Kıbrıs (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 1983-)
95 theses under this subject heading
Kuzey Kıbrıs Gastronomi Turizmi Potansiyelinin Tespiti ve Geliştirilmesinin Değerlendirilmesi
ÖZ:Çalışmada Kuzey Kıbrıs gastronomi turizm potansiyelinin belirlenmesi, bu potansiyelin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesi yönünde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kuzey Kıbrıs’ın gastronomi turizminin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditlerini SWOT analizi yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışmadan çıkacak sonuçların Kuzey Kıbrıs siyasi otoritelerine, yerel yönetimlere gerekse tüm sektör temsilci ve uzmanları ile yerel üreticilere gastronomi turizmi ile ilgili stratejilerin oluşturulması ve geliştirilmesine fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda bir nitel araştırma deseni olan ölçüt örneklemi ile toplamda 26 kişiye ulaşılarak Gastronomi turizmi ile ilgili fikir yürütebilecek olan kurum ve kuruluşlar, özel sektör uzman ve temsilcileri, akademisyenler, merkezi ve yerel yönetimlerden oluşan katılımcılarla yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Öncelikle katılımcıların Gastronomi turizmi ile ilgili bakış açıları tespit edilmek istenmiştir. Daha sonra Kuzey Kıbrıs Gastronomi turizmi potansiyeli ile ilgili görüşleri alınmış, bu potansiyele sahip olup olmadığı öne çıkarılmıştır. Gastronomi turizminde öne çıkan ve çıkarılması gereken gastronomik ürünler ile ilgili öneriler alınmıştır. Araştırmanın 4,5,6,7 numaralı sorularında da Kuzey Kıbrıs Gastronomi Turizmi güçlü-zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri tespit edilerek SWOT matrisi oluşturulmuştur. Son olarak katılımcılardan Kuzey Kıbrıs’ta gastronomi turizm çalışmalarının yeterli bulunup bulunmadığı sorgulanmış ve gastronomi turizm potansiyelini geliştirmek üzere önerileri alınmıştır. iv Toplanan verilerin bulgulara dönüştürülmesinde, içerik analizi ve SWOT analizi kullanılmıştır. Sorulara verilen cevaplar kendi içlerinde temalandırılmış, en çok tekrar edenler, önem sırasına göre sistematik olarak sıralanarak tanımlanmış ve incelenmiştir. SWOT sorularında elde edilen kodlanmış ifadelerden faydalanarak SWOT Matrisi oluşturulmuştur. Çalışma analizlerine göre, Kuzey Kıbrıs Gastronomi turizm potansiyelinin olduğu sonucuna varılmıştır. Bu potansiyelin geliştirilmesi için çeşitli öneriler verilmiştir ve bu potansiyelin geliştirilmesi için bir yol haritasının çıkarılmasına katkı sağlamak, bu araştırmayı uygulama açısından oldukça önemli kılmaktadır. Gastronomi alanında yapılan farklı çalışmalarda turizmde kullanılmak üzere potansiyelin ortaya konulmamış olması, araştırmanın literatürdeki eksikliği gidermesi açısından oldukça önemli katkılar koyacak ve daha sonra yapılacak akademik çalışmalara zemin hazırlaması ve yol göstermesi açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi Turizmi, Alternatif Turizm, SWOT Analiz, Kuzey Kıbrıs
KKTC Ortaöğretim Okul Müdürlerinin Liderlik Tarzlarının Öğretmenlerin İş Doyumuna Etkisi
In this study, leadership styles of the headmasters who work in the secondary schools situated in Famagusta district of Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) in 2018-2019 academic year, that perceived by teachers and the relationship between leadership style and job satisfaction level declared by teachers were examined. Quantitative research methodology and general survey model were used in the study. In accordance with the aim of this study, 76 teachers who were chosen with the simple random sampling were reached out of 2.227 teachers who work in the secondary schools of TRNC that consists the universe of the study and from the sample of the study consisted 400 teachers who work in secondary schools situated in Famagusta (Gazimağusa Turk Maarif Collage, Famagusta Namık Kemal High School, Dr. Fazıl Küçük Industrial Vocational High School, Gazimağusa Vocational High School, Gazimağusa Commercial High School, Famagusta Çanakkale Secondary School, Famagusta Cambulat Özgürlük Secondary School, Cumhuriyet High School). Before distributing ‘Leadership Style Scale’ and ‘Professional Satisfaction Scale’ which are the data collection surveys, 76 teachers, participants of the research, informed about the aim of the study and the surveys collected after fielded by the teachers. The statistical process and analysis is performed after the data collection process completed. The analyses showed that the most adopted leadership style of the headmasters’ who employed in the secondary schools situated in the Famagusta district of TRNC is democratic leadership while the least adopted one is autocratic leadership perceived by the teachers. Study also revealed that job satisfaction level of the teachers work in the secondary schools situated in the Famagusta district of TRNC, is high. When the relationship between leadership styles perceived by teachers and job satisfaction levels declare by the teachers examined, statistical analysis (correlation analysis) between leadership style scale and job satisfaction scale was performed and it is concluded that there is a substantive positive relationship between democratic leadership style and transformational leadership style sub-dimensions which are in the leadership style behavior scale. Keywords: Leader, Leadership, Leadership Styles and Job Satisfaction
Uzaktan Eğitim Sürecinde (Covid-19 Pandemisi) İlkokul Öğretmenlerinin Etkili Sınıf Yönetimine Yönelik Karşılaştığı Sorunlar
ÖZ: Bu çalışmanın amacı, Koronavirüs (Covid-19) pandemi krizi döneminde KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim kurumlarında eğitim-öğretim faaliyetlerini eş zamanlı (senkron) bir şekilde gerçekleştiren ilkokul öğretmenlerinin, etkili sanal sınıf yönetimi sürecini sağlayabilmek için karşılaştığı sorunları belirlemektir. Bu amaç ile, öğretmenlerin eş zamanlı (senkron) derslerde karşılaştıkları etkili sanal sınıf yönetimi süreci sorunları fiziksel düzen, planprogram, zaman yönetimi, ilişkilerin düzenlenmesi ve davranış düzenlemeleri boyutları altında incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında, KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim kurumlarında eğitim faaliyetlerini eş zamanlı (senkron) bir şekilde gerçekleştiren öğretmenlerin olmasına dikkat edilmiştir. Çalışma grubu belirlenirken her ilçeden (Lefkoşa, Girne, Mağusa, İskele, Güzelyurt, Lefke) nitel boyut için en az 60, nicel boyut için en az 105 gönüllü ilkokul öğretmeni seçilmiştir. Bu çalışmada öğretmenler tarafından toplanan verilerin birbirini teyit etmesi ve inandırıcılığının daha güçlü olması adına karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntem araştırma modellerinden ise yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için; kişisel bilgi formu, “Çevrimiçi Ortamlarda Sınıf Yönetimine İlişkin Değerlendirme Anketi” ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nitel verilere içerik analizi uygulanmış ve Statistical Program for Social Sciences (SPSS) paket programında veriye dönüştürülmüştür. Elde edilen nicel veriler ise SPSS paket programında uygun yöntemlerle çözümlenmiştir. Elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Araştırmada elde edilen verilere göre ilkokul öğretmenlerinin etkili sanal sınıf yönetimi sürecinde birçok sorun yaşadıkları anlaşılmıştır. Yaşanan sorunlar ise fiziksel düzen, öğretimin yönetimi, zaman yönetimi, ilişkilerin düzenlenmesi, davranış düzenlemeleri boyutları altında irdelenmiştir. Yaşanan sorunlar ile ilkokul öğretmenlerinin “Çevrimiçi Ortamlarda Sınıf Yönetimine İlişkin Değerlendirme Anketi” ölçeğindeki düşüncelere katılma sıklığı doğrultusunda sonuçlar karşılaştırılmalı olarak verilmiştir. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda uygulayıcılara ve araştırmacılara öneriler sunulmuştur.
