High schools
263 theses under this subject heading
11. sınıf rehberlik programının öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, ortaöğretim 11. sınıf rehberlik programına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezinde bulunan 25 devlet okullarında öğrenim görmekte olan ortaöğretim 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, 863 ortaöğretim 11. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Topçu (2014) tarafından geliştirilen "Okul Rehberlik Programı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların ölçeklere vermiş olduğu yanıtların veri girişleri yapılarak betimsel istatistik ile puan ortalamalarının karşılaştırılması için T Testi, Mann Whitney U, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis analiz yöntemleri uygulanmıştır. Öğrencilerin ölçekte yer alan, alt boyutlara göre görüşlerinin değerlendirildiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre yanıtların puan aralıkları doğrultusunda, öğrencilerin yanıtlarının tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğrencilerin demografik değişkenlerine göre rehberlik programına ilişkin alt boyutların karşılaştırılması analizlerinde, öğrencilerin daha önce rehberlik ve psikolojik danışmanlık biriminden hizmet alıp almama durumu, lise türü, not ortalaması ile anne ve baba eğitim düzeyi bakımından anlamlı ölçüde farklılaştığı bulunmuştur.
Okulların mekân kalitesi ile öğretmenlerin iş yaşam kalitesi arasındaki ilişki
Bu çalışmada; kamu liselerinde görev yapan öğretmenlerin görev yaptıkları okulların mekân kalitesine ilişkin algıları ile iş yaşam kalitesine ilişkin algılarının ve bunlar arasındaki ilişkinin belirlenmesi, okulların mekân kalitesinin öğretmenlerin iş yaşam kalitesini yordama durumunu tespit etmek amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan araştırma, 2020-21 eğitim-öğretim yılı Diyarbakır ve Batman merkez ilçeleri kamu liselerinde görev yapan 446 öğretmenin katılımı ile yürütülmüştür. Veriler, Kaliteli Okul Binaları Ölçeği ve İş Yaşam Kalitesi Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğretmenler genel olarak okulların mekân kalitesinden biraz/kısmen memnundurlar. Öğretmenlerin genel olarak iş yaşam kalitesi algıları orta düzeydedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin okul mekân kalitesi ve iş yaşam kalitesine ilişkin algılarının kullanılan bazı bağımsız değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Okulların mekân kalitesi ile öğretmenlerin iş yaşam kalitesi arasında pozitif yönde yüksek düzeyde ilişki belirlenmiştir. Genel olarak öğretmenlerin okul mekân kalitesi algıları, iş yaşam kalitesi algılarının olumlu ve anlamlı yordayıcısıdır. Anahtar Sözcükler: Okul mekân kalitesi, okul mekân tasarımı, okulların fiziksel ortamı, iş yaşam kalitesi, lise, öğretmen.
Lise yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanı amacı, lise yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezindeki 25 kamu ve 6 özel lisede görev yapan toplam 921 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, basit seçkisiz (random) yöntemle seçilen 16 kamu ve 6 özel lisede görev yapan toplam 386 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Paternalist (Babacan) Yönetici Davranışları ölçeği" ve "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama (X), standart sapma (Ss), frekans (f), yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca araştırmada, t-testi, ANOVA testi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen algılarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Paternalist liderliğin hayırseverlik alt boyutuna ilişkin öğretmen algıları yüksek düzeyde, aile havası alt boyutunda orta düzeyde ve otoriterlik, müdahalecilik, yetersiz görme alt boyutlarında ise düşük düzeyde tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre incelendiğinde, okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen algıları cinsiyet ve okul türü değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ancak öğrenim düzeyi, kıdem ve görev yapılan okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin genel olarak örgütsel sessizlik düzeylerinin düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Örgütsel sessizliğin kabullenici ve korunmacı alt boyutlarına ilişkin öğretmen algılarının düşük düzeyde, korumacı alt boyutunda ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sessizliğe ilişkin algılarının cinsiyet ve okul türü değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ancak öğrenim düzeyi, kıdem ve görev yapılan okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, paternalist liderliğin otoriterlik, müdahalecilik ve yetersiz görme alt boyutları ile örgütsel sessizlik arasında pozitif yönde ve orta düzeyde; paternalist liderliğin aile havası oluşturma ve hayırseverlik alt boyutları ile örgütsel sessizlik arasında arasında ise negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise, okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerini anlamlı düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Genel olarak okul yöneticilerinin paternalist liderlik davranışları öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerine ait varyansın %36'sını açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Mesleki ve teknik anadolu liselerinde staj yapan öğrencilerin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm yolları
Bu araştırmayla "Mesleki Ve Teknik Anadolu Liselerinde Staj Yapan Öğrencilerin İşletmelerde Beceri Eğitimi Dersinde Karşılaştıkları Sorunlar Ve Çözüm Yolları" başlığı altında 3308 Sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu uyarınca öğrencilere işletmelerde yaptırılan uygulama faaliyetinin analiz edilmesine, karşılaşılan sorunların tespitine ve bu sorunlara ilişkin çözüm yollarının saptanmasına çalışılmıştır. Araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde mesleki ve teknik eğitimin tarihçesi, mesleki ve teknik eğitimin genel yapısı, çeşitli ülkelerdeki mesleki ve teknik eğitim, Türkiye'de mesleki ve teknik eğitime ilişkin başlıca uygulama ve projeler, ülkemizdeki yasal düzenlemeler ile mesleki ve teknik eğitimin uygulanmasına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise anket çözümlemesi yoluyla elde edilen bulgular ve bu bulgulara dayanarak elde edilen sonuçlara yer verilerek önerilerde bulunulmuştur. Araştırmanın evrenini; İstanbul ili Güngören İlçesinde mesleki ve teknik liselerde 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na göre staj yapan, son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Anket bu okullarda staj yapan 253 öğrenciye uygulanmıştır. Cevaplanan anketlerin tamamı analize uygun bulunmuş ve araştırma kapsamında değerlendirilmiştir. Anket aracılığı ile elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi ve varyans (anova) kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı p <0.05 düzeyinde test edilmiştir. Araştırma sonucunda işletmelerde beceri eğitimi gören öğrencilerin ücret, izin vb. konularda sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir.
