Kindergartens

99 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessEN

A longitudinal conversation analytic study on L2 construction learning in a kindergarten classroom

This study documents the intricate relationship between classroom interaction and L2 learning by bringing empirical evidence for L2 construction learning in a kindergarten EFL classroom. The longitudinal video-recorded data were collected from a face-masked kindergarten classroom during the Covid-19 pandemic and examined using Multimodal Conversation Analysis. The analysis showed the emergence of two L2 constructions as the immediate learning objects and the retrospective and prospective examination of the data allowed for the documentation of their gradual sedimentation into two different learners' L2 repertoires. For the better understanding of the learners' and the teacher's roles in shaping the learning processes, the analysis was organized as (i) teacher initiated L2 construction learning (i.e., little bit) and (ii) learner initiated L2 construction learning (i.e., me too). With the examination of the cases of little bit, interactional routines, embodied explanations, translanguaging, choral repetition, understanding checks, repairing dispreferred responses, and designedly incomplete utterances were found as the teacher practices deployed strategically for the introduction and circulation of the construction to facilitate L2 construction learning. The analysis of the construction me too indicated the learners' collaborative accomplishment of resolving an interactional trouble as the point of emergence, and the focal learner's peer-prompted and finally unprompted use of the construction in situ. Accordingly, learner initiated L2 construction learning was enacted as an outcome of the prominent role of peers, thus their learner initiatives, in creating learning opportunities. The findings bring new insights into L2 learning in kindergarten classrooms and provide rich pedagogical implications to kindergarten language teachers.

KindergartensEarly child educationSpeech+7
Emel Tozlu Kılıç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Anaokulu düzeyindeki çocuklara öz bakım ve sosyal yetkinlik kazandırmada sosyal öğrenme teorisine dayalı öğretim etkinliklerinin etkisi

Bu araştırma, sosyal öğrenme teorisine dayalı hazırlanan çizgi filmler aracılığı ile verilen eğitimin, okul öncesi dönemdeki çocuklara öz bakım ve sosyal yetkinlik davranışlarını kazandırmada etkililiğini incelemek amacıyla, randomize kontrollü olarak yapılmıştır. Araştırma, Ankara ili Çankaya ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı iki anaokulunda, 20 Ocak-16 Haziran 2023 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 41 müdahale ve 41 kontrol grubu olmak üzere 82 çocuk oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Demografik Veri Formu, 3-6 Yaş Çocukları İçin Öz Bakım Becerileri Değerlendirme Testi ve Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirme Ölçeği -30 kullanılmıştır. Müdahale grubundaki çocuklara öz bakım ve sosyal yetkinlik davranışları kazandırmak amacıyla sosyal öğrenme kuramına dayandırılarak hazırlanan beş adet çizgi film ile dört ay boyunca eğitim verilmiştir. Her ayın sonunda çocuklar için ölçekler uygulanmıştır. Sonuçta, çocuklar toplam beş kez değerlendirilmiştir. Kontrol grubundaki çocuklar için herhangi bir müdahale gerçekleştirilmemiş, anaokulunda aldıkları standart eğitime devam etmişlerdir. Sosyal öğrenme kuramına dayandırılarak verilen eğitimler sonucunda, müdahale grubundaki çocukların öz bakım ölçeğinin üç alt boyutuna ait puanları (temizlik ve kişisel bakım, yemek yeme, dinlenme) ve ölçeğin toplam puanı, kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Müdahale grubundaki çocukların sosyal yetkinlik ve davranış ölçeğinin sosyal yetkinlik alt boyutuna ait puanları ve ölçeğin toplam puanları, kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde daha yüksektir (p<0.05). Müdahale grubunda bulunan çocukların sosyal yetkinlik ve davranış ölçeğinin iki alt boyutuna (kızgınlık-saldırganlık ve anksiyete-içe dönüklük) ait son test puanları, kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde düşüktür (p<0.05). Bu bulgular doğrultusunda, okul öncesi dönemdeki çocukların öğrenme sürecinde, Sosyal Öğrenme Kuramının olumlu sağlık davranışları kazandırmada kullanılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: sosyal öğrenme kuramı, öz bakım, sosyal yetkinlik, okul öncesi dönem

AnaokullarıSosyal yetkinlikSosyal öğrenme+3
Işın Bıyıkoğlu Alkan
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anaokulu öğretmenlerinde örgütsel çatışma ve iş doyumu ilişkisi

Yapılan bu araştırmanın temel amacı çeşitli değişkenler açısından örgütsel çatışma düzeyi ve iş doyumunun analiz edilmesi, ayrıca örgütsel çatışma ile iş doyumu arasındaki ilişkinin ne düzeyde olduğunu belirlemektir. Bu doğrultuda yapılan araştırmanın evreni, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde görev yapan anaokulu öğretmenlerini kapsamıştır. Örneklem ise İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde yer alan Anaokulu öğretmenlerinden rastgele seçilen 145 kişidir.Örneklem grubunda yer alan öğretmenlere gönüllülük esasına göre Minoseta Doyum Testi ve Örgütsel Çatışma ölçeği uygulanmıştır. Kullanılan ölçeklerin gruba uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla iç tutarlılık değerleri incelenmiştir. İş doyum ölçeğinin katılımcılardan alınan veriler incelendiğinde iç tutarlılık katsayısı .86 olarak bulunmuştur. Ayrıca örgütsel çatışma düzeyi ölçeğinin alt faktörlerinin birbirinden bağımsız olan iç tutarlık değerleri sırayla şu şekilde bulunmuştur: grup içi çatışma: ,861, gruplar arası çatışma: ,637, kişisel çatışma: ,621. Bu değerler incelendiğinde kullanılan ölçeklerin amaca uygun oldukları sonucuna ulaşılabilir. Yapılan incelemede iş doyumu düzeyi düşük, örgütsel çatışma düzeyi ise genel anlamda yüksek çıkmıştır. Ayrıca iş doyumu ve örgütsel çatışma arasında orta düzeyde bir ilişkinin var olduğu gözlemlenmiştir. İş doyumu ölçeğinden alınan veriler incelendiğinde cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, öğrenim durumu ve çalışılan kurum değişkenleri açısından anlamlı düzeyde farklılık görülmemiştir. Ancak medeni durum değişkenine göre iş doyum ölçeğinde anlamlı fark görülmüştür. Bekar öğretmenlerin iş doyum düzeyi evlilerden daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca örgütsel çatışma alt faktörleri incelendiğinde de cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki kıdem, öğrenim durumu ve çalışılan kurum değişkenleri açısından anlamlı düzeyde farklılık görülmemiştir. Anahtar Sözcükler:Çatışma,İş doyumu,Anaokulu,Örgüt,Öğretmen.

