Kamu diplomasisi
95 theses under this subject heading
Türkiye-Somali ilişkilerinde yumuşak güç unsuru olarak Türk kamu diplomasisi
Türkiye ve Somali'nin ikili ilişkileri, 2011 yılında Türkiye'nin en az 260.000 kişinin hayatını kaybettiği kuraklık döneminde Somali'ye kapsamlı insani yardım sağlamasıyla yoğunlaşmaya başlamıştır. Somali'deki güvenlik sorunlarına ve siyasi istikrarsızlığa rağmen, Türkiye'nin insani yardım çabaları gözle görülür bir fark yaratmıştır. Bu gelişme ertesinde iki ülke arasındaki ilişkiler siyasi, ekonomik, sosyal ve güvenlik dâhil olmak üzere çeşitli sektörleri kapsayacak şekilde genişlemiştir. Türkiye'nin Somali'deki faaliyetleri hem Somali halkı hem de uluslararası toplum nezdinde Türkiye'ye güvenilirlik ve olumlu bir imaj kazandırmıştır. Türkiye ayrıca Somali'deki faaliyetlerini, Türk liderlerin Somali'yi uluslararası gündeme taşımaya çalıştığı uluslararası forumlarda Somali meselesine dikkat çekerek desteklemiştir. Türkiye'nin hem Somali'de hem de uluslararası forumlarda Somali'ye yönelik çabaları, Somali halkı arasında Türkiye'ye yönelik olumlu bir imaj ve sempati oluşmasını sağlamıştır. Bu çalışma, Türkiye'nin Somali'deki olumlu imajının ve itibarının geliştirilmesinde Türk kamu diplomasisinin rolünü incelemektedir. Çalışma, Türkiye'nin uyguladığı kapsamlı kamu diplomasisinin, Türkiye–Somali ilişkilerini çok boyutlu hâle getirdiğinin altını çizmektedir. Çalışma ayrıca Türk kamu diplomasisinin Türkiye'ye Somali'de olumlu bir imaj, itibar ve meşruiyet sağlayan başlıca faktör olduğunu savunmaktadır. Bununla beraber çalışma, iki ülke arasındaki tarihsel etkileşimin ve ortak dinin Somali'deki Türk kamu diplomasisi faaliyetlerinin kabul görmesini destekleyen unsurlar olarak rolünü vurgulamaktadır.
Yeni güvenlik anlayışı kapsamında hibrit savaşlar ve kamu diplomasisinin çözüm yollarındaki etkisi
Hibrit savaş konsepti; insani, siyasi, ekonomik birçok etkenin zayiatını azaltmayı amaçlayan ve uluslararası alanda tepki çekmeden ulaşılmak istenen amaca yönelik gerçekleştirilen stratejik bir kavramı ifade etmektedir. 21. yüzyılda ortaya çıkan bu terimin teknolojik ve bilimsel genişleme ile ortaya çıkması, tehdit ve hamlelerin de seyrini değiştirmiştir. Her alanı değişime zorlayan bu itici gücün güvenlik alanındaki tasavvuru da tasarruf gücü elinde olanları harekete geçirmeye sevk etmektedir. Askeri unsurların yanında bilgi savaşı, ekonomik savaş, psikolojik savaş, siber savaş, vekalet savaşı gibi kavramların devreye girmesi; savaş unsurunda çok yönlü pragmatik bir oluşumun belirdiğini göstermektedir. Bu tespitlerin yapılmasıyla birlikte konvansiyonel güç unsurlarından ziyade, kamu diplomasisi ile gerçekleştirilen amaca varış sürecindeki sancısız yöntemin cazibesi daha fazla artmıştır. Çalışmanın hipotezini oluşturan bu düşünce ile "kamu diplomasisinin" "akıllı güç" kavramı ile eşdeğerliğine vurgu yapılmıştır. Bu sebeple cephesel savaşların zihinsel savaşlara yenik düştüğü teknoloji çağında savaşın unsurlarındaki değişmeye öncelik tanınmış, bu çerçevede çözüm önerileri sunulmuştur. Savaş ve kriz yönetimindeki operasyonel eylemlerin stratejik yöntemlerle kullanıldığı yöntemsel bir bakış açısını ifade eden çalışmada; proaktif sürecin güçlü tutulmasına öncelik verilmiş, hibrit savaşın kamu diplomasisi öğesine istinaden bütüncül bir yaklaşım sunulmuştur. Böylelikle 21. yüzyıl hibrit savaş ortamında barışçıl ve zayiatsız bir yöntemin ön plana çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmada tarihsel, betimsel ve karşılaştırmalı yöntemler kullanılarak, söz konusu amaç doğrulanmaya çalışılmıştır.
Diplomacy and external relations of the European Union in the light of international relations theories
This thesis explores the complex dynamics of diplomacy and external relations of the European Union (EU) through the lens of international relations theories. Divided into three distinct parts, the study begins with an analysis of the EU's diplomatic institutions, shedding light on their structure, decision-making processes, and role in representing the Union on the international stage. This first part also examines recent developments in the EU's diplomatic practice, particularly regarding its ability to act autonomously in the field of foreign policy. The second part of the thesis focuses on the major theories of international relations and their relevance to understanding European diplomacy. By examining the realist, liberal, and constructivist perspectives, the study seeks to illuminate the motivations and strategies underlying the EU's diplomatic actions, as well as the challenges and opportunities it faces on the global stage. Finally, the third part of the thesis explores the EU's specific diplomatic functions across several dimensions. It examines the historical evolution of the Treaty of the European Union and its impact on the Union's diplomatic capabilities. Additionally, it analyses the relations between European member states and the United States, as well as the dynamics of trade and commercial engagements between the EU and its international partners. By combining an in-depth analysis of EU diplomatic practices with an understanding of international relations theories, this thesis aims to provide a comprehensive overview of how the EU navigates the complex global landscape and how it utilizes diplomacy as a tool to promote its interests and values on the international stage.