Özel ortaöğretim kurumlarında pazarlama yönetimi
Bilimsel ve teknik alanda ilerleyebilmek, dünyada söz sahibi olabilmenin temel koşuludur. Bu da bireylerin yetiştirilmesiyle, kaliteli ve etkin bir eğitimle söz konusu olabilir. Avrupa Birliğine üye olma çabaları içerisindeki ülkemizde, eğitime olan talebin artışıyla birlikte devletin bu talebi karşılamakta fiziki ve ekonomik olarak yetersiz kalması büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim alanındaki bu boşluğu doldurmak amacıyla özel sektörün eğitim alanındaki yatırımları da giderek artmaktadır. Devlet okullarından farklı olarak, işletme statüsüne sahip olan özel okullar, sosyal yapının gereksinimlerine göre örgütlenerek, bilgiyi üretip pazarlayabilen örgütlerdir. Devlet okullarında sunulan eğitim hizmetlerinin kalitesinden yeterince tatmin olmayan öğrenciler ve velileri de özel okullara yönelmektedirler. Buna paralel olarak ülkemizde özel okullar arasındaki rekabet giderek artmaktadır. Müşteri talep ve istekleri doğrultusunda üretilen ürünün satılması, işletmenin kar elde edebilmesi ve müşteri memnuniyetinin sağlanması açısından pazarlama önemlidir. Pazarlama yönetimi, planlama, hedef kitlenin belirlenmesi, bu hedef kitle doğrultusunda gazete ya da derginin biçim ve içeriklerinin oluşturulması, fiyatının belirlenmesi, dağıtımı ve tutundurma çalışmaları dediğimiz pazarlama iletişimi bileşenlerinin uygulanması aşamalarından oluşur. Bu doğrultuda özel liselerin/okulların, kaliteli bir eğitim hizmeti verebilmek ve oluşan rekabet ortamında başarılı olabilmek için pazarlama stratejilerini en iyi biçimde uygulamaları gerekmektedir. Araştırmanın amacı; özel liselerin/okulların eğitim hizmetlerinin pazarlanması ile ilgili faaliyetleri uygulayabilme seviyelerini internet sitelerinde verilen bilgilerden hareketle ortaya koymak ve bu sonuçlardan hareketle önerilerde bulunmaktır. Araştırma bölümünde seçilen 33 okulun yıllık fiyatları, şube sayıları ve pazarlama iletişimi ile hizmet özellikleri açısından web sitelerinin içerikleri incelenerek bir değerlendirme ve gruplandırma yapılmıştır. Metinsel çözümlememize göre, pazarlama bileşenleri stratejileri açısından iki bileşenin konumu önem taşımaktadır: Ürün/eğitim hizmeti ve fiyatı/ücreti. Ağırlıklı değerleme ve yaygın yararlanma olanağı sıralamamızda ise, ilgili okulların, kendi grubu içinde ve diğerlerine karşı rekabetçi konumu görülmektedir. Kendi liginin "şampiyonları" ile diğerlerine göre yakınlık ve uzaklıklarını rekabet uzayında konumlandırmak ve buna uygun olarak pazarlama bileşenleri stratejilerini geliştirmek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Hizmet Pazarlaması, Eğitim, Özel Liseler
Güzel Sanatlar liselerinde Türk Sanat Müziği koro dersinin yeri ve önemi
Güzel Sanatlar Liselerinde okuyan öğrencilerin, Türk Sanat Müziği Teori Uygulama ile Türk Sanat Müziği Koro dersinin paralel olarak dört yıl boyunca devam ettirilmesi sonucunda ortaöğrenimden sonra eğitimine devam edeceği yükseköğrenim kurumunda da eğitimini, repertuvar ve teori derslerini daha üst seviyeye çıkarması düşünülerek bu çalışma hazırlanmıştır. Buna göre Türk Sanat Müziği repertuvar ve teori geliştirmenin sürekliliğinin olması adına Güzel Sanatlar Liselerindeki Türk Sanat Müziği Koro dersinin hem makamsal hem de makamların uygulamasında büyük rolü olan eserlerin seslendirilmesi, Güzel Sanatlar Liselerinde dört yıl boyunca Türk Sanat Müziği Teori Uygulama dersi ile Türk Sanat Müziği Koro dersinin paralel olarak işlenmesi gerektiği bir gerçektir. Koro ve koroda ses eğitiminin yeri, önemi ve işlevi böylesine geniş iken, ülkemizde özellikle Türk Müziği, Türk Sanat Müziği eğitimi veren Güzel Sanatlar Liselerinde farklı uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Bunun için ders müfredat programları incelenmiş, öğretmen- öğrenci fikirleri alınmıştır. Görüşme apılarak dersin işlenişinin sürekliliğinin devam ettirilmesine ait bilgilere ulaşılmıştır. Günümüzde Türk Müziğinin iki ana kolundan biri olan Türk Sanat Müziği eğitiminin verildiği en önemli kurumlardan biri olan Güzel Sanatlar Liselerinde koro eğitiminin günümüz teknikleri kullanılarak en doğru şekilde verilmesi kültür-millet ilişkisi göz önüne alındığında hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma bir yüksek lisans tez konusu olması bakımından ayrıca önem taşımaktadır.
Van Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapan piyano öğretmenlerinin piyanoda deşifre kullanımına yönelik görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmada GSL'nde görev yapan piyano öğretmenlerinin piyano eğitiminde deşifrenin önemine ilişkin düşüncelerinin neler olduğunun belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van İlinde görev yapan piyano öğretmenleri, örneklemini ise Van Tuşba GSL'nde görev yapan beş (5) piyano öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada "amaçlı örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, var olan bir durumun derinlemesine incelenmesini sağlayan nitel araştırma yöntemlerinden "durum çalışması" modeline dayalı olarak planlanmıştır. Araştırma verileri; piyano eğitiminde deşifre yöntemine yönelik öğretmenlerin düşünce ve varsa piyano eğitimi uygulaması süresince kullandıkları yöntemlerin tespit edilmesi amacıyla dokuz sorudan oluşan "yarı yapılandırılmış görüşme formu" ile toplanmıştır. Bu form araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Verilerin toplanması için öncelikle MEB'ten gerekli izinler alınmış ve VAN GSL'nde öğretmenlerle yüz yüze bire bir görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sırasında ses kayıt cihazı kullanılmış ve her görüşme yaklaşık 10-15 dakika sürmüştür. Araştırmanın veri kaynağı olan yarı yapılandırılmış görüşme formuna verilen cevaplar içerik ve betimsel analizi teknikleri yoluyla analiz edilmiştir. Veriler analiz edilirken öğretmenlerin ses kayıt cihazındaki görüşlerin dökümü bilgisayara aktarılmıştır. Öğretmenlerin görüşleri bilgisayara aktarılırken her öğretmene bir kod verilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri incelenirken, araştırmacı tarafından kodlar oluşturulmuş ve oluşturulan kodlar belirli temalar etrafında bir araya getirilmiştir. Daha sonra ikinci bir araştırmacı, bağımsız olarak bu görüşler üzerinde okumalar yapmış ve birinci araştırmacı tarafından oluşturulan kod ve temalara uygunluğunu yeniden incelemiştir. İki araştırmacının kodlamaları arasındaki tutarlılık yüzdeleri Miles ve Huberman (1994)'ın önerdiği formüle göre hesaplanmıştır. Bu formüle göre iki araştırmacının kodlamaları arasındaki tutarlık yüzdesi % 94 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, çalışmaya katılan öğretmenlerin görüşlerini mümkün olduğunca aktarabilmek için öğretmenlerin görüşlerinden doğrudan alıntılar yapılmıştır. Verilerin analiz edilmesi sonucunda öğretmenlerin belirttikleri düşünceler, "Deşifre", "Uygulama", "Duyuşsal özellikler", "Öğrenci", "Piyano", "Fiziki şartlar", "Yöntem" ve "Deşifrenin yaptırılması" temaları kapsamında bir araya getirilmiştir. Araştırmanın bulgularından yola çıkarak, piyano eğitiminde deşifre tekniğinin gerekli, önemli ve faydalı olduğu, bu tekniğin öğrencinin piyano becerisini arttırdığı, öğrencilerin bu teknik sayesinde piyanoya karşı olumlu tutum geliştirdiği, piyano öğretilmesi sürecinde öğretmenlerin farklı kaynaklardan faydalandıkları, piyano ders saatinin az olduğu, piyano dersindeki öğrencilerin sayısının fazla olduğu, piyano çalışma odalarının ve piyano sayısının az olduğu sonucuna varılmıştır.