AnaokullarıÇatışmaÖrgütsel çatışma+2
Emine Suzan Kalebaşı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız anaokullarının fiziki alanlarının yönetimi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitim mekânlarının fiziki yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Küçükçekmece İlçesinde bulunan 18 bağımsız anaokulunda çalışan 204 anaokulu öğretmen ve idarecisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde bulunan bağımsız anaokullarında çalışan 117'si kadın 4'ü erkek 121 anaokulu öğretmen ve idarecisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında evrenin %59'una ulaşılmıştır. Küçükçekmece ilçesi İstanbul ilinde bağımsız anaokullarının en çok olduğu ilçe olması dolayısıyla seçilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin; cinsiyet, yaş, görev alanları, mesleki kıdem, eğitim durumu, görev süresi ve mezun olduğu bölüm değişkenleri hakkında bilgi toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Öğretmenlerin anaokullarının fiziki yeterliliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek için Sanoff (2001) tarafından geliştirilen ve bu çalışma kapsamında araştırmacı tarafından Türkçeye uyarlanan Anaokulları Fiziki Yeterlilik Ölçeği (AOFYÖ) kullanılmıştır. Veriler; Tek Yönlü Varyans Analizi, t-testi, Welch testi, Scheffe testi ve Leveneistatiği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan öğretmenlerin bağımsız anaokullarının fiziki yeterliliklerine ilişkin görüşlerinin yaş, mesleki kıdem, eğitim durumu, görev yapılan okuldaki görev süresi değişkenlerine göre farklılaştığı; cinsiyet, görev alanı ve mezun olunan bölüm değişkenlerine göre ise farklılaşmadığı bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında, araştırma sonuçları tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Anaokulu, Fiziki Yeterlilik

AnaokullarıFiziksel uygunlukFiziksel çevre
Tülay Karataç
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki anaokuluna başlayan çocukların okula uyum süreci ve nörobilişsel bağıntıların incelenmesi

Okul öncesi dönem, bireyin hayatının en belirleyici dönemidir. Bu sebeple, çocuğun bu süreç içerisinde yetiĢtiği koĢullar büyük önem taĢımaktadır. Çocuk doğduğu andan itibaren kendini bir aile ortamında bulmaktadır. Erken dönemde ise, günün önemli bir bölümünü geçireceği okula uyum sağlama iĢlevi ile karĢılaĢmaktadır. Ġlk kez okula baĢlayan çocuk, farklı eğitim ortamlarına girmiĢ olur. Sahip olduğu becerilerin tümü çocuğu ve onun kapasitesini uyum sağlama ve öğrenme açısından etkiler. Okul öncesi eğitime baĢlama, çocuk ve aileler açısından okula uyumluluğunusergilemektedir. Ġlk kez okula baĢlayan çocuk, farklı eğitim ortamlarına girmiĢ olur. Sahip olduğu becerilerin tümü çocuğu ve onun kapasitesini uyum sağlama ve öğrenme açısından etkiler. Bu süreçte; dikkat, bellek ve zeka gibi nörobiliĢsel iĢlevler önem kazanmaktadır. Bu bağlamda çalıĢmanın amacı, sosyoekonomik düzeyleri farklı olan anaokulu öğrencilerinin okula uyum süreciyle nörobiliĢsel iliĢkilerin değerlendirilmesidir. AraĢtırmada anket ile soru-cevap modeli kullanılmıĢtır. AraĢtırma sonuçlarına göre davranıĢsal boyutun biliĢsel ve duyuĢsal boyut ile doğrudan ve anlamlı olduğu ve bunun da okul olgunluğunu etkilediği belirlenmiĢtir.

AnaokullarıNeurobilişsel işlevlerOkul öncesi dönem+5
Okşan Kurt Esen
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin mesleği tercih etme kararlılıklarının iş doyumlarına etkisi

Bu araştırmada, MEB Özel, MEB Resmi ve SHÇEK Özel anaokullarında çalışan okul öncesi öğretmenlerin mesleği tercih etme kararlılıklarının iş doyumlarına etkisi olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma ilişkisel tarama modeline uygun olarak düzenlenmiştir. Araştırmanın örneklemi; merkezi İstanbul'da ve İstanbul iline yakın Sakarya ilinde bulunan ve okul öncesi eğitim sektöründe yer alan okullarda çalışan 268 okulöncesi öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanan Demografik Bilgi Formu ve Minnesota İş Doyum Ölçeği katılımcılara okul müdürü aracılığıyla ulaştırılarak doldurmaları sağlanmış ve sonrasında bu formlar okul müdürlerinden teslim alınmıştır. Toplanan veriler SPSS programı aracılığı ile kodlanmış, sürekli değişkenlerin grup ortalamalarını karşılaştırmada Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Varyans Analizini takiben farklı grupları belirlemede Tukey çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Gruplar ile kategorik değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemede ise Ki-kare testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin mesleği tercih tarzları değerine göre iş doyumları karşılaştırılmış ve sonuçlara bakıldığında; meslek seçme sebeplerinden "mesleki

Aday öğretmenlerAlan tercihiAnaokulları+7
Özlem Azargün
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anaokulunda çocuğu olan ebeveynlerin sosyal kaygı, ebeveyn kaygısı ve psikolojik yardım arama davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi: Avcılar ilçesi anaokulu örneği

Bu araştırma sosyal kaygı, ebeveyn kaygısı ve psikolojik yardım arama davranışları arasındaki ilişkiyi anaokulunda çocuğu bulunan yetişkinlerden oluşan bir örneklemde incelemeyi amaçlamaktadır. İlişkisel tarama modeline göre kurgulanan araştırmanın örneklemi Avcılar ilinde yaşayan ve çoğu anaokuluna giden ebeveynlerdir. Araştırmanın örneklemini belirleme sürecinde uygun örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda belirlenen örneklem Avcılar ilinde yaşayan 286 kişiden oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini elde etmek için ise "Kişisel Bilgi Formu", "Lıebowıtz Sosyal Kaygı Ölçeği", "Ebeveyn Kaygısı Ölçeği" ve "Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 26 istatistik proğramı kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda, anaokulunda çocuğu olan ebeveynlerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları ile sosyal kaygı ve ebeveynlik kaygısı arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edildi. Bunun yanında, psikolojik yardım almaya yönelik tutum, sosyal kaygı ve ebeveynlik kaygısının yaş, eğitim düzeyi, eşin eğitin düzeyi ve gelir düzeyine göre farklılaştığı buna karşın daha önceden psikolojik yardım desteği alma durumuna göre farklılaşmadığı tespit edildi.

