ile daha etkin bir şekilde ve daha az bir kaynak ihtiyacı ile ulaştığı görülmüştür. İşletmelerin ürün farklılaşma stratejilerinin başarılı olabilmesi için müşterinin yeni ürün tasarım sürecine dahil edilip beklenti ve taleplerinin daha net karşılandığı ve bu sürecin daha verimli sonuçlandığı görülmüştür. İşletmelerin rekabet stratejileri üzerinde etkin olan müşteri, tedarikçi işletme, ikame ürün, pazara girecek yeni işletme tehditleri, pazardaki rekabetin şiddeti gibi faktörler ile ürün farklılaşma stratejisi arasındaki ilişki açıklanmıştır. Yapılan anket çalışmalarının değerlendirilmesiyle işletmelerin ürün tasarımı, müşteri entegrasyonu ve ürün farklılaştırma stratejilerinin ortaya çıkması hedeflenmiştir. İşletmelerin rekabet üstünlükleri sürdürülebilir bir boyut kazandığı zaman anlamlı olmaktadır. Bu durum işletmenin özgün niteliklerinin diğer rakipleri tarafından kolay taklit edilemeyen üstünlüklerinin ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda devamlı kendilerini geliştirmek için açık inovasyon ile dış kaynak bazlı bilgilerin süreçlerine entegre edilmesinin önemini ortaya çıkarmıştır. İşletmelerin hem rakiplerinden üstün ve farklı ürünlere sahip olmaları hem de pazardaki genel rekabet risklerinden korunmaları yönünde önemli bir rekabet üstünlüğü sağlayacaktır.

Açık inovasyonBilgi entegrasyonuBütünleşme+7
Güven Pado
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetim birliklerinin kültürel entegrasyona etkileri: Türk Dünyası Belediyeler Birliği örneği

Sovyetler birliğinin dağılması ile birlikte bağımsızlıklarını ilan eden ve devletleşme ve kurumsallaşma sürecine giren Türk Cumhuriyetlerine, Türkiye Cumhuriyeti olarak birçok farklı alanda destek vermeye çalışılmıştır. Yeni kurulmuş olan bu Türk devletlerini yerel yönetimler hususunda desteklemek ve çağın gereklerine uygun yapıya getirebilmek adına 2003 yılında bakanlar kurulu kararı ile kurulmuş olan TDBB'nin eğitim, kültür ve sosyal faaliyetleri çalışmada incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde belediye birliklerinin kurulma ihtiyaçlarından bahsedilmiş, bölgesel, ulusal ve uluslararası yerel yönetim birliklerine örnekler verilerek, araştırmaya konu olan yerel yönetim birliğinin sosyal, kültürel ve eğitim çalışmaları incelenmiş ve belediye birlikleri tanıtılmıştır. Bütünleşme kavramının incelenmiş olduğu üçüncü bölümde çalışmanın konusu, var olan entegrasyon çalışmalarından örnekler sunularak somut bir bütünleşme şeması oluşturulmaya çalışılmış ve bütünleşme sürecine yerel yönetim birliklerinin etkileri ölçülmeye çalışılmıştır.

Belediye birlikleriBelediyelerBütünleşme+4
Mehmet Talip Topal
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19 pandemi sürecinde hava yolu ve kara yolu entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar ve çözümüne ilişkin kalitatif bir çalışma

Covid 19 Pandemi sürecinde, her ne kadar insanların seyahatleri ve serbest dolaşımı kısıtlanmış olsa da, ürünlerin ulusal ve uluslararası ticareti devam etmiş, tüm dünyada lojistiğin önemi giderek artmış ve daha iyi anlaşılmıştır. Havacılık sektörü daha önce tarihinde deneyimlemediği boyutta bir krizle karşı karşıya gelmiştir. Özellikle yolcu taşımacılığı tarafında pandeminin seyrine bağlı olarak operasyonların tamamının durduğu dönemler dahi yaşanmıştır. Kargo taşımacılığı tarafında ise bunun tam tersi gelişmeler yaşanmış, yolcu uçaklarının altında kargo taşıması için ayrılan kapasitelerin ortadan kalkması nedeniyle pazara sunulabilen kapasite azalırken, hem pandemiye has yeni alışveriş alışkanlıkları nedeniyle hem de hijjenik malzemelerin hızla ihtiyaç bölgelerine ulaştırılabilmesini teminen kargo taşımacılığına olan talep hızla artmıştır. Hava limanlarına uçaklara yüklenmek üzere getirilen kargoların ve limanlara indikten sonra nihai varış noktasına ulaştırılması gereken yüklerin tamamı kara yolu ile entegrasyon halinde olup, hava kargo tarafında yaşanan her değişim kara yolunu da etkilemektedir. Bu tez çalışmasında, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak durum analizi yapılmıştır. Araştırmanın katılımcılarından yüz yüze görüşme yoluyla elde ettiği veriler NVivo paket programıyla tematik analize tabi tutulmuştur ve Türkiye'de Covid 19 Pandemi sürecinde yük taşımacılığında, hava yolu-kara yolu entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar ve çözümüne ilişkin kalitatif bir analiz yapılmıştır.