İmam hatip lisesi ve diğer lise mezunu ilahiyat fakültesi öğrencilerinin dini tutumlarının mukayesesi(Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi-Hakkâri Üniversitesi örneği)
Yapılan araştırmanın konusunu farklı liselerden mezun olmuş ve şu an ilahiyat fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin dini tutumlarının belirlenmesi oluşturmaktadır. Araştırmada ilahiyat fakültesi öğrencilerinin daha önce öğrenim gördükleri liselerde almış oldukları din eğitiminin, dini tutumlarını nasıl etkiledikleri ve dini tutumları arasında anlamlı bir farklılaşmanın olup olmadığı tespit edilmek amaçlanmıştır. Bu amaçla daha önceden hazırlanan ve uzman görüşü ile uygulanabilirlik onayı alınan anket Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Hakkâri Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğrenim gören 300 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada öğrencilerin dini tutumlarının yanı sıra; yaş, cinsiyet, yaşanılan yer, ekonomik düzey, mezun olunan lise gibi demografik değişkenler ile dini tutumları arasındaki farklılıklar da incelenmiştir. Ayrıca; öğrencilerin dini tutumları ile yükseköğrenim boyutu, inanç boyutu, davranış boyutu ve sosyal etki boyutu arasındaki ilişki de ele alınmıştır. Yapılan araştırmada öncelikle tezin teorik kısmı ele alınarak açıklanmış, araştırma çerçevesinde daha önce yapılan çalışmalar incelenmiş, konu ile ilgili makale, tez ve kitaplardan faydalanılmıştır. Araştırmada mevcut durumun tespitinin olduğu gibi yapılabilmesi için tarama modelinin veri toplama araçlarından anket tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında değerlendirilmiştir. Verileri analiz etmede betimsel istatistiklerden (frekans, yüzde) yararlanılarak çapraz tablolar oluşturulmuş ve ki-kare analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Mesleki ve teknik anadolu liselerinde tarih öğretiminin, öğretmen görüşlerine göre problemleri ve çözüm önerileri (Van örneği)
Bu çalışma, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde Tarih öğretiminin Öğretmen Görüşlerine Göre Problemlerini (Van Örneği) tespit etmeyi ve tespit edilen problemlere çözüm önerileri getirmeyi amaçlamaktadır. Van il merkezinde bulunan farklı türlerdeki meslek liselerinde görev yapmakta olan toplam 50 tarih öğretmeni çalışma alanı içerisinde yer almaktadır. Meslek liselerindeki tarih öğretiminin problemlerini Van İli'nden hareketle tespit edebilmek amacıyla öğretmen görüşlerine başvurulmuştur. Bu amaçla hazırlanan anket meslek liselerinde görev yapan tarih öğretmenlerine uygulanmıştır. Veriler elde edildikten sonra, sonuçlar SPSS (Sosyal Bilimler İstatistik Paket Programı) Paket İstatistik Programıyla değerlendirilmiştir. Literatür taramasıyla ortaya konulan ve anketten çıkan çözüm önerilerinin meslek liselerinde tarih öğretiminin problemlerinin çözümüne katkı sağlaması ümit edilmektedir. Kamuoyunda son yıllarda sıkça gündeme gelen 'Meslek Liselerinin Eğitim-Öğretim Problemleri' konusuna, acaba 'Tarih Öğretiminin Problemleri' nelerdir? Sorusuyla yaklaştığımız bu araştırma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde problemin durumu, tarih öğretimi, araştırmanın amacı, problem cümlesi, alt problemler, sayıltıları, sınırlılıklar ve tanımlar; ikinci bölümde konuyla ilgili araştırmalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi, modeli, evreni, örnekleminin yanı sıra, araştırmada kullanılan veri toplama aracı ve verilerin analizi; dördüncü bölümde bulguların nasıl analiz edildiği konularına yer verdik. Beşinci bölümde tartışma ve sonuç kısmına, altıncı bölümde ise önerilere yer verilmiştir. Üçüncü Bölümde araştırmanın bulguları ve bu bulgulardan elde ettiğimiz bilgilerin yorumlanması, son bölümde ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler Mesleki Eğitim, Tarih Öğretimi, Tarih Öğretmeni, Problem durumu.
Lise müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma, lise müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Van İli İpekyolu, Edremit ve Tuşba İlçelerindeki liselerde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yönetimi ile seçilen öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Conger ve Kanungo (1994) tarafından geliştirilen Aykanat (2010) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "Karizmatik Liderlik Ölçeği" (KLÖ) ve Dyn vd. (2003) tarafından geliştirilen Taşkıran (2010) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" (ÖSÖ) ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı analizler (aritmetik ortalama, standart hata, standart sapma, frekans, varyans, yüzde), parametrik fark testler (t testi ve ANOVA), Pearson Çift Yönlü Korelâsyon analizi kullanılmıştır. Grup ortalamaları arasındaki farkın test edilmesinde α= ,05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırmanın bulguları neticesinde; ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul müdürlerinin karizmatik liderlik davranışını "vizyon belirleme", çevresel duyarlılık" üye ihtiyaçlarına duyarlılık" statükoyu sürdürmeme" boyutlarında ve ölçek toplamında sergiledikleri sonucu elde edilmiştir. Genel bir ifade ile okul müdürlerinin karizmatik liderlik davranışı sergiledikleri belirlenmiştir. Analizler neticesinde cinsiyeti mesleki kıdem, müdürle çalışma süresi değişkenleri açısından anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre örgütsel sessizlik düzeyleri incelendiğinde çalışma örnekleminde yer alan öğretmenlerin "savunmacı sessizlik" boyutunda sessizlik davranışı içinde olmadıkları, "korumacı sessizlik" davranışı sergiledikleri, kısmen "kabullenici sessizlik davranışı sergiledikleri" ve genel olarak ölçek toplamında ise yine "orta" düzeyde sessizlik davranışı içinde oldukları belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları yaş, mesleki kıdem, müdürle çalışma süresi değişkenlerinde anlamlı farklılık belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizinde ise karizmatik liderlik ile örgütsel sessizlik arasında ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükleri: Liderlik, karizmatik liderlik, sessizlik, örgütsel sessizlik, okul müdürü, okul, öğretmen