AnaokullarıEbeveyn-çocuk ilişkisiEbeveynler+5
Eren Yalçın
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk eğitimi kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görsel sanat ve yaratıcılık alanına yönelik görüşleri

Yaratıcılık, erken çocukluk eğitiminde geliştirilmesi gereken en önemli beceriler arasında yer almaktadır. Yaratıcılığı geliştirmek için uygulanan etkinlik planlarında planlama ve uygulama aşamalarına dikkat edilmelidir. Bu çalışmada öğretmenlerin görsel sanat etkinliklerine ve yaratıcılığa yönelik görüşleri, okullarda bulunan sanat merkezi materyalleri ve okullarda uygulanan görsel sanat etkinliği türlerinin tespiti temel alınmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin görsel sanat ve yaratıcılığa ilişkin görüşlerini ve görüş ile uygulamalar arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlayan bu araştırma, tarama modelinde olup nitel yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Muş ili ve Bulanık ilçesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı ilkokul ve ortaokul bünyesindeki anasınıfları ve bağımsız anaokullarında görev yapmakta olan 100 okul öncesi öğretmeni ve sonrasında gönüllü olan 20 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde araştırmaya katılan öğretmenlerle görüşme yapılmış ve görüşmeler tamamlandıktan sonra formlar analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelerden sonra gözleme yer verilmiştir. Gönüllü olan 20 okul öncesi öğretmenin sınıfı ziyaret edilmiş; sanat merkezleri ve materyalleri incelenmiş, yer alan görsel sanat etkinlikleri türlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda; okul öncesi öğretmenlerinin açık uçlu sorulardan oluşan formda yer alan sorularda belirttikleri tanımlara göre yaratıcılık ve sanat alanında bilgi sahibi oldukları, yaratıcılığın tanımı, yaratıcı bireyin özellikleri, yaratıcılığın çocuklar için önemi, yaratıcılığa engel durumlar, yaratıcılığı geliştiren oyun ve oyuncaklar cinsiyetin yaratıcılık üzerindeki etkisi, yaratıcılığa yönelik etkinlikler, sanat çalışması türleri, sanatın önemi, alınan dersler ve teknik geliştirmeye yönelik bildiklerini aktarabildikleri ve uygulamalarda da yer verdiklerini belirtmişlerdir. Araştırma sonucunda genel olarak okullarda sanat merkezlerinin bulunduğu fakat materyal olarak tam donanımlı olmadığı tespit edilmiştir. Görüşmelerde belirtilen uygulamada ağırlık verilen sanat etkinliği türleri ile panolarda yer alan görsel sanat etkinliği türlerinin birbirini tutmadığı tespit edilmiştir.

AnaokullarıErken çocuk eğitimiGörsel sanatlar+6
Betül Türkmen
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

3-6 yaş anaokulu öğrencilerinin okula başlama kaygı düzeyinin, anne- çocuk bağlanma stiliyle ilişkisi

Bu araştırma, okul öncesi kuruma yeni başlayan 3-6 yaş aralığındaki çocukların 0-2 yaş bebeklik dönemlerinde bakım verene bağlanma stilinin okula başlama kaygısıyla ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Okul öncesi eğitime yeni başladıkları ve oryantasyon adını verdiğimiz alışma döneminde bakım verenden ayrılamama, okula adapte olamama durumunun 0-2 yaş sürecinde anneye bağlanma ile ilişkisinin olup olmamasını amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini; 2021-2022 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan 3 farklı özel anaokuluna devam eden, öğrenime başlama dönemi olan Eylül ayından itibaren en az 1 ay okula gelmiş olup; anneden ayrılma güçlüğü yaşama, sınıfa girmek istememe, sınıfa girse bile sürekli ağlama sorunlarını yaşayan, 3-6 yaş aralığında bulunan çocuklar gözlemlenip anneleri ile çalışma yapılmıştır. Araştırma için gerekli olan veriler nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ölçekler ile toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi 2021-2022 öğretim yılında İstanbul ili Avcılar ilçesinde bulunan, Milli Eğitime bağlı özel okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 3-6 yaş aralığın da 70 çocuğun anneleri ile 6 okul öncesi öğretmeni olmak üzere toplam 76 kişiden oluşmaktadır. Okul yönetiminin desteği alınarak, anne ve çocuğun demografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla ailelere 'Anne- Bebek Tanıtıcı Bilgi Formu' doldurulmuştur. Bu form çocukta yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, anne yaşı, annenin eğitim düzeyi, annenin mesleği ve annenin doğurganlığa ait bilgileri kapsamaktadır. Veri toplama aracı olarak; ''Anne- bebek Tanıtıcı Bilgi Formu '', ''Çocuk ayrılma kaygısı ölçeği'' anne- baba ve öğretmen formu, ''Anne- bebek bağlanma ölçeği'' uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi SPSS 18 paket programı aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, okul öncesi eğitime yeni başlayan çocukların ayrılma kaygıları ile annelerinin ayrılma kaygısının 0-2 yaşta oluşan bağlanma stili arasında ilişki bulunamamıştır. Ayrıca çocuk ayrılma kaygısı puanının kardeş sayısı, annenin eğitim durumu, çocukların cinsiyeti, annelerin çalışma durumları ve annenin çocuk sayısı değişkenlerine göre farklılık göstermediği belirlenmiştir. Çocukların kaygılarının ise yaşlarına göre farklılık gösterdiği bulunmuştur. 3 yaş çocuğunun kaygı puanı, 4-5 yaş çocuğun kaygı düzeyine oranla anlamlı çıkmıştır.

Ana-babaya bağlanmaAnaokullarıAnksiyete+4
Özge Köse
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

4-5 yaş grubu özel yetenekli öğrencilerin tanılanması üzerine bir model geliştirilmesi: Türkiye örneği

Bu araştırmanın amacı; okul öncesi kurumlarda öğrenimine devam etmekte olan 4-5 yaş grubundaki özel yetenekli çocukların tanılanmasına yönelik teorik bir çerçeveye (Başarılı Zekâ Kuramı), çoklu veri kullanımına ve performansa dayalı bir tanılama modeli geliştirmektir. Modelle belirlenen özel yetenekli çocuklar, sadece öğretmenleri, sadece ebeveynleri, hem öğretmenleri hem de ebeveynleri tarafından özel yetenekli adayı olarak gösterilen çocuklar ve hiç aday gösterilmeyen çocuklarla karşılaştırılarak ve uygulayıcıların fikirleri alınarak modelin geçerliliği incelenmiştir. Araştırmada çok basamaklı araştırma yöntemi kullanılmıştır. İlk aşamada karşılaştırmalı araştırma, sonrasında tanımlayıcı araştırma işe koşulmuştur. Araştırmanın evrenini Mersin ili merkez ilçelerindeki devlet okullarının anasınıfına devam eden kronolojik yaşı 4-5 olan öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemi ise iki devlet anaokulunda eğitim alan 35 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemin oluşturulmasında ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler, araştırma problemi doğrultusunda tanılanan öğrencilerin puanlarının ve tanılamada oluşan "belirlenen kişi" farklılıklarının karşılaştırılması, gözlemler arası korelasyonların analizi ve uygulayıcılarla öğretmenlerin görüşlerinin betimlenmesiyle analiz edilmiştir. Öğretmen görüş anketi ile toplanan ülkemizdeki mevcut tanılama sürecine ilişkin veriler ve bu tezde önerilen modelin kullanılmasının avantaj ve dezavantajlarına yönelik yapılacak görüşme verileri, üç uzman tarafından kategorilere ayrılarak yüzde ve frekans şeklinde tanımlanmıştır. Bulgular, modelle tanılanan öğrencilerin diğerlerinden farklı olduğunu, teorik yapı odağında geliştirilen gözlem formlarındaki değerler arasında anlamlı ilişkiler olduğunu ve öğretmenlerin bu modelle tanılanan öğrencilerin göstermiştir. Dolayısıyla modelin hem özel eğitim gereksinimi olan öğrencileri belirleyebildiği, hem de kendi içinde tutarlı ölçümler sağladığı, aynı zamanda uygulanabilir özellikte olduğu söylenebilir. Dahası performans ölçümlerinin test sonuçlarından farklı özellikleri tanılama sürecine dâhil ettiği ve daha zengin bir veri kaynağı sağladığı belirlenmiştir.