BütünleşmeCOVID 19Hava alanları+7
Semra Erener Özalçın
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Migration, memory, and identity: The Kazakh community in Turkey

The thesis aims to analyze the personal narratives and life stories of members of the Kazakh community who first migrated from East Turkestan to India and then settled permanently in Turkey in 1953. The research, which examines the migration, memory and identity structures of Kazakhs living in Istanbul (Zeytinburnu, Bağcılar) and Manisa (Salihli), examines the migration experiences of Kazakhs based on data collected through the oral history method. The research was conducted with members of three generations of the Kazakh community living in two regions of Turkey. It shows how and in what direction Kazakhs' sense of identity, homeland, and belonging has been shaped since their resettlement in Turkey. Keywords: Belonging, East Turkestan, Homeland, Identity, Kazakh, Memory, Migration.

MemoryIntegrationEastern Kazakhstan+7
Ayşe Çakıray
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa'da yaşayan muhafazakâr Türklerde değer algısı: Almanya örneği

Bu çalışma 60'lı yıllardan sonra Avrupa'ya başlayan işçi göçü hareketiyle Almanya'ya giden ve birkaç kuşaktır orada yaşayan Türklerin değerler dünyasındaki değişim ve dönüşümü incelmeyi hedeflemekte ve böylece göçün göçmen bireyler ve aileler üzerinde oluşturduğu sonuçları irdelemektedir. Nicel bir çalışma olan bu araştırmanın örneklemi Almanya'da yaşayan ve araştırmaya gönüllü olarak katılan farklı kuşaklardan, farklı yaşlarda 668 Türk göçmenden oluşmaktadır. Katılımcılar gönüllülük ilkesine göre rastgele seçilmiştir. Araştırma verileri online anket tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın genel çerçevesinin çizildiği giriş metni, araştırmanın konusu, amacı, önemi, sınırlılıkları, konuyla ilgili çalışmaları, araştırma soru ve hipotezlerini ve son olarak araştırmanın yöntemi yer almaktadır. İkinci bölümde çalışmanın kavramsal çerçevesini, Üçüncü bölümü, Almanya'ya göç süreci ve sonrasına ilişkin değerlendirmeleri içermektedir. Bu çerçevede Almanya'ya göç süreci, sebepleri, Türk göçmenlerin yaşadığı uyum sorunlarını çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır. Bu sorunlar dil, din, değerler, eğitim, kimlik, barınma ve işsizlik sorunları olarak alt başlıklarda incelendi. Dördüncü bölümde saha araştırmasından toplanan verilerin istatistiksel analizi ve sonuçları rapor edilmiştir. Sonuç bölümünde elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Farklı kuşaklardan katılımcıların değer algısında bazı değişim ve dönüşümler tespit edilmiştir. Özellikle kızların flört etmesine bakış açılarında dikkat çekici bir farklılık görülmektedir. Son nesil, flört ilişkilerinde kendilerinden önceki nesillerden farklı düşündüğünü ifade etmiştir. Her ne kadar bazı hususlarda üçüncü neslin düşüncelerinde farklılıklar belirse de Almanya'daki Türkler 'de geleneksel ve dini değerlere bağlılığın devam ettiği anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Almanya, Değer algısı, Göç, Göçmen, Nesiller, Türk göçmenler.

AlmanyaBütünleşmeDeğer algısı+7
Gülşah Güneş
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye şeker piyasası işleyişi özelinde bir ekonomik model olarak kooperatif: Tarım sanayi entegrasyonu ve Pankobirlik incelemesi