Chabot Duygusal Ayrımlaşma Ölçeği’nin Türkçeye Uyarlanması ve Evli Bireylerin Duygusal Ayrımlaşma Düzeylerinin İncelenmesi
ÖZ: Bu araştırmanın ilk amacı, bireylerin duygusal ayrımlaşma düzeylerini ölçmeye yönelik olarak David Chabot (1993) tarafından geliştirilmiş olan ―Chabot Emotional Differentiation‖ (Chabot Duygusal Ayrımlaşma Ölçeği) ölçeğini Türkçeye uyarlayıp KKTC‘deki evli bireyler üzerindeki güvenirliğini ve geçerliğini test etmektir. İkinci amacı, duygusal ayrımlaşma düzeyleri ile sürekli kaygı ve evlilik yaşam doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Üçüncü amacı ise, evli bireylerin bazı sosyo-demografik değişkenlerine göre duygusal ayrımlaşma düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubu, Gazimağusa‘da yaşayan 265‘i kadın ve 168‘i erkek olan 433 evli bireyden oluşmaktadır. Chabot Duygusal Ayrımlaşma Ölçeği (CDAÖ) kaynak dil olan İngilizceden Türkçeye, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı ve Yabancı Diller Bölümünden her iki dile hakim olan üç uzman tarafından ayrı ayrı çevrilmiş, yapılan çeviriler değerlendirilmiş ve ölçek, yapılan ön deneme uygulamasının ardından Türkçeye uyarlanmıştır. Geçerlik çalışmasında, 14 maddelik ölçeğin yapı geçerliğini test etmek amacıyla yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda iki faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Birinci faktör, Ben Pozisyonu Alma ve ikinci faktör ise, Duygusal Tepkisellik olarak adlandırılmıştır. Bu iki faktör, yapılan doğrulayıcı faktör analizi ile de desteklenmiştir. Ölçeğin güvenirliğini test etmek amacıyla Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayıları hesaplanmış ve güvenirlik katsayıları ölçeğin toplamı için 0.693, Ben Pozisyonu Alma alt boyutu için 0.734 ve Duygusal Tepkisellik alt boyutu için ise 0.628 olarak saptanarak ölçeğin kullanılabilir olduğu ortaya konmuştur. Yapılan analiz sonucunda, evli bireylerin CDAÖ puanları ile Sürekli Kaygı Envanteri (SKE) puanları ve Evlilik Yaşam Doyumu Ölçeği (EYDÖ) puanları arasındaki ilişki değerleri, ölçeğin ölçüt bağıntılı geçerliğini desteklemiştir. Evli bireylerin CDAÖ puanları arasında sosyo-demografik özelliklerine göre anlamlı bir fark olup olmadığının incelendiği analizler sonucunda da, CDAÖ toplam ve alt boyutlarına ait puanlarda yaş, cinsiyet, evlenme biçimi, evlilik sayısı, evlenme yaşı, evlilik süresi ve mesleğe göre anlamlı bir fark tespit edilmezken CDAÖ toplam puanları arasında eğitim durumlarına göre anlamlı bir fark tespit edilmiştir.
Kıbrıs Mutfağında Yerel Ürünlerde Kullanılan Malzemelerin ve Pişirme Yöntemlerinin Bölgelere Göre Analizi
It is believed that there is a broad perception that the cooking method, ingredients, and amounts of local dishes are the same in every region. On the other hand, in every region and every home, cooking techniques, various complementary by-products except for primary ingredients, and cooking equipment differ according to place and / or person. Within the scope of this thesis, the differences and similarities of the main ingredients used in the production of local dishes (Aytotoro / Lefkara Pan, Molehiya, Kolokas Stew, Şeftali Kebab), which are cooked and consumed by local people from six districts of Cyprus, the primary by-products and the scales were examined. The recipes of the dishes were obtained from the local people who have open identities on social media and who have been living in the district for a long time. In this context, 119 recipes were collected. The materials and quantities in the recipes collected were analyzed according to the products and cooking techniques that are most commonly used. As a result of the recipes’ content analysis, the differences and similarities between the techniques used in cooking the local dishes and the amount and varieties of the dishes were revealed, tabulated and shown regionally on the Cyprus map. This thesis is expected to be a reference book for students studying in the fields of gastronomy, culinary arts, and food and beverage, filling a large literature gap in the island cuisine, revealing the structure of Cyprus island cuisine, determining the factors affecting food culture, keeping a record of culinary information, which is considered as intangible cultural heritage, transferring it to new generations. Keywords: Gastronomy, Food Culture, Local Foods, Intangible Cultural Heritage.