Erzurum mülkî idâdîsi
İdâdî, ortaöğretim veren okullar hakkında kullanılan bir terimdir. Arapça "idâd" kelimesinden türemiş olup hazırlama ve yetiştirme anlamlarına gelmektedir. İbtidâîye ve rüşdiye okullarından sonra gelen idâdîler, idâdîye olarak da adlandırılırdı. İdâdîler, ortaöğretimin bir kademesi olarak 1869 Maârif-i Umûmiye Nizamnâmesi ile ele alınacak ve gerçek kimliğine bu tarihten itibaren kavuşacaktır. 1873 yılında Dâr'ül-maârif binası ilk mülkî idâdîye dönüştürülmüştür. 1884 yılında alınan bir kararla vergilere zam yapılma kararı alınmış ve sonuçta bu vergiler sayesinde taşrada birçok idâdî açılmıştır. Açılan bu idâdîlerden biri de Erzurum Mülkî İdâdîsidir.1885 yılında açılmasına karar verilen Erzurum Mülkî İdâdîsinde, 1889 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başlanmıştır.1891 yılında beş sınıflı olan Erzurum Mülkî İdâdîsine, Mülkî Rüşdiyenin son iki sınıfı da ilave edilerek yedi sınıflı leylî bir idâdî oluşturulmuştur. 1913 yılında Erzurum Mülkî İdâdîsi, alınan karar gereği sultânîye dönüştürülmüştür. Bu çalışmada, Klasik ve Yenileşme Dönemi eğitim kurumları ile Erzurum Mülkî İdâdîsi hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler : Osmanlı Eğitim Sistemi, Ortaöğretim, İdâdî, Erzurum Mülkî İdâdîsi, Eğitim Kurumları
Okul yöneticilerinin okullarda şiddeti önlemede sahip olması gereken yeterlikler üzerine bir inceleme (Uşak ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin görüşlerine göre orta öğretim kurum larındaki okul yöneticilerinin öğrenciler arasındaki şiddeti önlenmede sahip olması gereken yeterlikleri belirlemektir. Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evreni, Uşak ili merkez ve beş ilçesinde ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 36 devlet orta öğretim okulu bulunmaktadır. Bu devlet ortaöğretim okullarında 991 öğretmen görev yapmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise random yöntemi ile seçilen 352 öğretmen den oluşmaktadır.Araştırmacılar tarafından oluşturulan, güvenirliği ve geçerliği test edilen bir ölçme aracı kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15 paket programında çözümlen miştir.Öğretmenlerin görüşlerine göre okul yöneticilerinin şiddeti önlemede sahip olması gereken yeterlilik düzeylerinin cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için t-testi uygulanmıştır.Öğretmenlerin görüşlerine göre okul yönetici lerinin şiddeti önlemede sahip olması gereken yeterlilik düzeylerinin okul türüne göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi (anova) uygulanmıştır.Araştırma bulguları öğretmenlerin görüşlerine göre, okul yöneticilerinin şiddeti önlemede sahip olması gereken yeterliklerden öğrenci,veli-çevere ve eğitim ortamı boyutunda pek çok düzeyde,öğretmen boyutunda ise çok düzeyde olduğu belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Okul Yöneticisi, şiddet
Liselerde okul terki riskinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Uşak ili örneği)
Bu çalışmada 2017-2018 tarihleri arasında Uşak ilindeki lise öğrencilerinin okul terki riski taşıyıp taşımadığı araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini Uşak ili ve ilçelerindeki liselerde bulunan 17.209, örneklemini ise 725 adet lise öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin okul terk riskini ölçmek için Yorğun tarafından 2014 yılında geliştirilen "Okul Yaşantıları Ölçeği (OYÖ)" uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 17.0 aracılığıyla değerlendirilmiştir. Betimsel istatistikler ile riskin araştırmanın alt problemlerinde yer alan değişkenler için ne oranda görüldüğü, daha sonra ise ANOVA testi verilerine göre OYÖ' deki her bir alt ölçek bağlamında anlamlı bir fark taşıyıp-taşımadıkları ve anlamlı farkın hangi gruplar arasında olduğu ortaya konmuştur. Yapılan analiz sonucu genel risk ortalamasının 2,60 oranında olduğu görülmüştür. Öğrencilerin genel anlamda yüksek düzeyde okul terki riski taşımadığı ancak, sınıf düzeyi (12.sınıf) okul türü (Anadolu Meslek Lisesi) ve veli eğitim düzeyi değişkenlerinde, OYÖ' nün alt ölçeklerinden en fazla "Kendini Geri Çekme" alt ölçeği bağlamında orta düzeyde risk taşıdıkları saptanmıştır. Araştırmanın diğer değişkenlerinden biri olan cinsiyet değişkeni için riskin orta düzeyde ve erkek öğrencilerde "Akran Grubunun Okula Yönelik Tutumları" boyutunda olduğu ortaya çıkmıştır. Veli eğitim düzeyi değişkeninin okul terk riskine etkisinin en yüksek düzeyde "Kendini Geri Çekme" boyutunda olduğu görülmüştür. Baba eğitim düzeyi "ilkokul terk", anne eğitim düzeyi "ilkokul" olan öğrencilerde orta düzeyde risk olduğu tespit edilmiştir. Not ortalaması değişkenine göre yedi alt ölçeğin altısında orta düzeyde risk tespit edilmiştir. Riskin en fazla 0-49 arası not ortalamasına sahip öğrencilerde olduğu ve "Akran Grubunun Okula Yönelik Tutumları" alt ölçeğinde olduğu görülmüştür. Devamsızlık değişkeni için özürlü devamsızlığı 10 gün ve üzeri olan öğrencilerde yedi alt ölçeğin altısında orta düzeyde risk tespit edilmiştir. Aynı şekilde özürsüz devamsızlığı 15 gün ve üzeri olan öğrencilerde ise, OYÖ tüm alt ölçeklerinde orta düzey risk tespit edilmiştir. Araştırma sonunda alan yazındaki diğer bazı araştırma bulgularıyla örtüşen sonuçlara ulaşılmıştır. Diğer değişkenler içinden en fazla devamsızlık, düşük akademik başarı, düşük eğitim seviyesine sahip ebeveyne sahip olma, tek ebeveyne sahip olma gibi olguların okul terki riskini artırdığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Okul Terki, Okul Terk Riski, Lise.