AnaokullarıBaşarılı Zeka KuramıOkul öncesi çocuklar+2
Nur Banu Pilavcı
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kreşlerde uygulanan menüler ve çocukların beslenme durumunun değerlendirilmesi

Kreşlerde uygulanan menülerin çocukların beslenme durumuna etkilerinin olduğu bildirilmesine karşın konuyla ilgili çalışmalar literatürde oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada, özel kreşlerde uygulanan menülerin 2-5 yaş çocukların enerji ve besin ögesi gereksinmelerini karşılama durumu, kreşlerde uygulanan menülerin çocukların beslenme durumu ve diyet kalitesi üzerine etkisini incelemek amaçlanmaktadır. Anne (n=100) ve çocukların (n=100) sosyodemografik özellikleri, antropometrik ölçümleri, üç günlük besin tüketim kaydı ve Çocuk Besleme Anketi (CFQ) gönüllü anneler ile yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulanan anket ile elde edilmiştir. Ayrıca anne ve çocukların diyet kalitelerini belirlemek amacıyla Sağlıklı Yeme İndeksi (HEI)-2010 ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre, CFQ ölçeğinde yer alan "Algılanan Sorumluluk" alt faktörünün şişman çocuklarda ve Beden Kütle İndeksi (BKİ) 25 kg/m2'nin üzerinde olan annelerde daha fazla olduğu saptanmıştır (sırasıyla F=2,158, p<0,05; F=3,501, p<0,05). "Kısıtlama alt faktörü" ile annelerin BKİ (kg/m2)'leri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (F= 0,030, p<0,05). Kreş menüleri değerlendirildiğinde; menülerin ortalama enerji dağılımına göre karbonhidrattan gelen enerjinin düşük (%37), proteinten gelen enerjinin ideal (%14,16) ve yağdan gelen enerji (%48,84) miktarının ise yüksek olduğu bulunmuştur. Kreş menülerinin enerji ve besin ögeleri ile çocukların vücut ağırlığı, boy uzunluğu, yaşa göre boy uzunluğu, yaşa göre BKİ, üst orta kol çevresi (ÜOKÇ) ve baş çevresi ölçümleri arasında anlamlı pozitif ilişki bulunmuştur (p<0,05, p<0,01). Alınan üç günlük besin tüketim kaydına göre anne ve çocukların sağlıklı yeme indeksi-HEİ skorları karşılaştırılmış ve anne ile çocukların beslenme kalitesi arasında anlamlı pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır (p=0.00). Sonuç olarak, kreşlerde uygulanan menülerin enerji ve besin ögeleri içerikleri ve annelerin besin kalitesinin çocukların gelişimleri ve beslenme kalitesi üzerinde etkisi olduğu saptanmıştır.

AnaokullarıAnketlerAnneler+4
Nazife Kalfa Çetin
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

English teachers' evaluation of a preschool bilingualism program in terms of English language teaching and beliefs about bilingualism benefits

This case study illuminated an English-Turkish bilingual program at preschool level in Türkiye by investigating the evaluative views of English teachers about English language teaching in the bilingual program and explored their beliefs about bilingualism benefits. Program evaluation scale data (N=83) and interview data (N=12) were collected from preschool and primary-level English teachers at a private chain college in Türkiye. As a result, the program aims, curriculum, language teaching approaches and methods, implementation, materials, assessment were described. It was indicated that the teachers were highly positive about the general characteristics, objectives of the program, but moderately positive about the content, assessment, learning and teaching processes. The English teachers reported that the program had linguistic, academic, emotional, social, cultural, psychological, cognitive, economic, identity-development advantages. However, it had problems about overloaded content, materials, teaching processes, teacher efficacy-related recruitment problems. The teachers' suggestions were revision in materials, improvement in teaching and learning processes, age-appropriate, simplified language and content, teacher qualifications improvement and affordable program prices to reach more children. Regarding bilingualism benefits beliefs, the teachers believed that bilingualism had cognitive, social, cultural, emotional, academic, economic, linguistic, identity development benefits. When they compared children at primary level, the teachers observed cognitive, social, identity, linguistic, emotional, psychological and cultural benefits differences in favor of the bilingual children. As the first study evaluating a bilingual program in Türkiye, this research depicted the preschool bilingual education in Türkiye by taking a private chain school as a case, evaluated it and investigated the English teachers' bilingualism benefits beliefs.

KindergartensEarly child educationPreschool education+7
Hatice Elif Kalaycıoğlu
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon'daki okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan müdürlerin liderlik becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada Trabzon'daki okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapmakta olan müdürlerin etkili liderlik becerileri düzeyinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Trabzon Ortahisar ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokullarında (özel anaokulları hariç) görev yapmakta olan öğretmenler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma süresince 107 okul öncesi öğretmenle görüşülmüştür. Elde edilen verilerin analizi sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin bu kurumlarda görev yapan müdürlerinin etkili liderlik niteliklerine yönelik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Verilerin analizi neticesinde yaş ile "iletişim kurabilme" boyutu arasında pozitif yönlü, çok zayıf bir ilişki, vizyon sahibi olma, güvenilir olma, örnek alma, pozitif olma arasında ise pozitif yönlü, zayıf ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yine yapılan istatistiksel analizler neticesinde hizmet süresiyle iletişim kurabilme ve örnek alma arasında pozitif yönlü ve çok zayıf, vizyon sahibi olma, güvenilir olma ve güvenme ve örnek alma arasında ise pozitif yönlü, zayıf ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Öğretmenlerin diğer demografik özelliklerinden cinsiyet, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, çocuk sahibi olup olmama durumuna göre ise etkili liderlik nitelikleri algılarının anlamlı şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, Okul Müdürü, Liderlik Becerisi, Trabzon.