KKTC Haber Medyasında 2018 Türkiye Genel Seçimleri Üzerine Bir Söylem Analizi
Political news comes first in the news hierarchy. General elections are one of the periods when political news increase in the new media. The public of Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) as well as the press followed very closely the general election was held in June 24, 2018. Importance of this research is to look at the close relationship between Republic of Turkey and Turkish Republic of Northern Cyprus. This study showed how TRNC’s press represented the General Election of 2018 in Turkey. In this research, six different newspaper with different ideological background have been investigated. These newspapers are Cyprus, Havadis, Yenidüzen, Afrika, Volkan and Star Kıbrıs. These newspapers have examined between June 14 arel June 26, 2018. They are examined 10 day before the election and 2 days after the election. Turkey has made election presidential and parliamentary elections took place on 24 June 2018 on the same day. It was the first time that the political parties entered into this by alliance. The parties were united under two separate groups alliance Under the name Republic Alliance and Nation Alliance, Peoples' Democratic Party (HDP) participated independently. Local elections were held in Northern Cyprus on the same date. In this study, 195 election related news articles were examined by content and discourse analysis technique. The analysis revealed the ideological codes in which newspapers were presented to the election process and the political parties and party leaders involved in the process. The basic approaches [ideologies] of the newspapers regarding the political parties involved in the election process identified. In the study it was found out that Cyprus, Havadis, Yenidüzen and Africa showed an opposition attitude towards the Republican Alliance, especially the ruling party leader President Erdoğan. Among these newspapers, it was seen that Cyprus, Havadis and Africa supported the Nation Alliance . The Star Kıbrıs newspaper, on the other hand, has shown a supportive attitude towards the Republic Alliance. Volkan newspaper, on the other hand, showed an equal attitude towards both alliances. The only newspaper supporting the HDP was the African newspaper. The fact that the newspapers Volkan and Star Kıbrıs did not include any news about the HDP is understood as an solely ideological attitude. Keywords: Political Communication, Relations Turkey-Cyprus, Cyprus Press, General Elections in Turkey
İngilizce Öğretmenlerinin KKTC’de 6-8 Sınıflarda Uygulanan İngilizce Öğretim Programlarına Olan Bağlılıklarının İncelenmesi
The purpose of the research was to evaluate the English Course Teaching Curriculum, wich was developed within the scope of the TRNC Primary Education Development Project (TEPGP), based on the teachers’ opinions and to identify their fidelity towards this curriculum. The population of the study was continued by 225 English teachers who work at state schools affiliated o the TRNC Ministry of National Education and Culture (MEKB) and who teach to 6-8 level classes. The mixed methodology was administered in this study. Concurrent mixed methods was employed as the research design of the study. Descriptive research method was used fort he quantitative data whereas semi-structured interview questions were prepared for qualitative data. Curriculum Fidelity Scale, which was developed by Burul (2018) was utilized as the quantitative data collection instrument. T-test, Kruskal Wallis Test and Dwass-Steel-Critchlow-Fligner (DSCF) test were performed to analyze the quantitative data. On the other hand, content analysis was done for quantitative data. According to the quantitative data, it was revealed that the fidelity level of English teachers was found as 3.22, which can be considered as medium level fidelity. No significant differences was found between the English teachers’ responses and their variables such as gender , seniority in profession, school that they work and faculties that they were graduated. The fidelity level of the English teachers from İskele region was found relatively low considering the region variable. Qualitative data revealed that the fidelity was ensured by teachers to the aim, content, teaching-learning processess and testing and evaluation of the curriculum, however, some necessary changes have been made accoring to the students’ levels by the teachers. Also, it was found that the external factors (teachers’ personal attributes and Professional skills, student profile, in/pre-service teacher education, technological infrastructure of the schools etc.) affected the teachers’ fidelity towards the curriculum. Keywords: Curriculum, Curriculum Fidelity
1-5. Sınıflarda Uygulanan Temel Eğitim Türkçe Dersi Öğretim Programının Sınıf Öğretmenlerinin Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi ve Programa Bağlılık
ӦZ: Bu çalışmanın amacı, MEB’e bağlı TED Kuzey Kıbrıs Kolejinde Türkçe dersini yürüten öğretmenlerin dersin hedef, içerik, öğrenme-öğretme yaşantıları, ölçme-değerlendirme ve Türkçe öğretim programına olan bağlılıkları ile ilgili görüşleri değerlendirilmiştir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi ve bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Elde edilen verileri desteklemek ve bütüncül tek durum deseninin derinlemesine veri elde etme özelliğinden yola çıkarak görüşme yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla, TED Kuzey Kıbrıs Kolejinde 1-5. sınıflar temel eğitim Türkçe dersini yürüten 12 sınıf öğretmeni ile bireysel görüşme yapılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin derse yönelik görüş ve önerileri analiz edilerek sonuçlara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, hedeflerin içerikle ilişkili olmasına yönelik kitapta yer alan metinlerin içeriğinin bilinçli seçildiği, metne dayalı soruların öğrencide iletişim kurma, üretme, araştırma, kelime dağarcığını zenginleştirme becerilerini destekler nitelikte olduğu bulgusu elde edilmiştir. Bununla beraber, seçilen metinlerin yerel ve milli değerlere önem verilerek hazırlandığı dile getirilmiştir. Seçilen metinlerin öğrencide merak uyandırıcı ve yol gösterici olduğu, ayrıca görsellerle desteklendiği ve etkinliklerin çeşitlilik sergilediği ve dilbilgisi konularına ilişkin öğretmenin alternatif ölçme araçları geliştirerek öğrenciye yol gösterici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenin konu hakimiyeti, öğretim programı bilgisi ve öğrencilerin seviyesine uygun yöntem ve teknikler kullanabilmesi yönündeki öğretmen özelliklerinin, öğretmenin programa bağlılığını hem olumlu hem olumsuz yönde etkileyebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretim Programı, program ögeleri, programa bağlılık.
Okul Müdürlerinin Okulu Etkili Kılmak İçin Adanmışlık ve Yönetsel Etkililik Düzeyleri
ÖZ: Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin okulu etkili kılabilmek adına adanmışlık düzeylerini ve yönetsel etkililik açısından seviyelerini ele almaktır. Bu araştırma, ilköğretim okullarındaki müdürlerin okulu etkili kılabilmek için adanmışlık düzeyleri ve yönetsel etkililik arasındaki ilişkiyi ortaya koyma yönelik olduğu için ilişkisel tarama modelinde yürütülmüş bir çalışmadır. Aynı zamanda nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. İlişkisel tarama modeli, değişkenler arasındaki duruma karar vermek ve tahminde bulunmak için kullanılmıştır. İstatistiksel testlerden birden çok değişken arasındaki bağlantıyı ölçmek için yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 Eğitim-Öğretim döneminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ilköğretim okullarında görev alan müdür ve müdür yardımcıları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Gazimağusa’da bulunan ilköğretim okullarındaki toplamda 87 müdür ve müdür yardımcısı dahil olmuştur. Çalışmaya katılan 87 kişinin 65’i erkek, 22’si ise kadın bireyden oluşmaktadır. Araştırmanın istatistiksel analizlerinin değerlendirilmesi için SPSS 20 (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanılmıştır. Ölçümle elde edilen sürekli değişkenler (nicel değişkenler), ortalama ± standart sapma, en küçük ve en büyük değer ile sunulmuştur. Kategorik değişkenlerin (nitel değişkenlerin) sunumu için ise frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Niceliksel ikili grup karşılaştırmalarında parametrik varsayımların sağlanmadığı durumlarda “Mann Whitney U Test” istatistiksel yöntem olarak kullanılmıştır. İkiden fazla grubun ortalamaları karşılaştırılırken parametrik varsayımların sağlanmadığı durumlarda “Kruskal Wallis Testi” istatistiksel yöntem olarak kullanılmıştır. İki nicel değişken arasındaki korelasyona bakmak için “Spearman Katsayısı” kullanılmıştır. Bütün istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi “p≤0,05” olarak kabul edilmiştir. Cinsiyet değişkeni bakımından ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Yaş değişkeni bakımından ölçek puanları arasında istatistiksel anlamlı bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır. Adanmışlık ve Yönetsel Etkililik ölçekleri arasında istatistiksel yönden anlamlı aynı yönlü yüksek derecede bir ilişki bulunmuştur. Adanmışlık ölçek puanları arttığında, yönetsel etkililik ölçek puanları da yüksek derecede artacaktır. Araştırma sonucu elde edilen verilerin analizlerinden yola çıkılarak, katılımcıların ortalamanın üzerinde adanmışlık ve yönetsel etkililik düzeyine sahip oldukları saptanmıştır.