Kooperatifler, belirli bir alanda ortak fayda elde edebilmek için ekonomik birimlerin bilinçli ve gönüllü şekilde bir araya gelerek, iş birliği yapmak amacıyla oluşturduğu ortaklı kuruluşlardır. Piyasa mekanizması içinde kooperatifler mal ve hizmetlerin alınmasında ve pazarlanmasında/satılmasında ortaklarının pazarlık ve rekabet gücünü arttırma, sermaye birikimini sağlama ve sürdürülebilir kılma, piyasaların yapısını ve işleyişini düzenleme görevlerini üstlenir ve ekonomik büyümeye katkıda bulunurlar. Bu amaçla tezin ilk bölümünde kooperatifleşme ve tarım-sanayi entegrasyonunda kooperatiflerin rolü üzerinde durulmuş. İkinci bölümde ise üst birlik örgütlenmesini tam olarak sağlamış ve şeker piyasasını düzenleme konusunda etkin rol oynayan Pankobirlik (Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği) ele alınmıştır. Pankobirlik faaliyet gösterdiği şeker sektöründeki yasal düzenlemeler çerçevesinde şeker fabrikalarını bünyesine katarak tarım sanayi bütünleşmesinde başarılı bir dikey entegrasyon gerçekleştirmektedir. Ayrıca kooperatif üyelerine tarımsal girdi temin eden ve üretilen ürünlerin daha etkin şekilde değerlendirilmesini sağlayan ve nihayetinde sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen yatırımları hayata geçirmektedirler. Bu nedenle, ekonomik model olarak koopeartif yapılanmasının Pankobirlik örneği ve Türkiye şeker piyasası üzerinden değerlendirilmesi, diğer iyi uygulama örnekleri ile karşılaştırılması bu başarılı örgütlenmenin yaygınlaştırılması adına önemlidir. Ayrıca şeker, dünyada devlet müdahalesine en çok maruz kalan ürünlerden biridir. Üretim ve tarife kotaları, yüksek korumalar ve ticaret antlaşmaları, ülkelerin uyguladığı politikalar dünya şeker ticaretine kısıtlamalar getirmektedir. Türkiye şeker sektöründe de dünya şeker piyasalarında olduğu gibi yasal düzenlemeler ile kontrol altında tutulmaya çalışılmaktadır. Bu yasal düzenlemelere ek olarak Türkiye şeker sektörü piyasaya kamu, özel sektör ve kooperatif yapılanmalarının ürün arz etmesi sebebiyle de farklılaşmaktadır. Bu nedenle de Pancar Ekicileri Kooperatiflerinin ekonomik etkinliklerinin şeker piyasasındaki diğer iki oyuncunun yani kamu ve özel sektör işletmelerinin işleyişi ve ekonomiye katkıları anlamında değerlendirmek tarımda sürdürülebilir ekonomik kalkınma için önem taşımaktadır.

BütünleşmeDikey bütünleşmeEkonomik bütünleşme+7
Selen Erkök
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanım düzeylerinin yeniliğin yayılımı kuramına göre incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı; ilköğretim birinci kademede görev yapmakta olan Sınıf Öğretmenlerinin Bilgi ve İletişim Teknolojilerini (BİT) kullanım düzeylerini, çalışılan okulun teknolojik imkanları, kıdem yılı ve hizmet içi eğitim gibi değişkenler açısından incelemek ve öğretmenlerin BİT entegrasyon sürecinde bulundukları aşamaları Yeniliğin Yayılımı Kuramı'na göre incelemektir.Araştırma betimsel bir durum saptaması niteliğinde olup, nitel araştırma teknikleri temel alınarak desenlenmiştir. Araştırmada verilerin toplanması için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma grubunu Uşak ili merkez İlköğretim Okullarında görev yapan 14 Sınıf Öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin BİT' i eğitim-öğretim sürecinde kullanım amaçları; öğrencinin dikkatini çekmek, kalıcı öğrenmeleri sağlamak, zamandan tasarruf etmek, bireysel farklılıkları dikkate alabilmek, farklı zekâ alanlarına ve farklı duyulara hitap edebilmek olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin eğitim-öğretim sürecinde BİT kullanımları, çalışılan okulun teknolojik imkânları, kıdem yılı ve hizmet içi eğitim görmeleri gibi değişkenler açısından incelendiğinde farklılık göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre; bilgisayar, ofis programları ve internetin, öğretmenler arasında yayılımını tamamladıkları; bununla birlikte elektronik posta ve forum/blog yapılarının yayılımlarını tamamlamadıkları görülmektedir. Yayılımını tamamlamış olan BİT araçlarının eğitim-öğretim sürecine tam entegre oldukları söylenemez.

Bilgi teknolojisiBütünleşmeSınıf öğretmenleri+5
Mesut Işıklı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon aşamaları ve bunları etkileyen faktörler