Türkiye'de kamu diplomasi faaliyetleri bakımından kurumsal ve bürokratik yapılanma
Politika ve bürokrasi bağıntısı geçmişten beri siyaset biliminin yanı sıra kamu yönetimi disiplininin de ana inceleme konularından biri olmuştur. Modernleşme süreciyle beraber "devletler üstü" kuruluşların sayısı artmış ve bu bağlamda konvansiyonel savaşlar azalmıştır. Bunun sonucunda, "kamu diplomasisi" anlayışı modern devletlerde çeşitli araçlarla olgunlaşarak kurumsallaşmıştır. Söz konusu "politika-bürokrasi" ilişkisine "kamu diplomasisi "kavramı eklemlenmiştir. Bu kurumsallaşmadan Türkiye'de etkilenmiş olsa da dünyaya oranla daha geç sayılabilecek bir zaman diliminde kamu diplomasisi kurumlarını oluşturmuştur. Bu kurumsallaşma sürecinde Türk devlet geleneğinin köklü pratikleri önemli bir role sahiptir. Ancak söz konusu geleneksel pratikler, bazı dönemlerde bu süreci kötü yönde etkilemiş, nihayetinde günümüzde bu ilişkilerin daha fazla sorgulanıyor olması ve söz konusu kamu diplomasisi kurumlarının daha hızlı bir şekilde değişime uğrayarak bürokratikleşmesi bu konuyu çalışmaya değer kılmıştır. Bu çerçevede çalışma; siyaset, kamu diplomasisi ve bürokrasi kuramlarının modernleşmeye bağlı gelişimleriyle, imparatorluk tecrübesine sahip Türkiye'de söz konusu gelişimlerin nasıl şekillendiğinin ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Bu bağlamda tezin temel hipotezi, Türkiye'de bulunan kamu diplomasisi kurumlarının eksikliğinden yola çıkarak Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı yönetimsel dönüşümün bu eksikliğin giderilmesi hususunda önemli bir kilometre taşı olduğu iddiasını içermektedir. Çalışmada "yorumsamacı" bir yaklaşım kullanılmıştır. Bu çerçevede "eleştirel literatür taraması" yöntemi benimsenmiştir. Tezin ana konusunu oluşturan "kamu diplomasisi kurumlarının bürokratikleşmesi" sürecini açıklamada birincil kaynaklar olarak; kamu diplomasisi kurumlarının politikaları, kurum yöneticilerinin beyanatları, devletin yönetim kademesinde sürece yön verenlerin çalışmaları, kamu diplomasisinin bürokratikleşmesini sağlayan hukuki düzenlemeler, söz konusu süreci yönetme iddiasıyla yola çıkan siyasal partilerin tüzükleri ve beyannamelerinden yararlanılmıştır.
Kamu diplomasisinde uluslararası insani yardım ve destek kapsamında Türkiye'nin yumuşak güç uygulamaları: Sudan ülke örneği
Diplomasi çok boyutlu bir kavram olup kendi içerisinde çeşitli alt dallara ayrılmaktadır. Devletlerin belli amaca yönelik resmi olarak sürdüğü ve ikna etme sürecini ifade eden diplomasi yaşanan değişimlere paralel olarak dönüşmüş, değişmiş ve gelişmiştir. Bu kapsamda kamu diplomasisi görece etkili bir devletin diğerleri üzerinde resmi olmayan ancak kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde etkileme çaba ve süreci olarak ortaya çıkmıştır. Kamu diplomasisi özünde resmi diplomasisinin desteklenmesinde devlet dışı aktörlerin katılımını ifade etmektedir. Kamu diplomasisi, genel bir yaklaşım tarzı ve soyut bir kavram olup hayata geçirilmesinde yumuşak güç uygulamalarıyla pratik kazanmaktadır. Yumuşak güç uygulamaları ise değişen koşullara göre iki şekilde yorumlanmaktadır. Birincisi kamu diplomasisini amaçlarına hizmet edecek şekilde strateji, program ve projelerin gerçekleştirilmesidir. İkincisi ise herhangi bir amaç gütmeden ve herhangi bir çıkar ilişkisine dayanmadan yumuşak güç uygulamaların gerçekleştirilmesidir. Batı tarzı yumuşak güç uygulamalarında, belli bir amaç (etnik, dini, ideolojik vb.) söz konusu olduğu gibi insani yardımlar dahil olmak üzere gerçekleştirilen faaliyetlerin sonucunda hedef ülkede bağımlılık oluşturma, borçlandırma, vesayet elde etme vb. gibi amaçlar öne çıkmaktadır. Uluslararası belgelerde insani yardımların çıkar ilişkisine dayanamaması, hedef, amaç ve uygulama bakımından ayrım gözetilmemesi gerektiği belirtilmektedir. Bu çalışmada kamu diplomasisi ve yumuşak güç uygulamaları incelenmiştir. Yumuşak güç uygulamalarından uluslararası insani yardım boyutu merkeze alınarak; Türkiye'nin bu alandaki faaliyetleri hakkında açıklamalar yapılmış ve ardından Türkiye'nin Sudan'a yönelik yumuşak güç uygulamaları kapsamında yaptığı insani yardımlar araştırılmıştır. Çalışma sonucunda Türkiye'nin yumuşak güç uygulamaları sürecinde gerçekleştirdiği insani yardım faaliyetlerinde Batı yaklaşımının tersine hedef ülkeye yönelik resmi bir çıkar ilişkisi gözetmeden, herhangi bir ayrım gözetmeden, mümkün olduğunca dengeli ve adil bir şekilde insani yardım faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte Türkiye'nin Sudan'a yönelik gerçekleştirdiği insan yardım faaliyetlerinin bu ülkenin kalkınmasına önemli ölçüde yardımcı olduğu, farklı alanlarda çok çeşitli yardımların sağlandığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu Diplomasisi, Yumuşak Güç, İnsani Yardım, Türkiye, Sudan.
Kamu diplomasisinin oluşumu ve 2000 sonrası Türk kamu diplomasisi
II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte dünya genelinde iki büyük savaştan çıkmış olmanın yorgunluğu ve etkileriyle beraber uluslararası ilişkilerde birtakım gerginlikler baş göstermiştir. Bu gerginlikler Soğuk Savaş adı verilen döneme sebebiyet vermiş, bu dönem devletler için politik anlamda oldukça çetin geçmiştir. İki büyük savaş geçirmiş ve bu savaşların etkilerini henüz atlatamamış olan devletler, Soğuk Savaş döneminde ve Soğuk Savaş döneminin bitiminde uluslararası politikalarında askeri güçten farklı bir güç arayışına girmişlerdir. Bu arayışın sonucunda dış politikada artık askeri güç yerine bu dönemde kavramsallaştırılmış olan yumuşak güç kavramı uygulanmaya başlanmıştır. Yumuşak güç kavramının birçok tanımı yapılmıştır fakat genel hatları itibariyle yumuşak güç kavramı için "devletlerin herhangi bir askeri güç, zor, yaptırım kullanmadan diğer devletler ve diğer devletlerin vatandaşları nezdinde bir cazibe yaratmak, bir nevi gönülleri fethetmek" demek doğru olacaktır. Kısacası yumuşak güç, diğerlerini hem ülke hem vatandaş bazında etkileyebilme ve istenilenleri yaptırabilme yetisidir. Bu uygulamalara başta Amerika Birleşik Devletleri öncülük etse de zamanla küresel anlamda tüm devletlerin tercihi yumuşak güç, yani kamu diplomasisi uygulamalarından yana olmuştur. Türkiye, henüz kavramsallaştırılması yapılmadan önce Osmanlı Devleti zamanlarında bu uygulamalara kısmen başlamakla beraber Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren etkin bir kamu diplomasisi anlayışı benimsemiştir. Özellikle 2000'li yıllarda Türkiye Cumhuriyeti kamu diplomasisi anlayışı, dünya çapında geçerlilik arz eden uygulamalara imza atmış, başarılı ve etkin bir kamu diplomasisi anlayışı ile özellikle de Ortadoğu'da diplomatik güç sahibi olmuştur. Çalışma, amaç itibariyle kamu diplomasisinin kavramsal analizinin yapılması, kamu diplomasisinin tarihçesinin açıklanması, Türkiye Cumhuriyeti'nin geçmişten günümüze kadar geçirdiği dönemlerde sahip olduğu kamu diplomasisi anlayışının açıklanması ve 2000'li yıllarda uygulanan kamu diplomasisini kurum ve kuruluşlar ile desteklemek suretiyle izah etmek üzerine yapılmıştır.