Bina ergonomisi açısından kamu-özel lise karşılaştırması: Uşak ili örneği
Bu çalışma okullardaki gürültü düzeyi, aydınlatma düzeyi, termal konfor (sıcaklık, nem, hava akımı) değerlerini ve okul binası içinde bulunan birimlerin (sınıf, kat koridoru, ıslak hacim, merdiven) ergonomik özelliklerini belirlemek için yapılmıştır. Seçilen özel okul ve devlet okullarının kıyaslanması, yönetmelik ve standartlara uygunluklarına bakılarak yapılmıştır. Ergonomik yönden okul birimlerinin alan x hacim ölçümleri metre kullanılarak yapılmıştır. Islak hacimlerin, dersliklerin ve bina merdivenlerinin öğrenci sayısına göre kapasitelerinin ve kişi başına düşen alanın yeterli olup olmadığı Milli Eğitim Bakanlığı standartlarına ve yönetmeliğine uygunluğu yönünden incelenmiştir. Çalışma tanımlayıcı tipte olup, Uşak ili merkez sınırları içerisinde kalan iki özel lise ve iki devlet lise binası belirlenerek toplamda dört okuldan oluşan örneklem grubu oluşturulmuştur. Ölçüm için gürültü ölçüm cihazı Cesva SC310, aydınlık şiddeti ölçüm cihazı Extech SDL400, mikro klima analiz cihazı Delta ohm HD 32.3 kullanılmıştır. Ölçümlerden elde edilen bulgular neticesinde gürültü düzeyi ölçüm sonuçları, ders saatinde sınıf içi ve okul dış alan gürültü düzeyi dört okul içinde sınır değer aralığında kalmıştır. Sınıf içi teneffüs saati gürültü düzeyi ise üç lisede sınır değerlerin üzerinde kalmıştır. Özel ve devlet liselerinin aydınlatma ölçüm sonuçlarının da uygun değerlerde olmadığı görülmüştür. Çalışma sonucunda, okul binalarının yapılacağı konum başta olmak üzere bütün ergonomik özelliklerin tasarım aşamasında düşünülerek eksiksiz yapılması gerektiği görülmektedir. Okul türleri, toplam öğrenci mevcudu, okul bina konforları farklı olsa da eğitimde kalite ve konforun artmasını sağlayan önemli etkenin ergonomik koşulların bir arada sağlanabilmesi olduğu görülmektedir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki liselerde görev yapan öğretmenlerin okul akademik iyimserliğine ilişkin görüşleri
Bu çalışma öğretmenlerin akademik iyimserlik düzeyinin belirlenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırma evreni 2021 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki liselerde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırma örneklemi ise, bu evrenden rastgele seçki örnekleme yöntemi ile seçilen öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu çalışmada kesitsel tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmada veriler Okul Akademik İyimserliği ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma da kullanılan ölçeklerle toplanan verilerin istatistiksel çözümlemeleri SPSS 20,0 paket programı ile yapılmış; verilerin analizinde t-tesi, yüzde, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), frekans kullanılmıştır. İlk olarak araştırmada Okul Akademik İyimserliğine ilişkin ortalama, mod, medyan, standart sapma gibi betimleyici istatistikler yoluyla öğretmenleri akademik iyimserlik düzeyleri incelenmiştir. İkinci olarak öğretmenlerin Okul Akademik iyimserlik düzeylerinin yaş, cinsiyet, eğitim durumu, okulun bulunduğu ilçe, medeni durum, okulun sahip olduğu öğrenci sayısı ve okul türü gibi demografik değişkenler bakımından anlamlı farklılık gösterip göstermediği T testi (Bağımsız Örneklemler T testi) ve ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) ile incelenmiştir. Tek Yönlü Varyans Analizi de gruplar arasında anlamlı bir farklılaşma görüldüğünde Post-Hoc testler aracılığıyla farklılıklar hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin Okul Akademik İyimserlik düzeyleri demografik değişkenler açısından anlamlı bir farklılık görülmemiştir.
Farklı nitelikteki liselerde öğrenim gören öğrencilerin fiziksel aktivitelerdeki sosyal destek düzeyleri ile beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının incelenmesi
Araştırmanın amacı, Konya ilindeki farklı türde olan liselerde eğitim gören öğrencilerin fiziksel aktivitelere katılmalarına etki eden sosyal destek düzeyleri ile beden eğitimi dersi için geliştirdikleri tutumlarının bilimsel yöntemler kullanılarak ortaya konulmasını sağlamaktır. Araştırmada betimsel çalışma modeli uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, Konya ilinde bulunan farklı nitelikteki liselerde aktif olarak öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise, Meram Anadolu Lisesi, Konevi Anadolu Lisesi, Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi, Hocacihan Anadolu İmam Hatip Lisesi, Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Selçuklu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Konya Spor Lisesinde öğrenim gören toplamda 1658 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Farias Junior vd. (2014) tarafından geliştirilen ve Küçükibiş ile Eskiler (2019) tarafından Türkçe'ye ve Türk popülasyonuna uyarlamak amacıyla güvenirlik ve geçerlilik çalışması yapılan Fiziksel Aktivitelerde Sosyal Destek Ölçeği ile Güllü ve Güçlü(2009) tarafından geliştirilen Ortaöğretim Öğrencileri İçin Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği verilerin toplanması amacıyla kullanılmıştır. Verilerin analizi IBM SPSS 25.0 paket programı yardımıyla yapılmıştır. Betimsel verilerin analizinde yüzde, frekans, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri ile ilgili normallik varsayımı kutu-çizgi grafikleri, dal-yaprak grafikleri, Q-Q grafiği ve çarpıklık-basıklığa dair veriler ile değerlendirilmiştir. Geçerlilik çalışmasında Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirlik çalışmasında Cronbach's Alfa iç tutarlılık güvenirlik analizi kullanılmıştır. Ölçek puanları arasındaki ilişkilerde pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Gruplar arası farklarda ise ANOVA ve Bağımsız Gruplar t-Testi kullanılmıştır. Varyansların homojenliği varsayımı Levene testi ile incelenmiştir. Varyansların homojen olmadığı durumlarda varyanslar homojen olmadığında kullanılan t- Testi istatistikleri ve Welch testi kullanılmıştır. Toplanan verilerin faktör analizine olan uygunluğu Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) katsayısı ve Bartlett testi ile incelenmiştir. Sonuç olarak, Fiziksel Aktivitelerde Sosyal Destek Ölçeği Ebeveyn Sosyal Destek ve Akran Sosyal Destek boyutu puanları ile Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu ve fiziksel aktivelerde sosyal destek düzeyi yüksek olan öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik olumlu tutum geliştirdiği tespit edilmiştir.