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon aşamaları ve bunları etkileyen faktörleri belirlemektir.Bilişim teknolojilerinin eğitime entegre edilmesini kaçınılmaz olarak hisseden öğretmenler, teknoloji entegrasyonunda çeşitli aşamalarda bulunmaktadırlar.Bu araştırmanın amacı Uşak il merkezinde bulunan İlköğretim okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin teknoloji entegrasyon aşamalarını ve bunları etkileyen nedenleri belirlemektir.Uşak ilinde bulunan toplam 3 hinterland bölgesi içindeki 45 okul içinden tabakalama örnekleme yolu ile seçilen 15 okulda görev yapmakta olan öğretmeler, çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak uzman görüşleri ile oluşturulan Teknoloji Entegrasyon Aşamaları ve Bunları Etkileyen Faktörler Ölçeği'n de demografik bilgiler haricinde toplam 109 soru bulunmaktadır. 203 öğretmenin katıldığı çalışmada öğretmenlerin ACOT modeline göre entegrasyon aşamalarının hangi seviyesinde bulundukları ve bunları etkileyen içsel ve dışsal faktörler belirlenmeye çalışılmıştır.Çalışma sonucunda ACOT modelinin 5 teknoloji entegrasyon aşamasına yönelik olarak belirlenmeye çalışılan davranışların 3 aşama etrafında toplandığı belirlenmiştir. Regresyon bulgularına göre etkileyen faktörler incelendiğinde ise; öğretmenlerin teknoloji entegrasyon aşamalarını ?teknolojiyi kullanmaya karşı dış baskı ve güdüleyici faktörler?, ?teknolojiyi kullanmadaki kolaylık derecesi algısı?, ?kişisel özel ilgi seviyesi?, ?çıktılar açısından teknolojiyi kullanmanın dersi işlemeye ve başarıya faydalı olup olmayacağı inancı?, ?cinsiyet? ,?seviye2?, ?teknolojik araçlara erişim imkânı?, ?teknolojiyi kullandığında beklenen prestij veya itibar kazanma algısı?, ?teknoloji hakkındaki bilgi seviyesi? ve ?seviye1? davranışları olarak belirlenmiştir.Yapılan analiz ve incelemeler sonucunda teknoloji entegrasyon aşamaları 5 aşamada dağılım göstermesi beklenen verilerin, 3 aşama altında toplandığı görülmüştür. Anket maddelerinin aşamalar altındaki dağılımları incelendiğinde, analiz sonucunda ortaya çıkan 1. aşamanın Giriş aşamasına, 2. aşamanın Benimseme ve Adaptasyon aşamalarına, 3. aşamanın ise Yer Değiştirme ve Keşfetme aşamalarına karşılık geldiği düşünülmektedir. Aşamaları etkileyen faktörler incelendiğinde ise 1. aşama davranışlarını: ?Teknolojiyi Kullanmaya Karşı Dış Baskı ve Güdüleyici Faktörler?, 2. aşama davranışlarını: ?Teknolojiyi Kullanmadaki Kolaylık Derecesi Algısı? ile ?Cinsiyet? , 3. aşama davranışlarını ise: ?Seviye 2?, ?Teknolojik Araçlara Erişim İmkânı? ?Teknoloji Hakkındaki Temel Bilgi Seviyesi?, ?Teknolojiyi Kullandığında Beklenen Prestij veya İtibar Kazanma Algısı?, ?Seviye 1? davranışlarının etkilediği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Teknoloji Entegrasyon Aşamaları, ACOT modeli

Bilgi erişimBütünleşmeTeknoloji+5
Burcu Karabulut
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0 - iş sağlığı ve güvenliği entegrasyonu: İmalat sektörü üzerine bir inceleme

Endüstri 4.0, hızlı gelişen teknoloji, rekabet koşullarının giderek artması, artan tüketici ihtiyaçlarına hızlı ve esnek çözümler getirilmesi açısından her sektörü etkilemektedir. Endüstri 4.0, yeni kavramlarla tanışmamızı sağlamıştır. Nesnelerin İnterneti, Büyük Veri, Bulut Bilişim, Siber Fiziksel Sistemler, Otonom Robotlar, Yatay ve Dikey Sitem Entegrasyonu, Katmanlı Üretim, Simülasyon, Arttırılmış Gerçeklik, Endüstri 4.0'ın dokuz temel direğidir. Bu kavramlarla birlikte, ülkeler Endüstri 4.0 için yol haritaları belirlemekte, işletmeler dijital yatırımlar yaparak, organizasyon yapılarını değiştirmektedir. Endüstri 4.0 ile birlikte teknolojiye olan yatırımların artması sonucu işletme içinde verimliliğin artması, bu konuda yatırım yapan ülkelerinde ekonomilerinde büyüme beklenmektedir. Tüm bu dönüşümlerle birlikte eğitimli, kalifiye çalışana olan ihtiyaç artacak, istihdam durumu da buna göre şekillenecektir. Endüstri 4.0, tüm bu değişimlerin yanında İş Sağlığı ve Güvenliğini de etkileyecektir. Çalışmamızda, değişen dijital yaklaşımla birlikte, iş ekipman ve aletleri, iş organizasyon ve yönetimi, hiyerarşi, işgücü özellikleri, çalışanların becerileri ve bilgi düzeyleri, işveren ve çalışanların sorumlulukları, İş Sağlığı ve Güvenliği açısından ele alınacaktır. Endüstri 4.0 kavramlarının bu konulara olan etkisi detaylı olarak değerlendirilecektir. Konuyla alakalı olarak, bir tekstil fabrikası olan Hugo Boss'dan Endüstri 4.0 ile ilgili yaptığı yenilikler konusunda hem firmadan hem de basından bilgiler edinilmiş, yapılan bu yeniliklerin İş Sağlığı ve Güvenliği bakımından değerlendirilmesi yapılmıştır.