AnaokullarıLiderlikOkul yöneticileri+2
Kağan Öntürk
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki çocukların mizaç, yürütücü işlev becerileri ve sosyal davranışlarında duygu düzenlemenin aracı rolü

Bu araştırmanın amacı, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi bağımsız anaokullarında ve ilkokullara bağlı anasınıflarında okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık çocukların mizaç özellikleri, yürütücü işlev becerileri, sosyal davranışları ile anneleri, babaları, öğretmenleri ve akranlarıyla ilişkileri ve sosyal-duygusal uyumlarında duygu düzenleme becerilerinin aracı rolünün incelenmesi ve annelerin, babaların ve öğretmenlerin duygu düzenleme becerilerinin çocukların duygu düzenleme becerilerindeki yordayıcı rollerinin belirlenmesidir. Bu araştırma, yordayıcı korelasyonel araştırma deseninde yürütülmüştür. Araştırma, ölçek geliştirme ve modellerin test edilmesi olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, maksimum çeşitlilik örnekleme ile belirlenen 303 okul öncesi öğretmeni yer almıştır. İkinci aşamada örneklemi, maksimum çeşitlilik örnekleme yoluyla belirlenen Ankara'nın merkez yedi ilçesindeki anaokullarında ve anasınıflarında okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık 655 çocuk, çocukların anneleri (f=655), babaları (f=655) ve öğretmenleri (f=176) oluşturmuştur. Okul Öncesi Öğretmeni Duygu Düzenleme Ölçeği'nin (OÖÖDDÖ) Temel Bileşenler Analizi (TBA) sonucunda üç faktör, 27 maddeden oluştuğuna karar verilmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda model-veri uyumu sağlayan (χ2 /sd=1.53, RMSEA=0.049, NNFI= 0.98, CFI=0.98, NFI =0.94, GFI=0.75, AGFI= 0.70, IFI=0.98) bir yapı tanımlanabildiği görülmüştür. Ölçeğin altboyutlarına yönelik test-tekrar test güvenirlik düzeyleri sırasıyla .80, .67, .86 ve Cronbach alfa katsayıları .91, .86, .75 olarak hesaplanmıştır. Hayes'in (2022) makrolarıyla (Model 4) gerçekleştirilen aracılık etki analizleri ve regresyon analizleri sonucunda, çocukların tepkisellik ve sebatkârlık mizaç özellikleri ile anneleri, babaları, öğretmenleri, akranlarıyla ilişkileri ve sosyal-duygusal uyumlarında; çocukların ketleyici kontrol yürütücü işlev becerileri ile öğretmenleri, akranlarıyla ilişkilerinde; çocukların fiziksel saldırganlık davranışları ile anneleri ve akranlarıyla ilişkilerinde; olumlu sosyal davranışları ile babalarıyla ilişkilerinde duygu düzenleme becerilerinin aracı rolünün bulunduğu belirlenmiştir.

AnaokullarıAnasınıflarıMizaç+7
Nergiz Teke
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Feminist pedagoji üzerine bir tartışma: Okul öncesi eğitim örneği

Bu tez çalışmasının amacı, feminist pedagojinin okul öncesi eğitimdeki izdüşümlerini ve sınırlılıklarını tartışmak suretiyle onu yeni bir mercekle ele almaktır. Bu amaçla, feminist pedagojinin sınıfta ve sınıf ötesinde hangi yöntemler ve araçlar aracılığıyla özgürleşme kıvılcımı yaratabileceği gösterilecektir. Bilinç yükseltme pratiklerinin özgül pedagojik yapısından ilham alarak, feminist düşünceyle bireyler arasındaki mesafanin kaldırılması, tahakküm koşullarını tahlil eden kadınların politik mücadeleye yönelmesi ve yalnızca kadınların değil, erkeklerin de bu mücadelenin parçası olması açısından feminist pedagojinin ne tür imkanlar barındırdığı serimlenecektir. Öte yandan feminist pedagojiye yaklaşımımız feminizmin içsel çatışmaları etrafında şekillenen tartışmalardan bağımsız olarak düşünülemez. Bu açıdan feminist düşüncede kırılma yaratmış olan, ancak mevcut toplumsal cinsiyet paradigmasını açıklamakta yetersiz kalan kimi öncüller tartışılacaktır. Toplumsal cinsiyet, cinsel fark, bakım ve annelik gibi kadınların hayatında mühim bir yer teşkil etmeye devam hususlara dair tartışma sunularak, tez çalışmasının feminist pedagojiyi hangi feminist öncüllerin üzerine inşa ettiği detaylandırılacaktır. Kuramsal tartışmadaki temel çerçeve etnografik gözlemlerle birlikte ele alınacak, feminist pedagojinin okul öncesi eğitimdeki özgül bağlamda nasıl işlediği tartışılacaktır. Okul öncesi eğitimdeki hangi pratiklerin, feminist pedagojideki hangi kavramlarla örtüştüğü veya örtüşmediği gösterilecektir.

AnaokullarıAnnelikBakım etiği+5
Gözde Erdoğan
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Denı̇zlı̇ ilı̇ merkez ilçelerı̇ndekı̇ anaokullarında öğrenı̇m gören öğrencı̇lerı̇n anne-babalarında çocukluk çağı aşılarına yönelı̇k kararsızlık ve ilı̇şkı̇lı̇ etmenler

Aşı hizmetlerinin mevcut olmasına rağmen aşıların kabulünde veya reddinde gecikme olarak tanımlanan aşı kararsızlığı dünya genelinde artış göstermektedir. Aşı kararsız anne ve babalarla, nasıl iletişim kurulacağının ve endişelerinin nasıl giderileceğinin daha iyi anlaşılması, aşıların bilimsel faydalarının uygulamaya dönüştürülmesi için hayati önem taşımaktadır. Anne ve babaların aşı kararsızlığının nedenlerini belirlemek, artan aşı direncini anlamak ve bu konuda önlemler almak için önemlidir. Bu araştırmada anaokullarında öğrenim gören öğrencilerin anne ve babalarında aşı kararsızlığı ve ilişkili etmenleri araştırmak amaçlanmıştır. Kesitsel tipteki araştırmanın evrenini Denizli ilinin merkez ilçeleri olan Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anaokullarında öğrenim gören öğrencilerin velileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak ailenin sosyodemografik özelliklerini ve aşı kararsızlığıyla ilişkili etmenleri sorgulayan 44 soruluk anket formu uygulanmıştır. Aşı kararsızlığı 9 soruluk Aşı Kararsızlığı Ölçeği kullanılarak ölçülmüştür. Araştırma öncesinde etik kurul izni ve gerekli kurumsal izinler alınmıştır. Veri analizi için SPSS 17.0 programı kullanılmıştır. Ölçümsel değişkenlein karşılaştırılması Mann Whitney U veya Kruskall Wallis Testleri, aşı kararsızlığıyla ilişkli bağımsız faktörlerin belirlenmesinde lineer regresyon analizi (backward) kullanılmıştır. Araştırmada 638 kişiye ulaşılmıştır. Katılımcıların %74,3 annedir. Araştırmaya katılan ebeveynlerin %12,9'u en az bir aşıda kararsız kalmış veya aşıyı geciktirmiştir. Yapılan regresyon analizine göre; çocuğunda aşı sonrası yan etki gözlemleyenlerde, çevresinde aşı sonrası yan etki olan kişi tanıyanlarda, aşı kaynağı olarak hekimleri kullanmayanlarda, aşı yapılmadığında çocuğuna bir zararı olmayacağını düşünenlerde, aşı ve güvenliği konusunda bilgisini yetersiz bulanlarda, aşılarla ilgili olumsuz bilgi duyan anne ve babalarda aşı kararsızlığı daha yüksek saptanmıştır. Sonuç olarak bu araştırmada yaklaşık her 10 ebeveynden biri en az bir aşıda kararsız kalmış veya geciktirmiştir. Aşı kararsızlığı farklı örneklem ve yaş gruplarında aralıklı olarak değerlendirilmelidir.