An investigation on life center unit's design criteria in inclusive education environments: A case study on SERÇEV Accessible Vocational High School
In Turkey, disabled people's interaction with their physical environment poses many difficulties for their daily lives. For those with special needs, social integration to society should be encouraged from early ages. Increasing the level of communication and creating an inclusive environment would boost disabled people's self-confidence and help them realize their true potential. In this context, the existence of an accessible environment is highly important for the disabled in terms of increasing their interaction with the society. Accessibility in design is an approach not only embodying spatial and environmental solutions, but also promising a fair society. In this sense, access to educational facilities brings about a problem for children with special educational needs. Disability should be discussed in different context to help promote accessibility in educational environments accommodating broad and distinctive participants. Universal design, which is cultivated by existence of many other terms bringing affluence in literature for both accessibility and usability such as design for all, inclusive design, barrier free design, transgenerational design, stands on a unique position in discussion concerning the design requirements of educational environment to promote equality. In this sense, inclusive education environment should be provided through universal design principles to provide spatial equality for individuals as much as possible. Students with special educational needs can have strong relationship with their environment thanks to the increase in the efficiency and adequacy in their educational environments with a social-rehabilitation purpose. In addition, support spaces have a significant position in inclusive education environment in terms of rehabilitating and teaching fundamental life skills to students with special educational needs. Life center unit is an enterprise in Ankara Gökkuşağı Primary Schools, having a similar purpose. For this reason, some interviews and investigations were made in Ankara Gökkuşağı Primary School, which demonstrated once again the necessity of support spaces in inclusive schools open for all –including students with special educational needs- to teach them fundamental skills. Life center unit is a place where students can gain empathy and social sensibility beyond regular education and socialize. Related to this topic, the idea of accommodating diverse physical abilities in same educational environment leads to raise the accessibility and usability concerns in inclusive education environment. Social integration, one of the purpose of inclusive education environment, is only possible with support spaces to rehabilitate the abilities of students with SEN. This foresees the need of design criteria for life center unit to define spatial requirements comprehensively. According to reviews on universal design and inclusive education, assessments are made to identify life center unit in terms of user type, type of use, period of use and spatial requirements. In this research, universal design is utilized to solve spatial problems in life center units, both technically and theoretically, to put forward a design approach for future. A design guideline is prepared for further implementation of life center unit in addition to the development of a design project for life center unit of SERÇEV Accessible Vocational High School. In this context, this thesis study, which focuses on "life center unit's design criteria in inclusive education environment", is comprised of six chapters: In the first chapter, definition of the problem, scope of the thesis and methodologies used in the thesis are introduced. In the second chapter, the idea of accessibility and usability are examined with references to the literature. Terms related to the idea of accessibility and usability, are introduced in order to provide further knowledge before in depth analysis of what universal design embodies. Following the definition of the terms, universal design is discussed in terms of its conceptual framework. Disability is analyzed in the context of universal design. In the third chapter, inclusive education is introduced within the concept of special educational needs with focus on both its evolution and purposes. Inclusive education environment is also explained in terms of environmental requirements. In the fourth chapter, existing life center unit in Gökkuşağı Primary School is analyzed in terms of accessibility and usability. Further expectations from life center units are introduced with the help of the interviews conducted to identify the design approaches on life center unit. In the fifth chapter, primitive design decisions on life center units are put forward with conceptual understanding of the project of life center unit in SERÇEV Accessible High School. In the sixth chapter, concurrence between universal design and inclusive education will be discussed in order to take design decisions for inclusive education environments. Conclusion and recommendation are given for further implementations of life center units in order to raise awareness on equality and non-discrimination within an inclusive education environment.
Lise öğrencilerinin kaynaştırma öğrencilerine yönelik sosyal kabul yordayıcıları: Duygusal mesafe ve empati
Bu çalışmada, lise öğrencilerinin kaynaştırma öğrencilerine yönelik duygusal mesafe ve empati düzeyinin sosyal kabule etkisini belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmaya 2022-2023 yılında Türkiye'de bulunan basit tesadüfi örneklem seçme yöntemi ile seçilmiş lise düzeyindeki 721'i kadın, 411'i erkek olmak üzere okuyan 1132 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Sosyal Kabul Ölçeği (SKÖ)", "Ötekine Karşı Duygusal Mesafe Ölçeği" ve "KA-Sİ Ergenler için Empatik Eğilim Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin normallik sınaması Skewness ve Kurtosis değerleri ile test edilmiş ve verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Normal dağılım gösteren değişkenlerin analizinde parametrik test teknikleri kullanılmıştır. Değişkenler arasında farklılıkların belirlenmesinde ise iki grup için bağımsız örneklemler T-testi, ikiden fazla gruplar için tek yönlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonucunda farkın kaynağının belirlenmesinde Post-hoc testi kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirlemede Pearson Korelasyon Analizi, değişkenler arasındaki etkiyi belirlemek için regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada verilerinin analizinde IBM SPSS Statistics 23 paket programı ve excel veri tabanından yararlanılmıştır. Lise öğrencilerinin kaynaştırma öğrencilerine yönelik duygusal mesafe ve empati düzeyinin sosyal kabule etkisinin incelendiği bu çalışmada sonuç olarak; duygusal mesafe ve empati, sosyal kabul düzeyi üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.
Güzel sanatlar lisesi ile diğer liselerde öğrenim gören öğrencilerin 21. yy becerileri - kariyer özyeterliği ve kaygısı düzeylerinin karşılaştırılması ve sanatla ilgili mesleklere ilişkin görüşleri