Cinsiyetini Kaybeden Mekânlar Kuzey Kıbrıs’ta Meyhanelerin Dönüşümü Üzerine Bir Analiz
ÖZ: Bu çalışmada Kuzey Kıbrıs’ta kadınların kamusal alanda geçmişten günümüze daha görünür bir konuma ne kadar ulaşabildikleri kamusal alanın bir araya gelinen en popüler mekânlarından biri olan meyhaneler üzerinden incelenmiştir. Cinsiyetçi mekânsal pratiklerin Kıbrıs kültüründe nasıl bir değişim gösterdiği toplumsal cinsiyet bağlamında incelenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yirmi kadın ve on erkek katılımcı ile yapılan görüşmeler çeşitli mekânlarda yer almıştır. Görüşmelerde önceden hazırlanan açık uçlu sorular kullanılmıştır. Kadınlara ve erkeklere yöneltilen sorularla özellikle erkek mekânı olarak tanımlanan kamusal sosyalleşme yerlerine kadınların ne ölçüde giriş yaptıklarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Buna ilaveten, kadınların kamusal alana çıkarken, eğer varsa, yaşadıkları kısıtlılıklar da örneklendirilmek istenmiştir. Görüşmeler, katılımcıların arzu ettiği ortamda ve zaman aralığında gerçekleştirilmiştir. Farklı yaş gruplarından bireylerin olmasına önem verilmiştir. Her yaş grubundan ez az iki katılımcı olmasına, araştırmanın daha güvenilir sonuçlar vermesi bakımından, önem verilmiştir. Görüşme verileri, durum çalışması yaklaşımı ile belli temalar altında tanımlanmıştır. Daha sonra tablolar üzerinde tek tek gösterilen temalar, alıntılara yer verilerek değerlendirilmiştir. Araştırma sorularının neticesinde cevaplara genel anlamda bakıldığında kadınlar halen gündelik hayatta mekânsal sınırlılıklar yaşamaktadırlar. Meyhanelerin modern zamana göre dönüşümü sonucunda kadınlar bu mekânlara giriş yapabilmiştir fakat yine de bedensel, davranışsal ve medeni duruma bağlı olarak bazı kısıtlayıcı olgular sürmektedir. Kamusal alan, eril bakış açısının kontrolcü mekanizmasının neden olduğu baskıyı yansıtmaktadır. Sonuç olarak, Kuzey Kıbrıs kültüründe meyhanelerin cinsiyetli yapısında bazı dönüşümler meydana gelmiş olsa da erkek mekânı olduğunun etkisi sürmektedir. Sadece erkekler değil, kadınlar da kadın arkadaşlarıyla girebilmiş, eski dönemlerin toplumsal kalıp yargılarını bir ölçüde değiştirebilmişlerdir. Yine de, kadınlardan beklenen ve her zaman kadınların görevi olarak görülen aile bakımı, ev bakımı gibi hane içi işler hiçbir dönüşüme uğramamıştır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Mekân, Kadın Emeği, Kalıp Yargılar, Eril Bakış.
KKTC Bankalarının Sosyal Medya Uygulamalarına Yönelik Tüketicilerin Tutumu
ÖZ: Sosyal Medya 2.1 Milyar Facebook kullanıcısı ile işletmelerde marka temsiliyetinin en güç kazandığı platformlarından biri halindedir. Sosyal medyanın hem işletme hem de tüketici açısından fonksiyon olarak işletmelerde karar mekanizmalarına etkisi araştırılmıştır. Bu çalışma ampirik bağlamda KKTC‘deki bankaların sosyal medya etkisi ile marka yönetimi ve kuruma yaptığı katkılar arasındaki ilişkiyi inceler. Çalışmada 150 Katılımcı deneyimini ön plana çıkararak, bankalara olumlu işletme stratejisi olarak dönebilecek faktörleri inceler. Başlıca Tek Yönlü Varyans Testi ve Bağımsız T-Testi analizleri uygulanarak tezin hedef amaçları yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, yaş, hizmet pazarlama, banka takip etme ve harcanan süreler gibi önemli unsurlar anlamlı olarak tespit edilmiştir. Diğer taraftan sonuçlar sosyal medyanın yüksek kullanım oranı ile birlikte daha da önem arz ettiğini göstermektedir. Ayrıca sonuçlar işletmelerin sosyal medyadaki satış stratejilerinin bankaların stratejilerine de yansıdığını göstermektedir.