Türk dış politikası zemininde kültürel diplomasi: Kuram, araç ve uygulama
Ülkelerin dış politikada ortaya çıkan sorunları müzakereler yolu ile barışçıl bir şekilde çözmelerinde Diplomasi bir araç olarak kullanılmaktadır. Günümüzde, Diplomasi çeşitlerinden biri olan Kültürel Diplomasi küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin beraberinde gittikçe önem kazanmıştır. Kültürel Diplomasinin bir Diplomasi anlayışı olarak son dönemlerde geliştiği düşünülse de, ilk örneklerinin Antik Yunan dönemlerine dayandığı ve sonrasında da toplumlar tarafından uygulandığı bilinmektedir. İçerik bakımdan zengin anlamları bulunan kültür kavramı, Kültürel Diplomasi kavramının tanımlanmasında birden fazla görüşün ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kültürel Diplomasi aracılığı ile devletler; kültürlerini, geleneklerini ya da dillerini uluslararası politikada kullanarak sorunlarını çözebilmekte ve yumuşak güç uygulayabilmektedir. Devletlerin barış içerisinde yaşamalarında ve sorunların barışçıl bir ortamda çözümünde Kültürel Diplomasi devletler için yumuşak güç uygulanarak çözüm sağlayan ciddi bir fırsattır. Türkiye de geliştirdiği birçok kurum ve kuruluşlar ile Kültürel Diplomasi faaliyetlerinde bulunmuş, kendi kültürünü ve değerlerini uluslararası ortamda tanıtmak ve yaymak için çeşitli adımlar atmıştır. Çalışmada Kültürel Diplomasinin tarihsel gelişimi, kuramsal boyutu ve uygulama alanları incelenmiş olup, ülkemizdeki ve farklı ülkelerdeki faaliyetlere yer verilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dış Politika, Kültürel Diplomasi, Yumuşak Güç
Türkiye'nin kamu diplomasisi ve yumuşak güç uygulamalarında medya aktörü: TRT Avaz örneği
Kamu Diplomasisi, devletlerin Uluslararası İlişkiler alanında düşünce, fikir, hedef ve politikalarını, insan birikimiyle bir başka coğrafyada anlatma gayreti olarak tanımlanmaktadır. Devletler uluslararası arenada; hedeflerini, politikalarını, vermek istedikleri mesajlarını yabancı toplumlara ulaştırarak olumlu imaj sağlamaya çalışmaktadır. Bu amaçların hedef kitle üzerinde başarıyla gerçekleştirilebilmesi için Kamu Diplomasisine ihtiyaç duyulmaktadır. Kamu Diplomasisinde özellikle iletişim ve medya araçlarının aktif olarak kullanılmasıyla, mesajlar hedef kitleye hızlı ve kalıcı bir şekilde ulaştırılarak, dış politika ve uluslararası ilişkilerde başarı amaçlanmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de Kamu Diplomasisini uygulayan aktörler, resmi ve sivil toplum kuruluşları, bu alanda yapılan çeşitli çalışmalar, medya araçlarının kullanımı ve hedef kitleye ulaşma faaliyetleri incelenmiştir. Türkiye'nin; Orta Asya, Kafkaslar ve Balkan coğrafyası ile tarih, din, dil, ekonomi, kültür başta olmak üzere birçok ortak değeri bulunmaktadır. Bu çalışmada, Kamu Diplomasisi ve medya ilişkisinin yanı sıra; 2009 yılında kurularak, TRT bünyesinde yayın hayatına başlayan TRT AVAZ kanalı incelenmiştir. Kanalın yayın anlayışı, hedefleri, Türkiye'nin olumlu imaj ve tanıtımına katkısı, uluslararası bazı kanallar ile benzerlikleri ele alınmıştır. TRT AVAZ'ın televizyon frekansı dışında hedef kitlesine nasıl ulaştığı, resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları, yayınladığı programlar ile örnek yayın akışı değerlendirilmiştir. TRT AVAZ; Türk kültürün, sanatının, aile ve toplum değerlerinin pekiştirilmesi, ileriye taşınması ve devam ettirilmesi ile ilgili önemli yayınlar yapmaktadır. TRT AVAZ, Türkiye ile Türkçe konuşan devletler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik özel programlar hazırlamaktadır. Kamu Diplomasisi açısından TRT AVAZ'ın etkisi incelenirken, araştırmada birincil ve ikincil kaynaklardan istifade edilmiş, gözlem yöntemlerinden faydalanılmıştır. Türkiye'nin uyguladığı Kamu Diplomasisi faaliyetleri, medya özelinde TRT AVAZ'ın uluslararası yayıncılık, imaj, tanıtım ile bilgilendirme konularındaki faydası ve katkıları açıklanmaya çalışılmıştır.
Kamu diplomasisi: Asya ve dünyanın Türkiye algısını Twitter üzerinden değerlendirme
TÜRKÇE ÖZET Kamu diplomasisi, klasik diplomasi anlayışından farklı olarak, kamuoyu ve sivil toplum odaklı, devlet-dışı aktörlerin dâhil olduğu ve yumuşak güce dayanan bir diplomasi anlayışı şeklinde karşımıza çıkmıştır. Medyanın artan önemi ve politikaların kamuoyu önünde gerçekleşerek daha şeffaf bir şekilde yürütülmesi, devletler için kamuoyuna karşı hesap verilebilir olmayı gerekli kılmıştır. Bu zaruret, yerel ve uluslararası kamuoyuna karşı duyarlılığı artırmış ve devletler politika üretirken, kendileri dışında kalan aktörlerin fikir ve algılarını gözetmek zorunda kalmıştır. Nitekim demokratikleşme ve insan hakları gibi konular gündemde daha çok yer almış ve bu durum devletleri, sergiledikleri görüntünün mahiyetine dikkat etmeye itmiştir. Bu doğrultuda, iç ve dış politikaların meşruiyet çerçevesinde olması gerekli hâle gelmiştir. Böylece devletler meşruiyeti kazanmak için kendi kamuoyunun yanı sıra yabancı kamuoyunu bilgilendirme ve etkileme çabalarına girmiş ve kamu diplomasisi gittikçe önem kazanmıştır. Türkiye'de henüz yeni bir çalışma alanı olan ve profesyonel olarak 2000'li yıllardan sonra önem kazanan kamu diplomasisi, bu tez çalışmasının ana konusudur. Bu alanda etkili çalışmalar yürüten Türkiye, kamu diplomasisi faaliyetlerine Asya'da ağırlık vermeye başlamıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri ve sinema ve dizi sektörünün etkisiyle Asya'da Türkiye'nin kamu diplomasisi, mühim boyutlara ulaşmıştır. İletişim ve enformasyon toplumuna doğru evrilen küresel sistemde meydana gelen değişimler ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde sosyal medya, devlet-dışı aktörler, sivil toplum ve kamuoyu gibi kavramlarla birlikte yeni sistemde ortaya çıkmıştır. Sosyal medyanın uluslararası sisteme eklemlenmesiyle birlikte devletler, sanal ortamlarda var olma çabası içine girmiştir. Tez çalışmamızda bu durum dikkate alınarak Türkiye'nin yabancı kamuoyundaki algısını ölçmek için Twitter üzerinden bir değerlendirmeye gidilmiştir. Genel olarak küresel dünyada, özelde ise Asya'da Türkiye algısı incelenmiştir. Bunun için Twitter'da farklı konularda yazılan tweetler ve kullanıcıların takipçi kitlesine göre bu tweetlerin etki alanları, değerlendirilmiştir. Bu çerçevede yabancı kamuoyunu anlamada kullanılabilecek alternatif bir yöntem, sunulmak istenmiştir. Yapılan analizle yabancı kamuoyunun ne söylediğine bakarak, istenilen yönde ve hedeflenen amaç doğrultusunda onları yönlendirmenin, kamu diplomasisi için gerekli olduğu bir kez daha vurgulanmıştır. Sonuç olarak, tezimizin bundan sonraki kamu diplomasisi çalışmalarına katkı sağlaması amaçlanmıştır. Anahtar kelimeler: Kamu Diplomasisi, Türk Kamu Diplomasisi, Asya, Yabancı Kamuoyu, Twitter
An analysis of Turkish soft power politics in Central Asia during Ak Party era (2002-2023)