Bu çalışmanın amacı; Güzel Sanatlar Lisesi ile diğer liselerde öğrenim gören öğrencilerin 21.yy becerileri, kariyer özyeterliği ve kaygısı düzeylerinin lise türlerine göre karşılaştırılması ve sanatla ilgili mesleklere ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Ayrıca, 21.yy becerileri, kariyer özyeterliği ve kaygısı düzeylerinin arasındaki ilişki ve bazı demografik özelliklere göre bu değişkenlerin puan ortalamaları arasındaki farklar araştırılmıştır. Bu araştırma hem ilişkisel (korelasyonel) tarama modeli hem de betimsel çalışmalar kapsamında yer alan tarama (survey) modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nicel ve nitel çalışma araştırmanın alt problemlerine uygun olarak bir arada yer almıştır. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılı Muğla ve Denizli ilinde yer alan Fen Lisesi, Anadolu liseleri, Anadolu Meslek Liseleri (Güzel Sanatlar Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Proje İmam Hatip Lisesi vb…) gibi üç farklı eğitim grubunda öğrenim gören toplamda 1152 öğrenci (717 kız, 435 erkek) oluşturmaktadır Araştırmada veri toplama aracı olarak Çok Boyutlu 21. yy Becerileri Ölçeği, Kariyer ve Yetenek Gelişimi Özyeterliği Ölçeği, Kariyer Kaygısı Ölçeği, Sanatla ilgili Mesleklere İlişkin Açık Öğrenci Görüşleri ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS 26.0 paket programı yer almıştır. Araştırmanın alt problemlerinin istatistiksel analizinde; ortalama, frekans, yüzde dağılımı, standart sapma, t testi, Anova, korelasyon testi gibi istatistiksel teknikler ve betimsel içerik (nitel) analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda 21.yy becerileri toplam puanında lise türlerine bağlı olarak anlamlı bir şekilde değişmektedir. Lise türlerine göre, 21. yy becerileri ölçeğinin alt boyutlarının değerlendirmesinde; Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı (1. alt boyut) ve Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Becerileri (2. alt boyut) alt boyutlarında okul türleri arasında anlamlı bir fark (ilişki) vardır. 21.yy beceri toplam puan ortalamaları, demografik değişkenlerden cinsiyet, okul öncesi eğitim alma durumu, anne ve baba tutumlarına göre anlamlı ilişkiler analiz edilirken sınıf ve sosyo-ekonomik durum değişkenlerine göre anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kariyer ve Yetenek Gelişimi Özyeterliği Ölçeği toplam puanında lise türlerine göre anlamlı bir fark(ilişki) yoktur. Lise türlerine göre, Kariyer ve Yetenek Gelişimi Özyeterlik ölçeğinin sadece Çalışma Alışkanlıkları ve Değerleri (2. alt boyut) alt boyutunda anlamlı bir ilişki vardır. Kariyer ve Yetenek Gelişimi Özyeterlik toplam puanları demografik değişkenlerden anne baba tutumları ve sosyo-ekonomik durum değişkenlerine göre anlamlı ilişkiler var iken cinsiyet, sınıf, okul öncesi eğitim alma durumu değişkenlerine göre fark yoktur. Kariyer kaygısı toplam puanı, lise türü değişkenine göre gruplar arasında anlamlı bir ilişki vardır. Kariyer kaygısı ölçeğinin sadece Aile etkisi (1. alt boyut) alt boyutunda okul türleri arasında anlamlı bir fark (ilişki) var iken diğer Meslek Seçimine Yönelik Kaygılar (2. alt boyut) alt boyutunda gruplar arasında anlamlı bir fark (ilişki) tespit edilmemiştir. Kariyer kaygısı ölçeği toplam puanları demografik değişkenlerden cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, anne baba tutumları, sınıf değişkenlerine göre anlamlı ilişkiler bulunmuş iken okul öncesi eğitim alma durumuna göre ilişki yoktur. Araştırmaya dahil olan tüm lise türlerine göre Kariyer Özyeterliği ile 21.yy Becerileri değişkenlerinin puanları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Kariyer Kaygısı ile Kariyer Özyeterliği değişkenleri arasında negatif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki söz konusudur. Kariyer kaygısı değişkeninin 21. yy becerileri değişkeni ile olan ilişkisine bakıldığında yine negatif yönlü düşük bir ilişkiden söz edilebilir. Buna göre 21. yy Becerileri artıkça Kariyere ilişkin özyeterlik artarken, Kariyer Kaygısı azalmaktadır. Araştırmanın nitel bölümünde öğrencilerin sanatla ilgili mesleklerin sosyo-ekonomik durumu ve toplumun bu mesleklere bakış açısı ile ilgili yazılı görüşleri alınmıştır. Buna göre Ortaöğretim öğrencilerin büyük bir çoğunluğu (%75) toplumun sanata değer vermediğini düşünmektedir. Aynı oranda öğrenciler, üniversitelerin sanatla ilgili lisans programlarından mezun olanların sektörde iş bulma sıkıntısı çektiğini, çalışanların ise ekonomik zorluk yaşadıklarını düşünmektedir. Sonuçlar alan yazın araştırmaları doğrultusunda tartışılmış, yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Sanat eğitiminde güzel sanatlar liselerinde desen dersinin önemi, bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve kazanımlar
Bireylerin lise eğitimiyle beraber toplumda yer edinmek, sosyal ve ekonomik anlamda hayat standartlarını yaşanabilir kılmak istedikleri gözlenmektedir. Kendilerini ifade edebilecekleri, mutlu olabilecekleri mesleği seçmeleri gereken tam bu noktada, lise eğitimi önemli bir adım olarak karşılarına çıkmaktadır. Güzel Sanatlar Liseleri, özel yetenek gerektiren üniversitelere gitmek isteyen öğrencilerin, yüksek öğretim programına hazırlanırken idarenin ve öğretmenlerin onlara iyi birer rehber olmalarını amaçlamaktadır. Bu nedenle yetenekleri doğrultusunda bir sınavdan geçip isteyerek geldikleri GSL'den, aldıkları eğitim ve öğretim sonucunda, kendilerini bir sonraki süreç olan üniversite sınavına hazır hissetmeleri için, öğrencilerin bu ihtiyaçlarını karşılayacak bir zemin oluşturulmalıdır. Bilgi ve becerilerinin ölçüldüğü fakültelerin yapmış olduğu sınavlarda öğrencilerin korku ve kaygı duyguları yoğundur. Özellikle fakültelere giriş sınavlarında kendilerinden istenen desen ve imgesel çalışmalarını yapamayacağını düşünen öğrenciler, özel kurslarla bu eksikliklerini tamamlamaya çalışmaktadır. Bu çalışmanın amacı çağdaş yaklaşımlar çerçevesinde sanat eğitimi alan öğrenciler için Güzel Sanatlar Lisesinin önemini vurgulamak ve desen eğitiminin yeterliliğini araştırmaktır. Araştırma kapsamında 2021-2022 eğitim öğretim yılında sekiz ayrı ildeki (Osmaniye, Hatay, Adana, Mersin, Adıyaman, Gaziantep, Batman, Van) Güzel Sanatlar Lisesi 11 ve 12. sınıf kademesinde bulunan 400 öğrenciye ulaşılarak bir anket çalışması yapılmıştır. SPSS 24 programı yardımıyla analizler yapılarak anket sonuçları değerlendirilmiştir.
Redesigning the high school placement mechanism in Turkey
In this thesis, we study the placement mechanism used for matching eight grade students and high schools in Turkey. We observe that the mechanism does not satisfy the most desirable properties such as individual rationality, strategy-proofness, respecting improvement, non-wastefulness, and fairness. In order for the system to have the desired properties, students must be able to present their original preferences. However, in the current system, this is not possible due to preference restrictions. Our approach is to improve the students' welfare by redesigning the mechanism.
Lise sosyoloji dersi öğretim programının değerlendirilmesi
Bireylerin toplumun yapışım, işleyişini değişimini ve bunların bağlı olduğu toplumsal yasaları kavrayarak toplumsal yaşama uyum sağlayabilmeleri, toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına bilinçlice katkıda bulunabilmeleri, herşeyden önce bireylerin bu konularla ilgili gerekli bilgileri ve düşünme becerilerini kazanmaları ile olanaklıdır. Liselerde bu bilgi ve becerilerin bir bölümü Sosyoloji öğretimiyle karşılanmaktadır. Belirtilen bu bilgi ve becerilerin lise öğrencilerine kazandırılmasında Sosyoloji Dersi Öğretim Programının beklenen işlevi ne ölçüde yerine getirebildiği önem taşımaktadır. Bu da Sosyoloji Dersi Öğretim Programının değerlendirilmesi gereksinimini doğurmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, liselerde uygulanan Sosyoloji Dersi Öğretim Programının bu dersin öğretimini yapan öğretmenlerle bu dersi alan öğrencilerin görüşlerine dayalı olarak değerlendirilmesidir. Araştırma, 1999 - 2000 öğretim yılında Eskişehir'in il ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı liselerde görevli bulunan 45 Felsefe Grubu Öğretmeni ile 500 lise öğrencisinden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Tarama modelinde gerçekleştirilen bu araştırmanın verileri, bu araştıma için geliştirilen, birisi öğretmenlere ötekisi öğrencilere yönelik olarak hazırlanmış iki ayrı anket aracılığıyla toplanmıştır.Anketlerin birisiyle öğretmenlerin Sosyoloji Dersi Öğretim Programının öğeleri ile ilgili görüşleri, ötekisiyle de öğrencilerin Sosyoloji dersi ve öğretimiyle ilgili görüşleri saptanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde "SPSS" bilgisayar programından yararlanılmış, istatistiksel teknik olarak da sayı ve yüzdeler kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Lise Sosyoloji Dersi Öğretim Programının içerik öğesi dışında genelde yeterli ve uygun olduğu, öğrencilerin Sosyoloji dersine karşı olumlu ilgi ve tutumlara sahip oldukları, öğretmenlerin Sosyoloji programım daha etkili uygulayabilmek için güçlük çekilen konularda hizmetiçi eğitim programlarına katılmanın yararlı olacağı görüşünde oldukları anlaşılmıştır.