BütünleşmeBüyük veriEndüstri 4.0+4
Fulya Yılmaz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of labour market integration of foreign-born population in Turkey: A cohort analysis

This thesis examines foreign-born people's integration into the labour market of Turkey. With this aim, it tests the Immigrant Assimilation Hypothesis validation in Turkey. The main research question is, "Are immigrants in Turkey able to grow their labour market outcomes more rapid than natives?". Therefore, identifying the take-over point and the wage gap are related goals of this thesis. Another critical research question is, "Is assimilation ratio differentiated among immigrant cohorts by migration year?". In short, this study also analyses cohort effects on immigrants' labour market assimilation. For this purpose, Household Labour Force Surveys conducted by TurkStat are used between 2009-2020. Firstly, immigrants' assimilation is assessed by graphs in the descriptive analysis part. Then, regressions analyses are utilised to evaluate the differences in labour force participation and employment statuses for immigrants and natives by using the logistic regression method. Finally, it estimated regression models by using the ordinary least squares method to analyse the wage gap for immigrants and natives. The main results of the cross-sectional approach are that immigrants' earnings are equalised in 20-25 years after migration, which is also the take-over point, against natives. The wage gap for newly entered immigrants is equal to 20 per cent by this analysis. According to pooled cross-sectional studies, the recent cohort that arrived between 2012-2020 earns 30 per cent lower than natives. On the contrary, the best-earning cohort that arrived between 1980-1989 is 14 per cent higher than natives. In other words, the wage gap also differs among immigrant cohorts. Besides, earlier cohorts are more advantageous in terms of labour force participation and employment statuses. Consequently, the labour market integration of immigrants occurs with spending years in Turkey, and also cohort effect differentiates the economic integration of immigrants.

IntegrationEmigrantsHousehold labour survey+7
Egemen Can Toker
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyeli çocukların entegrasyon süreçlerine yönelik yapılan akademik çalışmaların sosyolojik analizi

Suriyeli çocukların entegrasyonları önemli bir konudur, çünkü gelecekte Suriyelilerin Türkiye'deki profillerini bu çocuklar oluşturacaktır. Bu nedenle çalışmada, Türkiye'de yaşayan Suriyeli çocukların entegrasyon düzeyleri ile bunu kolaylaştıran ve zorlaştıran faktörler Türkiye'de Suriyeli çocuklarla ilgili yapılan tezler üzerinden vaka çalışması ile incelenmiştir. Çalışmada, entegasyona ilişkin çeşitli anahtar kelimelerle yapılan detaylı taramalar sonucu araştırma sorunsalıyla bağlantılı olan ve YÖKTEZ'de yayınlanan 32 yüksek lisans, 8 doktora tezi olmak üzere 40 tez analiz birimine dahil edilmiştir. Araştırmada kodlamalar ve analizler MAXQDA Plus 2022 programı ile analiz edilmiş ve görselleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, Suriyeli çocukların eğitime dahil olma düzeyinin hala istenilir durumda olmadığı görülmüştür. Eğitime erişimde ise yetersiz ekonomik kaynak ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin önemli engeller teşkil ettiği görülmüştür. Suriyeli çocukların eve katkı sağlamak ve kadın aile üyelerinin çalışmaması için fedakârlık yapmak amacıyla çalışma hayatına dahil oldukları tespit edilmiştir. Sosyal, kültürel ve kimliksel entegrasyon düzeyleri ise yapısal entegrasyona göre çok daha düşük düzeydedir. Türkiye'de yer alan Suriyelilerin büyük bir bölümünü Suriyeli çocuklar teşkil etmektedir ve Suriyeli çocukların entegrasyonlarının sürdürülebilir olması için başta dil eğitimlerinin sağlanması ve genel olarak eğitime erişimlerinin arttırılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi elzemdir.

Akademik çalışmalarBütünleşmeGöçler+4
Füsun Özuğur
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessDE

Die integrationsproblematik und identitätserschaffung aus der perspektive des multikulturalismus. Eine politisch- und literarische debatte in den werken der autoren Serdar Somuncu und Thilo Sarrazin