Kıbrıs Bizans Dönemi Yapıları Mimari Ve Malzeme Özellikleri Ve KorumaYöntemleri Üzerine Metodoloji Çalışması:Kıbrıs’tan Bir Yapı Örneği
ÖZ: Bizans İmparatorluğu, Kıbrıs adasına iz bırakan en önemli medeniyetlerden biridir. Hristiyanlık dinini daha hızlı ve kalıcı bir şekilde yaymak için ada içerisindeki birçok bölgeye dinsel anıtlar ve kiliseler yaptıran Bizans İmparatorluğu, ihtişamlı mimari özellikleri ile tüm dünyaya rehber olurken bu eserlerin bazı örneklerini de Kıbrıs adasında yaptırmıştır. Osmanlı imparatorluğu Müslüman nüfusun artması ile çok kültürlü / dinli bir ada haline gelen Kıbrıs uzun yıllar Hristiyanlar ve Müslümanların ortak yaşam alanı olmuştur. 1960 yılında başlayan iç savaş ile adaya düzenlenen 1974 yılı barış harekatından sonra ise, ada ikiye bölünmüş ve Müslüman Kıbrıslılar Kuzey bölgesine yerleşmiştir. 1974 sonrasında adanın Kuzey’inde kalan, tarihsel açıdan önemli olan yöresel kiliseler, kullanıcılarının yokluğunda, bakım ve onarım göremez hale gelmiş ve yıpranmıştır. Dinsel yapıların farklı dini toplumların himayesinde bulunması, anıtlara verilen değerlere de yansımış ve özellikle kırsal alanlardaki kiliselerde bakımsızlık çok yüksek seviyelere ulaşmıştır. Söz konusu sorunu irdelemek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla, uzun yıllardır kullanım dışı olan ve bakımsızlık dolayısıyla önemli bozulma sorunlarının görüldüğü örnek bir Bizans yapısı olarak Panagia Katharon Manastırı seçilmiştir. Yapı yıllar boyunca bakımsızlığa maruz kalmış ve yıkılmaya yüz tutmuş olan manastır belgelenmiş, yapının strüktür ve malzeme analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu verilere destek amaçlı yapıdan numune alınarak laboratuvarda incelemeler yapılarak malzemeler hakkın da bilgi sahibi olmak hedeflenmiştir. Yapı ile ilgili olarak toplanan veriler ışığında en doğru kararı vererek koruma ve restorasyon ile yeniden işlevlendirme projeleri geliştirilmiştir. Bu araştırma ile, Panagia Katharon Manastırı için bir proje geliştirmenin yanı sıra, kırsal alanlarda bulunan farklı dinsel yapıların yapısal durumlarına dikkat çekmek ve öncü bir çalışma ortaya koymak hedeflenmiştir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Vergilendirme Süreci: Türkiye Cumhuriyeti Hukuku ile Karşılaştırmalı Bir İnceleme
ÖZ: Günümüzde kamu harcamalarının büyük çoğunluğu bireylerden toplanan vergilerden sağlanmaktadır. Bu vergilerin toplanması, kanunlar çerçevesinde devlet ve birey arasında köprü oluşturmakta ve hukuki bir ilişki meydana getirmektedir. Her ülkenin vergilendirme usulü farklı olmakla birlikte vergi toplama noktasında yapılan işlemler benzer olabilmektedir. Bu çalışmada Türk hukuku ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hukuk sistemlerinin vergilendirme sürecinde gerçekleştirdikleri işlemler olan tarh, tebliğ ve tahsil işlemleri karşılaştırmalı olarak irdelenmiştir. Bu işlemler idari bir işlemle tesis edildiklerinden her iki hukuk sisteminin mevzuat değerlendirmeleri yapılmış ve yargının söz konusu işlemlere bakışı incelenmiştir. Tarh ve tebliğ işlemlerinden geçen bir verginin ödenecek aşamaya gelmesini ifade eden tahakkuk aşamasına, KKTC’nin Anglo-Sakson karakterli hukuk sistemini benimsemiş olması dolayısıyla Türk hukukundan oldukça farklı şekillerde yaklaşıldığı tespit edilmiştir. Vergilendirme sürecinin sonlanmasını temsil eden tahsil işleminin nasıl nitelendirildiği ise KKTC hukukundaki yargı kararları analiz edilerek ortaya konmuştur. Bu noktada tahsil işleminin hukuki niteliğinin, Türk hukukundaki gibi idari işlem olduğu saptanmıştır. Ancak, Yüksek İdare Mahkemesi’nin oluşturduğu içtihat kapsamında tahsil işlemini idari işlem olarak görmemesi çalışmanın son bölümünde mahkemenin diğer kararlarından da hareketle tartışılmıştır. Çalışmanın öz kısmını oluşturan üçüncü bölümde iki hukuk sisteminin vergilendirme sürecindeki işlemleri karşılaştırılırken KKTC hukukunda yer alan “dinlenilme hakkı” verginin tarh edilmesinden önce yapılması gereken bir işlem olarak tespit edilmiştir. Dinlenilme hakkının Türk hukukunda da yer bulmasının vergilendirme sürecindeki işlemler açısından kolaylık sağlayacağı düşünülmüş ve bu kavramın Türk hukukuna da kazandırılmasının gerekliliği bir öneri olarak sunulmuştur.
Yükseköğretim Kurumlarının Araştırma Kapasitesinin Geliştirilmesi: Akademisyen Bakış Açısı
ÖZ: Yükseköğretim kurumlarının araştırma kapasitesinin geliştirilmesi konusunda yürütülen bu araştırmanın temel amacı; akademisyenlerin bakış açıları doğrultusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bünyesinde yer alan yükseköğretim kurumlarının ve sistem yönetimleri tarafından araştırma işlevine verilen önem ve değer yanında araştırma işlevinin geliştirilmesi noktasında üniversite yönetimleri tarafından yapılanların belirlenmesi ve yükseköğretim kurumlarının araştırma kapasitelerinin geliştirilmesi adına çözüm önerilerinin belirlenmesidir. Çalışmada derinlemesine inceleme hedeflendiği için, araştırmada nitel yaklaşım kullanılmış ve araştırma kişilerin edindiği deneyimlerin temelinde yatan sebeplere ve kişilerin yaşadıkları bu deneyimlerin nasıl bir bilinç oluşturduğu uzerine odaklandığından fenomenolojik olarak desenlendirilmiştir. Çalışmaya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan bir üniversitede görev yapmakta olan 7 farklı fakülteden toplam 16 akademisyen katılmıştır. Çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme türlerinden biri olan ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri bir saatle bir buçuk saat arasında süren yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla katılımcıların kendi doğal ortamlarında yüz yüze toplanmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda ortaya çıkan bulgular, akademisyenlerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yükseköğretim sisteminde araştırma işlevine yeterince değer verilmediğini ve üniversite yönetimleri tarafından hayata geçirilen çalışmaların araştırma kapasitesini geliştirme noktasında yetersiz kaldığını düşündüklerini göstermektedir. Akademisyenlerin bakış açısından ele alındığı zaman bu durumun araştırma işlevini ve yapılan araştırmaları olumsuz etkilediği yine bulgular arasındadır.