Anadolu güzel sanatlar liselerinde toplam kalite yönetimi uygulamaları
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ANADOLU GÜZEL SANATLAR LİSELERİNDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ UYGULAMALARI Gülten KOVANCI Eğitim Bilimleri (Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2003 Danışman: Doç. Dr. Esmahan AĞAOĞLU Bu araştırmanın amacı, Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde görev yapan öğretmenlerin ve yöneticilerin okullarında uyguladıkları toplam kalite yönetimi hakkındaki düşüncelerini ortaya çıkarmaktır. Tarama modelinde desenlenen araştırma, 2002-2003 eğitim öğretim yılında Türkiye'de bulunan 40 Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapan, 361 öğretmen ve.58 yönetici üzerinde gerçekleştirilmiş, evrende bulunan öğretmenlerden % 73 'ü ve yöneticilerden % 71'inden kullanılabilir veri elde edilmiştir. Araştırmada, Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde görev yapan öğretmen ve yöneticilerin, okullarında uygulanan toplam kalite yönetimi hakkındaki düşüncelerinin belirlenebilmesi amacıyla, araştırmacı tarafından hazırlanan "Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde toplam kalite yönetimi Uygulamalarına İlişkin Öğretmen ve Yönetici Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Öğretmen ve yöneticilerin okullarındaki toplam kalite yönetimi uygulamalarına ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik maddelerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılmıştır. Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde toplam kalite yönetimi uygulamalarının genel sonuçlarına ilişkin öğretmen ve yönetici görüşleri ve bu görüşlerin farklılık gösterip göstermediği, öğretmen görüşlerinin, kadro, branş, kıdem, öğrenim ve TKY uygulamaları hakkında eğitim alıp almama, yöneticilerin ise, kadro, atanma biçimleri, kıdem, öğrenim ve TKY uygulamaları hakkında eğitim alıp almama değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla ikili küme karşı 1 aştırmalarında "Bağımsız Gruplar Arası t Testi", ikiden fazla küme ııkarşılaştırılmasında ise "Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)" istatistik tekniği kullanılmıştır. Varyans analizi sonunda, "F testi" istatistiğinin anlamlı olduğu durumlarda "Tukey-HSD (Tukey's Honestly Significant Difference Test)" çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemelerinde, anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Araştırma ile ilgili tüm istatistiksel çözümlemelerde "SPSS 9.0 for Windows" paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre, Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde görev yapan öğretmenlerin ve yöneticilerin, "büyük bir bölümünün" okullarında toplam kalite yönetimi uygulamalarının genel anlamda gerçekleştiği görüşünde oldukları saptanmıştır. Öğretmenlerin, TKY uygulama sonuçlarına ilişkin görüşlerinin "orta", yönetici görüşlerinin ise "iyi" düzeyde olduğu ve görüşler arasında anlamlı bir farklılık bulunduğu tespit edilmiştir. Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde görev yapan öğretmenlerin görüşleri, branş, öğrenim ve TKY uygulamaları konusunda eğitim alma değişkenlerine göre farklılık göstermezken, kadro değişkem açısından geçici görevli öğretmenler lehine ve kıdem değişkenine göre 16-20 yıl kıdeme sahip olan öğretmenler aleyhine anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır. Bu okullarda görev yapan yöneticilerin ise kişilik özellikleri açısından hiçbir değişkende anlamlı farklılık saptanamamıştır. ıu
Spor lisesinde öğrenim gören öğrencilerin zorbalık eğilimi ve zorbalık ile baş etmede sporun rolü (Aydın ili örneği)
Bu araştırmada Spor Lisesinde Öğrenim Gören Öğrencilerinin Zorbalık Eğilimleri ve Zorbalık ile Baş Etmede Sporun Rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında, İncirliova Spor Lisesi'nde öğrenim gören 440 öğrenciden oluşmaktadır. (N=440) Örneklemini ise evreni bilinen örneklem yöntemi ile hesaplanmış olup (N=206) oluşturmuştur. Çalışmanın yürütüleceği okul seçiminde tipik durum örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemini seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenmiş bireyler oluşturmuştur. Anket uygulamaları Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alındıktan ve ilgili kurumlardan izinler alındıktan sonra uygulanmıştır. Anket uygulamaları katılımcılara Google Formlar üzerinden ulaştırılmış olup araştırmaya katılımda gönüllük esas alınmıştır. Toplamda 233 kişiye ulaşılmış olup eksik ya da hatalı görülen 17 form ve aykırı uç değerler analizi sonucu 2 form değerlendirmeye alınmamış ve toplamda 214 form değerlendirmeye alınmıştır. Veri toplama aracı olarak, birinci kısımda araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler, ikinci kısımda Dölek (2002) tarafından geliştirilen Zorbalık Eğilimi Ölçeği ve üçüncü bölümde Dölek (2002) tarafından geliştirilen Zorbalıkla Baş etme Ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmada araştırma bulguları, katılımcılardan elde edilen veriler üzerinde doğrultusunda SPSS 25,0 paket programı ile yapılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerini tespit etmeye yönelik tanımlayıcı istatistikler ve frekans dağılımları hesaplanmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediğini belirlemeye yönelik yapılan Kolmogrov Smirnov testi sonucu parametrik test varsayımlarının sağlanmadığı bunun sonucunda ikili değişkenler için Mann Whitney U ikiden fazla değişkenler için Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin Zorbalık Eğilimleri ve Zorbalık ile Baş Etme ilişkisi olup olmadığı spearman korelasyon katsayısından (r) yararlanılmıştır. Ayrıca akademik öz yeterlilik ile spora yönelik tutumları arasındaki ilişki Spearman'ın sıralı bağıntısı (rho) ile sınanmıştır. Katılımcıların zorbalık eğilimleri ile cinsiyet, yaş, sınıf, spor yapma sıklığı, spor deneyimi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir (p>0.05). Zorbalıkla baş etme ile cinsiyet değişkenleri arasında yapılan Man Witney U testi sonucu zorbalığa karşı durma, zorbalığı bildirme bilinci ve tepkisiz kalmama bilinci alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); zorbalık eğilimi düzeyleri ile yaş değişkeni arasında yapılan Man Witney U testi sonucu sadece zorbalığa karşı durma, alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05), zorbalık eğilimi düzeyleri ile sınıf değişkenleri arasında yapılan Kruskal Wallis H testi sonucu sadece zorbalığı bildirme bilinci alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); zorbalık eğilimi düzeyleri ile spor yapma sıklığı değişkenleri arasında yapılan Kruskal Wallis H testi sonucu tepkisiz kalmama bilinci ve savunma bilinci alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); zorbalıkla baş etme düzeyleri ile spor geçmişleri arasında yapılan Kruskal Wallis H testi sonucu ölçek toplam ve tüm alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir (p>0.05). Sonuç olarak öğrencilerin Zorbalık Eğilim Düzeyleri toplam puanları çok yüksek düzeyde olduğu, Zorbalıkla Baş etme toplam puanlarının ise düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor Lisesi, Spor, Zorbalık Eğilimi, Zorbalık, Zorbalıkla Baş Etme.