When the history of international relations is examined, states have perceived the use of hard force, which includes military elements and the use of force, as almost the only instrument to achieve a certain purpose. Today, where technology, information and globalization are developing rapidly, the perception of power in the international system has also changed. The importance of soft power, which takes its source from a country's culture, political values and foreign policy, has increased especially after the Cold War. Soft power refers to a nation's ability to influence others through attraction, persuasion, and non-coercive means. Türkiye, with its rich historical and cultural heritage, geographic location, and contemporary achievements, has established itself as a significant player in the realm of soft power. This study, which was prepared to understand the role of soft power and soft power tools using in Turkish foreign policy and the use, place and importance of soft power in Central Asia, aims to reveal Türkiye's potential, fields of activity and practices in this field. In this context, this thesis aims to address the following questions: How has the AK Party's tenure influenced Türkiye's soft power initiatives and effectiveness in Central Asia? How do the activities of state-supported institutions reflect Türkiye's increased emphasis on soft power in Central Asia during the AK Party era? This thesis covers the period from 2002 to 2023. As a method, qualitative and descriptive study of the Turkish Soft Power Politics towards the newly independent Central Asian Republics were used. For this purpose, newspapers and internet-based news sources, especially books and articles written in this field, were also consulted. As the hypothesis of the study, Türkiye's use of soft power in Central Asia is more effective between 2002-2023. The result is that after the Central Asian Republics gained their independence in 1991, soft power came to the fore in Türkiye's regional policies. Türkiye has followed soft power strategies in Central Asia, especially in the fields of education, culture, social economy, religion and foreign policy. Türkiye's soft power influence is a result of its rich history, cultural heritage, economic growth, and various diplomatic efforts. By leveraging its cultural assets, cuisine, economic strength, and humanitarian initiatives, Türkiye effectively engages with the global community, building connections and enhancing its global standing. In an increasingly interconnected world, Turkish soft power serves as a means of fostering understanding, building relationships, and contributing positively to global dynamics.
Kore kamu diplomasisi: Twitter üzerinde bir pandemi analizi
The aim of this thesis is to examine how Korean public diplomacy has employed social media during the COVID-19 pandemic, assessing whether this represents a practical evolution in diplomatic practices and if social media usage extends beyond cultural diplomacy aspects. This thesis investigates how Korean public diplomacy has adapted to the COVID-19 pandemic by using social media for diplomatic activities. It examines whether this shift reflects practical changes or remains theoretical. The research contributes to understanding the role of social media in modern public diplomacy, especially during the pandemic. Utilizing purposive sampling, the research deliberately chooses cases that align with its objectives, thereby enriching the collection of specific and detailed data. Through qualitative content analysis that follows, a deep investigation into textual and visual information takes place, capturing complex phenomena and underlying motivations that quantitative approaches could potentially miss. The incorporation of the Twitter Advanced Search tool further enhances data gathering, assuring congruence with research aims and meticulous curation. Within the scope of this thesis study, for the facilitation of understanding the amassed numerical data, which serves as the cornerstone of the analysis, the method of descriptive statistics was embraced. This entailed the creation of tables and preparation of visual materials to facilitate the subsequent discussion. The research findings in response to the study's questions revealed an increased use of social media during the COVID-19 period. However, a direct link between cases and Twitter activity couldn't be clearly established. Notably, a stronger correlation was noticeable with changes in government. While Twitter was predominantly used for cultural diplomacy, shifts in government led to an increased emphasis on sports diplomacy and humanitarian diplomacy, presenting them as alternatives. In the context of humanitarian diplomacy, the official Korea Public Diplomacy Office's Twitter account displayed discernible selectivity, yet the underlying reasons for this selectiveness remained uncertain and require further investigation. Keywords: Republic of Korea, Public Diplomacy, Digital Diplomacy, COVID-19, Twitter.
Digital diplomacy as a tool of public diplomacy: A comparative analysis on practices in Türkiye and Germany
Despite abundant resources in the Public Diplomacy literature and the widespread use of digital technologies in Diplomacy, Digital Diplomacy remained neglected. Besides, digital tools and social media are among the most frequently used means for international influence today. This dissertation intends to highlight the gap in the literature on Digital Diplomacy and to emphasize its significance. The study reveals that Digital Diplomacy is an integral part of Public Diplomacy and argues that Public Diplomacy is related to several disciplines, therefore a multidisciplinary and interdisciplinary studies regarding Public Diplomacy should be pursued. This dissertation attempts to present a broad framework by combining literature about Public Diplomacy in the International Relations discipline with other relevant disciplines. Also Digital Diplomacy literature is evaluated, the strengths and weaknesses of Digital Diplomacy are examined, significant practices around the world are mentioned and predictions on the future are presented. Moreover, Türkiye's Digital Diplomacy approach has not been comprehensively compared with any other country so far. In this dissertation, a comparative analysis is presented by examining the Public Diplomacy approaches, Digital Diplomacy strategies and concrete Digital Diplomacy practices of Germany and Türkiye. It is aimed to understand how Türkiye and Germany manage their national images via Public Diplomacy and Digital Diplomacy and to determine best practice examples. The reason for making this comparison with Germany was its deep-rooted history in Public Diplomacy, success in the reconstruction of its national image in short time and high rankings in studies assessing soft power. Due to the fact that this study is mainly interpretive the methods used are mostly qualitative, but quantitative methods are also used in order to present a comprehensive comparison. The study also includes a concluding chapter that discusses the implications of Digital Diplomacy in near future and provides policy recommendations for Digital Diplomacy actors.