The international migration therefore appears to be one of the most challenging and complex issues that governments have to deal with, especially nowadays. With the existence of different groups like foreigners, locals, citizens, immigrants and refugees, it is very difficult for countries to have a homogeneous social structure. Demands are made for coherence in migration policies, but it is not an easy goal as different values need to be reconciled, including economic, security and humanitarian. At this point, multiculturalism is one of the most important topics of discussion in contemporary political theory and it is based on the demands of ethnocultural groups for the recognition of their identity and culture. Multiculturalism is still a controversial issue for Germany and is not officially recognized by Germany. This situation leads to a deepening debate between the nature of citizenship and belonging in Germany in the context of integration. In this context, the aim of the work is to find an answer to Germany's integration problem with multiculturalism and to make a contribution to the literature with an alternative reading of existing problems. For this purpose, the methodology of the work and then the concepts of multiculturalism and identity are discussed in the first part of the work. After giving the definition of multiculturalism and its historical development, the views of Charles Taylor and Will Kymlicka, who represent the communitarian and liberal view, are included. In the second chapter, the integration in Germany was debated and the applicability of the Canadian model in Germany was mentioned, giving the appearance of multiculturalism in different countries. In the practical part of the work, the works of the authors, "Der Antitürke" Serdar Somuncus and "Deutschland schafft sich ab" Thilo Sarrazins were examined, which represent the different ideas of integration and to which the critical discourse analysis of Ruth Wodak was applied. Die internationale Migration erscheint heutzutage als eines der herausforderndsten und komplexesten Probleme, mit denen Regierungen umgehen müssen. Mit der Existenz unterschiedlicher Gruppen wie Ausländer, Einheimische, Bürger, Einwanderer, Flüchtlinge ist es für Länder sehr schwierig, eine homogene soziale Struktur zu haben. Die Anforderungen werden an die Kohärenz in der Migrationspolitik gestellt, aber es ist kein leichtes Ziel, da unterschiedliche Werte miteinander in Einklang gebracht werden müssen, einschließlich wirtschaftlicher, sicherheitsbezogener und humanitärer. An dieser Stelle ist der Multikulturalismus eines der wichtigsten Diskussionsthemen in der zeitgenössischen politischen Theorie und er basiert auf den Forderungen ethnokultureller Gruppen nach der Anerkennung ihrer Identität und Kultur. Der Multikulturalismus ist für Deutschland noch ein umstrittenes Thema und wird von Deutschland nicht offiziell anerkannt. Diese Situation führt zu einer sich vertiefenden Debatte zwischen dem Wesen der Staatsbürgerschaft und der Zugehörigkeit in Deutschland im Kontext der Integration. Das Ziel der Arbeit ist es in diesem Zusammenhang, eine Antwort auf das Integrationsproblem Deutschlands mit dem Multikulturalismus zu finden und mit einer alternativen Lesart zu bestehenden Problemen einen Beitrag zur Literatur zu leisten. Zu diesem Zweck werden im ersten Teil der Arbeit zunächst die Methodik der Arbeit und dann die Begriffe der Multikulturalismus und die Identität diskutiert. Nachdem die Definition des Multikulturalismus und seine historische Entwicklung gegeben wird, werden die Ansichten von Charles Taylor und Will Kymlicka einbezogen, die die kommunitaristische und liberale Sicht vertreten. Im zweiten Kapitel wurde die Integration in Deutschland debattiert und die Anwendbarkeit des kanadischen Modells in Deutschland erwähnt. Im praktischen Teil der Arbeit wurden die Werke der Autoren, „Der Antitürke" Serdar Somuncus und „Deutschland schafft sich ab" Thilo Sarrazins unter die Lupe genommen, die die unterschiedliche Integrationsvorstellungen vertreten und an denen die kritische Diskursanalyse von Ruth Wodak angewendet wurde.

Ayşegül Aycan Solaker
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri entegrasyonun işletme performansı üzerine etkisi: Perakende işletme örneği

Günümüz şartlarında işletmeler rekabet üstünlüğü sağlayabilmek ve müşteri gereksinimlerini en iyi şekilde karşılayabilmek için yeni teknolojik gelişmelere uyum sağlayarak kendi yönetim ve çalışma sahalarına entegre etmelidirler. Ortaya çıkan bu teknolojiler, işletmelerin verimli olmasını sağlayabilmek için devamlı yeni fikirler üreterek sürece katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada amaç, tedarik zincirindeki yeni teknolojilerin insansız araç, nesnelerin interneti, yapay zekâ, bulut, robotlar, 3 boyutlu yazıcılar, büyük veri gibi yeniliklerin perakende şirketlerindeki etkisini araştırmaktır. Bu kararların işletme süreçlerine hangi oranda katkı sağlayacağı incelenmektedir. Bu araştırma ile perakendeci işletmelerin yeni teknolojilere olan yaklaşımlarını ve süreçlerine hangilerini dahil ettikleri hakkında bilgi sahibi olmaya çalışılmaktadır. Teknolojilerin uygulanması perakende sektöründe bir hareketlilik yaratarak verimliliği arttıracaktır. Araştırma kapsamında gıda ve market perakende sektörlerinde çalışmakta olan alanında uzman kişilerden veriler elde edilmiştir. Anket sonuçlarının güvenilirlik düzeyi belirlendikten sonra, entegrasyon sürecinde işletmelerin kullandıkları bilgi teknolojileri ve işletme üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Tüm bu çalışmalar neticesinde tedarik zinciri sektöründe yeni teknolojilerin kullanılmasında etkili olan yöntemler ve etkileri konusunda fikir beyan edilmiştir.