Demokratik Okul Bağlamında Bir Okul Geliştirme Çalışması
ÖZ: Bu araştırmada, eğitim ortamında demokrasi ikliminin gelişmesini destekleyen durumların belirlenmesi ve demokrasi ikliminin gelişmesine engel olan durumları saptayarak ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden, eylem araştırması desenine dayalı olarak yürütülmüştür Araştırma Kuzey Kıbrıs’ın Lefkoşa ilçesinde bir sivil toplum kuruluşuna bağlı vakıf anaokulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında okul yöneticisi, beş yaş grubunda görev yapmakta olan 2 okul öncesi öğretmeni ve bu sınıflarda öğrenim gören 17 çocukla çalışılmıştır. Araştırma 4 aşamada yürütülmüştür. İlk aşamada iki ayrı sınıfta 2 ay boyunca haftada 3 kez, doğal gözlem tekniklerinden biri olan yansıtıcı günlük aracılığı ile gözlem kayıtları tutulmuştur. Gözlem kayıtları analiz edilerek okulda demokratik iklimin geliştirilmesi için gereksinimler belirlenmiştir. İkinci aşamada ise alan yazından da destek alarak belirlenen gereksinimler doğrultusunda 2 ayrı sınıfta toplamda 17 çocuk ile 6 farklı eğitim etkinliği gerçekleştirilmiştir. Üçüncü aşamada uzman görüşleri alınarak hazırlanmış, 9 sorudan oluşan yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla, okuldaki demokratik iklimin önündeki engelleri belirleyebilmek adına araştırma kapsamında bulunan 1 yönetici ve beş yaş grubunda görev yapmakta olan 2 okul öncesi öğretmeni ile görüşmeler yapılmıştır. Dördüncü aşamada ise gözlem, etkinlik uygulamaları ve görüşmelerden oluşan veriler ayrıntılı bir şekilde araştırmacı tarafından incelenip kodlar ve temalar oluşturularak elde edilen araştırma verileri analiz edilmiştir. Gözlemlerden elde edilen veriler toplam 4 kategoride incelenmiştir. Bu kategoriler, öğretmenlerin sınıflarında gözlem yapılan süre içerisinde demokratik eğitim iklimini etkileyen etmenlere yönelik sergiledikleri sınıf yönetimi stratejileri, sınıf kuralları, gözlemlenen tüm etkinliklerin yaş ve gelişim düzeylerine uygunluğu ve eğitim rutinleri olmak üzere 4 farklı kategori elde edilmiştir. Bu kategorinin yanı sıra gözlem yapılan süre içerisinde öğretmenlerin çocuklara Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde bulunan madde 12 Çocuğun Katılım Hakkını ne kadar gözettikleri katılım hakkının niteliklerini ne derece göz önünde bulunduklarına ve okulda yapılan etkinliklerin Roger Hart tarafından geliştirilen Katılım Merdiveni Modeli’nin kaçıncı basamağında olduğuna bakılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda ise okuldaki eğitim yaklaşımı, okul ve sınıf kuralları, çocuğun katılım hakkı ve katılımcıların demokrasi/demokratik eğitim algıları olmak üzere 4 tema altında toplanmıştır. Araştırmanın genel olarak sonuçlarına demokratik eğitimin önünde engel teşkil eden bulgular, okuldaki eğitim ortamının genellikle öğretmen merkezli olması, öğretmenlerin otoriter tutumlara sahip olması, çocukların BM ÇHS madde.12 Çocuğun Katılım hakkı ile ilgili öğretmenlerin yeterince bilgi sahibi olmaması ve okuldaki çocuk katılımı kavramının aslında göstermelik katılım (maskotluk) olduğunu göstermektedir. Okuldaki karar alıcılar ve kural belirleyicilerin öğretmenler olduğu saptanmıştır. Toplanan tüm verilerin analizlerinden elde edilen sonuçlar doğrultusunda demokratik okul bağlamında mevcut demokrasi iklimini iyileştirmek adına önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Demokratik Eğitim, Demokratik Okul, Okul Öncesi Eğitim, Çocuk Hakları
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Sektörel Kredi Analizi
ÖZ: Bankacılık sektörü finans sisteminin önemli bir parçasıdır. Bankacılık sektörünün esas faaliyeti kredi kullandırımı ile fon fazlası ve fon eksiği olanlar arasında fon transferine aracılık görevi yapmaktır. Bankacılık sisteminde krediler bireysel kredi ve ticari kredi olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Bireysel krediler finansman konularına göre kredi kartları, ferdi otomobil, ferdi konut ve diğer ferdi krediler olarak gruplandırılır. Ticari krediler ise finansman konularına göre sektörel olarak gruplandırılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bankacılık sektöründeki ticari kredilerin sektörel analizini yapmaktır. Araştırmada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren bankalar tarafından kullandırılan ticari krediler üstünden sektörlere kullandırılan krediler incelenmiştir. Çalışmada kullanılan sektörel kredi verileri, 2010-2021 yıllarında (başlangıç ve bitiş yıllarını da kapsayan şekilde) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası Risk Merkezi verileridir. Araştırmada kullanılmış olan sektör kredi verileri KKTC Bankalar Yasası altında kurulmuş olup faaliyete bulunan bankalar, Kalkınma Bankası ve Tasarruf Mevduatı Sigortası ve Finansal İstikrar Fonu nezdindeki kredilerden oluşmaktadır. Araştırmada ticari krediler içinde toplam brüt kredi tutarı 2021 yılı itibari ile iki milyar Türk Lirası üstündeki sektörlerin daha etkili oldukları varsayılarak, bu kriterlere uygun sektörler incelenmiştir. Söz konusu kritere uygun olarak seçilen ve incelenen sektörler inşaat, ticaret, haberleşme, tarım, turizm ve eğitimdir. Araştırmanın analiz aşamasında, SPSS Programı kullanılarak Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen sonuçlar ile ticari krediler arasında en yüksek kredi riske sahip olan sektörler saptanmıştır. Araştırma bulgularına göre KKTC’deki ticari krediler arasında en yüksek riske sahip olan sektörün turizm sektörü olduğu ortaya çıkmıştır. Turizm sektörünün ardından ikinci yüksek kredi riskine sahip sektör inşaat sektörüdür. En düşük riske sahip sektör ise haberleşme sektörüdür. Araştırmanın sonuç kısmında bulgulara yönelik önerilerde bulunulmuş riskli sektörlere karşı daha ihtiyatlı davranılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca bankaların kredi kullandırımına yönelik alabilecekleri önlemler ile ilgili tavsiyelerde bulunmaktadır.