Ana-babaAnaokullarıAşı reddi+5
Bilge Betül Kılıç
Pamukkale University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerde erken dönem uyumsuz şemalar ile 5-6 yaş çocuklarında öz disiplin ve yaşam doyumu ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, annelerin erken dönemde yaşadıkları uyumsuz şemaları ile 5-6 yaş grubundaki çocuklarının öz disiplin ve yaşam doyumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma, nicel araştırma tekniklerinden ilişkisel tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini, 2022-2023 eğitim öğretim yılında İzmir ilinin Selçuk ilçe merkezinde ilköğretime bağlı anasınıflarına ve bağımsız anaokullarına devam eden 5-6 yaş çocukları ve onların anneleri oluşturmaktadır. Örneklem ise bu evren içinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemi belirlenmiş 204 çocuk ve annesinden oluşmaktadır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Young Şema Ölçeği-Kısa Form 3(YŞÖ-KF3), Yaşam Doyumu Ölçeği ve Öz Disiplin Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde betimleyici analizler, korelasyon analizleri, regresyon analizleri yapılmıştır. Betimleyici analiz sonuçlarına göre annelerin en yüksek erken dönem uyumsuz şeması ayrıcalıklılık/yetersiz özdenetim boyutunda iken, en düşük erken dönem uyumsuz şeması terk edilme boyutundadır. Yapılan korelasyon analizleri sonucunda 5-6 yaş çocukların öz disiplinlerinin annelerin erken dönem uyumsuz şema boyutlarından duygusal yoksunluk, karamsarlık, sosyal izolasyon, duyguları bastırma, onay arayıcılık, iç içe geçme, ayrıcalıklık, kendini feda, terk edilme, cezalandırma, tehditler karşısında dayanıksızlık ile negatif yönde anlamlı düzeyde ilişkili olduğu görülmektedir. Regresyon analizleri sonuçları da annelerin erken dönem uyumsuz şemalarının 5-6 yaş çocuklarının öz disiplin varyansına katkısının anlamlı ve yaklaşık %14 oranında olduğunu, yaşam doyumu varyansına katkısının anlamlı ve %23 oranında olduğunu göstermektedir. Çalışma sonuçları annelerin erken dönem uyumsuz şemalarının çocuklarının öz disiplinleri ve yaşam doyumları üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda elde edilen bulgular alan yazın ışığında tartışılmış ve ilgililere önerilerde bulunulmuştur.

AnaokullarıAnnelerErken dönem uyum bozucu şemalar+5
Mehmet Hayrettin Kıraç
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between parental psychological control and preschoolers' social-emotional competence

The present research investigated the concurrent associations between maternal and paternal psychologically controlling parenting and preschoolers' social-emotional competence in terms of anger-aggression, anxiety-withdrawal, and social competence, or positive social adaptation.The sample consisted of 136 mothers of preschoolers, 124 fathers, and teachers. Preschoolers' age ranged from 48 to 78 months (Mage = 66.32 months, SD = 7.97 months, 51.5% boys). Considering the cultural debate of universalist and culture-specific perspectives in the literature regarding the adverse effects of psychological control, maternal as well as paternal psychological control are examined both as a global construct, and as distinct forms of relational and hostile psychological control. Results revealed that maternal global psychological control was significantly related only with preschoolers' decreased social competence skills, and increased anger-aggression, whereas paternal global psychological control was not related to children's social-emotional competence. When psychological control was examined as distinct forms, relational psychological control did not have significantadverse relations with children's social-emotional competence, while hostile psychological control was negatively related to children's social competence, and positively related to their anger-aggression. In general, the findings of the study have provided evidence supporting the culture-specific perspective on psychologically controlling parenting.

KindergartensEmotional suficiencyParenting behaviors+6
Gülşen Güldeste Ot
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Problem davranışları önlemede başarıya ilk adım erken eğitim programı anaokulu versiyonuna yönelik öğretmen, veli ve rehberlerin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Başarıya İlk Adım Erken Eğitim Program Anaokulu Versiyonuna (BİA-AV) ve bu programın uygulanmasına yönelik öğretmen, veli ve rehberlerin görüş ve önerilerinin belirlenmesidir. Araştırma, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Eskişehir ilinde bulunan altı anaokulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları 11 okul öncesi öğretmeni, 11 veli ve altı rehberdir.Araştırmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Verilerin sayısal çözümlenmesinde frekans kullanılarak, bulgular nicel olarak sunulmuştur.Araştırma sonuçlarına göre; erken çocukluk döneminde okul öncesi öğretmenleri sınıf ortamında, veliler ise ev ortamında problem davranışlarla karşı karşıya olduklarını ifade etmektedirler. Öğretmenler, problem davranışların hem öğrencinin kendisini hem diğer öğrencileri hem de öğretmeni olumsuz yönde etkilediğini; buna bağlı olarak sınıf etkinliklerinin aksadığını belirtmektedirler. Veliler ise bu durumun kendilerini psikolojik ve duygusal anlamda etkilediğini ve eşler arasında çatışmaların ortaya çıkmasına neden olduğunu belirtmektedirler. Öğretmenler ve veliler, problem davranışlarla baş etmede pek çok farklı yöntem/teknik kullandıklarını; ancak, bu yöntemlerin kısa süreli bir etki sağladığını vurgulamaktadırlar. Bu noktada, öğretmenler kendilerine uzman desteği sağlanmasına ve problem davranışları önlemeye yönelik bilimsel geçerliliği olan programların öğretilmesine ihtiyaç duyduklarını belirtmişlerdir. BİA-AV'ın uygulandığı öğrencilerin davranışlarında gözlenen değişimlere ilişkin hem öğretmenler ve veliler hem de rehberler olumlu geri bildirimlerde bulunmuşlardır.Sonuç olarak, öğretmenler BİA-AV sayesinde daha sistemli, planlı ve zamanı iyi değerlendirme becerisi kazandıklarını belirtirken; veliler program sayesinde çocukları ile daha nitelikli zaman geçirme fırsatı elde ettiklerini belirtmişlerdir. Rehberler ise programın hem öğretmenlere hem de velilere önemli katkılar sağladığını ifade etmektedirler.