BütünleşmePerakende satış işletmeleriPerakende sektörü+4
Buse Bedir
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Avusturya ulus kimliği inşasında entegrasyon tartışmaları ve Türkler

15 Mayıs 1964 tarihinde Avusturya ile Türkiye arasında yaşanan 'İşçi Gö-çü'nün ardından Avusturya'daki entegrasyon tartışmalarının Avusturya ulus kimliğine yansımaları literatür ve görüşmeler çerçevesinde 'inşacı' bir yaklaşımla değerlendiril-miştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi de dahil olmak üzere yüzünü 'Batı' dünyasına çeviren Türkiye Cumhuriyeti, dönemin Avrupa Ekonomik Topluluğuna 31 Temmuz 1959'da ortaklık başvurusunda bulunarak Avrupa Birliği yolunda önemli bir adım attı. Türkiye-Avusturya ilişkileri, Osmanlı İmparatorluğu ve Habsburg İmpara-torluğu tarihine uzanır. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Marshall yardımı alan Avus-turya, yeniden yapılanabilmesi için insan gücüne ihtiyaç duydu. Bu ihtiyacın geçici ve alternatif olarak Türkiye'den karşılanabileceği konusunda mutabık kalınmıştı. İşgücü Celbinin ardından Avusturya'daki Türk vatandaşlarının sayısı bugün 300.000'e yaklaştı. Zamanla Avusturya'ya yerleşen Türklerin misafirlik süreleri Avus-turya'nın gündeminde yer almaya başladı. Tartışmalar bazen siyasi malzeme olarak kullanılmıştır. Tüm bu gelişmeler Avusturya'nın sosyal yapısını ve ulusal kimliğin olu-şumunu etkilemiştir. Bu çalışmada Türklerin Avusturya toplumuna uyum süreci ve bu son durumda ulusal kimliğe yansımaları araştırılmıştır. Bu kapsamda literatür araştır-ması ve görüşmeler yoluyla veriler toplanmış, elde edilen veriler MAXQDA – 2022 programı aracılığıyla analiz edilmiştir.

AvusturyaBütünleşmeKimlik+3
Necmi Altıntaş
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsan ve azınlık hakları çerçevesinde Avusturya'daki Türk kökenli göçmenlerin hakları

"İnsan ve Azınlık Hakları Çerçevesinde Avusturya'daki Türk Kökenli Göçmen-lerin Hakları" başlıklı bu doktora tez çalışmasında; Avusturya'da yaşayan Türk göç-menlerin siyasi, iktisadi, sosyal, kültürel, dini ve dilsel alanlarda sahip oldukları hakla-rın yeterlilik düzeyleri, insan ve azınlık hakları açısından, diğer göçmen azınlık grupla-rın da sahip oldukları haklar ile karşılaştırılmak suretiyle değerlendirmeye tabi tutul-muştur. İnsan ve Azınlık haklarının neler olduğuna dair literatür taramasıyla başlayan tezin birinci bölümünde, farklı uzman görüşler çerçevesinde hak tanımlamalarına yer verilerek, insan hakları ve özellikle de üçüncü kuşak haklar kapsamındaki kolektif hakların bileşenlerine ve BM, AGİT, Avrupa Konseyi ve AB gibi uluslararası nitelikli örgütlerin onayladıkları azınlık hakları sözleşmelerine odaklanılmıştır. İkinci bölümde ise, göç olgusunun tarihi, Avusturya'nın maruz kaldığı göç dalgalarının tarihsel seyri, Avusturya devletinin göçmenlere tanınan haklar bağlamında uyguladığı politikalar mercek altına alınmıştır. Farklı ülkelerden gelen göçmenlere yönelik tek tip bir devlet politikası yerine, göçmenlere tanınan haklar açısından çok katmanlı devlet siyasetinin yarattığı dikotomiye dikkat çekilmiştir. Avusturya'da yaşayan tüm göçmenlerin siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel, din-sel ve dilsel haklarının neler olduğu açıklanmaya çalışılırken, ilgili göçmen gurupları-nın hangi haklardan mahrum kaldıkları ve özellikle de hangi sebeplerle, bu haklara erişimlerinin engellendiği tüm boyutlarıyla analiz edilmeye çalışılmıştır. Tezin son bölümünde, Türk göçmenlere tanınan haklar ve bu hakların insan ve azınlık hakları açısından yeterlilikleri sorgulanmış, diğer göçmen gruplara tanınan hak-lar ile karşılaştırmalar yapılarak sorun alanları tespit edilmiştir. Avusturya vatandaşlığını elde etmek husussundaki şartların ağır olması gibi göçmenlere yönelik engeller vurgulanmıştır. Bu gibi sorunların zamanla katlanarak nasıl büyüdüğüne ve sürekliliğine değinilmiş, bunların çözümüne yönelik öneriler kap-samında birlikte yaşama ve ötekine saygı gibi değerlere yönelik bilincin arttırılması hususuna vurgu yapılmıştır. Avusturya'nın; AB'nin kuruluş aşamasındaki temel normlar olarak kabul edilen demokrasi, insan hakları, hak, hukukun üstünlüğü ve adalet gibi değerlere bağlı kal-ması gerektiğine, aksi takdirde Avusturya'da yaşayan tüm kesimlerin bu süreçten zarar görebileceğine dikkat çekilmiştir. Avusturya'nın; Avusturya yerlileriyle birlikte tüm göçmenlerin evi olduğuna, Avusturya'da yaşayan halkın karşılıklı dayanışma, fayda ve yarar çerçevesinde hareket ettikleri takdirde tüm kesimlerin refah seviyeleri-nin yükselebileceğine vurgu yapılmıştır.