Kuzey Kıbrıs’ta İlk ve Orta Okul Müdürlerinin Müzik Eğitimine İlişkin Tutumları ve Müzik Öğretmenlerinin Algıları
ÖZ: Bu araştırmanın amacı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na (MEB) bağlı ilk ve ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinin müzik eğitimine bakış açılarını tespit etmek ve onların ifade ettikleri görüşlerle, müzik öğretmenlerinin okul müdürlerinin müzik eğitimine bakış açılarını nasıl algıladıklarını karşılaştırmaktır. Veri toplama aracı olarak Gün (2009) tarafından geliştirilmiş olan ‘Okul Yöneticileri Müzik Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği’ (Ek 1) hem müzik öğretmenlerine, hem de okul müdürlerine uygulanmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış mülakat soruları hazırlanarak müdürler ile ayrı ayrı mülakatlar yapılmıştır. Nitel veriler analiz edilerek elde edilen bulgular karşılaştırılmış ve ortaya çıkan sonuçlar ışığında, daha etkili müzik eğitimi için sorunlar ve çözüm önerileri irdelenmiş eğitim politikacılarına, okul müdürlerine ve müzik öğretmenlerine önerilerde bulunulmuştur. Hem nicel hem de nitel araştırma ile elde edilen bulgular, KKTC’de ilk ve orta okullar da müzik eğitimine ilişkin eksiklikler ve problemlerin var olduğunu göstermiştir. Bu problemler ilkokullardaki öğretmenlerin branş öğretmeni olmaması ve kendini bu alanda geliştirmeyen öğretmenler bulunması olarak ortaya çıkarken, ortaokullarda kaynak, müzik aleti ve müzik odasının eksikliği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Müzik eğitimi, Okul müdürü, Müzik öğretmeni, Bakış açısı, Görüş
Küçük İşletmelerde Nepotizm, Kurumsallaşma ve Çevresel Etkilerin İşletme Performansı Üzerindeki Etkileri: KKTC Alan Çalışması
ÖZ: Gelişen teknolojiyle birlikte hızla değişen iş dünyasında hayatta kalmak, küçük işletmelerin karşı karşıya olduğu önemli zorluklardan birisidir. Önemli bir kısmı aile işletmelerinden oluşan bu tür işletmeler genellikle bu değişime uyum sağlayamamakta ve pek çoğu ikinci nesile ulaşamadan silinip gitmektedirler. İşletmelerin, ikinci nesil ve daha sonrasına ulaşabilmeleri ve devamlılıkları için önerilebilecek en önemli reçetelerden birisi kurumsallaşma olacaktır. Kurumsallaşma sayesinde hem yönetenler hem de müşteriler için daha öngörülebilir hale gelen işletmeler daha akılcı kararlar almakta ve işletme performanslarını arttırmaktadır. İşletmeleri olumsuz etkileyen şartlardan birisi ise yaygın şekilde görülen nepotizmdir (akraba kayırmacılığı). Nepotizm nedeniyle bazı işletmeler rasyonel kararlar verememekte ve rekabet anlamında piyasada konum kaybederek geleceğini riske atabilmektedir. İşletmelerin karşı karşıya olduğu bir diğer konu ise bulundukları çevredeki belirsizliklerdir. Bu belirsizlikler piyasa ile ilgili olabileceği gibi ülkedeki siyasi ortamdan da kaynaklanabilmektedir. Bu çalışmada KKTC’de faaliyet gösteren işletmelerin sahipleri ve/veya çalışanlarına yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Araştırmada kurumsallık, nepotizm ve çevresel belirsizlik düzeyi literatürden elde edilen ölçekler yardımıyla belirlenmiş ve bu boyutların işletme performansına etkileri incelenmiştir.
Liselerde Öğrenim Gören Ergenlerin Problem Çözme Becerilerinin ve Karar Verme Stratejilerinin İncelenmesi
ÖZ: Bu araştırmada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde öğrenim gören ergenlerin problem çözme becerilerinin ve karar verme stratejilerinin belirlenmesi, problem çözme becerileri ve alt ölçekleri ile karar verme stratejileri alt ölçekleri arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamaktadır. Bununla birlikte bazı sosyo-demografik değişkenlere (cinsiyet, sınıf, anne-baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi, yaşanılan yer) göre farkını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na bağlı devlet liselerinde 2015-2016 eğitim öğretim döneminde eğitimine devam eden 549 kız ve 318 erkek olmak üzere toplam 867 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu, Problem Çözme Envanteri (PÇE) ve Karar Stratejileri Ölçeği (KSÖ) aracılığıyla toplanmış olup, Sosyal Bilimler İstatistik Paket Programı (SPSS) 20.00 ile analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırmada KKTC’de öğrenim gören ergenlerin problem çözme becerilerinin düşük olduğu, problem çözmede aceleci yaklaşımı daha fazla uyguladıkları ve bağımlı karar verme stratejilerini daha fazla kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada ergenlerin problem çözme becerileri ve alt ölçekleri ile karar stratejileri ölçeğinin alt ölçekleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirilen Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Analizi sonucunda, problem çözme becerileri ile karar stratejileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) sonuçlarında ise problem çözme becerilerinin ve karar verme stratejilerinin sosyo-demografik değişkenlere göre fark gösterdiği saptanmıştır.