AnaokullarıErken eğitimEğitim programları+1
Gözde Tomris
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Problem davranışları önlemeye yönelik başarıya ilk adım erken eğitim programı anaokulu versiyonunun etkililiği

Erken dönemde ortaya çıkan problem davranışların mümkün olduğunca erken yıllarda süreğen hale gelmeden etkililiği kanıtlanmış müdahale programlarıyla önlenmesi son yıllarda giderek önem kazanan bir konu haline gelmiştir (Buck ve Ambrossino, 2004; Guralnick, 2005; Severson, Walker ve Hope-Doolittle, Kratochwill ve Gresham, 2006). Türkiye'de problem davranış sergileyen çocuk sayısının gün geçtikçe artışı bu davranışların erken dönemde etkili ve sistematik programlarla kontrol altına alınmasını gerekli kılmaktadır; ancak ülkemizde bu konuya ilişkin yapılmış olan çalışmaların yeterli olmadığı göze çarpmaktadır.İlgili alanyazında problem/antisosyal davranışlar gösterme riski olan çocukların problem davranışlarını erken dönemde önlemede etkili ve sistematik programlardan biri olan Başarıya İlk Adım Erken Eğitim Programı'nın anasınıfı, ilköğretim 1. ve 2. sınıf öğrencilerini kapsayan orijinal versiyonunun etkililiğini inceleyen pek çok bilimsel araştırmaya ulaşılmış (Beard ve Sugai, 2004; Blalock, 2008; Carter ve Horner, 2007; Walker, Severson, Feil, Stiller ve Golly, 1998); ancak programın daha sonraki yıllarda 36-72 aylık çocuklar için uyarlanmış olan anaokulu versiyonunun etkililiği ile ilgili yapılmış sınırlı sayıda araştırmaya rastlanmıştır (Diken, Bozkurt, Arıkan, Çolak, Çelik, Cavkaytar, Şenbalkan, 2011). Bu özgün durum ve gerekçelerden hareketle gerçekleştirilen bu araştırmanın amacı, Başarıya İlk Adım Erken Eğitim Programı Anaokulu Versiyonu (BİA-AV)'nun 36-72 aylık Türk çocuklarının problem/antisosyal davranışlarına ve sosyal becerilerine olan etkisini incelemektir. Bu amaca bağlı olarak araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Bununla birlikte programın sosyal geçerliği uygulama sonrasında öğretmen ve velilerden veriler toplanarak değerlendirilmiştir.Araştırma 2011-2012 öğretim yılında Eskişehir il merkezi sınırları içerisinde bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı toplam 12 bağımsız anaokulunda yürütülmüştür. Deney grubunda toplam 11 hedef anaokulu öğrencisi, 11 öğretmen, 11 veli ve 6 BİA-AV rehberi; kontrol grubunda ise 11 anaokulu öğrencisi ve 11 öğretmen olmak üzere toplam 61 kişi araştırmanın katılımcılarını oluşturmuştur.Bu araştırmada öğrencilerin problem davranışları ve sosyal becerilerine ilişkin veriler ?Okulöncesi ve Anasınıfı Davranış Ölçekleri? ile toplanmıştır. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri ise deney grubunda yer alan öğretmen ve velilere araştırmanın sonunda ?BİA-AV Veli ve Öğretmen Memnuniyet Formları? doldurtularak toplanmıştır. BİA-AV programının uygulama güvenirliğini ölçmek için ise ?BİA-AV Rehber-Öğretmen Aşaması ve Ev Uygulamaları Uygulama Güvenirliği Kontrol Listeleri? kullanılmıştır.Araştırma bulgularında; deney ve kontrol grubunun ?Okulöncesi ve Anasınıfı Davranış Ölçekleri?nden aldıkları toplam problem davranış ve sosyal becerileri puanları karşılaştırılmış, deney grubunun kontrol grubundan farklı olarak ön test toplam problem davranış puanlarının son test ve izleme puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu; başka bir deyişle uygulanan programın deney grubu üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, uygulamanın deney grubunun kendi içerisinde toplam problem ve dışsallaştırılmış problem davranış puanlarını da anlamlı derecede azalttığı saptanmıştır. Programın deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin ön test-son test-izleme toplam sosyal beceri puanları arasında ise anlamlı bir fark yaratmadığı görülmüştür.Sosyal geçerlik bulgularında, öğretmen ve velilerin büyük çoğunluğu programdan memnun kaldıklarını, hedef çocukların sınıf ve evdeki davranışlarındaki değişiklikleri hemen fark ettiklerini, programın evdeki ve sınıftaki gereksinimlerini karşıladığını ve programı başka bir öğretmene ve veliye uygulamaları için önereceklerini belirtmişlerdir. Son olarak, bu araştırmada araştırmanın sınırlılıkları ve ileriki çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

AnaokullarıBaşarıya ilk adımErken eğitim+2
Seçil Çelik
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız anaokulu öğretmenlerinin dış mekan oyun alanlarına ve uygulamalarına ilişkin görüşleri