Kamu diplomasisinin bir aracı olan kültürel diplomasi bağlamında Türkiye'nin Türk Cumhuriyetleri ile ilişkileri
Soğuk Savaş sonrasında milletlerarası ilişkilerde güç anlayışı değişikliğe uğramıştır. Bir ülkenin kültürü, siyasi değerleri ve dış politikasından beslenen yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları, uluslararasındaki ilişkilerde kendine yer bulmuştur. Kamu diplomasisi kısaca bir devletin kurumlarını, alışkanlıklarını, geleneklerini ve kültürünü uluslararası camiaya ifade etme isteği olarak tanımlanabilir. Bu bağlamda, kamu diplomasisinde önemli bir yere sahip olan kültürel diplomasinin yardımı ile kurulan ilişkiler neticesinde toplumlar arasındaki tanışıklık artmaktadır ve güven ortamı oluşmaktadır. Tarihsel ve kültürel bağlarından ötürü Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ile etkileşim içerisindedir. Türkiye, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü gibi ulusal kurumlar ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı, Türk Devletleri Teşkilatı gibi kurulmasına destek sağladığı bölgesel kuruluşlarla kültür, sanat, dil, din, eğitim, medya, edebiyat gibi alanlarda kültürel iletişim kurarak bölgede etkin olma gayreti göstermektedir. Bu çalışmada, Türkiye'nin Türk Dünyası'nda yürütmekte olduğu kültürel diplomasi faaliyetleri, bu faaliyetlerin Türkiye'nin Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ile ilişkileri açısından rolü ve önemi incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, Türkiye'nin kültür ve tarih birlikteliği yaşadığı Türk Cumhuriyetleri'ne yönelik kültürel diplomasi faaliyetlerinin neler olduğu, faaliyetleri hangi kurumlar aracılığı ile yürüttüğü, Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini kültürel diplomasi çerçevesinde geliştirmekte başarılı olup olmadığı sorularına cevap verilmeye çalışılacaktır. Çalışma, Giriş, Kavramsal ve Kuramsal Çerçeve, Türkiye ve Kültürel Diplomasi, Kültürel Diplomasi Bağlamında Türkiye'nin Türk Cumhuriyetleri ile İlişkileri, Sonuç olmak üzere toplam beş ana bölümden oluşmaktadır. Tezde, öncelikle yumuşak gücün bir unsuru olan kamu diplomasisi kavramına değinilmiş, kültürel diplomasi, kamu diplomasinin bir alt dalı olarak ele alınmış, kültürel diplomasi sosyal inşacılık kuramı çerçevesinde değerlendirilmiş, Türk kültürel diplomasisinin etkinliği ve ikili ilişkilere yansıması resmedilmeye çalışılmıştır. Türkiye'nin, Türk Cumhuriyetleri'nin bağımsızlıklarından bugüne kadar geçen süreçte gerçekleştirmiş olduğu kültürel diplomasi faaliyetlerinde önemli başarılar elde ettiği sonucuna varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Kamu diplomasisi, Kültürel Diplomasi, Yumuşak Güç, Türkiye Cumhuriyeti, Türk Cumhuriyetleri.
Bir kamu diplomasisi türü olarak şehir diplomasisi: Eskişehir Büyükşehir Belediyesi örneği
Teknolojinin hızlı gelişimi ve kullanımının artmasıyla diplomasi, kamu diplomasisi faaliyetleri devletten devlete ve devletten halka olarak iletişimin sağlanması ve onların menfaatlerinin korunması olarak ortaya çıkmıştır. Teknolojik gelişmeler küresel dünyanın oluşması sürecini hızlandırmış, böylece diplomatik ilişkiler devletlerin yanı sıra şehirler arasında da yürütülmeye başlanmıştır. Bu süreçte, şehirlerin uluslararası alanlarda ülkenin tanınırlığını arttırmak ve çıkarlarının sağlanması için faaliyetler düzenlemesi şehir diplomasisi olarak tanımlanmaktadır. Şehir diplomasisi yerel yönetimler aracılığıyla yürütülmektedir. Çoğu yerel yönetimler ise belediye kurumlarıyla uluslararası ilişkilerini geliştirmek için çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışma, belediye faaliyetlerini şehirler bağlamında değil ülkelerle birlikte değerlendirmektedir. Bu araştırmanın amacı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin gerçekleştirdiği kültür-sanat, turizm, eğitim programları, spor müsabakaları, siyasi görüşmeler ve kardeş şehir ilişkileri, ekonomik iş birliklerini alanında yapılan faaliyetleri, yumuşak güç, kamu diplomasisi ve onun alt başlığı olan şehir diplomasisi bağlamında incelemektir. Araştırmanın teorik kısmı için literatür taraması yapılması, uygulama kısmı içinse Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin web sayfasında yayınlanan haberlerin nitel içerik analizine tabi tutulması benimsenmiştir. Araştırmanın sınırlılıkları dolayısıyla çalışmada Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin kamu diplomasisi çerçevesinde web sitesinde yer alan 2011, 2015 ve 2019 yıllarında kamu diplomasisi çerçevesinde yaptığı belediyecilik faaliyetleri analiz edilmiştir. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin nitel içerik analizinden elden edilen sonuca göre, kamu diplomasisi ve şehir diplomasisi alanlarında önemli çalışmalar gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin Türkiye'ye yönelik kamu diplomasi faaliyetleri
Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), ülkede yaşanan iç savaşın, Komünist lider Mao Zedong'un liderliğinde kazanılması ile 1949 yılında kurulmuştur. ÇHC, Mao Zedong'un yönetimi altında içe dönük ve barışçıl politikalar izlemiş ve komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren bir politika takip etmiştir. Ancak, 1978 yılında hayata geçirilen "Reform ve Açılma" politikaları sonucunda önce ekonomik kalkınmasını gerçekleştirmiş ve dünyanın üretim merkezi haline gelmiştir. 20.yüzyılın son çeyreğinde gerçekleştirdiği ekonomik devrim ile birlikte 21.yüzyılda dünya siyasetinde önemli bir aktör olarak ortaya çıkmıştır. 21.yüzyıl, ÇHC için ekonomik kalkınmanın, siyasi ve askeri gelişim ile takip edildiği bir yüzyılın başlangıcıdır. Bu yüzyıl ile birlikte ÇHC uluslararası siyasette de aktif bir politika izlemeye başlamış ve tek kutuplu dünya düzenine karşı doğuda yeni bir güç merkezi olarak belirmiştir. ÇHC için dış politikada elde edilmesi gereken belli başlı kazanımlar vardır. Bunlar; gelişen ekonomisi için gerekli olan enerji ve ham madde kaynaklarına ulaşmak, yine gelişen ekonomisine bağlı olarak artan üretimi için pazar bulmak, uluslararası siyasette politik sınırları içinde yaşanan başta ağır insan hakları ihlalleri olmak üzere, çeşitli önemli sorunların olabildiğince az dillendirilmesi amacıyla etki alanı oluşturmak için sözü geçen bir ülke olmak ve yeni bir güç merkezi olarak mevcut duruma alternatif oluşturmak şeklinde sıralanabilir. Bu amaçları gerçekleştirmek için ÇHC çeşitli dış politika araçları kullanarak birçok ülkeye yönelik politikalar geliştirmektedir. Bu dış politika araçlarından birisi de kamu diplomasisidir. ÇHC; artan ekonomik gücü ile özgün kültürü ve medya gibi unsurlarıyla aktif bir şekilde kamu diplomasi faaliyetleri yürütmektedir. ÇHC'nin bu faaliyetlerine hedef olan ülkelerden birisi de Türkiye'dir. 20 yüzyılın ilk yarısında kadim medeniyetler üzerine kurulan iki genç Cumhuriyet'in ilişkileri nispeten yeni başlamıştır. Resmi olarak 1971 yılında başlayan ilişkiler Soğuk Savaş'ın bitmesi ile yoğunluk kazanmış, ancak asıl atılımını 21.yüzyılın ikinci 10 yıllık döneminde gerçekleştirmiştir. Türkiye, coğrafi konumu, Batı ile ilişkileri, Müslüman bir nüfusa sahip olması ve NATO üyeliği gibi özellikleri nedeniyle ÇHC için önem arz etmektedir. ÇHC açısından Türkiye'nin bir diğer önemi ise sınırları içinde kalan Doğu Türkistan ile Türkiye arasındaki özel bağların varlığıdır. Bunun yanı sıra iki ülke arasındaki ticarette ÇHC'nin avantajlı konumda olması Türkiye'yi ÇHC için önemli bir ülke haline getirmektedir. Tüm bunların yanı sıra, 2013 yılında ÇHC tarafından duyurusu yapılan Kuşak ve Yol Girişimi'nin önemli bir parçası olan Türkiye, bu ülke için önemli bir aktör olarak görülmektedir. Tüm bu nedenlere bağlı olarak ÇHC'nin Türkiye'ye yönelik kamu diplomasi faaliyetlerinde, 21.yüzyıl ile birlikte önemli bir artış olmuştur. İşbu çalışma ÇHC'nin Türkiye'ye yönelik artan kamu diplomasi faaliyetlerinin incelenmesi ve iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklılık ilkesi bağlamında araştırılması konusunda önem teşkil etmektedir.