Mülteci, Göçmen ve Sığınmacıların Medyadaki Temsili: Kuzey Kıbrıs Haber Medyası Üzerine Bir İçerik Analizi
The migration began in 2011 due to the civil war in Syria. In this study, it focuses on the representation of Syrian refugees who are represented as “other” in the TRNC print media.The news media reproduces the social reality through ideology, representation and discourse. The aim of this study was to analyse the forms of representation and the hegemonic discourse in the news texts about Syrian refugees.The news articles in Kıbrıs Postası, Yeni Düzen, Gündem Kıbrıs, Havadis and Kıbrıs newspapers of 31 October 2017 - 31 October 2018 were analyzed. In the reports against the Syrian refugees, it was concluded that racist and discriminatory discoursesare used and there were tendencies to blame the refugees. The findings of the research revealed that the selected 143 news were represented by exclusionist and problematic discourses in representing Syrian refugees. In the news, racist, discriminatory and hate speech were used against Syrian refugees. Besides, it is seen that migrants and refugees are shown as threat for the society. Keywords: Representation, Discourse, Syrian Refugees, TRNC Media
Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine Başvuran Tip 2 Diyabetli Bireylerde Diyabetik Ayak Riskinin Değerlendirilmesi
This study was conducted in order to examine the diabetic foot risk in individuals with Type 2 diabetes referred to Dr.Burhan Nalbantoğlu State Hospital of the TRNC in Nicosia. Between January 2017 and June 2017, Nicosia 153 volunteers were admitted to Burhan Nalbantoğlu State Hospital. Sociodemographic and glycemic control information of the subjects were recorded. Foot deformity evaluation, range of motion of the ankle, pulses, loss of sensation and presence of ulcers were evaluated. Monofilament and diapasone were used for protective sensory evaluation. Foot care habits and proper use of shoes were evaluated. Pain assessment questionnaire and diabetic foot risk category were conducted. According to the results, 45,7% of the participants had low, 49% increased and 5,2% had high diabetic foot risk. The risk of neuropathic injury was significantly higher in individuals with diabetic foot risk (p <0.05). There were no significant differences in terms of age, gender, marital status, educational status, body mass index, comorbidity status, duration of diabetes, HbA1c and fasting blood glucose among individuals in different diabetic foot risk groups (p> 0.05). The fact that more than 50% of the diabetic individuals who participated in our study increased and had a high risk of ulcers reveals the severity of the situation. In order to prevent foot ulcers as an important complication in these adancing years of type 2 diabetes, follow-up of individuals and protective approaches in risky groups should be applied. Keywords: Type 2 diabetus mellitus, diabetic foot, risk factors, foot deformities
Ortaöğretimde Eğitim Denetimi ve Öğretmenlerin Mesleki Gelişimine Katkısı
ÖZ: Bu araştırmanın temel amacı; KKTC MEB’e bağlı genel ortaöğretim devlet okullarında yapılan denetim etkinliklerini irdeleyerek, bu denetimin, öğretmenlerin mesleki gelişimine katkısını ortaya koymaktır. Bunu yaparken hangi denetim modelinin uygulandığı, öğretmenlerin mesleki gelişimine önem verilip verilmediği, denetimin ne sıklıkla, kim tarafından ve nasıl yapıldığı ve denetimlerin öğretmenlerin mesleki gelişimine ne derece katkı sağladığı irdelenecektir. Yapılan araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırma fenomenolojik olarak desenlendirirmiştir. Araştırmaya, KKTC MEB’e bağlı ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan ve mesleğinde en az beş yıl deneyim sahibi olan öğretmenler dahil edilmiştir. Araştırmaya, KKTC MEB’e bağlı Gazimağusa ilçesinde bulunan en kalabalık beş okulda görev yapan on beş branş öğretmeni katılmıştır. Çalışma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiş; görüşmelerin tümü katılımcıların kendi doğal ortamlarında ve birebir yapılan yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirilmiştir. Veriler analiz edilirken içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan 15 branş öğretmeninin görüşlerine göre KKTC’de eğitim denetimi, bilimsel denetim olarak adlandırılan model kapsamında olup, MEB denetmenleri tarafından, performans değerlendirme bağlamında aday öğretmenlerin kadrolarının onaylanmasına yönelik denetim yapılmakta ve öğretmen gelişimine yönelik herhangi bir katkı sağlamamaktadır. Çalışmanın bir diğer önemli sonucuna göre ise; araştırmaya katılan tüm öğretmenler denetimin gelişim için gerekli olduğuna vurgu yapmakta, denetlenmeye ve denetmenlerin rehberliğine gereksinim olduğunu dile getirmektedirler.
Kıbrıs Gastronomisinin Tanıtılmasına İlişkin Problemler ve Çözümler
ÖZ: Çalışmanın amacı Kuzey Kıbrıs gastronomisinin tanıtılmasına yönelik problemleri tespit etmek ve çözüm önerilerine ulaşmaktadır. Bu kapsamda, pazarlama karması ve gastronomi turizmi pazarlamasında kullanılabilecek tanıtım araçları üzerine odaklanılmıştır. Kuzey Kıbrıs Turizm ve Çevre Bakanlığı, Kuzey Kıbrıs’ta bulunan üniversitelerin turizm fakültesi dekanları ya da gastronomi bölüm başkanları, Kuzey Kıbrıs’ta turizm ile ilgili birlikler, kurum ve kuruluşlarda görev yapan profesyonellerden oluşan on beş kişilik katılımcı grubuna yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) soruları yöneltilerek veriler toplanmıştır. Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde araştırma ile ilgili genel bilgi verilmiş ve araştırmanın amacı açıklanmıştır. Çalışmanın giriş bölümünden sonra, araştırmanın temeli ile ilgili literatür taraması yapılarak gastronomi ile bağlantılı kavramlar açıklanmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde Kıbrıs hakkında bilgilendirmeler yapılmıştır. Araştırmanın dördüncü bölümünde araştırmanın yöntemi, evreni, örneklemi, veri toplama süreci ve veri analiz yöntemlerine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Araştırmanın beşinci bölümünde bulgular ve analizlere, son bölümünde de araştırmanın sonuçlarına yönelik bilgiler, sektöre uygulamaya yönelik tavsiyeler ve gelecek araştırmalar için öneriler sunulmuştur. Araştırma kapsamında metinsel verileri doğal dilden temalaştırarak kavramsal haritalara dönüştürmeyi sağlayan Leximancer yazılım programı kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Kuzey Kıbrıs gastronomi turizminin tanıtılmasına yönelik problemler tespit edilmiştir. Kuzey Kıbrıs’ta gastronomi turizminin, turizm çeşitliliğine eklenmesi açısından çözüm önerileri yapılmıştır. Çalışmanın sonuçları, Kuzey Kıbrıs turizm sektörüne katkı sağlayacaktır. Kuzey Kıbrıs gastronomisinin hak ettiği değere ulaşmasında etkili olacaktır. Kuzey Kıbrıs gastronomi literatürüne eklenecek ve gastronomi alanında eğitim gören öğrencilere kaynak olacaktır. Ek olarak, Kuzey Kıbrıs turizm sektörüne hem akademik hem sektörel hem de politik paydaşlara yönelik çıkarımlara katkı sağlayacaktır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Sendikalar ve Sendika Kurma Hakkı
ÖZ: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sendikaların hukuki statüsü ve sendika kurma hakkı meselesi literatürde fazlaca ele alınmış bir konu değildir. Bu tezin amacı, KKTC Anayasası ve 1971 sayılı Sendikalar Yasası çerçevesinde sendikaların hukuki statüsü ve sendika kurma hakkını incelemek ve bu konuya ilişkin hukuki sorunları belirleyerek çözüm önerileri ileri sürmektir. Bu doğrultuda, metin incelemesi yöntemiyle uluslararası hukuk ve iç hukuk mevzuatı, KKTC Anayasa Mahkemesi kararları ile konuya ilişkin doktrinden yararlanılmıştır. KKTC’de sendikal haklara ilişkin en temel sorun mevzuat bazında, yasaların dilinin ağır olması ve boşluklar içermesi olarak görünmekte olup; bunun çözümü için kapsamlı bir hukuk reformu yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sendika, Sendika Kurma Hakkı, 13/1971 Sayılı Sendikalar Yasası