Araştırmanın amacı öğretmen görüşlerine dayalı olarak Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız resmi anaokullarında yer alan dış mekân oyun alanlarının okul öncesi öğretmenleri tarafından kullanımı, kullanımı etkileyen etmenler ve kullanımın artmasını sağlayabilecek önerileri incelemektir. Araştırmada karma desenlerden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Açımlayıcı sıralı desen, araştırmacının nicel bir aşamayı yöneterek başladığı ve ikinci aşamayla özel sonuçlar aramaya başladığı bir karma yöntem desenidir. Bu amaçla çalışma iki aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada 2016- 2017 Eğitim-Öğretim yılı bahar dönemi içerisinde Eskişehir ili Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerine bağlı toplam 19 merkez bağımsız resmi anaokulundan 18 tanesinde görev yapmakta olan toplam 135 okul öncesi öğretmeninden "Okul Öncesi Dönem Dış Mekân Oyun Alanları ve Kullanımı Öğretmen Formu" kullanılarak nicel veriler toplanmıştır. Bağımsız resmi anaokullarından bir tanesinin dış mekân oyun alanı bulunmadığından araştırmaya dâhil edilememiştir. Birinci aşama verileri olan Likert tipi anketten elde dilen verileri çözümlemek için " betimsel istatistik" teknikleri (frekans, yüzde, ortalama, tablolar) kullanılmıştır. Anketten elde edilen veriler araştırmanın ikinci aşamasının örneklemini oluşturmada maksimum çeşitliliği sağlamak için de kullanılmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan ve maksimum çeşitliliği sağlayan 9 öğretmenle yarı yapılandırılmış görüşme sorularıyla görüşmeler yapılmıştır. Görüşme kayıtlarının dökümü yapılarak, dökümler üzerinden tümevarım analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin dış mekân alanların önemine inansalar da uygulamada yetersiz kaldıkları görülmüştür. Öğretmenlerin dış mekân alanların kullanımında yetersiz kalmaları ise öğretmenlerin kendisi (bilgi ve beceri, inanç ve tutum, lisans eğitimi) ve dış etkenler (hava koşulları, ebeveyn baskısı, dış mekân alanının sahip olduğu fiziksel donanımı ve güvenliği, mahalle faktörü, okul yönetimi ve kaynaştırma öğrencisi) gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Dış mekân kullanımına dair yeterli bilgi, beceri ve olumlu inanç tutuma sahip öğretmenler dış mekân kullanımına daha çok yer verirken yetersiz bilgi, beceri ve olumsuz inanç, tutuma sahip öğretmenler ise daha az yer vermişlerdir. Anahtar Sözcükler: Dış mekân, Dış mekânda oyun, Oyun, Okul öncesi, Öğretmen

AnaokullarıDış mekanDış mekan düzenlemesi+6
Meltem Yıldırım
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anaokullarında örgüt iklimi ile öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Malatya ili örneği

Bu araştırma, resmi bağımsız anaokullarında çalışan okulöncesi öğretmenlerinin okullarının örgüt iklimine ilişkin algıları ile sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezinde bulunan 15 bağımsız anaokulundan 102 öğretmenle çalışılmıştır. Öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu?, öğretmenlerin örgüt iklimi algılarını belirlemek amacıyla ?Örgütsel İklimi Betimleme Anketi? ve öğretmenlerin sınıf yönetimi algılarını belirlemek amacıyla ?Sınıf Yönetimi Beceri Düzeyi Ölçeği? kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 17.0 programı kullanılmış, frekans, yüzde, Cluster analizi, Pearson korelasyon katsayısı ve Regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğretmen algılarına göre çalışılan 15 okuldan 5 okulun iklim tipi ?Açık?, 2 okulun iklim tipi ?İlgili?, 3 okulun iklim tipi ?İlgisiz? ve 5 okulun iklim tipi ?Kapalı? olarak belirlenmiştir. Örgüt ikliminin alt boyutları ile öğretmenlerin cinsiyeti, yaşı, öğrenim düzeyi, öğretmenlikte çalışma süresi, bulunduğu okulda çalışma süresi ve günlük çalışma süresi arasında anlamlı bir fark bulunmazken, çalışılan yaş grubu ile örgüt ikliminin ?Mesleki Dayanışma? alt boyutu arasında, çalışılan yaş grubu ve çalışılan çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Samimi? alt boyutu arasında pozitif yönde, çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Destekleme? alt boyutu arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre büyük bir çoğunluğunun yeterli düzeyde sınıf yönetimi becerilerine sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin demografik özellikleri ile öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Öğretmenlerin algılarına göre örgüt ikliminin ?Yakından Kontrol?, ?Engelleme? ve ?İlgisiz?alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, örgüt ikliminin ?Destekleme?, ?Mesleki Dayanışma? ve ?Samimi? alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Öğretmenler tarafından alğılanan örgüt ikliminin, öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerilerine etkisine ilişkin yapılan Regresyon analizi sonucunda istatstiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır.

AnaokullarıMalatyaOkul öncesi eğitim+8
İmray Nur
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitime devam eden 60- 72 aylık çocukların dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırma 60-72 aylık okul öncesi eğitimine devam eden çocukların; dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasında ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi için ilişkisel tarama modeli benimsenerek desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2022- 2023 eğitim-öğretim yılında Kütahya ili Tavşanlı ilçesinde bulunan MEB'e bağlı resmi anaokullarına ve özel anaokullarına devam eden, 60-72 ay arasındaki 386 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, "Kişisel Bilgi Formu", " Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Dinleme Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" ve "Wally Sosyal Problem Çözme Testi" ile toplanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; dinleme becerileri ölçeğinden cinsiyet ve yaş değişkeninin anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Anne-baba eğitim durumu, anne baba mesleği, kardeş sayısı, aile gelir durumu, okul türü, kurum türü, anne-babanın medeni durumu, doğum sırası ve daha önce okul öncesi eğitim alıp almaması değişkenlerinin farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmaya katılan çocukların sosyal problem çözme becerileri incelendiğinde; cinsiyet, yaş, okul türü, anne-baba birliktelik durumu, kardeş sayısı, doğum sırası, anne eğitim durumu, aile gelir durumu ve daha önce okul öncesi eğitim alma durumu değişkenine göre anlamlı farklılık göstermezken; kurum türü, baba öğrenim durumu, baba mesleği, kardeş sayısı, daha önce okul öncesi eğitim alma durumu değişkenine göre istatiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmanın diğer bir sonucu ise çocukların dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

AnaokullarıDinlemeDinleme becerisi+7
Tuğba Çelik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerin örgüt iklimine ilişkin görüşlerinin incelenmesi: Hakkari örneği

Bu çalışmanın amacı, Hakkari ilinde okul öncesi öğretmeni olarak kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan eğitimcilerin demografik özelliklerine ve görev yaptıkları kurum türüne göre örgütsel iklim algılarını incelemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2023-2024 yılında Hakkari ilindeki tüm eğitim kurumlarında görev yapan 328 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Ölçeğe verilen eksik cevaplar ve katılımcılarının dönüş sağlamaması sonucu çalışma grubu 206 öğretmenden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında "Örgütsel İklim Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzdelik dağılımı, puan ortalamaları ve standart sapma, ortalamalar arası farkın anlamlılığını test etmek için t testi, ikiden fazla bağımsız değişkenlere ise varyans analizi kullanılmış ve yorumlamalarda anlamlılık hesaplamalarında güvenirlik düzeyi olarak 0,05 alınmıştır. Araştırma sonucunda okul türüne göre elde edilen bulgularda destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı, işbirlikçi öğretmen davranışı boyutlarında anaokulları lehine anlamlı bir fark bulunduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet, yaş ve eğitim durumu açısından örgütsel iklimin bazı boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu görülürken mesleki yıllarının ve meslekte aldıkları başarı belgelerinin etkisinin olmadığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt İklimi, Örgüt, Eğitim Yönetimi, Okul Öncesi Eğitim, Lider

AnaokullarıÖrgüt iklimi
Aliye Türkben
Hakkari University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00

Related subjects