Kamu diplomasisinin bir alt türü olarak dijital sağlık diplomasisi: Pandemi döneminde Çin büyükelçiliği Twitter kullanımı
Diplomasi içinde bulunduğu dönemin şartlarına göre şekillenmekte ve yeni tanımlamalara ihtiyaç duymaktadır. Örneğin, sağlık olgusu insanlık var olduğundan bugüne kadar karşımıza çıkmaktadır. Sağlığa ilişkin sorunlar küreselleşmeyle bölgeselden genele yayılmaktadır. Bu durum ülkeler arası ilişkilerde karşımıza çıkan kamu diplomasisinin uygulama ve bir yandan da yumuşak gücü olan sağlık diplomasisi kavramını ortaya çıkarmıştır. Sağlık diplomasisi temel olarak uluslararası toplumla ilişkilerin sürdürülmesinde ve dış politikanın ilerletilmesinde güven kazanmak ve olumlu imaj oluşturmak gibi önemli bir yere sahiptir. Kitle iletişim araçlarının sunduğu olanaklarla değişen küresel ortamda ise dijital diplomasi kavramı ortaya çıkmıştır. Çalışmada vurgulanan dijital sağlık diplomasisi kavramı da küresel sağlık sorunlarının yaşandığı ortamda gerçekleşen diplomasiyi tanımlamak için kullanılmıştır. Bu doğrultuda dışa kapalı bir toplum olan Çin Halk Cumhuriyet'inin Covid-19 küresel salgınıyla birlikte dijital sağlık diplomasisi oluşturmak amaçlı büyükelçiliklerinin bulunduğu ülkelerde %50,26'lık bir artış ile Twitter hesaplarının sayısını artırmış olması iyi bir örnektir. Bu doğrultuda Çin Ankara Büyükelçiliği resmi Twitter hesabı üzerinden salgının ilk duyurulduğu 31.12.2019 ve 31.12.2020 tarihleri arasındaki bir yıllık süre zarfında salgına yönelik paylaşımlarının dijital sağlık diplomasisi kapsamında nasıl kullanıldığı analiz edilmiştir.
Bir dış politika tekniği olarak kamu diplomasisi: Karar verme süreci üzerine etkisi
Günümüzde artan iletişim olanaklarının uluslararası ortamı da tesiri altına almasıyla birlikte, diplomasideki geleneksel uygulamalar yetersiz kalmaya başlamıştır. Bununla birlikte, toplumların birbiriyle etkileşim haline geçtiği farklı yöntemler devreye girmiştir. Bir dış politika tekniği olarak ortaya çıkan ve kamu diplomasisi olarak adlandırılan söz konusu yöntemi, ?uluslararası ortamda bir devletin, dış politikasının icrasında kullandığı resmî diplomatik kanallara ilave olarak, birey, grup, şirket vb. unsurlarını devreye sokarak hedef toplumu ve karar vericilerini olumlu şekilde etkilemek suretiyle kendi milli çıkarlarını sağlama faaliyeti? olarak tanımlayabiliriz. Burada önemli olan husus kamu diplomasisi faaliyetlerinin devletlerin yönlendirmesiyle icra edilmesidir. Aksi taktirde yumuşak güç ile aynı anlama gelecek olan söz konusu kavramı, yumuşak güçten ayıran temel husus da bu olmaktadır. Diğer taraftan devletlerin karar verme süreçleri üzerinde durularak karar vericilerin özellikle dış politikaya ait kararları verirken ne gibi faktörlerden etkilendikleri ve kamu diplomasisinin bahse konu faktörleri ne şekilde etkilediği ortaya konulmuştur. Çalışmada kamu diplomasisi uygulamalarının karar verme süreci üzerindeki etkisi ele alınmış ve sürece yaptığı katkılar uluslararası ortamdaki örnek uygulamalardan hareketle açıklanmıştır. Netice itibarıyla, Türkiye'nin sahip olduğu kamu diplomasisi olanakları kıymetlendirilmiş ve bu kaynakların da verdiği güçle nasıl bir teşkilat yapısıyla daha etkin bir dış politik güç imkân ve kabiliyetine kavuşulabilineceği ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler:1.Kamu Diplomasisi2.Yumuşak Güç3.Diplomasi4.Karar Verme5.Ulus Markası
Uluslararası ilişkilerde yumuşak güç ve Türkiye'de kamu diplomasisi politikaları
Yumuşak güç kavramı, küreselleşmenin de hız kazandığı 1990'ların başında ortaya çıktığı andan itibaren uluslararası ilişkiler alanında gündem belirleyen terimlerden biri haline gelmiştir. Terim, özellikle Joseph Nye ile birlikte daha tartışılır hale gelmiştir. Yumuşak güç, siyasi değerler ve dış politika gibi manevi kaynaklardan beslenmektedir. Bu nedenle birçok büyük aktörün ilgisini çekmiş ve çekmeye devam etmektedir. Bu çalışma, dünyadaki belli başlı ülkelerdeki gelişmelerle birlikte, Türkiye'nin yumuşak gücü ve kamu diplomasisi uygulamalarını incelemektedir. Jeopolitik konum ve coğrafya, askeri kapasite, ekonomik durum, değerler, siyaset, kültür ve tarih Türkiye'nin yumuşak güç kaynaklarının şekillenmesinde oldukça önemlidir. Bu tezin amacı, Türkiye'nin uluslararası alanda izlediği kamu diplomasisi politikalarını ortaya koyarak, yumuşak gücü kullanma politikaları açısından Türk dış politikasındaki dönüşümleri incelemektir. Araştırmada bir nitel araştırma yöntemi olarak literatür taraması kullanılmıştır. Bu kapsamda kamu diplomasisi çalışmaları ve nasıl ilerlediğinden yola çıkılarak, genel olarak TİKA, Yunus Emre Kültür Merkezi, TÜRKSOY gibi kamu diplomasisi kurumlarının çalışmaları değerlendirilmiştir. Özellikle 2000'li yıllarla birlikte görünür hale gelen bu yeni dış politika aktörleri, Türkiye'nin dünya siyasetinde geliştirmiş olduğu diyaloğa bir örnek olarak siyasi, ekonomik ve kültürel alanları kapsayacak şekilde, çok boyutlu bir perspektif ile ele alınmaktadır. Tezde, Türkiye'de kamu diplomasisi alanında yumuşak gücün önemi ortaya konulmakla birlikte, dünyadaki yumuşak güç uygulamalarından farklı olarak, Türkiye'nin dış siyaset arenasındaki bu faaliyetlerinin genel olarak, Türk kültürel değerleri ve gelenekleri doğrultusunda şekillenen kültürel etkileşim faaliyetleri ve insani yardım stratejileri şeklinde olduğu görülmüştür.
Geleneksel diplomasiden dijital diplomasiye dönüşüm: İsrail'in kamu diplomasisi uygulaması
Diplomasi devletlerin varlığının bir gereği ve uluslararası ilişkilerin en az iki aktörü tarafından yürütülen, müzakere, temsil ve danışma üzerine kurulmuş sürece verilen isimdir. Uluslararası ilişkilerde aktörler yalnızca devletler değildir. Devletlerin yanında uluslararası örgütler, hükümet dışı örgütler ve bireyler de uluslararası ilişkilerin birer aktörü konumundadır. Diplomasi süreci bu aktörlerin herhangi ikisi arasında gerçekleşebileceği gibi çok yönlü ve çok taraflı diplomasi de gerçekleştirilebilir. Devletler arası ilişkilerde bir devletin başarısı muhatabının davranışlarını etkileme gücüne bağlıdır. Bir devletin gücünü belirleyen unsurlar ise çok çeşitlidir askeri, ekonomik vb. alanları içine alan sert güç kullanımının yanı sıra zorlama veya şiddet içermeyen ve karşı tarafın algılarını kontrol ederek olumlu sonuçlar almayı hedefleyen yumuşak güç unsurları da gittikçe önem kazanmaktadır. Kamu diplomasisi de yumuşak gücün bir unsurudur. Bugün devletlerin dış politikaları incelendiğinde klasik diplomasinin gücü devam etmekle birlikte kamu diplomasisi alanına daha fazla önem verildiği görülmektedir. Kamu diplomasisinin dijitalleşmesi ile dijital diplomasi ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada İsrail'in yumuşak güç ve kamu diplomasisi alnındaki faaliyetleri ile dijital diplomasi sürecindeki başarısı incelenmiştir. İsrail, tartışmalı bir şekilde kurulan ve kuruluşunun ertesi günü kendisini etrafındaki ülkelerle savaşırken bulan bir devlet olarak hem sert hem de yumuşak güç kullanımına herkesten fazla ihtiyaç duymuştur. Savaşların ardından varlığını sürdürebilen İsrail devletinin Filistinlilere karşı uyguladığı orantısız müdahaleler dünya tarafından tepki ile karşılanınca İsrail yumuşak güç ve kamu diplomasisi uygulamalarına hız vermiş tüm kamu diplomasisi faaliyetlerini ''Hasbara'' kurumu altında toplamış ve bu alanda öncü devletler arasında yer almıştır. Bir süre sonra Hasbara kurumunu kaldırarak kamu diplomasisini devlet kurumlarının tamamı başta olmak üzere tüm topluma yayan İsrail kamu diplomasisi uygulamalarındaki başarısını artırmıştır. Teknolojideki hızlı gelişme ile kamu diplomasisi de kaçınılmaz olarak dijitalleşmiş sosyal medya uygulamaları, özellikle de Youtube ve Twitter üzerinden yürütülen dijital diplomasi faaliyetlerinde de İsrail öncü konumunu korumuştur.
Türk dış politikasında kamu diplomasisi ve yumuşak güç kavramı
Yumuşak güç en kısa şekliyle devletlerin bir konu hakkındaki fikirlerini, sıcak çatışma ortamına girmeden, ellerindeki yaptırım güçlerini kullanarak benimsetme çabaları olarak tanımlanabilir. Yumuşak güç insanlık tarihinin çok eski çağlarından bu yana kullanılan bir yöntemdir. Ancak Soğuk Savaş'ın başlamasıyla ortaya çıkan ve devam eden bu süreçte çok daha yoğun olarak kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Yumuşak güç kimi zaman sivil toplum örgütleri ile kimi zaman dini unsurlar vb. gibi manevi unsurlar kullanılarak uygulanagelmiştir. Bu çalışmada genel hatları ile Türk dış politikası üzerinde durulmuş, AKP öncesi dönem ile AKP dönemi Türk dış politikası karşılaştırılmış, Türkiye'nin son dönemlerde uyguladığı yumuşak güç politikaları irdelenmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri'nde kamu diplomasisi ve lobicilik: Yahudi lobisi örneği
Devletler birbirlerinin kararlarını ve uygulamalarını değiştirmek ve etkilemek konusunda farklı davranışları belirlemektedirler. Bazı devletler baskı ve çatışmayı temel olarak belirlemektedir; bazı devletler için ise diyalog yöntemi daha fazla önem kazanmaktadır. Diplomasinin ön plana çıktığı yeni süreçte diyalog zorunlu hale gelmiştir. Fakat yıllar içerisinde uluslararası ilişkilerde birbirinden farklı yöntemler ortaya çıkmıştır. Bu yöntemlerin her biri bir devletin diğerini etkilemek adına geliştirdiği yeni bir alternatif haline gelmiştir. Bunlardan biri olarak kamu diplomasisi, hükümetlerin başka bir hükümetin fikrini değiştirmek ve başka bir toplumun algısını yönlendirmek adına kullanmış olduğu yöntemdir. ABD ise bu yöntemi dünya üzerinde en etkin ve en güçlü şekilde kullanan devletlerden biridir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD, kamu diplomasisini kendisini için bir dış politika aracı olarak benimseye başlamıştır. Öte yandan, kamu diplomasisi ABD içerisinde kullanılan etkili bir yöntemdir. Bu yöntemi en iyi uygulayan taraf da Yahudi lobisidir. İsrail'in desteği ile ABD'deki Yahudilerin güçlenmesini sağlayan Yahudi lobisi hem lobi faaliyeti yürütmekte hem de İsrail için bir kamu diplomasisi aracı olmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kamu diplomasisi kavramının genel çerçevesine değinilmektedir. İkinci bölümde lobicilik faaliyetlerinin ABD'deki anlamı, ABD'nin kendi içerisinde uygulanan ve ABD'nin ülke dışarısında yaşamış olduğu kamu diplomasisi süreci ele alınmıştır. Son bölümde ise ABD'de geniş çaplı olarak bir faaliyet alanı bulunan Yahudi lobisinin, kamu diplomasisi uygulamak sureti ile yürütmüş olduğu lobicilik faaliyetleri yer almaktadır. Key Words : Surgical Process, Patient Health, Health Staff
Türkiye'nin kamu diplomasisi: Bir örnek çalışma TRT
Bu tez çalışmasında Türkiye'nin Kamu Diplomasisi çalışmaları çerçevesinde Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun Kamu Diplomasisi etkinliklerine ilişkin yayın politikaları ele alınmıştır. Bu tez çalışması Kamu Diplomasisi'nin tanımı tarihçesi, boyutları, yöntem ve araçları, diğer disiplinlerle olan bağıntısı ve dünyadaki uygulamaları incelenerek Türkiye'deki Kamu Diplomasisi'ne yönelik çalışmalar bazında TRT'nin Kamu Diplomasisi'ne dair uygulamaları incelenmiştir.
Kamu diplomasisinin bir aracı olarak kültürlerarası iletişim bağlamında yeni medya: ABD Başkanı Obama dönemi
Birbirleriyle yakından ilişkili olan kültür ve kültürlerarası iletişim kavramlarından insanoğlunun var olduğu her zaman ve mekânda bahsetmek mümkündür. Farklı kültüre sahip insanların bir araya gelmesiyle başlayan iletişim süreci doğal olarak beraberinde bazı sorunları da getirmektedir. Nitekim bu durum, devletler arasındaki ilişkilerde de görülmekte ve kamuoylarının artan önemi ile birlikte devletler arasındaki ilişkilerde sorunların çözümünde kültürlerarası iletişimin değerini arttırmaktadır. Bu kapsamda, devletler arasındaki sorunların çözümünde öne çıkan yöntemlerden bir tanesi de kültürlerarası iletişim gücü ile yapılanan kamu diplomasisidir. Küreselleşme ve onun yürütücüsü olan teknolojik gelişmelerle birlikte kamuoyları ve kamuoylarını etkilemek için yürütülen kamu diplomasisi faaliyetleri uluslararası ilişkilerde önemli olmuştur. Teknolojik gelişmeler doğrultusunda yapısal değişikliklerin yaşandığı kamu diplomasisinde ise yeni medya araçları ön plana çıkmaktadır. Bu yeni sistemde devletler yeni medya araçları ile diğer ulusların halkları ile doğrudan temas kurabilmekte ve kendi görüşlerini aktararak etkileyebilmektedir. ABD, yeni medya araçlarını kullanarak kamu diplomasisini en etkin şekilde kullanan ülkelerden biridir. Bu çalışma, kamu diplomasisi alanında yaşanan teknolojik gelişmelerin, küresel liderliğini sürdürmek isteyen ABD'nin kamu diplomasisi stratejilerine ne şekilde yansıdığını göstermeyi amaçlamıştır. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra kamu diplomasisinin önemini kavrayan ABD'nin başkan Obama döneminde kamu diplomasisinden nasıl faydalandığından bahsedilmiştir. Bu bağlamda kamu diplomasinin ABD'de nasıl ortaya çıktığı ve İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş dönemlerinde nasıl kullanıldığı anlatılmıştır. Sonuç olarak kültürlerarası iletişimin günümüz dünyasında birçok alanda önemli bir role sahip olduğuna dikkat çekilerek ABD'de kamu diplomasisi uygulamalarının da özellikle yeni medya araçları üzerinden bunu nasıl kullandığı incelenmiştir.
Kamu diplomasisinde yeni bir alan olarak gastrodiplomasi ve Türkiye için bir model önerisi
Devletlerin birbirleri ile arasında olan ilişkiler kamu diplomasisi aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Süreçlerin tamamında ise kamu diplomasisi kültürel diplomasi çerçevesinde gelişmektedir. Kültürel diplomaside yer alan gastrodiplomasi, kamu ve kültürel diplomasilerin karşılıklı olarak inşa edilmesi sayesinde, bir ulusun imajın geliştirilmesinde önemli role sahiptir. Antik Helen ve Roma İmparatorluğunda kültürel kimliklerinin yansıtılmasında yiyecekleri bir kültür sujesi olarak kullanmaları gastrodiplomasinin ilk izlerini yansıtmaktadır. Gastrodiplomasi, uluslararası ilişkilerle ilgili sürekliliğin sağlanmasında yemeğin gücünden yararlanılmasını amaç edinmiş bir diplomasi türüdür. Tarihte Antik Yunan ve Roma gibi ülkelerin gastrodiplomasi alanındaki uygulamalar ile diğer ülke vatandaşlarındaki algılara etki yaptığı bilinmektedir. Ülkeler incelendiğinde birçok ülkenin gastrodiplomasi uygulamaları içerisinde yer aldığı görülmektedir. Japonya'dan Fransa'ya, Amerika Birleşik Devletleri'nden Tayvan'a kadar farklı ülkeler gastrodiplomasi uygulamalarına yönelim göstermektedir. Gastronominin diplomatik araç olarak varlığı, etkinliği ve verimliliği konularında sorgulamalar yapma ve Türkiye'nin gastrodiplomasi alanındaki faaliyetlerinin incelenmesi amacı ile gerçekleştirilen bu çalışma gastrodiplomasi alanında literatüre kazandırılacak çalışmalardan biri olmakla birlikte bu alandaki eksiklikleri giderebilecek niteliktedir. Araştırmada SWOT Analizi yöntemi kullanılmıştır. İtalya'nın gastrodiplomasi alanında tarihi geçmişe sahip olması, etkili gastrodiplomasi uygulamaları sergilemesi adeta bu alanda rol model olmasını sağlamıştır. Ayrıca Türkiye'ye yakın konumu, Türkiye ile aynı enlemler üzerinde olması ve her iki ülkenin de Akdeniz ülkesi olması Türkiye'nin gastrodiplomasi uygulamaları ile İtalya'nın benzer uygulamaları karşılaştırılmasını kaçınılmaz kılmıştır. Araştırmada Türkiye ve İtalya tarafından gerçekleştirilen gastrodiplomasi uygulamaları SWOT analizi ile karşılaştırılmıştır. Her iki ülkenin gastrodiplomasi uygulamalarına yönelik SWOT analizi yöntemi ile güçlü ve zayıf yönleri ve fırsat ile tehditlerin değerlendirilmesinde elde edilen bilgiler ilgili başlıklar altında sırası ile belirtilmiştir. Mevcut literatürden farklı olarak diğer ülkelerde uygulanan gastrodiplomasi modellerinin incelenmesi, İtalya'nın bu alandaki etkinliği ve Türkiye'nin mevcut faaliyetleri açısından değerlendirilmesi alanyazınına ve taraflara farklı bakış açısı kazandırabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastrodiplomasi, Kamu Diplomasisi