AvusturyaAzınlık haklarıBütünleşme+6
Avni Özalp
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojinin öğrenme-öğretme süreçlerine entegrasyonuna ilişkin tasarlanan çevrimiçi bir derse yönelik öğretmen görüşleri

Bu çalışmanın amacı; öğretmenlerin öğrenme-öğretme süreçlerine BİT entegrasyonuna yönelik mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla tasarlanmış çevrimiçi bir derse ait katılımcı görüşlerini incelemektir. Çalışmada betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Çevrimiçi derste öğretmen yeterlilikleriyle, eğitime teknoloji entegrasyonu modeli olan Tech-PACK temele alınmıştır. Çevrimiçi ders "Eğitime BİT Entegrasyonu", "Entegrasyon için Planlama", Entegrasyon için Geliştirme" ve "Öğretim ve Yansıma" olmak üzere dört modülden oluşmaktadır. Çevrimiçi dersin içeriğinin geliştirilmesinde Hacettepe Üniversitesi BÖTE Bölümünde görev yapan altı akademisyenin desteği vardır. Çevrimiçi derse Avrupa'nın dört farklı ülkesinden 171 kişi kayıt yapmış, 36'sı dersi tamamlayarak sertifika almıştır. Çalışmada sertifika alan katılımcıların verilerine odaklanılmıştır. Araştırmada "Çevrimiçi Ders Katılımcı Bilgi Formu" katılımcıların özelliklerini betimlemek, "Teknoloji Etkisi Kontrol Listesi" öğretmenlerin çevrimiçi derste geliştirip uyguladıkları teknoloji destekli derse ilişkin özdeğerlendirmelerini belirlemek ve "Çevrimiçi Ders Değerlendirme Anketi" öğretmenlerin çevrimiçi derse ilişkin görüşlerini öğrenmek amacıyla olmak üzere üç veri toplama aracı kullanılmıştır. Katılımcıların çevrimiçi dersin gereği olarak, sınıflarında uygulamış oldukları teknoloji destekli dersi değerlendirdiklerinde; kendilerini planlamada güçlü buldukları, uygulamada ise bazı zorluklar yaşadıkları görülmektedir. Katılımcıların çevrimiçi dersi değerlendirmeleri için yedili likert düzeyinde ölçeklendirilmiş maddelere verdikleri puanların ortancalarının altı ve yedi olmasıyla aldıkları derse dair değerlendirmelerinin olumlu olduğunu söylemek mümkündür. Buna göre katılımcılar eğitimin amaçlarının açıkça belirtildiğini; eğitimde yer alan görevlerin ve öğrenme materyallerinin öğrenmelerine olumlu etkisi olduğunu; eğitimle teknoloji entegrasyonuna yönelik yeterliliklerini geliştirmek açısından katkı sağladığını ve derste kazandıkları bilgi ve becerileri ortaya koyabilmek için yeterli fırsatın sunulduğunu belirtmiştir. Katılımcıların %97'si dersi meslektaşlarına tavsiye edeceklerini bildirmiştir. Bu sonuçlara göre çevrimiçi dersin katılımcılarına teknoloji entegrasyonuna yönelik katkıda bulunduğu söylenebilir.

Bilgisayar destekli eğitimBütünleşmeSanal eğitim+3
Bengüsu Uğur
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of Turkey's policy concerning refugee integration

Turkey has been hosting the largest number of refugees around the world since 2014. In line with international principles, regional standards and the European Union acquis, Turkey provides protection to refugees by offering admission into territory, access to asylum procedures, non-refoulement and access to basic rights. However, asylum system in Turkey does not introduce any long-term durable solution. In search for durable solutions for around 4 million persons in need of international protection in Turkey, by taking into consideration the limited number that can be resettled or that can return to their countries of origin, it is inevitably necessary to focus on local integration options and opportunities to ensure refugees` self-reliance. In this study, refugee integration in Turkey is analyzed in the light of the norm diffusion theory and explored to what extent integration completes the norm diffusion cycle. The overarching theoretical question of the study is: "Does adoption of the international norms in the field of refugee protection provide integration as a durable solution for the refugees in Turkey and if and how it could be explained through norm diffusion theory?" The result of such exploration reveals that the diffusion of integration as a norm emerges but fails to exceed the tipping point. The conclusion is that due to its existence in the Law on Foreigners and International Protection, although there seems to be acceptance, from a contextual point of view, the content of Article 96 of the Law does not fulfil the name of integration. Accordingly, its content does not fully cover the intended meaning. Thus, this thesis argues that Turkey has not even accomplished the norm adoption when it comes to integration of persons in need of international protection.

IntegrationEmigrantsRefugees+3
Nilay Arkün
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects